Giriş
(10)

Geçmişte kalan insanların size verdiği eşyalar

orangesandsea
Diyelim ki geçmişte aranızın iyi olduğu bir insan size bir eşya verdi ama sonra kırgınlıklar veya vefat oldu ve aradan yıllar geçti. Bu eşyalarla ne yapıyorsunuz?Eski sevgili eşyası değil konu, eski bir arkadaşın verdiği kitap, babanızla aranız iyi olduğu dönemde size aldığı dolma kalem vs. Bu eşyal
Diyelim ki geçmişte aranızın iyi olduğu bir insan size bir eşya verdi ama sonra kırgınlıklar veya vefat oldu ve aradan yıllar geçti. Bu eşyalarla ne yapıyorsunuz?

Eski sevgili eşyası değil konu, eski bir arkadaşın verdiği kitap, babanızla aranız iyi olduğu dönemde size aldığı dolma kalem vs. Bu eşyalar size eski günleri hatırlatıp üzüyor ama elden çıkarmak da ayrı bir mesele, dolapta ceset saklamak gibi bir şey, yer işgal ediyor, üzüyor ama aynı zamanda bir şeylerin iyi olduğu zamanları hatırlatıyor.

Bazılarının maddi değeri yok ama bazılarının ise var altın kolye, antika fotoğraf makinası vs.

Siz ne yapıyorsunuz bunlarla?
0
orangesandsea
(23.03.24)
her taşınmada büyük kısmından kurtuluyorum. hatıra bir şeyini atmayacağım 1 veya 2 kişi vardır sanırım.
0
9kuyruklukedi
(23.03.24)
sagda solda yer kapliyo, sũrunuyo.
0
ala09
(23.03.24)
ufak tefek şeylerden kalan oldu. künye, fotoğraf vs. bi yerlerde duruyorlar öyle.
0
ermanen
(23.03.24)
Neden dolapta ceset saklamak gibi olsun ki? Geçmişiniz sizin parçanız, orada hatırlamak istediğiniz ya da ders çıkardığınız olayları size hatırlatan şeyler saklamanız gayet insani, olağan, doğal, belki de insanlığın başından beri yapılan bir şey.

Bu eşyalar size mutlu hissettiriyorsa neden atasınız? Ancak eğer bu eşyaların sizi üzdüğünü söylüyorsanız ve yarattıkları duygularla baş etmekte zorlandığınıza inanıyorsanız elden çıkarmak daha iyi olabilir.

Genel geçer bir formülü yok aslında, tamamen size bağlı bir durum. Ben bir şeyi değerli görüyorumdur hayatta atmam derim, başkası hayatının en kötü zamanlarını hatırlatan bir eşyayı baz alıp hiç elimde tutmam böyle şeyleri atar geçerim der. İkimiz de haklı oluruz.
0
akhenaten
(23.03.24)
eski sevgilileriminkiler duruyor. kullaniyorum da hatta. o baglanti kopuyor kafamda benim.
yine de vefat falan olursa kullanamam muhtemelen. atamam da. senin gibi kalirim. aslinda hepsini tek seferde atip kurtulmak lazim. biz kardesim oldugunde oyle yapmistik. neden bilmiyorum birkac gun icinde neredeyse tum esyalarini evden cikarmistik. ya birine verdik ya cope attik. birileri soylemisti herhalde cok bilincli yaptigimizi sanmiyorum. ben yillar sonra hala fotograflara bile bakamayan biri oldugum icin o esyalarla ayni evde yasamak beni cok yorardi muhtemelen.
0
bohr atom modeli
(23.03.24)
genel olarak pek bir sey atmam. bana verilen esyalari da atmam o yüzden.
0
robert bosch
(23.03.24)
Artık tutmak istemediğim hediyeleri, hatırası kalsın diye resmini çektikten sonra atıyorum. Ama iyice negatif bir duygu varsa direkt atardım sanırım.
0
firez
(23.03.24)
O insanla aramın iyi olduğu döneme ait olduğu için saklarım o eşya aramızın iyi olduğu zamanı temsil eder manevi değeri vardır yaşanmışlıklar vardır atılmaz.
0
doharkoman
(23.03.24)
Değer verdiğim bir insandan kalan bir şeyse işlevselliğine bakmadan saklarım. Ama hayatımdan çıkardığım birinden kaldıysa işlevselse kullanırım değilse atarım.
0
yazdonumu
(23.03.24)
eski sevgili eşyası ise zorlanırım ama mutlaka bir yerde vedalaşırım. vedalaştım. arkadaşlarımın, ailemin verdiği ise tutarım çok yer kaplamıyorsa.
0
gabe h coud
(23.03.24)
(11)

Duyuruda son dönemde bı aktroll mu turedi

abuzer
Fark ettiniz mi?
Fark ettiniz mi?
0
abuzer
(23.03.24)
nüfusumuz az diye sadece 1 tane musallat etmeleri çok minnoş değil mi ^^
0
pide
(23.03.24)
Evet, her seçim öncesinde bi tane veriyolar buraya. Bu dönemin de şanslısı var bi tane :d
0
nundu
(23.03.24)
Derivative bilen biri olsa gerek.
0
gabe h coud
(23.03.24)
Duyuruda herhangi bir trol olacağını sanmıyorum burası troller için uygun bir ortam değil onlar daha çok Twitter veya ekşisözlükte ama görünen o ki ekşisözlükte oktrol daha fazla. Her taşın altından buzağı aramamak lazım herkes aynı düşünecek diye bir kaide yok.
0
doharkoman
(23.03.24)
Evet fark ettim, “herkes aynı düşünecek diye bir şey yok” maalesef genel geçer konularda aklın yolu bir. O nedenle ben de bir aktroll türediğini düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(23.03.24)
@doharkoman, youhh yauvv olmaz olur mu? var bi tane Türkiye çoh eyi diye övüp Avrupa b.klayıp sonra "sokakta yatarak avrupa gezebilir miyim" diye soru soran ama diğer öneri isteyen insanları da yallah arabistana yönlendiren; yüklü miktar dövizlerle oynayan, yandaşı olduğu siyasilerin yüklü mal varlıklarını aklayan bi aktroll
0
🌸abuzer
(23.03.24)
@abuzer +1

Sokakta yatmaya gerek yok, aktroll maaşı ile bir hostel tutulabilir. Hem aktroll hem beceriksiz.
0
ruhen hastayim ben
(23.03.24)
evet. bu soruyu da kaçırmamış.
0
paintov
(23.03.24)
Hehe hiç kacirmam hemen anlıyorum duyuruya tekrar geldiklerinde. Aktroll sense oluştu.
Önceden biri vardi covid dönemi bütün Çin'deki üretim buralara akacak, Türkiye cosacak yazıp duruyordu. o gitti, sonra biri daha geldi o da gitti gibi. Şimdi yeni bir tane var evet. Genelde hepsi de aynı şekilde konuşuyor aynı kişinin gelip durduğunu düşünüyorum.

Yalnız kendisi şimdilik tek gibi, hem çalışan hem müdür misal rakibi yok. Güzel iş.
0
logisticsmanager
(23.03.24)
Bir tane de tarihi Maraş Dondurmacısı'ndan öğrenen bir kullanıcı var. Tarihle ilgili her soruya gelip yanlış cevap vererek giden. Aynı kişiden mi söz ediliyor acaba?

@ruhen hastayim ben : i.pinimg.com
0
nawar
(23.03.24)
Ben başkası için konuşuyormuşum. Şimdi 2-3 gündür gözüme çarpıyor. "Türkiye çoh eyi" diyor tamamen. Bir tane de ortağı var. Bozacı-Şıracı ekibi gibi arka arkaya geliyorlar. Hatta fake hesabı bile olabilir.
0
nawar
(28.05.24)
(4)

Oyun tavsiye

naksidil
İyi geceler galyalılar. Telefonda hangi oyunları oynuyorsunuz?
İyi geceler galyalılar.

Telefonda hangi oyunları oynuyorsunuz?
0
naksidil
(22.03.24)
5-10 sene önce oyun oynadığımda marvel contest of champions oynardım. hala var sanırım. bağımlılık yapar. whatsapp, line, telegram grupları kurulur ve gününüzün çok büyük bir kısmını alır. dünya'nın bir çok yerinden katılımcı olduğu için geceleri bile girip oynamanız gerekir. aman.

ama güzel oyun :P
0
gabe h coud
(22.03.24)
Netflix üyeliği ile bir sürü oyun oynayabiliyor bedavaya. Hades mesela yeni geldi. Dead cells baya iyi. Deaths door da iyi.
0
chavezding
(22.03.24)
world of warships
crazy taxi
pubg
0
kesmekes laleler
(22.03.24)
bus simulator'a sardım yine şu sıralar. yolcu taşımacılığı yapıyorum kafa dağıtmak için :) yanında da bazen sniper 3d, trivia crack ve codycross
0
mustafakesekci
(22.03.24)
(11)

ev almak için doğru zaman mı?

entropik
bir tanıdıklarım yakın zamanda ev almayı planlıyorlar Antalyada. fiyatlar şuan düşüş trendinde. onlar da parayı 3 aylık faize koyalım evler düşer para artar daha iyi bir ev alırız diyolar ama ben 3 ayda evlerin fırlamasından korkuyorum. her türlü fikir yorum plis.
bir tanıdıklarım yakın zamanda ev almayı planlıyorlar Antalyada. fiyatlar şuan düşüş trendinde. onlar da parayı 3 aylık faize koyalım evler düşer para artar daha iyi bir ev alırız diyolar ama ben 3 ayda evlerin fırlamasından korkuyorum. her türlü fikir yorum plis.
0
entropik
(21.03.24)
seçimden sonraya bırakmak daha mantıklı gibi. faiz çok yanlış ama. faizden daha fazla kazanacakları bir yatırıma koysunlar. usd bazlı olsun.
0
gabe h coud
(21.03.24)
Aynı şekilde ev kovalayan biriyim, öncelikle burada iki senaryo üzerinde düşünmek gerekiyor.

1- Ev yatırım için alınacak :

Bu senaryoya göre şu en doğru zaman değil, faizler yükseltildi, seçim sonrasıda yükselmeye devam edecek gibi görünüyor.
Parasal daralmanın sonucu olarak ev fiyatlarında real artış görünmesi beklenmez, bu demek değildir ki , artmayacak evet
artacak ama bu artış enflasyonun altında kalacak.

Bu anlamda parayı diğer yatırım araçlarında değerlendirip, faizlerin düşmeye başladığına yakın bir zamanda
almak daha mantıklı.

2- Ev oturum amaçlı alınacak:

Eğer para yeterli geliyor, ev alacak kişi kendi oturacak ise, huzur, kira gelirinden tasarruf etmek ve gelecekte
olabilecek faiz indirimlerinden dolayı oluşabilcek hızlı fiyat artışlarıdan korunmak için, kısacası oturum
amacı ile ev her zaman alınır.

Kaldıki yeni konut üretim maliyetlerinin artması ve enflasyonun halen yüksek seyretmesi , konut fiyatları üzerindeki basıncı arttırıyor.
0
Rao
(21.03.24)
Seçimden sonra her şey olabilir.

* Oturacak eviniz yoksa, kiradaysanız, alabiliyorsanız hemen alın.

* Eviniz varsa, yatırımlık alıyorsanız, bekleyin. Hatta bir süre, hiç almayın.

Ekonomi yönetimi ısrarla reddediyor ama bir anda devalüasyon olabilir. %50 deval olduğu zaman ev fiyatları da TL bazında artar. Ancak bu olur mu, olursa da ne zaman olur belli değil.


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(21.03.24)
@kartal

Devalüasyon sabit kur rejiminde olur.

Bekleyin faizler arttı daha da düşecek/sabit kalacak evler. Mahallede 7 milyona 4 aydır satılık ev var. Emlakçı tanıdık şakalaşıyodum, 6 milyona versin alırım diye geçen gün aradı “abi 6500e bırakacak alır mısın”, yok 6 ne 1 eksik ne 1 fazla dedim.
0
Mcfly
(21.03.24)
ev fiyatlari dolar bazinda dusecek, dusuyor. neden? cunku insanlarda para yok ve bankalar da kredi vermiyor. dolayisiyla talep dusuyor. insanlar evini satamiyor. ne kadar duser? amerika'da %20 dolaylarinda dustu. fred.stlouisfed.org arkadasimin aldigi 1 milyonluk ev 800 bin oldu, ortalamaya uygun olarak.

ulkelerde kriz oluyor. kriz suresinde ekonomi akmaya devam etsin diye para akisi kolaylastiriliyor faizler dusurulerek. bu gecici onlem yuzunden fiyatlar artiyor ve enflasyon oluyor, cunku herkeste para oluyor. fiyatlar artinca mulk ulasilamaz seviyeye geliyor ve alimlar dusmeye basliyor. sonra faizler yukseltilerek para piyasadan cekiliyor. (bu karar cok gec verildi turkiye'de, sanirim secimden dolayi. abd'de mart 2022'de artan fail turkiye'de 2023 yazinda artmaya basladi) kimsede para olmayinca mulk satilamiyor. satilamayinca ederi dusuyor.

her yerde boyle.

emlak balonu konusu da soyle. enflasyonun surekli arttigi, faizlerin dusuk oldugu yerde fiyatlar dusmez. cunku herkeste para oluyor ve para harcama gudusu oluyor. simdi ise kimsede para yok ve olan parayi tutmak daha mantikli. bu yuzden ev sahipleri de yavas yavas ev satma moduna giriyor. adam 3 milyona okuttugu 50 yillik evini kiraya verse kiraciyla dovuse dovuse 10-20 bin alabilecekken mevduat hesabinda 120 bin alabiliyor.

bu surecler aylar aliyor, o nedenle gormesi zor.
0
antikadimag
(21.03.24)
en dibi bulmak zor.
bi yerde atlamak gerekir, sonra tren kaçınca üzülünüyor.
ama alan kişi evi aldıktan sonra sürekli fiyat takibi yapıp mevduat faizi, altında v.s. karşılaştıracaksa yapmasın.
en az 5 sene sonra baksın.
0
nuisance2
(21.03.24)
Evet, ev almanın tam zamanı ayrıca fiyatlar düşüş trendinde değil faizlerin yüksek oluşundan sebeple sadece eskisi kadar hızlı artmıyor ama gerileme söz konusu değil bilende bilmeyende yorumluyor ne yazık ki fakat gayrimenkulde hiç bir zaman geriye gitme söz konusu değil.
0
doharkoman
(21.03.24)
@Mcfly, biz serbest kur rejiminde miyiz? Serbest kurun sadece adı var. Merkez bankası, dövizi tutmak için cayır cayır dolar satıyor.

Seçimden sonra dövizi serbest bırakırlarsa, ya da olayın kontrolü kaçarsa, bir anda çok hızlı yükselebilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.03.24)
kredi muslukları kapalı kaldıkça nakdi olan her zaman istediğini alır.

istanbul harici şehirlerde ev fiyatlarının ivmesi düştü, fiyatlar tl cinsinden dahi düşüş gösteriyor. daha da düşeceğini düşünüyorum.
0
tantunisultansuleyman
(22.03.24)
@kartal,

Evet serbest kur rejimindesin bugün tcmb satar yarın alır çok dert etme bunu. Bugün satıyorsa da serbest kurdasın demektir. Devalüasyon’un teknik olarak gerçekleşmesi imkansız bi ülkedeyiz.

Ek olarak dünyadaki her merkez bankası kendi kurunu kontrollü degersizlestirebilir ya da değer kazanmasını isteyebilir. Bkz son dönem Japonya.

YouTubedaki çakma ekonomistlerin söylemleriyle ortalıkta dolanmayın. Bu işlerden anlayan ya da gerçek iktisatçılar söylediklerinizi yan masadan duyunca gülüyorlar :)
0
Mcfly
(22.03.24)
ev almayın, bekleyin.

rus ve ukraynalıların gelişiyle fiyatlar 3x yaptı.
şimdi ikamet alamadıkları için gidiyorlar. yeni yeni siteler yapılıyor, projeden alırken verdikleri parayı almaya çalışıyorlar. müteahhitler de siteleri bitirmeyi planlarken maddi sıkıntılarla uğraşıyor.
biz alamıyoruz, onlar alamıyor. pazar kurudu. fiyatlar düşüyor.

işin içinden biri olarak yazıyorum bunları. önce bi kriz görelim, iyice silkenelim. anca öyle alınır.

sevgilerle.
alanya'dan bir emlakçı...
0
MtKrt
(22.03.24)
(3)

Araç içi kamera

old possum
Merhaba 2012 model VW Polo' ya geri görüş kamerası, dashcam vb. takılır mı? Kim yapar bu işleri? Oto elektrikçi mi? Ben nasıl bir şey alıp taktırayım önerileriniz? Teşekkürler.
Merhaba 2012 model VW Polo' ya geri görüş kamerası, dashcam vb. takılır mı? Kim yapar bu işleri? Oto elektrikçi mi? Ben nasıl bir şey alıp taktırayım önerileriniz? Teşekkürler.
0
old possum
(21.03.24)
geri görüş kamerası için ekranın da değişmesi gerekiyor genelde. aksesuarcılar takıyor.
dashcam her arabaya takılır zaten. sen de takabilirsin. çakmak girişine usb ile bağlayacaksın.
ama sigortaya bağlamak için elektrikçi gerekir. 24 saat kayıt olsun istiyosan sigortaya bağlayacaksın. sadece araba çalışırken kaydetsin istiyosan çakmak/usb girişi olur.
0
jelly bear
(21.03.24)
geri görüş kamerası her yerde var. montaj dahil 6-8 bin liradan fazla verme.

google: araç müzik görüntü kamera sistemleri

haritadan bak, en yakınında bile onlarca vardır.

g.co
0
gabe h coud
(21.03.24)
oto elektrikçileri, ses sistemleri satan yerler bu işleri yapıyor. benim tavsiyem kablosuz carplay özellikli olanlarından taktırın. fiyat yükseltiyor ama navigasyon olsun telefondan faydalanılan diğer şeyler olsun çok iş görüyor.
0
bravoteam
(22.03.24)
(4)

En iyi banka en iyi kredi kartı

gece abisi
Hisse senedi de alayım, altın dolar gümüş de, günlük faiz de yüksek versin, kredi kartı bol puanlı olsun, kredi kartı önemli. Var mı öneriniz? Mesela yapı kredi deiyp geçmeyin hangi kredi kartını kullanalım, mor var gold var hangisinden çok memnunsunuz? Teşekkürler. Ak bank ya da garanti ne diyorsun
Hisse senedi de alayım, altın dolar gümüş de, günlük faiz de yüksek versin, kredi kartı bol puanlı olsun, kredi kartı önemli. Var mı öneriniz? Mesela yapı kredi deiyp geçmeyin hangi kredi kartını kullanalım, mor var gold var hangisinden çok memnunsunuz? Teşekkürler. Ak bank ya da garanti ne diyorsunuz?
0
gece abisi
(20.03.24)
işbank black
0
gabe h coud
(20.03.24)
Günlük faiz hariç @gabe h coud+1
Günlük faiz olayını da para piyasası fonuyla çözebilirsin.
0
Mirket
(20.03.24)
işbankası şu an emekliye vadeli günlükte %27 faiz veriyor komedi şuan ortalama 45lerde faiz.
denizbank güvenim yok yüksek miktarda paramı vermedi.
garanti her anlamda kolay kullanımlı american express shop and miles kullanabilirsin, vadeli hesapları kullanılabilir düzeyde
0
eja
(21.03.24)
Kartını bilemem ama iş bankasında para, yatırım tutulmaz. Düşük faiz ve getiri oranlarıyla, mobil uygulamada özenle ayarlanmış işlem süreçleriyle müşteriyi sezdirmeden ince ince yolar.
0
mikro patlama
(21.03.24)
(4)

protez bacaklı adama yardım etmek istiyorum

Mossy
selam, uygun başlığı seçemedim ama durumu şöyle açıklayayım: işe giderken bazı günler protez bacaklı bir adamı yere oturmuş mendil satarken görüyordum. bir gün kendisine gidecek yeri olup olmadığını, neyle nasıl geçindiğini sordum. adamcağızın emekli olmasına 3 yıl varmış ama bacağını kaybedince bu
selam, uygun başlığı seçemedim ama durumu şöyle açıklayayım: işe giderken bazı günler protez bacaklı bir adamı yere oturmuş mendil satarken görüyordum. bir gün kendisine gidecek yeri olup olmadığını, neyle nasıl geçindiğini sordum. adamcağızın emekli olmasına 3 yıl varmış ama bacağını kaybedince bu duruma düşmüş. cimere yazmış malulen emekli olabilmek için ama olumlu bir cevap gelmemiş. belediyenin yaptığı aylık erzak yardımı vb şeylerle hayatını idame ettiriyormuş. bu adama yardımcı olmak istiyorum, bilgilerini aldım. sizce ne yapabilirim. etrafımdaki insanlarla aynı zamanda cimere yazsak biz de mesela ciddiye alınır mı?
0
Mossy
(20.03.24)
bir sürü dernek var. adamın kaydını yaptırabilirsin.
0
gabe h coud
(20.03.24)
ahbap’a sorabilirsin
0
baldan kaymak
(20.03.24)
aynı şekilde, video çekip ahbap dan destek alabilirsiniz.
0
Rao
(20.03.24)
Sorunuza daha öncede yazdım ama mesajım anlamsız bir biçimde silinmiş. Belirtmiş olduğunuz kişinin yardıma muhtaç olduğunu düşünmüyorum.
0
doharkoman
(20.03.24)
(2)

Mezoterapi için öneri

mrvln
Önerebileceğiniz isimler var mı? Özellikle anadolu yakasında. Hatta soruyu açmışken tecrübelerinizi de sorayım. İyi ya da kötü, ne düşünüyorsunuz?
Önerebileceğiniz isimler var mı? Özellikle anadolu yakasında.
Hatta soruyu açmışken tecrübelerinizi de sorayım. İyi ya da kötü, ne düşünüyorsunuz?
0
mrvln
(19.03.24)
Cilde uygulanan mezoterapi mi? Evetse, 3-4 defa yaptırdım, serumda kolajen, aminoasit gibi şeyler vardı. Cildim genel olarak iyi o yüzden aşırı bi fark olmadı. Ama cilde ışıltı sağlık canlılık artık ne derseniz o geliyor. Gençleşiyor diyecem ama benim cildim gençken pek de canlı kanlı değildi. Genelde başka şeylerle, altın iğne gibi, kombine edip uyguluyor daha da etkili oluyor. Kısa ve acılı bi işlem.
0
ya volna
(19.03.24)
gabe h coud
(19.03.24)
(17)

aktarmacılık (?) işi yapmak güvenli ve yasal mı?

sassybossy
şimdi, yeni bir işe başladım ama açıkçası ne yaptığımı, niye yaptığımı bile bilmiyorum. bir de işi kendileri yapabilecek olan işverenlerim beni kullanarak kendilerini akladığını düşünmeye başladım, paranoyaklaştım. ortada yasadışı bir şey varsa ben bilmiyorum. şimdi bunlar çeşitli ürünlerden, elektr
şimdi, yeni bir işe başladım ama açıkçası ne yaptığımı, niye yaptığımı bile bilmiyorum. bir de işi kendileri yapabilecek olan işverenlerim beni kullanarak kendilerini akladığını düşünmeye başladım, paranoyaklaştım. ortada yasadışı bir şey varsa ben bilmiyorum. şimdi bunlar çeşitli ürünlerden, elektronik aletlerden falan ödeme alıyor, bu ödemeler de benim banka hesaplarına yatıyor, ben bunları kriptoya çevirip (binance) onların kripto hesabına gönderiyorum. şimdi banka hesaplarımda da yüksek meblağ paralar düştüğü için sürekli teyitten arıyorlar beni, adresimi falan soruyorlar iyice korktum. biri aydınlatsın beni. belki bu işin bir ismi falan vardır, yaygındır, ben ismini bile koyamadım.
0
sassybossy
(19.03.24)
hocam sen napıyosun gözünü seveyim. derhal o hesapları falan kapat, o kişilerden de uzak dur.

sanmıyorum kabul edeceklerini ama sana gelen paraları, gönderen hesaba geri yollamayı teklif et.

durumun varsa parasıyla, yoksa da tanıdığın bir avukatla görüşüp bilgi al.
0
brkylmz
(19.03.24)
Paranın neden geldiğini ve nereye gittiğini açıklayamayacağın bir iş(?) olmuş bu. Kendi hesabına neden alıyorsun? Madem bu bir iş şirketin hesabına gelseydi paralar. Sen de şirketten çevirip aktarırdın böylece. İmza attırıp şirketi de üstüne yaparak terfi aldığını da söylediler mi? :)

Bence önce bir avukat ile görüş, sonra da bağını kes.
0
nawar
(19.03.24)
(bkz: dilan polat)
0
biryazgünü
(19.03.24)
abi ciddi değilsin inşallah?

böyle bir iş yapılır mı? başın şimdiden büyük belada, bu kısmı bile zor temizlersin de bundan sonrasını ne yapacaksın asıl?
0
tchuck
(19.03.24)
derhal avukat ile görüşün
0
bartholomew87
(19.03.24)
abi bu kadar da olamaz :( hemen ayrılın ve avukatla görüşün.
0
summerjam0306
(19.03.24)
yeni bir iş olduğuna nasıl ikna oldun. bildiğin hesabını kiralıyorsun. dolandırılanların muhatabı sensin şu anda. iyi temiz bi şey olsa kendi hesaplarından yaparlardı zaten
0
efruz
(19.03.24)
yasal olmayan parayı senin hesaba aktarıyorlar. (tahminen çalıntı kredi kartı, dolandırıcı parası yada uyuşturucu parası bile olabilir.)
0
sizofren06
(19.03.24)
hesaplarımın hepsini silmem gerek di mi? silmesem ne olur? silsem kurtulur muyum ki? Çok korkuyorum şuan ya
0
🌸sassybossy
(19.03.24)
155'i ararın bile.

emniyete ihbar ettim kardeşim yapacak bir şey yok şu saatten sonra. iş birlikçi olman senin için hayırlı olur.

hizliresim.com
0
gabe h coud
(19.03.24)
Net söylüyeyim süzme safsın. Yakinda hakkinda davalar açılır. Patron vs seni tanımaz.

Ortada şirket varsa onun hesapları da vardır ve muhasebecisi vs vergisi algısı vardır. Hiçbir yasal şirket 3.sahıslar üzerinden para alıp vermez, yil sonu vergi cart curt belli olsun diye.

Bir an önce şuanda hesaplarını kapa. Allah bilir ne parası onlar tahminim var ama bana kalsın.
0
Fritz-X
(19.03.24)
bu işin ismi var
organize dolandırılıkta kullanılan piyon.
0
nuisance2
(19.03.24)
Öncelikle sakin kalın şu an net bir şey yok ve sakın fevri davranmayın. Burada yazılan tavsiyelere uymayın bir avukatla görüşün ve durumu şeffaf biçimde anlatın o size yol gösterecektir.
0
doharkoman
(19.03.24)
yasadışı parayı ülke dışına çıkartıyorsunuz farkında mısınız? avukatla görüşün gerekirse beraber savcılığa gidip suç duyurusunda bulunup etkin pişmanlıktan faydalanın
0
paintov
(20.03.24)
yarin sabah ilk is avukata gidip durumu anlatin. Eger avukata verecek paraniz yok ise direk savciliga gidip kendinizi ihbar edin. Eninde sonunda yakalanacaksiniz ve is isten gecmis olacak. Kendinizi ihbar ederseniz en azindan cezaniz azalir.
0
oscar
(20.03.24)
Büyük geçmiş olsun. Daha önce bi üni başlığı açmışsın yaşın üni 1 civarı sanırım. Dolandırıcılar çokça genç üniversitelilere musallat oluyorlar. Çoğunlukla paparadan yapıyorlar. Muhtemelen haftalık 2-3k’da bir para teklif etmişlerdir. Olan şu, sen illegal parayı hesabına alıp temiz hesabından parayı kripto vasıtasıyla baronlara gönderiyorsun. Ortada bir şirket iş vs hiç bişey yok. Muhtemelen uzaktan çalışma vs’dir zaten. “Hesap silme” demişsin ama öyle bir şey yok. Beni bile bugüne kadar banka hesabıma gelen para için aramamışken seni aramışlarsa büyük paralar gelmiştir.

Direkt burada duyuru açıp iyi bir avukat bulun ve tamamen şeffaf şekilde işlemleri başlatın. Para %70 ihtimalle illegal bahis parasıdır. Bir ihtimal de uyuşturucudur. Eğer bir şey yapmadan ses çıkarmadan bekleyeyim dersen ilerisi için daha kötü olabilir. Bankacılık sektöründe bir kere bu işlerden kara listeye alınırsan 10 sene düze çıkamayabilirsin
0
avatar is back
(20.03.24)
merak ettim ne yaptıniz son durum nedir ?
0
oscar
(28.03.24)
(10)

Parfümlerinizi bitirebiliyor musunuz?

morca
Hayatım boyunca bitirdiğim tek bir parfüm oldu, onun dışındakiler hep yarım kalıyor. Çabuk sıkılıyorum veya yeni hoş bir koku bulunca dayanamıyorum, üç dört ayda bir tane yeni parfüm alıyorum. Ev parfüm doldu, hiçbiri de bitmiyor. Siz tek parfüm insanı mısınız, yoksa benim yaptığımı yapan var mı? Ha
Hayatım boyunca bitirdiğim tek bir parfüm oldu, onun dışındakiler hep yarım kalıyor. Çabuk sıkılıyorum veya yeni hoş bir koku bulunca dayanamıyorum, üç dört ayda bir tane yeni parfüm alıyorum. Ev parfüm doldu, hiçbiri de bitmiyor.

Siz tek parfüm insanı mısınız, yoksa benim yaptığımı yapan var mı? Hastalık mı bu bendeki acaba? İsraf oluyor diye zaman zaman üzülüyorum.
0
morca
(18.03.24)
Tek parfüm insanı kesinlikle değilim ama tek parfüm insani olsaydım o parfüm hermes tdh olurdu.
Şu an 20 tane falan var.
Bu bir hobi. Ben 100 tane de olsa "ay israf" demem bu konuda.
Hastasiyim parfümün.
0
logisticsmanager
(18.03.24)
tek parfüm insanıyım. farklı parfümler alsam bile biri bitmeden diğerine geçmiyorum.
hepsi biter o yüzden.
0
jelly bear
(18.03.24)
2-3 tane parfümüm var. Mutlaka bitiririm. Bitmeden yenisini almam. Başkasını da almam.
0
gabe h coud
(18.03.24)
eğer sevdiğim bir parfümse bitiririm, dibini sıyırırım.
sevmediğim bir parfümse, çok önem vermediğim yerlere giderken kullanarak bitirmeye çalışırım.
0
tabudeviren
(18.03.24)
max. 2 parfumum olur.
biri surekli kullandigim, digeri ise denemelik.
bitirmeden kesinlikle yeni sise almam.
bir de buyuk sise almiyorum, 50lik aliyorum genelde.
0
cooperr
(18.03.24)
Tek parfüm insanı değilim ama çok fazla da yok. aynı anda 3-4 parfüm kullanıp bitene kadar kullanırım ve yeni aldıklarımı açmam.

Genelde küçük boy alıyorum zaten bitiyor hemen. Bu aralar esans kullanmaya başladım. Denemelik olanları 3ml, beğendiğimi 12ml alıyorum.
0
jazzabel
(18.03.24)
Tek parfüm insanıydım ilk kez iki ay önce falan birer hafta arayla iki parfüm aldım. Bi tane daha ucuz olan parfümü almıştım ama diğeri aklımda kaldı baya beğenmiştim, dayanamayıp indirimden diğerini de aldım. Bitirmeden başka almam muhtemelen o kadar önem vermiyorum parfüme. Yani güzel kokmaya önem veriyorum da bir parfümüm olsun yeter
0
nundu
(18.03.24)
Dekant Parfüm'ü duymuş muydunuz, bana ihtiyacınız olan bu tarz bir şeymiş gibi geldi. Marka ve pahalı parfümleri çok küçük ml'lerde satıyorlar. Sıkılmadan çeşit çeşit deneyebilirsiniz bu şekilde: www.dekantparfum.com.tr

Kendi adıma cevap verecek olursam, aşırı seviyede koku hassasiyetim olduğu için parfüm kullanamıyorum diye başlığa cevabımı da vermiş olayım :)
0
silverleaf
(19.03.24)
kadinlar daha cabuk sikilirmis bir youtuber anlatiyordu ya evrimagaci ya ilker canikli. benim aktif kullandigim genelde 1 parfumum olur ve biter ve aynisindan birkac sise daha kullanirim. sonra tiksinmece:/
0
ala09
(19.03.24)
13 yıldır kullandığım 3 parfüm var. Değiştirip değiştirip ucunu kullanırım. Herkes de bu parfümleri sevdiğimi bildiği için hediye alacaksa onlardan alır. Dolayısıyla evde 2-3 parfüm stoğu oluyor ama biri bitmeden diğerini açmam. Zaten hepsini de sonuna kadar kullanırım.
0
fraise
(19.03.24)
(20)

Nasıl hissederdiniz?

sacrilegious
Babanız/anneniz çok zengin olsa, ne bileyim mesela iyi yerlerde 7-8 ev,3-4 milyonluk araba, senelik 3-4 milyon kazanç, dededen kalan milyonluk tarlalar vs. vs. olsa;1-Size ekonomik olarak zorlandığınızda, yeni bir hayat ya da yeni bir iş kurmaya çalıştığınızda destek olmasalar nasıl hissederdiniz? 2
Babanız/anneniz çok zengin olsa, ne bileyim mesela iyi yerlerde 7-8 ev,3-4 milyonluk araba, senelik 3-4 milyon kazanç, dededen kalan milyonluk tarlalar vs. vs. olsa;

1-Size ekonomik olarak zorlandığınızda, yeni bir hayat ya da yeni bir iş kurmaya çalıştığınızda destek olmasalar nasıl hissederdiniz?

2-Sizce ailenin çocuğa maddi destek olma durumu atıyorum mesela 30 yaşında falan biter mi/ bitmeli mi?

3-Ben bu durumda olsam kaç yaşında olursa olsun her ay belli bir miktar gönderirdim çocuğuma ya siz?

(Aranızda herhangi bir tartışma vs. olmadığını varsayalım)

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(18.03.24)
1. niyetleri egitmek ise ve kendileri bu mirasa konmayip emek verdilerse tesekkur ederdim. kendilerine miras kalip cimrilik yaptilarsa irtibati keserdim.
2. madde 1'deki senaryoya gore evet veya hayir.
3. hayir gondermem. ortalik baba parasi yiyen asalak cocuk, kizlarla dolu. baba parasiyla ozel unilerde, starbuckslarda, bmwlerde, cafelerde, estetik merkezlerinde dolasan bir cocugu kabul etmem. hayat gorusume aykiri,
0
buenosdias
(18.03.24)
Çok ihtimal var böyle durumlarda.
Çocuk çok savurgansa bir şey akıllanana kadar vermeyebilirler.
Diğer yandan,
şimdiden malımıza göz dikmesin miras olarak bırakana kadar kendi ayakları üstünde dursun.. diye de düşünebilirler.
0
diyecevaplandı
(18.03.24)
1- mutsuz hissederdim.
2- bitmemeli. benim de çocuğum var. bu hayattaki malımı mülkümü onun mutlu-huzurlu olması için harcamayacağım da ne için harcayacağım?
3- ben de gönderirdim tabiki eğer istiyorsa veya ihtiyacı varsa.
0
nuevo
(18.03.24)
Ömür boyunca anne babaniz yaninizda olmucak, onların manevi destegi elbet onemli ama maddi destek beklemek bence kolaya kaçmak.

Ailesi fakir olup, ayakta duran iş kuran onbinlerce insan var.

En güzeli mucadele etmek ayaklarinin ustunde durmak seni güçlü kılan bu olacaktır.

Çok ama çok varlıklı olsam manevi destek olurum maddi destek konusunda fazla destek olmam. Hayat mücadelesi bu her zaman toz pembe hayat olmucak.
0
Fritz-X
(18.03.24)
Ailemin durumu tam olarak böyle. Şu an ev sahibimle davalığım babamın sadece istanbulda on evi var ve hepsi güzel semtlerde buna rağmen yine yanımda durmuyor yine durmuyor. Halbuki ben babama açık açık kira vermeyi teklif etmiştim en azından yabancı bir ev sahibi ile muhatap olmak zorunda kalmam diye. Bu ve benzeri davranışları yüzünden eskiden kızardım şimdi cimrilikten diyerek geçiyorum. Ben de aç açıkta kalmıyorum çünkü kazandığım yetiyor.

Aileler dünyaya getirdikleri çocuklarına imkanları dahilinde güzel bir hayat sunmalılar zaten. Kimse ellerinde avuçlarında ne varsa çocuklarına versin demiyor. Ama mümkün olanı esirmek de bencillik. Bu yüzden çocuğum olsa ondan imkanlarımı esirgemezdim. Her şeyi yaşında deneyimlemek lazım. Benim anneme 62 yaşında milyonluk daireler yazlıklar kaldı fakat bu yaşında neye yarar?
0
ruhen hastayim ben
(18.03.24)
cocugun hayatiyla ne yaptigi onemli benim icin. salliyorum ozel universitede tip okumasi icin para veririm ama bos bos takilmasi icin vermem. verdigim parayla ne yaptigini ve niye daha cok paraya ihtiyaci oldugunu aciklayabilmesi lazim.
0
hot potato
(18.03.24)
universiteyi bitirene kadar aileden yardim beklemek dogal. sonra herkes kendi basinin caresine bakabilmeli. herkese anasindan babasindan miras kalmiyor. onlar nasil yapiyorsa aglayip sizlanmak yerine o yonde ilerlenebilir. calismak zor geliyorsa orasini bilemem.

saglik problemi olur orasi ayri. bunun disinda yardim beklemek icin bir bahane goremiyorum. bir insan gerektiginde bulasikci ya da garson olarak calismayi da goze alabiliyor olmali. diplomanizla alakasiz da olsa calismak hangi is olursa olsun utanilacak bir sey degildir.

mirasin da esasen cok adaletsiz bir sey oldugunu dusunuyorum ama toplum henuz buna hazir degil. :d
0
bohr atom modeli
(18.03.24)
1- Ekonomik olarak zorlanma sebebi nedir? Örneğin benim yapma dediğim bir işe girip zorlanıyorsa destek olmam bir süre. Yeni iş kurması da aynı şekilde.

2-Bitmez, ihtiyacı varsa devam edebilir. Ama neden ihtiyaç devam ediyor? Bu önemli. Atıyorum okumuştur, iş bulamıyordur destek devam etmelidir.

3-Göndermezdim herhalde, tembelliğe alışır bu durumda.
0
drako
(18.03.24)
1- eh o zaman iliskileri o seviyeye çekerim. Şu an annem babamin bir parası yok ama eminim ki bir ihtiyacim olsa kredi cekerler. Benim gördüğüm anne babalik bu, yapacağım anne babalik budur.

2- bitmemeli. Anne babalik 30 yaşında biten bir şey değil.

3- yollamam. Egitim, yeni hayata baslarken destek ya da bir ihtiyacta destek vs olur. Aylık para mantiksiz.

Çevremde ailesinin kendisine ev aldığı, is kurarken ailesinin ev satip destek verdiği falan bir sürü adam var. Bu kisilerin de hepsi 30 yaşından sonra aldı bu desteği ve hiçbiri de hayatında kötü yerlerde degiller. Ya ailesinin fabrikalari olan arkadaslarim var, hayatımda babasinin hayatını kursun diye sanayiye ise verdiğini duymadim. Adamlar alplerde noel falan kutladi ogrenciyken ama şu an sanayiciler derneginde, sürekli is adamı bakan ziyaretinde falan.
0
logisticsmanager
(18.03.24)
Doğrusu nedir bilmiyorum ama 187 milyar dolarlık serveti olan warren buffet servetini çocuklarına bırakmıyor.Fon kuruyor ve bu fonda warren buffet öldükten belli bir yıl içinde (tam yılını hatırlamıyorum ) warren buffet'ın servetini hayır amaçlı tükecetecek.
Warren Buffet bu konuda şöyle diyor:
'Bana göre çok zengin insanlar çocuklarına her şeyi yapmaya yetecek kadar ama hiçbir şey yapmamalarına yol açmayacak kadar para bırakmalı'
0
ramazanali
(18.03.24)
1 - bu soruda soyle bir sorun var, eger onlarin destek vermesini istiyorsaniz aslinda onlara soz hakki da tanimis oluyorsunuz dolayli olarak. dolayisiyla inanmadigi bir ise destek vermesini beklemek mantikli degil gibi geliyor. genel olarak uzulurum sanirim.
2 - bu soruya soyle yanit vermek istiyorum, bence 30 yasinda kimse sizi desteklemek zorunda degil. ancak, bu kadar parasi varsa 2 ebeveynin yapilmasi gereken o cocugu hayata karsi en iyi sekilde hazirlamaktir. yani yurtdisinda en iyi okullarda mi okutulur, 2-3 dil mi ogretilir, yurtdisinda masterlar doktoralar mi yaptirilir, stajlarda destek mi verilir bilemem ama benim yapacagim sey (ve ailemden ne yazik ki gormedigim sey) cocugumu bu anlamda en iyi sekilde hazirlayip, 30 yasinda zaten artik benim destegime ihtiyac duymayacak seviyeye getirmektir. ben bu seviyeye kendi cabamla geldim, burslar buldum vs. ve ailemi de suclamiyorum, onlarin secimidir. ama kendi cocugum olsa ve bu kadar param olsa (benim ailem ornekteki kadar zengin degildi elbette ama yurtdisina mastera gonderebilirlermis mesela zamaninda) bu sekilde bir yol cizerdim. ayrica, bu kadar param varsa, geleneksel sekilde yetistirmezdim, mesela sanata spora ilgisi varsa mutlaka degerlendirirdim, dogru duzgun anlamli bir uretim icinde olmasi icin yonlendirirdim, yaptigimiz meslekler bana cok sacma geliyor zira, yasamin bundan ibaret olmadigini dusunuyorum. ama mutlaka ev araba alirdim diye dusunuyorum, herkesin kafasini sokacak bir eve ihtiyaci var ve bunun icin endiselenmeme hakki var.
3 - yetiskin olmak boyle bir sey degil bence, ailelerimiz bizi hayata karsi ellerinden gelen en iyi sekilde hazirlamakla yukumlu, asalak yapmakla degil. yukaridaki cevabim ile dogru orantili olarak cocugumu da ayagini yere basacak sekilde yetistirmeye calisirdim. ihtiyaci olsa gonderirdim. ve bu kadar param varsa en kisa zamanda calismayi birakip kendi hayatimi yasardim.

bunun en guzel ornegini bir arkadasim yasadi, inanilmaz varlikli bir ailesi vardi. cok guzel okudu. okuldan mezun olur olmaz biz is bulma cabasinda iken, o uzun uzun sanat ile ilgilendi. Ailesi evini aldi, yasadigi yerde galeri acmasi icin bir yer aldi, ay sonunu dusunmeden orayi yola soktu. Simdi kendi isini cok guzel yapiyor, istedigi seyi yapiyor, aile destegi ile yapti ama artik bu yasta bahsettiginiz anlamda bir destege ihtiyaci yok.
0
songforsomeone
(18.03.24)
Kendi kurduğum ailemle kök aileme nazaran daha mütevazi bir yaşam sürüyorum. Üniversite döneminde, eğitim almam gerektiği durumlarda, evlenirken vs hiç esirgemeden ellerinden geleni yaptılar; sağ olsunlar. Fakat ben artık kendimi "yetişkin" olarak gördüğüm için, sonrasında herhangi bir talepte bulunmadım, bulunmam. Bu biraz duruşla ilgili sanırım. Onlar ben istemediğim için ekstra bir şey yapmıyor, ben de onlardan istemiyorum. Tabii ki destek istesem yaparlar ama araba modelini yükseltmek için de babamdan para isteyemem bu yaştan sonra. Kendi ayakları üstünde durmak önemli benim için.


Sağlık vs durumlarını es geçiyorum.
0
fraise
(18.03.24)
1- ailemin maddi durumu iyi. boyle bir durum olsa hicbir sey hissetmezdim. eger destek aliyorsam borc olarak aliyorum. mesela anneme su an 1000 euro civari borcum var. daha once de aldim ve odedim. bastan soyluyorum, o her ne kadar kabul etmek istemese de borcumu oduyorum. borc olmadigi surece istemeye utanirim zaten.

2- 30 yas bence cok gec. 25'te yani universite sonrasi bitmeli, en azindan bizde bitti. hatta o zamana kadar kalmadi bile. ben de para istemeye utandim acikcasi. sanirim bu kulturel bir durum. 30 yasi ornek olarak verdiginizde biraz sasirdim.

3- duruma gore degisir. dedigim gibi bizim icin tuhaf seyler. 30 yasinda adamin/kadinin benden gelip para istemesini hayalimde canlandiramiyorum. istenen seye bagli. is kurmak icinse hayir, gitsin calissin para biriktirsin sonra is kursun veya ortak alsin. yeni bir hayat kurmak nedir? bana cok keyfi bir durum gibi geldi. kisacasi eger ki barinma, saglik, beslenme gibi eksiklikleri yoksa para vermem. hatta bunda barinma bile cocugumun ne kadar ozveride bulunduguna bagli olur: bizimle yasayabilir, birileriyle ortak eve cikabilir, tek yasayacaksa nerede ve nasil bir evde yasayacak vs.

30 yasinda bir insana her ay maas verir gibi belirli bir miktar para gondermek ise tamamen konu disi olur.yetistirirken bunu talep edecek bir cocuk yetistirmezdim. ben nasil istemiyorsam, o da benden istemesin. yani beni yetistirdikleri gibi yetistiririm.

@ramazanali'nin dedigine benzer bir baska ornek de jackie chan. o da servetini cocuguna birakmadi. eger yeterince caliskansa ne yapar ne eder kendi parasini kazanabilir demisti. eger kazanamiyorsa zaten haketmiyordur veya benim parami da carcur edecektir dedi ve hayir islerine harcadi.
0
Sour
(18.03.24)
ben istemem. ne yaparsam kendim yaparım. 17,5 yaşımdan beri desteksiz yaşıyorum. ondan öncesi de çalışıp eve getirdiğim para bana harcanandan fazladır. aram iyi bile olsa, destek olmak isteseler bile istemem. ki annem zorla harçlık tam altın koyar cebime, bir şekilde geri veririm ya da yemeğe çıkarırım, bir başka hediye alırım. altında kalmamak da değil konu, ego değil yani. borçlu kalmak istememek de değil. istemiyorum. ne gerek var.

para kazanmak çok kolay benim için. maaşlı çalışmasaydım şimdi bir sakıp ağa'ydım. çok önemli değil. hayatı yaşıyoruz bir şekilde. yarım ekmek arasına domates soğan da yerim, mutlu olurum ben.
0
gabe h coud
(18.03.24)
Neyim varsa verirdim sonuna kadar. Gidip de bankadan kredi çekip, bankanın kurallarına göre yaşamasına izin vermem. Bir gün ödemesini geciktirdi diye kapısına haciz gelsin istemem. O benim çocuğum, o ben ve babası istediği için dünyaya geldi. Dünyaya getirdiysem sonuna kadar arkasındayım. Çocuğum yok, olsa da böyle davranırım. Eşim de benim gibi düşünür diye tahmin ediyorum. Eğer farklı düşünürse de yollarımız ayrılır. Çocuğum benim herşeyim.
0
rock n roll
(18.03.24)
3 düzenli göndermem. Kendi çalışıyorsa para biriktirmişse ama eve arabaya yetmiyorsa işte ya karşılıksız ama bu alacağı şeyin 4te bir fiyatını falan geçmez, ya da geri ödemesi üzerine taksitli bir plan yaparak kredi çekmesin diye vs vs. Ve bunu bütün çocuklara eşit olacak şekilde sana verdiysem kardeşinin ihtiyacı olmasa bile ona da vererek.

2 bitmez 50 60 da destek olunur.

1 valla bi kere çalışıyor muyum ona bakarım. Bana 3 milyon ver de batırayım ya da demleme kahveci dükkanı açacam diyorsam babama tüh kandıramadık diye düşünür üzülürüm.
0
gece abisi
(18.03.24)
Üzülürdüm.
0
Amaranta ursula
(18.03.24)
1. Her şeyi kendim yapmaya çalıştığım için genelde yardım istemem. Ama acil bir şey oldu ve yardım etmedilerse evet üzülürüm.
2. Benim ailem hep istemekten çekinme, talep et, bakmakla yükümlüyüz, her zaman iste diye büyüttükleri için bana maddi destek normal geliyor. Aynı şey annemle babamın ailesi için de geçerli. Büyükler hep çocuklara yardımcı oluyor. Ben de maaşlı normal çalışanım ama babam sürekli para atar, arkadaşlarınla kahveni, yemeğini ısmarlamış olayım der. Kendime elektronik bir şey alırım, babam neden bana demedin, kızıma bir şeyler alamayacak mıyım bu zevkten beni mahrum etme falan der. Yine istemem ama üç beş bir şeyler atar.
3. Ben de gönderirim ama mirasımın bir kısmını çocuğuma bırakmadan kendim için yeme planım var.
0
jazzabel
(19.03.24)
1- ev alacak olsam, faizler yüksek olsa mesela nakit isteyebilirim onlardan. vermezlerse bozulurum. ama ben x kazaniyorken 1,5x lik kazaniyormusum gibi yasamami finansa etmek zorunda degiller. böyle bir sey istemem.
2- 30 gibi maddi destek bitmeli. ama aileler mülkü parayi cocuga aktarmaya basliyorlar. miras vergisinden muaf olmak icin, evli degilse mal ayrimina girmesin evlendiginde vs diye.
3- göndermem. herkesin ayaklarinin üzerinde durmasi lazim. parayi harcamasi, tatil yapmasi, daha lüks bir yerde kirada oturmasi icin yapmam. ev alacaksa falan yardim ederim.
ama bu mal mülk bana kendi miras kaldiysa gönderirim cünkü benim de degil sonucta tam olarak.
0
robert bosch
(19.03.24)
1 ve 2- Şu an için mi konuşuyoruz, yoksa genel olarak mı? 5 sene önceye kadar sorsan hepsinin cevabı farklı olurdu, şimdi farklı. Yani 5 sene önceye kadar 40 yaşına geldiği halde ailesi olmadan ayakta duramayan insan için "ailesi yetiştirmeyi becerememiş" ya da "kaç yaşına gelmiş hala ailesinin eline bakıyor" derdim. Yaşın bir üst sınırı yok. Şu an ise ekonomi öyle bir felaket halde ki anne-babanın durumu varsa yardım etsin tabii ki diyorum. Her halükarda yeni bir iş kurulurken zorunda değiller ama onların parasına bakarak iş kurmaya çalışmak biraz şımarık geliyor ama destek olmaması bir üzer tabii ki.

3- 30+ yaştayım ben. Geliri/Mal varlığı ne kadar olursa olsun bu yaşta her ay annemden-babamdan belirli bir miktar harçlık geliyor olsa utanırdım.
0
nawar
(19.03.24)
(9)

Annemin kolunu mahveden hemşireyi şikayet

chicha_v2
Bi operasyon için çokça tüp kan verecekti.Kadın bir türlü damarı bulamamış, inatlaşmış alacağım diye iğneyi bi oraya batırmış bi buraya, çevirmiş etmiş içeride kadını perişan etmiş. Sonra annem artık acısına dayanamayıp başkasını isteyince o gelmiş almış kanı. O beceriksiz olan da heheh damarları ço
Bi operasyon için çokça tüp kan verecekti.

Kadın bir türlü damarı bulamamış, inatlaşmış alacağım diye iğneyi bi oraya batırmış bi buraya, çevirmiş etmiş içeride kadını perişan etmiş. Sonra annem artık acısına dayanamayıp başkasını isteyince o gelmiş almış kanı. O beceriksiz olan da heheh damarları çok ince falan diyormuş yandan. Annemin kolunun üstü mosmor, altı da kocaman morluklarla dolu.

Ben bu hemşireyi şikayet etmek istiyorum. İyi niyetli olsa yenidir, becerememiştir vs. diyeceğim de inatlaşması ve özür bile dilememesi canımı sıktı.

Nasıl bir yol izlemeliyim?
0
chicha_v2
(18.03.24)
Abartılacak bir şey yok olur böyle şeyler kasti değil ama illa şikayet edecekseniz cimer'e yazabilirsiniz.
0
doharkoman
(18.03.24)
Başhekimlik
0
gabe h coud
(18.03.24)
hemsire olmayabilir de, staj yapan kimyaci da benim kolumu o sekil yapmisti.
0
Ley
(18.03.24)
Benzeri durumlar oluyor.
şikayete gerek yok. Boş verin.
0
diyecevaplandı
(18.03.24)
bosvermeyin. annenizin sizin gibi hakkini soran bir evladi var, pekiyi olmayan gariban napsin? saglik ciddi bir istir. disiplini, ciddiyeti, empatisi olmayan birine karsi sonuna kadar mucadele taraftariyim. hepi topu bir damar bulup igne batiracak. bunun egitimini almadiysa orda ne isi var? hadi egitimini aldi niye isini duzgun yapmadi? neresinden tutarsan elinde kaliyor.

ben olsam sunlarin hepsinden kotu yorum, sikayet yazardim.

1. enabiz, yorum kismi
2. cimer ihbar
3. google maps hastane sayfasina yorum
4. hastane icindeki degerlendirme kutusu
5. hastane bashekimligi mail adresi.
0
buenosdias
(18.03.24)
normal bir durum. özür dilenecek birşey yok, ancak hastanın gönlünü almak için tatlı birkaç cümle kurulabilirdi.
0
alicandan
(18.03.24)
Bence şikayet etme. Belki gerçekten çok tecrübesi yoktur. Belki tecrübelidir ama bir şeyler ters gitmiştir. Emin ol utanmıştır hem hastaya hem meslektaşına karşı. O mahcubiyet ve utanma duygusunu espri yaparak insanlara karşı kapatmaya çalışmıştır. Bir nevi insanlara unutturmaya çalışmış olabilir. Biraz affedici olalım, gerçekten hayat çok zor.
0
rock n roll
(18.03.24)
Bence de şikayete gerek yok. İnce damar mevzusu gerçekten problem, annemden biliyorum, damarlar ince olunca ve hemşire de işinin ehli değilse böyle durumlar bazen yaşanabiliyor, gereksiz inat etmiş arkadaş. Geçmiş olsun teyzeme.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(19.03.24)
Geçmiş olsun. Kardeşim de aynı durumda ve benzer seyleri defalarca yasadı. Artık kan aldırırken bebek hemşiresi istiyor ve sorun yaşamıyor.
0
jazzabel
(19.03.24)
(9)

kot pantolona kaç lira veriyorsunuz

Aşk Adamı
2 senedir alışveriş yapmıyorum kot pantolon en son aldıgımda 500 tl falandı jackandjones tarzı markalar ben yıne ucuza alıyordum bır oncekı donemın mallarını falan suan kac lira verilse sizin gozunuzde ideal malum piyasa takibi yapmak zor. 3-4 tane ihtiyacım var kaç lirayı gozden cıkarayım sizin fav
2 senedir alışveriş yapmıyorum kot pantolon en son aldıgımda 500 tl falandı jackandjones tarzı markalar ben yıne ucuza alıyordum bır oncekı donemın mallarını falan suan kac lira verilse sizin gozunuzde ideal malum piyasa takibi yapmak zor. 3-4 tane ihtiyacım var kaç lirayı gozden cıkarayım sizin favori markanız var mı tşkler
0
Aşk Adamı
(17.03.24)
Bad Bear - 1200-1500 tl
0
entropik
(17.03.24)
gabe h coud
(17.03.24)
Demin sipariş verdim 582 imiş. 1000 fazla bence ama bu ekonomide nerden baksan tutarsız nerden baksan ahmakça.
0
Amaranta ursula
(17.03.24)
valla benim fiyat algım kalmadı. o yüzden neyse veriyorum.
2-3 yıl önce 200 tlye falan almıştım.
daha dün 2 tane jack jones'a 2000 tl verdim. tanesi 1000 tl. bi de 2. ürüne %70 indirim kampanyası ile. öyle düşün.
0
jelly bear
(18.03.24)
GAP - $40/50
0
cooperr
(18.03.24)
Yıllardır ( 10 sene olmuştur) mavi’den jake model alıyorum. Bedeni bildiğim için denemiyorum bile. Ama 2 ay önce klasik levi’s 501 aldım. Fermuarsız düğmeli düz paça. Şunu söyleyebilirim; mavi ile arasında kalite farkı bariz. Eski kalın kotlar gibi kumaşı, likrası az. 2000 tl verdim ama bence hak ediyor.
0
cloudybloody
(18.03.24)
o yılın ekonomisine göre bir limit belirliyorum. kasım ayındaki amazon prime günlerinde 3 tane levis pantolunu 700-800 tl civarından aldım. mağaza fiyatı 1600-1800 aralığındaydı. kot pantolon üst düzey harcama yapacağım bir kıyafetim değil o nedenle mavi'nin outlet veya koton falan da yeterli oluyor. onun için de şu an 300den fazla vermem.
0
jepa
(18.03.24)
genelde 1000 tl bandında mavi ama geçenlerde outlette o fiyatlara levi's denk getirip 3 farklı model aldım. mavi kaliteyi çok bozdu, çok çabuk yıpranıyor.
0
mustafakesekci
(18.03.24)
mavi 1000 tl idi sanırım.
0
unalub
(18.03.24)
(19)

Sizce bir yaratıcı var mı?

slm ben yalnız komando yasin
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
0
slm ben yalnız komando yasin
(17.03.24)
Stephen hawking fizik yasaları ile big bang’i defalarca açıklamaya çalıştı. Evet tesadüfen. Ama günlük dilimizde kullandığımız tesadüften bağımsız yasalarla mümkün kılınan bir tesadüf.
0
ruhen hastayim ben
(17.03.24)
Var mı yok mu bilmiyorum, bilen de yok zaten ve olmayacak. o yüzden umursamiyorum ve hayatımı da bu şekilde yaşıyorum.
0
logisticsmanager
(17.03.24)
yaratıcı yok ama çok umurumda da değil +1
0
gabe h coud
(17.03.24)
Olabilir ama bilemeyiz..
0
anon1m
(17.03.24)
inançsız biri olmama rağmen bunu olasılıklardan biri olarak görüyorum, simülasyonu da bir olasılık gördüğüm gibi o yüzden ateizme değil agnostizme yakınım sonunda ne çıkacak ben de merakla bekliyorum :)
0
grimavi
(17.03.24)
din mensubu kişiler tanrı der.

ama bilime göre evrenin oluşumu (ve/veya big bang) ile ilgili teoriler var. son görüşlerden birisi de kuantum dalgalanması (quantum fluctuation). yoktan enerji oluşmasıyla ilgili kısaca ama daha ayrıntılı tabii. çoklu evren teorileri de var.

metafizik/ütopik durumlar da düşünülebilir. veya daha üstün ırkların/uzaylıların/varlıkların yaratıcı olması veya onların bir deneyi olmamız vs.
0
ermanen
(17.03.24)
Her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten diye birer cümleye sığdırdığımız devasa ve imkansız özellikleri bir varlığa atfedince ve onu aynı zamanda hem ezeli hem de ebedi ilan edince nasıl bütün mantıksızlıkları ortadan kaldırmış olabileceğimizi ben anlamıyorum şahsen.

Anlamadığımız her şeyi bir tanrı figürüne atfetmek her şeyi yatağın altına itip odayı topladım diyen bir çocuğun davranışı gibi bence.

Kısacası bunun sizcesi bizcesi yok. Ya görüp bildiğimiz bu evren henüz tam olarak bilmediğimiz belli yasaların etkileşimleri sonucu var oldu ya da bu her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, ezeli ve edebi varlık evreni "oldurdu".

İnsanlığın geçmişteki deneyimlerine de bakınca 1. İhtimal tartışmasız doğru olsa gerek.
0
akhenaten
(17.03.24)
Bence yok.

tesadüf ve teori terimlerini günlük hayatta kullandığımız halleri ile karıştırmanıza sebep olan fen bilgisi öğretmenlerinizin suçu hep.
0
nawar
(17.03.24)
+1 @grimavi
Kitaplarda yazdığı gibi olduğunu düşünmüyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(17.03.24)
var kardes kesin bilgi.
0
gule gule
(17.03.24)
ya benim anlamadığım bir durum var. tanrı, allah, yaratıcı vs. diyince herkesin gözünde sanki yukarılarda bir yerde, kocaman tahtında oturmuş, önünde dev bir kontrol paneli olan bir figür canlanıyor. ona tanrı deniyor, yaratıcı deniyor. orada bir varlık var, oturmuş panelden yaratıyor, yok ediyor, kontrol ediyor sanki. var mı yok mu, tesadüf mü, bilimsel mi diye tartışılıp duruluyor.

yahu senin tesadüf, ötekinin bilimsel dediği, quantum dediği şey tanrının kendisi işte. dine inanan tanrı diyor, sen tesadüf diyorsun. bütün dinlerdeki tanrı tanımına uyuyor. tanrı dediğin şey o tesadüfün, o bilimselin ta kendisi işte. "tanrı diye bir şey yok, tesadüfen oldu", evet tesadüfen oldu, o tesadüfen olan döngüye biri çıkıp evrim diyor öteki çıkıp quantum diyor, beriki çıkıp tanrı diyor, ben de diyorum ki, tanrı dediğin şey doğanın, kainatın, bu yaşam döngüsünün ta kendisi işte.
0
kibritsuyu
(17.03.24)
@kibritsuyu

hocam bu tartışmalarda genelde semavi dinlerdeki gibi bir tanrı modeli üzerine konuşuluyor

senin dediğin gibi fizik kuralları da tanrıdır diyen açılımlar var tabi
0
grimavi
(17.03.24)
@ruhen hastayim bene ithafen... Stephen Hawking evrenin "neden" oluştuğunu açıklamadı, "nasıl" oluştuğu üzerine fikir beyanında bulundu. Popüler bilim zırvalarından ziyade makalelerine baksanız öğrenmiş olurdunuz.

Dolayısıyla evrenin tesadüfen oluştuğunu iddia edemeyiz çünkü büyük patlamadan öncesine yönelik hiçbir kanıt yok elimizde. Haliyle yaratıcı denen kavramın olup olmadığını da bilemeyiz. Tek bildiğimiz büyük patlamadan sonra evrenin nasıl gelişip hayat bulduğu.
0
truf
(17.03.24)
bilmiyorum. nereden bileyim :) büyük ihtimalle tanrı yok ama olsa da şaşırmam

@kibrit suyu: senin bakış açın ile tanrı yok denmesine imkan yok ki. tesadüfe de evrime de her şeye de tanrı diyorsun sen. bu tartısmalar genelde tam da dediğin gibi önünde kontrol paneli olan bir tanrı var mı yok mu şeklinde geçiyor. olaya senin gibi bakınca ateizmi çökertmiş oluyorsun :)
0
benarrivo
(17.03.24)
Vala ben var olduğu üzerine yaşamımı temellendirip, şekillendiriyorum. Bu benim için daha mantıklı ve iyi hissettiriyor.
0
Amaranta ursula
(17.03.24)
kitap gönderen bir tanrı olduğuna inanmıyorum ama kibritsuyu'nun dediği gibi bir şeye inanıyorum. Yani ben tencereyi dışarıda unuttuğumda içindeki şeyler küflenip bir ortam yarattığında tesadüfen de olsa onların yaratıcısı ben oluyorum sanki. Bu tür "her şeyi başlatan" bir yaratıcımız olabilir.
0
nhk ni youkosu
(17.03.24)
Hawking'in böyle bir iddiasi veya makalesi yok, olamaz da.

internette her okudugunuz, izlediginiz seye atlamayin derim.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.03.24)
bir yaratici olabilir ama bence bu dinlerdeki gibi bir sey degil. einstein da boyle diyor.
0
bohr atom modeli
(18.03.24)
Yaratıcı var, dünyanın her bir zerresinde her an her şeyi o olduruyor, fakat sistemi öyle kurmuş ki, yarattıklarından özgür irade verdiklerinin müdahaleleriyle de işleyen ve şekil alan ama her zaman doğal haline mutlaka geri dönen bir sistem. Geri dönerken de onu bozanları bozarak geri dönüyor, ona saygı gösterenlere ise saygılı davranıyor, bozanlardan çok iseler.

İnsan denen o özgür irade sahiplerinin kendilerini tanımaları, anlamalı ve eğitmeleri için yaratılmış bir ortam diye düşünüyorum. Yaratıcı var, her an karışıyor ve müdahaleye izin veriyor, sıradışı müdahaleleri de oluyor. Ben çok yaşadığım için rahatlıkla söylüyorum.
0
muhayyer divan
(18.03.24)
(6)

Body - full body calisan birisi kardiyoyu ne zaman yapmali?

Zetnikov
Amac kilo vermekti fakat agirliga girince mevzular tepe taklak oldu. Agirlik antremani cok ayri bir olay insani yoruyor bi kac sorum varSizce full body calisirken ( her bolge iki hareket ) ayni zamanda kardiyo mu yapayim,yoksa ertesi gun dinlenirken gidip kardiyo mu yapayim sadece.cok kararsiz kaldi
Amac kilo vermekti fakat agirliga girince mevzular tepe taklak oldu. Agirlik antremani cok ayri bir olay insani yoruyor bi kac sorum var

Sizce full body calisirken ( her bolge iki hareket ) ayni zamanda kardiyo mu yapayim,
yoksa ertesi gun dinlenirken gidip kardiyo mu yapayim sadece.
cok kararsiz kaldim

2 temel sorun var
+++ Eger ayni gun yaparsam salonda cok vakit harciyorum ve pestilim cikiyor

+++ Eger kardiyoyu dinlenme gunu yaparsam kardiyom -3 (eksi)gun oluyor yani 2 gun sadece kardiyo yapmis oluyorum
0
Zetnikov
(16.03.24)
önce kardiyo sonra full body çalışıyorum. ben koşmayı çok sevdiğim için, koşmadan duramadığım için böyle. doğrusu bu değil. kardiyoyu iyice azalt. başlangıçta ve biterken 5'er dk yeter.
0
gabe h coud
(16.03.24)
Kilo sorunu olan birisin. Haftanın her günü spor, yaşam tarzı haline dönüştürülemez. Aksattığın ilk anda o verdiğin kiloları bonusuyla beraber geri alırsın.

Adam gibi ağırlık çalışıyor ve beslenmene de dikkat ediyorsan kardiyoya çok çok ihtiyacın olmaz. Zaten çok güzel yağ yakıyor olman lazım.

Ağırlık çalıştığın günler, antrenman sonunda kalan enerjiyi de kardiyoyla tüketmen bence en mantıklısı.
0
Mirket
(17.03.24)
full body çalışıyorum, son hareket olarak kardio yapıyorum.
0
tabudeviren
(17.03.24)
Spor yapmadiginiz günler yapın.
Cardio değil conditioning. Yavaş; yürümek, hafif bisiklet sürmek vs bunlar sizin toparlanmanızda yardımcı olur.
Bir de hızlı olarak koşmak, merdiven çıkmak, ip atlamak var. Bunlarsa sizi yorar. Programiniza göre dikkat etmeniz lazım.

Kilo fazlaniz varsa kardiyo ile ek yük bindirmeyin. Off günlerde hafifce yapın.

Her gün kardiyo yapmaya gerek yok. Yani bunu google yaparak okuyabilirsiniz ama gene de koyalım bilgiler;
youtube.com

youtube.com

youtu.be

youtu.be

Neyse kısacası kardiyoyu böyle 10 emir gibi dusunmeyin. Yürüyün. Ağırlık antrenmanı bozmayacak şekilde haftada iki gün heavy kardiyo yapın yeter.
0
logisticsmanager
(17.03.24)
yapma abi, bir sey olmaz. saglam bir idman yapip kalorilerini de sayiyorsan cardio yapmak icin hicbir sebebin yok. saglam idman yapacaksan sakin ama sakin idman oncesi kardiyo yapma. illa yapacaksan 1 ya da 2 gun yapsan da yeter neden daha fazla yapasin ki zaten.
0
bay b
(17.03.24)
kondisyon eksiğin yoksa bence kardio yapmana gerek yok. her antrenman sonunda 10 dakika bisiklet sür yeter
0
benarrivo
(17.03.24)
(4)

5000 $ pazarlığa değecek para mı?

ya ben lan neyse
döviz bürosuna gidip tl'ye çevirmek için "hepsini sana bozdurayım, bana biraz fazla tl ver" demeye değer mi bu miktar?yoksa dalga mı geçerler?
döviz bürosuna gidip tl'ye çevirmek için "hepsini sana bozdurayım, bana biraz fazla tl ver" demeye değer mi bu miktar?

yoksa dalga mı geçerler?
0
ya ben lan neyse
(15.03.24)
dalga geçmezler ama yüksek kur vermezler. tabela ne derse o. tabela gezmen lazım. en güzeli yanına birini alıp kapalı çarşı'da 2 tur atmak ve telefonda görüşerek en uyguna denk getirmeye çalışmak. yine de en iyisi genelde nadir oluyor.

100k usd üstünde az da olsa oynatabilirler.
0
gabe h coud
(15.03.24)
5bin için pazarlık yapılır.
yaptım daha önce
ama küçük rakamlar tabi.
0
nuisance2
(15.03.24)
Sizin muhit neresi bilmiyorum ama bugun kapalicarsida,

Ahlatci 32.41
Cavuş 32.44
Bir de nuriosmaniye'de bi dovizci 32.50den bozuyordu. (20 dakikalik kuyruk vardi burda)

Bugunku aldiginiz kurla 5000 dolar icin ne kadar fark ediyor, gitmenize deger mi kendiniz karar verin.

Semtinizdeki buyuk kuyumcu ya da doviz burosu varsa 5000 dolar icin daha iyi kur isteyebilirsiniz. Oralarda genelde millet 50 100 dolar islem yaptigi icin tabela kuru dusuk olur. Kapalicarsi kadar olmasa da oranin 300 400 lira asagisina bozdurmayi teklif edin, muhtemelen kabul edecektir.
0
brkylmz
(15.03.24)
basit bir pazarlık yaparsınız ama çok da şeyetmeyin.
0
kent sakini
(16.03.24)
(1)

Elektrikli Diş Fırçası Philips sonicare Başlığı

put it in your appropriate place
Kullandığım Elektirikli diş fırçası Philips'in Sonicare'i. arkasında hx 364w3 gibi bir şeyler yazıyor. Diğer Sonicare ile başlıkları uyumlu mudur?
Kullandığım Elektirikli diş fırçası Philips'in Sonicare'i. arkasında hx 364w3 gibi bir şeyler yazıyor. Diğer Sonicare ile başlıkları uyumlu mudur?
0
put it in your appropriate place
(15.03.24)
evet
0
gabe h coud
(15.03.24)
(4)

eurobond karlı mı?

benarrivo
bence değil. bu fiyatlardan alınan bir eurobond evet kupon ödemelerini düşündüğümüz zaman fena bir getiri sağlamıyor. ancak 5 veya 10 yıllık eurobond aldığımızı düşünürsek, kupon ödemelerini de kira geliri gibi harcadığımızı düşünürsek, bu süre sonunda vadesinde bozulan eurobond dolar enflasyonuna y
bence değil. bu fiyatlardan alınan bir eurobond evet kupon ödemelerini düşündüğümüz zaman fena bir getiri sağlamıyor. ancak 5 veya 10 yıllık eurobond aldığımızı düşünürsek, kupon ödemelerini de kira geliri gibi harcadığımızı düşünürsek, bu süre sonunda vadesinde bozulan eurobond dolar enflasyonuna yenik düşüyor. cdsler yüksekken eurobond ucuz fiyattan alınırsa ancak o zaman karlı oluyor.
siz ne düşünüyorsunuz?
0
benarrivo
(15.03.24)
endeksleme olduğu için karlı.
0
gabe h coud
(15.03.24)
3 çeşit eurobond yatırımı yapılabilir.

1. CDSler yüksekken eurobond alır düşünce satarsın. Eurobond fiyatından iyi para kazanırsın. Kupon gelirleri de bonus olur. Ancak siyaseti de ekonomiyi de iyi okumak, çok iyi finansal okur yazar olmak gerekir.

2. 1-2 sene ihtiyacın olmayacak dövize, vadesi o sürede dolacak eurobond alırsın. Alış fiyatın belli, kupon gelirin belli, vade sonunda alacağın para belli. Sıfır sürpriz, sıfır risk.

3. Paran var, ev alıp kiraya vermeyi düşünüyorsun. kiracı dertleri malum, evin demirbaş harcamaları, amortismanı, ani para gerekme durumunda evi derhal satma imkansızlığı vs. Al 20 yıl vadeli euronond, paran belli, alacağın kupon geliri belli. Mis gibi, ağrısız sızısız gelir. Banka asla telefon etmez, bu ay sıkışığım kupon ödemesini bir dahaki ay yapsam olur mu diye. Hem kısa vadede aksayabilse bile döviz daima TÜFEden fazla getirir.

Vergisi var diyenler olabilir. Beyanından ödemesine kadar kira ile aynıdır. Fark yoktur.
0
Mirket
(15.03.24)
bileşik faiz diye bişe duydunuz mu?
0
zeleno
(15.03.24)
dolar kuru sakinken dolar toplanır.
sonra böyle bir olay çıkıp cds fırladığında topluca eurobond alınır.

ama insan psikolojisi genellikle bunu yapmaya sabrı ya da cesareti olmaz.
mesela cdsler 800ü bulduğunda bir çok insanın eli eurobond almaya gitmemişti acaba devlet bunları ödeyebilir mi diye..
0
nuisance2
(15.03.24)
(28)

bi erkek karısına böyle şaka yapabilir mi?

deartheodosia
evlendiğimiz ilk yıllardaydı, eski eşim (hala boşanamadık) bana “ben iş gezisine gittiğimde sen sütçüyü eve alır çocuk yaparsın” gibi bi şaka (!) yapmıştı. ben çok şaşırmıştım tabii, bu şaka mı şimdi diye. böyle densiz densiz şakalar yapıyordu, bir kere araç bir yere sürtmüştü, “sen sürtüksün, sürtü
evlendiğimiz ilk yıllardaydı, eski eşim (hala boşanamadık) bana “ben iş gezisine gittiğimde sen sütçüyü eve alır çocuk yaparsın” gibi bi şaka (!) yapmıştı. ben çok şaşırmıştım tabii, bu şaka mı şimdi diye. böyle densiz densiz şakalar yapıyordu, bir kere araç bir yere sürtmüştü, “sen sürtüksün, sürtüklerin arabası sürter” falan demişti. bunun gibi çok şey var. bu adam normal değildi, di mi?
0
deartheodosia
(15.03.24)
normal değil.
evlenmeden önceki ilişkinizde bunları yapmıyor muyudu?
0
saturn
(15.03.24)
ben 21 yaşında olduğum için biraz (!) salaktım, anlamıyordum @saturn
0
🌸deartheodosia
(15.03.24)
biraz aptal bence. 'saka'nin iki tarafa da komik olmasi lazim. yetiskin yasa gelip bunu kavrayamamisin zekasindan suphe ederim.
0
hot potato
(15.03.24)
normal değil
0
benarrivo
(15.03.24)
mizah zekanın zekatıdır diye bir laf var islami değil biraz düşününce çok güzel bir söz

yani bir insanın bu kadar düşük bir şaka anlayışı varsa onun hakkında başka konularda da fikir verir
0
grimavi
(15.03.24)
Hay amk, çok komiq aq... Zekasız
0
abuzer
(15.03.24)
ciddi misin? çok geçmiş olsun. her biri ayrı travma. keko kocanın neresinden dönsen kardır. bu insanlar evleniyor, gerçekten hayret ediyorum. evlenmeyi geçtim, sürdürebildiği herhangi bir ilişkisinin olmaması lazım. sabit bakkalı bile yoktur.
0
gabe h coud
(15.03.24)
her ikisi de ağır ama ikincisi çok daha ağır.
insan olan değil karısına, sevgilisine, arkadaşına bile demez, dememeli.

merak ettim, evlendikten sonra bunu diyebilen biri, evlenmeden önce bunları yapabileceğine dair hiç sinyal vermedi mi? hiç "acaba" dediğiniz bir an olmadı mı?
0
tabudeviren
(15.03.24)
Toksikolojiye giriş resmen.
0
rock n roll
(15.03.24)
Karısı rahatsız oluyorsa yapamaz. Yoksa çiftlerin aralarındaki espri kalitesi ya türü bizi ilgilendirmez. Buradaki kilit nokta sen ve ikinizin espri/komedi dinamiği. Sen bundan rahatsız olmayıp aynı türde espri yapıyor olsaydın burada dehşete düşen hassas arkadaşlara, gökten düşen 3. elmayı yemek düşerdi. Hatta bundan çok daha ağırlarını(?) karşılıklı olarak gülerek yapan (hatta arada bizim de dahil olduğumuz) evli çift arkadaşlarım var. Gayet mutlular.

Bu arada ağır falan olup olmamasından ziyade komik değil bence.

@hot potato +1
0
nawar
(15.03.24)
ayrıca bir şey aldığımda/yaptıracağım zaman “yeni kocan için mi” diyordu.
0
🌸deartheodosia
(15.03.24)
Tabi ki normal değil de bana biraz sapıklık var gibi de geldi sanki ağız arıyor gibi. Evet filan desen devamı gelecek gibi. İğrenç ya. İyi ki kurtulmuşsun bundan.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.03.24)
bu bastırılmış cuckold'luk veya gavatlık değilse nedir bilemiyorum. Ha ikinci ihtimal, kendini küçük görüyorsa ve içinden "bu kız niye beni seviyor yav" diyorsa öyle bir gelecek projeksiyonu yapıyor olabilir. Her iki durumda da sıkıntılı bence.
0
nhk ni youkosu
(15.03.24)
yuh ya
ya karakteri olgunlaşmamız birisi ya da cuckold.
0
nuisance2
(15.03.24)
Yapamaz ve yapmamalı ama bu toplumda densizlik hadsizlik yozlaşma öyle bir safhadaki herşey normal karşılanıyor hatta yanlışı kınayanlar kınanır hale geldi. Bu arada yazdığınız ifadeler aynı zamanda hakaret suçuna konu olabilir diye düşünüyorum.
0
doharkoman
(15.03.24)
Umarim bosanmaniz bir an önce sonuclanir <3

normal degil, komik degil... ya cok saygisiz ya da en iyi ihtimalle manyak.
0
chihirovekohaku
(15.03.24)
Bana yaşlanınca tacizci olacak, amigdalası çalışmayan biri gibi geldi
0
durgunfoton
(16.03.24)
İçten içe kendisini aldatmanı istiyor gibi geldi
0
olaylar olaylar
(16.03.24)
normal mi diye sorulması bile anormal olan bir adam.
0
odiyus
(16.03.24)
Cinsel sorunları olduğu ortada. Bu tipler gözü açılmamış saf kızlarla evlenirler.
0
anais
(16.03.24)
"Aman canım bunda ne var" denecek türde sözler değil, resmen bilinçaltını bilinçlice ortaya koyuyor. Psikolojik şiddet uyguluyor.
0
muhayyer divan
(16.03.24)
@nawar çok güzel bir ayrıntı yakalamış.
Şaka iki kişiliktir. Şaka yapılan kişinin o an verdiği tepki önemli.
Bana bir daha bu tarz şeyler söyleme mi dedi.
Kıkırdayıp Ayy Çok hoşsun mu dedi.
Tebessümle mi karşıladı, kızdı mı?
O da ona en az aynı seviyede bir başka sözle mi karşılık verdi.
Bunları bilmeden yaptığımız yorumlar havada kalıyor.
Ben elşer arasında bu tarz şakayı yakıştıramam.
Ben insana küfrü de yakıştırmıyorum ama ağzından küfür düşmeyen insanlar da var.
Her ailenin dinamiği farklı. Yorumlar havada.
0
Mirket
(16.03.24)
Aptalmış
0
basond
(16.03.24)
Kesinlikle normal ve saka dedigin sey zaten böyle olmali.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.03.24)
gavat ve cuckoldcu olduğunu düşünürüm o lafları tek tek müsait yerine enjekte ederdim.
0
Hallegadola
(18.03.24)
manyak galiba
0
sanguine mcqaer
(18.03.24)
Normal değil. Böyle şaka mı olur? İnsan eşine sen sürtüksün mü der?

Umarım kısa zamanda boşanırsınız.
0
drako
(05.04.24)
adamın şüphelendiği,geçmişte veya mevcut dönemde rahatsız olduğu bir şey yapmışsanız bunu ima ediyor olabilir mi?direkt söyleyip soramadığı için böyle saçma şekilde rahatsız edici şeylerle ima ediyor olabilir.bu durumda bile yanlış ama asla böyle bir şey yoksa tedavi olması gerekiyor insan sevdiğini bu cümlelerin öznesi yapmaz.
0
ercu cozer
(05.04.24)
(1)

Türkiye'deki yazılım bütçeleri nasıl?

altin yumurtlayan lavuk
Yazılım ajansı sahibiyim ve Kore'de şirketim var. Tüm çalışanlarım ve müşterilerim yabancı. Türkiye'de de şirket var ama aktif olarak kullanmıyorum. Teknopark süreciyle birlikte yazılım ayağını Türkiye'ye kaydırmak istedim ama görüyorum ki İngilizce bilen kalifiyeli yazılımcı maaşlarının doğu avrupa
Yazılım ajansı sahibiyim ve Kore'de şirketim var. Tüm çalışanlarım ve müşterilerim yabancı. Türkiye'de de şirket var ama aktif olarak kullanmıyorum. Teknopark süreciyle birlikte yazılım ayağını Türkiye'ye kaydırmak istedim ama görüyorum ki İngilizce bilen kalifiyeli yazılımcı maaşlarının doğu avrupa'dan pek farkı kalmamış.

Uzun zamandır Türkiye pazarına hiç dokunmadık bile. Yazılımcı maaşları bu kadar yüksekse projeler için dönen paraları merak ettim.

2 sene önce 6 aylık bir AI projesi için 150 bin dolar bütçe verdiğimde ortam buz kesilmişti ve daha sonradan kimseye yaptıramadıklarını duymuştum. Bu tarz bütçeler hâlâ büyük şirketlerde mi dönüyor sadece yoksa ortalama arttı mı iyice?
0
altin yumurtlayan lavuk
(15.03.24)
bu sene tr piyasasına güvenip de sakın yatırım yapma. çok ciddi cost cutting baskısı var, en kolay da it bütçesinden ve danışmanlık bütçesinden kesiliyor. ayrıca, bu işler artık birilerinin elinde. işinde iyiysen iyi para kazanacaksın demek değil. danışman olarak, bordrolu, bir proje içinde çalışabilirsin ama şirket olarak iş kapmak mümkün olmaz.
0
gabe h coud
(15.03.24)
(11)

İçim sıkılıyor, siz nasılsınız?

rock n roll
Bu tür duyurular genelde gereksiz bulunuyor, ben de böyle düşünüyorum ama şu an bu sıkıntılı halimi bir yere yazmam lazım. Çünkü kimse yok söyleyebileceğim. Belki sonra silerim sorumu. Nasılsınız?
Bu tür duyurular genelde gereksiz bulunuyor, ben de böyle düşünüyorum ama şu an bu sıkıntılı halimi bir yere yazmam lazım. Çünkü kimse yok söyleyebileceğim. Belki sonra silerim sorumu. Nasılsınız?
0
rock n roll
(15.03.24)
asiri asiri kotu. bir de can sikintimi herkese saçiyorum :/
0
ala09
(15.03.24)
Cok guzel bir sirkette keyifli bir ise gectim. Onun zevki disinda benim de icim bunaliyor, bi kekremsiyim nedensiz.
0
mor oje
(15.03.24)
dün saçma ötesi bir gündü. bugün çok üretken bir gün geçirdim. benim hala umudum var, isyan etsem de istediğim kadar :P
0
gabe h coud
(15.03.24)
idare eder, işten çıktım şimdi, kadıköy 'e gidiyorum. bir şeyler yiyip ardından kafayı çekeceğim. tek başına :)
0
tabudeviren
(15.03.24)
Biriniz de sormamışsınız senin neden için sıkılıyor diye :)
0
🌸rock n roll
(15.03.24)
söyle hadi, çekinme.

(bkz: sıkı can iyidir kolay çıkmaz)

:/ sorry
0
gabe h coud
(15.03.24)
yaw zaten canimiz sikkin bi de hesap soruyorsun he. anlatacaksan yaz yoksa yok nabalim biz anlattik mi sanki yuw
0
ala09
(15.03.24)
-Sahi siz nasilsiniz Ruhi Bey?
-iyiyim, iyiyim.

Cagristim^^

Sahi sen nasilsin rock n roll?
0
mor oje
(15.03.24)
Buradan yazmak istemiyorum sağolun
0
🌸rock n roll
(15.03.24)
Ben iyiyim ya. Çay demledim içtikten sonra yürüyüşe çıkacağım. Biraz koşup geceyi filmle bitiririm.
0
Amaranta ursula
(15.03.24)
Genel olarak iyi ama son zamanlarda aklımın bir karış olduğunu düşünmeye başladım. Bazı basit şeylerden dolayı evham başladım.

Kendimi baya geliştirdim yaptım ettim. Yapılacaklar listemi epey genişlettim ama yerimde sayıyorum. Bir üst seviyeye geçmem lazım.

Yaş 35 oldu geçenlerde. 10 sene öncesinde bu zamanlarda baya mutsuz ve umutsuzdum fakat bugün keyfim yerinde. Sadece bazı şeyleri daha ciddili yapmam lazım.
0
put it in your appropriate place
(15.03.24)
(10)

reenkarnasyona ve karmaya inanıyor musunuz?

ala09
ne ara bu kadar yaygınlaştı anlamamışım sb. teşekkürler
ne ara bu kadar yaygınlaştı anlamamışım

sb. teşekkürler
0
ala09
(15.03.24)
hayır ama dün başıma gelenler bir acaba dedirtti :)

eksisozluk.com
0
gabe h coud
(15.03.24)
İnsan ilişkilerinde karmaya inanıyorum aslında bilimselliğe bir tık yakın içinde biraz psikoloji barındırdığı için. Ama geri kalanına pek inanmıyorum. Atıyorum kötülük yaptıysanız uzun vadede kaybeden olacağınız için kötülük sizi bulur vs
0
olaylar olaylar
(15.03.24)
İnanmıyorum ve inanmıyorum. Teşekkürler. İnsanların hayatları zorlaştıkça ve gelecek karamsarlaştıkça tutunacak bir şey arıyorlar. Bu tarz şeylere inanan ya da inanmak isteyenler her zaman vardı ama sayılar artıyor. Fal, burç, tarot, enerji, manifest vs. gibi zırvalar ve daha aklıma gelmeyen milyon şey de bu yüzden şu aralar daha popüler.

Gerçi bir de boşta kalıp saracak bir şeyler arayınca aynı şekilde zirve yapıyor sanırım.
0
nawar
(15.03.24)
karma olarak nitelendirilebilir mi bilmiyorum ancak evrende bir alma verme dengesi olduğuna inanıyorum. karşılığı olsun diye iyilik yapmaktan vs bahsetmiyorum aslında. evrenin , doğanın bir parçası olarak diğer canlılara olan yardımlarımızın, kendi hayatımızda da çeşitli şekilde poztif etkilerinin olduğunu düşünüyorum. belki de böyle olduğuna innamak hayatla ilgili umudu kaybetmenin, karamsarlığın önüne geçmenin bir yoludur bilemiyorum ancak tecrübelerim doğrultusunda haklı olduğumu düşünüyorum.
0
hypathia
(15.03.24)
insan yaşamındaki tüm sorunların özünde sömürü düzeniyle alakalı olduğunu düşünüyorum. bunu görmeyi engelleyen veya farklı bahanelerle uyduruk şeylerin arkasına sığınan, zihni bulandıran, insanın kendini kandırmasını sağlayan hiçbir şeye inanmıyorum.
0
nic cage
(15.03.24)
Hindistana dair diğer şeylerle birlikte bunlar da popüler oldu. Batı hinduizmi gibi akımlar yaygınlaştı, dizi/fimlerde daha çok yer buldu, sosyal medyada bunlarla ilgili içerikler arttı, haliyle ilgi de arttı.

Bence bunlara inanan da inanmıyor. Ben de inanmıyorum ama şeklen uygun durumlarda kullanıyorum. Örneğin birinin başına yaptığı bir şeyden ötürü bir şey geldiğinde karmaya inanmasam da esprisi yapıyorum.
0
akhenaten
(15.03.24)
İkisine de inanmıyorum. Ama reenkarnasyon daha bi saçma geliyor nedense. Karma bi derece daha makul geliyor diğerine göre
0
yazdonumu
(15.03.24)
hindu değilim, inanmıyorum. neden pagan bir inancın iman şartlarından birine veya bir kaçına inanayım. isteyen inanabilir. herkesin inancı kendine.
0
mesuta
(15.03.24)
hiç İnanmıyorum
0
benarrivo
(16.03.24)
Karmaya inanmıyorum. Reenkarnasyona inanmak istiyorum ama realist beynim izin vermiyor.
0
inawen
(16.03.24)
(9)

yüzde kac artisla daha kücük sirkete gecersiniz

robert bosch
selam dostlar,büyük bir sirkette calisiyorsunuz diyelim.daha kücük ama benzer is yapan sirketten teklif aldiniz. title bir üstü ama cook benzer. yüzde kac maas artisi sizi oraya gecmeye ikna eder?
selam dostlar,

büyük bir sirkette calisiyorsunuz diyelim.
daha kücük ama benzer is yapan sirketten teklif aldiniz.

title bir üstü ama cook benzer. yüzde kac maas artisi sizi oraya gecmeye ikna eder?
0
robert bosch
(14.03.24)
%25-30
0
gabe h coud
(14.03.24)
Şimdiki yerde kafan rahat ve çalışma düzenli mi? Esas sorum bu olurdu. Küçük yere geçince fazla mesai, aksayan ödeme, yapılmayan zam, ekstra iş vb. çıkma ihtimali var. Yoksa %30min + holosko.
0
prole
(14.03.24)
ben de bunu anlamıyorum. çok yeni açılmış her an tutunamayıp gidebilir hissiyatı verecek kadar dandik duran bir şirket değilse şirketin küçüklüğünün önemi ne ki? aldığım maaş + yan haklarım neyse önemli olan o zaten. fazla mesailer falan büyük şirketler de olmuyor mu sanılıyor ben kendim de büyük bir şirkette çalışıyorum başka büyük şirketlerde arkadaşlarım da var oluyor gayet pozisyonuna göre değişiyor.

daha önce de küçük şirketlerde de çalışmış biri olarak tek reel artısı büyük şirketin bence direkt esas patronla pek muhattap olmamak. küçük yerlerde genelde iç içe olabiliyorsun şirketin sahipleriyle ve genelde manyak oluyorlar. büyük şirkette de müdürünle direktörünle muhattap olursun onlar da şansına manyak çıkabilir ama direkt mal sahibi olunca manyaklık ihtimali artıyor bence. onun dışında mesela etkinlikler desen bazı start uplar var birçok büyük şirketten daha güzel etkinlikler düzenliyor ya da yan haklar desen daha iyi veriyor bunlar şirketten şirkete değişen şeyler küçüklük büyüklükle orantılı değil.

sonuç olarak büyük küçük olmasından bağımsız herhangi bir şirkete eğer işimde mutsuzsam aynı maaşa da geçebilirim ama maddi manevi mutluysam %30.
0
semaforo de medianoche
(14.03.24)
Oncelikle if it ain't broke, don't fix it. Ortada sorun yoksa para icin kolay kolay degismem. Minimum 50% olmasi lazim benim icin. Atiyorum yeni yerde stresim artmissa, yoneticilerle, is arkadaslarimla frekansim tutmamissa, ulasim surem artmissa ne yapayim ben maas artisini.
0
freedonia
(14.03.24)
Thetruenorth +1. Burası Türkiye küçük şirket kapının önüne koyabilir her an. Büyük şirket insana da değer veriyorsa kıpırdanma kolay kolay.
0
Mcfly
(14.03.24)
Sahip olduğum yan hakları düşününce rahat yüzde 70 olur.

Yan haklarımı yazayım;

- Tamamlayıcı sağlık sigortası
- 3 ayda bir çift maaş.
- İndirimli uçak bileti hakkı (Ayda 5 kere)

Özellikle 3 ayda bir çift ile indirimli uçak bileti çok büyük nimet benim için. Uzakdoğu'ya biletler 4500 - 5000 türk lirası git gel.

2023 Ağustos ile 2024 Şubat arası 6 aylık schengen vizem vardı. 4 Defa git gel yaptım ki 3ü eylül ve ekim aylarındaydı. Kasım ayında diş tedavi olduğum için hem masraf çıktı hem 3 hafta sürdü. Yoksa gene giderdim illa.

Dolasıyla en az yüzde 70.
0
put it in your appropriate place
(14.03.24)
%100 üne geçmedim para yanında ek haklarıda karşılamalı
0
basond
(14.03.24)
@dissendium +300
0
nawar
(14.03.24)
Burada soru benim için küçük ne kadar küçük.
Ben şu an 100 bin kişilik sirketteyim, yıllık geliri 20 milyar dolar üstü.
Ama büyük şirket getirdiği sıkıntılar var ve bölgede belli geçmişi olan, yeni atilimlar yapan çok daha küçük sirketler var. Birinden çok ciddi teklif almıştım misal.
Buradaki soru küçük ne kadar küçük ve gelecek görüyor musunuz. Misal benim için yıllık gelir 1 milyar dolar falan küçük. Daha azı daha da küçük. Ama bunlarda farklı firsatlar olabiliyor.

Kaç fazlasina? Fransa piyasasına göre yüzde 15-20 arası. Ama sadece para yetmez. Misal hangi erp, hangi ürün üretiliyor, başka ulkelerde fabrika var mi vs vs. Yani sırf para olarak bakmam.
0
logisticsmanager
(14.03.24)
(5)

Pilav buzdolabında kaç gün bozulmadan durur?

Cesario
Pişip buzdolabına konan pilav hiç ısıtılmazsa kaç gün buzdolabında 4 derecede bozulmadan durabilir?
Pişip buzdolabına konan pilav hiç ısıtılmazsa kaç gün buzdolabında 4 derecede bozulmadan durabilir?
0
Cesario
(13.03.24)
3
0
gabe h coud
(13.03.24)
Pilavın yapıldığı gün tüketilmesi gerekiyormuş. Bekletilmemesi gerekiyormuş.
0
rock n roll
(13.03.24)
Mirket
(13.03.24)
bir hafta belki daha uzun beklettiğim oldu (haftasonu yap, hafta boyunca ye). şu ana kadar zehirlenmedim, ölmedim.

hatta yabancıların yaptığı fried rice diye bir yemek var. beklemiş pişmiş pirinçle daha iyi oluyormuş.
0
inheritance
(14.03.24)
Düzenli olarak bir tencere pilav yaparım ve bitene kadar (genelde 3 gün boyunca) her gün ısıtıp soğutup tekrar buzdolabına koyarım. Daha uzun süre de bekler bence ama deneme fırsatım olmadı, yiyorum bitiyor çünkü en fazla 3 günde.

Burada püf noktası ısıttıktan sonra oda sıcaklığına soğumasını beklemeden buzdolabına koymamak. Yenecek kadar kısmı alıp sadece onu ısıtmak da mantıklı bir alternatif.
0
cinsi kisi
(14.03.24)
(39)

Evlilik ve tükenmişlik hissi, boşanma düşünceleri, tavsiye..

ustapasta
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş ki
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş kişiler (özellikle kadın) özelden yazarsa ne güzel olur.

Yaş 33, 5 yıllık evliyim. Eşimle severek evlendik, hala da seviyorum. Güvenilir, merhametli, iyi kalpli bir insan. Neşeli çocuk ruhlu biri, ailem de onu kendi çocuğu gibi sever. Sorun ne diyecek olursanız, sorun 5 yıl geçmesine rağmen hala oturmayan bazı şeylerin beni artık tüketmiş olması. Her şey ama her şeyin benim ittirmemle, benim iknamla yapılması. En basitinden, ikimiz de çalışıyoruz ve haftasonları 1 gün temizlik yapılması gerekli. Bunun için hala her haftasonu mutlaka bir gerginlik olur. “Ben bugün yapmayacağım sen kendi payına düşeni yap. Ben yarın yaparım. Şu zaman yaparım bu zaman yaparım.” İşten geliyorum o içerde yatarken ben yemek yapıyorum yiyoruz (yemek bende, bulaşık onda). Mutfakta bulaşıklar gece saat 10 11’e kadar bekler kokar. “Biraz yatayım yapıcam, yoruldum, maça gideyim gelince toplicam.” Her şey bir savaş evde. En basic rutinler bile devamlı gerginlik sebebi. Haftasonu temizliğimizi iki üç saatte halledip güle oynaya bir yere çıkamıyoruz. Kavga edip bozuşuyoruz ve tüm haftasonu evde küs geçiyor bazen. Böyle günlerde kendimi camdan atasım geliyor ruhum daralıyor. Onun çok da umrunda olmuyor. Karşımda 36 yaşında bir erkek değil de, annesi tarafından devamlı dürtülen 15 yaşında bir ergen var gibi hissediyorum. Bunlar basit örnekler ama demek istediğimi anlamışsınızdır. Hiç bir iş yapmadan yatarsak ondan iyisi yok, o zaman kavga etmeyiz. Sarılıp yatmak ister bütün gün.


Eşim çocukları çok seviyor, ben de istiyorum 10 aydır çocuk deniyoruz ancak henüz olmadı. Her ne kadar temas bağımlısı olsak da bu biraz şefkat ağırlıklı olmaya başladı, cinsellik çok çok seyrekleşti. Ovulasyon günleri dışında nadiren beraber oluyoruz. Belli günlerde olunca vazife gibi oluyor, kendimi çok kötü hissediyorum, istek duyamıyorum. Bunu onunla birkaç kez konuştum, bari şu ovulasyon günlerinde biraz beraber zaman geçirsek, biraz romantik bir ortam olsa da ben kuluçka makinesi gibi hissetmesem. Ama bir türlü aşamadık, tamamen tatsız isteksiz, çocuk yapmak üzerine yaşanan bir eyleme döndü. Açık açık ona cinsel yaşamımızdan inanılmaz mutsuz olduğumu söyledim. Güzellikle söyledim olmadı, kavga ettim olmadı. 60 yaşında bir çiftin yaşamı bizden iyidir, inanın artık uğraşmıyorum ve geçtim bu konudan.


Gelelim bugün kopan kavganın sebebine. Bu ay doktora gittim ve birkaç gün ovulasyon takibi yapıldı. Pazartesi yumurtlama gördü ve üç gün birliktelik olmasını önerdi doktor. Pazartesi yaptık iyi hoş. Salı yani dün akşam eve geldik, yemek faslı. Sonra aslında haftasonu yapması gereken fakat yine ertelediği bazı ev işlerini yaptı. Sonra dışarı terziye gitti, çıkmışken biraz arkadaşlarının yanına uğradı ve 22.30 civarı eve geldi.


Ben bu arada haftasonu memleketten topladığımız bazı taze otları ayıklayıp haşlayıp buzluğa atmakla meşguldüm. Amk otları tam gününü buldu fakat ertesi güne kalsa artık bozulacaktı. Uzun da bir iş. Neyse benim saat 00.30 gibi işim bitti. Bu arada salonda yatıyor, asla gelip yardım teklif etmiyor. Ovulasyon var değerlendirmemiz lazım, zaten saat geç olmuş. Yardımın dokunmasa bile gel, napıyosun canım de, bi ilgilen. İşim bitti salona geçtim yatıyor, eline sağlık dedi yanıma gelsene dedi. Gerçekten o kadar istemedim ki o an, duşa girip yatıcam dedim ve gittim, çıktığımda uyumuştu. O gece bir şeyler yaşanacaksa o akşam biraz daha ilgili olunmasını, moda girilmesini istiyorum, çok mu abes bir şey istiyorum ki?


Bu sabah kalktık, modum düşüktü. En değerli gün boşa geçmişti çünkü. Noldu diye sorduğunda kavga koptu. Beni suçluyor, bütün sorun akşam sana mutfakta yardım etmemem mi diyor. Bendeki birikmişliği asla ama asla anlamıyor, kaç kez anlatmama rağmen. Gece seni yanıma çağırdım gelmedin diyor. Artık vazife gereği yapılan randevulu ilişkilerden de sıkıldığımı söyledim. Ovulasyon zamanında da biraz isteksiz yapıverelim idare et diyor. Sanki o günler dışında yapıyormuşuz gibi. İnanılmaz kötü kavga ettik, birkaç kez ayrıl benden o zaman dedi, bana çok ağır bir cümle kurdu hatırladıkça gözlerim doluyor. Benden ayrıl o zaman, kendini yaptırtacak birini bulursun çok meraklısın ya zaten dedi (elbette bu kelimelerle değil). İnanamadım, hiç bu kadar ağır cümleler kurmazdık kavga ederken.


Bu lafı yutamıyorum. Her ay aynı günlerde, her haftasonu aynı günlerde aynı konulardan kavga etmekten artık tükendim. Dışardan bakıldığında iyi bir çiftiz, ayrı ayrı bakıldığında belki de iyi insanlarız. Ne desem yapar, ama kendisi asla bir şey planlamaz. Kendi kendine bir fikir ortaya atmaz. Bütün erkekler mi böyle? Ne istedin de yapmadım diyor, çok basit, ben o da bir şeyler istesin istiyorum. Her şeyi düşünmek zorunda kalmak istemiyorum, biraz ipleri eline alan, bu kadar edilgen olmayan bir eş istiyorum. Gerek güzellikle gerek kavga ile kaç kere konuştuk. Hep dikkat edeceğim diyor ama olmuyor.


Bu akşam eve gitmeyi düşünmüyorum o ağır lafın üzerine. Boşanmak istiyor muyum? Bilmiyorum, ama eşimi artık bu haliyle istemediğimi biliyorum. Eskisi gibi olsun istiyorum. Ben hiçbir kavgada ayrılık kelimesini kullanmam ama o bugün birkaç kez söyledi. Ayrılmak öyle zor geliyor ki. Yeniden bir hayat kurmak, bütün rutinlerinden vazgeçmek, hayatın tepetaklak olması. Bu ruh haliyle bunlarla başa çıkamayacak gibi hissediyorum. Çift terapisi işe yarar mı bilmiyorum.


Her akşam evde boş boş yatarak geçirdiğimiz bir hayat, ben talimat verdikçe sorunsuz olan, duygusal olarak çok bir şey beklemediğim evliliğim. Bütün evliliklerin sonu bu mu? Erkekler bu rutin yaşamı sorun etmiyor biz mi ediyoruz? Şiddet yoksa aldatma yoksa her şey okey midir? Artık intihar eden insanların ruh halini bile anlayabiliyorum. Eskiden çok şaşırırdım, madem hayatından vazgeçecek duruma geldin, bari her yolu dene, ölümden kötü ne olabilir evden ayrıl aç kal sürün, olmazsa yine intihar edersin derdim içimden. Şimdi anlıyorum, insan bunlarla uğraşmayı göze alamayacak, savaşamayacak kadar tükenmiş oluyormuş. Uğraşmak istemiyormuş sadece bitsin istiyormuş. Ayrılmak istemiyorum, tüm bunlarla uğraşacak, aileme laf anlatacak, yeni bir hayata başlayacak gücüm yok. Tüm bunları göğüslesem bile boşanınca hayat daha mı iyi olacak, bunun garantisi yok. Ama böyle de o kadar mutsuzum ki.
0
ustapasta
(13.03.24)
hocam şöyle bir şey var, evliliklerin çok azı aradaki sevgi ve aşkın azalmasından dolayı bitiyor, daha çok böyle sorumsuzluklar ve hayatı paylaşmamak yüzünden bitiyor ve bir taraf tükeniyor

sizin kafanızı karıştıran şey "ama çok iyi bir insan, aileme ve çevreye çok iyi"

bu düşünce karar vermenizi zorlaştırıyor, ben böyle bir insanın değiştiğini görmedim, 50-60 yaşına gelip hayatının çoğu böyle angaryalarla harcanmış, tükenmiş çok kadın var

hocam bir de korunun bu çocuk konusunu hemen araya sıkıştırmayın, çocuğunuz olursa bu sorunlarınızın üstünü bir süre daha örtecek, çocuk büyürken zamandan da yemiş olacaksınız, çocuk bir adet sorumsuz ebeveyn ve bundan dolayı sürekli gergin ve öfkeli ebeveynin olduğu çok huzursuz bir evde büyüyecek, çocuk olunca eşiniz değişmeyecek, siz yine ev işleri, ev dışı sorumluluklar, çocuk bakım sorumluluğu hepsiyle tek başına uğraşmak durumunda olacaksınız

33 yaş çok genç daha, siz içinde bulunduğunuz koşullar yüzünden enerjisiz ve karamsar hissediyorsunuz, 40ındaki kadınlar hayatı yeniden yaşamaya başlıyorlar daha mutlu daha enerjik
0
grimavi
(13.03.24)
Öncelikle şunu söylemeliyim,

Bu olanları maalesef çoğu evli çift yaşıyor. Erkek ve Kadın versiyonu olarak azıcık farklılıklarla çoğu yerde duyuyorum bunları. Yaşayanlardan birisi de benim. Bu yaşadığınızın erkek tarafındayım.

Her şeyi denedim, profesyonel ve geleneksel olarak tüm tavsiyeleri yumuşak başla uyguladım. Olmuyor.

7 yıl sonra Bebek oldu, onun hikayesi de çok başka ama; takibi ve tedaviyi de ben kontrol ediyorum tabi ki. Yani size şunu desem anlarsınız, eşim ne zaman regl olacak bilmiyor ve takip etmiyor. Kendisi de mühendis bu arada. Makina sahasında imkansızı ürettirmeyi başaran kadın. Demekki böyle, evilik başka bir yetenek.

Boşanmak, bana da yorucu geldi. Tam ciddi kararlar evresinde bir sürü major değişiklik ve kayıplarım oldu. Saldım.

Amatörce ama çok doğru; olmayınca gerçekten olmuyor.
0
achilles
(13.03.24)
@edmond honda aslında hiçbir iş yapmıyor değil. Her şeyi yarı yarıya yapıyoruz, ama sorun bunu bir rutin olarak kabullenememesi. Hep benim söylemek zorunda kalmam. Herkesin işi belli, o yapmazsa ben elimi bile sürmem onun işine.

Dünyanın en sevgi dolu insanı bu arada, yeğenim bile ona bayılıyor çok güzel anlaşıyorlar. çocuk yaparsak sevgisiz asla kalmaz ama ev işleri büyük sorun olur. Bu beni de çok düşündürüyor. Sevmekle olmuyor, sevgi dolu ama tembel.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
en doğrusu minik darılmaları biriktirmemek. az önce bulaşık nedeniyle kavga ettiğin insanla sevişmek istemiyorsun. istediği kadar seksi olsun. bunu aklından çıkarma. senin için de öyle değil mi? güzel güzel konuşun. ikiniz de adım atın. birbirinizi yıpratmamak için elinizden geleni yapın. umarım düzelirsiniz ama ayrılmak dünyanın sonu değil. bazı kalıplara girmek zorunda değilsin. evlilik kutsal değil.

edit: imkanınız varsa haftada bir iki kez yardımcı tutun. öncesindeki gün bulaşık temizlik yapmayın, onları da yapar. haftada 2 gün dışarıdan söyleyip bulaşık çıkarmadan işinizi halledin. bir gün arkadaş aile ziyareti yapın. bir gün de dışarıda yiyin :) haftada bir iki günden fazla evde yemek yapmayın. o kadar büyük dert olmaz. eşin bu ve bunu değiştiremezsin. belki orta yolu bulabilirsin. istiyorsan.
0
gabe h coud
(13.03.24)
evli değilim hiç olmadım. o yüzden evlilikle ilgili yerlere girmicem, yaşayanlar daha iyi bilir. ama şunu görmek zor olmasa gerek, şimdiden böyle olan bir adam çocuk olunca sizce kendiliğinden sorumluluk üstlenip de çocukla ilgilenir mi? sizi rahat ettirir mi? yoksa siz 'iki' çocukla uğraşırken heder mi olursunuz? bence cevap ortada. bu senaryoda evet çocuğa da yazık olur ama bence yazığın en büyüğünü kendinize etmiş olursunuz. 33 yaşında böyle hissetmek normal değil, bunu ömrünüzün geri kalanına da yaymayın, bu adamdan çocuk yapmayın.

bu ruh haline girmek mutlak son değil, normal değil, doğal değil, herkes böyle olur evlilik böyledir vs diye bir şey yok, yaşadıklarınız düzeltmeniz gereken şeyleri gösteriyor, kabullenmeniz gerekenleri değil. çocuk fikrinden vazgeçip ilişkinizi değerlendirip iyileştirmeyi deneyebilirsiniz, bunun için çift terapisi iyi olabilir. ama işe yaramazsa da gencecik bi insansınız ayrılıp çok da güzel fıstık gibi yaşarsınız, hem de büyük küçük kimseye annelik veya hizmetçilik etmeden.. savaşacak da bir şey yok. düzgün bi insansa zaten ayrılırken sorun yaşamazsınız. çevreniz dar kafalı değilse sonrası da sorun olmamalı. milyonlarca bekar var, nasıl yaşıyorlarsa öyle yaşayacaksınız. maaşınız varsa kendinize göre evinizi tutuyorsunuz ve sadece kendi mutluluğunuzu dert ederek keyifle yaşamaya başlıyorsunuz. çok güzel oluyor valla, istediğinizde istediğinizi yapıyorsunuz, kimseye hesap vermiyorsunuz, rica minnet iş yaptırmıyorsunuz, laf anlatmıyorsunuz, caz trip çekmiyorsunuz, başkasının derdiyle hantallığıyla uğraşmıyorsunuz, sadece kendinizi düşünüyorsunuz falan şahane bi hayat. daha heyecanlı ilişkiler de yaşayabilirsiniz, size kalmış, istemeseniz de yaşamazsınız, kafanız rahat oh mis. teknik ve halledilebilecek zorluklara takılıp hayatı kaçırmayın, içinde bulunduğunuz ruh halinde olumsuzluklara odaklanmanız normal, ama yaşayınca ya niye daha önce yapmamışım diyeceksiniz sadece. kendinizi sonunu bildiğiniz bu yorucu hayata hapsetmeyin. kendiniz için yaşıyorsunuz, iyileştikçe bunu daha iyi görür insan, iyileşmeye odaklanın.

hiçbirini yapmıyorsanız bile kendinizi seviyorsanız şu an katiyen çocuk yapmayın derim naçizane, denemelere son verin. (30k)

ek: söylediği lafı unutmuşum, direkt o kısım bile ayrılık sebebi ama neyse.. hak etmediğiniz lafları yutmayın. iyi insan falan filan diye onur kırıcı sözlerini alttan almayın. o kısma takılmışsınız diye açasım geldi ama hocam zaten ortalama insan iyi insan oluyor. bariz kötülük yapmadığı sürece herkes iyi valla. sıradan bi şey bence. tek başına tutunulacak bi özellik değil.
0
nic cage
(13.03.24)
İnsanların evliliklerini yürütmemelerindeki temel sebeplerden en önemlilerini saymissiniz. Kadınların çalışma hayatındaki sorumlulukları yetmiyormuş gibi eve gelince de sorumlulukların devam etmesi, erkeklerin anne evinden sonra eşlerini de evin işlerini yapmak zorunda olan kişi olarak mimlemeleri kültürel olarak bizde zaten çok yaygın. Bunu kavga ederek, kuserek de tamir edemezsiniz. Anlaması gerekir. Önemli nokta şu, anlamaya gönlü var mı?


İkinci nokta aslında evliliklerde çok çok önemli fakat bizde kültürel olarak konuşulmaz. Biten evliliklerin çoğunda cinsel problemler vardır. İnsanlar bunu yok sayamazsa boşanır, yoksa da hayatları boyunca evlilik doyumundaki en önemli noktalardan biri eksik olarak hayatına devam eder. Zaten kadının cinsel doyum bekledigini söylemesi de genelde abes karsilanir. Eşinizin söylediği söz karşısında kirilmissiniz ve bu gayet anlasilir. Ama o da zaten sorunun kendinden kaynaklı olduğunu düşündüğü için ve bunu kabullenmekte zorlandığı için agresif bir tutum takinmis.

Yukaridakilere katılıyorum, bence böyle bir durumda çocuk yapmayı bir süre erteleyin ve eşiniz de kabul ederse birlikte çift terapisine gidin. Çözülmeyecek noktadaysa boşanmak dünyanın sonu değil ama en azından çaba sarf etmiş olursunuz. Çözülecek bir sorun varsa da karşılıklı iletişimle cozebilirsiniz. Sevgi ve aşk ise çok farklı olgular. Aşk yıllar içinde elbette şekil değiştirir ama sevginin baki olması gerekir. Birbirinize vakit ayırın, rutinlerim dışına çıkmaya çalışın.

İlişkilerimize duygusal yatırım yapıyoruz, emek veriyoruz. Bu yüzden bittiğini kabullenmekte zorlanıyoruz bazen ama şunu aklimizdan cikarmamak gerekir; "her iyi insan ve iyi baba, iyi bir eş olacak diye bir kaide yok".

Not: ben de evli ve çocuksuz bir kadın olarak yazdım bunları.
0
fraise
(13.03.24)
hepsini okudum.

bence bu sorunu çözebilirsiniz. adam kötü bir adam değil anladığım kadarıyla.
bence çocuk için acele etmeyin. yani şu an çocuk için yeterince enerjiniz yok.
ev işlerini tekrar bir bölüştürün ya da konuşun.
kendinize çok vakit ayırın.
amk otunu bırak bozulursa bozulsun yani.
birbirinze güzel şeyler söyleyin. film izleyin falan.
yani birbirinze vakit bulamamanızın bütün sebebi bu ev işleri mi.
erkekler biraz daha vurdumduymaz oluyor ama bence eşiniz de elinden geldiğini yapıyor.

burada ayrıl falan diyenleri ciddiye almayın. bekara karı boşamak da kolay diye bir laf var.
bence bu evlilik kurtarılır.

ama söylediği o laf biraz ayıp etmiş bence ciddi değil sinirlenince ağzından çıkmış.
0
OgutucuRecep
(13.03.24)
Erkek tarafıyım. Harekete geçme konusunda çok benzer durumlar yaşadım. Zamanla ortada buluştuk.
Her ikinizin de birbirinize doğru adımlar atmanız gerektiğini düşünüyorum. Bulaşıkları yıkamaması değil sizin sorununuz, sizin uygun gördüğünüz saatte yıkamaması.
Siz her konuda onu harekete geçirmek zorunda hissettikçe dürtükleyen bir insan oldunuz, o da dürtüklenme olmadan hareket etmeyen bir insan oldu. Sorun, sorunu doğurdu.
Çift terapisinin işe yarayacağını düşünüyorum.

Akşam eve gitmeme kararınızı bence gözden geçirin çünkü orası sizin eviniz. Zaten iyi bir durumda değilken bir de rahat etmediğiniz bir ortamda uyumakla uğraşmayın.

Çok şanslısınız ki çocuk konusunda acele etmenize gerek yok, henüz 33 yaşındasınız. İlişkiniz istediğiniz hale gelene kadar o işi biraz duraklatabilirsiniz.

Burada okuduğumuz birkaç satırla "bu evlilik devam etmemeli" gibi bir sonuca varan olursa asla kulak asmayın. Yapıcı tüm tavsiyeleri dikkate alıp yıkıcı tüm tavsiyeleri göz ardı etmenizi öneririm.
0
michael_knight
(13.03.24)
bence adamın pasif rol almasından zaten bunalmışken bu çocuk meselesi tuz biber olmuş. bence çocuk konusunu erteleyip diğer sorunları çözmeye odaklanın ve gündeminizden ovulasyonu vs. çıkarın.

gördüğüm kadarıyla ve eşimi de düşünürsem çoğu erkek kendisinden bir şey istenmeden bir şey yapmamaya plan program yapmamaya eğilimliler, bu doğru.

edit: bu arada ettiği laf konusunu unutmuşum ciddi anlamda özür dilemesi gerekiyor. telafi etmesini beklerdim ve eve gitmeyebilirdim ben de.
0
sanguine mcqaer
(13.03.24)
okudum hepsini
çocuk yapma işini durdurun öncelikle böyle bir ilişkiniz varken. bu sağlıksız bir karar, bence. sonrasında da mutlaka iyi bir terapist bulup terapiye gidin birlikte. iki taraf da çözmek istiyorsa halledersiniz. kavga etmeden konuşma ortamı yaratıp oturup konuşun bir de. belli ki bir şeyler yaşandıkça kavga ederek konuşuyorsunuz. sorun çıkmadığı bir anda oturun konuşun, randevulaşın hatta dışarı çıkın bir yerde oturup bir şeyler içerken konuşun.
0
veritaslibertas
(13.03.24)
Genel olarak bu düşüncede misiniz yoksa bir an için sinirlendiğinizde mi böyle hissediyorsunuz?

Bence sıkıntınız büyük. Eşiniz sizin söylediklerinize rağmen konfor alanından vazgeçmiyor. Ben de evlenmeden önce elimi sürmezdim işe. Ailem sağolsun yapardı.

Şimdi evlilikten sonra işbölümümüz var ve uyuyorum buna. Ama buna eşim zorlamadı.Ben kendim uymak zorunda olduğumu idrak ettim. Kimse çocuk değil.

Hatta işleri bir an önce bitirelim de rahat rahat oturalım diyorum eşime de. Bir de bu kadar iş yapmıyor diye söylenirken çocuk düşünüyorsunuz. Çok ilginç.
0
drako
(13.03.24)
bu akşam eve gitmeyeceksen de haber ver yüzünü göresim yok, şuradayım vs gibi. habersiz eve gitmemek büyük hata olur.

ev işi olayı dışında nasılsınız? eğleniyor musunuz? mutlu musun? beraber vakit geçirmekten hoşlanıyor musun? birbirinize hala değer veriyor musunuz? bunların cevabını düşün. olumlu ise kurtarmaya bak. sen boşanmak istemiyorsun çünkü bence.

temizlikçi tutun imkan varsa. yani belli bu adam temizlik yapmak istemiyor. ve iki yetişkinin yaşadığı evde de her hafta detaylı temizlik yapmak gerekmiyordur bence. bizde 1,5 yaşında bebek ve kedi var mesela. bazen sadece süpürge yapıp geçiyoruz. tozu gördüğüm halde toz almadığım hafta sonları oluyor. onun yerine ailemle vakit geçirmeyi tercih ediyorum. gerçekten kılı kırk yaracak kadar önemli mi bu temizlik meselesi? yapmayın evi bok götürsün demiyorum da bazı haftalarda da olduğu kadar yapıverin. inan sen kafana taktığın için bu mesele bu kadar büyük görünüyor gözüne. akşam yemeğinden sonra 10-11e kadar bekler bulaşıklar demişsin. beklesin. ne kadar kokabilir ki? sonuçta 11de de olsa kaldırıyor. yani sen onun öğretmeni, annesi, ev arkadaşı değilsin. senin sınavından 100 almak zorunda değil. 5 sene kavga etmişsin, konuşmuşsun olmamış. demek ki başka bir yol bakılmalı.

ipleri eline alsın diyorsun, edilgen olmasın diyorsun ya. bu adamın karakteri. sen adamdan A değil B olsun istiyorsun. sen zaten A ile evlenmişsin. değişmesini beklemen saçma değil mi? hani farklı bi durum olur değişmesini beklersin ama adam karakter olarak pasif demek ki. şimdi şöyle düşün. sen çok planlı, programlı, her şeyin kendi istediği gibi yapılmasını isteyen birisin diyelim. eşin de 5 sene sonra gelsin desin ki ben bu kadar dominant bir kadın istemiyorum, pasif olsun istiyorum. sence olur mu öyle bir şey? insanın karakteri neyse odur ya, değişmez. hele otuzlardan sonra hiç değişmez. törpülersin, dikkat edersin ama bir yere kadar.

cinsellik konusuna gelirsek. bazı insanlar isteksizdir. bunu kabul edelim. bir de adam yanıma gelsene demiş. kendisine göre gayet hoş bi davet. sen de reddetmişsin. suçu kendinde görmüyor doğal olarak. o güne otları bırakmak, buzluğa atmak filan senin kafanda yarattığın, çok da gerekli olmayan bir iş. iki saatini harcayıp yoruldun ve hırsını ondan çıkardın. hayatımda ot haşlayıp dolaba attığımı hatırlamıyorum bu arada. neyse. sonuç olarak çok da istekli biri değil belli ki ve hamilelik takvimi işi iyice rutine bindirmiş iki taraf için de.

bence çocuk işini erteleyin. zaten bu temizlik durumu çocuktan sonra seni daha da delirtir. hele taze otu buzluğa atan bi insanın bebek ek gıdaya geçince yapacağı şeyleri düşünemedim bile. sen kendini yorarsın eşin sadece güle oynaya ilgileneceği kadar ilgilenir. gelsin daha büyük kavgalar.

çocuk işini erteleyin. evlilik terapisi alın. ama gerçekten boşanma isteği varsa bir süre belirle. değişim görmek istediğini net bi şekilde belirt. baktın değişim yok o zaman boşanırsın.
0
elorelia
(13.03.24)
5 yıllık evli ve 20 aylık çocuk sahibi er birey olarak yazıyorum;

Sizin probleminiz çözülmeyecek bir problem değil ancak ikinizin de gönüllü olması ve psikolog desteği almanız gerekiyor. Buradan ya da cevrenizden alacağınız tavsiye ile çözemezsiniz.
Şunun kararını vermen lazım gerçekten bu kişi ile evliliğini devam ettirmek istiyor musun?

Eğer devam ettirmek istiyorsan eşini karşına alıp de ki "Ben seninle hayatıma devam etmek istiyorum ancak bu şartlarda değil psikolog desteği alalım" de o da eğer seninle devam etmek istiyorsa zaten kabul edecektir.

Eşimle iletişimimiz çok güçlü ve paylaşımcıyızdır ona rağmen çocuk olduktan sonra çok kez tartıştık çok zorlandık çünkü hem yorgun hem de tahammül azaldığı için sürekli gerginlik oluyor, çocuğun uykuları yeni oturmaya başladı ve ancak kendimize gelebildik bu problemleri aşmadan sakın çocuk yapmayın.
0
mirty
(13.03.24)
elorelia +1

1. çocuk işini erteleyin
2. genel temizlik için birini alın, haftalık ya da iki haftada bir mesela
3. mükemmeliyetçi tavrınızı törpülemeye çalışın, her hafta ev süper tertemiz olmak zorunda değil. bulaşıklar da 11 gibi makineye konsun, idare edilir bunlar

bu arada evli biri olarak yazıyorum, diğer şeyler bir yana, eşinizin itiraz etmeyip her programa katılması o kadar güzel bir şey ki. varsın program yapmasın, hepsine uyması bile güzel.
0
noxie
(13.03.24)
yazdıklarınız boşanmayı gerektirecek bir durum değil gibi, düzeltilebilir şeyler. eşiniz ev işleriyle çok istekli olmayabilir. peki boşanıp yeni birini bulduğunuzda istediğiniz gibi biri olacağından emin misiniz ve hatta birini bulabilecek misiniz?

erkeklerin büyük çoğunluğu eşiniz gibi. bence bi orta yol bulmaya çalışın.

bu arada eşiniz kötü konustuysa ayıp etmiş.
0
tabudeviren
(13.03.24)
teşekkür ederim fikirlerinizi okumak iyi oluyor öyle dolmuştum ki. Ot konusuna bu kadar takılmayın evet zamanlaması biraz saçma olsa da:) ot olmaz b.k olur, mesele yetişkin bir insana 5 yıldır hala devamlı ne yapması gerektiğini söylüyor olmak. Cevabın birinde dediği gibi bulaşık için tartıştıktan sonra kimse kimseyi arzulamaz. Birbirinden alakasız gibi görünen bu konular tamamen iç içe geçti ve birbirini etkilemeye başladı.

@eloreila ve diğer herkes, normalde (yani sorumluluklarımız söz konusu olmadığında) gayet iyiyiz. Beni hiç kırmaz hayır dediğini kolay kolay hatırlamam, ben de aynı şekilde ona değer veriyorum, mesela bu akşam eve gitmek istemiyorum ama ailemin evine de gitmek istemiyorum anlarlar onun hakkında kötü düşünürler diye:/ Sanırım gerçekten bizim en sık kavga nedenimiz ev işleri, haftada bir temizlikçi işini düşünebilirim. İkinci sorun bana göre cinsel yaşam, çocuk konusu zaten kötü olan şeyi daha kötü hale getirdi. Bunu bir süre erteleyeceğim. Eşime boşanmanın tüm zorluklarını göze alacak kadar katlanamıyor değilim, sadece bu döngüyü tekrar tekrar tartışmak ve çözememek beni yordu. Tükenmiş ve kendimi anlatamıyormuş gibi hissediyorum. O kadar laf anlatmama rağmen dün mutfakta yardım etmemem mi tüm sorun demesi mesela. Bunların beni ne kadar yıprattığını anlayamıyor, kendisi benim kadar etkilenmediği için.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Selamlar henüz 2 yıllık evliyim (29E). Hepsini okudum bir şeyler karalamaya geldim.

Ben de ilişki anlatmayı veya okumayı çok severim o yüzden paylaştığınız için ve net, uzun yazınız için teşekkürler.

Biz de bu tarz olmasa da çok kavgalar ettik. Öncelikle şunu anlamak gerekiyor. Kadınların sorun ettiği şeyler bizim beynimizde "bu niye sorun şimdi ya", "bunu niye tartışıyoruz şimdi", "ben nerdeyim zaman dursa keşke uçsam gitsem şuan" gibi şekillerde yorumlanıyor. Yani önce bunu kabul etmek lazım. Ben de şu açıdan eşinize benziyorum, sorun sevmem, gerginlik sevmem. Evde yapılması gereken bir iş varsa o hemen yapılmayabilir yarın yaparım öbür gün yaparım haftaya yaparım. Evlenince tabi bu ertelemeleri biraz kısalttım. Ben biraz kısalttım, hanım biraz rahatlaştı derken ortada buluşmaya çalışıyoruz.

Bazen kadınların tepkileri o kadar anlamsız geliyor ki güne "bugün ne olsa da sorun yapıp büyütsem ve günü, seksi, hafta sonunu, geceyi mahvetsem..." diyerek başladıklarını düşünüyorum. Çünkü yaşanıyor bunlar yani.

Ne oldu diyorum hayatı sorguluyorum. Ne oldu yine yani çöpü mü atmadım gece film izlemedim ve odama mı gittim, belli bir gün geçti de çiçek veya hediye almayı mı unuttum, bulaşıkları mı dizmedim ne oldu??

Çünkü yetişkin bir kadın bunların herhangi biri yüzünden hem kendi hayatını hem partneri için hayatı zindana çevirebilir.

Ve sorun şi ki tam da sizin anlattığınız gibi bir şey anlatmadan bozuluyorsunuz ve neye bozulduğunuzu anlamamız gerekiyor. Bazen 50 kere de olsa söylemeniz gerekiyorsa söyleyin lütfen.

Gelin yardım et deyin. Ben şuna bozuldum deyin. Konuşun biraz iletişim lazım susarak, içten içe kurularak, içerlere gidip ağlayarak bize bir şey anlatamıyorsunuz bunu anlayın artık.

Biraz dümdüzüzdür ama anlarız yani. Ve de ne olsa da bozulsam diye değil de, ne olsa da ben bunu bir güzelliğe çevirebilirim, huzursuzluğa değil de huzura yorarım diye düşünmek lazım.

Siz bizden ince düşünüyorsunuz. Evi, kendinizi, bizi. Biraz salmanız gerekiyor eve de bişey olmaz ota da bişey olmaz. Yani olsa da bişey olmaz yani 3 günlük dünyada ot çöp yüzünden geri gelmeyecek zamanlar bir hiç uğrana gitmemeli ya.

Gidin sırnaşın onun yerine. Veya çok acilse iki ses edin yardım gelmiyorsa onu mutlu mutlu isteyerek yapın. Yok yapmak istemiyorsanız da salın gitsin. Bizim evde mesela bazen 2-3 günlük bulaşık duruyor, kim denk geliyorsa o hallediyor.

Ben hep evdeyim, bazen hanım gelmeden her yeri süpürüyorum, toparlıyorum, çamaşırları bulaşıkları yıkıyorum, yemek hazırlıyorum. Ama bazen de evde olmama rağmen tezgahın üstü bulaşık kaynıyor. Hanım da yorgun geliyor zaten bazen yapıyor bazen yapamıyor. Ama hiç bir zaman sorun etmiyoruz. En azından bu konuda çözdük bir şeyleri. Bizde de başka konular var.

Neyse, bunlar erkek gözünden bir yorum olsun diye yazdıklarım. Objektif bakarsam da şu çıkarımı yapıyorum. Evet bazen anlamıyoruz, dümdüzüz falan diyorum ama işin şu boyutu da var,

Kadın mutsuzsa yerde gördüğü çoraba bile bozuluyor. Ama mutluysa senin coraplarını yerim essek diyor icinden. Kadın mutluysa evin ortasına da sıcsan der ki "yalnız şu ortalıga sıcma olaylarını bir kaç bin yıl önce bırakmıştık hatırlatırım" der kaldırır yıkar.

Tam beyninizin çalışma yapısını anlamasam da mutsuzken pireyi deve yapıyorsunuz gibime geliyor. O yüzden sizin mutlu olduğunuz şeylere odaklanmalı, sizi üzecek şeylere takılmamanız lazım. Sorun ottan çöpten ziyada başka şeyler olabilir, biraz daha derine inip onları çözmeniz lazım.

Çocuk konusuna gelince, bence de sakın kalkışmayın. Mutsuz bir kadın olarak mutluluğu çocuk üzerinden bulmaya çalışmayın. Bir çocuğun en son isteyeceği şey kendisi mutsuz, ilişkisi kötü bir anne tarafından dünyaya getirilmektir.

Ben de bu sorunlarınızın çözülebileceğine inanıyorum ancak, baktınız çözülmüyor. Evliliğin kutsal olduğuna da inanmıyorum. Mutsuzsan ayrılacaksın. Hayata 1 kere geliyorsak öncelik kendi mutluluğunuz olmalı. Eşinizin veya çocuğunuzunki değil.

Siz mutlu olasınız ki eşinize, ailenize, arkadaşlarınıza veya ileride olursa eğer çocuğunuza verecek mutluluğunuz kalsın.

Netflix de "Kuvvetli bir alkış" ı izlemediyseniz birlikte izleyin belki çocuk yapmaktan biraz vazgeçersiniz :D

Teyzem geçen 60 yaşında boşandı. Çocuklar için katlandım yıllarca dedi. Katlanmak zorunda değilsiniz. Yani başından çözebilirsiniz. Bunu siz veya eşiniz kötü olduğu için değil, birbirinize uymadığınız için yapmalısınız. Uymak zorunda da değilsiniz ama zıtlığın uyumunu bile yakalayamıyorsanız o ilişkiyi sürdürmenin hiç bir anlamı yok.

Sanki ayrılsam başkası daha mı iyi olacak düşüncesi yanlış. Sorun daha iyi veya kötü olması değil zaten. "Daha uyumlu" olması. ki bu da vardır.

Ama bazen eşin 6 tane özelliği çok iyidir, 4 tanesiyle baş etmeye alışırsın, devam edersin. Bu da kafidir. Bazen de 9 özelliği çok iyidir, kim gelse eşinizi havada kapar, o kadar iyidir. Oma o kötü 1 tane özelliği size o kadar batar ki koşarak uzaklaşırsınız. Benim daha önce böyle bıraktığım uzun ilişkilerim oldu. Gram pişman değilim. Herkes dengini bulmalı. Zihnen, bedenen, ruhen, mantıken.. artık nereden bakıyorsanız.

İlla %100 anlaşılacak diye bir şey yok ama birbirinizi idare etmeyi, sorunları idare etmeyi öğrenmeniz lazım. Bakın katlanın demiyorum. Baş etmeyi öğrenmek lazım. Baktınız sizi çok zorluyor, olmuyor, ümitsiz vaka. O zaman bitirmek yanlış bir seçenek değil bana göre.
0
ananiyimioguz
(13.03.24)
Hepsini okudum o iş olmaz çocuk sahibi olmayın erteleyin önce aranızı düzeltin derim.
Eşiniz yanlış yapmış
40e 15 yıllık evliyiz
0
basond
(13.03.24)
Evli bir kadın olarak yorum yapmak istiyorum burayı okuyup gaza gelme. Bu saydığın sebepler boşanma sebebi değil.
Sadece sen yönetmeye yatkınsın, eşin de tembelliğe. Tıpkı benim evliliğim gibi :)
Başlarda bizim de böyle problemlerimiz oluyordu çünkü ben tembelim ev işi sevmiyorum yapmak da istemiyorum. Eşim de sizin gibi her şey tam düzenli ve muntazam olmalı diye düşüyordu.
Tezgahta patates soyarken neden altına bir şey sermemişim, neden salatalıkların kabuğunu orda kurutmuşum filan. Dedim bunun sana ne zararı var? Patatesi soyunca en son tezgahı siliyorum o yüzden altına bir şey koymak istemiyorum. Bu sadece bir örnek. Böyle onlarca olay vardı. Bir süre düşündü ve bana hak verdi. Haklısın aslında onun kimseye zararı yok ama ben alışmadığım için yanlış bir şey yapıyorsun gibi geliyor dedi. Dedim yanlış filan değil bu benim tarzım. Benim hayatım. Kimseye zararım yok.
Demem o ki bulaşığın 9 da değil de 11 de yıkanması kimseye zarar etmez. Hatta erkesi güne kalsın. Ne olabilir ki huzurdan önemli mi.
Kocam bu huylarını bıraktı valla 2 senedir cennette yaşıyorum. Kendisi için de öyle büyük bir stres kaynaği kalkmış oldu. Skeym tezgahı da bulaşığı da yani. Takıntı bunlar hep.
0
yenibirgüzelnick
(13.03.24)
yazacak çok şey var ama öncelik olarak çocuktan net olarak vazgeçin.
ondan sonra sağlıklı bir şekilde düşünüp karar verin.
çocuk sonrası boşanmak çok zor hele kadın için.
0
nuisance2
(13.03.24)
sorun sadece ev işleri meselesi ise bu konuda sorumluluğu daha fazla almanız gerektiğini düşünüyorum.
evet bencilce, fakat ev arkadaşı gibi iş bölümü yapmak erkeğin doğasına uymuyor.
modern yaşam erkekleri kadınlaştırıyor sonra da kadınların erkeğin bu şekilde olmasından rahatsız oluyor.

diğer konularda bir sorun olmadığından eminseniz kocanızı ev işlerine hiç bulaştırmayıp bir süre gözlemleyin(gerekirse yardımcı v.s.), bence işler değişecektir.

planlı çocuk yapma konusuna gelirsek, yumurtlama dönemi v.s. takip etmek bunları tamamen çöpe atın. aklınıze bile getirmeyin.
biz bu şekilde 1 yıla yakın uğraştık sonra ara verip normal sürece girdiğimizde çocuk olmuştu.
bu işlerde psikoloji > fizyoloji.
ayrıca kendinize eziyet etmenize gerek yok.
0
nuisance2
(13.03.24)
@ananiyimioguz teşekkürler kendi açından anlattığın için. Meşhur bir kitap var ya Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten, bana onu hatırlattı söylediklerin. İçeriği günümüze göre artık biraz seksist kalıyor ama bakış açımı bayağı değiştirmişti okuduğumda. Erkeklerin bizim gibi olmadığını ve olamayacağını kabul edersek ve bu ön kabule göre davranırsak mutlu olabileceğimizi anlamıştım. Orada da yazıyordu mesela, "Erkeklerin kadınların aklından geçenleri tahmin etme gibi bir sorumluluğu yok": Yalan yok buna çok içerliyorum ama dikkat etmeye çalışıyorum. Mesela ilk çocuk düşünmeye başladığımızda ayın o belli günlerine neden hiç dikkat etmiyor diye sinir olmuştum. Sonra gittim söyledim, her ay şu şu günler önemli, o günlerde lütfen biraz daha birbirimizle ilgilenelim ortam yaratalım, vazife gibi olunca kendimi kötü hissediyorum diye. Şimdi bunu bir iki kere söylemiş olmam ve tamam demiş olması yetmiyor mu? Her ay da söylenmez diye düşünüyorum, her ay gerekliyse pes.
Bir de ben bu kitabı okumuş ve biraz da olsa kendimi düzeltmeye çalışmıştım, ondan da okumasını rica ettim ama okumadı. Aklıma geldi şimdi :|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Sizin biraz bosvermeniz biraz da kabullenmeniz lazim. Is sizin istediginiz gibi yapildi mi kismina değil is en sonunda yapildi mi kismina odaklanip sukretmek lazim, erkeklerin en beceriklisi bile bu kadar oluyor max, bunun otesi instagramda evin her tarafini fosur fosur yikayan adam.

Ovulasyon gunlerine bağlı seks yapmak sıkıcı ama garanti bir yontem. Ovulasyon takip ederken hamile kalamiyosam takip etmesem hic kalamam diye dusunmustum (kaldim). Ilk gun neyse de sonra ovulasyon donemi diye görev gibi 3 gun arka arkaya yapmak canimi sikiyordu mesela. Artik 3. gun naparsan yap gorev oluyor o.

Benzer yollardan gecmis biri olarak (35 k, 5 yil evlilik) duzelmeyecek şeyler değil ama iki tarafın da kendinden odun vermesi lazim biraz. Bence takmamayi ogrenmenin yollarini gelistirerek mutlu bir evlilige kavusabilirsiniz.
0
instant crush
(13.03.24)
@nuisance2 buna katılmıyorum ya, ev işleri erkeği kadınlaştırıyor diye hem dışarda çalışıp hem evin çoğu yükünü alırsak bizim suçumuz ne? O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de. Çünkü bu kadar yükle ben de kadın olmaktan çıkarım.

çocuk konusunda da, evet yumurtlama takibi nefrettt bir şey. Ama işte dediğim gibi sık sık yapan bir çift olsak zaten denk gelir diye düşünerek özellikle o günleri kovalamam. Ama sık yapmayınca bari o günlerde olsun diye dikkat etmeye başlıyorsun ister istemez:|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
temizlik-yemek işinin kadının vazifesi olması bi şekilde insan örfüne yerleşmiş.

siz rolleri değişmişsiniz, kentli modern çift filan. kocanız yeni rolü pek de kabullenemediği ama söylemeye çekindiği için işi ağırdan alıyor bence.

"O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de." evet. yapabiliyorsanız yapın. geçim de erkeğin yüküydü. roller değişti. insanlığın son birkaç yüzyılının macerası bu.

çocuk yapamama meselesi evlilikleri sarsıyor. bu normal.

çocuk yapamadığı için erkekliği incinmiş olabilir onun da. diğer ihtimaller de var, evlilik değil bekarlık istiyor olabilir ama bunlar spekülasyon olur.

boşanma lafzı hoş değil ama konuşulabilir

burada afedersiniz d*yy*sluk ettiği şey, gidip başkasından yaparsın demesi. çüş. karı koca birbirine böyle derse, hukuklarını büyük yaralar. o yara özürle bile tamamen kapanmayabilir.

bu sonuncu konuyu bi irdeleyin. meselenin ayıbını tane tane anlatın. pişmanlıkla af dilerse, gafletse söylediğini derse, bi şans verebilirsiniz. size kalmış.
0
lambırcek
(14.03.24)
bi twit vardı, evlilikte kadının en büyük sorunu yemeği kim yapacak değil bugün yemekte ne yapsak ne yesek sorunu. ben de bunu yaşıyorum. yemek işi bende ama cidden bugün napacağım olayı beni yoruyor mesela.

diğer konuda da kimi zaman benim kimi zaman eşimin motivasyonu veya enerjisi olmuyor. darılmamamızın sebebinin birbirimize açık olmak olduğunu düşünüyorum. her şeyimizi açık açık o an söyleyip bitiriyoruz. sonu kavga da olsa seks de olsa bunu yapıyorum ben
0
Hallegadola
(14.03.24)
12 yil evli erkek olarak yazayim.
Sizin durumunuzdaki ciftler bosansa evliliklerin yarisi falan biterdi.
Bence esinizin tabiatinda mutfakda zaman harcamak yok.Is bolumlerini tekrar kontrol edin.Gerekirse alisveris, temizlik vb. esinizin yapabilecegi isleri yapsin.
Esiniz muhtemelen sizin gecimsiz, yuzu gulmeyen, surekli dirdir eden sorun cikartan biri oldugunuzu dusunuyor.Ettigi gereksiz kufurden de bir seyleri yerli yerine oturtmaktan, huzurluzluktan biktigini gosteriyor.bence overthinking yapmayi birakip guler yuzlu biri olmaya calisin. Erkekler icin evin bal dok yala olmasi yada evde guzel yemek yapilmasi degil guler yuzlu ve anlayisli bir es daha onemlidir.Esinizin cocuk ruhlu oldugunu yazmissiniz.Bilmem farkinda misiniz ama cocuk ruhlu birine karsi despot anne rolunu oynuyorsunuz.Bu sekilde gecimsizlik olursa yatakta da sorun olmasi cok normal.Ben sizi daha haksiz buldum.Biliyorum bu yazdiklarim hosunuza gitmeyecek bana kizacaksiniz ama dusunmeye deger bence.Yangina korukle gitmeyin.
0
turkuaz
(14.03.24)
yani mutsuz bir evlilik evet ama toksik bir evlilik değil. sadece rutine ve tekdüzeliğe hapis olmuş gibisiniz. tutku, arzu ne bileyim heyecan kalmamış pek. çocuk yapsanız da eşinizden ekstra destek, anlayış göremeyebilirsiniz. bu sizi daha çok üzebilir. çok çocuk heveslisi olsa eşiniz kendisi zaten bu süreçte takip eder, elinden geleni yapardı.
bu arada şeyi anlıyorum özellikle uzun süreli denemelerde bir noktada neden olmuyor stresi ile beraber insan darlanıyor ve zul gelmeye başlıyor. ama bu başka bir bıkkınlık boyutu gibi. gençsiniz, bence hayatınızı mutlu olmadığınız bir ilişkide feda etmeyin, çocuğu da mutsuz ve anlamsız bir birlikteliğin içine doğurmayın.
anlıyorum anne olmak istiyorsunuz, ama sizin anne olma hakkınız, çocuğunuzun mutlu ve sağlıklı bir ailede büyüme hakkından daha öncelikli değil maalesef.
0
wild honey suckle
(14.03.24)
erkekler gene bildiğimiz gibi... "ne var canım daha fazla fedakarlık yapsan" noktasından bakmışlar.
eşinin sana ettiği laftan sonra diğer şeylerin konuşulmasını çok saçma buluyorum. o sebeple kısa kestim.
0
suyin
(14.03.24)
Benim düsüncem senden beklenen; tipik ev kadınlığı ama adama rahat da vermemişsin o da küfür etmiş. Mutlu değilsen yaşın gençken ayrıl.
0
Coma
(14.03.24)
tüm evlilik ile ilgili sorunların temel sebebi, farkında olmadan yükselen stres seviyemiz. Hızlı yaşam, strese, stres huzursuzluk ve tahammülsüzlüğe , ve bunlarda insan ilişkilerine olumsuz olarak yansıyor, diğer her şey bahane ve teferruattan başka bir şey değildir.

Bunun imkan elverdiğinde doğa içinde küçük bir köy ve ilçede yaşamak için plan yapın , hayatınız yavaşladıkta , toprak ve doğra ile temas ettikçe her şeyin yavaş yavaş düzeldiğini göreceksiniz.

Belki inanmayacaksınız ama deneyin, yoğun şehir hayatı insanın doğasına en baştan uygun değildir .Ne varki bu şekilde yaşamayı farkında olmadan zorlanıyoruz.
0
Rao
(14.03.24)
@Rao, başta kulağa mantıklı gibi gelse de benden 2 önceki kuşak köyde yaşamışlar ve köy ortamında da gayet kavga, atışma, küslükler, cinayetler, adam kaçırma, tecavüz, adam vurma.. biraz daha doğuya gidersek töreler falan...

Ya komşu komşuya bahçesine ağaç sarktı ve bişey yapmadı diye 3 yıl küs kalır mı?

Kalır, onların dünyası da o çünkü.

Babaannem alzheimer olmasaydı da anlatsaydı size neler çektiğini. Kırsalda yaşayan bir kaç nesil öncemizde katlanma diye bir şey vardı. Artık kadınlar 1900lerden sonra iş hayatlarına girdiğinden beri bu pek kalmadı. Kimse birinin kahrını çekmek istemiyor veya sesini çıkarıyor artık.

Yani ben kendi dünyamızı büyültmenin veya küçültmenin sorunu değiştireceğini düşünmüyorum. İnsanın olduğu her yerde huzursuzluk, kavga, atışma olurmuş gibime geliyor. Doğamızda var yani. İstediğiniz kadar küçültük, heidi gibi yaşayın, artık o dünya sizin için yine normal olacak.

Ama şehrin, işlerin, kalabalığın vb. bir dünya etkenin bizi aşağı çektiği konusunda haksız değilsiniz.

@ustapasta, tekrar gelmişken şeyi demeyi unuttum, evet yukarıda da yazmışlar, kadınlar mesela eleştirirler annen miyim ben senin diye ama anne gibi davranmaktan da alıkoymazlar kendilerini. Burada bir çelişki yok mu.

İlişkinin başlarında eşim biraz evhamlı ve biraz kontrolcüydü. Yemek yedim mi, camı kapattım mı, üstüme bişey aldım mı, üşüttüm mü, kurulandım mı vs vs saymakla bitmez. ya kontrol eder ya da arar sorardı sürekli.

Anlam veremeyeceğim şekilde strese girer, meraklanırdı. Huzursuz olurdu. Bazen bir şeyi yapmadıysam sinirlenirdi, küçük çocuğa yapar gibi söylenirdi.

Ben de aşırı sülalem rahat bir insanım. Onu gördükçe iyice heyheyleri geliyordu.

Sonra ne olduysa bir ara aydınlanma geldi. Ya ben niye strese giriyorum koca adam gece yemek yiyemedi mi, dolapta bişey yoktu aç mı kaldı falan diye, huzursuz oluyorum. Gider en kötü makarna yapar, hiç bişey olmazsa yemek söyler açlıktan ölecek hali yok ya.

Diye bir ara gelince söylenmişti. Ondan sonra da böyle kontrolcülük yaptığını görmedim.

Ben onun beni yine düşündüğünü başka şeylerde anlayıp hissedebiliyorum ama bu tarz konularda "annelik taslama" huylarından erkenden uzaklaşmasına ben çok sevindim.

Yani bazen kızdığınız şeyi siz kendiniz yapıyorsunuz, çok takılmamak lazım. Hem siz rahatlarsınız hem eşiniz.
0
ananiyimioguz
(14.03.24)
@ananiyimioguz

Her türlü senaryoda negatif örnekle her zaman vardır, buna şans vb artık ne derseniz.
Ancak şöyle bir durum var ki ,yaşanılan yere bölge insanına , vb. göre çok değişkenlik gösteren bir durum.
Kal di ki, bundan insanlar ve nesiller değişiyor, bundan 50 sene önceki ve bugün ki toplum yapısı aynı değil.

Tüm olumsuzluklara rağmen ,doğanın, sessizliğin, temiz havanın , türlü kirlilikten uzaktan durmanın ve yavaş hayatın insana katacağı pozitif etki gerçeğini değiştirmez.
0
Rao
(15.03.24)
@ananiyimioguz aslında hiç anaç biri değilimdir. Mesela dışarda bir planım varsa onun evde ne yediğini ne yiyeceğini sormuyorum, kadınlar olarak erkeklerin beslenmesinden sorumlu olmamalıyız diye düşünüyorum. Hani tepki anlamında sormamak değil, bunu sormak ya da düşünmek aklıma gelmiyor. Birçok kişi böyle değil. Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız. Bence bu durum erkeklerin de hoşuna gitmiyor zaten. Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, bunun baya baya yaygın olduğunu fark edince de şok yaşamıştım:D


Eşimin şahsi konularında müdahaleci değilim rahatım, kendi tercihleri sonuçta. Ama ev düzeni beni de etkilediği için her şeye de bana ne diyemiyorum işte. Biraz aşmaya çalışıyorum, bahsettiğim kitaptan sonra oldu bu hatta. Mesela eşimin annesi yemek konusunda çok kendini yoran biri değil, o da öyle alışmış. Önüne bir çeşit koysan ya da kahvaltı gibi geçiştirsen okeydir. Bizde ise yemek çok çok önemliydi, ben de öyle alışmışım öyle devam ettirmem gerekiyor gibi davranıyordum hep. İşten gelip üç çeşit yemek yapmak, ya da uğraştırıcı güzel yemekler yapmak için iki saat uğraşıyordum, haliyle çok yorulup hırçın oluyordum eşime kızıyordum. Ben iki saat ayakta yemek yapayım, o gelsin 10 dkda bulaşıkları toplayıp geçsin oh ne ala diye. Sonra kitapta okudum, sizden talep edilmeyen fedakarlıklar yapıyor ama karşılığını göremeyip üzülüyorsanız, belki de o fedakarlığı yapmamalısınız diye. O anda bir aydınlanma geldi, adamın benden üç çeşit yemek beklediği yok, ben kendime bu işi çıkarıyorum, hem yoruluyorum hem haksızlığa uğradığımı düşünüp kızıyorum. Üstelik annem çalışmıyordu, ben işten gelip neden bunu yapıyorum diye düşündüm ve bıraktım. Basit şeyler yapıyorum, yalnızca yemek konusunda değil diğer konularda da rahatladım.

Ama işte dışardan baktığında mesela iş paylaşımımız var. Etrafımda birçok kadın da "söylediğinde yapıyorsa ona da şükür" modunda. Fakat ben 36 yaşında bir insana devamlı ne yapılması gerektiğini söylemeyi kabullenemiyorum. Erkekler böyledir diyip geçmeyi de öyle, acaba böyle midir yoksa böyle mi alıştırıldılar? Dm'den bu "zihinsel yük" ile ilgili güzel bi çizim gelmiş onu da paylaşayım: ekmekvegul.net
Mesela ben de kahvaltı sonrası çayımı içerken yalnızca çayımı içiyor olmayı isterdim. Çay içerken akşam yemeğinin malzemelerinden neler eksik, dışarı çıkıp ne almak lazım diye düşünmek yerine. O zaman sen de düşünme diyip geçilemiyor, saat akşam 7 olunca o malzemeler bir anda belirmeyecek çünkü. Eşim olsa akşam yemeği saatine kadar bir şey düşünmez, saat 7 olunca duruma ayıkır. Bu kafa rahatlığı acaba nasıl bir şey, biz de bayılmıyoruz bir şey yaparken başka şey düşünmeye. Düşünen olmayınca ev işleri aksadığından mecbur kalıyoruz. Yahu mesela yemeği ocağa ısıtmaya koymuşum bir iş çıkmış beş dk içeri geçmişim, eşim mutfakta sigara içiyor telefonda bir şeyler izliyor. Mutfağa giriyorum ki cazır cuzur ses geliyor yanacak yemek nerdeyse. Mutfakta ama onu fark etmiyor mesela, çünkü kendisine söylenmemiş. Hani bu kadar obvious bir şeyin söylenmesi de biraz insanın zekasına hakaret sayılmaz mı? Bu kadarının da yapısal olduğu bence biz kadınlara yutturulmuş bir yalan.

Eşimle konuştuk bu arada. Ettiği kötü söz ile ilgili, sigarayı bıraktığı için bazen anlamsız bir öfke yaşadığını söyledi, bunun mazeret sayılmadığını biliyorum dedi ve özür diledi. Doktor sperm analizini görünce sigarayı bırakmasını istemişti, çocuk sahibi olmayı çok istediği için hemen bıraktı (oversharing reis online).

Temizlik konusunda da, temizlik günleri yaşadığımız gereksiz gerginlikler için şunu dedi, "ben sana sinir olmuyorum, temizlik yapma eylemine sinirli oluyorum. Yani temizlik yaptığım için gergin oluyorum." Ama bunu yapmak zorunda olduğumuzu, benim de bayılarak yapmadığımı, bu gerginliği bana yansıtmasının saçma olduğunu anlattım dikkat edicem dedi bakalım ne olacak. Çocuk gelince sorumluluğumuzun daha fazla olacağını, şimdi böyleysek ileride daha çok sorun yaşayacağımızı, o yüzden çocuk düşüncesini ertelemek istediğimi söylediğimde üzüldü. Artık daha düzenli olalım ben de dikkat edicem dedi. Temizlik için birini ayarlamayı düşünüyorum, en azından yüzeysel şeyler kalsın bize. Durumlar şimdilik böyle.
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
". Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım,"

amacım laf söylemek değil ama böyle düşünüyorsanız aile olmanız zor.
çok bencilce bir düşünce bence.
siz ev arkadaşı olarak görüyorsunuz bence.
0
nuisance2
(15.03.24)
@nuisance2 herkesin “kendi” valizini hazırlaması nasıl bencilce oluyor anlamadım. Tam tersi senaryo olsaydı ne diyecektiniz? Eşim benim valizimi hazırlasın o zaman öyle aile olalım, o olmuyor ama dimi? Çocuklar bile 3-4 yaşından sonra ne giyeceğini kendi seçmek istiyorken bu durum bana komik gelmişti ama görüyorum ki burada bile varmış:D
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
"Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız"

komiklikten ziyade mevzu şu aslında, adam(kadın) üşümüyor olabilir. ama eşi tarafından en azından kendisini düşündüğüne yönelik jesttir, iyi hissettirir. adam(kadın) evde açlıktan ölmez belki, ama dışardaki eşin onu da düşünerek belki yemek hazırlayıp
bırakması da aynı şekilde jesttir. adam(kadın) valiz hazırlamayacak kadar yorgun olabilir. eşin valizi hazırlaması jesttir. adam(kadın) ilaçlarını takip etmeyi unutabilir. eşin bunu bilip onun yerine hatırlaması hoştur. bu tip ufak gibi görünen davranışlarla zaten bir aile ortamı oluyor. nuisance +1 ev arkadaşlığı konusunda.
0
sarahkerrigan
(16.03.24)
Parantez içinde hep kadın da yazmışsınız ama, pratikte bu tür “jest”leri yapanların genelde erkek olmadığını hepimiz biliyoruz.

Daha bugün twitterda bir video gördüm, erkek işten eve kadından önce geliyor ve yemeği hazırlamış oluyor, kadın bunu videoya almış ve gayet mutlular. Yorumları görmeliydiniz, aşağılama ritüeli demişler, kadın erkeği s.kiyor demişler, bir adam bunu nasıl kabul eder demişler:D mesele beraber yenecek yemeği erkeğin hazırlamış olması.

Tam tersini düşünelim, kadın işten eve erkekten önce geliyorsa yemeği hazırlamaması söz konusu bile olabilir miydi? Sanmıyorum. Gerçek hayatta neyin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. “Jest” yapan da, aman nolcak canım seviyorsa yapmalı, bunların hesabını yapıyorsa sevmiyordur denilen de kadın oluyor.

Konu benim konumdan çıktı şu an, şaşkınlıktan eşime şükrederek feminist manifesto yazıcam az kaldı:D
0
🌸ustapasta
(16.03.24)
okumaya bile dayanamıyorum bazı yorumları. sen bildiğin gibi devam et pasta bence...
0
suyin
(16.03.24)
(4)

Rutinleriniz

rock n roll
Selam, rutin her gün yaptığınız neler var, disiplin göstererek? Ben çok rutin yaşayamıyorum. Mesela her gün işte şu kadar sayfa kitap okuyacağım diyorum, o hedef tutmuyor. Spor yapmak istiyorum bir gün oluyor 3 gün olmuyor. O disiplini nasıl sağlıyorsunuz?
Selam, rutin her gün yaptığınız neler var, disiplin göstererek? Ben çok rutin yaşayamıyorum. Mesela her gün işte şu kadar sayfa kitap okuyacağım diyorum, o hedef tutmuyor. Spor yapmak istiyorum bir gün oluyor 3 gün olmuyor. O disiplini nasıl sağlıyorsunuz?
0
rock n roll
(13.03.24)
düşünmüyorum. şöyle; o sabah iş görüşmesine gideceksin ya da üst yönetime sunum yapacaksın ya da üniversite sınavın var. sabah 7 de olsa kalkar kendini düşünmeden duşun altına atarsın, öyle değil mi? bu her gün böyle olmalı. covid olmadan önce herkes full ofisti ve sabah gözümüzü duşta açardık.

rutinine hiç düşünmeden gideceksin. salı ve perşembe günleri spor salonuna gidiyorum. cumartesi ve pazar sabahı da belgrad ormanı'na gidiyorum. bu rutinimi asla bozmam. düşünmeden bunları yaparım. benim hayatım, rutinim bu.
0
gabe h coud
(13.03.24)
tam bir rutin ve program insanıyım. her gün kalori ve makrolarımı sayarım, dietimi ona göre ayarlarım. salı-perşembe yüzmeye, cuma-pazar fitnessa giderim. her akşam diş ipi kullanmak ve krem sürmek de rutin bence. ertesi günkü giysilerimi bir gece önceden hazırlarım
0
benarrivo
(13.03.24)
Hocam bazı şeyleri yapmak zorunda olduğunuz için yaparsınız. İlla bunları rahat hissederek yapmanız gerekmiyor ya da illa ki bunları yapmanın kolay bir yolu, bir püf noktası olması da gerekmiyor.

Ben bunu temel alarak düzenli yapabiliyorum bazı şeyleri.
0
akhenaten
(13.03.24)
Bence rutin aktivitelerde sorumluluğu görev hissinden ayırmak gerekiyor. Mesela her sabah belli bir saatte uyanıp kahvaltımı edip çalışmaya başlıyorum. Bu bir rutin, çünkü belli sorumluluklarım var. Ama mesela akşamları, kendime vakit ayırdığım zamanlarda, sıkı sıkıya uyguladığım bir rutinim yok. Bazı akşamlar kitap okuyorum, bazı akşamlar film izliyorum ya da arkadaşlarla çıkıyorum falan. Söz konusu spor ya da hobiler olduğunda "bunu bu şekilde yapmalıyım", "hayatımda bunu şu şekilde değiştirmem gerek" şeklinde bir görev bilinciyle hareket etmek bana çok iyi gelmiyor mesela, bırakıyorum. Keyif aldığım şeylereyse 5 gün 10 gün ara versem bile sonra yine devam ediyorum. O yüzden bence disiplin kısmından ziyade keyif kısmına odaklanmak da önemli.
0
lolita
(13.03.24)
(8)

Gümrükte bekleyen ürün için önceden ödeme yapılır mı?

anaphylacticshock
Merhaba,Resmed marka bir CPAP cihazı almak için Türkiye resmi distribütör firması olan RESPİTEK mağazasına gittim. İndirimli bir fiyata CPAP cihazı, nemlendirici haznesi ve maskesini almak üzere anlaştım. Ancak şu anda ellerinde istediğim CPAP cihazı da, nemlendirme haznesi de, maske de yok maalesef
Merhaba,

Resmed marka bir CPAP cihazı almak için Türkiye resmi distribütör firması olan RESPİTEK mağazasına gittim.

İndirimli bir fiyata CPAP cihazı, nemlendirici haznesi ve maskesini almak üzere anlaştım.

Ancak şu anda ellerinde istediğim CPAP cihazı da, nemlendirme haznesi de, maske de yok maalesef. Hepsi gümrükte bekliyormuş.

Ürünler gelince teslim alabilmem için anlaştığımız indirimli fiyattan ödemeyi şimdi yapmamı istiyorlar. Faturayı ürünler gelince keseceklermiş.

Ben şimdi anlaştığımız miktarda ödemeyi yapsam ürünler gelince fark istemeyeceklerini nasıl garanti edebilirim? (Fatura ürünler gelince kesileceği için o gün güncel fiyat talep ederler mi emin olamıyorum)

Faturayı şimdi kesmelerini talep etsem bu sefer de ürünleri teslim almışım gibi görünecek. Henüz teslim almadığımı, gümrükten geçmelerini beklediğimi nasıl ispat edebilirim?

Parayı yarın anlaştığımız fiyattan peṣin ödesem bu ürünlere karşılık ödediğimi nasıl ispat edebilirim?

Parayı IBAN'a yollarken açıklamaya ne yazmalıyım ki ileride sıkıntı yaşamayayım?

Ayrıca bu açıklama tek başına yeterli olur mu? Firmadan ayrıca nasıl bir belge istemeliyim? Noter onaysız sadece firma kaşeli imzalı bir kağıt yeter mi?

Firma RESMED'in yetkili satıcısı. Güvenilir bir firma ama içine düştüğüm durum çok tuhaf.

Ayrıca ürünler gümrükten ayrı ayrı geçerlerse mesela önce nemlendirme haznesi gelse sonra cihaz geçse sonra da maske vs, hepsi elime geçene kadar epey beklemek zorunda kalacağım. Bu durum da epey can sıkıcı.

Medikaller daha yüksek fiyat çektiği için buradan almak istiyorum.

Siz olsanız ne yapardınız?
0
anaphylacticshock
(12.03.24)
Sozlesme yok mu? Veya sozlesme yerine gececek bir yazisma falan?
0
floydian
(13.03.24)
"Faturayı şimdi kesmelerini talep etsem bu sefer de ürünleri teslim almışım gibi görünecek." Bu yanlış. Asıl fatura olmadan ithalatını yapamazlar.

Fatura malları teslim aldığın anlamına gelmiyor. Parayı ver, faturayı iste.

Sözleşmende fiyat değiştiğinde fark faturası kesilir deniyorsa kesebilirler. Sözleşmeye bir bak.
0
gabe h coud
(13.03.24)
Sözleşme yok ki.

Ürünler olsaydı bugün ödeyip direkt teslim alacaktım. Ama gümrükten geçmelerini bekliyoruz, 3-4 haftaya anca elimize ulaşır diyorlar.

Sözleşme mi düzenlemem gerekir?

Noter onayı vs olmazsa geçerli olur mu?
0
🌸anaphylacticshock
(13.03.24)
@gabe h coud müşteriye kesecekleri faturanın ithalatla alakası yok. bir ürünü ithal edebilmek için neden fatura kesmesi gereksin?

bu arada gümrükteki malın ithalat işlemlerinin 3-4 hafta sürecek olması çok normal değil. muhtemelen ürünler henüz gümrükte bile değil, en iyi ihtimal yolda. satıcıya "ödemeyi şimdi yaptığımda fiyat farkı çıkma ihtimali var mı" diye sorun. eğer yoksa da "...... ürünlere ilişkin ödeme tahsil edilmiştir. ürünler geldiğinde müşteriye teslim edilecektir." gibi kısa bir yazıya kaşe imza isteyin.
0
mustafakesekci
(13.03.24)
Mustafa +1
0
floydian
(13.03.24)
Mustafa+1. 3-4 hafta parsiyel tasimacilikta bile gümrük ve teslimat için uzun süre. Tahminen ürün daha yolda gelmedi, onu da katiyorlar içine.

Buna ek olarak yolda olan malzemenin de fiyati artmasin bir zahmet. Üretici ile ne üzerinden calisiyorlar bilmiyorum ama sonuç olarak bundan 1 ay önce odemislerse bile fiyat ödenmiş olur. Yani o gelecek malın fiyatlamasi zaten yapılmış olabilir.
0
logisticsmanager
(13.03.24)
Sen faturayi kestirip odemeyi yapsan bile, bir email, bir whatsapp konusmasi vs sozlesme yerine gececek bir seye ihtiyacin var guvence icin.

Urunler gumrukte yalani her satiscinin fix yalanidir. Distributor firmaysa ilk kez is yaptigi birinden pesin odeme talep etmesi de anasilir bir seydir.
0
floydian
(13.03.24)
Merhaba,

Cihaz 1 hafta içinde gümrükten geldi.

Anlaştığımız fiyattan satın aldım.

Önceden ödeme yapmama gerek kalmadı.

Yardımcı olmaya çalışan herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸anaphylacticshock
(05.04.24)
(16)

işyerinde platonik aşık olunan kadına doğumgünü kutlaması

ekonomimagduru
işyerinde bir kadına aşık oldum. hem de öyle böyle değil. büyük bir kampüste farklı departmanlardayız. öğle aralarında yemekhanede/bahçede veya bazen kantinde görüyorum. aylardır aklımda. her gün görmeye çalışıyorum. önce içime attım, boşver dedim ama içime attıkça daha da büyüdü. ona olan ilgimi çe
işyerinde bir kadına aşık oldum. hem de öyle böyle değil. büyük bir kampüste farklı departmanlardayız. öğle aralarında yemekhanede/bahçede veya bazen kantinde görüyorum. aylardır aklımda. her gün görmeye çalışıyorum. önce içime attım, boşver dedim ama içime attıkça daha da büyüdü. ona olan ilgimi çeşitli şekillerde belli ettim. benim onunla ilgilendiğimden haberi olduğuna eminim. hayatında birisi var mı yok mu bilemiyorum. instagram hesabında tek başına olduğu bir profil fotoğrafı var. yaşlar ben: 37, o: 30.

şimdi... önümüzdeki günlerde doğumgünü var. doğumgününü kutlamak istiyorum. ama nasıl yapsam bilemedim..

önceliğim doğumgününe kadar bir şekilde konuşmak. hep çalışma arkadaşlarıyla gezdiği için yanına yaklaşamıyorum. ama becerebilirsem öncelikle birebir görüşeceğim. olmadı doğumgününde biraz tekila bir şeyler içip gözümü karartıp yaklaşmak istiyorum.. belki dışarıda yakalarım, belki ofisine gider yanına konuşurum. bunu yapabileceğimden emin değilim. doğru yöntem bu mu bunu da bilmiyorum.

eğer olur da birebir konuşamazsam nasıl bir yol izlemeliyim? aklımda çok çeşitli senaryolar var.

a) teams'ten yazayım.
b) dahiliden arayayım.
c) email atayım. (sahte hesapla mı gerçek hesapla mı?)
d) instagram'dan yazayım. (sahte hesapla mı gerçek hesapla mı?)
e) aracına not bırakayım.
f) doğumgününden bir gün önce ofisine not bırakayım, sabah gelince görsün.
g) telefondan arayayım. telefonunu e-devlet sızıntısı döneminde bulmuştum. kimseden almadım.
h) o gün işe gelirken/iş çıkışı karşısına çıkayım.

işe gelişte/iş çıkışta karşısına çıkmak kendini av gibi hissetmesine neden olur. o da aklıma geldi.

hediye alsam.. hiç tanımayan biri için aşırı olur.

doğum günü kutlamasında, kendi adımın olmadığı seçeneklerde (e,f,g) kendi adımı belirtsem mi? belirtip rezil olmak istemiyorum belki çevresindekilere gösterir (yakın çevresinde tanıdığım biri var).. belirtmesem de ben olduğumu bileceğini düşünüyorum.

bir de ben onun doğumgününün hangi gün olduğunu sistemden gördüm. eziklik olur mu? "tanımayan etmeyen, ama ilgilenen biri uğraşıp doğum günümü kutlamış, vay ezik" der mi? boş geçmek istemiyorum. bu sene içinde tanışırsak ki tanışmak istiyorum, ona bu kutlamayı hatırlatırım.

özellikle kadın arkadaşlar. ilgisinin farkında olduğunuz birinin size doğum günü kutlaması hangi şekilde olsaydı en az rahatsız olurdunuz?

uzun zamandır yalnızım ve böyle bir hissi uzun zamandır yaşamıyorum. başka hiçkimsede olmayan şeyler onda oluyor. çok heyecanlanıyorum..
valla beynim yandı kaç gündür düşünüyorum. bi el atın.
0
ekonomimagduru
(12.03.24)
doğum gününü kutlamayı pas geç. stalker gibi gözükeceksin. öncelikle minik diyaloglar yarat.

aman ha sakın bu yazdıklarının hiç birini yapma. yalnızlık ve bu kadar içinde kurma nedeniyle social awkward bir sahne yaşanacak ve büyük ihtimal yüzüne gözüne bulaştıracaksın.

radarına gir. işle ilgili birlikte çalışma, danışma gibi bir planın olsun. büyük jestler asla yapma.

korktum hacı senden.
0
gabe h coud
(12.03.24)
İşi karıştırma, sosyal medyasından ekle yüz vermezse kabul etmezse unut. Ederse oradan yürü.
0
Kahvedesu
(12.03.24)
Bence de bunları yapmayın. Ezik demesini geçtim sapık bile sanabilir. Yüz yüze tanışabiliyorsanız tanışın,olmazsa da instagramdan arkadaşlık gönderin. Kabul ederse, ordaki paylaşımlarından iletişim kurmaya çalışırsınız.
0
asteriks
(12.03.24)
okurken ürperdim, saydığın seçeneklerin her biri birbirinden beter. kıza 30. yaş gününde hayatının travmasını yaşatmak istemiyorsan hiçbirini yapma lütfen.
0
hrskrs
(13.03.24)
Kendi icinde fantaziler kurgular yasamana gerek yok. Fazla ilgili oldugunuzu belli etmeyin, manyak bu der. Girisiminizi kiz rahatca dusunup cevap verebilecek bir sekilde yapmalisiniz. Dogumgununu kutlayacak bir samimiyetiniz yok. Tanimiyorsunuz bile kizi. Ters teper. Sosyal medyadan ekleyin, kabul ederse birkac gun sonra "gorustugunuz kimse var mi bilmiyorum ama ben sizi merak ediyorum, bir kahve icmek isterim" gibisinden niyetini belli eden bir mesaj atabilirsin. Olmazsa da asla ustelemeyin :)
0
The_Lollok
(13.03.24)
birde isimsiz çiçek gönder istersen
arkadaş çık karşısına konuş kutla tanış.
bu gibi girişimler AŞIRI ters tepiyor, iş yerinde özellikle yayılıyor ve insanlar arkandan çok hoş şeyler söylemiyor
0
eja
(13.03.24)
teşekkürler yanıtlarınız için. korkutucu gibi geldiğini düşünmemiştim.

aslında geçen sene şirkette sistemde "bugün doğumgünü olanlar" gibi bir fasilite vardı. geçen sene kutlamıştım. o da teşekkür etmişti. uygulama teşekkürü bu arada, yazılı değil. şimdi o fasilite yok.

o zamanlar bu kadar ilgili değildim. işyerinde biriyle ilgilenmek hiç tarzım değil. zaman içerisinde ilgim arttı, birçok yerde karşısına çıktım. bazen gerçek tesadüflerle bazen benim kurguladığım tesadüflerle birçok yerde karşılaştık. göz asinaligi olmasi icin yaninda yöresinde bulundum birçok kez. yani öyle iki üç günlük bir mevzu değil, bir seneden fazladır ilgi alanımda. ama tanışmaya geçemedim bir türlü.

tanışmayı çok da istemedim açıkçası. başlangıçta birini görüp heyecanlanmak, mutlu olmak hoşuma gitse de dediğim gibi işyerinde birine ilgi duymak bana çok ters. kendimi frenleyip uzak durmaya, başka biriyle ilgilenmeye çalıştım ama daha kötü oldum. kendimi ondan uzaklaştırmaya çalışmak daha kötü aşık olmama sebep oldu.
0
🌸ekonomimagduru
(13.03.24)
Yazdiklariniz cok korkutucu geldi +1 ozellikle yasinizdan dolayi, 20 yasinda biri yazsa cocuk derim de, 37 yasinda sahte instagram hesabindan yazmayi dusunmek, edevlet sizintisindan telefon bulup aramanin normal oldugunu dusunmek vs. Kafanizda yarattiginiz fiction bir karaktere takinti yapmis ve gozunuzde cok buyutmus gibisiniz, en azindan anlattiklarinizdan. Bence bi adim geri alin, kendinizi sakinlestirin biraz. Bu hali ile istemediginiz bir sonuc daha yuksek ihtimal. Ayrica kendinize koydugunuz bu 'dogumgunu' deadline'nini kaldirin, yavas yavas konusmaya dogal akisinda bir tanisiklik yaratmaya bakin. Kadin hakkinda ve ozel hayatina iliskin hicbir fikriniz yok. Su halde ztn dogum gununde not yazdiniz diye bir iliskiye baslama ihtimaliniz 0. Ayrica acilip ne diyeceksiniz, ben sana asigim mi? Evliyim dese ne olacak? Ne gerek var buna. Bi tanisin bakalim, belki gercekte muhabbetiniz uyusmuyordur.
0
kassiopeia
(13.03.24)
Böyle yaptığında akılda kalıcı olacağını, romantik olacağını ve iz bırakan bir insan olacağını düşünüyorsun galiba. Aslında doğru akılda kalıcı olursun ama korkutucu olarak. Bana böyle planlar yapılsa yemin ederim, gizli saklı istifa ederim ve sırra kadem basarım. Hatta taşınıp izimi kaybettirmeyi düşünürüm. Telefonumu, herşeyimi değiştiririm.
0
rock n roll
(13.03.24)
Dediklerinin ve dusunduklerinin hicbirini yapma cok ürkütücü. Normal ayni yerde çalışan insanlar olarak selamlasip havadan sudan sohbet etmeye çalışabilirsin sonra da kahve molasi gibi bir sey onerebilirsin en fazla. Kadin zaten birkac kez karsisina ciktiginda çoktan anlamistir ilgini. İlişkisi olma ihtimali de cok yuksek. Kendi icinde büyüttüğün platonik ask olarak degil normal is yerinde bir insan olarak dusunmen gerek.
0
instant crush
(13.03.24)
instadan normal kendi profilinden ekler, sonra da 2 cümle mesaj atardım. doğum gününü falan geçerdim. ok ise devam yoksa yol verip öne bakmaca.

dedikleriniz ürkütücü ayrıca. be normal.
0
baldan kaymak
(13.03.24)
arkadaş gerçekten yazdıkların korkutucu.
normal git konuş kahve içmeye davet et. bırak dogumgununu falan artık cocuk değilsiniz.
0
sizofren06
(13.03.24)
aslında birkaç ay önce kendi profilimden eklemiştim. kabul etmedi, ama isteği silmedi de.. ben de isteği iptal ettim..
0
🌸ekonomimagduru
(13.03.24)
sadece son yazdiginiza iliskin olarak, istegi kabul etmemis cunku hic tanimadigi bir insanin ozel hayatina dahil olmasini (instagram mesela benim icin ozel bir alan) istememis, ancak reddetmemis cunku is arkadasina ayip olacagini dusunmus, bu sekilde bir yuzgoz olma olayina girmek istememis. tam benim yapacagim hareket. hayatta kabul etmem ozel hayatimda yakinen tanimadigim bir is arkadasimin istegini, ancak reddetmem de, yuzyuze bakiyoruz diye. insan olan anlar derim.
diger hususlar icin yukardakiler +1
0
songforsomeone
(13.03.24)
arkadaşlar teşekkür ediyorum, sayenizde ciddi bir hatadan döndüm. dışarıdan bakınca daha iyi anlaşılıyor. içinde bulunduğum durumda kafayı sıyırdığım için gözüm kör olmuş. önceliğim birebir tanışmak olacak. bakalım ne zaman..
0
🌸ekonomimagduru
(13.03.24)
Son yorumunla doğruyu bulmuşsun cevap olarak kızı rahat bırak demeye gelmiştim.
Zamana bırak güzelce tanışmaya muhabbeti ilerletmeye çalış+1
0
basond
(13.03.24)
(8)

Sizce demin oluyor muydum

Kittie
Evde yalnizim. Ramazan pidesine tost yaptim demin. Bugun pek bir sey de yememistim. En son 2de salata yemistim sadece.Ciddi actim yani ufak bi sey yaptim zaten.Iki gogsumun arasina diye tarif edeyim bi agri girdi yerken. Zor yutkunuyordum ve nefes alirken o dedigim yer agriyordu. Bir an hastaneye bi
Evde yalnizim. Ramazan pidesine tost yaptim demin. Bugun pek bir sey de yememistim. En son 2de salata yemistim sadece.
Ciddi actim yani ufak bi sey yaptim zaten.

Iki gogsumun arasina diye tarif edeyim bi agri girdi yerken. Zor yutkunuyordum ve nefes alirken o dedigim yer agriyordu. Bir an hastaneye bile gitmeyi dusundum. Simdi biraz rahatladim daha yeni yeni. Biraz sirt ustu yattim gecti neyse ki ama bi 10 dakka oyle bir agri cektim. Sanki nefesim de daraldi. Pide sertti biraz bi yerimi mi yirtti dedim rahmetli oya aydogan gibi. Biraz panik oldum. Noldu acaba o an. Tamam actim ama yavas yavas yiyordum.
Hala acim ama devam edemicem tosta. Ananas var evde yumusak onu bile yiyesim yok.
0
Kittie
(12.03.24)
boğazına durmuş? :) geçmiş olsun. su bulundur yanında. tosta devam. ben de tost ya da kuru sandviç yediğimde hıçkırırım, boğazıma durur hemen ilk ısırıkta. boğazına durursa suyla yardım yollarsın. tostu öksüz bırakma.
0
gabe h coud
(12.03.24)
Psikolojiktir.
0
Bruce
(12.03.24)
Bazen yutkunurken öyle olur, durduk yere boğazına durur insanın. Korkma, geçer o. Ama iyice çiğne olur mu, bir de başka bir şey düşünme yerken, yediğin lokmayı analize odaklan. Düşünceliymişsindir, ne yediğini anlamamış bişe olabilirsin.

Bu ara stres fazla sanki, biraz da kaygı mı var?
0
muhayyer divan
(12.03.24)
Yapay zekaya danıştım verdiği cevap:

ChatGPT:

Verilen tanıma göre, hastanız bir özofagus spazmı geçirmiş olabilir. Özofagus spazmları, yiyecekleri ağızdan mideye taşıyan tüp olan yemek borusundaki kasların ani, anormal kasılmalarıdır. Bu spazmlar göğüs ağrısına, yutma güçlüğüne ve göğüste sıkışma veya daralma hissine neden olabilir.

Özofagus spazmları, çok hızlı yemek yeme, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler tüketme, baharatlı veya asitli yiyecekler tüketme ve hatta stres veya anksiyete gibi çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilir.

İki göğüs arasındaki ağrı, yutkunma güçlüğü ve daralma hissinin tanımı göz önüne alındığında, özofagus spazmı semptomlarıyla uyumludur. Bununla birlikte, diğer olası nedenleri de ekarte etmek önemlidir. Hastanızın doğru teşhis ve uygun tedavi planı için bir sağlık uzmanına danışması en iyisi olacaktır.

Gemini:

Hastanızın yaşadığı deneyim için birkaç olasılık vardır:

Özofagus Spazmı: Bu, ağzı mideye bağlayan kas tüpünün (özofagus) ani, istemsiz bir şekilde kasılmasıdır. Hastanızın tarif ettiğine benzer şekilde keskin göğüs ağrısına, yutma güçlüğüne ve göğüste sıkışma hissine neden olabilir. Bu semptomlar tipik olarak aniden ortaya çıkar ve tıpkı hastanızın yaşadığı gibi dakikalar içinde azalır.

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH): Bu durum, mide asidinin yemek borusuna geri kaçarak tahrişe ve iltihaba neden olmasıyla ortaya çıkar. Göğüsler arasında ağrı en yaygın belirti olmasa da bazı durumlarda ortaya çıkabilir. GÖRH ayrıca yutkunma güçlüğüne ve özellikle yemek yedikten sonra göğüste sıkışma hissine neden olabilir. Pidenin sert olması, düzgün çiğnemeden büyük bir parça yutması halinde tahrişe katkıda bulunmuş olabilir.
0
dejame
(12.03.24)
Bu aralar stresli, baskı altında mısın?
0
sevilen progressive türkücü
(12.03.24)
alerjik bir durumdan ötürü olmuş olabilir.
midedeki bir rahatsızlıktan ötürü olmuş olabilir.
ciğerlerinizde enfeksiyon vardır, o da göğüste batma yapar öyle tam ortadan vurmuştu bana geçenlerde.
0
ananiyimioguz
(13.03.24)
yok ya düşünme bence öyle şeyler ama bir doktora görün istersen.

ayrıca daha bir sürü soru var paylaşılacak, nereye hemen :)
0
baldan kaymak
(13.03.24)
çok sıcak yiyince de olur, korkulacak bişi değil.
ılık su için ara ara bir süre bir şey yememek daha iyi yemek borusunda hassasiyet olabiliyor. çok sıcak ve katı şeylerden uzak durmakta fayda var bir süre.
0
red g
(13.03.24)
(1)

Dermaroller nasıl temizlenir?

Ranchoddas
saçım için dermaroller kullanıyorum ama nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum. siz nasıl temizliyorsunuz?
saçım için dermaroller kullanıyorum ama nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum. siz nasıl temizliyorsunuz?
0
Ranchoddas
(12.03.24)
google: dermaroller temizleme spreyi

www.hepsiburada.com
www.trendyol.com

dermaroller satanlar genelde spreyini de satar.
0
gabe h coud
(12.03.24)
(3)

iş analiz yöneticisi ortalama ne kadar kazanır ve sonraki rol ne olmalıdı?

baldan kaymak
sb
sb
0
baldan kaymak
(12.03.24)
Executive pozisyonu (manager altı) ortalama brüt 100k kazanır. Sonraki rol yaptıklarına göre çok değişir. Bir sonraki rol manager olmalı ama şirketlerin bir çok alanına geçiş yapabilir.
0
gabe h coud
(12.03.24)
Kıdemli uzman: 79k
Yönetmen: 87k
Net. Yılda 13 maaş

Sonraki terfi müdür. Onu bilmiyorum.
0
cilekli pasta
(13.03.24)
sirkete gore cok degisir. ne buyuklukte bir sirket? sirketteki diger pozisyonlar ne? bu pozisyon hangi iki pozisyonun arasinda?

bu pozisyon 80k - 250k arasi alabilir. bundan sonra muhtemelen mudur olur.

edit: net fiyatlar, brut degil.
0
lemmiwinks
(13.03.24)
(25)

Arkadaşsız duyurucular, haydi arkadaş olalım!

rebecca
Bu sıralar sosyalleşmek ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum ama yeni ortamlar bulacak yaratacak enerjim ve vaktim yok. Benim de aklıma eski ekşi zirveleri geldi, vaktiyle cok güzel arkadaslıklar kurmustum hala devam eden. İstanbul'da olan duyuruculara bir zirve öneriyorum, kimler gelir? ^_^
Bu sıralar sosyalleşmek ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum ama yeni ortamlar bulacak yaratacak enerjim ve vaktim yok. Benim de aklıma eski ekşi zirveleri geldi, vaktiyle cok güzel arkadaslıklar kurmustum hala devam eden.

İstanbul'da olan duyuruculara bir zirve öneriyorum, kimler gelir? ^_^
0
rebecca
(12.03.24)
Artık duyuruda çok kişi yok.
0
rock n roll
(12.03.24)
online zirve fikri iyiymiş, olabilir istanbuldan taşındık artık :(

yine anonim katılabileceğimiz bir platform biliyorsanız toplaşılabilir.

ama zirvelerde tanıştıktan sonra belli guruplaşmalar oluyordu 10 20 kişi ortaya konuşmuyordu. diğer türlü kaos olur zaten.

bunu onlineda nasıl yaparız onu bilemedim.
0
ananiyimioguz
(12.03.24)
Hiçbir şey tat vermiyor ben gelirim o yüzden :d
0
ruhen hastayim ben
(12.03.24)
cok arkim var, bir tek gabe gelirse gelirim xd
0
ala09
(12.03.24)
valla istanbulda kokteyl içmeye gelirim zaten sıkılıyorum
0
sanguine
(12.03.24)
Ben gelirim :)
0
gabe h coud
(12.03.24)
online da değerlendirilebilir ama öncelikle hayattan tat alamayanlar olarak reelde bi bulusma düzenleyelim. simdilik 5 kişi görünüyor, bakalım kaç olacak^_^
0
🌸rebecca
(12.03.24)
Uzun zamandır sosyallikten o kadar uzağım ki. Eskiden sık sık zirvelere de giderdim. Eğer uygun bir vakitte olursa gelirim valla. Online olursa ona da varım ama dediğim gibi ilk tercihim gerçek bir zirve olur.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(12.03.24)
bende varım! yazınız! biraz motosiklet sürelim!
0
baldan kaymak
(12.03.24)
Bir fincan kahve içip slogan atmadan olaysız bir şekilde dağılacaksak geleyim diyecektim ama kadro itibarıyla kadınlara özel etkinliğe döndü gibi. Zaten arkadaşsız da değilim ama yeni arkadaşlar için dedim.

@ala09 'un yazdığından yola çıkarak talepte bulunmak istiyorum. Dissendium'un 4A hizmet dökümü ile birlikte gelmesini rica ediyorum. 4-5 günde bir farklı meslek veya fikri ile geliyor. Kariyer geçmişini merak ediyorum.
0
nawar
(12.03.24)
Ben de uygun olursam gelebilirim.
0
okuyamıyom ben ya
(12.03.24)
İstanbul'da yaşıyor olsaydım gelmek isterdim. Bana tik vermemişsin ilk cevabıma. Ama gerçekten artık çok kişi yok burada. Mesela bu duyuruya şu ana kadar 50 tane cevap gelirdi. Çok özledim eski duyuruyu.
0
rock n roll
(12.03.24)
gelmek isterdim ama sosyal anksiyetem ayyuka çıkmış durumda. telegram grubu falan açılırsa haber verin :(
0
suyin
(12.03.24)
Bir foto atarsınız artık.
0
Kahvedesu
(12.03.24)
ben de gelirim :)
0
zen1th
(12.03.24)
Ben de gelirim bi hi derim hiç değilse.

Belki eşim de gelir eski duyurucu o da.
0
chicha_v2
(12.03.24)
ankara'dan kimse yok mu huhu
bisiklet severler?
0
bahçedekisandal
(13.03.24)
Uyan bir zamanda olursa neden olmasın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(13.03.24)
öyleyse organizasyon kısmına gecelim.
telegram'da grup acabilirim orada tarih ve yer konusuruz diye düsündüm, uygun mudur herkese? baska fikir varsa o da olur ilk zirvem olacak önerilere acıgım dfgh
0
🌸rebecca
(13.03.24)
Gelirim gelirim gelirim
0
Shepard
(13.03.24)
Grup açıldı arkadaslar. Kullanıcı adlarınızı gönderin gelsin^^
0
🌸rebecca
(13.03.24)
Mesaj olarak gönderdim
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(13.03.24)
ben de mesaj ilettim
0
axell reis
(13.03.24)
Mesaj atan ve duyuruya cevap yazan herkese grup linkini gönderdim arkdşlar, yeni gelemler olursa dm <3
0
🌸rebecca
(13.03.24)
Şehir kısıtı yoksa Ankaradan ben de varım.
0
xuma
(13.03.24)
(5)

İş Dışındaki Zaman

rock n roll
Selam, iş dışındaki zamanlarda neler yaparsınız? Daha doğrusu zamanınız oluyor mu? Bir de yorgunluğunuzu nasıl atıyorsunuz?
Selam, iş dışındaki zamanlarda neler yaparsınız? Daha doğrusu zamanınız oluyor mu? Bir de yorgunluğunuzu nasıl atıyorsunuz?
0
rock n roll
(12.03.24)
Pek olmuyor. Akşamları yürüyüşe çıkıyorum arkadaşlarla kahve planım yoksa. Hafta sonlari parka kitap okumaya gidiyorum.
Salonundaki koltuğa yatıyorum direkt yorgun olunca.
0
Amaranta ursula
(12.03.24)
vaktim oluyor ama amele islere kosturmaktan yine mesai gibi stresli geciyor vaktim. dinlenme anlayisim=muzik. en azindan su an boyle
0
ala09
(12.03.24)
instagram’ım yok. Oradan buradan gelen bildirimler yok. Kendime çok zamanım kalıyor. Haftanın üç günü evden çalışıyorum. İşim çok rahat. Spor yapıyorum, kitap okuyorum, müzik dinliyorum. Dizi-film artık izlemiyorum. Arabayla sahil boyu geziyorum. Sahilde yürüyorum. Sitemin arkasında göl var, orada yürüyorum. Arkadaşlarla buluşuyorum. Onlarla yürüyüş yapıyorum.
0
gabe h coud
(12.03.24)
haftaici sabah 7de kalkıyorum. 8de evden cıkıyorum akşam 7de cıkıyorum. 11 gibi uyuyorum hiç zamanın olmuyor. youtubede dizi izliyorum aksamları.
haftasonu cumartesi bahceme gidiyorum. pazar evdeyim maçları izliyorum. standart.
0
sizofren06
(13.03.24)
Sabah 5 de kalkıyorum işe gidiyorum öğleden sonra çocuğu okuldan alıp uyuyana kadar beraber oynuyor eğleniyoruz kitap okuyup geziyoruz sonra uyutuyorum genelde onu uyuturken bende uykuya dalıyorum ertesi gün aynı döngü
0
basond
(13.03.24)
(26)

Anne babanız ele ayağa düşse evinize alır bakar mısınız?

ananiyimioguz
Siz de 40 yasindasiniz ve evlisiniz.A) evime alir bakarimB) bakıcı tutarim kendi evinde bakılırC) ben bakamam kardeslerimden biri bakar ona para gonderirizD) bakim evine veriririmE) hic ilgilenmem baslarinin caresine baksinlar, devlet sahip ciksinEdit: Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye bil
Siz de 40 yasindasiniz ve evlisiniz.

A) evime alir bakarim
B) bakıcı tutarim kendi evinde bakılır
C) ben bakamam kardeslerimden biri bakar ona para gondeririz
D) bakim evine veriririm
E) hic ilgilenmem baslarinin caresine baksinlar, devlet sahip ciksin

Edit: Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye biliyorum bu arada onu da hesaplıyor musunuz düşünürken?
Bakım evine verseniz de yine 500-1000 dolar arası bir ücret isteyecekler.
Kaldı ki her şey dahil mi yani ilaç veya bez paraları dahil olmayabiliyor onları da eklemek lazım.
0
ananiyimioguz
(11.03.24)
b
0
gabe h coud
(11.03.24)
a ya da b duruma göre değişir.
kendi evimde bakmasam da kendi evinde çokça baktım.
0
jelly bear
(11.03.24)
Allah büyük konuşturmasın da

a-b
0
ya ben lan neyse
(11.03.24)
babam erken ölünce bunları konuşur olduk annemle. kendisi kimseye yük olmayan tonton nene olarak ara sıra bizim yanımızda olmak isteyeceğini ama KESİNLİKLE ona bakmamamızı söylüyor. evlat olarak gelin, görün, halimi hatrımı sorun, beni yalnız bırakmayın ama sizin başınıza kalacağım bi durum da olmasın diyor sigma reyiz.

o yüzden bana en mantıklı gelen B veya kendisi isterse C. bakıma muhtaçsa eğer ne yaptığını bilen, ona iyi davranacağını da bildiğim bi profesyonele işi yıkmayı tercih ederim. mümkünse annemin bize olabildiğince yakın yaşamasını sağlarım. bakımıyla profesyonel uğraşır, ben de hep yanında yöresinde olurum. hem o kimseye yük olduğunu hissetmez hem de oğlunun yanında olduğunu bilir.

A çok sıkıntılı bir olay. yaşlanan anamı öylece bırakmayı kendime yakıştıramıyorum, doğru bulmam. diğer taraftan 40 yaşında adamım, evliyim, eşim "ben senin annene mi bakıcam bu saatten sonra" derse o da haklı. ne biliyim. çok zor iş. umarım hiç öyle bi noktada olmam ama olursam da eşime güzelce açıklamaya çalışırım, anamla ilgili tüm sorumluluğu üstlenirim, hem eşimin rahatı bozulmasın hem de annem kendini rahatsız hissetmesin diye uğraşırım. 40 yaşındaki adamın önceliği kendi karısı ve çocuğu olmalı diye düşünüyorum ama anamı da sokağa bırakamam yav, gönlüm razı gelmez.
0
mark greg sputnik
(11.03.24)
Yatılı bakıcı fiyatlarını araştırın ya da hiç araştırmayıp B seçeneğini eleyin bence.

Bakım evi dediğiniz Devlete ait huzurevleriyse hem yıllar önceden sıraya girmesi gerekiyor ve hem de 'kendine bakabilecek yeterlilikte' şartı var. Dolayısıyla E maddesinin virgülden sonrası da iptal.
Özel huzur evi diyorsanız eğer onun için de B maddesi için söylediklerim geçerli.

Benim cevabım A.
A dışındaki maddeyi düşünenleri (gerçi şahsi görüşümdür kimseyi bağlamaz da) insani bulmam.
0
Mirket
(11.03.24)
B
Mevcutta benim anne babam daha genç ama yatalak hastalarımıza böyle bakıyoruz. Annem vakti zamanında anneanneme bakarken bel fıtığı oldu. Senelerdir ceremesini çekiyoruz yatan hastaya bakmak herkesin harcı değil.
0
cilekli pasta
(11.03.24)
Benim evimde bakıcısı olur. Ben çalışıyorum, eşim de çalışıyor olacak. O yüzden bakıcı olur. Ekonomik durumumuza göre ya yarım gün ya da yatılı olur. Evin her yerine kamera koyarız, tuvalet ve banyoya ise sadece ses kaydı alan tipte kamera eğer varsa. Biraz detaylı anlattım ama :))
0
rock n roll
(11.03.24)
Duruma göre a ya da b. A olacaksa mutlaka yine bakıcı olur evde. O ilgilenir ama benim gözüm üstünde olur. B olacaksa da benim evime yakın bir yere taşınılir. Ben yine her gün, gün içinde görürüm. Başka türlüsünü hayal edemedim. Bu arada aynısı eşimin annesi için de geçerli.


Bu arada ben yurtdışındayim, ailem de öyle. Buna gore cevap verdim.
0
fraise
(11.03.24)
Allah kimseye öyle bir durum yaşatmasın ama A şıkkı fazla hayalci.

Kendi evinizde bile baksanız bakıcı tutmak zorunda kalabilirsiniz zira pek hareket edemeyen bir hastayı kaldırmak, oturtmak, yatırmak, yıkamak vb. zor işler ve üstüne "dışarıdan" biri psikolojik olarak o işi daha iyi yapıyor. Sürekli yanınızda kötüleşen ve ölüme giden biri olması, ve o kişinin anneniz babanız olması sizin için de aşırı yıpratıcı olacaktır. Anneannem alzheimer'dı ve göçmen bakıcı tutulmuştu onlarla bile psikolojik harp oldu, komple annem veya teyzem baksa onların psikolojisini ve bedensel sağlıklarını(bel vs.) kaybederdik sanırım.
0
nhk ni youkosu
(11.03.24)
A. Ama bu senaryoda ben de çalışacağım için bakıcı tutmam gerekecek.
0
Amaranta ursula
(11.03.24)
Bana kalsa ben A isterim. İçim ancak öyle rahat eder ama ailem çok karşı bu bakma olaylarına. Onlar B dışındaki tüm seçeneklerde mutsuz olur. İkisi de bana ve kardeşime yük olmama konusunda aşırı takıntılı.
0
juliette
(11.03.24)
B zaten kendi evinden baska yerde olmak istemez ana biz gununirlik temizlikci bile zor bulurken bakimina guvenecek kisi bulmak zor. imkan varsa C en guzeli ama kardeslerime de yazik olur. insanlar boyle sorumluluk alinca bir anda hayatsiz oluyorlar ve o sorumluluk ustune yapisiyor. ama evliyken eve anne baba gelmesi allah korusun misafir olarak bile yatili kalmasini istemem hic benlik degil. eger alzheimer gibi bi hastaligi varsa D secenegi en sagliklisi ki bizimkiler de bunu ister muhtemelen
0
ala09
(11.03.24)
b.

Gördüğüm kadarıyla A uzun vadede her iki taraf için çok zorlayıcı oluyor düzenli bakım gerektiren hastalık durumlarında, C kardeşler arasında sürtüşmelere sebep olabiliyor, D ne yazık ki Türkiye'de hala insanlara tuhaf geldiği için çocuklarda vicdan azabına sebep olabiliyor, E aile ile olan ilişkinin kötülüğüne göre bir seçenek.
0
lolita
(11.03.24)
A. Daha genç ve bekarım ama alzheimer olan annemi baktım/baktık. Alzheimer hastasını biz ailesi olarak zor bakarken bakıcıyla nasıl olurdu düşünemiyorum. Annemden birkaç yıl sonra komşumuzun kardeşine teşhis kondu, bakmak istemediler ve bir bakımevi bulup yerleştirdiler. Kadıncağız bir yıl bile dayanamadı, öldü.
Genelde çevremdeki aileler de dünüşümlü bakıyor. Birkaç ay sizde birkaç ay başkasında şeklinde.
0
gnosis
(11.03.24)
Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye biliyorum bu arada onu da hesaplıyor musunuz düşünürken?
Bakım evine verseniz de yine 500-1000 dolar arası bir ücret isteyecekler.
Kaldı ki her şey dahil mi yani ilaç veya bez paraları dahil olmayabiliyor onları da eklemek lazım.
0
🌸ananiyimioguz
(11.03.24)
@ananiyimioguz'un da işaret ettiği gibi, bakıcı ve bakımevi seçeneği artık biz fakirler için yok.

Verilen cevaplardan insanımızın yeni ekonomik düzene fikir olarak tam bir geçiş yapamadığı anlaşılıyor.
0
Mirket
(12.03.24)
En güzeli yan daire, alt/üst daire vs gibi yakınlıkta oturup B seçeneği. Hem senin ayrı hem onun ayrı yaşam alanı olur, hem sürekli gözümün önünde olur. A ya da dediğim şekilde B diyorum ben.
0
yazdonumu
(12.03.24)
insan eti ağırdır. kimseye bakamam. bakılmak da istemem ötenazi haktır.

mümkünse b yi seçerim.
0
anon1m
(12.03.24)
Siz ne plan yaparsaniz yapin olay esinizin bu konuda ne dusundugunde dugumlenecek.Umarim anlayisli esleriniz vardir/olur
0
turkuaz
(12.03.24)
Bence insani olan hatta olması gereken A'dır fakat bugün Türkiye'de gerek toplumsal yozlaşma gerek egoizmden dolayı ebeveynler çocuklarına dahi bakmıyorlar, kadınlar evde yemek pişirmek istemiyorlar. Bana göre A dışındaki seçenekler tartışmaya kapalı benim için ama Türkiye gerçeği B ne yazık ki.
0
doharkoman
(12.03.24)
Annem anneanneme, amcam ve eşi babaanne ve dedeme baktı. Dede dışında ağır hastalığı olan yoktu, birlikte yaşadılar diyelim.
Annem de abimlerle yaşıyor. Ben başka şehirdeyim. Yaşlılığında da böyle devam ediyor diye düşünüyorum.
Kendi şartlarımdan bağımsız olarak ve annemle yakın bir ilişkim olsaydı B’yi seçerdim. Hasta insana bakabilecek beceriler yok bende.
0
auroraaurora
(12.03.24)
valla benim için 40 olmadan yaşanacak bir durum olabilir. 32 yaşındayım babam neredeyse 80 olacak. ev üzerinde ev olmaz bence. bakımlık bir durum olunca da eşim de ben de çalışıyoruz nasıl bakacağız? imkanım el verdikçe "b" seçeneği benim için. öbür türlü gene evde yalnız kalıyorlar bir anlamı olmuyor.
0
wild honey suckle
(12.03.24)
parasından bağımsız olarak A. yani bakıcı fiyatı 100 dolar da olsa seçenek değil benim için. annem babam çocukken bakıcıya vermedi beni. ele ayağa düşmelerine de gerek yok, başımın üzerinde her zaman yerleri. şu an 10 dk mesafede yaşıyoruz, haftanın en az 3-4 günü birlikteyiz.
0
mustafakesekci
(12.03.24)
doğrudan süreci yaşamış ve hala da yaşayan biri olarak tecrübelerimi paylaşayım.

88 yaşındaki babam özel bir bakımevinde kalıyor. kendi isteğiyle oraya yerleştirdik. yani bizim için cevap önce a, sonra d.

a. evime alır bakarım.

çok vicdanlısınız ama sanırım işiniz gücünüz yok, çalışmıyorsunuz. yani evinize aldıktan sonra 24 saat yanında kalmayacaksanız evinize almanın mantığı nedir? evinize aldıktan sonra bırakıp gidebiliyorsanız zaten elden ayaktan düşmüş değildir.

babam hastaneden ilk çıktığında 3 ay kadar bizde kaldı. bizim bir şikayetimiz yoktu. keşke işsiz güçsüz adamlar olsak da evimizde bakabilsek. ben 3 ay işime gücüme gidemedim. ayağa kalkıyor, yürüyor, tuvalete gidiyor ama kalkıp dolaptan yemeği bulup, ocağa koyup, ısıtıp yiyemez. o yüzden iki öğün arasındaki süreden daha uzun yalnız bırakamadık. yemeğini koyup çıkıyorsun, diğer öğünden önce de dönmek zorundasın.

o yüzden a şıkkını eliyoruz. bakımevinde kalıyor olduğunu duyan pek vicdanlı kişiler evime niye almadığımı sorguluyor, ya da bana babasını köpek gibi barınağa vermiş şerefsiz ibne gözüyle bakıyor, yüzlerinden hissediyorum. ama karı koca sabah işe gidip akşam döndüğümüz evde bu adam bütün gün ne yer, ne içer, ne yapar, kimse onu düşünmüyor.

b. bakıcı tutar kendi evinde bakılır.

güzel fikir. babam bakımevinde kalmak istediğini söylediğinde ben de baba olur mu öyle şey, bakıcı tutalım evde baksın dedim. dedi ki naapıcam ben bakıcıyla bütün gün evde? evet minimum 1000 dolar gibi bir rakam istiyorlar. ayrıca evin elektriği, suyu, doğalgazı yine ödeniyor. babamın ve bakıcının yediği, içtiği var. üstüne bir de nazını kaprisini çekmeniz gerekiyor ve kalıcı olacağı da garanti değil, bir şeye tepesi attığı anda yaşlı maşlı demeden, haber bile vermeden çekip gidebiliyor, yüz üstü kalıyorsunuz. ekonomik de değil, verimli de değil. üstelik 7/24 kendi evinde kös kös bakıcıyla oturmak pek eğlenceli de değil. bir de kadının biriyle evde yalnız kadın "beni elledi, bana sarktı, taciz etti" dese, 88 yaşında al başına belayı.

c. tek çocuk olduğum ve benden başka bakacak kimse olmadığı için bu şıkka bir şey diyemiyorum. keşke 3-4 kardeş olsaydık da üçer dörder ay her birimiz baksaydık. hep bunun için keşke dedim. ama kime "keşke kardeşim olsaydı" dediysem "biz kaç kardeşiz de ne oldu, herkes birbiriyle küs, kimse kimseyle konuşmuyor, şükret haline" diyor. belki de böylesi daha hayırlı. öyle olsa ben baktım, sen bakmadın diye tatava çıkacaktı. hepsi tahmin tabii, bilemeyiz.

e. o kadar da şerefsiz vicdansız hayırsız değilim.

d. devlet bakımevleri kendi işini kendi görebilen ve aklı başında yaşlıları kabul ediyor. kendi işini, temel ihtiyaçlarını kendi göremeyen ve/veya alzheimer/demans hastası yaşlıları kabul etmiyor. sıraya giriyorsunuz, sıranız gelince kabul ediyorlar. sıra nasıl geliyor? birileri vefat ettikçe... babam çok şükür kendi temel ihtiyaçlarını görüyor, aklı da başında. ama biraz daha iyi hizmet için devleti tercih etmedik. devlet de ücretsiz değil ama özelin yanında çok cüzi bir ücret alıyorlar.

özel bakımevinde kalıyor. 3 öğün yemek veriyorlar. ara öğünlerde meyve, kurabiye, bisküvi falan veriyorlar. elektriği, suyu, ısınması içinde. bakım personeli var, hemşiresi var, doktoru var. ilaçlarını veriyorlar, çamaşırını yıkıyorlar, banyosunu yaptırıyorlar, sosyalleşebileceği arkadaşları var, kimsenin nazını çekmiyorsunuz, onlar size hizmet sunmak için uğraşıyorlar. devletin karşıladığı bütün ilaçları alıyorlar. babamın bez ihtiyacı yok, kullanmıyor. ama raporunuz varsa devlet bez için de bir ödeme yapıyor, onu veriyorsunuz, bezi de karşılıyorlar. yetmediği kısmı siz karşılıyorsunuz. başına bir iş geldiği zaman anında haberim oluyor, gerekiyorsa ambulans çağırıp hastaneye gönderiyorlar. düştü mü, kalktı mı, fenalaştı mı, rahatsızlandı mı aklınız kalmıyor. çok affedersiniz ishal olup tuvalete yetişemediği de oldu. evde bakıcı olsa eeh ben bununla uğraşamam diyip bok içinde bırakıp gidebilir, burada öyle bir derdiniz olmuyor, temizleyip, yıkayıp paklayıp, üstünü başını değiştirip sizi de haberdar ediyorlar.

bugünün fiyatıyla da aylık 23 bin lira ödüyorum, emekli maaşı ile hemen hemen karşılanıyor. kendisi de memnun, benim de kafam rahat. elbette evindeki kadar rahat bir ortam değil, yatılı okul gibi, öğrenci yurdunda kalıyor gibi. ama bu şartlarda hepimiz için en iyisi bu. üstelik kendi evini de kiraya verdik, oradan da güzel kira geliyor.
0
kibritsuyu
(12.03.24)
iyiki kardeslerim var: C
olmasaydi B + periyodik ziyaret
elden ayaktan dusmus bakim gerekiyse D
0
buenosdias
(12.03.24)
evliysem b ama ben de sık sık giderim, evli değilsem a ama bakıcı da tutarım maddi gücüm varsa.
0
nic cage
(12.03.24)
(2)

kidem tazminati vergisi

lamartin
internette aradigim cevabi bulamadim.internette kidem tazminatinin gelir vergisinden muaf oldudugu, sadece damga vergisi kesintisi (binde 7,59) oldugu yaziyor .ancak benim isverenim kidem tazminati tavan sinirlamasina uymuyor; fazlasini oduyor.bu durumda isten ayrildigimda tavan + X (X= tavan fazlas
internette aradigim cevabi bulamadim.

internette kidem tazminatinin gelir vergisinden muaf oldudugu, sadece damga vergisi kesintisi (binde 7,59) oldugu yaziyor .

ancak benim isverenim kidem tazminati tavan sinirlamasina uymuyor; fazlasini oduyor.

bu durumda isten ayrildigimda tavan + X (X= tavan fazlasi maas) alacagimi varsayarsak,

tavana kadar olan kisimdan sadece binde 7,59 damga vergisi, X kismindan da gelir vergisi odeyecegimi dusundum. dogru mudur?
0
lamartin
(10.03.24)
Fazla kısım maaş gibi vergilendirilir. SGK, gelir vergisi ve damga vergisi kesilir.
0
gabe h coud
(10.03.24)
sag ol @gabe h coud
0
🌸lamartin
(10.03.24)
(10)

Dizi önerisi

a man alone
Art arda bölümler izleyeceğim, anında bağımlılık yapan dizi arıyorum.La casa de papel, breaking bad, big bang theory, narcos, dark, got, bates motel dışında önerilere açığım. Bunları izledim.Prison break, The sopranos, Dexter, Modern Family, Peaky Blinders, fringe, true detective, how i met your mot
Art arda bölümler izleyeceğim, anında bağımlılık yapan dizi arıyorum.
La casa de papel, breaking bad, big bang theory, narcos, dark, got, bates motel dışında önerilere açığım. Bunları izledim.

Prison break, The sopranos, Dexter, Modern Family, Peaky Blinders, fringe, true detective, how i met your mother gibi birçok popüler dizinin ilk 3-5 bölümünü izledim, iyi diziler fakat sürükleyici değil. Ekran açıkken bakıyorum sadece.

The last of us’ı izleyemiyorum, erişemediğim için.

Var mı dizi öneriniz?
0
a man alone
(09.03.24)
Justified
Mr inbetween
Generation kill
The pacific
Company of heroes
Bosch
0
logisticsmanager
(10.03.24)
Bosch

Bosch yazılmış. The Shield diyeyim.
0
gabe h coud
(10.03.24)
Bron/Broen
On numaradan hallice.
İzlememiş olduğunuzu varsayıyorum.
0
marcus fenix
(10.03.24)
Ozark dışında yazılan hiçbir diziyi duymamıştım. Teşekkürler
0
🌸a man alone
(10.03.24)
turkcealtyazi.org

çok kafamı yormasın eğlencelik beni hemen içeri alsın biraz da ingiliz soslu dersen
0
grimavi
(10.03.24)
Forbrydelsen
Borgen
Förstfödd
0
heritage
(10.03.24)
homeland
0
nhk ni youkosu
(10.03.24)
Griselda
Berlin
0
ashleybon
(10.03.24)
Lillyhammer izle seversin.
0
mikahakkinen
(10.03.24)
Prison break i sürükleyici bulmayio breaking var i surukleyici bulan birini de gördüm ya bir yaşıma daha girdim

Homeland
Forbrydelsen
Broadchurch
Night of
The fall
Bron broen
0
alimcgraw
(10.03.24)
(2)

Erkek giyim tavsiyesi

kararsızataletfilozofu
30yaşına gelmiş yıllardır aynı şeyleri giyen belirli tarzı olmayan biriyim bazen kısa kollu polo yaka t-shirt üstüne uzun kollu hırka üstüne kot ceket veya mont giyiyorum.Gün içinde kapişonlu bazen giyiyorumSiyah kot veya koyu mavi kot giyiyorum.Resmen düz adam sami abi gibiyim :/Öyle dikkat çekmeyi
30yaşına gelmiş yıllardır aynı şeyleri giyen belirli tarzı olmayan biriyim bazen kısa kollu polo yaka t-shirt üstüne uzun kollu hırka üstüne kot ceket veya mont giyiyorum.
Gün içinde kapişonlu bazen giyiyorum
Siyah kot veya koyu mavi kot giyiyorum.
Resmen düz adam sami abi gibiyim :/
Öyle dikkat çekmeyi sevmiyorum zaten.

Ama biraz daha güzel şeyler giymek istiyorum,
İşyerinde, dışarıda bakıyorum benim yaşımdakiler baya özeniyor.

Chino, kumaş pantolon mu almalıyım buna uygun ayakkabı giyip
Nereden başlamalıyım ?
0
kararsızataletfilozofu
(09.03.24)
Beymen'e ya da bir tık daha uygun olsun dersen Network'e git, satış danışmanları sana güzel bir tarz yaparlar. İki markanın da satışçıları çok iyi.
0
gabe h coud
(09.03.24)
smart casual yazıp çıkan kombilerden kendine göre 5 tane yapıyorsun :)
0
anon1m
(10.03.24)
(9)

makarna pişirirken

benarrivo
suyuna yağ döker misiniz?
suyuna yağ döker misiniz?
0
benarrivo
(09.03.24)
Hayır
0
rock n roll
(09.03.24)
çok az miktarda dokerım birbirine yapısmasın diye ozellıkle kalitesiz markalarda cok faydalı oluyor olcek vermek gerekirse bir tatlı kasıgı kadar
0
Aşk Adamı
(09.03.24)
suyuna salça soğan vs eklediysem ve suyunu iyice emecek şekilde hazırladıysam yağ da tuz da dökerim.
0
truf
(09.03.24)
geçen yanlışlıkla döktüm sonra elleşmedim. yapış yapış olmayışlarını beğendim sonra, şimdi döküyorum hep.
0
nolmus yani
(09.03.24)
Evet
0
Mirket
(09.03.24)
annem döker. ben dökmem. çünkü biliyorum ki makarnanın yapışmasını engelleyen zaten makarnaya hiç değmeden su üstünde kalacak olan yağ değil, akdeniz tadında hazırladığımız tuzlu sudur.
makarna piştikten sonra yağlama işini de koyacağım sosa göre yaparım. sosun makarnanın üstüne yapışmasını istiyorsam yağlamam.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.24)
hayır. sadece tuz. yapışmıyor ki, yapışsa bile soslarken ayrılıyor o makarnalar.
0
sir gawain
(09.03.24)
hayır
0
gabe h coud
(09.03.24)
Hayir, hic bir zaman yapistiklarini da gormedim.
0
mirafiori
(10.03.24)
(14)

Antep fıstığını nasıl açalım?

gabe h coud
Aldığım Antep fıstığının yarısı tırnaklarla çok zor açılıyor. Tırnaklarım kırıklar çatlaklar içinde kalıyor, dipleri acıyor. Ne yapsak, nasıl açsak bunları maniküre zarar vermeden? :)https://soz.lk/i/f1fkvbmw
Aldığım Antep fıstığının yarısı tırnaklarla çok zor açılıyor. Tırnaklarım kırıklar çatlaklar içinde kalıyor, dipleri acıyor. Ne yapsak, nasıl açsak bunları maniküre zarar vermeden? :)

soz.lk
0
gabe h coud
(09.03.24)
Dişinle kır.
0
rock n roll
(09.03.24)
Bıçak
0
birmilyonunvarmi
(09.03.24)
Dişlerim parçalıyor, minik sert parçalar halinde hiç olmuyor.

Aleti yok mudur bunun, ceviz kırma aleti gibi. Bıçak tehlikeli.

Böyle bir şey varmış. ama işe yaramaz.
www.trendyol.com
0
🌸gabe h coud
(09.03.24)
Ceviz kırma aleti için Antep fıstığı küçük kalır, kıramaz. Ya da deneme yap ceviz kiracaginin içine Antep fıstığı doldur, denk gelebilir birkaç tane. Bir de hazır Antep fıstığı içi satılıyor bir daha ondan alırsın
0
rock n roll
(09.03.24)
üstüne bez örtüp oklavayla vurun demişler. iç fıstık almayı ben de biliyorum rock n roll, aça aça yemek ayrı zevkli. belki bir tekniği vardır bu işin diye sordum aslında.
0
🌸gabe h coud
(09.03.24)
Mutlaka biliyorsundur, senin bir şeyi bilmeme ihtimalin yok. Neyse, en olmadı taş bul onunla kır.
0
rock n roll
(09.03.24)
onun da ayrı kıracağı var daha küçük. geçenlerde antep bakırcılar çarşısından almıştım. şöyle bir alet: amzn.eu
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(09.03.24)
Pense ağzındaki ara boşluklu kısımla kırın
0
diyecevaplandı
(09.03.24)
Antep fistiginin acik kismi alt kesici dislerin oraya gecirilir ve ust kesici dislerde bastirarak ikiye ayrilir. Elle acarak antep fistigi yemek amelelik bence
0
floydian
(09.03.24)
dikkat ederek pense ile, veya özel tasarlanan fıstık kıracakları ile
0
Rao
(09.03.24)
İlk önce ağzı en açık antep fıstığını fedai olarak seçip elinle açıyorsun.
Sonrasında ikiye ayrılan o kabuklardan birini alıp diğer az açık fıstıkların arasına sokup çeviriyorsun. Bir nevi basit makine görevi gördüğü için hiç zorlanmadan açılıyor.
Kendimi bildim bileli antep fıstığını bu yöntemle açarım. Tırnaklarımın bozulduğu olmadı henüz.
0
juliette
(09.03.24)
pense / kargaburun ile hafifçe bastırarak.
veya üzerinde soğan domates dilimlediğimiz kesme tahtasını dik olarak vurarak.
0
tabudeviren
(09.03.24)
juliette +1

Bir tane kabukla diğer kabukların içine sokup çevir direk açılır
0
yenibirgüzelnick
(09.03.24)
diger antep fistiklarinin kabuklariyla acabilirsiniz. kabugu sokup ince aciklik kisminda dondurunce aciliyor. :D
0
supergirl
(10.03.24)
(1)

para değerlendirme

whatwouldluciferdo
merhaba. aylık 6k kenara atabilirim. kasım ayına kadar 100k gibi birikim yapmak istiyorum. hazırda 15k tl hesabım var ama tlde kalmasını istemiyorum. Altın aklımda var ama hangisini alsam bilemiyorum.
merhaba. aylık 6k kenara atabilirim. kasım ayına kadar 100k gibi birikim yapmak istiyorum. hazırda 15k tl hesabım var ama tlde kalmasını istemiyorum. Altın aklımda var ama hangisini alsam bilemiyorum.
0
whatwouldluciferdo
(09.03.24)
9 ayda 100k. Başlangıç 15k, aylık birikimlerin toplamı 54k. Toplam birikimler 69k. Her ay altın alarak 100k’ya ulaşabilirsin. Mevduatla bile çok yaklaşırsın.
0
gabe h coud
(09.03.24)
(6)

Midas ne sebeple ceza almış?

michael_knight
Midas ne sebeple ceza almış? Şirketi sarsacak kadar büyük bir ceza mı? Kullanıyorsak endişelenmeli miyiz?
Midas ne sebeple ceza almış? Şirketi sarsacak kadar büyük bir ceza mı? Kullanıyorsak endişelenmeli miyiz?
0
michael_knight
(08.03.24)
spk.gov.tr

4.sayfada yazıyor.

ben olsam kalmazdım. amatörlük.
0
gabe h coud
(08.03.24)
Gabe +1
Ben de kalmazdim. Bir iki tane değil bir sürü şeyden sıkıntı olmuş.
0
logisticsmanager
(08.03.24)
Midas'a ceza uygulanmasına neden olan eylemler ve ceza miktarları şöyle:

1. Aracı Kurumun emir iletim sistemine ilişkin sistem yedeğinin mevzuattaki şartları sağlamaması: 5.833.734 TL

2. Aracı Kurumun bilgi sistem altyapısında muhtelif tarihlerde aksaklıklar ortaya çıkması: 1.944.578 TL

3. Aracı Kurum tarafından adres teyidi gerçekleştirilmeksizin sözleşme ilişkisi kurularak müşterilere hesap açılması veaişlem yaptırılması: 3.000.000 TL

4. Aracı Kurum tarafından uzaktan kimlik tespiti yöntemi ile hesap açarken yapılması zorunlu görüntülü görüşme gerçekleştirilmeksizin sözleşme ilişkisi kurularak müşterilere hesap açılması ve işlem yaptırılması: 4.500.000 TL

5. Aracı Kurum tarafından uzaktan kimlik tespiti ile gerçekleştirilen hesap açılışlarında mevzuata uygun olmayan belgelerin kabul edilmesi: 1.500.000 TL

6. Aracı Kurum tarafından uzaktan kimlik tespiti ile gerçekleştirilen hesap açılışlarında NFC (Yakın alan iletişimi) teknolojisini kullanma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi: 1.000.000 TL

7. Aracı Kurumun müşterilerine uygunluk testi gerçekleştirme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması: 4.500.000 TL

8. Aracı Kurumun zaman damgası kullanımında mevzuata aykırı davranılması: 1.500.000 TL

9. Aracı Kurumun sosyal medya hesapları aracılığıyla yaptığı paylaşım ve açıklamalarda mevzuata aykırı davranılması: 3.000.000 TL

10. Aracı Kurumun iç kontrol sisteminde aksaklıklar tespit edilmesi: 1.000.000 TL
0
sertac akin
(08.03.24)
ben kullanmıyorum ama sanki devlet bu uygulamanın sahiplerini pek sevmiyormuş gibi geldi.
0
paintov
(08.03.24)
Ben kullanıyorum iki yıldır. Bir yamuklarını görmedim.

Bankaların yurtdışı opsiyonları çok pahalı, komisyonları yüksekti. Yakın zamanda komşsyonlar düştü (hala midas daha avantajlı olsa da).

Bankaların komisyon düşürmesine sebep olacak kadar rekabet düzeyi yüksek bir yer demek ki. Bana biraz kasıtlı gibi geldi bu ceza olayları
0
biseysorcaktim
(08.03.24)
sertaç'ın yazdığı usulsuzlüklerin bir kısmını yaşadım, bir kısmını gördüm. şaşırtmadı. benim hesabımın açılmasında da baya bi sıkıntı yaşatmışlardı. en yakın zamanda hesabımı kapattıracağım ben de.
0
false pretension
(09.03.24)
(5)

Omurgam hafif egriymis

optimistbakunin
Masaj yapan kisi bunu dedi. Gunluk hayatta bir acı veya sorun hissetmiyorum. Hafif yamuk oldugunu düz çizgi gibi takip edemedigini dedi masaj yapan kişi. Ama dedigim gibi bir sorun hissetmiyorum. Dışardan da kambursun ya da yamuk duruyorsun gibi bir yorumla da daha önce karşılaşmamıştım. Doktora git
Masaj yapan kisi bunu dedi. Gunluk hayatta bir acı veya sorun hissetmiyorum. Hafif yamuk oldugunu düz çizgi gibi takip edemedigini dedi masaj yapan kişi. Ama dedigim gibi bir sorun hissetmiyorum. Dışardan da kambursun ya da yamuk duruyorsun gibi bir yorumla da daha önce karşılaşmamıştım. Doktora gitmek gerekir mi ayrıca kendiliginden duzelebilir mi
0
optimistbakunin
(08.03.24)
Insanlar bilmeden etmeden yorum yapiyor bazen. Yoga hocasi da bana oyle dedi, doktora gitiim “yooo ne alaka?” Dedi :)
Yani doktora gitmeden emin olmayin. Eger skolyozunuz varsa da kendiliginden duzelmez hatta seviyesine gore artabilir. Bi gidip gosterin. Pilates iyi gelir skolyoza doktordan yorum alirsiniz
0
mor oje
(08.03.24)
Skolyoz konusunu araştır.
Bir ortopedi uzmanına mutlaka görün.
Bir reformer filates salonuna kaydol.
Bir yüzme havuzuna haftada 3 gün git.
İleri yaşta büyük sıkıntılar çekersin, şimdiden tedbir al.
0
Mirket
(08.03.24)
skolyozunuz varsa kafaya göre pilates yapmayın. önce bir fizik tedaviye ve fizyoterapiste gözükün. mesela bird dog hareketini benim sadece sol kol - sağ bacak yapmam lazım. sağ kol - sol bacak daha kötü yapıyor.
0
inheritance
(08.03.24)
Skolyoz olabilir ortopedi hekimine görünün.
0
doharkoman
(08.03.24)
müşteri bağlamaya çalışıyor.
0
gabe h coud
(08.03.24)
(15)

Lise Mezunu Tanıdığın Aşırı Zengin Olması

ashleybon
Lise mezunu emlakçılık yapan tanıdığım bir kız var. Senelerce hiç bir işte tutunamadı en son çalıştığı firmada yıldızı parladı. Şu an aşırı lüks bir hayat yaşıyor. Arabası evi herşeyi en pahalısından. Ben mühendisim doktoram bitmek üzere 35000 tl maaşlı işte çalışıyorum. Bu kız benden bir de 10 yaş
Lise mezunu emlakçılık yapan tanıdığım bir kız var. Senelerce hiç bir işte tutunamadı en son çalıştığı firmada yıldızı parladı. Şu an aşırı lüks bir hayat yaşıyor. Arabası evi herşeyi en pahalısından. Ben mühendisim doktoram bitmek üzere 35000 tl maaşlı işte çalışıyorum. Bu kız benden bir de 10 yaş küçük. Birkaç gündür kafama bu konuyu taktım ben çok enayi miyim insanlar mı becerikli. Bunalımdan çıkamıyorum.
0
ashleybon
(08.03.24)
Emlakçılık işinde çok ciddi para var. Maaşlı işle karşılaştırılamaz. Lise mezunu olsan, sen de dener, büyük ihtimalle sen de yapardın. Alternatifi olmayınca, başarmak zorunda olunca insan başarıyor. Koşmadan koşamazsın, gibi bir şey.
0
gabe h coud
(08.03.24)
Benim lise arkadaşım da emlakçı oldu. Bu işler için bir miktar "yırtık" olabilmek lazım.
Şu an çalıştığım firmada ilkokul mezunu 15 senelik makina operatörü 40 lira alıyor.
Maalesef ülkemizde bilginin değeri çok çok az. Doktoraniz varsa bursla Tübitak veya postdoc bulup yurtdışında iyi maaş çalışabilirsiniz. Türkiye'de üniversite cogaltmakla cahillik erimiyor.
0
cakmayazar
(08.03.24)
Eğitimle para kazanma arasında direkt bir orantı olması gerektiğini zannediyoruz, böyle bir düşünce hepimize öğretildi. Ama doğru değil.
Maaşlı çalışan mühendisin maaşı her ay yatar, emlakçılık yapan kişi ne kadar iş yaparsa o kadar kazanır. Çok akıl almayan, ilginç bir durum değil.
Girişkenlik, risk almak, insan ilişkileri gibi becerilerin kitap okumak, hesap yapmak, sınav çözmek gibi becerilerden daha iyi kazanç sağladığı bir sır değil.
0
michael_knight
(08.03.24)
para kazanmak eğitimle alakalı değil olmamalı da bence. ozaman 4 üni bitiren en çok parayı kazansın ne biliym. ilkokul mezunudur ama ticarete kafası çalışıyodur o senin lise mezunu arkadaştan da çok kazanır. okul kendini geliştirmek vs için okunmalı para için değil. bu arada evet emlakçılığı tutturursan, güzel bir bölgedeysen satışın da iyiyse çok güzel paralar kazanırsın. bodrumda tanıdığım bir emlakçı bir satıştan 400-500 bin alıyor ve ortalama 2 ayda bir satışı var.
0
entropik
(08.03.24)
Karaparadir?
0
Kahvedesu
(08.03.24)
liseyi 3. sınıfta bırakıp çalışmaya başladım. çırak olarak.
yaş 16 ama iyiyim, işe hakimim.
evde dünya tantana oldu, 3 aya işi bıraktırdılar, okula döndüm.
duydum ki benden sonra başlayan çırak yıllar geçmeden dükkanın yeni ortağı olmuş.
aynı dönem başladıklarımdan dükkan açanlar olmuş, yurtdışılarından teklifler alanlar olmuş, amerika'ya ingiltere'ye gidenlar olmuş, bilmem ne.

ben de şimdi memurum.
çok takılmıyorum, üretiyorum.
en güzeli de üretmek değil midir zaten?

paranızı sevin.
bulanık olmayın, ne istediğinize karar verin.
tersten düşünün, bunalıma nasıl girdiyseniz öyle çıkın.
bunalımdan çıkmak fırsatları görmenizi kolaylaştırabilir.
0
matnokta
(08.03.24)
computer science doktoralı işsiz tanıyorum. eğitimli olmak para kazandırmıyor artık. Türkiye'de eğitimin anlamı kamuda memur olabilmek. Başka bir şeyi yok
0
ferenc
(08.03.24)
Ben buna şaşırmanıza şaşırdım, özellikle de mühendisseniz ve fabrika/şantiye ortamını biliyorsanız. Sizin çalıştığınız yerde böyle olmasa bile piyasadan haberiniz olmalıydı. Birkaç yıldır nitelikli işçi maaşları beden işçilerinden düşük kaldı. Herkes bunu konuşuyor zaten.

Çeşitli esnaf grupları ve emlak piyasası uçtu gitti zaten. Normal yani.
0
akhenaten
(08.03.24)
iş yerinden ayrılıp internette balık akvaryumculuk malzemeleri satan arkadaş iyiki ayrılmışım diyor, biraz yürü ya kulum biraz cesaret gerekiyor iyi para kazanmak için.
0
eja
(08.03.24)
Kahvedesu+1
Yani benim de zengin birkaç arkadaşım var ve nasıl para kazandiklarini bilmiyorum arka planda. O yüzden herkesin kazandığı para yaptığı işten gelmiyor direkt olarak.
Kesin böyledir diyemem de kesin isinden kazaniyor demek de imkansiz.
0
logisticsmanager
(08.03.24)
Ddünyanın her yerinde işçiler beyaz yakadan fazla kazanıyor ve kolay iş buluyor. İşçiler pek söylemez ama maaşları mühendislerden fazla.
0
ferenc
(08.03.24)
@ferenc; istatistik/veri var mı fabrikada çalışan beyaz mavi yakanin mühendisten fazla para kazandığına dair? Misal fransa, İsviçre vs? Çünkü bende tam tersi veriler var. Çünkü dünyanın her yerinde öyle ortaya atilmamasi gereken bir laf. Tabi beyaz yakadan kasıt Türkiye'de veri giriş elemanina bile beyaz yaka denmesiyse o farklı.
0
logisticsmanager
(08.03.24)
Amerika'da fazla kazanıyor. Benim gözlemlerim bu yönde. Saatlik çalışma ücretleri çok fazla.

Ek olarak mühendisin skill seti yoksa iş bulması çok zor. Piyasa doymuş durumda.

Kanada için de durum benzer. 90'lar ve 2000'lerin başından sonra ara eleman ihtiyacı artmış durumda. Kanada'da doktor olup da otobüs şöförlüğü yapan var.

Gelelim Türkiye'ye, mühendis fabrikada 1.5 asgari alır.
0
ferenc
(08.03.24)
Kendi maaşını sorgula +1
Sen 100bin kazanıyor olsan muhtemelen bu arkadaşa bu kadar takılmazdın.
Başka açıdan doğrulayalım, etrafında böyle bir örnek olmasaydı da yine "enayi" gibi hissetmek için yeterince az kazanıyor olacaktın.

Bence bu hissiyatı motivasyona çevirip iş değiştirmeye bak, daha çok kazandıkça yok olur bu his.
0
Bruce
(09.03.24)
Helal para olup olmadığı şüpheli bence. Ustaların, tehlikeli işlerde çalışanların, beden işçilerinin iyi kazanması normal ama bu örnek bana bira şaibeli geldi.
0
playing star again
(09.03.24)
(12)

Çamaşır Kurutma Makinesi Alınır Mı?

edaddy
Bunları kullanıp memnun olanlar yazabilir mi?Electrolux (19K) ve Bosch (25K) modellerine bakıyorum.
Bunları kullanıp memnun olanlar yazabilir mi?

Electrolux (19K) ve Bosch (25K) modellerine bakıyorum.
0
edaddy
(08.03.24)
modelleri bilmiyorum ama alınır. hoover var bizde. gider gerektirmediği için odada duruyor. hafta sonu 5-6 makine yıkıyoruz resmen, hafta içi fırsat olmadığı için. diğer türlü ser, bekle, topla çok uzun iş. bi de kıl tüy toz meselesi de var tabi.
0
elorelia
(08.03.24)
bosch aldık aldığım en iyi beyaz eşya çok kullanışlı
0
basond
(08.03.24)
Bosch 25k nedir? link varsa? kendinden temizlemeli modeli mi?
bosch un kendinden temizlemeli enerji tasarruflusunu aldım çok memnunum elektrik faturasına çok yansımadı. evde hayvan olduğu için aldım tüy toz ne varsa alıyor çamaşırdaki.

kısa program yüksek ısıda hızda kurutmaya çalışırsan tüm pamuklular çeker marka farketmeksizin.
0
eja
(08.03.24)
alınır. bende hoover ısı pompalı var. daha pahalı daha iyi diye bir şey yok bunda. sentetik ve hassas ayarlarını kullanıyorum. çekeceğini bildiğin kıyafetleri bile bile atma, çeker :) hassas ayarda bile çeker. sadece havlu, nevresim, iç çamaşırı bile kurutma makinesinde kurutulsa çok ciddi rahatlık.
0
gabe h coud
(08.03.24)
Siemens kullanıyorum. Bosch ile birebir aynı ürün zaten. Gayet memnunum.

Sadece kazak gibi bazı kıyafetleri kurutmaya atmak sağlıklı değil onları ayrı kurutuyorum onun dışında güzel. Hem giderli hem gidersiz çalışıyor. İlk başta gidersiz kullanıyorduk sonra gidere bağladık daha rahat oldu.
0
nuevo
(08.03.24)
Cevaplar için teşekkürler ilgilendiğim ürünler:

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com
0
🌸edaddy
(08.03.24)
tabi ki alınır. almadıgım günler için pişmanım. bizde grundig var cok memnunuz.
0
sizofren06
(08.03.24)
Kesinlikle alınır, çok işe yarıyor.
Alacağınız modele karar verdikten sonra yakınınızdaki bayiye bir telefon edip fiyat sorun.
Beko'nun bir makinesini aldık. İnternetten 500 TL civarında daha ucuz fiyat verdi ve bayi elemanları bir gün sonra cihazı getirdi, kurdu, çalıştırdı.
İnternetten alınca lojistik firması ile gelecekse sıkıntı. Daha pahalı bile olsa bayiden alırdım ben.
Ek: Bizim aldığımız modelin kazanı çelikmiş bir ucuzundaki kazan başka bir malzemeymiş, ne kadar önemlidir bilmiyorum.
0
michael_knight
(08.03.24)
hoover kullanıyoruz 4 senedir hergün çalışıyor 1-2 sefer. çok memnunuz. ayarlarına bakmanızı tavsiye ederim mesela bizimkinde yünlüler için ayrı bir ayar var sorunsuz kurutuyor yünlüleri. bir arkadaşımda beko var o atamıyo yünlüleri.
0
entropik
(08.03.24)
modellerini bilmiyorum ama makine aldık çok memnunuz, alınır.
0
hrskrs
(08.03.24)
Alınır ancak çamaşırları yıpratıyor. Gardrobu maksimum 2 yılda bir yenilemeniz gerekecek. Değer mi bence değer
0
ferenc
(08.03.24)
arçelik var bende. gayet memnunum.
0
inheritance
(08.03.24)
(8)

Kaza yaptım, karşılıklı hasar var, tutanak tutulmadı

chicha_v2
Bilenler bilir Levent'in en berbat yerlerinden biri olan aşağıdaki sola dönüşte ben ikinci şeritteydim (bu şeritten sola dönüş yapılıyor mu emin değilim) yanımdaki araç (Volvo XC90) en dışta yani üçüncü şeritteydi o araya girmeye çalışırken ben izin vermedim hafif ilerleyince adama sürttüm. Yani aşa
Bilenler bilir Levent'in en berbat yerlerinden biri olan aşağıdaki sola dönüşte ben ikinci şeritteydim (bu şeritten sola dönüş yapılıyor mu emin değilim) yanımdaki araç (Volvo XC90) en dışta yani üçüncü şeritteydi o araya girmeye çalışırken ben izin vermedim hafif ilerleyince adama sürttüm. Yani aşağıdaki görseldeki turuncu benim yolum, kırmızı çarptığım aracın yolu. Solumda da başka bir araç vardı.

imgyukle.com

Benim sağ tamponumun ucu adamın sol ön ve arka kapının arasındaki sacı ezdi benim tamponum da hasar aldı. Çok trafik olduğu için iki dk ben fotoğrafları çektim hem önden hem arkadan. Adam telefon numaramı aldı pazartesi haberleşiriz dedi bindi arabasına. Tutanak falan tutulmadı.

Sigortacımı aradım herkes kendi aracını yaptırsın kaskoyu sigortayı hiç karıştırmayalım dedi.

Bir şey olur mu sigortacımın dediğini kabul eder mi sizce karşı taraf?

www.google.com.tr!3m6!1e1!3m4!1s35ueiG8v9tH3GbdG3bK8nw!2e0!7i16384!8i8192?entry=ttu
0
chicha_v2
(07.03.24)
Adamın arabasına sürtmüşsünüz. Anlattığınız hikayede suçlu sizsiniz.
Adamın yerinde olsam kendi cebimden yaptırmazdım bu hasarı.
Adamın neden cebinden ödeyeceğini düşündünüz ki?
0
michael_knight
(07.03.24)
bir yerde buluşur tutanak tutarsınız.
0
gabe h coud
(07.03.24)
@michael Abi üçüncü şeritten gelip önüme kırdı ve beni sıkıştırdı solumdaki ile kendisi arasına. Bir tek ben hatalı değilim bana kalırsa.
0
🌸chicha_v2
(07.03.24)
sen haklısın. sigorta kasko sadece araç taklalar atıp pert olduğunda mı kullanılacak? bu günler için yaptırmıyor muyuz zaten bunları?

tutanak tutarsınız, iki taraf da kendince yorumunu yapar ve kim kusurlu kim değil karar verilir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.03.24)
Madem öyle buraya anlattıklarınızı tutanağa yazın hasarlı kısmın fotoğrafınıda çekin ve sigorta şirketinize gönderin. Onlar karar verecektir.
0
doharkoman
(07.03.24)
benzer kazayı yaptım, eğer yol işaretleri ile aksi belirtilmiyor ise, sola dönüşte çizdiğiniz siyah, en sol şeritte, bulunmanız gerekiyor. Her ikiniz de bu kazada kusurlusunuz. Sigortacınız bu yüzden karıştırmayalım, boşuna hasar kaydı gözükmesin diye düşünüyor olabilir ama ben katılmıyorum. Sigortanın olayı bu, tutanağınızı tutun incelesinler. neden cebinizden para çıksın ? çok büyük hasarlar yok, sigorta kaydınız için bence sorun olmayacaktır.
0
tss
(07.03.24)
kimin kusurlu olduğuna dair iki taraf da aynı fikirde ise tutanak tutmadan halledersiniz. ama burada güven unsuru önemli. diyelim ki o kusurlu olduğunu kabul etti, sizin hasarınızı karşılar. hasar ve maddiyat konusunda güvenmezse kendi tamircisine yönlendirir vs.. ama kusurlu olduğunu kabul etmiyor ise o zaman sigortayı devreye sokmak gerekir.

siz orta şeritte düz ilerlemek istediniz ve o en sağ şeritten sola dönmek istedi değil mi? bu şekilde anladım ben ve öyle ise o %100 kusurlu.
iki şeritli yolda ben solda düz giderken, sağ şeritteki soldaki ara sokağa sapmak için önüme kırmıştı. tutanak tutuldu, sigorta onu %100 kusurlu buldu.
0
mellifica
(07.03.24)
Orayı biliyorum. İkinci şeritten sıkıştıranlara küfür ederek güne başlıyorum. İkiniz de hatalısınız. 2. şeritten sola/sağa dönülmez. Muhtemelen ikiniz de hatalı olduğunuz için durduk yerde sigorta priminizi yükseltmeyin diye düşünerek böyle bir şey teklif etti. Hasar kaydı oluşturmadan hasarı giderin diyor.
0
nawar
(07.03.24)
(9)

Altın alayım mı?

mrvln
Dünyanın en sıkıcı sorusu biliyorum ama kararsızım. Sizce?
Dünyanın en sıkıcı sorusu biliyorum ama kararsızım. Sizce?
0
mrvln
(07.03.24)
Al
0
Mirket
(07.03.24)
ulkemizde bir sey almak istiyorsaniz alin gecin. sonra almadigimiza pisman ediyorlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.03.24)
al
0
gabe h coud
(07.03.24)
Niye
0
Cezcez
(07.03.24)
Başkasının aklı ile hareket ediyorsanız almanızı tavsiye ederim.
0
doharkoman
(07.03.24)
@cezcez busorunun cevabı çok uzun. Başka bir önerin varsa yazabilirsin.
0
🌸mrvln
(07.03.24)
bir şey yükseldikten sonra almak yerine fiyatı düşük kalmış olan ürünü almak daha mantıklı geliyor bana. bu sorunun cevabı 2-3 hafta önce evetti.
0
biravekahve
(07.03.24)
Kısa süreli (3-5 ay) diyorsanız almayın. Ancak ben 3-4 sene sonra bozdururum, uzun vadeli birikim diyorsanız, sürekli almaya devam...


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.03.24)
çok gönlünüz yoksa yatırım fonu'nu bir araştırın. altın fonları var güzel getirileri oluyor
0
substituent
(07.03.24)
(9)

Hangi kablosuz mouse?

air
Genel kullanım için olacak, oyuncu mouse'u aramıyorum. Görüntüsü güzel, kaliteli bir şey ne önerirsiniz?
Genel kullanım için olacak, oyuncu mouse'u aramıyorum. Görüntüsü güzel, kaliteli bir şey ne önerirsiniz?
0
air
(07.03.24)
Logitech MX Master 3s

Hem kullanışlı hem de ergonomik olarak iyi bir mouse bence
0
nuevo
(07.03.24)
www.logitech.com

mavisi çok güzel. pili 2 sene gider.
0
gabe h coud
(07.03.24)
logitech signature m650
0
bravoteam
(07.03.24)
logitech g305 kullanıyorum yakın bir zamandır, yeterli bir cihaz. oyun odaklı ancak rgb falan yok.
0
kesmekes laleler
(07.03.24)
şunu kullanıyorum 1 ayrdır aşırı memnunum ;

A4 Tech FB35C

logitech 330'da iyi ama bir süre sonra sol tık teklemeye başlıyor yoğun kullanımlarda.
0
delidir yakalayin
(07.03.24)
logitech m350
0
since1907
(07.03.24)
bütçen varsa mx master
0
efruz
(07.03.24)
logitech m220 silent
0
cooperr
(07.03.24)
mx anywhere 3 var bende zamanında parayı bayıldık yok ergonomik, kaliteli malzeme falan filan. tamamen tıraş. şu anki aklım olsa en ucuz logi ya da microsoft mouse'u alırdım.
0
gule gule
(07.03.24)
(13)

Vücut yapip, t-shirt'le gezenler.

Yourcousinmarvinberry
Bu arkadaslar neyin kafasini yasiyor ?Gögüs ve kol kasi yaptigi için her ortamda(disarida hava soguk bile olsa) sadece kisa kollu shirt giymekten vazgeçmiyorlar. Motivasyonlari ne ? Sokakta yürürken bir kadinin onlari durdurup, ceplerine numaralarini tutusturmalarini mi bekliyorlar ?
Bu arkadaslar neyin kafasini yasiyor ?

Gögüs ve kol kasi yaptigi için her ortamda(disarida hava soguk bile olsa) sadece kisa kollu shirt giymekten vazgeçmiyorlar. Motivasyonlari ne ? Sokakta yürürken bir kadinin onlari durdurup, ceplerine numaralarini tutusturmalarini mi bekliyorlar ?
0
Yourcousinmarvinberry
(07.03.24)
vücut sıcak. üşümüyoruz :P
0
gabe h coud
(07.03.24)
Maslow'un ihtiyaçlar piramidinde dördüncü sırada beğenilmek var.

Bende böyle bir ihtiyaç yok deme. Bu bilimsel bir gerçeklik.

Konuya gelirsek, adam beğeniliyor ve beğeni bakışları alıyor ki öyle yapıyor. Telefon numarası tutuşturma konusuna gelirsek, oluyor gerçekten, oldu.

Ama ben gelişmiş bir vücudun, iyi bir meslek, saygın bir yaşam tarzı, düzgün kılık ve kıyafet, düzgün bir çevre ve entelektüel bir yapı eşliğinde anlamlı olduğunu düşünüyorum.
0
Mirket
(07.03.24)
Günlük hayatta insanların yapıp da statü aracı olmayan bir şey var mı?

Kahve içtiğimiz yer, giydiğimiz markalar, izlediğimiz filmler, okuduğumuz kitaplar, siyasi görüşümüz, gittiğimiz yerler, bildiğimiz şeyler, tanıdığımız insanlar, kullandığımız telefon, hobilerimiz, arabamız, evimiz... Hepsi öyle ya da böyle kimliğimizin bir parçası, içinde olduğumuz sosyal gruplardaki yerimizin belirleyicisi, karşı cinsle iletişimimizde birer imleç olmuyor mu?
0
salihdt
(07.03.24)
İzmir'de hava 12 derece şuan t-shirt ile geziyorum iş yerinde. Hafif serinliği severim. Geniş sırtım ve seksi kaslarım ile mutluyum. Kadınlardan bir beklentim yok ama bakışları okumayı bildiğim için hoşuma da gidiyor aldığım Vibe. Kafa yaşamak istersem bir şeyler içiyorum, farklı şeyler yapıyorum t-shirt kafası kesmez beni.
0
hasmetizm 2046
(07.03.24)
Onlardan biri benim abim. Tek motivasyonu: "Kadınlar bakıyor." Kendini salmayıp vücut çalıştığı dönemlerde iki haftada bir sevgili değiştiriyor. Abimle bu süreçte takılanlar da üniversiteli ya da yeni iş hayatına atılan kızlar. Ciddi bir ilişki arayışında değil zaten.
0
gnosis
(07.03.24)
diri memeleri olup meme dekoltesi giyen, uzun sekilli bacaklari olup mini short ve etek giyen kadin neyi yasiyorsa onu yasiyorlar. erkegin genel olarak cok estetik bir vucudu yok, artik antik yunan doneminde de yasamadigimiz icin ortalama bir erkegin armut gibi vucudu var. bunun uzerinde olanlar da bunu gostermek istiyor.
0
bay b
(07.03.24)
Kendimizi iyi hissediyoruz
0
mirty
(07.03.24)
beğenilme beklentisi her insanda mevcut. bazı insanlar güçlü olabileceği yöne yöneliyor. vücut yapıp t-shirtle gezip beğenilme beklentisiyle gezen arkadaşın beklentisiyle ona numara verenin beklentisi aynıdır zaten.
0
mikahakkinen
(07.03.24)
ben de kışın şirkete full tshirt ile giderim. sağ kol full sleeve dövme ama amacım bu değil. bana sıcak basıyor, ben gömlek de giyemiyorum hatta patronla papaz oluyoruz sürekli :)

şu cebe numara koyma mevzusu da doğru. benim başıma gelmedi ama kuzenimde harley vardı. ışıklarda durdurup ahlaksız teklif etme teklifinde bile bulundular bi tur karşılığı:)
0
KidLazer
(07.03.24)
@Kid, bence onlar Harley'e vurulmus(:
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(07.03.24)
kardesim gorup gorebilecegiz hot boy sayisi belli sen neye mani olmaya calisiyorsun ki? ayrica istedigini giyer teshircilik degil bu. gorsem gercekten sicakladigini dusunurum btw bunlar kolay kolay bot ve mont da giyemezler veya cok kalin degildir montlari. saglikli beslenince usume olmuyor sanirim. ben yedi kat yorganin altinda yatarken donla gezebiliyolar. ustune bir de bizi isitabiliyorlar. pekmez ye senin de olsun
0
ala09
(07.03.24)
Başarılı olmuş ve göstermek istiyor. Kolay değil kan, ter, gözyaşı.
0
rock n roll
(07.03.24)
@your
ufak bir farkla, kuzende de 6pack vücut var :)
0
KidLazer
(07.03.24)
(6)

Maaşlara ara zam olacak mı?

hunharca ben
Ocak ayında bu yıl bir kere zam olacak denilerek zam yapıldı diye hatırlıyorum. Bu memuru, işçisi, asgari ücretle çalışanı herkes mi dahil? Kimleri kapsıyor?
Ocak ayında bu yıl bir kere zam olacak denilerek zam yapıldı diye hatırlıyorum. Bu memuru, işçisi, asgari ücretle çalışanı herkes mi dahil? Kimleri kapsıyor?
0
hunharca ben
(06.03.24)
sadece asgari ücretliye bir kez olacak, memura zam gelecek diye biliyorum.
0
gule gule
(06.03.24)
Ara zam olayı kalktı , zam olmayacak
0
coner
(07.03.24)
Bundan sonra %40-%50 zamları da unutun. Maaşlar eriyecek. Yoksa enflasyonu durdurmak mümkün değil. Zaten gerçekleşmiş enflasyona göre değil, hedeflediğimiz enflasyona göre vereceğiz dediler.

Elinize geçen 3 kuruşu yemeyin, biriktirin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.03.24)
Özel sektörde çok büyük şirket. Temmuz'da %15 planlanıyor. Fazlası çok zor. Asgari ücrete zam gelirse, dolar seçimden sonra %30'dan fazla artarsa bir tık daha artabilir.
0
gabe h coud
(07.03.24)
Bizde yapılacağı söylendi
0
mirty
(07.03.24)
özel sektör, bize olacak dendi. bakalım.
0
eurhka
(07.03.24)
(1)

birinin sizinle flörtleştiğini nasıl anlıyorsunuz?

south park in kapusonlu uyesi
valla unutmuşuz bu işleri. arkadaş canlısı biri mi yoksa flört mü ediyor arasındaki çizgi nerede başlayıp nerede bitiyor bir deyiverin. iş arkadaşımdan bazı sinyaller alıyorum da.
valla unutmuşuz bu işleri. arkadaş canlısı biri mi yoksa flört mü ediyor arasındaki çizgi nerede başlayıp nerede bitiyor bir deyiverin. iş arkadaşımdan bazı sinyaller alıyorum da.
0
south park in kapusonlu uyesi
(05.03.24)
Dokunmuyorsa flörtleşmiyor.
0
gabe h coud
(05.03.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.