Giriş
(4)

acil gramer yardımı..

jasscn
arkadaşlar mümkün olan en kısa sürede şu konuda dayanağı olan açıklamaya ihtiyacım var.the first thing i did was visit ......the first thing i did was go to.....the first thing i did was sit down and....gibi cümlelerde was'dan sonra "to+verb" (the first thing i did was to visit ....) ya da "verb+ing
arkadaşlar mümkün olan en kısa sürede şu konuda dayanağı olan açıklamaya ihtiyacım var.

the first thing i did was visit ......
the first thing i did was go to.....
the first thing i did was sit down and....

gibi cümlelerde was'dan sonra "to+verb" (the first thing i did was to visit ....) ya da "verb+ing" (the first thing i did was visiting ....)yerine sadece fiil kullanmanın doğruluğunu kanıtlayan bir açıklama gerekiyor. doğruluğunu diyorum zira bu yapı gerund ya da infinitive kullanılmamasına rağmen kesin olarak doğru.

şimdiden teşekkürler..
0
jasscn
(15.06.10)
did was visit olayına takıldım. nasıl oluyo?
0
uctumdageldim
(15.06.10)
"the first thing i did" (özne) (yaptığım ilk şey ... ziyaret etmekti, ... gitmekti, oturmaktı vs..)
0
🌸jasscn
(15.06.10)
infinitive kullanılmadığında gramatik olarak doğru değildir, bu nedenle ispatlanamaz. ama edebiyatta, önemli eserlerdeki kullanımlarını filan bulup örnekler göstererek kullanılan bi yapı olduğunu göstermeye çalışabilirsiniz.
0
atesikus
(16.06.10)
sorun zaten doğruluğunu ispatlamak değil, doğru olduğunu biliyoruz ama sorun neden doğru olduğunun açıklanmasında.. yine de saol fikrin için..
0
🌸jasscn
(16.06.10)
(2)

askerlik

coldnick
4 senedir aöf de okuyorum ama azami öğrencilik süresi dolduğundan dolayı artık tecil belgesi alamıyorum.belgeyi alabilmem için mevcut kaydımı sonlandırmam gerekiyormuş.bende tamam dedim bu sene tekrar öss ye girdim bana yetecek kadar puan aldım ve tekrar aöf ye girebiliyorum.şimdi kaydımı sildirmede
4 senedir aöf de okuyorum ama azami öğrencilik süresi dolduğundan dolayı artık tecil belgesi alamıyorum.belgeyi alabilmem için mevcut kaydımı sonlandırmam gerekiyormuş.bende tamam dedim bu sene tekrar öss ye girdim bana yetecek kadar puan aldım ve tekrar aöf ye girebiliyorum.
şimdi kaydımı sildirmeden yeniden tercih yapsam yeni tercihe kayıt olurken mevcut kayıdıı sildirsem bir problem olur mu?ve kaydı sildikten sonra yeni kaytı yaptığımda benim yeniden tecil ettirmeme gerek var mı yoksa okul kendisi tecil ettirmeye devam eder mi?
0
coldnick
(20.07.09)
öss belgeni askerlik şubesine götürürsen kasım ayına kadar tecili uzatabilirler, zaten ekim sonu gibi en geç tekrar kayıt yaptırırsın, sonrasını okul uzatıyor.

ama yine de askerlik şubesinden bilgi alman en doğrusu, gerçi onların bile bir söylediği diğerini tutmuyor, tanıdık ve en yetkili kim varsa onunla konuşman iyi olabilir.

yukarıdaki durum bir arkadaşımın başına geldi, hatta öss sonuç belgesini bile istememişlerdi, sadece girdiğine dair hiçbir resmi özelliği olmayan osym çıktısını götürüp tecil ettirdi. başta kesinlikle askere gideceksin, yolu yok demelerine rağmen. zorla biraz yani, ne olacağı belli olmuyor.
0
jasscn
(20.07.09)
mevcut kaydını sildirmen gerektiğini söylecektir askerlik şubesi. ilişkin kesildiğine dair belgeyi aldıktan sonra mazeretsiz olarak 2 sene tecil hakkın var.(bu hakkını daha önce kullanmadıysan) öss'yi de kazandığın için kayıt olduktan sonra okul öğrenci olduğuna dair belgeyi askeriyeye yollayacaktır.
0
krizalider
(20.07.09)
(3)

Japon Balığı ne yer?

sijwocaq
İki gün önce resimdeki gibi bir fanusla çiçek gelmişti. Bunu gören arkadaşım da japon balığını kaptığı gibi gelmiş fanusta besliyim diye. Yanlız bugün pazar olması sebebi ile heryer kapalı, hayvana yem alamıyorum. Buna ne vermek lazım? Ne yapmak lazım? Akvaryum almak gerekiyormuş büyükçe ama şu an ö
İki gün önce resimdeki gibi bir fanusla çiçek gelmişti. Bunu gören arkadaşım da japon balığını kaptığı gibi gelmiş fanusta besliyim diye. Yanlız bugün pazar olması sebebi ile heryer kapalı, hayvana yem alamıyorum. Buna ne vermek lazım? Ne yapmak lazım? Akvaryum almak gerekiyormuş büyükçe ama şu an öyle bir masraf yapamam, fanusta ne kadar takılabilir bu hayvan. Bir de fanusun dibinde çiçekle birlikte çakıl taşları gelmişti onları koymadım balıkla birlikte koymalı mıyım o taşları da?
0
sijwocaq
(19.07.09)
kabızlık için haftada bir gün haşlanmış bezelye, ıspanak falan verilebiliyor ama doyma hissi olmadığından 15 günde bir falan 1 gün aç bırakıldığında iyi bile geliyor, o yüzden sadece bugün bir şey yemediyse sorun olmayacaktır. çok yediklerinde yağlanıyorlar zaten.

fanusta bir süre idare edebilir, tek bir tane japonsa ve başka balık düşünmüyorsan, akvaryum küçük olsa da ısıtma sistemi, iç düzenlemesi, temizleme aparatları derken pahalıya mal olur. evin ısısı uygun düzeydeyse ve yemleme iyi yapılırsa normal yaşam süreleri (25 yıl falan sanırım) kadar olmasa da uzun süre yaşayabilir.
0
jasscn
(19.07.09)
suyunu cartcurt değiştirmemeni tavsiye ederim ölüyorlar zira.
0
eluser
(19.07.09)
Labirent türü balıklar hariç hiçbir balık fanusta bakılmaz. Hatta labirentler bile imkan varsa akvaryumda bakılmalı.

Bir kere şöyle düşün, bunlar suya bağımlı canlılar, sen ne verirsen ver o suda belirli bir süre sonra yem artıkları ve dışkı nedeniyle azot-nitrat döngüsü sonucunda rezil bir durum ortaya çıkacak ve balık fanusta dahi nitrat patlamasından ölecek. Bunun engellemek için sürekli su değiştireceksin o zaman da su dengesi oturmadığı için hayvan yaşasa dahi hiç iyi bir koşulda olmayacak ve ömrü kısa olacak.

Buna rağmen bazı balıklar dayanıklı çıkıyor ve birkaç yıl yaşıyor. Ancak insan da çöplükte bir süre yaşayabilir. Er geç hastalıktan ölür. böyle bakmalısın duruma. En azından 40-50 cm uzunluğunda bir akvaryum ve filtre al, ısıtıcıya gerek yok japonlar için zaten soğuk su hayvanı, 20-25 derece arası yaşıyorlar, yani oda sıcaklığı yeterli. Ancak bu bahsettiğim akvaryum ve filtre cüzi bir miktardır. En azından vicdani olarak rahat bir biçimde, iyi koşullarla bakmak daha iyi olur hayvana.
0
tekosin
(19.07.09)
(9)

Fizik ve optikten anlayanlara

vecna
Dostlar, yoldaşlar; Bildiğiniz gibi insan gözü belli dalga boyları ile sınırlı. Mor ve kırmızı arasında. Gördüğümüz bütün renkler de bu iki renk arasındaki dalga boylarında oluşmakta. Benim merak ettiğim eğer gözlerimiz ile daha geniş bir dalga boyu skalasında gözlem yapabilseydik hiç tanımlayamadığ
Dostlar, yoldaşlar;

Bildiğiniz gibi insan gözü belli dalga boyları ile sınırlı. Mor ve kırmızı arasında. Gördüğümüz bütün renkler de bu iki renk arasındaki dalga boylarında oluşmakta.
Benim merak ettiğim eğer gözlerimiz ile daha geniş bir dalga boyu skalasında gözlem yapabilseydik hiç tanımlayamadığımız bir rengi görebilir miydik? "Hede" rengi mesela. Yepyeni bir renk.
Mesela "mor". Ne kırmızı ne de mavi. Farklı bir renk. Görme problemi olmayan herkes bu rengi görebiliyor.
Aha işte sorum. Eğer gözümüz daha geniş dalga boyunu görebilseydi daha önce kimsenin görmediği yeni bir rengi görebilir miydi?
Okulda Astrofizik ve dalga boylarının işlendiği bölüm dersini veren iki hocamıza sordum. Birisi soruyu anlamamak için inat etti. Diğeri de "Sen felsefe yapıyorsun ama dersin konusu o değil" diye kestirip attı. "Felsefe değil bilim-kurgu yapıyorum aslında hocam" dediğimde ise yüzüme çok garip şekilde baktı.
0
vecna
(19.07.09)
elbette görebilirdik.

ses için de geçerli aslında aynı şey, duyma eşiği başlığına bakarsanız belki bir analoji kurulabilir.
0
marido
(19.07.09)
Işık skalasındaki görünebilir ışık dışındaki dalga boylarındaki ışıklar bir renk ifade etmezler (cümleye gel). Yani kızılötesi ve morötesi vs gibi dalga boylarındaki ışıklar renk ifade etmezler. Çünkü aydınlatma şiddeti vs dışındalar.

Sonuçta renk bir duyu, bir duyumsama. Duyumsamalar için yoktan yorum yapmak çok zor. Köre renk anlatmak bizim yaptığımız :) Ama sana verilen renk skalasından istediğin rengi elde edebilirsin. Ötesi yok gibi.

@divit böceğin renk olarak görebileceğini sanmıyorum. Belki dalga olarak görüyordur.
0
ataturkiye
(19.07.09)
selam;
duyurundan sonra düşününce görebileceğimize inandım sanki.
elektromanyetik spektrumun görünür bölge dışındaki kısımlarının da ışıma yaptıkları geniş bir dalga boyu aralığı olduğunu düşününce, bu alanda sanki gördüğümüz renklerin farklı bir kombinasyonunu değil de yepyeni, süper renkler görebiliriz gibi geldi. ama sanırım bunun için gözün görebildiği dalga boyunun yanında bir de dünya üzerindeki yüzeylerin yansıtma kapasitelerini de hesaba katmak gerekir. sadece beyaz ışığın frekanslarını yansıtabilen yüzeylerle "hede" rengini görmek pek mümkün olmayabilir:)
0
jasscn
(19.07.09)
cevap veriyorum: bilemeyiz.

hocaların haklı. bu sorunun cevabı ya felsefiktir, ya da kişisel tahmindir. bilimi kurgulayabilmek için felsefe yapmak gerekli zaten :)

edit: ben yazana kadar ataturkiye demiş zaten. onun haricinde cevap yazanlar fizikçi mi astrofizikçi mi bilemiyorum ama, ikimizin cevabıma sonuna kadar güvenebilirsiniz. ikimiz de kontenjanı dolduruyoruz çünkü :)
0
deckard
(19.07.09)
Cevap veren herkese teşekkürler. : )

@ataturkiye ve deckard

Dalga boyu doğrudan renk ifade etmiyor ama gözümüzün yapısı belli dalga boyu aralıklarına duyusal olarak belli renkler tanımlıyor zihnimizde.
Eğer gözümüz ve beynimiz tanımlanmış renk aralıklarından daha geniş yerlere bakabilseydi oralara ne koyacaktı? En yakın rengin daha parlak ya da daha sönük halleri olmayacağı kesin. Öyle bir şey olsa görebileceğimiz tek renk Güneş'in dalga boyunda tanımlanan "sarı"nın daha açık ve daha sönüğü olurdu. Demek ki bir noktadan sonra yeni bir renk giriyor işin içine.
0
🌸vecna
(19.07.09)
"Eğer gözümüz ve beynimiz tanımlanmış renk aralıklarından daha geniş yerlere bakabilseydi oralara ne koyacaktı?"

bunu demeye çalışıyorum. "eğer" ve "olsaydı" ikilisi ile sorulan bu soruya fiziksel bir cevap verilebilmesi imkansız. illa ki işin içine tahmin girecek.

evrende var olan tüm renkler görülebilir bölgede tanımlanmış zaten. bugün gama ışın patlamaları gözlemleri yapılırken, görülebilir bölgenin dışında gözlem yapılıyor, ve sonuçlar görülebilir bölgedeki renklere transpoze ediliyor. zira mor ötesinde gözlem yaptığınızda gördüğünüz şey yeni bir renk değil.

bu arada "daha geniş bir dalga boyu skalasında gözlem yapabilseydik" cümlesine de cevap vermiş oldum (atlamışım onu). zira astrofizikte görülebilir bölgede gözlem yapılmaz :) görülebilir bölgede yapılan gözleme astronomi bilimi denir diyebiliriz.

gözümüz daha geniş bir dalgaboyunu görseydi, (farkındaysan yine "olsaydı"lara girdik. yani işin içine felsefe ve tahmin girmek "zorunda") iki opsiyondan biri olurdu.

1. spektrumdaki her bölge eş değerde mi genişleyecek?
2. sadece görülebilir bölge mi genişleyecek?

kuracağımız felsefe ya da ortaya atacağımız tahmin, bu ikisinden birine göre farklı olurdu elbette ki.
0
deckard
(19.07.09)
@Deckard

Gök gözlemleri sadece görsel bölgede yapılmıyor. Eğer öyle yapılsaydı son 100 yıldır hiç bir ilerleme gösteremezdi insanoğlu. Görebildiğimiz daga boyunun sınırlarının dışında da gözlemleri gerçekleştirebiliyoruz. Görsel bölgeye indirme gereği duymadan hem de. Yeni bir şey değil bu. Uzun yıllardır böyleydi.

"evrende var olan tüm renkler görülebilir bölgede tanımlanmış zaten. bugün gama ışın patlamaları gözlemleri yapılırken, görülebilir bölgenin dışında gözlem yapılıyor, ve sonuçlar görülebilir bölgedeki renklere transpoze ediliyor. zira mor ötesinde gözlem yaptığınızda gördüğünüz şey yeni bir renk değil."

Gama ışını merkezli gözlemler yapılırken görülebilir alana indirgenmesine hiç gerek yok. Zaten genelde yapılmıyor da. Neticede orada sayısal değerler önemli, gözümüze indirgememize ne gerek var. Gözlem hakkınag gerekli ve önemli olan grafiksel sıçramalar zaten gözlemin sayısal değerleri için bulunuyor. Mor ötesi gözlemin sonuçlarının renk olmaması onun yapısından kaynaklanmıyor, bizim zihnimizde "renk" olarak tanımladığımız sınırların dışında olmasından dolayı. Yoksa sınırlar içindeki her alan insanın evrimi(tercihe göre yaratılışı) içinde zihinde bir duygu(renk) olarak tanım bulmuşsa o sınırlar genişlediğinde yeni tanımların oluşabilirliği daha mümkün geliyor bana.(Yine kişisel tahmin oldu eheh).

Bu arada konudan bağımsız ek olarak diyebilirim ki astronomi "görülebilen bölgede yapılan gözlem" ile sınırlı değildir.

Sıraladığın ihtimallere göre;

1. Görebildiğimiz renk skalası eşit değerlerde dağılmıyor. Hatta insanın evrimi(ya da yaratışı) ile alakalı olmak üzere çevresindeki etmenlere göre şekilleniyor. Görsel skalamızın merkezinin ışık kaynağımız olan Güneş ile eşit olması şaşırtıcı değil mesela.
2. Soru ztaen görsel bölgenin genişlemesi. İşte burada bir sıkıntı daha çıkıyor. Sarı güneşin rengi, yeşil ağacın, kahverengi toprağın, mavi suyun, kırmızı kanın falan filan.

Uzar gider. Görebildiğimiz ama maddesel olarak karşılığı olmayan renk yok. Bu "önemli" maddeler mi renkleri oluşturduğu yoksa biz(tercihe göre yaradan) onlara renk biçtik orasını bilemiyorum.
Hatta soruyu genişletelim. Bir anda mutasyona(tercihe göre yaradanın takdirine) uğrayıp daha geniş görsel skalaya ulaştık. Kçr bir insanın gözlerinin açılması gibi "aha osman rengi varmış meğerse" mi deriz yoksa ne olduğunu anlamayıp zamanla önemini anlayıp diğer renklerden ayrıştırabilir miyiz?
0
🌸vecna
(19.07.09)
"Gök gözlemleri sadece görsel bölgede yapılmıyor"

ben farklı bişey mi dedim? :)
0
deckard
(19.07.09)
kızılotesini gorebilsek farklı bi renk çıkmazdı belki ama geceleri buyuk kolaylık olurdu, yada giysiler bu ozelliğimize gore uretilirdi mesela. hem sony nin kıyafetin altını gosteren kameralarından bulucaz die ugrasmazdı inanlar bi vakit evvel:D
0
zapake
(19.07.09)
(7)

Ey fotoğrafçılar..

dambil
Hepinize inanılmaz saygım var. bir konuyu merak ettim izninizle soruyorum.şimdi kişi fotoğrafı çekerken özellikle (yaşlı bir teyze yaşlı, bir amca fotoğrafları) onlara haber vermiyorsunuz değil mi? verseniz sanki o kareyi bozarsınız ve teyze/amca'da doğallığı yakalayamazsınız bir daha. vermediğinizi
Hepinize inanılmaz saygım var. bir konuyu merak ettim izninizle soruyorum.

şimdi kişi fotoğrafı çekerken özellikle (yaşlı bir teyze yaşlı, bir amca fotoğrafları) onlara haber vermiyorsunuz değil mi? verseniz sanki o kareyi bozarsınız ve teyze/amca'da doğallığı yakalayamazsınız bir daha. vermediğinizi kabul ederek devam ediyorum insanların tepkileri fotoğraftan sonra ne oluyor. gülümseyip geçiyorlar mı, yoksa başka bir şey mi diyorlar?

teşekkürler şimdiden..
0
dambil
(18.07.09)
farkederlerse gulumsuyorlar. ama onlar farketmeden cekmek en dogali ve guzeli zaten.
0
ermanen
(18.07.09)
çok güzel bir noktaya değinmişsin dambil. geçen şehirlerarası otobüste ön çaprazda yaşlı bir amca vardı, elini bastona koymuş, parmağında yüzük, buruş buruş eller falan, çekmek istedim, amca muhtemelen farketmezdi de ben çevredekilerin tepkisinden tırstım, "noluyo kardeşim napıyosun" falan derler mi diye.. bu konuya biraz daha açıklık getirilirse ben de çok memnun olurum..böyle de araya girerim duyurunun:)

bir de bunun yasal boyutu var ya, izinsiz çekince içeri girme ihtimalimiz nedir? bu durumda fotoğrafı silmek kafi midir?
0
jasscn
(18.07.09)
valla pek çok kez habersiz çekimleri farkedenlerden dolayı üzerime yürüme vakası yaşadım. insanların ne kadar paranoyak olabildiklerini farkettim. "kimsin sen kim gönderdi seni" tarzı suçlu psikolojisinde olan insanları gördüm. en güzeli tabi habersiz ve doğal olanı. geri kalanlar tuzu biberi. abi valla öğrenciyim proje falan deyince pek üstelemiyorlar.
0
a7x
(18.07.09)
Ya normalde hobinizse o insanları çekip haber verme gereği duymayabilirsiniz ama eğer bu iş mesleğiniz olmuşsa "model release" diye birşey var; özellikle stock foto çalışırken..
0
süpermaninkızı
(18.07.09)
hm genelde fark etmiyorlar bile insanlar, araba çekerken kız bacağı çekme, kimin şortu kısa mevzusuna şort çekmeyi bile başarmış ve hiç tepki almamış insanlar olarak diyebilirim ki (evet biraz abartıyor olabiliriz)
bildiğim kadarıyla, halka açık ortamlarda kamu alanlarında fotoğraf çekmeniz serbest, model hede ve hödösü de henüz ödemiyorsunuz.
ama yeni bir yasa düşünülüyordu kışın mı ne çıktı çıkmadı bilemem... model anlaşmanız ve yayın hakkınız olmayan fotoğrafları yayınlayamama temalı... insanlar da olmaz böyle şey her fotoğraf için arkadan yürüyen adamdan izin mi alıcaz, onca insana para mı ödenir, kimdir nedir nerden bulunur diye isyan ediyordu...

sonuçta arka planda yürüyen adamdan izin alman gerekmediği gibi, amcadan da yasal olarak izin alman gerekmiyor diye biliyorum.
0
ilse
(18.07.09)
milletin fotografini caktirmadan cekmek cok kolay. zaten caksalar da bisey demiyorlar.

bir de eger profesyonel olarak kullanacaksaniz cektiklerinizi, ornegin stock sitelerinde, fotografta yuzu gorununen herkesten model izni almaniz gerekiyor.
0
deahy
(18.07.09)
tırsmana gerek yok ben direk nerede olursamö olayım
cıkartır çekerım insanlar iyi bir makına gorunce bir şey demıyorlar telefonla cekersen laf ederlerde makına ile takılırsan ses cıkarmazlar
ama cektıgını anladıklarında gulumsuyorlar
0
cokobon
(19.07.09)
(2)

ice age 3 üç boyutlu nerde?

brick top
bu filmi üç boyutlu ve orijinal dilde hangi sinemada (ve kaç paraya) seyrettiğinizi yazarsanız çok makbule geçecek. internette orijinal dilde diye yazan bi sinemaya gittik, paso türkçe dublaj çıktı.. hatta üç boyutlu da değil (beyoğlu'ndaki hiç bi sinemada ingilizce ya da üç boyutlu değil mesela.. b
bu filmi üç boyutlu ve orijinal dilde hangi sinemada (ve kaç paraya) seyrettiğinizi yazarsanız çok makbule geçecek. internette orijinal dilde diye yazan bi sinemaya gittik, paso türkçe dublaj çıktı.. hatta üç boyutlu da değil (beyoğlu'ndaki hiç bi sinemada ingilizce ya da üç boyutlu değil mesela.. bilet parasını da sormamın sebebi aşikar tabii.. şimdi üç boyutlu diye ölü eşek parası bayılmamız gerekebilir çünkü :pp
0
brick top
(04.07.09)
cinebonus sinemalarında 3 boyutlu ve orijinal dilde gösterimler var. fiyatı da sanırım 16-17 tl civarı.

www.marssinema.com

öğrenci fiyatı da 13.5 tl imiş, işinize yararsa tabi :)
0
jasscn
(04.07.09)
istinye park 13tl(ogrenci)+2tl gozluk parasi+1tl biletix soyguncusuna. gozluk parasi kanyonda da var sanirim
0
crucio
(04.07.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.