[]

araştırma anketine katılım

Değerli arkadaşlar, aşağıdaki linkte Psikoloji alanında bir araştırmada lisans veya lisans-üstü eğitim alan erkek katılımcılara ihtiyaç var. Bu kriterlere uyuyorsanız ilginizi çekebilir. Teşekkürler.


forms.gle

 
[]

Netflix'teki Türk Dizilerine Fazla Mı Yükleniyoruz?

Başıma bir şey gelmeyecekse milletçe ezikliğimizi, "yabancıya rezil olmama" kısmını bu dizilere fazla yüklenerek açığa çıkardığımızı düşünüyorum.

Fantastik kurguyu hiç sevemedim. Hani millet korku filmi izler ya, ben de sinirlenme bahanesi için, sırf tutarsızlık bulmak için izliyorum bazen.

Mesela Atiye bence fena değildi, ülkeyi güzel tanıttılar, zaten böyle olaylar Türk yapısındaki aileleri değil de daha Batıcıl kısmın başına gelir. Öbür türlü Atiye'ye dayak atıp başlarına kalmasın diye evlendirip boş kalmasın diye iki çocuk yaptırmaları daha olasıydı kültüre göre zaten. Neyse.

Tutarsızlık var mıydı? Evet, hayvan gibi vardı. Diyaloglar falan zaten direkt çeviri gibiydi. Biz de uzaktan biliyoruz herhalde Nemrut'ta heykellerin dibinde kamp yapılamayacağını. E gerçeği eyip bükmeden nasıl yapacaklardı ki başka? Turizm Bakanlığındaki bürokratik işlem sırasını mı göstersinler, ne? Areologların "Numaraların Gizemi" diye kitap okumadığını bilmiyor muyuz?

Adamlar Star Wars'u mahvettiler, Transformers adı altında dünyada savaşan uzaylı arabaların olduğu film var afkdk. Jurassic Park'ın ilk filmi, hadi ikincisi neyse de üçüncüye on beş dakika falan dayanabildim tutarsızlıklardan.

Acaba fazla mı yükleniyoruz bize ait olduğu için?

Teşekkür ederim.

 
[]

Kore’ye gideyim mi vol2

#1401406 öncelikle.

Geldim seuldeyim:) ne alayım? Kozmetik krem vs... o kadar cok ki secenek fazlalıgından insan ne alacagını bilemiyor.


 
hiçbir şey alma gereksiz pahalı.


  • orpheus  (18.01.20 09:04:18) 
2 ekmek 1 kisa parliament ustu kalsin.


  • turbo sadık  (18.01.20 09:36:07) 
[]

Yatirim Sorusu

Merhaba arkadaslar,

Elinizde 150.000 liraniz olsa ve kendinizi pek garantide hissetmediginiz bir iste calisiyor olsaydiniz,paranizi nasil degerlendirirdiniz?

Simdiden cevap veren herkese ayri ayri tesekkur ederim.

 
Borsa


  • ikikerekac  (18.01.20 08:18:43) 
yabancılar çıkıyor,borsa bazı fonlar tarafından şişiriliyor ve yakında patlayacak.Herkes tasarrufunu dövize çeviriyor.Gerçek enflasyon rakkamını geçebileceğin bir seçenek maalesef yok.Dolar ve altına uygun bir dağılım yapabilirsin.


  • izmirlimuh  (18.01.20 08:48:31) 
[]

''foil'' ne demek

foil of xxx.
böyle bir kalıp mı var, link bir kitaba çıkıyor.



 
bir sürü farklı anlamı var foilin fakat burda tezatlık anlamında kullanılmış sanırım. edebiyatta foil diye bi terim var, birbirine tezat iki karakter varsa örneğin buna foil deniyor. burda da komünizm ve faşizmin tezatlığından bahsetmiş olabilir.


  • diyarbakir karpuzu  (18.01.20 04:11:29) 
[]

Burada tam olarak ne oluyor?

Soru başlıkta

files.fm


 
Kadın bunların çağırdığı alkollü mekana gelmemiş, bunlar da akıllarınca mobbing yapıyiler


  • Hakan1980  (18.01.20 03:29:36) 
sadece videodan anlaşılan bir şey yok görüldüğü üzere kadın sunucu maçla ilgili bir şey soruyor adamlar alıp başını devam ediyor yani diyaloglarda bu terk etmeye dair bir şey yok.

"(...)was that last win?“
-It was a huge win, do you think they’re now safe? Five points clear of relegation, game in hand and obviously in good form..."

bu yüzden bağlamına bakmak gerekti.

önce kim bunlar diye baktık skysports spikeri olduğunu mikrofondan anladık tabi hemen -kaçın kurrasıyız-
sonra google'a "sky news sports presenters female" şeklinde arattık bu görüntünün haber olabileceğini varsayarak google haberler sekmesindeki sonuçlara baktık ilk sayfada Sky Sports reporter Kelly Cates gets sweet revenge over co-hosts başlıklı şu habere eriştik: www.news.com.au

buradan anladık ki ablamızın adı Kelly Cates sonrasında bu terk edilmenin intikamını da almış (:

olay nerede geçiyor Liverpool'un Southampton'u 3-1 yendiği premier lig maçı öncesi.
olaydaki kişiler kim: Kelly Cates, Gary Neville ve Jamie Carragher
burada ne oluyor: Neville ve Carragher Southampton'ın akıl hocaı Hasenhuttl ile röportaj için tünele doğru yürümeye başlıyorlar. Anlaşılan öncesinde konuşulmuş ancak canlı yayın sırasında bir ip ucu verilmediği için kadın afedersin göt gibi kalmış. www.news.com.au

CSI Duyuru sundu.
  • Ufuk  (18.01.20 03:55:19 ~ 03:55:36) 
[]

Tebligat geldi

Aylar once birinden sikayetci olmustum, sonra olay uzlasmaya dondu. Ben gidip uzlasmak icin dilekce verdim. Karsi taraf da verdi diye dusunuyorum. Bugun tebligat geldi muhtarliktan alin diye bir sey ilistirmisler, e devlette dava dosyasi gorulmuyor. Ben konunun cozuldugune dair bir tebligatin geldigini dusunuyorum. Eger durum buysa gidip almam gerekiyor mu? Baska bir durum da olma ihtimali var mi?




 
ya hocam kusura bakma hakikaten kırmak üzmek için söylemiyorum ama zibilyon tane tebligat olabilir ya. yok yok başka bir şey olamaz desek gidip tebligata bakmayacak mısın cidden? 50 çeşit şey olabilir. alakasız bir trafik cezası bile olabilir.


  • syozkn  (18.01.20 02:35:04) 
Useniyorum ya isten izin al filan, niye internetten bakilmiyor boyle seyler


  • yazdiklarimin hepsi hayal urunudur  (18.01.20 02:48:35) 
Muhtarı ara whatsapptan foto atsın


  • Hakan1980  (18.01.20 03:30:46) 
[]

Çevrem grip ve nezleden kırılıyor?

Sizde de öyle mi?

İşe bu hafta 5-6 kişi rapor alıp gelmedi. Domuz gribi geçiren bile oldu.

Bende de boğaz ağrısı, burun akıntısı ve hapşırma ile başladı. Atom çayı, nurofen vs hiçbiri işe yaramıyor hastalandıktan sonra.

Sizde durumlar nasıl?

 
[]

pizzanın gereksiz pahalı olması

fast food ile pek aram yoktur. bugün aşka gelip sipariş vereyim dedim, 1 adet büyük boy olmuş 50 60 lira. vay anasını diye kakıldım. evde aynı malzemeye çok daha ucuzu yapılmaz mı bunun yav kafayı mı yemiş bunlar?




 
kesinlikle öyle. pizza her zaman diğer fast foodlara göre pahalı gelmiştir. bu işi butik ve lezzetli yapanlar dışında tabi. dominos, terra pizza ve diğerleri 1 koyup 5e satıyor bana kalırsa.

seyler.eksisozluk.com
  • false pretension  (18.01.20 02:21:26) 
Bir de bu dominos, litte ceasers falan çok kötü geliyor artık.

Bim'deki super fresh hazır pizzalar daha lezzetli ve ucuz.
  • Cesario  (18.01.20 02:30:15) 
Kesinlikle çok pahalı. Alın şu tarifle mük-kemmel pizza hamurları yapıp evde mis gibi pizzalar pişirebilirsiniz. Denedim çalışıyor, o zincir restoranlardakiler kadar da güzel oluyor.

www.youtube.com

Fast-food zincirlerinin de götüne koyayim afedersiniz. Çalışanın da, müşterinin de kanını emmekten başka bildikleri yok.
  • panzerkampfwagen iv  (18.01.20 03:09:30 ~ 03:10:00) 
Büyük almayın diye büyük aşırı pahalı. Mesela 2 orta boy daha ucuza geliyo gramajda daha fazlayken, niye büyük pizza hamuru açması pişirmesi kutuya koyması taşıması çok daha zor..


  • Hakan1980  (18.01.20 03:33:16) 
Daha yolum düşmedi ama alternatif olarak adanalı tostçu mahmut gibi esnafları tanımak lazım. videolari mevcut youtubeda.


  • Erva  (18.01.20 07:39:21) 
[]

Tezi erişime nasıl kapatabilirim?

Makale olarak yayınlayacağım için atıfların azalmaması açısından erişime kapatmak istiyorum. Tezi erişime kapatmanın bir yolu var mıdır?




 
Enstitüye teslim ederken belli bir süre kapanması için başvuruyordun,

Fakat 2 sene önce değişiklik oldu artık tezlerden patent vs. çıkmayacaksa uzun süreli kapatma olayı kalktı. Bir kaç ay kapıyorlar sadece. Benimkini toplam 3 mü 6 mı ay ne kapadılar diye hatırlıyorum. Onda da enstitü kararı almışlardı tam sistem değişirken biz savunduk tezleri mağdur olmayalım diye.

Özetle işiniz enstitü ile olması lazım, bizim okulda öyleydi.
  • ManikD  (18.01.20 09:10:17) 
enstitü birininki kapalı seçmişken açık göndermişti, dilekçe yazdı enstitüye, onlar yök'e yolladı falan 6 aylığına kapandı


  • passion rules the game  (18.01.20 09:36:21) 
[]

E-Kitap Okuyucu tavsiyesi

Taş çatlasın 800TL civarına alabileceğim, eski jenerasyon olmayan, güncel, kullanışlı bir e-kitap okuyucu alayım diyorum.
İnternette bakıyorum ama hangi model ne zaman çıkmış, hangisi yeni hangisi eski her şey çorba olmuş.

Bu arada Kobo Clara HD ilgimi çekiyor ama şu an 980TL fiyatı.
Kindle'lardan ise hiçbir şey anlamadım.

 
[]

hangisi?

"j'ai perdu mon corps" mü, yoksa "portrait de la jeune fille en feu" mü?




 
Potrait de la jeune fille en feu'yü izledim ve beğendim. J'ai perdu mon corps'ü izleyemedim henüz ama bayağı merak ediyorum ve güzel olduğuna çok inanıyorum. Bu yüzden izlemediğimi seçiyorum :)


  • rusalka  (18.01.20 01:41:51) 
diğerini izlemedim ama alev almış bir genç kızın portresini çok beğendim.


  • pegi  (18.01.20 01:48:50) 
[]

izmit outlet center?

nasıl? harbiden uygun ürünler var mı? adidas ya da puma ayakkabı için gideceğim.




 
adidas en son tadilattaydı açıldı mı bilmiyorum. ilk bahar ve son baharda panayır oluyor o zaman ciddi ucuzluk olur


  • argent dawn  (18.01.20 03:08:42) 
Adidas açıldı.
Birkaç mağazası var ucuz.bazi mağazalar piyasa fiyatları düzeyinde.
Eskilerden iyiydi,son süreçte bu da bozdu.
Argentin dediği gibi festival zamanlarında iyi indirim yakaliyosun ama ürünler dandik oluyo bazı yerlerde çok iyi secmen lazimm. Misal benim gecen sene maviden aldığım kazakta güneş yanigi varmış. Fark etmemiştim -ki bu sene gördüm ancak.
  • fempusay  (18.01.20 05:54:49) 
[]

Yanlış hesaba atmden havale yaptım iadesi mümkün müdür?

Soru başlıkta teşekkür ederim.




 
işlem yaptığınız bankayı arayın (parayı gönderdiğiniz bankayı değil, sizin kullandığınız atm'nin bankasını yani), durumu anlatın işlem başlatsınlar.

edit:
dilekçeye şu anda gerek yok, iade işlemi başlatıp bankanın karşı bankayla iletişim kurmasını sağlayacaksınız.
telefon bankacılığıyla bile yapılabilen bir işlem.
  • blatta hiberna  (18.01.20 01:19:46 ~ 02:47:00) 
Alan kisinin inisiyatifinde.


  • müptezel dostoyevski  (18.01.20 02:26:34) 
banka işlemi olarak süreç nasıl işliyor bilmiyorum ama zorlarsan alma hakkın tabi ki var.


yani yukarıdaki müptezel dostoyevski nickli arkadaşın dediği gibi alan kişilik bir durum yok. biz buna kendi aramızda sebepsiz zenginleşme diyoruz.


kısacası ne kadar süreçte alırsın , nasıl alırsın bilmem ama bankaya yanlışlıkla işlemi yaptığını belirten bir yazıyla başvurarak işe başlayabilirsin. bu adımla iş çözülmüyorsa savcılığa kadar yolu var.


başkasının yanlışlıkla gönderdiği parayı "banane göndermeseymiş" diye kullanırsanız suç işlersiniz yani kısacası kanunlara göre.
  • syozkn  (18.01.20 02:30:52 ~ 02:32:17) 
Yanlışlıkla görmedi hakim bey önceden borcu vardı, derse napıyoz?


  • Hakan1980  (18.01.20 03:49:46) 
@hakan1980 hakim haaa tamam diyor konu kapanıyor orada.


bunu diyen adam hesaba gelen alacağının nereden kaynaklandığını, nasıl bir borç alacaklı ilişkisi olduğunu da anlatabilir herhalde değil mi? ne iş yaptığını bile bilmediğiniz hatta çok yüksek ihtimalle aynı şehirde bile yaşamadığınız bir insanla oluşan borç alacaklı ilişkisini anlatmakta başarılar diliyorum o süper zeki arkadaşa.
  • syozkn  (18.01.20 04:07:33) 
Şimdi tersten düşünelim. Biriyle bir borç ilişkin var. Parayı aldın, malı gönderdin. Sonra adam bankaya gitti dedi ki ben yanlış kişiye paraya gönderdim yeaa verin paramı geri dedi ve aldı. Noldu ? Sen mağdur oldun, malın da gitti paran da. Dolayısıyla kolayca alamazsın tabi ki. Kolayca alabilmen karşıdakinin insiyatifinde. He diyelim olay çıkardı. Sebepsiz zenginleşme davası açarsın. Bu da uzun sürer biraz.


  • Esinsin  (18.01.20 08:54:40) 
Havale ise yanlış kişinin hesabına anında geçmiştir, banka bir şey yapamaz. O kişiye ulaşılıp yanlış işlem olduğu ve iade etmesi istenir.

Banane derse mahkeme yoluyla uzun bir süreç sonunda geri alınır @syozkn'nin anlattığı gibi.

Havale değil EFT ise hafta sonu olduğu için para henüz geçmemiştir banka iptal eder işlemi, ama ATM ile EFT oluyor mu bilmiyorum.
  • John Bloor  (18.01.20 08:54:52) 
[]

torium avm gidiş

iyi geceler.

üsküdar sahilden torium avm'ye toplu taşıma ile en hızlı nasıl giderim.


 
www.metrobusharitasi.com

önce google.
  • Tears of Devil  (18.01.20 01:02:00) 
Beylikdüzüne giden metrobüslere binip Haramidere Sanayi durağında ineceksin.


  • wertyu  (18.01.20 01:23:33) 
wert+1 bir sekilde kendini metronuse at, beylikduzune atarsan direk, avcialara atarsan avcilardan aktarmayla gidicen, haramidere sanayi duragi torium un önü


  • alttaraf  (18.01.20 01:27:18) 
marmaray ile gitme imkanı var mı _

marmaray'dan hangi durakta inip metrobüse aktarma yaparım acaba ?

tşk.
  • kulustur  (18.01.20 01:29:43) 
marmaraya bimersen kucukcekmece duraginda inersin ama metrobuse 10/15 dk yurumen lazim ve fakat birde marmarau cok tin tin gidiyo, sen bilirsin


  • alttaraf  (18.01.20 01:31:57) 
teşekkür ederim. altunizadeye gidip metrobüse binmek en mantıklısı.


  • kulustur  (18.01.20 01:38:39) 
[]

Acil Dalmaçyalı sorusu

Yavru sahiplenmek istiyoruz. Yeni yavrusu olan sahiplendirmek isteyen varsa burdayız.




 
[]

Sozlukteki dans eden kiz basligi

nasil bulabilirim
sanirim 2 3 gun once gormustum



 
  • blue eyes white dragon  (18.01.20 00:40:13) 
[]

Avukat arkadaşlara bir soru

İfade verdikten sonra kovuşturmaya yer olmadigina dair karar almış biri aylar sonra mahkeme hakimi tarafından adresi istenmesi amacıyla karakola çağrılması ve adres bilgisi vermesi neye işarettir?

Ki bu süre zarfında GBT tarzı şeye de girmesine rağmen herhangi bir şey olmamasıdi var. Tanık mı olur yoksa karar mı şahsa yollanır?

Ayrıca bunun sebebini o şahıs öğrenebilir mı? Mahkeme özel kalemini arasa falan?

 
Tekrar kovuşturma olabilir, olmayabilir de, zaman gösterir.

Öğrenemezsin. Öğrenmek gerektiğinde zaten sana söylenir öğrenmen gerektiği kadar kısmı.
  • veysel  (18.01.20 00:51:13) 
Savcılık ön büroya gidip hakkınızda soruşturma kovuşturma var mı öğrenin derim k.y.o. kararına itiraz edilmiş olabilir.


  • apocalipy  (18.01.20 02:40:55) 
[]

Acil kedi sorusu

Merhaba,

Arkadaşımda kalıyorum, kedisi var. 1 oda 1 salon bir yer. Dün akşam ben odasında yatmıştım, o salonda yattı. Kedi de salonda geneldw, maması kum havuzu falan burada. Arkadaşım hasta oldu biraz odasında yatmak istedi, ben salondayım bu akiam. Kedi çok sorun çıkarırsa balkona çıkarırsın dedi. Üşür mü çok falan dedik. Kedi tırmalıyor, ısırıyor falan rahatsız ediyor. Pek korkum yok ama uykuya dalamıcam galiba böyle. Napsam balkona çıkarsam çok üşür mü? Ev kedisi sonuçta? Banyoya kapatsam olmaz herhalde ki banyoya girmesini istemiyordu, tuvaletten ötürü mü bilmiyorum. Bi kafesi var, ona koyabilir miyim bilmiyorum ama o da kötü gibi sabaha kadar. Ne diyorsunuz?
Bursa'dayım şu an. 6derece görünüyor ama birkaç derece düşecek daha.

 
Kafese koyarsanız bütün gece miyavlayabilir. Ben balkona koymazdım sonuçta hem hava soğuk hem de maması kumu falan odada.


  • red morning  (18.01.20 01:26:11) 
Tabi ki üşür balkonda. Uyuyun gitsin fazla takmayın.


  • zahlebinin  (18.01.20 01:33:45) 
Balkonda hasta olur. Mamasi kumu suyu icerde zaten balkonda ne yapsin hayvan. Arkadasiniz o kediyi sokaga salsin bence


  • oscar  (18.01.20 02:39:59) 
Arkadaşınız kediyi sizin kadar düşünmüyor. :(


  • Barbaros59  (18.01.20 07:13:25) 
Kimseden de bir öneri çıkmamış ya :(
Arkadaşım da kediyi düşünmüyor değil, ben de hastayım gece uyuyamazsam diye öyle dedi. Nitekim bölük pörçük uyudum şimdiye kadar sürekli kadar ayaklarıma falan saldırıyor yorganın altında. Arada başımın yanına geliyor. Kafesine koydum miyavlıyor hakkaten. 2 3 saat uyusam iyi olacak da bi öneri de yok ki napayım

  • senolll  (18.01.20 07:27:17) 
Yorganın ayak tarafını ayaklarının altına sıkıştır. Yorganı da kafana çek. Kedi yorganın altına giremesin. Nefes darlığı gibi bir sorunun yoksa bence böyle uyuyabilirsin.


  • Barbaros59  (18.01.20 07:43:50) 
[]

şu kitaplardan hangisine başlayayim?

not: eskisi gibi dikkatim dagilmadan okuyamiyorum..
bilim kurgu-fantastik okumaya niyetliyim.
ama farkli turden tavsiyeleriniz varsa onlari da soyleyebilirsiniz.
surukleyici olmasi sartiyla..

..mulksuzler
..otostopcunun galaksi rehberi
..vakif
..dune
..zaman makinesi
..yuzuklerin efendisi(filmini kac defa izledigimi
bilmiyorum. kitap cok uzun konu da bilindik olunca
ortalarda birakmak istemiyorum. okumaya deger mi emin olamadim)

 
bunlar elbette bilimkurgu fantastiğin klasik kitapları fakat ilgini çekmiyorsa ki aralarından bazıları ağır eserler daha güncel iyi bilimkurgu yazarları kitapları var onlara da bakabilirsin


  • freebird5406_2  (18.01.20 00:23:06) 
Bence Otostopçu'yla başlayın. Beğenirseniz serinin diğer kitaplarını da okursunuz.

Sonra Hobbit üzerine Yüzüklerin Efendisi üçlemesi.
  • cosmicstring  (18.01.20 01:12:19) 
Hepsi çok güzel, hepsi okumaya değer. Benim aralarından favorim otostopçunun galaksi rehberi ama eğer 5'li baskısı varsa elinizde biraz uzun. Uzun kitap okurum diyorsanız ona başlayın, okumam diyorsanız mülksüzler.


  • plutongezegendegilmi  (18.01.20 02:02:42) 
Valla uzun tasvirlerden falan hoşlanmıyorsan ve dikkatin dağılıyorsa çabuk yüzüklerin efendisini es geç. Sağolsun üstad her şeyi açıklamış. Yok sıkıntı olmaz diyorsan direkt ondan başla.

Listede akıcılık konusunda ben de otostopçu diyorum.
  • j r r tolkien hayrani  (18.01.20 02:26:24) 
Kitapların hepsini okudum, madem sürükleyici olsun, kolay okunsun diyorsunuz sizin listenizdekileri sıralarsak şunu tavsiye ederim :

1. Hobbit; okuması çok kolay ve olay hemen başlıyor, sonuna kadar durmaksızın devam ediyor. Yüzüklerin Efendisi bence çok ağır bir kitap, sadece 1 kere okudum.

2. Otostopçunun Galaksi Rehberi gerçekten çok keyifli yazılmış. Zaten onunla başlayan İngiliz fantastik,mizah, kara mizah türündeki kitaplar beni devamında Neil Gaiman ve Terry Pratchett'a sürükledi. Şu anda en fazla şey bulduğum, beğendiğim tür ve yazarlar bunlar diyebilirim.

3. Zaman Makinesi okuması kolaydı ve güzel buldum. Tavsiye eder misin dersen herhalde aklıma gelmezdi ama bence güzel bir sistem eleştirisi de içeriyor aslında.

4. Vakıf Serisi gerçekten çok iyi yazılmış, okuması normal düzeyde bir seri ve buna dikkatinizi vermenizi tavsiye ederim. Isaac Asimov çok genç yaşında yazmaya başlamış, beni oldukça şaşırtmıştı kendisi.

5. Dune serisinin sadece ilk kitabını okudum ve elimden bırakamadım. Niyeyse diğer kitaplarını okumadım bak burda aklıma geldiği iyi oldu :) Gene Vakıf gibi bence bu da hakkı verilerek okunması gereken bir seri.

6. Mülksüzler okuması kolay ancak altmetinleri fazla. Sakin kafayla ve sindirilerek okunması gerektiğini düşünüyorum.

Tavsiye Listem :

1. Marifetler, Ursula Le Guin'in fantastik bir serisi. Bir üçlemenin ilk kitabı ama takip eden diğer iki kitabı bence okumasanız da olur. İlki kadar haz vermemişti ve bir şekilde biraz kopuk geldi bana. Farklı bir kitaptı, bana özel bir haz vermişti.

2. Yerdeniz Serisi. Gene Ursula Le Guin'den, gerçekten efsanevi bir fantastik evren. Herşey o kadar duru ki adeta su gibi ekmek gibi basit ama bir o kadar da eşsiz. Fantastik kitaplar okumaya başlayacaksanız tavsiyem kesinlikle bu olacaktır. Çok güzel bir ciltli kitabı var, tuğlu gibi (aslında 2 tuğla) olması sizi korkutmasın bence tadını alınca bu kadar fazla sayfa olduğuna içten içe sevineceksiniz bile :)

3. 2001 Bir Uzay Efsanesi, oldukça başarılı ve iyi tasarlanmış bir bilimkurgu kitabı. Ayrıca aklıma adı gelmedi ama Arthur C. Clarke'ın kısa bilimkurgu öykülerinin olduğu bir kitabını okumuştum, çok iyiydi. Dikkat dağınıklığını üzerinizden atmak için iyi bir başlangıç olacaktır.

4. Harry Potter, neden olmasın. Modern zamanın en başarılı fantazi serisi. Kaç kere bitirdim hatırlamam bile.

5. Neil Gaiman, Amerikan Tanrıları. Çok kaliteli bir kitap, iyi tasarlanmış ve ince detaylar içeriyor. Dili ve okunması çok keyifli, su gibi gider derler ya bu da öyle bir kitap.

6. Terry Pratchett Disk Dünya serisi acayip komik ve eğlenceli :D Resmen festival geçiş töreni gibi her satırda türlü türlü şeyler oluyor ama okuması konsantrasyon istiyor çünkü olan biten olayları yakalamak için beynin cidden çalışması gerekiyor. Allah'a şükür sadece bu serinin 41 tane kitabı var ki ömrüme ömür katıyor, şimdilik sadece 4 tanesini bitirebildim :)

İyi okumalar dilerim
  • burka  (18.01.20 02:49:08) 
[]

facebook eşya grubu

neydi bu grupların adı? öğrenciye falan eşya veriyorlardı.




 
atmaver, freecycle


  • hewit  (18.01.20 00:05:59) 
[]

Bir yeni tip askerlik sorusu (Orduda kalmak)

Üniversiteden (4 yıllık) mezun olduktan sonra gittik diyelim. 6 ayı tamamladım, 12 aya çıkardım onu da tamamladım. Subay olarak orduda kalırsam, minimum kaç sene hizmet verip ayrılabilirim?




 
1- sen orduda kalmak isteyince kalamıyorsun, yedek subay olsan bile.

Sınavlarına giriyorsun 50 100bin kişi arasından seçilirsen subay aday adayı olarak seçiliyorsun.

Emekli olmadan ayrılırsan tazminat ödersin. Bi ara mimimum 10 yıldı.


4 yıl mezunu olmak subay olmak için kesin kriter değil.

Sözleşmeli er uzman çavuşluk daha kesindir ona da başvurabilirsin.

Subay olmak bu kadar basit değil yani yazdıklarından hadi subay olayım bari düşüncesine kapıldım.
  • veysel  (18.01.20 00:05:40) 
kanka 12 gün sonra falan mareşal yapıyolar benim bildiğim. ama sınavı var, 9 mermi atıyon 2 si tutarsa mareşalsin.


  • Tears of Devil  (18.01.20 00:15:26) 
On yıl olayı 681 sayılı KHK ile 15 yıla çıkarılmıştı.


  • blue eyes white dragon  (18.01.20 00:36:13) 
[]

notebook format atma

elimde 6-7 sene once aldigim asus notebook var. zamaninda agir oldugu icin format atmistim. sumdi tekrar lazim olacak. en guncel windows’u nasıl yuklerim? kafeye falan gidip usb belleğe atarak olur mu? yani güvenli bir şekilde nasıl yaparım? teknik detayları tam bilmiyorum şu anda yanımda değil




 
buradan indirip
www.microsoft.com

bununla da usbye yazdırın yeter
rufus.ie
  • winston  (17.01.20 23:56:52) 
uyumluluk olayı vs problem olur mu?


  • everythingok  (18.01.20 00:45:26) 
olmaz yapıştır


  • winston  (18.01.20 00:47:37) 
6-7 sene önceki cihaza yine o zamanın win sürümünlerinden birini yükleyin. Özel bir durum yoksa win7 sp1 yeterlidir. güncellemeler sistemi zamanla ağırlaştırır.


  • Erva  (18.01.20 07:43:30) 
[]

morhipo turna kodu

www.morhipo.com

bu kodu temin edebilecek gönüllü var mı ?


 
[]

Akademisyenler öğrenci odaklı mı sizce? Tr ve yurtdışı

Tr de ki akademisyenler sanki öğrenciyi değil profesörü memnun etme peşinde. Çoğunluk bu şekilde sanki. Peki yurtdışında nasıl sizce?




 
Profesör ne ya? O da akademisyen diğ mi? Kim kimi memnun edecek anlamadım?
Yurtdışında da trde de giderek herkes isten soguyor. Cunki öğrenci her yerde ilgisiz. 3 farklı ülkede unide çalıştım.

  • fempusay  (17.01.20 23:36:05) 
Bilim odaklı olmalı


  • Fusha  (18.01.20 07:11:41) 
[]

avrupa basketbolunda neden eskiye kıyasla çok daha yüksek skor çıkıyor?

çocukken basket hastasıydım, oynardım da. hayatımın her döneminde izledim, takip ettim ama son 8-10 yıldır o kadar yakından bakmadım işin açığı belli dönemler dışında.

ben mi yanlış hatırlıyorum bilmiyorum ama benim çocukluğumda 80 atan takıma bile az rastlanırdı. genelde 75'in üstü kolay kolay görülmezdi, 65-58 gibi skorlar hiç nadir değildi...

golden state belki devrim yaptı, çoğu takım "şut atamayanın allah belasını versin" dedi ve yüksek tempoda çok fazla şut kullanan bir oyun yapısını benimsedi falan ama tek sebebi bu olamaz diye düşünüyorum.

kurallarda değişiklik oldu mu? aklıma hücum ribaundu alınca hücum süresinin 24 değil de 14 saniyeye çekilmesi geliyor sadece. bu da ne zaman oldu hatırlamıyorum açıkçası, tek bildiğim ben bebeyken ribaundu aldığında 24 saniye oluyordu.

yani oyun tarzı değişir tamam da 60 atan takıma 90 attıracak ne oldu ki? oyun süresi aynı. sizin fikriniz nedir?

ben 2.10'luk pivotları, "HUK ATIŞ"ları özledim. avrupa'da yok değil, hala var bunlar ama eskisi gibi değil işte... o günler bi' daha gelmez mi, bu tarz hiç değişmez mi? hücum süresini kullanmak günah mı, niye herkes 9 saniyede basket atmaya çalışıyo?

 
hücum süresi belli bir yıla kadar 30 saniyeydi. süreyi snuna kadar kullanırlarsa skor düşük olur normal şartlarda.
en.wikipedia.org

burada fiba nın 2000 yılında 30 sn den 24 sn ye düştüğü söylüyor
  • faik abi  (18.01.20 00:16:38) 
2000 çok eski olur hocam, benim bahsettiğim dönem 2005-06 civarı. yani 2005 v 2020 karşılaştırması daha iyi olur.


  • der meister  (18.01.20 00:31:43) 
açıkçası oturup incelemedim ama o kadar da dramatik bir fark oluşmamıştır dostum sanmıyorum.

hücum tekniği nba kadar olmasa da değişti. gsw nin etkileri avrupaya kadar vurdu yani. artık daha şutör takımlar var. aslında dediğin yıllarda ağırlıklı olarak alan savunması yapılıyor bile olsa takımlar ilk opsiyon olarak her zaman içeriden oyunu tercih etmeye çalışıyorlardı. üçlük atış bir çeşit alan bulamama opsiyonuydu. aynı nba gibi şu anda ilk opsiyon her zaman üçlük atış. olmazsa pota altına drive, son çare orta mesafe.

bundan 10 sene önce sıralama tam tersiydi.

ha dediğin gibi 90'a 60'lık bir ortalama farkı var mıdır? sanmıyorum... oturup incelemek lazım skorları. ama eminim ki skor ortalamsında bir artış vardır illa ki.
  • syozkn  (18.01.20 02:44:44) 
[]

satıllık battlenet hesabı

wow için 2 ay daha gametime ve bfa ek pakedi yüklü. silvermoon serverında 420 ilevelli balance druid de mevcut. gizli soru ve mail bilgileri eksiksizdir. istediğim fiyat 100 lira.




 
[]

Londrada yaşayan Müslümanların olduğu bir topluluk

Merhaba
Londrada yaşayan Müslümanların oluşturduğu bir topluluk var mıdır acaba?
Varsa nasıl ulaşabilirim sizce

Teşekkürler

 
google'a muslim communities in london yazarak mesela?


  • bollocks44  (17.01.20 23:48:57 ~ 23:49:18) 
[]

Decapeptyl kullanan var mi ?

Mesaj atabilir mi ?




 
[]

Eski bir Türk dizisi arıyorum.

90'ların sonu ya da en fazla 2000'lerin başından. Hatırladığım tek karakter küt ve ak saçlı ve epey kilolu bir dede karakteri vardı. Yani birinin babası ya da dedesiydi muhtemelen. "Perhizdeyim canım" diyordu bir bölümde. Çok alakasız ama aklıma takıldı. Hatırlayan çıkar mı acep?




 
Besik kertmesi mi?


  • hindistan cevizi  (17.01.20 23:12:50) 
@hindistan cevizi Değil.


  • hincaluluc  (18.01.20 00:49:37) 
[]

Hangi dile çalışsam?

Merhaba,

Duolingo’da dil öğrenme olayı çok sardı (tavsiye ederim bu arada). Geçici olarak Almanya’da bulunurken ve biraz Almancam varken Almancamı geliştirmek üzere başladım. Sonra hep Fransızca öğrenmek istediğimi hatırlayıp Fransızca dersine de başladım ama Almanca gelişimimi yavaşlatacağını düşünerek Türkiye’ye dönene kadar Fransızcayı ertelemeye karar verdim, Almanya’da olduğum sürece almancaya odaklanayım dedim. Şimdi Türkiye’ye döndüm ve ne yapacağımı bilemiyorum.

1- Uygulamadan öğreneceğim bir şey kalmayana kadar sadece Almanca çalışmaya devam mı etsem? İkinci danışmanım Alman ve tezim dışında Almanlarla birlikte yürüttüğümüz bir proje nedeniyle sık sık görüşüyoruz. Bunların hiçbiri aslında benim Almanca öğrenmemi gerektirmiyor çünkü İngilizce iletişim kuruyoruz ama onlarla arada Almanca konuşmak hoşuma gidiyor. Ayrıca Almanya’yı çok seviyorum ve ilerde post-doc vs için gitme planlarımız var eşimle. Ve öğrendikçe Almancaya da baya ısındım, severek çalışıyorum. Bu arada epey de geliştirdim, birçok gündelik konuşmayı sürdürebiliyorum, peşini bırakıp unutmayacağım.

2- Konuşabilmek istediğim bir dil olan Fransızcaya odaklanıp unutmamak için haftada bir falan Almanca mı baksam? Fransızcaya sıfırdan başlayacağım sayılır. Günlük hayatta muhtemelen hiçbir işime yaramayacak. Sadece merakım var.

3- Bahsettiğim proje ile ilgili bir toplantı için Mayıs’ta bir haftalığına İsveç’e gideceğim. Şimdi diğer dilleri bir kenara bırakıp İsveççe çalışsam diyorum o zamana kadar? Daha önce tek kelime bilmeden iki kez gittim ve hiçbir sorun yaşamadım ama hani nasılsın iyiyim ne güzel bir gün diyebilecek kadar İsveççe bilsem hoş olurdu. Sonrasında devam etmem muhtemelen, kullanma ihtimalim olmasa ilgimi çeken bir dil değil. Bu koşullarda bu dili öğrenmeye zaman ayırmak çok saçma mı olur?

Önerileriniz için teşekkürler.

 
Avrupa dillerinden İngilizce yeterli onun dışında Arapça'yı tavsiye ederim. 500 milyonluk bir pazar ve yeni yeni üstelikte Türkiye üzerinden açılan bir pazar. Geleceği olan bir dil. Üstelik ticaret dili Arap ülkelerinde eğitimli nüfusa çok fazla talep oluyor ve yüksek maaşlarla işe yerleştiriyorlar. İniglizce haricinde avrupa dillerini tavsiye etmem. Fransa mesela Afrika'da günden güne hegemonyasını yitiriyor. Benzer şekilde Rusça'yı da tavsiye etmem eski SSCB ülkelerinin çoğu latin alfabesine geçtiler ve Rusça bilmeyen yeni nesiller çoğalıyor. Çin dili... Çinliler Türkçe öğreniyor Türkiye ile ticaret yapmak için :) Tabi ben meseleye ticari olarak baktım tavsiyemde bu yönde. Yoksa merakınız varsa Latince'de öğrenebilirsiniz, İsveççe'de...


  • tukon  (17.01.20 23:20:09) 
Java


  • Kahir ekseriyet  (17.01.20 23:25:58) 
Öncelikle çok teşekkür ederim uzun cevap için :) ama o anlamda sormuyorum, kendi durumumda hangisini yapmak daha mantıklı olur diye merak ediyorum. Yani Almanca yerine Rusça, Fransızca yerine Arapça koyarak da okuyabilirsiniz sorumu. Belli bi aşamaya geldiğim ve ilerde kullanma ihtimalim olan A diline odaklanmak mı; A dilindeki mevcut seviyemi koruyarak günlük hayatımda hiçbir işime yaramayacak ama sadece ilgi duyduğum B dilini öğrenmek mi falan gibi bir soru benimki. Ayrıca kısa bir süre kullanacağım C diline çalışmak için daha ciddi düşündüğüm A ve B dillerini birkaç ay ihmal etmek saçma mı? Özetlemiş oldum okumayanlar için


  • mezzosprite  (17.01.20 23:34:35) 
ingilizce temelin varsa almancayı öğrenmen daha basit olur. fransızcayla gramer yapıları çok farklı çünkü. daha kolay kavrarsın almancayı.


  • onkiloversemtamamım  (17.01.20 23:37:43) 
Iki dile birden calisma. Unutma ki bu diller ingilizceden cok daha zor ve ingilizce gibi hayatin her yerinde degil, dolayisiyla ogrenmek cok daha fazla zaman ve odaklanma alacak.

Sorularina gelince
1- Evet almanca calis ama tek basina duolingo cok yetersiz. Yapma demiyorum da bunun bilincinde ol.
2- Gec
3- Bir haftaligina isvece gidince pratik yaparim (olmaz o is) diye azicik isvecce ogrenmek bir ay sonra ucar gider. Cok faydasiz. Zaten herkes ingilizce konusacak.
  • hot potato  (17.01.20 23:45:13) 
Almanca en mantıklısı görünüyor çünkü kullanacağın yer var ve seviyorsun. Parça parça olursan hepsini birbirine karıştırma ihtimalin var.

Dedikleri gibi İsveç'te de kimse senle İsveççe konuşmayacak.

Düzenli olarak Duolingo Almanca'ya devam et. En azından B2 başlangıcına gel.
  • kaset  (18.01.20 00:02:59) 
Hot potato, kaset, aradığım cevap buydu teşekkürler. Bu arada duolingoyu keşfedene kadar hiçbir şekilde oturup Almanca çalışmıyordum, zaman yok falan diyordum, o yüzden yetse de yetmese de her gün 20 dk çalıştırıyor ya candır :)


  • mezzosprite  (18.01.20 00:08:26 ~ 00:10:50) 
Almanca çalışın bitirince fransızca çalışın derim. İsveç'te yaşıyorum, 3. Soru başka bir dil olsa da benzwr cevabı verirdim de gerçekten 1 haftalığına giderken gerekecek bir dil değil. İngilizcenin 2. Dil olarak en iyi konuşulduğu yer. Öyle basit kalıplar söylemek için youtubedan Swedish daily sentences falan diye aratın bir iki video izleyin o yeterli. Yoksa duolingoda yanlış hatırlamıyorsam ilk derslerde rebkler sayılar falan bile var ki ihtiyacınız yok öyle şeyleri öğrenmeye.

Şunları öğrenseniz biraz şirin olur isveçlilere
Godmorgon günaydın
Hej merhaba
Hur mår du? Nasılsın
Hej då hoşça kal
Ha det bra bunun tam Türkçe karşılığı yok gibi ama ayrılırken söyleniyor
Tack teşekkürler
Varsågod rica ederim
Jag heter... Benim adım...
  • senolll  (18.01.20 00:34:12) 
[]

Nefesinizi ne kadar süre ile tutabiliyorsunuz?

Kaç saniye?

Edit: 82 sn spor.


 
Maks 1dk. En fazla o da.


  • stavro  (17.01.20 23:01:07) 
neredeyse 1 dakika.


  • candide  (17.01.20 23:06:35) 
45 sn


  • Kahir ekseriyet  (17.01.20 23:08:27) 
Şimdi kronometrede tuttum 1dakika 12 sn. Daha fazla olurdu da bişey olur falan korktum devam etmedim :)


  • coca cola  (17.01.20 23:10:18) 
53 saniye tutabildim :)


  • eazy  (17.01.20 23:19:05) 
62 sn tuttum.

30dan sonra canım sıkılmaya, 55ten sonra biraz kivranmaya başladım.
  • biseysorcaktim  (17.01.20 23:28:05) 
100 sn kadar


  • onkiloversemtamamım  (17.01.20 23:34:02) 
iki dakikadan fazla rahatlikla, egzersizler filan yapsam 3 u gormem uzun surmez diye dusunuyorum.


  • hewit  (17.01.20 23:51:49) 
9 yaşımdayken yüzme takımına alındım. Sık sık yaptığımız şeylerden biri nefes alıp verme antremanlarıydı. Çok uzun süre nefes tutabilir dalabilirim. Şu an sayaç etkin. Bakalım kaç dakika. Antreman falan da yapmıyorum. Nefes verdim bir kaç defa ciğer temizledim o kadar.

2 dakika 50 saniye 46 salisiye.
  • denizgonen  (18.01.20 00:53:10) 
[]

Şile - Ağva Yol Tercihi

Selamlar, Yarın Ağva'ya gideceğim. Mevcut güzergah üzerinde 2 farklı alternatifim var. Sizce 1. yol mu 2. yol mu daha mantıklı?

2. yol, yolu 4 km. daha uzatıyor fakat 1. yola göre daha düz ve sakin gibi sanki.

Hem sürüş güvenilirliği hem de yakıt tasarrufu bakımından kıyaslarsak şahane olur.

Teşekkürler.

*** Bu arada şimdiye kadar Ağva'ya her gittiğimde 1. yoldan gittim ve malum çok dar ve virajlı bir yol. Odaklanmaktan dolayı ekstra yoruluyorum araç sürerken. 2. yolu hiç denemedim.

 
yeni yapılan yol ikinci yol dediğin herhalde. ben inşaat halindeyken kullandım çok güzeldi. eski yolu da kullandım bir kısmında aman allahım yan çekilir çile değil. yeni yolu kullanabiliyorsanız kullanın yoksa eskisini tırıs tırıs gidersiniz.

yakıt tasarrufu yeni yolda daha fazla olur sabit hızla gidebileceğinden dolayı.
  • ozdek  (17.01.20 23:20:39) 
2


  • sutlu nescafe  (18.01.20 00:24:07) 
2. yol çok uzun. benzin çok yakar. 1. yoldan ağır ağır gidin derim.


  • iddaaci  (18.01.20 00:44:37) 
Yavaş gitme ve viraj yapma gibi (motosiklet) özel bir amacınız yoksa 2. yol kesin tercih.

Yakıt 2. yolda daha az yakar.
  • John Bloor  (18.01.20 08:58:12) 
[]

Sol Görüşün Zayıflaması Hk.

Bir ankaralı olarak gözlemlediğim durum. Önceden yükselde, özgürlük heykelinde halaylar çekilirdi, kızılaya inildiği zaman eyleme karışmasak bile biber gazı tadını alırdık. ki iki sene önce yüksel komple polis doldu, özgürlük heykelini dahi barikata aldılar. son 2 senedir (nerdeyse her gün geçiyorum kızılaydan) bazen 3 dk süren birkaç bağırış oluyor, polis direkt olarak arabaya alıyor bu eylemcileri. bunun dışında hiç bir eylem gösteri vs. yok. biz lisedeyken solcu gruplar olurdu. solcular liselerde örgütlenirdi. yürüyüşler vs yaparlardı. sol görüşün zayıfladığı çok bariz. istanbulda ve diğer şehirlerde durum nasıldır bilmiyorum.

lisede solcu arkadaşlarla solcu gibi takılırdım. 2-3 defa eylemlere katılmıştık. lisede harçlığım 20 lirayken benden sürekli 10 lira aidat (aidat ama haftalık aidat oluyodu) istiyolardı yok çay alıncak yok afiş bastırılacak vs diye. böyle olunca bıraktım bu işleri. zaten sonra da sol görüşe karşı(hem görüşe hem görüşü savunan insanlara) fikrim değişti.

bu zayıflığın temel sebebininse hükümetin politikaları olduğunu düşünüyorum. bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? sonradan sol görüşe dair fikirleriniz değişti mi, veya çevrenize dair gözlemleriniz nelerdir?

 
ben de bazen bazı insanların uzayda dolaştığını arada dünyaya indiklerini ve olanlarla ilk defa karşılaşıp şaşırdıklarını düşünüyorum


  • freebird5406_2  (17.01.20 22:56:33 ~ 22:57:43) 
insanlar bir saatten sonra ''neyle uğraşıyorum ben'' havasına giriyor. karikatürize olmuş hissediyor. hele ki günümüzde kapitalist anlayışın her alana yayıldığı dünyada. insanoğlu her yönüyle kapitalist itirazı olan beri gelsin. bunu savunma ya da muhalefet olsun diye söylemiyorum ama durum bu.

geçenlerde mezun olduğum istanbul üniversitesine gittim. duvarlarında politik afişten boş yer kalmayan, sağ-sol kavgalarında kafalarda şişelerin, keser saplarının kırıldığı fakülte süt liman olmuş. böyle bir şey işte.
  • heidi'nin dedesi  (17.01.20 23:09:30) 
İlginçtir 12 eylül 1980'den sonra da solda benzer bir zayıflama olmuş. Sebebini hâlâ anlamış değilim.


  • temasettin  (17.01.20 23:09:56) 
Ben genel olarak zamanin ve neslin degismesine bagliyorum.

Sovyetler kaynakli dusunce akimlarindan etkilenen, lenin deniz gezmis mahir falan romantizmi yasayan nesil tedavulden kalkti (ve yerine yenisi gelmedi). Zaten eyleme katilma halay cekme bilmemne isci insiyatifi yazan kirmizi bayrak tasima falan hic bir zaman cogunluk tarafindan benimsenen bir kultur degildi. Ama ozellikle 2000'ler sonrasi internetin yayilmasi, yurtdisina seyahatin yayginlasmasi vs sonucu derdi vatan kurtarmak olan, hem milliyetci hem enternasyonelist solcu tiplemesinin modasi iyice gecti. Ne liselerde ne de universitelerde bu kultur pek ragbet gormuyor artik. Internet oncesi donemde liselilere o tip kitaplar okutabilirdin ama su an tutmaz. Ayni sekilde erasmusa gitmis ingilizce konusan universiteli kolay kolay turku dinlemez.
  • hot potato  (17.01.20 23:17:23 ~ 23:20:53) 
@freebird birader olanla ilk defa karşılaşsaydım kızılayda olan her eylemi, grevi bilmezdim heralde? laf sokacağına üstün görüşlerini yaz, tartışalım. ya da yazılanı doğru oku, ilk defa karşılaştığımı mı belirtmişim?


  • onkiloversemtamamım  (17.01.20 23:19:00) 
@heidi, dediklerini ben de düşünüyordum. komunist-sosyalist görüşlerin-ekonomik modellerin insana yapısına ters olduğunu düşünüyorum. kapitalizm demek, eşitsizlik demek evet ama bu eşitsizlikte insanı üst tabakaya çıkmak için zorluyor kapitalizm. dolayısıyla insanı güdülüyor, üretmeye sevk ediyor, ki sosyalist ekonomilerin ayakta kalamamasındaki yegane neden budur. sokakta çöp arayan insanlar varken lüks villalarda yaşayan insanlar da var, eşitsizlik iyi diyemem ama toplumun refahını, üretimini arttıran bir olgu.


  • onkiloversemtamamım  (17.01.20 23:26:41) 
dünya her zamanki gibi değişiyor ve yine her zamanki gibi değişime ayak uyduramayanlar yavaş yavaş siliniyor, sadece sol hareket değil islami hareket de çok kan kaybetti mesela. neticede bu tip ideolojik yönelimeler insanlarda bir boşluğu dolduruyordu, şimdi o boşluğu çok daha zahmetsiz ve eğlenceli araçlar doldurabiliyor. sosyalleşme, aidiyet duygusu gibi ihtiyaçlar sanal olarak da gayet tatmin edilebiliyor. elbette baskı ortamının ağırlığını arttırmasının etkileri vardır fakat insanlık tarihi bize şunu da öğretti ki, istediğin kadar baskıla bir noktada sokağa çıkmak isteyen insanı durduramazsın, şimdi böyle bir istek yok. yarın bazı oyuncakları elinden alınırsa yine böyle bir atmosfer doğabilir fakat şu anda durum bu.


  • makinelere tapan adam  (18.01.20 00:18:34) 
Önce gözlem: Ankaralıyım ve kimse kalmadı gerçekten. Sokakta yok, üniversitede yok, liselerde zaten hiç sanmıyorum.

Liberalim ve durumdan memnunum aslında. Yani 2020 yılında sokakta sosyalist görmeyi, islamcı görmekle üç aşağı beş yukarı aynı görüyordum zaten. Memnun olmadığım tek durum bu hareketlerin baya baya polis zoruyla yok edilmesi oldu. Kendiliğinden de zayıflardı zaten, o ayrı, ama polis/devlet/hükümet herkesi alıp içeri attı resmen.

Bu durumun PKK ve HDP'ye karşı yürütülen politika ile paralel olduğunu zannediyorum.
  • plutongezegendegilmi  (18.01.20 01:43:09) 
[]

hollanda - brut/net maas islerinden anlayan

brut/net maas islerinden anlayan bir arkadas bana yardimci olabilir mi?
aylik brut bir tutar var.
simdi bunun gelir vergisi kesintisi olacak. sigorta vs seyler kesilecek. benim ortalama net tutar elde etmem gerekiyor, hesap yapabilip degerlendirmek icin. bunun yaninda sanirim disaridan gelen muhendisler vs icin %30 gelir vergisi iadesi mi ne veriyormus bu konu hakkinda bana bilgi verebilecek bir arkadas cok makbule gecer.

sozluk veya duyuru uzerinden mesaj atarsaniz da olur.

 
brütten nete diye aratırsanız tonla hesaplama aracı var.

dışarıdan gelen mühendis ne demek anlamadım.
  • ozdek  (17.01.20 23:21:43) 
soyle yillik brut maasinin %30'ini cikariyorsun. kalan %70'e gore vergi dilimin hesaplanacak. vergi dilimlerini internetten bulabilirsin. bu dilimlere gore vergini hesapliyorsun, vergiyi dustukten sonra ilk basta cikardigin %30'u geri ekliyorsun.

thetax.nl sitesinden de hesaplayabilirsin. us asagi bes yukari dogru hesapliyor.
  • crucio  (17.01.20 23:33:49) 
%30 kuralindan faydalanmak icin kurallar nedir? bir arkadasim zorluyorlar vermek icin falan demisti dogru mudur, abarti midir?


  • seksli harf  (18.01.20 00:10:43) 
[]

Acemi şoföre ilk araç sıfır olursa bi şey olur mu

Acemi şoförüm ilk aracı 130 150 binlik sıfır bir araç olursa sıkıntı olur mu ya?

10 15 yıl kullanacak kişi bu aracı al satla uğraşmayı sevmiyor.

Amiral gemisi telefon gibi düşünebilirsiniz.

70 birikim üstü kredi düşünüyor.

Her türlü yoruma açık.

Yoksa 50 bine ikinci el al geç mi dersiniz. Evet söz halkımızda (iğrenç esprii)

 
amiral gemisi teleonu bi defa elinden düşürdün mü hiç bir özelliği kalmıyor, araçlar da böyle, arıza marıza olaylarını geç, kaza ile duran araca arkadan bi girsin o arabanın değeri değil 150 bin 50 bin bile zor eder, çünkü tamir masrafı aşırı pahalı.

kasko olayını bilmiyorum ama

bak geçen burada bir arkadaşın pejo 5008 arabasının motoru yandı, servis 58binlira fiyat çıkardı.

bunun daha kaskom yanmasın hesabına, aynası var, farı var, çamurluğu var, sağa sola sürttürmesi var, park ederken dokundurması var.

kısaca yürümeden koşmak gibi olur.

ha aşırı dikkatli kabiliyetlidir bişey olmayadabilir ama özellike istanbul gibi bi şehir trafiği varsa sıkıntı çok büyük.
  • hem şişko hem deli  (17.01.20 22:49:53 ~ 22:51:19) 
İlk aracım sıfır idi. Bugün aynı markanın aynı model aracı 130.000 liradan daha pahalı. Hala aynı aracı kullanıyorum. Sıfır değişen var aracımda. 6 sene oldu. 75.000 km'yi geçtim. Aramızda bir bağ oluştu bırakamam da arabamı. Kaskom da var. 6 sene önce kaskom pahalıydı. Şimdi sıfır hasarsızlık olduğu için komik bir şey ödüyorum.

Acemiliğini atlat ne fark eder. 10-15 sene kullanacağım diyorsun. 10 sene sonra muadillerinden 5000 lira daha ucuza sat ne fark eder.
  • denizgonen  (17.01.20 22:55:44) 
Piyasasi olan bir ikinci el alip bir sure kullandiktan sonra sifir arac al.
Acemilik zamaninda sagini solunu vurma ihtimalin yuksek olacak arabanin. 2.elde kaybin fazla olmaz.
Piyasasi da olan bir arac alirsan değer kaybetmeden nakte cevirirsin sifir arac alacagin zaman. Hem de nasıl bir araca ihtiyacin oldugu konusunda daha iyi bir fikrin olur sifir km almadan once.
  • stavro  (17.01.20 23:00:43) 
acemi şöför ilk arabasını illa ki bir yerlere sürttürür, çarpar. ben olsam 30-40 bin liralık ocak söndürmeyecek bir araba alırım acemiliğimi onunla atarım. keza öyle de yaptım.


  • nabrukk  (17.01.20 23:10:54) 
Focus hatchback al kafan en az 7 sene raad.


  • valentinov  (18.01.20 00:24:23) 
0 araç aldım. ilk arabamdı. güzel güzel de kullandım. acemiliğimi onunla attım. alınır yani.


  • sutlu nescafe  (18.01.20 00:25:14) 
sana bağlı şansa bağlı alınır neden alınmasın


  • basond  (18.01.20 00:29:53) 
gerçekten Allaha emanet bir şoförse bence ilk araç daha uygun olmalı, otoparka sürtmeyen acemiye rastlamadım. yani panik halinde kullanıp sağ şeritte stabil 30 km hızla iki el direksiyona yapışmış omurga dik aynalara bile heyecandan bakamayan tiplerden bahsediyorum.


  • Golgi  (18.01.20 01:19:55) 
acemiliğimi 0 alınmış ve aile tarafından yaklaşık olarak bin kilometreye getirilmiş bir opel astra ile attım. araç şu an 220 binde. ehliyet alalı da neredeyse 10 sene oldu.


  • rain when i die  (18.01.20 01:47:27) 
Sıfır aldım, acemiydim. Sorun yaşamadım


  • Fusha  (18.01.20 07:13:48) 
Büyükşehirdeysen, otoparkın yoksa ikinci el al. Fiyatı da 40-60 civarı olsun.


  • otopsicocugu  (18.01.20 08:38:28) 
[]

Üniversite kütüphanelerinde ziyaretçi olmak

selamlar. istanbul üniversitesi kütüphanesini ziyaret etmek istiyorum. o okulun öğrencisi olan bir tanıdığım var, onunla beraber içeri girebilir miyim? mevzuat nedir a dostlar lütfen aydınlatın.




 
[]

Google Maps'e Fotoğraf Ekleme

Google Maps'e ne zamandır fotoğraf çekip ekleme niyetim var. Yavaş yavaş sadece niyette değil, eklemek istiyorum. Hesap açıp, paldır küldür yükleniyor mu, nasıl oluyor bu işler?




 
Evet albüm yapıp ekle bu kadar


  • basond  (17.01.20 22:32:46) 
[]

Kendi kendime Arapça öğrenebilir miyim:

Aramızda bunu basaran arkadaslar varsa. Tavsıye beklerım.




 
Sanırım imkansız. Halk ağzı konuşmasını belki öğrenirsin. Oldukça geniş bir dildir.


  • Erva  (17.01.20 22:41:19 ~ 22:42:03) 
Öğrenebilirsin. Ben kendi kendime öğrendim. ÜStelik Arap dili sanıldığı kadar zor değil. Bir çok kelimemiz (kelimede dahil) ortak. Eğer edebiyatın kuvvetliyse çok hızlı öğrenirsin. Ayrıca dil bilgisi olarak İngilizce Arapça'ya benziyor. Mantık aynı. Tavsiye olarak şunu tavsiye edebilirim. Bir Arap arkadaş bul kendine mümnkünse Suriyeli olsun. Çünkü levant lehçesi hem ses bakımından hemde kelime olarak bize çok yakın. Ayrıca Arapların oldukları yerlere takıl Arap restorantları, cafeleri vs. çok kısa sürede çözersin. Alfabeyi youtube'de vieolardan öğrendim en fazla 3 günde öğrenirsin alfabeyide.


  • tukon  (17.01.20 22:51:36) 
  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (17.01.20 23:46:44) 
Takip


  • Fusha  (18.01.20 07:14:35) 
[]

onedrive'ın dolması

sınırı aştığım için hesap dondurulacakmış. yaklaşık 4000 fotoğrafım var, 7 küsür gb yer kaplıyor. bunları ücretsiz olarak nereye aktarabilirim? ve kolay bir yolu var mı?




 
www.multcloud.com

bununla istediğin yere transfer edebilirsin
  • winston  (18.01.20 00:00:50) 
[]

ileri düzey kahvehane yönetimi

manyak bir arkadaşım manyak olduğu için kahvehane devraldı. evet manyak.
toplam 900m2 3 kat 5 garson 2 aşçı 1müdür var. geçen gittim düz yurdum insanı var işte. bildiğiniz kıraathane.
her şey adisyon falan kayıp kaçak çokmuş. bana bir sistem kur dedi.

ben ne anlarım lan kahvehane nasıl işletilir? yazılım, kamera falan aldırıcam başka ne yapılır bu tip yerlere?

hiçbir şey bilmeyen adam 150-200 kişiye çalışacak işte. okeyli kağıtlı falan bir yer. adam manyaklığı define etti resmen.

 
Böyle mekanlarda ilk akla gelen ; çift adisyona engel olmanız, el terminali gibi bir sisteme geçerseniz çok hızlı bir şekilde kayıpta kaçakta biter.


  • synax  (17.01.20 22:09:16) 
2 aşçılı kahve mi olur napıyorsunuz
neyse, önce herkesi kovmakla başla. öyle bir yerde hırsızlık varsa herkesin dolaylı da olsa bunda payı vardır. nasadan çıkma uydu alıp tepeden de izlesen düzelmez.

  • Efoody  (17.01.20 22:16:46) 
sambapos restoran yazılımı bildiğim kadarıyla ücretsiz, alın kurun.


  • fever  (17.01.20 22:25:16) 
Öyle sistem kursan beyle çalarlar, efoody+1


  • Hakan1980  (18.01.20 03:46:55) 
[]

Dizinin adı neydi?

Dizide bir şey alıp ödemesini yaparken ömrünüzden düşüyordu veya buna benzer bir şeydi aklıma takıldı bulamadım var mı bilen izleyen?




 
www.imdb.com
in time.film ama bu.

  • Godless  (17.01.20 21:42:28) 
Birde benzer bir bölüm Black Mirror’da vardı


  • Northern Mariner  (17.01.20 21:48:29) 
Justin timberlake vardi başrolde film

In time
  • hindistan cevizi  (17.01.20 22:10:44) 
[]

Ağlaması durmayan bebek...

Nasıl sakinleştiriyorsunuz?




 
Kaç aylık bebek? Ufaksa mesela Dikkatini dağıtıyoruz, magnetler çok ilgisni çekiyor, magnetleri gösterip hikayeler uyduruyordum. Gazı var gibiyse zeytinyağını ocakta hafif ısıtıp (asidi gitsin diye) soğuyunca karnına saat yönünde masaj yapabilirsiniz. Bacakları karna doğru iterek hareket ettirmek de pırtlamasına yardımcı oluyor.
Bazen altı açıkken susuyorlar, bir alt açma örtüsünün üstünde açıp ferahlamasını sağlayabilirsiniz,
Bazı bebekler bebek arabasında gezmeyi çok seviyor, bebek arabasına koyup evde gezdirdiğimiz çok oldu. Son olarak da hiçbir şey kar etmezse normal arabaya binip bir mahalle turu yaptırıyorduk.
Bizimki 6 aylık oldu, epey sakinleşti artik efendi oldu :)
Oyun oynayarak hallediyoruz çoğu zaman.
  • somethinginthewayshemoves  (17.01.20 21:48:18) 
ağrısı sancısı yoksa dikkatini bir şeye çekmeniz lazım. benim yeğenlerim pencereden dışarı baktırılınca susarlardı. ya da renkli ve ses çıkartan bir şeyler sallayabilirsiniz.


  • candide  (17.01.20 22:00:01) 
Bebeklerde bir sürü sorun olabilir ama hepsi için yapabileceği tek bir şey var o da ağlamak. Yaşına ve duruma göre olabilecek her şeyi deneyin


  • r evolution  (17.01.20 22:18:23) 
Youtube'a "kolik" yazıp Buzuki Orhan'ın "kolik" isimli çalışmasının "bebeğiniz ağlamasın" bölümünü açıp dinletiyorsunuz.


  • kibritsuyu  (17.01.20 22:36:44) 
Ağlıyorsa bi sıkıntısı vardır tespit edip gidermeye bakın


  • Kahir ekseriyet  (17.01.20 22:54:40) 
Bebeklerin bir miktar ağlamaya da ihtiyacı varmış. Eğer hiçbir şekilde susmuyorsa sarılıp göğsünüze yaslayın kalp atışlarınızı duysun ve ağlamasına izin verin. Gün içinde ağlama nöbetleri sürekli geçiştirilirse daha çok huzursuz oluyorlarmış ve bir patlama şeklinde asla susturulamayan ağlamaya dönüşüyormuş. 3 aylık bebek annesi bildiriyor.


  • curukturpkokusu  (17.01.20 23:35:56) 
[]

Yökdil Tavsiye.

Sınava sizce nasıl hazırlanmalıyım. Gramere mi, vocabulary'ye mi ağırlık vereyim. yoksa bol bol deneme çözüp, kitap vs. mı okumalıyım. Sınavda hangi alanlar ağırlıklı olarak çıkıyor.

ingilizcem aman aman iyi değil, klasik üni. hazırlık seviyesi, birazda uzak kaldım.


 
Bağlaçlara iyi çalış


  • coca cola  (17.01.20 22:23:47) 
[]

erasmus'a "bir akademik yıl" için başvuran oldu mu?

bu konuyla ilgili yönergede hiçbir şey görmedim, yapmış bir tanıdığım da yok. ben tercihlerimi yaparken bu şekilde seçim yaptım. bu durumda vize sürecinde aklımı karıştıran bir şey var: ikinci dönem hibe alıp alamayacağım ilk dönemin sonunda belli oluyor, yani giderken iki dönem hibe garantisi göstermem mümkün değil. gideceğim ülke, öğrencilerden aylık €430 göstermelerini istiyor, yani erasmus hibesinin üstüne aylık €130 hesapta göstermem gerekecek.

1) bu durumda sadece bir dönem yapacağım varsayılıp ilk dönem için mi teminat istiyorlar? ikinci dönem için süreç hibe çıkıp çıkmayacağı belirlenince başa mı alınıyor?

2) ilk dönem için aylık €130, ikinci dönem için hibe yokmuş gibi varsayıp aylık €430 üzerinden hesaplayıp tüm bir senenin gelirini göstermemi isteyerek bir yıllık vize (ya da uzun süreli vize, ülkeye girişte oturma izni vs.) mi veriyorlar?

***

ben planımı neye göre yapayım, bu konuda danışabileceğim kimse yok. takdir edersiniz ki bir yıllık gelir göstermemi isterlerse 30 bin liranın üzerinde para bulmam lazım, vizeye başvurmadan hemen öncesinde halledebileceğim bir iş değil.

tek dönemlik yapanı anladım. hibe çıkınca ikinciye uzatanı anladım. ama direkt seçim yaparken "bir akademik yıl" seçenlerin vize başvurusunda süreç nasıl işliyor, bilmiyorum. bununla ilgili hiçbir bilgiye de ulaşamıyorum. bize "bir dönem yapar, sonra uzatır" gözüyle mi bakıyorlar yoksa direkt "bir yıl başvurmuş, bir yıllığına gelsin geliyorsa" deyip bütün parayı mı istiyorlar?

 
1 dönemlik başvurmama rağmen 1 senelik kabul mektubu aldığım için vize başvuru merkezinin söyledği gibi ilk dönemin hibesi kadar hesabımda para gösterip 1 senelik vize aldım. Oradayken de vizeyle bir daha uğraşmadan erasmus'u 1 dönem uzattım. Söz konusu ülkenin vize işlemleriyle ilgilenen başvuru merkezinden gerekliyi bilgiyi alabilirsin.


  • nerobianco  (17.01.20 23:56:16) 
[]

ders verme ve stres

- bu dönem ilk kez kendi dersime gireceğim, hazırlanıyorum falan ama stres var. bunu nasıl yensem? sebebini de bilmiyorum ki.
- 3 saatlik dersi hızlı anlatıyorum, 1 saatte bitiyor önceki az olan deneyimlerime göre. nasıl yapsam da yaysam?

başka tavsiyesi olan varsa alırım. neleri severdiniz hocalarda neleri sevmezdiniz falan.

süreniz başladı, danke.

 
Valla stresin sebebi belli ilk kez kendi dersine giriyorsun işte. İlkler biraz sıkıntılı olur öncesinde. Yenmek için de çok takılma, düşünme üstüne bu kadar.

Süreyi uzatmak için de çözebiliyorsan örnek çöz ve arada birkaç espri yap. Ara ara da anlamayan var mı diye sormayı ihmal etme. Zaten çok hızlı anlatıyorsan kaçıranlar olacağı için anlamayanlar çıkacaktır ve sen de tekrar etmek zorunda kalıp otomatikmen dengeleyeceksin süreyi. Sonradan da ona göre yol haritanı çizeceksin zaten.

Kolay gelsin.
  • j r r tolkien hayrani  (17.01.20 21:29:19) 
Sınıfa sorular sor ara sıra, siz me düşünüyorsunuz diye kişi kişi.
Hatta isimleriyle sor, hoşlarına gider. Ama amaç katılım olsun, konuşalım yanlış/saçma cevap verseniz de olur rahat olun minvalinde destek ol

Konuları açıklayıp arada bir örnek ver
Biraz yazdır önemli yerleri

Ara sıra konudan yola çıkıp anı vs bi takım anektodlar anlat.
  • jimjim  (17.01.20 21:41:16) 
dersin çok hızlı anlatılmasını hiç sevmem ben. hoca sanki soru sorulmadan elindeki notları tahtaya geçirip bir an önce kaçmak istiyor gibi geliyor. anlattıklarınızı mümkün olduğunca örneklendirmeniz güzel olur. çok fazla teorik bilgi bir noktadan sonra havada kalmaya başlıyor. arada sınıfa göz atarsanız konunun ne kadar anlaşıldığı belli oluyor zaten. öğrencileri soru sormaya teşvik ederek uzatabilirsiniz dersi.

bizde genelde çok sevilen hocalar derste aralara alanlarıyla ilgili/ilgisiz ufuk açıcı bilgiler sıkıştıranlar oluyor. bunlar siz derse ısındıkça olacak şeylerdir. dönem sonunda öğrencilerden feedback alırsanız yardımı dokunur daha sonrası için.

nice derslere :)
  • rusalka  (17.01.20 21:46:57) 
Aralarda karikatür göster


  • Hakan1980  (17.01.20 21:47:46) 
Stres bilmediğini dusundugunden. Ama onlar senden daha çok bilmiyor.
Hızlı anlatma plansizligindan. Dersi parçalara bol ve kendine göre konu-fıkra, konu-turku,konu vs diye ayarlama yap süreye göre. Bu zamanla oturacak rahatladiginda

  • fempusay  (17.01.20 23:41:23) 
Ara ara sınıfı gezip sorular sor, sohbet gibi ama fikirlerini dile getirmeler için teşvik et, esprili ol ve isimleri akılda tutmaya çalış. Böyle hocaları severdik :)


  • somethinginthewayshemoves  (18.01.20 00:56:10) 
1. Stres bir yere kadar iyi. Bin kez anlattığım derse girerken bana da oluyor. Büyük hocalarda da çok görüyorum. Bunların bazıları anlattıkları konuyu literatüre sokan insanlar :) İşinizi yapmaya engel olursa konuşuruz.

2. Sanırım konuların siz anlatır anlatmaz kavranacağını, bu yüzden hızlı geçebileceğinizi düşünüyorsunuz. Araya açıklayıcı örnekler serpiştirin mutlaka. Sorular sorun, bir şeyleri yorumlamalarını isteyin. Ders sonunda ufak bir tekrar yapın. Göreceksiniz ki bazen birden fazla yoldan aynı şeyi anlatmanız gerekecek, ders saatleri yetmeyecek.

3. Derse katılmalarını sağlamak için çok zorlamanız gerekebilir. Eğitim sistemimizin bir sonucu olarak pasif kalmayı seviyorlar çünkü konuşmazlarsa azar işitmeyecekler, daha güvenli :) Derse katıldıklarında "bunu bilmiyorsan bu işi bırak", "buna da bu yorum yapılmaz ki" gibi laflar etmeyin, bir daha katılmazlar. Sordukları sorularla alay etmeyin. Kısa da olsa cevaplayın, yanlış yorumların değerli olduğunu ama başka açıdan düşünürse farklı yorumlayabileceğini filan anlatın. Sordukları sorular için bu da size ödev olsun demeyin, dersten sonra soranı dövmesinler.

4. Çoğunlukla dersleri birikim edinmek için değil, sadece geçmek için aldıklarından, sizin dersinize gelmeden önce almış olmaları gereken bilgileri alamamış olma ihtimalleri çok yüksek. Hap gibi verebildiklerinizi verin, veremedikleriniz için kaynak önerin ve her fırsatta bu tür bilgileri hatırlatın.

5. Dersinizi alıyor olma sebeplerini iyi açıklayın. Her konudan önce ve sonra o konuyu niye öğrendiklerini anlatın. Konularınız arasında ve konularınızla diğer dersler ve hayat arasında bağlantılar kurun.

6. Sınıfta bin kez anlattığınız, ders notu dağıttığınız, sınavda mutlaka çıkar dediğiniz şeyleri sınavda yapamazlarsa üzülmeyin. Ters köşe yapılmaya fazla alıştırılmışlar sanırım :)

7. Rahat olun ama taviz vermeyin. Mesela ödevleri 10:30'da toplayacağınızı bildirdiyseniz 10:31'de gelen ödevi almayın. Öğrenci başlarda işine gelmese de prensipli hocayı sever ve kendini ayarlar. Siz de sözünüzde durun. Şu gün size şunu yapıp vereceğim dediyseniz geciktirmeyin. Dersi ciddiye aldığınızı görürlerse onlar da ciddiye alır.

8. Zorunlu değilseniz slayttan anlatmayın. Slaytı sadece tahtaya çizimi zor olan görseller için kullanın. Açıklayıcı videolar filan da gösterebilirsiniz. Tahtaya yazın, çizin. Sözel ders ise can alıcı noktaları yazabilirsiniz.

9. Fırsat oldukça kürsüden inip aralarında gezin. Bu hem derse katılmalarını sağlar, hem de şunu gösterir: "tahtada dersin konusu var. bakın yanınızdayım, sizin tarafınızdayım, gelin hep beraber şunu halledelim". Derste eğlenmeyi unutmayın. Eğlenmeden yaptığınız iş bir süre sonra çok zor gelmeye başlar. Eğlencenize sınıfı da katabilirseniz o ders tadından yenmez.

10. Bazen olmayacak. Emin olmadığınız şeyleri anlatmayın. Bilmiyorum, emin değilim demekten korkmayın. Kısa bir şeyse o anda internetten veya yanınızdaki kaynaktan bakın. Uzunsa bakıp bilgi vereceğinizi söyleyin. Bu da öğrenciler için iyi bir derstir.

11. Belki ilk bunu yazmam lazımdı ama dersi geç bitirmeyin. Konu yetişmezse sonraki derse kalsın ama öğrencinin ders arası özgürlüğüne mani olmayın. Sınıfa beş dakika filan gecikebilirsiniz (çok gecikmeyin), özellikle sabah derslerinde öğrencilere toparlanma fırsatı vermiş olursunuz. Sınıfa girer girmez ders anlatmaya başlamayın. Havadan sudan konuşun. Sınavlarından konuşun. Sorun yaşadıkları dersler için küçük tüyolar verin.

12. Başlarda belki planlamanız gerekecek, sonra kendiliğinden gelecek ama derste sürekli ders anlatırsanız uyutursunuz. 20 dakikada bir filan araya başka laflar karıştırıp uyandırmanız lazım.

13. Birebir görüşüyor bile olsanız öğrencilerle kimse hakkında dedikodu yapmayın, politik, dini, hassas konularda konuşmayın, sır vermeyin. Öğrenciye güvenin, üniversite düzeyindeyse meslektaşınızı yetiştiriyorsunuz. Güvenmeniz lazım. Bir yandan da eşeğinizi sağlam kazığa bağlayın. Öğrenciler olayları işlerine geldiği gibi değiştirip size aktarabilirler. Özellikle resmi işlerde eyleme geçmeden önce aslını astarını öğrenin. Bunun ayarını zamanla kurarsınız. Aralarında size "başka yollarla" yaklaşmaya çalışanlar olabilir. Belki bu hoşunuza da gidebilir ama sakın, aman diyeyim :)

14. Not verme kısmı işin en tatsız tarafı. Neyi nasıl notlandıracağınız belli olsun ve kağıdını görmek isteyen öğrenciyle birlikte kağıdına bakın. Niye o notu aldığını anlasın. Çoğu sadece şansını denemek için kağıdına bakar ve aslında sınav kağıdında ne olduğundan habersizdir. İşin not kısmında çok dikkatli ve herkese eşit olmanız şart. Bu hem olması gereken bir şey hem de öğrenci not değişikliği için mahkemeye giderse tüm kağıtlarınız incelenecek. Hem içiniz rahat, hem de eliniz sağlam olsun. Her dönem sonu not isteyenlerle karşılaşacaksınız. Olabildiğince sabırlı olun. O notu niye aldığını anlatabiliyorsanız konuyu çok uzatmaya gerek yok.

15. Tüm hayatınız o ders olmasın. Öğrenci görüşme saatleriniz belli olsun (olabildiğince öğğrencilerin diğer dersleriyle çakışmasın) ve bu zamanlarda odanızda öğrencileri bekleyin. Gelmezlerse gönül koymayın ama bu saatler dışında da büyük bir zorunluluk olmazsa o ders konusunda öğrencilerle görüşmeyin. Ders hakkında e-mail'lerine cevap vermeyecekseniz tüm konuşmaların görüşme saatinde olacağını ve e-mail ile iletişim kuramayacaklarını ilk derste söyleyin. Sadece bazı konularda e-mail ile iletişim kurabileceklerini söyleyebilirsiniz. O zaman bu tür bir e-mail gelince çok vakit geçirmeden cevaplayın.

Aklıma gelenler bunlar. Anlattıklarımı uygulamadan da hocalık yaparsınız. O zaman büyük ihtimalle çok daha rahat edersiniz ama içinize siner mi bilmem. Bu soruyu soranın içine sinmez gibi geldi de bu kadar şeyi yazdım :) Başarılar dilerim :)
  • cosmicstring  (18.01.20 01:08:43 ~ 01:26:45) 
[]

ev alınca içindeki kiracı ne zaman çıkartılabilir, nasıl?

soru böyle, alanın konut ihtiyacı falan olması lazımmış ama ne yapalım parktaki bankta selfie mi çekelim?


danke.

 
Oturmak için ev alacaksan ve içinde kiracı varsa, çok net o evi alma. Yoksa parktaki bankta selfie de çeksen amuda da kalksan o kiracıyı 1 seneden önce çıkaramazsın.


  • artci sarsinti  (17.01.20 21:06:09) 
valla hocam durum dediğin gibi. çıkarım dedikten sonra çıkmazsa ne olur o kısmı kestirmeye çalışıyorum.


  • passion rules the game  (17.01.20 21:08:16) 
hemen çıkacam diyen insan bile en erken 1 sene sonra çıkıyor, başımıza geldi.

gittik almadan önce kiracıyla konuştuk, ben hemen çıkıcam zaten dedi, alım satımdan sonra 1 ay kira almadık, depozitoyu da kendisine taşınma masrafı olarak hediye etti(çünkü evin anasını ağlatmıştı) herşeyi iyi güzel.

evi aldık, ne zaman taşınırsın diye tam 1 sene oyaladı bizi. 1 sene kirada durmak zorunda kaldık. mahkeme ıvır zıvır bi ton uğraştırdı.

üstelik taşınacağı bina bizim aldığımız dairenin tam karşısında ve içi oturduğu evdekinden çok daha güzeldi.

site emlakçısı da kendisinden hiç bir ücret talep etmeyeceğini söylemişti, çünkü evi bize satan aynı emlakçıydı. o da çok iyi niyet gösterdi.

çıkarken musluklara kadar söküp götürdü, çıktığı için şükür edip hiç bişey demedik.
  • hem şişko hem deli  (17.01.20 21:10:38 ~ 21:14:13) 
Bir avukatla calisirsan bastan hata yapmazsin.

1) Evi satin almadan once eski sahibiyle birlikte imzalatacagin bir tahliye taahhutnamesi is gorur. Niyetleri belli eder. Cikmaya niyeti olmayan kiraci buna yanasmaz ama eski ev sahibi de satmak icin senin yerine satis oncesi bastirmis olur.

2) Evi satin aldiktan sonra (tahliye taahhutnamesi almamis olsan bile) yasal sure icerisinde "ben oturacagim cik" seklinde noter ihtarini yollaman gerekiyor. Bundan sonra 6 ay icerisinde bosaltmazsa tahliye davasi acarsin. Bunu kacirdiklari icin cikaramiyorlar genellikler.

Avukatla calisirsaniz hallolur.
  • darkrocq  (17.01.20 23:37:34) 
@hem şişko hem deli benden akıl almış olabilir :)


  • Mistyimage  (17.01.20 23:43:09) 
[]

Calisirken zaman degerlendirme

Evden calisiyorum bilgisayar basinda, eski bilgisayarimi televizyona bagladim, bazen calisirken ordan bi taraftan belgesel, film vs izliyorum ya da kendim podcast dinliyorum.
bu sekilde 8saat geciyor hergun, bu zamani guzel degerlendirebilir miyim? mesela bi taraftan sunlari izleyebilirsin ya da acik kalsin arkada dediginiz seyler var mi?



 
Mesele ben şu an bu Youtube kanalını gözüme kestirdim ilginç videoları var, arkaplanda dinliyorum:

www.youtube.com
  • panzerkampfwagen iv  (18.01.20 03:45:31 ~ 03:45:39) 
[]

Oturulan Evin Satılması Durumunda Depozito Kimden Alınacak?

Sözleşmem önümüzdeki ayın sonunda bitiyor. Bu ayın sonunda da ev satılıyor.
Mevcut ev sahibi depozitoyu son kiraya saymayı kabul etti. "Sen son ay kira verme, ben senin depozitonu son ayın kirası olarak yeni ev sahibine veririm." diyor. Bu durumda taklaya gelir miyim sizce?



 
Çok büyük ihtimalle taklaya gelirsin. Kime verdiysen ondan tahsil etmeye bak sen.


  • Kahir ekseriyet  (17.01.20 22:29:11) 
bir kere kira ödemeleri banka aracılığıyla yapıldığı için yok ben senin son kiranı ona depozito olarak veririmler filan hikaye arkadaş. sen eğer evde kalmak istiyorsan ve yeni ev sahibinin de çıkartma gibi bir düşüncesi yoksa bir önceki ev sahibinle yaptığın kontrat yeni ev sahibinin bir talebi olmadıkça ve aksini konuşmadığınız müddetçe aynen devam eder. burada eski ev sahibin ya sana depozitoyu verecek ya da ev sahibine depozitoyu yine depozito olarak teslim edecek öyle kira yerine filan olmaz. ama bunları mutlaka bir evrak üzerinde sen, yeni ve eski ev sahibin imza ile kayıt altına almanız lazım. gerisi tırışka. en iyisi üçünüzün bir araya gelmeniz bir an önce.


  • belirsizlik  (17.01.20 23:11:52) 
[]

tüm çocuklar takdir teşekkür alıyor mu?

tanıdığım tüm çocuklar almış sanki, sosyal medya hesaplarım bugün bu belgelerle dolu..




 
Okuluna, ogrencisine, ogretmenine gore degisir. Benim 18 kisilik sinifimda 3 tesekkur var sadece.


  • sadakatsiz  (17.01.20 20:12:50) 
Özel okul ise herkese veriyorlar, ebeveynler de seviniyorlar.


  • paramolacak  (17.01.20 21:33:07) 
Şimdi 4+4+4'te sistem nasıl bilmiyorum ama bizim dönemimizde 4 ve 5te takdir oluyodu. Takdir belgesini almayan yoktu devlet okullarında. 30'dan yüksek notu olmayanlara bile takdir veriyodu öğretmenler. Ortaokul ve liseyi özel okulda okudum ve orda baya sertti bu işler. Benim sınıfım hep ineklerle dolu olduğu için herkes takdir alıyordu zaten ama yan sınıflarda ortalaması baya düşük olanlar vardı


  • nundu  (17.01.20 21:54:52) 
Agirlikli not ort 70 olan tesekkur , 85 olan takdir alir. Herkes almiyor ama ders ici su bu derken notlar yukseliyor sonucta bol belgeli cocuklarimiz oluyor.

Devlet ortaokulunda bizde durum boyle.

Benim sinifta 10 takdir 10 tesekkur var..
  • mustang  (17.01.20 21:59:34 ~ 22:05:20) 
Yeğenimin sınıfında sadece 1 teşekkür var o da bizimki.
Devlet okulu lise 1 bu arada.

  • somethinginthewayshemoves  (17.01.20 22:02:35) 
benim devlette çalışan arkadaşlarımın anlattıklarına göre teşekkür/takdir belgeleri bol keseden dağıtılıyor. bir sınıfta notlar düşükse, hesabı öğrencilere değil öğretmenlere soruluyor. onlar da daha kolay sorular sorarak notları yükseltmeye yöneliyor. tabii bunlar orta okul için geçerli. muhtemelen bu şişirme notlar nedeniyle liseye geçince bocalayan çok öğrenci oluyor.


  • asteriks  (17.01.20 22:36:04) 
[]

reklam

bu alana reklam gelebilir.

Bu tip duyurunun adı mavi duyuru.

Haftalık/aylık olarak bağış karşılığı yayımlanabilecek mavi duyuru, genellikle host masraflarını karşılamaya, arada sırada da arkadaşları toplayıp (mesela ssg) yemeğe çıkmaya yönelik kullanılacaktır.

Çok kişisel duyuruların öncelikli kategorisine konması yasak olduğundan, burada yayımlanması bir seçenek olabilir.

Mavi duyuru, bugün ve Her Bir Şey sayfalarının en altında veya en üstünde mavi işaret ile yer alır. Her türlü kategoriye sahip olabilir. Duyurular, her zaman sözlük ve internet kullanıcılarının görebileceği şekilde yayımlanır.

iletişim için,
compumaster: scr.im
veya sozlukten mesaj atınız.

 
123  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.