Giriş
(15)

baldızın bitmek bilmeyen talepleri ve karımın sınır çizememesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
baldız kişisi 26 yaşında, çalışmıyor, her gün bizde. kendi evleri aynı ilçede ama bizim evden çıkmıyor. ne zaman eve bir şeyler alsam enişte sana güzel şeyler almış, bana neden kimse almıyor diye ajitasyon yapıyormuş. eşim de kıramayıp ortak kartımızdan aynı şeyleri alıyor. ortak birikim yapmamız ge
baldız kişisi 26 yaşında, çalışmıyor, her gün bizde. kendi evleri aynı ilçede ama bizim evden çıkmıyor.
ne zaman eve bir şeyler alsam enişte sana güzel şeyler almış, bana neden kimse almıyor diye ajitasyon yapıyormuş. eşim de kıramayıp ortak kartımızdan aynı şeyleri alıyor. ortak birikim yapmamız gereken dönemde sürekli masraf çıkarıyor.
biz yokken bir şey olur diye yedek anahtarı annesinde tutuyorduk, ben yokken tabletimi, özel eşyalarım kullanıyormuş. geçen gün şarj kablomu kaybetmesi üzerine biraz tartıştık. kardeşim o benim, ne var yani diyor, özel eşyama saygısı yok.
yıllık izinde baş başa kalabilmek için otelde yer ayırttım. parasını da aylar öncesinden yatırmıştım. baldız bunu duymuş, ben depresyondayım beni tek başıma nasıl bırakırsınız diye ağlama krizine girmiş. eşim de bana sormadan, haberim bile yokken ablam da bizimle geliyor, parasını biz hallederiz dedi. kafayı yemek üzereyim. dün akşam bu yüzden kavga ettik. sen benim ailemi istemiyorsun diyip kendisini odaya kapattı.
sizce ben mi çok abartıyorum? yoksa karım evliliğin sorumluluğunu alamayıp sınırlarımızı ailesine ezdiriyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.10.26)
Gelin hanımı alana baldız promosyon olmuş, geçmiş olsun.
+4
ekimoloji
(03.10.26)
eşinin, yeni bir ailesi olduğunun farkına varması gerekiyor.
+6
lazpalle
(03.10.26)
Bana çok tuhaf geliyor bu tür insanlar ya.

Yeni ve asıl aile ikinizsiniz artık. Eşinin mutlaka mesafe koyması gerekiyor.

Baldız evlenip evine eşini sokmayınca ankar ancak
+4
Hallegadola
(03.10.26)
baldiza hayirli bir eş bulma görevi sana düşmüş.
+3
designer
(03.10.26)
yazdığınız her şeye " yok artık" diye tepki verdim... koskoca 26 yaşındaki kızın da bu şekilde talep ve şımarıklıkları hayret verici. bence kendisine bir iş okul vs. uğraş bulunursa, siz ve eşiniz rahat eder...

ayrıca eşiniz ile ortak noktada buluşmaya çalışın bence... siz rahatsız olmakta çokkk haklısınız fakat eşiniz de arayı bulmakta zorlanıyor belli ki... öğretilmesi gerek...
+1
isimsizbiri
(03.10.26)
bir kişiyle evlendiğinde ayrıca annesi babası ve kardeşi hediye olarak gelir. hayırlı olsun, şu an bence baldıza yatırım yap ilerde çocuk olursa bakıcı olarak kullanırsın.
+1
mikahakkinen
(03.10.26)
Yanlış anlamayın hiç istemem yıkıcı olmak, ama düzelmeyecek. Çocuk yoksa kaçın. Çok çok net.
+2
enteg
(03.10.26)
hocam bundan bir önceki eşimin maaş kartı kimde kalmalı başlığından sonra bunu da okuyunca. tamamen senaryo şeyler yazdığınıza kanaat getirdim.
+16
omer460
(03.10.26)
Eşinize baldız bizle bu kadar kalıyorsa, buna bakıyorsak baldızı kuma getireyim deyin sonrasında bakalım o baldız duruyor mu daha oralarda
+2
denizgonen
(04.10.26)
Çaktırmadan duyuru nickini görmesini sağla. Kendi gider, bi daha da gelmez bence.

ya da eşinin görmesini sağla, ikinizden birine yol verir kesin.
+1
kibritsuyu
(04.10.26)
Aga bu nasıl evlilik. Kanım dondu yemin ederim
0
HellKeePer
(04.10.26)
serin hikaye bilader. napalım baldıza atla falan mı diyelim bunu mu bekliyosun :d
0
f02561
(04.10.26)
Çocuk yoksa yapmak için acele etmeyin. Bende de 2 görümce vardı hayatımızın her noktasında maydanoz. Abilerini boşatıp göğe erdiler. Kendi kocalarıyla izole çok mutlular şuan. Abileri g*t gibi izliyor onların mutluluklarını.
+1
cilekli pasta
(04.10.26)
26 yaşında bir insanın sizin çift olarak gittiğiniz aynı tatile gelmek istemesi esasen bir sorun.

Siz belki tüm gün odadan çıkmayacaksınız. Adı üstünde bu sizin tatiliniz. Hani çocuk olur baldız gelir siz tatil yaparken o çocukla ilgilenir sonra siz bakarsınız o biraz tatil yapar size yardımcı olur falan bu gayet normal bir davranış ama açıkçası sizinli bu durum gibi değil. Eşiniz belki ablasına gelme dediğinde onunla küseceğini düşünüyor olabilir. Ama sağlıklı düşünen bir abla zaten benim ne işim var siz başbaşa gidin eğlenin der. Bu konuda açıkça karşılıklı konuşmanız lazım kapıları kapatarak triplenmek ergence bir tavır.
+1
ezkaza
(04.10.26)
adam troll ya. eşinin ablası 26 yaşındaysa eşi 22 yaşında falan olmalı. kayseri’den mi yazıyorsun napıyorsun.
+3
deartheodosia
(05.10.26)
(3)

değersizlik hissi/çözümü?

isimsizbiri
arkadaşlar merhaba, değersizlik duygusu/öz değer eksikliği öz saygı sorunlarıyla başa çıkmaya çalışıyorum. profesyonel psikolojik destek alma imkanına da sahip değilim... sorum şu; bu tarz sorunlar yaşıyor musunuz? yaşıyorsanız önerebileceğiniz neler var? kitap önerileriniz neler?... deneyimlerinizi
arkadaşlar merhaba, değersizlik duygusu/öz değer eksikliği öz saygı sorunlarıyla başa çıkmaya çalışıyorum. profesyonel psikolojik destek alma imkanına da sahip değilim... sorum şu; bu tarz sorunlar yaşıyor musunuz? yaşıyorsanız önerebileceğiniz neler var? kitap önerileriniz neler?... deneyimlerinizi paylaşır mısınız?

açıkçası psikolojiye çok ilgili ve meraklıyım okumalar yapıyorum ve aslında yaşadığım bu problemin kökenini çok iyi anlayabiliyorum (ailem tarafından fiziksel,psikolojik şiddet görmüş olmak, çekingen özgüvensiz bir çocuktum, ailenin "kötü çocuğu" etiketi, sorumluluk almadan yetiştirilmek , sevgisiz büyümek vs.) çocukken kendi duygusal dengemi korumak için aileme sırtımı döndüğüm kendimi kapattığım ,bir dönüm noktası yaşadığımı çok iyi hatırlıyorum...

kendime dair öz benlik algımın ne kadar bozuk olduğunu farkındayım... aynı zamanda bu durum ilişkimi çok zorlaştırıyor...sonuç olarak, psikolojik destek almadan bunları aşabilmemin yolları var mı? nasıl kurtulacağım?
0
isimsizbiri
(25.09.26)
"öz şefkatli farkındalık"

bu kitabı okuyabilirsin. psikoloğumun bana önerisiydi
+1
art cat chocolate
(25.09.26)
bence Türkiye'de yaşayan herhangi biri özdeğer sorunu yaşıyordur. Bu ülkede tanıdığınız herhangi birinin geçmişi sizinkiyle büyük ölçüde paralel olduğundan herkeste az çok var bu sorunlar. Burası normal insanlar için tasarlanmış normal bir ülke değil. İnsanlar özdeğer sorunlarını ya ezik gibi yaşayarak ya da skalanın öbür ucu olan narsisizme teslim olarak çözüyorlar. Bir grup da var ki insanlardan kaçıyor, insanlarla mümkün olduğunca az temas kurarak akıl sağlığını koruyor. O yüzden ülkeyi terk etme imkanınız varsa hayatınızın değişeceğini göreceksiniz, yoksa bu dediğim seçeneklerle devam malesef.
+4
selamun aleykum kitty
(25.09.26)
haklısınız katılıyorum fakat maalesef yurt dışında yaşama imkanım yok...
0
🌸isimsizbiri
(25.09.26)
(3)

Sahiplendiremediğimiz hayvanlar için nasıl bir çözüm bulabiliriz?

furry burns
Arkadaşlar merhaba, geçen sene annesi tarafından dışlanan çok küçük bir kediyi sahiplendik peşine sokaktan bir kedi daha sahiplendik onda kronik astım ve kalp yetmezliği problemi çıktı tedavileri ve takibi ile ilgileniyoruz. Derken 2 ay önce sokakta aynı gün iki yavru kedi gördük birine motor çarpıp
Arkadaşlar merhaba, geçen sene annesi tarafından dışlanan çok küçük bir kediyi sahiplendik peşine sokaktan bir kedi daha sahiplendik onda kronik astım ve kalp yetmezliği problemi çıktı tedavileri ve takibi ile ilgileniyoruz. Derken 2 ay önce sokakta aynı gün iki yavru kedi gördük birine motor çarpıp yol kenarında bırakmış bacağı kırıktı, tedavisine ettirdik bakımını yaptık. Diğeri de çok küçük yavruydu yağan dolu ve yağmurda ıslanmıştı zatürre olmak üzereydi Onun da çok uzun bir süre tedavisi oldu antibiyotik vesaire daha yeni tamamlanıyor. En son şimdi de birkaç gündür sokakta ciyaklayan, annesiz kalmış 20-25 günlük bir kediye bakıyoruz. Evimiz çok küçük, nöbetli çalışıyoruz ve hepsinin aşı durumu farklı olduğundan izole etmeye çalışıyoruz ve artık iyice imkansız bir hal almaya başladı. Son rahatsızlıkları olan 2 yavru kediyi 2 aydır sahiplendirmeye çalışıyoruz Ancak maalesef hiç kimse sahiplenmedi. Şu aşamada içimiz el vermiyor el vermeye sokağa bırakmak durumundayız. Bu işin başka bir çözümü var mıdır? Bu kadar emek verip koşturup uğraştığımız hayvanların sokakta kışta gelmişken heder olmasını da istemiyoruz.
+6
furry burns
(23.09.26)
öncelikle elinize ve yüreğinize sağlık; kesenize de bereket diliyorum.
ben de tedavi konusunda çok geçmişi olan, ancak sahiplendirme konusunda çok başarısız biriyim. diğer yandan temizliğe giden bir tanıdığımız var; giriş katındaki evine onlarca kez kedi doğurdu; kadın istisnasız hepsini sahiplendirmeyi başardı. çünkü çok çevresi var. siz de web siteleri, klinikler, pet shoplar, kedili deli kadınlar, kimi bulursanız haber edeceksiniz; başka yolu yok ne yazık ki.

ikinci ihtimal de kontrollü olarak sokağa bırakmak -yine- ne yazık ki. defalarca kez box istirahati -işkencesi- ile kırık kol-bacak iyileştirip saldığım hayvanların ertesi gün ezildiklerine şahit oldum. ancak bizim de imkanlarımız sınırlı ve akıl -ve de beden-sağlığımız için bir yerde sınır çizmemiz gerekiyor..
kolaylıklar diliyorum.
+5
lil siztah
(23.09.26)
Favorileyeyim, cevaplar belki bana da yardımcı olur.
Evde tek kedi vardı. 5 senede dörde çıktı sayısı. Hepsi sokaktan. Üçü de ölmek üzereyken bakıldı. Son ikisini sahiplendiremedik, üzerimize kaldılar. Dördünü de kısırlaştır, aşılat, mama, kum vs. Ama en kötüsü bazen çok birbirlerine giriyorlar.

Evimiz büyük sayılır ancak ona rağmen 3 kediden fazlası sıkıntıymış, anladık. Yapacak bir şey yok, alıştık birbirimize. Şimdi bir tanesine talip çıksa, dört kediden hiçbirinden ayrılmak istemiyoruz. Ama ödümüz kopuyor beşinci bir vaka olsa ne yapacağımızı bilemiyoruz.

Sokak kedilerinin tedavi, bakım ve beslemelerine yardım etsek de, ortamları iyiyse adapte olup zaten orada güzelce yaşıyorlar. Ama bizim son 3 kedi de minnacıkken bakım ister haldeydi. Şubat soğuğunda 7 günlük bebeyi sokakta bırakamıyorsun. 3 saatte bir biberon. Sıcak tutma. Yumuşak diş fırçasıyla yalama simülasyonu, kakasını yaptırma vs…

Gözünüzün önünde çaresiz bir yavruyu ölüme de terk edemiyorsunuz.

Kimse de tekir sahiplenmek istemiyor. Hem herkese güvenemiyorsunuz da… Masraflarını saymadım zaten. Biz ömür boyu mama garantisi verip de yine sahiplenen bulamıyoruz, düşünün.

Zor… Çok zor…

Edit:
@lil siztah
Bahsettiğiniz abla süpermiş. Anladım ki bizim çevremiz yok. Bizim çevreden en fazla “sizin evde nasıl olsa çok, bizim evdeki tek kedimiz çok tüy döküyor, onu da alın” türü saçmalıklara muhattap oluyoruz.
+1
yadigar
(24.09.26)
belki tuhaf gelecek fakat instagram'a viral olacak bir sahiplendirme videosu çekerseniz bence çok rahatça bulabilirsiniz... özellikle gündem olan sokak kedilerini yalnızca video çok izlendiği için veya insanlara sempatik gözüktüğü için sahiplenmek isteyen yüzlerce kişi görüyorum yorumlarda... ek olarak da bulunduğunuz şehrin üniversite öğrenci gruplarına ulaşmayı önerebilirim...

(son olarak emeğinize çabanıza sağlık...)
0
isimsizbiri
(25.09.26)
(7)

insanların yüz yüze tanışma oranı epey düştü mü

megalomaniac
Artık sanki genelde sosyal medyada daha önce tanışmadıkları kişileri ekleyerek başlıyolar tanışmaya. Ordan bi süre takip edip, kafalarına yatarsa yüz yüze oluyolar. Eskiden cafede barda alışverişte vs. birbirleriyle dialog kuruyolardı ama şimdi kimse kimsenin suratını merak etmiyor sanki, dimi?
Artık sanki genelde sosyal medyada daha önce tanışmadıkları kişileri ekleyerek başlıyolar tanışmaya. Ordan bi süre takip edip, kafalarına yatarsa yüz yüze oluyolar.
Eskiden cafede barda alışverişte vs. birbirleriyle dialog kuruyolardı ama şimdi kimse kimsenin suratını merak etmiyor sanki, dimi?
+2
megalomaniac
(20.06.26)
neredeyse tüm erkek arkadaşlarımla sosyal medya üzerinden tanıştım...bence çoğunlukla yazdığınız gibi bir düzen hakim
+2
isimsizbiri
(20.06.26)
Epey azaldı bence de, millet kafeye bara birileriyle tanışmaya giderdi, şimdi herkesin elinde telefon, kimse dışa dönük belki birileriyle tanışırım umuduyla gitmiyor. Ordan gördüğü kişinin instadan istek atmasını bekliyor. Bu da baya yapay geliyor bana.
+2
olaylar olaylar
(20.06.26)
Türkiye'de kafede barda tanışılmaz. Yurt dışında milletin birbiriyle tanışmak için gittikleri mekanlara Türkiye'de gittiğinde damsız almıyoruz ayağı çekiyorlar. Sebep de sizin ananıza bacınıza asılsalar hoşunuza gider mi oluyor. Parasını verip bilet aldığın mekanın kapısından teksin diye geri çeviriyorlar, kafa böyle burda. Markette yolda gördüğünle konuşmaya kalksan sapık muamelesi görmemen imkansız. İş yerinden tanışmak herkes için uygun değil. Üniversite çağını geçtiysen arkadaş çevresi, sosyal medya ve dating applerden başka bir alternatif şehir hayatında zor.
+5
synesthesia
(20.06.26)
Turkiye'de erkek olmak cok zor
Tatile bile gitsen su damsiz alma muhabbetinden dolayi zehir oluyor.
+4
baldur2
(20.06.26)
Yakisikli da olsa biri benle tanismaya calissa cok tedirgin olurdum.
Datin appte seni likelayarak konusmak icin izin veriyorum. Ama cafede tek basima oturuyorken sadece tek basima oturmak istiyorum. Biri gelip muhabbet aciyor ve bsg yani kiz düsürmeye mi geldin. Net bir sekilde reddetsen bu sefer manyak heralde falan der.

Türk vs denmis. Ben senelerdir almanyada yasiyorum. Alman erkekler hicbir kadina gün icinde gymde cafede salca olmaz. Tek konusmaya calistiklari yer gece kulübü dans falan oluyor ama o ortamlar da zaten öyle bir ortam.

Alakasiz muhabbet acanlar hep arap türk bulgar falan.
-2
Purple life
(20.06.26)
Amerika'da yapılmış bir çalışmada istatistikler geçiyordu

2000 yılında insanlar %96 gibi bir oranla yüz yüze tanışıyorlarmış (%27.5 arkadaşlar, %15 iş arkadaşları, %11 aile...), online %5 bile değil.
2024 için ise online %60,7... bundan sonraki ilk mecra hala arkadaşlar ve payı %13,8
0
salihdt
(20.06.26)
Yüz yüze tanışmada erkek için şans daha yüksek. Dating app'lerde arz talep dengesizliği var.

Dating app'ler çoğu kadın tarafından bedava yeme içme için kullanılıyor. İş veya okul ortamından biri buluşma teklif ettiğinde beğenmiyorsa direkt reddedip geçiyor ama app olunca dene-yanıl yöntemiyle haftada 10 adamla görüşen var. Nasıl olsa bir daha görmüyor ve maliyeti yok.
+1
stefano
(20.06.26)
(9)

sokak kedilerinin balkonumu kullanmasını istemiyorum

plastic_angel
öncelikle böyle bir hakkım var mı? daha önce sözlü ve bedensel iletişim denedim ama işe yaramadı.kedi eğitmenlerinin videolarını izledim o da işe yaramadı. psikolojilerini bozmadan onları uzaklaştırmak için doğal hangi yöntemi deneyebilirim? sirkeli su işe yarar mı?
öncelikle böyle bir hakkım var mı?
daha önce sözlü ve bedensel iletişim denedim ama işe yaramadı.
kedi eğitmenlerinin videolarını izledim o da işe yaramadı.
psikolojilerini bozmadan onları uzaklaştırmak için doğal hangi yöntemi deneyebilirim?
sirkeli su işe yarar mı?
-12
plastic_angel
(31.01.26)
Mirket
(31.01.26)
balkonun konumu gereği file kullanamam.
-1
🌸plastic_angel
(31.01.26)
neden ki? bu soğuklarda sığınıyorlardır üzüldüm. :( eğer halı koltuk vs yoksa balkonda ,bence izin verin tuvalet yapmazlar asla kum yoksa
+2
isimsizbiri
(31.01.26)
çiftleşme dönemi. iğrenç kokuyorlar. yaşam alanımda başka bir canlı görmek istemiyorum.
-3
🌸plastic_angel
(31.01.26)
Hocam gördükçe su sık. Bol bol kaçır. Bi süre sonra gelmemeye başlarlar. Ama sürekli kovalaman lazım.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(31.01.26)
hocam file en mantıklısı en tuy dökmeyeni bile döküyor çop koysan karıştırır. file taktır rahat et kovmakla baş olmaz.
+1
kuzey li
(31.01.26)
Balkonun ortasına korkuluk dik.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(31.01.26)
sırf bunun için yüksek giriş balkonlu bir evde oturmak isterdim ama "insanlardan" korktuğum için yüksek giriş ve bahçe katı evlere çıkamıyorum.

valla dua edin hırsız, sapık falan değil de kedi giriyor.

balkonu kapattırmaktan başka çözüm yok.

balkonun fotoğrafını atarsanız belki bir şeyler söyleyen çıkar.
+2
art cat chocolate
(31.01.26)
ben gerçekten şok oluyorum, insanların ben merkezciliği ve empatiden yoksun tavırlarına... yaşadığımız yerde hayvan - insan dengesi bir arada hoş görü ile yaşamakla sağlanır. zira insan, fare dolu bi evde yaşasaydı kediyle dost olacaktı. çıkarımıza göre hayvanları kullanmayı biliyoruz fakat konu bir arada yaşamak olunca , " balkonuma sığınmasın." ki kedi nereye gitsin? şehir mi değiştirsin? barınaklara tıkılıp hastalıktan gebersin mi? soğukta karda kışta başınızı sokacak bi yer bulamadığınızda anlarsınız...
+1
isimsizbiri
(01.02.26)
(10)

uzun zamandır beni etkileyen bir film yok.

Rondak
öyle bir film söyleyin lütfenteşekkürler.
öyle bir film söyleyin lütfen

teşekkürler.
0
Rondak
(31.01.26)
Lucky 2017
0
Amaranta ursula
(31.01.26)
ordinary angels...

ağla ağla için çıkar.
+1
antihero
(31.01.26)
11'e 10 Kala
+2
yurtsuz john
(31.01.26)
Mirket
(31.01.26)
Yakın dönemden Tavşan İmparatorluğu.
+1
auroraaurora
(31.01.26)
The Lives of Others
+1
biravekahve
(31.01.26)
Bergman - Autumn in Sonata
Juan Pablo Rebella ,Pablo Stoll - Whisky
Tunç Başaran - Uçurtmayı Vurmasınlar
Haneke - The Piano Teacher
Mikheil Kalatozishvikli - Soy Cuba
Costa Gavras - Z (1969)
Jerzy Skolimowski - EO
Pasolini - Love Meetings 1964
Victor Erice - the spirit of the beehive 1973
Bresson - Mouchette
+2
isimsizbiri
(31.01.26)
Robot wild beni çok etkilemişti en son.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(31.01.26)
babam ve oglum :)
+1
koela
(31.01.26)
@isimsizbiri, sov yapmissiniz, sukelanizi verdim :) bunlar da benden gelsin:

mandalinalar (mandariinid)
gunesli pazartesiler (los lunes al sol)
sercelerin sarkisi (avaze gonjeshk-ha)
leviathan
down by law
+3
banach
(31.01.26)
(5)

Japonya bileti nasıl ucuza alınır?

dizicolleague
Kasım ayında Japonya'ya gideceğim. Uçak biletlerini şimdiden kovalayayım dedim. Kampanyaları nasıl takip edebilirim?
Kasım ayında Japonya'ya gideceğim. Uçak biletlerini şimdiden kovalayayım dedim. Kampanyaları nasıl takip edebilirim?
0
dizicolleague
(29.01.26)
Ulanbator aktarmali Tokyo var 365 EUR falan fiyati, Mongolian Airlines. Doha aktarmali olanlar 600 EUR civarina yakin. Direkt ucus 800 EUR'dan asagi goremedim. Ben Kiwi.com uzerinden bakiyorum.
Takip etme isi soyle, esnekliginiz varsa aktarma anlaminda falan, yaygin opsiyonlara bakabilirsiniz. Buradan mesela 5-6 havayolunu secer, bunlarin email servislerine abone olursunuz. Kampanya olunca size bilgi gelmis olur.
+1
mbond
(29.01.26)
bende aynı şekilde daha başlayacağım kovalamaya bana verilen öneri air asyaya bakmam ve şubat ayında tüm havayollarının indirim yaptığıydı
+1
eja
(29.01.26)
ucuzaucak.net

burası güzel biletler paylaşıyor. japonya biletleri de var.
mayıs haziran tokyo gidiş dönüş 22 bine paylaşmışlar mesela. burayı takip edin kesin
+3
jelly bear
(29.01.26)
@jelly bear +1

ben de geçen yaz ucuzaucak.net'den almıştım biletimi. çin aktarmalı gittik ve geldik sorunsuz ama şimdi bazı sorunlar var diye okudum japonya ve çin arasında zaman zaman iptaller oluyormuş. emin değilim. biz geçen yaz 18 bin TL'ye almıştık gidiş dönüş biletimizi - Istanbul-Osaka; Seul-Istanbul
+1
euteamo
(29.01.26)
skyscanner 'dan türkiye(hangi şehirdeysen) - japonya seç , tarih olarak (esnek tarihler) kasım ayını işaretle gün vermeden, en ucuz günü sana gösterecek, daha sonra uçuş firmasının gerçek internet sitesine girerek bileti alabilirsin (ben güvenli olması açısından bu şekilde bilet alıyorum)
+1
isimsizbiri
(29.01.26)
(6)

Hobiniz var mı

arbre
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
-2
arbre
(25.01.26)
daha yeni elektro gitar aldim. arada bir elime alip caliyorum.

farkettigim biseyi paylasayim. baskiyla hobi olmuyor. eger, herkes biseyler yapiyor ben de yapmaliyim durumu varsa az daha bekle. cunku alacagin seyi kenara atinca icten ice bunu da yapamadim diyerekten modun dusecek.

hobi ile birseyi satin alma heyecani siklikla karistiriliyor. oyle bir durum varsa hicbirseye para harcama. git once magaza dolas, arkadasinda dene, online videolara bak vs.. heyecanini arttir. ondan sonra motivasyon dolu sekilde siparis ver butonuna bas.
0
buenosdias
(25.01.26)
şu sıralar resim yapıyorum bir de tin whistle ile sevdiğim soundtrackleri çalmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.01.26)
bir aralar fransızca öğreniyordum a2'den b2'ye geldim sonra çok yormaya başladı bıraktım. satranç öğrendim bir süre kursa gittim sonra o da çok zor geldi bıraktım. yukarıdaki arkadaşın dediği gibi bir şeye başlama/satın alma heyecanı hobinin kendinden çok farklı şeyler. ilk başlarda ufak ufak çok masraf etmeden ilgilendikçe hobiyle merakın artıyor mu ona bakarsın, eğer öyleyse başlarsın. yoksa boşa masraf.
0
zen1th
(25.01.26)
fotoğrafçılığa merak saldıysanız ben analog fotoğrafla ilgileniyorum, tavsiye ederim, çok heyecanlı ve keyifli bir süreç... ne çektiğini bilmemek, hemen bakıp görememek , beklemek zevkli.
0
isimsizbiri
(25.01.26)
Balık tutuyordum ama birkaç yıldır işten güçten fırsat olmadı.

Sakin bir yerde tutarsanız müthiş bir heyecan, o balığın oltaya vuruşu... Anlayamazsınız...
0
msb
(25.01.26)
piyanom var. ayrıca almanca öğreniyorum.
0
art cat chocolate
(26.01.26)
(8)

Kadın kuaförü sorusu

muhayyer divan
Selam kadınlarBugün kuaföre saç yıkama ve kırık fön için 700 tl verdim. Kazık mı yemişim? Sizin oralarda nasıl bu ücretler?
Selam kadınlar

Bugün kuaföre saç yıkama ve kırık fön için 700 tl verdim. Kazık mı yemişim? Sizin oralarda nasıl bu ücretler?
-1
muhayyer divan
(21.01.26)
geçtiğimiz ay saçımı kestirmek için çevrede kuaför aramaya başladım. 2500 - 400 tl aralığında değişiyordu fiyatlar. gidip bi mahalle arası kuaför buldum 400e kestirdim en sonunda. yani kuaföre bağlı yerine bağlı
0
isimsizbiri
(22.01.26)
benim hanım makine aldı çinden, kırıklarını alıyor. saç maşası gibi ama içinde bıçakları var. adı sanı belli markalarda öyle bi alet de yok. nasıl güvendi de saçlarını riske attı bilmiyorum ama iki yıldır kuaföre gitmedi hiç.
+1
antihero
(22.01.26)
artık kuaföre girince fiyat sormak gerek , 20 yıllık kuaförüm her gittiğimde farklı fiyat söylüyor . son gittiğimde fön 300 TL olmuştu .
yıkama + fön için çok fazla 700 TL
+1
devilone
(22.01.26)
Mahalle kuaföründe geçen ay aynı işleme 700 ödedim, kazıklanmamışsınız yani fiyatlar bu bantta.
0
purplee
(22.01.26)
Pahalı bence. Fön değil de kesim olsa normal derdim.
0
ekimoloji
(22.01.26)
Bölgeye göre değişiyor +1
Beyoğlu'nda yıkamasız düz fön 600'e çektirmiştim, Bayrampaşa'da 300, geçen Mecidiyeköy'de ara sokakta bir yerde 200'e çektirdim.

Olabildiğince Beyoğlu'na bırakmamaya çalışıyorum, fön için çok fazla çünkü bu ücret bir de iki aydır falan gitmedim artmıştır muhtemelen.
0
mutekebbir
(22.01.26)
geçen yıl saçımı kestirmek için kuaför arıyordum genelde 500 tl dediler. mahalle arasında fön çekip dümdüz kesen bir kıza 150 tlye kestirdim. bu yıl aynı kıza 400 tl ye kestirdim hiç de güzel olmadı, saç kesmeyi bile bilmiyor sadece dümdüz kesebiliyor :D

her konuda fiyat algımızı kaybettiğimiz için 700 tl ye fön çektirmek de pahalı mı ucuz mu pek anlayamıyoruz. normalde çok pahalı derdim ama diyemiyorum.
0
Sadece soruyorum
(22.01.26)
Geçen yıl leventte kestirdim. 1500 ödedim. Acelem olmasa daha ucuzunu bulurdum.
Bu tıl küçük bir köydeki kuaföre 600 tl ye kestirdim.
0
Kahvedesu
(22.01.26)
(17)

neden herkes benimle iletisimi kesmis olabilir?

dokunmakalbime
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar. bu durum c
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar.

bu durum cok anormal geliyor.
-1
dokunmakalbime
(20.01.26)
hayatın acı yüzü maalesef. gözden uzak olan gönülden de ırak oluyor. Arkadaşlıkların temeli ortak yaşanmışlıklardır. Ortak yaşanmışlıklar eskidikçe ve yerine yenisi eklenmedikçe zamanla uzaklaşmalar kaçınılmaz. Bireysel algılamayın bence.
+2
biravekahve
(20.01.26)
İşyerinde her sabah telefonlaştığım adam artık farklı departmana geciyorum diye numaramı sildi hiçbir şey söylemeden. Normal oldu artık bu işler herkesin ne kadar işini goruyorsan
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
ben de yaşadığım şehirden başka bir şehre taşındım ve arkadaşlarım arayıp sormayı kesti. ben aramadıkça arayıp yazmıyorlar da... maalesef böyle bir durum var
0
isimsizbiri
(20.01.26)
merak etme, yurtdışından bir şeye ihtiyacları oldugu zaman arayıp sormaya başlarlar, gelirken getirsene derler.
+5
abelardo
(20.01.26)
Bazı insanlar yurtdışına çok anlam yüklüyor sizinle iletişime gecerlerse sizin oradaki hayatınızı dinlemeyi kendi hayatlariyla kiyaslayip kiskanmis olabilirler. Kariyer yükseliş gibi bir sebeple gittiyseniz bu ihtimal gerçekten vardır.
+1
egerbiryolcu
(20.01.26)
yurtdışına taşınınca çoğu insanın gözünde bi elin yağa bi elin bala giriyor, zorda olan biziz, senin bizi arayıp halimizi hatrımızı sorman lazım fikrine kapılıyorlar.
+4
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Bu kadar bunu takıyorsan niye yurtdışına gittin ki?
-2
runaway
(20.01.26)
insanlar sevgilileriyle farklı şehirlerde kalmak zorunda kaldıklarında bile yani birbirinin hayatında olan insanların, aynı ülkede farklı şehirlerdeki uzak mesafe ilişkisi yürümüyor. sen bunu arkadaş ve akrabadan üstelik yurt dışına gitmene rağmen bekliyorsun :)

benim de yurtdışında akrabam ve arkadaşlarım var. binde bir görüşürüz.

erişim alanında olmayan birisiyle arkadaşlık veya başka bir şey yürütülemez. birisi tek taraflı çırpınır.

olayın bir de şu boyutu var. yurtdışına giden bir arkadaşım ikide bir beni arasa, gittiği yere alışamadığını ve benimle görüşerek sakinleşebildiğini düşünürüm.
+3
tabudeviren
(21.01.26)
yurtdisina tasininca herkesin basına gelen durum budur. Çok samimi olsanız bile artık ayni seyleri paylasamadiginiz icin iletişim zamanla ayni seyler uzerinden dönmeye baslar , azalarak da biter. Ama bir diger grup ise sadece burada olduğumuzdan dolayı iletişimi direk keser. Yurtdisina taşınmak bu konuda turnusol kagidi gibidir.
+1
acelaacedebela
(21.01.26)
Çok basit aslında, gözden uzak gönülden ırak. Benim de var arkadaşlarım yurt dışında, her gün en az yarım saat konuşuruz. Seninle iletişimi kesenler, artık senden fayda/yarar gelmez diyen kişiler o yüzden boşver.
0
gobekliraki
(21.01.26)
gozden uzak gonulden ırak +1
eger bu isler size dokunuyorsa gocmenlik size gore degildir..
0
cooperr
(21.01.26)
Çok anormal bir şey değil. Sizin hayatınızda çok büyük bir değişiklik oldu çünkü bir anda bütün sosyal çevrenizden uzaklaştınız halbuki herhangi bir arkadaşınızın hayatında görece çok daha küçük bir değişiklik oldu çünkü o hala kendi sosyal çevresinin içinde ama bir arkadaşı, yani siz, artık uzaktasınız.
0
salihdt
(21.01.26)
gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor. artık boomerların etkisi azaldığı için hatır sorma ritüeli sonlanıyor. eskiden analar babalar gazlar ara hatır sor derdi; sende herkes böyle yapman gerektiğini düşünürdün. artık tetikleyici olmayınca davranışta sönümlendi. uzaktaysan en kral arkadaşın bile aramaz artık. anormal bir şey yok.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
saat farkından dolayı veya seni rahatsız etmek istememelerinden kaynaklı olabilir. kişisel algılama. senin araman sorman her zaman daha doğru olur çünkü değişiklik yapan kişi sensin onlar değil. sen aramaz sormazsan da "gördün mü ibneyi bi gitti yurt dışına huyu, suyu değişti aramaz oldu" derler.
0
elektr10
(21.01.26)
cevaplar için teşekkürler. bu durumu normalleştirenler yada amacı üzüm yemek olmayıp bağcı dövmeye gelenlere özellikle tik atmadım.

sürekli görüştüğünüz kişi sırf başka ülkeye taşındı diye uzaklaşmak isteyebilirsiniz. ama hem arayınca eski günlerdeki gibi konuşayım hem de ben hiç aramayayım tavrı çok nezaketsiz. varsa bir problemin, derdin, mazaretin açıkca söylersin adı konur ona göre hareket edilir. nezaket diye birşey var. dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir.
0
🌸dokunmakalbime
(21.01.26)
Benim öz ablamla bile muhabbetim azaldı, ben burada ay sonunu getiremezken onun villasına yaptırdığı ahşap merdiveni dinlemek ilgimi çekmiyor.
+1
mirty
(21.01.26)
@dokunmakalbime

haklisin kardesim, neden tik atmadigini acikladigin icin de ayrica tesekkur ederiz.
sapkayi onumuze alip dusunecez artik.
devir farkindalik devri.
0
cooperr
(21.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.