[]

oda görünümlü duvar kağıtları

hani meşhur bi tane vardı. burada da soruldu bi kaç kere ama aradım bulamadım şimdi.




 
şunun gibi bişey mi?
img10.imageshack.us

  • sp3ciali5tt  (16.11.11 20:25:48) 
belki şuna benzer bir şey de olabilir?

www.labnol.org
i.imgur.com
  • lori  (16.11.11 20:43:14) 
[]

go & android

android işletim sistemli cep telefonlarıyla go oynunu oynayabiliyormuşuz www.gokgs.com adresinden girip.

oynayanlarınız varsa, hangi telefonu tavsiye ederler?


 
android'li cihazların zirvesi:
samsung galaxy s2

daha ekonomik olsun dersen
samsung ace (ama rakipleri var bunun)
  • mhm  (14.11.11 20:16:13) 
sony ericsson xperia arc


  • perrantel  (14.11.11 20:51:37) 
[]

yeni pc & eski pc

4 sene önce almıştım bi lap top, zaman zarfında

- şarjı bi kaç ay içinde gitti, bidahada yenisini almadım. ööyle idare ediorum şarj aletini takıp ama o şarj aletide 2 kere bozuldu. şu anki 3. şarj aleti yani

şimdi birde klavyesine dökülen sıvıdan ötürü klavye gitti, yenilemek lazım.

ikinci eline baktım 500 tl civarı para biçmişler.

napim karar veremedim. şimdi gidip tuş takımı, şarj(batarya) alıp bu ciihazla devam mı edim. yoksa elden çıkartıp yenisinimi alim?

model: hp pavillion dv6580et

 
yeni al. modelinden anlayamayız (valla bakmaya üşendim netten) ama benim pc ortalama bir pc (masaüstü) ve iki yıl kadar önce yenilemiştim. buna rağmen bazı şeylerde zorlanıyor artık. yani 4 yıllık pc 1-2 yıl sonra mesela hd'de falan sorun çıkaracak kadar eskimiş olur. mesela ben en kısa zamanda (ne kadar kısa bilmiyorum :) i7 olmadı i5 bir sisteme geçmek istiyorum. tabi para bulunca. not: yine masaüstü tabi.


  • ben smyrna  (09.11.11 19:17:15) 
goo.gl
bu arada sizin pcnin pili ile ilgili bir güvenlik sorunu varmış zamanında. ve geri çağırılmış. yani sizinki güvenlik sorunu ile değil bozulduğu için nanay olmuş ama bi şansınızı deneyin, seri numarasını kontrol edin ve uyumlu ise bence hp'yi bi arayın. belki yeni pil alırsınız :)

  • ben smyrna  (09.11.11 19:18:57) 
Yenisini al dost...
4 yıllık bir bilgisayar mutlaka sorun çıkarmaya başlar.

  • livaneli kadir  (09.11.11 19:22:20) 
bana kalırsa elden çıkart. 500 hiç fena bir meblağ değil. laptoplar zaten doğası gereği çok uzun süreler kullanılmaya müsait değil. masaüstü bilgisayarları bile normal şartlarda zorlayacak bir süreden bahsediyoruz.


  • hayley williams ile evlenecek genc  (09.11.11 19:23:41 ~ 19:24:33) 
[]

sahibinden.com

şimdi resmi web sitesinden okumak zor geldi. ve durum şöyle;

iş bankası bankamatik kartı var bende. yarın elimdeki tüm kitapların, cd'lerin resmini çekip buraya yükleyeyim diyorum ucuz fiyattan satayım, bi bankamatik kartıyla bu işler halledilirmi? yani adam beğendi diyelim kitabı satın almak istiyor, benim bankamatik kartıma parayı yatırıyor bende kargoyamı veriyorum? böyle mi işliyor sistem


 
aynen öyle işliyor. bankamaatik kartın varsa 444 02 02 yi ara hesap numaranı vs öğren. kolayca işler aynen dediğin şekilde işler.


  • florinop  (08.11.11 00:59:52) 
ben müşteri olarak kitabı almadan kimsenin hesabına bankamatiğine para yatırmam. ne belli göndereceği

online alışverişte sizin hesabınızı sisteme tanımlıyorsunuz. sistem adamın parasını alıyor tutuyor, adam ürününüzü teslim alınca sizin hesaba aktarıyor.
  • efruz  (08.11.11 07:29:26) 
[]

lap top klavyesine dökülen bira

hiç bi tuş çalışmıyor. klavye komple iptal oldu. garantiside bitikdi garibimin. ne önerirsiniz.
.
model.hp pavillion dv6580et


 
çok salak bir şey dicem, ben bir keresinde çay döktüm, şimdi şeker iletken değil ya, ondan dedim ki kendi kendime bu klavye o sebeple functional değil artık, biraz su aldım üstüne döktüm, ters çevirip, kuruttum, sonra çalıştı.

tavsiye etmiyorum. siz bilirsiniz yani. yarın servise götürün.
  • yvonne  (06.11.11 21:24:06) 
zaten o garanti kapsamına girmiyor, klavyeyi değiştirteceksin. 100 lira falan ortalama, modeli bilmiyorum ama 50'de olabilir 150'de ama ortalaması 100 lira. o kadar paran yoksa harici klavye.


  • balkabagi krali sakir  (06.11.11 21:25:05) 
dostum laptopu çevir altında klavye işareti olan iki vida olacako vidaları sök söktükten sonra klavyenin f serisi tuşların ordan çentik tırnaklarını yavaşca kaldırarak çıkart altında kolay sökme yöntemi olan bir ağlantı göreceksin çıkar bi temizle hatta saf alkolle yıkayıp bi kurut değer yani


  • saz@n  (06.11.11 21:35:51) 
usb portundan bağlanabilecek bi klavye işini görür. şu lastik gibi katlabilenleri bile çıktı artık


  • asm  (06.11.11 22:48:56) 
[]

sıkılan varmı aramızda

ne bok yemeye aileyle gitmediysem şu bayram tatilinde köye bilmiyorum ama. deli sıkıldım ben evde. varsa başka benim durumumda olan (ve izmirde olan) alsancağa inip 2 tek atmaya varmısınız? zirvermsi bi durumda olur, başka türlü de olur, nasıl istersek öyle işte.




 
ben de son anda kaçtım izmirden. orada olsaydım gelirdim valla.


  • nedensizce  (06.11.11 15:31:04) 
couchsurfingde elemanlar bu akşam toplanıyorlar. 3-5 kişiler. istersen telefonlarını verebilirim.


  • fayntenks  (06.11.11 15:58:07) 
[]

sd kart

aga bugün cep telefon aldım. 54 mb hafızası varmış. bende 4gb'lık sd kart aldım taktım tele. şimdi kullanım kulavuzunu okudumda 32gb'a kadar arttırılabilir demiş. şimdi ben kasmasın etmesin diye 4 gb aldımdı. 32 gb alsam kasma durumları olurmu telefonda, bide 32 gb gerçekten varmı lam?

model : nokia x3 touch&type


 
yok ya olmaz neden olsun


  • GibsonRules  (06.11.11 00:29:07) 
sitesinde 16gb'a kadar demiş ama: www.nokia.com.tr


  • world  (06.11.11 00:32:42) 
[]

alkol ve depresyon durumu

daha öncede sordum ama tatmin olmadım.. şimdi merak ettiğim ve çözemedim şey şu: alkol alındıktan sonraki gün (tüm gün) depresif moda geçiyor bünye. bunun bilimsel sebebi nedir? varmı güzel bi kaynak. türkçe kaynak gerekli tabi. niye böyle oluyorum ben. alkol aldıktan sonraki gün illaki berbat geçmek mecburiyetin demi? tüm o mutluluk sevecenlik, olumlu duruş, alkolün bünyeye girdiği bir kaç saatlik dilimde üst seviyeye vurup sonra insanı depresif modamı geçirir. olay nedir?




 
alkol mutluluk sevecenlik, olumlu duruş falan vermez kanda belli bir değerden sonra. tam aksi etki yapar.

beynin işlevlerini bozuyor. ayrıca her gün içiyorum ama ertesi gün ayrıca bi depresif hissettiğimi hatırlamıyorum. zaten constant bi depresiflik olduğu için de olabilir tabi bu.
  • cro magnon  (04.11.11 20:41:56 ~ 20:55:46) 
alkolün bağımlılığında bu tip bir sorun ortaya çıkabilir. alkol almadığı zamanlar strese girebilir ben de olduğu gibi


  • uykusuz her gece  (04.11.11 20:51:26) 
butun o mutluluk sevecenlikler hep hormonal aktiviteler. hormonlar ertesi gune kalmiyor, alkolle hizli bir sekilde hepsini harciyorsun. tekrar mutlu olacak kadar bir araya gelene kadar da mutsuz oluyorsun iste. aslinda uyusturcuyla arasinda hic bir fark yok.

www.reuters.com
  • modlar bu benim feykim silebilirsiniz  (04.11.11 21:11:37) 
alkollü içkinin içinde etanol var. etanolün beyin üzerinde başlangıçtaki farmakolojik etkilerinden birisi öfori yani senin o mutluluk, sevecenlik diye tarif ettiğin haldir. alkol karaciğerde metabolize olur yani yıkılır ve asetaldehid ortaya çıkar. asetaldehid maddesinin beyin üzerindeki etkisi de beyin ödemi ve dolayısıyla başağrısı ve depresyondur. yani seni iyi hissettiren madde ile, seni depresif ruh haline sokan madde aynı değil. ilki etanol ikincisi asetaldehid. evet böyle olmak mecburiyetinde. nasıl kağıdı yaktığında kağıt külü kalıyosa geriye, etanolü yıktığında da geriye asetaldehid kalıyor.



www.ozgurmavi.org

www.saglikpark.com

yukarıdaki yazılar yeterince bilimsel gelmezse, şuna bak diyecem ama bu da İngilizce maalesef:

pubs.niaaa.nih.gov
  • compadrito  (04.11.11 21:49:35) 
[]

atletlere özel bi soru

şimdi aldığımız yeni atletlerin o enseyle bütünleşen kısımlarındaki zımbırtılar yokmu hani, adı ne onların bu arada?

heh, onlara kafayı taktım. aşırı derecede acıtıyor ensemi, bi tanesini sökeyim dedim, bu sefer atletin orasından sökülmeye başladı. atlet olsun diğer giysiler olsun, bunlarla başa çıkmanın yolu varmı?


 
marka etiketinden mi bahsediyorsunuz bedenini falan gösteren? eğer öyleyse elinizle çekip yırtmaya çalışmak yerine dibinden fakat azıcık kalacak şekilde makasla keserseniz yırtılmayacaktır.


  • rinit  (28.10.11 19:38:46) 
hayır öyle kesince daha beter batıyor ki.


  • daglien  (28.10.11 19:41:32) 
önce rinitin dediği gibi kes, sonra kalan yerleri de çakmakla hafiften alazla. hiç değilse keskinliği gider.


  • jesterdvine  (28.10.11 19:45:41) 
ters giy panpa


  • tantunisultansüleyman  (28.10.11 20:04:20) 
[]

kulaklar tam duymuyor

şimdi yaş 28 ve her gün duş alan bi insanım. normalde kulaklarımda çevredeki her sesi işitip, duyabiliyor(du). ama son 1 aydır. duşlardan sonra kulaklarda tıkanıklık gibi bir durum oluşmaya başladı. duştan sonra sesleri duyma kapasitem nerdeyse yarı yarıya azalıyor ve 20-30 dakika sonra tekrar eski haline dönüyor. ama eskiden böyle bir şey yoktu. şimdi niye böyle oldu bu?

bir de kulak temizleme çubuğu zararlı diye bildiğimden, yani o aletler kulaktaki pislikleri temizlemekten ziyade daha çok içeriye kaktırıyor diye bildiğimden 3-4 sene evvel bırakmıştım kullanmayı. lakin bu ses kısıklığı olayından ötürü şimdi tekrar denedim ve kulaktan kızıl bi pislik demeti çıkardım yaklaşık 8 çubuk sokup çıkardım, temizledim hepside kızıl ve siyah renklerde (evet iğrencim lan) ama yine kısıklık gitmedi.

sorun n'olabilir ki?

 
kulakları temizlet, çözülür sorunun


  • nucleon  (22.10.11 01:20:23) 
e tıkanmış işte kulağın, kir var. kulak burun boğazcıya git, muhtemelen önce damla verir kirin yumuşaması için. 1 hafta sonra da vakumlayarak temizliyolar, 10 dakika bile sürmez. bi de kulak çöpü kullanma ama parmağınla temizle duştayken.


  • yazaryan  (22.10.11 01:22:04) 
O damla denen şey gliserin. Önceden birkaç gün kullanıp kiri yumuşatman lazımdı - ki kulağı berbat yapıyor o sürece - ki doktor kiri alabilsin, fakat bazı doktorların aletlerinde buna gerek yok. önce doktoruna danış, kulağın tıkanmış. bana da oluyor ara ara, kişisel ufak bir sorun.


  • soulsmasher  (22.10.11 01:34:09) 
dostlar gerekli şeyleri söylemişler..
bir kaç ekleme yapabilirim..

kulağındaki kirin adı "buşon" olabilir.
kir olduğu kesin değil. buşon kahverengi gibi olur genelde.. kırmızılık patolojiye işaret edebilir..
hiç bir şey yapmadan kbb polikliniğine git.. derdini anlat.. doktor kulağına bakacaktır.. (otoskopik muayene)

mantar - iltihap varsa ilaç başlarsın.
buşon varsa yumuşaksa temizlerler, büyük ve katıysa gliserin damla verirler..
aspiratörle ya da suyla temizlerler sonrada..

geçmiş olsun, ihmal etme sakın orta kulak iltihabı falan olur maazallah geri dönülmez işitme kaybı yaşarsın.. Allah korusun..
  • istenmeyen_adam  (22.10.11 02:29:48) 
doktora gitmeden once gliserin al eczaneden 4 5 gün damlat o kirleri yumusatır hatta bi kısmını akıtır. sonra doktor geri kalanı ceker. bu arada kulagına su ve sabun kacırma hiç iltihaba donuyo ve agrı yapıyo..


  • camasirsuyu  (22.10.11 03:27:01) 
gliserin damlatmadan git, kulak zarinda deliklik varsa gliserin zararli diye biliyorum. doktor verirse damlatirsin.


  • disq  (22.10.11 14:20:58) 
[]

telefon tavsiye

zamanı olanlardan bi telefon tavsiyeside kendim için alayım dedim..

benim bir telefonda aradığım en önemli özellik, müzik çaları en ön planda olması. yani ses kalitesidir, kulaklığıdır gibi şeyler en önemli olanlar. internet ile pek işim olmadı bugüne değin telefonla bundan sonrada pek olmaz. zaten en kral telefonlarda bile gördüğüm kadarıyla öyle normal pc'de olduğu gibi hızlı surf yapma gibi bi olay yok.

onun için, öyle büyük ebatlı bir şey istemiyorum da. hani kot pantolonun cebinde rahatsız etmeyecek derecede bir şey olsun. paso müzik dinleyeyim. ne çok ufak, ne çok büyük olsun, dokunmatik ekranını da pek kullanamam çünkü bir kusurum var bu konuda ki, ellerim çok terler benim, o ekranda ne ben rahat dokunabilirim ve istediğim menülere rahatça girebilirim ne de telefonun güzelim ekranında parmak izi bırakmak isterim.

ben, "nokia x3 touch & type" model telefonu çok beğendim mesela. tasarımı beni kendine çekti adeta. ama araştırdığım kadarıyla çok çabuk bozuluyormuş. 2 haftadır alsammı almasammı diye gidip gelmekteyim.

bu kriterler doğrultusunda başka tavsiyeleriniz olabilirmi?

not: samsung markalar hariç (kişisel bi nefretim var samsung'a)

 
Sony Ericsson W995 WALKMAN


  • pozzecco  (22.10.11 01:10:51) 
www.sonyericsson.com
bi bak derim ama bulması biraz zor, almayı istemiştim bulması zor geldi vazgeçtim.

  • rayde  (22.10.11 01:12:49) 
1 hafta öncesine kadar 4 sene civarında sony ericsson w810i kullandım, 4 sene boyunca o telefonu aldığıma bir gün bile pişman olmadım, özellikle müzik bakımından. eski model olmasını dert etmezsen al derim, çok ucuza vardır şimdi piyasadan kalkmadıysa. sony nin w serileri de aynı kalitede ilerlemiştir diye düşünüyorum. fakat dokunmatik telefon olayında pek başarılı değil sony.


  • r_u_h  (22.10.11 01:51:42) 
[]

alkol ve depresyon ilişkisi

şöyle sağlam bi makale arıyorum okuyabileceğim. işin özüne inmiş, olayı çözümlemiş.

edüt: türkçe makale olsuun demek de zor artık..


 
onlinelibrary.wiley.com

abstract'den işinize yarayacağını düşündüm. yoksa makaleyi okumadım baştan söyleyeyim. ancak googlescholar'da "alcohol and depression" şeklinde aratırsanız birçok makale bulabilirsiniz sanırım. kalifiye olanları bulmanızda yardım edemeyecek kadar cahilim bu konuda.
  • sanal hayvan  (08.10.11 23:24:38 ~ 23:25:57) 
[]

3 sene sonra tekrar sigarya başlamak

niye bıraktığımızımı unutuyoruz da başlıyoruz acaba çözemedim. bu şekilde uzun süre içmeyip tekrar birden başlayanlar vardır şimdi benim gibi. niye böyle olduk biz? bırakmak için şimdi ne yapılabilir bu durumda?




 
var var hocam rahat ol ben de 3 bucuk sene içmedim. O vakit hayatımdaki insan içmiyordu, bana hiç bırak demedi ama ben kendiliğimden bıraktım. Ayrıldık baslamadım yine uzunca bi süre. Fakat şimdi bildiğin içiyorum. Sordum kendime neden diye, bi cevap bulamadım. Ama geçenlerde dikkat ettim, gün boyunca hatta hafta boyunca içmeyebiliyorum hiç aramıyorum da. Sonra durup dururken değil tabiki :) zaatı muhteremle (başka biridir kendisi) görüşünce içiyorum yeniden. İlginç :)


  • the girl who is tired of waiting  (26.09.11 22:48:36) 
[]

bankamatik kartıyla internet alışverişi

bankacılar vardır aramızda diye umuyorum, iş bankası bankamatik kartımla internetden alışveriş yapabilmek için, napmam gerekir?




 
İş Bankası internet şubesinde nasıl bilmiyorum, ancak eğer "Sanal Kart" adında bir bölüm varsa oradan sanal bir kart oluşturup, o karta hesabınızdan para aktarıp, o kart numarasını ve bilgilerini kullanarak alışveriş yapabilirsiniz. Garanti'yi en son kullandığımda öyleydi. Eğer "sanal kart" bölümü yoksa, -muhtemelen- kartınızın cvc2,numara,isim,son kul. tarihi bilgilerini girerek alışveriş yapabilirsiniz.


  • gogu delen adam  (13.09.11 22:59:14) 
bankacı olmaya gerek yok bunun için, visa electrondur banka kartınız, 3D ye açtırmanız gerek kartınızı.

www.isbank.com.tr

burada bolca detay mevcut
  • bonjurkes  (13.09.11 23:00:20) 
iş bankası bankamatik karta sanal kart vermez, bonjurkes'in dediği gibi 3d secure destekleyen sitelerden alışveriş yapabilirsiniz ancak.


  • ocanal  (13.09.11 23:51:09) 
[]

kola takılabilen mp3 çalar

şöyle koşu yaparken kolda takılı duracak şekilde aparatıda olan bi mp3 çalar almak istiyorum. ipod'ların tasarımını beğenmedim(çok ufaklar) başka ne tavsiye edersiniz? philips? sony?




 
  • fuzuli  (13.09.11 22:46:35) 
kola takılanaletlerden alma çok itici duruyor.

benim tavsiyem; kancalık kulaklık

www.sanalmarketim.com
  • yarasa da yaramasa da  (13.09.11 23:08:29) 
kafaya takılan da var

www.sony.com.tr
  • sporty  (14.09.11 00:02:55) 
[]

I-pod alımı ile ilgili

izmirde nerden orjinal I-pod alabilirim. ayrıca aldığım yerde kola takılan aparatını bulabilirim. hani şu koşu yaparken takılıyorya tam pazıların olduğu yere.




 
orjinal I-pod bilmiyorum ama orjinal iPodları teknosadan alabilirsin


  • utkucbkc  (11.09.11 03:20:32) 
[]

arşiv olayları

1tb'lık usb 3.0 harici diskini kaybetmiş biri olarak kendimi sorguluyorum. fazla da değil ha, 5 ay falan oldu bu hdd'yi alalı, tag'lamadık mp3 bırakmadıydım nerdeyse. 400'e yakın film arşivi olmuştu bile. programları salladım, umursamıorum onlarla pek işim olmazdı zaten.. ama bir anda yokoliverdi lan hepsi. şimdi baştan yapamam, uğraşamam ki onlarla. işin özü, hiç arşiv yapmamak mı lazım yada. bazen diyorum, ohh iyi oldu, n'oluyo du sanki ööyle arşiv yapınca?? hiç birşeyin önemi, değeri yokki olm, sen niye böyle niceliksel şeylere değer veriosun, bak kül oldu gitti? diye bi iç ses (tyler durdeon) var içimde. bi yandan da, abi iiydi yav diorum, ne güzel herşey vardı, internet olmasada pc'de o 1tb veri içinde zaman geçirip zevk alabiliodum felan diorum.. şimdi garantide alet, geri gelecek formatlanıp. ama ona yine bişeler yüklesem yine bir gün bozulma ihtimali var. şimdi 1tb'lık bir tane daha alıp, onada aynılarını yedek alayım diorum ama oda yetersiz bi çözüm olacak gibi gelio..

tavsiyeniz varmı?


 
bi tane hdd'de yedek kalsın. kullanmayın onu. lazım olunca takarsınız. şahsen 3 tb'lık geniş bir arşivim var ve öyle yapıyorum. kenarda duran öküz gibi 8 tblık hdd'm var. bilgisayara ayda yılda bir takıyorum çünkü çoğu zaten var bende. lazım olursa diye atın kenara hepsini.


  • zanzeita  (07.09.11 22:18:42) 
panpa bu yazdıklarımı seni rahatlatmak için yazmıyorum.

her işte bir hayır hakikaten var. ben diyorum ki iyi ki kaybetmişsin ya. kaç para ki o alet 100$ mı? sen 100$ verip de öğrenemeyeceğin bir dersi çıkarmışsın zaten. arşivleme denilen aptal olay 10 sene geride kaldı. insanların zaten izledikleri ve %99 hayatları boyunca bir daha izlemeyecekleri filmleri, dizileri, belgeselleri saklaması kadar saçma bir olay yok. film dediğinin kralı zaten harddiski bilgisayara takıp kopyalayana kadar iniyor. arşiv dediğin olay niye var ki? senin için mi? ciddi misin? sana zarar verip, bunca vaktini alıp bir bokuna yaramayacak olay neden senin için olsun ki? özetle arşivcilik saçmadır. diğer bir konu ise taşınabilir harddisk olayı. şimdi harddisk dediğin olay zaten kısa ömürlü. doğru düzgün kullanıyorsan taşınmayanı bile 2 sene içinde bozulurken, taşınabilir olanların ömrü çok daha kısa oluyor. sana sormak istediğim soru ise şu: taşınabilir harddisk gerçekten senin için mi? o harddiski hamal gibi taşıyıp, insanların bilgisayarlarından bir şeyler kopyalayıp kendi bilgisayarına getiriyor musun gerçekten (doküman gibi 1-2MB'lık e-posta ekinde atılabilecek şeylerden bahsetmiyorum)? yoksa senin internetten uğraşıp indirdip saatlerini verip taglediklerinden arkadaşların da -buraya dikkat- "belki" bir gün faydalanır diye mi... eğer cevap ikincisiyse eğer sana bir müjdem var, taşınabilir harddisk'e ihtiyacı olan sen değilsin. mesela ben sıkı bir internet kullanıcısı sayılırım, köpek gibi download yapıyorum zaten. download hızları öyle arttı ki, artık bilgisayarın %90 on-time'ı bile sadece upload'a gidiyor. işin özeti bir eleman gelse bana dese ki baba on numara bi film buldum atiyim harddiske veriyim mi dese, ona dahi üşenir, filmin adını sorar kendim indiririm. yedeklemek için harici harddisk alınmasını da anlamıyorum. arkadaşım madem takmayacaksın kullanmayacaksın kenarda duracak niye alıyorsun? bir de üstelik yedeklemeyi dünyanın en güvenilmez en çabuk bozulan aletlerinde yapıyorsun? yedeklemenin çözümü harici harddisk değildir, raid'dir ve uygulanışı çok kolaydır. harici harddisk parasına gider 2 tane 1TB özdeş harddisk alırsın, çakarsın raid 1, veri kaybetme olasılığın milyonda birin altına iner. özetle panpa hiç üzülme, 100 dolar zaten para değil aldığın bu dersin yanında, bugün olmasa da ilerde anlarsın bence.
  • desdinova  (07.09.11 23:07:16) 
desdinova doğru demiş artık arşiv marşiv kalmadı.
eskiden bağlantılar yavaştı bişeye hemen ulaşamıyordun şimdi artık internet çok hızlandı. o kadar emek edip bir daha izlemeyeceğin filmi niye bi köşede saklıyorsun.
bütün internet benim harddiskim zaten. bişey lazım olduğujnda en geç 2 saatte indiririm. internetim hızlı olduu için yarım saatte de indiriyorum.sırf eş dost gelince paylaşım olur falan diye niye uğraşasın ki.boşveerrr.
onun için 500 mb lık harddisk aldım dedim napacam 1 tb yi. resimlerimi çektiğim videolarımı koyuyuorum yetio.
  • Google01  (07.09.11 23:32:21) 
[]

dövmesi olanlar polis olamıyormu

geçen biri dedi, dövme yada dikiş izi varsa vucutta olamazsın diye. akbabuşta var dövme ama??




 
alninin ortasinda degilse sorun olmaz.


  • keseci  (06.09.11 20:48:02) 
o askeri okullar için olmasın?


  • neysene  (06.09.11 20:51:58) 
bir arkadaş 4 5 sene evvel girmişti polislik sınavına. vücudunda dövme aramışlardı.


  • flexin  (06.09.11 21:42:11) 
kavak yellerinde efe'yi babası polis yapmak isterken o da koluna dövme yaptırarak bunu engellemişti diye hatırlıyorum. benden bu kadar.


  • bulamıyorum  (07.09.11 01:08:21) 
[]

elektro saz çalanlara soru

durum şu; ben gitar çalıyorum. iyi de bir elektro gitarım ve overdrive pedalım var. her ne kadar yetmesede ileride para bulunca aletleri genişletmeyi düşünüyorum. lakin bi peder var bizde. elektro sazı var bunun. gelir benim gitar amfime takar çalar ve bizim clean ton dediğimiz ton'da çalar. sonra gain denen zımbırtıyı keşfetti bu onu açtırıyor sürekli öyle çalıyor. ama kendi çalarken hoşuna gitmesine rağmen etrafa berbat itici bir ses dağılıyor. yani sazdan öyle bi tonla şarkı yapılmaz bence, yapılmamalı. ama adamın hoşuna gidiyo o tonda çalmak. baba clean ton'da niye çalmıyorsun bunu, bu elektro gitar için bi efekt, saz'a gitmiyor diyorum. olurmu, o lesli efekti. eskiden bizdede vardı, aynısı işte diyor. ama yalan tabi, öyle bi saz efekti olamaz (iğrençlikten ötürü) şimdi bende işe falan girdim. kendime güzel dev bi marshall amfi almayı düşünüyorum ve zamanla pedal setimi büyütüp güzel soundlar elde etmek istiyorum ama. pederin bu overdrive pedalını saza bağlayıp çalması katlanılabilir ölçüde olmaktan çıktı. bir an evvel buna bi saz amfisi ve hangi pedallar kullanılıyorsa elektro saz için onları almak oldu hedefim. ben 5 sene sonra alırım istediğim amfiyi, pedalı önemli değil. yeterki bu adam şu iğrenç tonla saz çalmasın, beynimizi sikmesin. neler önerebilirsiniz?? mesela ahmet koç gibi bi saz tonu elde etmek için hangi ekipmanlar alınmalı?? bir de izmirde bu elektro saz ekipmanı satan yer varmıdır.. yok ise istanbul tünel'de bi mekan önerebilirmisiniz?




 
gain efetki, elektro saz için de geçerli bir efekt. ama tabi distortion gibi abartılı olmaması lazım.


  • zlatan1937  (03.09.11 15:51:50 ~ 15:52:12) 
[]

alkol şişeleri ve kapakları

80 lira verip kiloluk absolut aldım, işyerinden verdikleri bayram harçlığıyla hiç acımadan hunharca. bir yandan da şişe ne kadar büyük olursa o kadar fazla su saklanır. sürahi olarak kullanabilirim diyordum kendi kendime. ama bunların ağızlarıda rakı şişeleri gibi çıktı. yani ucunda plastik bi zımbırtı var. geriye su koyamıyorsun şişeye. yada yolunu bilen anlatsın, öğrenelim




 
ben matkapla deldimdi, gayet kullanılıyor. :) ama tabi ince işçilik var biraz.


  • icemanr  (28.08.11 23:10:10) 
pense, kerpeten, kargaburnu gibi bir aletle çekince çıkıyor onlar. yalnız, kırmamaya dikkat et. tutulabileceği kısımlar kırılırsa hiç çıkaramazsın.


  • okumakistiyorumburadakileri  (28.08.11 23:11:53) 
biz gençken, yoktu öyle ağızda tıpalar falan. viskiler, votkalar, rakılar.. vay be.


  • cotillard  (29.08.11 10:33:54) 
[]

bar açmak için gerekenler

neler?

misal bi mekan buldum, satın da aldım diyelim (ki mekanda yazlık bir yerde, terlikçi olarak devam eden bi yer, terlik satıyor yani 5-10 tl'den) ben orayı satın alıp yada kiraladım diyelim, sonraki aşamalar nedir bilen eden varsa yardımcı olabilirmi?


 
bence en önemli aşama tabureler. onları al gerisi gelir nasıl olsa. tabure önemli.


  • juninho77  (27.08.11 19:24:11) 
camilerden bilmemkaç, okullardan bilmemkaç metre uzakta olmak zorunda içki ruhsatı için. bir de belediyenin hangi partiye hizmet ettiği önemli; alman kolayla$abilir veya imkansızla$abilir ona göre.


  • ateistanbul  (27.08.11 19:27:23) 
Alkollü içki satma ruhsatı alman lazım, TAPDK dan sonu Aİ(Açık içki) ile biten bir lisans numarası alman lazım. Bununda maliyeti senelik 650tl ile 1.600tl civarında olabiliyor. Sanırım ruhsat için 650tl yeterli olur. Bir de belediyeden işyeri açma ruhsatı alman lazım.

Daha sonra dağıtımcılarla görüşüyorsun, onlar seni sistemlerine kayıt ediyor, eğer sözleşme yaparsan sana büyük iskontolar yapabiliyorlar.

Tuborg ürünleri satmak istersen bizzat yardımcı olurum :)
  • kimlanbu  (27.08.11 19:31:43 ~ 19:34:53) 
defter tasdikleri, başlama bildirimi-vergi açılışı, sgk işveren dosyası açılışı... evrak kayıtları, aylık vergi beyannameleri, sigorta bildirgeleri... bunlar için de bir muhasebeci mali müşavire danışırsınız.


  • tedirginlik hucresi  (27.08.11 19:49:19) 
orada barın tutup tutmayacağından iyice eminolmadan masrafa girme bence


  • seljax  (27.08.11 20:01:24) 
kendine bir muhasebeci bul bu söylenenlerin hepsini hallediversin. zaten lazım olacak muhasebeci.


  • payroller on the moon  (27.08.11 22:04:46) 
junhinho77 aşırı haklı
(bkz: tabure barın bel kemiğidir)

  • nl extreme  (27.08.11 22:15:13 ~ 22:15:36) 
[]

kmplayer kurulum sorunu

The KMPlayer isimli programı kurarken şurada takılıyor 20 dakka falan bekledim yok. bi kaç kere denedim gene aynı.




 
direk kmplayer ın sitesinden indirseniz
cdn.kmplayer.com

  • kisa  (27.08.11 17:24:46) 
bunun birde bi özelliği vardı hani, ekranda başka yere tıklayınca bu arka planda geçmesi için, neydiı?


  • daglien  (27.08.11 17:49:27) 
en saglami, ninite.com'dan indirin.


  • thunder thunder thunder thundercats  (27.08.11 17:53:21) 
PotPlayer kullanın, KM'nin geliştiricisi(leri) KM'yi bıraktı PotPlayer'ı geliştiriyor...


  • maglev45  (27.08.11 18:11:53 ~ 18:24:26) 
[]

birine sarılıp ağlamak

evli olanlara yönelik merak ettiğim bir soru sadece;

misal bi erkeksiniz, evlenmişsiniz ve bi ömür beraber aynı yolda yürümeye söz vermişsiniz birbirinize, ama erkek kişisi, kendini öyle güçsüz ve boş hissediyor ki, eşine, karısına, arkadaşına (ya da nasıl görülüyorsa artık evlenince) sımsıkı sarılıp 5 dakika, 10 dakika, saatlerce sımsıkı sarılıp, ağlamak, yeryüzünde 1 kişide olsa onunla birlikte olduğunu bilmek ihtiyacı içinde diyelim.. böyle birşey yaşanırmı evli çiftlerde?? yoksa erkek her daim güçlü olmak, kollamak pozisyonunda mı davranmak durumunda?? hadi herşeyi boşvermiş diyelim erkek kişisi ve bunu yapmış diyelim ki, bu durumda karı-koca ilişkisinde bi devrim konumunda sarsılma yaşanırmı ki? ya da böyle şeyleri yaşayamayacağımız bi bayanla zaten evlenmemelimiyiz? ya da ben mi çok yanlış yaklaştım olaya?


 
çok güzel bir soru, aynen bende hep merak etmişimdir bir erkeğin sevgilisine ya da eşine sarılıp ağlamasının, kadınlar tarafından nasıl algılandığını..


  • wagner love  (20.08.11 05:10:18) 
bence duruma bağlı biraz da. yani erkek eşle kavga edip o ağlamazken gidip ona sarılıp ağlarsa garip kaçabilir. ama bir yakınını vefat ettiyse sarılıp ağlayacağı ilk kişi de eşi olur. ortak bir üzüntü varsa zaten genelde kadınlar daha önce ve daha şiddetli ağlama moduna geçerler, bu durumda ya karşılıklı ağlaşılır ya erkeğin daha dik durması gerekir, yine duruma göre.
yani ben böyle yapardım, ama kadınlar ne düşünür bilemem tabi.

  • copadam  (20.08.11 05:22:06) 
tamam evet erkeklerin kadınlardan daha güçlü olduğunu biliyoruz ama bu her halükarda geçerli diye bir kural yok. erkek olsaydım sarılıp ağlayamayacağım bir kadınla evlenmeden önce bir dururdum, çünkü bu 'hayat arkadaşı' tanımını tam olarak karşılamayan bir kadın diye düşünebilirdim.

bir kadın olarak kocamın bi sıkıntısından, bi derdinden dolayı bana sarılıp ağlaması içimi ezer lime lime ederdi. duruma göre onunla ağlar ya da belki bu sefer güçlü olması gereken kişi olduğumu düşünür, derdi neyse çözmek için sınırları zorlardım.
  • kenar  (20.08.11 06:03:26) 
sen ona güçlü olduğunu gösterdiysen, karı donu giysen bu yıkılmaması gerek. çünkü senelerce güçlü oldugunu göstermişsin, eğer 5 dakikalık bi ağlamaktan bu yıkılacaksa, çekip gitsin o kadın.

ben kadın olsam, gurur duyardım kendimle. erkeğime de daha sıkı sıkı sarılırdım severdim. fakat 3 günde bir ağlamak da olmaz.

bu dediklerim sık olmayan ağlamalar için geçerli. yoksa ılık götlü gibi her gün ağlanmaz kadın kucagında.
  • cotillard  (20.08.11 06:19:38) 
erkekler aglamaz sil gozlerini.


  • fundamental  (20.08.11 07:07:43) 
evli değilim ama cevap vereyim. bahsettiğiniz durum olsa heralde değil sarsılma, mutlu olurum ben. zira salak salak kompleksleri olmadığını (erkekler ağlamaz, kadının yanında güçlü görün vs) ve bana güvendiğini gösterir bu. benim nasıl ona sarılarak ağlama hakkım varsa onun da aynısını yapmaya hakkı var. yanında rahat davranamayacağım kendim olamayacağım biriyle bir ömür geçirmeyi düşünmek bile istemem şahsen. varsa böyle bir sorununuz konuşun halledin bence. her çöküşte kasacağınıza..


  • orange coffee  (20.08.11 09:26:24) 
hayat arkadaşın, eşin
en yakınında sen varsın, onu en iyi sen tanıyorsun.
gayet normal aslında
onu en iyi senin anlayacağını düşünüyordur.
seninle olan kavgasından sonra gelip sana sarılıp ağlıyorsa anormaldir.
ama bir sıkıntı bir buhran anında oluyorsa normaldir.
5 dakika ağlamayla kimse yumuşak olmaz.
birazda kişilik meselesi
yani eşin çok duygusal bir adam olabilir.
örneğin benim babam;
babam ve oğlum ayarında filmleri izlerken bildiğin ağlıyor,
annemde ise tık yok.
eşinde bir olay yaşamıştır o gün veya başka bir şey onu duygulandırmıştır falan .
bir erkek olarak şunu ekleyeyim ki;
bir ömür bir kadına rol yapmaktansa
nasılsam öyle davranırım.
ağlayacağım varsa sarılır ağlarım hacı.
çok abartmamak lazım.
  • seyduna6687  (20.08.11 09:44:42) 
bayan ve evli değilim; ama bir erkek hem kollayıcı olup hemde hassas zamanlarda eşine sarılıp ağlıyorsa ve eşi de bunu problem yapıyorsa, bu kesinlikle eşinin ilkel maço erkek açlığından kaynaklanıyordur. yada ortada sevgi, saygı yoktur. uzun lafın kısası bayanlar ne düşünür'lük bir durum yok. olması gereken budur.


  • mayeskuel  (20.08.11 10:12:34) 
ilki kadının hoşuna gider, onu güçlü hissettirir. yeni bir olaydır, yeniler ilgi uyandırır.
ikincisi kafasında soru işareti oluşturur. tek kaşını kaldırır.
üçüncüsü hiç unutmayacağı bir an olur. kadınınızı kaybetmeye başlarsınız. haberiniz olmadan alakasız tartışmalarınızın kaynağı olabilir.

bunlar tek tük gözyaşları için geçerli. sarılarak ve sarsılarak ağlamayı bilemiyorum, onda direkt 3. aşamaya geçirlebilir. kadının karakterine de bağlı. sonuçta arkadaşlarınız evleniyor. kaç tanesinin evlendiği adam/kadınla siz evlenirdiniz?!

ilkellik olayına gelince modernliği bu kadar ciddiye almayın. dna'lara kodlanmış bilgiler var atarlardan miras kalan, binlerce yıldır şaşmayan. hadi sizde şaştı diyelim ama karşı taraftra şaşmayabilir.

not: erkeğim. dediklerim yeni evlilikler için geçerli. 30 sene evli kalmş bir çift, 31. sene böyle bir olay yaşarsa sorun olacağını sanmıyorum. ki o yaşlarda da en ağırından ölüm olayları ağlatır.
  • terp  (20.08.11 11:30:49 ~ 11:34:31) 
[]

the hobbit

bunun filmini yapıyorlardı en son. orada "bearn" dü sanırım ismi, bi karakter vardı. onunla ilgili görsel varmı bildiğiniz? nası birşey olarak göstercekler filmde falan, merak ettim şimdi??




 
beorn demek istediniz herhalde.
mikael persbrant oynayacakmış.
imdb'de bir kaç fotoğraf var. belki işe yarar.
  • trocero  (12.08.11 21:45:12) 
yari insan yari ayi olmasi gerekir ama peter jackson'in yine kendine gore sekiller verecegine eminim.


  • inancsiz deve  (12.08.11 21:47:19 ~ 21:47:30) 
@inancsiz deve
Sanki bana druid gibi gelmişti Beorn. Ayı olarak dolanmayı seviyormuş ama kendi çiftliği filan da varmış. Muhtemelen iri yarı bir karakter olacaktır.

  • burka  (12.08.11 21:58:43) 
@burka

abi bende kararsız kaldığımdan merak ettim zaten.. yani filmde nasıl bi karakter kullanacaklar. hani hem kaslı maslı, 2 metre boyunda bi insan şekli, hemde dev bi ayı kılığında falan.. zaten o kitaptaki en karizma karakter de oydu. zira yüzüklerin efedisindeki en karizma karakterlerden olan gandalftan bile önde geliyordu. birde birşey daha aklıma geldi. abi bu mesela savaşa girerken, bi pencesiyle org'ları kurtları falan darma dağın ediyor ve bilbo baggins'i kucaklayıp korunaklı biryere götürüyordu falan. şimdi anlamadığım nokta. ulan bu dev cüsseli canlıya ok mok işlemiormuydu la?? yani tamam bi pencesiyle 10 tane wrag'ı öteye atıyor, karşısına çıkan orgları(org muydu bu arada onların adı onu da unuttum :) )) neyse.. harbi bu yaratığa büyü falan damı işlemiodu, olayı neydi bu beorn'un??
  • daglien  (12.08.11 22:18:01) 
@daglien

O kurtlar orklarla filan kapışırken buna büyü yapıldığını hatırlamıyorum. Herhalde silah işliyordur da ayı olabildiğine göre gücü - hızı filan da oradan geliyordur belki. Zaten Devasa cüssesi var, silah kullanıyormuydu hatırlamıyorum ama bir orkun kafasını kopardığını anımsıyorum.

Harry Potter'daki Animagus gibi birşey işte. Belirlediği hayvana dönüşebilen insan. Ben en bilindik olarak druid tanımını biliyorum işte.
  • burka  (12.08.11 22:29:52) 
[]

kulaklık tavsiyesi

abi şimdi lap top karşımda müzik dinleyip surf yapıorum, saat geç oldu, müzikten rahatsız olur deyü millet kısayım dedim. anladım ki bi kulaklığa ihtiyacım var. şöyle uzuun yıllar kullanabileceğim ve sadece pc başındayken takacağım bir şey olacak bu alet. yani illa şu kulağın içine giren ufak şeylerden olmak zorunda değil. hatta büyük olsun daha iyi, dışarıdan gelen sesleride kapatır. ne tavsiye edersiniz. parası möhüm değil bu arada.




 
bende philips var bi süre sonra kullaklarını acıtıyor.


  • hystarie  (10.08.11 22:59:00) 
kullandığım en rahat kulaklık: sennheiser hd 407.
fiyatı 50 lira civarı. ses kalitesi philips in aynı fiyattaki ürünlerinden kat kat üstün. tek eksisi kablosu biraz kısa.

  • henry gale  (10.08.11 23:43:50) 
www.hepsiburada.com

yaklaşık 6 senedir kullanıyorum ve mükemmel olduğunu söyleyebilirim. kesinlikle tavsiye ederim.
  • zenlaid  (11.08.11 10:07:06) 
[]

kafayı yeme, 2011, neşet ertaş, hayata format

zamanı olmayanlara yönelik bi soru değil öncelike bu. ve ardından şu şarkıyla olayın psikolojisine bürünebilirseniz, anlatmak istediklerimi daha fazla kavrayabileceğinizi düşünüyorum;

fizy.com

evet abi konu şu; tam 1 sene oldu, hayatıma format attım bundan 1 sene evvel.. yeni bir şehir, msn, telefon no değiştirdim. sil başlangıç yapmak zaten yıllardır vardı düşüncelerimde. lakin ne maddi yönde nede başka türde imkan elde edemiyordum. öyle bir an geldi ki, bende harekete geçip, seneler öncesinde çözüm olarak gördüğüm şeyi uygulama şansı buldum, uyguladım..

şimdi istediğim şehirde yaşıyorum, isteyebileceğim ölçüye yakın bir işim de var. ve maaşım dan da gayet memnunum(gerçi 1 ayı yeni doldurucam bu işte ya) ama özgüvenim bundan seneler öncesi kadar sağlam değil abi. mesela işe girdiğimden beri ailemden ayrıyım, onlar yazlıkta, ben kışlıkta(böyle tanımlayabildim anca, başka bişe gelmedi aklıma) bunuda niye belirtmek istedim şimdi bilmiyorum. bu yeni geldiğim şehirde, yeni yaşamımda 1 tane bile arkadaşım yok lan! bugün biraz alkol aldım, ve kendimle yüzleşmek istedim en saf haliyle. kendi kendimle konuşmlarım şöyleki;
ulan orada aytaç vardı, ahmet vardı. onları sildin.. bir sürü ıvır zıvır kişiyi tanıyor ve sana da zararı dokunuyor diye, kuru yanında yaş da yanar diye sildin. ee şimdi kim var peki? bi aytaç, bi ahmet bulmak zormuş be enginim.. dedim kendi kendime lan..

şimdi tekrar irtibat kursam, bu sefer daha fazla acı çekeceğim sanırım. onlar anasının amı bi şehirde kaldılar.. bense tek başıma. hee bu 1 senelik süreç bana çook şeyler katmadı mı, kattı. yalan arkadaşlıkların olmasından sa hiç olmamasının faydasını yalnızken anlayabildim. benim okuduğum kitaplarda geçen "özlü söz" omaktan ziyade, bizzat anlamını yaşamış oldum abi. ama bazı dostlar varki, galiba o konuda yanlış oldu.. ya da boşver ya, daha fazla o konudan bahsetmek istemorum.. naapim ya, kardeşlerim iidir umarım deyip teselli buluyorum..

size 2 sorum olacak. bu kadar bi yazışmadan, benim içinde bulunduğum psikolojiyi çıkartabilecek olan, hatta bizzat yaşamış, geçirmiş olanların aramızda var olma olasılığı yüksek. o sebeple; hacı ben napim? ne öneriosunuz? ben ne kendimi tanıyabiliyorum artık, ne de içinde bulunduğum 2011 yılı itibariyle diğer insanları?

 
Devrimler kansız olmaz, acısız olmaz. Bir devrim yapmışsın ve bunun acısını çekiyorsun.

Elbet geçmişe, arkadaşlarına özlem duyacaksın. Kimse bir anda kapatamaz bu tarz defterleri. Şimdi ne desek boş; zamana bırakacaksın. Ya da dostlarını bırak; dönerlerse senindirler. Dost gölge gibidir, sen bıraksan da o seni kovalar; merak etme.
  • ataturkiye  (30.07.11 22:41:11) 
hocam ben kaça kaça yurtdışına çıktım en sonunda. Geçtim arkadaşı, türkçe konuşan doğru dürüst 1 kişi bile yok etrafımda. 1 yıl yaşadıysan daha da yaşarsın. Hiç dert etme. Çok arkadaş, herkes beni sevsin sosyal olayım falan hikayeleri hep palavra.
Bak ne güzel aç neşet ertaş, kur rakı sofranı mis. Elbet birileriyle tanışır, muhabbetini de koyarsın.

  • gereksiz insan  (30.07.11 22:42:47) 
-"...seneler öncesinde çözüm olarak gördüğüm şeyi uygulama şansı buldum, uyguladım.."

senin adına çok sevindim ki bunu istediğin bir şeyi uygulayabilmişsin hayattayken.

-"ben ne kendimi tanıyabiliyorum artık, ne de içinde bulunduğum 2011 yılı itibariyle diğer insanları?"

demişsin. yaşını bilmiyorum ama muhtemelen benden büyüksün. ama benzer şeyler yaşıyoruz insanlar konusunda. ben de her gün, gün içinde, aklıma geldikçe, onu niye sildin, bunu niye hayatından çıkardın diyorum kendi kendime. sonra tekrar düşünüyorum ve diyorum ki: bunlar senin kararlarındı. o zaman öyle uygun gördün. ve bu zaman o zaman değil...

genel olarak yazından anladığım; yalnızsın sanırım. öyle dostlar vardı ki demişsin. o dostlar senin için çok değerliyse tekrar irtibat kur. ama ilk önce kendine bir sor: bu insan benim hayatımda nerde? bu insan olursa ne olacak, olmazsa ne olacak. ondan sonra içinden geleni yaparsın zaten.
  • buyrun  (30.07.11 22:50:01) 
Gereksiz insan'a yakın bir tecrübem var benim de, hala içindeyim. Cidden kolay değil. Zamanla geçer ya da zamanla alışırsın denilir genelde bu tarz durumlarda.

Özet: sadece anlayabiliyorum seni yazmak istedim.
  • roket adam  (30.07.11 22:59:42) 
[]

vokda redbul kültürü

dolapta bira, vodka, inerji içecekleri, meyva suları, sodalar şu bu baya bi zula attım. yıllardır duyardık şu vodka redbul mevzuunu da fakirlikten deneyemiyorduk. şimdi işe girdik, maaş geldi falan filan. nası içilir bu? ben vodkayı shut yapar içerdim mesela. yine shut yapıp ardından redbul'dan mı çekioz nası yapıoz?




 
votka kola gibi karıştırıp içiyorsun


  • kenar  (30.07.11 19:01:05) 
vodka yı shut yapıp redbul icince de guzel oluyo ama asıl olayı karıştırıp icmek.


  • rurouni  (30.07.11 19:08:32) 
votka koy biraz kalanına redbull koy, 3-4 yudum kalınca bardağın dibinde fondip yap. kavun ye yanında buz gibi. bana dua et sonra kavun yediğinde çünkü boğazını yakıcak o votka buz gibi kavunla bayram ediceksin.


  • altini ser incisi ker  (30.07.11 19:11:30) 
votka redbullu karıstırıp ıc. asagıya da bı ambulans cagır kalp krızı gecırme rıskıne karsı.eheheheheh


  • anti silence  (30.07.11 19:35:22) 
büyük bi bardağın yarısına kadar buz doldur. sonra buz hizasını biraz geçecek kadar vodka koy. üstüne redbull. pipetle içilmesi tavsiye edilir :)


  • sefapezevengi  (30.07.11 20:18:44) 
berbat oluyor schweppes'le karıştır


  • yuto  (31.07.11 13:14:45) 
[]

kpss puanı karmaşası

abi ilk defa girdimdi bu sınava. bugün açıklanan sonuçlara baktım da kpss1 demiş, sonra kpss100'e kadar gitmiş, sonra tekrar kpss1 deyip devam eden notlar vermiş. benim bildiğim tek bi puan oluyordu. kpss'den 60 aldım abi, 70 aldım abi şeklinde cevap verilebiliyordu soranlara. bu ne ayak? bi anlatıversin biri yav.




 
öğretmenlik işletme mezunu filan değilsin muhtemelen yoksa hepsini biliyor olurdun :) normal memurluk için öyle bir şansımı deniyim demek için sadece genel kültür genel yetenek oturumuna girdiysen (+ingilizce sınavı da olabilir) senin önemseyeceğin öncelikli puan kpss3 olmalı.


  • kedi olmus gidiyorsun  (29.07.11 21:27:17) 
[]

gandalf ve yüzük

hacı şimdi tekrardan izliyordum ilk filmi. arkadaş güzel güzel divx'leri getirmiş bende şööyle bi bakayım dedim di. malum sahnede, frodo yüzüğü gandalf'a alması için yalvarıyordu. gandalf ise ben bunu takarsam iyilik için kullanırım diyordu. ama kitapa görede bir yerden sonra iyilikler bitip, kötülüğe dönüşüyordu olay hatırladığım kadarıyla. peki bu gandalf gibi bi bilge kişi, yüzüğün iradesine karşı koyabilecek bir kişi değilmiydi abi, taksın yüzüğü, görünmez olsun gitsin o güzel beyaz atıyla, yüzüğün yapıldığı ateşlere atsın. bitsin. mantık hatası değilmi bu. yoksa benmi yanlış hatırlıyorum?? bayada oldu kitabı okuyalı.




 
hacı adam mage oldu bittiye getirirsen olmaz ben olsam teleport olur dağa ateşe atardım ama olmuyo işte. mageler biraz psikopat olur içlerinde malkavianlik vardır ne yapacaği belli olmaz ama merak etme yüzük dediğin şey artık satılmaya başladi herkesin eline düştü.
böyle cgi.ebay.com

veya böyle de var cgi.ebay.com setini al siyahi var içinde.
  • Ban-Kai  (23.07.11 23:45:50) 
Olur da yüzüğün sihrine yenilirsem ellerine çok büyük bir güç geçer minvalli bir şey söylüyordu.


  • vexations  (23.07.11 23:46:38) 
değildi abi. şöyle ki , yüzük gandalf'la eşit olmayan bir güçün ürünü. sauron ile gandalf aynı kulvarda değil. nerden baksan sauron gandalfın eline verir. yüzük tom bombadil hariç yaşayan tüm canlılardan üstün bir güç.

gandalf onu takıp iyilik yapmak için kullanırdı ilk başlarda. ama dahasında yüzük yavaş yavaş , evet belki normal insanlardan daha geç ama kesinlikle gandalfı da ele geçirirdi. çünkü bu güç gandalfı aşar. hatta gandalfın söylediğine göre büyücü kral bile gandalfı aşar. kaldı ki sauron.

sauron gandalftan çok daha eskidir. ki canım gandalfımız ne kadar güçlü görünse de irfanı bir yere kadardır. çünkü onun dünyada bulunmasının nedeni sadece bir görevdir.

yüzük affetmez aga.
  • harrage  (23.07.11 23:48:11) 
tamam sau her türlü gandinin eline verir dark side foreverda gandi yapamaz bu işi zaten yüzüğü takinca warriorlar gelmiyormu 5 vs 1 anlamsiz olur pure mage olsa adam yine yapacak birşey yok illaki birisi büyünün castingini fizzleticek [Kahretmiye hala ultima online belirtileri var] amaçsız olurdu kısacası.


  • Ban-Kai  (23.07.11 23:57:08) 
Gandalf tanınan, tabiri caizse mimli bi karakter. O yüzden shire'dan da frodo ile beraber çıkmıyor. Zira Gandalf dokuzları mıknatıs gibi çeker kendine, yüzük takılmasa ve dokuzlar yüzüğe yönelmese bile. Yüzüğü kullanmak zaten yalan, sadece sauron onu gerektiği gibi kullanır, e taksa nazgül gelcek, takmasa nazgül yine gelcek, 9una karşı dört hobbit bi mage bişi yapamaz. Biraz da stratejik bi davranış yani Gandalf'ın o görevi frodo'ya vermesi.

Frodo yüzüğü hiç geçirmese parmağına zaten o iş daha kolay hallolurdu da, eşeklik etti taktı işte.
  • portnoi  (24.07.11 00:15:22) 
fordoyu o kodumun şahin sürüsüyle dağa göndermek daha masrafsız olurdu.


(bkz: 77 santimin kıymetini oturanlar bilir)
  • arakhna  (24.07.11 00:28:44) 
şimdi galadriel'in bir lafı vardı yüzüğü ben takarsam en güçlü en güzel ve en korkunç olacam bir demir leydi olacam hepinizi sikecem gibi birş şey.

yüzük inanılmaz güç veriyor ama bu güç tamamen corrupt (kötülcül, iktidarsal) bir güç. bu yüzden takan kim olursa olsun bir süre sonra bozuluyor.

insanlar çok kısa sürede, cüceler ve elfler nispeten daha uzun sürede, hobbitler içlerinde hiç iktidar hırsı olmadığı için çoook uzun sürede vs gibi bir sıralaması var. ki güç yüzüklerini araştıran saruman bile bir noktada bozuluyor. bu yüzden gandalf'ta bozulacaktır.

bunun dışında güç yüzüklerine dair'i okursna orada da açıkca istarilerin (gandalf-saruman-radagst ve diğer 2si) insanların işlerine doğrudan etki etmemeleri, onlara sadece danışmanlık yapmaları için gönderildiğini ve bu yüzden yaşlı insanlar suratinde gönderildiklerini (aslında melek gibi bir canlı onlar görünümleri değişken yani) görürsün.
bunun sebebi de öfke savaşında aşırı güç kullanımı sonucu kıtanın yok olması.
  • darknum  (24.07.11 01:37:51) 
Bir kere gandalf gariban hacı, hatırlamıyor musun ilk kitapta madenlerde nasıl kaçıyordu tırrım tırrrım.
Hem bilgi eksikliği var, yüzüğü takınca görünmez olmuyorlar abi, aksine yüzük tayfı nerde olduğunu hissediyor yüzüğü takan kişinin, o da yetmezmiş gibi kocaman göz löp diye yüzüğe doğru dönüyor "kim taktı lan" demek için.

  • chaoslord  (24.07.11 13:55:49 ~ 13:56:43) 
[]

çanakkale, müzk, festival vb.

çanakkale'de bu aralar bi müzik festivali varmı?




 
yok


  • ramazanali  (17.07.11 22:14:03) 
belediye festivali ama olsun yinede yazayım bu ayın yirmisinde sardalya festivali başlıyor.
www.gelibolumedya.com

  • hononu  (17.07.11 22:34:41 ~ 22:35:03) 
[]

rakı sivrisinek ilişkisi

ulan haftanın son günü, iş yükü şu bu diyeretken balkonu yıkayıp rakı soframı kurdum yarım saat geçti geçmedi sivriler sokamdık ne ense ne baldır bıraktı.. rakı kokusu bunları çekiyormu ne?




 
kapalı zaten, lap top'ın ışığı var sadece.


  • daglien  (15.07.11 23:59:20) 
@siradan adam
hacı zaten o moddayımda 15 saniyede bir dürtülünce nereye kadar gidecek bu savaş diye de tırsıyorum içten içe.

  • daglien  (16.07.11 00:03:01) 
Isik Yoksa da gelir
Tek çare sinkov
Yada kolonya
  • benlik bu kadar  (16.07.11 00:10:12) 
[]

bu filmlerin sesleri niye düşük

bir arkadaşım bu aralar paso film indiriyor. görüntüler 10 numara, divx, avi falan filan. yanlız sesleri hep düşük bi arkadaşın indirdiği filmlerin. sebep ne olabilir?




 
r5 olabilir hocam filmler.
(bkz: region 5)

  • chaoslord  (15.07.11 23:22:15) 
filmin boyutunu düşürmek için böyle birşey yapıyor olabilirler.


  • allanpoe  (15.07.11 23:23:22) 
@T-Bag: adam değilsin
@chaosL: eyvalla
@unpacked: harbi ses arttı la
  • daglien  (16.07.11 00:16:50) 
ac3 olabilir mi? eger oyle ise ac3 filterdan ses arttirimina da gidebilirsiniz.


  • entrapmen  (16.07.11 00:44:53) 
[]

Türkiye'de böyle bir şehir varmıdır?

Misal, canın sıkıldı gece saat 22:00 çıktın dışarı dolaşıyorsun yalnız, kulağında mp3 playerında dinlediğin şarkıların ve girip bi marketten kutu biranı alıp yürümeye devam edip, içe içe dolaşıyorsun falan. Eskiden İzmri Alsancak meydanında bu görüntüler normalmiş diye duydum. Şimdi değil tabi.. Peki başka yerler varmı böyle? yazlık mekanlarda olur, yeter ki var olsun. ben bi mekana oturup içmekten ziyade bu şekil takılmayı seviyorum ama insanların da normal karşılayabileceği bir yerde bunu yapmak isterim tabi.




 
izmir - karşıyaka
kimse yadırgamaz. mekanlar akşam olunca masalarını sokaklara kadar dökerler. Masa kurulu diye sokaktan arabayla geçemediğimi bilirim sene 2011 :) sokakta içerken mekanın masalarında masa aralarından insanların yürüdüğünü bilirim haklılar onların kaldırımı aslında. mekanda işimiz bitince ilk marketten bira alıp eve kadar sohbet muhabbet selam vere vere ailelere gideriz yine sene 2011. daha ne olsun arkadaş. ;)

  • erty  (13.07.11 01:01:48) 
caddebostan sahil derim ben, favorim. ama dolanmaktan ziyade sahilde yürüyüş yapmış olursun :)


  • fuel oil  (13.07.11 01:02:35) 
edirne ve hemen hemen tüm ilçeleri ve köyleri


  • otopsicocugu  (13.07.11 01:03:15) 
emirgan'da sahilde takılırdık... bak nasıl özledim...


  • les  (13.07.11 01:06:29) 
geçen hafta bahsettiğin şeyi yaptım.yer; izmir-alsancak.


  • p a t r i o t  (13.07.11 01:21:33) 
ankara - tunalı hilmi civarı, bahçelievler civarı
marmaris - içmeler sahili (tabi çoğunluk turist olduğundan olabilir)

  • konserve misir  (13.07.11 01:27:12) 
istanbul için çoğu sahilde yaparsın bunu. ama asıl iş insanlarla içiçe olunan yerlerde yapabilmek bunu. başlığında olduğu gibi böyle bir şehir soruyorsan: öyle bir şehir türkiye'de mevcut değil. bundan 50 sene evvel çoğu şehirde yapardın bu işi. tabi mp3 playerın olmazdı tabi, ama elinde bi şarap ya da bira şişesi çoğu yerde dolaşabilirdin. ama malum toplum bir değişim içinde ve artık bırak elinde birayla dolaşabileceğin yer aramayı çoğu şehirde bunların satıldığı yerleri güç bela bulabiliyoruz. örnek: konya, kayseri, çorum.
sonuç: yok öyle bir şehir. ama elimizde bunları yapabileceğimiz, insanların terörist görmüş gibi bakmayacağı yerler mevcut: moda sahil (yaklaşık 200 mt),
ipini koparmış magandaları saymazsan bostancı sahil.
  • ilkinci  (13.07.11 01:36:55) 
izmir her daim! güzelyalı sahil..


  • jimicik  (13.07.11 01:38:13) 
Elde bira yürürsen kabahatlar kanunundan yapıştırırlar cezayı, oturup içince kimse bir şey demiyor.

Elinde dolaşırsan da izmir'de kimse yadırgamaz ama illa ki bir gün kurtarsan başka bir gün ceza yersin.
  • kimlanbu  (13.07.11 02:26:09) 
istanbul-kadıköy/bahariye
istanbul-beyoğlu/istiklal

elimde birayla gezmişliğim çok vardır buralarda. hiç dayak yemedim. ha her semtin çeşitli kısımları olabilir birbirinden farklı. misal fatih semtinde mini etekli kadın dolaşabilir rahatça ama çarşamba bölgesine girdiğinde tepkiler başlar.

o hesap ;)
  • sakingitarist  (13.07.11 02:44:26) 
tanıdığım bir kız izmit - yahyakaptan'da sık sık yaptığını söylerdi bunu. hatta 10'da değil gece 3'te filan çıkarmış sıkıldıkça.


  • darknum  (13.07.11 03:34:46) 
@kimlanbu,
kabahatler kanununda bu konu için bir ceza yok. cezayı yapıştıramaz kimse. polis olur da ceza yazarsa bir de üstüne alır karakola götürürse o polisler hakkında tck madde 109'dan (kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma) 4 yıldan 14 yıla kadar ceza davası açılabilir. açık alanda alkol tüketmenin herhangi bir cezası yok.

  • emrag  (13.07.11 03:44:10) 
@esreföldü, he amk her muhitte edinilen izlenimler direk haritaya işleniyor o yüzden konuşuyorum. görüp bildiğimizi konuşuyoruz burda ulan!


  • sakingitarist  (13.07.11 04:08:02 ~ 14:36:13) 
@emrag,

çevreye rahatsızlık vermekle combo yapıp yapıştırıyorlar cezayı, aramaya üşendim daha bir kaç ay önce haberlerde bile çıktı.
  • kimlanbu  (13.07.11 05:09:28) 
İstanbul / Bağcılar


  • koskoca devletin adi osmanli len  (13.07.11 09:33:17) 
[]

özgüvensizliğin kökü

şu secret isimli kitapta geçiyordu, ufakken aileninn fazla ilgi göstermesimiydi, etrafın siklememesi sonucu büyünce oluşan etkimiydi, öyle bişe, şimdi kitap elimden gitti bakamıyorum. özgüvensizliğin küçüklükle alakalı olduğuna inananlar bilgileri paylaşabilirmi




 
muhafazakar ve kuralcı bir ailede yetişen çocuklarda olur. şımartılanlarda ise özgüven patlaması olur. tabi dominant bir karakter karşılarına çıktıklarında da muammanın allahını yaşarlar.


  • derbeder58  (12.07.11 19:59:46 ~ 20:01:45) 
özgüven eksikliğinin çocuk yaşlarda aile ve çevreden kaynaklanarak başladığı doğrudur. ancak aile çok ilgi göstermiş özgüveni eksilmiş gibi basit bi denklem yok. çok çeşitli sebepleri olabilir.

örneğin aile çocuğa çok normal davransa bile. ailedeki bir bireyin özellikle baba tarafı özgüvensiz ise. çocuk bilinçsizce bile olsa bunu hisseder. çocuklar sadece anne ve babanın onlara karşı olan davranışlarından değil. ebeveynlerin diğer toplum bireyleri ile olan ilişkilerinden de etkilenirler.

ama bu nasıl sonuçlanır kestirmek güç. bir tarafta özgüvensiz ezik bir çocuk olabilirken bir şekilde tam tersi özgüvenli ya da özgüvensizliğini çok iyi idare edip sindirebilen bir birey de olabilir.

insan karakteri aile ve toplum tarafından şekillendiği gibi. kişinin kendi yapısında olan ve pek değişmeyen bazı nitelikleri de vardır.
  • orpheus  (12.07.11 20:10:33 ~ 20:14:25) 
[]

hiç çişe gitmeden kaç bira

benim 3. şişe oldu valla, ilk defa bu kadar oldu bende, halada gelmedi rekora gidiyorum. sizde rekor ne?




 
5 bira + 2 tekila shot


  • toshiro  (09.07.11 23:07:00 ~ 10.07.11 00:54:15) 
3'te bacaklar sallanmaya başlıyor bende :) dörde gelmeden tuvalete.


  • sen git ben geliyorum  (09.07.11 23:12:26) 
1 bucuk


  • poset  (09.07.11 23:18:24) 
2.5 litre biraver.


  • misery loves company  (09.07.11 23:38:06) 
4


  • deeperdown  (09.07.11 23:59:06) 
edit: bende bi bok sandım dı, 3. birayı açtığımda kendimi. utandım şimdi kendimden. 4 bira haa, vayy


  • daglien  (10.07.11 00:46:09) 
içme hızına bağlı. 5'i gördüm ben de.


  • barfilozofu  (10.07.11 01:40:49) 
[]

sadece alkol içip göbekli olmak

boy: 1.71
kilo: 72

şimdi boy/kilo ilişkisine bakıldığında anormal bir durum gözükmüyor, hatta mükemmel bi orantı olduğuda söylenebilir ama benim vücutta yağ ve sıvı oranı fazla. 10 aydır, günde 20 dakika mekik, şınav ve alt karın kaslarını çalıştıran egzersizler yapıyorum. ayda 4 kere koşu. ve ne kola, soda vb. şeyler içmiyorum. amma ve lakin, hergün içerim: günde 2, 3, 5 biraya kadar çıkar. bunun haricinde öyle yağlı cips'tir, patetes kızarmasıdır falan bu tür şeyler yemem. ama dediğim gibi 10 aydır bu ezgersizleri uyguluyorum, tek gelişen kollardaki kaslar oldu. oralarda da yağlanma olmaz zaten ondan kaslar çıktı diye biliyorum. benim bünye de mi sorun var la yoksa? yani düzenli beslenip, spor yapıp, ağırlık çalışıp hala yağ ve sıvı nası olabilir vücutta abi 10 aydır ?

 
Beni son gördüğün zamandan beri 12 kilo verdim lanet olası göbek de küçüldü ama gitmiyor tamamen. kilom takıldı kaldı, yerimde sayıyorum.

cardio yapamıyorum spor salonunu bıraktığımdan sanırım tek çözümü danalar gibi koşu bandı ve bisiklete abanmak ya da çıkıp sahilde koşacaksın :)

Mekik vs karın kaslarını güçlendirip şekle sokar ama bölgesel olarak yağ yakamıyorsun :/ Göbek gitmeden de six pack ortaya çıkmıyor.

(bkz: definasyon)
  • kimlanbu  (08.07.11 07:59:06) 
alkol kas gelişimini yavaşlatıcı ve vücutta dehidrasyona yol açan etkilere sahiptir. hele ki efes içiyorsan daha da kötü, efes birası ekstradan şekerin bilmemkaç katı kalorili glikoz şurubu içermekte. kimlanbu dun da dediği gibi mekik tarzı hareketler direkt olarak göbek eritmez,ama sonuçta enerji yakarsın. göbek eritmenin yolu; dakikadaki kalp atışı sayını normal kalp atışının şu an tam hatırlamadığım bir katına çıkaracak kardiyo egzersizleri yapmaktır. yapabiliyorsan koşu sayını arttır ve kendini yorduğundan emin ol. terle, köpek gibi nefes al falan yani. dediğim gibi kalp atışının kişiye özel belli bir miktarın üzerine çıkması gerekiyor. yavaş tempolu koşu işe yaramaz değil tabi, ama genelde yağ yakmada yüksek tempo kardiyo kadar efektif değil.
ayrıca kesinlikle (bkz: definasyon)

  • ninca  (08.07.11 09:13:04) 
Yağ yakmanın en efektif yolu düşük yoğunluk kardiyo değildir. Farklı ortamlarda günde en az 10 kere söylüyorum sanırım.

(bkz: hiit)
(bkz: epoc)
  • arnold schwarzeneger  (08.07.11 09:24:19) 
[]

nba oyuncularının türkiyeye gelmesi

türkiyeye gelmesinden kasıt, türk basketbol kulüplerinde oynamaları. benim basketbol ile ilgim, jordan'ın utah jazz'ı devirdiği o play-off serilerinden itibaren sonra ermesi bitmiş ve yeni yeni nba'e ısınmaya çalışan bir izleyici pozisyonu olarak değerlendirilebilir. merak ettiğim şu; şimdi iverson gibi nba 'de mvp olmuş bir oyuncu türkiye'ye gelip oynuyor, şimdi deron williams'dan bahsediliyor, hatta kobe bile gelecek diye laflar dolaşıyor. ben bahsettiiğim o chicago-utah zamanlarında dahi ne türk basketbolu nede başka bişe izlemez sadece nba izlerdim ki çoğu kişide böyle diye biliyorum. anlamadıım nokta, böylesine oyuncular niye nba harici takımların tekliflerini kaale alıyorlar? iverson'un ne işi var abi bjk'de yahu? bu adam nba'da bir takımda yedek oturup bench'den gelse bile daha mutlu huzurlu olmazmı yahu? tamam türkiyede yaşıyoruz, deron williams, kobe falan bunları görmeyi tabi isteriz bjk yada başka kulüplerde ama o adamlara yazık değilmi lan, ne işi var nba'ın en iyi oyun kurucularından birinin burada??




 
öncelikle, büyük konuşuyorum ama kobe gelmez. sezon içinde bir röpörtajında, lokavt yüzünden avrupa'ya gitme durumu olursa çocukluğu orada geçtiği için italya'da oynayacağını söylemişti.

gelelim diğer konulara. iverson, yedek kaldığı için beşiktaşa geldi zaten. memphis ile anlaşma imzalayıp bench'ten gelince takımı terketti direk. 12-13 yıl boyunca bir numaralı adam olmaya alışınca bench'ten gelmek koyuyor tabi. beşiktaş'ın parası da iyiydi, yine eski philadelphia günlerinde el üstünde tutulduğu hale dönmek için beşiktaş'a geldi. 35 yaşında geldiğini de unutmayalım, zirvesinin çok uzağındaydı yani.

deron williams'a gelirsek, lokavt olayı olmasa bu tarz işlerin bahsi bile açılmayacaktı tabii ki. oyuncular oynamak istiyor, avrupa'dan bir çok takım da büyük paralar ödemeye hazır. lokavt boyunca oyuncular para alamadıkları için avrupa'ya gelmeye sıcak bakıyorlar.

kısacası, lokavt gibi ekstrem durumlar dışında, ve yaşı geçen oyuncular dışında türkiye'yi geç, dünyadaki herhangi bir basketbol ligi nba'in iyi oyuncularını çekebilecek seviyede değil.
  • resistance is futile  (08.07.11 03:56:05) 
öncelikle iverson için cevap vereyim. iverson'a nba'den hiçbir klüp teklif vermedi ve kendisi de basketbol oynamak istiyordu. çin'den ve beşiktaş'tan teklifler geldi çeşitli sebeplerden ötürü beşiktaş'ı seçti. fakat 3-4 maç oynadıktan sonra sakatlanıp ülkesi birleşik devletlere döndü.

deron williams, kobe vs. konuları ise biraz karışık. nba'de lokavt var. kısaca takım sahipleri ile oyuncular anlaşamadı ve maçlar oynanamayacak. bu durumdan ötürü bazı basketbolcular en azından harçlıklarını çıkartmak için başka ülkelere - lokavt bitene kadar - gitmek istiyorlar. ama avrupanın önde gelen takımları bu oyuncuları alarak bir riske girmek istemiyorlar. çünkü lokavtın her an bitme gibi bi ihtimali var ve bu durumda büyük umutlarla aldıkları oyuncu en beklenmedik zamanda gidebilir. ama beşiktaş basketbol çapı olarak bu riski daha rahat alabilecek bir takım. çünkü zaten 4-5 senede bir final oynuyoruz deron gitti diye şampiyon olamazsak kimse üzülmez ama deron'a verilecek parayla ülke şartlarında bir takım kurulabilir.

biraz uzun oldu ama umarım okursun ve faydalı olur.
  • ogcet  (08.07.11 03:58:06) 
iverson'ı bir tarafa, kobe'dir, deron'dur bunları bir tarafa ayırmak lazım.

iverson'ın birkaç röportajını okumuştum. hep statik ve tahmin edilen cevaplar vardı. perde arkasında bir şeyler daha dönmüştür belki. o an için nba'den daha iyi bir fırsat için görüp, nba'e dönene kadar beşiktaş'ta oynamayı tercih ettiğini söyleyen cevaplardı. nba kariyeriyse -efsaneye hakaret olacak ama- bok gibi gidiyordu. bu tarz sporcuların motivasyonunu yüksek kılan olaylardan birisi olan, pohpohlanmaları filan yaşamıyordu. özeti bu.

şimdi dönen olaylarınsa tek sebebi lokavt. oyuncular ve nba anlaşmaya varamamış durumda. nba'de ne olacağı belli değil. kasımın ortasına kadar böyle gider gibi. hatta, ligin bu sene olmaması bile ihtimal dahilinde. takımların web sayfalarına girersen oyuncuların adını göremezsin mesela şu an. durum bu şekilde devam ederse, o oyuncular 1 seneyi boş geçirmek istemeyecek ve avrupayı tercih edecek. isteyen starbury'nin yanına, çin'e de gidebilir gerçi sdlfjksdfjkl

edit: bu saatte ayakta olup bu soruya cevap veren tayfa, size sevgim başka.
  • dambil  (08.07.11 04:00:57 ~ 04:02:45) 
[]

ağır ve tehlikeli işlerde çalışabilir raporu

iyi geceler, bi işe girdim, iş yerinden bu raporu istiyorlar. ssk yada başka türlü sosyal güvencem yok. özel bi polikinliğie gittim 110 tl muayene ucreti alıyoruz dedi. oradan sağlık ocağına geçtim o da biz çıkartamıyoruz bunu 100'den aşşağı değildir bu, biraz pahalıdır dedi. al dedi, çocuklarını dedi, git dedi...
neyse.. yav bu belgeyi şöyle 20-30 liraya kapatma şansımız varmıdır?

edit: işe girdim dediğim, pazartesi iş başı yapıcam.

 
eğer o rapor yoksa, işe almıyorlar demek istemiş galiba. eğer sağlık ocağı 100'den aşağı olmaz dediyse, maksimum 70-80'e kadar bulursun gibi geliyor bana. eğer poliklinik sahibi dayın değilse.


  • cbe  (06.07.11 22:23:50) 
3 defa aldım o rapordan... ssk veya sosyal güvencen olsa bile o rapor sigorta kapsamına girmiyor. sağlık ocağındakiler doğru demiş. ben devlet hastanesinden aldım. 140-150 gibi bir şey vermiştim sanırım. demem o ki gibi sağdan soldan para ayarla bence sen... ben oyle yapmıştım... 20-30 zor o belge için... sonuçta bir nevi heyet raporu o... analizlerden sonra heyete giriyorsun falan...


  • gelecektengelenkutupayısı  (06.07.11 22:54:52) 
ben 10 gün önce aldım aynı raporu. sadece devlet hastanelerinden alabiliyorsunuz başka hiçbiri vermiyor. fiyatı 110-140 lira arası değişiyor. 2-10 gün arası bir süre sürüyor raporu almak. devlet hastanelerini tek tek arayıp fiyat/zaman öğrenebilirsiniz.


  • oku oku yazar ol  (06.07.11 23:13:07) 
[]

hp laptop&destek

hp bilgisayarı olanlar bilir. hani durup durup "güncellemeler bakılıyor" diye uyarı veren siyah backgroundlu bi programı vardı bunların. ürünün destek, sorun ve güncellemelerini kontrol ediyordu. ben onu kaldırmışım sanırım pc'den şimdi hp resmi sitesinden bakıyorum da bulamadım. onu nası bulabilirim?




 
hp support assistant programıdır o, tüm driverler var hp'nin sitesinde laptop modelini ayrıntılı verirseniz bulabiliriz.

hp dv6 1235et > bu şekilde.
  • trajikomix  (02.07.11 13:13:21) 
[]

harici hdd görülemiyor

şimdi bi harici hdd aldım. (wd passport 1tb usb2.0-3.0) 1 ay kadar oluyo. pc açıkken takdığımda içindeki dosyalar açılıyo sorunsuz. ama pc'yi yeniden başlattığımda ya da kapayıp açtığımda görmüyor. şu resimdeki hatayı veriyo. bende söküp takmak durumunda kalıyorum hdd'yi sürekli. anca o zaman görüyor pc.




 
driverını duzgun kuramamıs windoz. driveri tekrar kur bi.


  • bryan fury  (02.07.11 11:23:26) 
sürücülerini kaldırıp (otomatik yüklenmiştir) ardından ccleaner ile temizleyin. sonra pcyi kapatıp açın ve yeniden pc açıkken takın.


  • ben smyrna  (02.07.11 11:23:43) 
driver değil problem, taktığınız usb portu, bilgisayarın arkasında bir porta takmayı deneyin, olmassa değiştirin o portu, herhangi bir paylaştırıcı vs sokmayın ya da öndeki portları kullanmayın


  • saiko  (02.07.11 11:25:49) 
2'ye 1 driver.


  • ben smyrna  (02.07.11 11:26:58) 
driver attı 3 oldu


  • oblitus  (02.07.11 11:56:59) 
abi pc lap top'du yav. arkası yok bunun, önde yok tabi, yanlar var :)


  • daglien  (02.07.11 12:13:32) 
araya çoğaltıcı fln aldıysanız sorun ondandır, olmadı portu değiştirin işte dediğim gibi


  • saiko  (02.07.11 13:14:10) 
[]

dosyaları hep aynı program ile açabilmek

mesela, hebele.avi isimli ve uzantılı bir dosyayı herzaman gomplayer ile açılsın istiyorum ve ayarlıyorum (dosyaya sağ tık, özellikler, gomplayer olarak seçmek mi dersin, gomplayerın özelliklerine girip oradan ayarlamak mı dersin) ama her pc açılıp kapandığında otomatikman winamp ile açılabilir hale geliyor. bunu sabitlemenin yolu yokmu. sabitim gom player olsun yada desmond :P




 
o zaman winamp'ın ayarlarından açılan dosya uzantıları için .avi nin tikini kaldırın, ters mantık olarak.


  • xenophobe  (30.06.11 18:55:19) 
teknik konu başlığına taşı duyuruyu.


  • semson  (30.06.11 19:08:28) 
winamp'tan winamp agent'ı kaldırın. yoksa altta çalışıp dosya türlerini kovalıyor.


  • kendine sosyalist  (30.06.11 19:17:12) 
[]

.hangi video formatı

sevgili türkü dostları, şimdi video arşivime çeki düzen vermek istiyorum. youtube'dan indirilmiş .flv dosyaları, eski vcd'lerden kopyalanmış .dat dosyaları ve türlü türlü uzantılar var. ara ara hd kaliteli olanlar da var tabi. neyse, sorum şu ki; elimde çok güzel bi program var, her formattan dosyayı, istediğim uzantıya dönüştürebiliyor. (tipard video converter) şimdi ben .mp4 uzantısı olarak karar kılmayı düşünüyorum. sizce hangisine dönüştüreyim.




 
mp4 uygundur. hemen her cihaz (uyduruk tvler bile) okur. ama dikkat 10 mb'lik flv dosyayı 30 mb yapmasın çevirirken. bunun için ne program kullanırsanız kullanın giriş çıkış bitrate, çözünürlük ve audio bitrate'i aynı olsun. yoksa dediğim gibi 3 mb'lık mpg dosya karşınıza 130 mb çıkabilir :)


  • ben smyrna  (28.06.11 18:50:07 ~ 18:50:16) 
ne amaçla kullanacağına göre değişir. ben smyrna her cihazda kullanmak isteyeceğine göre cevap vermiş. eğer sadece pc'de kullanırım diyorsan, divx ya da xvid daha uygun olur.


  • bykush  (28.06.11 19:10:57) 
bi de şu var ki mp4 yapsan da codec de önemli. aslında bu konuyu ben de atladım. divx falan iyidir de.. dediği gibi her cihazda kullanmak için mp4 x264 olsa daha da iyi olur sanki.


  • ben smyrna  (28.06.11 19:23:05) 
x264 konusunda hemfikiriz ben smyrna :)


  • bykush  (28.06.11 20:02:24) 
[]

disko kralı izlemece

yıldız tv ve tvarsivi.com haricinde daha güzel görüntü ve ses veren bir yerden izleme olanağım varmı şu an?




 
şu an için hayır.


  • oblitus  (26.06.11 06:40:04) 
torrent.


  • ben smyrna  (26.06.11 09:25:02) 
[]

winamp mp3 tag'lerken

toplu şarkı tag'lerkn otomatik tag'leme yapabiliyoruz winampta ama şarkının ait olduğu albümün resminide işlesin istiyruz dosyaya. ben bulamadım winampta bu özelliği. varmıdır bu özellik sizce? yahut bu dediklermi yapabilen program varmı bilen?




 
winamp'ı aç, listede şarkıya sağ tıkla, dosya bilgilerini göster, ilk sekme temel bilgiler, onun sağında resim sekmesi var. oradan ister resim indir de istersen resim seç diyerek bilgisayarından yükle.


  • oblitus  (22.06.11 01:13:14) 
her şarkıda bunu tek tek yapmayı biliyorum. toplu olarak tek seferde otomatik yapılmıyormu diye sormştum. hani toplu tag'leme oluyor ya, toplu resim ekleme de oluyormu yani, olay bu.


  • daglien  (22.06.11 01:21:14) 
oluyor ama winamp ile değil. winamp'ta sorduğun için söyledim. tag&rename diye muhteşem bir icat var. onu kullan, her işini halledersin.


  • oblitus  (22.06.11 01:25:45) 
[]

bu steps değilmi

www.youtube.com

a) top taşıma
b) steps
c) normal
d) hiçbiri (bu şıkkı seçenlerin yorumu nedir)

 
e) steps ama lebron reyizinkilerin yanında hiçbişey. daha da beteri için youtu.be


  • zunuduko relkirbet  (15.06.11 23:16:29) 
kural olarak topu yere vurmadan iki kere adımladığı için steps denebilir ama dünyanın hiç bir yerinde çalınmaz bu aha bunu da iddia ediyorum yani. crossover'dan sonra zaten topu anca o şekilde kontrol edip içeri girmek mümkün dengeli bir şekilde


  • turangue  (15.06.11 23:18:25) 
Değil. Bunu herkes yapıyor lakin. Yavaş çekim olduğu için biraz garip görünüyor olabilir. Normal çekim izleyince rahatlıkla sıkıntı olmadığını anlıyorsun:
www.youtube.com

  • bitti  (15.06.11 23:55:16) 
cevap c

topu sektirirken -hızı dolayısıyla- birden fazla adım attığı için hatalı gibi gelmiş sana.
  • vito andolini  (16.06.11 00:13:41) 
[]

meditasyon nasıl yapılır

bilgi edinebileceğim araç olarak etrafımda yalnızca internet var diyelim. meditasyon yapmayı öğrenmede yeterli olurmu? bildiğiniz (ama gerçekten işe yarayacağını umduğunuz) kaynaklar varmı internet üzerinde




 
bir rehberin varlığı önemlidir. kitaplar bu konuda internetten daha faydalıdır. sırlar kitabı var, osho'nun.


  • african rain  (13.06.11 23:44:39) 
çok kaynak var ama son zamanlarda keşfettiğim bi tekniği paylaşiim hemen :) rahatça otur, dilin damağında olsun sakince, belin rahat olsun, göbeği sal, popon dizlerinden yüksekte olsun. veya yat. sonra da burnunu düşün. insan burna odaklanmaya çalışırken hemen nefese odaklanıyor, ama nefese odaklanmaya çalıştığında genelde düşüncelere kapılıp aklı dağılıyor. bi de arada bir dünya üzerinde acaip bi hızda dönerken bi yandan da toptan galaksi hatta galaksi kümesi olarak inanılmaz hızlarda bir yerden bir yere doğru gittiğimizi de hatırla... :)

bunların dışında belli konulara odaklanmalı meditasyonlar da var. mesela belli düşüncelerinin kaynağına gitmek gibi. veya zıttını düşünmek. çok çok teknik var. oşo nun en büyük olayı dinamik meditasyondur, hareketlidir. bunun yürümelisi bile var yani var oğlu var. yeter ki kafanın içine bi göz at bakalım neler oluyo.
  • kediebesi  (14.06.11 03:04:08 ~ 03:04:50) 
[]

dosya şifreleme programı

"File Securer" diye bir program var ama buda kısıtlı kullanımlı.. freeware ve iyi bişe varmı bildiğiniz. ufak çaplı gizli dosyalarımı winrar ile şifreliyordum ama şimdiki yapacağım iş 30gb'lık ferre klasörünü şifrelemek olacak. ee bu da winrar'la başa çıkılmaz. çözümlerinizi bekliyorum.

edit:
OS: Win 7 Ultimate

 
7 kullanıyorsa? bu soru da kendim için.


  • kivanc1  (13.06.11 23:18:21) 
"My Lockbox" işini görür yavrujum.


  • deletesystem32  (13.06.11 23:28:29) 
Eğer bahsettiğiniz kimsenin görmesini istemediğiniz klasörler yaratmaksa aşağıdaki kodu wordpad e kopyalayıp "Dosya" yazan yere gizlenecek klasörünüzün adını sifre yazan yere şifrenizi yazıp gizlenecek klasörün olduğu klasöre bir isim vererek .bat uzantılı kopyalayın.bat dosyasına cliklerseniz y/n sorar y derseniz klasörünüzü kimse göremez artık.tekrar bat dosyasına cliklerseniz şifre sorar girince dosyanız geri gelir.

cls
@ECHO OFF
title Folder Dosya
if EXIST "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}" goto UNLOCK
if NOT EXIST Dosya goto MDLOCKER
:CONFIRM
echo Are you sure u want to Lock the folder(Y/N)
set/p "cho=>"
if %cho%==Y goto LOCK
if %cho%==y goto LOCK
if %cho%==n goto END
if %cho%==N goto END
echo Invalid choice.
goto CONFIRM
:LOCK
ren Dosya "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}"
attrib +h +s "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}"
echo Folder locked
goto End
:UNLOCK
echo Enter password to Unlock folder
set/p "pass=>"
if NOT %pass%== sifre goto FAIL
attrib -h -s "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}"
ren "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}" Dosya
echo Folder Unlocked successfully
goto End
:FAIL
echo Invalid password
goto end
:MDLOCKER
md Locker
echo Dosya created successfully
goto End
:End
  • saksel  (14.06.11 12:00:46) 
[]

modem, güvenlik vb.

evin yakınında bulunan bir modeme rastgele bir şifreyle (şifresini bilmediğimiz için) girmeye çalıştığımızda karşı tarafın pc'sinde "xx isimli bilgisayar modeminize bağlanmaya çalışıyor" vb. tarzda bir uyarı gidiyormudur arklar?




 
gitmiyordur ama modemin arayüzüne girdiği zaman hangi ip adresinin login olmaya çalıştığını log olarak tutuyor olabilir.
şahsen benim kullandığım philips marka modemde log olarak turuyor kimler girmeye çalışmış vs. diyerekten.

  • cunku kardes degiliz  (08.06.11 21:56:02) 
cık


  • elalemin derdi  (08.06.11 21:57:36) 
[]

arşivcilere bi soru

mesela bir müzisyene ait 20 albüm var hdd'nizde. burada klasör isimlerini nasıl oluşturduğunuzu merak ettim. ben ekte koyduğum 1. resimdeki gibi görmek istiyorum klasörlerimi ama bu şekilde olunca tarih sırasına göre şekillenmiyorlar. 2. resimde olduğu zaman tarih sırasına göre yerleşiyorlar ama bu seferde göze şık gelmiyor klasör ismi. siz nasıl tutuyorsunuz klasörleri?




 
2. resim tarih sırasına göre. eksik olan nedir?


  • fusiondx  (06.06.11 09:46:01 ~ 16:20:09) 
klasör isimlerine hiç önem vermem. mevcut mp3 programlarının çoğu albüm,yıl,track vs..bilgilerini nizami şekilde gösteriyor zaten.

ama önem verseydim de şöyle olurdu.

Ana Klasör : Judas Priest

Alt Klasör : 1983 - Deffenders Of The Faith
  • mayeskuel  (06.06.11 09:52:32) 
ben yıllara göre ayırıyorum. daha iyi oluyor.


  • zenc  (06.06.11 10:17:01) 
2 iyidir


  • sanal hayvan  (06.06.11 11:53:08) 
[]

klasörleri tarihe göre sıralama

ekteki resimdeki haliyle olan klasörleri tarih sırasına göre sıralanabilirmi sizce. yani resimde 2000 tarihli klasör ilk gözüküyor, işte onun yerine 1996'lı gözüksün yapılabilirmi? tabi klasörün isminde hiç bir değişiklik yapmadan.




 
2 yeni klasör oluşturup, sırasıyla 2000 ve 2003 klasörü içeriklerini buralara kopyalayıp klasör isimlerini değiştirmek.

edit: bu tarihleri değiştirebilen programlar da var.
  • fusiondx  (06.06.11 09:23:50 ~ 09:24:16) 
yukarıda dediğim şekilde yaparsan olur:)


  • mayeskuel  (06.06.11 09:54:00) 
12345678   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.