Giriş
(13)

Aynı evde kardeş gibi olmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
2 yıllık evliyiz. Eşim aşırı anlayışlı, sevecen, iyi niyetli, bana her konuda yardım eden, destek olan biri. Bütün hayatı ev, iş. Derim bazen gidip arkadaşlarınla gezip tozsana diye. Birlikte çok güleriz, çok eğleniriz. Ama aramızda duygusallık çok az. Bana en son ne zaman seni seviyorum dediğini ha
2 yıllık evliyiz. Eşim aşırı anlayışlı, sevecen, iyi niyetli, bana her konuda yardım eden, destek olan biri. Bütün hayatı ev, iş. Derim bazen gidip arkadaşlarınla gezip tozsana diye. Birlikte çok güleriz, çok eğleniriz. Ama aramızda duygusallık çok az. Bana en son ne zaman seni seviyorum dediğini hatırlamıyorum bile. Bunları ona söylediğim zaman kabul etmiyor. Hep ben yapıyorum ama yoruldum.

Traş olur, arko sürülünce ne kadar yakışıklı oldun demesini beklersin ama hiç söylemez. Sorunca der yakışıklı olmuşsun diye. Bazen beni eşi değil de arkadaşı gibi görüyor sanki diye düşünmüyor değilim. Duygusal olarak çok boşluktayım. 3 yıldır başbaşa tek bir anımız yok. Başkalarının yanında zaten benden en uzağa oturur. Çaba da sarfetmez. Kendimi bir koca olarak hissetmiyorum desem yeridir.

Dışarıdan bile herkes fark etmiş bunu. Kurumdaki stajyerler bile sanki 40 yıldır evli gibisiniz diyor. İnanın iş yerinde daha çok seviliyorum. Sanki ben kadınım, o erkek. Dışarıda bana yaklaşmamasına zaten alışığım ki çünkü çekingen biri. Ama bir insan evinde eşinin yanağından hiç mi öpmez? Her gün olmasa bile arada bir sarılmak istemez mi? Dışarı çıkacağımız zaman yalancıktan söylüyorum çok güzel olmuşsun diye, hiç karşılık alamıyorum.

Ailesi uzakta yaşıyor. Çok gidip gelemiyor. Gittiğinde de 15-20 gün kalır. Hep nasılsın, iyi misin yazar, bir ker olsun özledim seni dememiştir. Ben mi hata ediyorum, yanlış düşünüyorum bilmiyorum. Siz olsaydınız bu durumda ne yapardınız? Aynı evini içinde kardeş gibiyiz. Televizyondan arta kalan zamanı telefondan instagram kaydırarak geçiriyoruz. Ne yapacağımı cidden bilmiyorum. Sizce evlilikte bu kadar soğukluk normal midir?
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.26)
başka erkek arayışı içinde
-9
HellKeePer
(14.10.26)
Hocam istediğiniz şey gayet normal, sizde bir sıkıntı yok. Ama bu evliliğinizde sorun olduğu anlamına da gelmiyor. Çünkü belki de eşinizin sevgi dili de budur. Size yetmeyen şey ona yetiyordur. Karşılıklı bir gün bu konuda ciddi bir şekilde konuşsanız kimbilir belki de hiç aklınıza gelmeyecek bir sebep sunabilir size. Sizin de bakış açınız değişebilir. Dediğim gibi ben sizin evliliğinizde bir sorun göremedim anlattıklarınızdan. Sadece sevgiyi ifade etme biçimleriniz farklı.
+1
fikrim sabit degil
(14.10.26)
Kusura bakma ama ya da bak,gerçek hayatta burada çizdiğin personan gibiysen pekte sevilecek bir tarafın yok.

Birde arko nedir allasen,arko sürdümü bugün 60 plus olan adam der.bunu diyince karakterden çıktın aslında.
+4
duptıs
(14.10.26)
Bence burada asıl mesele sevginin olup olmamasından çok, nasıl gösterildiği. Anlattıklarından eşinin sana karşı ilgisiz biri olduğu sonucu çıkmıyor; destek oluyor, yanında duruyor ama duygusal ve fiziksel yakınlığı senin beklediğin şekilde göstermiyor.
Bunu “sen bana hiç sevgi göstermiyorsun” diye değil, “sarılmak, güzel bir söz duymak, baş başa vakit geçirmek bana iyi geliyor ve bunları özlüyorum” diye anlatmak daha yapıcı olabilir. Çünkü bazen karşı taraf gerçekten neyin eksik olduğunu fark etmiyor. Uzun süredir konuşup yine de hiçbir değişiklik olmuyorsa, o zaman çift olarak bu konuyu daha ciddi ele almak gerekebilir.
0
PerdeArkası
(14.10.26)
22 yaşında bir kız, daha kendini yeni bulmaya çalışıyorken bir de evlilik sorumluluğuyla tanışmış. Evlilik öyle pembe panjurlu ev romantizminin ilelebet süreceği bir yer değil, belki o da kendi gibi evlilik ve ilişki tanımları henüz oturmadığı için bocalıyordur
Sizin bi çift terapisine gitmeniz iyi olur sanki
0
mor oje
(14.10.26)
yeni coco sen misin? Sürekli eş ile ilgili hikayeler.
+1
kuzey li
(14.10.26)
seni kafesteki kuş olarak görüyor. sen zaten oradasın, varsın. herhangi bir çaba göstermesine gerek yok, herhangi bir şey yapmasına gerek yok.

sosyal ortamlarda da başka insanlarla iletişim kurmak istiyor çünkü seninle iletişim kurmakla ilgilenmesine gerek yok.

kafesteki kuş olmadığını göster. başkalarıyla flörtüz hareketlere gir. aldat demiyorum tabi ama mesela sosyal ortamlarda başka kadınlarla kahkahalara boğul. istesem ben bunları elde ederim mesajı ver. pısırık olma, edilgen olma. etrafında bir sürü kadın olsun.

sonra bu kadar seçenek içinden ben seni seçiyorum mesajı ver. ufak süprizler yap. özellikle yatakta süprizli ol.

Kadın seni 15 gün tek başına bırakıp "acaba aldatır mı" diye kıskanmıyorsa pısırığın teki gibi davranıyor olma ihtimalin yüksek. Arko krem sürmeler, yakışıklı olmuş muyum diye sormalar falan nedir arkadaşım? ne bunlar, bunlar ne!?

azıcık gizemli ol, azıcık flörtöz ol, azıcık kıskandır. tıraş olup krem sürüyorsan "hangi o*ospu için sürüyor kim bilir" dedirt. işyerine stajyer geliyorsa azıcık kıskandırmak için kullan. gidip çoluk çocuğu taciz etme tabi de, karına "Mervelerle öğle yemeğine çıktık" falan de. yalan olabilir, merve diye biri olmayabilir. merve sana emanet edilmiş stajyer olabilir, sadece yemekhanenin yerini göstermiş olabilirsin. bunları bilmesine gerek yok. azıcık kudursun. azıcık içi içini kemirsin.

şu an "amaaaaaan naciye abla, benim sünepeye kim bakacak" cümlesinde bahsedilen sensin. kusura bakma yani. sünepe olmadığını göster!

kadını çok boşlamışsın. seni elinde tutmak için azıcık çaba göstermesi gerektiğini hissettir.

bu böyle olmaz.
+1
babilfish
(14.10.26)
Benimki de tam tersi dünyanın en yakışıklı erkeğisin, gördüğün tüm erkeklerden daha yakışıklısın, zekisin prezantablsın derim övgüden hiç hoşlanmadığı için he der geçer
0
Hallegadola
(14.10.26)
Ciddili cevap yazacaktım,ama troll müsün değil misin şüpheliyim,yazmıyorum,vazgeçtim. Kötü bir durum ama
+5
denizciman
(14.10.26)
Evlenirken aklınız nerdeydi
+1
denizkenarısandalye
(14.10.26)
Oğlum sen eşinin maaş kartına çöküp işe gitsin diye harçlık veriyorum diyen troll değil misin? Seni seviyorum demesini mi bekliyorsun bir de?
+7
himmet dayi
(15.10.26)
hahahi hocam , cevap yazacaktım ama önceki duyuruların aklıma gelince bir gülme geliyor, yazamıyorum :)


eşinin maaş kartı, baldız, tursil vb...
0
omer460
(16.10.26)
sigara paketlerindeki iktidarsızlık fotoğrafı gibisin. öyle tarif etmişsin hayatını
0
stefano
(16.10.26)
(5)

Futbolun geleceği

hkna
Sizce futbol ülkemizde ve/veya Avrupa’da yakın gelecekte modasını/ izlenilirliğini kaybeder mi? Örneğin 20 yıl sonra yine bugünkü gibi mi olur. Bence kuşaklar gençleştikçe ilgi de azalıyor.
Sizce futbol ülkemizde ve/veya Avrupa’da yakın gelecekte modasını/ izlenilirliğini kaybeder mi? Örneğin 20 yıl sonra yine bugünkü gibi mi olur. Bence kuşaklar gençleştikçe ilgi de azalıyor.
+1
hkna
(02.10.26)
90 dk maç izleme oranları düşmüş zaten. m.city ve barcelona soruşturma altında. artık o kadar kirli bir spor ki ülkemizdeki fon krizi gibi bir yerde patlayacak. ülkemizde de dünyada da artık bir çok maç izlenmiyor. sponsorlar sürekli maç istiyor ancak fikstürdeki elche getafe maçının izlenirliği neredeyse hiç yok. bir çok lig içler acısı durumda; mesela italya ligi temposuz ve aşırı sıkıcı. 20 yıl sonrasına kalmadan zaten avrupanın üst düzey takımlarının süper lig projesi tarzı planları var. maç sürelerini kısaltıp daha güçlü takımların olduğu biri ligi planlıyorlar zaten. 20 sene sonra bence liglerde takım sayıları azalacak ve sadece güçlü takımlar kalacak.
ayrıca futbol çok kirli bir sektör, bazı şeylerden arınmazsa geleceği çok iç açıcı değil. özellikle bahis ve doping şu an özellikel futbol sektöründe çok kontrolsüz devam ediyor. yeni nesilin de oturupta 90 dk maç izlediğini sanmıyorum.
+2
mikahakkinen
(02.10.26)
Diğer takım sporu dalları da çok farklı değil. NBA mesela artık eskisinden çok uzak. Heyecanı yok.
0
runaway
(03.10.26)
Futbol artık spor değil. Kumar, kara para aklama, sponsorluk, siyasi güç...

Artık halk için de yapılmıyor ligler. Eyüpspor ya da başakşehir in halkta karşılığı yok.

Kulüp yönetimi de halkta karşılık bulmadığını bilip değirmenini döndürmek için maçlara devam ediyor.

Ben şampiyon olmadığı için üzülen taraftara çok gülüyorum. Neyin peşindesin? Hangi duygusal bağ kaldı futbolda?

Duygu bittiğinde o iş te biter. Önce bu meseleyi çözmemiz gerekiyor. Bunun için de futbolun amatörleşmesi lazım.

Bu saaatten sonra bu iş olmaz. Böyle gider. Çürüyerek yok olur. İlgi bitince paralar çekilir. Futbol temizlenmeye başlar.

Evet 20 yıl sonra futbol yeniden doğabilir.
0
Lh12
(03.10.26)
Artık her şeye kolayca ulaşılan bir çağda ligleri izlemek için de ayrı bir çaba gerektiği için zamanla bu motivasyon da kayboluyor sanırım. Üstte de denildiği gibi dikkat süreleri azaldığı için özellikle ergen takımı uzun süre maça odaklanamıyor. Bütün gün heyecanla beklenen açık kanalda yayınlanan maçın ilk birkaç dakikasını seyredip gidenler yüzünden maçı tek başıma izlediğim çok oldu bu yaz.

Hızlı tüketim çağı neticede. Bir de en ufak darbede iki saat yatanlar olunca kalan ufak bir sabır da yok oluyor.
0
fikrim sabit degil
(03.10.26)
futbol kitleleri kontrol edebilecek, onları yönlendirecek en büyük araç.
kaç gündür fon mevzusu konuşuluyordu pat hakem olayını patlattılar gündem bir anda oraya döndü. foncular unutuldu.
her ihanet sürecinde farklı bir Diyarbakır takımı çıkı veriyor.
yüz yıl önce işgal zamanlarına bakıyorsun ingiliz takımları gelip istanbul takımlarıyla maç yapıyor.
aynı şeyler yüz yıl sonrada olacak.
kuşakların ilgisi azalmıyor senin ilgin azaldığı için herkesin ilgisinin azaldığını düşünüyorsun. bu çok büyük yanılgı.
0
my fault
(03.10.26)
(8)

Eşimi ihbar etsem faydası olur mu?

yadigar
4 gün önce kedi ısırmış. Isıran kedinin bir gözü yuvasından dışarı fırlamış haldeymiş. Veterinere götürmek üzere kucaklamak isteyince ısırmış eşimi. Ne dediysem aşı olmaya ikna edemedim. "Yıkadım, iyot sürdüm" dedi. Ben bunu yasal olarak zorla aşı olmak zorunda bırakabilir miyim?Güncelleme:Isıran ke
4 gün önce kedi ısırmış. Isıran kedinin bir gözü yuvasından dışarı fırlamış haldeymiş. Veterinere götürmek üzere kucaklamak isteyince ısırmış eşimi. Ne dediysem aşı olmaya ikna edemedim. "Yıkadım, iyot sürdüm" dedi. Ben bunu yasal olarak zorla aşı olmak zorunda bırakabilir miyim?

Güncelleme:
Isıran kedişi bugün gördük. Salya artışı, saldırganlaşma vs. bir belirti yok. Ama o gözle fazla yaşamaz. Yakalayıp veterinere götüremiyoruz ki gözü ampüte edip temizlesinler bölgeyi, antibiyotiğe başlasınlar… Dün bazıları haber vermiş, belediyenin veterinerlik hizmetlerinden gelen ekip de yakalayamamış :(
-9
yadigar
(20.09.26)
videoyu gönderin

www.youtube.com
0
sivri_sinek
(20.09.26)
kedilerde kuduz pek raslanmiyor,
ama bu kuduz mikrobu da lanet bisi,
1 sene beyinde uykuya yatabiliyor,

zaten hayvanlarla hasir nesirsin, önlem olur de,
gitsin tabi,

karantina bölgesi olmadikça islem yapilmaz heral.

bir kac gün ara ile sonra bir kac hafta derken,
1 ayda 5 defa asi olunuyor sanirim.
0
designer
(20.09.26)
gözü dışarı fırlamış kuduz belirtisi değil. daha çok trafik kazası/kafa travması belirtisi.
şiddetli bir göz enfeksiyonu da olabilir.
+1
orpheus
(21.09.26)
Öncelikle, tırmalamamış, ısırmış.

Gözü fırlaması başka kedinin/köpeğin saldırısına uğraması anlamına da gelebiliyor ve saldıran hayvanın kuduz olma ihtimali sıfır değil. Yoksa ben de biliyorum kuduz belirtilerini. Zaten o yüzden istiyorum aşı olmasını. Kudurduktan sonra tedavisi yok. 10binde 1 bile olsa böyle bir ihtimal varsa, risk almak istemiyorum. Ayrıca beni de tonla kez kedi tırmaladı. Evde 4, sokakta onlarca kedi var baktığım.

Lütfen sorumun cevabını biliyorsanız yazın. Sizi ısırınca aşı olmazsınız. Sorum o değil.
-7
🌸yadigar
(21.09.26)
1- size zaman ayırıp cevap yazan insanlara daha kibar olun.

2- bir cümleyle sorunuzu araştırdım, bulduğum cevap: hukuken mümkün değil.
+3
fikrim sabit degil
(21.09.26)
3- cevabı yazdığım kişi cevabını silmiş. Emin olun üslubum onunkinden daha kibar.
-5
🌸yadigar
(22.09.26)
doguda karantina olan yerler vardi
ama
kusadasinda da farkindalik icin uyari yapilmis

sesgazetesi.com.tr
0
designer
(22.09.26)
Size daha kötü üslupla cevap yazılıp silinmişse kusura bakmayın, önyargılı davranmışım o zaman.
0
fikrim sabit degil
(22.09.26)
(9)

Yalnızım...Bu durum içimi şişiriyor, napmalı?

gadlemler
En iyi dostum eşim...Hayatımda iyi giden tek şey zaten evliliğim. 2 dostum var biri yurtdışında çok sık görüşemiyoruz. Diğeri de arkadaş ile dost arası bir şey randevulaşmadan telefonla konuşmak da pek mümkün değil.Okullarımdan sonra tüm arkadaşlıklarım bitti, zamanla azalıp gittiler oysa çok sosyal
En iyi dostum eşim...Hayatımda iyi giden tek şey zaten evliliğim. 2 dostum var biri yurtdışında çok sık görüşemiyoruz. Diğeri de arkadaş ile dost arası bir şey randevulaşmadan telefonla konuşmak da pek mümkün değil.

Okullarımdan sonra tüm arkadaşlıklarım bitti, zamanla azalıp gittiler oysa çok sosyaldim. Üzülüyorum acsba hiç sevilmedim mi de böyle oldu. Yeni arkadaşlar da edindim çat diye ilişkisini kesen de oldu noldu ben anlamadım. Yaş 40'a yakın. Öneriniz var mı?
-2
gadlemler
(13.09.26)
yalnız değilsin. 3 dostum var. biri istanbulda biri ankarada ,onlarla bile görüşemiyorum. yakınımda olan da 2 çocuk babası, adamın 2 dksı yok. sevilmemek değil artık insanların birbirine ihtiyacı azaldı, kendilerine arkadaşlarına ayırdıkları vakit azaldı. bu dönem böyle herhalde.
+2
mikahakkinen
(13.09.26)
Evliyim ben de eşimle birbirimizin en yakın arkadaşıyız valla başka birine pek ihtiyaç duymuyorum ben.

Çok arkadaşım vardı yediğim içtiğim ayrı gitmediği. Ama zaman her şeyi bitirdiği gibi arkadaşlıkları da bitiriyor. Bence olağan bir durum.

Valla kafam da çok kaldırmıyor açıkçası iş yerindeki dramalar sosyalleşme kotamı rahatlıkla dolduruyor
+1
Hallegadola
(13.09.26)
İyi gene evlisin,ben onu da bulamadım,kaldım tek tabanca.
Zaten artık sosyallik net azaldı genel olarak.reels kaydırır gibi insan kaydırıyorlar resmen,olay bu
+4
denizciman
(13.09.26)
ben arkadasliklardan beklentimi düsürdüm.

dost falan diye degil de sosyallesmek olarak bakiyorum. belli bir yastan sonra o genclikteki samimiyeti bulmak zor. buna gerek de yok zaten. core cevrem (esim ve insallah saglikla dogacak oglum) benimle olduktan sonra geri kalaninin cok da önemi yok.
0
Purple life
(13.09.26)
Herkes benzer durumda. Yas, sorumluluk, donem hepsi etkiliyor. Fakat esim en iyi arkadasim, ailem en iyi arkadasim gibi soylemler de dogru degil. Insan hayatinda aile vardir, arkadas vardir, dost vardir, es vardir vs. ve bunlarin hepsinin rolu, iletisimi farklidir. Bazen duyuyorum babam benim en iyi arkadasim falan diyorlar. Bu psikolojik acidan dogru ve saglikli degil. Baban senin baban, hem bir gerekli otorite figuru, hem de arkadaslarinla paylastigin seyler, iletisimin farkli.
+1
Sour
(13.09.26)
@sour+1
Hayattaki herkesin rolü ayrı olmalı.
Belli bir yaştan sonra eski dostlukları korumak yeni dostluklar kurmak zaman ve emek istiyor. Ya hep kötülere denk gelmişsinizdir ya da yeterince emek vermemişsinizdir. Ya da hiçbiri It is what it is.
+1
Amaranta ursula
(13.09.26)
maalesef, eski dostluklar kalmadı ve kalmayacak. Eskiden dostlarımızla fiziki dünyada ortak mücadeleler verirdik. Birlikte sokaklarda gezerdik, bir amaç için uğraşırdık. Şimdiki dünyada bu tarz iletişimin, ortak hareket etmenin bir imkanı çok çok az. Haliyle yeni dostluklar edinmek çok zor.

Ek olarak 25 yaşından sonra artık yeni arkadaş edinmeler de epey azalıyor. Çevremde 50 yaş üzeri kişilerin arkadaşları ve dostları şu gruptan oluşuyor genelde.

- en fazla 1 tane ortaokul arkadaşı
- lise arkadaşları
- üniversite, yüksek lisans, kurs arkadaşları
- asker arkadaşları
- dernekten arkadaşları
- komşu ve mahalle arkadaşları
- eski iş yeri arkadaşları

Bunlar dışında arkadaş bulmak genelde yok gibi bir şey.
İkincisi de, artık aynı çatı altında olmadığın her kişiyle zaman içinde yolların ayrılıyor. İkinizi de büyüten zaman, sizlere aynı hayatı göstermediği için iki karakter farklı şekilde şekilleniyor. Bu da dostlukların erimesine neden oluyor. Bu da hayatın başka normal bir kısmı.

Geçmişte hatalar yapmış olabilirsin veya bilerek arkadaş kitleni değiştirmek istemiş olabilirsin. Bu davranışa doğru veya yanlış diyemeyiz, tercihini böyle yapmışsın belki de.

Yeni arkadaş edinmek istiyorsan bu yaştan sonra seçeneklerin şunlar olabilir;

- Spor faaliyetleri: fitness salonu, yelken kursu, kürek eğitimi, tenis gibi orta yaşlarda da yapılabilecek sporlara gidip çevre edinebilirsin.
- Sanat faaliyetleri: Resim, heykel, müzik, tiyatro, karikatür, fotoğraf gibi ilgilendiğin bir sanat dalında eğitimler alırken çevre edinebilirsin.
- Hobi faaliyetleri: Yoga, astronomi gözlemi, motor sporları, botanik, balıkçılık, trekking gibi faaliyetlere katılabilirsin.
- Gezi faaliyetleri: Şehir içi geziler, kültür gezileri, yurtdışı gezileri, her mevsim bir ili geziyoruz... gibi projelerle kişiler edilebilirsin.
- Dernek faaliyetleri: Fiziki olarak katkı sağlayabileceğin derneklerde kişiler ile tanışabilirsin. Arama kurtarma, yangın söndürme, sağlık, politika, eğitim, kültür... gibi ilgini çeken konuda bir derneğe katılmak da oradaki üyelerle epey bir yakınlık elde etmeni sağlar.

Bu arada 40'lı yaşların başına geldiğinde, hayatı büyük ölçüde anlamış olacaksın ve artık dosta veya arkadaşa pek ihtiyaç duymayacaksın. Sadece boş zamanlarda seni oyalayacak bir avuç kişi olsun yeter diyeceksin. Ailen o boşluğu dolduracak. Ve bir de kimsenin senin dertlerine derman olamadığını göreceğin için, artık dost veya arkadaşlara da daha az ihtiyacın olduğunu hissedeceksin.
0
sinematematikci
(14.09.26)
Eskiden beri iç dünyamda daha fazla yaşadığım için az arkadaşlıktan rahatsız olmadım. Bir de hayat hep Amerikan dizilerindeki arkadaşlıklar gibi olsun istiyor insan ama maalesef olamıyor. Zamanla herkesten kopuluyor, ayda bir iki ayda bir telefonla görüşülüyor, o da yetiyor zaten.

Bir de artık kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor, bunu çok yaşadıktan sonra kalabalık olsa ne olur yalnız kalsam ne olur diye düşündüğümden zihinsel olarak daha da yalnızlaştım.
+1
fikrim sabit degil
(15.09.26)
sosyal ilişkiler pandemiden sonra zayıfladı.
insanlarda eski masumiyet, sevgi, dostluk kalmadı.
içine girmek zorunda kaldığımız ortamlarda "acaba kimden ne zarar gelecek" diye endişe yaşıyoruz.
ben bekâr bir erkeğim. dost dediğim 20 yıllık kız arkadaşlarımın çoğu arkadaşlığı evliliğe dönüştürmeye kalkıştı ve kibarca reddedince beni pert edip gitti.
dost dediğim erkek arkadaşlarımdan biri ev alırken bana fikirsel olarak yardımcı oldu diye, bana sürekli borçlu hissettirdi ve iki kez benden borç alıp üzerine yattı.
ben artık arkadaşlığın, dostluğun çok zor elde edilebilecek bir şey olduğunu düşünüyorum.
daha yüzeysel ilişkilerle biraz vakit geçirmeye çalışıyorum.
kendimi daha çok işle, hobiyle, deneyimle oyalamaya çalışıyorum.
+1
santimantal
(15.09.26)
(28)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(1)

Ekşi'deki Referans Sistemi

parka
Çalışıyor mu? Hiç birine referans oldunuz mu ?Yan hesap açıp kendimize referans olmak yasak mıdır?
Çalışıyor mu? Hiç birine referans oldunuz mu ?
Yan hesap açıp kendimize referans olmak yasak mıdır?
0
parka
(13.08.26)
Çalışıyor evet.
0
fikrim sabit degil
(13.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-3
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
+1
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.