eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick (29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana. bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.
Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-2
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :) ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe
tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe
bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.
Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.
sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag (29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır. bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu maddi koşullar da iyi oluyor ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;
Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.
Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.
Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.
Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
MerhabalarSalzburg da 3 gün kalma planımız var(Avusturya )ancak Münih(Almanya) git trenle salzburga geç 2 gece 3 gün kal tekrar münihten geri gel planımız var.Almanya girişte polis oteli sorduğunda Salzburg görse sorun çıkarır mı? Madem Avusturya'ya geldiniz neden münihten girdiniz der mi? Başına ge
Merhabalar Salzburg da 3 gün kalma planımız var(Avusturya )ancak Münih(Almanya) git trenle salzburga geç 2 gece 3 gün kal tekrar münihten geri gel planımız var.
Almanya girişte polis oteli sorduğunda Salzburg görse sorun çıkarır mı? Madem Avusturya'ya geldiniz neden münihten girdiniz der mi?
Başına gelen deneyen varmı? Almanyayı sadece uçağa binmek için kullanacağız.
Bugüne kadar hep girdiğimiz şehirlerde kalıp gezdik bu şekilde ilk defa plan yapıyoruz.
Pasaport yeşil vize yok
0
basond (26.04.26)
Vize olsa farklı cevaplardım ama sormaz bile sorarsa buradan daha ucuza bilet buldum de geç
+1
Mcfly
(26.04.26)
Son olacağını sanmıyorum ben Basel üzerinden Strazburg'a gidip geldim sorun olmadı mesela.
0
peki madem
(26.04.26)
Vize üzerinden gitmediğiniz için kurcalamaz. Sonuçta yeşil her yerden girebilir ve çıkabilir. İyi gezmeler.
0
lil siztah
(26.04.26)
bilet almadıysanız almanya biletleri genelde daha pahalı, viyanaya daha ucuz bilet oluyor.
salzburg'a otobüs/tren geçebilirsiniz viyanadan.
her yeşil pasaportlu viyanaya gitmek zorundadır. kural değil kaide.
Sonsuza kadar bir metronun içinde yolculuk mu yoksa ölmeyi mi tercih ederdiniz
egerbiryolcu
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)Bla
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)
Black mirrorde tabi metro olarak değil ama farklı bir döngüye sıkışıp kalmakla ilgili bir bölüm vardı diye anımsadım.
Benim döngüm metro. Metro sürekli seyir halinde olacak. Siz de yolcusunuz. Metro olduğu için haliyle gün yüzü görmek de olmayacak. Sadece sonsuza kadar bir yere gideceksiniz ama hiç varmayacaksiniz. Metroda yapabilecek veya yapamayacaklarımızı detaylı düşünmedim ama mesela oturabilirsiniz. Kitap okuyabilirsiniz. Diğer yolcularla sohbet edebilirsiniz. Yemek yiyebilirsiniz. Oturur vaziyette ne yapılabiliyorsa yapılabilecek yani. Ve tabii ki ayıp şeyler yasak sigara da yasak olacak. Toplu taşıma kuralları çerçevesinde olacak bu yolculuk. Belki sadece beden yorgunlugundan muafiyet olabilir. Çekilir kılmanın bir çözümü de olmalı çünkü.
İşte böyle sonsuza kadar gider miydiniz yoksa ölmek mi isterdiniz?
+1
egerbiryolcu (21.04.26)
Ömür boyu sigara içilmeyen bir ortamda yaşamak kulağa çok hoş geliyor. Ortamda kül tablası gibi kokan kimse de yok, Değil mi?
+3
Mirket
(22.04.26)
ömür boyu metro'da kalmaktansa ölmek daha iyi sanırım. metro istasyonlarını kullanabiliyorsak durum değişebilir ama yine de -sonsuza dek- ifadesi geçen ne olursa olsun ölmeyi yeğlerim.
ama mesela desen ki, klasik hapis mi yoksa metroda hapis mi, sanırım metro'yu seçerdim daha uzun süre olsa bile.
Simülatif ortamda bile yasaklar var. Şerefimle öleyim daha iyi.
+1
yurtsuz john
(22.04.26)
en iyi ve konforlu şartlarda bile sonsuza kadar yaşamak istemez insan.
soruyu "ömrünün kalanını" olarak revize edersek metroda sınırsız yemek ve tuvalet seçeneği de varsa metro olabilir. farklı insanlar gelip gider sıkılmazsın.
+1
duyuruuser
(22.04.26)
Kontroll diye bir Macar filmi var tavsiye ederim.
Cevap olarak ben ölmeyi tercih ederdim.
+1
peki madem
(22.04.26)
Metroda delirirsin o sekilde. Olmek daha cazip kalir onun yaninda.
0
baldur2
(22.04.26)
kanka türkiyede yaşıyorsun daha ne simülasyonu :D gürültü, sigara, yorgun suratlı insanlar, trafik, sosyalleşelim dediğin gürültülü kadıköyl sokaklarında içki içmek, çocuk gürültüsü içindeki sahile gitmek, sigara dumanı altında cafede oturmak vs. daha saymaya gerek var mı? al sana simülasyonun kralı.
0
plastic_angel
(22.04.26)
Doctor who da benzer bir bölüm vardı.trafikte takılı kalıyordun orda araçla ,metro değildi ama benzer.isterseniz bakın. Gridlock bölümün adı da şimdi buldum
+3
denizciman
(22.04.26)
sonsuza kadar yaşanır mı ya şartlar çok iyi olsa bile?
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
-9
arbre (20.04.26)
dunyayi gezmek
+1
baldur2
(20.04.26)
gönüllülük çalışmaları, aklınıza yatan bir stk için çalışmak
+1
mezzosprite
(20.04.26)
Çocuk ve eş olmaması acayip bir maddi rahatlık sağlıyor. Ben kendimi seneye erkenden emekli edeceğim yaş 42, gerçekte ise 61 yaşına kadar beklemem gerekiyordu ama prim gün sürem 7 aya bitiyor salacağım gerisini. Yani ölene kadar iş güç kısmından sıyrılabilirsiniz. İşim gereği yıllarca gezdim durdum, zerre bir yere seyahat etmeyeceğim. Sakin bir beldeye müstakil ev yaptırıp, hayvanlarımla birlikte kafa dinlemeyi düşünüyorum.
+2
koskoca kirpi
(20.04.26)
@koskoca kirpi +1
Ben de benzer durumdayım, yaş 37. Bekar isen (en azında resmi evliliğin yoksa, çocuk sahibi değilsen) yaşamında karar vermek çok daha kolay oluyor. Planım 40-41'e kadar biraz daha çalışıp, para biriktirip erken emekli olmak. Sonrasında güzel mevsimlerde Avrupa-Türkiye arası bisiklet ile seyahat etmek, yolda olmak. Havanın soğuduğu zamanlarda da evime gidip sakince kitap okumak var. İnsan kendi amacını kendi yaratır. Ben bu şekilde yaşamayı planlıyorum, siz de kendinize göre bir amaç yaratacaksınız işte : )
+5
burka
(20.04.26)
37 yaşında erkek kişisi olarak; kendimce güzel bir hayat yaşamak. Genel ve yüzeysel olduğunun farkındayım.
42 yaşıma kadar mevcut yaşantımı devam ettireceğim. Sonrasına bakarım.
+2
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Ayda bir de olsa çocuklu fakir bir ailenin evini marketten aldıklarında ziyaret et. Şahit olarakta her zaman yanında bir arkadaşın bulunsun. Dua almak iyidir .
-2
diyecevaplandı
(20.04.26)
Birilerinin yararına bir şeyler üretmek olabilir, para ihtiyacı yoksa bir hobiyi buna dönüştürebilirsiniz mesela. ben para kazanma derdi olmadan seramik yapıp bununla ilgili birilerine fayda sağlayacak bir şeyler yapmak isterdim. Sadece bir örnek.
+1
amelie poulain
(20.04.26)
motor al.
0
antihero
(21.04.26)
yaş 34, evlilik, çocuk var. sakince kitap okuyabilmek, işsiz kalmamak dışında hiçbir hedefim yok tamamen bıkmış durumdayım. medeni durum gibi şeyler değiştirmiyor demek ki sonucu.
Sürekli outlook hesabıma giriş yapılmaya çalışılıyor
çabuk kalkan boy stepsi
Yeni telefon aldım bundan dolayı mıdır bilmiyorum ama outlook'umu ona bağladığımdan beri sürekli şu konumdan cihaz bağlanma isteği doğru rakamı seçin bildirimi alıyorum. 2fa açık, şifrem de benzersiz diye düşünüyorum ama kazara elim çarpacak cihazı bağlayacağım diye korkuyorum. ne yapmak lazım bu du
Yeni telefon aldım bundan dolayı mıdır bilmiyorum ama outlook'umu ona bağladığımdan beri sürekli şu konumdan cihaz bağlanma isteği doğru rakamı seçin bildirimi alıyorum. 2fa açık, şifrem de benzersiz diye düşünüyorum ama kazara elim çarpacak cihazı bağlayacağım diye korkuyorum. ne yapmak lazım bu durumda?
0
çabuk kalkan boy stepsi (17.04.26)
Dün benim de şifresi olmayan sadece 2fa bağlı hesabıma giriş isteği atıldı Kenyadan. 2 kere denedi sonra vazgeçti. Sanırım bir yerlerde yeni bir data sızıntısı meydana geldi. Botlarla giriş deniyorlar.
+1
false pretension
(17.04.26)
Bana da sürekli yanlış şifre ile çok fazla sayıda giriş yapmaya çalıştınız hatası geliyor ama doğru şiftreyi girmiş oluyorum.
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce (14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.
Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.
bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.
belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.
"para boşa gitmesin..." e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.
ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
0
b w n s p (14.04.26)
Aydın'dan getirtiyor annem, markası yok pet şişede geliyor ama yediğim en iyi zeytinyağı diyebilirim. Getirtme imkanınız varsa detayını sorarım, bildiğim kadarıyla kendileri göndermiyor.
0
mutekebbir
(14.04.26)
yok maalesef internetten siparis verebilirim.
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
ben boztepe alıyorum beğeniyorum ama gıda mühendisi bir tanıdığım fiyatı o kadar abartmana gerek yok markette satılan komili kristal gibi markalar da gayet fiyat performans ve kaliteli dedi onları denemeyi düşünüyorum
0
tabii lan manyak mısın
(14.04.26)
eğer güvenilir köyden getirtemeyecek gibiyseniz market zeytinyağı olarak kriistal ya da tariş markasını öneririm.
marketlerde belki daha ucuz olarak satılıyor olabilir
0
exlibris
(14.04.26)
evet ben de o yuzden kuskuda kaldim. markette satilanlarla arada cok fark yoksa cok gerek de yok uzun uzun arayip bulmaya. simdi gemlik belediyesi satiyormus onu buldum cok mantikli geldi www.gemtar.com.tr
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
Bizim kendi üretimimiz. Kargo satış vs işleriyle uğraşabilsem gönderirdim. Ailem topluyor. Fabrikaya götürüp yağ olarak geri alıyoruz.
Zeytinyağı işinde hile hurda çok fazla. Dikkat edin.
0
jackyr
(14.04.26)
aydında yaşıyorum pazardan pet şişede zeytinyağı aldım ve şüphelendim. il tarımda çalışan kuzenime test ettirdim. zeytinyağında başka yağlarda aldığım yağın içinden çıktı. dünyada sıralamaya giren markalarımız var. hermus, nova vera, oleamea, palamidas. ben palamidas soğuk sıkım alıyorum.
+2
mikahakkinen
(14.04.26)
Çooook kaliteliyse novavera, yok ağam abartma dersen özgün alınabilir bence
+2
wild honey suckle
(14.04.26)
Özem, Kocamaar ve Avilo'yu beğeniyorum, web sitelerine bakabilirsiniz.
+1
fotrsapka
(14.04.26)
Zeytinyağı asidik bir üründür. Su için bile sağlıklılığı tartışmalı olan ped şişelere konmuş zeytinyağından uzak durun bence. Zaten gün ışığından etkilenen bir ürün şeffaf kapta olmaz.
+2
Mirket
(14.04.26)
Yıllardır Özgün'den alırız, gayet memnunuz.
0
10551037
(15.04.26)
pet şişede ise dünyanın en iyi yağı da olsa almayın, açık renkli cam şişeler de bile sıkıntı oluyor zeytinyağında; mümkünse koyu renk cam şişe en sağlıklı olanı, kampanyada ne yakalarsam onu alıyorum bu şartlara uyan :)
+1
sweetoffice
(15.04.26)
Tariş alıyorum ben. Bazen süpermarkette indirim oluyor bazen internette. Biraz takip etmek gerekiyor.
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.
Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942 (13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.
Ama bizim ülkemizde noo....
Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.
Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.
Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.
Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten… Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."
Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?
Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.
Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz. ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim. solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1
Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.
Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik?İç çamaşırı falan değil normal gayet giy
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik? İç çamaşırı falan değil normal gayet giyilip paylasilacak giyim ürünlerini kastediyorum.
-1
egerbiryolcu (11.04.26)
Sen neden öyle paylaşım yapmıyorsun mesela? Evet işte o yüzden
+6
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Valla ürünün fotoğrafını görsem öpüp başıma koyarım bazı yorumcular manzara resmi bile koyuyorlar.
+7
peki madem
(11.04.26)
Bazı ürünlerde herkesin üstünde ürün gayet paylaşılmış şekilde binlerce fotoğraf varken bazılarında da anlaşmalı gibi hep koltuğun üstünde var ortası yok garip geldi ne alaka benim paylaşıp paylaşmamam...
-4
🌸egerbiryolcu
(11.04.26)
Nasıl ne alaka sen alinca neden giyinip fotoğraf atmiyorsun? Bunu yapmiyorsan nasıl onlardan bekliyorsun?
+4
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Fotoğraftan geçtim üründen çok kargoya yorum yapıyorlar. Hele bir de BEYENDİM diye yazmaları yok mu...
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?
yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim (11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.
herkese tesekkürler. substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar. daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.
@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
galahad reloaded
substituent
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.
yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.
bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
Hangi filmi sinemada izlemeye gitsek? Sarı zarflar / kurtuluş
biravekahve
İlker Çatak'ın Sarı Zarflar filmini mi, Emin Alper'in Kurtuluş filmini mi?ilker çatak'ın önceki filmini beğenmiştim, emin alper zaten iyi bir yönetmen. bu filmlerden birisini izlemiş olan var mıdır acaba aramızda?
İlker Çatak'ın Sarı Zarflar filmini mi, Emin Alper'in Kurtuluş filmini mi?
ilker çatak'ın önceki filmini beğenmiştim, emin alper zaten iyi bir yönetmen. bu filmlerden birisini izlemiş olan var mıdır acaba aramızda?
0
biravekahve (07.04.26)
Hangisine gittiniz? Ben de Sarı Zarflar'a gitmeyi planlıyordum o nedenle merak ettim.
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz (06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım. Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
Yurtdışından arkadaş geldi otelde kalıyor 4 gece için. Iki kişilik odada tek kalıyor. Ben de aynı odaya dahil olabilir miyim ve oluyorsa bu durumda ücret farkı olur mu?
Yurtdışından arkadaş geldi otelde kalıyor 4 gece için. Iki kişilik odada tek kalıyor. Ben de aynı odaya dahil olabilir miyim ve oluyorsa bu durumda ücret farkı olur mu?
0
havadakarada (06.04.26)
20-30 euro kahvaltı farkı alırlar en fazla
0
croswell
(06.04.26)
Yurtdışındaki otelde ama aynı durumda arkadaşım benim odaya gelip kalmıştı ek ücret alınmıştı. Kahvaltı yoktu ama sanırım ek temizlik havlu vs gibi durumlar için aradaki farkı istiyorlar.
0
peki madem
(06.04.26)
Odayı tutarken tek kişi sectiyse ikinci kişiden ücret alırlar.
0
artıküyeolmakistiyorum
(06.04.26)
Mevzuata göre ikinci kişinin bilgilerini kayıt etmek zorundalar. Ben resepsiyon değiştikten sonra misafiri odama almıştım kimse anlamamıştı. Risk budur.
Özellikle söyleyebileceğim bir şey yok. Ertelemek benim huyum gibi bir şey maalesef.
0
rock n roll
(05.04.26)
Fotoğraf makinesi almayı erteliyorum hep
-3
arbre
(05.04.26)
Tezim ve ödevlerim. Adeta yokmuş gibi davranıyorum.
+1
Amaranta ursula
(05.04.26)
Kilo vermek
+1
gadlemler
(05.04.26)
araca yapmam/yaptırmam gereken şeyleri çok erteledim havalar düzelsin soğukta uğraşmayayım diye. çok da acil değiller şimdilik ama yapmam lazım bi noktada :D
-teyp ve teyp çerçevesini değiştirmek.(gümrük olayı yüzünden ileride alamayacağımdan alıp kenara koydum çerçeveyi, türkiyede bulunmuyordu teyp çerçevesi. birkaç aydır bekliyor. gümrük yasağı gündeme gelmese acelem yoktu...) -geri görüş kamerasını bağlamak. -kör nokta aynalarını takmak. -yan camlardaki filmleri sökmek. -kısa ve gündüz farlarını değiştirmek. -kaçak kontrolü yapıp park halindeki akü tüketiminin kaynağını bulmak.(gündelik kullanınca sıkıntı olmadığından erteleyebiliyorum da birkaç gün yatsa boşalır akü) -dashcam'e hardwire kiti aldım onu bağlamak(şuan teypteki usb çıkışına bağlı) -dashcamin arka kamerasını bağlamak.
bunlar kendi yapacaklarım bir de yaptırmam gerekenler var :D bunları burada bildiğim usta olmadığından şehir dışına gidip yaptıracağımdan bekliyor, muayeneye az kaldı zaten öncesinde illaki gidilecek ustaya... -z rotları ve viraj demir lastikleri değişecek -şase kablolarına güçlendirme yapılacak -şanzıman yağı değişecek -fren ve direksiyon hidroliği değişecek -klimaya bakılacak gaz dolumu mu başka bişey mi ne gerekiyorsa artık... -kalorifer de az ısıtıyor ona bakılacak, gerekiyorsa petek temizliği filan yapılır. -genel muayene öncesi bakımı ve bilmediğim başka bi sıkıntı varsa onlar filan kontrol edilip yapılacak
0
konetsu
(05.04.26)
Tekrar diyete başlamak Erken kalkmak Kitaplığımı temizlemek
Normalde 43 giyiyorum ama internetten aldığım ayakkabı büyük geldi biraz.https://www.hepsiburada.com/ayakkabi-kucultme-pedi-deri-yuksek-topuklu-stiletto-ayakkabi-kaydirmaz-tabanligi-p-HBCV000079MQHW?magaza=YeferStoreŞundan aldım, ayakkabının ön tarafına koyuluyormuş, bir işe yaramadı. Kullandığınız
Normalde 43 giyiyorum ama internetten aldığım ayakkabı büyük geldi biraz.
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)
Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1 kivi ve 1 bardak süt (230ml)
Akşam(en geç 5'te): yeşil salata + 1 dilim yulaf ekmeği + yoğurt(200gr)
Her gün bu menü değil ama buna benzer şekilde 4 ayda 3 kilo verebildim.Günde x30 dk tempolu yürüyüş var, bir defa sabah bir defa akşam. Bana az geldi bu. Daha hızlı vermeyi bekliyordum.Hedefim 6 kg vermek. Ne değiştirmem gerekiyor sizce? Eksiklerim neler?
0
huladancer (22.03.26)
ben sabah yemiyorum. kilo verdigim donemlerde oglen sadece 3 yumurta ve aksam yemegine kadar acikirsam meyve, kuruyemis falan atistiriyordum.
insanlar cok yiyor, kilo vermek istiyorsaniz yemeyin. sabah yemek zorunda hissediyor musunuz? ben hic yemiyorum oglene kadar ki erken kalkarim 6-7 gibi. bir yastan sonra 3 ogun yemek cok gereksiz metabolizma hizi dusuyor.
oglen protein agirlikli yerseniz acikmazsiniz. pilav her ne kadar kepekli olsa da sonucta karbonhidrat. ne kadar yediginizi de bilmiyoruz. ben sizin yerinizde olsam sabah yazdiginiz ogunu oglene alir, sabah yemez, ogle yemegindeki tavugu aksama alir pilavi keserdim.
spor bence kalori acigi yaratmak icin kullanilacak bir yontem degil, onu vucut sagligi icin yapin. kilo vermenin en basit ve etkili yolu yemeyi azaltmak. yarim saat hizli tempoyu gectim normal kossaniz 300 kalori falan ancak yaniyor. bir gofreti yakmak icin yarim saat haldir huldur kosmak gerekiyor. insan vucudu vahsi doga kosullarinda mukemmel verimli bir makine haline evrilmis. hoplayarak ziplayarak kilo verme isi yas. yememek lazim.
0
antikadimag
(22.03.26)
yetersiz beslenme bu. vücudun kendini korumaya almış. bu diyet listesiyle yağ yakarsın ama uzun zaman alır. proteini, sağlıklı yağları arttır. kuruyemiş ekle öğününe.
cinsiyet, boy, kilo da bilmiyoruz.
+1
yurtsuz john
(22.03.26)
Cinsiyetinizi, yaşınızı, ne kadar hareketli bir yaşantınız olduğunu, vücut yağ oranınızı, bu listenizin kaç kalori olduğunu, ne kadar, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiva ettiğini yazarsanız sağlıklı bir cevap alabilirsiniz. Çok kabaca bakınca gereğinden fazla yağ, yetersiz ptotein alıyor gibi görünüyorsunuz.
+1
Mirket
(22.03.26)
Benim kalori açığıyla öğrendiğim ilk şey (Kaleci, R.I.P.) kalori açığının ölüm orucu olmadığıydı, bir dönem bulk yaptıktan sonra diyete geçtiğim sürece 2200 kaloriyle başlayıp (bu miktar cinsiyete yaşa kiloya göre değişebilir) dönem dönem revize ederek istediğim yağ oranına düşmüştüm, seninki de bu anlamda kalori açığı değil ölüm orucunun bir tık üstü bence o nedenle kilo veremiyor olabilirsin, verdiklerin de büyük oranda ortaklaşa yağ-kas kaybıdır.
0
kizil karga
(22.03.26)
Protein çok az ve ağırlık antrenmanı yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Boy: 166 Başlangıç kilosu: 62 Hedef kilo: 56 Cinsiyet: Gadın. Yaş: 29 Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?
Salatada zeytinyagi ve avokado sağlıklı yağ? Kuruyemiş asla eklemem bu diyete. Bir avuç yiyorsun, karnın bile doymuyor cips gibi sırf enerji alıyorsun.
Mirket: 70 gramdan fazla protein var? Daha ne kadar almam gerek? Şu an bana önerilen günlük 50-60 gram.
Normalde de bundan daha çok yemiyordum bu arada. Değiştirdiğim şey şu oldu, akşam yemeklerinde çorba + sebze yemeği yiyordum ve daha geç saatte yiyordum, onu burada dediğimle değiştirdim. Akşamları televizyon karşısında ya çubuk kraker ya cips ya kuruyemiş yerdim, ek olarak da onu kestim tamamen. Bu öğünlerle gayet doyuyorum. Bir de yürüyüş temposunu arttırdım tabii.
Vücut kitle endeksim diyet öncesi de normaldi, gene normal kalacak. Ben kış kilosundan kurtulmak istiyorum.
0
🌸huladancer
(22.03.26)
Kahvaltıyı direkt sil. Öğleden önce bir zeytin bile yeme. Akşam da geç saatte yemezsen başka bir şey yapmana gerek kalmaz
0
nop
(22.03.26)
Chat gpt'ye sordum, bu mönüde ~76gram hayvansal protein ve toplamda ~95 gram bitkisel + hayvansal protein var.
Bence gelen cevaplarin tamami erkek oldugunuz varsayilarak gelmis cünkü ben de yakin boy ve kiloda günde bu kadar yiyorum ve kilomu koruyorum. Bir kadin daha ne kadar yiyebilir? Yukaridaki cevaplari dinleyip daha cok yemek yeseniz 75 kilo olursunuz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
ben bu kadarcık şey yesem saatte 4 kilo veririm bu ne ya sende bir sıkıntı var insülin direnci vb baktır
0
neira
(22.03.26)
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?
Demişsiniz: kemiklerinizi sağlam tutmak, yaşla gelen kas ve güç kaybının hızını azaltmak. Yaşınız ilerledikçe gelecek eklem ağrılarını ötelemek, bir yerde dengenizi kaybedip düşünce kendinizi toplayabilmeniz ve bir yerinizi kırmamanız. Çocuk istiyorsanız onu kaldırmak, taşımak ve onunla oynama için güçlü olmak, istemiyorsanız da yine de market alışverişini taşımak mesela. Daha uzun süre bağımsızlığınızı korumak.
Bunların kilo vermek ile alakası yok biliyorum ama daha çok sağlığınız için aklınızda olsun diye yazdım.
0
peki madem
(22.03.26)
(Sonradan gelen bilgiyle) proteinde sıkıntı yok. Yine hesaplamadım ama alınan yağda fazlalık olduğunu düşünüyorum. Konuya hakimsiniz. Yağı ve karbonhidratı da hesaplayın. İyi yağları fazla almak iyidir diye birşey yok. Onların miktarı da yağ kontenjanına dahil. Yürüyüşünüzün içine iki tane, nabzı (şimdilik) 120 ye çıkaracak yokuş koyarsanız ve bünye alıştıkça o yokuşlarda hızı ve nabzı arttırırsanız harika olur.
30 küsur sene önce dede diye seslenirmişim babamın babasına.
işin ilginci 90'lık ninem hiç dede sözcüğünü kullanmaz. hep böyük bubam diye konuşur.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
babam; babasının babasına büyükbaba derdi. biz babamızın babasına dede derdik ama babamın büyükbabası bizi düzeltirdi "dedeniz benim o sizin(oğlundan bahsediyor) büyükbabanız" derdi. yine de büyükbaba bize geçmedi nedense. ayırmak için dedemize sakallıdede derdik(kendisi tam bir aksakallı dedeydi rahmetli), büyükbabamızdan da isim+dede şeklinde bahsederdik.
karadeniz.
0
late viper
(21.03.26)
Bizde her zaman dede deniyordu ama biraz daha yaşlılar dededen de baba diye bahsediyordu tabii sadece erkek tarafından dedeler için geçerli bu, ayrım yapmak için genelde "Halil deden" şeklinde bahsediyorlardı.
0
mbond
(21.03.26)
Adamı bize dede diye tanıttılar.
Abim ile kuzenlerim çocuklarına kendi babalarını dede diye tanıttılar.
0
put it in your appropriate place
(21.03.26)
ikisi aynı şey değil ki. dedenin ana babası büyükanne büyükbaba oluyor.
0
neira
(22.03.26)
Buyukx diyen zengin ve elittir
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Benim için dede demek anne ve babamın babası demek. Büyükbaba ise dedelerimin babasıydı. Bundan başka bir şekilde düşünemiyorum.
Haliyle oy bile veremedim, çünkü ikisi aynı şey değil. En azından ben böyle gördüm.
0
akhenaten
(22.03.26)
Büyükbaba bana dublaj Türkçesi gibi geliyor. Aklıma hemen Heidi geldi mesela.
+1
peki madem
(22.03.26)
Dede. Büyükanne/büyükbaba yaygınlaşamaz çünkü bir ortamda zikrederken ali dedem de şöyle demişti demek kolay iken büyükbabam ali, ali büyükbabam gibi kullanımlar adamın dilini kördüğüm eder. Olmuyor yani.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.26)
Valla ben epey büyüdükten sonra ogrendim insanlarin dede dedigini. Dede bizim icin "etraftaki tüm yasli adamlar" demekti. Büyükbaba ise bize ait olanlar xd
Selamlar,Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi. Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterja
Selamlar,
Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi.
Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterjan kullanan var mı aramızda, ya da herkes aslında öyle mi yapıyor :)
Teşekkürler!
0
substituent (20.03.26)
Tek deterjan kullanıyorum.
0
rock n roll
(20.03.26)
Benim makinem otomatik alıyor deterjanı bu sebeple renkliler için olan deterjanı dolduruyorum deterjan tankına. Tek istisna siyahlar oluyor onlar için de siyahlara özel sıvı deterjanı çamaşırların arasına koyup otomatik deterjan almayı kapatıyorum. Renkliler, beyazlar, 60 derecede yıkadığım havlu-çarşaf için renkli deterjanı gayet performanslı sonuç veriyor.
0
cilekli pasta
(20.03.26)
ben yıkarken de ayırmıyorum renkli beyaz siyah vs. diye. tek tip deterjanla ne varsa birlikte yıkayıp geçiyorum bi sıkıntı yaşamadım.
0
konetsu
(20.03.26)
Hayatımda hiç farklı deterjan falan kullanmadım. Hatta 2 hafta önce ilk defa yumuşatıcı aldım, süpermiş. Arkadaşlarıma bu keşfimden bahsedince 10 dakika kadar ilk insan muamelesi gördüm. Tek deterjan iyidir.
0
cay koy geliyorum
(20.03.26)
Hangi deterjan kullanıyorsunuz bu arada?
0
🌸substituent
(20.03.26)
Rengine göre ayırmıyorum. Renkli detarjan hangisi ucuzsa onu alıyorum, özel bir marka tercihim yok. Bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. Sadece bir tane renk koruyucu mendil koyuyorum, özellikle koyu renk kot vs. varsa anca kararıyor.
0
inheritance
(20.03.26)
Hangi deterjan vegan ve cruelty free ise onu kullanıyorum. Benim için önemli olan tek şey bu.
0
rock n roll
(20.03.26)
genelde sıvı persil alıyorum migros'ta şu eşantiyon olarak sepette hediyeydi, tekli paket olarak bedavaya geliyordu. son bikaç yıkamada bundan kullandım www.migros.com.tr
0
konetsu
(20.03.26)
Beyazlar için ariel toz deterjan, siyahlar ve renkliler için omo sıvı deterjan kullanıyorum. Beyazlar en iyi toz deterjanla yıkanıyor gibi geliyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
Yünlüler için ayrı deterjan (domol) diğerleri için tek deterjan (bingo).
0
peki madem
(20.03.26)
Her şey için tek sıvı deterjan.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Siyahlara özel sıvı. Diğerlerine omo toz.
0
jackyr
(20.03.26)
Beyaz ve renkliler için aynı sıvı deterjan, tursil leylak bahçesi
0
Hallegadola
(20.03.26)
Beyazları yıkama tekniğim farklı deterjanı da farklı. Renkliler ve siyahlar için de ayrı ayrı deterjanım var ama tek tür yumuşatıcı kullanırım.
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.
Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili (19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2. Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi
1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.
Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
sıfır. kahve içmem.
ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri. ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
Gı
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım. Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :)Tenk y
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz? En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.
İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :) Tenk yu
0
mor oje (16.03.26)
Kitaplığımdaki duvarda Koçtaş'tan aldığım minik ayna, geyik, hamsa gibi sembollerin yanında gidip beğendiğim oyunların afişleri var, bunları çerçevelere koyup astım. Odamda yanlış hatırlamıyorsam Greenpink'ten aldığım Kieslowski'nin renk üçlemesi var uygun çerçeve alıp astım. Bir tane Jeanne Dielman posteri var onu da bastırıp uygun çerçeveye yerleştirdim.
Ben genelde sevdiğim görselleri kendim çıktı alıp çerçeveye koymayı seviyorum, hazır olarak sevdiğim tablo yok pek, yani sevdiğim tablolar tabii var ama orijinalini almam mümkün olmadığı için tercih edemiyorum :)
Yukarıda saydığım dekorları çok uzun yıllar önce aldım Koçtaş'ta hala bu tarz şeyler var mı bilmiyorum, İkea'da bazen güzel şeyler görüyorum, eskiden tepe home'da şahane ürünler olurdu ama tepe home hala var mı onu da bilmiyorum, Mudo conceptte istediğiniz tarzda ürünler bulabilirsiniz bence.
0
mutekebbir
(16.03.26)
@mutekebbir, tablo deyince ben de aslında daha çok poster vs alıp üstüne çerçeveliyorum, o yüzden tablo, poster diye detaylandırdım. hazır tablo yerine öbür türlüsü daha pratik ve çeşit anlamında daha iyi geliyor bana da. :)
mudoya baktım ama çok beğenmedim, tepe home'a mobilya bakmıştım, bakayım objeye, mağazaları çok azaldı ama, eskisi gibi değil. belki online'da vardır çeşit bakayım.
selam,bir cook club'a katildim. herkes birer yemek yapip getirecek, benim de tatli goturmem gerekiyor. yemekten baya anliyorlar. o yuzden hem tadi guzel olsun hem de goruntu olarak guzel bisi olsun istiyorum.aklima kabak tatlisi geldi. hem daha once farketmedikleri bir seydir, hem de kabak - tahin i
selam,
bir cook club'a katildim. herkes birer yemek yapip getirecek, benim de tatli goturmem gerekiyor. yemekten baya anliyorlar. o yuzden hem tadi guzel olsun hem de goruntu olarak guzel bisi olsun istiyorum.
aklima kabak tatlisi geldi. hem daha once farketmedikleri bir seydir, hem de kabak - tahin ikilisi goruntu olarak da hos olur gibi - ustune de kaymak nefis. sizce yabancilar kabak tatlisini sever mi ? siz olsaniz ne yapardiniz?
tesekkurler!
0
fakyoras (14.03.26)
Kabak tatlısını yapardım ama fırın versiyonunu. Kesinlikle kabak tadı daha belirgin hoş geliyor rengi de daha koyu hoş oluyor bence. Tabii denemediyseniz diye söylüyorum.
Onun dışında alternatif olarak fırın sütlaç olabilir.
Aşure de sunum olarak rengarenk güzel olabilir.
Hepsinin de riski var sonuçta bizim milletimizde de kabak tatlısı aşure sevmeyen çok insan var.
0
egerbiryolcu
(14.03.26)
bu mevsimde kabak bulabilecek misiniz öncelikle? kabak tatlisina taparim ama tahin rezil ediyor.ki tahini de tek basina cok severim. kendi suyunda pismis iyi bir kestane kabak + kaymak üstüne tatli tanimam. (tahin her palate icin uygun degil bu arada, yabancilara yaparken opsiyonel birakirdim).
ayva tatlisi, kabak tatlisi, asure gibi tatlilarin sevilip sevilmeyecegi yabanci kisinin geldigi kültüre göre cok degisiyor. gözlemim, vietnam, kambocya, cin gibi asya ülkelerinden insanlarin bu tip tatlilari daha cok sevdigi yönünde. avrupali daha cok sütlü tatlilarimiza hasta. kazandibine bayiliyorlar mesela.
ben sahsen kabak tatlisi yapardim ama en cok kendim icin yapardim :D olmadi kaymakli incir tatlisi. yemek.com evde kazandibi kim ugrasacak?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.03.26)
benim aklıma şekerpare geldi. böyle yuvarlak, her birinin ortasına fındık dürtülmüş.
aşurenin içinde fasulye nohut var, sütlaçta pirinç var. bunlar yabancıların tuzlu yemekte kullandığı malzemeler, önyargıyla yaklaşılması muhtemel ürünler.
kabak tatlısı güzel, fakat bence basit, çok etkileyici gelmedi bana, herkesin bildiği balkabağını şekerde kaynatmışsın.
hepsine ayrı ayrı bayılırım, o ayrı.
0
kibritsuyu
(14.03.26)
Kıbrıs tatlısı diyorum ben. Hem yapımı çok zor değildir hem de katlı falan görünüşü güzel. Şerbetli kısmı, muhallebi kısmı, antep fıstığı derken ağız tadımızı genel olarak yansıtıyor diye düşünüyorum.
0
peki madem
(14.03.26)
Parodiydi belki bilmiyorum ama çinlinin biri sütlaç yiyip video çekmiş, pilava naaptınız, sütlü şekerli pilav mı olur diye sinirli sinirli konuşuyor. Adamın bir numaralı yiyeceğini farklı formata sokunca irrite olabilir diyorum.
Gittiğin ülkede yaprak sarmasına şeker döküp yeseler öeehh naaptınız lan sarmayı ne hale getirmişsiniz demez misin mesela?
0
kibritsuyu
(14.03.26)
O kısmı sildim sonra ama o Çinli arkadaşın bireysel tepkisidir diye düşünüyorum. 1 milyar insan yaşıyor orada da ve yerel mutfakları çok farklı.
Mesela Filipinlerin Champorado'su var çikolatalı pirinçli sütlaç. Ya da özellikle ay yeni yılı kutlamalarında kırmızı fasulye ezmesi dolu tatlılar yapılıyor. Onlar için çok yabancı değildir demek istediğim buydu.
Sütlaca pirinç koymak yaprak sarmasına şeker dökmek gibi değil ama asma yaprağından tatlı yapmakla eşdeğer olur bence.
0
peki madem
(14.03.26)
Bize özgü kadayıf, baklava, lokum, kazandibi, pişmaniye vs var. Özellikle minik ebatlı baklavaları kürdanla servis edebilirsin. Yine aynı şekilde sert kadayıfı 4 e falan bölüp aynı şekilde servis edilebilir.
0
ground
(14.03.26)
sütlü tatlı en garantisi.
0
gurur
(14.03.26)
Her kabaktan iyi tatlı olmuyor kabak bence riskli. Ben de irmikli şerbetli tatlılar denerdim
merhaba. yarın uzun yola çıkacağız. 2 yaşındaki oğlum yolda 1 saat sonrasında kusmaya başlıyor. her seferinde mola vermek de zor oluyor. bunun için kullanılan bir şurup, ilaç rahatlatıcı bir öneriniz olur mu?
merhaba. yarın uzun yola çıkacağız. 2 yaşındaki oğlum yolda 1 saat sonrasında kusmaya başlıyor. her seferinde mola vermek de zor oluyor. bunun için kullanılan bir şurup, ilaç rahatlatıcı bir öneriniz olur mu?
0
summerjam0306 (13.03.26)
doktorumuzla konuştuk onzyd 4 mg dedi. yolculuktan 1 saat önce 1 tane yeter dedi. sonradan bakacak olanların da işine yararsa diye bırakıyorum.
+1
🌸summerjam0306
(13.03.26)
Beni araba tuttuğu için uzun yolda emedur alıyorum. 200 mg tablet için prospektüsü buldum orada şöyle diyor:
Pediyatrik popülasyon: Mutad çocuk dozu: Çocuğun vücut ağırlığı dikkate alınarak 1-4 doz halinde uygulanan 15 mg/kg /gün’dür. 15-45 kg arası çocuklarda günde 1-4 defa 1 film kaplı tablet kullanılır. 15 kg’ın altındaki çocuklarda 100 mg’lık EMEDUR suppozituarın kullanılması tavsiye edilir.
Çocuğunuzun kilosuna göre karar verebilirsiniz diye düşünüyorum. Gerçi fitil çok ekstrem gibi geldi şimdi.
Büdüt: Bulmuşsunuz zaten umarım rahatlıkla geçer yolculuk.
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?
Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?
Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
-1
birdirbir (13.03.26)
bu ne kadar downvote böyle. ben size derdimi anlatıyorum siz beni yargılıyorsunuz :/
-1
🌸birdirbir
(13.03.26)
eksilemek ata sporu burada bak şimdi buna da en az 7 bekliyorum :P
Eskiden birileriyle tanışma konusunda filtresizdim. Şimdi hayatıma almıyorum. Onun dışında ahlak, yasa, etik konusunda fazla bir değişiklik yok.
+3
gabe h coud
(13.03.26)
Eskiden de garanticiydim şimdi de garanticiyim. Daha risk alabilen birisi olsaydım keşke.
+1
peki madem
(13.03.26)
milletin ağzı açık kalıyor, ne yaptığımı öğrendiklerinde hala...
+1
duyurukullanıcısı
(13.03.26)
Alamamak
Sorumluluklarım son 1 yılda tavan
+1
baldan kaymak
(13.03.26)
çok fazla cesaret seven birisi değilim. fazla risk beni aşırı geriyo. daha garanticiyim
+1
chanandler bong
(13.03.26)
Eskiden de risk alırdım hala risk alıyorum ama hiçbi zaman da güvenmediğim sularda yüzmedim :) Bu nasıl risk almak böyle diyeceksin şimdi de mesela görece iyi bir konumda çalışıyorken sana fayda etmeyip, seni ileri taşımayacağını düşündüğün bir kurumdan ayrılıp tamamen ülke değiştirip dilini bilmediğin bir yerde yaşayıp çalışmak gibi şeyler. Gittiğin yerde şans sana ne kadar fayda sağlar bilmiyorsun (şanssız insan kategorisinde top çekebilirim :D), etrafındaki insanlar sana nasıl davranır bilmiyorsun ama beterin beterini sürekli görmekten o kadar yorulmuşsun ki alayım bu riski diyorsun gibi. Hani bir dürtü, yap diyor, git diyor ya da tam gaza gelmişken tamam artık şimdi dur diyor gibi.
Ama artık risk almadığım tek bir yer var sanırım o da trafik. Önceden akan trafiğin içine atlayıp yürüyüp geçebilecek cesaretim vardı ama sonra bazı rahatsızlıklar vs sebebiyle daha dikkatli olmam gerektiğinden ve boooomboş yolda yaya yoluna 90la dalan ehliyeti olmaması gereken ama bir şekilde olan sürücüler sebebiyle artık hiç araba yoksa bile 2-3 defa sağa sola bakıp geçiyorum.
Sağlık konusunda da hayatım boyu hiç risk almadım.
+1
truf
(13.03.26)
daha temkinli daha riskten kacinan birine dönüstüm.
0
Purple life
(13.03.26)
- Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? + Fazlasıyla. Sanki Pararel evrendeyim. Öyle bir fark var.
- Risk alma eşiğin değişti mi? + Epey düştü.
- Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda? + Bunlar zaman içerisinde oluştu, evirildi. Belli bir etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma içerisindeyim her zaman.
- Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız? + İlk sorunun cevabı. 20 sene önceki halim olsaydı; kendi mahallemden, kendi ilçemden dışarı çıkamazdım. Hayatımda yeni ve farklı deneyimler olmazdı.
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
35 yasina kadar risk almaktan nefret ederdim, sonra baktim risk almadan ilerlemek mumkun degil, almaya basladim.
boomer cetesi - dediklerini kesinlikle dinlemiyorum, gulup geciyorum. ne zaman dinlesem boka battim cunku.
kural - "rule of thumb" denilen seyleri artik iplemiyorum, hatta bilerek tersini yapiyorum.
yasa - mumkun oldugu kadar yasal kalmaya calisiyorum ama surekli yasalarda delik ariyorum, 11-12 sene vergisel olarak tecavuze ugradim ve karsiligini alamadim. artik bir dolar vergi veresim yok. cevremde vergi kaciran adamlarin hicbirine yasal olarak birsey olmadi, tersine cebe attiklari vergiler ile birsuru yatirim yapip yuruduler.
etik/ahlak - eskiden cok dikkat ederdim, artik cok da fifi kafasindayim. namuslu kalmanin ne devlet ne de insanlar gozunde "enayi lan bu" damgasindan baska faydasini pek gormedim.
eger onumuzdeki 10 senede emekliligi garanti altina alamazsam, piyasayi buyuk patlatasim var...
+1
cooperr
(13.03.26)
nasıl bu kadar düzen insanı kalabildiniz dediğim kadar, benimkine paralel değişimler de okudum. her bir cevap çok iyi. teşekkürler
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zam
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zaman geçirmek hem eşimi yalnız bırakmamak adına. bu döngü nasıl normalleşiyor? örneğin, iş çıkışı spora gitmek ne zaman normaldir? şmdi iş çıkışı plan yapmak da bencilce geliyor, diğer türlü 7/24 eşim hem bebekle yalnız, hem onunla da zaman geçirememiş oluyorum. bu sayede spor falan iptal ettik, göbek de ilerledi orası ayrı da. ya da evde x bir konuda çalışacağım zaman yine bencilce geliyor sanki evdeki telaştan uzaklaşıp kendi dertlerime yoğunlaşıyor muşum gibi. siz bu dönemi nasıl yönettiniz?
+2
kondansator (13.03.26)
Babanne/annanne gibi birileri etrafta yoksa genelde normallesmiyor. Maddi imkanlar varsa bir sure sonra cocukla oynayacak birileri ayarlanabilir. Esiniz uzun vadede calisacaksa zaten muhtemelen bakici gerekecektir. Benim hayatimda etkisi buyuk oldu, tatil bile cocugu eglendirecek birseyler icermeli ki devam edebilesin, yoksa cocukla sehir yuruyusu falan zor.
+1
mbond
(13.03.26)
eskiye ne zaman dönecek sorusuyla cebelleşirken artık kendi hayatınıza dair "eski günler" inşa etmeye başladınız. bir süre sonra bu üzerine düşündüğünüz şeyler gücünü yitirmeye başlayacak. ara ara damara giden kan gibi, spora gitmek veya arkadaşlarla program yapmak gibi aktiviteler aklınıza gelecek, yapamadığınız için belki üzülecek belki sinirleneceksiniz ama şimdikinden daha hızlı unutacaksınız, diye tahmin ediyorum. en azından benim deneyimim buna benzer olmuştu.
artık bunların üzerine düşünmediğiniz faza girdiğinizde, haftasonu beykoz sahilde (istanbuldaysanız :) güneşli bir günde birlikte gezmenin ne kadar da huzur verici olduğunu damarlarınızda hissedeceksiniz. artık keyif onlarsız düşünülemeyecek. artık siz sadece siz değil, bir aile babası rolünü tamamıyla içselleştirmiş olacaksınız.
+2
birdirbir
(13.03.26)
Eşiniz sürekli bebekle olduğu için suçluluk duyuyorsunuz gibi geldi bana, Yani eşinize kişisel zaman yaratsanız, çocukla siz tek başınıza ilgilenseniz sonrasında sizin kenid kişisel zamanınızı oluşturmanız hem sizin açınızdan hem de eşiniz açısından gayet mantıklı olur gibi geldi bana.
+6
kumandanim
(13.03.26)
eşim maalesef tek başına program yapma tekliflerini red ediyor. çıksın havası değişsin istiyorum ama red ediyor. sadece beraber çıkıyoruz.
0
🌸kondansator
(13.03.26)
5 yaşını geçtik. ne anane ne babane yardımcı oldu. eşimde bende 2 dk oturamıyoruz. ancak çocuk 9.30 10 gibi yatıyor o zaman kendimize zaman kalıyor. onda da genelde öbür güne hazırlıkla geçiyor. er kişisi olarak yarım saat yürüyüp yatıyorum. eşimle ortak bir şey yapmayı unuttuk. kendine zaman ayırma diye bir kelime artık hayatından çıksın. sakın eşine gidipte benim kendime zamanım yokta deme. kadınlar çocuğunun yükünün çoğunu alıyor zaten. aynen bencilce geldiği için iş yerinde kendime döndüm.
+1
mikahakkinen
(13.03.26)
Eşinizin tek başına plan yapmayı reddetmesi ile ilgili mesajınız şu videoyu aklıma getirdi:
Bebeğiniz sağlıkla büyüsün. İçinde bulunduğunuz durum normalleşmiyor maalesef. Yeni normaliniz bu oluyor. Yürüme işini bir süre erteleyin. Evde spor yapmaya çalışın.
Siz işe gidiyorsunuz yine bir süre kafanız farklı şeylere yoğunlaşıyor, ama belki wc'ye gitmeye vakti olmayan eşiniz var karşınızda. Şu dönem ne yaparsanız yapın ona batacak zaten, o yüzden spor vs aksiyonlara girmeye gerek yok:) Çocuk sahibi olmak bu mu, evet direkt bu. Bakacak kimsesi olmayan biz de, siz de, herkes bu yoldan geçiyor. Önemli olan en az kayıpla geçmek.
+3
artci sarsinti
(13.03.26)
Kızım ve oğlum da biraz nefes alsın, çocukla biraz ben ilgileneyim diyen büyükanneler ve büyükbabalar yoksa, asla normalleşme olmuyor. Böyle bir destek olsa, siz de eşiniz de kendiniz için ayrı plan yapabilirsiniz. Gerçi çocuk ne kadar büyürse büyüsün hayat eskisi gibi olmuyor, o ayrı konu.
0
pro9it9is9
(13.03.26)
Eşin aynı oranda ne zaman sosyalleşebilirse o zaman normal olur. Muhtemelen uzunca bir süre olmaz. Zaten şöyle bir hayat olmuyor. İki gün sen çık, iki gün ben çıkayım, kalan günler ailecek vs gibi… olmuyor yani. Hele yardımcı olacak aile büyüğü vs yoksa çok zor.
Sakın gidip de ne zaman spora gideyim ya filan diye sormayın.
Evde tek başına bebek bakmanın ne demek olduğunu hiçbir erkek anlayamaz ya. Hani o tuvalete bile zor gidiyorum hikayeleri gerçek yani. O sebeple bence bir süre bu düşüncelerden ziyade eşiniz ve çocuğunuza odaklanın. Onların hayatını nasıl kolaylaştırırsınız, onu düşünün.
Belki bi daha hiç spora gidemeyeceksiniz, ama çocuğunuz hep sizinle olacak. Artık normaliniz bu.
Öncelikle güle güle sağlıkla büyüsün bebeğiniz. Çok şanslı olduğunuzu unutmayın. Şu videoyu izlemenizi öneririm :) bana çok iyi geliyor bu hocanın ayarları :) youtu.be
0
duhan
(13.03.26)
çok zor bir dönem. karşılıklı anlayış gerekiyor. şunu unutmayın, annelik, hele hele 7/24 annelik, sizin çalışacağınız tüm işlerden çok daha zor bir iş. bol bol görev paylaşımı yapın. üzerinden bol bol yük alın. bebekle bol bol vakit geçirin. bir daha ele geçiremeyeceğiniz zamanlar bunlar. bebeğe bakmanız gerektiği kadar anneye bakmanız da gerekiyor.
bir de aslında sizin bir çift olduğunuzu da unutmayın. yavaş yavaş bebeği bir kaç saatliğine birine bırakıp, köşedeki kafede bari olsa iki kişi dışarı çıkın.
+1
co2s2
(13.03.26)
bence ilk önce hiç bir zaman önceye /eskiye dönmek diye bir şey yok onu kabullenmek gerekiyormuş bu süreçte bizim öğrendiğimiz bu oldu :) artık yeni bir normal yaratmak gerekiyor , bazen ufak ufak bazen de büyük alanlar açmaya çalışarak, bakıcı yada anneanne/ babaanne yoksa gerçekten çok daha zor. ama bebek anneden biraz daha ayrılır hale gelince mutlaka eşinizle birlikte zaman yaratmaya çalışın önce, çünkü her ne kadar destek olsak da sandığımızdan daha fazlasına ihtiyaçları oluyor. ardından da dönüşümlü olacak şekilde kendinize bireysel alanlar bırakabileceğiniz bir plana geçmeye çalışın- bu arada çocuğun hastalanması, diş çıkarması, atakları falan onlar hep plan bozucu zaten saymıyorum dahi ama yine de kendiniz için ve birbiriniz için bir şeyler yapabileceğiniz hissi veren planlamalarınız olsun, sonrası yapabildiğiniz kadar zaten
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin su
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu aramıyorum ki red flag green flag sorayım, nasıl hayatlarınız var.
Peşin: erkek kişisiyim.
Dün, çalışma arkadaşımın da çağırmasıyla iş yerinde bir arkadaşımın sunum gösterisine katıldım.
Gösteri kadınlara yönelikmiş ama ben bunu oturana kadar bilmiyordum, sonradan fark ettik. Çıkamadım da hemen, gösteriyi sunan arkadaşım da herkesin için de ilgi gösterip gelip desteklediğim için teşekkür etti. %99 kadın gelenlerin, biz sohbete daldığımızdan farketmedik bile.
Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım yani partnerim için aldım bende.
Günü konuşurken akşam telefonda: partnerime anlattım ve paketi ona getireceğimi söylediğimde 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı.
Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim. Böyle diyince de 'sen kadınlarla ilgili şeyleri anlatıp, bak bana da ilgi var' dedirtiyorsun ve egonu tatmin ettirip, bana kendi içimde seni kaybetmemeli havası veriyorsun dedi, bende 'umursamıyorum bile ben bu tür şeyleri, başkası yazsa ben dönmem, yapıma aykırı, bana ters' dedim. Sonra o kelimeye takıldığım 'ılık' kelimesine döndüm. Bana 'böyle bir profille yapamam ben' dedi ve iyice çıldırdım 'Neredeyse 1 yıla yakın bir aradayız, bunu şimdi mi söylüyorsun' dedim. Sonrası kıyamet. Kavga ettik. Küfür falan etmedim elbette ama çok yükseldim, o da yükseldi daha da üstüne basa basa, sonunda da o şiddetli konuşmaya direnemedim. O kadar ki sesleniyorum, duymuyor bile sıfır iletişim. Çok rahatsız oldum, kapatabilir miyiz dediğimi hatırlıyorum. Birkaç sefer, lütfen kapatalım dediğimi hatırlıyorum sonunda ciddi olduğumu ve çok rahatsız olduğumu anlayınca durdu. Bende kapadım.
Kapadım ama çok üzüldüm. O öyle demese yükselmezdim. Dışarı çıktım, içim daraldı ama o kadar üzgündüm ki bi anda titremeye başladım, yok toparlayamıyorum ve içim rahat değil. Aradım 15 sn sürmemiştir belki; özür diledim, hoşçakal dedim.
Sonra bir daha konuşmadık. Siz olsaydınız ne yapardınız, vicdanıma rahat olmasını söyleyeyim mi?
bir kadına yada erkeğe öyle denmemeli. Hayır avcılık yapsam daha az gam yerdim. Böyle söylemesi de dokundu gururuma amk, biz onu düşünelim o da gitsin ne desin. Bak yine sinirlendim. Size partneriniz ılık/oynak (kadınlar arasında bunun karşılığı ne bilmiyorum) dese ne tepki verirdiniz?
0
baldan kaymak (12.03.26)
saygısızlığa tahammül edersen daha büyüğünü görürsün mutlaka. benim başıma gelse partnerime anlattıktan sonra güler eğlenirdik bu duruma.
+6
antihero
(12.03.26)
Ne dediğine çok da takılacağımı sanmıyorum. Sorun dediği bir şeyde değil, bunları demesinin altında yatan agresif, suçlayıcı güvensizlikte. Sıradan bir olaya verdiği anlamsız yoğun tepkide.
Ama ılık demesindense avcı demesi daha sorunlu aslında. Kız arkadaşınız var ve erkekseniz eşcinsel değilsinizdir, bu da bunu sadece sinirle söylenmiş boş bir söz yapar. Avcı peki? Bu neden daha az sorun olsun ki? Gerçekten avcı olduğunuza inanıyor olabilir. Sorun bu değil mi?
Sırf iş yerinden bir arkadaşımın sunumuna katıldım diye bu kadar kurduysa nasıl olur bilmiyorum. Bilmeden katılmış olmam da önemli değil, canım istemiştir katılmışımdır. Güler eğlenirdik +1
Not: Bu cevabı olayın geçmişinde yatan ek sebepler olmadığını varsayarak veriyorum. Bu olayı tetikleyen sebepler olabilir, örneğin siz bilerek veya bilmeyerek kız arkadaşınızı sürekli kıyaslayan veya kıskandıran, kaşıyan biri olabilirsiniz; o da nihayet böyle bir tepkiyle patlamış olabilir. Bu onu tek başına haklı yapmaz, ama verdiği tepkiye bir anlam yükler. Şu an çok manasız duruyor. vs. vs.
0
akhenaten
(12.03.26)
fevri hareket ettiğinde haklı bile olsan kaybediyorsun, bunu öğrenmiş oldun. bir krizi-haksızlığı o an çözmek zorunda değilsin.
0
orpheus
(12.03.26)
Tam anlayamadım kız arkadaşınız sizinleydi ve bu dediklerinizi o mu size söyledi? Yoksa çalışma arkadaşınız ile beraber gittiniz siz kız arkadaşınıza vermek üzere hediyeyi aldınız ve bunun üzerine arkadaşınız mı bu lafları söyledi?
Büdüt :şimdi anladım galiba hediyeyi kız arkadaşınıza vermeniz üzerine olmuş.
Konudan bağımsız bana veya başkasına "sen de biraz ılıksın" gibi şeyler söyleyen insanlar ile zorunlu olmadıkça (iş gibi durumlar yani) konuşmam. Benim için kırmızı çizgi diyebiliriz.
0
peki madem
(12.03.26)
öncelikle o kadar kopuk bi anlatım olmuş ki anladığım şeyi doğru mu anladım emin değilim. kıskanmış ve agresif biçimde saldırmış.
0
deartheodosia
(12.03.26)
saka misin böyle biriyle yuva mi kurulur ömür mü gecer. bittigi iyi olmus.
ama sen de sinirini kontrol etmeyi düsünerek tepki vermeyi ögrenmelisin. ben de. herkes. :)
-1
Purple life
(12.03.26)
ben de tam anlayamadım. şu kısımda olay örgüsü kopuyor:
"Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım için aldım bende. 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı."
anladığım kadarıyla bunu kız arkadaş diyor, ama nerde diyor, ne zaman diyor. neyi kapadınız? telefonda mı diyor? neye ithafen diyor? ona ne anlattın da böyle bir tepki verdi?
ama genel olarark iş yerinde bir sunuma (konusu ne olursa olsun) katılmakla avcılık, ılıklık ilişkisi kurulması çok absürd. sevgilim öyle bir şey dese o kadar şaşırırdım ki tepki veremezdim ilk başta ama sonra ayrılırdım heralde. ayrıca ılıklık filan hiç hoş değil, tam bir argo ve kezban ağzı.
yaptığın şey o kadar normal bir şey ki, yani istersen bile isteyerek katıl sunuma, hiçbir şey sevgilinin o düşünce yapısını haklı çıkarmaya yetmez. ben de erkek ve heteroseksüel olduğum halde, kadınlar günü sunumları olsun, lgbt kulübünün sunumları olsun her şeye katılıyorum. maksat çalışmamak ve networking yapmak.
+1
king lizard
(12.03.26)
vicdanınız rahat olsun bence, yaşadığınız durum nereden bakarsanız saygısızlık. sebebi ve konumu ne olursa olsun sizinle bu şekilde konuşan biriyle zaten anlaşmanız pek mümkün görünmüyor zira karşı tarafın konuşma şekli bel altı vurmak ve direk saldırıya geçmek gibi görünüyor, bu sadece basit bir kıskançlık yada öfkeyle açıklanamaz. kabul ettiğiniz / edeceğiniz her böyle durum da bir başka duruma yol açacaktır. anlatımınızdan anladığım kadarıyla kendinize şunu sormanız yardımcı olabilir; eski kız arkadaşlarım/ yada varsa eski eşiniz veya ailem yada arkadaşlarımın kız arkadaşları yada hatta burada yazan kişiler bu duruma böyle bir tepki verir miydi, ben gerçekten bunu mu hak ediyorum ? sadece buradaki cevaplar bile hak etmediğinize kanıt niteliğinde görünüyor. sizi olduğunuz haliyle kabul etmeyen ve sizi anlamayan, anlamak istemeyen insana hoşçakal dışında bir kelime söylememek kendinize borcunuz bence..
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Siz haklısınız hocam, bence ayrılmanız sizin faydanıza.
+2
kumandanim
(13.03.26)
Seni tanidigim kadariyla (evet burada okuduklarim) olayin anlattigin gibi olmadigini ve kadinin hakli oldugunu tahmin ediyorum :)
+1
üğpoıuy
(13.03.26)
herkes burayı kaçırmış:
"Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim."
ılık değil de ga... mı deseydi acaba bilemedim. sevgilinin, başka erkek seçeneklerini değerlendirmesine açık birisin. kadın bunu bildiği için sinirli ve güvensiz. ona izin verdiğine göre böyle şeyler senin için normal ve demek ki sen de hala arayışta ve değerlendirme sürecindesin.
sen kendin red flagsin, sevgilin ne olsun?
+4
art cat chocolate
(13.03.26)
Orayı kaçırmadık birkaç kişi anlamadık yazınca sonrada eklenen bilgi.
art cat chocolate
+1
peki madem
(13.03.26)
Abi boyle kavga nedenleri sadece bizim Turk milletinde oluyor nedense.Soyle iki adim geriye cekilip baksaniz o kadar sacma sapan kavga nedenleri ki bunlar.Sebebin sacmaligi yuzunden mantikli bir ogut vermek de zor.
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor . Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )
Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .
Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ? (Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB) En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ? Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ? Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf (09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.
kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.
sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.
çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.
çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.
En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)
Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.
Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.
Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.
okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum (09.03.26)
ingilizce- derdimi anlatacak kadar. yurtdisinda yasamama olanak sagliyor. turkce - derdimi anlatacak kadar. arada small talk imkani veriyor, psikolojik olarak ayakta tutuyor. fransizca - derdimi anlatamayacak kadar. hicbir isime yaramiyor.
0
cooperr
(09.03.26)
türkçe anadil ingilizce akıcı rumence başlangıç
ingilizcenin çok faydasını gördüm.
0
rain when i die
(09.03.26)
türkçe dışında ingilizce iyi biliyorum. dizi/film/anime vs. ingilizce veya ingilizce altyazılı izleyebiliyorum. japonca öğrenmeye çalışıyorum şimdi.
0
inheritance
(09.03.26)
derdimi anlatacak kadar türkçe bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(09.03.26)
Türkçe: Anadil İngilizce: İş ingilizcesi, bu sayede para kazanıyorum diyebilirim. Dünyanın her tarafındaki bağlantılarımla İngilizce konuşarak anlaşıyor ve iş yapıyorum. İtalyanca: Orta düzeyin başlangıcı, ağırlıklı hobi. çok az işe de katkısı var.
0
kumandanim
(09.03.26)
ingiliççem var, tüm dünya ile ticaret yapıyorum. hayatım boyunca başka bir dil öğrenmeye niyetlenmedim bile.
0
co2s2
(09.03.26)
almanca günlük ilk dilim. günlük hayatimin %95'i. bachelor'i avusturya'da almanca okudum. akademik düzeyde de kullanabiliyorum.
ingilizce günlük ikinci dilim. film, dizi, kitap, makaleler, vs. master'imi ingiltere'de yaptim. akademik düzeyde kullanabiliyorum.
türkce zaten anadilim. gün icinde eksi platformu harici yazip kullanabildigim hicbir yer yok. annemle ve babamla günde 15 dk sohbet ediyorum bir de. 7 sene aradan sonra duyuruya dönmemin tek sebebi buydu. son 1.5 senede faydasini gördüm. zorlanarak yazdigim seyleri artik tak tak yaziyorum. yakinda gene ara veririm.
ispanyolca c1 aldim seneler önce. herhangi bir yerde kullanmiyorum. cesitli yerlerden arkadaslarim var. bir tek onlarla konusuyorum. sadece arkadas ortami yani. cok sevdigim icin ögrendim. kardesim bu yaz ispanya'ya tasiniyor. git gel daha cok kullanma firsatim olur artik.
bir de aile icinde kullanilan iki baska dil var ama akademik olarak da is yasantisinda da 0 getiri. yazmiyorum bile.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.26)
İyi ingilizce biliyorum. Çok işime yaradı, yarıyor.
0
cay koy geliyorum
(09.03.26)
ingilizce, anadil ayarinda oldu artik.
hayatimi bastan asagi sekillendirmeme vesile olan sey, internet erisimi ile birlikte ingilizce ogrenmek oldu. dunyada neler varmis, nasil meslekler mumkunmus, belli bir alanda nasil uzmanlasilirmis, nerede ne yenirmis ne icilirmis, burs/egitim/gocmenlik/is programlari ne ise yararmis, sosyal yetenekler nasil gelistirirlirmis, ayni dertten muzdarip yuzlerce insan isin icinden nasil cikmis, finansal isler nasil yurutulurmus vs butun bunlari ingilizceye ve internete borcluyum. eksisozlugun de hatiri sayilir katkisi var, ancak internetin geri kalani x10000 gucnde. ingilizce ogrenmemek, iskenderiye kutuphanesini atese vermek misali, bir insanin kendine yapacagi en buyuk kotuluklerden biri gibime geliyor. gerci chatgpt filan cikti, herseyi tercume ediyor lazim oldugunda, o kadar kritik olmayabilir belki artik, bilemedim.
hos bir de ben iniglizce konusulan bir ulkede yasiyorum, cin'e fln gitsem daha az faydali olurdu kesin.
turkce anadil zaten, ama zaman zaman ingilizce one geciyor gibi hissediyorum, bu da tamamen bazi iceriklerin sadece ingilizcesine hakim olmamdan kaynaklaniyor. bazi konulari hic turkce dusunmemisim daha once, o da benim essekligim olsun.
bunlara ek olarak okudugumu anlayacak kadar, ve derdimi anlatacak kadar arnavutca ve sirpca biliyorum, yasadigim yerdeki diaspora komunitelerine karismama olanak sagliyor ama pek de bi faydasini gormedim. ablam ama balkanalara ihracat yapan firmalarda calisiyor, bu dillerin ekmegini ordan yedi.
0
taurina
(10.03.26)
ingilizce (bardan karı kaldıracak kadar)
0
plastic_angel
(10.03.26)
türkçe ana dilim.
ingilizce c1 belki c2- işte evde internette arkadaş çevresinde sürekli okuyorum kullanıyorum. fransızca: c1 var ama uzun zamandır öyle kenarda duruyor. belki bir gün yine işe yarar kim bilir. ispanyolca: a2 civarındadır. como te llamas der hablo un poco deyip gülüşür ingilizceye geçerim. eski türkçe metinleri de çok karmaşık değilse okuyabiliyorum. ama bu bir dil sayılmaz bence.
0
yedigimiztavuk
(10.03.26)
Türkçe ve İngilizce. Çalışma dilim de Türkçe ve İngilizce karışık. İkisini de kullanıyorum yani ama Türkiye'de yaşadığım için tabii ki Türkçe ön planda.
0
peki madem
(10.03.26)
+ Yabancı dil olarak sadece İngilizce + Vardır B2. En azından yakındır.
+ Yurtdışına - Özellikle Avrupa - tek başıma gidebiliyorum İngilizce sayesinde. Buna bağlı olarak Avrupa'da Fine Dining restoranları, Casino ve Strip barlara gittim, Bungee Jumping Yaptım. + Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı izleyip kelime oyunlarını anlıyorum.
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
-5
arbre (08.03.26)
Belki 30 yıl sonra Adapazarı'na gittim. Bayram yaklaştığı için yeğenlere oyuncak, kuzenlere ve enişteye tesbih, halaya eşarp, gelin hanıma iki adet şal, babaya bir kazak aldım. Yarın da annemin doğum günü, muhtemelen bir de çıkıp ona bir şeyler alacağım.
0
rakicandir
(08.03.26)
Belki alacak olan varsa faydalansın diye yazıyorum; 400 adet kapsül kahve alana kapsül kahve makinesi hediyesi vardı Tchibo da. Az önce bunu aldım. Çok kahve tüketiyoruz ama bazen de yazık oluyor diye acaba bazı anlarda tek bardak için kapsül kahve de mi yapsak diyorduk. Kahve israfını azaltmak için deneyeceğiz.
+1
a perfect lie
(08.03.26)
Xiaomi air purifier aldım, elle tutulur gözle görülür bir etkisi yok, yine de bir ferahlık var. Placebo kesinlikle değil, faydasını hissediyorum.
Ev tipi yürüyüş bandı aldım. Şimdiye kadar neden almamışım, kesinlikle faydalı.
0
love and trust
(08.03.26)
İş için gittiğim yerden hediye olarak magnet aldım. Yaratıcılığın öldüğü bir alışveriş hahaha
0
peki madem
(08.03.26)
Mop işini bu sefer çözdüm diye umuyorum. app.hb.biz
0
Bruce
(08.03.26)
Bruce, bundan ben de aldım. Şöyle bir sıkıntısı var. Islak havlunun sadece bir tarafını (yere değen) kullanabiliyorsun. Aparata takılı tarafı kullanamıyorsun. O açıdan çok verimsiz.
-4
🌸arbre
(08.03.26)
tv ünitesi aldım. memnunum. -Calvin Hazeran Tv Ünitesi, 180 Cm-
0
potsdamer
(08.03.26)
Bir evde olması gereken ne varsa 1 hafta içinde hepsini aldım; mutfak gereçleri, beyaz eşya, halı, perde, mobilya bir sürü ihtiyaç. En son bu sabah uzatma kablosu aldım, aynı anda type c ve usb girişi bulunandan. Bunu önerebilirim, çok kullanışlı
0
purplee
(08.03.26)
gardırop aldım. şimdi de bisiklet alacağım ama bisiklet fiyatlarını görünce o paraya motor alırım diyorum.
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
Xiaomi'nin masa üstü su sebili var onu aldım. Anında kaynar su veriyor, soğuk su deposu da var içinde sıcaklığını kendin ayarlayabildiğin düzeyde soğuk su da veriyor. Fena değil ama biraz gürültülü çalışıyor ve soğuk suyun en yüksek sıcaklığı 15 derece benim için hâlâ bir tık soğuk, yine biraz soğuk biraz oda sıcaklığı su karıştırıyorum.
0
nundu
(09.03.26)
elektrikli bisiklet. asiri memnunum, en son ne zaman bisey icin bu kadar heyecanlandim hatirlamiyorum. calisirken acip resimlerine filan bakiyorum asdgasdfas
bir vize sorusu daha - pasaport fotokopisi mevzusu
semaforo de medianoche
uk vizesi başvuru sürecindeyim. pasaportun tüm sayfaları taratın diyolar da 40 sayfa pasaport bende sadece 2 sayfası dolu. 40 sayfa çek çek bitmez baya boyut da kaplar sisteme upload ederken o da sıkıntı çıkarabilir. bunun hepsini çekmemiz gerekiyor mu gerçekten sadece dolu kısımları çekmek yerine?
uk vizesi başvuru sürecindeyim. pasaportun tüm sayfaları taratın diyolar da 40 sayfa pasaport bende sadece 2 sayfası dolu. 40 sayfa çek çek bitmez baya boyut da kaplar sisteme upload ederken o da sıkıntı çıkarabilir. bunun hepsini çekmemiz gerekiyor mu gerçekten sadece dolu kısımları çekmek yerine? veya götürüp onlara versek oluyor mu self upload seçeneğiyle ilerliyorum ama.
bir de biyometrik foto götürücem ama bunu sanırıp upload etmiyoruz direkt fiziksel olarak götürüyoruz sadece?
0
semaforo de medianoche (07.03.26)
dolular yeterli
0
ahoy kaptan
(07.03.26)
Hepsini çekmeniz lazım diye biliyorum. Bunu özellikle eksik sayfa var mı diye istiyorlar. Ben başvurduğumda tüm sayfaları çekip yer kaplamasın diye worde yapıştırıp pdfe çevirip öyle yüklemiştim. Self upload dediyseniz sizin yüklemeniz gerek.
0
Amaranta ursula
(07.03.26)
hayır sadece dolu sayfaları çekeceksin. foto orda çekmişlerdi ben götürmedim. sadece randevu kağıdı ve pasaport yeterli.
0
jelly bear
(08.03.26)
İlgili ekranda uyarı var. Boş da olsa tüm sayfaları çekin diye.
Galiba online vizeye geçtiğinden beri tüm sayfaları istiyor (ya da vfs'ye geçtiğinden beri.). Önceki başvurularda uyarı var mıydı hatırlamıyorum ancak en son kasımda baktığımda boş da olsa diye özellikle belirtmişlerdi.
Geçtiğimiz 3 yılda başvurularda sadece dolu sayfaları vermiştim. Ama sayfada uyarı yoktu.
0
nickini vermek istemeyen uye
(08.03.26)
Yakın zamanda arkadaşım başvurdu. Dolu boş tüm sayfaları çekmesi gerekti.
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
-1
michael_knight (27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.
millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek. ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.
avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)
Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.) Ortaokul - Brad Pitt Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.
ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3
Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor
blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.
utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt, Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler . not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence Linkin Park Red Hot Chili Peppers Şebnem Ferah Teoman vs... Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam. Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim. Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo; 10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.
Kabul eder miydiniz?
Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin. 10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız. Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
-1
michael_knight (26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi. Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.
alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya. %100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey. Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil. Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi. Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza. Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım. "Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.
Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
yeni çıkan yasaya göre 15 şubata kadar bankalar kart limitlerini düşürecekti. şu ana kadar benim limitlerimden değişen olmadı. sizde durum nedir ?
yeni çıkan yasaya göre 15 şubata kadar bankalar kart limitlerini düşürecekti. şu ana kadar benim limitlerimden değişen olmadı. sizde durum nedir ?
0
orpheus (17.02.26)
değişmedi. benimki yasal sınırlarda.
0
gabe h coud
(17.02.26)
benim de değişmemiş. sağlık ve eğitim harcamalarını ayırmak için bankalara 3 ay süre verildi diye okumuştum. bir ihtimal o süre sonuna kalabilir gibi geldi limit düşürme işlemleri.
0
hobolo
(17.02.26)
@gabe bunu sormadığımın çok açık olduğunu düşünüyorum. yasal sınırda olan bir kartın limiti neden düşürülsün ?
0
🌸orpheus
(17.02.26)
değişmedi. Sadece yapı kredi kararın ilk iletildiği gün limitleri değiştirmiş. sonrasında tüm bankalara mayısa kadar süre berildi zaten.
0
nuevo
(17.02.26)
3 ay süresi var
0
jelly bear
(17.02.26)
Şöyle bir ilginçlik oldu ki banka rutin olarak benim limiti arttırıyor. Limiti x'e yükseltmek istiyor musun diye soruyor hayır diyorum 3 kere hayır deyince kendiliğinden yükseltiyor (ki limitimin taş çatlasa en fazla %40'ını kullanmışımdır yani problem harcamalarım da değil) ben düşürüyorum. Ama en son fark ettim ki bu sefer verdiği x öncekilerin 3te biri gibi. Bu şekilde bir düşüş oldu yani.
0
peki madem
(17.02.26)
Ykb geçen ay yarı yarıya düştü. kart kullanımı düşürülen limitin % 15 i
0
obscure
(17.02.26)
Benim gecen haftalarda degisti. Yari yariya dusurduler.
0
ghilleinthemist
(17.02.26)
Bazıları değişmiş, hiç kullanmadığım bir kartım vardı hiç değişmemiz. değişenler de haberde yazan %20'ye düşecek yerine daha az düşmüş, %30-%60 aralığında gibi geldi .
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek m
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek mümkün değil :)
+1
Mcfly (16.02.26)
o şirketten 1 yıl içinde ayrılıp pozisyonu koruyarak daha iyi maaş ile devam edebileceksen olur.
+8
orpheus
(16.02.26)
Sorsalar istemezdim, çoğu kimse istemez. Ama mecburiyse, durumu yani maaşı değiştiremeyeceğinize yüzde yüz eminseniz boşuna kendinizi de, yöneticilerimizle ilişkinizi de yıpratmayın.
Yeni title’ınızla birlikte hem başka işlere bakmaya başlayın hem de şirkette maaşı yükseltebileceğiniz fırsat ne zaman olur diye bekleyin.
Elbette sorumluluk artıyor, baş ağrısı artıyor ama mecbursa bu durumdan kazançlı, keyifli çıkmak için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(16.02.26)
sen müdür olduktan sonra ekibe bir kişi daha katılacak mı? öyleyse yeni iş bakmak için iyi bir fırsat. almayacaksalar da yeni bir işe geçene kadar sabredilebilir, işleri biraz da diğer arkadaşlara aktarmanız gerekecek.
0
ahmet oturum cerezi
(16.02.26)
istemezdim
0
abelardo
(16.02.26)
Yaparım. Yaptım. Bir sene sonra ya piyasa fiyatına getirirler ya da başka iş bulursun. Mis.
Eğer "Müdür" ünvanı kısa sürede daha iyi şartlarda başka bir şirkete geçmemi sağlamayacaksa istemezdim. Aynı işi yapan üç çalışandan biri olmak varken neden durup dururken neden arkadaşlarımın performansının sorumlusu olayım?
0
salihdt
(17.02.26)
Hiçbir şekilde yönetici olmak istemiyorum o nedenle hayır.
0
peki madem
(17.02.26)
İstisnai olarak yöneticisi seviyesinde maaş alan çalışanlar olabiliyor. Onlardan biriysen olabilir. Bir sonraki zam döneminde yeni pozisyonuna göre değerlendirme yapılacaksa neden olmasın.
0
burfak
(17.02.26)
burfak iyi bir noktaya barnak basmış. kariyerinde ilerlemek isteyenler için iki yol var beyaz yakada. sme olacaksın, subject matter expert ya da mödür. sme olan bir kişi örneğin sap basis için, canavar gibi para alır. direktör maaşı bile alır ama ekiple beraber çalışır, emrinde kimse yoktur. sor soruyu al cevabı insanıdır. müdürlerin de her konuyu uzmanı gibi bilmesi gerekmez (bazı saykolar bilir ama onlar istisna) onların da ekibi yönlendirmesi, eğitim ihtiyacı varsa aldırması, verilen hedefi verilen kaynaklarla yakalaması gerekiyor. gerekirse kolları sıvayacak ama gerekiyorsa ya müdürlüğü yapamıyor ya da şirketin eksik bir yanı var. neyse olay bu değildi. aklıma gelmişken yazdım. mansplaining gibi de duruyor. silmiyim dursun bari. bitti tamam.
0
gabe h coud
(17.02.26)
Kabul ederdim.Turkiyede isler title ile ilerliyor. O title'i almak onemli gelecegin acisindan.Bir de istemiyorum dersen ne olacagini dusundun mu? Belki basina yeni biri gelecek daha kotu olacak.
biten bir ilişkinin son demlerinde, kadın kişiyi cuma akşamı yemeğe davet edeceğim. ikimiz de maslakta yaşıyoruz. şarap sever kendisi. abartı bir ambiyans olmasın istiyorum, ama güzel, keyifli bir yer olsun.şans lokantası dedi birisi, ismi garip hissettirebilir karşı tarafa.kanyon'daki gina nasıldır
biten bir ilişkinin son demlerinde, kadın kişiyi cuma akşamı yemeğe davet edeceğim. ikimiz de maslakta yaşıyoruz. şarap sever kendisi. abartı bir ambiyans olmasın istiyorum, ama güzel, keyifli bir yer olsun.
şans lokantası dedi birisi, ismi garip hissettirebilir karşı tarafa.
kanyon'daki gina nasıldır? deneyen var mıdır?
sarıyer, levent vs. taraflarda önerilerinizi alırım.
cuma akşamı 8-8.30 civari düşünüyorum
0
kojonotsuki (12.02.26)
seraf vadi
0
gabe h coud
(12.02.26)
@gabe ofisim serafın dibinde. ayağıma çağırmak gibi dursun istemedim. başka öneri alırım ama
0
🌸kojonotsuki
(12.02.26)
Venge Tahtasaray Luna Rossa
0
gabe h coud
(12.02.26)
Venge -1 diyorum zira baktım o akşam GS maçı varmış o nedenle aradığınız ortam olmayabilir.
0
peki madem
(12.02.26)
abartı olmadan keyifli bir yer olarak apartıman’ı (yeniköy) önerebilirim.
0
eileengray
(12.02.26)
@peki madem, şansa GS maçı varmış evet...
0
🌸kojonotsuki
(12.02.26)
@konusma ben,
mikla güzel evet. buluşmadan caydırmayacak, gelirken onu çok yormayacak bir lokasyon istiyorum ama. biraz uzak maalesef
Yabancı filmlerde görüyorum sadece. “ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
Yabancı filmlerde görüyorum sadece. “ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
0
michael_knight (12.02.26)
Bir zamanlar Feyste dünya kadar öyle grup vardı. Bir bak bence. Hala vardır belki.
0
Mirket
(12.02.26)
Melikşah Altuntaş Flu TV Begüm Çakır Ebru Aykaç
Şu an aklıma gelenler bunlar. Youtube ya da Instagram sayfalarına bakarsanız bulursunuz.
online mı yüz yüze mi, hangi şehirde? detay verebilirseniz daha nokta atışı önerilerde bulunabiliriz. Örneğin İzmir derseniz Yakın kitabevinin ve farklı organizasyonların kitap/okuma kulüpleri var.
0
Phoebe
(12.02.26)
Çok teşekkürler arkadaşlar. Bol bol varmış. @phoebe katılmak için değil de genel olarak merak ettiğim için sormuştum.
0
🌸michael_knight
(12.02.26)
Orhan Şener Deliormanlı yutup kanalı.
0
yurtsuz john
(12.02.26)
emrah sefa gürkan codex adlı program ile her hafta yapıyor. önceden kitap ismi veriyor sonra o kitapla ilgili çok güzel bir program yapıyor. flu tvdekini tavsiye etmem çok uzun ve ilker hoca sulandırıyor.
0
ground
(12.02.26)
İş arkadaşımın arkadaşlarıyla bir grubu var böyle. Sırayla seçiyorlar. Arada anlatıyor ben de oradan biliyorum.
0
peki madem
(12.02.26)
Dahil olduğum iki kulüp var, eğlenceli ve güzel oluyor. Az kişi ile yüzyüze olan grupları daha verimli buluyorum kendi açımdan. Online olanda devamlılık sağlayamadım.
0
hayalhayal
(12.02.26)
kulüp var da klüp yoktur bence. bol bol oku bence de işine yarar belki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
@yazar yazmaz, ne dediğimi anlayabiliyorsan kurduğum cümle amacına ulaşmış oluyor. Böyle gereksiz konularda kurallara aşırı sıkı bağlanıp başka insanların kalbini kırıp canını sıkacak kadar ileri gidenlerin çok mutsuz ve zeka konusunda sorunlu insanlar olduğuna inanıyorum. Umarım sen öyle biri değilsindir. Kib, bye.
-2
🌸michael_knight
(12.02.26)
tabii canım ne dediğini anlıyorsam her şeyi yanlış yazalım ne olacak sanki. çok haklısın ebu cehil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
eger felsefe, sosyoloji ve psikoloji seviyorsaniz pelin dilara colak'in athenaum kitap kulubu var. okunan kitaplar ve bulusmalar icin buraya bakabilirsiniz: www.athenaum.tr
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre (09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur. Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.
Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.
Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar; Kelle İşkembe Ayak Dil/beyin Mercimek Ezo Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz. Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu. Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.
Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.
Vietnam pho da cok iyi.
Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D
Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :) Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.
En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
Birkaç Britanya yapımı polisiye dizi izledim, yerel polis silah taşımıyor sanırım, hatta son izlediğim bi İskoç dizisiydi, adam polise sopayla girişti dövüp kaçtı, yani orada bu işler böyle şüphelinin/suçlunun insafına mı kalıyor teslim olup olmama aşamasında işler nasıl yürüyor tam olarak, elektro
Birkaç Britanya yapımı polisiye dizi izledim, yerel polis silah taşımıyor sanırım, hatta son izlediğim bi İskoç dizisiydi, adam polise sopayla girişti dövüp kaçtı, yani orada bu işler böyle şüphelinin/suçlunun insafına mı kalıyor teslim olup olmama aşamasında işler nasıl yürüyor tam olarak, elektro şok cihazı falan da yok düz insan gibi polislik yapıyorlar.
0
kizil karga (09.02.26)
line of duty dizisinde operasyon oldu mu silah alıyordu. tam bilmemekle beraber silahlı birimler ayrı.
Elton john gibi bir çok cinayetin bıçakla işlendiği sebebinin silah taşıma ruhsatının çok çok zor verildiği hatta polislerde bile olmadığını okumuştum.
0
ground
(09.02.26)
Britanya ülkeleri deyince Kanada'yı Avusturalya'yı Britanya ülkesi zannedecek kadar cahil olup aynı zamanda "Kanada'da yaşadığını belli etmezse ölecek" hastalığına kapılıp kendini engelletecek bi dallama illa ki baş veriyor sivilce gibi.
Kafamda Deli Sorular - 4 / Zeka Düzeyi İle Mizah, İlgi Alanları Gibi Şeyler İlişkili Mi?
burka
Önceki sorularımı aşağıya iliştiriyorum, olur da yanıtlamak isteyen çıkar:Kafamda Deli Sorular 1: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610416/kafamda-deli-sorular-1-insanoglu-dogada-bir-anomali-miKafamda Deli Sorular 2:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610496/kafamda-deli-sorular-2-bir-sektorun-globa
Önceki sorularımı aşağıya iliştiriyorum, olur da yanıtlamak isteyen çıkar:
Bir insanın zeka seviyesi, algılama becerisi ile ilgi alanları arasında bir ilişki var mı? Örneğin kavga, gürültülü kadın programları; yarışma formatında yayınlanan çatışmalar vb. şeyleri artık alışkanlık haline getirerek izleyen ya da tabiri caizse osuruğa gülen insanlardan söz ediyorum.
0
burka (08.02.26)
ilişkili. saydıklarını embesiller ve idiotlar izliyor. moronlar sinema izliyor. zeka arttıkça sarkazm artıyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
bence doğrudan ilişkili değil, kötü emeller diye bi youtube kanalı var, kadın baya bildiğin entelektüel bir insan, kısmetse olur izleyen bi arkadaş grubu varmış :) izleyip psikolojik analizler falan yapıyorlarmış.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Sınıf ve sosyal statü ile daha alakalıdır.
+1
peki madem
(09.02.26)
bütün o dediklerini izliyorum, tescilli zekiyim, hayatım akademik başarılarla dolu.
peki madem'e katılıyorum. +1
0
Hallegadola
(09.02.26)
Öyleyse sorumu size yönelteyim;
Ben kendi adıma bu programlarda keyifli bir şey bulamıyorum ve açıkcası algıları açık, yorum yapabilen sağlıklı bir insanın (yoruma açık olmakla birlikte zeka ile ilişkilendirdiğim kısmı burası aslında) kendiliğinden, doğal olarak bu tür içeriklerden uzaklaşacağını düşünüyorum. Özellikle bu tür programların zeki insanlara hiç bir şey sunmadığını, aksine onları itmesi gerektiği kanısındayım. Bu tür programların (suç, ekstrem yarışma vb.) nitelikli muadillerinin (suç belgeselleri ya da ciddi survivor yarışmaları gibi) de pekala bulunduğu kanısındayım. Sizi bu programlara çeken nedir?
Not: Her akademik kariyerin zekanın bir ölçüsü olmadığını düşünüyorum.
Hallegadola
+1
🌸burka
(09.02.26)
diğer sorularınıza da referans verdiğiniz için onlara da cevap yazmış olabiliyoruz. arada onlara da bakın :)
çevremde sosyo-kültürel ve entelektüel açıdan yüksek bir statüdeki hiçbir insan bu programları izlemiyor. ancak akademik çerçevede sosyolojik bir gözlem yapacak olanlar belki bakıyordur. bu programlar algılama becerisinin düşüklüğüyle mi ilgili bilmiyorum ama davranış becerilerini etkilediği aşikar. o programları izleyen çoğunluk günlük hayatta da oradaki tipler gibi entrikalı, kavgacı bir davranış sergiliyorlar. hayatta karşımıza çıkan deneyimleri, farklılıkları bir çerçeveyle çevrili gibi düşünürsek kendilerini o programlara maruz ederek o tip bir çerçevenin içinde hapsettiklerini düşünüyorum. jargonları, dilleri, sokakta hareketleri bile o yöne doğru evriliyor. kısaca, zeka ile ilişkisine bir korelasyon desek bile zamanla maruz bırakıldıkça zeka seviyesini eksi yönde etkiliyor bence.
burka
+1
eileengray
(09.02.26)
bir kere bu programlar ekmek alırken,markete giderken, benzin alırken karşılaştığımız bütün o saçma insanların bir karışımını sunuyor. insan ilişkileri karmaşık. bu tür programlar insanların aldatmaya, insan kandırmaya ne kadar açık olduğunu gösteriyor, sıradan insanlara karşı yaklaşımınızı ona göre şekillendirebilirsiniz.
yoksa merhaba poğaçacı diyenden farkınız kalmaz.
ya da şu tür bir şeyle aynı fikirde olduğunuzu anlayamazsınız, gerçeklerle yüzleşince hayalleriniz yıkılır: www.youtube.com
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
+1
iwillsee (08.02.26)
lokum, pişmaniye
0
mezzosprite
(08.02.26)
Saray helvası
+1
kisa
(08.02.26)
- meşhur bebek badem ve fıstık ezmesi (başka marka olmaz) - divan antep fıstıklı lokum - divan çikolata kaplı lokum - marsel lokum (farklı aromalı olanları)
0
eileengray
(08.02.26)
Gofrik, tadelle, çay olabilir ama siyah çay bizim yaptığımız şekilde içerler mi bilmiyorum, o yüzden Çaykur Yeşilçay olabilir mesela. Kaliteli fındık ezmesi. Bulunmayan birşey değil ama kuru incir, kuru kayısı falan. Kategori olarak abur cubur sınıfında olmayan örnekler oldu bazıları ama farketmez sanırım.
0
mbond
(08.02.26)
ben tuğba kuruyemişten karışık lokum tabakları oluyor onlardan geitiryorum çokta memnun kalıyorlar.
+1
dirildimde geldim
(08.02.26)
Bizim Yunanistan'da tanıdıklar var, sucuğa bayılıyorlar. İyi bir kasap sucuk hepsinden iyi bence.
-1
etna
(08.02.26)
Sucuk +1
Bizde satılan çikolatalar çikolata değil (belki gofrik hariç). Adamlar alasını yapıyor zaten çikolatanın, tatlının. Belki hakkı verilerek yapılan baklava olabilir.
-1
orient blue
(08.02.26)
Market abur cuburu değil ama Batılılarsa mesela kaliteli lokum götürmek iyi oluyor zira Narnia'dan dolayı sürekli dolaşan bir geyik var.
0
peki madem
(08.02.26)
yakın zamanda amerikaya götürdük market abur cuburu. ülkerin istanbul çikolatası çok sevildi, onlar da dubai'den bıkmış :D ama en popüler ürün doritos alaturca, orda bi ton çeşit var ama alaturca türkiyeye özel ve aşırı seviyolar iki yıldır paket paket alaturca taşıyoruz.
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?
Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda hep net oldum. Bu konuların açılmasını istemedim. Allah var gerçekten durduk yere beni darlamadilar ama ne zamanki komşunun biri anneme kıza bir talip bulduk dese evde kavga gürültü bitmiyor. Annem beni ikna etmeye çalışıyor. Tamam evlenme ama git görüş diyor. Bir hafta bu konu açilip duruyor. Annem tam ikna oluyor bu defa komşu tekrar arayıp sorunca baskı yeniden başlıyor. Ara ara bir kaç zamanda böyle konu hortluyor. Günün sonunda annem hem sinirleniyor hem üzülüyor. Ben de bu defa içten içe komşulara kızıyorum kimseye böyle bı talepte bulunmuyorum. Evde huzursuzluk çıkıyor. Ama hangi birine anlaticam. Birine tepki versen başka biri bu konuyla çıkıyor karşımıza.
Çok güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum yaşım da 35. Ama olmuyorsa da olmasın ne yapayım. Ben yıllarca hayatla mücadele ettim. Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım. Ayıp olmasın diye evlilik veya görüşme mi olur. Ben kendimi çok iyi tanıyorum. Bir insana alışmam sevmem kolay olmuyor rastgele biri icin neden vaktimi veya o kişinin vaktini alayım? Annem gerçekten üzülüyor fark ediyorum ama o mutlu olsun diye de istemediğim bir şeyi yapmam. Ne hikmetse komşularımızın anlattığı kişiler ultra zengin işinde gücünde aile sorunları olmayan varlıklı insanlar. Böyle anlatilinca da annem çok daha hevesli oluyor.
E bir git görüş ne kaybedersin diyenlere de şu örneği vereyim. Birkac yıl önce komşular birini bulmuş ama öyle böyle ısrar etmiyorlar kendileri varlıklı insanlar o kişiler de varlikliymis. Kaç defa ikna için bize gelip gittiler. Babam da sağdi o zaman. Adam o kadar nahif biri ki biliyor gönülsüz olduğumu istemedigimi komşuların emrivakilerne ayıp olmasın diye artık telefonda tamam buyrun gelin demek zorunda kalıyor. Akşam komşular, çocuk ve ailesi bize geliyor. Tanımadığım insanlara çay ikram ediyorum bir köşede oturuyorum..neyse gidiyorlar komşumuz daha sonra tekrar bize gelip bana baskı yapıyor. Evet tamam desem sıra biz onlara ailecek gidecektik. Yani ben çocuğu tanımadan aileler arası gorusmeler sonucu evlendirilecektim. Dindar kişiler bunlar. Muhtemelen sadece böyle aile görüşmeleri sırasında ne kadar taniyabilirsem.
Neyse işte hadi bı goruseyim desem bunu da oldubittiye getirmeye calisacak veya gönüllü olduğuma yoracaklar.
Görücü usulü komşu arkadaş tanistirmasi böyle şeylere karşı on yargili değilim ama bana uymuyor bu yüzden yanasmiyorum. Annem de çok üzülüyor bu defa onu üzdüm diye ben çok üzülüyorum halbuki oturduğum yerde hiçbir sorun yokken durduk yere dert sahibi oluyoruz.
Evlilik niye böyle bir şey ya. Velev ki evlenmedim gider huzurevinde kalırım yaslaninca. Zaten herkes boşanıyor. Çıkar ilişkileri çoğu. Bu baskı niye böyle yıllardır var?
+1
egerbiryolcu (07.02.26)
Belirli bir sosyo-ekonomik seviyedeki eski kuşak böyle gördüğü için bunu sürdürmeye çalışıyor. Pek fazla yapacak bir şey yok, siz kendi doğru bildiğinizi yapmaya devam edin bence, zaten bir denge kurmuşsunuz (kalp kırmadan ama kendinizden de ödün vermeden).
Ben olsam mümkün olduğu an kendi evime çıkarım.
+2
orient blue
(07.02.26)
Tam tersi bizimkiler “bu yaşa kadar evlenmediniz bu yaştan sonra bizi uğraştırmayın lütfen” modundalar. Sadece bana değil erkek kardeşime de aynı şekilde. İkimiz de hiç düşünmüyoruz gündemimizde böyle bir konu hiç yok.
Yuva kurunca mutlu olunacağına dair bir inanış var ya büyüklerde bu ısrar buradan geliyor. Umarım düzelir sizinkiler de kabullenirler durumu.
0
mutekebbir
(07.02.26)
@mirket evet fiyatlardan haberdarim. Zaten huzurevi için yaşım genç henüz. Lafın gelişi söyledim ki gerçekten de kalınabilir kimbilebilir ki onu şimdiden. Huzurevi olmasa da nice yalnız evlenmemiş insan var onlar da bir şekilde idame ettiriyorlar hayatlarını.
0
🌸egerbiryolcu
(07.02.26)
Aileler geleneksel olan ne varsa onu uygulamak istiyor, evlenmeyeceğim deyince yeni nesilden bile garip garip tepkiler alırsın hatta, kaldı ki eski nesil her türlü baskı uygular. Aile evinde kalmanın bir getirisi de iş ve evlilik baskısı. Kendi evine çıkmak bundan kurtulmanın en önemli yolu diyebilirim +1.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Yoğun bir aşk duygusuna o yaşlarda hiç rastlamadım. Evliliği uzatmadan yapmak bu yaşlarda çok makul. Görüşeceğin kişiye ben acele yapamam edemem diye anlatırsan adamda kendini ona göre hazırlar veya ona göre yanıt verir, ister veya istemez. Ben 33 yaşındayım ve evliyim. 35 yaşında bekar erkek olsam çok uzatmadan evlenmek isterdim, yoğun bir aşk duygusu ds tasimazdım büyük ihtimalle. Huzurevi dediğin şeyi unut. İnsan sosyal bir varlık. Bekarlık bir yere kadar. Ailenin dediği evlenme ama git bir görüş mantığı da karşı tarafa saygısızlık olabilir. En azından bir fotoğraf filan görünce hoşuna gitmiyorsa kimsenin vaktini de almamak lazım bu yaşta. Adamla görüşüp evlenmek istemiyorum ki zaten desen adam bozulabilir.
+1
Topalordek
(07.02.26)
"Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım."
Sonuna kadar arkandayım. Bu tip zorlamalar devam edecekse ben yememden icmemden kısar ayri eve çıkarım ültimatomunu verme zamanın gelmiş. Böyle bir şey yapacak durumun olmasa da söyle,.ne kadar rahatsız olduğunun farkına varsınlar. Aileler çocuklarının büyüdüklerinin ve kendilerine özgü bir hayat yaşadıklarının farkına varmakta inanılmaz zorlanıyorlar,. özellikle pek çoğumuz gibi aynı evde yaşamak zorundaysan.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
burada aslansın, kaplansın diye birbirlerini gazlayan kadınlar kimsenin 30 yaş üstü bir kadından çocuk yapmak istemediğini hesaba katmıyorlar sanırım. 35, sağlıklı çocuk doğurmak için son şanstır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Senin gibilerinden neden çocuk yapalım, dünyaya yazık. Kendi bklu donunu yıkamaktan aciz tipler kadınlar hakkında atıp tutunca ben çok ayrı tetikleniyorum.
+2
sekizdokuzon
(07.02.26)
ailem bana bu konu dahil hiçbir konuda baskı yapmıyor, yapamıyor. yorum dahi yapmıyorlar. izin vermiyorum.
ben hiçbir zaman evlenmeyi düşünmüyorum. gerek yok. çünkü çocuk hiç istemiyorum. insan sosyal bir varlıksa tamam ben insan değilim, uzaylıyım. evlenmeyeceğim. :d kendi ailemin, akrabalarımın derdi yetmiyormuş gibi bir de kocamınkilerle uğraşamam. sevgililik güzel işte, o yeter.
+2
art cat chocolate
(07.02.26)
Ailem bu konuları benimle konuşmaz. Kendi aralarında konuşuyorlar mı bilmiyorum (sanmıyorum) ama bana söylemiyorlar o nedenle kafam rahat. Ben ayrı yaşıyorum yani ekonomik olarak tamamen bağımsızım. Sert bir mizacım vardır bir de. Mesela kardeşim evlendi yakın zamanda darısı senin başına diyenlere yok kalsın dedim orada kesildi. Muhabbete limon sıkmakta üstüme yoktur.
+2
peki madem
(07.02.26)
evlilik gül bahçesi değil zaten. içinizden gelmiyorsa boş verin canınızı sıkmayın. ne zamanki içten gelir o zaman hayırlıdır.
kızlar selam.makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?gözlük kullanıyor musunuz numaralı?saçınızı hep yapıyor musunuz?ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan bulu
kızlar selam.
makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu? gözlük kullanıyor musunuz numaralı? saçınızı hep yapıyor musunuz?
ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan buluşmalarda da makyaj yapmam. ayrıca gözlük takıyorum hep, lens de takmayı sevmiyorum. sadece kırk yılda bir süslenesim gelirse öyle makyaj yaparım ve lens takarım. saçımı neredeyse hiç yapmam, çok yorucu.
0
art cat chocolate (06.02.26)
Hiç yapmıyorum. Pandemi öncesi yapıyordum genel olarak ama pandemide rahatlığa çok alıştım. Geçenlerde bu böyle olmayacak deyip malzeme aldım ama halen daha kutularını bile açmadım. Halbuki yeni yıl planlarımdan birisi işe her gün makyajlı gelmekti:(
0
umutt
(06.02.26)
ise giderken pek yapmiyorum da genelde ufak da olsa yapmaya calisiyorum disari cikarken. sacimi da fonlerim lens de takarim. bu islere bu kadar usenmeyecek kadar enerji tasarrufu yapmakta fayda var
0
ala09
(06.02.26)
Selam.
Makyaj neredeyse hiç yapmam günlük kullandığım bir iki rutin var o kadar. Özel bir etkinlik varsa ancak, onda bile çok hafiftir belli bile olmaz, sevmiyorum.
Gözlük kullanmıyorum ama gözlük takmayı çok istediğim için her yıl gözüme baktırırım ihtiyaç halinde lens değil gözlük kullanırım.
Saçımı hep yaparım ama hep yapmaktan kastım büyük şeyler değil, derli toplu olsun isterim, ya düzleştiririm ya tepede toplar kahkülleri düzeltirim, ya örerim.
0
mutekebbir
(06.02.26)
işinde yukselmek istiyorsan, böyle bir kapı açıksa prezentabl olmak lazım, makyajına kıyafetine saçına dikkat etmek lazım, kurumsal firmada bu must gibi birşey
düz bi şirkettesindir abi abla söylemleri ile çalışırsın yapmayabilirsin ortam kaldırır.
-5
eja
(06.02.26)
abi-abla yok. zaten abi abla diyecek kimse yok, tüm ekip genç. hanım-bey de yok, patrona dahi. kurumsal denemez bir şirketteyim ama küçük bir yer gibi de değil. yükselmek için görünüşe değil işe bakılıyor.
benim rahatlığımın kaynağı yıllarca reklam ajanslarında çalışmış olmak. :d bazen ajansta uyduğumuz için pijama panduf takıldığımız bile oluyordu. ajanslarda da yükselmek için görünüşe bakmıyorlar.
0
🌸art cat chocolate
(06.02.26)
işe giderken günlük makyaj yapıyorum. elim alıştığı için hızlı yaparım. ama cilt makyajı yapmam sadece güneş kremi sürerim. fondoten kullanmam.
hafta sonu daha renkli makyajlar yaparım. saç konusuna gelince burada kurum kuaförümüz var çok ucuza yapıyor fönü. haftada bir fön çektiriyorum. iki gün kullanıyorum. onun haricinde saçlarımı yıkadıktan sonra örerim. sabahleyin açarım. saç diplerini düzleştiririm sadece.
0
Hallegadola
(06.02.26)
işe gittiğimde mutlaka saç makyaj yaparım. seviyorum hazırlanmayı. normal zamanda her dışarı çıkıp markete yakın bi yere giderken ısrarla makyaj saç yapma alışkanlığım yok. ama bi rimel sürerim. yüzümde kızarıklık vs varsa kapatırım. evde gözlük, dışarıda lens kullanıyorum. dışarıda gözlük takmaktan hoşlanmıyorum.
0
chanandler bong
(06.02.26)
tabi iyi görünmek bir artı ama ben aşırı üşeniyorum. eskiden beri hiçbir zaman makyajı takıyı falan seven biri olmadım. günlük makyaj yapmıyorum, sadece nemlendirici krem+tonik. saçımı ayda 1-2 kere düzleştiriyorum işe giderken. onun dışında hep yarım toplarım.
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
Makyaj yapmiyorum. Gözlük takiyorum.
Yükselmek icin asil cok fazla güzel olmaman, cok seksi olmaman lazim.Bu konuda arastirmalar var. Yüksek pozisyonlu insanlar genelde erkek ve güzel kadinlarla yakin calismaktan adim cikar diye cekiniyorlar. Is cikisi bas basa yemege gitmiyorlar, alinan isi hadi kutlayalim bisiler icelim demiyorlar ve haliyle yakinlik da cok kuramayip calismayi tercih etmiyorlar. Bu tabii abd‘de ama ben hakli buldum.
Ben makyaj yapmiyorum cünkü makyaj yapmamak icin cildime cok iyi bakiyorum. Bir de makyaj yapmak bana cok artificial geliyor.
-3
Purple life
(06.02.26)
Yapıyorum. Makyaj yapmayı süslenmeyi severim, saçımla çok uğraşmıyorum dalgalı zaten köpük sürüyorum genelde ve açık bırakıyorum. Aynada kendimi güzel görmek hoşuma gidiyor. Hiçbir şey yapmasam bi ruj sürerim, renk geliyor insanın yüzüne.
0
ekimoloji
(06.02.26)
patronu süslü giyinip ayartıp yüksel demiyorum, prezentabl olmaktan bahsediyorum ki yazmışımda, iş ilanlarında bahsedilir ya hani? iş yerinde banyodan çıktığım gibi gitmek bana yanlış geliyor benim öğrendiğim kurum kültüründe bu yok. kurumsal/yarı kurumsal yer görüp deneyimlerseniz insanlar bakımlı hafif makyajını yapar temiz kıyafetlerle gelir, mesela eskiden spor ayakkabı giyilmezdi artık bir şekilde yakıştırır olduk buda prezentabl olmanın içine girer oldu..
+1
eja
(06.02.26)
Ağır makyaj değil ama günlük ve hafif makyajım vardır her gün; 5 dakikamı alır. İşe giderken de yapıyorum.
Saçlarım dalgalı/ kıvırcık arası; köpükle 5 dakikada şekilleniyor. Ayda birkaç kez fönlediğim, maşa yaptığım da olur. Toplarsam da şekilli bir şekilde toplarım.
Gözlüğüm de var ama genelde lens kullanıyorum. Gözlüğü evde kullanıyorum.
Her gün 15 dakikamı ayırıp saçımı başımı düzeltmek, hafif makyaj yapmak bana iyi hissettiriyor. O yüzden atlamam. Aynı şekilde cilt bakım rutinimi de hiç es geçmem.
0
fraise
(06.02.26)
her gün yapmıyorum makyaj. bazen yüzüm çok kızarık oluyor o zamanlarda yapıyorum. ya da o gün işten sonra bi yerlere gitme, bi arkadaşımla buluşma planım varsa o da far falan yok. fondöten/bb krem, allık, rimel, ruj. lens kullanıyorum yüzüm küçük ve yuvarlak olduğu için hiçbir gözlüğü kendime yakıştıramıyorum. sadece evde tv izlerken taktığım bi gözlük var. 13 senedir lens kullanıyorum dışarda gözlük toplasan 10 kere takmamışımdır. saçımı kışın düzleştiriyorum. yazın topluyorum. saç yapmayı hiç bilmiyorum sadece topluyorum örebilmeyi falan çok isterdim ama o konularda yeteneğim yok hiç.
0
matilda
(06.02.26)
Canım o gün süslü hissetmek istiyorsa yapıyorum. Evden çalışa çalışa doğal halime çok alıştım ve güzel bulmaya başladım kendimi, o yüzden gerek duymuyorum. Eskiden kendimi çirkin bulurdum ve makyaj yapmak zorunda hissederdim. (Biliyorum, yanlış bir düşünceydi, atlattım.) Gözlük de kullanıyorum. Saçımı falan da aynı şekilde o gün süslenmek istiyorsam yapıyorum.
Ama bunlar dışında cildimin ve saçımın "süssüz" hallerinin düzgün görünmesi için çok bakım yapıyorum. Aksatmam, cildime sabah akşam bakım yaparım ama abartı bir rutinle değil. Saçlarımla da her gün ilgilenirim.
0
nolmus yani
(06.02.26)
Gözlüğüm var. Göz makyajını çok seviyorum ama hiçbir şey sürmesem bilr şıp şıp yaşlar süzülüyor.
Üğpoyı ya da abuzer, insanları zorbalamaktan ne zaman vazgeçeceksin? Neden eksi verelim kıza? Ondan sonra gelip küfrediyorlar diye ağlıyorsun.
-1
Kahvedesu
(06.02.26)
Makyaj yapmıyorum. Hiç yapmadığım için alışık değilim. Kardeşim evlendi o zaman yapmam gerekti palyaço gibi hissetim kendimi.
Gözlük takıyorum zira gözüm bozuk ve lens rahatsız ediyor.
Saçım kısa ve düz o konuda şanslıyım çok uğraştırmıyor.
Sen de kadinsin ya, senin lehine bisi soyluyorum aslinda ama israr etmiyim neyse. Bazi insanlar hak ediyor iste
+8
üğpoıuy
(06.02.26)
@üğpo, sana sesli harf yüklemesi gelmeden önce ben "zorba" kelimesini cümle içinde kullanıyordum. Endişelenme!
-9
Kahvedesu
(06.02.26)
Kısa cevap yapmıyorum. Özel günlerde ya da gerçekten bir şeye ya da kendim için özenirsem yapıyorum. Ne kadar temiz içerikli olarak pazarlansalar da yüzüme tüm gözeneklerimi kapatacak/tıkayacak kimyasalları sürmek sonra onları çıkarmak için uğraşmak zaman harcamak bana pek uymuyor. Bir de makyaj yapmayıncaki görüntüne sen de çevren de yabancılaşıyorsun bir noktada. O da uzun vadede iyi sonuçlanmıyor sanki. Saçımın özenli olmasına dikkat ediyor, yüzümü yıkıyor, nemlendirici ve güneş kremi sürüyorum. Bu yetiyor bana şimdilik.
Ha ruju günde 3-5 defa sürüyorum:/
+2
Amaranta ursula
(06.02.26)
Ten makyaji yapmiyorum. Usendigimden degil, sevmiyorum. Gereksiz buluyorum aslinda. Kaslarimin rengi cok silik oldugundan kas maskarasi kullaniyorum. Kahverengi rimel ve ruj. Sadece bu uclu var bende. Bu da 5 dakikami bile almiyor. Biraz makyaj yapayim bugun dersem de ekstra allik surerim sadece. Sacla ugrasamiyorum o yuzden hep at kuyrugu veya topuzdur. Ama topuzla is yeri hic olmuyor ben direkt banka mudiresine donuyorum topuzla jdjd
Merhaba,Kedime normalde ense damlası ve iç parazit hapı veriyorduk parazit için. Bugun veteriner isterseniz 3 aylık olan ikisi bir arada olan ense damlası yapabiliriz dedi onu yaptırdım. Fiyat olarak iki katı ücret ödedim. Arada niye bu kadar fark var? Bu damla daha mı etkili?Teşekkürler
Merhaba,
Kedime normalde ense damlası ve iç parazit hapı veriyorduk parazit için. Bugun veteriner isterseniz 3 aylık olan ikisi bir arada olan ense damlası yapabiliriz dedi onu yaptırdım. Fiyat olarak iki katı ücret ödedim. Arada niye bu kadar fark var? Bu damla daha mı etkili?
Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi (04.02.26)
deneyimimden yola çıkarak söylüyorum tavsiye etmiyorum ama eğer kedi dışarı çıkmıyorsa sizde dışardaki kedilerle haşır neşir olmuyorsanız ve evde ayakkabılarınıza dışardan geldiğinizde kıyafetlerinize kedi ile temas etmiyorsa dış parazit sürecini uzatabilirsiniz ben 4 ayda bir yaptırıyorum , bu konuda veterinerlerinde fikir ayrılıkları var bazı veterineler yukardaki durumlarda dikkatliyseniz yapmaya gerek yok bile diyor. o zehirleri her damlattıklarında çocuğumun nesesi yara oluyor benim hiç yapılmamalı demiyorum ama farklı görüşlerede inanılmaz inanıyorum.
dışarda bir kediye bakıyordum veteriner bunlara(sokakta olup gerçek paraziti olma ihtimali olan) hap vermek gerek dedi direk bağırsağından etken madde geçsinki paraziti döksün demişti o yüzden 2li ense veya iğne yapmadı.
0
eja
(05.02.26)
Ayrı olan dış parazit damlası daha güçlü. Benim kedi eskiden dışarı çıkıyordu o zaman ikili olanlar fayda etmiyordu mesela. Özellikle ayrı olanı kullanıyordum o iyi geliyordu. İç için hiç hap kullanmadım yutmaz diye onu da ayrı damla olarak birer gün ara ile yapıyordum. Şimdi ev kedisi olduğu için ikiliye döndüm.
0
peki madem
(05.02.26)
Damla yapilali iki gün oldu, kedim tarım ilaci gibi aşırı derecede yogun kokuyor. Bir daha bende yaptırmayı düşünmüyorum. Normal ense damlası ve hapa devam edeceğim.
Merhaba, Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?Tesekkurler
Merhaba,
Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo? Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce? Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi (04.02.26)
tekir icin bana biraz fazla gözüktü. 12-14 aylik civari o kiloya gelmis oluyorlar. yetiskin tekir kilosu 4.5-5 kg. 7. ayda 3.3-3.5 civari beklerim. ama büyüyene kadar sorun etmem ben kiloyu. sahsen benim kedim olsaydi su an onu diyete sokmazdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.26)
10 yaşındaki tekir kedimiz 4,5-5 kilo civarı. 5 yaşındaki siyah ayımız 8,5 kilo.
Sizin kedi hakkında @konusma +1
0
kobuzchu kiz
(04.02.26)
Aralık ayının ilk haftasi 2400 kiloydu, pesine kuru mamaya başladı düzenli olarak kuru mama yiyor sanırım o kilo aldırdı. Bugun çantayla tartıp sonra çantayı ayrı tartıp kilosunu öyle söylediler. Elime aldiğimda 4 kilo gibi gelmiyor. Emin olamadım. Evdeki baskulle tartayım bakalım onda kaç kilogram çıkacak. Su an için goruntusundede bir anormallik yok fit görünüyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
2 kedim var ikisi de neredeyse 5,5 yaşındalar. ikisi de siyah tekir.
dişi: 4.8 kilo erkek 5.3 kilo
0
art cat chocolate
(04.02.26)
Yaşı tahminen 8 civarı ve 3 buçuk kilo. Narinlikten ölecek.
Eski kedim dişi tekir, 13 kilo idi. Göbeği yerde sallanan biraz obez bir kediydi.
2004 yılında 13 yaşında öldü.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
Kediniz henüz büyüme çağında. Belki de iri bir çocuk olacak o yüzden 4 kg kilolu demek çok doğru değil. Bir yaşına kadar gelişmeye devam edecek. O yüzden ben olsam mama kısıtlamasına gitmem. Linkteki tablodan az çok anlarsınız durumunu.
ikisi de 4 yaşında. biri erkek 6.5 kilo diğeri dişi 3.5 kilo.
0
orpheus
(05.02.26)
boyları ve yapısıda önemli benim kedim uzun buyuk bir kedi 5-6 kg arası normal kilosu, ama eğer yemeğe eğilimi yuksekse şimdiden otomatk mama kabı ile saatli porsiyonlu beslemeye geçmek gerek. mama kabında hep mama bırakıyorsan yani hiç kap boş kalmıyor ona rağmen hepsini yiyor yani gözü açsa porsiyonluya hemen geçiş yap ki öğrensin. bencede sağlıklı iyi kalite mama yemeli yavru iken, hareketsizse oynatmanız koşturmanız lazım, böyle koşturmacalı oyun öğrensinki ilerde de oturduğu yerden oynamak istemesin hareketli olsun iyi kaliteli mama seni veteriner masrafından kurtarır, nd hills royal canin orta segmenttir, çocuğa yaş mamada ver bol bol öğününden biri yaş mama olsun(1 kutuyu 3 gunde veriyoruz) su içmesi çok önemli oyüzden yaş mamaya az bir miktarda su koy
0
eja
(05.02.26)
tekir, dişi, 13 yaşında, 5 kg civarında ki eskiye göre bayağı hareketsiz. Sizinki biraz fazla göründü bana da. Normalde en hareketli zamanları, ona rağmen kilosu benimkine yakın. Ki benimki de güzel yer hani.
0
mor oje
(05.02.26)
tekir 10 yaşında 11 kilo tosun sarman 3 yaşında 5.5 kilo
0
fevz-i
(05.02.26)
Hepinize tesekkur ederim.
Kedimin mama kabı her an dolu ama öyle çok yiyen bir kedi değil. Az yiyor. Mama olarak royal canin kitten kullanıyorum yaşına girene ve kisirlastirana kadar bu mamayla devam ederim diye düşünüyorum. Gimgat' in ödül mamalarından, wanpy krema, yaş mama, bi de dreamies ödül mamalarından veriyorum. Yaş mama verdiğimde sulandiriyorum bende.
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?
Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.
Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life (02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.
ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım. üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi. 30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.
Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim - turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.
Evil bitch’ten uzak dur derdim.
Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1
tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.
bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.
şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.
uzun dönem oturum iznim var (basımda).
ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.
burada iş piyasası sakat.
türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).
bakalım yeni iş bulabilecek miyim.
bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.
mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.
ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.
edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim. Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
08.30-17.30 işe gidiyorum hiç bir sıkıntı yok.17.30dan 21.00 a kadar hiç bir şey yapasım gelmiyor.21.00 yemek yap spora hazırlan24.00 spordan çık uyu.Hastalık ve kayıp haberlerini gördükçe sosyal platformlarda içimi darlıyor artık tüm hayat enerjim bitiyor, bende mi hasta olucam diyerek kendimi yıpr
08.30-17.30 işe gidiyorum hiç bir sıkıntı yok. 17.30dan 21.00 a kadar hiç bir şey yapasım gelmiyor. 21.00 yemek yap spora hazırlan 24.00 spordan çık uyu.
Hastalık ve kayıp haberlerini gördükçe sosyal platformlarda içimi darlıyor artık tüm hayat enerjim bitiyor, bende mi hasta olucam diyerek kendimi yıpratıyorum. Hayatta daha bir çok şeyi yaşamadan gezmeden , bunlar aklıma çok gelmeye başladı bu aralar.
Görüştüğüm flörtün olmaması , sevgilinin olmaması bu süreci zorlaştırıyor bence ama aşık olmadığım, arkadaş olmadığım, uzun yılları düşünemediğim biriyle olsunda istemiyorum.
Çözüm biliyorum ki psikolog yolu gözüküyor ama başka tavsiyelere açığım , Anlatmış olmak için biraz da anlattım.
Tatil kültürü bizim ailede yoktu, bende de yok. Bir plan yapıp şuraya gideyim yurtdışı dolaşayım istiyorum ama bir yandan da ne gerek var diyorum düzeni bozmaya , para harcamaya. Biri dürtse, eşlik etse kesin giderim de bunu nasıl çözücem
0
kararsızataletfilozofu (02.02.26)
Anlattığınız gibi benzer bunalımı, kaygıları ben de yaşıyorum. Uzunca bir süredir de anksiyete tedavisi görüyorum.
Bazen ben de düşünüyorum, acaba yalnızlık da ekstra kötü mü etkiliyor, fazla mı izole yaşıyorum diye ama sonra işin içinden çıkamıyorum tabii. Yaş da 30 üstü olunca bu mevzular iyice zorlaşıyor
Uzaklaşmak belki iyi gelebilir. Önümüzdeki hafta ben öyle yapacağım en azından, yurtdışına çıkacağım. Bakalım, belki cidden iyi gelir, bir nebze olsa uzaklaştırır kaygıdan
+1
bir fincan kahve ile film izlemek
(02.02.26)
D3K2 vitamini alinca günün daha pozitif geçer, fakat doktor kontrolünde yapilmali, fazlasi bobrek tasi vs yapar.
0
designer
(02.02.26)
Az uyuyorsun ve spor yapıyorsun. Sporu işten döner dönmez yap ve daha erken uyu.
0
gabe h coud
(02.02.26)
D3 doktor kontrolüyle alıyorum. Sporu erkene alma öabam var spor salonunda yapıyorum 2ay oldu.
Haftasonları 1-2 arkadaşla buluşup kahve içiyoruz. Başka hobi-sosyallik yok
0
🌸kararsızataletfilozofu
(02.02.26)
Elinizle bir şey yaptığınız bir hobi iyi gelebilir. Benim için örgü bu ama sizin için başka olabilir, ahşap oyma vs. gibi.
0
peki madem
(02.02.26)
Hiçbişeyi takmayacaksın anacım bu hayatta, varsın gamsız desinler.
Hayatınız boyunca ne istediğini bildiniz mi ve biliyor musunuz?
put it in your appropriate place
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.- Üniversitede bölümün dilini İngilizce terci
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.
- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim. - Üniversitede bölümün dilini İngilizce tercih sebebim; mezun olup, iş görüşümesinde İngilizce biliyor musun diye sorduklarında hayır demeyi istemedim. - bazı mallara bakıp bakıp "bunun gibi g.t, bunun gibi dallama ve gerizekalı biri olmayacağım" dediğim çok oldu. - 27 yaşındayken 35 olduğumda hayatımın sadece kitap okumaktan ibaret olmasını da istememiştim. - İçki içmeyi isteyip nerede durmam gerektiğini idrak edemem diye 30uma kadar hiç içmememiştim. 30umda başladım içki içmeye. Alkolik ve şarhos olmanın insanı ne derece berbat olduğunu birinci dereceden tanık olduğumdan bunlar gibi olmayacağım dediğim çok oldu. Birkaç sefer son raddeye geldiğim oldu ama o sınırı idrak edebiliyorum.
Ne istemediğimi düşünüp alternatif bir yol oluşturmaya çalıştım. Hayatım boyunca ne istediğimi bilmeden yaşadım fakat geldiğim ve evirildiğim noktada hayatımdan çok memnumum.
+2
put it in your appropriate place (31.01.26)
Huzur istiyorum, nezaket görmek istiyorum. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak istiyorum. Sevilmek ve onaylanmak istiyorum. Görülmek istiyorum. Sürekli sorgulanmamak istiyorum, sürekli diken üstünde olmamak istiyorum. Ait hissetmek istiyorum. Özgür olmak istiyorum. Kimseye zarar vermemek istiyorum, kalp kırmamak istiyorum. İnsanlarla mücadele etmek istemiyorum. Kibre düşmek istemiyorum, hakkımı yedirmemek istiyorum.
Sabaha kadar yazarım.
+2
sekizdokuzon
(31.01.26)
Sanki kınadıklarınıza benzemişsiniz.
-2
Kahvedesu
(31.01.26)
@Kahvedus; Sanmıyorum. Yazdığınıza saygım var ama aynı görüşte değilim.
0
🌸put it in your appropriate place
(31.01.26)
Ne istediğimi hiçbir zaman bilemedim ama ne istemediğimden hep çok net emin oldum; ona göre hareket ettim. Hayat tek bir seçime odaklanamayacak kadar çeşitli yollar çıkarıyor insana, her biri de ayrı bir his, ayrı bir zevk tattırıyor.
+2
Bruce
(31.01.26)
geçmişime bakarak yakın geleceğimde ne istediğimi biliyorum. doğrusu, tasarlıyorum. birkaç kez başkasına bakıp "bunun gibi olmayacağım" dedim, her zaman kendimi kerteriz almaya bakarım.
0
klassno
(01.02.26)
evet biliyordum.
- kedilere aşığım. hep bir kedim olsun istiyordum. iki kedim oldu <3 - şu anki sevgilimle sevgili olmak istiyordum, tam pes etmişken olduk :d - ortaokuldayken güzel sanatlar lisesinde okumayı ben istedim ve okudum. - lisemin 1. senesinde grafik tasarımcı olmak istediğime ve üniversiteyi istanbul'da okumak istediğime karar verdim. bunları da yaptım. çok iyi bir üniversiteden güzel sanatlar fakültesinde grafik tasarım diplomamı aldım.
ha tabii zorlu bir iş hayatım oldu şimdiye dek. kendimi çokça geliştirdim de bir yandan. hala geliştiriyorum.
isteyip de elde edemediklerim var bir de:
- huzurlu bir hayat - huzurlu ve güvenli bir iş - maddi rahatlık, hatta bolluk - sağlıklı psikoloji - mutluluk - sağlık
yani aslında para lazım ya. çok para lazım. :d
0
art cat chocolate
(01.02.26)
cogunlukla evet.
arada bir bosluga düstügüm zamanlar oldu ama cogunlukla nokta atisi kadar biliyordum. ergenlik yillarinda insan kendini tanirken sekilden sekle giriyor ama onu saymiyorum. sonucta denemeden neyi isteyip istemedigini bilemiyorsun.
sizde gereksiz bir korku var gibi geldi bana. rezil olma, hata yapma, aptal olma korkusu vs. bunlarin ailede kücükken cok elestirilmekten oldugunu okumustum ya da duymustum. belki onun üzerine gitmeniz lazimdir?
-1
Purple life
(01.02.26)
Ben pek bilmiyordum zira daha iki buçuk sene önceye kadar çalışmamıştım (32.5 yasinda calismaya başladım), ve gelecek planı yapmamıştım ama son senelerde hayatımı toparlamaya başladım, ve kendime hedef ve planlar koymaya başladım. hedeflerim kısaca maddi rahatlık, güzel bir yaşama sahip olma, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda pişman olmayacağım bir hayat sürmek olmak.
0
lodlest23
(01.02.26)
Hayır. En fazla bir haftaya kadar gelecek düşünebiliyorum daha ötesi yok bende.
0
peki madem
(01.02.26)
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Kesin bir şeye karar verirsin ülkenin durumu, pandemi , hayatına giren biri kararını etkiler. Tabiki ne istediğini ve istemediğini bilmek iyi bir şey.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.