selamlar, ya ne serbest vuruşçular, hareketli topu nokta atışı atanlar var okey ama en üst kalite oyuncular dışında neredeyse serbest vuruşların hepsi allaha emanet.geçen hangi maçtı hatırlamıyorum. 90+2 kritik bir an. korner kale önüne bile uluşmadı en öndeki oyunculara düştü gitti.bu nasıl kalites
selamlar, ya ne serbest vuruşçular, hareketli topu nokta atışı atanlar var okey ama en üst kalite oyuncular dışında neredeyse serbest vuruşların hepsi allaha emanet.
geçen hangi maçtı hatırlamıyorum. 90+2 kritik bir an. korner kale önüne bile uluşmadı en öndeki oyunculara düştü gitti. bu nasıl kalitesizlik. kimi direkt kaleciye, kimi taca gidiyor. 10 kornerden belki 1'i doğru noktaya düşüyordur. bu kadar zor mu harbiden?
0
patronaj1 (19.06.24)
Eskiden korner, duran topcular ben yetenekliyim, benim ayagim iyi diye sahada geziniyordu sadece. Simdi herkes kosuyor. Topun basina gecen adamin nabzi, yorgunlugu da onemli, sanilanin aksine dunyada o ondirek ortalarinin cogu gucsuzlukten oluyor, topu dahi zor yetistiriyor adamlar millet de saniyor ondirek organizasyonu calisiyorlar ama macta basarisiz oluyorlar
Selam üniversiteye kadar ing görüp konusamayanlar,Yurtdışına çıkma arefesinde olan şahsım orda hallederiz dediğim bir konu için TRT'de almak daha kolay dediler. Ulan düşününce evet sanki. Burda hoca türk vb biraz daha toleransı olur gibi. Öyle mi?
Selam üniversiteye kadar ing görüp konusamayanlar,
Yurtdışına çıkma arefesinde olan şahsım orda hallederiz dediğim bir konu için TRT'de almak daha kolay dediler. Ulan düşününce evet sanki. Burda hoca türk vb biraz daha toleransı olur gibi. Öyle mi?
0
cakmayazar (19.06.24)
TRT IELTS mi vermeye başlamış.
düşüncen yanlış. ielts de hesaba katman gereken hususlar geçerlilik süresi ve fiyatı. onun haricindeki hususlarda yurtdışı yurtiçi fark etmez.
standart belli abdullahoğulları ingilizce kursu değil bu global belli bir standartı var.
0
Lubb
(19.06.24)
ben hiç yurtdışında girmedim ama 3 kere tr'de girdim. öyle standart farklılığı olabilecek bişey yoktu. bir arkadaşım da bir türlü geçemiyordu 4 kere burda girdi 7,0 bile alamadı kanada'ya çekip gitti 9 gün sonra sınava girdi orda 7,5 aldı. listening reading zaten fark etmiyor, wr zaten 2 kişi tarafından okunuyor. bi speaking var onda da yabancı hoca oluyor. hepsi sürekli değerlendirilip takip ediliyor. kasma sıkma çok fark yok şans yanında olmalı sadece
0
avatar is back
(19.06.24)
uluslararasi sinavlarda ulke farketmez. TRT ile ielts'in ne alakasi var orasini ben de anlamadim.
0
cooperr
(21.06.24)
Türkiye'de daha bol puan verirler speakinge. Hangi ülkeye gideceksin bilmiyorum ama ben abd'de hiçbir sınava girilmesini önermem. Fazladan para alma fırsaltları varsa bu fıratı kaçırmazlar
0
ferenc
(21.06.24)
TRT klavyenin otomatik doldurma sebebiyle çıkmış. Trde 5000 TL yurtdışında 9000 TL Bakalım artık şans kısmet
Projektörün Görüntüyü Biraz Yukarıya Vermesini Nasıl Sağlarım?
pantepember
Selamlar,Projektörü yere koyup 1-1.5 m yukarıya görüntü yansıtmak istiyorum. Ama bunu "projektörün altına herhangi bir şey koymadan ve bakışını (merceğini) yukarıya çevirmeden" yapmak istiyorum.Şu fotoğraftaki gibi:https://m.media-amazon.com/images/S/aplus-media-library-service-media/89b8ed28-593a-4
Selamlar,
Projektörü yere koyup 1-1.5 m yukarıya görüntü yansıtmak istiyorum. Ama bunu "projektörün altına herhangi bir şey koymadan ve bakışını (merceğini) yukarıya çevirmeden" yapmak istiyorum.
Altına açılı bir şey koymadan veya merceği çevirmeden yapamazsınız. Fakat şu şekilde Stantlar satılıyor. Bunu alıp da istediginiz açıyla yansıtabilirsiniz app.hb.biz
0
limonlu eksi
(19.06.24)
Örnek fotosunu verdiğim cihaz benim cihazım. Yani ürünün tanıtımında hata/aldatma mı var?
0
🌸pantepember
(19.06.24)
@limonlu eksi ürün güzel ama pahalı =/ Yine de aklımda olsun. Teşekkürler.
Merhaba,Bebek için en konforlu, vucüdu için sıkıntı yaratmayacak kanguru markası ne alalım? Bir de bunlar ne kadar süre kullanılıyor acaba?Ana kucağı da şıiu babybjörn markalı kendinden sallanan koltuklar var onun fiyatı biraz yüksek geldi ama muadili bir şey önerebilir misiniz?Teşekkürler
Merhaba,
Bebek için en konforlu, vucüdu için sıkıntı yaratmayacak kanguru markası ne alalım? Bir de bunlar ne kadar süre kullanılıyor acaba?
Ana kucağı da şıiu babybjörn markalı kendinden sallanan koltuklar var onun fiyatı biraz yüksek geldi ama muadili bir şey önerebilir misiniz?
Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap. (19.06.24)
Ben boba 4g aldım, ikinci el almıştım. 6aydan 3yaşına kadar teperek kullandım, başka bir arkadaşıma verdim. Şimdi var mı bilmem? Ama şiddetle tavsiye ederim.
Merhaba, her gece istisnasız evin yakındaki boş araziye gelip havlayan ve asla susmayan bu uykusuz gecelerin sebebi köpeklere ne yapabiliriz. Nereye söylemem gerekiyor. Yaşa çıkacak diyorlardı nedir son durum. Uyku haram oldu.
Merhaba, her gece istisnasız evin yakındaki boş araziye gelip havlayan ve asla susmayan bu uykusuz gecelerin sebebi köpeklere ne yapabiliriz. Nereye söylemem gerekiyor. Yaşa çıkacak diyorlardı nedir son durum. Uyku haram oldu.
0
dedeminhirkasi (19.06.24)
Bulunduğunuz belediyeye ve kaymakamlığa telefon açarak şikayet edin. Evin içinde beslenmeyen (dışardaki) köpekler mevcut yasaya göre toplanmak zorundalar zaten.
0
HellKeePer
(19.06.24)
Isıranı bile küpe takıp geri salıyorlar. Bir de bunu twitterda yayınlıyorlar. Hiç uğraşıp da canını sıkma. Kulaklık falan tak.
Zamanında kısırlaştırma yapmayan, paraları cukkalayan belediyeler yüzünden bu sorun yaşanıyor-ki o paralar dünya bankasından ordan burdan kısırlaştırma için gönderilen paralardı- sorunlar görmezden gelindiğinde çözümsüz oluyor.
0
rumpleteazer
(19.06.24)
@rumpleteazer İlginç bir konuya değinmişsin. Bunu tartışmalarımızda, sohbetlerimizde biz de kullanalım. Bilmediğimiz bir şeydi. Ama bir kaynak göstermemiz lazım. Yoksa işkembe-i kübradan uydurduğumuzu söylerler. Komik duruma düşeriz. Ağzı olan konuşuyor derler. Bir kaynak gösterebilir misin, Dünya Bankası'nın Türkiye'deki sokak hayvanlarının kısırlaştırılması maksatlı Belediyelere fon aktardığına dair.
0
Mirket
(19.06.24)
aynı sorundan 5 yıldır müzdaribim bazen gece 3'de uykumdan kalkıp köpek kovalıyordum sonra taş sopa ne bulursam fırlattığım için biraz azaldılar. belediyeye şikayet edince hiçbir şey yapmıyorlar. tek çözüm itlaf. tüm başıboş sokak köpekleri acilen itlaf edilmeli.
merhaba,annesi bırakıp gitmiş, sanırım ayağına da bir şey olmuş.arabanın altında ağlıyordu. bir şekilde yakaladım ama parmağımı fena kaptı.3-4 haftalık olabilir.işaret parmağımdan kan geldi, küçük bir damla, dişler damara ulaşmış olmalı.nasıl bir önlem almak gerekir, yavru kediler kuduz olmaz diye b
merhaba,
annesi bırakıp gitmiş, sanırım ayağına da bir şey olmuş. arabanın altında ağlıyordu. bir şekilde yakaladım ama parmağımı fena kaptı. 3-4 haftalık olabilir.
işaret parmağımdan kan geldi, küçük bir damla, dişler damara ulaşmış olmalı.
nasıl bir önlem almak gerekir, yavru kediler kuduz olmaz diye biliyorum, zaten çevrede kuduz vakası da yok. tetenoz aşısı olmuştum 5 yıl kadar önce... sabunla ve dezenfekte sıvı ile yıkadım. önerilerinizi bırakabilirsiniz.
bu arada yavru kediyi sahiplendirmemiz gerek, isteyen olursa çok şeker bir velet, yer kadıköy.
NOT: veterinere de götürmem gerekiyor, yardımcı olmak isteyen veteriner hekim varsa çok sevinirim, bir muayene edilirse harika olur.
0
Çuvaldızı (18.06.24)
Acile gidip durumu anlatın. Yavru kedilerde de kuduz olur.
Şakası yok kuduzun
0
jülsezar
(18.06.24)
ısırıldıktan sonra aşının faydası olmayacaktır sanırım ?
veya kaç aşılama gerekiyor acaba bilgisi olan var mı ?
bir de ne kadar sürede olmak gerekir ?
sanıyorum bu kuduz aşısı çok az yerde oluyor, hastaneler yapmıyor.
0
🌸Çuvaldızı
(18.06.24)
3 ya da 4 doz toplam, ısırıldıktan sonra faydası oluyor
siz acile gidin durumu anlatın
0
jülsezar
(18.06.24)
Isırıldıktan sonra kuduz aşısı yapılıyor. Ne kadar zamanınız var bilmiyorum. Isırılan yeri sabunla yıkamanız iyi olmuş, öyle tavsiye ediyorlardı.
Kuduz aşı merkezleri <şehir> yazarak kolayca listeye ulaşılıyor.
0
mbond
(18.06.24)
kuduzda olay sonrası aşılama yapılıyor, en kısa süre içinde aşılama başlanması gerekir. en yakın devlet hastanesi aciline giderseniz aşıya başlayıp aşı takviminizi oluştururlar. geçmiş olsun.
Gürcistan maçını yolda olduğum için kaçırdım malesef. Tamamını tekrar izleyebileceğim bir yer var mı? Biraz bakındım ama bulamadım.
Gürcistan maçını yolda olduğum için kaçırdım malesef. Tamamını tekrar izleyebileceğim bir yer var mı? Biraz bakındım ama bulamadım.
0
new day new life (18.06.24)
Turkcell tvplus varsa geri alınıp izlenebilir
0
okumakserbestbegenmeksart
(18.06.24)
Liyakatli kadrolarla hizmet veren güzide kurumumuz TRT, maç tekrarlarını izlememize imkan tanımıyor. Sadece özetler... Bu kadar vergi ve tonla reklam gelirine rağmen.
Arkadaşlar merhaba Instagram keşfet izlerken içeriğin yazıları ekranın dışında kalıyor. İlk harfler ve fotoğraf köşeleri görünmüyor? Nasıl düzelir bu çok kurcaladım olmadı.
Arkadaşlar merhaba Instagram keşfet izlerken içeriğin yazıları ekranın dışında kalıyor. İlk harfler ve fotoğraf köşeleri görünmüyor? Nasıl düzelir bu çok kurcaladım olmadı.
0
iddaaci (18.06.24)
Aynı olay ekran koruyucu ekranı fazla kapattığından çıktı sizde öyle değildir büyük ihtimal ama yazayım dedim.
(Özellikle Türkiye'de) İnsanlar Bilimdışı/Akıldışı İnançlara Nasıl Kayıyor?
pantepember
Nasıl bir süreçle gerçekleşiyor bu, merak ediyorum.Çevremdeki neredeyse herkes şifa, kuantum, enerji, evrene mesaj, astroloji, reiki, aile dizimi, homeopati gibi abidik gubidik her şeye inanıyor. Biz aynı eğitimlerden geçmedik mi? Ben, ve az bir avuç ben gibi insan, neden böyle değiliz? Neden akılcı
Nasıl bir süreçle gerçekleşiyor bu, merak ediyorum.
Çevremdeki neredeyse herkes şifa, kuantum, enerji, evrene mesaj, astroloji, reiki, aile dizimi, homeopati gibi abidik gubidik her şeye inanıyor. Biz aynı eğitimlerden geçmedik mi? Ben, ve az bir avuç ben gibi insan, neden böyle değiliz? Neden akılcı düşünceye, şüpheciliğe, bilimsel yaklaşıma sahibiz? Kime ne oldu da böyle ayrıştık?
Bu insanlar nasıl böyle bir dönüşüm geçirdiler?
EK1: Mesela, eskiden din vardı bunun yerine, ama insanlar (bazı nedenlerle) dinden soğudukları için oluşan boşluğu bunlarla mı gidermeye çalışıyorlar?
EK2: "Eskiden din vardı, ne güzeldi" demek istemiyorum. Tanrı ve özellikle din akılcı bir insanın inanmayacağı kurgular.
EK3: @abelardo'ya cevap olarak: ben sıradan bir eğitim aldım. Düz ilkokul, düz ortaokul, düz lise, düz üniversite (mühendislik). Özel bir eğitimim kesinlikle yok.
Ek4: Gelen cevaplar yalnızlığımın kanıtı gibi oldu maalesef.
0
pantepember (18.06.24)
hocam sanki eskiden herkes bilimin ışığnda yol alıyormuş gibi sormuşsun, dönüşüm geçirdiler diyerek.
nazar kurşun döktürme, fala inanan insanların devamı işte. e bir de refah olmayınca, insanlar sığınacak yer arıyor.
0
jülsezar
(18.06.24)
Saydıklarınızın çoğuna inanmasam da bilim dışı/akıl dışı olarak değerlendirilen bazı şeylere inanıyorum sanırım. Nasıl böyle şeyler düşünmeye başladım diye kafa yordum biraz çok net olmasa da sanırım biraz çevre ile ilgili. Bir de ben çok muhafazakar olmasam da müslümanım ve türkiyede bu durum sanki iki kampa ayrılmış gibi geliyor, nasıl anlatsam bilemiyorum ama "bilime inanan" insanlar sanki bilime bir dinmiş gibi yaklaşıyorlar gibi geliyor. Sözlükte okuduklarımdan hep böyle anlıyorum ve ben olayın diğer tarafında kaldığımdan komplo teorilerine inanma eğiliminde oluyorum. Bana göre abartılı olmayanlara tabii.
Bir de şu kısa ömrümde bile "bilimsel" olan şeylerde değişiklik oldu. Tabii belki herkes mutabık değildir bilemiyorum. Zaten bilimin doğası gereği bugün kötü olan şey yarın iyi görülebilir.
Kısaca 90'lara dönelim. Hayvansal doymuş yağlar kesinlikle kötüydü, çiftlikten alınıp evde pişirilen süt kötüydü. Oruç tutmak (islami veya değil farketmez, 2 kez yemek yemek de diyebiliriz) kötüydü. Bunlar hep bilimsel görüşlere dayandırılıyordu. Algılarımıza bir örnek vereyim. 2007 yılında üniversitede bölüm başkanı ders esnasında "bence çiftlikten alınıp evde yoğurt yapmak daha iyi" dedi, ben devletin okulunda bir öğretmenin bunu demesine şok oldum. Bugün büyük çoğunluk bunu normal görüyor. Oruçla ilgili ramazan öncesi tüyolar verilirdi, orada hep "çok sağlıksız ama hadi bunu mümkün olduğunca sağlıklı yapmaya çalışalım" tadında anlatılırdı. Bugün aynı durum aşılar için de geçerli, sanıyorum bilimsel olarak doğru olanın aşı olmak olduğunu düşünüyorsunuzdur. Bende buna doğal olarak e abi zamanında tereyağı kötüydü, şimdi iyi oldu, yarın da aşı kötü olabilir diyorum. Tabii bunlar bilimsel açıdan hep normal şeyler, zararlı olduğu kanıtlanırsa bilimsel olarak zararlıdır.
Kusura bakmayın çok dağınık oldu, hafiften konudan da saptım. Özetle bilimsel yaklaşıma bir garezim olmasa da, bazen çok güvenemiyorum.
0
mbond
(18.06.24)
@mbond selam,
"Bir de şu kısa ömrümde bile "bilimsel" olan şeylerde değişiklik oldu." Her gün dünyayı daha iyi/doğru anlıyoruz. Bu da bilimsel yaklaşımla elde edilen sonuçları değiştirebiliyor. Kusurları da olsa bilim özeleştiri yapıyor ve ilerliyor. Bilim dışında ne var bu özellikler taşıyan? Hiçbir şey. Bilim kadar isabetli ne var elimizde? Yani en iyi çalışan aracımız bilim.
Oruç hala kötü bir şey. Onca zaman susuz kalmak zararlı. Aralıklı oruç (intermitent fastin) başka bir şey. Onda enerji kısıtlaması var. Enerjisi olmayan her sıvı içilebiliyor.
Şimdi zararlı bulunan bir şeyin bir zamanlar yararlı bulunması (veya tersi) bilimin çalışmadığını mı gösterir, yoksa bilimsel çalışmaların yetersiz yapıldığını mı, yoksa politikacıların ahlaksızlığını/vurdumduymazlığını mı, teknolojinin yetersizliğini mi? Bunların hepsi mümkün. Bilimden ne bekleniyor, anlamış değilim. İnsan ürünü olan bir şey bu. Bilimle bir anda evrenin sırrının çözülmesi mi? Kusurları olabilir, zamanla gelişir vs. Bu arada buna "ya hep ya hiç safsatası" deniyor literatürde.
0
🌸pantepember
(18.06.24)
mbond
sizin verdiğiniz örnekler ile pantepemberin verdiği örnekler aynı kulvarda değil bence. astroloji vs tamamen zırva.
sıcakta o kadar susuz kalmak zaten zararlı
dinle enerji reiki astrolojinin ilgisi yok hocam zaten
0
jülsezar
(18.06.24)
İnsanların inanç ihtiyacından ileri geldiğini düşünüyorum. Bence de geleneksel dinlere olan ilgi azaldı, azaltmaya devam ediyor. Bilim bir insana nasıl yaşaması gerektiğini söylemez ya da insan hayatında çok önemli yeri olan iyilik, kötülük, aile, aşk, evlilik, hak gibi kavramları açıklamaz. Bunları anlamdirmak için din vardı bin yıllardır, şimdi o da çekiliyor sahneden. İnsanlar canhıraş new age akımlara,.uzak doğu dinlerine, spiritüalizme yöneliyorlar. Ama ben bunun böyle kalacağını da düşünmüyorum, bir geçiş dönemi bu. Bugünün insanını çok da avutmaz gibi geliyor bütün bu öğretiler. Buradan felsefe, sosyoloji, tarih, psikoloji okumaya geçeceğiz diye düşünüyorum.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
@jülsezar evet, "dönüşüm" kelimesi uygun olmamış gibi. Şunu kastettim: Böyle adetlerimiz yoktu. Onun yerine islami versiyonları vardı, senin de dediğin gibi kurşun vb. Ne oldu da bu (sanırım) uzakdoğu hurafeleri bu topluma nüfuz etti?
Daha geniş sorarsam: Neden bazıları akılcılığı seçerken diğerleri (ezici çoğunluk) akıldışılığı seçiyor/buyur ediyor?
0
🌸pantepember
(18.06.24)
hocam etkileşim arttı, herkesin her şeyden haberi var. sosyal medyanın ilgisi var. biraz da hobi gibi. dinle ilgisi olmadığı için seküler tayfanın da hoşuna gidiyor bu tarz şeyler. ben reiki 1. seviye şeysine katıldım. lan harbi çalışıyor mu diye, çalışmadı.
aslında bu tayfa bunları hobi olarak yapıyoruz, biz de bunla eğleniyoz dese sorun yok benim gözümde ama, astrolojinin reikinin gerçekten doğru olduğuna falan inanıyorlar.
bir çok farklı alanda bir çok farklı şey nüfuz ediyor aslında topluma.
0
jülsezar
(18.06.24)
Kuantumun bilimden uzak olduğunu iddia etmek se bie tuhaf oldu şimdi. Bilim sadece bilinebilen şeyleri çalışmaz, bilinemeyeni de deşer sürekli ve sürekli yeni bilgiye ulaşır, doğru veya yanlış olduğunu ispat ettikçe yol alır. Yeni bilgilere "bilinmez"den hareketle ulaşmanın nesi acaip? Bir soru soruyor veya bir hayal kuruyor ve peşine düşüyor. Bunun kendisi üzerine çalışma süreci işte, insanların bu "üzerinde çalışma süreci"ni yaşamadıklarını ne biliyoruz?
Bir de astroloji bir istatistik arşividir, aynı zamanda istatistikî verileri yorumlama anlayışıdır. Bilimle karşılaştırmanın anlamı yok yani.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
selam @pantepember, Bilim ile alakalı söylediklerinizde esasında mutabıkız. Ben de onu da vurgulamaya çalıştım, bilim bu, bugün bir pratik insan sağlığı için kötüyken, yarın iyi olabilir. Bunu da deneye ve gözleme dayandırır, kulağa hoş geliyor sıkıntı yok. Ancak bilimin içinde olmayan biri olarak, söz gelimi covid aşıları mevzusunda, bir doktor negatif bir yorum yapıyor, direk aforoz ediliyor bilim dünyasından. Bilimle ilgili bir kişi böyle aforoz edilince ben de ister istemez herhalde bilimde de belli trendler var ve karşıt sesler susturuluyor diye düşünüyorum. Şahsen gözlem yapıp bilme şansım yok.
Beslenme konusunda da aynı şeyler geçerli. Bir bilimadamı çıkıp diyor ki 1 gram yağa ihtiyacınız yok, diğeri de keto yapın falan diyor. Her konuda çok da mutabık olunamıyor gibi geliyor.
Oruç konusunu, bilemiyorum azizim :) dini amaç olmaksızın susuz yapanlar da var, kendilerine göre sağlık için. Mesela bu örnekte bilim bunun iyi olmadığını söylüyorsa gerçekten, ben bunu dikkate alamayacağım.
jülsezar'ın dediği gibi örnekler de tam benzemiyor aslında biraz konunun dışına çıktık.
Ekşisözlük'ten bu tarz tartışmalı konularda ne zaman birşeyler okusam içimden geçen şey, insanların bilime fanatikçe bir bağ ile yaklaştığı yönünde. Sanki baştaki tanım ile uyuşmuyor gibi.
0
mbond
(19.06.24)
Cevabı pr'ın bu yönde yapılıyor olması.
0
doharkoman
(19.06.24)
Kuantum ve enerjinin bilimsel olmadigini iddia etmek enteresan, soylediginiz konular gayet uzerinde calisilan ve farkli cok sey kesfedilen alanlar. Bilmedigimiz cok sey var, bana aksine minnak beynimizle, bilim bile bir cok seye her sene bambaska bakarken o bilimsel bu bilimsel degil demek garip geliyor. Sadece son 4 yilda covid ile ilgili yasananlar bile kafanizda soru isareti olusturmuyorsa ben buna garip bakarim. Fanatikce bilime anladiginiz anlamda baglilik bana garip geliyor. Mbond'a katiliyorum bu anlamda. Son olarak bana insanlarin neye inanip, neyde huzur bulduklarini sorgulamak ve ayiplamak yargilamak da enteresan geliyor, siyasal islamcilar gibi yasam tarzini size empoze etmiyorsa nasil bir etkisi var size?
0
kassiopeia
(19.06.24)
bilimsel açıklamaların anlaşılması zor ve insanlara tatlı gelmiyor, ilgi çekmiyor. o yüzden inanmak istedikleri şeylere inanıyorlar.
0
ferenc
(19.06.24)
bir avuc insan misiniz? eskiden din mi vardi? kusura bakmayin ama bu cumleleri kurmak bence bir kopukluk gostergesi. oncelikle bir avuc insan degilsiniz, hatta bilim insani degilseniz buyuk oranda bilimi populer kulturden genis kitlelerle birlikte takip ediyorsunuz. fizikci, sinirbilimci olmayip bunlari makalelerden takip eden birini hic gormedim. belki istisnasinizdir. din dediginiz sey hala var. bu saydiklarinizla ilgilenenler, eskiden dindar olanlar degil genelde ateistler, deistler, agnostikler.
0
Sour
(19.06.24)
@muhayyer divan @kassiopeia,
"Kuantum bilim değildir" demek istemedim. Nasıl bunu anladınız? =) "Enerji yoktur" der mi bir insan? =) "Kuantum beslenme", "kuantum şifa" vb her neyse, bunlar bilimdışıdır demek istedim.
0
🌸pantepember
(19.06.24)
@mbond selam,
"Beslenme konusunda da aynı şeyler geçerli. Bir bilimadamı çıkıp diyor ki 1 gram yağa ihtiyacınız yok, diğeri de keto yapın falan diyor. Her konuda çok da mutabık olunamıyor gibi geliyor."
Eğer bilimin ilkelerine ters bir şey yapıyorsa "aforoz" edilmesi normal.
"Ancak bilimin içinde olmayan biri olarak, söz gelimi covid aşıları mevzusunda, bir doktor negatif bir yorum yapıyor, direk aforoz ediliyor bilim dünyasından."
Bence burada sorun şu: Aslında bilimsel temelle bu iddialar incelense birçoğu (belki tamamı) çürütülecek. Elde yeterli veri ve düzgün bir metodoloji olmadan ortaya atılan iddialar olduklarını düşünüyorum. Yani burada sorun bilimin değil, bilimsel metodolojiyi uygulayan (veya doğru uygulayamayan) bilim insanlarının.
"Ekşisözlük'ten bu tarz tartışmalı konularda ne zaman birşeyler okusam içimden geçen şey, insanların bilime fanatikçe bir bağ ile yaklaştığı yönünde."
Ah keşke bilime (yani akılcılığa) fanatikçe bağlı olsak. =)
Soru: Bilim kadar isabetli başka ne var insanlığın elinde?
0
🌸pantepember
(19.06.24)
Türkiyede evrim konusu nedeni ile bilim hep sorgulanan ve bir grup insan tarafından “inanılan” bir şey oldu. Aslında bilim inanılacak ya da inanılmayacak bir şey değil. Ama işte türkiyede sanki bir inanç sistemiymiş gibi bakılıyor. Böyle olunca bazı insanlar daha eğlenceli konulara kayıyor. Hayatlarına alacakları her oldunun şuana kadar edindikleri bilimsel tabana uyması gibi bir dertleri yok. Bilim de o oldulardan biri onların gözünde. Maalesef bunun nedenini de evrime bağlıyorum ben. Sürekli bir tartışma, yalanlama. Halk ne yapsın.
Sonradan yanlışlanan konular konusunda da; Bir konuda yapılan araştırmaların ilkleri kapitalist düzeni destekleyecek yönde ticari şirketler tarafından finanse edilebiliyor. Mesela sigaranın boğazı yumuşatması için içilebilir denilen kısa bir dönem oldu. Ama ilk araştırmalar böyle hatalı sonuçlar çıkartabilirken sonra bağımsız araştırmalar yapılıyor konu hakkında ve doğruya ulaşılıyor. Bizim şu saatten sonra tekrar sigara aslında yararlıymış dememiz mümkün değil bilim camiasında.
Bir konu hakkında 20 tane yarar ve zarar keşfedilecekse ilk yapılan araştırmalar bir kaç yararını keşfeder nitelikte olabiliyor. Sonra zamanla çok daha doğru, nitelikli, tarafsız araştırmalar yapılıyor. Ve daha etraflı bir sonuca ulaşılıyor.
Bu durumu “bilim de fikir değiştiriyor” olarak değerlendirmek biraz kendini kandırmak biraz da medyatik aldatmalara kanmak gibi.
Zaten bilimsel verileri medyadan takip etmek bir dünya bilimsel olmayan ama “bilimsel” gibi verilen bilgiyi de bilgi dağarcığına katman demek. Sonra noluyor, bilim de aslında arada saçmalayan, inanılabilen ya da inanılmayan bir olgu haline geliyor
Şu evrim konusu islami camiada kendine oturacak bir düzlem bulsa aslında bence bu sahte bilim olarak nitelendirdiğimiz konular azalır. Çünkü bilim böyle inanılmayacak bir oldu olmaktan çıkar.
0
zimbirik
(19.06.24)
@Sour
Doğru bilgiye ulaşmak için bilimsel okur yazarlığı olan, bilimle sıradan insanları (örn. ben) buluşturan güvenilir insanları, yani bilim anlatıcılarını, örneğin Evrim Ağacı'nı, takip ediyorum. Bunu yeterli olduğunu düşünüyorum. Gazetelerdeki "falanca şeyin şu faydaları varmış!" başlıklı haberlerden değil.
Hatta güvenilir bulduğum bir kaynağın verdiği bilgiyi internette başka güvenilir bulduğum kaynaklardan doğruluyorum zaman zaman.
0
🌸pantepember
(19.06.24)
Konuşma "bilim güvenilir midir?"e döndü. Sorum şuydu: Ne oluyor/oldu da bu toplumun "eğitimli" kesimi bu kadar çok hurafaye (reiki, şamanizm, şifa vb) inanır oldu?
Gülmeyin ama kimle flört etsem bu tür inançları olduğu ortaya çıkıyor ve (haydi kendime yakıştıramamayı, onu saçma sözler ederken gördüğümde saygımın azaldığını fark etmeyi geçtim) bu beni tedirgin ediyor çünki bir an gelecek, bu inançlarının "saçmalık" olduğunu söyleyeceğim ve büyük kavgalar yaşayacağız ve ilişki bitecek.
Veya hangi arkadaş ortamına girsem aptalca konuşmalara şahit oluyorum (yukarıda saydığım doğa üstü inanışlar olmak zorunda değil, mantıksız herhangi bir şey iddia/yaklaşım da olabilir.)
Hatta örnek vereyim: "Abi, dedem her gün 2 paket sigara içerdi, 95 yaşına kadar yaşadı." Genellikle de sonuç/çıkarım açıkça söylenmez bu tür ifadelerde. Üstü örtülüdür. Demiş olur ki, "bak, sigara o kadar da zararlı bir şey değil." Başka bir örnek de, mikrodalga fırının zararlı olduğunun iddia edilmesi. Burada bahsettiğim şey kritik/eleştirel düşünce eksikliği.
Ve bir noktada da, burada da olduğu gibi, bilim kötüleniyor, ona güvenilmez olduğu söyleniyor. Yukarıda da dediğim gibi, bilimden her şeyi bir anda tam doğru olarak yapmasını beklemek "ya hep ya hiç" safsatasına düşmektir.
0
🌸pantepember
(19.06.24)
neden kaymasın ki diyerek cevap vermek istiyorum
sen bunlara inanmıyorsun çünkü iyi bir eğitim almışsın.
ülkemizdeki insanların çoğun çok kötü bir eğitim aldılar. o yüzden inanıyorlar.
"biz aynı eğitimlerden geçmedik mi?" demişsin. geçmedik kardeşim.
0
abelardo
(19.06.24)
Bu arada bilimin sınırları konusundaki görüşlerim şu videoyla birlikte değişmeye başladı dün gece itibarıyle :)
Ama şöyle de bir şey var; ben bu bilim adamının söylediklerini yogadaki birlik, tasavvuftaki vahdeti vücut kavramları üzerinden algılayabiliyorum. Yani buradan önce sezgi, sonra bilim oluşur gibi noktaya varıyoruz. Spiritüalizmi çok da boklamamak lazım.
0
sekizdokuzon
(19.06.24)
Sana mantıksız gelen her şey aslında mantıksız olmayabilir. Yakın zamana kadar halk olarak kuantum bilmezdik internet bilmezdik vs, birileri düşündü akletti çalıştı yaptı, yaygınlaşınca bilmenin ötesinde yaşıyoruz. Sen anlamıyorsun ya da inanmıyorsun diye bu saydığın şeyler veya diğerleri yoktur ya da safsatadır anlamına gelmeyebilir. Biraz da insanların algı çeşitliliğine, anlama kodlarına saygı duymak lazım.
6 tane almıştım 3 tane de hediye verdiler. 9 puffı el çantama koysam atarlar mı? 600lük. Valize koymak sakıncalı mı cidden?
6 tane almıştım 3 tane de hediye verdiler. 9 puffı el çantama koysam atarlar mı? 600lük. Valize koymak sakıncalı mı cidden?
0
Mirabel (18.06.24)
biz iki kişi 3,4 tane ile gürcistana gittik geldik, kimse bakmadı, birar tanesi cebimizdeydi
0
selam
(18.06.24)
valize koymak yasak elektronik sigarayı. pufflarda o kategoriye giriyordur. el çantanızdan niye atsınlar. en fazla gümrüğün dikkatini çekebilir denk gelirseniz. orada bunların sınırı ne bakmak lazım.
0
jülsezar
(18.06.24)
Asla bilemezsin. Kontrolde gozlerine takilirsa ve "ticari" olduguna karar verirlerse imha edebilirler.
0
floydian
(18.06.24)
Kaçakçılıktan gel diyebilirler.
6-7 şişe viski ile yakalanan bir arkadaşım bin pişman oldu.
0
Çuvaldızı
(18.06.24)
valla merak ettim araştırdım ama tam anlamadım. şöyle bir bilgi var elektronik sigara için.
"Ticaret Bakanlığı da Cumhurbaşkanlığı Kararı’ndan aldığı yetkiye dayanarak 2020/7 Sayılı Genelgeyi yayımlamıştır. Anılan genelgeye göre 18 yaşını doldurmuş yolcuların kendi kullanımlarına ait olan bir adet elektronik sigara ve elektronik nargile dahil her türlü mamulün; 200 adete kadar ısıtılan tütün mamulü veya toplamda 30 ml’yi aşmamak üzere kartuş ya da solüsyon veya 10 adete kadar tek kullanımlık elektronik sigara ile sınırlı olmak üzere girişine izin verileceği ifade edilmiştir. Belirtilen miktarları aşan adetteki bu eşyaların yurtdışına çıkışta teslim edilmek üzere yolcu beraberi eşya ambarına alınması gerektiği ve zamanında yolcular tarafından alınmayan eşyaların imha edileceği bilgisine yer verilmiştir. Ayrıca; kara ve deniz yoluyla ülkemize giriş yapacak transit yolculara da söz konusu hükümler uygulanacağı belirtilmiştir."
ilk başta yanında bir adet diyor. daha sonra 10 adet tek kullanımlık elektronik sigara diyor.
Kütahya'da önerebileceğiniz aile terapisti var mıdır?
Kütahya'da önerebileceğiniz aile terapisti var mıdır?
0
ozzzz (18.06.24)
(7)
kredi
blackkmamba
almanya'daki konut kredilerine bakıyordum. kuveyt türk'ün şubeleri varmış. linkteki ilk resim kuveyt türk almanya kredisi, 2. resim türkiye'den ziraat bankası.iki krediyi de karşılaştırmak için 100.000 euro olarak seçtim. almanya'daki kredi oranı 4.89, türkiye'deki 3,49 ama almanya'daki aylık ödeme
almanya'daki konut kredilerine bakıyordum. kuveyt türk'ün şubeleri varmış. linkteki ilk resim kuveyt türk almanya kredisi, 2. resim türkiye'den ziraat bankası.
iki krediyi de karşılaştırmak için 100.000 euro olarak seçtim. almanya'daki kredi oranı 4.89, türkiye'deki 3,49 ama almanya'daki aylık ödeme daha düşük. neden böyle? aynı miktardaki kredinin görünürdeki oranı daha yüksek olmasına rağmen aylık ödemesi daha düşük. almanya 1000 euro, türkiye 124 bin lira.
3. resimde amortisman denen bir şey var. bu nedir? %2 seçtiğiniz zaman aylık ödeme daha düşük oluyor. böyle olunca daha düşük oranlar ödeyip kalan parayı 10 yıl sonra topluca mı ödüyorlar?
Almanya’daki oran yıllıktır, Türkiye’deki aylıktır. Adamların yıllık faizi 5 seviyesinde, bizim 60-70’tir.
0
orient blue
(18.06.24)
4.89 euro'ya yillik faiz. digeri tl ve aylik.
0
hot potato
(18.06.24)
CUnku Almanyadaki kredide 120 ay sonunda tum borcunuzu bitiremiyorsunuz. Amortisman dediginiz sey Almanya'da tilgung olarak gecer. Yani her sene bankaya yatirdiginiz paranin bir kismi faize giderken bir kismi da 100K€ principle'i azaltmak uzere kullanilir.
Ilk sene kabaca toplam odeme = toplam faiz + toplam tilgung 100K * %4,89 =4890€ faiz 100K* %2= 2000€ tilgung Toplam yillik 6800€ odeme bu da ayda yaklasik fotodaki gibi 574€ kusur yapar.
Saglamasini yapalim 574* 120 =68900€ kusur. Gordugunuz gibi 120 ayda borcu bitiremedik.120 ay sonra yeniden yapilandirma yapmaniz lazim
0
turkuaz
(18.06.24)
@turkuaz bu amortismanı neden seçiyorlar peki? kredi süresi daha uzamış oluyor sanırım. ondan mı? avantajı nedir?
0
🌸blackkmamba
(18.06.24)
avantaji banka acisindan riski dusurmek. sen atiyorum aylik 2000 euro kazaniyorsan ayda en fazla 574 euro ev kredisi/mortgage geri odemesi yapacak sekilde borc veririm diyor. yani gelirine gore ayda 1055 euro odemen gercekci degilse bu senaryo devreye giriyor.
0
hot potato
(18.06.24)
@hot potatto tam anlamadım. iki şekilde de elime 100 bin euro geçiyor. sadece gelirim düşük diye normalde ödemem gerekenden daha az ödüyorum. bu nasıl banka için daha avantajlı oluyor?
0
🌸blackkmamba
(19.06.24)
Amortisman oranini ayarlayarak ,faiz oraninin sabit oldugu durumda aylik taksit oranini yukseltip azaltabiliyorsunuz.
a) YUksek amortisman secersen anaparayi geri odeme oranin yuksek olur bu durumda aylik taksidin de artacaktir. Bu yontemin avantaji 120 ay sonra tekrar yapilandirma yapacagin zaman yapilandirilmasi gereken miktar daha az olacaktir.
b) Dusuk amortisman secersen dusuk geri odeme orani ve dusuk aylik taksit olacaktir.Borcun ana para kismini daha az kapatabileceksin.120 ay sonra a'da anlattigimdan daha buyuk bir geri yapilandirma yapman gerekecek.
Bu senaryolarda 120 ay sonraki faiz oranlarini bilmiyoruz.Dolayisiyla ana para borcunu daha cok azaltmak mi avantajlidir (a sikki) yoksa orcum az azalsin ama mevcut taksidim de dusuk olsun, zamana yayayim,10 sene sonrasina allah kerim demek mi (b sikki) 10 sene sonraki faiz oranlarina bagli olarak degisir.Tabi sizin odeme gucunuz de onemli bir parametre.
yıllardır neredeyse hiç su içmeden yaşarım, idrarım da çok yoğun hatta koyu renkli olur ve keskin kokar, az su içiyorum ondan deyip önemsemezdim.neyse bu aralar günde en az 2 litre su içmeye başladım kendimi zorlayarak, idrarın görüntüsü normal ama yine de az biraz koku var, bir de köpürüyor, yani k
yıllardır neredeyse hiç su içmeden yaşarım, idrarım da çok yoğun hatta koyu renkli olur ve keskin kokar, az su içiyorum ondan deyip önemsemezdim.
neyse bu aralar günde en az 2 litre su içmeye başladım kendimi zorlayarak, idrarın görüntüsü normal ama yine de az biraz koku var, bir de köpürüyor, yani klozetin duvarına tutturursam az köpürüyor, klozetin orta yerine dedeler gibi şorrr diye işersem baya köpürüyor, normal midir bu?
0
halis ayarci (18.06.24)
Protein mi kaçırıyorsun yoksa? Git bi idrar tahlili yaptır. Bir de tansiyon ölçtür.
Ya da otur televizyon seyret. Neleri takıyorsun öyle. Ama su içiyor olman iyi.
0
Mirket
(18.06.24)
Doktorumun bana az su içme konusunda söyledigi sözü aktarıyorum: Az ve yetersiz su içen insan böbreklerinin ömründen yer.
Eski ipadden windows 7 li eski laptopa fotoğraf aktarmak.
medre
2013 model ipad air artık ölmek üzere ve içindeki 20.000 e yakın fotoğrafı icloud ya da başka herhangi bir şey kullanmadan windows 7 kullanan laptopa aktarmak istiyorum.Yıllardır yaptığım bir şeydi. Tak şarj kablosunu direkt aktar klasöre gibi çok basit bir işlemdi. 2 yıldır yapmamışım. Şimdi asla y
2013 model ipad air artık ölmek üzere ve içindeki 20.000 e yakın fotoğrafı icloud ya da başka herhangi bir şey kullanmadan windows 7 kullanan laptopa aktarmak istiyorum.
Yıllardır yaptığım bir şeydi. Tak şarj kablosunu direkt aktar klasöre gibi çok basit bir işlemdi. 2 yıldır yapmamışım. Şimdi asla yapamıyorum. Hatta iphone 11'i de aktaramıyorum. İnternet kafede güncel windows ile denedim orda da olmadı ikisi de.
içi boş görünüyor. Ne bir sarı klasör simgesi ne bir şey. cihazların içini göremiyorum.
Icloudsuz bir yolu yok mu? Eskisi gibi?
0
medre (18.06.24)
Tavsiyem maci olan bir arkadas bulup onun bilgisayarında yeni bir kullanıcı açmak ve oradaki photosa yedekleme yapmanizdir. Bu arada ilk taktığınızda yazılım indirebilir ve tüm fotoları ilk başta göstermesi, sonra da aktarmasi çok uzun sürebilir.
Gerçekten biraz para verip bir seferlik bir aylik falan iCloud almak daha hızli ve güvenilir bir çözüm olabilir.
Hem kampta vs. hem de olası bir uzun süreli kesinti durumunda kullanmak üzere bu ürün alınır mı? 200w olanı da var ama o kadar para veremem şu an.Fiyatı Çin mallarına göre pahalı olabilir ama en azından arkasında duracak bir firmadan alınıyor bir arıza vs. çıkarsa muhatap bulabilirim diye düşünüyoru
Hem kampta vs. hem de olası bir uzun süreli kesinti durumunda kullanmak üzere bu ürün alınır mı? 200w olanı da var ama o kadar para veremem şu an.
Fiyatı Çin mallarına göre pahalı olabilir ama en azından arkasında duracak bir firmadan alınıyor bir arıza vs. çıkarsa muhatap bulabilirim diye düşünüyorum.
Bu aralar İzmir sorusu çok soruyorum ama bir karar aşamasındayım.İzmir (bayraklı) da çalışma ihtimalim var VeyaUrla’da çalışma ihtimalim var.İkisinde de ev kiralama filan olacak. Gelir yaklaşık 50-55 bin Yaş 32Araba yok (ama olabilir)Bu şartlarda hangisinde yaşamak her açıdan daha iyi olur?Mesela İz
Bu aralar İzmir sorusu çok soruyorum ama bir karar aşamasındayım.
İzmir (bayraklı) da çalışma ihtimalim var
Veya
Urla’da çalışma ihtimalim var.
İkisinde de ev kiralama filan olacak.
Gelir yaklaşık 50-55 bin
Yaş 32
Araba yok (ama olabilir)
Bu şartlarda hangisinde yaşamak her açıdan daha iyi olur?
Mesela İzmir de izban güzergahı (Buca vs var sanırım) bir ev tutup işe gidip gelmek Ya da doğrudan bayraklıdan ev tutmak Ya da Urla da kalmak (kiralar pahalı ve ev yok neredeyse)
Sizce hangisi daha mantıklı?
Edit: bayraklı izban yakını iş yeri Edit2: aslında Urla’da kalacağına İzmir de şurda kal gibi bi öneri almak isterim yada boşver izmiri Urla en güzeli gibi
0
infernalcadre (18.06.24)
Hocam Bayraklı dediğin bi dudağı yerde, bi dudağı gökte bir yer. Gecekondu mahallesi de var, Folkartları da. Sen neresinden bahsediyorsun.
Urlayı anlatmıştık sanırım. İzban hattını ve Belediye otobüs güzergahlarını haritada çiz. Durak yakını yerlerle ilgilen.
İzban Bucanın kenarından geçer. Buca dediğin de devasa bir yer.
0
Mirket
(18.06.24)
O parayla urla'da zor yasarsiniz. Hele arabasiz. Dandik daire kirası 20 bin, biraz normali 25-30. Maaşın yarışı komple gider.
Bayrakli civarinda en azından bulabilirsiniz.
Arabasiz urla ben tavsiye etmem.
0
logisticsmanager
(18.06.24)
Bayraklı'nın Karşıyaka'ya sırtını veren yerleri de var Bornova'ya dokunan mahalleri de. Kendi başına Bayraklı merkez ise pek tavsiye niteliğinde değil. İşyerinizin tam konumu önemli. Ha illa işyerinin dibinde ev tutmak zorunda değilsiniz elbette ama en iyi ihtimal 20.000 diyorum ben.
Urla sizin İzmirden ne beklediğinizle ilgili. Şehir hayatının tüm imkanları mı yoksa sayfiyede 4-5 ay tatlış sonra izole mi?
0
medre
(18.06.24)
Urla parası ve arabası olan insan mekanı. Bu ikisi belliki sizde yok. Onun için bu şartlarda Urla olayına bulaşmayın. Bornova veya Bayraklıda 20 bine güzel bir ev kiralayıp güzel güzel işinize gider gelirsiniz
0
limonlu eksi
(18.06.24)
urla parası olanların yeri +1 80-90 bin gelirin olursa ve araban olursa yaşanacak yerdir.
gaziemir-buca(izbana yakın yerlerde) ya da bornova-bayraklı etrafında ev bakmak daha mantıklı. izmir'in trafiği istanbulla yarışıyor. sakın arabayla gidip gelirim gibi bir hayale kapılma. izbanla git gel yap işine.
Sorum kendini iyi insan olarak görenlere. Ya da bir altta saydığım davranışları yapmayanlara. Kötülükten kastım bariz suç oluşturan kötülükler değil.Kötülükten kastım;Manipülasyon, duygu sömürüsü, kandırma, yalan söyleme, aldatma, entrika vs türü şeyler.Bunları yapınca kendinize yarar sağlayabilecek
Sorum kendini iyi insan olarak görenlere. Ya da bir altta saydığım davranışları yapmayanlara. Kötülükten kastım bariz suç oluşturan kötülükler değil.
Kötülükten kastım; Manipülasyon, duygu sömürüsü, kandırma, yalan söyleme, aldatma, entrika vs türü şeyler.
Bunları yapınca kendinize yarar sağlayabilecek olmanıza rağmen neden yapmıyorsunuz? Sizi tutan ne?
Somutlaştırmak için örnek vereyim. Manipülasyon yaparak iş yerinde yükselme imkanınızın olduğunu biliyorsunuz, ancak bunu yapmıyorsunuz? Ya da ne bileyim entrikalar çevirerek birini yanınıza çelebileceğinizi biliyorsunuz ama yapmıyorsunuz gibi...
Dini inanç kısmını irdelemiyorum. Bunun haricindeki kısmı merak ediyorum. Yani lütfen "çünkü günah" demeyin :)
Tşk ederim.
0
sorularimicinfeykhesap (18.06.24)
Içim rahat etmez. Sonradan kendi kendimi yiyeceğim şeyler yapmak istemiyorum.
0
nic cage
(18.06.24)
çünkü hayatımın her alanında adil olmaktan yanayım. adil olmayan şey kendi çıkarıma da olsa kabul etmem.
0
rentts
(18.06.24)
onur..
0
unabomber
(18.06.24)
insan bence default kotu.
mukemmel kesinlikle degilim ama iyi olmaya calisiyorum. cunku bunu asilmasi gereken bir baraj olarak goruyorum.
biraz da karmaya inaniyorum, arada yaptigim cakalliklar bana uzun vadede iyi gelmiyor.
0
cooperr
(18.06.24)
İnsanoğlu sosyal bir canlı. Bir topluluk içinde yaşamak zorunda. Bunun olabilmesi için de o topluluğun yönetiliyor olması yanında kuralları da olmalı. Bu kuralların başında da topluluk üyelerinin birbirlerine, senin tabirinle kötü olmaması gerekiyor. Aksi taktirde toplulukta düzen sağlanamaz. Milyonlarca yıl uygulanan bu kurallar, genlerimize 'vicdan' olarak işlemiş. Aidiyet duyduğumuz toplum içindekilere kötülük yapamıyoruz.
Geri kalanı tamamen öğreti. Örneğin çok yakın tarihimize kadar savaşlar sonrası kazanan tarafa 3 gün talan ve tecavüz hakkı verilirmiş. Bu hiçbir insanlığa sığmaz ama her dinde de yeri var hala. O zaman normal sayılıyormuş. Şimdi farklı. Muhtemelen ben yapamazdım diyorsun ama o öğretiyle yaşamış olsan yapardın. gibi
0
Mirket
(18.06.24)
Günün sonunda vardığım nokta şudur: Bir insan isteyerek iyi veya kötü olamaz kanaatimce. Belki bir süreliğine… sonra özüne döner elbette. Maya dediğimiz şey var ya işte ona çeker seni. Kötü olamadığı için, toplumun çürümüş ahlaki norm ve kurallarına uyum sağlayamayarak, yediği kazıklar sonunda,aslında içten içe kızdığı şey insanların kötü olması değil, kendisinin engelleyemediği iyiliğidir. Bilir kendisini ve değişmeyeceğini ve bilir toplum nazarında bunun para eden bir şey olmadığını. O yüzden insanın toplum nazaranda bir kıymeti harbiyesi olması için kötü olmak değil kötü doğması gerektiğidir. Hangi taraftan doğarsa doğsun insan, bu övünülecek şey değildir. Çünkü; bilinçli yapılmayan eylemlerle sadece deliler övünür.
0
dedeminhirkasi
(18.06.24)
Bu saydığınız kötülükleri belli dozlarda, farkında olsak da olmasak da içinde bulunduğumuz koşullar eğer dikte ediyor ve hoş görüyorsa hepimiz yapıyoruz. Günümüz Türkiye'sindeki ahlak anlayışıyla cumhuriyetin kuruluş zamanlarındaki anlayış aynı değil mesela. O zaman örneğin adam kayırma büyük ve bütün toplumu etkileyen bir kötülükken bugün hoş görülebiliyor. Çünkü yapmayan zarara uğruyor ya da uğratılıyor. Bir de büyük çoğunluğun yaptığı ahlaksızlığa karşı toplumun toleransı artar. Bence ahlak kuralları, kötülük tanımı öyle çok da subjektif değildir ama çoğunluğun bunları kötülük olarak algılayıp sergilemesi ya da geri durması zamanın ruhuna ve içinde yaşanan toplumun dejenerasyonuna bağlı. Örneğin bir otobüs durağında hiç kimse sıraya girmiyorsa bir noktadan sonra, ara sıra da olsa sen de sıra ihlal etmeye başlarsın. Kesinlikle sıra ihlal etmem, diyecek insanların görüşlerini sorduğunun farkındayım ama öyle ilkeli, ahlaklı insana çok kolay rast gelemezsin. Yapmıyorum diyen de ya yaptığının farkında değildir ya da sürüye uyup yapmaktan hicap duyuyordur.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
Bu saydıklarını yaptıktan sonra hissedilen şeye göre belirleniyor bence hareketin iyiliği ya da kötülüğü (kişinin kendisi için olan kısmı). Arkasından kötü hissetmediysen, harekete belki ezbere "kötü" dersin ama deneyiminle vardığın bir sonuç olmaz. Dolayısıyla sende yansımasını bulamadığın ahlaki bir sistemin içinde hissedersin kendini ve sana kötü diyip dursalar bile buna "kötü" demeyi sürdürürsen bölünürsün.
Terapi burada devreye giriyor. Hissettiğimiz şeyleri hangi şablonlara göre kategorize ederiz, hangi şablonu benimser ve yaşatmaya gayret ederiz.
Adam öldürmediğiniz sürece, zarar verirken zarar verdiğinizi bilerek zevk almadığınız sürece gerisi fasa fiso, gerisi insanlık halleri. Ne kendinizi, ne iyiliği ne de düsturları falan çok da büyütmeyin bence. Yaşıyoruz ve öleceğiz.
0
foreignsilhouette
(18.06.24)
Hani derler ya, babadan oğula nesil bu o...çocuklari diye. Belkide ondandir. Benim peder de dadluş gillerden hani.
0
Zetnikov
(18.06.24)
Bu arada söylediklerimden "Nasılsa yaptırımı yok, herkes gönlünce yapabildiği kadar kötülük yapıyor sürekli." gibi bir anlam çıkmasın. Her birimizin bir kotası var, astigimizda kendimizi gerçek bir kötü gibi hissedeceğim8z ve büyük sorgulamalara gireceğimiz, kimse o kotayı aşmaz kolay kolay. Yani diyelim bir işyerinde bir iş gününde çalışanların huzurunu devasa ölçüde kaçıracak ya da insanları galeyana getirecek kadar kötülük yapılmaz. Bir gün kötülük yapan ertesi gün onu telafi edecek bir harekette bulunur. Bence ahlak kuralları bağlamında bir aksiyonun telafisi başka bir aksiyon değildir ama çoğumuz böyle düşünmeyi severiz. Odunleme mi deniyordu buna psikolojide. Yani genel bir huzursuzluk olsa da kimse çileden çıkmaz. İnsanlar sosyal canlılar oldukları için bu dengeleri çok iyi gözetiyorlar. Deminki otobüs sırası örneğinde birine "Sıra var, lütfen sıraya girin" dediğinde genellikle başlarını önüne eğip susuyorlar. O da biliyor yaptığını, herkes bilir. Vicdan neredeyse elle tutulur, fiziksel bir şey insanlar için ama değişen şartlara, çıkarımıza göre bir süre susturup görmezden gelebiliyoruz.
Ben yine de kötülüğün, iyilik üzerine yapılan bir makyaj olduğunu düşünüyorum. Er geç siliniyor, doğru olan, olması gereken görülüyor, yaşanıyor. O yüzden umutsuz değilim.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
peki arkadaşlar, çok teşekkürler.
ilk başlığımdaki davranışlar neticesinde, terfi alan/sizden daha çok para kazanan birisine karşı, şunu mu diyorsunuz "olsun, ben doğru olanı yaptım, mutluyum".
sizi kandırarak/aldatarak manevi yıkımınıza ya da maddi zararınıza sebebiyet veren durumlardan sonra, "olsun ben yine de iyi insan oldum, içim rahat" mı dersiniz?
KİLİT NOKTA; sizin de aynı "kötülüğü" yapma şansınız vardı. yani yalan, aldatma, entrika yapabilirdiniz. yapmadınız. ve şimdi yapan kişi sizden çok daha mutlu/zengin vs. burası mühim tekrar edeyim. fırsat sende de var, karşı tarafta da. sen doğru adam olmayı seçtin.
neticede, takdiri/övgüyü vs karşı taraf aldı. sen ise beceriksiz/pasif/salak vs oldun. kimse karşı tarafın aslında "kötülük" yaptığını bilmiyor. herkes ise senin beceriksiz/pasif/salak olduğunu düşünüyor.
diyeceksiniz ki belki "ben biliyorum, yeterli". kendini kandırmak gibi olmuyor mu bu? kimse iyi adama " evet sen doğru olanı yaptın" demiyor. çünkü bunu iyi adamdan başka bilen yok. BUNU SENDNE BAŞKA BİLEN YOK. gece başınızı yastığa koyduğunda huzur mu yoksa kerizlik mi gibi bince bir düşüncede bulmuyor musunuz kendinizi?
0
🌸sorularimicinfeykhesap
(18.06.24)
yapabilsem yaparım. evham çok ben de. yalan söylesem kandırsam, bir şekilde açığa çıkar diye yapmıyorum.
0
jülsezar
(18.06.24)
@ sorularimicinfeykhesap
Cevap iki uc nokta da degil, ortasi.
Asiri iyi niyetli olmak da bence bir sikinti belirtisi. O zaman direk dogal seleksiyona girersin ve yokolursun. Ama surekli cakallik pesinde kosmak da normal degil.
Manipulasyon teknigini kullanmadan bence basarili olmak imkansiz. Mesela ben satis yapan birisiyim, verdigim servisi satmam icin manipulatif olmam gerekli. Bazen aradiklari servis bizde olmuyor ama buna ragmen var diyorum, isi aliyorum. Sonra gidip o is icin gerekli olan adamin pesinde kosuyorum, buluyorum, isi cozuyorum.
0
cooperr
(18.06.24)
Bu sorunun çözümü basit aslında: iyi adam olup "oyunu kurallarına göre oynamamak" seni aptal, pasif biri gibi hissettiriyorsa ya da insanların sana öyle baktığını düşünüyorsan bor sonraki senaryoda bu sefer oyunu kuralına göre oynarsın. Birine kötülük edip vicdan azabı çekmek mi (ki cekmeyebilirsin de, herkes yapıyor, ben de yaptım, dersin) yoksa doğru olanı yapıp kendini aldatılmış, hakarete uğramış gibi hissetmek mi?
Beni yıkıp geçip kariyerine tam gaz devam eden biri oldu yakın xamanda. İlk tepkim "Sağlık olsun" olmadı açıkçası. İçimden ve bazen dışımdan kızdım, sovdum. Ama şu an içim rahat, o insanın yüzünü bile unutmaya başladım. Ki o benim yüzümü daha çok hatırlar.
Seçim senin.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
Yeteneğim yok. Yeteneğim olsaydı da vicdanım rahat huzur vermez bana.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Çünkü kötü değilim. Bunu kendime yapamam. Ruhumu kirletemem. İçimden de gelmez.
0
gabe h coud
(19.06.24)
Normal kişilikteki insanlarda ahlak mekanizması vardır yukarıdaki özellikteki kişiler ise kişilik bozukluğuna sahip oldukları için onları durduran bir mekanizma yoktur. Bir narsistten bir psikopattan ahlaklı erdemli bir insan olması beklenemez normal kişilikteki insan yukarıda saydığınız davranışları sergilese bile vicdan azabı duyar pişmanlık çeker ayrıca normal insanın rutin davranışı değildir bunlar. Yukarıda saydığınız özelliklere sahip insanlar ruh hastasıdır. Din kısmına girmemeniz düşündürücü fakat din zaten akıl sağlığı yerinde olan insanlar içindir.
0
doharkoman
(19.06.24)
---KİLİT NOKTA; sizin de aynı "kötülüğü" yapma şansınız vardı. yani yalan, aldatma, entrika yapabilirdiniz. yapmadınız. ve şimdi yapan kişi sizden çok daha mutlu/zengin vs. burası mühim tekrar edeyim. fırsat sende de var, karşı tarafta da. sen doğru adam olmayı seçtin.---
Su kisma cevap vermek istedim. Doharkoman +1. Her insanın kendisine gore olusturdugu bi ahlak var ve "ben biliyorum, yeterli" demek kendimi kandirmak olmuyor. Kendini bilmek oluyor. Burada mevzu benim nasil hissettigim, benim vicdanima ne kadar uyup uymadigi. Bir de zaten kimsenin benim yaptigim iyi bi sey icin(kotulugu yapmadigim icin) bi alkis borcu ya da "wooww ne erdemli" deme lutfunda bulunmasina gerek yok. Bu benimle alakali, ben rahatsiz oluyorsam mesele bitmistir. Arkamdan da pasif, basarisiz, beceriksiz diye sallayabilir, bana ne.
Son kisimda da yattiginizda keriz gibi hisseder misiniz demissin. Ona da cevabim, keriz gibi hissetmem ama sinirim bozulur saglam kufurler ederim. Onun yaptigi kotulugu ben yapmadigim icin degil, o yapabildigi icin guzel soverim.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
kendimi değersiz gördüğüm için başkaları için daha çok çabalıyorum. kendi menfaatim yerine başkalarını önceleyen kendimi iyi zanneden korkak bir aptal olduğum için.
0
ercu cozer
(19.06.24)
eskiden iyi insan olmaya çalışıyordum sürekli. sanırım öğretilenlerden dolayı. artık kötüye kötü oluyorum, onlardan daha kötü oluyorum hatta. böylece bulaşmıyorlar.
Ginepigimizi kaybettik. Kafesi, suluğu otları peletleri ve mamalarını ihtiyacı olan birine verebilirim. Bildiğim kadarıyla hamster ve tavşanlar da aynı ot ve mamaları yiyebiliyor. Konum İstanbul Çengelköy.
Ginepigimizi kaybettik. Kafesi, suluğu otları peletleri ve mamalarını ihtiyacı olan birine verebilirim. Bildiğim kadarıyla hamster ve tavşanlar da aynı ot ve mamaları yiyebiliyor. Konum İstanbul Çengelköy.
0
old possum (18.06.24)
(2)
Blender i çalıştırınca aspiratör kendi kendi çalışmaya başlıyor
karaden
Efendim şöyle acayip bir sorunum var.Aspiratör ün yanında bir priz var blender i oraya takip çalıştırdığımda aniden Aspiratör çalışmaya başlıyor. Aspiratör normal şartlarda dokunmatik dokunmadığın sürece çalışmıyor. Blender çalışırken arada kablosunun takılı olduğu prizden kıvılcım da atıyor. Blende
Efendim şöyle acayip bir sorunum var.
Aspiratör ün yanında bir priz var blender i oraya takip çalıştırdığımda aniden Aspiratör çalışmaya başlıyor. Aspiratör normal şartlarda dokunmatik dokunmadığın sürece çalışmıyor.
Blender çalışırken arada kablosunun takılı olduğu prizden kıvılcım da atıyor. Blender i çalıştırıyorum tahminen 30 saniye sonra pat diye Aspiratör çalışmaya başlıyor.
Çok yüksek elektronik mühendisliği sorusu.
0
karaden (18.06.24)
aspiratörün dokunmatiği kapasitif bir algılayıcı. yani aslında hassas ve düşük seviyeli elektrik sinyallerini okuyan bir devre. oraya parmak dokununca oluşan değişimi algılıyor.
blender muhtemelen fırçalı bir elektrik motoru ve çok fazla elektriksel gürültü üretiyor. aynı prize-hatta çok yakından bağlı oldukları için bu gürültü direkt aspiratöre gidiyor. o meret de bu gürültüyü biri dokundu diye algılıyor.
çözüm blenderi başka prize takın. kıvılcım çıkaran prizin kontakları gevşemiş. onu atıp kaliteli marka (viko-mutlusan vs.) bir priz ile değiştirin.
bu bayide tanıdığı olan var mı? bir araç siparişi verdim zamanlaması konusunda küçük bir bilgi almak istiyorum.mümkün müdür bir eş dosta sorsak ?
bu bayide tanıdığı olan var mı? bir araç siparişi verdim zamanlaması konusunda küçük bir bilgi almak istiyorum.
mümkün müdür bir eş dosta sorsak ?
0
duyurukullanıcısı (18.06.24)
(6)
Bu anlamlı bir yüzük mü?
foreignsilhouette
Selam dostlar şu yüzüğün bir anlamı var mı acaba? Hani oluyor ya bazı tarikatların ya da toplulukların yüzükleri falan, öyle bişey mi bu da? Tuğramsı bişeye benzettim sanki ama.Teşekkürler.https://eksisozluk.com/img/ez1xkbcz
Selam dostlar şu yüzüğün bir anlamı var mı acaba? Hani oluyor ya bazı tarikatların ya da toplulukların yüzükleri falan, öyle bişey mi bu da? Tuğramsı bişeye benzettim sanki ama. Teşekkürler.
Ve tuğralı yüzüğü insanlar neden takar, ne düşünerek takılır, ne hissederler?
0
🌸foreignsilhouette
(18.06.24)
Görüntü çok net değil. Tuğra olabilir. Daha çok bildiğim böyle yüzükler takmak geçmişine ve inancına bağlı olanların bir ifade şekli. Ayrıca üstündeki taşların niteliğine göre sağlık açısından faydaları söz konusu
0
diyecevaplandı
(18.06.24)
Herhangi bir taşın herhangi bir sağlık sorununa faydalı olacağına inanan birine boğaz köprüsünü de satabilirsiniz. Bunun da anlamı yoktur ama osmanlıcı bi tip tuğra görüp beğenip almıştır muhtemelen
0
nundu
(18.06.24)
Doblo'sunun arkasına tuğra çıkarması yapıştıran, evinde salona tuğra tablosu asan ya da tuğra biblosu koyan insanların takmayı tercih ettiği bir yüzük.
Eskiden daha yaygındı sanki. Artık pek görmüyorum.
0
Mirket
(18.06.24)
Ecdat temalı diziler izleyenler ya da ülkücüler takıyor böyle yüzükleri.
@nundu +____ (açık çek, kaç istersen)
0
nawar
(18.06.24)
Çok kötü bir tuğra taklidi.
Tuğralar padişahların imzasıdır, oradan pay biçilebilir.
Oto Tamircilerine güveniyor musunuz? Bir araç tamircisi seçerken nelere bakıyorsunuz nasıl buluyorsunuz? Güvenmiyorsanız neden güvenmiyorsunuz? Bu konuda benimle tüm bildiklerinizi paylaşırasnız çok sevinirim. Bir proje üzerinde çalışmak istiyorum ve detaylı bir araştırmaya başlamak istiyorum. Şimdi
Oto Tamircilerine güveniyor musunuz? Bir araç tamircisi seçerken nelere bakıyorsunuz nasıl buluyorsunuz? Güvenmiyorsanız neden güvenmiyorsunuz? Bu konuda benimle tüm bildiklerinizi paylaşırasnız çok sevinirim. Bir proje üzerinde çalışmak istiyorum ve detaylı bir araştırmaya başlamak istiyorum. Şimdiden herkese teşekkür ederim.
0
Ranchoddas (18.06.24)
- Kendim taniyorsam veya guvendigim biri referans olmussa guveniyorum. Ancak gene de arabayi birakmak istemiyorum, 5-6 saatlik is ise sabah birakip aksam almayi tercih ediyorum. - Dikkat ettiklerim, aradiklarim: sorumluluk sahibi olmasi, yanlis bilgiler vermemesi, dinlemesi(bu maalesef standart sanayi esnafinda zor bulunuyor), hata varsa kabul edecek omurgaliligin olmasi ve isini temiz yapmasi. - Neden guvenmiyorum: ustalara ozel degil para isin icine girdi mi guvenmemek cok normal, cok insan parasi soz konusu olunca yalan soyleyebiliyor. Onlari bu hale getiren de biraz ortam tabii suclama yok burada, musteri profili de ustalar kadar guvenilmez olabiliyor. En buyuk guvenmeme sebebim de ekside okudugum bir entry sonrasinda ortaya cikti, araci birakirken yasal bir kayit ile birakmiyoruz, arac sahibi olarak bir olumsuzlukta sorumlulugumuz oluyor. Sanayi islerinde aracin basinda mumkunse durmak lazim. - Bu tur problemlerden kacinmak icin de genelde ayni insanlarla calismaya gayret ediyorum. Bir noktada durustluklerinden suphe edersem bir yere gitmeyi birakabiliyorum.
0
mbond
(18.06.24)
Araç tamircilerine güveni gösterebilecek unsur hususunda rastgele bir il seçerek Google mapstan ilgili iş yerlerine yapılan yorumlara bakılabilir. Bilgisizliğimizi gösteren sorularımız ve tavırlarımız karşı tarafa çakal gibi davranma imkanı veriyor maalesef.
Egzoz muayene için daha geçen gün bir arkadaş bir oto tamircide yok yere 2,500 TL ödedi. Test değerleri limitin üstündeymiş vs..demişler kendisine. Başka yerlere uğradığında aslında çok daha uygun fiyata sorunun giderilebileceği kendisine söylenmiş.
Sürekli para kazanma hırsı, hangi meslek grubunda olursa olsun karşı tarafın aldatılmasına, fahiş fiyat vermeye kadar gidebiliyor.
Hasta birinin ameliyata girmeden farklı daha uygun tedavi yöntemlerinden biriyle iyileşmesi ile aracın motorunu indirmeden basit bir tamirle aracı onarmak arasında nitelik farklı olsa da mantık olarak bir fark yoktur.
0
diyecevaplandı
(18.06.24)
Bunu yazarken üzülerek yazıyorum fakat Türkiye'deki hiçbir şeye güvenmiyorum çünkü iş ahlaki yeteri kadar gelişmiş değil her şey maddiyat odaklı dürüst, ilkeli erdemli inançlı insan yok olanıda toplum yoldan çıkarıyor zaten. Özellikle oto tamircilere hiç güvenmem tamir işi olanlara pahalıda olsa stres yaşamamaları için yetkili servislere gitmelerini tavsiye ederim.
0
doharkoman
(19.06.24)
Güvenmiyorum. Çoğu arıza tespiti yapamıyor. Sağlam parçayı söken sonra da onu satan çok duydum. İşçiliklerinin garantisi yok. Yapamazsa yapamadım demiyor ücreti iade etmiyor.
0
Topalordek
(19.06.24)
güvenmiyorum çok büyük kısmı düşünerek değil ezbere iş yapar, bir yeri yaparken başka yeri bozar.
tanıdığım, bildiğim güvendiğim bir servis var işlerimi orada yaptırırım. orası olmasa yetkili servise giderdim. yağ değişimi, periyodik bakım gibi temel işleri çoğu özel servis yapar sorun çıkacak kadar komplike şeyler değiller.
0
orpheus
(19.06.24)
50 tane tanıdığım usta varsa güvendiğim 5 tanesi falandır. Araç ve motosiklet topluyorum hobi olarak, ağır işler haricinde de sanayiye gitmem, kendim yaparım. En genç aracım 20 yaşında ondan çok haşır neşir oluyorum. Çok referanslı ustalar bulmaya çalışırım ya da güvendiklerimin yönlendirdiklerine giderim.
Önce ufak işler isterim tutumuna bakarım, is beğenmeyen tipse hiç ısrar etmem çıkarım. Para konusunda pazarlık yapmam zaten yüksek söyleyen adam ya işi yapmayacaktır ya da işi sündürecektir.
Proje işine gireceksen çok sabrın olması ve haftada en az 3 günü sanayide geçirmeye hazırlıklı olman lazım. Ustaları hoş tutup idare etmen lazım yoksa işin ortasında bırakıp gidenler çok olur, parçaların kaybolur vs vs. Her kola aynı anda saldırırsan çok dağılır takip edemezsin. İşi parçalara böl, yürüyen, elektrik, motor, kaporta,boya vs gibi. Biri bitmeden diğerine geçme, parçaları mümkünse sen muhafaza et.
0
mirty
(19.06.24)
zamanında ben de bir broadway vardı temiz bir araba üzerindeki parçalar orjinal. bir usta kaşla göz arasında orjinal parçayı, çıkma bir parça ile değiştirmiş. sonradan haberim oldu. çoğuna güvenmem.
Artık erişimim olmayan mailimdeki eski e mailleri nasıl görebilirim?
@stubborn inferno
Soru başlıkta ama biraz detay vereyim. Eski işyerimdeki mail hesabım aralık 2021de açıldı. Nisan 2023te exchange ile telefonumda da kullanmaya başladım bu hesabı. Bundan birkaç ay sonra işten ayrıldım ve doğal olarak işyerime ait olan mail hesabıma erişimim de kapandı. Telefondan girdiğimde açık kal
Soru başlıkta ama biraz detay vereyim. Eski işyerimdeki mail hesabım aralık 2021de açıldı. Nisan 2023te exchange ile telefonumda da kullanmaya başladım bu hesabı. Bundan birkaç ay sonra işten ayrıldım ve doğal olarak işyerime ait olan mail hesabıma erişimim de kapandı. Telefondan girdiğimde açık kalan son oturum görünüyor ve de son üç beş mail. Yeni bir işlem yapamamayı anlıyorum ama mesela 2022deki mailleşmelerimi görememem saçma geliyor. Gelen kutumda bankamla, katıldığım fuarlarla seminerlerle vb mailleşmelerim de var ve onlara ulaşmak istiyorum. Yok mudur bir yolu?
0
@stubborn inferno (18.06.24)
Siz işten ayrıldıktan sonra bu veriler yasal olarak eski şirketiniz tarafından silinmek zorunda. Onlar da bu sebeple şirket mail hesabınızı ve ona baglı hizmetleri sonlandırıyorlar. Aslında bu konu çalışanlar tarafından yanlış anlaşıyor. Bir şirkette çalışıyorsanız bu bahsettiginiz veriler aslına sizin degil çalıştıgınız şirketin verileri. Onlar da bu verileri geregi kalmadıgı için kaldırıyor. Hepsi bu. Ulaşmanız mümkün degil.
Temmuz sonu aralık başı gibi Milano'dan Türkiye'ye geleceğim. Şu an o tarihler için en ucuz bilet 250-300 Euro falan. Ağustos sonu olanlar 100 Euro'nun altında. Google flights'a baktığımda son günlerde aradığım tarih için fiyatlarda düşüş var ancak düşmeye devam eder mi sizce yoksa şu an almazsam ço
Temmuz sonu aralık başı gibi Milano'dan Türkiye'ye geleceğim. Şu an o tarihler için en ucuz bilet 250-300 Euro falan. Ağustos sonu olanlar 100 Euro'nun altında. Google flights'a baktığımda son günlerde aradığım tarih için fiyatlarda düşüş var ancak düşmeye devam eder mi sizce yoksa şu an almazsam çok daha yüksek fiyatlara almak zorunda mı kalırım?
0
ted (18.06.24)
(6)
araba üzerine damlamış ağaç özü nasıl çıkar?
duyulmasi gerektigi kadar
böyle küçük küçük noktalar şeklinde damlamış her tarafına. bunları en kolay nasıl çıkarabiliriz?https://hizliresim.com/htsjuut
böyle küçük küçük noktalar şeklinde damlamış her tarafına. bunları en kolay nasıl çıkarabiliriz?
ılık sabunlu su ile çıkması lazım, yumuşatıp ufak ufak çizmeden mikrofiber bezle temizlenir. inatçı olanlar varsa biraz sulandırılmış isopropil alkol kesinlikle çıkarır.
0
orient blue
(18.06.24)
Boyaya zarar verip vermediği hk. Bilgim yok ama kolonya çıkarır onu. Çam akmasını da kolonya ile temizlerim ben elime, kıyafetlere bulaşınca.
0
jackyr
(18.06.24)
sabunlu su falan denedim ama çok zor çıkıyor, her bir noktayı bezle elimle sürte sürte çıkıyor. diğer türlü çıkmıyor.
0
🌸duyulmasi gerektigi kadar
(18.06.24)
Gazyağı ya da kil ama kil en temizi.
0
komando kani var bende
(18.06.24)
kili kendimiz uygulayabilir miyiz?
0
🌸duyulmasi gerektigi kadar
(18.06.24)
Uygularsınız aktarlarda satılıyor nasıl yapılacağıda internette var.
Haftasonu flortle sahile gidecegiz, orada oynayip hem bizi yakinlastiracak hem eglenecegimiz bir oyun ariyorum, rekabetci bir sey olmasa daha iyi. Aklima direk tabu geldi ve olabilir ama 2 kisi oynanabiliyor mu bilmiyorum (birisi yasakli kelimelere bakiyor ya genelde)Boyle cizmeli etmeli bir oyun ol
Haftasonu flortle sahile gidecegiz, orada oynayip hem bizi yakinlastiracak hem eglenecegimiz bir oyun ariyorum, rekabetci bir sey olmasa daha iyi. Aklima direk tabu geldi ve olabilir ama 2 kisi oynanabiliyor mu bilmiyorum (birisi yasakli kelimelere bakiyor ya genelde)
Boyle cizmeli etmeli bir oyun olabilir draw something gibi.
Risk monopoly gibi cok parcali bir sey olmamali tabi parcalar %100 kaybolur.
Kart oyunlarinda cok iyi degilimdir ve rekabetci olabilir belki bilmiyorum. Dama/Satrancta da heralde ikimiz de iyi degilizdir diye dusunuyorum.
Belki tavla ama onu da tasimak istemedim.
Yatirim gozuyle baktigimizda dilsiz bir oyun olursa daha iyi olur. Yabanci arkadaslarla da oynayabilsek ileride iyi olur.
Scrabble belki? Ama sıkıcı olurmuş gibi geldi belki.
0
mirafiori (18.06.24)
Düz yer bulabilirseniz jenga
0
abuzer
(18.06.24)
her oyun rekabetçi satranç da rekabetçi değil mi ? tabu da ? ona çok takılmayın
scrabble da sahilde taşıması etmesi zor değil mi ? yoksa jenga da güzel olur 2 kişiyle.
onun dışında monopolynin kart oyunu var. monoply deal.
Bence tabu olur, evet biri yasakli kelimelere bakiyor da yani yetiskin insanlar da yasakli kelimeleri soylediklerinde a pardon diyip kendilerini ifsa edebilmeliler yani diye dusunuyorum. Bir de Tavla cok keyifli bence :)
0
kassiopeia
(18.06.24)
frizbi başkalarıyla oynanabilir iki kişiyken bocce olabilir
0
ala09
(18.06.24)
uno oynayabilirsiniz, hem kolay hem eglenceli, aslinda normal desteyle de oynaniyor ama kendi destesiyle daha eglenceli olur sizin icin.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(18.06.24)
Normal iskambil (52) destesi götürün. Hem taşıması kolay hem de pişti, 101 vb oynarsınız?
0
strawberry first
(19.06.24)
benim icin tavla deniz kenarinda oynanacak yegane oyun.. yazdiklarina bakilirsa zaten buyuk ihtimal iyi bir tavlaci degilsindir, o yuzden birak hatun mars yapsin seni, eglenirsiniz.
ayvalık dikili taraflarınde günde 3-5 saat ders çalışabileceğim mekan
gizemli dede
ayvalık'ın altınova'sına gideceğim birkaç günlüğüne. altınova'yı merkez alıp 20 km'lik bir çember çizmek istesem o çemberde kütüphane arıyorum. ayvalık merkez de olabilir, dikili'nin altınova'ya yakın kısımları da olabilir.
ayvalık'ın altınova'sına gideceğim birkaç günlüğüne. altınova'yı merkez alıp 20 km'lik bir çember çizmek istesem o çemberde kütüphane arıyorum. ayvalık merkez de olabilir, dikili'nin altınova'ya yakın kısımları da olabilir.
0
gizemli dede (18.06.24)
şu anda ayvalık feci kalabalık olduğu için ders çalışmalık mekan bulmak zor. ama bayram sonrası için melin olabilir ayvalıkta iç tarafta çalışmalık masa var ama izin verirler mi bilmiyorum arayıp sorabilirsin. altınovada kütüphane falan yok zaten.
Arkadaşlar kuşadası limanından bir seyahat planı mevcut. Limana kadar İzmir'den arabayla gidilecek ancak liman yakınında güvenli ve absürt ücreti olmayan bir otopark arayışındayım. Egeport limanında otomobil için günlük 12 dolar yazıyor :)Limana yaklaşık 850m mesafede belediyenin yeraltı otoparkı va
Arkadaşlar kuşadası limanından bir seyahat planı mevcut. Limana kadar İzmir'den arabayla gidilecek ancak liman yakınında güvenli ve absürt ücreti olmayan bir otopark arayışındayım. Egeport limanında otomobil için günlük 12 dolar yazıyor :)
Limana yaklaşık 850m mesafede belediyenin yeraltı otoparkı var, şuan en iyi alternatif burası görünüyor.
Bunların dışında bölgeyi bilen arkadaşların önerilerine açığım. Ayrıca yol kenarlarını riskli buluyorum çünkü tam yaz dönemi fazlasıyla hareketli olacaktır ve araç 3-4 gün yerinde sabit duracak.
Not: kuşadası belediyesinin sayfasında liman otoparkını seçince egeport limanının önünü işaretliyor. Limanın yakınında belediyeye ait otopark mevcut mudur?
0
Bavyera86 (18.06.24)
hocam limana bırakma gereksiz pahalı. belediye otoparkı olur yer varsa. eğer bir gece kuşadasında otelde kalıcaksanız otele sorun onlar bilir. biz öyle yaptık samos'a giderken, otelin gösterdiği yere bıraktık 1 hafta kaldı araba bişey olmadı.
Kardeşim oralarda geziyor şimdi. Ne alabilir oralardan? Ne hediye istenebilir?Marmaris, Dalyan, Dalaman, Fethiye ve o taraflardaki yerleri de ekleyebiliriz.
Kardeşim oralarda geziyor şimdi. Ne alabilir oralardan? Ne hediye istenebilir?
Marmaris, Dalyan, Dalaman, Fethiye ve o taraflardaki yerleri de ekleyebiliriz.
0
ermanen (18.06.24)
Bademlı kurabıye.
Pehlıvan datcadan lokum,badem ve sabun.
0
ırene adler
(18.06.24)
Pehlivandan süt reçeli müthiştir
0
esinikaybetmiscorap.
(18.06.24)
Badem, badem ezmesi.
0
zimbirik
(18.06.24)
Zeytin yağı, bal ve bal ürünleri, kekik, sarı kantaron yağı...
Doğum günüm için böyle bir hediye aldım ama gerçekten harcayacak yer bulamıyorum. Herhangi bir yatırım veya kenara atmayacağıma dair söz verdim eve market alışverişi vs de yapamam. Kendimi şımartıcam ama nasıl :)
Doğum günüm için böyle bir hediye aldım ama gerçekten harcayacak yer bulamıyorum. Herhangi bir yatırım veya kenara atmayacağıma dair söz verdim eve market alışverişi vs de yapamam. Kendimi şımartıcam ama nasıl :)
0
anarsika (18.06.24)
Güzel bir kahvaltı et, peşine de tatlı ye. Biter zaten o para.
0
numlock
(18.06.24)
Tablet alın güzel bir tane. Kendinizin varsa onu da ikinci el satın:)
0
enteg
(18.06.24)
Pasaportunuz yoksa pasaport çıkarıp vize alın, biraz da ekleyip yurtdışına çıkabilirsiniz. Kalıcı olmasını istiyorsanız saat alabililirsiniz. Playstation alabilirsiniz. Laptop da alabilirsiniz
0
esinikaybetmiscorap.
(18.06.24)
Akıllı saat Tablet +1 Kahve makinesi (filtre , türk kahv, veya kapsül) Kaliteli kulaklık
0
jülsezar
(18.06.24)
Az daha ekleyip meta quest 3 alinabilir, baya eğlenceli alet.
0
diabolus79
(18.06.24)
apple watch falan al :)
0
robert bosch
(18.06.24)
logitech z906 veya steelseries arena 9 Kindle Pc kullanıyorsanız 2.bir monitör
0
pislick0
(18.06.24)
15k çok para değil. vizesiz bir ülkeye seyahati belki karşılar. geleceğe yatırım olarak pasaportu aradan çıkartabilirsiniz. 3d yazıcı alabilirsiniz.
0
neira
(18.06.24)
tatile gitmek
0
ermanen
(18.06.24)
Seiko 5
0
komando kani var bende
(18.06.24)
madem hediye veren kişi bu parayı harcamanızı istiyor her gün elinizin altında olacak ve her an faydalanbileceğiniz elektronik cihaz satın almak hem sizin yararınıza olur hem de hediyeyi veren kişiyi mutlu eder. duruma göre tablet, kindle, smart watch seçeneklerinden bütçeye/ihtiyaca göre kombin yapardım.
0
beatbox yapan metalci
(18.06.24)
okursan kindle çizersen tablet oynarsan ps5 içersen kahve makinesi (sage) ayfonun varsa apple watch ya da airpods (belki ikisi de)
bak sonuncusu acaip kalıcı olucak ve her gün kullanıcaksın
0
foreignsilhouette
(18.06.24)
gecekten kendimi simartacak olsaydim eve o parayla temizlikci cagirirdim artik kac ay icin yetiyorsa.
o zaten geliyorsa elektrikli dis fircasi, dyson supurge gibi seyler olabilir. tablet akilli saat, airpods falan simartmaz beni, zaten var ve cekmecede duruyor hepsi.
spor salonu uyeligi olabilir personal trainer ile. masaj olabilir.
hepsini acele ve tek bir seferde harcaman zorunda degilsin.
0
hot potato
(18.06.24)
Vizesiz bir ülkeye 1 haftalık yurtdışı tatili. Uçak bileti, konaklama, yeme içme her şey dahil.
Merhaba,32. Haftadan sonra 37. Haftaya kadar çalışabilir raporu almak gerekiyor sanırım, bu raporu kendi doktorumdan değil de sağlık ocağı veya devlet hastanesine gitsem alabilir miyim? İkinci olarak da her hafta bu raporu tekrar mı almam gerekiyor yoksa 5 haftayı kapsıyor mu bu rapor?Teşekkürlerİyi
Merhaba,
32. Haftadan sonra 37. Haftaya kadar çalışabilir raporu almak gerekiyor sanırım, bu raporu kendi doktorumdan değil de sağlık ocağı veya devlet hastanesine gitsem alabilir miyim? İkinci olarak da her hafta bu raporu tekrar mı almam gerekiyor yoksa 5 haftayı kapsıyor mu bu rapor?
Teşekkürler İyi bayramlar
0
esinikaybetmiscorap. (18.06.24)
Kadın hastalıkları uzmanından almanız gerekli. 32. Haftada çalışabilir raporu, 37. Haftada da çalışamaz raporu alacaksınız.
0
curukturpkokusu
(18.06.24)
her hafta alınmıyor 32. haftada yalnızca bir kez alınıyor. bildiğim kadarıyla herhangi bir doğum kontrol uzmanından alınabiliyor. eskiden devlet hastanesinden alma şartı vardı, kaldırdılar onu sonra.
Bu olay 1 Ocak 2024’te yürürlüğe girdi. Sorum şu:1 Ocak 2024’ten önce 1 yıl kullanılmamış telefonlar mı kapanacak yoksa 1 Ocak 2025’te mi kapatmaya başlayacaklar bu telefonları?İki klasik Nokia’m var ama yanımda değil. Bunlar çoktan kapandı mı yoksa 2025’e kadar kullanırsam kurtarıyor muyum?Teşekkür
Bu olay 1 Ocak 2024’te yürürlüğe girdi. Sorum şu:
1 Ocak 2024’ten önce 1 yıl kullanılmamış telefonlar mı kapanacak yoksa 1 Ocak 2025’te mi kapatmaya başlayacaklar bu telefonları?
İki klasik Nokia’m var ama yanımda değil. Bunlar çoktan kapandı mı yoksa 2025’e kadar kullanırsam kurtarıyor muyum?
Teşekkürler.
0
avianthem (18.06.24)
Benim kapanan telefonlarım oldu öyle. Yani bir şekilde geçmişi kapsıyor.
canva'da oluşturduğum içerikler diğer kişiler tarafından görülüyor mu?
istististist
ekip olarak değil de birey olarak çalışıyorum.canva, benim oluşturduğum içerikleri, diğer kişilere "örnek vs" altında gösteriyor mu?eğer gösteriyorsa, bunu %100 gizli hale getirmenin bir yolu var mı?
ekip olarak değil de birey olarak çalışıyorum.
canva, benim oluşturduğum içerikleri, diğer kişilere "örnek vs" altında gösteriyor mu?
eğer gösteriyorsa, bunu %100 gizli hale getirmenin bir yolu var mı?
0
istististist (18.06.24)
Bildiğim kadarıyla çalışmanızı biri ile paylaşmadiginiz sürece görmüyorlar.
0
Amaranta ursula
(18.06.24)
Ekip olsanız bile ortak çalışma değilse paylaşmıyor. Siz özellikle paylaşmalısınız.
Merhaba,Biletler alındığı fiyattan satılıktır. Tanesi 2300 TL'dir.
Merhaba,
Biletler alındığı fiyattan satılıktır. Tanesi 2300 TL'dir.
0
kronik mutsuz (18.06.24)
(2)
Batum'da millî maç
kadirgali huseyin olmayan adam
Yarın akşam Gürcistan ile millî maçımız var malum. Ben de sırtımda formamla Batum'da olacağım. Futbol pub vb. bir yer var mıdır, bilen-eden var mı? Bir de oralarda olacak olan varsa birlikte de izleyebiliriz.
Yarın akşam Gürcistan ile millî maçımız var malum. Ben de sırtımda formamla Batum'da olacağım. Futbol pub vb. bir yer var mıdır, bilen-eden var mı? Bir de oralarda olacak olan varsa birlikte de izleyebiliriz.
0
kadirgali huseyin olmayan adam (18.06.24)
Turk milli takimi formasiyla degil mi? :) Batum'daki dinamikleri bilmiyorum ama sikinti olmasin.
0
mbond
(18.06.24)
Formayı giymeye götüm yemedi ama Batum stadınım yanındaki alana kurulan dev ekranda, yüzlerce Gürcünün içinde izledim. 5 litrelik biramı da alıp eğlenceli vakit geçirdim.
Mesela almanlar Almanya'daki 3.5 milyon Türklerden bir çok futbolcu çıkartırken bizden 85 milyondan neden çıkmıyor o kadar.nufusa göre. Niye yani?
Mesela almanlar Almanya'daki 3.5 milyon Türklerden bir çok futbolcu çıkartırken bizden 85 milyondan neden çıkmıyor o kadar.nufusa göre. Niye yani?
0
dedeminhirkasi (17.06.24)
Çok açık ki bu bir genetik meselesi değil. Neden sanatçı bilimci start up girişimi çıkmıyorsa bu da o yüzden. Bunu destekleyecek bir altyapının olmaması...
0
anon1m
(17.06.24)
Her ilkokul, ortaokul ve lisenin yanına bir gençlik kompleksi kurarsın. Her çocuğa, futboldan eskrime, kara kalemden piyanoya bir ilgi alanı seçmeye mecbur bırakırsın, ders sonrası ve yaz okulu şeklinde devam ettirirsin sistemi. O zaman her şey çıkar. Eskiden apartmanlar arasında yapılmamış binaların boş arsaları vardı. Orada oynardık. Şimdi üst katımdaki veled salonda oynuyor, başka yer yok. Ne yapsın çocuk.
0
Mirket
(17.06.24)
Bizde 25 yaşına gelmiş eşşek kadar adama bile "genç futbolcu" deniyor. 16-17 yaşındaki futbolculara çocuk muamelesi var bizde. Vitaminsiz deniyor, şöyle gelişmesi lazım böyle gelişmesi lazım deniyor. Koskoca barcelona 16 yaşında çocukları ilk 11 oynatabiliyor mesela. İspanya milli takımı 16 yaşında çocuğu turnuva kadrosuna çağırıp oynatıyor.
Barcelona 2 sene önce bizi içeride yendiğinde henüz 19 yaşında olan, bizim kadromuzda olsa çoluk çocuk denilecek, u19da bırakılacak olan pedri 2-3 kişiyi yere yatırıp gol attı. Biz kendimizi bir bok zannediyoruz. Bir bu, bir de genç futbolcuların fiziksel gelişimi konusunda asla yeterli çalışma yapıldığını düşünmüyorum. Genel olarak zaten Avrupa futbolunun gerisindeyiz fiziksel olarak ve bu çekirdekten başlıyor. İstisnasız her Avrupaya giden futbolcumuzun sakatlanması, "antremanlar çok ağır" goygoyu da bu yüzden.
0
cay koy geliyorum
(17.06.24)
Futbol okulları inanılmaz kalitesiz ve inanılmaz bir torpil dönüyor. Aileler futbolculuğa kariyer olarak bakmıyorlar. Spor dışında kalan zamanlarda da sporculuk devam etmeli ve o iş etiği ile bilinci ülkede yok. Beslenme yeterli değil. Seç beğen al :)
Benim, çocuklarının futbolcu olması yönündeki kariyerini destekleyen tanıdıklarımdan sadece 1 tanesi beslenmesi için yemeyip yediriyor, okul dışındaki anlarda da sporcu olarak gelişimini gerekirse hocalar ile destekliyor. Diğerleri gitsin top tepsin modunda. Kaldı ki futbol okullarında ve kulüp alt yapılarında da büyük oranda günlük program açma-germe, 31254215215 tur koşma ve ikiye ayrılıp maç yapma. Hafta 1-2 arada teknik gelişime çok katkısı olmadan bir iki şey gösterme (öğretme diyemedim). Onu geçince ülkede futbol kalitesi inanılmaz düşük. Bir de Türk teknik direktörler kendilerini geliştirmekten çok uzakta.
0
nawar
(17.06.24)
Olay tamamen rant üzerine kurulu. O altyapılarda dönen muhabbetleri bilseniz mideniz bulanır. Zaten aklı olan çocuklar biraz bilinçlendikten sonra kendi istekleriyle ayrılıyorlar.
0
malheiros
(18.06.24)
altyapı kötü, futbolcu mentalitesi kötü
altyapı kötü çünkü: 1- en önemlisi çok fazla torpil dönüyor. yetenekli ve çalışkan olan değil torpilli olan kadroda yer buluyor. böyle olunca daha çocuk yaşta hevesi kırılıyor ve futboldan soğuyup bırakanlar oluyor 2-imkan yok. eskiye göre tesisleşme daha iyi ama bilinçli antrenör ve yönetici sayısı az
futbolcu mentalitesi kötü çünkü 1-futbolcu olmaktaki tek amaç yırtmak. futbolcu olayım yeter, böylece fakir akrabalarıma hava atabilirim kafası mevcut. halbuki vizyon geniş olsa kendini daha fazla geliştirip daha başarılı olabilir. 2-kırılgan psikoloji ve yetersiz fizik var. sporcu disiplinine uyan futbolcu az.
biz ortalama bir balkan ülkesi ayarındayız. 10-15 senede bir jenerasyon yakalanır ve başarı gelir. onun dışında vasat bir futbol takımıyız. tüm balkan ülkeleri bu şekildedir.
0
abelardo
(18.06.24)
harika soru. ben de ara ara merak ederim. hadi teknolojide, telefonda, bilgisayarda vs geri kalmışsın ama futbolda niye geri kalıyorsun?
top aynı, saha aynı. tüm imkanlar karşıda ne kadar varsa sende de o kadar var.
cevabı eğitimsizlik (sırf okul eğitimi değil, terbiye) ve mentalite olarak yorumluyorum.
0
tabudeviren
(18.06.24)
kültürel genetik! Tembellik toplumda yaygın olduğu için çalışkan olan birey toplumda tutunamıyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.06.24)
turkiyede cesitli alt yapi kategorilerinde futbol oynadim. ayni sekilde simdi almanyada yasadigim yerde kendi cocugum futbol oynarken aradaki farki bizzat gozlemliyorum. farklar su sekilde;
- turkiyede cok az kulubun alt yapilarinin cim sahalarda calisma imkani var. ben turkiyede oynarken toprak sahada oynuyorduk, kisin camur icinde oynuyorduk. su anda almanyada yasadigim yer koy olmasina ragmen iki tane cim standart boylarda, bir de kucuk boyda futbol sahasi var ve cocuklar antermanlari disinda da diledikleri zaman futbol oynayabiliryorlar.
- turkiyede alt yapilarin en buyuk problemlerinden biri malzeme yetersizligi. forma, tekmelik gibi seyleri gecelim, en temel malzemeler top ve ayakkabi bile bircok kulupte luks. almanyada cocuklar farkli hava sartlarina gore farkli tipte ayakkabi seciyor, her yas grubunun kullandigi toplar onlara uygun boyutta ve agirlikta kullaniliyor.
- turkiyede alt yas gruplarinin hepsinin duzenli mac yaptigi lig ve turnuva olmuyor. olsa da bu turnuvalara her takim duzenli olarak katilamiyor. cunku otobus ve kalacak yer ayarlamak gibi imkanlar her takim icin mumkun degil. almanyada ise nerdeyse her yas grubunun katildigi duzenli lig ve turnuvalar oluyor. bu turnuvalarda maclari hakem grubu yonetiyor, hatta maclar yerel kanalarda yayinlaniyor, yerel gazetelerde haber oluyor. kisaca hafta sonlari bu turnuvalar festival havasinda geciyor, guzel rekabet oluyor.
- turkiyede futbol egitimlerinde hocalarin bir cogu islerini duzgun yapmiyor. top veriyor, takimlari diziyor, mevkileri veriyor ve hadi oynayin diyor. almanyada 10 yasinda cocuklarin taktik antremanlari var. cocuklar kucuk yaslarda pozisyon alma, 1 e 1, 2 ye 1 calisiyor.
- kucuk yas gruplarinda torpil almanyada da, turkiyede de oluyor. ama turkiyede bircok yerde kulube top alsan cocugunu ilk 11 maca sokabiliyorsun.
- turkiyede ulke olarak spor kulturu yok. turkiyede spor sadece rekabet odakli. futbol okullarina cocuklar bos durmasin diye gonderiliyor. cocuklari kursa gondermek anne babalar icin biraz nefes alma, zaman yaratma yontemi. almanyada rekabet var ama bunun yaninda spor aktivite olarak da goruluyor. bizim turkiyede piknik yapmak, mangal yakmak gibi almanyada aileler hafta sonu cocuklarinin macina iceceklerini sandviclerini alip gidiyorlar.
- almanyada turk ve gocmen cocuklari icin futbol kendilerini kabul ettirme, sinif atlama araci. o nedenle bagli olduklari kulupte biraz sevgi ve saygi gorduklerinde hem kulube hem de futbola ekstra baglaniyorlar. her almanci futbolcunun konusmasinda roportajda "bilmemne kulubunde cok mutluydum, aile gibiydi benim icin" sozunu duyarsiniz. aidiet kazaniyorlar kulupleri ile. gocmen aileler de cocuklarini destekliyor, cunku kotu aliskanliklardan uzak durmasi icin en etkili yollardan biri spor. cocuklarini emanet edebilecekleri uzman hocalar var. hatta bu hoclar cocuk pedagojisi, psikolojisi konusunda ailelerden daha fazla ilgileniyor cocuklarla.
0
emrahday
(18.06.24)
ekşisözlük'te bununla ilgili bir entry vardı. yazarın kuzeni acaip yetenekli bir futbolcuymuş 3 büyüklerde oynayacak kadar ama parası olmadığı için yükselememiş. acaip rant ve para dönüyor.
Ben en çok üç buçuk yaşındaki yeğenimi seviyorum. Benim için dünyanın bütün güzelliklerinin temsili. Bana en karanlık zamanlarımda güç veren yegâne ışığım. Siz en çok kimi seviyorsunuz?
Ben en çok üç buçuk yaşındaki yeğenimi seviyorum. Benim için dünyanın bütün güzelliklerinin temsili. Bana en karanlık zamanlarımda güç veren yegâne ışığım. Siz en çok kimi seviyorsunuz?
0
sekizdokuzon (17.06.24)
Valla kendimi dersem çok mu narsistçe olur diye kafamda deli sorular.
0
Amaranta ursula
(17.06.24)
Once kendimi sonra yegenim cunku cok masum sonra kardesim annem babam: ailem:)
0
Feriyaanim
(17.06.24)
Annem.
0
muhayyer divan
(17.06.24)
5 yaşındaki oğlum.
0
cilekli pasta
(18.06.24)
oğlum. anne ve babam.
0
deartheodosia
(18.06.24)
Kız kardeşim
0
juliette
(18.06.24)
canım anam bu alanda rakipsiz
0
mark greg sputnik
(18.06.24)
Kardeşlerim ve yakın arkadaşım.
0
gabe h coud
(18.06.24)
annem
0
abelardo
(18.06.24)
Eski sevgilim dışında kimse.
0
numlock
(18.06.24)
Kocam
0
zimbirik
(18.06.24)
annem, teyzem, sevgilim
0
ala09
(18.06.24)
sevgilim , 1-2 yakın arkadaşım
0
jülsezar
(18.06.24)
bir ekleme yapmak istiyorum; teyzelerimi ve kuzenlerimi de çok çok seviyorum.
Çok dalmayla işim yok ama güneşli anlarda denize girdiğimde gözümü açamıyorum. Bana yüzerken güneş gözlüğü işlevi görecek denz gözlüğü lazım ama var mıdır bu şekil bir gözlük. Varsa alırım bi link.
Çok dalmayla işim yok ama güneşli anlarda denize girdiğimde gözümü açamıyorum. Bana yüzerken güneş gözlüğü işlevi görecek denz gözlüğü lazım ama var mıdır bu şekil bir gözlük. Varsa alırım bi link.
Selamlar herkese, Aşağıdaki paylaşıma istinaden sosyal medya üzerinden bazı kişiler mesajın faiz indirim sinyali olduğunu iddia ediyor.Siz bu konuda ne düşünürsünüz. Teşekkürler. “Şu anda işi sıkı tutuyoruz. Ama bütün mesele yine geliyor, faiz olayına dayanıyor.İnşallah faizde atacağımız adımlarla
Selamlar herkese,
Aşağıdaki paylaşıma istinaden sosyal medya üzerinden bazı kişiler mesajın faiz indirim sinyali olduğunu iddia ediyor.Siz bu konuda ne düşünürsünüz. Teşekkürler.
“Şu anda işi sıkı tutuyoruz. Ama bütün mesele yine geliyor, faiz olayına dayanıyor.
İnşallah faizde atacağımız adımlarla enflasyonu son çeyrekte çok daha olumlu bir konuma taşımış olacağız.”
— Recep Tayyip Erdoğan | Türkiye Cumhurbaşkanı
0
Rao (17.06.24)
Bence bu mümkün değil. Bu faiz devam edecek ve reel sektörün canı çok yanacak. Kötü durumda olan hastaya 'Sık dişini, iyi olacaksın.' demek gibi bir şeydi o.
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(17.06.24)
Şimşek e verdiği kredinin yıl sonuna kadar olduğu şeklinde yorumlayanlar da oldu. Zaten sonuç alıyor gibi değil rasyonel politikası!
0
anon1m
(17.06.24)
Faiz indiriminin sene sonunda artık gündemde olacağı zaten bir süredir piyasada konuşulan bir konu. Kimisi yıl bitmeden 4. çeyrekte ilk indirimi göreceğiz diyor, kimisi yeni yıl ile birlikte indirimler başlayacak diyor. Zamanlama konunsunda kesin bir fikir birliği olmasa da sene sonunda faiz indirimi görme ihtimalimiz var evet.
0
cay koy geliyorum
(17.06.24)
Bir de şöyle bir olay var. Türkiye vadesi gelen borçlarını ödemek, enerji ve ilaç alabilmek için borç bulmak zorunda olan bir ülke.
Şu an Dövizi sabit tutarak ve TL'ye %40 faiz vererek aslında dövize %40 faiz vermiş oluyor ve ancak bu şekilde borç bulabiliyor.
Bundan ötesi nedir ki?
0
Mirket
(18.06.24)
Faiz indirimi eninde sonunda başlayacak zaten, büyük ihtimalle yılın ortasından sonra yavaş yavaş başlaması kararlaştırılmıştır. erdoğanın tarzı bu zaten; sessiz sakin, stressiz bi iş yapmıyor.
0
akhenaten
(18.06.24)
Faiz indirimi isteyen kesim belli muteahit galerici ve ihracaatcılar. Amaçlari daha fazla kar elde ebebilmek kalan % 90 lik kesim umrumda değil.
Faiz indirimi olsa fiyatlar yeniden zipliyacak ve turk milletine zerre faydası olmuyacak.
Faiz bu şekilde devam etmeli, hayali sirketler balon sirketler, üc beş sene önce para var diye muteahit olan galerici olanlar da piyasadan çekilsin.
Bende isterim faiz düşşün ama sıradan vatandaş faiz yükünü sırtlıyor sırf kan emici bir kesim kar yapacak diye
0
Fritz-X
(18.06.24)
enflasyon düşerse ağustosta ilk indirim gelir çünkü 1 yıl sonunda dolarda ciddi artış olmaz ise tl ile dolara geçiş gerçekleşecek bu durum lehimize olmaz
enflasyon oranı kadar faiz hedefleniyor 1 yıl sonrasını düşünmek gerekiyor faiz indirimlerini eleştirmek için
0
bir soru sorcam
(18.06.24)
Aldığımız tedbirler enflasyonu düşürmekte etkili olmuyor, faiz artırımına gidebiliriz.
O sözlerden bunu anlıyorum. Çünkü faiz düşürmek enflasyonu düşürmez.Faiz yükseltmek enflasyonu baskılar.
Bence faiz düşürmekten bahsetmek istedi yanlış cümle kullanıldı.
Yarın assos üzerinden istanbula doneceğiz. Çanakkale merkeze de soyle 1 saat ugrayalım dedik, var mı gorulmesi gereken guzel biryerler gunduz sıcagında:)
Yarın assos üzerinden istanbula doneceğiz. Çanakkale merkeze de soyle 1 saat ugrayalım dedik, var mı gorulmesi gereken guzel biryerler gunduz sıcagında:)
0
solenkol (17.06.24)
Gorulecek bi yer yok merkezde. 3 sene sonra bugun butun merkezi gezdikten sonra soyluyorum bunu :) aslinda guzel her yeri ama fikir edinmek isterseniz bi yarim saat turlamaya deger. Onun disinda aciksa kadir ustadan peynir helvasi alin turkiyenin baska bir yerinde bulamayacaginiz bir lezzet cunku
0
floydian
(18.06.24)
Merkezde ki Truva atı ve aynalı çarşı dışında aklıma bir şey gelmedi. Onlarda ne kadar öncelikli bilemedim
En fazla 15 bin liraya kadar android telefon almak istiyorum, araştırıyorum. Samsung'un falan modelini beğeniyorum, alttaki yorumlarda "pili çok ısınıyor, dokunmatiği kendi kendine basıyor, snapdragon değil o ben olsam falancayı alırdım, pili çabuk bitiyor, kamerası iyi ama işletim sistemi yavaş" ca
En fazla 15 bin liraya kadar android telefon almak istiyorum, araştırıyorum. Samsung'un falan modelini beğeniyorum, alttaki yorumlarda "pili çok ısınıyor, dokunmatiği kendi kendine basıyor, snapdragon değil o ben olsam falancayı alırdım, pili çabuk bitiyor, kamerası iyi ama işletim sistemi yavaş" cart curt 50 tane farklı şeyle kötüleniyor tüm telefonlar.
Arkadaş ne alalım biz? Samsung A35 alayım dedim, onu alma A55 al diyen var, bu sefer o yorumu görüp onu alana kadar A bilmem kaçı al diyen var, A serisi alınmaz S serisi al, yok Oppo al, yok zippo al vay arkadaş yaa.
Telde oyun oynamam, youtube, insta ve bankacılık uygulamaları için alıyorum. 4-5 yıl sorunsuz kullanabileceğim, sorunsuz ve 10-15 bin bandında bi telefon bilen varsa ve buraya yazarsa çok mesut ve bahtiyar olurum. Sağ olun, var olun,
0
adriana lima poposu yaglayicisi (17.06.24)
Samsung un 4 yıl güncelleme garantisi verdiği a segmentinde birini al geç hocam ben de a54 var gayet memnunum. Öyle büyük kronik problem gibi bir şey yoksa hiç biri de üzmez.
0
anon1m
(17.06.24)
Valla s21 fe bulabilirsen al. Fiyatını bilmiyorum tabiki. Üzmez, uzun yıllar götürür.
0
etna
(17.06.24)
Xiaomi 10c (Xiaomi 12 ve 13ten daha iyi özellikleri var. Model noya kanmayın).
0
alfired
(18.06.24)
A serisinde paranın yettiği yere kadar çık, üzeceğini sanmıyorum. Ben kullanmıyorum ama babama aldım, 2 senedir gayet memnun, geçen bi kurcalayayım dedim beni ip13ten çok daha serin çalışıyor ve absürt bir kasmaya da denk gelmedim.
0
kel aynak kusu
(18.06.24)
Eşimde a73 bende s23 ultra var. A serisinin en üst modeli olmasına rağmen telefonu elime aldığımda kullanasım gelmiyor, haritalarda pusula konya yerine hanyayı gösteriyor, yön kilidi açık olmamasına rağmen yan çevirdiğinde zor algılıyor, böyle ufak ufak detaylar can sıkıyor.
O fiyat bandındaki bir telefon 4-5 seneyi sürünerek bitirir.
0
kimlanbu
(18.06.24)
bende samsung galaxy a05s var tam amca dayı telefonu ama
0
komando kani var bende
(18.06.24)
A35 alma a55 iyi. Poco x6 pro da bakabilirsin. Hwp nin YouTube dan o bütçe için videolarını izle, fikrin oluşur.
Göz altlarım oldum olası mordur. Özellikle bir ürün kullanmadım hiç nemlendirici haricinde. Ancak bir süredir iyice rahatsız etmeye başladı görüntüsü. Bu dert için kremdir serumdur memnun kaldığınız ürün var mı?
Göz altlarım oldum olası mordur. Özellikle bir ürün kullanmadım hiç nemlendirici haricinde. Ancak bir süredir iyice rahatsız etmeye başladı görüntüsü. Bu dert için kremdir serumdur memnun kaldığınız ürün var mı?
0
buff (17.06.24)
Genetikse hicbi sey gecirmiyor, cok urun denedim. Eger derisi inceyse cokukluk varsa-bende var- o morlugu daha cok gosteriyo. İsik dolgusu o morlugu goturuyor. Onun haricinde kapatici, tarte ve nars en memnun kaldiklarim. İlla urun oner dersen su bi tik etki etti bende 2 haftadir kullaniyorum. www.korendy.com.tr
0
Feriyaanim
(17.06.24)
Ben de cok arastirdim hic dise dokunur bir sey bulamadim. Ancak soyle bir sey okuyup ona inanmayi tercih ettim, gozleri cok ovusturmak oradaki kilcal damarlara zarar verdigi icin morlugu arttiriyormus. Dikkat etmeye basladigimdan beri daha iyi sanki ama cook subjektif. Benim de ufacik cocuklugumdan beri goz altlarim mordur
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.