Giriş
(10)

Kimsenin bir şey okumaması hakkında

xephyr
Selamlar,Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile. Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip
Selamlar,

Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.

Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile.

Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip chatgpt'ye atıp özetlettirip öyle okuyor şirketteki developer.

Ulen kimse bir şeyi okumazsa, kendi bir şey yazmazsa bu işler nasıl yürüyecek ?

Hiçkimsenin bir şeyi okumadığı yerde ben derdimi nasıl anlatıcam? Nasıl kendimi duyuracağım?

Millet anca reels kaydırma telaşesinde. Oraya da adam akıllı bilgi koysan, kimse dinlemiyor. Anca ampır ampır şeyler izlesinler.

Bu dönemin metası ne ? Napıcaz ya?

Teşekkürler.
+6
xephyr
(05.06.26)
Sorunuza bir cevap değil ama benzer isyanlarda oluyorum zaman zaman. Mesela bir şeyler üretmek istiyorum (bir kitap, bir YouTube kanalı anlamlı animasyonlar vs) sonra bu konuyu düşününce tüm motivasyonum gidiyor. Kendi kendimi mi eglendireceğim diyorum. Her şey hızlı tüketiliyor, okuma hatta dizi-film izlemede bile dikkat süremiz kalmadı. Kendime de kızıyorum tabii. Boş vaktinde kafa dagitmak için hemen YouTubedan boş şeyler izliyorum. Saçma da olsa saçma olmasa bile bu kadar çok fazla icerige maruz kalmanın sonu nereye varacak gerçekten? Yapay zeka da aynı şekilde çok faydası olsa da çok da tembellestirdi bizi. Yani gerçekten insanlıgi aptallastirmak için müthiş bir kombinasyon oluşturdular. Reels+yapay zeka.

Sizin site konusunda çözüm yaratilamaz mi acaba, mesela ne bileyim öyle bir şey olsun ki gerçekten okumak zorunda kalsinlar. Örnek veriyorum müşterinin ilgilendiği konuyu yazıları okuyup anca öyle bir sonraki bilgiye ulaşabilecekleri tıklatmalar yapma gibi. Saçma bir örnek verdim de kastettigim şey yani bir şekilde okumaya mecbur kalmaları sağlanamaz mi?
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
Medeni insanlara yönelik bi hizmet vermen gerekiyor. Mesela bendeniz aydınlatmaya meraklı biriyim. Salon mutfak ve yatak odası ışıklandırması üzerine alışvrriş yaparken detaylıca okuyorum. Okuduklarım bilimsel referanslı şeyler.
Millet reklam okumak izlemek istemiyor.
1 kaliteli müşteriyi hedeflemek.
2 reklam olmayan dolu içerik
3 merak uyandırıp ürüne yönlendirme

Ama illa ki 1. Madde.
0
Lh12
(05.06.26)
Sorunuzun cevabı biraz sorunun içinde zaten ama zannediyorum ana sebebi insan tabiatının kendini doğal haline bırakırsa her zaman kolaya kaçacak olması. Reels falan bizi iyice mahvetti zaten de tabiat aynıydı hep.
0
mbond
(05.06.26)
ne yazdin okunmuyor dkfjgf

insanlar okumuyor. cünkü senin özelinde söylemiyorum ama netlikten ziyade süslü süslü kelimeler kullaniyorlar. sadece chatgpt yi okuyup anlayabiliyorum.
gecen o kadar sacma bir email yazmis ki chatgptye ne diye sordum 2-3 kelimeyle anlatti.
-1
Purple life
(05.06.26)
İnsanlar artık her türlü bilgiye en kompakt halinde ve en hızlı şekilde ulaşmaya meyilli hale geldi çünkü muazzam bir bilgi akışı var. Kendi işimden örnek vereyim; 15 senedir matematik öğretmenliği yapıyorum, bunun ilk 12 senesi klasik sınıfa gir ders anlat, online olarak öğrencileri topla anlat şeklinde geçti. Şu anda yazdığım soruları Instagram'da paylaşıyorum. Kimsenin sınıfta anlatılanı anlayamayacagini demeyeyim de process edemeyeceğini biliyorum. O tip bir bilgi akışı dağınık gelecek insanlara. Her soru için ayrı ayrı trickler, nerede ne yapılır, hangi sırada yapılır bunları 3 saniyelik odağı dağıtmayacak görsellerle kısa sürede vermem gerekiyor.
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
Bence boyle olmali.

Beynimiz her gun dunya kadar gereksiz bilginin tecavuzune ugruyor. Bir cumlelik bir bilgiye, bazen tek bir rakama ihtiyacin var diye onlarca uzun paragraf arasinda kaybolmaya gerek var mi?

Bizim isyeri kurali da boyle "Be brief, Be bright, Be gone."

Kimsenin uzun uzun konusmalara/aciklamalara, sayfalarca e maile harcayacak zamani yok. En uzun mail 5 cumle olmali. Bir sey istiyosan direk soylemeli, nedenini lafi dolandirmadan aciklayip kaybolmalisin...

Hayatimiz boyunca gereksiz uzun politikaci, yonetici, mudur, ogretmen, yonetim kurulu vs konusmalarindan biktik, usandik.

Hicbir sey soylemeden saatlerce konusulur mu? Zamanimiza yazik.

Bu kisa iletisim. Basit iletisim. Yemin ederim bir cesit ozgurluk.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(06.06.26)
Bir şirkette üretilen dokümanların çok büyük bir kısmı okunmaz, bu AI'dan önce de böyleydi. Doküman genelde "Bunun X dokümanı var mı" sorusuna "Evet" cevabı vermek için yazılır.

Zaten doküman çok kötü bir iletişim yöntemidir; etkileşime olanak sağlamaz, anlaşılabilirliği yazarının o konuyu yazılı olarak ifade edebilme kapasitesiyle, içeriği de o kişinin bilgisiyle en baştan sınırlıdır... O yüzden de doküman iletişim gereken süreçlerde mümkünse en son araç olarak kullanılmalıdır.
+4
salihdt
(06.06.26)
dönemin metası kısa videolar. ama iş hayatına uyarlamak biraz zor.

50 milyonluk ev satan emlakçılardan galericilere, uzmanlardan bilmemeye kadar, herkesin hızla tüketmeye alıştığı içerik kısa videolar.

yazmayın, video ile anlatın.
0
babilfish
(06.06.26)
Musterime whatsapptan 2 kere iskonto oranını yazmışım, hâlâ daha arar sorar benim iskontom kaçtı diye.
Dün bunu düşündüm, insanlar (biz de dahil) her şeyin kolayına kaçıyoruz.
+1
etna
(06.06.26)
okuyan insanlarla karşılaşmak için dua edilebilir
-1
mantık
(06.06.26)
(3)

Verilerin yerli sunucuda saklanması

xephyr
Selamlar,Sigorta işi yapacağım. Müşterilerin tuhsat, kimlik, banka ekstreleri, sağlık dökümleri gelmeye başladı.Bazı acentelerle görüştüğümde hepsi kendi bilgisayarında, google drive'da, onadrive'da filan tuttuklarını söylediler.Şimdi benim duyduğum kişisel veriler tr'de kalmalı kvkk gereği. Bu işin
Selamlar,

Sigorta işi yapacağım. Müşterilerin tuhsat, kimlik, banka ekstreleri, sağlık dökümleri gelmeye başladı.

Bazı acentelerle görüştüğümde hepsi kendi bilgisayarında, google drive'da, onadrive'da filan tuttuklarını söylediler.

Şimdi benim duyduğum kişisel veriler tr'de kalmalı kvkk gereği. Bu işin doğrusunu bilen var mı? Uygulamalı olarak farklı bir sektörde de olsa işleten?

Teşekkürler
0
xephyr
(04.06.26)
evet yakalana kadar google drive'da falan tutuyorlardır, yakalanınca da ağlarlar devletin gücü garibana yetiyo anca diye. ben olsam buralarda tutuyorum diyenleri cimere şikayet ederdim bunların yüzünden ele ayağa düşüyor milletin kimlik bilgileri.

not: türkiye'de çalışırken devasa şirketlerde ağır kvkk kısıtlı verilerle çalışmışlığım var.
+1
nahtoderfahrung
(04.06.26)
kvkk kapsamındaki verilerin yurt dışına çıkamayacağı, ancak kanun çıktıktan sonra gelen tepkiler üzerine yeterlilik kararı verilen bölge/sistem/sunucularda tutulabileceği yönünde bir açıklama yapılmıştı ancak hala herhangi bir gelişme olmadı. firmalar da buna güvenerek hala google workspace veya microsoft azure kullanmaya devam ediyorlar.

bazı bulut yazılımlar ilk çıktıkları zamanlarda doğrudan azure kullanıyorlardı kvkk sonrasında türkiyede sunucu çalıştırıp azure üzerinden cluster yapmaya başladılar. bir nevi yasağı atlatma çabasına girdiler.

bir sunucu alın ve kendiniz bu işi yapın desem astarı yüzünden pahalı olur o yüzden google drive şu anda iyi bir seçenek gibi. çünkü sadece sunucu olarak düşünmeyin.
+1
bravoteam
(05.06.26)
yakalanmadığınız sürece kişisel verilerle istediğinizi yapabilirsiniz.
+1
co2s2
(05.06.26)
(5)

İş, güç vs.

xephyr
Selamlar, Bir firmada 6 yıl kadar çalıştıktan sonra kendi işimi kurmak için güzel bir şekilde ayrıldım. 3 yıldır kendi işimi yapıyorum, ayrıldığım yerde kazanmış olacağımdan 3 katını kazandım. Niş bir alanda mühendislik danışmanlığı veriyorum.Fakat ekonomi sanayiciyi de etkileyince bizim işler biraz
Selamlar,

Bir firmada 6 yıl kadar çalıştıktan sonra kendi işimi kurmak için güzel bir şekilde ayrıldım. 3 yıldır kendi işimi yapıyorum, ayrıldığım yerde kazanmış olacağımdan 3 katını kazandım. Niş bir alanda mühendislik danışmanlığı veriyorum.

Fakat ekonomi sanayiciyi de etkileyince bizim işler biraz lükse kaydı. Gelir iyice düştü 6 aydır.

Eski şirket de güzelce kapımız açık dedi gelirsen.

200 maaş veriyorlar. 9-6, haftada 5 gün. Stresli bir iş ama kendi işimi yapıp tahsilat, muhasebe, müşteri kovalamaktan da daha kolay. Zorlu günler geçer mi? Bir daha maaşlı işe girersem emekli olurum heralde, ayrılıp baştan kendi işimş kurmaya enerjim yetmez. Gidip kafam rahat takılayım mı ?

Yaş 34.

Teşekkürler.
0
xephyr
(23.05.26)
İkisini aynı anda yapamıyor musun, kurulu şirketi kapatmak da mantıklı değil
-3
arbre
(23.05.26)
Daha az kazaniyorsan gir. Sonra fırsat olursa yine kendi işin için duruma bakarsın fakat ekonomi daha da kötüye gidiyor gibi. İyileşme için görünürde bir şey yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.05.26)
kendi işinizi kış uykusuna almak mümkün mü?

işinizi kapatmazsanız eski şirkete ayıp etmiş olur musunuz?

sektör sektör fark edebilir ama genel olarak hiç bir şey daha iyiye gitmiyor ülkede.
0
co2s2
(23.05.26)
Sektore gore karar verilebilir. Ornegin katma deger yuksek bir sektorse ya da firmalar hala karliysa bir sonraki donguyu beklemek uzere devam denebilir. Ancak firmalar kendi can pazarindaysa, gozden cikarilan bir sektorse dur denebilir.
0
osssy
(24.05.26)
hazır fırsat gelmiş değerlendir
arada yıllık izin vs. alır danışmanlık yaparsın makul iş gelirse
0
mantık
(24.05.26)
(11)

ihtiyaç kredisi hk.

xephyr
Selamlar,Bir yere borcum var 300.000 kadar. Bu hafta ödemem gerekiyor.Diğer taraftan devlet kurumundan 650.000 tl alacağım var. 20 Mayıs'ta ödenecek.Borcumu ödemek için ihtiyaç kredisi alsam. Sonra haftaya param yatınca, ihtiyaç kredisi cayma hakkımı kullansam, mümkün mü acaba ? Ne kadar zararım olu
Selamlar,

Bir yere borcum var 300.000 kadar. Bu hafta ödemem gerekiyor.

Diğer taraftan devlet kurumundan 650.000 tl alacağım var. 20 Mayıs'ta ödenecek.

Borcumu ödemek için ihtiyaç kredisi alsam. Sonra haftaya param yatınca, ihtiyaç kredisi cayma hakkımı kullansam, mümkün mü acaba ? Ne kadar zararım olur? Teşekkürler.
0
xephyr
(11.05.26)
kredi değil de nakit avans olarak çekseniz daha iyi olur bence. bahsettiğiniz gibi kısa sürede aldım verdim işlerinde nakit avans daha az masraflı bence.
0
suicmeyenadam
(11.05.26)
Cayma hakkının geçerli olması için kredi tutarı hesaba geçtikten sonra dokunmamış olmanız gerekir mantıken. Muhtemelen uygulamada da böyledir, aksi halde banka sizi neden bedava fonlasın?
0
orient blue
(11.05.26)
nakit avansa bakın evet +1.

ama nakit avans için kredi kartı limitlerinizin yüksek olması lazım. değilse yükseltin.

soruna gelince:

kişisel yorumum: o tarihe kadar işlemiş faizleri ödersin. bir de üzerine erken kapama tazminatı tarzı bir tazminat ödeyebilirsin. kredilerde erken kapama tazminatı oluyor çünkü genelde. senin durumunda dediğim gibi nakit avans daha mantıklı gibi.
0
kojonotsuki
(11.05.26)
Bildiğim kadarıyla ek hesap da işinizi görebilir ama araştırmak lazım.
0
peki madem
(11.05.26)
Adam faizsiz istiyor millet ek hesap kullan faiz ode demiş
Evet kredi kullan cayma yaparsın para odemezsin
-1
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
faizsiz mümkün değil geçen hafta 350k kullandım yapı krediden 1 hafta sonra 357k ödeyerek kapattım krediyi. hayat sigortası da kullanılmayan günlerin primi kredi kartıma iade oldu.

nakit avans kart başına limiti 25K, avans hesap varsa olabilir ama çok farklı bir faiz çıkmaz. gene günlük benzer oranda bir faiz işeletecek.
0
orpheus
(11.05.26)
en güzel masrafsız yöntem yok şöyle oldu yarın verecem, yok böyle oldun 2 gün sonra verecem diyerek borcu ötelemek, zaten arada çok bir zaman yok.

kredi çekmek mantıklı olmaz erken kapama cezası falan var, en mantıklısı esnek hesap. 3-4 günlük faiz ödersiniz sadece.

cayma hakkı zaten olmaz, paranın hesaptan çıkmaması gerekiyor hiç, parayı çekip aynı gün yerine koysan bile olmaz.
0
bobinhoo
(11.05.26)
Etraftan bulunamıyorsa ve eğer başka bir çare de bulunamıyorsa, borcunuz olan yere 9 gün sonra ödeyeyim, 305.000 vereyim falan gibi çok minik zararlı bir şey teklif edilebilir belki?
+3
la traviata
(11.05.26)
İşin içinde çek falan yoksa, borcunun olduğu kişi topuklarından kurşunlatmayacaksa ara 1 hafta geç ödeyeceğim de. güncel piyasada gününde ödenen borç var mı? 10 yıldır satın almacılık yapıyorum, vadesinde ödeme yaptığımız sınırlıdır hatta yoktur.

Adama faiz falanda teklif etme alışır.
+1
kuzey li
(11.05.26)
Devlet kurumundan alacak varsa bankaya bunu kanıtlayıp "temlik" yapılabiliyor bildiğim kadarıyla
0
kimlanbu
(12.05.26)
Geç ödemek için faiz önerme kesinlikle ama örneğin 50 bin ödeme günü versem, 250 10 gün sonra versem olur mu gibi bir teklif iyi niyetli görünür. Yaptığınız küçük ödeme karşı tarafa güven hissi verir.
0
creepy
(12.05.26)
(1)

Bakanlık Verisinin Kullanımı Hk.

xephyr
Selamlar,Mobil uygulama bir sayfa ekliyorum. Bakanlıktan alacağım (Ticaret) verileri işleyip, daha görünür ve filtrelenebilir yapıp göstereceğim. Fakat bunu premium hesabı alan kullanıcılar için yapmak istiyorum.Bakanlık verilerini bu şekilde kullanılmasına karşı çıkabilir mi ? Bu veriler halihazırd
Selamlar,

Mobil uygulama bir sayfa ekliyorum. Bakanlıktan alacağım (Ticaret) verileri işleyip, daha görünür ve filtrelenebilir yapıp göstereceğim. Fakat bunu premium hesabı alan kullanıcılar için yapmak istiyorum.

Bakanlık verilerini bu şekilde kullanılmasına karşı çıkabilir mi ? Bu veriler halihazırda kamuya açık yayınlanıyor. İsteyen herkes erişebiliyor.

Teşekkürler.
+1
xephyr
(09.12.25)
benim çalıştığım kurumda, kamuya açık verileri araştırma amacıyla kullanacaksanız, araştırma hizmetleri birimine yazılı başvuru yaparak onay alıyorsunuz.
işin içinde ticari kazanç varsa, verilerin kullanılıp kullanılamayacağı, müdürlük değil, ankara'daki genel merkez tarafından değerlendiriliyor ve izin çıkarsa, bir tarifeye göre ücretlendiriliyor. başvurmazsanız, şikayet de olmazsa tespit edilmeyebilir. ancak tespit edilirse veri kullanım yönetmeliğine aykırılıktan dava konusu olabilir. (bizim bakanlık pek uğraşmıyor açıkçası.)
0
lil siztah
(09.12.25)
(13)

Yapay zeka işleri bitiriyomuş, işsiz kalacakmışız

xephyr
Selamlar, Bizim beyaz yakaları böyle bi stres bastı. Yazılımcılar filan eskisi kadar ordan oraya zıplayamıyor. Neyse böyle bir görüş var, genel olarak 2025-2035 arası birçok kişinin işsiz kalacağı öngörüsü işte.Hp, amazon, google gibi şirketler de baya işten çıkarma yaptılar. Piyasa destekliyor bu s
Selamlar,

Bizim beyaz yakaları böyle bi stres bastı. Yazılımcılar filan eskisi kadar ordan oraya zıplayamıyor. Neyse böyle bir görüş var, genel olarak 2025-2035 arası birçok kişinin işsiz kalacağı öngörüsü işte.

Hp, amazon, google gibi şirketler de baya işten çıkarma yaptılar. Piyasa destekliyor bu söylemleri yani.

Lakin anlamadığım şey şu, nüfus belli, bu adamların işsiz kalması aslında tüketim tarafının kısılması demek. Herkes verimlilik için kelle kopartıyor ama o adam artık amazondan alışveriş yapmayacak. Hp laptop almayacak. Youtube premium almayacak vs.

Bu durumda kısır bir döngüye giriyor gibi oluyoruz. Tüketim yoksa bu sefer üretimin anlamı kalmayacak. O yapay zeka sunucuları yapacak iş bulamayacak.

Dünyayı yöneten aileler ne düşünüyor acep bu gidişatta? Herkesi asker yapıp, kuru fasulyeyi dayayıp, kavga mı ettirecekler? Ya da 3 kuruş işsizlik maaşı ile texas arazilerinde ırgatlık mı yapacaz?

Teşekkürler.
+1
xephyr
(30.11.25)
www.weforum.org

www.ebsco.com


Bu iki kavramı iyice anlarsan sorduğun soru da netleşir senin için. 70’lerde tek maaşlı fabrika işçisinin ev araba aldığı dünyadan buraya geldiğimiz gibi, ev arabanın sadece lease edildiği ve şirketler için yaşayacağımız bir evrene gidiyoruz. Ars forums vs zamanında 2000’lerde bunları çok konuşurdu
+3
avatar is back
(30.11.25)
Şahsi görüşüm ve şirketin de yaptığı yatırımları kullanmaktan öğrendiklerim (copilot entegre, palantir, kinaxis vs bir sürü şey);
Şimdi benim yeni bir ürün grubum var. Bu ürün grubunda eskiden reorder point denilen bir lanet ile yaklaşık 3000 tane komponent yönetiliyor, MRP yok. Her hafta raporla shortage hesaplanıyor.
Kinaxis ile bu tamamen ortadan kalkiyor, machine learning ile son iki senede ortalama bu komponentler ne kadar kullanilmis vs yeni forecast var mi derken bana resmen gelecek iki sene tahmini ne kullanacagimi çıkarıyor.
Önceden bunu supply chain manager yapiyormus. Satin almaci da takip ediyormus. Su an bu görev tamamen gitti.
Yapay zeka; bunu daha çok palantirde görüyorum. Bana "su itemler x zamandir satılmıyor, karlari da düşük. Bunlari öldür diyor product managera misal.

Yani benim şu an gördüğüm tedarik zincirinde bizim işimizi daha iyi yapmamizi sagliyor.
Yalnız normal islerde ben sıkıntıyı yapay zekada değil offshoreda görüyorum. Bizde bütün operasyon işleri hindistan'a gitti. Benim misal direkt satın alma, sourcing, indirekt satın alma, lojistik hepsi hindistan. Kısacası daha yapay zeka gelmeden bu kısım tamamen yok oldu.

Açıkçası ben tedarik zincirinde şu son 1 senede gördüğüm sorunlardan sonra 10 senede yerimin yapay zeka ile dolmasina şaşarım çünkü benim sirketim full yapay zeka olsa da tedarikciler, forwarderlar değil. Çok afedersin 10 kişilik Japonya'daki tedarikçiyi gel yapay zeka ile yönet yani ya da Fas'ta İngilizce maillera Fransızca yazan amcayi yönet.

Benim gördüğüm etki belli bir çerçeve içinde hareket eden ya da işi okumak, analiz etmek olan sektörlerde falan sıkıntı olabilir. Misal yazılım çok normal sıkıntı olmasi, sonuçta ortada işin alfabesi var. Milyon kaynak var.
Gene diğer sorun misal consulting. Bu consultinglerde işi analiz etmek, araştırma yapmak olan juniorlar olurdu. Onlarin yarisina gerek kalmıyor.

Onun dışında bugün bir tane kartonun eksikliği sebebiyle 6 tane kişiden değişim onayi isteği oldu üretim durmaması için. Bunun için bile 6 tane kişinin onayı istenen yerde sektörleri komple yapay zeka dönüştürmenin riskini alacak babayiğit yok şimdilik. Misal yapay zeka hatası sebebiyle kontrat yanlış çıktı ya da yapay zeka hatası sebebiyle 1 yerine 1 milyon alındı vs. Bunlarin riski kimde sorusunun cevaplanmasina daha var.
Ben açıkçası offshore'dan daha çok korkuyorum. Çünkü hindistan'da zehir gibi insanlar var, çok iyi çalışıyorlar ve elini sallasan binlercesini buluyorsun bir anda.
+1
logisticsmanager
(30.11.25)
Doğru, Türkiye'nin önde gelen yazılım şirketlerinden birindeydim. Geçtiğimiz haftalarda işten çıkardılar. Zannımca her 6 ayda bir en düşük performans gösterenleri çıkartıp yavaş yavaş eleman sayısında küçülmeye gidilecek. Artık herkese AI ile iş yaptırıyorlar ve gerçekten muhteşem sonuç çıkardığını ve verimliliğimizi %70'ye yakın arttırdığına bizzat şahidim. Artık sadece en iyilerin kalabileceği bir döneme girdik. Bir sonrakinde de en iyilerin en iyileri kalacak ve böylece az sayıda maksimum verime ulaşana kadar devam edeceğini düşünüyorum.
0
duyurunun bug'ı
(30.11.25)
Buna ek olarak çoğu firmanın geleceği düşündüğünü düşünmüyorum. Çoğu şu an productivity yükseltip revenue peşinde. Zuckerberg, musk falan 20 sene sonra ne olacağını umursamiyor. O sonraki jenerasyon sorunu onlara göre.
Gene de dediğim gibi herkesin işsiz kaldığı senaryoyu utopik görüyorum. Şahsi görüşüm tabi.
-2
logisticsmanager
(30.11.25)
Bu kadar uzun vadeli öngörülerde bulunmak kolay değil.

Ama bahsettiğiniz senaryo doğru.

yine de iktisatta en temel konulardan biri şu:
Bir ülkede ne bolsa o ucuzdur. Avrupa'da, ABD'de, Çin'de teknoloji bol, o yüzden teknoloji ucuz. Bazı ülkelerde insan bol, o yüzden insan emeği ucuz. Yani burada ekonomik tercihler devreye girecek. Bazı alanlarda ai daha ucuz olunca ona gidilecek, bazı yerlerde insan daha ucuz olduğu için o devam edecek.

Hindistan'da otomatik kapının tamiri daha pahalıya geliyor diye, vardiyayla kapıyı açıp kapatsın diye insan çalıştırıyorlar mesela. Otomatik kapı yine ama insan açıyor.

Şimdi biraz daha derine inelim.

Çok uluslu bir şirkette pazarlama alanında çalışıyorum.

Bu konuda çok ciddi yatırımlar yapan bir şirket.
Ve bu yıl şirketin global inovasyondan sorumlu yöneticisi şirketin geliştirdiği ai projesini anlatmak için geldi. Proje muhteşem. Birçok departmanın, bakın kişinin demiyorum departmanlardan bahsediyorum, işinin önemli bir bölümünü dakikalar içinde yapabiliyor. 2-3 gün süren bir işi 2-3 saate indirebiliyor. Ama tabii ki bu işlerin %40'ını yapabiliyor. Ama bu şu demek, o departmanda çalışan 10 kişiden 4'üne gerek yok gibi.

Öte yandan adam çok kritik bir şey söyledi, ai şu anda fikir üretemiyor, şimdilik. Yani hayal gücü yok. Senin ona çizdiğin sınırlar içinde analiz yapıyor, senin ona çizdiğin yol haritasını uyguluyor vs vs. Otomasyon konularında muhteşem bu arada.

İşte burada diyor ki, fikir üreten insanlar bu işten şimdilik en az etkilenenler olacak beyaz yaka dünyasında. Tabii ki rol değiştirerek. Fikir üreticisi değil, fikir küratörü olacaksınız. Yani terzi değil, gardrop için en ideal parçayı seçen küratörler. Bu ai'ın yapamayacağı bir şey. Ai'a nasıl fikir aradığını öğrettiğinde senin için denemeler yapabilir. Ama en doğrusunu yine sen seçiyor olacaksın.

Yazılımcılardaki durum da bu. AI sana sıfırdan bir proje geliştiremez. Ama sen bir projenin mimarisini oluşturursan ne yapacağını biliyorsan parça parça o projeyi inşa edebilirsin. Ama ai'ın sana üreteceği parçalar yine lego blokları olacak. O lego bloklarını kullanarak sen inşa edeceksin yine.

O yüzden istihdam azalacak bu da doğru. Otomasyona dayalı işler, robotikle de birleştiğinde daha az insana ihtiyaç duyulacak. Fabrikalar vs.

Şu da var, 21. yüzyıl fikri mülkiyet ve patent yüzyılı. Bu devrin ekonomik değeri bu. Üretim gücü değil. Patentin varsa, ürünü nerede ürettiğinin kimin ürettiğinin önemi yok. iPhone'u sen tasarladıysan ister çin'de ürettirirsin, ister abd'de. Üreticinin önemi azaldı artık. Ama o patent sende olduğu sürece para eden şey de o.

Avrupa, ABD, Japonya, Güney Kore zaten bunu uyguluyor yaklaşık 60 yıldır.
Gelişmiş ülkelere bakın, çoğunun patent gücü üretim gücünün üstündedir.
Çin de son anda bu treni yakaladı.

Bu ülkeler ve bölgeler dışında kalan bütün ülkeler, bu ülkelerde geliştirilen fikirleri ucuz iş gücüyle üreterek para kazanmaya çalışıyor. Montaj sanayisi, ucuz işçilikli tekstil atölyeleri, ucuz hizmet sektörü (tasarım hizmetleri vs. de dahil)...

Şimdi ipin ucunun koptuğu yer de burası.
Patenti bulan adam eskiden kendi ülkesinde üretemiyordu, çünkü pahalı ve maliyetliydi.
O yüzden gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde ucuza malediyordu.

Şimdi ai ve robotik teknolojileri sayesinde belki bu üretimi de çoooook daha ucuza halledecek. Ai orijinal fikir bulamıyor demiştik ya, ama var olan fikirleri çok iyi uygulayabiliyor, üretim yapabiliyor, otomasyon yönetebiliyor.

Şimdi olası senaryolara bakalım: Avrupa için
Yani hani "nüfusu yaşlanıyor, nüfusu azalıyor avrupa batacak" diyorduk ya mesela, tam tersi azalan nüfus işlerine geliyor artık. Az sayıda nitelikli nüfus, o nitelikli nüfusun altyapı işlerini görecek ai ve robotik teknolojileri, onlar için üretim yapacak, onlar için sokakları temizleyecek, onlar için asfalt dökecek, çöp toplayacak vs. (Çin'de tamamen robotlar kullanarak yol inşaatı falan yapıyorlar artık). Yani bu işler için tuttuğu göçmen nüfusu da yavaştan ülkelerine gönderecek. Zaten mecbur gidecekler çünkü iş bulamayacaklar. Ha avrupa'nın bir handikapı şu, ağır sanayiye çok yaslandı ama teknoloji devrimini kaçırıyor. Onlar da çin ya da abd'ye bağımlılar şu anda ai konusunda.

ABD:
Nüfusun nitelikli kısmı refah içinde yaşarken, niteliksiz nüfusu ya göç edecek ya da bu varlıklı kesimin güdümünde çalışacak hayatını idame ettirecek. Avrupa'yla benzer senaryolar. Zaten artık mülk sahipliği giderek zorlaşıyor. Leasing sistemi, kiralama seçenekleri gündemde. Beyaz eşya firmaları bile spotify gibi abonelik sistemine geçiyor bazı bölgelerde. Servet sahibi değilsen, evini, arabanı, eşyalarını, kullandığın tüm hizmetleri kiralayacaksın, belki hatta şirketler sana iş yaptırmak için maaş yerine bu ödemeyi yapacaklar sadece. Bir de eline cüzi bir miktar kalıyor olacak. Dediğim gibi ai yüzünden işlerin tamamı kaybolmayacak ama işsizlik oranları artacak. Sistemin içinde kalmak isteyenler sermayeleri yoksa şirketlerin dayattığı koşullara razı olacak, uyumsuzlar da dışarıda kalacak. Şu anda da böyle zaten. Sadece daha görünür olacak bu netlik.

Japonya&Kore:
Bunlar zaten patent manyağı memleketler. Inovasyon konusunda çok ciddi seviyelerdeler. Kore hyundai sayesinde boston dynamics gibi bir devi satın aldı. yakın zamanda bu konuda çok ciddi atılımlar yapacaklar. Benzer senaryolar bunlarda da geçerli. Zaten dışa kapalı toplumlar çok göçmenleri yok nüfus nitelikli buralar şu ankinden çok farklı olmaz.

Çin
Ucuz iş gücüyken dünyanın bir diğer inovasyon merkezi olma yolunda ilerliyor. Çılgınlar gibi teknoloji geliştiriyorlar, patentler alıyorlar. Robotikte ve ai konusunda çok hızlı ilerliyorlar. Özellikle ai konusunda batılılara göre daha az regülasyonla uğraştıkları için etik metik yok bam bam geçiyorlar. Çin'de zaten nitelikli biriysen önün açık sistemde. Nitelikli değilsen bir şirketin bünyesinde ucuz işçisin. Hayatı fabrikalarda geçen insanlar var. Fabrikada yaşıyor, orada konaklıyor, orada yemek yiyor, orada çalışıyor. AI sebebiyle bu tip yapılar daha fazlalaşacaktır.

Geri kalan ülkeler:
Bu treni yakalayamayan ülkeleri zorluklar bekliyor gibi bir durum var. Mesela Türkiye tarım ülkesi diyoruz değil mi? Ama tarım ve hayvancılık ağırlıklı olarak insan gücüne dayalı. Çünkü insan emeği türkiye'de daha ucuz. Türkiye'de teknoloji yoğun bir çiftlik kurmak istediğinizde hem kurulum maliyeti yüksek, hem beşeri sermaye dediğimiz arge zayıf yani bunu da dışardan alacaksınız onun da maliyeti yüksek, hem de yatırımın geri dönüşü uzun.

Ama hollanda'da teknoloji ucuz. O yüzden adam insansız tarım yapıyor neredeyse.

Şimdi Türkiye bu aşamada rekabet ediyor. Maliyetler yakın birbirine. Ama bir noktada insanın kapasitesi sınırlı. Robotik teknolojileri hem daha da ucuzladığında, hem de verimliliği arttığında aradaki fark açılacak.

Mesela türkiye'de marul yetiştiriciliği nasıl yapılıyor? Topraktan.
Hollanda'da nasıl yapılıyor? fabrikada.

Senin 1 dönüm arazin var. 1 ton atıyorum mahsül alıyorsun. Tanesi marulun 10 cent diyelim.

Hollandalının da 1 dönüm arazisi var. Ama adam dikey topraksız tarım sistemi kurmuş. 10 kat çıkmış. Yani 1 dönümden 10 ton ürün alıyor. İlk fark burada.

Sen tarımda doğa koşullarına bağlısın.
Adam kapalı yerde yaptığı için otomasyonu yani yapay zekayı bağlamış iklimi kontrol ediyor. Hastalık var mı yok mu bin tane kamerayla ürünleri izliyor.

Sen insan işçiliği kullanıyorsun.
Adam tarım için uygun robotlarla çalışıyor. Saksıları robotlar ekiyor, saksıları robotlar suluyor, yetişen ürünleri robotlar topluyor, kasalıyor paketliyor.

Youtube'da belgeselleri var. 10 ton ürün veren marul çiftliğini 2 kardeş idare ediyor robotlarla. Bugün o da 10 sen de 10 cente üretiyorsun.

Ama yarın onun teknolojisi gelişince onun maliyeti 8 cente inecek belki. Üstelik sen 1 dönümde 1 ton üretmeye devam ederken, o belki 1 dönümde 20 ton üretmeye başlayacak. İşte o zaman fark açılacak. Onlar daha zenginleşirken sen yerinde sayacaksın.

Yani gelişmiş ülkeler ai'dan nasıl etkilenir bilmiyorum ama az gelişmişler özellikle ucuz iş gücüne yatırım yapanlar bazı riskleri görmeliler.
+7
anten
(30.11.25)
@logisticsmanager'e bir yere kadar katılıyorum ama biz hep şöyle düşünüyoruz; yapay zeka yanlış yaparsa sorumlusu "kim" (hangi insan)? burada kaçırdığımız olay şu; biliyorsunuz geçmişte yapay zekanın dil modeli geliştirip kendi aralarında bir bağ kurduğundan falan bahsedilmişti. yani şunu demeye çalışıyorum yapay zekayı da yapay zeka denetleyecek. mesela şu an yapılan "müzik devrimi" bu müziklerin iyi ya da kötü olduğuna kim karar verecek. yine yapay zeka verecek :)
+1
Rondak
(01.12.25)
Ben demek istediğinizi anladım ancak kurduğunuz mantık düşündüğünüz sonucu doğurmuyor aslında. Amazonun kendi personeli tarafından yapılan alışveriş amazonun yıllık hasılatının herhangi bir bindesine bile tekabül ediyor mu ki? Diyelim bu konuda hassasiyet gösteren insanlar bu şirketleri boykot ettiler, bu işten çıkarmalar artınca, şirketler çeşitlenince ve hatta genele yayılınca ne olacak? Hangi biri boykot edilecek?

Sizi amazon işten çıkardı ve siz de amazon kullanmamaya başladınız X şirketinden alışveriş yapmaya başladınız diyelim, kullandığınız X şirketi de kendisi için karlı olan bu yola eninde sonunda girdiğinde ne olacak?

Kafanızı kurcalayan nokta sadece bu temel üstüne kuruluysa sorunuzun cevabı net aslında. İşten çıkarmalar bu şirletleri zora sokmayacak.
0
akhenaten
(01.12.25)
@akhenaten; sanirim arkadas bu tarz isten cikartmalar sonucu coken orta sinifin keyfi harcamalara pay ayiramayacagini, ve dolayisiyla isten cikarma yapan firmalarin dolayli olarak mal ve hizmetlerini satin alacak insanlari bulamayacagini soyluyor. boykottan bahsetmiyor yani, orta sinifin cokusunden bahsediyor.

dedigi elbette olacak. late stage capitalisme kafa ustu cakiliyoruz hayirlisi olsun. ai gibi, otomasyon gibi verimlilik arttirici sistemlerin sefasini surecegimiz yeni bir dunya duzenine elbette gecilecek, ancak o vakte kadar yani muhtemelen onumuzdeki 10-20 sene bizi cok sikintili donemler bekliyor. sinif gecislerinin askiya alindigi, cok kisitli bir elit sinifin kendi varoluslarini milyarlarin sefaleti pahasina devam ettirmeye calisacagi bir doneme giriyoruz.

benim tahminlerim su sekilde.

1) varlik sahibi insanlar su ana kadar hep yaptiklari sekilde kendi guclerini daha da arttirmaya calisacaklar, ve dunya uzerinde siyaset ve medya mevkilerine yakinliklarindan dolayi bunda ilk once basarili da olacaklar. (bence su anda bu asamadayiz. amerika'da yoksul muhafazakar kesimin kendi elleriyle trump'i secmesi, ve trump'in onlarin ulasabilecegi egitim ve saglik hizmetlerini budamasi, kendilerini hukumet islerinden kovmasi dunyanin en komik fikrasi olabilir)
2) ancak durum oyle bir noktaya gelecek ki insanlarin ezici cogunlugunun hayattan bir beklentisi kalmayacak. kaybedecek seyi kalmayan insanlar ciddi bir sosyal calkanti yaratacak.
3) ic savaslar, veya dupeduz savaslar sonucunda toplumlar uzerinde biriken gerilim bosalacak. bu bosalma sonucunda bir 100 sene daha gidecek yeni bir toplumsal duzen olusacak. bu duzende insanlar verimliligin tavan yaptigi bir gerceklikte, daha guzel bir dunyada yasayacaklar. gelismis ulkelerde cokmekte olan nufus ciddi bir bolluk yaratacak kisi basina dusen varliklarin artmasindan dolayi.

velhasil uzun vadede ne olacagini kestirmek guc, ancak ayni gectigimiz 10 senede yasadigimiz gibi kisa vadede onumuzdeki yillar da hep bir oncekinden daha kotu olacak maalesef.
+1
antikadimag
(01.12.25)
yazılımcılar işsiz kalınca tüm işliler işsiz mi kalıyor? onun için mi aşağıdakini yazdın?

Lakin anlamadığım şey şu, nüfus belli, bu adamların işsiz kalması aslında tüketim tarafının kısılması demek.

yazılımcılar işsiz kalınca yazılımcıların işsiz kalmaları öncesi ve sonrasında buldukları işten elde ettikleri gelir ile arasındaki fark kadar ekonomide (kısır bir bakış açısıyla) eksilme olur. kira yiyen yine kira yiyecek. pazarda don satan yine kafasına geçirmeye devam edecek. dönüşüm her zaman vardı, her zaman olacak. bu taksiciler ne yesinden farkı yok dediğinizin. ne yerlerse yesinler. who cares. yazılımcıların toplam işgücündeki oranı nedir? aşağıya yuvarlarsak sıfır.
0
gabe h coud
(01.12.25)
@antikadimag demek istediğimi özetlemiş. yazılımcı, beyaz yaka birer örnekti aslında. konu orta sınıfta işlerini kaybedecek kişilerin harcamalarını kısacağı, verimliliği arttıran firmaların ise mal/hizmetini satacak müşteri bulamaması. kısır bir döngü olacak sanki.
0
🌸xephyr
(01.12.25)
yazilim bundan 50 yil once sirketlerin ar-ge departmanlarinda deneysel calisan, daha cok bilim alanina yakin bir isti. o nedenle sirketlerde elle sayilacak kadar az sayida yazilimci calisirdi. daha sonra yazilim problemlerine kitlesel cozumler bulundukca herkesin yapabilecegi ve ogrenebilecegi bir alan oldu. bu sayede sirketlerde cok buyuk oranda yazilimci calismaya, yazilimci talebi artmaya, ve bu is populer olmaya basladi. simdi yazilim yine eski haline donuste, yani daha cok bilim ve arastirma alanina kayacak gibi gozukuyor. hala cozulmemis yazilim problemleri var, yapay zeka ile dogrudan cozulemeyecek problemler de olacak. yazilimcilar bu dar alanda yapay zeka yardimi ile bu tarz problemlere cozum arayacaklar. bu nedenle de sirketlerde daha az yazilimci ihtiyaci olacak, bircok sirket icin gereksiz olacak. yani iyi olanlar kalacak, digerleri baska alanlara yonelecek.

ama veri bilimi, devops gibi alanlar yapay zeka ile gelisim yasar, yani yine iyi yazilimcilar bu alanlarda verimli olurlar.

insanlik tarihinde de ekonomik donusumler hep var, hala bunun icindeyiz. hatta su anda dunyada hem bundan 100 yil oncesini yasayan hem de 100 yil sonrasini yasayan bolgeler var. bunlara bakarak cikarim yapabiliriz. ornegin teknolojik gelisimin tamamlanmamis oldugu yerlerde is gucu, emek on planda. ornegin tarim ile gecinen bir toplulukta iyi kazma kullanan, agir kaldiran degerli. makina tamir edebilmek, demir uzerinde calismak yuksek nitelik. simdi bu toplumlarda yonetim, strateji, planlama gibi isler yok denecek kadar az.

modern toplumlarda ise kaba kuvvet yerine, yoneticiler ve stratejistler degerli ve yogun calisan kesimi olusturuyor. yuksek degerli isler ise daha cok sanat ve eglence ile yer degistiriyor. gunumzde bakin ekonomik olarak rahat, yasamak icin kosturmak zorunda olmayan kesimim deger verdigi seyler guzel bir tablo, nadir bir saat, iyi tasarim bir yat.

yani tahmin ettiginiz uzak gelecekte, beslenme, saglik, barinma gibi temel seyler herkes icin rahat ulasilabiir olursa, insanlar temel olarak rahat bir hayat yasar, bol zamanlari olur, bu sayede farkli isler populer olur. ornegin bundan 30 yil once eglence sektorunde youtuber olmak gibi bir is yoktu, simdi insanlarin daha cok bos zamani oludugu icin bu bos zaman youtube uzerinden eglence ile doldurulma ihtiyaci dogudu, artik bu tarz eglence isleri artti. spor gibi alanlar da populer olur, cunku kisisel zaman artinca insanlarin spor takip etmeye, spor uzerinden eglenceye, ve ek olarak spor yapmaya daha cok zamani olur. tarim toplumunda spor alaninda "personal trainer" ihtiyaci yok, ama yeni modern hayatta bu isi yapan cok.

kisaca babalarimizin, dedelerimizin bos beles isler dedigi isler ilerde populer profesyonel isler olur. ekonomi bu isler uzerinden doner, direkt kaba isleri ise makinalar yapar, yapay zeka planlar.
+2
emrahday
(01.12.25)
Bu şekilde uzun vadeli öngörülerde bulunmak zor çünkü modellemeyi etkileyen parametreler değişebilir ve genellikle mevcut koşulları düşünerek bir öngörü oluşturmaya çalışıyoruz.

Öncelikle yapay zekada henüz zannedildiği gibi bir gelişme yok. Hala daha eski algoritmalar kullanılıyor. Son birkaç senedir bu algoritmaları çalıştıran işlemciler geliştirildi, elimizdeki veri arttı ve bu veriyi işlemeyi daha verimli hale getiren bazı düzeltmeler yapıldı. Yani ortada bir yenilik yok, sadece daha hızlıyız. Bundan 30 yıl önce de benzer çıktıları alırdık ama cevabı almamız belki 1 gün sürerdi.

Yeni algoritmalar ortaya çıkmadan yapabileceklerimiz bu kadar. Mevcut durumda devrimsel gelişmeler yaşanmayacak, sadece veriyi daha iyi kullanacağız ve sistemler biraz daha hızlanacak. Yapay zekayı eğitip kendi sektörüne, kendi işine adapte edenlerin maliyetleri düşebilir.

Yapay zekadan asıl beklenen fikir üretme, daha önce hiç yaşanmamış deneyimlerle karşılaştığında yorum getirebilme, çözüm üretebilme, gerektiğinde çözüm sunabilme, kendi kendine öğrenme gibi konulara şimdiki durumla ulaşılamaz. Yarın yeni bir algoritma geliştirilirse, yeni durumun sınırlarına bakarak yeniden yorum yaparız.

Hal böyleyken nasıl bir ekonomik düzene geçeceğimizi kestirmek zor.
0
iustitia omnibus
(01.12.25)
Cevaplara hızlıca göz gezdirdim. Allahtan : "Yapay zeka işimizi almayacak, işimizi kolaylaştıracak" diyen arkadaşlar gelmemiş. Muhtemelen kendileri issiz kaldı. O yüzden gelip burda yazmaya utanıyorlar. Sürecin nasıl olacagı belli işini kaybeden arkadaşlar beden gücü gerektiren işlere yönecek. Tabi o tarafta da yıgılma olunca ne olacagı muamma
0
limonlu eksi
(01.12.25)
(3)

portatif buzdolapları

xephyr
Selamlar,şuna benzer bir portatif dolap alacağım. https://fridgers.com/kamp-e-campervan-buzdolabi-e-dondurucu-12-24v?product_id=139Bunları plajda kullanmayı planlıyorum. kumun üstünde, şemsiyenin altında gölgede çalışacak. Çalıştırmak için de anker'in portatif güç ünitesini kullanacağım. O sıcaklıkt
Selamlar,

şuna benzer bir portatif dolap alacağım.

fridgers.com

Bunları plajda kullanmayı planlıyorum. kumun üstünde, şemsiyenin altında gölgede çalışacak. Çalıştırmak için de anker'in portatif güç ünitesini kullanacağım.

O sıcaklıkta, bu aletler verimli çalışır mı emin olamadım. Deneyen var mıdır acaba?

Teşekkürler.
0
xephyr
(30.07.25)
Ürün özelinde değil genel yorum yapayım. normalde peltierli olur ama bu kompresörlü (bu iyi bir şey, peltier çok yavaş ve az soğutur) kompresör olduğu için fazlaca güç çekecektir, powerbank ne kadar süre yeter bilemedim. plajda bence iş görecektir, yalıtımı iyiyse (ki iyidir)pişman edeceğini sanmıyorum.
tüketimle ilgili bir değer göremedim.
kullanırken, soğuk havadaha ağırdır aşağıda kalır ya, kapağı ızlıca açıp, içini iyice karıştırıp, on sefer el sok çıkar yapıp kullanmaktan kaçının. plaj kenarında 35 derece olan sıcaklığı dolabın içine basmayın diye. onun dışında sorun olmaz.
notlarında verimli kullanmak için yüzde 60ını geçmeyin doldururken demişler, ona da dikkat edersiniz.
0
kisa
(30.07.25)
Merhaba,

deamon çift hazneli buzdolabı kullanıyoruz kompresörlü. (kompresörsüz almayın) (marka olarak çok tırt gelmişti gözüme ama uzun yol şöförlerinin vs de tercih ettiği bir markaymış, aldığımız dönemde muadillerinin yarı parasına almıştık). ufak tarafın dercesini -22 yaptığımızda doğal olarak sömürüyor enerjiyi. ama ufak taraf 3-4 derece büyük taraf 8-10 derce ayarlandı mı akü gayet yetiyor. biz kamp için kullandığımızdan portatif bir güneş enerjisi ile destekliyoruz ama yolda olduğumuzda aküden kendini idare ediyor.
kampta olduğumuzda da araç bagajında gölgede oluyor. günlük kullanacağınız için güç ünitesini sömürse de çok problem değil bence.

gözlemlediğim dolu olduğunda daha rahat soğuğunu koruyor. ortalama 7-8 saatlik yolda donuk ürün vs taşımışlığımız var.

ecoflow river 2 max ile kullanıyoruz, alacağınız güç ünitesinin kapasitesi kısmında fikir verir.

sadece günü birlik kullanacaksanız güzel izolasyonlu termos buzdolabı (aküsüz sadce soğuğu muhafaza eden) da iş görür içine kartuş buz koyarak. daha hafif bir çözüm olur.
0
nwnd
(30.07.25)
plaj için gerekli mi bilmiyorum. decathlonun buz çantaları 15 saate yakın soğuk tutuyor. anker güç üintesinde bende de var. full şarjda sanırım 10 saat civarı çalıştırır. buzdolabının waatı önemli tabi.
0
jepa
(30.07.25)
(1)

Park cezası hk.

xephyr
Selamlar, Üç şeritli bir cadde üzerinde yeni bir restoran açıldı. Bir şeridine vale koyup sanki kendilerininmiş gibi kapattılar. Üstelik daha çok araba sığsın diye arabaları yola dik park ediyorlar. gerçekten büyük tehlike oluşturuyor ve inanıyorum ki yakın zamanda kazalara sebebiyet verecek. Üsteli
Selamlar,

Üç şeritli bir cadde üzerinde yeni bir restoran açıldı. Bir şeridine vale koyup sanki kendilerininmiş gibi kapattılar. Üstelik daha çok araba sığsın diye arabaları yola dik park ediyorlar. gerçekten büyük tehlike oluşturuyor ve inanıyorum ki yakın zamanda kazalara sebebiyet verecek. Üstelik yayaların yürüyüş yolunda tamamen kapatıyorlar. Okul çocukların geçmesi sıkıntı oluyor.

Kaç kere şikayet ettim ama bir sonuç alamadım. Fahri trafik müfettişi bulup cagirsam, her gün oraya park eden arabalara trafik cezası göndersek. Belki müşterilerden gelen şikayetler üzerine restoran alternatif bir çözüm bulur. Böyle bir yöntem uygulanabilir mi? Cadde üzerinde bu şekilde park eden arabalara ceza gönderilebilir mi?

Teşekkürler.
0
xephyr
(12.04.25)
FTM'lerin park cezası kesme yetkisi ellerinden alındı.

Siz ve diğer rahatsız olan kişiler ısrarla ve bıkmadan polisi arayacaksınız. Gelene kadar bekleyeceksiniz, tekrar arayacaksınız çünkü gelmeyecekler. Geldiklerinde de yazdırın birkaç kere müşteriler mızmızlanmaya başlayınca belki başka bir çözüm bulurlar.
0
chicha_v2
(12.04.25)
(1)

apple pencil pro ucu

xephyr
Selamlar,Pencil pro ucu kırıldı, yeni uç aldım ama çalışmıyor. Şundan aldım:https://www.amazon.com.tr/dp/B09BBPLMJL?ref=ppx_yo2ov_dt_b_fed_asin_titleBu yanlışsa hangisi doğru, yardımcı olabilir misiniz ? Bir türlü bulamadım.Teşekkürler.
Selamlar,

Pencil pro ucu kırıldı, yeni uç aldım ama çalışmıyor. Şundan aldım:

www.amazon.com.tr

Bu yanlışsa hangisi doğru, yardımcı olabilir misiniz ? Bir türlü bulamadım.

Teşekkürler.
0
xephyr
(24.12.24)
ürün açıklamasında 1 ve 2. nesil pencil için olduğu yazıyor zaten, siz pro için uç bakacaksınız.

www.apple.com

orjinal uçlar tüm modellerle uyumluymuş, ama fason olanlar demek ki öyle yapılmıyor...
0
malheiros
(24.12.24)
(5)

küçük şirket için en iyi mail sunucusu

xephyr
selamlar,başlangıçta arkadaşlar bir yerden dandik bir mail sunucu almışlar. mailler düşmüyor, senkronizassyon prolemi yaşanıyor ve spam mailleri hiç engellemiyor.6 kişilik şirketimiz için en iyi ve en ekonomik hangi mail sunucusunu önerirsiniz ? bu arada mevcut maillerimizi taşımalıyız ve bir alan a
selamlar,

başlangıçta arkadaşlar bir yerden dandik bir mail sunucu almışlar. mailler düşmüyor, senkronizassyon prolemi yaşanıyor ve spam mailleri hiç engellemiyor.

6 kişilik şirketimiz için en iyi ve en ekonomik hangi mail sunucusunu önerirsiniz ?
bu arada mevcut maillerimizi taşımalıyız ve bir alan adımız var. o alan adı uzantılı olmalı.

teşekkürler.
0
xephyr
(19.12.24)
şirketçe gmailden farklı bir sunucuya geçtik ama geç gelme mail gitmeme arayüz sorunları yaşadık tekrar gmaile döndük. palto idi yanlış hatırlamıyorsam mail sunucu hizmeti veren.
gmailde alan adımız ile varız o hizmeti veriyor.
0
eja
(19.12.24)
bu mail sunucularının dandiği ile kötüsü neredeyse aynı para. ve günümüzde mail demek neredeyse her şey demek.

mümkünse Microsoft üzerinden exchange alın. herkesin kafası rahatlasın. olmadı gmail alın.
0
co2s2
(19.12.24)
Gmail veya Microsoft.

co2s2 + 1
0
alfired
(19.12.24)
piyasadaki yaklaşık 10 farklı firmayla çalışmış biri olarak workspace (gmail) öneririm.

bilindik yerli firmaların 'kurumsal mail' hizmetlerinin fiyatı ya gmail'le aynı ya da daha pahalı. eğer hostingin size sağladığı free mail'le iş göreyim diyorsanız zaten işiniz yaş.

yok dkim ayarı, yok mx'i, yok spam'i uğraşır durursunuz. aylık 60 liradan gmail alın geçin derim.
0
brkylmz
(19.12.24)
İnetmar ı deneyin 1 ay ücretsiz olması lazım beğenmezseniz devam etmezsiniz

(bkz: https://www.inetmar.com/kurumsal-e-posta/)
0
holyroon
(24.12.24)
(2)

PC'den TV'ye ekran Yansıtma

xephyr
Selamlar,Toplantı odamızdaki TV'ye toplantı sırasında sunum yapacak arkadaşların pc ekranını paylaşması gerekiyor. Eskiden HDMI kablosunu takıyorduk direk. Fakat artık tv'den toplantı masasına kablo uzatamıyoruz. Bu işi kablosuz olarak halletmemiz lazım.Hangi cihazı almalıyız ki laptop'ı ekrana yans
Selamlar,

Toplantı odamızdaki TV'ye toplantı sırasında sunum yapacak arkadaşların pc ekranını paylaşması gerekiyor. Eskiden HDMI kablosunu takıyorduk direk. Fakat artık tv'den toplantı masasına kablo uzatamıyoruz. Bu işi kablosuz olarak halletmemiz lazım.

Hangi cihazı almalıyız ki laptop'ı ekrana yansıtıp oradan beraber çalışabilelim ?

Teşekkürler.
0
xephyr
(30.09.24)
Miracast cihazı alıyorlar ama artık çoğu televizyona rahatça görüntü aktarılabiliyor:

support.microsoft.com
0
iustitia omnibus
(30.09.24)
Video gösterimi sırasında ses ve görüntü gecimesi olacaktır. Sadece sunum olacaksa Apple TV ay da üstteki yanıt gibi Miracast desteği olan herhangi box görüntü akratabilirsiniz

Eğer profesyonel bişey arıyorsanız.

Barco markasının ürünlerini artırabilirsin ortalama 1000 dolardan başlıyor.
0
kaiserr76
(30.09.24)
(1)

pasaport randevusunu kaçırdım

xephyr
selamlar,eşimin adına randevu alıp ben gitsem. ne sorun çıkabilir ki?Teşekkürler.
selamlar,

eşimin adına randevu alıp ben gitsem. ne sorun çıkabilir ki?

Teşekkürler.
0
xephyr
(19.08.24)
Olmuyor.
0
ruhen hastayim ben
(19.08.24)
(1)

Ülkemize Gelen Yatırım Fonlarına Hk.

xephyr
Selamlar,Her gün haberlerde görüyoruz, BAE 10 milyar dolar yatırım yapacak, Arabistan yatırım yapacak, Rusya geliyor vs. Benim de elimde yatırımcılara sunabileceğim bir çok ürün var. Bu yatırım fonlarına nasıl ulaşabiliriz ? Elimizde şöyle şöyle modeller var, fizibilitesi de budur. Değerlendirin diy
Selamlar,

Her gün haberlerde görüyoruz, BAE 10 milyar dolar yatırım yapacak, Arabistan yatırım yapacak, Rusya geliyor vs.

Benim de elimde yatırımcılara sunabileceğim bir çok ürün var. Bu yatırım fonlarına nasıl ulaşabiliriz ? Elimizde şöyle şöyle modeller var, fizibilitesi de budur. Değerlendirin diyebileceğimiz birileri yok mu ? Varsa bunun yöntemi nasıl oluyor ?

Teşekkürler.
0
xephyr
(10.01.24)
Senin aradığın risk sermayesi şirketi, bunlar genellikle halihazırda halka açık olan şirketlere yatırım yapan yatırım fonu oluyor.
0
hayirsiz
(10.01.24)
(2)

3 Anahtarlı 3'lü Priz

xephyr
Selamlar, Mutfakta tost makşnesi, mikrodalga ve fritözü aynı prizde kullanıyorum. Tak çıkar usandım. 3'ünü takıp, 3 ayrı anahatarla yönetebileceğim, çocuklar yaklaştığında güvenli oalcak bir şey arıyorum. Ne yapmak lazım?Teşekkürler
Selamlar,

Mutfakta tost makşnesi, mikrodalga ve fritözü aynı prizde kullanıyorum. Tak çıkar usandım. 3'ünü takıp, 3 ayrı anahatarla yönetebileceğim, çocuklar yaklaştığında güvenli oalcak bir şey arıyorum. Ne yapmak lazım?

Teşekkürler
0
xephyr
(07.05.23)
0
prole
(07.05.23)
Anahtarlı fiş başları var hali hazırdaki bi üçlüyü ya da bi ekipmanı switch'li hale getirmek için. Benim çok hoşuma gitti bütün evi buna çeviresim var.

Kullanılmadığında kaynağından kesmiş olursunuz akımı.

www.n11.com

www.n11.com

ucuzu var pahalısı var
0
hedep
(07.05.23)
(1)

geçmiş seçim sonuçları, il bazında

xephyr
selamlar, bunu excel veya api ile alabileceğim bir kaynak var mıdır ?Teşekkürler.
selamlar, bunu excel veya api ile alabileceğim bir kaynak var mıdır ?

Teşekkürler.
0
xephyr
(04.05.23)
sonuc.ysk.gov.tr vardı ama veri yükünden ötürü kapattılar.
0
phonex
(04.05.23)
(4)

Login mekanizması

xephyr
Selamlar,Web sitelerindeki veya farklı iletişim protokollerindeki login mekanizması arka tarafta nasıl çalışıyor? Yani ben banka'nın sayfasına kendi bilgilerimi girip login oldum diyelim. Hesap bilgilerimi görüntüleyeceğim. Hesap göster servisini çağırırken, benim login olurken kullandığım bilgileri
Selamlar,

Web sitelerindeki veya farklı iletişim protokollerindeki login mekanizması arka tarafta nasıl çalışıyor?

Yani ben banka'nın sayfasına kendi bilgilerimi girip login oldum diyelim. Hesap bilgilerimi görüntüleyeceğim. Hesap göster servisini çağırırken, benim login olurken kullandığım bilgileri mi gönderiyor bu servise?

Gerçek hayattan bir örnek verirsek: kapıyı anahtarla açtım ve içerdeyim. İçerde istediğim odaya gidebilirim. Fakat web sitesi benim login olduğum bilgisini nasıl ve nerede tutuyor? Bir aksiyon aldığımda en başta girdiğim bu bilgileri sürekli check mi ediyor?

Teşekkürler
0
xephyr
(24.04.23)
illa bina ile ilgili ornek vereceksek dogru ornek su olabilir belki;
- otel binasinin girisinde guvenlige kimligini verip gecici bir kart aliyorsun (access token)
- bu kart sadece sana izin verilen kapilari aciyor (scope)
- kartin bir suresi var, karti okuttugunda yetkin var ancak kartin suresi bittiyse otomatik kartini yeniliyor (refresh token)
- kartin suresi bitmeden kartini guvenlik iptal edebilir ya da yetkini kisitlayip genisletebilir ama bunun icin senin guvenlikli kapilarla etkilesime gecmen gerek ya da guvenlik gorevlisinin gelip seni cikarmasi gerekir (session)
0
tahtakafa
(24.04.23)
cookies kavramını da ayrıca araştırabilirsiniz
0
diyecevaplandı
(24.04.23)
siz sadece girişte, login olurken kimlik doğruluyorsunuz. Kimlik doğruladıktan sonra banka'nın bir nevi, iç bankacılık sisteminin bir bölümüne erişmiş oluyorsunuz.

Artık kimliğiniz doğrulandığı ve bir üye numarası, ID(kimlik) aldığınız için size tanımlı rollerin yetkileri doğrultusunda tasarlanmış menüleri görüyorsunuz.

Eğer bu işi protokol bazında HTTP flaglerine kadar irdeleyeceksek, siz her GET veya POST request'ine kimliğinizi doğruladığınızı belirten değişkenler ve header'lar ekliyorsunuz. Bunu sizin adınıza browser'lar ve diğer ağda bulunan cihazlar yapıyor.

Sizin login olduğunuz bilgi, browser'daki session storage + cookie içerisinde tutulabilir. İlla böyle olacak diye bir kavram yok. Bankacılık yazılımına bağlı fakat tek bir sunucu hizmet etmeyeceği ve yüzlerce sunucudan oluşan parkurları varsayarsak cookie'de tutmalı ki session tutarlığını sağlayabilsin.

Bu bilgileri her işlem yaptığınızda gönderiyorsunuz; cookie'de bulunan değer ile sunucu/lb tarafında olan değer eşleşmez ise force logout ediliyor yani oturumunuz kapatılıyor.

Gerçek hayatta da kurumsal bir şirketi düşünün, kartlı giriş sistemi olsun. Size Teknisyen rolü atanmış olsun ve bu Teknisyen rolünün içeride girebileceği oda'lar ve açabileceği kapılar belli olsun. En yakın örnek bu olur lakin, bankacılık sisteminde size tanımlı olmayan ekranları görmezsiniz(istediğiniz odaya gidemezsiniz) dolayısıyla fiziksel bina'da da göremediğiniz ama girilebilen kapı'lar olmalı :)

Çok uzattım, bu bilgiler browser ve sunucu/ağ cihazlarında ayrı ayrı tutulabilir. Güvenlik ve oturum tutarlığı içinde her işlemde kontrol edilir, edilmesi beklenir.

Kontrol edilmeyen sistemler zafiyet içerir (bkz: idor). O da başka bi sorunun konusu olur.
0
kobretti
(24.04.23)
Abi çok basit ve temel bi sistem gibi görünüyor ama zibilyon tane farklı uygulaması var.

- Duyuru gibi eski siteler, login olduğunda sana bi "session id" tanımlıyor. Bunu da hem veritabanına (xephyr -> "XYZ5356" gibi) kaydediyor, hem de sana (browser'a yani) geri gönderiyor. Bu bilgi cookie olarak kaydediliyor, senin her isteğinde bu bilgi tekrar sunucuya gönderiliyor. Sunucu gelen istekten bu bilgiyi alıp bakıyor veritabanına, "XYZ5356" xephyr'a aitmiş diyip, hesap bilgilerini getirirken o kullanıcıya ait bilgileri dönüyor.

Niye her seferinde şifreni ileri geri göndermiyor da bi session id oluşturuyor? Çünkü şifreni ileri geri gönderecek olsa senin bilgisayarına kaydetmesi lazım, ama şifreyi bi yere kaydetmek iyi bi fikir değil, çalınır o kesin. O yüzden direkt şifre yerine, random üretilmiş ve belirli bi süresi olan (ve istediğimiz zaman iptal edebileceğimiz) başka bişey kullanmak daha güvenli.

Ama burada ne sıkıntı var?

1- Bilgiyi veritabanına kaydettik. Her istekte veritabanına gidip bakmamız lazım, yavaş bi işlem.

2- Diyelim ki bu bilgiyi bi süre ram'de tutalım dedik. E peki ya 1'den fazla sunucumuya ihtiyacımız olacaksa? Microservices diyorlar buna, senin session id'in 1. sunucuda ram'de, ama istek 2. sunucuya gitti, ram'de bulamadı kaydı. Olmadı bu iş.

3- Redis gibi bi caching mekanizması kullanabiliriz, ama bu da ekstra bi karmaşıklık. Onu kur, maintain et, parasını öde falan bi sürü maliyet. Ayrıca diyelim redis bozuldu, nolacak, kimse giremeyecek mi siteye?

Bu gibi sıkıntılar yüzünden JWT diye bi yöntem geliştirdiler. Burada da kabaca şöyle işliyor sistem:

- Sen yine login oldun, bu sefer sana yine session id benzeri (ama random olmayan) bi "token" oluşturuyor, bunu direkt sana gönderiyor, veritabanında bi kayıt yok. Buna "access token" diyorlar genelde.

- Bu token'ın içinde senin kim olduğun (misal username: xephyr) bilgisi duruyor. Ama bu token'ı herkes oluşturabilir? O yüzden bi de bunu (oluşturduğumuz saati vs. de kullanarak) imzalıyoruz (kriptografik imza), ki bu sayede bu token'ın gerçekten sana ait olduğundan emin olabilelim.

- Ha bu token yine çalınabilir, başkası tarafından kullanılabilir. O yüzden bu "access token" genelde çok kısa ömürlü oluyor (misal 1-2 saat ile 1-2 gün arası) ve herhangi bir yere kaydedilmiyor yine. Tabi bu süre her bittiğinde kullanıcıya "kardeş yeniden şifre gir de token oluşturalım" demek çok iyi bi UX değil, bu yüzden bi de bi "refresh token" oluşturuyoruz, bunu da kullanıcının cihazına bağlıyoruz. Access token'ının süresi bitince otomatik refresh token gönderiliyor, ki onu valide edip sana yeni bi access token üretebilelim hemen.

- Bilgiler bu access token'ın direkt içinde olduğu için veritabanına bakmaya gerek yok. Token'ın imzası geçerliyse, içindeki bilgiler (misal username) doğrudur diyip kullanmaya devam edebiliyoruz.

- Farklı sunucular olabilir, ram'de tutmadığımız için böyle bi derdimiz de yok.

- Ekstra bi caching mekanizmasına da ihtiyacımız yok.

- Kullanıcıyı yasaklamak istersek, access token'ın süresi bitene kadar beklemek zorundayız. Ama refresh token'ının yeni access token'ları üretmesini engelleyebiliriz, bu sayede elindeki token bittikten sonra sisteme erişemezsin. Ama session id'deki gibi anlık banlama şansımız yok, bu da botlara karşı bir zaafiyet yaratıyor tabi ki.

- Burada bi de OAuth denilen bi yöntem var, orada şifre de yok. Misal ekşi ile entegrasyon sağlıyorum, ekşi'de oturumun varsa ben de onu kabul edip duyuruya uygulayabiliyorum. Çok ilkel bi hali şu an burada kullanılıyor bu yöntemin.

- Aslında çok yaygın olan ama web tarafına fazla gelmemiş olan ssh-key based authentication diye bi yöntem var. Kabaca senin iki tane anahtarın var, public olanı kayıt olacağın siteye yüklüyorsun. Private olan bilgisayarında kalıyor. Bi istek yapacağın zaman private olan ile imzalıyorsun, site de public olanla bunu doğruluyor. Böylece mesela tek anahtarla yüzlerce siteye de kayıt olabilirsin.

Ama browser'ların lokal filesystem'a erişimi olmadığı için bu yöntem de pek kullanılmıyordu, fakat metamask vs. gibi eklentilerle (ya da brave browser'da built-in bu özellik) yavaş yavaş bu yöntem de yaygınlaşmaya başladı. Web haricinde 20-30 yıldır kullanılan bi yöntem ama bu.
0
plutongezegendegilmi
(24.04.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.