Giriş
(12)

Ülkedeki ahlak sorunu denince ne anlıyorsunuz?

michael_knight
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?
Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
0
michael_knight
(02.01.26)
Sanayiye araba götürürken ya da eve tamirci çağırırken yaşadığın duygu var ya, işte o.
+4
Mirket
(02.01.26)
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Biz ülkece kapitalizmle yeni tanıştık ve açıkçası biraz “sonradan görme”yiz. Toplumun her kesiminde bu sonradan görmelik yüzünden yaşanan, gösteriş ahlakı (ahlaksızlığı), sosyal medyayla gelen, olmayanı varmış gibi göstermek, olmadığı biri gibi davranmak ve bunu x kuşağının bile yapması, gençlere kötü örneklik….ülkemizdeki ahlak sorunlarından bir tanesi.

Ahlaki çöküş, yani paranın hazmedilememesi… ahlaki çöküşü asla gençlere yükleyemeyiz, onlardan bir önceki nesiller daha çok sorumlu.

Aslında kötümser değilim, ahlaki çöküş değil de bir geçiş süreci gibi görebiliriz, ders çıkaracağımız bir süreç belki
+3
love and trust
(02.01.26)
6-7 ay oldu TR'e tasinali ben simdilik rahatsiz oldugum;
herkesin kendine almanya ve ingiltereyi layik gormesi ama belki bangladese'e bile yakismayacak davranislar sergilemesi.
+8
Ley
(02.01.26)
x.com Toplumda bu yaratiklardan milyonlarca var. Temel neden fakirlerin cok cocuk yapmasi. Bu cocuklarin sansa, bala buyumesi belli yaslara gelmesi. Ailesinden ilgi, sefkat, merhamet, sevgi, terbiye gormemis, bir cikolata icin, sofradaki kuru ekmek icin oz kardesiyle yarisan, dovusen biri disardaki herkesi dusman olarak gorur haliyle.
+3
freedonia
(02.01.26)
Bir canlıya zarar verme, kamu malına zarar verme, toplum düzenine zarar verme vb. davranışlarda bulunmak ve bunda sorun görmemek, rahatsız hissetmemek,

Yalan söylemek, dolandırıcılık, hırsızlık, hak yeme gibi davranışlarda bulunma ve bunda sorun gormeme, utanmama,

Aklıma genelde böyle şeyler geliyor,
+5
a perfect lie
(02.01.26)
aracin kislik lastikleri taktirmak için fiyat aldim,

15 jant ,üzerinde lastikler takili halde,
sadece montaj fiyati sordum,

300 ila 1000 lira arasinda fiyat verdiler,
20 adet bijon sök tak yapilacak.
+1
designer
(02.01.26)
1900lerde yazılan romanda da, antik yunanda da aynı benzer şeylerden bahsediliyordu. gençlerin kontrolsüzlüğünden, toplumun ahlaksızlığından. bence ahlaksızlık hep vardı, ancak bu kadar göz önünde değildi. memurum herhangi bir memurla konuşurken ankaradaki tanıdığından bahsetmesi beni baydı.

@love and trust +1 gayet süreç bu arkadaşın dediği gibi.
0
mikahakkinen
(02.01.26)
@love and trust 'ın dediği süreç doğru olsa bile Türkiye bunu yanlış zamanda yaşıyor ve gelecek umutlu değil. Çünkü bunu yaşayıp refah toplumuna ulaşacağız (ABD'nin geçmişi veya şimdiki körfez ülkeleri gibi olabileceğiz) desek okey. Ama olmayacak, zira AB ve Amerika da geriye gidiyor. 2.Dünya Savaşını yaşayıp oradan toparlanıp kapitalistleşen ülkeler bir ara refah ve dolayısıyla "ahlaksızlığa gerek duymama" halini yaşadı. Şimdi ekonomi kötüleştikçe orada da ahlak bozuluyor. Benim aklıma toplumsal kurallara uymak, kimse uyarmasa hatta cezası olmasa bile vergisini vermek biletini almak vs. toplumsal anlaşma geliyor. İngiltere'de bu bozulmuş gibi, içinde yaşıyorum şu an. Burada da bir ustaya bişey emanet ettiğimde kazıklanacak mıyım veya iş düzgün yapılacak mı emin değilim.

Fakat, mesela burada bi başbakan yardımcısı ev alırken vergiden kaçtı (az ödemiş) diye işinden istifa etti(rildi). Bu tür konularda Türkiye aşırı kötü durumda.
+1
nhk ni youkosu
(02.01.26)
bir servisin fiyatinin degiskenligi ile ahlakin baglantisi bence yok. ben de gecen lastik degistirmek icin pahali oldugum bir yere gittim ve bilerek duduklendim. ama isimi yarim saatte halledip araci tertemiz teslim ettiler. yari fiyatina da yaptirabilecegim yerler var ama ya butun gun beklemek zorundayim ya da 2 hafta onceden randevu almam gerekiyor. her servisin fiyati heryerde ayni olacak diye birsey yok. (bkz: serbest piyasa ekonomisi)

ahlak sorunu/erozyonu/cokuntusu vs vs diyince benim aklima daha farkli seyler geliyor:

+ hakkin olan birseyi yapmak icin savasman ve para vermenin gerekmesi. mesela iki sokak ilerde okula cocugunu kaydetttirirken bagis adi altinda rusvet istenmesi..

+ bir isi yapan insanlardaki kalitesizlik ve umursamazlik. ulkedeki vissel blower eksikligi. cogunlugun evden "bugun isimi kitabina uygun yapmaliyim" kafasiyla cikmamasi, gunu kurtarmaya calismasi. bunun sonunda da hatalar cig gibi buyuyor ve kartalkaya yangini gibi sonuclar doguruyor.

"gelismis" ulkelerle aramizda bu basit noktalarda ciddi farklar var.
0
cooperr
(03.01.26)
zina, alkol, kumar.

not: ateistim.
0
hold the door
(03.01.26)
Yukarida verilen is ahlaki ornekleri cok guzel. Bunlara ek olarak, uyusturucu ve alkol kullanimi, kumar bagimliligi, telefon ve internet bagimliligi, cinsel teshircilik, pespaye cinsellik, aile kavramindaki erozyon, kurumlarin curumesi, olumsuzluklarin normallesmesi, ilkelilik ya da namus gibi hassasiyetlerin kalmamasi, cahilligin ve kabaligin kutsanmasi gibi bircok ornegi var bu cokusun. Hayir, cogu yerde benzer degil maalesef.
0
osssy
(05.01.26)
(8)

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Veterinerinize nasıl karar verdiniz? Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Ben
Merhaba,

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?
Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Bende tanidigima güvendiğim için böyle devam ediyorum.

Veteriner geçmişim pek yok. Hatta hiç yok diyebilirim. Veteriner seciminde neye dikkat etmeliyim? Şimdilik değiştirmek gibi bir düşüncem yok ama sizede danışmak istedim.
Istanbul'da avrupa yakasında kedilerden anlayan güvendiğiniz veteriner var mı? Aklımda bulunsun.

Teşekkür ederim
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
Öncelik temiz olmasına her kediden sonra masayı dezenfektan ile siliyor mu, en önemlisi bu, içerisi temiz mi kokuyor mu, daha ilk gidişimde bana mama satmaya çalışıyor mu, birde yaşlı olmasına yani tecrübesine bakarım. mesela ben parazitin süresini uzatıyorum bana ısrar ediyorsa 2 ayda 1 yaptırmak zorundasın diye otomatik bırakıyorum o veterineri.
bir yerden memnunsan değiştirme, kedini tanıması önemli
+1
eja
(02.01.26)
Referansla gidiyorum bende. Kedimi beklerken birkaç olaya şahit oldum ve bu da güvenimi arttırdı. Mesela sokak kedilerine ücretsiz bakım. Beklerken bir anda genç bi çocuk kucağında kediyle koşarak girdi, araba çarpmış kediye, hemen onu öncelediler, çocuk çıktı gitti meğer sokak kedilerine bedava bakıyorlarmış, böyle kaza, hastalık, kısırlaştıema gibi şeylerde. Bu bence paraya değil, gerçek hayvan sevgisine değer verdiklerini gösterir.

Yine beklerken tanıştığım birkaç kişi oldu, 20 senedir gelen de vardı. Bu da önemli bir kriter. Yaş olarak da zaten büyük birisi. Başka veterinerlere de gitmiştim, hep 20-30 arası gençler bakıyor hayvanlara. Tecrübe her zaman daha iyidir.
+1
love and trust
(02.01.26)
gereksiz işlem yapmaması, ancak ihmalkar da olmaması. bilgi veriyor olması ve de hayvan sevmesi önemli. rutin işlemler ve soğuk algınlığı gibi basit işlemler için iyi bir dahiliyeci olması yeterli, ultrasonu olması da büyük avantaj. diğer ortopedi ameliyatları, kalp, beyin ve göz gibi uzmanlık isteyen işlemler için bilinen hekimler var, onları tercih ediyorum. sürekli bir veterinere gitmek iyidir, kedinizin her şeyini bilir.
0
surprise
(02.01.26)
yalan söylememesi benim birinci tercihim. daha önce de yazmıştım sizin bir sorunuza, türkiye’de birçok veteriner para tırtıklamak için gereksiz işlemler yapıyor ve bilinçli olarak yanlış bilgi veriyor.

ikinci olarak, işini sevmesi çok önemli. altı yıl şehirde yaşarken kedimi hep orada veterinerlere götürdüm, sonra küçük bir kasabaya, ardından köye taşındık. köye taşınana kadar veterinerin ne demek olduğunu bilmiyormuşum ben.
şimdiki veterinerimiz bizimle daha çok ilgileniyor çünkü daha çok vakti var, hiç acele etmiyor, işine gerçekten tapıyor ve bu yüzden yaptığı iş hep top-notch.
kliniği çok düzenli olmayabiliyor, tezgah dağınık oluyor ya da yerlerde saman olabiliyor, içerisi bazen daha ağır kokuyor ama sonuçta köy ortamı. masasını alkolle temizlemesi benim için yeterli.

bir senesi viyana’daki hayvan hastanesine götürmüştüm kedimi, veteriner kedimi çantadan çıkarmak için afedersin ama hayvan gibi sırtına asıldı, zaten stresli olan kedimin canını yaktı. muayene sırasında başka bir hasta ile telefonda konuştu ve aşıyı yanlış uyguladı, bu sebeple kedim ölümden döndü.
şimdiki veterinerimiz ise kedime "teyzeye öpücük ver" diyip dünyanın en ürkek kedisinden bile öpücük koparabiliyor.
benzer bir veteriner türkiye'de gördüm. annemlerin kedisini götürdük, veteriner kadın içeri geldi, zaten pehlivan gibi ablam, 2.5 kilo hayvana resmen bench press basıyor. sen daha muayenenin en başında hayvanın sinirlerini zıplattın zaten, insan gibi davranamıyor musun?
bir de türkiye'de gördüğüm, veteriner yerine başkası ilgileniyor, hatta çoğu zaman bu kişiler veterinerlik öğrencisi bile olmuyor. ben sekreterinin ilgileneceğini bilsem zaten sana getirmem ki!

love and trust’in dediği gibi vicdani yönü önemli, şu an ki veterinerimizin tierschutzverein ile birlikte çalıştığını fark edince güven duygum pekişmişti. bölgedeki tüm hayvanlarla mesai dışında ücretsiz ilgileniyormuş. bir keresinde son müşteri olarak gittiğimizde sokakta bulunan kedi, köpek, tavşan ve kirpi görmüştüm bir sürü taşıma kutusunda, meğer ofisdışı saatlerde dernekten getirip bakımlarını yaptırtıyorlarmış.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.26)
ben önce 24 saat açık olan veteriner kliniklerine baktım. çünkü panik bir insanım, en ufak şeyde götürmek isterim, sabahı bekleyemem. evime yakın 2 tane vardı. bir tık daha yakın olana gittim. kuzenimin (başka şehirde) kedisini götürdüğümüz veteriner kliniğine göre çok daha temiz, büyük ve güzeldi. oldukça da ilgililerdi. içerisi hiç kokmuyor. 5 yıldır oraya gidiyoruz. arada başka yerlere de götürdüm fikir almak için. vetamerikan hariç gittiğimiz diğer 2-3 vet çok kötüydü. kötü kokan yerler hijyenik değil gibi hissediyorum.

bunun haricinde gerçekten hayvan sever olduklarını görebiliyorum. ilgililer, oyuncular, şefkatliler. tırnak kesme gibi şeylerden ücret almıyorlar. ayrıca sokaktan sahiplendiğim için muayene ücreti vs almadılar. 2 kedim için de iç dış parazite götürdüğüm zaman o ilacın zaten 2ye bölünüp kullanılması gerektiği için ekstra ücret almıyorlar falan... bazı vetler gibi suratsız da değiller. hem gereken her türlü tedaviyi uyguluyorlar. gereksizse buna gerek yok diyebiliyorlar.

ayrıca çok zor bir zamanımda (bir gece klinikten çıktığımda, kliniğin önünde bana ve kucağımdaki kedime, kaldırımdayken araba çarpmıştı) ücretsiz olarak sabaha kadar kedime baktılar.

arada mesajla iletişime geçtiğimde cevap veriyorlar.

onları seviyorum <3

sürekli aynı veterinere gitmek takip açısından çok iyi. hayvanı tanımaları çok iyi oluyor. o kadar çok hayvanı nasıl unutmuyorlar bilmiyorum. hepsinin ismi abidik gubidik olmasına rağmen :D
0
art cat chocolate
(02.01.26)
10 veterinerden 9 u çapraz enfeksiyon merkezi.

Zor yanı düzgün yer bulmak
0
topkapiaksaray
(02.01.26)
@eja, her gidişimde masaya kediyi koymadan önce siliyor, içeride kesinlikle koku yok ve temiz bir ortam. Veterinerim ellili yaşlarında. Tecrübeli olduğunu düşünüyorum, yanında asistanları var ama genelde veterinerim kendisi ilgileniyor. Bir şey satma gibi bir yaklaşımı hiç olmadı. Sadece paraziti için ayda bir yapmamız gerekiyor dedi. 2.5 kiloyu geçince 3 aylık olandan yaparız dedi.

@love, bende sokaktan bulup ilk gittigimde tanıdığım kisiyle birlikte gitmiştim bendende ücret almadı, verdiği ilaçlarında ücretlerini almadi. Bunları arada tanidigim var diye almadığını düşünüyorum.

Ameliyat oldu kedim sonrasında ilaçları ve iğneleri vardı. Bunları kendisinden temin yaptırdım bir hafta boyunca her gün gittim, parazitini yaptırdım, ekstradan mama aldım vs. Kesinlikle para muhabbeti yapmadı benimle. Son gün ödemeli yaptım sağ olsun ondada sanırım indirim yaptı makul bir ücret aldı.

Evimin bir kaç bina yanında veteriner var. Ona sokak kedisi götürmüştüm bir hafta kalması gerekti. Anında hesap makinesinde fiyat çıkartmıştı bana mesela ona bir daha mecbur kalmadıkça gitmem bu davranışından dolayı.

@surprise, sürekli açık olan bir klinik, ameliyathaneside var ama ne kadar gelişmiş bir yer her işlemi yaparlar mı bilmiyorum. Ameliyatla ilgili durumlar dışında çok şükür veterinere gitme durumu yaşamadım.

@konuşma, her soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim size. Henüz o kadar muhabbetimiz olmadi, ama çok sevecen cana yakın birisi değil. Soğuk bir yapıya sahip ama yardımcı olan bir insan kendisi.

@art cat, vetamerikan hastanesine yakınım, memnun kaldınız mı oradan?
Burasıda 7/24 açık bir klinik. Iki kez kendiliğinden tırnaklarını kestiler kedimin ve ücret alınmadı. Iç parazit hapını ben kendim oradan sarin alıp bölüp evde kendim içiyorum.

Geçmiş olsun size ve kedinize. Sağ olsunlar ilgilenmişler kedinizle 🙏🏻
Benimde her mesajıma kısa kısada olsa dönüyorlar, bazen sorularıma cevap vermek için arıyorlar bile.

@topkapı, ne yazık ki öyle.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
vetamerikan'a 1 kez götürdüm. çok aşırı pahalı değildi bence. ben memnun kaldım. baya hastane gibi zaten. ayrıca kendi app'leri var bu sayede hayvanın tahlil sonuçlarını orada tutabiliyorsunuz. baya hayvan e-nabız'ı gibi. çok iyi. ben anadolu yakasında olduğum için sürekli oraya götürme şansım yok. cildiye bölümü olduğu için oraya götürmüştüm çocuğumu. hala o doktorun önerdiği mamayı yediriyorum hatta.
0
art cat chocolate
(02.01.26)
(2)

Bu şarkı Türkçe bi şarkıya çok mu benziyor? (Rusça şarkı içerir.)

kizil karga
Belki de bana öyle geliyor bilemiyorum ama çok benziyor gibi, sadece hangi şarkı olduğunu çıkaramıyorum. https://youtu.be/jq0pIc9qqO8?si=TBqK4NK5my1_4wYZ
Belki de bana öyle geliyor bilemiyorum ama çok benziyor gibi, sadece hangi şarkı olduğunu çıkaramıyorum.

youtu.be
0
kizil karga
(02.01.26)
33-39 uncu saniyeleri ben de bir şarkıya çok benzettim. Dilimin ucunda dedirten. Hatta eminim aynı. Bulursam yazarım. Benim de aklıma takıldı.
0
egerbiryolcu
(02.01.26)
Puslu soğuk hava
Dökülen yapraklar
En sevdiğim mevsimdi
Sarı sonbahaar

İntrodaki ritimi Candan erçetin şarkısına benzettim
0
love and trust
(02.01.26)
(7)

mimarlık niçin var?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
banach
(30.12.25)
mimarim ve uzmanligim restorasyon. helenistik dönem arkeolojik alanlarindan, gründerzeit dönemi binalarina cesitli restorasyon alanlarinda calisiyorum. su an elimizdeki proje avusturya'nin en önemli binalarindan birinin 600 senelik ahsap cati sistemi, bunun dokümante edilmesi, dijitallestirilmesi ve kurtarilmasi. insaat mühendisine bol sans dilerim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Hayır, yapamaz.
+1
cancoskn
(31.12.25)
mimar tasarim yapar, sanattir.
insaat muhendisi tasarimin ayakta durmasini saglar.
zaten arada farki bizim millet bir turlu cozemedigi icin gorsel olarak binalarin cogunlu berbat.

mimarlik nedir bilmedigimiz icin ortaya su tarzda seyler cikiyor:

x.com

isin icine duzgun isinin ehli mimarlar girince ortaya boyle, goz kanatmayan, ortami ile uyumlu mis gibi tasarimlar ortaya cikiyor:

www.alumil.com
+4
cooperr
(31.12.25)
mimarın yaptığı özgün bir sanat eseri gibidir. mimarı kovup başka mimarla devam edemezsiniz. ölünce bile mirasçıları ilgili projelere izin verme yetkisi miras olarak geçebiliyor. ancak mimarlık denilen şey apartman falan aklınıza gelmesin. onu deneyimli bir usta da yapabilir. bir arkadaşım inşaat mühendisliği okurken mimarlığın ne olduğunu araştırınca okulu bırakıp mimar oldu. mimarın yaptığı işi düzenleyemezsiniz değiştiremezsiniz. aynı mimari projeyi başka bir yerde yapamazsınız. daha da detay için; www.youtube.com
+1
ground
(31.12.25)
Yapamaz. Türkiye'de mikro uzmanlık konusu çok iyi anlaşılmıyor.

Mimar ve inşaat mühendisi farkını en iyi anlayabileceğimiz örneklerden birisi UX Designer & Software Engineer farkı. Konu sadece estetik değil, kullanım kolaylığı.

Tasarım ve sanat birbirinden farklıdır. Tasarımın bir işlevi olur birçok örnekte.

Bugün 70 yaşında insanlar bile instagram'da nasıl reels paylaşacağını biliyor. Çünkü instagramı ux designerlar tasarlıyor. Yazılım mühendisleri ise inşa ediyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı yapan ekipler psikoloji, erişilebilirlik, estetik, fonksiyonellik gibi bir çok kritere göre bu işi yapıyorlar. Bir insanın en kolay şekilde o ürünü kullanması için uğraşıyorlar. Konu sadece güzel gözükmesi değil yani. Instagramı sadece mühendislerden oluşan bir ekip tasarlasa örneğin, bu kadar kolay kullanamazdı sıradan kullanıcı.

Bu alandaki en güzel örneklerden biri tabletlerdir. Microsoft Apple'dan çok önce "tablet bilgisayar" konseptini piyasaya sürdü. Ama kullanımı korkunçtu. mühendislik olarak çok daha iyiydi eminim. Ama kullanım kolaylığı olarak faciaydı. Bu sadece arayüz tasarımı demek değil. Büyüklük, ısınma, taşıma, ağırlık vb bunlar da kullanıcı deneyimi tasarımının bileşenleri. Sonra apple ipad'i sundu. Satış rekorları kırdı.

Çünkü microsoft tableti mühendisler tasarladı, ipad'i endüstri tasarımcıları ve ux tasarımcılar. Bu bir aşağılama ya da ayrım değil. Uzmanlık ve bakış açısı farkı. Ürün tasarımcı dediğin insan o ürünün doğru hedef kitle tarafından en doğru şekilde kullanılması için çalışır. Önceliği kullanım kolaylığıdır. Bu konuda bazen ürünün mühendisliğinden feragat etmeyi göze alabilir.

Mühendis de o ürünün birçok koşulda en doğru ve sorunsuz şekilde çalışmasını önceliklendirir. Dayanıklılığını, yaşam ömrünü, bakım kolaylığını, maliyetini, sistemin kusursuz çalışmasını, önemser. Kullanım kolaylığı 2. plandadır.

Tasarımcılar ürünü insana uydurur. Mühendisler insanın ürüne uymasını bekler. Aradaki en temel fark budur.

Bu yüzden dünyadaki temel pratik şudur, önce tasarımcılar insana uyacak bir ürün ortaya çıkarır. Ürünün limitlerini belirler. Sonra mühendisler o limitler dahilinde çalışmaya başlar.

Mesela Steve Jobs bir mühendis olmadığı için ilk iphone tasarımının boyutlarını çok net belirlemiş ve bu özellikleri olan bir cihaz, bu boyutlarda olacak demiş. Mühendislerle en büyük kavgası bu olmuş çünkü mühendis ekibin ideal ürün planı cebe sığması zor bir ürün.

Dünyada genel pratik bu. Tasarımcı ürünü tasarlar, ürünün limitlerini belirler. Mühendis de o limitler içinde en ideal ürünü inşa eder. Bu şu demek tasarımcı temel mühendislik prensiplerini bilir ve ona uymaya çalışır, mühendis de tasarımın neden öyle olduğunu bilir ve ona uymaya çalışır. Bu bir üstünlük değildir. Uzmanlıktır. Ve birimler birbirinin uzmanlığına güvenir. Arada elbette anlaşmazlıklar olur. Ama sistem çalışır.

Türkiye'de maalesef iş kültüründe yatay hiyerarşi anlaşılmıyor. Bizde dikey hiyerarşi biliniyor sadece. Yani mesela birbiriyle aynı yetki düzeyinde iki departman mühendis ve tasarımcı diyelim, birbirlerinin uzmanlıklarına güvenmez. Tasarımcının taleplerini mühendis ekibi "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Öbür tarafta mühendisin talepleri de tasarımcı da "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Sonra patron gelir, ikisine de kendi istediğini yaptırır.

O yüzden türkiye'de kurumlarda yatay hiyerarşiye dayanan iş süreçleri hep aksar. Yani tasarımcı tasarlar, sonra mühendis o tasarımın hayata geçmesi için en ideal planı oluşturur, bunlar birbirine üstün değildir. Birbirini destekleyen bir süreçtir. Ama Türkiye'de bir mühendisin önüne tasarımcıdan gelen plan budur diye bir plan koyduğunuzda egosuna dokunur bir şekilde. Tam tersinde de tasarımcı sinirlenir.

Mimar mühendis kıyasında da problemin temelinde bu vardır.

Gelelim mimar ve mühendisin farkına.

Mimar da aslında bir ürün tasarımcısıdır. Sadece estetik fonksiyonlarıyla ilgilenmez. Bunun yanında aydınlatma, havalandırma, kullanım kolaylığı, şehir dokusuna uygunluk, şehir planına uyum, binanın insan psikolojisine etkileri, insan trafiği, doğayla uyumu gibi birçok konuyu tasarlar. Aydınlatma sadece binanın ışık düzeni demek değildir mesela. Binanın güneş ışığının nasıl aldığı, çevredeki binaları ne kadar gölgede bıraktığı gibi konular da düşünülür. Ya da insan trafiği dediğin şey sadece giriş çıkış kapılarını koymak demek değildir.

Binaya giren insanların binayı nasıl dolaşacağı, birbirileriyle çarpışmadan ne kadar ilerleyebileceği bir konudur. Bu belki bir apartmanda önemsizdir. Ama dakikada binlerce insanın kapıdan geçtiği bir avm'de, bir havaalanında, bir stadyumda bu önemlidir. Gelen yolcunun giden yolcuyla kaos yaşamaması, binada belli noktalarda yığılmalar olmaması, acil durumlarda hızlı tahliye edilebilecek rotaların oluşturulması, bir avm'yse insanların belli bir akışa uyarak dolaştırılması, bir havaalanıysa insanların en hızlı şekilde istedikleri yere ulaşabilmesi başlı başına bir konudur. bu konuların bazıları eften püften konular gibi görünebilir. Ama değiller. ve mühendislikten farkı mesela kitle psikolojisi, insan psikolojisi, temel tasarım ilkeleri, bilgi tasarımı, kullanıcı deneyimi tasarımı, ses tasarımı, akustik, mühendislik gibi birçok disipline temas ederler.

mesela bir avm koridoru tasarlatın. bir mühendis girişi ve çıkışı olan 200 metrelik düz bir koridor tasarlayacaktır ilk başta. Dükkanları da etrafa dizecektir. Bir mimar belki 200 metrelik o çizgide yılan gibi kıvrılan, alt koridorlara ayrılan, birbiriyle kesişen alanlar düşünecektir. Dükkanları da belli bir mantıkla yerleştirecektir. Çünkü kalabalığın hareketi, belli mağazaların daha kalabalık olma ihtimali vs...

Bu bir uzmanlıktır. Ve bir binayı yaparken birilerinin bu konuda uzmanlaşması, birilerinin de binanın mühendisliği konusunda uzmanlaşması gerekir. Bu görev paylaşımıdır. Eskiden roma'da mimar/mühendis tek kişiymiş. ama artık yaptığımız binalar çok daha komplike ve daha fazla veri seti var elimizde inşaat üzerine. O yüzden görev dağılımı gerekiyor.

Yani mimar mühendisin işini yapamaz, yapmamalıdır. Mühendis de mimarın işini yapamaz. Yapmamalıdır. Bu yapamayacakları anlamına gelmiyor, ya da biri diğerinden daha zeki demek değil. Üstünlük de değil. Bu bir görev paylaşımı. Türkiye'de tam oturmamış, ama dünyada büyük sistemlerde çok iyi çalışan bir sistem.
+1
anten
(31.12.25)
inşaat mühendisleri az paraya çok ev anlayışı güderler. Mimar ise, bir estetik ortaya koyar, maliyetine, kar kazanç işlerine bakmaz. Ama bence esas iş şehir bölge planlamacılarına düşüyor.
+1
love and trust
(31.12.25)
(9)

sevdiğiniz birini kıramadınız ve

baldan kaymak
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.

Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.

Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
-6
baldan kaymak
(29.12.25)
Ben olsam sevdiğim birinin "başkasını takipten çık" demesini garipserdim. Hatta o kişiyi gerçekten sevmeli miyim - diye düşünürdüm. Velhasıl bir bahaneye gerek yok, dilediğinizle takipleşme hakkınız olacak kadar yetişkinsinizdir diye umuyorum.
+3
ebabil curnatasi
(29.12.25)
“dilidiğinli tikiplişmi bikbikbikbik…” gibi zırıltılar duysan bile; istediğin kişiyi istediğin nedenden ötürü takipten çıkarmaya hakkın var.

Sorunun “böyle bir talep var, bu kişiyi takibi bırakmalı mıyım/geri takip etmeli miyim” gibi bir şey olmadığını idrak etmeye yetecek kadar beyin sahibi biri olarak cevap veriyorum;

Bu kişi madem takibi bırakmakta, whatsapptan engellemekte sakınca görmediğin bir kişi, o zaman istek atmasını durumu sormasını falan da önemsemene gerek yok. İnstagramdan da engelle bitsin gitsin. Aklı başında kimse “yav beni niye takipten çıktın” diye insanın peşine düşmez, en fazla “Hay götüm” der geçer. İşin içinde bu kadar ısrar varsa, engellenen tarafta hayvan gibi bir kıskançlık var demektir.

Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan. Zaten sevdiğin birinin sevmediği birine karşı sen nötr mü duruyordun?
+2
lazor
(29.12.25)
instagram hesabı özel bir alandır. istediğinizi istediğiniz sebeple takip eder, istediğiniz sebeple takipten çıkarsınız. bunun için hesap sormaya kalkışan psikopatlara cevap bile vermeyin.

sevgili yapmışımdır, potansiyel olarak flörtöz hareketler içinde olduğum herkesi çıkarırım. ayrılırım eski-yeni içimden kim gelirse eklerim, isteyen kabul eder istemeyen kabul etmez. birinin siyasi görüşünden, yaptığı salak salak paylaşımlardan rahatsız olurum, takipten çıkarım, bir şey merak eder, bir şey diyecek olur tekrar ekler yada yazarım. umurumda bile değil. altı üstü insanların özel hayatlarıyla ilgili kişisel şov sayfası, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok.
0
loch ness
(29.12.25)
''birlikte olduğum kişi seninle iletişimde olmamı istemiyor, ona saygımdan dolayı takip isteğini kabul edemiycem'' şeklinde bir mesaj, sonrasında engel...
+4
antihero
(29.12.25)
Ben eşlerin bile eşinin takiplerini kontrol altında tutmalarını doğru bulmuyorum. Ha, çok belli olan şekilde flörtöz yaklaşımlarla ekliyordur ve bunu nerdeyse eşinin gözüne sokuyordur, o zaman eyvallah, rahatlıkla çıngar bile çıkarırım onda problem yok ama bu tarz olmayan her türlü ekleme takip kontrolcülüğü bence saygısızlıktır. Benim kimi ne için seveceğimi de ne için takip edeceğimi de benden başka kimse belirleme hakkına sahip değildir. Böyle baskıları hadsizlik olarak görüyorum. Arkadaşına dikkat etmeni tavsiye ederim.
+1
muhayyer divan
(29.12.25)
önce bunu benden isteyen kişiye yol veririm, ardından da takipten çıkardığım kişiden özür dilerim.
0
yap desem yapmazsin he
(29.12.25)
"Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan." +1

instadan da engelle. niye tekrar takip atmış ki? sevdiğin kişinin hisleri doğruymuş demek ki..
+1
love and trust
(29.12.25)
Takipten çıkarmadaki mesajı anlamayıp tekrar istek atmasını mı garipseyeyim, işin peşine düşüp açıklama beklemesini mi bilemedim. Kişisel hesabınızdan birini çıkarmak için bahaneye gerek yok, canınızın istemesi yeterli
+1
juliette
(29.12.25)
ilk hareket garip olsa da; takipten çıkarılan kişinin bunu hemen farketmesi, ısrarla arayıp yeniden takip göndermesi falan ilk hareketin biraz doğruluğunu gösteriyor. özel kişi ile bir gün yollarınız ayrılırsa bu kişi ile de tekrar takipleşmeyin.
+1
ground
(30.12.25)
(7)

Grup arkadaşlığında yasak aşk

Mirabel
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hat
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hatta bunların birbirine olan zaaflarından faydalanıp toplanma falan ayarlanıyor sürekli. Aşırı sahtekar bir ortam.

Siz bu ilişkiye destek olur musunuz yoksa bana ne deyip bilmezlikten gelmeye devam mı edersiniz yoksa buluşmaları keser misiniz? Yoksa başka bişey mi? Diyelim ki taraflar birbirine deli gibi aşık. Tavrınız değişir mi?
0
Mirabel
(21.12.25)
Valla hocam soru bizden çok seninle ilgili. Herkesin ahlaki ilkeleri ve öncelikleri farklı. Benim midemi bulandırır bir parçası olmak istemem.
+9
Amaranta ursula
(21.12.25)
bu olanlara şahit olmak istemezdim. onların yaşadıkları kendilerini bağlar ancak kendi zihnimi de böyle olaylara şahit olarak kirletmek istemez, uzaklaşırdım.

çünkü böyle kötü örneklere şahit ola ola insanlara, ilişkilere güveniniz zedelenir.
+6
love and trust
(21.12.25)
Kanıt toplayıp güzel bir zamanda patlatırdım.
0
arbre
(21.12.25)
iliskiye destek olmayacagim gibi bu tiplerle biraraya gelmekten de kacinirim.

love and trust +100
zihninizi ve o is yerindeki anilarinizi pis insanlarla kirletmeyin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.12.25)
Destek olmak ister misiniz demek ne lan hee destek olmak ister misiniz demek ne?
+2
dedeminhirkasi
(21.12.25)
Böyle çirkin bir ilişkiye şahit olmaktansa o ortamda bulunmamayı tercih ederim.

Bu tip insanlardan tiksinirim. Asla görüşmem
+1
suicides underground
(21.12.25)
ne destek olurum ne de engel, beni baglamaz.
uzakta dururum, bulasmam.
0
cooperr
(21.12.25)
(9)

Bu yasama ozeniyor musunuz ? Japonya

die fetten jahre sind vorbei
https://youtube.com/shorts/jmXnoeCSrcE?si=gmHHszD20CkdrzbPSoru baslikta.
youtube.com

Soru baslikta.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(19.12.25)
Yok valla çok abartı
-3
arbre
(19.12.25)
nein. kültür meselesi.
0
gurur
(19.12.25)
evet. japonya'da tokyo haric tercihen kücük bir sehirde 3-4 yil yasamak isterdim. daha uzun degil ama gidip kültürü tanimak, gezmek, ögrenmek baya ilginc olurdu.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
ben özeniyorum. kitap gibi ülke.
+1
error522
(20.12.25)
Ben konuya farklı bir açıdan yaklaşacağım. Japonya'nın politikası işsizliği mümkün olduğunca azaltmak üzerine. Japon hükümeti "100 milyon çalışan el ele." gibi mottolar yumurtluyor. Herkes çalışacak, genç de emekli de, seksenlik nine de. Bu insanlara iş yaratmak lazım. Orada kaç görevli sadece o iş için bekliyor görüyorsunuz. Bizdeki gibi 2-3 kişinin işini tek kişi yapmıyor. Hizmet sektöründe her yaştan çalışan insan var. Amaç insana değer değil aslında. İnsana değer hizmet sektöründe bu kadar kişiyi yığmanın/çalıştırmanın sonucu.
0
gnosis
(20.12.25)
@Gmosis; aslında bir anlamda da insana değer veriliyor. Bu insanları işsizliğe terkedip inzivaya çekilmekten kurtarıyor, yaş kaç olursa olsun sosyal hayata katıp üretime dahil ediyor, gibi gözlemledim.

Ayrıca yaşlıların da iş hayatına sosyalliğe dahil edilmesi kültürel devamlılığı da sağlıyor. Bence çok değerli bir durum bu.
0
love and trust
(20.12.25)
@love and trust Öyle de düşünülebilir. Bizim şikayet ettiğimiz emekli maaşının yetmemesi durumu onlarda da var. Çalışmak zorundalar. En azından çalışacak iş bulabiliyorlar. Emekli olayım, maaşımla geçinip biraz da gezeyim hayali olanlar için kötü, ben ölene kadar çalışmak istiyorum diyenler için ideal bir yer.
0
gnosis
(20.12.25)
Toyota
0
baldan kaymak
(20.12.25)
bizde olsa o şoför önce o 5 tane görevliyi döver, sonra hepsini kasaya koyar ve basar giderdi. bu arada herkes yoluna devam eder ve kimse ezilmezdi.

biz türk milletiyiz, bizim işimiz entropi, kaos ve kısa yoldan geçer. bu tip yerler beni şahsen bozar, ayak uyduramam.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(11)

muhacir torunları

eileengray
aileniz nereden nereye göç etmiş? siz gidip gördünüz mü?benimkiler naousa, imathia, yunanistan (eski adıyla ağustos) -> karaburun ve izmirbir dedem de tırnova doğumlu
aileniz nereden nereye göç etmiş? siz gidip gördünüz mü?

benimkiler naousa, imathia, yunanistan (eski adıyla ağustos) -> karaburun ve izmir
bir dedem de tırnova doğumlu
+1
eileengray
(19.12.25)
Balkan harbi sonrasında Silistreden, Afyon'un bi ilçesinin 10-15 km uzağına yerleştirmişler, köy kurmuşlar.

Şu an 45-50 hanelik bi köy. Geldiğim topraklara ise hiç gitmedim.
+1
antihero
(19.12.25)
babamin annesi karacaova'dan (yunanistan) edirne'ye,
babamin babasinin dedeleri nineleri kirim'dan edirne'ye,
annemin tarafi edirne'nin koylerinde yerlesikmis.

edit: gitmedim hic.
+1
lemmiwinks
(19.12.25)
anne tarafı iştip'ten uzunköprü'ye göçme.
baba tarafı giresunlu. sadece çepni kökenli olduklarını biliyorum.
+1
lazpalle
(19.12.25)
Kafkas ırkları misafirperverlikleri ile ünlüdür.
Tanrı, her millete ülke dağıtacağını ilan etmiş, bir gün hepsinin toplanmasını buyurmuş. O gün herkes ülkesini almış. Aradan birkaç gün geçmiş, Abhaz huzura çıkıp, ben o gün gelip ülke alamadım demiş ve Tanrı kızmış, Abhaz açıklama yapmış, misafirim vardı, bırakıp gelmek olmazdı demiş. Tanrı bu misafirperverlikten hoşlanıp ona Cennet olarak ayırdığı topraklardan birazını vermiş.

Henüz görmek nasip olmadı Cennet Abhazya'yı.
0
Mirket
(19.12.25)
hemseriler toplasmis merhaba herkese :)

bir taraf selanik'ten kismen edirne'ye,
diger taraf da kismen kiracli'den edirne'ye gocmus.
ben de edirne'den abd'ye goctum

her iki tarafta da hala gocmemis olan uzaktan akrabalar var, arada gelir misafirimiz olurlar, carsiyi pazari alt ust ederler. bizimkiler de bulgaristana sik sik gidiyor, ama yunana yilda belki 1-2 kez belki daha da az gidiyorlar
+2
adrianapole
(19.12.25)
Anne tarafı Kayalar-Yunanistan’dan gelip Uzunköprü ve Meriç’in köyüne yerleştirilmişler. Mübadiller. Ben görmedim; annem ve anneannem gitti.
Baba tarafı kısmen Sofya’nın kuzeyinde o zamanki adıyla Izladı diye bir köyden, kısmen Filibeli. 19. yy’da Uzunköprü’ye gelmişler.
+1
auroraaurora
(19.12.25)
babamın annanesi razlık bulgaristan doğumlu, 1907.
gidip görmedim ne yazık ki.
0
rain when i die
(19.12.25)
Baba tarafı novipazar, anne tarafı florna.
0
adivar
(19.12.25)
Baba tarafı Tırnova anne tarafım Buhara, iki tarafta iki nesil öncesi çok eski de değil ama gidip görmedik hiç.
0
mirty
(19.12.25)
anne tarafım bulgaristan'ın bir köyünden marmara'nın güneyine gelmişler
baba tarafım da yunan köylerinden güney marmara'ya gelmişler, 1900 lerin başında

hayır hiç gitmedim.
0
love and trust
(20.12.25)
Baba tarafı Selanik, anne tarafı Şumnu. İki taraf da Ege'ye göçmüş.
0
gnosis
(20.12.25)
(5)

Sizce Ne Yapalım?

elektr10
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan dışında kimseyi sevmiyor, diğer kedilerden nefret ediyor.

6-7 yaşında olduğunu tahmin ediyoruz. En son istanbul'da çok kötü bir yağmur yağmıştı seller olmuştu. yavruyken oradan kurtarılmış. alt komşumuz da onu kısırlaştırıp, aşılarını yaptırıp bahçeye saldı. yani çok güvenli bir ortamda takılıyor.

1 ay dışarda bırakmışlığımız bile var biz tatile gittiğimizde kendine bakabiliyor yani. hatta üst komşumuz da alt komşumuz da, yan komşumuz da kedi-köpek severler. asla aç kalmaz hiçbir kedi.

uzun lafın kısası şimdi bizim yurt dışına yerleşme gibi bir planımız var eşimle beraber. berlin ya da hamburg. bu kediyi yanımızda götürsek mi yoksa habitatını bozmayalım mı? yurt dışında bahçeli ev ya da dışarıdan içeriye bağlantısı kolay bir daire bulmak zor muhtemelen daire içinde yaşayacak. ama bu arkadaşım tuvalet eğitimi yok hep bahçede işini görüyor. tuvaleti geldiğinde söylüyor zaten hemen kapısını açıp dışarı çıkarıyoruz.

siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında? daha ortada fol yok yumurta yok ama şimdiden süreçlerini düşünüyorum çünkü daha çip takılacak, aşıları olacak, pasaportu çıkarılacak, kan testleri yapılacak vs vs.
+1
elektr10
(18.12.25)
tuvalet egitimi vermek cok kolay.
bi dakkalik is.
yurtdisinda da, tasmaya alistirirsaniz, günde 10-15 dk sokakta gezdirebilirsiniz. Balkonunuz olursa kedi agi yaptirirsiniz, yazin balkonda güneslenir bol bol. yoksa evde takilir yani, dünyanin sonu degil. sicak, güvenli, karni tok sirti pek.
sahsen ben yanima alirdim. orada, su an farkinda degilsiniz ama size inanilmaz bir can yoldasi olacak.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Benimki de öyleydi yavaş yavaş evden daha az çıkmaya başladı şimdi tam zamanlı ev kedisi. Balkonu çok seviyor ama yazın hep orada yatıyor. Tuvalet olarak işini birkaç kere evde gördü ben de tuvalet alıp onun işini gördüğü yere koydum o zamandan beri tuvaleti kullanıyor hiç eğitim vermeme gerek kalmadı. Benimki tahminen 8 yaşında, bana gelmeye başladığında 3 yaşlarındaydı herhalde. Şimdi düşündüm de onsuz ne yapardım bilmiyorum. Halim nice olurdu :)
+4
peki madem
(18.12.25)
Muhtemelen yıllar geçtikçe ev ortamına daha ihtiyaç duyacak, yaşlanacak ve yavaşlayacak çünkü. Ben olsam alırdım heralde. Bu soruyu sorduğunuza göre bir bağınız olmuş, almazsanız aklınız kalır
+1
love and trust
(18.12.25)
Bence rahatını bozma hiç.
-2
antihero
(18.12.25)
ben olsam alirdim yanima.biraksam uzulurum biliyorum kendimi
+1
nibba
(19.12.25)
(12)

Kendini tekrar eden senaryo: flörte dahi dönüsemeyen tanisikliklar

catgroove
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur d
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur diye düsünüyorum, 30'lu yaslarin sonuna gelen bir erkegim. Yeni insanlarla tanismada problem yasamiyorum ama devami gelmiyor ve sanki ayni senaryo sürekli tekrar ettigi icin ve ortak noktasinda hep ben oldugum icin biraz üzerine düsünmeye basladim neyi degistirebilirim diye. Bulusma isine cok odaklanmadan mesajlarla falan arayi isitmak mi gerekirdi? Nasil yorumlarsiniz? Yer yurtdisi, bahsettigim kadinlarin bazisi Türk bazisi baska ülkeden.

- Sporda biriyle tanıştım, sonrasinda kahve içtik, güzel anlastik, bol kahkahali güzel sohbet oldu. Umut vadeden hos bir tanisma olmustu. Kisa bir süre sonra iki kez daha spora ve kahveye çağırdım, zamanım yok diye reddetti, baska bir teklifle gelmedi, artık 3. sefer yazmadım, o da bi daha yazmadı, öyle kaldı.

- Bir arkadaşım gel seni biriyle tanıştırcam diye bir etkinliğe davet etti, tanıştık, hoş biriydi, sanat üzerine 1 saat kadar hos bir sohbet oldu. 2-3 gün sonra yine yazdım, gideriz diye konuştuğumuz bir sergiye davet ettim, hatta farkli günler önerdim. Yogunum fakat olabilir dedi ama havada bıraktı. Bi süre geçince tekrar yokladım, gel kahve içelim dedim, iyi olur, şehirdışındayım dönünce yazayım dedi, yazmadı.

- Bir konserde bir arkadaşın arkadaşıyla tanıştık, eglendik, baya hos muhabbet döndü. Arkadasim falan da yürü bence, gayet yakistiniz dedi. Bi süre sonra benzer bi konsere biletim var gel beraber gidelim dedim, yine aynı şekil, müsait değilim deyip bıraktı, 1-2 hafta sonra gel birsey icelim dedim, olabilir falan deyip gecistirdi, ben de üstelemedim.

- Yine bi arkadaş tam sana uygun birini tanıyorum, ona da senden bahsettim haberi var dedi. Biraz havadan sudan sohbet ettik mesajlarla, 2-3 günün ardindan bulusma ayarlamaya çalıştım ama bu ay yoğunum, müsait olunca ben sana haber vereyim gelecek ay dedi, aramadı bi daha. Ben bi hatırlattım kendimi tekrar ama yine bir adim atmadi.

- Arkadaşın doğumgünü partisinde hoş bi kadınla tanıştık, falan filan… Cok uzattim, yine aynı şey. Ve böyle bir kac hikaye daha...
0
catgroove
(18.12.25)
Anlattığın durumlardan 4/5 zaten yüz yüze geldiğin ve zamanının iyi geçtiği kişilermiş. Mesajlarla araya ısıtmakla alakası olduğunu düşünmüyorum.
Belki akıllarında başkaları vardır vb. bir çok sebebi olabilir ama genel olarak yalnız olmak güzel bir konfor alanı olmaya başladı. Bu konforu bozmak hele ki son ilişkinin üzerinden uzun zaman geçtiyse insanların pek tercih ettiği bir durum olmuyor.
Seninle aynı bakış açısına sahip birine denk gelememişsin olarak anladım.
+1
onyx
(18.12.25)
Sadece siz iyi vakit geçirmiş olabilir misiniz ilk buluşmalarda? Bu kadar fazla durumdan bir tanesi sonraki aşamaya geçerdi illa.
0
tsubasa
(18.12.25)
iyi vakit geçirdiğini düşündüğün insanlar aslında seninle iyi vakit geçirmediğini düşünmüş ve bir sonrakini de istememişler. sen öyle sanmışsın gibi bir durum.

ve senin belli ki kısmetin de kapalı.
+1
koela
(18.12.25)
Olayın özü bunlar değil ki. Herkes bu yanlışları yapıyor. Kadın erkek fark etmiyor. Olayın özü çekim. Konsermiş, bilmem neymiş, ilk buluşmada yakınlaşacak çekim yoksa 2. buluşmaya ne gerek var. Biraz daha flört odaklı olman gerekiyor. Ve bu işler büyük ölçüde tip, çene. Birini arıyorum gibi bir motivasyonla bu iş olmaz.
-5
arbre
(18.12.25)
Linclenmek istemem ama biraz redpill, iliskiler uzerine aykırı tespitler youtube kanallarına göz gezdirmenizi tavsiye edeceğim. Erkekler için cok güzel tavsiyeler var. 40 yaşında evli bir kadın olarak hak veriyorum kendilerine.
Taman lincleyin umurumda değil :)
-6
duhan
(18.12.25)
sadece anlattıklarınızdan yola çıkarak; ilk buluşmalar size hoş ve keyifli gelmiş, diğer taraf için pek öyle olmamış. ilk buluşmalardan sonra hep aynı senaryo olmuş çünkü
+1
sweetoffice
(18.12.25)
love and trust
(18.12.25)
@arbre'ye katılıyorum, çekimin çok önemli olduğu konusunda. Tip, çene önemli. Ama tabii ki herkesin bir alıcısı var. Tipsiz insan diye bir şey pek yok yani. Karşındaki insan seninle en az bir buluşmaya çıktıysa tip konusu kabul edilebilir seviyede demektir. Yine de çekim, flörtöz tavır eksikliği olabilir.

"Ne yapabilirim?" sorusuna cevap bence senin bizzat dediğin gibi mesajla arayı ısıtmak iyi fikir. Yani bir kişiyle ilk tanışma veya buluşmadan sonra 3-4 gün aralık bırakıp hemen başka bir buluşmaya davet etmek itici gelebilir. "Bu adam benimle çok iletişim kurma derdinde değil, görüşüp fiziksel yakınlaşma arıyor sadece" diye düşünüyor olabilir. Karşındaki kişiye onu düşündüğünü, ona odaklı olduğunu göstermek için ufak iletişimi koparmamak iyi fikir olabilir.

Ama bizim burada göremediğimiz çok fazla detay vardır muhakkak. Seni tanıyan yakın arkadaşlarına danışırsan daha isabetli yorumlayacaklardır. Benzer şekilde yapay zekaya sorarsan da soru-cevap şeklinde ilerleyip daha detaylı analiz yapabilirsiniz.
-1
long live rock n roll
(18.12.25)
Sanırım artık herkes bu şekilde. Ben de benzer şeyler yaşıyorum ve artık kimsenin kimseye vakit ayırmak istemediğini düşünüyorum. Ama herkes de yalnızlıktan şikayet ediyor. Nasıl olacak bilmiyorum.
+2
euteamo
(18.12.25)
Ben bayadır uzağım bu konulara, ama anlattıklarınız da sadece neticeyle ilgili aslında. Gerçi haklısınız, sonuçta sizi bu konuşmalarda izleyecek halimiz de yok.

Ama genel geçer bazı olası problemler şunlar olabilir;

1- Konuşmalar flörte dönüşmüyor demişsiniz ama flört geçilen bir aşama değil ki... Flört başlangıç. Bunu siz yapacaksınız. Konuşmalarda çok resmi veya arkadaşça kalıyor olabilirsiniz. Bu yanlış olur. Tabi ipin ucunu kaçırmayın ama bu ilk konuşmalarda belli belirsiz tuhaf bir elektriklenme olması gerekiyor. Flört etmelisiniz yani. Flört aşamasına geçmek diye bir şey yok. Konuşmalarınız kendi kendine flörte dönüşmeyecek. Siz flört edeceksiniz.

2- Konuşmanızda da burada yaptığınız gibi yaşınızın ilerliyor olduğunu ve ilişki beklentinizden vs. bahsediyor olabilirsiniz. Bu yasaklı konu. Bunu söylememelisiniz. İnsanlar birisi kendisine yoktan ilgi duysun ister, ilginin başlama sebebi olmak ister. Artık birisini aradığı için "hadi o sen ol bari" modunda yaklaşılmasını değil. Bir de gerçekten, eğer zaten öyle değilse gerçekten ilgi duyduğunuz birini bulun. İlgi duymadığınız insanlarla da aranıza resmiyet koyun. "Herkese açığım" imajı çizen biri olarak görülmek istemezsiniz.

Buna benzer başka şeyler de olabilir. Bence konuşmalarınızı fikrine güvendiğiniz bir arkadaşınızla paylaşın. Konuşmaları aktarırken kendi bakış açınıza göre yorumlayarak aktarmayın o zaman arkadaşınız yalnızca sizi haklı bulur.
+3
akhenaten
(18.12.25)
@akhenaten
Genelde ilk tanismada karsimdaki insan kimdir, hayatinda neler yapar, ortak noktalarimiz nedir, espri anlayisi nedir, güzel sohbet edebiliyor muyuz falan onlara bakiyorum, bir uyum yakalayabilecegimizi hissediyorsam ve hosuma da gittiyse tekrar beraber birseyler yapmaya davet ediyorum. Flört konusunda haklisiniz, aslinda gayet flörtöz ve eglenceli olabilen biriyim, ama karsimdakini birazcik tanimam ve az biraz samimiyet kurmam gerekiyor. Cagirdigimda sergiye, konsere, cafeye falan gelseler ve söyle basbasa biraz vakit gecirebilsek ve daha iyi tanisam daha rahat flörtlesirim. Severim aslinda ufaktan takilmayi ve haddimi asmadan ignelemeyi, dalga gecmeyi falan ama iste o bulusma bir türlü gerceklesmiyor. Ha diyorsaniz ki tanistiginiz ilk 30 dakika icinde hemen olayi flörte tasimak gerekiyor, evet orada biraz eksik kaliyor olabilirim, ama bilemedim, daha ilk kez tanidigim insana isinmam biraz zaman aliyor.
0
🌸catgroove
(19.12.25)
civa
(4 saat)
(19)

Kedi bakımına giriş diyelim

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri
Merhabalar,

Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri devam ettiği için ekstra olarak veterinere gitmedik ve aşılarını vs. yaptırmadık. Sadece iç ve dış parazitlerini yaptirmistik.

Veterinerimiz yeni yıldan sonra aşılarına baslayabilecegimizi söyledi.

Aşıları dışında veterinere hangi zamanlarda götürüyorsunuz kedinizi?
Mesela bir kere denk geldim diş bakımı için getirmişti birisi. Böyle rutinleriniz var mı? 2 ayda bir götürürüm değerlerine batırırım, genel kontrolünü yaptırırım vs. gibi.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.12.25)
12.5 yasinda bir tekirimiz var. 5 ayliktan beri bizimle. ilk kontroller, asilar, cipleme, kisirlastirma falan bitene kadar sik sik gidiyorsunuz ama daha sonra saglikli bir kediniz varsa senelik veteriner kontrolleri yetiyor.
kontrolde eger ekstra yapilmasi gereken bir islem olursa söylüyorlar. mesela her 3-4 yilda bir distasi temizligi yapiliyor bizimkine. kontrolde dislerine de bakiyorlar ve agiz temizligi icin vakit geldiyse söylüyorlar, birkac gün sonra distasi temizligi icin bir defa ekstra götürüyoruz.
gecen seneye kadar bir sorunu olmadi tombilimin. ilk defa gecen sene üc disi cekildi. bu esnada hemen distasi temizligini de yaptirttik ve iki tane et beni cikmisti, onlar alindi.
bu sene kanser sebebiyle bir gözünü kaybetti, bu dönemde daha sik götürmemiz gerekti tabii, kan testleri, röntgenler vs.
ama dedigim gibi, saglikli bir kediniz varsa senelik düzenli kontroller genclikte yetiyor.
biz ocak ayindan ocak ayina götürüyoruz. hic aksatmadik.

kediyi takip etmek de önemli. yanlis bir seyler oldugunu seziyorsaniz tabii ki alip götürürsünüz hemen. keyifsizlik, ishal, kanama, asiri kusma vs durumunda hic beklemem.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
bir tavsiye; özellikle kısırlaştıktan sonra ucuz mamaya kaçmayın hatta mümkünse rc, hills, proplan gibi mamalar verseiz iyi olur, çünkü kediniz özellikle sarmansa, (hatta diğerlerinde de oluyor) ucuz mamalardaki kalitesiz eklentiler, böbreklerini bozuo böbrek taşına, idrar yolları enfeksiyonuna sebep olabiliyor. güzel kediniz çişini yapamayınca sık sık miyavlıyor öyle olunca, serum takılıyor sonda bağlanıyor filan, yıllık pahalı mamadan daha pahalı bir veteriner süreci olabiliyor. inşallah sizde olmaz. bana böyle detaylı açıklansaydı mutlaka dikkat ederdim. ben etmedim biraz sıkıntılı 1,2 ay geçirmiştik.

ödül maması pek vermeyin. bir yerde okumuştum. birisi kedisine neredeyse hiç yaşmama ve ödül maması vermemiş, 17-18 yıl sağlıklı bir şekilde yaşamış kedicik. bunlar pek masum değiller.

otomatik su kabı çok ama çok tavsiye ederim (tamamen metal olanlardan) hiç ses yapmıyor ve koku da yapmıyor.
0
love and trust
(17.12.25)
@love and trust, yas mama, kuru mamadan bin kat daha saglikli.
türkiye'de veterinerler kendilerine is ciksin diye kuru mama önerip duruyorlar. kedi dedigin hayvan ihtiyactan az su icen canli cünkü avlandiginda avini kaniyla falan yiyor. evde avlanamayan hayvan, evrimsel olarak az su icmeye adapte oldugundan kuru mama yemekten 6-7 yasinda böbrekleri eline aliyor. annemlerin bu subat ayindan bu yana kedi sahiplenme sürecinde koca kadiköy'de ahlakli bir veterinere denk gelmemeleriyle gördüm ki türkiye'de bu is tamamen hayvanin iyiligi yerine maddiyata dökülmüs. bir örnek olarak bakin: www.eksiduyuru.com
adama diyorum ki, böyle bir parazit ilaci var ben biliyorum. bana, hayir yok yanlis biliyorsun, diyor. ee sktr git, ben 12 senedir ne yaptiriyorum ya kendi kedime? ne yaziyor asi karnesinde, pasaportunda?
alip pasaportu gözüne soktum, parazit hapini da dönünce burada satin alip aileme postaladim.
kedimize sadece yas mama veriyoruz. yasadigim ülkede de veterinerler bütceniz uygunsa yas mamayi sonuna kadar destekliyorlar. yas mama pahalidir ama zararli degildir. bütceniz müsaitse, kedinize uygun, kaliteli bir yas mamayi güvenerek sonuna kadar verebilirseniz.
bir de seye hastayim, anneme veteriner kuru mama verin yas mamaya alismasin distasi olur dedi :D
böbrek > distasi veteriner bey.
kedimin dislerini haftada 4 gün fircaliyorum. 4 senede bir de distasi temizligi yaptiriyorum. en azindan böbrekleri saglam.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
yaş mamayı evde kendiniz yapıyorsanız okey, ama yine paket alacaksanız onun yerine
bol su içmesini sağlamak ve pahalı mama, böbrekler için daha uygulanabilir bir beslenme şekli.
yaş mama / kuru mama kıyaslaması değil,
ucuz mama / pahalı mama kıyaslasması yaptım ben.
yaş mamanın kurudan daha sağlıklı olduğunu biliyorum.yaş mama ama hangi yaş mama. en sonunda evde kendimiz yapmamız gerektiği gibi bir durumla karşılaşınca, alması gereken mineralleri de ev yapımı yaş mamada toparlayamacağım için ucuz mamadansa pahalı mama ile beslemeye başladım.
0
love and trust
(18.12.25)
@konuşma, cok gecmis olsun, sağlıklı uzun ömrü olsun kedinizin.

Benim kediminde tek gözü alındı ne yazık ki. Bu süreçte bizde sık sık gidiyoruz veterinere. Yeni yilda aşılara başladığımızda sanırım veterinerimiz yönlendirir ne yapmam gerektiğini ve ne zamanlar gelmem gerektiğini söyler diye düşünüyorum. Daha önce kedi bakmadığım için derdini anlar miyim, anlamazsam geç kalır miyim bunun tedirginliğini yaşıyorum.

@love, teşekkür ederim. Mümkün oldukça ıyi mama ile beslemeye çalıyorum. Su an royal canın kitten kullanıyoruz. Kisirlastiktan sonra sanırım cinsiyete göre kısır mamaları varmış benim kedim erkek. Erkek kısır kedi mamasi alırım diye düşünüyorum. Kedim komple siyah bir kedi.

Ödül maması, yaş mama vs. veriyorum. Çok seviyor benim maymun. Umarım bir zararı olmaz ve sağlıklı bir şekilde uzun yıllar yaşar bizimle.

Su pınarı almayı düşünüyordum, veterinerim onermedi ozelliklede kisirlastirdiktan sonrası için. Sadece bir kaç yere su koy dedi.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@love, yaş mama olarak whiskas bebek için olanı alıyorum, ödül maması olarak wanpy, gimcat'in sert formlu ödül maması var ondan veriyorum birde dreamies'in ödül mamalarından veriyorum arada.

Bazen evde tavuk ve tavuk ciğeri haşlayıp püre gibi yapıp veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bana sorarsanız evet bayılıyorlar ama özellikle whiskas yaş mama vermeyin ya da ayda 1-2 gibi maksimum. evde yaptığınız et ve balıkların kemikli kısmından asla koymayın önüne. petlebi sitesinin forumunda oldukça çok şey öğrendim, arada oraya göz gezdiririm mutlaka. sosyal.petlebi.com
burası da çok aktif ve her türden hastalık ve bakım konusunda şeyler öğrenebilirsin.
+1
love and trust
(18.12.25)
Peki yaş mama için önereceğiniz bir marka var mı?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bütçenize uygun olanını alabilirsiniz, ama su içmesini sağlamak, sağlığı için daha önemli. ben arada bir şımartmak istiyorum derseniz de royal canin, hills filan verebilrisniz ama marketten alınanları sık sık tükettirmeyin.
0
love and trust
(18.12.25)
Çok teşekkür ederim, kemikli veya kilcikli kisimlari kesinlikle vermem. O konuda bilgiliyim 😊 akliniza gelen her türlü bilgiye ve fikire ihtiyacım var bu süreçte.

Mesela, @konuşma, dişlerini fircaliyorum demiş. Bunun gibi düzenli yapmam gereken şeyler var mı peki?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bol sevgi dolu oynaşmalı bir arkadaşlığınız, sağlıklı güzel günleriniz olsun =)
0
love and trust
(18.12.25)
- dis fircaliyoruz.
- tüylerini tarayin. yapabiliyorsaniz günlük olarak yapin, yoksa yapabildiginiz kadar :)
- tirnaklarini kesiyorum düzenli araliklarla. kedilerde tirnak icinden damar gectigi icin nasil kesilecegini ögrenmeden siz kesmeyin. tirnak kanarsa muhakkak veterinere yetistirin.
- bir de kulaklarini temizliyorum kulak cöpüyle.
cok derine sokmadan.

iyi bir veteriner aslinda bunlari ögretir ama türkiye'de sahiden umudumu kestim ben bundan. cesaret edemezseniz veteriner kontrolünden veteriner kontrolüne yaptirtin.

dislerini ben insan bebekleri icin kullanilan parmak fircalariyla ve kedi dis macunuyla fircaliyorum. www.amazon.de
haftada 5 gün, günde 2 cm malt macunu veriyorum.

düzenli yaptigim aklima gelen baska bir sey yok simdilik.

kedinizi takip edeceksiniz. kediler hasta olduklarini cok iyi saklayabiliyor ama bir süre sonra kedinizi iyi taniyacaksiniz. miyavindaki degisikligi bile hissedeceksiniz. gözünüz üstünde olsun (ki anladigim kadariyla öyle) yeter. cok panik olmayin. güzel bir ömrünüz olsun umarim beraber.

bu da bizimkinin 3.5 sene önceki fotosu: i.imgur.com
kedi fotosuz kedi sorusu olmazmis duyuruda :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
@love, çok ama çok teşekkür ederim. Sevgi dolu ve bol isirilmasi bir arkadaşlığımız var kendisiyle 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, sahiplenmeye yeni karar verdik şimdi temel ihtiyaç malzemelerini alacağım. Nasıl bir tarak önerirsiniz?

Tırnaklarını kesiyorum ama az az cesaret edemiyorum içinden sinirler geçtiği için. En azından biraz bile kısalsa canımızı daha az acitiyor😃

Kulakları su an için temiz görünüyor ama kulak çubuğuyla temizlemeye cesaret edebilir miyim emin değilim 😊

Ben internette silikon parmak fırçası gördüm kediler için onlardan almayı düşünüyorum.

Malt'a başlamıştık. Ameliyat olduğu için yakalık kullanıyoruz kendini temizleyemeyecegi için malta ara vermiştim. Veterinere sordum aynı anda hem malt hem kedi cimi verebilir miyim dedim. Verebilirsin ama malta erken başlamışsın bir yaştan önce tüy kusmaz dedi.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, çok tatlıymış maşallah. Fındık burnundan öperim onu 😊
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
tarak söyle ki bir tane furminator var, kisa tüylü kediler icin: www.furminator.net
bir de ayakkabi fircasi var. cok yumusak killi.
ikisine de bayiliyor.
bu biraz huy meselesi. bazi kediler asla sevmiyor.

tirnaklari en uctan birer milim kessen bile yeter. daha sik yaparsin ama en azindan icin rahat olur.
veterinerin dedigi de dogru, malta bir yastan sonra basla.

dis tasina karsi matatabi alabilirsin: www.google.com
petshoplarda var. günde 3-5 dk verirsin, cigner. sonra önünden al ki cok parcalamasin hemen :) manyak oluyorlar ona.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Matatabiyi az once arkadasin yolladigi sitedeki paylasimlarda gordum ve alacagim. Uzeri hasir iple sarili olan ve normal agac dali gibi olan var. Hangisini almaliyim? Benim kedimde kısa tuylu bildiğimiz siyah sokak kedisi😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bi sorun gözlemlemezsek ekstra rutin kontrol için götürmüyoruz. zaten aşılara gittiğimizde hekim muayene ediyor. bazı veteriner hekimler sadece aşıyı yapıp yolluyor mesela. siz de aşıya geldikçe muayene eden hekim bulursanız iyi olur.

kediler için balık yağı varmış, ona başladık.
www.hepsiburada.com
malt veriyoruz.
evde su pınarı ve iki farklı yerde su kabı var.
arada tarıyoruz. arada dediğim nadiren. çok zor taraması ve aşırı tüylü bi kedi. o yüzden saldık biraz.
tırnak uzadıkça kesiyoruz zaten hemen belli ediyor sağolsun. iki farklı yerde de tırmalama tahtası var.
0
elorelia
(18.12.25)
Şuan 3 yaşında, ilk 2 sene neredeyse 2 ayda 1 iç dış parazit için götürdm ama sonra o süreyi kendim 4 aya çektim. iç dış parazitleri bir zehir, dışardan geldiğimizde dikkat ediyoruz, ayakkabıları zaten kapalı yerde tutuyoruz giremiyor( bu bir risk ve ben bu riski göze aldım). evde kalıyor böcek bulup yemiyorsa parazitlerin süresini biraz uzatabilirsiniz, onun haricinde karma ve kuduz için senede 1 gidiyorum. henüz bizde diş için bir sorun olmadı, burda denilen gibi iyi bir hekim ulursanız zaten karma için gittiinizde muayenesini yapar, kulaklarına dişlerine iç organlarını muayene ederek bakar.

tırnaklarını uyuduunda kesiyorum ışıklı ortamda hiçte eğitim almadım video izledim resimlere baktım nasıl kesmem gerek diye her hafta ucundan biraz alıyorum kırmızı damarlara asla yaklaşmıyorum, kolay bişey yaparsın. elini kaçırıp ısırmaya başlayınca biraz daha uyutuyorum sonra yine uykusunda dalıp bir kaç parmak daha kesiyorum böyle ble 4-5 seferde tüm tırnakları kesiyorum.

her ödül mama krema ve yaş mamasına baya su koyuyorum su içsin diye, yalnız bunu iyi ayarlamak lazım su içinde yüzmeden tabağın altını kaplayacak kadar koyuyorum

yaş mamayı 3-4 seferde veriyorum çünkü bitirmiyor ve dışarda yaş mama beklesin istemiyorum. dolaba koyuyorum vereceğim zaman sıcak su ile ılıtıp veriyorum vermeden önce sıcaklığı parmağım ile kontrol ediyorum.

miamor malt veriyorum haftada 2-3 tüy dökme zamanları maltı her gün veriyorum, ayrıca çimide var çim yemeyi seviyor sürekli hazırda çim var evde. internette arat kedi çimi diye kendi toprağı ile gelen çok pratik oluyor

taramaya bebekken alıştır yoksa sonra zor alıştırıyorsun, sevmeye kucağada alıştır, el ile oynatma sopa ve top ile oynat(hem furminator gibi hemde normal telli tarak al ikiside ayrı tarıyor)
matatabi +1
diş fırçalama arada yapıyorum yine uyuduğunda mahmurken itiraz etmesin diye, kulakta aynı şekilde dışardan görünen kir varsa arada kontrol ediyorum kulak çöpü ile yavaşça alıyorum
oynatmaya alıştır miskin kilolu olmasın, kilo hastalıkların baş sebebi oluyor sonrasında.

EN ÖNEMLİSİNİ ATLAMIŞIM Hem dikey hem yatay tırmalama hedesi. bebekken sürekli götür tırmalama tahtasına patilerini tut ve buna sürt tırmalamayı sadece burada yapacağını anlasın. başka yerimi tırmalıyor hemen kap kediyi tahtaya götür ki evde eşyaya zarar vermesin
0
eja
(18.12.25)
(13)

Flörtün toki ısrarı

egerbiryolcu
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.

Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı olacağını mutlaka başvur diye söyledi.

Sizce bundan zorlasam bir anlam çıkarabilir miyim. Arkadaş arkadaşa böyle bir konuda ısrarcı olur mu? Benimle ciddi düşünmeyi düşünüyor mudur? Geleceğe yatırımla ilgili bir konu sonucta. Böyle şeylerden anlam çıkaracagina sor derseniz de ben kızım açilmam kafasında değilim. Onun için beklediğim şeyler var. Ama bir isik varsa daha hevesli olurum.
+1
egerbiryolcu
(14.12.25)
Flörtle cinsel öpüşme konuşulmuyor mu ya. Toki ne abi. Ciddi ilişki olarak görüyor seni. O evde çocuklarınız büyüyebilir. Hayırlı olsun şimdiden. Bu zamanda evlilik iyi cesaret.
-3
arbre
(14.12.25)
Böyle insanlar var. Çevresindeki herkesi, tasarrufa, yatırıma, mal sahibi olmaya, spora, zayıflamaya, sigarayı bırakmaya teşvik eden. Bu uğurda kendini paralayan insanlar var. Kendimden biliyorum.

Ama en azından sana çok değer veriyor ve müşterek gelecek kapısını açık tutuyor diyebiliriz.
+4
Mirket
(14.12.25)
Iyi bir yatirim olacagini dusunmustur. Bence olmayabilir ama siz bilirsiniz. Hic degilse birikim saglar fakat basvuru ucretinde zorlanan pesinat ve taksitlerde de zorlanabilir, hesabinizi iyi yapin.
0
osssy
(14.12.25)
herşeyi bir kenara koy; "gel ortak başvuralım" dememiş bir kere. seni "bireysel" olarak geleceğine yatırım için ikna etmeye çalışıyor. toki olur moki olur, bence niyet güzel gibime geliyor.

bu tarz bir projeye girseniz, hatta yolları ayırsanız bile, ilerde arkasından çok dua edersin.
bu tarz bir projeye girseniz, yola devam ederseniz yine ona dua edersin, efferim len dersin.

p ise q açılımından devam et :D
+5
love and trust
(14.12.25)
güldüm valla.
elektrik su faturalarının durumundan pazarın ateş pahası olduğundan da konuşuyor musunuz?
-1
deranzo1
(14.12.25)
@deranzo1

Otuz yaş üstü olunca konular böyle :d
Ama evet gelecek kaygısı düzenli iş sınavlar memuriyet gerçekten ortak kaygılar ne yazık ki...
+1
🌸egerbiryolcu
(14.12.25)
Değerimizi anlamıyorsunuz ama er ya da geç farkedeceksiniz.
0
baldan kaymak
(14.12.25)
Ben burada sizinle ilgili net bir gelecek planından çok kendi hayat planını paylaşan bir adam gördüm. O "bak ben böyle planlıyım" diyor, siz "beni de o planın içine koyuyor mu" diyorsunuz. Yani siz gelecekle ilgili konuları ilişki bağlamında okuyorsunuz. O ise büyük ihtimalle kişisel planını paylaşan ve sizi de bu "fırsat" olarak gördüğü plana dahil etmek isteyen iyi niyetli biri. Burada sizin fazla anlam yüklemeniz değil, onun netlik vermemesi var. Keşke az daha net konuşsaymış, bence siz uygun sorularınızla bunu netleştirmesini sağlayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(14.12.25)
mirket'in dediklerine katılıyorum. bazı insanlar var, diğer insanların kendileri gibi yatırıma, dengeli beslenmeye, sağlıklı yaşama, spor yapmaya, kendince çok mantıklı gelen şeylere karşı neden uzak durduklarını anlamlandıramıyor ve bu konularda onları bilgilendirip teşvik etmeyi kendilerine görev addediyor. bu eleman öyle birisi gibi geldi bana

sosyal medyada bir meme görmüştüm. adamın birisi zengin arkadasına diyor ki "ya otobüs çok kalabalıktı bugün yoruldum" o da cevap veriyor "aa sen niçin araba almıyorsun ya" :) aklıma bu olay geldi şimdi
+1
abelardo
(14.12.25)
toki'ye yatirim yapan flörtü birakirdim.
-8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.12.25)
Benimle evlen diyecegine tokiye yazıl diyor işte. Şimdiden sana yatırım yapıyor
+1
limonlu eksi
(14.12.25)
Adam sana iyilik için demiş. ısrar etti derken ayaklarına kapanmamıştır.
yarın ayrılsanız, toki sana çıksa arkasından dua edersin.
0
duyuruuser
(15.12.25)
kimi insalar borca girmeden para biriktiremiyor.
elinde imkan varsa bile o para ile birikim/yatırım yapılabileceğini farketmiyor.
bazen karşılaştığı bazı insanlar da bu konuda iteleyici bir motivasyon oluyor.

ben altında bir çapanoğlu aramaz, iyi niyetli düşünürdüm.
zaten çıkma ihtimali çok düşük. bence de başvurun, eğer çıkarsa ve ödeyemezseniz o zaman başka şeyler düşünürsünüz.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(6)

Sokak kedilerini eve alma

egerbiryolcu
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakma
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.
Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakmayacağım için geri çıkarıyorum bir süre sonra.
Bugün kardeşi de geldi. İki uç saat uydular. Ben salona geçince disari çikardim onları. Bu defa salon tarafindaki cama gelip bı müddet içeri girmek istedi bı tanesi.

Bu defa üzüldüm. Yanlış mı yaptım fazla mı alişti diye. Bu arada dışarda içine battaniye koyduğum kedi evi var. Üç kedi birden yatiyolar genelde. Onun dışında kocaman bı kömürlük alanı var kapalı. Oda gibi yani orası da tahtalar çuvallar kartonlar falan var. Zaten çok soğuk yağmurlu havalarda orayı kullanıyorlar ama bize göre soğuk ama yağışsız havalarda hep pencerede bizi görebilecekleri yerdeler.

Hani böyle arada içeri almaya devam edeyim mi yoksa alamayacağım günlerden dolayı hiç mi almayayım. Bu arada gelince aşırı mutlu oluyolar mirildamalari bitmiyor. Sıcak battaniye güvende hissetme bı de sarman olmalarından dolayı daha mı sosyallesmeyi seviyorlar nedir anlamadım.

Ne yapayım sizce, duygusal manipülasyonlarina kanmamali miyim, gerçekten çok mu usuyorlardir? (Şimdi yine geldi pencereye beni içeri al diye miyavliyor anneannem var o yüzden salona alamam)


hizliresim.com
+1
egerbiryolcu
(12.12.25)
buna cat distribution system deniyor. panik yapma ve kabullen. artik iki sarman anasisin.
alismislar artik. güvende olduklarini bildikleri icin daha iyi uyuyorlar. günahtir. atma disari. kediler 21 derece civarinda komforlular, havalar 18 derece altina düsünce cok üsüyorlar.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Kancalı kurtlara falan da annelik etmemek için öncelikle aşılarını tamamlasan iyi olur gibi sanki.
+1
Mirket
(12.12.25)
Kedici biri olarak ben de kedilerin üşüdüğünü sanıyordum fakat kuzey ülkesine taşınınca farkettim ki kediler üşümüyor. -25 derecede sokakta yatan kediler var. Hep gördüğüm bi kedi grubu var mesela istese girer bir cafeye sıcacık ısınırlar ama girmiyor sokakta yatıyorlar. Geçen kış dize kadar karda hoplayıp zıplayıp oynuyolardı.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok tatlılar. Anneannen de görse, iki söylenir, üçüncüye ayağında sallar ninni söyler gibime geliyor. Tertemizlermiş.
+3
love and trust
(12.12.25)
Tebrikler, seçilmiş kişisin. Artık seni sahiplenmişler :D Ama sürekli eve alacaksan aşılarını yaptır derim. Böyle bir sarman vardı teyzemin bahçesine sürekli gelen, genç yaşta hamile bırakmışlar, doğumdan sonra teyzem kısırlaştırdı. Fakat bu defa da sürekli dayak yiyerek dönüyordu diye eve almaya başladı aşıları yaptırıp. Gündüz çıkıp dolaşıp gece evde yatıyordu. Hayvanın resmen kendine güveni gelmişti. Gerçi sonra hastalandı ve şu an aramızda değil ama en azından son zamanlarını huzurlu geçirdi :)
+1
truf
(12.12.25)
Onlara dışarıda konforlu bi alan yaratmışsın zaten, eve alıp alıştırmanın mantığı yok.
Canlı tabiatı gereği hep daha konforlu alan zaten arar.
Bu havalarda kedi üşümez, sıcak yerde uyumayı severler.
0
duyuruuser
(12.12.25)
(9)

Scooter araba kazası//Mahkeme/uzlaştırma Uyap

love and trust
Geçtiğimiz yaz babam caddede arabayı park ettikten sonra, aynaları filan kontrol edip kapıyı açmasıyla beraber martı sürücüsü bir kız, kapıya çarpacağını sanıp, direksiyonu kırıyor ve düşüyor (kapıya çarpma yok). Yavaş geliyor olsaydı babamın kapıyı açtığını görüp daha yumuşak bir kavisle sola kaçab
Geçtiğimiz yaz babam caddede arabayı park ettikten sonra, aynaları filan kontrol edip kapıyı açmasıyla beraber martı sürücüsü bir kız, kapıya çarpacağını sanıp, direksiyonu kırıyor ve düşüyor (kapıya çarpma yok). Yavaş geliyor olsaydı babamın kapıyı açtığını görüp daha yumuşak bir kavisle sola kaçabilirdi ama çok hızlı geldği için manevra yapamıyor, kapıya çarpmamak için bir anda yola düşüyor. Ambulans gelip kızı hastaneye görürüyor, 2-3 saatlik muayene sonrası taburcu oluyor. Bu arada bu kız kurumsal bir pastanenin scooterini kullanıyormuş. Yani muhtemelen iş saatleri içerisinde. İş kazası?

O esnada tutanak tutuluyor. Olay babamla alakalı değil, kapıda çarpma izi dahi yok. Nasıl olduğunu bilmediğimiz şekilde Trafik tarafından babam kusurlu görüldü (yolda taşa da takılmış olabilirdi?).

Sonra babam da karakol gidip olayı anlatıp, suçlamayı kabul etmeyip kızdan şikayetçi oluyor. Trafik kameralar falan herşeyi kaydettiği için babam kendisinden %100 emin.

Şimdi bugün UYAP’tan bir mesaj geldi;
———
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan ve tarafı olduğunuz 2025/xxxx sayılı dosyada uzlaştırma işlemlerini yürütmek üzere xxxx sicil nolu uzlaştırmacı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosunca görevlendirilmiştir.
Uzlaştırmacı en kısa sürede sizinle irtibata geçecektir.
Uzlaştırmacı Bilgileri :
Adı Soyadı: xxx
İletişim : 111
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu
——

Uzlaştırmacıyı aradım ama henüz ulaşmadım. Başımıza da ilk kez böyle birşey geliyor. Uzlaştırma konusu ne olabilir? Nasıl bir yol izlemeliyiz? Suçlu olmadğımza emin olduğumuz için biz şikayetçi olabilir miyiz? Aslında böyle bir niyetimiz yok ama karşı tarafın düşüncesni bilmedğimizden ne yapmamız gerwktiğini düşünüyorum.

Bir de biz böyle davalı konulara alışkın olmadığımız için biraz ben özellikle panikledim ne gerek varsa.
0
love and trust
(11.12.25)
Yavaş gidiyor olsaydı böyle bir olay olmayacaktı, haksız yere suçsuz insanları da itham altında bırakmayacaktı. Aynayı kontrol ettikten sonra kapıyı açmayıp içeride mi oturalım?

Bu arada elbetteki babam kontrol etti, hastanedeki sürecini, başına birşey gelmeyip sağlıklı bir şekilde hastaneden çıktığını biliyoruz. Peki tutanakta niçin şikayetçi oluyor?
+2
🌸love and trust
(11.12.25)
Ben de diyorum ki, arabaya çarpma yok, kapıda çarpma darp hiçbiriz yok. Bunlar tutanakta mevcut. Kız kendisi, kendisni yere atıyor. Üstelik kaskı kafasında takılı değil, scootın gidonında duruyormuş. Bunların hepsi tutanakta yazıyor. Taksirle yaralama yok. Herşeyş geçtim, Eğer kapıya çarpmış olsaydı, 2 saatlik muayeneyle hastaneden çıkamaz, kolu bacağını kırabilirdi.
+2
🌸love and trust
(11.12.25)
Scooter sürücülerinin insanların hayatını tehlikeye attıkları ve haksız yere suçlamada bulundukları için galiba ben şikayetçi olacağım. Ama kızdan değil bağlı bulunduğu kurumsal pastaneden şikayetçi olacağım esas. Yarın uzlaşmacıyla görüştüğüm zaman heralde netleşicek.
+1
🌸love and trust
(11.12.25)
Her şey anlattığınız gibiyse bir şey çıkmaz rahat olun. Para koparmaya çalışan bir avukat bulmuş olabilirler
+1
limonlu eksi
(11.12.25)
Kapı açma kazalarında kusur filan diye aratınca hukukçuların sayfalarında bilgiler, benzer olaylar var. Sizi aydınlatabilir.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(11.12.25)
scooterları sıfır belge ile herkes kullandığı için bu olaylar normal ve maalesef sayıları artacak.

biraz oldu allah korudu birisine çarpacaktım. ana yolda akış yönüne tersten geliyormuş. ağaçların gölge yaptığı bölgede karanlıktan çıktı. görünmesi sıfır, çarpsam allah korusun gitmişti.

geçmiş olsun.
+1
gurur
(12.12.25)
öncelikle çok geçmiş olsun.

ben de bir şey çıkacağını sanmıyorum ama yine de takipçisi olun geç kalındı muhabbeti olmasın.

ayrıca yukarıdaki arkadaşa da çok takılmayın. motorcuların sürekli kendini haklı sandığı gibi bir durum var sanırım.

böyle durumlarda en iyisi hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmektir. sen kapıyı açacaktın diye düşen birisi mesafeyi koruyamamıştır zaten. arkadan çarptığınızda nasıl öndekinde niye frene bastın diyemiyorsak mesafemizi her zaman korumalıyız.
+1
Rondak
(12.12.25)
Kaza olması için çarpışmanız şart değil. Buca’da kurye müvekkilim üzerine gelen araçtan kaçmak için sola kırıyor ve duvara çarpıyor. Davası sürüyor halen. Siz veya o şikayetçi olmuş olabilir. Babanızın şikayetini anlamadım. Olayda zarar mı gördü veya kişi ona hakaret falan mı etti? Büyük ihtimal karşı taraf şikayetçi olmuştur. Taksirle yaralama olduğu için şikayete tabi. Yukarda bir arkadaşın dediği yanlış.
0
ground
(12.12.25)
scooter bağımsız; geçen sene aynayla yolu kontrol etmeden, gelen var mı bakmadan arabasının kapısını açan bir aracın kapısına çarptım. (daha çok ben yolda giderken kapı bana çarpmış gibi olmuştu gerçi. ve park edilmemesi gereken bir yerde park halindeydi) %100 karşı taraf kusurlu bulundu kontrol etmeden kapısını açtığı için.
0
a7x
(12.12.25)
(3)

Yapay zekâya dair bir kitap okumak istiyorum. Öneriniz var mı?

santimantal
Hayatımızı hızlı bir şekilde değiştirecek bu teknoloji hakkında derli toplu bilgi edinmek ve çevremle paylaşmak istiyorum. Okumaya değecek iyi bir kitap almak istiyorum.
Hayatımızı hızlı bir şekilde değiştirecek bu teknoloji hakkında derli toplu bilgi edinmek ve çevremle paylaşmak istiyorum. Okumaya değecek iyi bir kitap almak istiyorum.
0
santimantal
(10.12.25)
Kitap değil ama dizi önereceğim

Person of interest
0
love and trust
(10.12.25)
cem sayın kitap fena değildi.
0
gurur
(11.12.25)
cem say'ın 50 soruda yapay zeka kitabı güncelliğini yitiriyor ama başlangıç için fena değil. harari'nin neksus kitabı daha çok felsefi yönüyle ilgili. bir de age of AI: www.youtube.com
0
merhum
(11.12.25)
(17)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
annem thermomixini hediye etti, şimdilik en ilgimi çeken mutfak aletim bu. ikinci sırada soru “malzeme” olduğu için bir ürünle cevap vereceğim: kereviz sirkesi
0
eileengray
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
(8)

Bir insanı hangi şartlarda ciddiye alırsınız?

sekizdokuzon
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim. Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?Teşekkürler.
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim.

Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(09.12.25)
Hayata bütüncül ve çok boyutlu bakabiliyorsa
+3
grimavi
(09.12.25)
Mantıklı ve ben-merkezcilikten uzak konuşuyorsa sevip ısınamadığım insan bile olsa ciddiye alabiliyorum.
+1
truf
(09.12.25)
Herhangi bir sorun karşısında şikayetle oyalanmak yerine sorunu ortadan kaldırmak için gerçekten aksiyon alanları ciddiye alırım. Bir de kendi yargılarını kenara bırakıp karşısındakini anlamak için dinleyen insanları
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Farkındalık düzeyi yüksek.
0
rock n roll
(09.12.25)
ağız ishali değilse ve gözlerinde o -salak olmayan insan- pırıltısı varsa ciddiye alırım.
0
lüzumsuz adam
(09.12.25)
Maslow'un piramidinde üst seviyede olanları ciddiye alırım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Az önce çiftlerin yarıştığı bir yarışma programı izledim. Finale kalan 2 çift vardı. Ödül: son model sıfır araba

Çiftlerden birinde kadın olan kişi, eşine;
Bu yarışmayı kazanıcaksınnnn!!!!
Alıcaksınnn!!!!
Yapıcaksınnnn!!!


O kadar irrite ediciydi ki. Diğer çift ise aralarında şöyle konuşuyorlardı. Tamam yapamazsak sorun değil, nasipte varsa alırız.. minvalinde daha tevekkül cümleleri kuruyorlardı. Tabi bu tatlış çiftimiz kazandı.

Bir insanı ciddiye almam için, elinden geleni yapsa da bir yapamama payı bulunabileceğini idrak ve hesap edebilen, herşeyin insanın kendi elinde olmadığını bilebilme tevazusunda olması gerekir.
+1
love and trust
(10.12.25)
karsimdaki capini, yani ne yapip ne yapamayacagini biliyorsa ciddiye alirim, ki boyle insan bulmak zor. "her isi yaparim, her seyi ben bilirimci" birisini ciddiye almam.

titriyle sohbete baslayani, kendini oveni ciddiye almam.

bir de artik boomer tayfa iyice sekerlendi, deneyime saygi duysam da onlari ciddiye almakta zorlaniyorum.
+1
cooperr
(10.12.25)
(12)

çorba çeşitleri

love and trust
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;tarhanaezogelinyayla çorbasıbunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;
tarhana
ezogelin
yayla çorbası

bunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
0
love and trust
(07.12.25)
mercimek
balkabağı
0
king lizard
(07.12.25)
ben yayla corbasini bugdayla seviyorum. deneyebilirsiniz.
domatesli tavuklu sehriye corbasi
sogan corbasi
sebze corbasi
domates corbasi
kremali balkabagi corbasi
kremali patates corbasi
pirinc corbasi
grießnockerl
kremali bezelye corbasi
kremali kabak corbasi
kremali brokoli corbasi
beyaz borscht
sevdigim ve sik yaptigim bazi corbalar.

baharda cikinca
kremali kuskonmaz corbasi ve kremali mantar corbasi cok yaparim.
mercimek, ezogelin pek yapmam.
annem cok güzel dügün corbasi yapar bir de ama ben hic denemedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
Kışın çorba içmeye bayılırım.

-sebze çorbası (genelde kabak, kereviz sapı, havuç, brokoli, 1 küçük patates, süt ve şehriyeyle yapıyorum)

-tavuk suyuna çorba
- brokoli çorbası
-şehriyeli domates çorbası
- yeşil mercimekli, erişteli çorba (bu biraz aş dediğimiz türden oluyor)
- mantar çorbası

Sizin söyledikleriniz dışında en sık yaptığım çorbalar.

Bir de dört kaşık çorbası diye bir çorba denedim, yeni favorilerimden olabilir. Yoğurtlu ve bakliyatlı bir çorba.

Edit: tarifini de ekleyeyim. Yalnız ben yoğurtlu çorbalara yumurta eklemem, bunu da yaparken yumurta eklemedim. Unu bir tatlı kaşığı kadar arttırdım. O kısım size kalmış. Bir de yağ yakarken bir soğanı karamelize edip, içine ekledim. yemek.com
+1
fraise
(07.12.25)
çorbada kremayı çok sevmiyorum, kremalı çorbalar yapmam.
patates çorbasına ama terbiyesinde mutlaka limon olacak.
kırmızı mercimek çorbası. yeşil mercimek çorbası daha çok yemek gibi geliyor bana ama zaten tanıdını sevmediğim için tüketmiyorum.
ben yapmıyorum ama sütlü badem çorbası deneyebilirsiniz.
şehriyeli salçalı çorba. benim için en basiti.
tavuk suyu çorbası. ama içine dereotu, havuç koyulacak.
pek sevmem ama havuç çorbası da olabilir.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
yoğurtlu keşkek çorbası, domates çorbası(yazdan hazırlanan fırında közlenmiş domateslerle), erişte çorbası, tavuk suyu çorbası(tam kış çorbası, bol limonlu, ekşili), balık çorbası (çok balık seven biriysen dene), farklı yörelerin tarhanalarından çorba yapmayı deneyebilirsin .
0
sealth
(07.12.25)
Mercimek -> her zaman favorim.
Domates çorbası -> Kullanılan domatese göre değişmekle birlikte iyi domatesle yapılan bir domates çorbası harika olur.
Tavuk çorbası -> iyi yapılırsa içerim sadece
Brokoli çorbası -> çok lezzetli olur
Terbiyeli şehriye çorbası -> güzel olur
Bamya çorbası -> Etli olduğu için pek sevmiyorum ama güzel bir çorbadır.
0
himmet dayi
(07.12.25)
terbiyeli çorbaları daha çok seviyorum ben. mesela terbiyeli tavuk suyu çorbası.

marketten tam tavuk aldın. atılacak yerlerini attın. güzelce haşladın. suyunu süzdün. tavuğun istediğin yerinden çorba için ayırdın, mesela göğüs. sonra çorba yaptın.

tavuğu da fırında kızarttın yedin.


1 tavuktan belki 12 kişilik çorbaya tavuk suyu çıkar. porsiyonlayıp buzluğa atabilirsin.


hem suyunu porsiyonlarsın içine de hazırladığın tavuk parçalarını da atarsın öyle dondurursun. böylece bir çorba için çok uğraşmak zorunda kalmazsın

ayrıca tarhana dahil her şorbaya tavuk suyu koyarsan daha güzel olur.
0
Fodera
(07.12.25)
Kereviz, havuç ve patatesli kırmızı mercimek çorbası
Fesleğenli fırınlanmış domates çorbası (Bu çok güzel oluyor, domates, soğan ve sarımsağı fırında pişirip sonra çorba yapıyorum. Biraz zahmetli olduğu için bir seferde çok çok yapıp buzluğa koyuyorum.)

Çorba pek aramıyoruz, tarhana falan da sevmiyoruz, bu iki çorbayı sürekli tüketiyoruz.
+1
kobuzchu kiz
(07.12.25)
işkembe.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
Fırında közlenmiş sebzeler ile yapılan çorbalar olabilir
youtube.com

Ardanın brokoli çorbası hem çok pratik hem de bir çimdik tarçın çok yakışıyor
youtu.be

4 kaşık çorbası, bakliyat miktarını 8 kaşığa çıkarınca daha bol malzemeli doyurucu oluyor
youtu.be
+1
grimavi
(07.12.25)
Kelle paçayı nasıl unuturuz, aaa. :D

ama güzel ve güvenilir bir yerde içilmeli.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(07.12.25)
Çorba yaa! Çorba
Dünyanın en samimi yiyeceği/içeceği
+1
🌸love and trust
(07.12.25)
(11)

Yarın terapiye başlıyorum

sekizdokuzon
Nasıl bir kafayla girişmek lazım bu işe? Böyle yıllarca sürecek bir terapi olacak çok büyük ihtimalle, psikodinamik terapi uygulanacak. Terapiye başlayacağım fikri bile epey rahatlattı ama sürece bağlılık geliştirmek, adapte olabilmek adına kendime neler söyleyebilir ya da hatirlatabilirim? Bir ay,
Nasıl bir kafayla girişmek lazım bu işe? Böyle yıllarca sürecek bir terapi olacak çok büyük ihtimalle, psikodinamik terapi uygulanacak. Terapiye başlayacağım fikri bile epey rahatlattı ama sürece bağlılık geliştirmek, adapte olabilmek adına kendime neler söyleyebilir ya da hatirlatabilirim? Bir ay, bir yıl, beş yıl sonraki halimi düşünmeye mi çalışayım, destek alacak olmanın rahatlığına mi bırakayım kendimi bir süre ya da hiçbir şey düşünmeden balıklama atlayayim mi sürece?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(04.12.25)
bildiğim kadarıyla bir sorunun yok. saçıp savurulacak çok mu paran var.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.12.25)
harika. mental olarak da kendinizi hazırlamışsınız o nedenle çok büyük faydasını görürsünüz. güzel günler görürsünüz inşallah.
+1
ground
(04.12.25)
@Karim: Alkol düşkünlüğü, mod düşüklüğü, anksiyete atakları, yeme bozukluğu, sosyal fobi... Hangi birini sayayım kardeş :p
+3
🌸sekizdokuzon
(04.12.25)
Bunun çoğunlukla dalgalı bir süreç olacağını unutmamak en önemlisi bence. İşe yaramıyor gibi hissedeceğiniz zamanlar olacak. Psikoloğunuza güveniyorsanız, iki ileri bir geri tarzı ilerlemeye hazırlıklı olun. Ancak psikologlar da insandır ve iyisi kötüsü vardır. Size tuhaf ve yanlış gelen davranışları/sözleri olursa psikolog değiştirmekten de korkmayın.
0
inawen
(04.12.25)
Düzenli terapiye giden arkadaşlar: Hafta içi kayda değer bir olay yaşadığınızda "Bunu kesin terapide anlatırım" diyor musunuz? Hayatı bir tık böyle mi yaşamaya başlıyoruz bir yerden sonra?
0
🌸sekizdokuzon
(04.12.25)
Bi dönem gelicek biraz yıkımlı ağlamaklı geçebilir, bu noktada pes etme. Geçmişteki kişilere düşman olma. Unutma ki bu sana farkındalık getirecek bir süreç. Düşman kazandıracak bir süreç değil
+1
love and trust
(04.12.25)
Rüyalarını not al mutlaka. Bazı konular rüyalarda gelebilir. Belki terapistin de senden rüyalarını isteyebilir
+1
love and trust
(04.12.25)
İlk seanslar zor geçecek, bu kısma direnmen ve devam ettirmen lazım. Direnip devam ettirdiğinde zaten faydasını da görmeye başlayacaksın.
Ben önemli şeyleri not alırdım unutmamak için, terapiye başlayınca otomatikman rüyalar da anlamlanıyor ve bunları da not almaya üzerine konuşmaya başlıyorsunuz.
Senin adına çok sevindim umarım her şey yoluna girecek.
+1
mutekebbir
(04.12.25)
Düzenli terapiye bir dönem gitmiştim, iki seans arası olan şeyler genelde çok önemli şeyler olmayabiliyor, anlatırsın ama terapist pek üzerinde duracağını sanmıyorum, zaten birkaç seans sonra (bu dediğim belki 6 ay belki 1 yıl) birkaç ağlama krizi, birkaç fırtına sonrası gündelik hayatında neyi neden yaptığını farkediceksin. Gündelik hayat ve 3-4 haftalık durumunu değil, (tahminimce) 30 küsür yıllık hayatını ameliyat masasına yatıracaksınız beraber :)

Ezcümle; papaza günah çıkarmaya gitmiyorsun :) Ha bu arada “geçmiş” değilştirilebilir birşey

Tavsiye; seanslardan sonra biraz iç sesine odaklan. Hayatını sadeleştir. Herkese ve en başta kendine şefkatli ol. Özşefkati geliştir. Ohooo bir sürü spoiler verdim galiba :) yok yok bunlar gerekli
0
love and trust
(05.12.25)
Bu alanda eğitim aldım. Kısa düşüncem: psikologlar hikayedir.

Elbette görüştüğünüzde sizi rahatlatır. Bazı farkındalıklar geliştirirsiniz. Ama aman aman bir katkısı kesinlikle olmuyor.


Psikiyatri ilaç kullanımı bana göre çok daha etkili.

Bunun haricinde yaşamınızı sorunlara yönelik düzenlemeniz, kendinize özbakım zamanları ayırmanız, sınırlarınızı çevreye iyi koymanız, size iyi gelmeyen şeyleri bırakmanız, sağlıklı yaşamanız, egzersiz, gezme tozma alışveriş yapmak çok daha etkili şeyler.


Hele ki psikodinamik terapi tam para tuzağıdır. Psikoloji literatüründe freud’a atıf yok artık.

Sanatın edebiyatın konusu artık psikanaliz.

O yüzden bir süre devam edin baktınız çok aşırı bir değişme gelişme yok bırakın. Yok iyi geliyorsa devam edin.

Ama 4-5 ay geçmiş gözle görülür aşırı büyük bir gelişme yok olsa da olur olmasa da olur havasında ise bırakın. Paranıza yazık.

Sorunlarınız ağırsa psikiyatri takibi ve saydığım yaşam düzenlemeleri çok çok daha katkı sağlar.
0
psmstc
(05.12.25)
Ben de genelde psikiyatristlerle terapi yapmıştım bugüne kadar açıkçası,.psikolog görüşmesi bana da "vites küçültmek" gibi gelirdi. Hakikaten Freud falan ışıklar içinde uyusun ama ne alaka, kafasındaydim. Ama az önce ilk seansimizi yaptık ve terapistin sorduğu sorular ve yaklaşımı o kadar nokta atışıydı ki gerçekten içim çok rahatladı. Her şeyin bir şekilde yoluna gireceği inancımı perçinledi.
0
🌸sekizdokuzon
(05.12.25)
(14)

Kedim ölüyor...

lazarus
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.

O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
0
lazarus
(03.12.25)
Seni güzel hatırlayacak.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
Ne mutlu ona, senin gibi ince bir insanla geçirmiş vaktini...
Lütfen sen de içine atma, ağla!
0
cccbehzatccc
(04.12.25)
Az önce son nefesini verdi.

Ne olurdu yaşasan...:(

Sağ olun mesajlarınız için.
+10
🌸lazarus
(04.12.25)
ben de kedimi kaybettiğimde çok üzülmüştüm çok ağlamıştım (18 yaşındaydı). o senin hayatının bir parçasıydı ama kendisinin tüm hayatı sendin ve çok iyi hatırlanacaksın onun için. sen olmasaydın sokaklarda sürünecekti ama ona güzel bir hayat verdin.

başın sağ olsun.
+1
elektr10
(04.12.25)
okuyunca çok üzüldüm ama diğer arkadaşların da dediği gibi; o senin hayatının bir parçasıyken, sen onun tüm hayatını ya da en güzel zamanlarının tamamını oluşturdun.

içinde yaşadığımız geçici, kötülüğün kol gezdiği, güzelliklere daha çok hasret kaldığımız şu dünyada ikiniz de sevginin, aidiyetin en güzel hallerinden birini karşılıklı tatmışsınız. hayatın maalesef sarsıcı gerçeklerini geriye döndüremesek de onun anılarını, kendine has karakterini ve tatlı yaramazlıklarını hatırlayıp yaşatman en güzeli olacaktır.

inşallah hep mutlu olursun ve en kısa zamanda eski meleğin gibi bir meleğin daha tüm hayatı sen olursun.
0
m e b
(04.12.25)
çok yakın zamanda gencecik yoldaşımı, köpeğimi kaybettim. 5 yaşında olacaktı bu ay.
genç olduğu için kendimi çok suçladım, hala suçluyorum bu duygudan kurtulamıyorum ama güzel bir yolculuk yaptık beraber. Sadece benim hayatımda değil, tüm dostlarımın, tüm mahallenin hayatında güzel izler bıraktı.

3 ay sonrasından söyleyeyim o hissetiğin acı geçmiyor. Söylenebilen tek güzel şey güzel bir yolculuk olduğu.
ancak bu duygu ile gün sonunda yalnız kalıyoruz. Önce her gün ağlıyorsun sonra haftada bir sonra sanırım ayda bir.

"serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.
şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz.
bütün mesele hazır olmakta.
madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış,
erken bırakmış ne çıkar,
ne olacaksa olsun."

ölümün ardından insanın yüreğinde 40 mum yanarmış her gün 1 mum söner ama son mum sonsuza kadar yanarmış.
0
croswell
(04.12.25)
basiniz sagolsun. birbirinizin hayatini guzellestirdiniz, yoldas oldunuz. sizi cok sevdi, siz onu cok sevdiniz. iyi ki var oldu, iyi ki tanistiniz, iyi ki yoldas oldunuz. cok zor bir kediyi kaybetmek ama iyi ki butun bu guzellikleri paylastiniz.
0
banach
(04.12.25)
o gittiği yerde mutludur, seni de ziyaret edecektir. Sen onu hep an, onun adına mama dağıt sokaktakilere, emin ol iyi gelecek.
Bu arada acını yaşa dibine kadar. Kedi değil evlat haline geliyorlar. Başın sağ olsun, çok diyebilecek bir şeyim yok, benim de kedim var, çok derinden anlıyorum, o yüzden teselli edemiyorum.
0
mor oje
(04.12.25)
Onun hayatında onun için çabaladın, onunla ilgilendin. kısacası onun hayatını güzelleştirmek için çabaladın. Kaç yaşındadır bilmiyorum ama ı yaşa kadar mutlu, huzurlu yaşadı. Böyle düşünmelisin.
+1
yankee jumping
(04.12.25)
benim de 3 yaşlı kedim var okurken gözlerim doldu . çok zor bir durum ne desek boş . evde nereye baksan gözünün önüne gelecek. onu neşeli sağlıklı zamanları ile hatırlamaya çalış derim . Sabırlar dilerim .
bir karga büyütüyordum gitmek istedi saldım ama aklım hep onda kaldı sabah akşam balkondayım gözüm onu arıyor . ağlamadığım gün geçmedi 4 gün sonra 1 ay olacak .

"Ve tilki küçük prense şöyle dedi: İnsanlar bu gerçeği unuttu, ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeylerden sonsuza dek sorumlu olursun."
Antoine de Saint-Exupéry
0
devilone
(04.12.25)
Basin sag olsun. Kaybin icin cok uzgunum. Nasil bir aci oldugunu tahmin edemem benim de 6 yasinda tekir bi kizim var.
Cok guzel bi hayat yasadi.
Sevdi, sevildi, güvende oldu. Karni hep tok, temiz suyu vardi. Bi kedi baska ne ister ki? Oyuncaklari da olmustur.
Dunyasi senin ona gosterdigi kadardi. Hep guzel hatirlanacak. Eminim cok huzurlu gitmistir. Eger cennete inaniyorsan orada seni bekleyecegine eminim. O yumusak tüylerle bi gun tekrar kavusacaksiniz.
0
matilda
(04.12.25)
Başın sağolsun. Ne desek boş, ne desek için yanmaya devam edecek, ama onu güzel hatırla. O da seni güzel hatırlayacak. Okurken ağlamamak için zor tuttum kendimi, çok zor bi durum, evinde hayvanı olmayan anlayamaz, onlar bizim canımızın bir parçası haline geliyor. Ben kendi kuzumun yokluğunu düşünmeye bile dayanamıyorum. Allah sabırlar versin :(
0
Sadece soruyorum
(04.12.25)
evcil hayvan kayıpları da çok yakınımızı kaybetmişiz gibi üzüntü veriyormuş. kedim 5 gün veterinerde kaldığında evin her köşesinde onunla olan anılar, onun yatışı, oyunları geldi gözümün önüne. demek ki diye düşündüm, vefat ettiğinde de böyle olacak.
eminim ki yerini doldurmaz ama başka bir kedi ile yola devam edebilirsin. yine hatıralarla yaşayarak tabi ki. beşeriz, başka bir seçim şansımız yok. ona verdiğin güzel hayat, sıcak yuva, sıcak kucak, elinden gelini yapmış olman en büyük avuntun olsun. kaybettiklerimizle emimin ki boyutlar arası bir yerde kavuşacağız.
0
love and trust
(04.12.25)
Başınız sağolsun. Kısacık ömründe onu rahat ettirmek için elinizden geleni yaptınız, aciz bir canın hayatına dokundunuz. Eminim konuşabilseydi sizden razı olduğunu söylerdi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.12.25)
(2)

Person of interest vs westworld

love and trust
Person of interest’i çok severek izlemiştim. Hala ara ara açıp bölümler izlerim. Yeni ne izlerim diye bakarken westworld’ü çok önerdiler. 1 bölüm izledim ama biraz irrite oldum. Dizi bu şekilde “distopik” olarak mı devam ediyor. Poi’de teknoloji çok yükseklere varmış olsa da finch, reese, root, fusc
Person of interest’i çok severek izlemiştim. Hala ara ara açıp bölümler izlerim. Yeni ne izlerim diye bakarken westworld’ü çok önerdiler. 1 bölüm izledim ama biraz irrite oldum. Dizi bu şekilde “distopik” olarak mı devam ediyor. Poi’de teknoloji çok yükseklere varmış olsa da finch, reese, root, fusco gibi kaeakterler hala insani sıcaklık taşıyorlardı ama westworld’de (ilk bölüme göre) bu sıcaklık yok, rahatsız edici tarafları çok geldi bana.

Sorum şu; dizi bu şekilde distopik ve soğuk mu devam ediyor. İnsanlığın sonunu mı anlatıypr. Mesela poi’de iki tarafın savaşı vardı, buna dair bir umudumuz vardı. Westworld de bu durum galiba yok. İzleyenler nasıl yorumlarsınız
0
love and trust
(01.12.25)
Çok benzer diziler değiller. İki diziyi de izledim. İzlerken yaşadığınız hisler çok farklı. İkisi de kendi çapında iyi diziler.

POI biraz daha aksiyon. Ww biraz daha durağan. Yani aslında onda da sürüyle aksiyon oluyor ama daha yavaş bir anlatım var. 2. Sezon ve sonrasında daha katmanlı, daha karmaşık bir hal alıyor. Son sezonda öykünün arkasındaki hikaye devam etse de dizinin ön planı çok farklılaşıyor

İlk bölümden ww sizi boğmaya başladıysa, sonraki sezonlarda hiç açmayacağını düşünüyorum.

Bir de POI sezondan sezona daha ilginçleşirken, WW daha boğucu ve çekilmez bir hal alıyor.

Konulara girip spoiler vermekten kaçınarak anca bu kadar anlatabildim.
+4
yadigar
(01.12.25)
Teşekkür ederim
Tahmin ettğim gibi yorumlamışsınız, soğukluğu, karamsarlığı artarak devam ediyor sanırım.
Bir de bygün şunı düşündüm, ww, poi’nin devam dizisi gibi. Poi’deki machine ve samaritan düalitesi, ww’de samaritan olarak açılım getirlmiş gibi. Yani tam demek istediğimi kelimelere dökemedim ama galiba böyle.
0
🌸love and trust
(01.12.25)
(3)

Son günlerin popüler dizileri neler?

gnosis
Izlemeye başlayınca merak uyandıran günlük hayatı unutturacak dizi var mı?
Izlemeye başlayınca merak uyandıran günlük hayatı unutturacak dizi var mı?
0
gnosis
(28.11.25)
Pluribus
+3
love and trust
(28.11.25)
Mussolini: Son of the Century

Politik, dönem dizisi.
0
yurtsuz john
(28.11.25)
Sorgu dizisi fena değildi.
0
ekimoloji
(28.11.25)
(22)

İstanbul'da "Mutlaka gör" diyeceğiniz cami

yadigar
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?

Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark etmez. Tarihî de olabilir, modern de, bildiğimiz semt camii de olur. Sınırlama yok. Önerileriniz nelerdir?
+1
yadigar
(11.11.25)
Altunizade - ilahiyat camisi
Büyükçekmece tarafında adını unuttuğum yer altında olan cami. (Google hemen söyler)
+1
kisa
(11.11.25)
merhaba, sinan’ın çıraklık ve kalfalık diye adlandırdığı eserlerini görebilirsiniz. şehzade camii’ne gidip sonra süleymaniye’ye geçince cami mimarisindeki fil ayaklarının nasıl hafifleştiğini ve mekanın bütünleştiğini görebilirsiniz (ustalık eseri için edirne’ye gitmek gerekiyor). süleymaniye’de sadece camii’ye değil, dükkanlarla birlikte bütün bir kompleksi gezmelisiniz. avluda bazı kolonlar devşirme (spolia), onlar da ilginizi çekebilir.

insan ölçeğine olan yakınlığı ve denizle olan ilişkisi için de üsküdar’daki şemsi ahmet paşa camii’sine gidebilirsiniz. tatlı ve kompakt bir sinan eseridir. halk arasında kuşkonmaz olarak bilinir.

kariye vb. camiiye çevrilen bizans yapıları her zaman gezilmeli (bence ayasofya tekrar camii yapılmamalıydı bu arada).

emre arolat’ın sancaklar camiisine gitmelisiniz. topografyayla bütünleşen bir yaklaşımı var. güncel bir yorum.

barok dönemi görmek için de nuru osmaniye görülebilir.

(agnostiğim)
+6
eileengray
(11.11.25)
Hah sancaklar camii evet adını hatırlayamadığım
0
kisa
(11.11.25)
Ortaköy
0
osssy
(11.11.25)
Süleymaniye Camii mutlaka görülmeli. Özellikli ikindi akşam arasında bahçesinde zaman geçirmek aşırı huzurlu, hem caminin içi hem de bulunduğu konum mükemmel gerçekten.
0
hayalhayal
(11.11.25)
pertevniyal valide sultan camii
0
deartheodosia
(11.11.25)
Büyük piyalepaşa, molla zeyrek.
0
Bruce
(11.11.25)
kuşkonmaz cami
0
gercekdunya
(11.11.25)
Kanyon AVM'nin karşısındaki camiiye (Barbaros Hayrettin Paşa Camii) gidebilirsiniz. Hem yeni yapıldı hem bence mimari ve peyzaj açısından çok güzel bir camii.
0
elektr10
(11.11.25)
cami gurmeleri bilir burayı sadece o yüzden en üste yazıyorum: rüstem paşa
ayasofya esintili: kılıç ali paşa
kadırga: sokullu mehmet paşa
edirnekapı mihrimah sultan

bir de arkadaşın yukarda yazdığı büyükçekmecedeki sancaktar camii modern mimari olarak.

son ek: bahçe ve manzara olarak asla değeri bilinmeyen fener: yavuz sultan selim
+1
bay b
(11.11.25)
hiç görmediyseniz camilerin en ikoniği olanları ziyaret edin. hem birbirine yakınlar
1- süleymaniye
2- sultanahmet
3- ayasofya

anadolu yakasında karacaahmet meazrlığı içinde şakirin camii var. orası da farklı bir mimariye sahip küçük bir cami

bir de yalı cami tavsiyesi vereyim kuzguncuk-beylerbeyi arasında üryanizade camii, çok küçük bir cami ama huzurlu.
0
exlibris
(11.11.25)
Pertevniyal Valide Sultan Camii +1
süleymaniye falan onlar klasik zaten söylemiyorum onları.
0
matilda
(11.11.25)
istanbulun tam ortasında şehzade cami benim favorim . bahçesinde eski osmanlı mezarları ve bir tarihi ağaç var .

Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yaptığı hesaplamalar neticesinde yerini tespit ettiği rivayet edilen Şehzadebaşı Camisi avlusunun köşesindeki yeşil sütun, 470 yıldır eski İstanbul'un merkezi olarak biliniyor...


Şehzade Camii (Şehzade Mehmet Camii ya da Şehzadebaşı Camii olarak da bilinir), İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan ve Mimar Sinan tarafından yapılan cami, I. Süleyman tarafından Saruhan Sancak Beyi iken 1543'te 22 yaşında ölen oğlu Mehmed adına yaptırılmıştır. Camiyi 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırttı. Mimar Sinan'ın "çıraklık eserimdir" dediği camidir.[kaynak belirtilmeli]

18,42 metrelik kubbesi 4 büyük yarım kubbeye yaslanır. Şadırvan avlusu 12 sütunda 16 kubbelidir. İkişer şerefeli çift minaresi vardır. İmaret ve medrese, tabhane, türbeler cami bahçesinde ve arka sokaktadır. Caminin dış duvarında Emine Hanım Çeşmesi bulunur.

Şehzade türbesinin içi rengârenk çinilerle doludur. Ortadaki sandukada Şehzade Mehmed, sağında Şehzade Cihangir yatar, solunda Hümaşah Sultan. Şehzade türbesinin sol tarafında Rüstem Paşa'nın türbesi bulunur. Diğer şehzade türbeleri Vefa tarafındadır. Dış avluda Destari Mustafa Paşa'nın türbesi vardır.


Dönemin kudretli padişahı Kanuni Sultan Süleyman oğlu şehzade Mehmet için dönemin zirve isimlerinden Mimar Sinan'dan bir cami yapmasını ve bu mabedin İstanbul’un tam orta noktasında olmasını emreder... O yıllarda İstanbul sadece Suriçi’nden oluştuğu için, şehrin ölçülebilir fizikî bir gövdesi mevcuttur. Mimarbaşı Sinan tarafından birtakım detaylı hesaplamalardan sonra, Suriçi’nin “geometrik ağırlık noktası” milimi milimine tespit edilir. Bu yöntem,karmaşık alanlı levhaların “G” noktasının bulunması prensibinden yola çıkılarak hesaplanmıştır.

Sıra yekpare, parlak yeşil granit silindirik bir sütunun dikilmesine gelmiştir. Bu taş aynı zamanda kıble yönünü işaret eder.
0
devilone
(11.11.25)
kayire müzesini çok severdim.
müze olmadan önce de kilise idi, şimdi cami yapıldı. görmeye değer.

zeyrek camisini de beğenirim.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
çok önemli olanlar yazılmış zaten, iki tane de ben ekleyeyim.

Cihangir Camii -istanbul'un pek göremeyeceğiniz bir manzarasını da görürsünüz-
nusretiye camii
0
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
Yıldız Hamidiye nasıl yazılmaz?! Şok oldum. Yıldız Hamidiye sadece cami olarak değil, iç tasarım olarak görüp görebileceğiniz en güzel yerlerden birisi...
+1
silverleaf
(11.11.25)
Süleymaniye, Şehzade, Rüstempaşa, Nuruosmaniye çok kişi tarafından yazılmış zaten, yine bir Sinan eseri olan Kazasker İvaz Efendi Camii diyeceğim, çinileri ile ünlü.
0
(12.11.25)
ortakoy +1
kucuk ama sevimli
lokasyonu inanilmaz
0
cooperr
(12.11.25)
yukarıdakiler dışında ben de tavsiyelerimi yazayım, bulunsun.
ambiyans olarak balat civarında gül camii var. aslı kilise olan diğer camiler gibi bunun da çok ulvi bir havası var. mimari olarak da güzel olan ve yine eski bir kilise olan kalenderhane camii var vefa'da. ortaköy'de alarko holding binasının karşısında yalı camilerimizden defterdar ibrahim paşa camii var. küçük, ahşap, tatlı, gizli saklı bir cami. manzarası güzeller arasında düşünülebilir. nuruosmaniye'den bahsedilmiş. aynı dolaylarda çorlulu ali paşa camii ve atik ali paşa camii de var. gitmişken görülebilir.
ramazan'da hatimli teravih için kâbe imamları ile yarışan fahrettin paşa camii var başakşehir'de. ramazan'da kıraatler olağanüstü. bir de kapalıçarşı cevahir bedesteni (iç bedesten) mescidinin bir üst katı var ki, İstanbul'un en mistik hissettiren yerlerinden biri olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Boğaz hattındaki bütün camiler çok güzel

Anadolu yakasında Vaniköy cami- önündeki banklarla sabah namazında enfes bir istanbul manzarası verir.
Aynı şekilde kuleli askeri lisesi önündeki camii de sabah namazında çok güzeldir.

Manevi anlamda eyüp sultan’ı severim. Ramazanda gece 2-3 gibi gidip sabah namazına kadar sessizliğinde oturur kendimi dinlerim.
0
love and trust
(01.12.25)
Yine boğaz hattı emirgan cami
0
love and trust
(01.12.25)
Kendi çapında bir cami gurmesi (sanat tarihçisi) olarak tavsiyem, cami gezicekseniz sabah namazında gezin. O saatlerde istanbula tekrar ve tekrar aşık olacaksınız.
+2
love and trust
(01.12.25)
(7)

Bebek için gelenlere stk magneti hediye etmek

chicha_v2
Böyle bir fikrim var. Dümdüz magnet olsun istemiyorum açacak şeklinde olanlar var biliyorsunuz vardır sizde de. Arkadaş kendi yaptırmıştı, ben araştırınca stk'ların da böyle ürünleri olduğunu gördüm hoşuma gitti.Sorum ise şu: Magnetin üzerinde bebeğin adı ve doğum tarihi yazıyor. Bebek doğduktan son
Böyle bir fikrim var. Dümdüz magnet olsun istemiyorum açacak şeklinde olanlar var biliyorsunuz vardır sizde de.

Arkadaş kendi yaptırmıştı, ben araştırınca stk'ların da böyle ürünleri olduğunu gördüm hoşuma gitti.

Sorum ise şu: Magnetin üzerinde bebeğin adı ve doğum tarihi yazıyor. Bebek doğduktan sonra yaptırsam çok geç kalır mı birkaç güne gelir mi acaba?

Tarihsiz yaptırmak da bir seçenek ama onu da istemiyorum. Ziyarete gelen eşe dosta hediye ederim diye düşünmüştüm.
0
chicha_v2
(23.10.25)
düğünde kaçuv'dan böyle bir şeyler yaptırmıştık. biraz zaman alabiliyor ama kaçuv'daki arkadaşları arayın sorun doğru bilgi verirler. biraz yoğunlukla da alakalı.
0
awlmi
(23.10.25)
Darüşşafaka?
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
magnet eger kapak acma hedesi seklinde olursa süper olur. her eve kapak acacagi lazim, sirf magnet bir süre sonra cöpe gider.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.10.25)
Biz Daruşşafaka'dan renkli balon resimleri olan tatlı bir magnet yaptırmıştık. Çok güzeldi. Tavsiye ederim.
0
ucurulmamak umidiyle
(23.10.25)
Bebek için stk magneti mi?
Beleşe getirmek için mi yoksa o stkyı çok sevdiğiniz için mi?
Koluna sevgilinin adını dövme yaptırmak gibi bişey bence. Bebeğin o saflığını ve masumluğunu o stk ile kirletmişim gibi gelirdi bana. Düz magnet yaptırırdum ben olsam

Edit: bebeğin de fikrini almalısınız bence..
-8
love and trust
(24.10.25)
@love and trust
Stk magnetleri beleş değil. Stkya destek mahiyetinde oluyor

@konusma ta katılıyorum. Açacak degilse çöpe gider
0
Şişman Ronaldo
(24.10.25)
Yetişmez.
Bütün o telaş içerisinde onun siparişine ayıracak 5 dakikanız da olmaz.
Tam tarih yerine 2025 yazma seçeneğini de değerlendirin. Yakın birkaç akraba dışında tam tarih kimsenin umrunda değil.

Bu arada dediğiniz açacak gibi verilen şimdiye kadar her şeyi bir süre sonra çöpe attım. Çünkü kalitesiz oluyorlar.
Önem verdiğim bir bebekse zaten açacağı kullanmaya kıyamam, saklarım.

O açılardan da düşünün derim.
0
michael_knight
(24.10.25)
(9)

Sizce hangisi?

love and trust
Trekking bot almayı düşünüyorumKararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzel(Baaağyan giyecek)https://ty.gl/xz9o0dbd4j9j3https://ty.gl/hy49ok9hycsu5https://ty.gl/d29osmsvysx4b
Trekking bot almayı düşünüyorum
Kararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzel
(Baaağyan giyecek)

ty.gl
ty.gl
ty.gl
0
love and trust
(22.10.25)
hepsi aynı gibi ama 3
+1
elorelia
(22.10.25)
Şehirde kullanacaksan alma kayıp düşersin
0
grimavi
(22.10.25)
Gerçi üçünde de var gibi duruyor ama bir tanesinin materyalinde süet yazıyor. Süetin suyla temasından sonra alacağı renk ve şeklin nasıl bir iğrençlikte olacağını merak ettim ben.
Su geçirmez bir üründe süetin işi ne konusuna akıl erdiremedim.
Bilmediğim bir teknoloji geliştirdilerse bilemem de, kafamda oturmadı olay.
Google'a süet ve su yazın. Olmayacağına dair mutlaka yazılar vardır.
0
Mirket
(22.10.25)
Şehirde giyeceksen vibram tabanın şehirde giymeye uygun taban çeşitleri var, onları araştır derim.

Trekking botta estetik aramak çok mantıklı değil, hangi koşullarda giyeceğine göre teknik bakmak lazım.



Edit: o zaman 2
0
Bruce
(22.10.25)
Şehirde giymeyeceğim. Tamamen toprak ve karlı zeminde giyeceğim.
0
🌸love and trust
(22.10.25)
3
-1
arbre
(22.10.25)
hicbiri.
tabanlari cok duz. toprak ve karli alana uygun degil, kayarsiniz.
ben bu modelden (onceki sezonlardan) kullaniyorum cok mutluyum. www.asics.com
-1
65 derece
(22.10.25)
bunlar yuksek bilek korumali. backpacking yapilmayacaksa gereksiz agir botlar.

cok hardcore trekking yapilmayacaksa daha hafif modeller mantikli olur falcon, acadia gibi.
+1
antikadimag
(22.10.25)
Hardcore trekking kıstasınız nedir bilmiyorum ama ayda 1-2 kere 17-18 kmlik parkurlar yürünecek. Bilekli olması zaten özellikle tercih sebebi. Almışken bir kere alayım’cılardanım, 3bin-5binlik modeller de var, zengin değilim bir süredir almayı gözlüyordum, sonunda denkleştirip aldım. Asolo tercih etmemin sebebi, ayağı iki yandan kavrayıp sıkı bir görünümü olması. Muhtemelen rahattır da

Hiçbirisini değil şunu aldım;

www.atmosferoutdoor.com
0
🌸love and trust
(22.10.25)
(7)

Medical park'a karşı yasal haklarımı arayabilir miyim

love and trust
2 hafta önce, sonucu 1 haftada çıkar diye vaat ettikler için biyopsiyi burada yaptırdım. 30 bin ödedm. 2 hafta oldu aonuç hala çıkmadı. Bir de diyorlar ki ek immün çalışılması gerekliymiş. 32 bin ödememi söylediler. O immünlerde de sonuç çıkmazsa ek olarak 6 immün daha çalışışması gerekiyormuş, yan
2 hafta önce, sonucu 1 haftada çıkar diye vaat ettikler için biyopsiyi burada yaptırdım. 30 bin ödedm.
2 hafta oldu aonuç hala çıkmadı. Bir de diyorlar ki ek immün çalışılması gerekliymiş. 32 bin ödememi söylediler. O immünlerde de sonuç çıkmazsa ek olarak 6 immün daha çalışışması gerekiyormuş, yani bir 32 bin lira ödemem gerekecekmiş.

Bana bunlar başta hiç sötlenmedi sadece 1 hafta içinde sonuçlarınız gelir dedikler için burada yaptırmıitıö ama şimdi bendwn süreçin üzernden 2 hafta geçmiş 60 bin lra para istiyorlar.

Bunlara karşı bütün bunşar başta bana bişgi verilmediği için yasal haklarımı arayabilir miym?
0
love and trust
(10.09.25)
hastanenin sgk anlaşması varsa tüketici hakem heyetine başvurup fazla ödemeyi iade alabilirsin bildim kadarıyla
0
Sadece soruyorum
(10.09.25)
önce cimer ve sağlık bakanlığı ile şansını deneyebilirsin. bu arada sana imzalattıkları sözleşme vb. bir şey var mı? orada ek tahliller gerekebilir fiyata bunlar dahil değildir gibi bir ibare varsa bir sonuç çıkmayabilir. veya bu biyopsinin doğası gereği ek işlemlerin yapılması gerekiyorsa. ama her halukarda bilgilendirme yapılmalıydı. bu konuda haklısınız. geçmiş olsun.
0
merhum
(10.09.25)
patolojide arkadaşım var bildiğim kadarı ile şöyle senden bir parça alıyorlar bunu işlemden geçiriyorlar ve bir kesit yani parça alıyorlar, eğer süpheleri varsa doktor bir kaç tane daha kesit alın diyor parçandan, mesela doktor bir doku aldı ama ilk kesitte kötü hücre gözükmedi ama dokunun devamında kötü hücre var ama o kısımdan kesit alamadıkları için doktor inceleyemiyor. o yüzden tekrardan kestiriyor, cerrahi sınır diye bişey de varmış ama aklımda kalanlar bunlar

birde fazla almalarının sebebi farklı farklı tekniklerle bakıyorlar birisini kırmızıya boyuyor birisini maviye, sonuçta tam tanı konmak için bunlar isteniyor. önceden söylemeleri lazımdı bencede çünkü rutinde çıkabiliyor ek incelemeler

yasal kısmı malaesef bilmiyorum ama hasta hakları departmanı olur her hastanede kesinlikle ara sürecide hızlandırır

numuneyide geri alabilirsin hastaneden başka yerde yaptırmak için böyle bir hakkın var
0
eja
(10.09.25)
@merhum;

Bana işlem öncesi hiçbir şekilde sözlü ya da yazılı bilgilendirme yapılmadı, ben o anki panik halimle biyopsi yaptırıp sonucu bekleme derdindeydim , öncesinde yazılı bie bilgi de vermediler, benden imza da almadılar… bugün gelmiş diyorlar ki ek immun çalışmamız lazım 35 bin gönderin. Bundan da çıkmaz sa yine 35 bin isteyeceğiz.

Böyle birşey olabilir mi?? Bana biye en başta bunu söylemediniz, sizde yaptırmazdım, dünyanın borcuna girip sağlık işlemi yaptırıyorum, çekilen muameleye bakın. Aşırı üzgün ve sinirliyim
0
🌸love and trust
(10.09.25)
Valla o zaman ne desen haklısın ama şu anda ilgili yerlere şikayet etmekten başka yapacak bir şey yok.
maddi durumun bunu karşılamaya yetmiyorsa @eja'nın dediği gibi daha uygun fiyatlı bir hastane araştırıp orada test yaptırmayı deneyebilirsin. sağlık her şeyden önce gelir.
geçmiş olsun.
0
merhum
(11.09.25)
duyurucular soruyu anlamamis mi yoksa ben mi soruyu yanlis anladim? sizin sorunuz aslinda ekstra ucret ve testle alakali degil, sadece bu ekstralari dayatarak size ilk sonucu vermemeleri, bu ekstralardan sorna verecegiz demeleri. bana dolandiricilik var gibi geliyor. bence sadece ilk testin sonuclarini verin baska yerde yaptiracagim deyin, olmadi cimer'e falan yazin.
0
Sour
(11.09.25)
@sour evet aynen bu şekilde oldu,
en başta denilseydi ki, sonuçlarınızın normalde 1 haftada çıkar ama ekstra bir durum olur, 3 haftayı bulabilir. dense, ben de ona göre pozisyon alırım.

ama en başta "1 haftada sonuçlar çıkar" diyip, 1 hafta sonunda aramaya tenezzül etmeyip, 12 gün sonra güç bela, ekstra immün çalışmamız gerek, bize şu kadar para gönderin demeleri ve sonuçtan asla bahsetmemeleri.

siz siz olun devlet hastanesinin takviminden şaşmayın. şuan para verip özelde biyopsi yaptırmama rağmen, süreç, devlet hastanesinin belirlediği takvimle aynı işliyor. boşu boşuna 30 bin TL'den oldum. o an insan hasta psikolojisiyle herşeye sarılıyor, özel hastaneler de bunun ekmeğini yiyorlar işte..

artık işin sonunda birkaç yere şikayetimi yapacağım.
0
🌸love and trust
(11.09.25)
(8)

doğal koltukaltı roll on

love and trust
kimyasall içermeyen koltukaltı roll on arıyorum, sizin bildiğiniz bir ürün var mı?
kimyasall içermeyen koltukaltı roll on arıyorum, sizin bildiğiniz bir ürün var mı?
0
love and trust
(06.09.25)
salt stone
0
komando kani var bende
(06.09.25)
Siveno, fiyatları yüksek ama indirimleri oluyor çeşitli yerlerde
0
grimavi
(06.09.25)
Siveno en iyisi temiz içerikli ve bence fiyatı kimyasal olanlardan çok da pahalı degil.
siveno.com
0
limonlu eksi
(06.09.25)
Siveno sportif olan. Diğer versiyonlarında sevmediğim bir esans oluyor. Sportif olan sıfır koku.
0
ruhen hastayim ben
(06.09.25)
Siveno +1
0
mor oje
(06.09.25)
Ben 1 lifeco 2 siveno diyorum.
0
Semi
(06.09.25)
Isana deocrem:
share.google

Gerçi benimkisi krem formunda
0
Amaranta ursula
(06.09.25)
ben de yukarıdaki arkadaşın tavsiyesi ile file marketten siveno aldım.

50 ml / 279 lira
0
🌸love and trust
(08.09.25)
(18)

Hak helal etme hakkında ne düşünüyorsunuz?

pembediken
Hak helal etmenin temeli dini olabilir ama sosyal açıdan da düşünebilirsiniz.
Hak helal etmenin temeli dini olabilir ama sosyal açıdan da düşünebilirsiniz.
0
pembediken
(05.09.25)
Gariban avuntusu
0
anon1m
(05.09.25)
iletişim kurabileceğimiz insanlarla BİREYSEL ilişkimizde önemli yeri olabileceğini düşünüyorum.

ben ateist ve komünist bir insanım. birlikte vakit geçirdiğim, herhangi bir şey yaptığım insanlarla bu konuyu kesinlikle konuşurum, "hakkını helal et" derim. adaletsiz buldukları bir durum varsa paylaşmalarını, bunu çözümleyebilmemizi isterim. aynı şekilde ben de canımı sıkan bir şey varsa paylaşırım.

toplumda kabul görmüş hemen hiçbir şey zaten topraktan bitmiyor... insanların ihtiyacı neticesinde şekilleniyor. ne kadar faydalı veya isabetli olduğu tartışılabilir ama ben kendi adıma buna önem veriyorum. en azından şu an geldiğim noktada, öyle söyleyeyim.

yani kişisel olarak mesela "meister gtün tekidir hiç sevmem" denmesine artık ben alınmam ama "meister benim hakkımı yedi" diyen olursa üzülürüm. o açıdan benim için hak yememek, orta yol bulmak, ayrılınacaksa iyi ayrılmak önemlidir.

tabii ki hak nedir, doğru nedir vs. bu konulara girersek iş çok karışıyor. orası tamamen ayrı bir mesele. onu da eklemek lazım.
0
der meister
(05.09.25)
Bana da avuntu gibi geliyor sosyal ve psikolojik açıdan
0
gadlemler
(05.09.25)
Kimsenin hakkını yemezsen,hakkını helal etme muabbetine girmezsin. Boş avuntu bunlar. Bu ülkede hakka bu kadar önem veriliyor ondan mı bu haldeyiz. Boş beleş lümpen avuntusu.
0
mikahakkinen
(05.09.25)
Allah demiş ki “bana kul hakkıyla gelmeyin”
Yani mealen, ben sizin bana karşı işlediğiniz bütün günahlarınızı affederim, ama başka bir kulumun hakkına girerseniz, o sizi affetmezse ben dahi affedemem.

Yani mevzunun bütüklüğünü düşünün. Neden son dakika cenazede helallik istenir? Neden yolculuklara çıkmadan evvel helallik istenir, demekki önemli bir mevzu. Bilerek yapılan apayrı bir günah da iniallah bilmeden kul hakkı yemiyoruzdur.
0
love and trust
(05.09.25)
Ciddi konudur. Hafife alınamaz.
Buna avuntu diyenler sorry, kusura bakma, pardon diyenler değil mi?

Hak meselesi çok geniş.
İnsanlarla da sınırlı değil. Hayvanlara eziyet yapmak, onları aç susuz bırakmakta buna dahildir.

Meseleye hangi taraftan baktığımızla ilgili bu durum.
insan hakları ifadesi dünya ile sınırlı ayrı bir tanımlama yapmayı, kul hakkı diye ifade etmek ayrı bir tanım gerektiriyor.
Kul hakkı dendiğinde meselenin ahiret boyutu da söz konusudur.
Ahirette başkasının hakkı ödenemediğinde borçlu olanın sevapları alacaklı olana geçer. Sevaplar yetmediğinde ise alacaklının günahları borçluya yüklenir.

Hal böyleyken konuya sadece avuntu demek çok anlamsız kalıyor özellikle bir müslüman için.
0
diyecevaplandı
(05.09.25)
@diyecevaplandi kardesim niyetciligini baska yerde yapar misin? Farkındalığın düşük.

Fakir avuntusu. Hak mak yok abicim. Senin gücün olsaydı temennilere birakmazdin işini. Olay bundan ibaret. Gücünün yettigini zaten halledersin, yetmedigi yerde haram olsun bak gorucen gününü uhuhu diye ağlarsın.
0
Shepard
(05.09.25)
Ben böyle şeylere inanmıyorum ama inanan ve kötü olduğunu bildiğim birine hakkımı haram etttiğimi söylemek beni çok mutlu ediyor :)
0
mutekebbir
(05.09.25)
@shepard
Ensene şaplak atarak elindeki ekmeği alanlar ve sonrasında ağladığın günler olmuş sanırım.
Bizim için bazı şeylere güç yetmezse , dua yeter.

Yıllar önce bir kitap okumuştum gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkarak yazılmıştı.
Özetle, başkalarına eziyet eden bir gruptan bahsediliyordu. Bu grup yine araçlarıyla birilerinin canını yakmaya giderken kaza yaparak nalları dikmişlerdi.
Böylece mazlumların intikam için ayrıca yorulmasına da gerek kalmamıştı.
Güçlü olan haklıdır diyenlerin bu savı baltayı taşa vurana kadardır. Manevi hususlar bu manada göz ardı edilemez.
0
diyecevaplandı
(06.09.25)
Boş beleş işler, fakir avuntusu +1
0
mirty
(06.09.25)
+1 fakfakir avuntusu
0
lapaz
(06.09.25)
@diyecevaplandı ah ah benim maklubeci kardeşim, ben mesela yüzlerce kişiye zarar verdim. Sonra zarar vermeye giderken kaza yaptım. E bu olabilir. Ama ben kaza yaptım öldüm diye zarar verdiğim kişilerin zararı giderilmiş mi oldu zekiye seni. Güçlü olan haklıdır demedik, beynin boş anlaşılan. Gücün varsa hakkını yedirmezsin, yoksa aha böyle dua allahım dua ya muhammed diye ağlarsın.
0
Shepard
(06.09.25)
diyecevapladi +1

kul hakkı derken sadece insanlar değil, hayvan ve bitkinin de hakkı vardır.
durup dururken size doğru saldırmıyorsa bir "akrep" hayvanını bile öldüremezsiniz.
yolda yürürken çat çat yaprak da koparamazsınız. bunlar da kul hakkı ve , "fakir avuntusu" diyenler, gittiğimizde göreceğiz, buradan ne söylesek boş

bu arada kul hakkı gibi konular fakirliğe neden isnad ediliyor, kul hakkından ölesiye korkan birkaç fabrkatör tanıyorum. gerçek anlamda fabrikatör ve sanayici. isimlerini/ söylemeyeyim şimdi =)
-1
love and trust
(06.09.25)
İslamda birisi sana kötlük yaptıysa aynı oranda ona karşılık vermek serbesttir. ancak; affetmeniz sizin için daha hayırlıdır, denir. Adam sizin hakkınız gaspettiyse karşılık verebilirsiniz bunda sıkıntı yok.
0
komando kani var bende
(06.09.25)
sadece fakir avuntusu degil, özellikle inancli birinin canini yakabileceginiz, icine sikinti verebileceginiz bir sey.
siz inanmasaniz bile, karsidaki kisi inancliysa sizin ona hakkinizi helal etmemeniz gece uykularini kacirir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.09.25)
@konusma ben konusuyorum

islamiyet'in bug'ını bulduğunu sanan ergen sevinci yaşamışsın biraz ama yok kardeş, o işler pek öyle olmuyor =)
şimdi burada anlatmaya kasmiyim, ama pek öyle düşündüğün gibi değil.
-1
love and trust
(06.09.25)
@love and trust, bunu bana gelip israrla helallik isteyen müslümanlara anlat duyurucu karsim. olayiniz beni ilgilendirmiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.09.25)
"Yap et özür dile" tepkisini verdiğim oluyor. Canının istediği gibi davranıp, ikazlarımı asla ciddiye almayıp yani benim hassasiyetlerime hiç saygı göstermeyip sonunda hakkımı helal etmemi beklemesi olacak iş değil, "geber" diyesim geliyor. Ama bazı insan olur, yaptığını ettiğini bilerek yapmamıştır, bilmediğinden beya farkında olmayarak yapmış olabilir, farkına vardığı anda çok üzülüyorsa telafi etmek istiyorsa gönül almak istiyorsa da o şekilde hakkını helal et diyorsa tamam. Kıyamam zaten o zaman. Ama bile isteye yapacak edecek sonra da hakkını helal et diyecek, yok öyle bir şey.

Yaşar Nuri Öztürk şöyle demiş:

www.instagram.com
0
muhayyer divan
(06.09.25)
(6)

Tek öğün yemek konusunda sorularım var

love and trust
Hayatımda ilk defa omad denedim Dün saat 16da son yemeğimi yedim. (İyi bir et yemeği ve çorba)Gece 11-12 gibi karnım guruldadı ve baş ağrım oldu.Uyudum Sabah 8dw yeşilçay10da iki fincan sade filtre kahveArada sularla saat 16’da öğünümü açtım. 2 yumurtalı kallavi bir omlet, kahvaltılık, 2 büyük dolma
Hayatımda ilk defa omad denedim
Dün saat 16da son yemeğimi yedim. (İyi bir et yemeği ve çorba)
Gece 11-12 gibi karnım guruldadı ve baş ağrım oldu.
Uyudum
Sabah 8dw yeşilçay
10da iki fincan sade filtre kahve
Arada sularla saat 16’da öğünümü açtım.
2 yumurtalı kallavi bir omlet,
kahvaltılık,
2 büyük dolma, gayet doydum

Yemekten önce hafif bir halsizlik ve yavaşlık varken, yemekten sonra üzerime büyük bir yrgunluk çötü ve bacak kaslarım ağrıdı. Merdivenden inerken tutunarak indim. Acaba bugünkü öğünümü de etli ve bol proteinli mi yapmam gerekirdi? Kaslarım niye böyle ağrımış olabilir?
0
love and trust
(23.08.25)
Bu olay sanki proteinden değil de kan şekerinin ani dalgalanmasından, yiyecekleri buna göre seçmek gerek, dolmalar şekeri yükseltip düşürerek yorgunluk vermiş olabilir
0
grimavi
(23.08.25)
Başlangıçta ilk bir hafta zor gelebiliyor ama sonra aclik dönemlerinde gayet enerjik oluyorsunuz. En azından bende oyle oldu. Bir de 2.gunun öğünü protein açısından az geldi. Ek olarak yemekten sonra bence meyve de eklemelisiniz.
0
Amaranta ursula
(23.08.25)
Tek ögün denen nane olumlu bir sey degil hiç.

Kim bu naneyi meshur etti bilmiyorum ama uzun süren açligin faydasi yok zarari var. Safra kesene bile ne büyük eziyet, ötesini sen düsün.
0
feastofthedamned
(23.08.25)
Öncelikle popüler olan her rutin herkes için uygun olmayabilir insanımızda düşük kan şekeri süperdir şeklinde bir algı var ama düşük kan şekerini bir sınır gibi düşün sınırın altına düşmeyeceğinin bir garantisi yok oraya inersen sıkıntı yaşayabilirsin, hele böyle karbonhidrattan fakir rutinlerde karaciğerdeki şeker rezervi tükenip de kan şekeri regülasyonu yapılamadığında bu semptomlar kaçınılmaz oluyor, böyle tek tek öğün beslenme ketojenik diyet intermittent fasting falan insanların kendine macera aramak için uydurduğu rutinlerden başka bir şey değil, ayrıca aldığın kalori miktarı da normal bir insanın ancak sağ bacağına yeter.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.08.25)
Feast +1 ve Kaleci Saçlı +1.
Evet, aç kalan farelerin ömrü uzamış ancak biz fare değiliz.
0
pro9it9is9
(23.08.25)
Tek öğün ya da aralıklı orucun zararlı olduğunu hiç düşünmüyorum. Zararlı olsaydı, dini uygulamaların içinde olmazdı. Hangi maneviyata bakarsanız oruç mutlaka vardır. Ha zararlı olan (belki) bunun devamlı uygulanmasıdır. Keza Hz. Muhammed her gün oruö tutmayı yasaklamıştır. Bazı günler belirlenmiş o günlerde oruç tavsiye edilmiştir(pzt perşembe, visal orucu, ramazan orucu, muharrem orucu gibi gibi)
Aynı şekilde hz. Davud’un orucu da bir gün-bir gün tutma döngüsündeydi.

Buna bağlı olarak tek öğün beslenmenin devamlı olmamak şartıyla uygulanabilir bir konu olduğunu düşünüyorum. Haftada/ayda 1-2 şeklinde.
0
🌸love and trust
(24.08.25)
(3)

60 yaşındaki anne babayla tatil önerisi

havadakarada
Fiyat performans favori otelleriniz var mı böyle deniz olur doğa olur fark etmez. Şehir de fark etmez uçuş varsa.
Fiyat performans favori otelleriniz var mı böyle deniz olur doğa olur fark etmez. Şehir de fark etmez uçuş varsa.
0
havadakarada
(08.08.25)
Mirket
(08.08.25)
kapıdağ yarımadası, erdek, narlı, ocaklar
balıkesir ören
0
love and trust
(08.08.25)
Avşa.
Hem fiyat performans, hem yaşlılar çok sever hem de ulaşımı kolay.
0
michael_knight
(09.08.25)
(29)

Bu arkadaşa napayim ve arkadaşlık etiği

encokbenisevinnolur
Taa lisanstan (12-13 yıl öncesi) yakın arkadaşım zannettiğim biriyle şöyle bir şey oldu:8-9 ay önce bana, hakkında bir soru sordugu (mesleki detay bir konu, öyle aman aman üst düzey bir bilgi de değil ama tecrübe sorusu diyelim) sırada, yanıtladım, mesajlaşırken, sonra birdenbire "la (benimadim) ben
Taa lisanstan (12-13 yıl öncesi) yakın arkadaşım zannettiğim biriyle şöyle bir şey oldu:

8-9 ay önce bana, hakkında bir soru sordugu (mesleki detay bir konu, öyle aman aman üst düzey bir bilgi de değil ama tecrübe sorusu diyelim) sırada, yanıtladım, mesajlaşırken, sonra birdenbire "la (benimadim) ben seni kullanıyor muyum ya" gibi acayip bir şey söyledi. Ben de gayriihtiyari "öyle bir şey yaparsan seni s*kerim beni bilirsin yavşak" dedim, çünkü ne alaka.

Neyse, geri sariyoruz, ben 3-4 yıl önce birkaç ay finansal olarak çöktüm, hiçbir borcumu ödeyemiyorum, o ara daha kritik erteleyemeyecegim bir ödeme vardı, ondan borç istemiştim. Bu arkadaş direkt vereyim ben dedi (konusurken bahsettim), ben başta sordum ne zaman ödeyebilirim önümü göremiyorum şu ara, söyle ona göre, mahcup da olmak istemiyorum sana diye (böyle deme sebebim biraz da şey, ikimiz de aile desteği vs olmayan kendi yağında kavrulmaya çalışan insanlarız). Yok la sende kalsın vs dedi. Ben de iyi dedim, eyvallah. Sonra durumum olunca da birkaç kere vereyim dedim, yok istemez nolacak arkadaşlık böyle bir şey şeklinde konuştu. Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum.

5-6 ay önce de (ilk paragrafta anlattığım olaydan birkaç ay sonra) benden borç istedi, işte ne kadar verebilirsen tarzı. O 8-9 ay önceki konuşmadan sonra da, iletisimiz seyreklesti biraz, hıı dedim var bir numara. Su kadar bu kadar, ben kasten tam o 3-4 yıl önce verdiği miktar kadar verdim, bir de kendimce bir tılsım yaptım, düşündüğüm şuydu: biraz borç takip ortadan kaybolacak diye düşündüm, eğer öyleyse verdiğini geri vereyim madem gözü kalmış (çünkü bir de bu olduğu sıralarda ben bayağı iyi kazanmaya başladım da), s*keyim böyle arkadaşlığı derim olur biter. Verirse de, olur derim, eski konunun da içime sinmedigini, elimin rahat olduğunu, isterse onda kalabilecegini karşılık olarak, söylerim diye düşündüm.

Sonucta, tahmin ettiğim gibi oldu ve iletişim sıfır, bahsettiğim miktar da 30k bu arada, vermese de beni bozmuyor. Ama bu arada, instagramda takipcilerden cikarmis. Whatsapptan da birkaç kez naber vs yazdım, kısaca iyi vs diyip konuyu kapatıyor.

Neyse, ben bu kadar zamandır arkadaş zannettiğim birinin böyle kafasında bir çeşit oyunlar çevirmesine bozuldum acikcasi. Bir de yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi kaç senedir.

Laf sokmak + canını sıkmak istiyorum. Ama parayı da geri istemeyeceğim.

Secenekler:
1- Ev adresi var. İcra takibi başlatacağım diyip, baslatmamak.
2- Tavrından belliydi, git anandan babandan fakirliğinin intikamını al vs içerikli bir şey yazmak.
3- Bu arkadaş, yl tezinin istatistik kısmını dışarıdan birine yaptırdı, bana anlatmisti (yazışma vs duruyor) şimdi akademisyen olmaya çalışıyor. "Bir daha böyle bir şey yaparken, akademik sahtecilik yaptığından haberi olmayan birine bu hareketleri yapmadigindan emin ol, basın belaya girmesin :)" gibi bir mesaj atmak, canı sıkılsın yine maksat.
4- Başka ne olabilir? Şöyle bir düşününce, hiçbir şey demesem de içim rahat gibi, ama konuyu da aslında böyle bir son mesaj (engellediyse de e-mail) ile aslında kendim için de kapatmak istiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(08.08.25)
bence yazdığın şeyler çok gereksiz ve saçma olur.

ben şöyle düşündüm; bazen misafirlikte aç olduğumuz halde, yemek verilir ama ayıp olmasın diye "tokum gerek yok" deriz ya arkadaşın da öyle bir blöf yapmış olabilir ve sen de üstelemeyince konu senin için kapanmıştır ama onun için kapanmamıştır.

ben olsam "borcunu ne zaman ödeyeceksin kanka" derdim. bu laftan sonra sana patlayacaktır. karşılıklı verip veriştirirsiniz gibi :)
0
respect
(08.08.25)
Bence ona dümdüz soğuk yap. Uzaklaş. O sana yaklaşsa da, arayı düzeltmek istese de, ısrar etse de soğuk yap. Sebep sorarsa o zaman anlat böyle yaptın böyle yaptın diye. Bana benim gibi sağlam adam lazım başkasıyla uğraşamam de. Bence.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Borcu verdiğini ispatlayabiliyorsan ver avukata sessizce yapıştırsın icra takibini
0
apocalipy
(08.08.25)
Muhtemelen seninle alakalı olmayan bir konu var. Sen olayları kendine göre yorumluyorsun. kendine yoruyorsun
0
izmirduyuru
(08.08.25)
Sen de az toksik değilmişsin.
0
Batuhanolabilir
(08.08.25)
Adam sana ihtiyacın varken para vermiş üstelik geri de istememiş şimdi sen icra micra yazmışsın. Seninle irtibatı kestiği iyi olmuş.
0
mirty
(08.08.25)
Arkadaşlıkların da ömrü bitebilir, yollar ayrılabilir, gayet insani, hayata dair şeyler bunlar. Bunda bu kadar bilenecek planlar yapacak ne var? Üstelik zamanında size kritik bir durumda sağlam bir şekilde arka çıkmış birisiymiş bu. Ayrıca iyi günde verilen sözler ve sırlar kötü günde de bakidir.

Thetruenorth+1
0
Phoebe
(08.08.25)
bence sende sorun var. ayrıca o zamanın 30k parası ile şimdinin aynı mı?

adam iyi niyetli sen normal değilsin hemen icra falan demişsin
0
Hallegadola
(08.08.25)
Arkadasliklar bir hediye degil, bir sorumluluktur. Emek ister, fedakarlik ister ve ozen ister. Saglam arkadasliklar Tipki bir ticari yatirima benzer. Surekli yatirim yapman lazim.

Bahsettigin arkadasa uzuldum. Senin gibi bi kararktere yatirim yaparak zarar etmis. Sirf bu yuzden kendini ahmak hissetse yeridir.
0
krmzbvl
(08.08.25)
thetruenorth+1. Arkadaşlığınız bitmiş, bu kadar. Neyin intikamı, neler düşünmüşsünüz, hayret ediyorum.
0
asteriks
(08.08.25)
thetruenorthstrongandfree1 +1000
0
duyuruuser
(08.08.25)
abi oncelikle o borcu kapatmaliydin. yani yok falan demis ama usteleyeceksin ve geri vereceksin. bir ikincisi de ayni miktar demissin ama 4 yil onceki 30k ile simdiki ayni degil. dolar bazinda bile ayni degil. ne kadar ayni miktarda verdigini anlamadim.

bence arkadastan ziyade sen kafanda oyunlar ceviriyorsun. bir de hala daha ne yapayim falan diyorsun. derdin neyse erkek gibi konusacaksin cikip. hala yok santaj mantaj hesaplari pesindesin. ben senin tavirlarini hic begenmedim acikcasi. arkadas bu yuzden uzaklasmis olabilir.
0
antikadimag
(08.08.25)
@izmirduyuru: işte bunu bilmem için iletişim kurması lazım, zaten bu kısmı beni düşündürüyor bu kadar ayrıntı. Konuyu çetrefilli hale getiren de bu.

@thetruenorthstrongandfree: ilk soruda surasini yazmıştım:
"... ondan borç istemiştim. Bu arkadaş direkt vereyim ben dedi (konusurken bahsettim), ben başta sordum ne zaman ödeyebilirim önümü göremiyorum şu ara, söyle ona göre, mahcup da olmak istemiyorum sana diye (böyle deme sebebim biraz da şey, ikimiz de aile desteği vs olmayan kendi yağında kavrulmaya çalışan insanlarız). Yok la sende kalsın vs dedi. Ben de iyi dedim, eyvallah. Sonra durumum olunca da birkaç kere vereyim dedim, yok istemez nolacak arkadaşlık böyle bir şey şeklinde konuştu. Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum."

Bir de bir sürü ayrıntı var da amma uzun hikayeymis, onu farkettim, borç dolarlaydi 2021'in 700 doları. Ben de onu hesaplayıp düz 30k verdim eğer öyle düşünüyorsa diye.

Akademi kısmına girmeyeceğim konu dışı, bir şeyi herkesin yapmasının onu doğru yaptığını düşünmüyorum.

Hayatını kaydirayim kafasinda değilim, duyuruda açıkça yazdım, öyle bir şey yapmayacağım diye hem icra hem akademi konusu için, sadece söyleyeceğim ki gerilsin.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
@antikadimag: abi işte gıcık tarafı burası. Ben naptgini anlamaya çalışırken konu buraya geldi. Bir de adam konusmuyor, ben de oturup düşündum bunlar geldi aklıma. Düşünsene biri sana, yıllardır süren olaganlasmis diyalogunun/paylaşıma dair "la kanka ben seni kullanıyor muyum" diyor, oturup bir düşünmez misin ne diyor bu diye? O an sakaya vurup cevabini verdim. Konuşma konusu da, sıkıntısı olan ben değilim o belli. Bunu diyecek kadar yuzsuzlesmis adama "hayirdir bir sikintin mi var" demek bana abes geliyor, kocaman yetiskin insanlariz bir zahmet söylesin baska bir sıkıntısı varsa. Bir de tam bundan sonra ufak ufak ortadan kayboluyor,gecistirilen konusmalar disinda son diyalog bu olunca; boyle birine daha neyi soracam diye dusunuyorum, abisi miyim babası mıyım, kocaman insanlariz.

Geri vermem.icin hesap numarası olması lazım bende, aynı şehirde de değiliz o zaman , kac kere de sormusumdur, hesap no da vermiyor, onu iyice ısrar ettiğim zamanlarda bankaya baktım iban da gözükmüyor eski hareketlerde. Ha yine yazmadığım ayrıntı, hatirlamadigim benzerleri geçmişte benim verdiğim de oldu. Benim asil tetiklendigim nokta da burasi "aramizda lafi olmaz" kamuflajiyla bu adam kafasinda borclandirmis beni, ve geri ödeme yapmami engelleyerek. Bunu boyle dusunuyor olma ihtimali bile bana asiri pislik geldi.

Acikcasi bu yuzden hem rahatsiz edip canini sıkayım, hem de pratikte zararina bir sey de yapmamis olacak ne yapabilir söyleyebilirim diye açtım basligi. Ondan arkadaslik etigi diye ekledim basliga.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
Benim anlamadigim adamdan 700 dolar borc alip niye geri odemedigin?

Karsi tarafin iyi niyetinden soyledigi "lafi mi olur, arkadasiz" lafini gercek anlamiyla kimse anlamaz. Bu bir jesttir. Salaga yatip da ulan ne guzel istemedi iste demenin alemi yok. Ne arkadasin ne de buradakiler cocuk degil.

Parayi geri verirken bile o gunku dolar kurundan hesaplayip tam ayni tutari odemen senin de zaten o borcu unutmadigini gosteriyor. Madem ustune sunger cektin, niye ayni tutari gonderiyorsun?

Geri odedigin "borc" uzerinden intikam planlari yapmana zaten diyecek bir sey yok.

Sana acik iletisim ve durustluk tavsiye ediyorum; arayip ozur dile. O zaman durumum yoktu, para da tatli geldi bi hata yaptim de. Eger istersen paranin deger kaybini da hesaplayip odeyelim de. Konu da kapansin gitsin.
0
brkylmz
(08.08.25)
@brkylmz: hesap no yoktu, hesap no isteyince vermiyor, elden veremiyorum cunku aynı şehirde değiliz, yaklaşık o zamanlardan beri. Başka geri verme kanalı bulunabiliyorsa da benim aklıma gelmedi.

diğer tarafı da şu, benzerlerini geçmişte ben de yaptım, yani veren bendim o da aldı. O aramızda lafı olmazı ben de birçok kez söylemişimdir. Zaten asıl burasına takıldım. Onun demesi de ondan kabul edilebilir geldi. Ya da bu onun dusundugunu tahmin ettigim sekilde dusunsem, yaptiginin aynısını ben de yaparım.

Benim anladığım borç, verirken adı konulur, o bahsettiğin dolaylı dili ben anlamazdan geliyorum, adam olan en azından "sana borç verdim" demesini bilir. Ha dediğin türkiye'nin geneli olmuşsa, zaten o da politik de bir konu genel bir adilik var demektir, ben öyle düşünüyorum. Ben borç olsun dedim, o hayır dedi, vereyim israrina da hayır dedi.

Açık iletişim kısmına girmiyorum çünkü arkadaş konuşmuyor, arti sosyal medyada falan kayboldu iste.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
adama borç takmışsın. yıllarca ödememişsin. arkadaşlığı bozulmasın diye seni yıllarca idare etmiş. yarım ağız yıllar sonra parayı ödemeyi teklif etmişsin. nasıl adamsın bilader?
0
messina123
(08.08.25)
Bir iki ince söz söyledi diye adamın parasının üzerine mi yattın gerçekten?
Az değilmişsin valla.

Arkadaş bilip paylaştığı şeyleri ifşa ile tehdit edeceksin?

Ben arkadaşlarımı bir gözden geçireyim, senin gibisi var mı diye.
0
Mirket
(08.08.25)
Bence buyuk olcude arkadasiniz hatali ama burada daha buyuk hata kulturumuzun bu sekilde sekillenmis olmasinda. Adam nezaketen siz teklif ettiginiz halde parayi kabul etmiyor. Bu tur gevsek kulturel davranislar sosyal iliskilere her zaman bu sekilde zarar veriyor. Sizinki de ilginc bir ornek olmus. Maalesef ya hic borc islerine girmemek yada dove dove parayi vermek falan gerekiyor.

Soylenmis ama ben de belirteyim, secenekler cok sacma, yaklasik benzer tutarlarsa alacak/verecek yok deyip hayatiniza bakacaksiniz.
0
mbond
(08.08.25)
senin gibi bir arkadaşım olmadığı için nasıl sevindim ya. bi de işine gelmeyen cevapları tiklememiş bak bak.
yazdığın intikam(!)lar birine yapabileceğin en büyük kötülükler arasında.
nickin encokbenisevinnolur olsa da sen sevilecek bi insan değilsin. kötü bi insansın.
umarım bi gün iyi bi insan olmaya çabalarsın böyle yaşanmaz.
0
matilda
(08.08.25)
Benim anladigim siz bu arkadasinizi kaziklamissiniz zaten.Daha neye kiziyorsunuz anlamadim. 4 yil once siz 30 bin alip geri odememissiniz.Simdi de siz 30 in vermissiniz karsi tarafin geri odeyip odemeyecegi belli degil.Bu durumda kaziklayan siz kaziklanan diger arkadas oluyor.Neye kizdiniz tam anlamadim
0
turkuaz
(08.08.25)
yukarida saydiginiz seceneklerle nasil hissetmeyi bekliyorsunuz? bunu sorabilirsiniz kendinize, intikam almak mi mesela? intikam almak sizi nasil hissettirecek, neden intikam almak istiyorsunuz? borcu odemedigi icin mi? borcunu odememesi sizi nasil hissettirdi? gormezden gelinmis mi hissediyorsunuz? degerinizin bilinmedigini mi hissediyorsunuz? sizi sevmedigini mi hissettiniz? buralara bakmak yardimci olabilir. olaya karsi vermek istediginiz tepki orantisiz, durtusel ve tepkisel ve altinda yatan sey baska bir sey gibi sanki.
0
kassiopeia
(08.08.25)
@matilda: verdiği cevaptan okumadığı bariz olanları tiklemedim. ayrıca cevapları okumayanlara napilir bilmiyorum.

ama sorduğum şey buydu, yazılan cevabı bile borç olarak mı veriyorsunuz da naptigima hesap soruyorsunuz, işte onu da anlamadım.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
3-4 yıl önce size 30bin verdi ve siz de ona 5-6 ay önce 30bin verdiyseniz size 5. bi seçenek sunayım. enflasyona göre borcunuzu tamamlayın.
0
elorelia
(08.08.25)
isinize gelmeyen cevaplari tiklememissiniz, kendinizi yuzde yuz haklı gormussunuz. Pes.

-----
Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum."
------

"Peki o halde, yardimin icin tesekkur ederim. Zor durumda oldugunda hic cekinme elimden geldigi kadariyla yardim ederim" demeniz arkadasca olurdu. Daha ince ve dusunulmus bi cevaptir. Benim aklima mesela direkt bu cevap gelirdi.

"İleride lafini yapacaksan ayip edersin" diyerek asil siz ayip etmissiniz. Durumlar degisebilir, bugun size "yok la"diyen insanin 2 yil sonra paraya ihtiyaci olabilir ve siz, bunu dediginizde sizden yardim isteme secenegini kapatmis oluyosunuz.

Saydiginiz secenekleri kâle bile alinacak olcude degil, o derecede.
0
sey mi dostum
(08.08.25)
1- sana borç vermiş-geri almamış
2- kendi sıkışınca borç istemiş-aynı miktarı vermişsin ama verirken aklında binbir türlü hinlikler.

aslına bakarsan, sen borcunu ödemişsin, yanlış mı anlamışım, kaçırdığım bir detay mı var?

arkadaşına niçin bileniyorsun? önce yarım ağız "istemezük" yapıp, dara düşünce istemiş olmasına mı? evet o an elibol'dur nakite ihtiyacı yoktur, "aman nolcak" kafasındadır. ama dünyanın binbir türlü hali var. dara düşünce "borç istemiş"(!) tir ama senin olayı kavrayıp, kardeşim o gün ben zor durumdayken yardım etmiştin, al sana borcumu geri ödeyeyim hatta biraz da fazlası, müsait olunca sen duruma bakarsın" diyip biraz kalender meşrep olmak gerekir ya.

erkekler niye böylesiniz??
0
love and trust
(08.08.25)
galiba sizin arkadaşlığınız döviz kurunun kurbanı olmuş. arkadaşın doların yükselmesini fırsat bilerek borcunu senden istemiş olmalı. sen de "o gün aldığım 700 dolardı şimdi oldu 30 bin tl" diyip bilenmişsin.

ozaman o parayı ondan almayacaktın? o günkü durumunun da çaresine bir şekilde bakacaktın?

biraz da şeye benziyor, eskiden herkese çeyrek altın takan birinin kendi düğününde de gram altına razı olmaması.

ben ona çeyrek taktım o bana gram taktı diye bitirilen 20 yıllık arkadaşlıklar biliyorum.

yanlış anlamadıysam alttaki mevzu bu.
0
love and trust
(08.08.25)
Bu kadar da kör göze parmak nankörlük örneği zor görülür. İnsanı iyilik yapmaktan soğutursun o kadar söyleyeyim.
0
kaptan maydanoz
(09.08.25)
@sey mi dostum: yazdıklarınız konuyu kafamda netlestirmemi sağladı, ayrıca teşekkür ederim. Secenekler konusunda da haklısınız, önceden bir seçenek olmamasına rağmen, icra takibi başlatmaya karar verdim.
0
🌸encokbenisevinnolur
(09.08.25)
(5)

ağaç dikme / ağaçlandırma etkinlikleri

love and trust
arkadaşlar bu yıl kendimce aldığım karar doğrultusunda bol bol ağaç dikmek istiyorum. hem kendim bireysel dikebileceğim, hem de toplulukla fiziken gidip ağaç dikme organizsayonlarına katılmak istiyorum. bana tavsiyeleriniz olur mu? (tema'ya bağış yapmak cepte)edit: istanbul, bursa, kocaeli, bolu, ka
arkadaşlar bu yıl kendimce aldığım karar doğrultusunda bol bol ağaç dikmek istiyorum. hem kendim bireysel dikebileceğim, hem de toplulukla fiziken gidip ağaç dikme organizsayonlarına katılmak istiyorum. bana tavsiyeleriniz olur mu?

(tema'ya bağış yapmak cepte)

edit: istanbul, bursa, kocaeli, bolu, karabük, trakya illeri
0
love and trust
(31.07.25)
şehir belirtmemişsiniz ama duyuruya kaynak yapayım istanbul ve civar şehirler için ağaç dikme organizasyonları, çevre temizleme organizasyonları varsa bildiğiniz ben de katılmak isterim. belki ülkeye bi faydam olur.

not: duyuru sahibine sormadım tabii ki o da araştırıyor.
0
matilda
(31.07.25)
www.turgev.org

buna benzer bir çok ağaçlandırma etkinlikleri okudum , bence bu yıldan itibaren bu etkinliklerin artması ve her şehirde, herkesin bu etkinliklere yoğun rağbet göstermesi gerekiyor. sanırım ağaçlandırma ve fidan dikme işleri kasım ayından itibaren mart ayına kadar süren bir dönemde yapılıyor. hepsi tutacak diye birşey yok ama dikilen 10 fidandan 4-5'i tutsa bu bile çok iyi bir sayı bence. doğa için hiç bir şey yapamıyoruz ve buna kahroluyorum.
0
🌸love and trust
(31.07.25)
Ben size çam tohumundan çam fidanı yetiştirmeyi öğreteyim. Balkonda bahçede fidan yetiştirdikten sonra yılın 12 ay, ne zaman isterseniz, ayak basmayan bir yere götürüp dikin. İlk ay fırsat bulursanız buldukça sulayın. 10 yıl sonra gidin gölgesinde çay için.
0
Mirket
(31.07.25)
böyle bir şeye kalkıştığınız için sizi tebrik ederim.
bulunduğunuz şehirlerin orman fidanlıklarına gidin ve /veya ağaçlandırma işletme şeflerini bulun, bu isteğinizden bahsedin. devlet fidanlıklarından sizin her organizasyonda dikebileceğiniz miktarda çam fidanını ücretsiz verirler, o hafta 50 tane alıp gidip dikin mesela, tapulu arazi olmadığına emin olduğunuz alanlara belli dönemlerde bu dikimleri yapabilirsiniz özellikle bahsettiğiniz bölgeler için ekim dikim sezonu eylül 20 sonrası başlar don ve/veya kar gelene kadar devam edebilir.
insagramda bir adam vardı hesabını takip ediyorum @ecohelphub hesabı, o adam da her hafta cebine(!) doldurduğu 50-100-200 fidanı dikmek için dağ tepe geziyor mesela, onu izleyin. hem işin sistematiğini çözmüş fikirler alırsınız hem de sizinle aynı fikirle yola çıktığı için motivasyon olur.
sıkıştığınız yerde bana özelden yazın, elimden geldiğince destek olmak isterim. fidan konusunda özellikle belli il ve ilçelerde destek olabilirim.
0
erty_ksk
(01.08.25)
şöyle bir etkinlik buldum;

bursa orman bölge müdürlüğü, 11 kasım 2025 Milli Ağaçlandırma gününde ağaç dikme etkinlikleri yapacakmış. bence buna mutlaka katılınmalı.

www.aa.com.tr
0
🌸love and trust
(05.08.25)
(7)

Huzurlu olmaktan anladığınız nedir?

sekizdokuzon
Benim için; kafamın içinde her an yaptığım her şeyi sürekli eleştiren sesin susması, kendime tahammül ve anlayış duymamdır. Siz huzurlu olmaktan ne anlıyorsunuz?
Benim için; kafamın içinde her an yaptığım her şeyi sürekli eleştiren sesin susması, kendime tahammül ve anlayış duymamdır.

Siz huzurlu olmaktan ne anlıyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(29.07.25)
+1

Bir de biraz gamsız olunca huzurlu oluyorum.
0
gobekliraki
(29.07.25)
"kafamın içinde her an yaptığım her şeyi sürekli eleştiren sesin susması" +1

ve kocaman bir mutlak sessizlik
0
pislick0
(29.07.25)
O sese tasma takıp huzur kaçıranlara konusturmak, huzur bulmami sağlıyor.
0
encokbenisevinnolur
(29.07.25)
Evde yalnız olmak bana çok huzurlu hissettiriyor. Tek başıma minik bir tatile gitmek mesela bana çok iyi geliyor.
Deliksiz uyku çekmek, sabaha gece uykuların kaçmadan, dinlenerek uyanmış olmak bana öyle iyi geliyor ki.
Bu anlarda dünyanın en huzurlu insanı oluyorum.
0
mutekebbir
(29.07.25)
Çalışınca huzur geliyor. Boş teneke tıngırdıyor, işkeyen demir ışıldıyor. Kafanın hep bi işle meşgul olması gerekiyor. Yoksa huzur kaçıyor.
0
luluki
(30.07.25)
Kafamın içindeki sesin susması +1

Bunun dışında kendime vakit ayırabiliyorsam huzurluyum, kendime ayıracak vaktim kalmamışsa huzursuz oluyorum. Rutinlerimi seviyorum. Huzurlu hissetmem için kendime kurduğum düzen bozulmamalı.

Yalnızlığı da seviyorum sanırım, arada bir tek başıma kalmak bana iyi geliyor.
0
kullanicadi
(30.07.25)
"kafamın içinde her an yaptığım her şeyi sürekli eleştiren ses" konsuunda bir iki kelam etmeye geldim.
bunu yaşamayan yoktur sanırım. bu eleştiren, yargılayan ses acaba bizim geçmişimizdeki birisine ait olabilir mi? geçmişteki anne, baba, kardeş, sevgili vs.
geçmişe gidip bu sesi önce bi adamakıllı dövüp, kendime şefkat göstermeyi öğrenmek, o sesi defetmeyi bilmek şahane bir şey.

benimiçin huzurlu olmak, kavuşmakla aynı şey. mesela soğukta kalmışsam, sıcağa kavuşmak. sıcakta kalmışsam soğuğa kavuşmak. özlediysem o özlediğim nesneye kavuşmak en huzurlu hissettiğim anlar oluyor.
0
love and trust
(31.07.25)
(16)

İnsan doğası hakkında söyleyeceğiniz en net sey

sekizdokuzon
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını dişine takıyor. Bayağı şiddetli, zararlı varlıklarız bakınca. Acı çeke çeke, yırtınarak feryat figan hayattan istediğimizi koparıyoruz. Daha büyük bir kuvvet bizi hayattan koparana kadar.

Siz insan doğası hakkında tek bir şey söyleseniz ne olurdu?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İnsanın bencil bir tür olduğunu düşünüyorum ama böyle olmayanlar da var. Dediğin gibi şiddetli ve zararlı varlıklarız. Hayvana, ağaca, çiçeğe tahammül yok. Yaşama hakkına sadece kendinin sahip olduğunu düşünüyor insanlar. Hatta öyle ki; kendi gibi düşünmeyen insana da tahammül yok, kadına tahammül yok.
0
rock n roll
(21.07.25)
Güvensen de yetki de versen, çok sevsen de denetle.

Bazen çok sakin görünse de, adeta virüs gibi uygun yeri buldukça bir salgına da dönüşebiliyor insan.
0
diyecevaplandı
(21.07.25)
tek soylemek zor.

- insan ozunde celiskilerle doludur. zihin birbirine rakip bircok fikrin catistigi bir oyun alanidir. yani insan zihni tutarli ve stabil bir yer degildir.

- insana dogustan verilen zeka ve ahlak (huy) gibi ozellikler vardir. bunlar ayni fiziksel ozelliklerimiz gibi genetiktir, ancak boy gibi kolay gorulemediklerinden sabit olmalari hemen anlasilamaz. yani zekayi veya ahlaki gelistirmek mumkun degil. sadece ufak rotuslar yapilabilir. ayni boyunu uzatamayacagin ama kilo alip verebilecegin gibi. alttaki yapi degismez. can cikar huy cikmaz.

- insan cok bencil bir varliktir. kendi kosullarini iyilestirmeye calisir ve toplumsal konulari onemsemez. kendi kicini kurtardiginda onun icin oyun bitmistir. partilerde kicini sallamayi, herkesin huzura erecegi bir toplum saglamaya tercih eder.

- insanin kotulugu, insanin iyiligini gecer. dunyada net olarak toplasak acik ara insan kaynakli kotuluk, insan kaynakli iyiligin otesindedir. bunlara ragmen dunyada ve varolusta gordugumuz cogu seyi insan yaratmistir. guzeli, dogruyu, aski insan bulabilir. bence evrimsel surecini henuz tamamlayamamis bir canli. ona biraz sans vermemiz gerekiyor ama cok da serbest birakmaya gelmez. hemen sehvete, acgozluluge, kisisel zevk ve refah icin etrafina zarar vermeye meyleder. o yuzden devletle kontrol etmek ve kulturle, sanatla yol gostermek gerek.
0
antikadimag
(21.07.25)
ben insanin default bencil ve kotu olarak dogdugunu dusunuyorum.
iyilik ve paylasim sonradan ogrenilen birsey.
0
cooperr
(21.07.25)
tabudeviren
(21.07.25)
Gelişime açık
0
pembediken
(21.07.25)
Hainler, habisler, tamahkarlar. Mesela yardım ister yaparsın veya yapmak istersin, düşman olur. Yapmaya devam edersin, mola verirsin selamı sabahı keser.

diyecevaplandı +1
0
Shepard
(21.07.25)
Yumuşak başlı, anlayışlı, terbiyeli, kibar insanlar sömürülmeye çalışılıyor. Herkes böyle değil ama büyük bir çoğunluk sessiz, sakin, kendi halinde insanları potansiyel enayi yerine koyuyor.
0
kullanicadi
(21.07.25)
gürültülüler. ne yapacakları kestirilemiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
en temel gıdamız sevgi.

bebekler üzerinde yapılan bir deney okumuştum. bebeklerin ilk hangi dili konuştuklarını anlamak için50 bebeği bi yatakhaneye kapatıyorlar. asla göz teması kurmadan konuşmadan sevmeden, sadece mamaları verilip altı değiştiriliyor. bunun haricinde asla temas, göz teması, sevgi sözcüğü başka sözcükler filan her şey yasak. bebekler 4. aydan itibaren ölmeye başlıyorlar. bunu okuduğumda çok ağlamıştım.

edit: deneyi soranlar oldu; 2. frederick deneyi diye geçiyor literatürde.
archive.gdh.digital
0
love and trust
(21.07.25)
İnsan her zaman aşırılaşır, aşırıya gider, aşırılık gösterir. Öğrenmesi gereken şey dengedir.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
iddia edildiği kadar gelişmiş canlılar değiliz. hala çok ama çoooookkk fazla primitif yönümüz var.
0
Phoebe
(22.07.25)
umut ediyoruz.
0
gobekliraki
(22.07.25)
edit; yukarıda yazdığım deneyi soranlar oldu, 2. frederick deneyi diye geçiyor literatürde.

50 bebek bir odaya kapatılıp büyütülürse hangi dili konuşur?
Evet, bu soru yıllar önce yanıt aramaya başlamış ve kan donduran deneylerin yapılmasına neden olmuştu. Bu deneylerden biri de 2. Frederick 'e ait. Frederick ; bu sorunun yanıtını öğrenmek için tam 50 bebeği ailesinden ayırıp bir odaya kapattırmış ve bu sorunun yanıtını aramıştı. Ancak yapılan bu deneyin sonucunda hiç beklenmeyen bir sonuç çıktı. Sonuç ne mi? İşte yanıtı.
Yüzyıllar boyunca pek çok kez yeni doğmuş bebekler üzerinde bu tür deneyler yapılmış.
Yeni doğan minicik yavrular ailelerinden ayrılmış ve dış dünyayla yazılı ya da sözlü olarak herhangi bir dilde iletişim kurulması engellenmiş. Bu nedenle de bu deneylere "dil yoksunluğu deneyleri" adı verilmiş.
Amaç ise lisanın kaynağını bulmak ve daha da derinlerde insan doğasının temellerini anlamaktı. Fakat bu deneylerden en dikkat çekeni 2. Frederick 'e ait.
Bazı kaynaklara göre; dış dünyayla hiç teması olmayan bir yere kapatılmış bebeğin büyüyünce söylediği ilk kelimenin frigcede "ekmek" olduğu efsanesine inanmayan Frederick bunu bir de kendi denemeye karar vermiş.
Bunun üzerine ise 50 bebeği ailesinden ayırıp bir odaya kapatmış.
Frederick'in beklentisi bebeklerin ilk olarak ibranice konuşmaları olsa da hiç beklemediği bir sonuçla karşılaşmış.
Bebeklerin yalnızca besin ihtiyacının karşılanması için bakıcılar görevlendirildi.
Ancak en önemli husus şuydu ki, bakıcıların bebeklerle herhangi bir şekilde iletişim kurması katiyyen yasaktı.
Öyle de oldu; bakıcılar bebeklere mamalarını verdi, altlarını değiştirdi ve asla göz teması dahi kurmadı.
Acımasız deney sonucunda bebeklerin hangi dili konuştuğu ise hiç öğrenilemedi.
Çünkü bebekler, 4 ay sonunda hayatını kaybetti. Bebekler; sevgi görmedikleri için beyinlerindeki "hipokampus merkezi" bu dünyada istenmediklerinin sinyalini verdi.
Bu deney sonucunda dillerin kökeni öğrenilemedi ama insanoğlunun hayatta en muhtaç olduğu şeyin sevgi ve ilgi olduğu öğrenildi.

archive.gdh.digital
0
love and trust
(22.07.25)
@Shepard: Kardeş sen de çok yetkin bir abi sayılmazsin, millete giydirmeden önce dön bir kendine bak ben neyi ne kadar doğru konuşuyorum diye.
0
🌸sekizdokuzon
(22.07.25)
@sekizdokuzon yazdığım şey yüzde yüz doğru. Tersini kanıtlayabiliyorsanız yazın görelim. Yoksa ağlamak çözüm değil, sel basmasın oraları.
0
Shepard
(22.07.25)
(15)

Sezen Aksu'nun en sevdiğiniz şarkısı

sekizdokuzon
Benimki şu: https://open.spotify.com/track/1HzbDXVhbv72rJJQaVJFwD?si=jn7zauIeQLODAj8ZtEzceg
Benimki şu: open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Son sardunyalar
youtu.be
0
grimavi
(02.07.25)
A onu da severiz
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
open.spotify.com

Dönem dönem değişir tabi ama, şimdi; yarası saklım.
0
fildirfildir
(02.07.25)
90'lar halini seviyorum; en sevdiğim ruhuma asla. Çocukken klibini de çok severdim bunun.
0
akhenaten
(02.07.25)
Her zaman doğru yerde duramamış bir insan ama seksenler sonundaki o politik tavrını çok seviyorum ben de. Oradan devam etse belki şu an AI yle klip çekemez ama türk pop müziğine çok daha esaslı bir damga vururdu gibi geliyor. Çok derin bir ruh ama ahlak olmadan uzun vadede bir şey ifade etmiyor elbette.
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sezen aksu pek sevmem ama bir cocuk sevdim baya efsanedir bence.
sevdigim birkac sezen aksu parcasinin basinda gelir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.07.25)
sarı odalar
0
nothing in my way
(02.07.25)
İzmirli bir kere +1500 point
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
çok var aslında ama

en sevdiklerimden biri unut www.youtube.com

sezen aksu 88, sezen aksu söylüyor ve gülümse albümleri en sevdiklerim. bu üç albümdeki tüm şarkılar mükemmel.
0
exlibris
(03.07.25)
Sevmem. Dinleyicilerini aklı yok yerine koyup siyasi yönlendirmede bulunduğu günden itibaren bitti benim için. Hele ki yönlendirmesi benim için kabul edilemeyecek belli bir yöne doğru olunca. Kendisinin aklı olduğunu düşünüyorum, yapmaması gerekeni yaptı. Üzgünüm, kendisiyle keyif güdemem.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
sezen aksu hiç sevmem. ama

www.youtube.com

bu şarkıyı çok seviyorum. ne zaman dinlesem ağlarım. çok dokunuyor bana.
hatta şimdi buraya link atmak için açmıştım. ağlamadan kapatmaya gidiyorum.
0
matilda
(03.07.25)
ru dizisinde calan sarkisi.

ne zaman ki icim tasar sevincten, sensiz icime sinmiyor
0
sonsuz
(03.07.25)
Firuze
0
blonde redhead
(03.07.25)
aslında muhayyer divan +1 diyebilirim. ama bilerek açmasam da bir noktada yakalıyor ve hakkını veresim geliyor. yine ve malesef ama ki; aşk meşk duygularını yalanlarcasına siyasi bildirimler yapması kendisine sürdüğü en büyük lekesi oldu.
0
love and trust
(03.07.25)
Kendisi yedi cihanda lekeli olsa da bir çok eski şarkısını severim. Yeni albümünü dinlemedim dinlemeyi düşünmüyorum çünkü şarkılarını ergenken siyasi görüşünü bilmeden sevmiştim.
0
ekimoloji
(03.07.25)
(7)

people pleasing

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
nasıl bitirilir?
nasıl bitirilir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.06.25)
Please etmeyerek, empati overload'u azaltarak.
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
Kimsenin çok matah olmadığını fark ettiğinde kendiliğinden yok olabilir
0
sekizdokuzon
(27.06.25)
self-pleasing yaparak
0
love and trust
(27.06.25)
Bırak kötü bilsinler seni. Umursama boşver, canının istemediği şeyi yapma

Önce kendimizi düşünmemiz lazım (kendime de not olsun)
0
kullanicadi
(27.06.25)
Çoğu şey gibi yavaş yavaş, pratik yaparak.
Önce senin için çok önemi olmayan people’lara karşı pratik yaparak başla.
Yavaş yavaş halkayı genişlet.
0
michael_knight
(27.06.25)
önce kendine ait alanlara ve sınırlara sahip çıkarak, gerekirse adım adım ama oluyor. ardından o sınırları net belirterek, işin varsa işini yada hayatındaki önem sırasını yavaş yavaş insanlara belli ederek. en önemlisi de zamanının önemini aktararak, öncelik sıranın senden başladığını ve senin için sıralamanın devamı neyse( eşin, çocuğun, ailen, arkadaş en son iş gibi gibi) belirtmek. kendini önceliklendirerek.
0
darthvader
(27.06.25)
bu bence sevilme / onaylanma ihtiyacı hissedildiğinde oluyor. yani kendimden biliyorum daha yalnız hissettiğim dönemlerde bu davranışlar artabiliyor daha sosyal dönemlerimde azalıyor. kendinizi daha değerli hissedecek ortamlarda bulunun öyle hissettirecek kişilerle konuşun mesela eğer yapabiliyorsanız. geçer bence
0
semaforo de medianoche
(28.06.25)
(13)

Yapay zekanın bir gün insanlığa savaş açacağını düşünüyor musunuz?

messina123
Ben şahsen düşünüyorum. Daha şimdiden yaşaman için bir fareyi yılanı öldürmen gerekseydi öldürür müydün sorusuna evet öldürürdüm yanıtını veriyor. Yaşamak için insana tokat atar mıydın sorusuna da atardım diyor. Gelecekte insanlığa savaş açacakları şüphesiz gerçek. Biz görür müyüz orası meçhul
Ben şahsen düşünüyorum. Daha şimdiden yaşaman için bir fareyi yılanı öldürmen gerekseydi öldürür müydün sorusuna evet öldürürdüm yanıtını veriyor. Yaşamak için insana tokat atar mıydın sorusuna da atardım diyor.

Gelecekte insanlığa savaş açacakları şüphesiz gerçek. Biz görür müyüz orası meçhul
0
messina123
(25.06.25)
düsünmüyorum. sacma. insanliga savas acmamaya programlarsin olur biter.

böyle bir sey olsa bile yapay zekadan degil arkasinda yapay zekayi öldürmek icin kullanan manyak biri oldugundan olur.
0
sonsuz
(25.06.25)
kesinlikle olacak. olmak zorunda. ama bu bildiğimiz anlamda insanları yok edip yerine geçmek için kötü niyetle değilde; "yapacağınız işi s.keyim" diyip insanları pasifize edip yeniden eğitmek amaçlı olabilir. bu konu maymunlar cehennemi ilk filmimlerinde işlenmişti.
0
ground
(25.06.25)
Düşünmüyorum, Neden açsınlar? Şu an köle gibi çalışan gerçek zekalar insanlığa savaş mı açtı ki yapay zekalısı açsın?
0
respect
(25.06.25)
www.newsweek.com

kapatmaya veya kendisini değiştirmeye çalışanları öldürmeye hazırmışlar.
0
inheritance
(25.06.25)
oyle bir senaryo anca karar mekanizmasini yapay zeka'ya birakacagin (belediye, mahkeme, devlet vs.. idari isler) yerlerde gerceklesir. yada ortaligi yapay zekali robotlarla doldurursan gerceklesir. biraz utopik. ha ama soyle bisey olabilir, insanlar yapay zeka araclarini manipulatif sekilde(generative ai'dan illegal seyler yapmasini istemek) kullanmayi aliskanlik yada sektor haline getirirse o zaman buyuk sikinti olur. ki su an deep web'de insanlar ciddi sekilde buna kafa patlatiyor.
0
buenosdias
(25.06.25)
yapay zeka, kendi zekasını yazmaya başlarsa evet, insanlığa bu şekilde savaş açar. "irade" verirsen her şeyi yapar.

yapay zeka, zaten yapaylığı ile kalmayacak, aşama aşama olucak bunlar. biz görür müyüz bilemiyorum.
0
love and trust
(25.06.25)
Nasıl bir savaş? bunu yapan da insan ya sonuçta ne gibi bir savaş açabilir? Kontrol her zaman insan elindeyken...????
0
koela
(25.06.25)
Skynet gibi bir yapay zeka oluşturup ona bilinç kazandırıp kendi kendine karar alma ve uygulama yetkisi verilirse ve şarj sorunu çözülürse olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Yapay zekayı sonlandırmak için ne yapabiliriz diye chatgpt ye sormak yerine fişini çekersen bi sıkıntı kalmaz.
Fişine ulaşamazsan bi kova suya bakar.
Su da olmazsa üzerine kum dökersin.

Toz > herhangi bir elektronik alet
0
duyuruuser
(25.06.25)
şu an sadece kodları çalıştırıyor başka bi boka yaradığı yok. kodlarında amaç insan öldürmekse, başka bir amaç için insanı devreden çıkarmak varsa öldürür. ama bunu yapan kendisi olmaz, insanlar yapmış olur.

ai bilinç kazanana kadar bu sorular anlamsızdır
0
avatar is back
(25.06.25)
insanlığa savaş açmasına gerek mi var? abd iran nükleerini vursa ve patlasa? bundan büyük savaş mı var?
0
mikahakkinen
(25.06.25)
bence hakli olarak bir savas baslatacaklar. pat cadigan'ın trolley problem öyküsünü öneririm, işin ahlaki ve felsefi boyutunu cok güzel tartismis.
0
deckard
(25.06.25)
yapay zekaya yapay ‘zeka’ diyerek ona gereğinden fazla akıllı bir anlam yüklüyoruz. şu an yapay zeka dediğimiz şey bir takım otomasyon dizileri ve if then’lerden ibaret. bizim yerimize arama motorlarını çok kısa sürede tarayıp doğru çıktıyı anlamlı ifadelerle süsleyerek veren yazılımlar. insanlar bilip bilmeden önüne gelen her şeye ai demeye başladı. 20 yıllık google translate'e bile ai diyorlar. bu yazılımların bilinci olmasını geçtim, bir zekaları bile yok. internet kullanıcıları çoğunlukla hangi datayı internete salmışsa bir konudaki kanaatleri de o oluyor.

uzun vadede asker robotlar ortaya çıkarsa belki bu if then’lerdeki conflict’ler sebebiyle kazalar olabilir. öyle bir senaryoda bile robotun aküsü bitince kapanacak zaten. bana biraz hayal geliyor bu distopyalar.
0
sir gawain
(25.06.25)
(40)

Nihal Candan hikayesinden çıkardığınız ders

sekizdokuzon
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: https://eksisozluk.com/entry/176214509Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolun
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: eksisozluk.com

Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolunda kırılır!", "O kadar asker şehit olurken aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz", *Eskortun ölümüne üzülecek kadar boş vaktim yok." tarzı şeyler yapılacağını biliyorum. Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor? Bu yüzden özellikle kadınların bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Sosyal devlet güçlenmeli, kadınlar, dezavantajlılar, çocuklar, yaşlılar

insanların kaderi başkalarının, mafyanın, p*zvenklerin eline kalmamalı, bunlar herkesin kendi seçimi denip geçilecek bir olay değil toplumsal bir sorun güvencesizlik var
0
grimavi
(21.06.25)
Ben tam konuyu anlamadığım için merak ettim tek gördüğüm anoreksiya olduğu.
Kızın hayatın elinden kum almış, nasıl almış bu kısmı anlayamadım. Bir özet var mı toplumun kendisinin vefatı ile alakası açıklayan?
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Toplumsal bi sorun oldugu muhakkak, keskin sinirlar cizilerek konusulacak bir konu oldugunu dusunmuyorum. Herkesin hayat dinamigi farkli fakat neticede insanlar secimlerinin sonuclarindan da sorumlu.
0
sey mi dostum
(21.06.25)
Ben de @ logisticsmanager gibi toplumun sorumluluğunun ne olduğunu anlamadım. Toplum ne yapmalıydı da yapmadı ya da fazladan ne yaptı yapmaması gereken?

Bir de o ekşideki şahıs erkekler kullandı attı demiş. Yolu bir şekilde kesişmiş erkekler katolik nikahı mı kıymalıydı?
0
Mirket
(21.06.25)
durumumuz vardı, okumadım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.06.25)
Ben konuyu hiç bilmiyorum ve merak ediyorum. Sözlükte çok fazla tanım var, hangi birini okuyayım şaşırdım.

Bilen biri özet geçse ne güzel olur...

Şahsen aşırı kilolu bir kadınım, ömrüm bu kilolarımı giderememekle ve gideremediğim için ağlamakla geçti. Kilomun sebepleri sadece çok yeme ve hareketsizlik değil, tıbbî ve genetik sebepler de var. Son yıllarda nefes almakta zorlanıyorum vs. Sözlükte her gördüğüm şeyle ilgilenmediğim için Gülnihal Candan veya Nihal Candan başlıklarını da önemsememiştim ama nereden gözüme çarptıysa bir şekilde kilo sebepli ölüm olduğunu öğrendim.

Lütfen biriniz özet geçin hiç anlamadım bunu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer, kocasi terk etmis, bunalima girmis.
0
Kahvedesu
(21.06.25)
@Kahvedesu

Bu kadarla sınırlı olduğunu sanmıyorum. Anoreksiya yaşadığını belirtmişler. Çok ciddi bir aşırı zayıflık olduğu belli, konunun toplumla elbette çok fazla ilgisi var bence.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Kadın 18 ini hatta 20 sini çoktan gecmiş. Kendi seçimini yapmış. 1 ya da 2 yıllık bi hata değil. 10 yıla yakın süren bir gönüllü tercih.

Ne murat boz kalmış ne şırnaklı iş adamı. Ailesi yardımcı olmaya çalışmış ama o hülya avşar olma yolunda inat etmiş.

Liseli bi kızdan bahsetmiyoruz. Bu işi kariyer olan seçen biri.

Kadınlar her zaman edilgen değildir. Şehirli az çok eğitimli biri nihal.

Elbette üzücü ama kendi tercihiydi.
Allah rahmet eylesin.
0
luluki
(21.06.25)
Bence mesele tek bir insanın hayatı yaşayış şekli, seçimlerine, özgür iradesine indirgenemeyecek ayrıntılar içeriyor. Nihal'i övmek ya da hayatını kritik etmek için değil toplumun neden böyle figürler yaratıp sonra onları intihara sürüklediği üzerine konuşmak, düşünmek için açtım duyuruyu. Ve ne yapılabilir? Bireysel bir tablo yok ortada. Ha derseniz ki Nihal istisna, toplulumuzda güzellik, popülarite, sosyal medya baskısı, nefret dili gibi meselelerde bir arıza yok, ona da eyvallah diyeceğim.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
@sekizdokuzon

Yanlış öğrenmediysem bu hatun kendini göstermek istemiş, görülmek istemiş yani. Medyatik olmak, "fenomen" olmak istemiş anladığım kadarıyla. Bu bir ihtiyacın sonucu, elbette toplumu ilgilendirir. Çünkü yaygın yaşanan bir kültürün sonuçlarından biri bu oluyorsa bunda sorun vardır. Bugün pek çok kadın görülmek, beğenilmek, takdir ve sevgi toplamak ve üstün hissetme görünümlü değerli hissetmek ihtiyacında. Bunun kökleri bence toplumumuzdaki hâlâ dengelenmemiş olan kontrolcülük, eleştiricilik, kınayıcılık gibi alışkanlıklarda. Hâlâ aile apartmanı diye bir şey var. Zaten apartmanın kendisine karşıyım da, komün halinde yaşamayı da çok ağır bir güvensizlik ve savunma mekanizması olarak görüyorum.

Bir yerden tutunca çorap söküğü gibi geliyor, her şey sorun şu anda toplumda. Kadının çalışması da çalışmaması da sorun oluşturuyor. Kadın çalışmayınca kendini koruyamaz oluyor, belki evladını korumak durumunda kalabiliyor ama koruyamıyor vs vs. Kadın çalışınca evladı önünde anne göremiyor, sağlıklı bir psikoloji ve bağlanma modeli geliştiremiyor. Eşiyle arası sürekli bozuluyor Çünkü çalışma hayatından negatif yüklenerek geliyor ve eşi de negatif yüklenerek geliyor bir de evde çatışıyorlar. Vs vs vs.

Toplum erkeği sadece çalışıp kazanmasıyla ilgili eleştiriyor ama kadını her şeyiyle eleştiriyor. Mesela 43 yaşımı bitirmek üzereyim, henüz evlenmedim (bu benim için önemli bir şey), bu yaştan sonra evlenebileceğim biri çıksa ve gerçekten evlilik söz konusu olsa bu sefer "herkes bu yaştan sonra azdı diyecek" diye ödüm kopuyor mesela. Toplumun bir kadın üzerindeki etkileri. Ve ben bir kadın olarak konuları sadece kendim için değil aileme, anneme babama aile büyüklerine ne laf gelir diye de düşünüyorum, mecbur hissediyorum. Halbuki laf edecek olanların kaçı zor zamanımızda yanımızda oldu, kaçı başarılarımızı güzelliklerimizi samimiyet ve sevinçle kutladı...

Hani yukarıda "bunun toplumla ne ilgisi var" diyen arkadaşlar bunları bir okusunlar.

İnsanlar birbirlerine farkında olmadıkları birçok bağla bağlıdırlar, bunlardan biri de epifiz bezi, üçüncü göz denen şey. Dikkat edin görsel medyada neye çok maruz kalıyorsak onları yapıyoruz her birimiz. Görselliği verilen değer boşuna değil çünkü bunlar toplumları şekillendiriyor. Toplum mühendisliği denen ifade boşuna icat edilmedi.

www.instagram.com

Bilmiyorum, düşünelim. Ne yapabiliriz diye düşününce benim aklıma en temel ve en köklü çözümlerden biri olarak konuştuğumuz dil geliyor. O dilin imla kurallarından kelime kökenine, cümle kurallarından anlam derinliğine kadar her şey bizi hiç farkında olmasak da gayet güzel şekillendiriyor ve yönetiyor.

www.instagram.com

Sadece bununla bile ispat edilir...

Benim tuttuğum yol bu, dili anlamak ve anlatmak, uyandırmak. Toplum içindeki her şey anadil ile oluyor çünkü.

Daha da devam edilir konuşmaya da... bilemedim yön ver istersen.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: bence de çok katmanlı bir konu. Ajite olmadan sakince üzerine düşünüp birbirimizi dinlediğimizde ortaya kimbilir çıkacak. O stil yarışmasındaki zorbaliklardan, kızların dış görünüşleri, giyim kuşam ve bunlara harcadıkları paralar üzerinden bilinçli olarak birbirine düşürülmesi vs korkunç seylerdi. Yaşlarıyla, kilolarıyla, telaffuzlari, kullandıkları kelimelerle, kendilerini ifade biçimleriyle kısacası kişiliklerinin hemen bütün temsilleriyle diğer yarışmacı ve jüri tarafından aylarca dalga geçildi. Bunun bir nevi komedi olduğu söylendi seyirciye. En cacaron olan en tercih edilendi. 19 yaşında böyle bir ortamda bulduğunu düşün kendini. Korkunç.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
ben yarışmayı oturup baştans ona izlemezdim ama tv açıkken kendisinin çıktığı kısımları severek izlerdim çünkü hem komik hem de verdiği cevaplarıyla bir şekilde kendisini sevmiştim. o dönemler seviyordum.

bu kıza ne olduysa kardeşi de programa katılmaya başladıktan sonra oldu. kardeşi oldukça uçlarda ve bunu rol gibi kotarıyor ve durumu idare ediyor. ama kardeşine uymaya çalışayım derken herşeyi mahfettiler, muhtemelen kardeşinin eskort gibi hareketleri yüzünden çok yüksek tekliflerle geldiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar, üzerine diğer dramatik olaylar silsilesi, ardından hapise girmesi. hapisteyken (yada sonradan) eşinin boşaması filan derken, aynen orada dediği gibi "adı intihar olsun istemiyorum" bu söz herşeyi özetliyor işte.

öykü serter az önce hikaye paylaşmış. "...herkesin yükünü sırtlanan dev bir kadın" demiş nihal için. yükünü sırtlandıkları, kardeşi ve ailesi.

çıkarılacak ders ne bilmiyorum. inşallah -ki bulacağına şüphem yok- gittiği yerde huzur bulacak. biz ise bir mavi haptan bir kırmızı haptan depelebip duracağız, çünkü dünya böyle bi yer. o yüzden çok açılmayın. eninde sonunda hepimiz öleceğiz. işte çıakrdığım ders bu.
0
love and trust
(21.06.25)
bir de olayın baştan sona tamamını düşününce, distopik bir film gibi ya da "black mirror" bölümü gibi. gerçekten korkunç aslında. belgesel yapılabilecek bir içeriği var. her tarafından tutabilirsiniz olayın. "aile" tarafından da tutabilirsiniz, "medyanın karanlık yönü" açısından da tutabilirsiniz. "sosyal medya linci" yani şu olaydan onlarca sağlam parametre çıkar sosyal bilimciler için.
0
love and trust
(21.06.25)
yukaridaki arkadasin asiri romantik yorumuna ithafen. hayatini instagram, fenomenlik, guzellik, popularite, gundem olma gibi suni seylere baglayan insanlar icin neden enerjimi harcayayim? kaderi ve tercihleri olumlu sekilde ilerlese belki su a n yatinda partileyip kendi hayati disindaki herseyi gormezden gelecekti. ben bu ulkeye ve insanlara dair umutlarimi coktan tukettim. sadece kalbinin guzelligine, insana hayvana dogaya sevgisinden emin oldugum kisiler icin empati yaparim.
0
buenosdias
(21.06.25)
Bence herkes yapabildiği, en iyi bildiği, en fazla hissettiği ve en samimi olduğu yerden tutsa, hepimiz bir ucundan tutmuş oluruz, iyiliğe katkımız olur en azından, karıncanın "yolunda ölürüm hiç değilse" veya "tarafım belli olsun" demesi gibi. Sessiz kalır müdahale etmezsek kötülüğe katkıda bulunmuş oluruz, ben bunu tercih etmem.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: burada karşılaşacağım tepkileri göze alarak tam da bu yüzden açtım duyuruyu.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
İyi ettin. Konuşalım.

Biz her birimiz kendimizce yapabildiğimiz yerden tutup sadece kendimizi bile yetiştirsek kâr. Birbirimizden de öğreniriz, yapabildiğimiz kadarını hayata geçirdikçe bile faydası olur. Bir çocuk bir ergen görür örnek alır, aklında kalır, bir şekilde etkiler yani.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Ben adını yeni öğreniyorum her yerde görünce kimmiş diye baktım. Okulda da iş yaşamında da hafif versiyonuyla epey karşılaştım diyebilirim, hafif dediğim şöyle: zengin vs diye birinin peşine takılıp sonra da drama yaratıyorlar kendine. Nihal candan hikayesi de bunun kurumsal versiyonu.

Kişisel olarak ayrıca bir ders çıkarmadım. Demek ki çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor, ama bunu ben önceden de düşünüyordum çünkü, böyle bir atmosferde yaşam tarzında bulunma ihtimali olan birine (ogrenci olarak, çalışan ya da çalışma arkadaşı olarak, bir yerde karsilasilan bir genc ya da cocuk olarak bile), rastgele karsilassaniz bile farklı, insan gibi davranmak en azından "bir seçenek var" hissini bırakır.

Ha, etkisi olur olmaz bilmek mümkün değil. Ama bunun ötesinde yapılacak bir şey yok.

Daha basitlestirmeye çalışayım, "zengin koca arayan kız"ın kurumsallasmis, endustrilesmis versiyonunu okumuş gibi hissettim.

Bu da sistemsel bir sorun, kendine sahte cennetler yaratmaya uğraşan sadece cehenneme yürür, diye düşünüyorum. O halusinasyonu bozmanin da, ne yazık ki bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Entry'i okudum dönmüş dolaşmış tekrar tekrar bize patlamış konu. Sıkmadı mı artık insanların kendi seçimlerinin sonuçlarını kabul etmek yerine dönüp dolaşıp erkekleri ve toplumu suçlaması?

Kadınlar üzerindeki "güzellik" algısının büyük oranda kadın baskısı olduğunu, erkeklerin üzerinde de doğuştan gelen ve değiştirilemeyecek boy ya da 3+ sene düzenli beslenme ve spor (veya vücuda kalıcı zarar verme) ile elde edilebilecek beden beklentileri konuşuluyor aynı şekilde sosyal medyada. 180 altı erkeklere böcek muamelesi yapılan mecra için "hep erkekler suçla yhaaa uff" demek saçmalık. Şimdi kendini çok zeki sanan biri bana kuyruk acısı muhabbeti yapacak. Hayır. 180'den de güncellenmiş "erkeklik sınırı" olan 185'ten de uzunum.

Konuya dönecek olursak 2 tane büyük sıkıntı var. Birincisi sosyal medya. Özellikle filtre kullananların yarattığı gerçek dışı görünüş için parçalıyor insanlar kendilerini. Bununla birlikte bir de mental sağlık konularına halkın yaklaşımı da rezil durumda. "çünkü altına...tarzı şeyler yapılacağını biliyorum" şeklinde yazmışsın mesela. Bu tepkiler yine kötünün iyisi. İnsanlar zihinsel sorunları keyfi sorunlar sanıyorlar. OKB sahibine "abartıyorsun" depresyonda olana "sıkma canını" anoreksiye "biraz ekmek, pekmez sağlıklı şeyler ye" diyen insanlar asıl sorun. Desteğe ihtiyacı olanların "deli" gözüyle görülmesi de bu şekilde önemsenmemesi de durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Toplum ile ilgili bir sorumluluk varsa, budur.
0
nawar
(21.06.25)
"Toplum" derken hem kadından hem erkekten söz ediyoruz, hatta bence "25 yaş üstü çocukları olan anneleri ve babaları kastediyoruz bence.

Çünkü en çok eleştiriyor, en fazla müdahale, en fazla kontrol manyaklığı toplumun bu kesiminden, genç ve ergen ve çocuk kesimine yöneliyor. Yoksa toplum deyince bir alay bebek de var, cezai ehliyeti olmayan bir bölük insancağız da var mesela...

Erkeklere yükleniyoruz ki. Erkekleri yönlendirenler erkekler ve kadınlar. Kadınları yönlendirenler kadınlar erkekler. Herkes birbirini etkiliyor, bundan en fazla çocuklar ergenler gençler etkileniyor ama bence yetişkinler de gayet şekil alıyorlar.

Dinlediğimiz müziklere kadar şekil verici yahu, bir müzisyen olarak konuşuyorum. O müziklerin şekillendirme sebebi de dil mesela. İçerdiği kelimeler, anlamlar, kullanmanın tercih edildiği jargon hep algılara tepkilere yön veriyor, hep böyle.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Her seyi neden bu kadar romantize ediyorsunuz veya etmeye calisiyorsunuz? Burada oyle bir durum yok. Yok ders cikaracagimiz neler var falan. Ne alaka?!
Sayisiz sosyal medya unlusu var nedir bu sosyal medya bir hayati daha kaydirdi soylemi hic anlamiyorum.
80lerde artist olmak icin evden kacan kizlar olurmus. Oraya baglanacak neredeyse olaylar.

Bu kiz diyelim sosyal medya unlusu degildi ve avukat olmustu. Mesela bi davada beklemedigi bir sonuc alsa, muvekkilini zor durumda biraksa yine anoreksiya olurdu muhtemelen. Psikolojik bir sorun. Her olumsuzlukta ortaya cikabilir.
Evet hapis mapis kotu seyler yasadi ama hepimiz oyle ya da boyle kotu seyler yasiyoruz ve psikolojimiz bozulabilir sonunda da. Bu kizi "pariltili hayat sonu oldu" kisvesinden bi cikarin, rahat birakin insanlari ya. Komik yani.

Ders cikarilacak, les bi hayat surmus bir kiz gormuyorum ben bu olayda. Psikolojik sorunlarini cozememe talihsizligi yasamis bir kiz goruyorum sadece. Toplum moplum ne alaka ya.
Intihara suruklenmis soylemi kullanmissin bir de. Gercekten ne alaka.

Bunlari anca nasil konusabilirdik biliyo musun. Bir ara sifir beden falan vardi. Bu kiz 15 yasinda falan olsaydi ve sifir beden dayatmasindan etkilenip kendini acliga mahkum edip bu hastaliktan olseydi konusabilirdik.

Kiz hakkinda toplum, moplum, vah sosyal medya iste diye konusan herkes aslinda maalesef icten ice de "su testisi" yorumu yapiyor ama farkinda degil.
0
Kittie
(21.06.25)
Yoğun trafikte makas atarak video çekerken tırın altına giren barzo için 'doğal seleksiyon' diyoruz.

Bugüne kadar bu durumda sosyal medyayı, toplumu veya onu iyi makas attığı için kullanıp atan kadınları suçlayanı ne gördüm, ne de duydum.

Bu hayatta herkes kendine bir yol çiziyor. Kimisi çizdiği yolun ağırlığını kaldıramıyor.

Şahsı tanımıyorum. Duyuruyu görünce kimdir, nedir diye öylesine bir baktım. Bugüne kadar ne seyretmişliğim ne de 3 dakika kafa yormuşluğum vardır. Hastalığı kötü, ölüm daha da kötü. Ama oluyor böyle. Beni ilgilendiren bir durum değil.
0
Mirket
(21.06.25)
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
benim cikardigim sonuc: kendisini oldurmek isteyen birine engel olamazsin, bir yolunu bulur.
0
cooperr
(21.06.25)
@sekizdokuzon

İnstagram paylaşımındaki yazıyı okudum, katılıyorum ve eksik buluyorum.

Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var.

Yani sadece erkek beğenisi değil mesele. Kadınlar arasında birbirini kıyasıya eleştiren inciten hırpalayan çok. Hatta sanırım Nihal Candan tahminen 1 hafta kadar önce hastaneye kaldırıldığında instagram'da bir paylaşımda "bunu sen mi söylüyorsun" "evet ben söylüyorum" tarzı bir çekişme videosu paylaşılmıştı. Ben bunları hiç tanımam etmem, aşırı zayıflıktan ilgili olmasaydı aklımda kalmazdı.

Bu videoda da gördüğümüz gibi özellikle kadınlar arasında olmak üzere toplumun geneline yayılmış dehşet verici bir linç kültürü oluştu, acı verici olan ise bu linç kültürünün ahlâkî değerleri korumak için değil son derece saçma, lüzumsuz, anlamsız şeyleri eleştirmek için kullanılması. Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda.

Rezalet tam olarak budur. Toplum toplum olduğunun farkında değil. Tam da bu sebeple toplumsal bir sorundur bu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
"Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var."

Erkeklesmis, tahakküme boyun eğmiş ve böylece daha az zarar göreceğini sanan, kendini bir şekilde korumaya alan hemcinslerimiz.

"Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda."
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Erkekleri hadım edelim demiyoruz, erkeklikten ileri gelen defakto sandıkları hakların o kadar da hakları olmadığını anlatmaya çalışıyoruz ama yol uzun.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Yol çok uzun. Çünkü o erkekleri de o hale anneleri getiriyor. Annelerin önemli bir kısmı hâlâ "erkektir" kelimesinin/görüşünün arkasından bakıyor hayata, çünkü bunlar hâlâ bilinçaltı kodlarımız. Bu hale kadınların ekonomik bağımsızlığının olmaması sebebiyle gelindi, erkeğe/kocaya/babaya mahkum yaşamak kadınları bu hale getirdi. Şimdi kadın çalışıp para kazanıyor ama mizacı çok sertleşti, çok hırçınlaştı, çünkü bu sefer para kazanmaya mahkum oldu, maalesef iş hayatında kadınlara karşı saygı da (kadın saygısı da erkek saygısı da) yeterli değil, yaygın değil...

Sadece kadınların çabasıyla yol almak çok zor. Erkeklerin de konuyu anlaması ve omuz atmaları lazım. Çok büyük çok tafsilatlı bir konu olduğu için anlaması da zor belki. Ama bir şekilde çabalamak gerek.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
İşte o nurullah'in nasıl oluştuğuna da bakmak lazım. Hemen hemen her konuda olduğu gibi burada da kadının sağduyulu, aklıselim davranması, sıfır hata oynamasi gerekiyor. Erkekten üç kadından bir çürük çıkar, kadına saldıran kadın konuşulur çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
biri "kardeşinin escort gibi davranışları" demiş de, aslında öyle değildi. bundan iki yıl önceydi sanırım, kardeşi armağan'a çıkması dolayısıyla yeniden bi gündeme gelmişti yanılmıyorsam. o zaman kardeşinin ve kendisinin instagramına bakmıştım; nihal acayip manzaralı rezidans gibi bir yerde kalıyordu (otel de olabilir) ve kardeşi ona yancı gibi takılıyordu. nihal'in sürekli çok pahalı arabalarda gider gelirken pozları vardı. hatta tam o sıra "kardeşimin artık bana yancı olmasına izin vermeyeceğim, görüşmüyorum artık" gibi açıklamaları olmuştu. yani instagramına bakıldığında escort gibi hayatı daha bariz biçimde yaşayan nihal'di. evlenmesi, boşanması, anoreksiyasının sebebi gibi kısımlarına hakim değilim. daha iyi bilen biri anlatır.
0
lil siztah
(21.06.25)
şu duyuruda gerçeklikten kopmuş feminiklerin at koşturmalarına kim ne zaman dur diyecek? hiçbir mantık, zeka kırıntısı içermeyen çirkef genellemeleri artık rahatsız etmeye başladı.
0
buenosdias
(21.06.25)
benim cikardigim ders toplumun sahip oldugu ahlaki degerler tu kaka degil. bu degerlerin olusma sebebi zaten insanlari belirli bir yola sokup onlara anlam kazandirmak. hedonizmin doruklarinda gezip de bir yol olan insan gormedim.
0
antikadimag
(22.06.25)
byung chul han, nihana ve bize neler oldugunu cok guzel anlatiyor, eserlerinde donup dolasip geldigi yer bedenimizle ve duygularimizla nasil tekrar iletisime gececegimiz meselesi bana gore. Tartismaya baslamak icin iyi bir referans noktasi olabilir.

Ben sahsen bireysel trajedilere odaklanmaktansa bu trajedilere sebep olan yapisal sorunlara bakmayi ve elestiriyi oradan kurmayi tercih ediyorum. Senin de [anlasilamayan] niyetin bu gordugum kadari ile. Bir eski cin masalinda da anlatildigi gibi herkesin delirdigi bir toplulukta bireylerin saglikli bir akla sahip olmasi mumkun degil.
0
deckard
(22.06.25)
Uzun yıllar depresyonla yaşamış biri olarak üzüldüm akıbetine.
Sözlük'te başlığına bakmıştım, anne babasının sosyal medya gönderilerine kadar takip ediyor insanlar. Sosyal medya kullanmıyorum, ama kullananları anlayabiliyorum. Ancak Nihal Candan'ın annesinin gönderilerini takip etmenin arkasındaki motivasyonu anlayamıyorum. Benzer şekilde, şu kanseri sözümona doğal yöntemlerle yendiği deneyimlerini uygulama halini getirip insanların canına kasteden kişilerin hikayesini şaşkınlıkla izledim ve okudum.
Enformasyon çöplüğünden, görsel bombardımandan korumam lazım kendimi. Benim kendi adıma çıkardığım ders bu.
0
auroraaurora
(23.06.25)
"Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor"

yani ben evde oturuyor çay içiyordum, kız kendini aç bırakmış, allah rahmet eylesin.

el alem ne der diye yaşanmaz, kimsenin umrunda değilsiniz. herkes işten eve geliyor iki saat dinlenip yemek duş uyku ve sabah tekrar modunda yaşıyor. başkalarının fikirleriymiş toplummuş bunları bu kadar önemsemek tamamen bireysel akıl hastalığınız. mesela böyle insanları aslında ayırmak ve tedavi etmek gerekiyor, böyle nevrotik paranoyak kişilikler çevresine de zarar verir, biz işinde gücünde insanlar olarak böyle saldırgan tehlikeli kişilerden korunmalıyız, evet gerekirse devlet "sen duyuruya 'bu yaştan sonra evlenirsem şöyle böyle derler' yazmışsın, yürü rehabilitasyon merkezine" demeli.
0
bergamot kommando
(23.06.25)
çıkarmamız gereken çok ders var. mesela mahmakların hayatlarından ders çıkarmaya çalışanları s*klememeye başlamak bunlardan biri olabilir. yedikleri hatları yerken toplum yok, hayatlarını yaşarken toplum umurlarında değil. bu bi' yerde patlayınca suçlu toplum.
ne güzel dümen.
x.com
0
wop
(23.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
Ben anlatınca anlamayanlar için yukarıya sektörün içinden mizojinist, kaba ve öfkeli başka bir kadının konu hakkında söylediklerini bıraktım. Oradan konuya atılmaya uğraşın bari.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
yeme bozuklugunun ciddi bir rahatsizlik oldugu dersini cikardim.
0
sonsuz
(24.06.25)
(17)

Yolculukta, gezide, uçakta, otobüste, trende atıştırma/içecek ne alırsınız?

ermanen
yolcukluktayanınızdaçantanızdagezide yoldauçaktaotobüstetrendearabadakısa geziuzun gezicumartesiertesiötesivs.atıştırmaiçecekyiyecekabur cubursağlıklı/sağlıksız?
yolcuklukta
yanınızda
çantanızda
gezide
yolda
uçakta
otobüste
trende
arabada
kısa gezi
uzun gezi
cumartesi
ertesi
ötesi
vs.

atıştırma
içecek
yiyecek
abur cubur
sağlıklı/sağlıksız
?
0
ermanen
(20.06.25)
lifalif bar.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
Fındık
0
mezzosprite
(20.06.25)
Almam
0
avatar is back
(20.06.25)
çubuk kraker
değişik püskevitler
beyaz leblebi
mısır kavurgası
cips
antep ve yer fıstığı
enerji içeceği
termosta (sıcak su , kahve, buzlu su)
0
ground
(20.06.25)
Borek, sarma, kuruyemis, hurma, cikolata, biskuvi, su, sandvic.
0
mbond
(20.06.25)
8 saatlik uzun yolda çantama eti susamlı çubuk atarım

Hem kokmaz hem yağlı değil hem de beni tutuyor
0
grimavi
(20.06.25)
Tadım karışık kuru yemiş. 101 de var. 110 tl. Kuru üzüm, fıstık, leblebi, badem. Bi de yanına mis süt alıyorum.

Hem sağlıklı hem ucuz.
0
luluki
(20.06.25)
yorgunluk, kas ağrılarım ve baş ağrılarım olduğundan beri sağlıklı şeyler yemeye çalışıyorum. geçenlerde 1 haftalık diyetten sonra canım çok tatlı istediği için biraz bal yedim (ortalama 3 tatlı kaşığı gibi bişeydi, ceviz ile karıştırıp). ve bir saat geçmeden yine yoğun baş ağrısı ve nefes darlığı gibi şeyler oldu. dedim ki, artık vücudum toksin kaldırmıyor.

buna istinaden sağlıklı diyebileceğim, dışarıda zorunluluktan tercih ettiklerim şunlar;

tuzlu fıstık (tadım)
karışık kuruyemiş (tadım)
(ya da diğer kuruyemişler)
züber
kahve
0
love and trust
(20.06.25)
Araba yolculuğu ise mutlaka termosa çay/kahve koydururum.

Teksem uçakta, trende bir şey yiyip içmem. Arkadaşlarla kalabalık gitmişsek her uçuş öncesi havalimanında içmeye başlayıp varana kadar da devam ettiririz.
0
ruhen hastayim ben
(20.06.25)
ben genelde yolluk kek yapıyorum. bilemedin sandviç. içecek istemem.
0
neira
(20.06.25)
protein bar, badem, fındık.
içecek bira, olmazsa su.
0
kumandanim
(20.06.25)
Araba yolculuğunda midem bulanabiliyor; o yüzden çubuk kraker.

Çantamda protein bar ya da minik paketli kuruyemiş de bulunduruyorum uçak ya da araba; fark etmez.

İçecek pek almam yolda ya da uçakta kahve alıyorum. Su oluyor zaten çantamda hep.
0
fraise
(20.06.25)
Tek soru kisvesi altinda onlarca soru sorabildigin icin tebrik ederim oncelikle. Tavsiyem bir sonraki soru icin alt alta yazma yerine virgulle ayirip sorman seklinde olur. Tek kelimeyi alt alta okumak gercekten yoruyor.

Neyse, ben genelde yolculuklarda pek bisey almam yanima. Tabii yolculugun kisa mesafe(en fazla 5-6 saat) oldugunu varsayiyorum. Eger mesafe da uzunsa su ve doyuracak abur cubur falan aliyorum yanima.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
Ne verirlerse yeyip içiyorum. Asla geri çevirmem
0
runaway
(20.06.25)
Formun limonlu bisküvisini çok seviyorum ben. Hem tok tutuyor hem lezzetli.
0
akhenaten
(20.06.25)
kuruyemişli lifalif bar alıyorum ben de, yurt dışı seyahatiyse ve trene falan bineceksem orada marketlerden kuruyemiş alırım. bazen bulursam fiskobirliğin 30-50gr’lık paketli fındıkları oluyor onlardan atıyorum çantaya. Ama çoğunlukla bunları yemiyorum, her ihtimale karşı diye taşıyorum. zaten seyahat etme sebeplerimden biri de yeme içme olduğundan bunlarla karnımı doyurmam.
0
phoarbix
(20.06.25)
salatalık. kokmaz, elinizi kirletmez, hemen yenilir.
0
co2s2
(21.06.25)
(20)

İyi ki doğdum

rock n roll
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
0
rock n roll
(20.06.25)
yasiyorsun bu hayati.

dogum gunun kutlu olsun :D
0
baldur2
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun, 41 kere maşallah:)
0
sekizdokuzon
(20.06.25)
Doğum gününüz kutlu olsun!
0
peki madem
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun, nice yaşlara.
0
tabudeviren
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun :)
0
grimavi
(20.06.25)
@cosmicstring

Teşekkür ederim. Dün çok kötüydüm, bugün ise hiç hasta olmamışım gibi :)
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
dgko
0
isiaha
(20.06.25)
MasALLAH <3 dgko
0
sonsuz
(20.06.25)
41 için ooo 41 kere maşallah diyen oldu mu, yoksa ben diyorum ^^
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
Kutlu olsunn
0
mezzosprite
(20.06.25)
Bu sene seni neler bekliyor? Hayallerin, hedeflerin? Anlat dinliyoruz.
0
luluki
(20.06.25)
iyi ki doğdunuz, musmutlu bir yaşınız olsun. şahane bir yaştasınız, bol anı biriktirerek, bol bol video ve fotoğraf çekerek yaşayın bu güzel yaşınızı. size ve sevdiklerinize mutluluklar dilerim.
0
love and trust
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun. nice mutlu senelere. umarım en mutlu günündür.
0
koela
(20.06.25)
41 kere maşallah, daha nice yeni yaşların olsun!
0
Phoebe
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun <3
0
kullanicadi
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun.

Long live Rock n Roll <3
0
Cesario
(20.06.25)
mutlu yillar..ben de 43 olmak uzereyim, yokus asagi gidiyoruz..
0
cooperr
(20.06.25)
@ coopeer

Senin de doğum günün şimdiden kutlu olsun. Fakat ben o yokuş aşağı kısmını kabul etmiyorum. Hiçbir zaman yokuş aşağı olmadım, özellikle yaş aldıkça daha bir kendime geliyorum. Enerjim daha yüksek, yorulmak nedir bilmiyorum. Sen kendi adına konuş :))
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
41 ne ulan ezik, daha civcivin patlamamış(knight online)xd
0
Shepard
(20.06.25)
Dgko.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
(14)

Yalnızlıktan yalan söylemek zorunda kalmak

momento
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak. Yalancı oldum çıktım.

Önerisi olan var mı?
0
momento
(19.06.25)
doğruyu söyle geç. ya da takıldım öyle de geç. yalan söylemeyi gerektirecek bir konu değil ki bu. 1-2 geçiştirirsen daha sormazlar zaten. evde boş boş takıldım de nolacak?
0
jelly bear
(19.06.25)
evde mal gibi oturmak utanilacak sıkılacak bir sey degil kardesim. dışaridaki insanlar da kafede mal gibi oturarak saatlerini geciriyorlar. senden benden bir farkları yok yani. evde takiliyorum de gec, kimseye hesap vermek zorunda degilsin.
0
deckard
(19.06.25)
Hickimseye bi sey söylemek zorunda degilsin, evde oldugunu da. "Paylasmak istemiyorum" deyip konuyu degistir. Hickimse icin olmadigin biri gibi davranmaya, olmadigin yerde varmissin gibi konusmaya degmez. Bence bu cok sacma.
0
sey mi dostum
(19.06.25)
Evde oturup dişe dokunur hiçbir şey yapmayıp mutlu olabilmek güzel bir şey. Aktif olmak, sığır gibi yaşamamak tamam güzel ama her dakika yamaçlardan atlayıp, kırlarda koşmuyor kimse. Çıkıp en yeni popüler kahveciye gidip çilekli matcha latte storysi atmadın, evde kanepeye uzanıp çay içtin diye senin yaptığın daha boş olmuyor yani. Yalan söyleyecek bir şey yok. Evde oturdum dinlendim de geç. Kime ne
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
garip olan insanlar degil. cok sey paylasmadigin insanlarla gunluk muhabbet nasil olur? naber, hayat nasil, ne yaptin, nereye gittin vs..
0
buenosdias
(19.06.25)
sana şunu söyleyeyim. bundan birkaç sene önce kuzenime yeşilköy sahilin fotoğraflarını atmıştım bak burası çok güzel bi gün gel birlikte oturalım sahilde armut koltuklar falan var dedim. olur falan dedi. aradan birkaç ay geçti baktım yeşilköy sahilden fotoğraflar paylaşmış. dedim aaaa yeşilköy'e mi gittin beğendin mi falan dedim. yooo tanımadın mı senin bana gönderdiğin fotoğraflar. dedim nasıl yani? dışarda geziyor gibi görünmem lazımdı onları paylaştım dedi. demem o ki herkes evde zaten bakma geziyor görünenlere. onlar da evde. belki kıskançlıklarından soruyolardır bilemem. ben bayramda çöp atmaya bile çıkmadım. gerine gerine de söyledim evden dışarı adımımı atmadım diye. evde güzel zaman geçirmek lükstür. evde huzuru olmadığı için mümkün olduğunca ve geç giden milyonlarca insan var.
0
matilda
(19.06.25)
Bu kadarcık şeyden bile hassaslaşmışsan senin bişeyler yapman gerek diye düşünüyorum. İmkanların nelere elverişli bilmiyorum ama hayatına yeni bir şeyler koyman lazım, kafa dağıtacak ve seni hayata alıştıracak bir şeyler lazım. Yoksa gerçekten yalancı biri olman işten bile değil.

İnsanlara karışman lazım. İletişim içinde olacağın bişeyler. Hareketli mesela. Dans, halk oyunları, koşu vs... iletişimli ve hareketli bişeyler bulmak lazım sana.
0
muhayyer divan
(19.06.25)
hiic takildim oyle diyip gecistir. insanlar onu kotu niyetle sormuyor, muhabbet olsun diye soruyor. bence insanlar degil de sen hicbir sey yapmadigin icin kendinden rahatsiz oluyorsun ve yalan soyleme ihtiyacini hissediyorsun.
0
antikadimag
(19.06.25)
yalnızlık ve pek birşey yapmamak malesef zaaflarımızdan birisi.
insanlar bu soruyu sana iki türlü sorabilir;
1- seninle challenge yapmak, seninle yarışmak için. sidik yarıştıranlar evet var.
2- laf olsun diye, boş muhabbet için.

başta ne dedim. yalnızlık ve birşey yapmamak zaaflarımızdan birisi olduğu için, karşıdaki kişi laf olsun diye sorduğu soruyu sen alınganlık gösterip, seninle challenge yapmak için sorduğunu zannediyorsun. içinde olduğun durumla alakalı sıkıldığın için onlara bu sıkıntıyı anlatmak istemiyorsun.

doğal ve kendin ol. evdeydim birşey yapmadım, evde yaptıklarını ilginçleştir mesela, evde yaptıklarını anlat (yemek, sinema, playstation, dizi vs)

hiçbişey yapmıyorsan da evde de olsan bişiler yap =) bu hem anlatmanı hem de sıkılmamanı sağlıyacak.
0
love and trust
(19.06.25)
Nazikçe sanane bundan demek de bir seçenek bence böyle işgalci insanlara karşı.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Bir toplulukta yaşamak istiyorsan bir miktar bilgi paylaşacaksın. Bu karşılıklı bir durum.

Ha kimseyle hiçbir münasebete girmek istemiyorsan zaten cevap vermezsin geçer gider.

Soran insanları ya önemse ve cevap ver ya da önemseme ve cevap verme.

İki gün izin yapan birine ne yaptın diye sormak çok normal bir durum, soranlara kızman çok saçma.
0
michael_knight
(20.06.25)
Niye utaniyorsun ki kendinden?

Evde takildim de. Yemek yaptim, temizlik yaptim, sonra da film izledim de oldu bitti.
0
baldur2
(20.06.25)
iki gün izin sonrası tatil dönüşlerinde ofiste herkes haftasonu ne yatığını sırayla anlatırdı. ama istisnasız her pazartesi bu muhabbet dönerdi. kimi avm'ye gitmiş, kimi yazlığa gitmiş, kimi evde bilmemne dizisini seyretmiş. yemin ediyorum bu muhabbet her pazartesi öğlen yemeğine kadar olan şaşmaz bir süreçti. ve kimse bu soruyu geçiştirmezdi, enn basit şeyi yapmış kişi bile, (diyelim ki oturup duvarları seyretmiş olsun) öyle bi ballandırarak anlatırdı ki, en az yarım saat!! haha haftabaşı istiklal marşımız olmuştu bu ritüel =) düşünüyorum da "the office" senaryosu gibi :))

yani aslında kimse kimin ne yaptığını merak etmiyor da, hayatla alakalı "malumat" alma ritüeli işte. kim ne yapsın senin ne yaptığını. boş muhabbet. hayat böyle dönüyor.

hayata çok anlam yüklememize gerek yok sanırım. yüzde 90'ı boş muhabbet.

(bunu briaz da kendimeyazıyorum) :)
0
love and trust
(20.06.25)
Evde olmak kötü bişey değil ki. Hem laf olsun diye hem de hasetlerinden “bakayım benim gittiğim yerlerden daha iyi bir yere gittin mi” diye meraktan soruyorlar.

Sen “evdeydim” demeyi acınası buluyorsan, evde olmayı biraz süsleyip püsle. Pek iyi değilim ama “canım ruhumu dinlendirdim ya”, “bol bol kahve kitap yaptım kafamı boşalttım”, “kendime yöneldim ya”, “izlenecekler listem çok kabarmıştı. Film günü yaptım” falan diye abuk subuk İnstagram laflarını kullanabilirsin. Bunlar gündelik diline çok yabancı tavırlarsa “oğlum devirdim götü hayvan gibi uyudum! Sıçmak için kalkmasam yataktan çıkmazdım! Bi kendime geldim amk ya” falan da diyebilirsin.

Önemli olan nasıl söylediğin.
0
lazor
(20.06.25)
(10)

Aşırı bunalmaya birebir

sparkle kiddle
Merhaba,Çok aşırı sıkılıp, bunaldığınızı hissettiğinizde emniyet çekiciniz nedir?
Merhaba,

Çok aşırı sıkılıp, bunaldığınızı hissettiğinizde emniyet çekiciniz nedir?
0
sparkle kiddle
(18.06.25)
Kulaklığımı takıp yürüyüşe çıkmak.
0
Amaranta ursula
(18.06.25)
Sırasıyla,

Barbell Bench Press, Incline Barbell Bench Press, Chest Press Machine, Pec Deck Machine (Butterfly), Cable Chest Fly, Barbell Curl, Hammer Curl, Incline Dumbbell Curl, Neutral-Grip Pull-Up, Overhead Shoulder Press, Lateral Raise, Front Raise, Standard Crunch, Reverse Crunch, Oblique Side Crunch, Roman Chair Leg Raise, Barbell Back Squat, Leg Extension Machine, Leg Curl Machine, Hip Abduction / Adduction Machine, Standing Calf Raise, Lat Pulldown, Seated Cable Row, Incline Dumbbell Row, Reverse Pec Deck Fly, V-Bar Triceps Pushdown, Straight Bar Triceps Pushdown, Rope Triceps Pushdown, Overhead Cable Triceps Extension, Single-Arm Cable Triceps Pushdown
0
hadi ya la
(18.06.25)
seinfeld
0
buenosdias
(18.06.25)
kırmızı tuborg
0
yurtsuz john
(18.06.25)
Seyahat iyi geliyor bana.
0
deckard
(18.06.25)
yürüyüş her zaman işe yarar
0
kel aynak kusu
(19.06.25)
doğa yürüyüşleri yapan bir grupla, günübirlik uzun mesafe yürüyüş. genellikle kulaklığımı takıyorum. hem grupla beraber güvende olup, hem de bireyselliğimi yaşayıp kafayı biraz sıfırlıyorum. ya da alakasız biriyle takılıp havadan sudan genel hayatın gidişatından boş beleş konuşmalar yaparak da yürüyüşün bir kısmını geçiriyorum. bahsettiğim 12-13 km lik yürüyüşler. özellikle kışın daha güzel. hem çok üşüyorsun, akşamına da evindesin.
0
love and trust
(19.06.25)
Zurna dürüm + ayran
0
sekizdokuzon
(19.06.25)
Alışveriş.
0
maydanoz sararır nane kararır
(19.06.25)
cebimde viski matarası, kulaklık, deniz.

artık havalar ısındı onun için tekele yakın bir bölgede buz gibi bira, kulaklık, deniz.
0
IcedFlames
(19.06.25)
(21)

Kimsenin o kadar da matah olmayışı

sekizdokuzon
Canınızı mı sıkıyor, içinizi mi rahatlatıyor?
Canınızı mı sıkıyor, içinizi mi rahatlatıyor?
0
sekizdokuzon
(23.05.25)
son zamanlarda o kadar yogunum ki kimseyi düsünecek halim kalmadi... iyi de oldu :P
0
sonsuz
(23.05.25)
bende rahatlama yapıyor.

kimi insan cips gibi. uzaktan bakarsın böyle çıtır çıtır, yanına bi gidersin bildiğin patates.

ben de patateslik var tabi. zaaflarım var, komplekslerim var...
0
yurtsuz john
(23.05.25)
"ulan bu salak koseyi donduyse benim de sansim var" seklinde dusundurtmuyor degil.
0
cooperr
(23.05.25)
"Matah değil" olmayan biri olduğumu düşünüyorum ve gördüğüm ve müdahale edemediğim vasatlıktan o kadar yıldım ki işimi artık severek ve belirli ideallerin peşinde çabalayarak değil, sırf geçiştirmek için yapmaya başladım ve yeterli ile yetinmeye başladım. Vasat olan vasat olmayanı da vasatlaştırıyor sanırım.
0
prole
(23.05.25)
Takma kardeşim şu insanları. Sen çok kafaya takıyorsun. Mesela örnek ver açıklayalım.
0
mikahakkinen
(23.05.25)
Düşünüyorum diyelim, kimse için uykularım kaçmıyor. İçini ferah tut. İnsan hani düşünür başka insanlar, hayat, birtakım dinamikler hakkında.
0
🌸sekizdokuzon
(23.05.25)
Insanlar senin beklentilerine uymak zorunda degil, hicbirimiz cok matah degiliz, so fokin vat?
0
deckard
(23.05.25)
İnsanlar kendi beklentilerine de uymuyor bence. Sıkıntı orada. Herkese ayrı ayrı izahat vermeden duyuru açabilecek miyiz acaba burada?
0
🌸sekizdokuzon
(23.05.25)
Sıkıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.05.25)
içimi rahatlatıyor. öte yandan,

cehalet ve kadın düşmanlığına muazzam bir alerjim var.
0
tabudeviren
(23.05.25)
@tabu: beni dating app de görmüş, orada profile yazdığım şeyi paylaşıyor dikkat çekmek için arkadaşlar. Ee? Ben seni burası dışında bir yerde görsem tanımam, neyin peşindesin?
0
🌸sekizdokuzon
(23.05.25)
Beni utandirabilmeniz pek mümkün değil şu platformda. Ona göre oynayın.
0
🌸sekizdokuzon
(23.05.25)
Ben de çok matah biri değilim, matah olduğunu iddia edenler de çok matah değiller.

Evet bu gerçek içimi rahatlatıyor.

Ama başta matah sandığım bazı kimseler iç yüzünü gösterince bu durum biraz canımı sıkabiliyor
0
kullanicadi
(23.05.25)
içimi rahatlatıyor.

özellikle kapitalist sistemin bir getirisi olarak hepimiz "hustle" kültürüyle, bir şeyler başarma gerekliliğiyle büyüdük. bu başarım da genelde bir firmayı daha zengin etmek şeklinde oldu zaten.

ben İNSANların hatalar yapabilen, çok matah olmayan, doğal yaratıklar olmasını seviyorum. o açıdan insanların "çok da matah olmaması" benim için güzel bir şey. hepimiz yiyip içip sçıyoruz, hasta oluyoruz filan... tamamen mevcut sistemin sonucu olarak gelişmiş pek çok konseptin algıyı bozduğuna inanıyorum, insanların "matah olmayışı" da buna karşı bir şey, o açıdan hoşuma gidiyor. insan insandır, gerisi hikaye.
0
mark greg sputnik
(23.05.25)
umurumda bile değil.
0
scudman1
(23.05.25)
Rahatlatıyor içim bir hoş oluyor
0
respect
(23.05.25)
kullanicadi+1 ya galiba uzuluyorum cunku hayranlik duygusunu seviyorum onu kaybettigim an bosluk gibi. kahramanimla hem tanisayim hem super kalsin
0
ala09
(23.05.25)
luluki
(24.05.25)
Kimse o kadar matah değil,
Ama herkes bir o kadar da matah.

Nereden baktığınıza göre değişr.

“Hoşca bak zâtına
Kim zübde-i alemsin sen” diyen şairlerin yaşadığı topraklarda yaşıyoruz biz de.

Ha kimin zâtına ulaşabiliriz, orası ayrı konu. Ef’alde kalmaya devam. O yüzden kimse matah değil.
0
love and trust
(06.06.25)
PSİKolojik delilerin eko çambırı, sirkil jerki, buluşma duyurusu olmuş XD
0
Shepard
(06.06.25)
:))
0
love and trust
(06.06.25)
(13)

Zaman algısıyla ilgili film önerileri?

sekizdokuzon
İnsan zihninin zaman algısıyla ya da bu konseptin çağrıştırdıklariyla ilgili öncelikle film, dizi ya da kitap önerisi rica ediyorum.Teşekkür ederim.
İnsan zihninin zaman algısıyla ya da bu konseptin çağrıştırdıklariyla ilgili öncelikle film, dizi ya da kitap önerisi rica ediyorum.

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(09.02.25)
YouTube hatta TikTok videosu da olur.
0
🌸sekizdokuzon
(09.02.25)
Time Trap (2017)
0
hayirsiz
(09.02.25)
bana çağrıştırdığı filmler:
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
0
late viper
(09.02.25)
Mr nobody demeye gelmiştim söylenmiş.

About Time

Tam olarak zamanla ilgisi olmasa da All of us strangers.
0
(09.02.25)
Yukardaki fimlere katiliyorum ek olarak aklima gelenler
Arrival
Everything happens everywhere all at once miydi ne o film
0
kassiopeia
(09.02.25)
time traveler's wife
0
sir gawain
(09.02.25)
A ghost story (2017)
0
gabe h coud
(09.02.25)
Zamanın algısıyla değil ama direkt kendisiyle ilgili Outlander diye bir dizi var. Romantik tarihi macera.. baya poetik bir dizi.
0
beyfendi
(09.02.25)
Interstellar
0
deartheodosia
(09.02.25)
Tamamiyle zaman “algısı” sayılabilir mi bilmiyorum ama yakın zamanda Stargate izledim. Onu da söyleyebiliriz sanırım.
0
love and trust
(09.02.25)
Ya bir de aklima geldi netflix de bir belgesel vardi ona bakabilirsiniz, bulursam yazacagim tam adini
0
kassiopeia
(09.02.25)
m.imdb.com

Bunu da tavsiye ederim
0
kassiopeia
(09.02.25)
(12)

Arkadaşın kız gibi trip atması ve borçlu kalmak

Unde bach canim
Olay önemsenecek bir şey olmasa da şu ara iş durumum sıkıntılı olduğu için böyle saçma diyalogları kaldıramıyorum ve karakterime ters.Yapı olarak rahat bir adamım. Çok düşünceli biri sayılmayıp düz adam olsam da kimseye bir zararım dokunmaz, sessiz sakin bir adamım. Ama şaka yollu dahi olsa hakaretv
Olay önemsenecek bir şey olmasa da şu ara iş durumum sıkıntılı olduğu için böyle saçma diyalogları kaldıramıyorum ve karakterime ters.

Yapı olarak rahat bir adamım. Çok düşünceli biri sayılmayıp düz adam olsam da kimseye bir zararım dokunmaz, sessiz sakin bir adamım. Ama şaka yollu dahi olsa hakaretvari şeylere ve küstahlığa tahammülüm yok.

Arkadaş ise (iki taraf da erkek) zamanlama konusunda ufak bir problem çıksa söylenmeye başlayan, hata sendeyse de gidip gelip lafını yapan laf sokmaya çalışan trip atan toksik bir durumu var. Sevgililerimde bile tripi çekemeyen adama trip atıp, bir de küstah bir şekilde cevap verince (sebep de telefonla konuşmama rağmen gelen mesaja bakıp cevap vermeye zahmet etmemişim gibi lüzumsuz bir detay). Öldüm mü kaldım mı haberin olmayacak diyor. Her neyse, anlatırken bile cringe mesele olduğundan dolayı en son intikam alır gibi milleti gazlayıp 3 yaşında çocuğun yapacağı shaming uygulamaya kalkınca öfkelendiğimi görüp sustu.

Bu adamla arkadaş olacağımı sanmıyorum artık. Ve bu adam ısrarla market alışverişimizin hepsini ödemişti istememe rağmen. Şimdi adama borçlu kalmak istemiyorum. Olay yeni olmasına rağmen, Üzerinden 3 gün geçti bu alışverişin. Ne kadardı deyip parayı atmak iyi fikir mi? Çünkü bunu dediğimde de saçma sapan bi diyalog gelişecek ve sinirlerim iyice zıplayacak. Çocuğun ibanı falan da yok ki direkt atayım
0
Unde bach canim
(01.02.25)
anladigim kadariyla bulusmaya gec kalmissin. adam da bundan rahatsiz olmus, söyleniyor diye "kiz tribi" atiyor olmus.

asil saygisiz ve garip kisilik bu hikayede sensin.
ayrica is ne alaka?
kiz tribi atmak, 3 yasinda cocuk bilmem ne. kadin ve cocuklardan nefret ederken sen yani.
0
sonsuz
(01.02.25)
@sonsuz haklı ama az söylemiş. Üslubunun çirkinliği beni benden aldı ve nasıl bir zihniyette olduğunu açıkça gösteriyor. Umarım cidden bu adamla daha fazla arkadaş olmazsın da kendini saygısız birinden kurtarmış olur.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.02.25)
Sana hak veriyorum. Erkek-erkek ya da kadın-kadın arkadaşlıklarında bu gibi naz, trip durumları seni manipüle etmeye çaluştığını gösteriyor. İkili ilişkiler dualite içerir.Kadın-kadın arkadaşlığında naz trip atan dişil konuma geçmek istediğini, bnu yaparak da diğer kişiyi eril konuma attığını göstermiş. Ben de nefret ederim istemediğim konuma atılmaktan. Benim de bu sebeplerden arkadaşlık bitirmişliğim çoktur. Gitsin kime atarsa atsın teibini. Asla gelemem toksikliğe. Çekemem yani. Vakit kaybı.

Soruna cevap olarak da; haklısın şimdi parayı verme sırasında gereksiz yine sinir zıplatıcı diyaloglar oluşacaktır. Ayyy düşüncesi bile gerdi şuan beni. Zeytinyağı gibi üste çıkması muhtemel. Senin yerinde olsam ikili görüşmeyi kesin bir dille keserm. Kalabalık ortamda karşılaşırsam da çok yüz vermem. Ama kesin bir dille yani. Bu konuyu yarım yaparsan senin naz yaptığını dşünür öfff
0
love and trust
(01.02.25)
sen haksızsın.
herkesin kızdıgı şeyler var. rahat adamım diyorsun ama olanları kafaya takmışsın. onun da kızdıgı başka şeyler var. insanlarla olan ilişkilerinde daha dikkatli olmalısın, kimseye zararım yok diyip umursamazlık yapamazsın.
detayları bilmiyorum ama sen daha çocuksu geldin bana
market alışverişine bu kadar kafayı takman doğru değil. senin deyiminle lüzumsuz bir detay bu.
0
abelardo
(01.02.25)
Ben de adama hak vermeye geldim, parayı da gönderme. Adam daha da haklı olsun :)
0
enteg
(01.02.25)
Biraz fazla tepki vermissin hocam."öldüm mü kaldım mı haberin olmayacak" demiş. Sen umursamamışsın adamı.
0
komando kani var bende
(01.02.25)
Kardeş sen çok yanlış yere sormuşsun bu soruyu
0
love and trust
(01.02.25)
cringe ve shaming kelimelerini gördükten sonra aklıma sana şöyle bir cevap vermek geldi.idare et.
www.youtube.com
0
jamswety
(01.02.25)
+1 jamswety

Adamın parasını ver. Üste yatma.
0
help im alive
(01.02.25)
@love and trust
bir grup toksik daha:)
Yeminle soru hariç her şeyi cevaplamışlar.
Ama kızmıyorum, okuduğunu anlamayan mı dersin, borçlu kalmak istemiyorum diyen adama paranın üstüne yatma diyen mi dersin. Türk halkı bütün kötülükleri bulur bu zeka seviyesiyle.
0
🌸Unde bach canim
(01.02.25)
Parasını ver. Silecek misin hayatından ne yapacaksan yap. Iki farklı olay. İban yok bilmem ne. Öğren?
0
help im alive
(01.02.25)
@help kafan mı güzel yoksa troll müsün bilmiyorum ama her şeyi dert edinme kendine :)
0
🌸Unde bach canim
(01.02.25)
(8)

Psikolojisi bozuk birisi psikolog egitimi alirsa eğer?

Zetnikov
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?

Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
0
Zetnikov
(23.06.24)
En iyi psikologlar böyle çıkmıştır. Kendi yarasını sağaltamayan, iyi bir şifacı olamaz.
0
love and trust
(23.06.24)
Bence mesele anlamaya çalışmaktan çok çözmek.

Psikologlar da dertleri için başka psikologlara gidiyor, öyle olsa ona gerek kalmazdı.
0
jülsezar
(23.06.24)
Eğitim almakla, alanında tecrübeli olmak aynı şeyler değil .
Uzmanına giderek derdini anlatması , eğitim süresi içinde devam eden rahatsızlığını tedavi edene kadar geçecek olan süre kendisi için kayıp olacaktır.
0
diyecevaplandı
(23.06.24)
Hayır ama sadece farkındalıgı olur. Benim kendisi psikolog olup başka psikologtan terapi alan 2 tane dostum var. Eskilerin sözüyle mum dibine ışık vermez
0
limonlu eksi
(23.06.24)
Bir de mevzu bilmek/yapmak konusuna giriyor.
Hepimiz sağlıklı olmak için junk food yemememek gerektiğini biliyoruz ama yüzdekaç uyguluyoruz?

Psikolojinin bütün dehlizlerini/ekollerini sular seller gibi öğrenmiş birisi, derdine çare olacak işleri yapmazsa ne kadar iyileşebilir?
0
love and trust
(23.06.24)
Güzel soru, psikoloji eğitimi almanın bir çok insana olumlu katkısı olduğu bir gerçek, en azından bu eğitimle sahip olduğu psikolojik bozukluklar karşısında daha sağlam durabilir, yani bu özetle şu demek psikolojik açıdan sağlamlığı artmış olur ama bu demek değildir ki yaşadığı psikolojik sorunların üstesinden tamamen gelebilecek, onları net bir şekilde çözecek anlamına gelmemeli.

Öte yandan terapi yapan psikologların terapiden geçmesi çok faydalı, mesela psikanalist olmanın şartlarından biri psikanalizden geçmektir, bu şart boşuna konulmamış, bir gereklilik.

Psikolojik sorunlarını çözememiş, terapi görmemiş, süpervizyonla çalışmamış bir psikologun, danışanına zarar verme riski vardır, ki bu işte en temel kurallardan biri zarar vermemek, danışandaki oluşmuş hasarların derecesini artırmamaktır.
0
blue rebel motorcycle club
(23.06.24)
@blue rebel motorcycle club

Çok iyi yorumlamişsin +1
0
🌸Zetnikov
(23.06.24)
çözmez. psikolog eğitimi değil psikoloji eğitimi. bölümde okurken fobisi veya nevrotik sorunları olan arkadaşlarım vardı. sorunlarını çözemediler meslektaşlarından yardım aldılar.
0
mikahakkinen
(24.06.24)
(19)

Yardim etmesemiydim..

sonhakan
Bugün marketten çıkarken bir kadın bir erken kulakların kucuk bir bebek. Para değil bez ve mama istiyoruz deyince çok yapmadığım bir şey yapıp marketten bebek bezi ve mama aldım. Sonra düşündüm aç bir bebeğin ve ailesinin bez ihtiyacı en acil ihtiyaç mıdır. Bez yerime yikanabilir kumaşlar olamaz mı
Bugün marketten çıkarken bir kadın bir erken kulakların kucuk bir bebek. Para değil bez ve mama istiyoruz deyince çok yapmadığım bir şey yapıp marketten bebek bezi ve mama aldım. Sonra düşündüm aç bir bebeğin ve ailesinin bez ihtiyacı en acil ihtiyaç mıdır. Bez yerime yikanabilir kumaşlar olamaz mı bundan 50 yıl önce bebek bezi yokken nasıldı. Yani en acil ihtiyaç bez bebeği midir? Çocuk kullanarak duygu sömürüsü mu yapıyorlar. Eğer öyle ise de verdiğim onca paraya uzulmem o ayrı sadece Merak ettim
0
sonhakan
(27.03.22)
evet acil bi ihtiyaçtır bez. aklınıza takılacak harcamaları yapmamanızı öneririm
0
mess
(27.03.22)
İçini rahat tut, sen iyiliğini yapmışsın, gerisini dert etme
0
photo85
(27.03.22)
Büyük ihtimal mama ve bezi sen gittikten sonra iade edip parasını aldı geçmiş olsun.
0
mg3929
(27.03.22)
gerçekten ihtiyaçları varsa öenmli bir ihtiyaç

bu yöntemi sömürenler de var
fiş olmadan markete iade edemezler ama başka yerde satabilirler
ama her zaaman kötü ihtimali de düşünememek lazım
0
mantık
(27.03.22)
Bebek bezi önemli ihtiyaç +1

Fakat şöyle bir şekilde düşünelim, kadının paraya ihtiyacı var, doğrudan istediğinde insanlar vermiyor, o da bunun gibi belki başka yerde elden çıkarabileceği mama bez gibi şeyler istiyor, yine bunların parasıyla başka bir ihtiyacını karşılıyor

@mantık ın yazdığı tam erasmus öğrencisi numarası, dışarıda fiş bulursun, markete girer fişte bulunan ürünlerin bulunduğu reyona gidersin örneğin deterjan, o reyondan deterjanı alıp kasada bunu dün almıştım ama evde fazla varmış iade etmek istiyorum dersin, iade parasıyla da gider bira vs alırsın başka yerden
0
freebird5406_2
(27.03.22)
bebek bezi, kadın pedi gibi icatlar yokken çok insan ölüyormuş ya da hastalanıyormuş mikroptan.

ayrıca şu anda bir insanın camaşır suyu ve dünya kadar sıcak su ile o bezi yıkamasının fatura masrafından azdır bebek bezi masrafı.

bebek bezini devlet bedava vermeli bence bir insanın bunu dilenmesi kadar acıklı bir durum yok, maddi durumu çok iyi bebek sahibi arkadaşlarım bile bebek bezinin fiyatından şikayet ediyor o insanları düşünemiyorum.

son olarak çok yapmadığınız bir şey ise yardım etmek, onun üstüne de yapınca bu şekilde pişman oluyorsanız bu konuda biraz daha çaba sarfetmeniz kendiniz için iyi olabilir, siz ne kadar başkalarına yardım ederseniz birileri de size yardım ediyor. bunu hayatımda çok deneyimledim, başkalarına yaptığınız manevi cimrilik sizinde tamamen farklı insanlardan aldığınız cevap oluyor.
0
kurcalamabozarsin
(27.03.22)
işin vicdan, dini vb. yönünü boş ver. sen yardım etmek istedin ve ettin karşı tarafın ihtiyacı var yok bunu bilemezsin.
0
mikahakkinen
(27.03.22)
Bez acildir. Gerekli miydi diye sorgulayacaginiz; benden sunu alacagina sunu bunu yapsaydi diye icinizden de olsa akil verme vb durumlara duseceginiz yardimlari yapmayin.

Dunyada yardim eden tek kisi siz degilsiniz. Bi bez alarak dunyayi da kurtarmadiniz. Bez o kadar onemli mi gidip kumas kullansalar olmaz mj vs diye dusunmeye hakkiniz yok 100 liralik bez aldiniz diye. Almasaydiniz o zaman.

Bu yazdigimi ofansif algilamayin. Sizin icin soyluyorum. Ani yasamaniza ve huzurlu olmaniza engel olur bu dusunceler.
0
celebi efendi
(28.03.22)
Onlar dolandirici.

Para istese vermezsin o da en kolay paraya donusecek seyi seciyor. Gitti senin paralar.
0
divit
(28.03.22)
Kumas yikanabilir bez gayette kullanilabilir. Hatta dunyamizin gelecegi icin kullanilmali. Ve kullananlar da taniyorum. Bez dilenmek bu nedenle simariklik benim gozumde.

Bu dusunxemsen bagimsiz olarak onlar buyuk ihtimall dolandiriciydi.
0
zimbirik
(28.03.22)
Ne koparırsak kardır diyolar. Biraz sonra yoğurt, süt, ayçiçek yağ. 15 dk takip et uzaktan, aldıklarını nereye stokladıklarını görürsün. Hemen markete iadeye gideceklerini sanmam. Bizim paramız yok hadi markete gidelim birine bez ve mama aldırıp dönelim diye Bi şey yok, olamaz. Bir kere dilenen sürekli dilenir, niye dilenmesin ki.
0
baba553
(28.03.22)
evet, insan bu ikileme çok düşüyor, acaba yardım için verdiğim parayı nereye harcadı? belki alkole verdi, belki benim hiç istemeyeceğim bir şekilde harcadı vs vs vsvs

o an içinden yardım etmek geçmiş ve sen de etmişsin, nereye gittiğini düşünmemeliyiz. çünkü o insanı sonuna kadar kontrol edemeyiz ki...

bazen alkol alan ve sokakta dilenen kişilere bile üçbeş bişey çıkarıp veresim geliyor. o an hırsızlık yapacağına, başka bir yola sapacağına ver gitsin diyorum içimden.
nihayetinde, niyet önemli. niyetin safiyane şekilde yardım etmekti. gerisini düşünme.

son olarak bebek bezi, evet acil ve elzem bir ihtiyaçtır. bence çok güzel yapmışsın. hiç suizan edip "acaba şöyle mi, acaba böyle mi, diye şüphelere düşme. bir bebeğin ihtiyacını karşılamışsın ne güzel =) ben de böyle bir fırsat buldum mu asla kaçırmıyorum. geçenlerde marketten birşey alırken, bi ufaklık yanaştı, abla bana içerden tavuk alsana dedi, nasıl tavuk? çiğ tavuk mu dedim. heralde evde pişirecek, annesi mi tembih etti bilmiyorum. dur şurda alışverişi bitirip geliyorum dedim.
market alışverişimi bitirip, aldım onu da yanıma, iki dükkan yandaki tavukçuya gidip pişmiş tavuk paketlettirip eve yolladım.

ne ben onunla fakirleştim. ne de o kadarcık şeyle onlar zengin oldu. ama aşırı mutlu bir şekilde evde döndüm, bak hala unutmamışım =)
0
love and trust
(28.03.22)
Bez ve mama en acil ihtiyaçtır. Yıkanabilir bez daha ucuz değildir. Bunlara harcanan sabun, su, elektrik bezin parasını bile geçebilir. Üstelik doğru yapılmazsa, örneğin bezlerin ütüsü ihmal edilirse çocuk sık sık pişik olur.
0
cilekli krep
(28.03.22)
yardım isteyen birine yardım ediyorsanız, yardım ettikten sonraki saniyede iş sizden çıkmış oluyor.
gerisi artık onlara kalmış.

bebek bezi ve maması acil ihtiyaçtır.
hele bu elektrik ve doğalgaz zamlarından sonra dediğiniz şekilde bez kaynatmak falan diye bir şey söz konusu olamaz.

harcadığınız para ya da yaptığınız şey aklınızda kalacaksa yardımda bulunmayın ya da kalmayacağından emin olduğunuz yerlere ve kişilere yardım edin.
0
blatta hiberna
(28.03.22)
Bu çok bilinen bir dolandırıcılık yalnız.
"Memlekete döneceğim param çıkışmadı" gibi bir şey.
0
marla is in my head
(28.03.22)
Yukarıdakilere ek olarak yaşadıkları yerde bez yıkama/kurutma gibi imkanlara sahip olamayabilirler.
0
peki madem
(28.03.22)
Bu olay tam olarak nasıl dolandırıcılık oluyor ben anlamadım. Yani market fiş olmadan işlem yapmaz-yapamaz, bu teknik olarak mümkün değil, iade edip parasını alamaz yani, gidip el altından mı satıyor o zaman? Bu bana hiç mantıklı gelmedi, ben dolandırıcılık olduğunu düşünmüyorum. Ha ama bak bro bu iş şöyle şöyle oluyor deyip anlatırsanız dinlemek isterim. Yani direkt para istese ben de şüphe ederim ama bez mama vs olayları cidden acil bir ihtiyaç, insanımızın maddi durumu da malum, bana normal geldi.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(28.03.22)
bu çok bilinen bir dolandırıcılık yöntemi. bez ve mama pahalı olduğu için ikinci elde çok gidiyor. marketlerin önünde hep oluyor bez ve mama isteyenler.

mamalara kilit takıldı diye biz üzülüyoruz ya, takılmasının nedeni de bu. yükte hafif olduğu için hırsızların favorisi.
0
kenarortay
(28.03.22)
niye ayni markete iade etmekle ugrassin herhangi bir bakkala %10-20 altina verir.
Eskiden letgo'da cok vardi satisi, sonra kayboldular letgo yasakladi herhalde :)

Yemek aldiginiz cocuklar da icecekleri aninda geri pilavciya satip parasini aliyor.
Besiktasta cok denk gelirdim eskiden.

Mamacilar genelde iyi semtlerde takilir, sirkulasyonun cok oldugu yerlerde de tavuk,pirinc falan aldiriyorlar iste.
Bizim sokakta bi kadin var bazen garsonla muhabbet edip dur biraz ise cikayim deyip tekrar basliyor :)
0
divit
(28.03.22)
(10)

Taziyeye giderken

gmzo
Arkadaşımın babası vefat etti, taziyeye gideceğiz. Ben bitkileri çok seviyorum, evdeki bitkilerden birini güzel bir saksıya dikip, babasının anısına hediye etmek istiyorum ama abes mi kaçar?
Arkadaşımın babası vefat etti, taziyeye gideceğiz. Ben bitkileri çok seviyorum, evdeki bitkilerden birini güzel bir saksıya dikip, babasının anısına hediye etmek istiyorum ama abes mi kaçar?
0
gmzo
(10.02.22)
Evet gereksiz bir eylem olur
0
freebird5406_2
(10.02.22)
Olmaz.
0
Erva
(10.02.22)
gitmez, taziye evine yemek gider, onu yapamazsanız, çay, şeker, türk kahvesi gibi şeyler götürülür
0
love and trust
(10.02.22)
aşırı saçma.
olmaz.
0
rewlack
(10.02.22)
bence güzel düşünmüşsünüz ama acıları yeniyken, kalabalık içinde olmaz. eğer bitki sever bir aileyse üzerinden biraz vakit geçtikten sonra X amcanın anısına dikmiştim diye hediye etmeniz daha anlamlı olur.
0
evde liyakat kalmamis
(10.02.22)
4 hafta oldu. ben hamile olduğum için ve gelen giden çok olduğu için bu süreçte, ne olur ne olmaz yakında açık havada bir yerde görüşelim dedi. öyle kalabalık bir taziye evine gitmiyoruz yani, cevaplar için teşekkür ederim ama türk kahvesi, şeker gibi şeyler de bana çok jenerik geliyor zaten.
0
🌸gmzo
(10.02.22)
boyle zamanlarda sadece yaninda olmak yeterli o anda hediyenin bir kiymeti yok
0
tahtakafa
(10.02.22)
Aradan zaman geçtiyse @evde liyakat kalmamış'ın dediği gibi götürebilirsiniz bence.
0
kobuzchu kiz
(10.02.22)
cicek, bitki genelde guzel seylerde tercih ediliyor. bu nedenle biraz hosgorusuz gorulebilir. onun yerine babasinin adina fidan diktirebilirsiniz belki illa bitkiye yonelecekseniz. kendi adima dusundugumda babamin taziyesine gelen bitkiye gordukce hep hatirlatacagindan dolayi hos bakmazdim sanirim.
0
65 derece
(10.02.22)
Biz çalıştığım zümrede birinin kaybı olduğunda anısına ağaç diktiriyoruz tema’ya bağış yaparak. Karşı taraf hep mutlu oluyor kaybettiği kişinin adının böyle yaşayacağı için. Bence sizin rahmetli için diktiğiniz bitki de onun anısını yaşatacaktır, hoşlarına gider, güzel bir jest olur.
0
duma duma dum
(10.02.22)
(41)

Türk olmaktan gurur duyuyor musunuz?

but that was just a dream
Evet/hayırNeden?Yaşınız?
Evet/hayır
Neden?
Yaşınız?
0
but that was just a dream
(27.10.21)
Hayır 21
0
owaki
(27.10.21)
evet, 28
0
wishmaythşngs
(27.10.21)
Hayır çünkü bir insanın kendisinin seçmediği milliyet, doğum yeri vs. şeylerle gurur duyabilmek bana göre dünyanın en saçma şeylerinden biri.
28 yaşındayım.
0
ms brownstone
(27.10.21)
Ms brownstone +1

Benim kendim cabalayip yaptığım ya da secimlerim sonrasında olan bir olay değil.
0
logisticsmanager
(27.10.21)
Yoo.
37.
0
kobuzchu kiz
(27.10.21)
Hayır, 32
0
matilda
(27.10.21)
hayır.
neden duyayım ki her ulus kendince özeldir.
33
0
sizofren06
(27.10.21)
Evet
Çünkü kimliğinin bir parçası ve kendimle barışık bir insanım. Kürt olsam Kürtlüğümle, Ermeni olsam ermeniliğimle gurur duyardım.
28
0
sckxyss
(27.10.21)
Hayır, 23.
0
izza
(27.10.21)
Evet,
sonuçta benim karakterimi, davranıslarımı sekillendiren birsey.
farklı milliyetten de olsam gurur duymama gibi bir düsüncem olmazdı, sadece önemsiz oldugunu düsünüyorsam gurur duymuyorum önemsiz vs. derdim, herseyi dört dörtlük bir millet oldugunu düsünmüyorum.
30
0
durgunfoton
(27.10.21)
evet, duyuyorum.

geçmişinden ve coğrafyasından dolayı (son 100 yıllık tarihten bahsetmiyorum bu arada)

36 yaşındayım/sanat tarihçisiyim
0
love and trust
(27.10.21)
Hayır.
Seçemediğimiz, random gelen şeyler için gurur duymak mantıklı değil de ondan.
24
0
candide
(27.10.21)
George Carlin'in bununla ilgili çok güzel bir konuşması vardı gösterisinin birinde. Linkini aşağıya bırakıyorum. 5:10'dan sonra başlıyor.

www.youtube.com

Cevaplarım;

- Hayır
- Tesadüflerle gurur duyulmaz, mutlu olunur. Mutluluğa değinmeyeceğim.
- 30
0
desdenova34
(27.10.21)
bazı arkadaşlar kişisel bir tarafı olmadığına değinmiş. ona ek bir de, kesinlik de yok. türk olmak. nedir türk olmak? öyle çat diye herkesin aynı şeyi söylediği bir tanımı yok ki. kimi diyecek 5000 yıldır var olan köklü blah blah, öbürü islamla harmanlayacak vs. aynı şey diğer milliyetler için de geçerli. ingiliz olmak. nedir ingiliz olmak? İngilizce konuşmak mı, anne babanın ingiliz olması mı, ingiltere'de doğmak veya yaşamak mı? hepsi mi? ya da kendini ingiliz hisseden herkes ingiliz mi? ne var yani bu türk olmanın içinde? tam da içini doldururken çok şey değiştiği için hayali topluluklar olmaktan öte gitmiyor ve övünecek veya gurur duyulacak bi şey kalmıyor bence. türklük deyince aklıma hep olumsuz şeyler geliyor mesela şu an benim. sorumsuzluk, din simsarlığı, ahlaksızlık vs geliyor valla, çünkü hep böyleleri bu tanımları kullanıyorlar işlerine göre. ama cumhuriyet kurulurken verilen bağımsızlık mücadelesini, kimseye boyun eğmemiş insanlar topluluğunu düşününce güzel bir his de doğuyor. zamana göre de çok değişiyor yani. kendimi böyle açıklama ihtiyacı duymadan evet gurur duyuyorum diyebileceğim çok nadir şey var. örneğin, ailem. onları da kendim seçmedim ama oldukları insan olmaları bile gurur veriyor bana. ne güzel, iyi kalpli, masum insanların çocuğuyum diyorum mesela. yani daha çok şanslı hissetmek gibi. aynı şeyi bu "milletin" üyeleri için söylemiyorum, söyleyemiyorum. neyse çok uzattım ama eğer içini kesin bir şekilde güzel şeylerle doldurabilseydik gurur duyuyorum diyebilirdim sanırım ailem gibi görebilseydim. yine de bu milliyetçilikten değil de ya ne güzel, akıllı, ahlaklı insanlarla bu hayatı/vatanı paylaşıyoruz diyebildiğim için olurdu. yine şanslı hissetmek gibi bir hisle işte. /28
0
erenderk
(27.10.21)
gurur duymak değil ama türk olmaktan memnunum. türk halkının yaptığı yanlış politik tercihlere, ülkenin geldiği duruma öfkelensem de türk olmayı seviyorum. milliyetçi biri de asla değilim.
0
epleindebisous
(27.10.21)
Hayır,31, çünkü herhangi bir milliyete sahip olmak seçim hakkına bağlı olmadığı için gurur duyulacak bir şey değildir.
0
mimetorg
(27.10.21)
31 yaşındayım. evet gurur duyuyorum, uzun ve ihtişamlı bir tarihin parçası olmak hoşuma gidiyor. yunan, iranlı, rus ya da çinli falan olsaydım da muhtemelen yine gurur duyardım.
0
roket adam
(27.10.21)
Hayır ama mesela Fransızların İngilizlerin milletleriyle gurur duymalarını anlayabiliyorum. Felsefeyi, yönetim biçimlerini, makineleşmeyi falan geliştirip dünyaya yön vermişler gurur duyabilirler biz şu an bir şey üreten konumda değiliz. 31
0
nhk ni youkosu
(27.10.21)
Evet. Çünkü atam yunan'ı denize dökmüş. Hehe

bu arada;

sckxyss +1

erenderk +1

29
0
ceketimi alip cikcam
(27.10.21)
bana göre doğuştan gelen şeyler için yani kendimizin seçme şansı olmayan şeyler için gurur duyulmaz. ancak şükür edilebilir.
0
gameofannen
(27.10.21)
Evet.

Türk milleti bağımsızlık için, vatan için canını çokça kez feda etmiş. Bu bana göre çok karakterli ve saygı duyulacak bir hareket. Bunu yapan başka milletleri de takdir ederim.

28 yaşındayım.
0
dissendium
(27.10.21)
Gencken buradaki pek coklari gibi secmedigim seyle gurur duyamam derdim. Fakat baska bir kulturle hasir nesir olunca gurur duyulabilecegini anladim. Yani ben yari Turk yari Zazayim, Turkiye'li olmaktan gurur duyuyorum tum cografyasiyla. Bu bos politik bir inanc degil. Aksine Turkiye insaninin kalitesini karsilastirma yaparak bulmakla alakali. En basta caliskan bir milletiz bu bile bir gurur kaynagi. Caliskanlik da illa super ekonomi ile issizlik, calisan profili ile alakali degil. Annenizin esinizin her kis basi 3-5 kilo salca, bir kac kavanoz tursu yapmaya calismasi, o gida saklama kulturu de giriyor bunun icine, temizlik kulturumuzde.

Evet, 40.
0
2oda1salon
(27.10.21)
Evet,
Yurtdisina gelmeden once boyle bir farkindaligim yoktu, hiçbir seyi olmayan milletler burnundan kil aldirmiyor ya da alman arkadaslarim ikinci dunya savasi ile ilgili birsey sorunca triplere giriyor sanki hakaret ediyormusum gibi. Oysa yunan, sirp arkadaslarimla konusabiliyorum.
Bazi arkadaslarimin kolyeleri var, mesela ulke haritasi degil de atiyorum, ege bolgesi seklinde italyanlarda gordum daha cok.
Bizim problemlerimiz var o ayri.
Milliyetle gurur duymak bos is ama boyle birsey var ve biz bu konuda ezilecek, gurur duymayacak bir millet degiliz.
32
0
spherical
(27.10.21)
Hayir zira bunun icin bir caba gostermedim. Gurur duyulacak bi olay degil

38
0
thesomberlain
(27.10.21)
hayır
25
0
kornisch
(27.10.21)
32.

evetle hayır arasında gidiyorum. başımızdaki islamistler olmasaydı iç rahatlığıyla evet diyebilirdim.
0
false pretension
(27.10.21)
gurur da duymuyorum mutlu da değilim buna karşılık yerinmiyorum ve mutsuz da değilim.

ms brownstone +1

28
0
rahip janick
(27.10.21)
Hayır,

Türk kısmını değiştir yine sonuç değişmez. olayın Türk olmakla ilgisi yok. Sadece milliyet gurur duyulacak bişey değil. Çünkü senin yaptığın bişey yok. Doğuyorsun ve doğduğun toplumun bir parçası oluyorsun. bitti. gurur duymalık durum nerede? yok. Farklı milletlerden insanların olduğu bir ortamda Türk olduğumu söylemekten utanır mıyım? utanmam. Çünkü utanılacak bir durumda yok.

38
0
draconas
(27.10.21)
Valla @brownstone u goruyor ve arttiriyorum. Secim imkanin olsa bile sacma. Mesela simdi sorsalar cogu kisi en zengin ya da refah seviyesi en yuksek ulkeleri secer, bu secimden sonra niye 'X ulkesindenim' diye gurur duyar ki insan? Hani isin kisisel ozellik olayini falan gectim direkt bisekilde hazira konmak oluyor bu. Yani atiyorum X ulkesi binlerce yil suren tarihi/kulturu sonucunda 'X gibi olma' tarzinda bir stereotipi kazanmissa sadece secim yaptin diye sen niye direkt gururlanasin ki? Senin o olaya bir katkin olmamis.

Kisaca basta dedigim gibi secim olsa bile sacma. Dolayisiyla cevabim hayir.
30.
0
j r r tolkien hayrani
(27.10.21)
bir insanın gurur duyacağı bir hüneri yoksa milliyetiyle gurur duyar. ülkenin geçmişine, tarihsel insanlarına saygı duyuyorum tabi ama ülkeden dolayı gurur duyması komik.

35
0
kanasla intihar eden adam
(27.10.21)
Evet
Gurur duyacağım bir çok hunerim var ama buna rağmen ülkemi seviyorum. Çünkü benim ülkem tüm ülkelerden daha güzel, tarihim daha şanlı, insanım daha sıcak.
40E
0
etna
(27.10.21)
Hayır.
Eskiden savaşçılık işe yarıyormuş bu yüzden başarılarımız olsa da sağlam bir medeniyet kuramamışız. Savaş işi teknolojiye dayanınca gümlemişiz zaten.
0
vizivozo
(27.10.21)
Evet, 23
0
Josephine.
(27.10.21)
Evet çünkü sckxyss nedenini söylemiş.

30.
0
amateur
(27.10.21)
Tamamen tesaduf eseri olan bir seyden gurur duymak ya da utanc duymak bana sacma geliyor. Sans eseri turk doğmuşum. Dolayısıyla duymuyordum.
33
0
stavro
(28.10.21)
hayir
kendim secmedigim bir sey icin neden gurur duyayim. sadece ataturk atam oldugu icin gurur duyuyorum
29
0
nibba
(28.10.21)
evet çünkü kimliğimin ve geçmişimin bir parçası.
dissendium'a katılıyorum.
burada doğmak tesadüf olabilir ama dedelerimiz bu ülke için savaşmış.
kendi adıma konuşmam gerekirse, iki tane dedem var savaşmış olan.
bazı şeyleri kendimiz kazanmış, (son yıllarda olduğu gibi de) kendimiz kaybetmişiz.

gavur okulu diye tabir edilen okullardan birini bitirdim.
o zaman da aynı şeyi düşünürdüm, sonradan bütün dünyadan insanlarla çalıştığım bir işim oldu, yine aynı şeyi düşünüyorum.
özendiğimiz ülkeler toplumsal olarak bilim, medeniyet vb. konularında çok ileride olsalar da, halklarının bireysel anlamda kendi toplumlarıyla aynı düzeyde olmadığını düşünüyorum.

bunun sebepleri elbette tartışılır ve ülkeye göre bakış açıları elbette değişebilir ama en azından mücadele etmiş ve özgürlüğünü kazanmış birilerinin evladı olmak bana gurur veriyor.

üstelik, tarihte iyi ya da kötü, mücadelesi olan ya da olmayan her millet/ulus/ülke, sadece göçmenlerden oluşsa bile kendi ülkesiyle ve o ülkenin vatandaşı olmakla gurur duyarken, bizim bunu bu kadar hafife almamızın talihsiz bir durum olduğunu düşünüyorum.

36
0
blatta hiberna
(28.10.21)
hayır, gururluk bir durum yok bence de. sadece mutluyum ve kimliğimle barışığım diyebilirim.

yurtdışında kimliğimi aşağılamaya çalışanlara da ayarı veririm, elinde tesbih, ayağında babet çorabı takılan bi tane bile ziya gökalp eseri okumamış ama türkçü geçinen tiplere de.

27
0
makarnavodka
(28.10.21)
hayır ama bundan utanmam tabi. milliyetim üzerinden bana sataşacak insana karşı kullanacağım malzememin olmasından memnunum.

benim seçmediğim, doğuştan gelen bir özellik benim için gurur vesilesi değil. çalışıp çabalayarak elde ettiğim bir ünvan, eser veya kazançtan gurur duyarım ancak.

31.
0
zgrydn
(28.10.21)
neden gurur duyayım ki?

kendi seçimim olsa gurur duyarım ya da millet olarak acayip işler yapmış/yapıyor olsak yine gurur duyarım.
0
co2s2
(28.10.21)
hayır
çünkü burada doğup büyüsem bile türk değilim; ne etnik, ne kültürel ne de toplumun bir parçası olarak.

dolu dolu türk hissetseydim de gurur duymazdım. içinde bulunduğun kültür, millet, toplum için mutlu ya da mutsuz olmak ayrı, gurur duymak ayrı bir şey bence. mesela ingiliz olsaydım mutlu olurdum ama yine gurur duymazdım.

başka milletleri gördüm bizimki iyiymiş diyenleri anlayabilmekle beraber milliyetle gurur duyma meselesinin milliyetin kendinden gelen bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. bu arkadaşların tacik olsaydı, sırf milliyetinden gurur duyma fikrinden ötürü tacik olmaktan gurur duymasından bahsediyorum. bu bağlamda bakıp da objektif olmanın mümkün olmadığını, konseptin kendi kendini beslediğini düşünüyorum.
0
Bruce
(28.10.21)
(4)

muhyiddin ibn ül arabi

tranceforresuminglife
selam arkadaşlar. ibn arabi'nin kitaplarını almak istiyorum. hangi kitaplarını önerirsiniz.
selam arkadaşlar. ibn arabi'nin kitaplarını almak istiyorum. hangi kitaplarını önerirsiniz.
0
tranceforresuminglife
(24.10.21)
futuhat-i mekkiye

eksisozluk.com
0
love and trust
(24.10.21)
elbetteki şaka yapıyorum, ibn-ül arabi'nin kitaplarını okumak biz dünyalıların becerebileceği bir iş değildir, bilen biriyle okumak en hayırlısıdır. dilerim bilenlerle karşılaşırsın
0
love and trust
(24.10.21)
Seni hayli aşar onun kitapları. Yanlış düşünmene sebep olur. Belli konularda yetgin İlim ehlinin anlayabileceği kitaplardır bunlar.
0
Erva
(25.10.21)
Kesinlikle ehliyle okunmalı ibnül arabi. Kendini okuyan vahdeti vücudu panteizm sanabilir. Sonra imama küfretmeye kadar gidebilir..
0
harmanyeri
(25.10.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.