[]

gün icinde veya sonrasinda rahatlamak icin neler yapiyorsunuz

spor disinda ne gibi onerileriniz var? ben internette takiliyordum arada geyik olsun diye, aksine daha fazla sinirlendigimi fark ettim. siz ne kadar sureyle neler yapiyorsunuz?




 
Yürüyüş, fotograf cekme, seyahat planlama (gitmeyecek olsam da), geyik, bir seyler izleme vs vs


  •   (06.11.19 10:53:11) 
yemek yapmak rahatlatıyor, güne başlarken 5-10 dak. esneme hareketleri-nefes egzersizleri de iyi geliyor. Yeni keşfettiğin bir müzik grubunun bir albümünü başka hiçbirşey yapmadan -internette sörf gibi- dinlemek de iyi geliyor.


  • candanag  (06.11.19 10:57:30) 
Yeme-içme-uyuma, uzun sıcak duş, yazın sahilde oturup mal mal boşluğa bakma.


  • pati  (06.11.19 11:09:12) 
bir hobim var. onu geliştirmeye çalışıyorum. üzerine eğitimler izliyorum ve üretmeye çalışıyorum. maddi bir beklenti olmadan.

ek olarak dil eğitimi videoları izliyorum. internette özellikle türkçe içerik takip etmemeye çalışıyorum.
  • zvonimir  (06.11.19 11:48:00) 
her akşam 2 saat bisiklete çıkıyorum.. stres atmak için en uygun yöntem!


  • strobist  (06.11.19 13:19:52) 
meditasyon


  • superb  (06.11.19 13:41:08) 
Gitar çalıyorum ya da uyuyorum.


  • j r r tolkien hayrani  (06.11.19 13:43:34) 
Meditasyon ve yoga yapıyorum. Küçük çocuklarla ve hayvanlarla vakit geçirmeye çalışıyorum. Düzenli olarak cilt bakımına, saunaya, spaya ve masaja gidiyorum. Suyun içinde olmak da beni çok rahatlatır. Fırsat buldukça denize, havuza girerim fırsat bulamazsam jakuzimde saatlerce kalırım :D


  • blue serenity  (06.11.19 13:45:06) 
mal mal videolar izliyorum, özellikle tiktik vidoları acayip boşaltıyor beynimi


  • paramolacak  (06.11.19 14:02:25) 
[]

yurt disina tasinanlar

neden eskiye gore daha fazla turk timeline'inda takilmaya basliyorlar?




 
özlüyorlardır. ben de ilk halayımı yurtdışında çekmiştim.


  • diffarentiationation  (05.11.19 18:23:50) 
Farklı sebepleri olabilir. Aklıma gelenler:

- Yurt dışında yaşamanın ve Silivri'nin soğuğundan uzak olmanın verdiği güvence ile sosyal medyada daha fazla paylaşım yapıyorlardır. Dolayısıyla Türkiye'dekine kıyasla daha çok gözünüze batarlar

- Yaşadıkları ülkedeki "enflasyon negatif çıktı", "işsizlik rekor düşük seviyede", "bütçe fazlası rekoru kırıldı" tarzı haberleri görüp, sonra Türkiye'deki tam tersi yönde haberleri okuyunca içleri sıkılıp Türkiye'yi daha çok takip ediyorlardır. Türkiye'de yaşarken suyu ısınan kurbağa misali bu tarz negatif haberler sıradan gelmeye başlıyor, kimse tepki vermiyor

- Bazı şeyler sürekli elinin altında ve ulaşılabilir olunca aklına bile gelmiyor. @diffarentiationation'ın ilk halayını yurt dışında çekmesi gibi ben de normalde neredeyse hiç Türk kahvesi içmezken arada canım çekmeye başladı diye Türkiye'den kahve makinesi getirdim
  • crown  (05.11.19 19:24:54) 
yahu kime hava aticaz almanyada baska?

almana mi paylasiyoz o storileri, esimize dostumuza paylasiyoruz iste.

almana "almanyada yasiyom ben altimda bmw var" desem "eeee" diye yüzüme bakar.
  • duygusuzromantik  (05.11.19 20:21:44) 
Son yillarda yurt disina goc artti o yuzden. 2018'de 320 binden fazla insan yurt disina goc etmis.


  • hey corc versene borc  (05.11.19 20:33:23) 
geçim sürme ve birikim yapma telaşı içinde pek fazla dışarı çıkmıyorlar. sosyal medyada takılmak için çok zaman kalıyor. benimde düşündüğüm bir konuydu bu.


  • kanlakarisikyagmur  (05.11.19 21:15:14) 
Yanlizlar cunku,yapacak baska isleri yok.

isi varsa ise gidiyor,is bittiginde sosyallesemedigi,yeterince uyum saglayamadigi icin eve gidiyor,evde uydudan turk televizyonlari acik,oturuyor bilgisayarin basina.lidldan aldigi garip renkli mesrubatlara abanip,cipsmips yuruyor.arada darlanip cikacam disari dediginde ekonomik darbeye ugruyor,gel kanka pes atak diyebilecegi adam yok,cikalim bi kokorec yiyelim,yok.kunefe mi kaysak,yok.hali saha,yok.

Bi de eski gurbetci tayfada sevmiyor yeni gelenleri,onlarda onlari sevmiyor.inim kahvede bi vays cakayimda olmuyor o yuzden.bilgisayarin hyde park in oluyor.memleketi kurtariyor-uz
  • duptıs  (05.11.19 21:31:58) 
Bir tarafta bitmek bilmeyen kuresel isinma tartismalari obur tarafta Amerika ile mi Rusya ile mi savas riski var tartismalari.Sen olsan hangisini takip edersin?


  • turkuaz  (05.11.19 22:17:13) 
@turkuaz, ben aslinda bir haber vs ozelinde degil; gelip mesela duyurudan-sozlukten hic cikmadan ona buna surekli cevap yazma minvalinde bahsediyordum. bunu neden tam aciklamadin dersen, duyurum tartismali icerik olarak goruldu ve silindi. ancak bu kadar sorabildim tekrar silinmemesi adina. bu sebeple iyi anlatamadim kendimi. her iki ulkenin haberlerinde neler dondugunun farkindayim. @crown da ayni bakis acisindan cevap atmis maalesef.


  • bagirir bu raylar o sahte o kart duzene  (05.11.19 22:27:37 ~ 22:28:57) 
[]

polisin isinizi cozdugu oldu mu

polise isi dusup de isini halledebilen oldu mu? pasaport cikarmaktan bahsetmiyorum burada. kavga, hirsizlik, gasp, aile ici siddet vs gibi durumlardan soz ediyorum.




 
2015 yılına kadar onlara güvenim tamdı. En saçma sorunumda bile çok yardımcı olmuşlardı. Bu yıl karakola gidip ağlamadığım kaldı. İlgilenmediler. Artık ölsem de aramayı düşünmüyorum.


  • banacevaplazım  (31.10.19 14:05:27) 
aracımın plakası çalındı. emniyette iki gün uğraştıktan sonra yeni bir plaka verdiler.


  • babilbaligi  (31.10.19 14:21:28) 
hayatımda üç kere karakola gittim. üçünde de gittiğime pişman oldum.


  • sir gawain  (31.10.19 14:35:28) 
bir iki kere lazım oldu telefonu (155) bile açmadılar.


  • orijinal nick bulamadim  (31.10.19 15:07:56) 
olmadı.


  • HasanK  (31.10.19 15:10:07) 
çözüm yolu olarak polis aklıma bile gelmiyor. kavga dövüş hırsızlık falan olsa karakola gitmek aklımın ucundan geçmez.


  • brkylmz  (31.10.19 15:11:21) 
Anneannemin evini soydular. İç avludaki camı kırıp girmişler. Kaykayım vardı onu almışlar. Bir kaç az değerli maden kap kacağı almışlar. Dolaptaki maden suyunu içmişler. Polis çağırdık. Cam kırıklarında ve şişede parmak izleri çıktı. Daha önceki kayıtlarından yakalandılar. Mahkeme oldu. Bizi de çağırdılar. Perişan vaziyette olduğu için şikayet etmedik fakat hakim yine de ceza verdi. Olan benim kaykaya oldu. Manevi değeri vardı. :(


  • mekaniker  (31.10.19 15:22:05) 
hayır çözülmedi başlarından savdılar


  • basond  (31.10.19 19:26:49) 
üniversitedeyken eve çıkmıştık istanbul aksaray'da, bir gün hırsızlar eve gelip masaüstü bilgisayarımızı falan çaldılar, kapılardan birisine evdeki bıçağı saplayıp gittiler. polisi çağırdık "burada niye ev tuttunuz ki" demişlerdi


  • burya  (31.10.19 19:43:36 ~ 19:44:13) 
[]

seyahate çıkınca napıyonuz

ben boş bir tip olduğum için sanırım bazen sıkılıyorum bu seyahatlerde.

-müzeye giriliyor, benim ilgimi çekmiyor. çoğu ülkede zaten ücretli, az da değil fiyatı. okuyorum yazılanları anlamıyorum bir şey.

-parka bahçeye gidiliyor. ya çok soguk oluyor ya cok sıcak. bunun için mi buraya geldik moduna giriyorum kendi kendime.

-bara giriliyor. öyle bira/şarap vs. içilip kalkılıyor. fena değil ama aşırı da sarmıyor.

-kulüp/disko. bunu artık kafa götürmüyor. hiç de ilgimi çekmiyor. 10-15 yıl önce olsa belki karşı cinsle muhabbete gidilirdi.

-starbaks. hangi şehirde/ülkede girsem, türkleri bir tek burada görüyorum. 3-5 farklı gruba rastlıyorum. hepsi telefonla oynuyor oluyor.

-şehrin meydanı. turist çeksin diye konulmuş bi heykel. eski bilmem ne binası, parlamento bir şeyi. ünlü ressamın/yazarın gelip bir ara yaşadığı ev var.

-hediyelik eşya satan tükanlar/tezgahlar. burdan bir magnet, bir bardak altlığı beğenmeye çalışıyor millet.

siz napıyorsunuz gittiğiniz yerlerde? gidiyim de diğer turistlerle veya yerlilerle muhabbet edeyim insanı da hiç değilim bu arada. zaten belli ülkeler dışında da ana dili ingilizce olmayan insanların sizinle ingilizce konuşacağı yerler yok. sorun bende sanırım, kolay kolay hadi şuraya gidelim falan diyemiyorum.

güney amerika/güney asya gibi yerlere mi gitmek lazım? oralarda atraksyonlar farklı herhalde. neler yapıyorsunuz öyle yerlerde? hiç dağa,taşa kolayca tırmanacak insan da değilim. bilmem kim tapınağına harıl harıl çıkamam. hayvanlardan falan korkarım. ben evde oturayım en iyisi ya. bi akıl verin beyler bayanlar.

 
bilader allah senin yardımcın olsun sen ölmüşün toprak atanın yok vesselam...

Bu aciz halinden allaha sığın töbe ve tevekkül et
  • pazarlamacı  (16.10.19 11:42:18) 
son paragrafta cevabi vermişsin zaten. sürekli benzer kültüre sahip ülkelerde gezmek bir süre sonra 'eee ne ki yani' duygusu oluşturabiliyor. sosyalleşerek bunu aşabiliyorsun ama sen onu yapmak istemediğin için dediklerinde haklısın.

senin çözümün amerika'da da değil mesela. orada da bu duyguları yaşarsın. asya-afrika-güney amerika senin ilacın :)
  • brkylmz  (16.10.19 11:43:39) 
boşver kanka seyahat meyahat bozar adamı. hem düşünsene havaalanına gidiş gelişi, uzun pasaport ve bagaj kuyruklarını, rötarları aksilikleri soğuğu yağmuru..çağır hatununu eve mis gibi takılın!


  • '  (16.10.19 11:46:35) 
geçmiş olsun, ruhun ölmüş. bence de evde otur hocam, boşa masrafa giriyor seninki. sen bu tavırla aya gitsen "ee zaten görüyoduk bunu dünyadan dümdüz gri yer" der mekikte beklersin.


  • sir gawain  (16.10.19 11:48:03 ~ 11:49:35) 
instagrama fotoğraf ekliyorsun işte başka bir olayı yok gezmenin
3 gün bir şehre gittin diye fazla beklentiye girmeye gerek yok

  • bir soru sorcam  (16.10.19 11:48:12) 
Yazdiklariniza bakilirsa seyahat etmeyi pek sevmiyorsunuz, sevmek zorunda da diilsiniz, nedense son yillarda herkes seyahati sevmeli gibi bir kanun var (bu arada ben cok seviyorum, seyahat etmediğim zamanlarda bir sonraki seyahatimi dusunuyorum ve hayal ediyorum)

Kendi adima sehirlerde sokaklari, insanlari izlemeyi seviyorum en cok, farkli bir yerde olmak bile basli basina ruhumu tatmin ediyor.

Dogasi guzel yerlerde dogayi izlemek ve fotograf cekmek hosuma gidiyor, yazin seyahati hic sevmem (anca golgede yatmali) kisin da yagmur camur olmadikca cok usume problemim yok,o nedenle park bahce, cicek bocek beni mutlu eder.

Tipik turist aktivitelerini de seviyorum, aptalca oldugunu bile bile bir duvarda elimi 360 derece dondurmeye calismak, bi cesmeye bozuk para atmak bana eglenceli geliyor.

Daha once kitaplarda okudugum, filmlerde dizilerde izledigim yerlerde bulunmak bana zevk veriyor.

Yolda olma halini seviyorum, ozellikle tren yolculuguna bayilirim.

Aslinda bakinca yukarida yazdiklarinizdan cok da farkli bir sey yapmıyorum ama bu dediklerin bana zevk veriyor.

Bence sorun bahsettigim dayatmada, herkes seyahati sevmek zorunda degil. Eksikligini de hissetmiyorsan evde otur ne sakincasi var.
  •   (16.10.19 11:53:16) 
vizyon dediğimiz şey tam da bu işte. sende yok ondan baboli.

evde çekirdek kola akıt gitsin.
  • jugador  (16.10.19 11:56:12) 
Bu kafayla, her boka bir kulp bularak hiçbir şeyden keyif alabileceğini sanmıyorum. Güney Amerika ya da Asya da farklı olmayacak. Yine müze, manzara, eğlence mekanları falan olacak.
Madem aksiyon istiyorsun, safariye falan git dicem ama belli ki sen ona da 2 saat sonra "ya anladık işte aslan kaplan amk" diyeceksin. Boşver otur çayını iç.

Ben tarihi yerleri gezerken zevkten dört köşe oluyorum mesela. Bambaşka kültürler, yaşantılar varmış lan bizim gördüklerimizden diyorum ve aşırı ilgimi çekiyor. Müze falan gezerken bu tarz düşünürsen belki biraz daha ilgi çekici olabilir.
  • cay koy geliyorum  (16.10.19 12:02:35 ~ 12:04:59) 
millet de bir şey yapmıyor pek. dediklerini veya azını yapıyor.

ben mesela farklı yerde olmayı seviyorum. bir şey yapmasam bile 2 gün paris'te olsam önümüzdeki günden itibaren bana iyi gelir. ama herkes sevmek zorunda değil.
  • kamile necaset  (16.10.19 12:11:44) 
enerjin düşük bence senin, tempolu yürüyüş yap ya da kapalı havuzda bol bol yüz bol bol taze meyve suyu içi kelle paça karışık çorba falan iç. sonra gezersin önce enerjini yükselt.


  • redeath  (16.10.19 12:16:39) 
aslinda gezmek zorundaymisiz gibi bir algi olustu sosyal medya etkisiyle. keyif almiyorsaniz gezmeyin. bir anlami yok ki oyle.

ote yandan bahsettiginiz durumlardan keyif almiyorsaniz neden keyif aliyorsunuz? cunku bu durumda yasadiginiz yerde de cok keyifli bir hayatiniz olmaz. yani durup beni ne mutlu ediyor diye dusunmek lazim cerceveyi genisletip.

bana yurtdisinda gordugum her sey muazzam geliyor. farkli insan yuzleri, farkli diller, bambaska yemekler, aliskanliklar, gormedigim meyveler, agaclar...

bir de bir hobiniz varsa, atiyorum ata binmek, onu farkli ulkelerde gerceklestirmek keyif verebilir.
  • jimicik  (16.10.19 12:29:21 ~ 12:38:38) 
avrupa hep aynı evet. tokyo'ya falan git belki seversin. seyahat etmeyi sevmiyorsan da kendini zorlama.


  • xvyz  (16.10.19 12:33:45) 
surekli benzer yerlere gitmissin anlasilan ama o bile keyif verici aslinda... dedigin gibi baska yerlere gitme vaktin gelmis senin ama onlar da cok mutlu etmeyebilir seni; hayata karsi tutumunu degistir bence :)

genelde 5-8 gun arasi ayni sehirde kaliyorum ben. hem cok bilindik yerlerini geziyorum, hem de sehrin icinde kayboluyorum; sehir ici yuruyorum bol bol ve kesif yapiyorum. yemekleri bilindik ve turistik yerlerde degil halkla konusup ya da yuruken kesfettigim local yerlerde yiyorum, iciyorum. ayrica sehre yakin guzel yerler varsa da sabah erkenden cikip tren,otobus ile tum gun pass alip, gezip dolasip geliyorum merkeze.

her seferinde de cok keyif aliyorum seyahatlerimden :) asya tarafini deneyebilirsin, doga olarak cok daha muazzam
  • sweetoffice  (16.10.19 12:39:18) 
"bilader allah senin yardımcın olsun sen ölmüşün toprak atanın yok vesselam...
Bu aciz halinden allaha sığın töbe ve tevekkül et" +1

anaaa :D
kız vizyonsuz musun?

müze geziyorum, her şeyi anlamak zorunda değilim bir sanat eserine bakınca tarihinden estetikten etkilenmem de yeter. ayrıca böyle şeyler zamanla gelişir. hiç gitmeyip hiç ilgilenmezsen nasıl bakış açısı kazanacaksın sevmezsin müze falan tabi.

bit pazarlarını, sahafları geziyorum.

özel yemeklerini/içeceklerini/tatlılarını falan deniyorum.

o şehre özel bütçemin el verdiği cafeleri deniyorum.

ilgi alanımın olduğu bir etkinlik varsa; konser tiyatro falan onlara bilet bakıyorum önceden.

online platformlardan birileriyle tanışıp buluşuyorum, bişiler içiyoruz, geziyoruz falan.

hediyelik eşya bakmıyorum, onun yerine türkiyede olmayan ya da pahalı olan yiyecek/içecek alışverişi yapıyorum marketlerden ve kapanış.
  • jimjim  (16.10.19 13:00:43) 
Duyuru komik cevaplar ondan da komik, gülmekten okuyamıyorum. :))

Hakikaten kendinizi bir kontrol edin ölmüş olabilirsiniz.
Ben bu kadar hayattan zerre zevk almayan ve memnuniyetsiz birini görmedim.:)

Ben olsam yeni bir yer görüyorum diye sevinçle gezerdim ki yurtdışına çıkma ihtimal ve imkanım yok.
Dediğiniz yerlere gitmeyin tamam kafe, müze vs sıkıcı diyelim.

Çıkın sokaklarında kaybolun, insanlarının içine girin vakit geçirin bazen dil bilmek gerekmiyor insanları tanımak için, yemeklerini keşfedin.
Çocuklarını görün onlarla vakit geçirin. Aslında yapılacak o kadar çok şey var ki.
Starbaksa gidip tabii ki mutlu olamazsınız.
  • kirmizipilotkalem  (16.10.19 13:28:02) 
sevişmek de belki bu anlarda ilaç gibi gelebilir.


  • redeath  (16.10.19 13:53:14) 
Sevmiyorsanız seyahat etmeyi, etmeyin. Bence insanları bu konuda “itelemek”, seyahati övmek etmek çok saçma. Instagram’da havalı dursun diye gezeceğinize evinizde istediğinizi yapın. Aptalca bir zorbalık yapılıyor bu konuda. Herkes gezmeyi, yeni yerlerden zevk almayı “görev” ediniyor. Saçmalık.

Sorunuza gelince, merak ettiğim yerleri geziyorum, orayla ilgili planlarım oluyor gitmeden önce. Spontane bir geziyse, en güzel barlarına giderim, daha turistik olmayan yerleri de keşfetmeye çalışırım. Gidip sokaklarında aylaklık da yaparım, insan izlemek hoşuma gider. Bit pazarlarına giderim. Varsa ilgilendiğim bir müzesi, oraya kesinlikle gitmeye çalışırım. Müze gezmeyi severim zaten, arkadaşlarımla buluşup da gezerim kendi yaşadığım şehirde.

Dağ-taş, tırmanma beni zorladığı için ayrı bir zevk alıp gezerim. Bisiklet sürerim. İnsanlarla iletişime çok kapalı gözükmemeye çalışırım. Zaten yalnız seyahat ediyorsam, kesin oradakilerle uzun-kısa muhabbete girerim. Tavsiye alırım. Bunlar bana yük değil.

Sırtımda çantayla epeyce dolaştığım bir vakit, yatağımı özlediğimden bir iki ay seyahat etmemiştim. O sırada bana spontane gelen bir teklifi kabul edip Amsterdam’a gittim ve çok da zevk alamadım oradaki gezimden mesela. Yük geldi bana, modum düşüktü. O günden beri asla istemediğim yola çıkmam, belki evde oturup film izlemek daha iyi gelecektir bana. Gezmek için gezmem.
  • buf-e kür  (16.10.19 14:05:54) 
walmarta git şişko arabalarına bin gezin, tam senlik aktivite.


  • hasmetizm 2046  (16.10.19 14:08:51) 
www.youtube.com

bu video geldi aklıma :)
  • gerenkyok  (16.10.19 14:09:30) 
çok bir beklentiye girmeye gerek yok, çok abartılacak büyülenecek bir durum yok, oralar da yaşanılan yerler, insanlar normal olarak yaşıyor.
Farklı şeyler görmek ilgi çekicidir. Mesela yolda yürürken sıra dışı bir insan görürsen ilgini çeker, aynı mantık, sıra dışı şeyler görüyorsun ve ilgini çekiyor. Nerede olduğunu sorguluyor kafa, kendini sorguluyor, insanları sorguluyor, memleketini sorguluyor, karşılaştırıyor, yeni fikirler ediniyorsun. Ne kadar sıra dışı ise gördüğün gittiğin yer o kadar derin bir şekilde yaşıyorsun bu tecrübeyi.
Herkesin gittiği yerlere gitmekte korkulacak bir şey yok.
Mesela endonezya ya gittim, motosiklet kiraladım ve rastgele dağlara köylere kökledim 5-6 ay kadar önce. Çok sıra dışı bir tecrübe, çok değişik kafası var. İnsanlar gidiyorlar, atıyorum bilmem ne dağında gün doğumunu izliyorlar bali adasında, bunu yaşamak çok sıra dışı, insanın kafasını açar, farklı bir tecrübe.

Tabi seyehatin %100 ünde bu kafada olmayı beklemeyin. Seyehat etmek aktif olmak demek, gidip otel odalarında bol keseden karın şişirmek içmek sıçmak falan bunu seyehat etmek olarak değerlendirmiyorum, o farklı bir şey. Ne kadar yorulursanız o kadar çok experience yaşarsınız.

Özet geçmek gerekir ise ilgini çeken bir coğrafya / toplum da ilgini çeken tecrübe ( experience) ler kovalayacaksın ve oralara gideceksin ki bu hoşuna gitsin.
  • The_Lollok  (16.10.19 14:24:28 ~ 14:27:08) 
Sizin gibi biriyle kazara gezmeye çıkmam umarım.

İlgimi çeken konularda ne varsa onu yapıyorum. Gitmiş olmak için müzeye ya da tarihi bir yere gitmem. Sıkılıyorum. Genelde doğa ile ilgili yerleri seviyorum. Park bahçe köy kasaba gezmek gibi.

Club cafe gitmem. Sevgilimle gezerken yemek yemeyi vakit kaybı olarak görürdük. En hızlı şekilde halledip yola devam ederdik.

Alışveriş çok yapıyorum. Paramı bitirmeden gelmeyi sevmiyorum. Sadece bardak altlığı gibi standart şeyler değil gittiğim yerin butiklerini çok gezerim.

Birde çıkıp rastgele gezmeyi seviyorum. Çok kayboldum ama çok güzel yerler buldum.
  • jazzabel  (16.10.19 14:52:06) 
Genel olarak depresif ve mutsuz bir ruh haliniz olabilir. Bazen bir yerden sonra insan her şeyden sıkılabiliyor. "Ee ne oldu ki şimdi?" moduna girebiliyor. Eğer sizde bu durum yoksa gezmeyi sevmiyorsunuz demektir. Sevmek zorunda değilsiniz zaten. Sevmiyorsanız yapmayın, sevebileceğiniz farklı şeyler bulun kendinize. Burada size laf sokan tiplere de takılmayın.


  • bayc  (16.10.19 15:18:26) 
Bu saydiklarindan keyif almiyorsan deniz tatili yap. Plaji, denizi güzel olan ülkelere gidip denize girer, yemegini yer uyursun.

Ona da "Ee noldu suya girdik ciktik simdi!" diyorsan gercekten ölmüssün dostum :D
O zaman seyahat etmemelisin.
  • chitosan  (16.10.19 15:43:01) 
Sorun olaya tersten yaklaşıyor olmanız, herkes x ülkesine gidiyor ben de gideyim diyorsunuz, gidince de rutine düşüyorsunuz. Önce ilginizi çeken bir şey bulun, bu ilginç bir yeri görmek olabilir, adrenalin aktivitesi olabilir, çok istisnai yöresel bir aktivite olabilir, belli bir yemek olabilir, karşı cins olabilir, bir şeyin eğitimini almak olabilir, sevdiğiniz bir muzisyenin konserine katılmak olabilir vs. vs. o şeyi bulunca da hangi ülkedeyse oraya gidin. Bu yer belki küçük bir kasaba da olabilir. Aklınızda şu an bir şey yoksa keşfedene kadar gitmeyin zaten. Seyahat etmek Paris'e gidip fotoğraf çekilip instagrama koymak demek değil, hatta bundan daha berbat bir seyahat düşünemiyorum.
Yazılmış zaten herkes seyahat etmeyi sevmeyebilir, tatilde seyahat dışında aktiviteler de yapılabilir.

  • mikro patlama  (16.10.19 15:56:45) 
herkes seyahat etmeyi sevmiyor, siz de sevmek zorunda değilsiniz. bir kenara gidiş dönüş bileti diğer yana 20-30 kitap koysam, hiç düşünmeden kitaplara sarılacak bir arkadaşım var benim. yemeğe düşkün, tüm seyahat planlarını buna göre yapan tanıdığım da var. insanlar çeşit çeşit, zevkler de öyle. biri diğerinden iyi demek anlamsız.

ben ne yapıyoruma gelirsem, farklı yerler görmeyi seviyorum. aklımda kalan bir müze için ikinci kez seyahat ettiğim şehir de var, gidip en ünlü müzesine gitmediğim şehir de. gitmeden vaktim varsa blogları okurum ama genelde kafama göre takılıyorum. hava çok soğuk değilse yürüyerek gezmeyi, ilgimi çeken sokaklara dalmayı, yerellerin takıldığı kafelerde oturmayı seviyorum.
  • asteriks  (16.10.19 16:06:40) 
Seyahat etmeyi sevmiyorsunuz belki de. Ben uçak biletini aldığım bir seyahati planlarken, rezervasyon yaptıracağım yerleri seçerken bile çok keyif alıyorum.
- Sevdiğim müzelere de şehre her ziyaretimde severek gidiyorum. Modern sanat galerileri de bana çekici gelmiyor mesela. Tamamen zevk meselesi. Sizin de ilginizi çekecek bir şey mutlaka sergileniyordur. Seyahate çıkmadan önce internetten bir göz atın bence.
- Şehirde çok güzel parklar oluyor, sonbahar veya ilkbaharda seyahat ederseniz sıcak-soğuk gelmez; harika olur. Hem kısa vakitte ordan oraya gezerken biraz dinlenirsiniz. Bonus: bedava olması.
- Ben antikacıları, kitapçıları ve gurme dükkanları gezmeyi seviyorum. Siz belki plakçıları veya özel spor malzemeleri satan yerleri gezmeyi seversiniz. Tamamen sizin ilgi alanınızla ilgili.
- Bir de yanınızda iyi anlaştığınız, sevdiğiniz biri varsa o tatil unutulmaz oluyor. Biraz kendi ilgi alanınıza göre yönlendirmelisiniz.
  • anthemis nobilis  (16.10.19 16:23:14 ~ 16:24:09) 
[]

herkesin devamli birbirini yaristirmasi

internette cok gozunuze carpmiyor mu bu durum. duyuru da buna dahil. bir zamanlar interneti ve duyuruyu birakmistim, geri dondugumde gozume ilk carpan sey bu olmustu.

"sen kimsin", "sen ne yaptin, neyi hak ettin", "sen nerede okudun","sen nerede calistin", "sen sanslisin", "sen nerden buldun o parayi", "senin degil ananin babanin parasi", "ah ben senin yerinde olacaktim ki", hatta ve hatta "sen X semtinde oturan birisi olarak ne hakla Y semtine boyle dersin"

hakki var duyuru yine bayagi elit kaliyor ama burada bile gunde en az bir tane duyuru altinda birbirleriyle title, okul, gezdigi ulke vs yaristiran (yani tam anlamiyla s*dik yaristiran) insan gormek mumkun. gencecik kiz ailesinden aldigi yardimla uc-dort ulke gordu diye yemedigi kufur kalmamis youtubeda.

tum bunlar sizi yormuyor mu? ben mi cok abartiyorum yoksa? bayagi insanlar kafayi yedi gibi geliyor, boyle bir cekememezlik yoktu bu kadar eskiden. eski dedigim de 15 yil onceye gitmeye gerek yok, 6 7 yil once bile boyle degildi sanki.

 
bu yazdıgın şey türk toplumunun en büyük problemi bence.
toplum olarak ruh sağlığımız bozuk çünkü herkes kendini başkasından üstün olmak zorundaymış gibi hissediyor, hatta üstün görüyor, üstün değilse kompleks yapıyor.
aileler çocukları üzerinde, eşler birbiri üzerinde bu baskıyı kuruyor.
6-7 yıl önce de böyleydi, ben bildim bileli böyle.
  • dafuq  (14.10.19 18:58:32 ~ 18:58:59) 
Sürekli en iyisi hangisi belirleme çabası içindeyiz. Ronaldo mu Messi mi? Yok en iyisi Gerçek Ronaldo. Maradona böyle mühtişti. Lan hepsi iyi topçuydu işte.

Iphone böyle iyi Samsung şöyle müthiş. Ios'in busu kötü, Android'in şusu iğrenç.

Sürekli gereksiz en iyisi hangisi rekabeti mevcut.
  • put it in your appropriate place  (14.10.19 19:15:37) 
Insanin bu durumlari aşabilecek olgunluğa erişmesinin çok çok zor olduğuna ikna oldum.

Özünde aktif olarak bu hayatin tadini alabileceğimiz yaş aralığı 20-50. 30 yılımız var ve bu statü dedikleri naneye saplanıp bu 30 seneyi böyle piç eden tipleri asla anlayamayacağım sanırım.

Çocukluğumdan beri böyle düşünüyorum, title olaylari hic ama hiç çekmiyor beni, üniversite okumadim, çekmedi beni. Is yerinde orta seviye bir pozisyonda takılıp dahasi için asla tırmalamiyorum ki o orta seviyenin de tek sebebi malum alkol fiyatlari :) yoksa takılırım bi yerlerde asgari ücretle hiç bozmaz beni.

Özgür olduğumu hissediyorum. Öyle özgürlük etiketini de şuraya buraya gitmeye indirgemiyorum,hayatta saplanıp kaldığım hic bir şey yok.(aşık olduğum kadın haricinde, o kutsal)

Çok güzel insanlar tanıdım, çok güzel insanlarla vakit gecirdim, hilton'da suitte konaklayıp ertesi günü teneke barakada uyuduğum da vakidir ve ikisini de sorgulamadim hiç. (Ha 35. Kattan elinde viski kadehi ile manzarayi izlemek elbet zevkli bir aktivite ama 35. Kattan elimde viski kadehiyle manzara izlemenin beni satin almasina asla izin vermem, hayatımı salt bunu başarmaya adamam yani.)

Zırhlı mercedes'e binen adamla hasbihal etmişliğim de oluyor, eminönü'de banka oturup şişeden şarabı dikerken abi bi lira var mi diye yanima gelen tinerciyi yanima oturtup takılmışlığım da.

Canım istiyorsa jilet gibi bakımlı oluyorum canım istemiyorsa saçı sakalı koyverip mağara adamına da dönebiliyorum. Canım neyi istiyorsa ama. Hic bir şeyin baskısıyla değil. Bunu yadirgamayacak, beni bu şekilde kabul edecek arkadaşlar biriktirdim hep, geri kalanının farkinda bile değilim, farklı evrenlerde yaşayan farklı yasam formları gibiyiz adeta.

Seviyorum yaşamayı. Yaşadığımı hissetmeyi seviyorum. "Yaşamak" fiiline hiç bir çerçeve çizmedim çizmem de.

Isid'in kafa kesme videolarini patlamış misir yerken izleyecek kadar soğuk kanlı ve realistim de ama aynı zamanda tek bir karıncayı bile incitemeyecek kadar hassas bir insanim.

Yaşım 32, erkeğim. Tek bir yaram hariç mutluyum. Ic huzurum var. Son 1 yıldır saydığın tip insanlara tahammül eşiğim azaldi biraz, gereksiz agresyonlara girebiliyorum bazen, bunu bir problem olarak not alabilirim kendime.

Velhasil gereksiz uzattim, sorduğun insanlari asla ama asla anlamayacagim ve ne yazık ki saygi da duyamıyorum.
  • aksi kanitlanmadikca cocuktur  (14.10.19 19:19:37) 
Hem de nasıl çarpıyor gözümüze. Öte yandan sözde üstünlük bir yana mağduriyetlerini bile birbiriyle yarıştırıyor insanlar. " Çok az uyudum yorgunum." vs. " oooo da bir şey mi ya ben sabahladım" vs. " siz yine iyisiniz ben 2 gündür uyumuyorum" gerçekten aklım zihnim almıyor çıldırasım geliyor artık. Kötülükte bile zirveyi isteyen bir toplum olduk. Durumun niteliğine bakmaksızın 'en' olma gayreti.


  • lüzumsuz adam  (14.10.19 19:27:57) 
Sosyal medyanın getirdiği bir olay bu. Ruh sağlığı için Twitter haricindeki sosyal medya hesapları kapatılmalı. Twitter'ı da sadece sevilen ünlü kişinin fikirlerini takip etmek için kullanılmalı. Hele o Linkedin var ya en beteri . Her şey çarşaf çarşaf ortada adamın adını yazıyorsun hangi okulu bitirmiş, nerde çalışmış tüm kariyeri kabak gibi ortaya çıkıyor. Gel de kendini kıyaslama, geçmişte tanıdığın en niteliksiz kişilerin senden daha iyi yerlere geldiğini görüyorsun falan. Linkedin hesabı olan birinin mutlu olması %0.

Duyuru da dışardaki hayatın bir yansıması tabii. Ayıptır söylemesi geçen sene dövizin zirvede olduğu zaman Yunan Adaları'na tatile gitmiştim. Yunan Adaları ile ilgili bir soru sordum, millet kıskançlıktan çatlamıştı, linç yedim bildiğin, soruyu sildim sonra.
  • freedonia  (14.10.19 19:36:12) 
evet. yordu bu toplum beni


  • yuvarlanantencereninkapagi  (14.10.19 23:13:36) 
Çekememezlik ve hasetlik türk toplumunun özeti maalesef. Öyle ortamlarda büyüdüğümüz için Sanal aleme de bunu basıyoruz hep.


  • roket adam  (14.10.19 23:17:10) 
sosyal medyadan bağımsız bir olay bu, köylü yapımızdan kaynaklı. çocukken de zeki başarılı çocuklar ile kıyaslıyordu ailelerimiz bizi. geleneksel adetlerin hepsini ailelerimizden aldık.


  • hasmetizm 2046  (15.10.19 11:09:12) 
[]

tek basiniza seyahat eder misiniz

evet hanimlar beyler,

1)kucuk veya buyuk sehirlere tek basina seyahat sıkıcı mı olur?

gittigim yerin lokalleri ile konusurum, yasli amcalara selam veririm, universiteli genclere takilirim veya benim gibi backpacker'lari bulup onlarla vur patlasin cal oynasin yaparim gibi cevaplari konu disinda birakarak soruyorum.

tüm seyahati tek basiniza gecirdiginizi varsayin. bu durum can sıkıntısına yol açar mi?

2)tek gezilir ama şu mevsimde/tarihte yapilmaz veya şu şu ülkelerde yapilmaz gibi tavsiyeleriniz var mi?

3)tek gezerken birçok yeri bir kerede gezmek mi yoksa parca parca kisa seyahatler ile tek tek gezmek mi?

 
ben ilk tek gezmeye gittiğimde biraz çekinmiştim, ama sonrasında baya sevdim. sana inanılmaz bir özgürlük veriyor, kısaca kafana eseni yapıyorsun. grupla gezerken karşılaşamayacağın deneyimlere olanak kılıyor. benim önerim tek gezerken çok sosyal biri değilsen çok uzun süreli seyahatler ayarlama. olur ya bazen, kimseyle kafan uyuşmaz, öyle mal gibi kalma. 4-5 gün o yüzden ideal. kimseyle tanışmasan bile kafanı dinler gelirsin. ortak yabancı dil olmayan ülkeler zorlayabilir. (rusça bilmediğini varsayarsak ingilizce'nin yaygın olmadığı rusya, ukrayna gibi yerler)


  • hayley williams ile evlenecek genc  (11.10.19 04:15:40 ~ 04:16:40) 
Uzun süre tek başıma gezdim. Hiç de sıkılmadım. Müthiş bir özgürlük ve keyif verdi. Tek başımayken çok fazla yerellerle sosyalleşmem. Serde Türk kadınlığı var, ne olur ne olmaz diye. Can sıkıntısı olmuyor ama bazen hüzün oluyor. Parça parça kısa seyahatleri tercih ederdim. Kadın başıma Avrupa ve Kuzey Amerika haricinde tek başıma gezmezdim sanırım. Bu da yine güvenlik sebepli.


  • SiyamkedisiZorro  (11.10.19 08:12:19) 
1- küçük veya büyük şehir de olsa, tek başına seyahat her zaman daha özgür hissettiriyor bana. ilk tek seyahatim olan budapeşte'de bir park bulup yarım saat salıncakta sallanmıştım mesela. arkadaşlarımla gitseydim muhtemelen böyle bir anım olmayacaktı.
çoğu zaman çok az parayla yurtdışına gidiyorum. dolayısıyla daha az müze daha çok park bahçe geziyorum, marketlerden ucuza alışveriş yapıyorum, istediğim yere istediğim zamanda gidiyor ve istediğim kadar vakit geçiriyorum kısacası.

3- seyahatlerim genelde max.5 günlük oluyor. çünkü bir süre sonra yoruluyor ve zevk almamaya başlıyorum. ben tek tek, parça parça gezmek taraftarıyım açıkçası. aynı kıta içindeki şehirler birbirine çokça benziyor. özellikle avrupa'da. bu yüzden kafam karışıyor benim. 3 gün gidip tek şehir gezmek tercihim. hem aşırı yorucu da olmuyor. görev gibi, gezmek için gezmiyorsun çünkü.

2- tek seyahatin mevsimle tarihle ilgisi yok bence. ama lokasyonla ilgisi olabilir. ortadoğu, kuzey afrika gibi yerlere, ben kadın olduğum için yalnız gidemiyorum örneğin.

ek olarak: ingilizceniz iyiyse ve ingilizce konuşulabilen yerlere gideceksiniz azcık da sosyal biriyseniz hiç sıkılacağınızı düşünmüyorum.
  • tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz  (11.10.19 08:13:55) 
Özellikle ilk kez gideceğim bir yerse tek başıma gitmeyi seviyorum. İstediğim gibi plan yapmak,kafama göre değiştirmek iyi geliyor. Ben de genelde kısa süreli gidiyorum,4-5 gün gibi. Deniz tatiline ise arkadaşlarımla ya da ailemle giderim. Ve evet güvenlik gerekçesiyle avrupa ve kuzey amerika dışında tek başıma tatil planlamam.


  • asteriks  (11.10.19 08:50:08) 
benim en sevdiğim şey tek başına gezip tozmak. en son tek başıma bir hafta tatil yapmıştım, neredeyse kimseyle konuşmamıştım bile. hayatımda bu kadar dinlendirici bir zaman dilimi geçirdiğimi hatırlamıyorum.

mükemmel olur.
  • babilbaligi  (11.10.19 09:31:10) 
@tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz +1

Yurtdışı gezilerimi tek yapıyorum. Daha rahat oluyor benim açımdan. Ne ben bir başkasını kısıtlıyorum, ne de bir başkası beni kısıtlıyor. kafama göre sokak sokak müze müze geziyorum. kafama göre istediğim yerde oturup, yemeği yiyorum.

@asteriks'in yazdıklarını şahsen benim için de geçerli. sadece avrupa'ya gidiyorum tek başıma. Çin, Rusya gibi büyük yerlere tek gideceğimi pek sanmıyorum. Güney Afrika Cumhuriyeti için de cesaret edemem açıkçası.
  • put it in your appropriate place  (11.10.19 09:55:32) 
Her zaman, her yerde tek seyahat. Tamamen aynı kafada değilsen ya taviz veriyor, ya birisine taviz verdirdiğin için kendini kötü hissediyor, ya da çatışmaya girip sıkıntı yaşıyorsun. Bu durum daha can sıkıcı. Çok kişi gittiğim son seyahatte kendi öz kardeşimle kavga ettim, döndükten sonra bir hafta konuşmadık. Öz kardeşim diyorum, bakın.

Bazı destinasyonlar için güvenlik kaygınızı anlarım da, çoğu zaman gerçek problemlerde yanındaki kişinin de çok yararı olmuyor. Fas'ta öldürülen İskandinav kızlar da 2 kişiydi sonuçta.
  • d max  (11.10.19 10:30:56) 
Giderim.
Dikkat bağımlılık yapıyor.

  • kanlakarisikyagmur  (11.10.19 12:33:49) 
Ettim, ederim. Küçük şehirler 1 günden fazla sıkıcı olur ama büyük şehirler gayet güzel olur. Planlamadan, yazı okumadan, pek tavsiye almadan doğaçlama ve o şehrin yerlisi gibi elimde kamera, telefon ve sırtımda çanta olmadan ellerim cepte gezmeyi severim. Parça parça kısa seyahatlere vaktim olamdığım için tek tatilde mümkün olduğunca çok yeri görmeye çalışıyorum.


  • iwasbornonamountainside  (11.10.19 12:56:23) 
Gençken iyi de yaş ilerledikçe yalnız gezilmiyor ya. Kafeye, restaurana, gece klübüne gitmesi işkence, yan masadan muhabbetler, kahkahalar geliyor ya da millet arkadaş grubuyla, eşiyle sevgilisi ile. sen orda creepy/weird guy olarak sap sap takılıyon, telefonla oynuyorsun falan. Bir de büyük şehir olması lazım, cıvıl cıvıl olacak, aktivitesi, genci, toplu taşıması, sergisi, müzesi canlı bir şehir olması lazım. Tatile diye çıkıp depresyona bile girer insan:) Otel odası yalnızlığı diye bir başlık var, şimdi baktım: 110 sayfa olmuş. Bu kadar insan goygoy yapmış olamaz:) Baltalamak gibi olmasın bu arada, ben kolay sosyalleşen insan değilim zaten yapı meselesi, herkese göre değil bu yalnız seyahatler


  • neverletyougodown  (11.10.19 22:59:45) 
[]

gurbetciler neden buraya gelmeyin diyorlar

burasi bitti gelmeyin falan diyorlar devamli. iyiligimizi isteyip bizi dusundukleri icin degil herhalde. gelelim, kotuyse doneriz. sen niye panik oluyosun. nedir bunun mantigi? hicbir seyde yardimci olmayan adamin bu konuda iyilik yapasi tutuyor, akil veriyor güya.




 
yüksek lisansım döneminde 3 sene almanyada yaşadım, ek iş olarak fabrikalarda mavi yaka olarak çalışıyordum, gurbetçilerle iletişimim de çoktu. özet geçecek olursam %90ı boş konuşuyor, herhangi geçerli bir argümanları yok. ama genel olarak istemiyorlar daha fazla türkün gelmesini. ben ingilizce bi programda okuduğum için almanca bilmiyordum, tanıştığım türkler almanca olmadan okuyamazsın diyordu, e abi okuyorum işte diyodum, yok diyolardı, garip kafalar.


  • yonge and bloor  (02.10.19 14:46:58) 
bildiğim bölgeden yanıt vereyim,

beyaz yakalılar demez bunu. mavi yaka olarak new york bölgesine gelenler ya şöför ya pompacı ya da inşaat işleri yapıyor. biri geldiği zaman o da o işlere saldırıyor doğal olarak. küçük hesaplarına göre pasta küçülüyor.

kıç kadar yerde 4 tane berber dükkanı var. hepsi türk. müşterileri de genelde türk. biri daha gelsin istemiyorlar. hayat zor dedikleri de hepsinin altında en kötü leaseing'le aldıkları 2019 model bmw var.

öyle konuşmalarının sebebi, cahillik. aynı güruh 'vatanım vatanım' diye de ağlıyor ama hep goy goy.

trump bunları 2 aylığına türkiye'ye şutlasa, 3. ay hepsi türk vatandaşlığından çıkıp green card'larıyla devam ederler. iddiaya da girerim bu konuda. 1 kişi fire vermez.
  • brkylmz  (02.10.19 14:52:39 ~ 14:54:07) 
Almanyada cok mavi yaka Turk gordum.Hemen hepsi Istanbul birakilip ALmanyaya gelinir mi,Istanbul cok guzel yer kafasindaydi. Boyle dusuenmelerinin birkac sebebi var.
1) Kendi iclerine kapalilar.Is ortaminda bile Almanlarla kaynasamiyorlar,Kendilerini surekli dislanmis hissediyorlar.

2)Degerli Euro ile Istanbula tatile gelip 3-4 kafta ye ic gez hayatini yasa modunda takiliyorlar.Boyle yasayinca zaten ben de katiliyorum Istanbul gezmesi en guzel yerlerden biri :)

3) ALmanya hayat standardi acisindan mavi yakanin kazandigi para her turlu zorunlu ihtiyaclara yetiyor ancak buranin varlikli kesimi olmaya yetmiyor.Bir seylerin eksik oldugunu hissediyorlar
  • turkuaz  (02.10.19 14:57:30) 
türkiyeden almanyaya çalışmaya gitmiş bir kadın yöneticim aynen şu ifadeleri kullandı

beni biliyorsunuz ne kadar modern bir kadın da olsam şu sınırdan çıkınca orada hemen müslüman ve türk muamelesi görüyorsunuz. çok zorlandım demişti

yukarıda yazılanlara karşıt olarak söylüyorum
orada iyi şartlarda kazanıyor olmasına rağmen iyi şartlarda çalışıyor olmasına rağmen bunu söylemişti

yalnızlık büyük sorun
  • seyyar satıcı  (02.10.19 15:09:15) 
Türkiye’de yaşamadıkları için burası onlar için cennet... gel buraya euroyu 6-7 kat daha değerli harca sonra tr cennet de 1 ay tatilini 2000 tl ile yapsan da görsek:)


  • Boris  (02.10.19 15:09:30) 
Sadece başlığı okuyarak bişey söylicem.

Benim kuzen avmlerde temizlik arabası sürüyor akşamları da local bir pubda 3-4 saat komilik yapıyor. 43 yaşında. 3. Yılı almanyada. 5.25 xdrive ile geldi bu yaz.

Bizim ceoda 5.20i var. Bana diyor ki buralar kötü dönecem.
  • valentinov  (02.10.19 15:15:27) 
Olayı gurbetçilikten de çıkarıp bir örnek vereyim, çok fazla kişi İstanbulda yaşıyor ve "abi yaşanmaz burada ben de en kısa sürede gidicem, gelmeyin" diyor, sonuçta yıllarca istanbulda yaşıyor.

Yurtdışındaki bir kitle, dedikleri gibi daha çok mavi yakalı ve kültüre adapte olamamış insanlar, cidden türkiyeye özlem duyuyor ama dönse burada da yapamayacağını biliyor.
  • nhk ni youkosu  (02.10.19 16:10:26) 
Kanada Vatandasiyim. 20+ yildir buralardayim. Gecenlerde, bir ortamda Istanbul'dan yeni gelmis bir is adamiyla konustuk. Egitimli, dil bilen bir adam. 20 dakikalik konusmanin buyuk bolumunde "Su harcamalari bu sekilde gostersek, vergiden yirtar miyiz?" seklinde benden akil/onay almaya calisti. Nezaketen bir muhasebeci ile gorusmesinin iyi olacagini soyleyip, uzaklastim.

Kapasitelerini kurnazlık yerine toplum yararına kullanmaları gerektiğini aksi durumda hayatın sürdürülebilir olmadığını anlayamiyorlar. O vergilerin toplumu nasil daha yasanilabilir hale getirdigini, saglik icin, egitim icin, cevre icin, istihdam yaratmak icin harcandigini anlamiyorlar.

Bunlar gelmesinler.
  • hey corc versene borc  (02.10.19 16:37:37) 
öncelikle kimse kimseyi bağlamıyor herkes yurtdışına gidebilir istedikten sonra en kolay şey yurtdışına gitmektir

fakat önce probleme odaklanalım yurtdışına neden gideceksiniz buna karar vermek lazım

para türkiyede yok mu var hemde avrupada yaşayan adamlardan daha kolay kazanılıyor

peki parayla avrupada yapıpta burada yapamadığın birşey var mı yok türkiye de aynı şekilde paran olduğunda her şey yapıyorsun

peki arasında bir fark yok ise neden avrupaya gideyim?

örnek iranlı kadınlar avrupaya,türkiye kaçıyor çünkü rahat yaşayamıyorlar türkiyede kimse kimseye karışmıyor burada herkes istediği dini ve cinsel tercihi yaşayabiliyor

eğer burada rahat yaşayamıyorsan orada da aynı şekilde rahat yaşayamazsın
avrupada rekabet daha fazladır burada x yaparak kazanacağın parayı orada 2x yaparak kazanırsın

evet araba,alkol,inek eti buraya göre ucuz ama burada öyle bir para kazanan insanlar var ki senin sırf ucuz olduğu halde alamadığın ürünlerden daha kalitelisini alıyorlar
  • sivrisinek  (02.10.19 17:04:31) 
Mark zamaninda biraz girisimci iseler, cok daha iyi para kazanabiliyorlarmis. O donem bitti, deli dehset ilerleyen ekonomik buyume de.

"Gurbetciler"in laflarindan cok bir cikarim yapmaya kalkmayin derim. Ne demek burasi bitti? Almanya, Avrupa Birligi´ni ileriye tasiyan bir ulke. Burasi bittiyse, nereye gitmeli mesela?

Maalesef Türkiye´den gelen gocmenler,eski kusaklardan bahsediyorum, burada dogru duzgun bir diaspora olusturamadilar, politikada soz sahibi degiller ve toplumda ses getirecek, yasadigi yeri ileriye tasiyacak bilince sahip degiller. Yaban kalmaya devam ediyorlar, baska bir gerceklik icindeler ve sürekli sikayet ediyorlar. (Sadece tek yonlu yazmak istemiyorum. Almanya´nin senelerce "olmayan gocmen politikasi"nin bu insanlari bu duruma getirdigini dusunuyorum.) Karsilastirmalari cok yerinde olmuyor dolayisiyla.

Egitimli, ozguvenli bir insan Türkiye´den gelip Almanya´da bir hayat kurabilir. Tatmin edici sekilde daha iyi bir hayat kurabilir mi her zaman? Hayir. Ama gidip boyle bos bir yorum yapmaz herhalde. Burasi bitti nedir gercekten?
  • buf-e kür  (02.10.19 17:33:58 ~ 17:39:48) 
@sivrisinek,mnatiginiza hayran kaldim.Turkiyede para da var, paran olunca her seyi de yapiyorsun,ozgurluk de var.O zaman bu kadar kisi aptal yada kor demektir.


  • turkuaz  (02.10.19 17:39:40) 
şu sözü çok seviyorum zaten yapılan yorumlar bunu tekrar onayladı. " Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen bir yol, istemeyen bahane bulur."

tekrar söylüyorum burada parayı bulamıyorsanız orada hiç bulamazsınız. sadece karnınızı doyurursunuz. avrupa da yaşayan gurbetçiler atomu parçalayarak oraya yerleşmediler, sizde özürlü değilsiniz o zaman çok istediğiniz avrupaya neden yerleşmiyorsunuz? yoksa beceremiyo rmusunuz? onlardan eksik olan şeyiniz nedir?

kusura bakmayında eksisözlük okuyorum daha ekmek almaya gitmeye erinen insanlar Türkiyeyi kurtarıyor yok şunu şöyle yaparsan böyle olur. v.b

bu ülkede ilkokulu mezunu milletvekili olabiliyor. ellerinden tutan kimse yok. esirde değiller ama yönetici olmuyorlar. yoksa kim yatağından ülkeyi kurtaracak.

yorum yapmışım yoruma sadece soruyla, yok ya öyle olmaz ile cevap veriliyor. Geçiştiriyor. Bana açıklamak zorundasın daha iyisini biliyorsan anlatacaksın bende öğreneceğim yada susacaksın ki erdemliktir.
  • sivrisinek  (03.10.19 10:34:24 ~ 10:35:15) 
@sivrisinek,

bence a haber izlemeyi azaltmalısın.

gurbetcilerin buraya gelmeyin diye konuşmalarının nedeninin, gidecek olanların oradaki iş gücünü artırarak pasta paylarının düşmesini engellemek olduğunu düşünüyorum.
  • mayday  (03.10.19 10:53:58) 
[]

kucuk bir avrupa sehrinde nasil sosyallesilir

selam sizlere gençler,

avrupadaki bir ofise geçme durumu oldu. iki ulke var (almanya veya hollanda) ama bir tanesi birkac yuz bin kisilik sehirde. digerinin nufusu da 100bin'den daha az.

boyle yerlerde nasil kaynasir calisan insanlar? cok oyle expat vs yok bu yerlerde.

yabanci dillerim var ama sular seller gibi degil. hollandaca dilini bilmiyorum. ingilizce almanca var yalnizca. ama dedigim gibi akip gitmiyor.

halkin dilini bilmedigim icin ne kadar istesem de hollanda' yi elemeyi dusunuyorum. almanyada kis mevsiminin o karinda sogugunda napilir veya yazin herkes tanidiklari ile takilirken tek basina koca vakit gecer mi? bir yol gosteriverin bilirkişiler. nasil arkadas olunur insanlarla. dusundum de, turkiyede arkadaslarimi nasil buldugumu hatirlamiyorum. zaten asiri sosyal, enseye tokat insan degilim en basta. girisken olsam belki kolay olurdu.

belki onemlidir bu bilgiler diye ekliyorum: 1)cok bir para kazanmicam. 2)hobim yok , biraz bos beles bir tipim.

 
Meetup. Oradan ilginizi ceken bir grup bulup etkinliklerine katilabilirsiniz. Hobi yoksa spordan yurunebilir. Ben basketbol oynayan ekip buldum. Ilk aylar git-gel tabi, cok sosyallesme olmuyor, fakat simdi baya yakin oldugum 6-7 kisilik bir grup var.


  • kif  (01.10.19 15:42:24) 
@kif, sagol hocam. aklima gelmemisti bu ama yoktur herhalde o kadar kucuk yerlerde meetup. bir arastirayim. belki ulkeye ozel bu tarz siteler vardir meetup gibi, onlar da olur.

baskettir bilmem nedir bunlari kucukken mahallede oynadigim kadar biliyorum. kulübe falan gitmedim. ot gibi buyumusuz. bu konularda iyi olmamak sorun teskil eder mi. oralarda millet icli disli buyuyor herhalde boyle seylerle.
  • bagirir bu raylar o sahte o kart duzene  (01.10.19 15:50:00) 
Birkac yuzbinlik sehir baya ortalama avrupa sehri, kesin vardir bence aksiyon. Kac yasindasin bilmiyorum, onemi de yok zaten, madem Almanya/Hollanda gibi bir ulkeye yerlesiyorsun bu hobi edinmek icin cok guzel bir zaman senin icin.

Bu arada spor ve tecrube ile ilgili olarak, bir aktivite bulursan en kotu mesaj atarsin ben yeniyim gelebilir miyim, seviye nasil vs. diye.
  • kif  (01.10.19 16:03:12) 
meetup oluyor, cok kucuk sayilmaz o yazdigin nufuslar.

Almanya icin almanca gerekli ama hollanda icin hollandaca gerekli degil. millet sular seller gibi ingilizce almanca konusur.

iki millet de biraz soguk, o yonden biraz zorlanabilirsin.

tavsiyem, evde oturma, her gun icin bir aktivite bul duzenli gidebilecegin. yoga, spor,, meditasyon, veya ilgini ne cekiyorsa. ilk birkac ay cok yakinlasma olmaz ama zamanla ayni ortamda buluna buluna insanlarla kaynasirsin, dost edinirsin. hobiler konusunda kendini acik tut, ne varsa dene.

tek basina da vakit geciyor, alisiyor insan, o da bir olasilik.
  • JohnOakley  (01.10.19 16:35:53) 
Ingilizce seviyeniz Almanca seviyenizden daha yüksekse, Hollanda ilk tercihiniz olsun.

Almanya'daki doğu eyaletlerinden ve Niedersachsen denilen kara delikten kaçın, ikisinde de göçmen olarak tatmin edici sosyal hayat kurmanız zor. Gerçi Alman olsanız da zor Niedersachsen'de. Hangi eyalete gideceğiniz çok önemli. Zira Hessen ya da NRW ise, küçük şehirlerde dahi yoğun olarak göçmen yaşar. Oradaki halk daha açık olur kaynaşmaya.

Almanya'da kar her yerde yok. Köln'de 3 sene kaldım ve bir kez kar tutmadı yerde. Mevsim şartları fazlaca abartılan ama Almanların konuşmaya ve şikayet etmeye bayıldıkları şeylerden biridir. Ama gerçekten fazla abartılır. Sosyal hayatınıza çok bir etkisi olmaz. Karda kışta, yağmurda insanlar ne yapacaklarsa, nereye gideceklerse giderler çünkü burada.

Hollanda'nin göçmene daha acık bir toplum oldugunu düşünüyorum. Daha cok small-talk kulturunun oldugu bir yer. İngilizce ile küçük köyde bile hayat geçer.

İki ülke için geçerli öneriler: Sosyal sorumluluk projeleri, kurum, kuruluş, ilginizi çeken ne varsa gidin üyesi olun, aktivitelerine katılın. Artık kilisede koroya mı yazılırsınız yoksa evsizlerle ilgili bir projede mi yer alırsınız ya da trekking turlarına mı giderseniz, bilemem. Ancak en küçük şehirde dahi yapılacak çok şey bulabilirsiniz. Sosyalleşmek için sizin cebinizdeki tüm parayı alacak ülkeler değiller. Gidin biranızı barda için, futbol izlemeye dışarı çıkın, yemeğinizi restaurantta yiyin. Evde çok kalmayın.
  • buf-e kür  (01.10.19 17:00:53 ~ 17:01:21) 
100bin gayet ortalama bir sehir avrupada. Pub-bar kulturu vardir, sosyal etkinlikler coktur. Sarapli resim cizme kursu var mesela, bildigin insanlar birer sise sarapla gidip icerken resim ciziyor. Herkes biraz gevseyince istediginle tanis sohbet et. Mutlaka bu sekil ilgini ceken kurslar vardir. Spor salonuna gitmeyen pek yok zaten. Sabah kosuya cikip herkese gulumseyip selam versen bile 1-2 arkadas edinirsin. Turkiyede pek gormedigim calisma ofisi tarzi yerler var. kutuphane gibi ama kitap yok, cok nezih hizli internetli bi calisma odasi kocaman. Belli sektorlerden insanlar aylik uye olup gidip kodlama tasarim falan yapiyor kahve icerken. En olmadi gonullu projelere katilirsin.

Gelismis ulkelerde sosyallesme imkani cok.
  • icim urperiyor  (01.10.19 18:14:24) 
En basit haliyle, kaynasamazsin hocam. Hele de 100bin nufuslu kasabada.
Onlardan biri degilsin ve olmayacaksin hicbir zaman. Gocmensin, Almanya gibi yerde oyle kaynasayim sosyal cevrem olsun diye umitlenme hayal krikligi yasarsin.

Pub'da nede sosyallesirsin gidip ama kaynasamazsin. Demek istedigimi anlatabiliyorumdur umarim. Bir arkadas cevren olmaz yani. Yuksek umutlarla gitme.
  • stavro  (01.10.19 18:28:41) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.