Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham (31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.
“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.
Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)
10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım. 20-30 arasıydı ama azaldı sanırım. paketi açılmamışlar da vardı.
@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.
finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.
bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum. www.dgmusavirlik.com
Selamlar,Aracımı satmak ve çok uğraşmamak istiyorum. Piyasada bir sürü firma var; vavacars, borusan next vb. gibi. Satış yapıp memnun kaldığınız deneyimleri paylaşabilir misiniz?Teşekkürler.
Selamlar, Aracımı satmak ve çok uğraşmamak istiyorum. Piyasada bir sürü firma var; vavacars, borusan next vb. gibi. Satış yapıp memnun kaldığınız deneyimleri paylaşabilir misiniz? Teşekkürler.
0
montreal (26.12.25)
arabam.com, trinksat
0
allahinadiylaoku
(26.12.25)
yeni araba alacaksanız ve mevcut arabanız için düşük fiyat almaya razıysanız takasa da verebilirsiniz. sıfır uğraş ancak ölü fiyatı verirler.
0
inheritance
(26.12.25)
Amacınız sadece iyi paraya satmaksa bu firmalar çok düşük fiyat veriyor, bilginiz olsun. Bana da iyi bir fikir gibi gelmişti de sonra sahibinden’de sattım.
0
rectoa
(26.12.25)
hepsi en az %15 %20 düşük fiyat veriyor. kabul ediyorsanız hepsi aynı.
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanıKendi alışkanlıklariniz: haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm. Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?Her
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanı
Kendi alışkanlıklariniz: haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm. Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?
Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler? Her gün yastık kılıfı değişmek gereksiz. Bulaşıklarda çamasir suyu kullanmak abartı, gereksiz, aşırı titizlik...
Gibi gibi.
Sorma nedenim de: kendi aliskanliklarimiz bize doğru geliyordur fakat dışardan belki eksik bir rutinimiz vardır veya başkasında gördüğümüz gereksiz alışkanlıklar belki genel herkes için doğrudur, gereklidir.
0
egerbiryolcu (24.12.25)
haftada iki gün süpürme (yetmiyor) haftada bir nevresim değiştirme. nadiren yastık kılıfını hafta içi bir kere daha. haftada bir toz alma ve yerleri silme. yerleri atlıyoruz bile bazen pencereleri eve taşınırken silerim, bir daha silmem. bulaşıkları makineye atarım. tahta kaşıklar ve iyi bıçaklarım hariç her şeyi makineye atarım. çok yapışmış kiri yoksa öncesinde temizlemeye uğraşmam, sudan geçirmem. yıkadığı kadar yıkar. mutfak lavabosunun içini çamaşır suyu ile temizlerim çünkü sadece o görüntü olarak tertemiz yapıyor. normal deterjan görüntüyü kurtarsa orda da çamaşır suyu kullanmam. çamaşır suyunu sadece tuvalet temizliğinde kullanıyorum. arada koltuk üstleri, yatakları süpürüyorum mesela. özellikle yataklardan minik minik tozlar çıkıyor.
yapmak isteyip yapamadıklarım; imkanım olsa ayda bir perde yıkardım mesela. ama senede 2-3 defa ancak heralde şu an. perdelerin inanılmaz toz tuttuğuna ve pis olduğuna inanıyorum. ama çıkarıp yıkayıp geri takmak vs aşırı zahmetli ve zor bi iş. nevresimi ve özellikle yastık kılıflarını daha sık değiştirmek, mutfak dolaplarını iç dış daha sık temizleyebilmek. evi haftada 3. defa süpürebilmek iyi olurdu. evin bi cephesi özellikle çok çabuk tozlanıyor ve kedi var. ama süpürmeye fırsat olmuyor. robot da var aslında ama öncesinde toplamak vs gerektiği için uğraşamıyorum.
aşırı bulduklarım; aşırı deterjan, çamaşır suyu vs kullanımı mesela. şifonyerin üstünü deterjanlı su ile silmek nedir? ya da tuz ruhu filan gibi şeyleri karıştırarak insanın canına kast etmesini mantıklı bulmuyorum. camların dışını silmek. ayda bir silenler var, deli misiniz? foşur foşur sürekli açık balkon yıkamak koruyucu kıyafet giyip tuvalet ile içli dışı olanlar, kolunu gidere kadar soka soka fırçamak... zemine s.çmış gibi her yeri köpürtmek bulaşıkları makineye koymadan önce neredeyse tamamen yıkamak
genel olarak mesela bizim ev çok temiz olmuyor diye düşünüyorum. özellikle tüy ve toz açısından. kedi ve çocuk varken ve çalışırken daha fazlası olmuyor çünkü. olur da kendimi yıpratmış olurum. ya da mesela yemek yapıyoruz, ocak kirleniyor. o akşam mutfağı temizlesek bile ocağı temizleyemiyoruz. ertesi gün kirli ocağın üstünde yeniden yemek yapıyoruz. ama mesela tezgahı ve lavaboyu kirli bırakmamaya çalışıyorum çünkü o görüntüyü sevmiyorum. lavabo içine bulaşık biriktirmekten hoşlanmıyorum.
çamaşır konusuna girmemişiz ama iç çamaşırlarını vs ayrı yıkayanlar var. onlara anlam veremiyorum. iç çamaşırlarını da normal kıyafetlerle birlikte yıkıyorum. ha havlularla birlikte yıkamıyorum tabi ki.
temizlik için köle olanları anlamıyorum. var öyle komşularım mesela, gece ona kadar temizlik yaptım diyor. iki gün sonra bir daha yapıyor. yani belki sürekli dip köşe temizlik yapmak o kadar sürüyordur ama gereksiz geliyor. çalışsın ya da çalışmasın, kişinin sürekli evi temizlemesi mantıksız bence. bazıları cidden çok abartıyor.
+5
elorelia
(24.12.25)
robot süpürgeye haftada iki üç kere süpürüp sildirmek. nevresimleri iki haftada bir, yastık kılıflarını haftada bir değiştirmek. arada bir (kafama estiğinde) toz almak. haftada bir çamaşır. ütü yapıyordum ama artık yapamıyorum. hiçbir zaman öyle çorabı, havluyu bile ütüleyen manyaklardan olmadım. yumuşatıcı kullanmıyorum. iyi bıçaklar hariç herşeyi bulaşık makinesi yıkıyor. koymadan önce sudan geçirmiyorum. sadece üzerinde artık varsa çöpe sıyırıyorum. kirlendikçe lavabo ve tuvalet temizliği.
+2
inheritance
(24.12.25)
bence herkesin evinin tozlanma kirlenme seviyesi aynı değil. temizlik rutinleri bu nedenle değişebilir. ben cadde üstü bi evde oturduğum için tozlanma oranı aşırı yüksek oluyor. camların çok sık silinmesi gerek ama cam silmek çok zahmetli olduğu için yılda 2 defa falan siliyorum. evi süpürme haftada 2 bazen 3 silme haftada 1 bazen 2 haftada 1 toz alma 2 haftada 1 çarşaf değiştirme 2 haftada bir (kılıfları ayrıca değiştirmiyorum) ütü - gerektikçe çamaşır yıkama işinde hiçbir şeyi ayırmıyorum açık renkleri 60 derece, koyuları 40 derecede yıkıyorum haftada 1'er defa. tuvalet banyo yıkama 2 haftada 1. mutfak tezgahını hep temiz tutma +1 ocak silme haftada1 bazen 2 kedi olduğu için halılar 6 ayda 1 yıkamaya gidiyor bi de.
ama çalışan biri olmasam mutlaka 2 günde 1 ev süpürürdüm. tuvalet banyonu mutlaka haftada 1 yıkardım. el yıkama lavobosunu belki 2 defa yıkardım. ocağı her gün silerdim. tozları haftada ayrıntılı silerdim. mutfak dolaplarının içini 2 ayda 1 silerdim, perdeleri 2-3 ayda 1 yıkardım. evimi kesinlikle daha temiz tutmaya çalışırdım.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
evde çocuk yok pet yok evden çalışıyorum ev küçük rutin bir temizlik günüm saatim hiç yok. işe ara verdikçe elim boş kaldıkça evi de çekip çeviriyorum. gece uyku tutmayıp ya da akşama kadar yağmur yağıp sıkıntıdan mutfak dolabı sildiğim olmuştur ama düzenli olarak silmem.
sürekli olarak ev yemeği yiyorum. yemek yaparken mutfaktaki balkon kapısı filan açık duruyor. evde sigara içen yok. banyo harici yerde saç/makyaj yapma deodorant vb. kullanımı yok. yatak odasına yiyecek içecek girmez. tütsü mütsü de yakmam. bunları yapsam daha sık süpürür ve perde yıkardım. perdeleri büyük temizliklerde yıkıyorum 4-5 ayda bir anca. pencerelerin camlarını ayna gibi yapma merakım yok -zaten olmaz çift çam ve önceden kalan bir sürü leke vs. var- daha çok doğramalardaki tozu siliyorum bunu herhalde ayda bir siliyorumdur.
genelde toplu yemek/yemek hazırlığı yaparım, toplu ayıklar yıkar eder pişirir porsiyonlar buzluğa filan da koyarım, diğer günler birazını ısıtır, yanına salata ya da çorba yaparım anca. yemek yaptığım gün mutfakta ufak bir kaos olur, bitince mutfağı süpürür, tüm dolapları filan yerleştirir, yerleri silerim. günlük olarak gece yatarken mutfak kesinlikte toplanmış, ocak silinmiş, bulaşık kaldırılmış olarak yatarım -en rutin alışkanlığım budur.
bunun ışındaki süpürme silme rutinim kullanıma göre. yazın kapı pencere açıkken toz çok oluyor gün aşırı süpürüyorum. halıları filan yazın kaldırıyorum zaten. kışınsa sadece yemek yenince yemek masasının etrafını süpürdüğüm olur, hep evdeysem 4-5 günde bir tüm evi ama mobilyaları/halıları kaldırmadan, 15-20 günde bir de mobilyaları çekerek, tüm halıları (hepsi kilim gibi zaten) kaldırır, silkeler öyle siler süpürürüm. ev robot süpürgeye uygun değil.
çamaşır suyu sadece klozete haftada bir ve de mutfak lavabosuna 2-3 haftada bir. evi silerken 1 sefer sirkeyle filan 1 sefer yüzey temizleyiciyle, gibi. ahşap mobilyam çok, toz gördükçe arap sabunuyla filan siliyorum.
en çok nevresim değiştirmeye üşeniyorum yastık kılıflarını daha sık değiştirmeye çalışıyorum bu yüzden.
banyom çok sıkıntı. duşakabini berbat. gideri ters, meyili yok. ona da sinir oluyorum. banyo düzgün olmadığı için foşur foşur yıkamayla ancak temizleniyor. çamaşır makinesinin yıkayıp o suyu boşalttıktan sonra durulama suyunu banyoya akıtıyorum ben de tazyikle ve bol suyla anca...
ev eski olmasa da temizlik gösterse değişir miydi bilmiyorum. ben genelde fazla dağıtmam çok temizlik yapmaktan ziyade temiz düzenli tutarım, evde başka kimse yokken temiz kalıyor zaten.
+1
subcomponent
(24.12.25)
haftada 2 robot süpürge, 1 kere de ben süpürüyorum daha detaylı giriyorum makinenin farklı uçlarıyla. haftada 2 yastık kılıfları, 1 nevresim. 2 ayda 1 falan battaniyeleri yıkarım. Yılda 2-3 kez yastıkları yorganları yıkarım. ayda 1 camlar, çünkü cam silme robotu aldım hehe kullanmak isteyip zaman bulamadığım koltuk süpürme şeysi var mite süpürgesi diye geçiyor, cidden çok iyi toz çıkarıyor koltuktan yataktan ama elim gitmiyor üşeniyorum. bir de buharlı temizlik makinesi var, onu da keşke ayda 2 kullansam, tamamen buhara dönüp deterjan işlerini azaltmak isterim ev temizliğinde. ıslak mendilleri çok kullanıyorum, bence asrın icadı. ayakkabı da siliyorum, duşakabin de. bir sürü farklı çeşidi var artık, yağ çözenler, kireç çözenler filan çok pratik.
0
turk kizi
(25.12.25)
Temizlik yapmayı sevmem. Yanımda yapılmasını bile sevmem. Annem çok titiz bir kadındı; elektrik süpürgesi sesinden iğrendirdi beni. Rahmetli babaannemin bipolar bozukluğu vardı. Çalı süpürgesi ile sokakları süpürürdü mani döneminde. Bu ikisi travmatize etti beni. Kendim dahil bir şeyleri yıkamayı çok severim. İmkan olsa tüm evi tazyikli suyla yıkarım. Makinede çamaşır yıkamak bile arınma hissi yaşatıyor bana. Ama süpürmekmiş, toz almakmış. Zül geliyor. Yazın camlar açıkken lazım aslında. Haftada bir ben evde yokken kadın gelip temizliyor evi. Kediler de var, ama ayrıca süpürge açmıyorum. Camlar senede 2-3 defa siliniyor sanırım. Tek hassasiyetim yatak zımbırtılarının haftada bir değişmesi. Kedilerden dolayı.
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.
Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için. Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi. Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım) Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur. Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
saat sabah 8:30 - 9'da neden milletin farları açık?
semaforo de medianoche
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş m
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş mesafesiyle ilgili hiçbir sorun yok ama bakıyorum çoğu kişinin farlar hep açık. arada tek tük görüyorum kapalı olan. 9'a doğru işe gittiğimde bile hala çoğunluğun farlar açık. neden böyle ben mi bir şey kaçırıyorum?
0
semaforo de medianoche (22.12.25)
Görünmek açısından önemli sadece görmek değil. Farlar hep açık olsun
+4
kisa
(22.12.25)
farları zaten açmıyoruz ki, otomatik kendi çalışıyor hatta gündüz bile açık
+4
liberal
(22.12.25)
gündüz farını sormuyorsunuz değil mi?
çoğu yeni arabanın farları sensörlü, otomatik yanıyor. akşam hava tam kararmadan, sabah hava aydınlandıktan bir süre sonra farları yakıyor benim araba.
0
inheritance
(22.12.25)
2000'lerden beri böyle. Yolum da hep açık farım da diye bir kampanya yapılmıştı.
+1
croswell
(22.12.25)
@kisa: hava açık olduğunda görünürlüğe bir katkısı olmuyor benim açımdan. özellikle dikkat edince görüyorum açık olduğunu.
ben öğlen 12'de çıktığımda kimsenin açık değil aslında ama sensör demek ki sabah o saatlerde öyle algıyorsa ondan açıyor olabilir. bende araba 10 yıllık manuel açış kapayış bilmiyorum sensör işini.
0
🌸semaforo de medianoche
(22.12.25)
Gorunurluge faydasi oldugu kanaatindeyim +1. Yazin gunduz tamamen acik gunesli havalar disinda ben de surekli acik tutuyorum.
0
mbond
(22.12.25)
Bugün aynı şeyi ben düşündüm, 08:50'de arabaya bindim ve farlarım otomatik olarak yandı. Hava o esnada kapalıydı ama genelde bu saatte ve hava kapalı olsa da farlar yanmazdı, yadırgadım. Arabalar için yeterince aydınlık sayılmazmış :D Konum Ankara
0
theseachange
(22.12.25)
Gece gunduz fark etmez araba hareket ediyorsa farlari acarim
0
mirafiori
(22.12.25)
bir çok araçta çalışır durumda olduğu sürece kısa farlar hep yanar. zaten öyle olması gerekiyor. görünürlükte fark olmaması mümkün değil.
0
robokot
(22.12.25)
Ankaradan bildirmiyorum ama ben tam 8:30'da işyerine giriş yapıyorum ve 1 aydır sabahları farlarım yanıyor. Hava açıksa bazen bir noktada direkt güneş ışığı görüyorum gözleri rahatsız edecek seviyede, orada farlar kapanıyor.
0
denizgonen
(22.12.25)
soru tam anlaşılmadı galiba farlar hep yanar diyenler var da araba kullanmaya dün başlamadım ben de birkaç yıldır dikkatimi çeken bir durumdan bahsediyorum. ekim kasım gibi başlayıp marta kadar sabah erken saatlerde farları yanıyor sadece büyük bir kesmin. öğlen 12'de kimse yakmıyor. bu aylar dışında sabahları da kimse yakmıyor. siz o durumlarda da yakıyor olabilirsiniz ama sorum o değildi benim sadece bu dönemlerde sabahları yakanların sebebini sordum. sensörmüş sebep anladığım kadarıyla onu öğrendim.
@robokot: valla faydasını geçtim aynadan baktığımda rahatsız bile ediyor beni aynalara bakmakta zorlanıyorum. gün ışığı yeterli olduğu için ara sokaktan çıkan arabayı ışığından fark etmeye falan da yaramıyor ışık kayboluyor zaten gün ışığında. onun dışında öndeki araba da normal görünüyor. kural olarak da öyle bir kural yok zaten "Gündüz görüşü azaltan sisli, yağışlı ve benzeri havalarda, kullanılır." yazıyor sadece. ben açık havalar için diye belirtmiştim.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.12.25)
türkiye'de henüz zorunlu değil ama olmalı diyorum "öyle olması gerekir" derken. bunun zorunlu olduğu pek çok ülke var. mevsimsel olarak zorunlu olduğu daha fazla ülke de var. ülkemizde motosikletlerde zorunlu sadece şu an.
eğer gözlerinizde bir sorun yoksa ve yakılan farlar uzun farlar değilse gün içinde arkaplan ışığına oranla gözlerinizi rahatsız etmesi mümkün değil, belki bir doktora görünmek gerekebilir. zaten gözle farkedecek hatta rahatsız edecek kadar gözüküyorsa görünürlüğü arttırdığı garantidir diyebiliriz - burada da biraz çelişki olmuş. kısa far gün ışığının yeterli olduğu anlarda neredeyse görülmez, ancak anlık olarak ışığın yeterli olmadığı durumlarda (gölgede kalan yerler vs.) hayat kurtarabilir. herkes her an başkalarını düşünüp aç kapa yapmayacağına göre açık bırakmakta zarar değil fayda vardır sadece.
0
robokot
(23.12.25)
trafiğe çıktıklarında hava karanlık oluyor da ondan.
arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?
lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir? 2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil. 3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
benim cevaplarim: 1- yok, eskiden volkswagen polo vardi 2- volkswagen id.7 3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks (17.12.25)
1- arabaniz var mi? var skoda fabia 2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil. golf ya da a3 3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi? xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı. 2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda. 3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model 2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor. 3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea. toyota corolla hybrid. yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio 2 corolla cross veya vw tiguan 3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok. 2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim. 3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
-1
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var. Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu. Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model. 2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb. 3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi? --var clio 5 2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? --suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir 3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi? xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında 2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey. 3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.
2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.
3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.
Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş. 2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim. 3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var. 2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım. 3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010. 2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum. kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.
değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle. ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.
3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX
2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim. Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)
3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var 2- Amarok almak çok istiyorum 3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x 2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var) 3. Fiat 124 spider
Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi). 2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi. 2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum. 3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek. 2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim. 3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var 2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var 3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir? 2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil. 3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var. 2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela. 3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence.. sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen ya
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence..
sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen yanlış yapıyorsunudur falan diyen arkadaşlarım yüzünden soruyorum :)
0
denizmaniaherif (15.12.25)
ben hep öyle yapıyorum (detarjanı kazana çamaşırların yanına koymak). çok köpükleme temiz oluyor anlamına gelmiyor bu arada. detarjanı da çok kullanmanıza gerek yok. 60 ml koyuyorum ben genelde.
0
inheritance
(15.12.25)
Çamaşır makine deterjanının elde yıkama deterjanından farkı odur zaten. Köpürmeden temizler. Köpük konusunda ısrarcıysan elde yıkama deterjanı koy. Ama köpük makineden taşabilir, haberin olsun.
0
Mirket
(15.12.25)
ben komple hiç bilmiyormuşum konuyu.. teşekkürler.. içine atacağım artık. peki yumuşatıcı varoldugu yerde kalması değil mi ?
0
🌸denizmaniaherif
(15.12.25)
Yumuşatıcı, yumuşatıcı gözünde kalacak evet. Onu deterjan gibi yıkamanın en başından almıyor makineler, durulamaya geçerken kullanıyor.
+1
kobuzchu kiz
(15.12.25)
deterjanı makinenin gözüne koymakla içine atmak arasında hiçbir fark yok. hatta bence eğer toz deterjan ise suyla karışıp çamaşırlarla buluşması, yani göze koymanız daha iyi. içine atarsanız oraya su gelene kadar kuru deterjan kıyafete yapışıp kalır.
0
kibritsuyu
(15.12.25)
Makine kabaca şöyle çalışır:
Düğmeye bastınız, önce kazanı bir iki tur boş döndürür. Çamaşırlar eşit dağılsın diye. (Bazı kontroller de var ama atlıyorum detayları)
Sonra, su almaya başlayınca, aldığı (ve ısıttığı) suyu deterjan gözesinden geçirerek alır.
Eğer ön yıkamalı program çalıştırdıysanız, sadece küçük deterjan gözüne konan deterjanı alır.
Eğer ön yıkamasız bir program çalıştırdıysanız, son 20 küsür yılda üretilen makineler tedbiren hem büyük hem küçük deterjan gözündeki tüm deterjanı alır. Yani yanlış göze koysanız dahi alır o deterjanı.
Makine ilk su almada tüm deterjanı aldığı için, deterjanı direkt içine koymanızla arasında çok bir fark yok. (Önyıkamasız program için söylüyorum) Hatta su alırken çekmeceyi temizleyip deterjanı suda daha iyi çözdüğü için, çamaşırda deterjan kalıntısı, kitlesi, lekesi kalmasını da engeller. Matik deterjanlar (Otomatik makine) zaten çok köpürmez, köpürmemeli. Köpük görmemenizde sorun yok. Yıkama sonunda deterjan çekmecesi boş ise deterjanınızı alıp yıkamış demektir.
İlk sıkmaya kadar hep aynı deterjanlı suyla yapılır yıkama işlemi.
Çözüm önerilerim:
-Tek seferde makineye attığınız kıyafet miktarını bir seviye azaltmak. Çok doldurmamak.
-Deterjan miktarını arttırmayı denemek.
-Çamaşırlar yıpranmayacaksa suyun derecesini yükseltmek.
-Deterjan markasını değiştirmeyi denemek, sıvı deterjan denemek.
-En olmadı, Şikayetvar'a falan "falan marka makinem temiz yıkamıyor" yazıp makineyi servise ücretsiz bir kontrol ettirmek. Olmadı, makineyi değiştirmek.
Yumuşatıcı uygulamanın tek yolu, çekmecedeki yumuşatıcı bölümüne koymak. Farklı bir yöntemi yok.
Romalılar,Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gib
Romalılar,
Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?
5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.
Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gibi hiç olmamalı.
0
aguen (15.12.25)
7 yıldır ttnet fiber kullanıyorum. bir kere kesinti oldu sadece.
altyapı ttnet ise diğer sağlayıcılar 100 mbpsden fazla veremeyebilir.
0
inheritance
(15.12.25)
Hepsini aradım sordum 1000 diyorlar
0
🌸aguen
(15.12.25)
taahhutsuz olanlardan ilerle.
turk.net, millenicom ve netspeed var. turk telekom altyapisini kullanan.
ben millenicom kullaniyorum memnunum.
0
nuevo
(15.12.25)
turk.net hiç önermem. kesinlikle muhatap bulamıyorsun. annemlerin interneti 4 gün boyunca yoktu asla telefonla kimseye ulaşamıyorsun. canlı destek var oraya yazıyorum 1'de yazdıysam 5'te cevap veriyolar tekrar yazıyorum 3 saat sonra cevap geliyor. ben bir şey yazıyorum onlar bambaşka bir şey söylüyor. YALAN SÖYLÜYORLAR. yok türk telekom kaynaklı zart zurt. sonra anlaşıldı ki modem kaynaklıymış 4. gün gelip modemi değiştirdiler. biz de turk.net kullanıyorduk kopmalar çoktu. şu an oturduğumuz apartman çoğunluk superonline kullanıyor ama kopmalar olduğundan şikayet ediyorlar. ben ttnet kullanıyorum (pahalı) ama sadece 1 kere deprem olduğunda 2 saat koptu onun dışında 3 aydır hiç kopma yok.
0
matilda
(15.12.25)
çok uçuk fiyat farkı yoksa tt öneririm, diğerlerinin müşteri hizmetleri sıkıntılı.
0
duyuruuser
(15.12.25)
türk telekom
0
bravoteam
(15.12.25)
hocam kablonet'in kalitesinden memnunsanız (kaliteden kastım kopma, altyapısal sorunlar olmaması vs.) hız sınırımı 200'e çıkardılar (infinity 401 modem lazım ama, önceki modellere vermiyor). fiyat/performans olarak en iyisi kablonet bence ki ben tv de falan da kullandığım için daha iyi oluyor bana.
0
shadowfollower
(15.12.25)
tt altyapısını kullanan 50 tane iss vardır heralde.
ama popüler olarak türknet, netspeed, netgsm vs önerebilirim.
0
jelly bear
(15.12.25)
superonline, ttnet ve türknet kullanıyorum.
türkneti yeni iptal ettim çünkü 1000 mbit vermiyorlardı. ttnete geçtim.
türknet tech savvy olan kullanıcılar için sorun yaratmaz. ama en basit modem ayarını yapamayan kişiler için sıkıntılı bir müşteri temsilci sistemi var. not bırakınca birkaç saat sonra döndükleri de oluyor 15 dk sonra da. yoğunluğa bağlı. çok sorun yaşamadım ama istediğim hızı veremeyince çıktım. iptal olayı da oldukça basit eğer taahahüt imzalamadıysanız.
ttnet, 1000 mbit hızına geçtim. tam 1000 mbit veremiyor zaten veremeyeceğinde farkındayım. genelde %8-10 kayıp oluyor ethernette. yani 910-920 mbit alıyorum. bu kayıplar gayet normal. yaşadığım yerde birkaç kere akşam saatlerinde hızdan öte sayfaların açılışında bariz yavaşlama gördüm, sorunu dile getirdim, sonra bir daha olmadı. kendi routerınızı kullanmanıza izin veriyorlar. bu güzel birşey. verdikleri routerlar iyi değil. arıza olursa 1 gün sonra hemen geliyorlar (benim bölgemde en azından). 1000 mbite 50 mbit upload gibi komik bir hız veriyorlar.
superonline hem hizmet hem hız konusunda iyi. müşteri hizmetleri ve saha ekibi hızlı diyebilirim. 3-6 ayda bir hizmetten memnumusunuz diye kapımıza geliyorlardı en son.
+1
false pretension
(15.12.25)
8,5 sene boyunca Kablonet kullandım, 1 ay önce Türknet Gigafiber'e geçtim.
Kablonet'te neredeyse kesinti olmadı gibi bir şey, hizmet gerçekten iyiydi. Türknet'te bu seviyede bir kalite beklemiyordum ancak 1 ay boyunca hiç sorun yaşamadım. Farkındayım, 1 ay oldukça kısa bir süre ama deneyimim bu kadar ve gerçekten memnun kaldım.
Türknet dışında simetrik internet veren yok. Türknet simetrik gigabit veriyor ve bu fiyata günümüz şartlarında rüya gibi bir şey. Türknet Wifi 6 router veriyor. Evet detaylı ayar yapmak mümkün değil ama hızı ve sinyal gücü iyi. Gerçi ben Netmaster 401'den geçtiğim için bana her şey iyi gelir ama siz de aynı durumdasınız.
Türknet dışındaki fiber bağlantılarda 1000/50 gibi komik upload hızları veriliyor. Ancak Kablonet'in GPON altyapısındaysanız 1000/125 gibi hızlar alabiliyorsunuz.
@shadowfollower'ın dediğini ben de yaşadım, birkaç ay önce hızım 100 mbps'den 200 mbps'ye çıkarıldı. Docsis 3.0 altyapısında olanlara böyle bir güzellik yaptılar. TV ile birlikte Kablonet çok uyguna geliyor. Eğer bulunduğunuz yerde 200 Mbps varsa isterseniz bir de onu düşünün çünkü TT'ye geçerseniz aylık 1.000 TL civarında bir para ödeyeceksiniz. Kablonet'te kalırsanız gigabit hızınız olmayacak ama cebinizden yarı parası çıkacak ve bildiğiniz görece sorunsuz bir altyapıda kalmaya devam edeceksiniz.
0
10551037
(15.12.25)
Guncelleme olsun diye:
- Vodafone'u aradim. Hattim da vodafone oldugu icin bi tik uygun gibiydi. Telefonda guzel guzel konusurken magazada o kadar sark kurnazligi etmeye calistilar ki, hattimi da vodafone'dan cikariyorum. akpli degil diye duruyordum, dolandirmayan akpliyi dolandirici diger firmaya tercih ederim.
- Turkcell en uygunu duruyordu, kendi altyapilari olmadigi icin 700tl yerine 1200 tl oluyormus onlari da pas gectim.
- turk.net okay gibiydi ama kurulum ucreti vs daha pahaliya geliyordu.
- turk telekom'a 24 ay sozlesme yaptim. (12den sonrasini enforce edemiyorlar zaten yasal olarak), 800 liraya 1000/50, 24 saat icinde de gelip kurdular.
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
arbre (14.12.25)
araçta utts ve shell taşıt tanıma olduğu için shell'den alıyorum. ödeme yapmıyorum, fatura arkadan geliyor. kurşunsuz benzin, depoyu dolduruyorum, 30-32 litre alıyor, 1600-1800 lira arası tutuyor, 10 gün kadar gidiyor. bir depoyla 600 kilometreye yakın yol yapıyor.
büyük markalar olduktan sonra hepsinin aynı olduğunu düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Shell opet bp nadiren peteol ofisi kalanlara neredeyse girmiyorum
0
basond
(14.12.25)
Evin yakınında Opet var Opet'ten alıyorum başkası olsaydı onu alırdım Türkiye'de 10 şirket varsa sekizi yakıtı Tüpraş'tan aldığı için firmaya olan algı dışında yakıtın farkı yok.
+1
kizil karga
(14.12.25)
shell veya opet. bp'yi listeden çıkardım çünkü petrol ofisinin altında çalışıyorlar. bp'ye girmiyorum artık.
0
false pretension
(14.12.25)
Opet'ten ve bazen Aytemiz'den alıyorum. Markadan ziyade istasyon önemli. Türkiye'de bilindik tüm markaların ürünleri kaliteli ama benzin istasyonları üçkağıtçı olabiliyorlar.
95 oktan standart benzin alıyorum hibrit araç (corolla, rav4) için. Dolduruyorum depoyu ama pompa tetiği atınca üzerine ekletmiyorum. Depo boşalmaya yakın dolduruyorum. Deprem sonrası bir müddet yarım depoyken dolduruyordum. Araçta acil durumlar için sürekli yakıt olması önemli aslında. Ama zamanla yine ihmal eder oldum. Kaç günde bire gelince, kullanıma göre bir araç ayda 2 ila 4 arası. Diğeri ayda 1-2 defa.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
iş ve eve yakın opet benzinliği var. Alternatif olarak shell, en kötü ihtimal petrol ofisi tercih ederim başka markalardan almam. fiyat artışı olacaksa fullerim yoksa keyfi 1000 tllik atıyorum.
0
biravekahve
(14.12.25)
yakıt kart olduğu için opet. kullanıma göre değişiyor. bazen ayda bir kez, bazen ayda 2-3 kez.
Eski hgs yi yeni araca devretmek diye bir sey var mi?
narod
Yoksa iptal edip, yeni araca yeni hgs mi aliyorum? Nasil bir yol izlemeliyim. Aracimi yarin satip yenisini teslim alacagim insallah.
Yoksa iptal edip, yeni araca yeni hgs mi aliyorum? Nasil bir yol izlemeliyim. Aracimi yarin satip yenisini teslim alacagim insallah.
0
narod (12.12.25)
Garantide plaka değiştirme var.
0
inheritance
(12.12.25)
ziraat'te var.
eski arabamın üzerine olan hgs'yi yeni araç alınca gidip yeni aracın bilgileriyle değiştirtmiştim. aynı bakiye yeni plakaya transfer edildi. etiketim de eskiaraçta kaldı. şu an etiketsiz kullanıyorum sorun olmuyor.
0
exlibris
(13.12.25)
Ptt' de varmis. Hgs kartim vardi, eski plakayi iptal edip yeni plakami girdiler. Hesap numaram ayni kaldi. Belki birinin işine yarar.
Suan eski plakayi girdigimde hgs kayitlarinda cikmiyor. Benim ise uzerimde sadece suanki aracim cikiyor.
ozel hastanede doktorlar ne kadar kazaniyorlar ortalama?
lemmiwinks
memorial, acibadem vs seviyesinde ortalama bir doktor (uzman, docent vs. profesor bilen varsa onu da ogrensek olur :)) ne kadar kazaniyor?boyle hastanelerde doktorlar maasli calisan mi? yoksa farkli sozlesmeleri mi var?tamamen meraktan soruyorum.
memorial, acibadem vs seviyesinde ortalama bir doktor (uzman, docent vs. profesor bilen varsa onu da ogrensek olur :)) ne kadar kazaniyor?
maaşlısıda var, performansına göre alanıda var. hasta sayısına göre değişir kazancı sabit maaşı yoksa. oran olur hasta başı/ameliyat başı rakam olur, bunlar hep doktorun sözleşmesine göre değişir
0
eja
(12.12.25)
gittiğim bir profesör, hastanede haftada iki gün birer saat çalışıyor. muayene ücreti 10 küsür bin lira. sigorta, sgk vs. geçmiyor bu doktor (+ istediği test, tahlil, vs.) için.
15 dk aralıklarla randevu veriliyor. haftada 8 hasta baksa, ayda 24 hasta. ayda 240 bin lira. bunun %70i kendine kalsa 168 bin lira. kendi özel muayenesi de var. oradan da bundan fazlası geliyordur herhalde.
0
inheritance
(12.12.25)
Bir akrabamın eşi ülkenin top hastanelerinden birinde cerrahi profesörü. Hayata döndürdüğü ünlüler, sosyeteler, yurtdışı hastaları bayağı biliniyor. Bundan iki sene önce ameliyatlardan milyon kazandığını söylemişti şimdi totalde kaç milyon kazanıyor kim bilir.
0
cilekli pasta
(12.12.25)
devlet hastanesindeki tanıdığım bir cerrah medikal firmasından aylık 400-500bin açıktan para alıyor. maaş ve döner sermayeyi saymıyorum bile.
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum (11.12.25)
trendyolmarketten bir aratın bence.
+1
michael_knight
(11.12.25)
geçen hakmar markette gördüm. kalitesi nasıldı bilmiyorum. migroslarda vardır kesin www.migros.com.tr
+1
exlibris
(11.12.25)
Geçen bim'e aktüel geldi, happy center'larda sürekli oluyor
+1
tss
(11.12.25)
mopaş'ta da var.
+1
inheritance
(11.12.25)
file market'te de var.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
panko ekmek kırıntısı değil mi?
evdeki ekmekleri fırında kurutup, blenderdan geçirsen gidip almaktan daha zahmetsiz değil mi?
+1
duyuruuser
(11.12.25)
bence daha zahmetsiz değil. doğal kurutmak istersen günler sürüyor kuruması. fırında kurutayım desen bir avuç panko için ekmek yanmadan kurusun diye ızgarasını da açmayacaksın, uzun bir süre fırın çalışacak, elektrik yakacak, tepsinin içi kırıntı olacak, blender lazım, varsa bile onun da içi kırıntıyla sıvanacak. Fırın tepsisi, blender kabı, blender bıçağı bir sürü bulaşık çıkaracak, su harcattıracak. illa fırından alıp blender'a koyarken, blender kabından tabağa dökerken ortalığa dökülecek.
bence bazı şeyleri gidip almak daha mantıklı.
duyuruuser
SelamAnkara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı. Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acı
Selam
Ankara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı.
Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acılı olsun istiyorum, var mı bildiğiniz birileri?
0
muhayyer divan (07.12.25)
sorunuza cevap değil ama, kimçi zaten çok acılı olmaz. kore'de bişeye "çok acı mı?" diye sorduğunuzda "kimçi kadar acı" derler; yani turistin ağzını yakmayacak kadar manasında. ben sevmediğim için hiç satın alasım olmadı ama youtube'da çok sayıda tarif var, bence erinmeyip kendiniz yapınız.
+1
lil siztah
(07.12.25)
@lil siztah
Hiç yapacak halim yok açıkçası. Bir de adamların "acı" anlayışı nasıl çoksa kimçileri bana aşırı acı geldi. Midem çok beter oldu mesela. Neyse artık...
+1
🌸muhayyer divan
(08.12.25)
kimcinin kokusu o kadar iriteci ediyor ki beni, yesem kesin hastanelik olurum. bir kere hanim almis, dolaptan kokusunu cikartana kadar 1 hafta ugrastim. yemeyin olm boyle seyleri :/
+1
cooperr
(08.12.25)
gümuşsuyu'na inerken sağda asya marketi var. orada orijinal kimchi satılıyordu kore'den gelen ama biraz pahalıydı. hala var mıdır bilmem. benim de acı toleransım düşüktür ve buradan aldığımı yiyebilmiştim güzeldi.
+1
elektr10
(08.12.25)
3-4 sene önce trendyoldan almıştım ama tadı aklımda kalmamış.
+1
inheritance
(08.12.25)
@bir sıcak el uzanır
Vallahi yapacak mecalim yok, daha eve yetişemiyorum ki kimçiyi nasıl yapayım... eskiden tarhana yapardık biz, artık yapmıyoruz. Ekmek bile yapmıyorum yahu 😔😔
selamlar,amazon.com.tr üzerinden satıcısı da amazon.com.tr olan bir ürün aldım ama 1 haftadır hiç hareket yok. sipariş durumuyla ilgili hiçbir yardım alamıyorum. ne bir telefon numarası, ne bir mail adresi, ne de canlı destek var. koskoca amazon'un nasıl müşteri desteği olmaz anlamadım acaba ben mi
selamlar,
amazon.com.tr üzerinden satıcısı da amazon.com.tr olan bir ürün aldım ama 1 haftadır hiç hareket yok. sipariş durumuyla ilgili hiçbir yardım alamıyorum. ne bir telefon numarası, ne bir mail adresi, ne de canlı destek var. koskoca amazon'un nasıl müşteri desteği olmaz anlamadım acaba ben mi göremedim. siz amazon.com.tr siparişlerinizle ilgili nasıl kontakta geçiyorsunuz?
0
lamentoftheperishingroses (05.12.25)
evet yok müşteri hizmetleri gerçekten bende bununla ilgili bir entry yazmıştım, ürün alınca sipariş sayfasında bir menu tarzı şeyler çıkmıştı denediniz mi sipariş sayfasını? mecburen ömrü hayatımda tek orda satıldığı için bi elektronik almıştım (satıcı amazondu benim)
0
eja
(05.12.25)
canlı destek vardı, ben en son bu yaz kullanmıştım.
bize ulaşın (www.amazon.com.tr) sayfasından siparişinizi seçip canlı desteğe bağlanabilir veya sizi telefonla aramalarını isteyebilirsiniz. daha geçen gün bir sorunla ilgili yazışmıştım, canlı desteği de iyidir normalde buranın.
0
shadowfollower
(05.12.25)
geri arama yapamıyoruz diyor. canlı destek de yok robot yanıt veriyor. anlamadım valla.
0
🌸lamentoftheperishingroses
(05.12.25)
Aynısı oldu ,sonra teslimat tarihi değişince online müşteri hizmetlerine ulaştım. Bana iptal olmayacağına söz verdi bir hafta daha bekledim. Sipariş iptal oldu.
Öncesinde benzerini amazon.fr 'de yaşamış hesabımı silmiştim. İlk açtığımda yine aynısı olunca tekrar sildim. Trendyoldan aldım 4 gün dediler iki günde geldi.
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
0
kizil karga (04.12.25)
Is yerindeyseniz bloklanmis olabilir. Bizim ofisin wifi'den facebook, instagram falan giriliyor ama mesela tiktok'a girilmiyor.
+1
mbond
(04.12.25)
Yok evin wifi'si, düne kadar bi sıkıntı yoktu bugün başladı. Resetledim modemi tekrar kurdum ama bi şey değişmedi.
0
🌸kizil karga
(04.12.25)
güvenli internet ayarı açılmış olabilir mi internet sağlayıcınızda?
günaydın, kızıma pasaport defter bedeli ödeyecekken kendi tc me ödemişim. bu hatalı ödemenin iadesini online nasıl yapabiliyoruz acaba? ivd üstünden baktım ancak sadece ödeme sayfasına ulaşabildim
günaydın, kızıma pasaport defter bedeli ödeyecekken kendi tc me ödemişim. bu hatalı ödemenin iadesini online nasıl yapabiliyoruz acaba? ivd üstünden baktım ancak sadece ödeme sayfasına ulaşabildim
0
kondansator (03.12.25)
dilekçe yazmanız gerekiyor. vergi dairesini arayın ya da uğrayın en garantisi.
+1
summerjam0306
(03.12.25)
vergi dairesinde online dilekçe var ordan bi deneyin.
+1
jelly bear
(03.12.25)
ödemeyi bankadan yaptıysanız ve gün geçmediyse (aynı gün ise) çağrı merkezinden iptal ettirin. gün geçtiyse dijital vergi dairesinden dilekçe verebiliyorsunuz. trafik cezası için benzer bir hata yaptım, dilekçe göndereli 10 gün oldu ama henüz gelişme yok.
benzer fiyatlara bosch da alabilirdim. özellikle çamaşır makinesine kullanmak zor falan yorumlar yapılmış nesi zor olabilir anlamadım ama sonradan baktım mesela bosch’ta direkt atıyorum perde yıkama modu var.sizce hata mı ettim
benzer fiyatlara bosch da alabilirdim. özellikle çamaşır makinesine kullanmak zor falan yorumlar yapılmış nesi zor olabilir anlamadım ama sonradan baktım mesela bosch’ta direkt atıyorum perde yıkama modu var.
sizce hata mı ettim
0
asap raki (27.11.25)
kaç defa boch aldıysam arıza yaptı. samsung kötü bir tercih olmayabilir. bu perde yıkama vs. süslü modlar gerçekte standart yıkamadan çok da farklı işler yapmıyor. mesela nazik yıkama modu vardır aynı işlevi verebilir gibi.
bir de samsunglarda wi-fi nfc bağlantısı oluyor oradan girip kendine özel programlar oluşturabiliyorsun. belki senin makinada vardır.
0
orpheus
(27.11.25)
evet ai, wifi vs bir şeyler diyor. kazan çarpıyor, yok 11 kilo makineye 2 kilo yorgan atabilirsin falan yazılıyor o yüzden biraz tereddüt ettim
0
🌸asap raki
(27.11.25)
bizde samsung çamaşır makinesi var. memnunuz.
sadece boyası kolay aşınabiliyor.
0
gurur
(27.11.25)
kardeşimde samsung bulaşık ve çamaşır makinesi var(dı). bulaşık makinesi arızalandı, tamiri yeni makine parasına yakındı yeni makine aldılar. çamaşır makinesi iki üç kere arıza verdi, tamir oldu.
Bulunduğum adrese en sonunda fiber alt yapısı geldi.Mevcutta Türk Telekom un dandik modemlerinden birini kullanıyordum ama yeni alt yapı ile düzgün bir modem almak istiyorum.Evim 120 metrekare,hem her yerde çeksin hemde yüksek hızı kesinti yaşamadan almak istiyorum.TP link archer vr300 ve vr 400Tend
Bulunduğum adrese en sonunda fiber alt yapısı geldi. Mevcutta Türk Telekom un dandik modemlerinden birini kullanıyordum ama yeni alt yapı ile düzgün bir modem almak istiyorum. Evim 120 metrekare,hem her yerde çeksin hemde yüksek hızı kesinti yaşamadan almak istiyorum. TP link archer vr300 ve vr 400 Tenda v12 ac1200 modellerini buldum ama tavsiye ve teknik geri bildirim için dönüşünüzü rica ediroyurum
0
coldnick (25.11.25)
onlar size modem getirecekler. fiber abonelikler için modem ücreti almıyorlar. vdsl için modem ücretli.
0
malheiros
(25.11.25)
türk telekom fiber modem getiriyor. modem için para almıyorlardı, geçen seneden beri modem kirası almaya başladılar.
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım. geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (https://amzn.eu/d/iTNqxdA) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım. geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (amzn.eu) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş biraz; kalanını bana vermiş oldu :s hoşuma gitmedi ama bozmadım ve içtim. bir süre sonra, başka birinin de bu şekilde kahvesini paylaştığını görünce, "öyle hijyenik olmuyor" falan dememe kalmadı, millet üstüme çullandı! anlaşılan bunu tuhaf karşılayan bir benmişim. diyorlar ki; o termosta geleni içiyormuşsun, geri gitmiyormuş ki içecek.. görüşleriniz?
0
lil siztah (25.11.25)
birine bu şekilde ikram etmem. ikram eden olursa içerim, sorun etmem.
+1
brkylmz
(25.11.25)
iğrenene saygı duyarım ama iğrenmeyene de garip bakanı garipserim.
şahsen sevdiğim kişilerin bardağından, termosundan, tabağından, çatalından vs midem bulanmaz, önemsemem. öyle hassasiyeti olan arkadaşlarıma da ona göre yaklaşıyorum. diyelim su içeceğim veya benim içeceğimin tadına bakacaksa ben başlamadan önce denemesine müsaade eder, sonra ben devam ederim içmeye.
çok cahilce gelebilir ama sanki 7/24 steril bir ortamdaymışız da tek sorun arkadaşımın termosundaki sıcak çayından aldığım yudumla hasta olacakmışım gibi bir hisse gerek yok bence.
+1
m e b
(25.11.25)
İçtiği yerle döktüğü yer aynı değil sanırım kapağı açıp döktü demişsiniz. Çok yakınım değilse biraz takılırım belki ama zaten yakınım olmayan birinden de böyle bir şey istemem. Sanırım çok sorun olmazdı benim için.
Ben termosumdan birine bir şey ikram edeceksem kendim içmeden sorarım bence olması gereken budur.
0
mutekebbir
(25.11.25)
asla içmem ya, içemem. içmek isteyen olursa veririm ama, onun problemi. çoğu insan rahatsız olmuyor ama beni çocukluğumdan beri çok rahatsız eder bu tür şeyler.
0
deartheodosia
(25.11.25)
bir kere çok ayıp bir şey kendi termosundan birine bir içecek ikram etmek. hadi diyelim vermek istedin. öncesinde belirt bari termostan vericem ama iğrenmezsen vs diyip.
brkylmz +1
+1
elektr10
(25.11.25)
yukarıya ekledim; ben demlikten ikram edecek sandım, meğer elindeki termostan söz ediyormuş (ben elindekiyle kahve içiyor diye düşünmüştüm). içme yerinden dökerek değil, içme yerini de içeren kapağı çıkarıp dökerek ikram etti. iddia şu: bu termoslarda gelen sıvı içiliyormuş; geri gitmiyormuş. bence gayet de gidiyor. beni şaşırtan, aynı bardaktan içmekten farklı birşeymiş muamelesi yapıyorlar buna..
0
🌸lil siztah
(25.11.25)
asla öyle bir ikramı kabul etmezdim. ağzını sokmuş kim bilir kaç tane çay kahve içmiş öyle. şimdi kokular birbirine karışmıştır. metalse içinde metal bir tat da kalıyor. belki ne zamandır yıkamadı o termosu bittikçe içiyor. sevgilim ya da çok yakınım olmadıgı sürece öyle bir şey birinden asla içmem.
öyle de ikram edilmez zaten.
0
koela
(25.11.25)
Ben de asla içmem. Böyle termosum yok ama olsaydı da isteyen dahil kimseye ikram etmezdim. Ağzına girmiş çıkmış içecek o benim gözümde. Geri gitmediğine ikna olamam.
0
a perfect lie
(25.11.25)
maalesef, her anlamda sağlıksız bir paylaşım ve herkes yapıyor genelde, çok rahatlar :) ben asla kabul etmem, içmem ve de paylaşmam
+1
sweetoffice
(25.11.25)
o şekilde içmem ve paylaşmam da. geri gitmiyor da değil bu arada. (bkz: backwash) csi'ın bir bölümünde birisinin içtiği su şişesinde kalan sudan içen kişiye dair ipucu elde ediyorlardı.
+1
inheritance
(25.11.25)
ne içerim ne ikram ederim. okuyunca bile midem bulandı dkfjgdk
+1
black holes in the sky
(25.11.25)
iğrenebilirsin hakkındır ama yeni nesil çok abartıyor böyle şeyleri.
eskiden sokaktaki çeşmede bir tane metal bardak olurdu zincirli gelen geçen onunla içerdi. misafirliğe gittiğinde ev sahibi bir bardak ve sürahi gezip herkese aynı bardak ile teker teker su verirdi. yani merak etmeyin bişi olmaz o hazır gıdalar ile beslenen bünyenize.
0
gercekdunya
(25.11.25)
kendi termosumdan başkasına ikramda bulunmam, bana bu şekilde ikram ediliyorsa kabul ederim ama içmem, çaktırmadan dökerim/atarım.
@gerçekdünya yeni nesil değilim. çocukken mahalle çeşmelerinden ortak tasla su içmişliğim vardır, hatta askerde tanımadığım 1500 kişiyle aynı çelik bardaktan su da içtim ama bunlar yeterli artık içmiyorum.
0
exlibris
(25.11.25)
kisiye gore degisir diyorum. ben sizin kadar hassas degilim. eger yabanci degilse, icten ice hijyeninden rahatsiz oldugum biri degilse icerim, rahatsiz olmam. ha eger ikram eder misiniz diye soruyorsaniz etmem, cunku karsidaki kisinin bundan rahatsiz olabilecegini dusunurum.
0
Sour
(25.11.25)
sevgilim hariç kimsenin ağzının değdiği bardak vs. ürünleri kullanmam, yemem, içmem.
kimseye teklif etmem, teklifleri de reddederim. bozmak olarak düşünmem bunu ve direkt "hayıır ben öyle içmem yememm sevmem" derim.
0
art cat chocolate
(25.11.25)
yakın arkadaş, sevdiğim kişilerle aynı bardaktan, termostan vs içerim iğrenmem. aynı yiyeceği ısırıp ısırıp bölüşürüm de sorun etmem :D ama başkasına bu gibi bi şeyi teklif de etmem, içmem de muhtemelen
0
chanandler bong
(25.11.25)
İçen içer, içmeyen içmez. Ben de hayatımda bir dönem problem etmiyordum. Muhtemelen şu an içemem. Ancak bundan bağımsız, İster pipet kullanın, ister bu termoslardan kullanın, içindeki sıvı ağzınıza değmiş oluyor fiziksel olarak. Olmadığını iddia eden de fizik bilmiyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(25.11.25)
İlk kez gördüğüm birisi değilse ya da ağız hijyeninden şüphe ettiğim/emin olduğum biri değilse dert etmem. Karşımdaki sorun etmiyorsa da o şekilde ikram ederim.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(25.11.25)
Ben içmem iğrenirim. Ne gerek var kahve komasına mı girdik içmeyiverelim :D
Ayrıca geri gitmiyor diyenlere inanma. Benim oğlum 1 yaşında ve öyle şişeden içince şişede illaki kırıntı oluyor çünkü ağzındaki yiyeceği yutmadan içer. Yetişkinlerde de kesin geri gidiyordur ağıza gelen su ya ama ağzında lokmayla içilmediği için belli olmuyor. :D
Merhaba insanlar,elimde bir sürü dondurulmuş yaban mersini var. Yemekle bitmez :) buzlugumda yer azaldı. Sanırım bunlar ancak yaban mersinli kekle falan yenir. Kokteyl hariç, bol yaban mersini kullanabilecegim tarifiniz var mı?mümkünse sallamayın :) yani kek yap ama 1kg koy demeyin denemediyseniz. F
Merhaba insanlar, elimde bir sürü dondurulmuş yaban mersini var. Yemekle bitmez :) buzlugumda yer azaldı. Sanırım bunlar ancak yaban mersinli kekle falan yenir. Kokteyl hariç, bol yaban mersini kullanabilecegim tarifiniz var mı? mümkünse sallamayın :) yani kek yap ama 1kg koy demeyin denemediyseniz. Fazla gelmeyeceğine emin olalım da ziyan olmasın.
@dede :) aksilik olmazsa 5 inde geleceğim de yolda çözülür bence.
0
🌸kisa
(24.11.25)
Öksüz hırsızlığa çıkınca ay akşamdan doğarmış. Canın sağ olsun.
0
dedeminhirkasi
(25.11.25)
- Reçel +1 hepsini hızla tüketmenin en kolay yolu bu. (Hâlâ İstanbul'da yaşasaydım getir bana reçel yapayım, paylaşalım derdim negzel.) - Çok güzel ve kolay bir yabanmersinli muzlu muffin tarifim var, göndereyim mi? - Blueberry upside down cake diye arayınca kalıbın tabanını yabanmersiniyle kaplayan tarifler çıkıyor, standart kekten daha fazla yabanmersini kullanılabilir ama hiç yapmadım, istersen birkaç tarif okuyup fikir verebilirim.
+3
kobuzchu kiz
(25.11.25)
@kobuzchu kiz teşekkürler, denediğin tarifi gönderirsen sevinirim ama başka tarifler okuyup vaktini harcamana gerek yok, o kadar zahmet vermeyeyim. @eileengray in eklediği fotoyu şimdi gördüm. pek kahvaltı etmediğim için reçele biraz uzaktım. kek dediğin şey çayla güzel gider diye düşündüm ama bir anda reçel de neden olmasın diye düşündüm. şekersiz yapmak isterim, sizce şekersiz olur mu? reçel tarifiniz varsa alırım tecrübelilerden
0
🌸kisa
(25.11.25)
alkolle aranız varsa likör yapabilirsiniz. yaban mersini ile değil ama donmuş vişne ile yapmışlığım var.
0
inheritance
(25.11.25)
www.bbcgoodfood.com Tarif bu, pecan yerine hem içine hem üstüne donuk blueberry koyuyorum, çözdürmeden direkt buzluktan alıp koyman, bekletmeden pişirmen gerekiyor. share.google bunun gibi kalın kâğıtlardan alırsan ayrıca kalıp gerekmez, düz tepsiye dizip pişirebilirsin. İnce cupcake kâğıtları için altına metal kalıp da kullanmak gerekiyor.
Şekersiz reçel yapanlar var ama ben hiç denemedim, şeker aynı zamanda koruyucu görevi de görüyor, reçel bozulmadan daha uzun süre dayanıyor. Ama şeker miktarını standart tariflerden %25-50 arası azaltarak yapsan olur bence.
+1
kobuzchu kiz
(25.11.25)
Yabanmersini reçeli şekersiz çok zor. Yerken tadı normal/tatlı olan mübareği azıcık pişirince ekşi tadı baskına çıkıyor. Şeker yahut tatlandırıcı (takita formtat 60 reçellere uygun) gerekecek. Meyvenin kendi şekeri yetmez karamelize olmasına.
Çok lezzetli, güzel bir blueberry pancake tarifim var. Paylaşayım ama pancake bu, çok eritmez stoklarınızı.
100 gr un 12 gr şeker 5 gr kabartma tozu 2,5 gr karbonat 1 gr tuz 120 ml süt 1 yumurta 30 gr tereyağı (yumuşak veya erimiş)
(Malzemeler 6 orta boy pancake için. Fazla adet yapacaksanız, hepsinin gramlarını ihtiyacınıza göre 2 ile, 3 ile çarpabilirsiniz)
Bunları kıvama gelene kadar çırpıp, göz kararı, alabildiği kadar yaban mersiniyle karıştırıyorsunuz. Meyveler çok iriyse 2 yahut dörde bölebilirsiniz. Değilse bütün halinde...
Önceden kızdırılmış yapışmaz/az yağlı tavaya kepçeyle ufak parçalar koyuyorsunuz. Aşırı pofuduk, böyle 1-2 parmak kalınlığında, tam kıvamında oluyor.
Yerken, üzerine de yine yabanmersini şurubu/reçeli dökülüyor. Bu pazar yaptık, enfes oldu.
0
yadigar
(25.11.25)
kızım bayılıyor, dondurması, reçeli, keke pastaya filan koymayı seviyor, hatta sıcak havalarda soğuk soğuk bile yiyordun donmuş halini, bizde iyisini bulalım diye uğraşıyoruz :))
Selam, sirket tarafından yapılan özel saglik sigortamiz var. İzin alıp bir günde 4 ayrı doktora anlaşmalı özel hastanede görünmek istiyorum.Ayni günde 4 muayene özel saglik sigorta sistemi açısından sıkıntı olur mu? Bir kota vs var mi?
Selam, sirket tarafından yapılan özel saglik sigortamiz var. İzin alıp bir günde 4 ayrı doktora anlaşmalı özel hastanede görünmek istiyorum.
Ayni günde 4 muayene özel saglik sigorta sistemi açısından sıkıntı olur mu? Bir kota vs var mi?
0
ırene adler (23.11.25)
şirketten şirkete değişir. poliçenizi okuyun. günlük muayene limiti var mı diye.
+1
nuevo
(23.11.25)
Hasteneyi arayıp sorabilirsiniz de bazıları önden yardımcı oluyor
-1
mirty
(23.11.25)
provizyon vermezler ücret çıkar, aynı tanı ve aynı branşı bir çok sigorta ödemiyor, aynı tanı farklı branş aynı günü bile ödemiyor
0
eja
(24.11.25)
allianz ile medipolde aynı gün içinde 3 doktora muayene olmuştum. 3. den sonra bugün başka muayene olamazsın demişlerdi. sigortanın kısıtı mı yoksa hastanenin kısıtı mı bilemiyorum.
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?benimkiler:mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışmasıbir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağı
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?
bir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağım seneye :')
11 yıl önce de apandist ameliyatı olmuştum. anksiyete, panik atak ve depresyon kombosunu atlattım geçtiğimiz yıllarda da...
her şey 5 yaşımdaki romatizma teşhisimle başladı. 29 yaşındayım şu an. şu mitral yetmezlik yüzünden lisede her ay penisilin/deposilin vurulmuştum. şu sıralar astım beni öldürmeye ant içti. pcos yüzünden regl olamıyorum bazı aylar ve ilaçla ancak olabiliyorum. falan filan. yani tabii beterinden korunalım buna da şükür. sadece sinir bozuyor arada :')
+3
art cat chocolate (20.11.25)
2022'de insomnia olmuştum. doktorlar, ilaçlar, psikoterapiler işe yaramadı. ancak bu sene başında kendim çözdüm.
0
gabe h coud
(20.11.25)
hipertriodi, ilaç tedavisini bıraktık sonra tekrar nüksetti tekrar ilaç tedavisine başladık ama düzeleceğini sanmıyorum. atom tedavisi kesin çözüm olacak da doktor erteliyor, ilacı tekrar deneyelim diyor. diyemiyorum ki stressiz bir yaşama geçersek belki düzelir.
geçmiş olsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.11.25)
Yüksek tansiyonum var, küçüğü 8 yerine bende 10 standart, dikkat etmeye çalışıyorum, hayatımdan tuzlu şeyleri çıkardım, turşu zeytin cips aynı şekilde şekerli şeylerle kan şekerimi de dalgalandırmamaya çalışıyorum
0
grimavi
(20.11.25)
migren teşhisim 2001 yılında konuldu. o gün bugündür hayat kalitemi bazı dönemler çok ama çok ciddi şekilde düşürüyor. istediğim kadar önleyici şeyler yapayım, hava durumundan dahi tetiklenebildiği için o veya bu nedenle atak geçiriyorum. ben gündelik yaşam pratiklerimden kopmamak için direniyorum ama mesela yaş aldıkça bu direncim ve dayanıklılığım düşüşe geçti, psikolojik ve fiziksel olarak eskisine göre daha hızlı/fazla çöküyorum atak geldiyse. hele auralı bir atak geçiriyorsam kafadan 10 günümü kilitliyor. amerikada yapılan araştırmalar işsizlik oranının migren hastalarında 3 katı daha fazla olduğunu gösteriyor. migren ilaçları devletin uyguladığı bu kur sabitlemeleri nedeniyle dönem dönem bulunamıyor, korkumdan evde, laptop çantamda, ofiste, arabada, her yerde relpax vb. stokluyorum. bir ara 1,5 yıl bulunamadı, o süreyi nasıl geçirdim hatırlamak dahi istemiyorum. bu ilaçları yazdırmak da maalesef oldukça meşakkatli, o nedenle reçetesiz alıyorum, bu da ciddi bir maddi külfet demek. ha bu ilaçların da ayrıca handikapları var, mesela dün holter takıldı çünkü bu ilaçlar çarpıntı, taşikardi vb. yapıyor. bulantı, kısmi görme ve işitme kaybı vb. başka ilave sorunlarda yaşıyorum ataklar esnasında.
başka ufak tefek kronik sorunlarım da var ama hiç biri migren gibi majör bir sorun değil.
0
Phoebe
(20.11.25)
had safhada kedi, polen, toz alerjisi. çiftçi bir ailenin evladı olarak yuvadan uçmadan önce ilkbahar ve yazları bağda geçirmek çok zordu. astıma dönmeye de başladı. hayat kalitesini bir hayli düşürüyor. yeni nesil antihistaminiklerle idare ediyorum ama ciddi alerjene maruz kaldığımda fayda etmiyor.
şeytanla falan anlaşma yapma fırsatım olsa ömrümden 2-3 yılımı verip bu sinir bozucu durumdan kurtulmak isterdim galiba. acizlik ve kısıtlanmışlık hissi çok can sıkıcı.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Bende senin gibi pcos'tan muzdaribim. Ayrıca şeker hastasıyım ve aileden gelen mide problemlerinden dolayı çok ufak yaşlardan beri ülserim var. Arada ülser atağı yaşıyorum 2 ay suya hasret yaşıyorum resmen. Başta sen olmak üzere burada hastalıklarını paylaşan tüm duyuru arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
+1
mermaidd
(20.11.25)
herkese çok geçmiş olsunnn... daha kötülerini görmeyiz umarım
+2
🌸art cat chocolate
(20.11.25)
skolyoz, kifoz. skolyozu gören doktor ameliyat gerekebilir diyor, profesörüne gidiyorum ameliyata gerek yok diyor. skolyozdan dolayı kalça ve omuzlarda yamukluk var, sağdaki ve soldaki aynı seviyede değil.
en alttaki bel omuru (l5) ile kuyruk sokumu (s1) doğuştan birbirine kaynakmış. (sakralizasyon)
sinüste osteom ve retansiyon kisti de varmış yeni öğrendim.
boyun ve bel fıtığı da varmış. bir ay önce kadar gece uyuyamaz durumdaydım. şimdi fizik tedavi ve egzersiz ile daha iyiyim.
0
inheritance
(20.11.25)
Von Willebrand hastalığı ve faktör 8 eksikliği, sonucunda da kolay kolay durmayan kanamalar ve demir eksikliği. Ben de 29 yaşındayım ve yaşlandıkça çıkmasını beklediğim başka genetik rahatsızlıklar da var.
0
gnosis
(20.11.25)
sol bacakta siyatik, 10 senedir cekiyorum. spor yaptirmiyor, surekli rahatsiz ediyor. norolojik sikintilarda tip caresiz neredeyse, ilac deniyorlar uzerinde sadece. 6-7 defa MR cekildi, nerde sinir sikismasi var hala bulamadilar.
0
cooperr
(20.11.25)
Gastrit ve böbrek taşı, geçen yıl 12mm taş yüzünden ameliyat oldum hatta.
0
devorgilla the gunslinger
(20.11.25)
6 yıldır MS hastasıyım. Allah kimseye vermesin.. bazen MS olacağıma ölseydim daha iyiydi diye düşünüyorum. Anlatılmaz yaşanır bir hastalık.
konum:plak-tel:fiyat:ödeme şekli: peşin, tek çekim, kredi kartı, elden, tedaviden tedaviye vsşeklinde cevaplarınızı dört gözle bekliyorum
konum: plak-tel: fiyat: ödeme şekli: peşin, tek çekim, kredi kartı, elden, tedaviden tedaviye vs
şeklinde cevaplarınızı dört gözle bekliyorum
0
saramago (19.11.25)
Geçen sene alt dişlerim için tanıdık dişçim normalde 25bin ama senin için 20bin olur demişti. Diş teli, plak tarzı ürünler ve bunların yapışkanları vs. yurtdışından geldiği için dolar bazında artıyor. Yüksek ihtimalle şu sıralar tek çene 30-35bini bulmuştur. Ben üst çenem için diş teli taktırdığımda nakit ödemiştim kendi isteğim üzerine ama bazı yerler tedavi süreci boyunca her aya taksitli olacak şekilde ödeme kabul edebiliyorlar. Konumum istanbul.
0
mermaidd
(19.11.25)
konum tekirdağ ( geçen hafta fiyat alındı)
tel: 1.yer 75 bin tl 2.yer 2000 dolar plak: 1.yer 130 bin tl ödeme şekli: 1.yer 20 bin peşin gerisi 10 bin ya da 7 bin taksit şeklinde.
not: 1 sene önce falan istanbulun dış bir ilçesinde 35 bin tl demişlerdi iki çene için.
0
biravekahve
(19.11.25)
geçen sene bir senelik plak tedavisi (30 çift plak) için 130 bin tl ödemiştim. kredi kartı tek çekim, banka faizsiz taksit yaptı.
0
inheritance
(20.11.25)
Kasım 2024 de başladım 43 Plak için (marka clearcorrect) 2.400 usd ödedim 2 taksit ile. tüm plaklarım bana teslim edildi.
öncelikle çok üzücü bir durum, çekirdek aile hayatını kaybetti, ülkece üzüldük.bu tarz zehirlenme durumunda acilde ne gibi girişimde bulunulur? zehirlenme olduğu tespit edilseydi, serum iğne panzehir gibi bir tedavi mi uygulanıyor? ne yapılıyor acilde?
öncelikle çok üzücü bir durum, çekirdek aile hayatını kaybetti, ülkece üzüldük.
bu tarz zehirlenme durumunda acilde ne gibi girişimde bulunulur? zehirlenme olduğu tespit edilseydi, serum iğne panzehir gibi bir tedavi mi uygulanıyor? ne yapılıyor acilde?
+1
exlibris (18.11.25)
Sarı serum basıp gönderiyorlar
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.11.25)
serum, mide yıkama vs. yapılıyor büyük oranda.
0
tchuck
(18.11.25)
Dogru mu bilmiyorum ama soyle bir yorum gordum. Belki de hastaneye gittiklerinde durumlari cok da kotu degildi, ama otelden bulasan birsey oldugu icin (belki), tekrar zehire maruz kalmis oldular ve artik olay bu noktaya kadar geldi.
+1
mbond
(18.11.25)
doktor ya da sağlık personeli değilim. bu gibi durumlarda bildiğim kadarıyla özellikle zehirlenme olduğu bilinmiyorsa belirtilere uygun en yaygın hastalık neyse onun tedavisi uygulanıyor. youtubeda chubbyemu kanalında buna benzer videolar var.
0
inheritance
(19.11.25)
Herkes tedaviye odaklanıyor ama burada esas sıkıntı oteldeki durumun yaşanmaması gerektiği. Tedavi denilen şey bir mucize değil çünkü. Panzehiri olan bir şey olsa bile panzehirin sizi kurtaracağının garantisi yok. Oteldeki durum ne ise, buduruma yola açan nedene dair daha sıkı tedbirlerin alınması gerekiyor.
0
dolantindr
(19.11.25)
otelde kaldıkları oda böceklere karşı ilaçlanmış, ondan olduğu düşünülüyormuş şu anda ve o böcek ilacının panzehiri yokmuş. ondan olduğu bilinse de sadece destek tedavi uygulanabilirmiş doğrudan bir çözümü yokmuş anladığım kadarı ile.
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
Doktor ve yakınları savunmaya geçmiş. Adalet olsa neler neler olurda iste. Adam muayene bile etmeden göz ucuyla bakıp x serum yapın x iğneyi vurun diye sallayıp geçiyor sonra da böyle oluyor işte.
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedimilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.yeni taşındı
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.
yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.
bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedim ilk ve son indeks arasında 86 birim fark var. yeni taşındım sayılır bu eve. geçmiş faturalarla kıyaslayamam.
0
biseysorcaktim (18.11.25)
yakıt + ocak için toplam 1500tl geldi. yakıt merkezi sistem. ev 4+1 çok ısınmıyoruz.
0
scudman1
(18.11.25)
yerden ısıtma var. henüz açmadım bu sene.
0
gabe h coud
(18.11.25)
sadece ocak 12 lira. merkezi ısıtma faturası daha gelmedi. edit: 775 lira merkezi ısıtma. 95 lira sıcak su.
0
inheritance
(18.11.25)
338 gelmiş. 2+1 İstanbul. Günde 3-4 saat 35 derecede çalıştırıyorum kombiyi. 1.000 küsurlar kara kışta ancak gelir. Depozito dahil olabilir mi sizin faturaya?
0
auroraaurora
(18.11.25)
sadece ocak ve duş için 200 tl gelmiş, apartman merkezi ama ortalaması 500 lerde 1000 tl ve üzeri yakan 4-5 daire var , geneli 800 900 bandında
0
eja
(18.11.25)
sizinle hemen hemen aynı metrekare, aynı fatura geldi
ama alttan ısıtmalı değil ve oda kapatmıyorum, düşük ayarda hep yanıyor, kapatırsam tümden kapalı mesela 10gün zaten evde yoktum, 2-3 gün de hava iyiydi yanmadı. + ocak sık kullanılıyor sürekli evde yemek pişer.
ben evden çalışıyorum, bir oda çalışma odam bir oda yatak odam vs. yani evdeysem evin hepsi hep sıcak. etrafımdakilerin çoğu benim kadar ısıtmıyor evi, idare ediyor. sabah gidip akşam gelen birileri 3-4 saat çalıştırıp kapabilir bence bu kış ben 30 gün yaksam 2bini çok rahat geçer, soğuk olup dereceyi de artırırsam 3ü bile bulabilir.
0
subcomponent
(18.11.25)
bir ayda toplam 10 gün falan yaktık ekim sonu ve kasım ortası olmak üzere, 750 tl gelmiş. yakıt + ısıtma şeklinde. 32-35 derece arası yanıyordu. 2+1, mutfakla birlikte 4 petek yanıyor.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
1500.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.11.25)
İstanbul içinde veya yakınında yürümekten haz ettiğiniz trekking rotalarından bahsetmek ister misiniz? Sakin ve mümkünse az bilinen yerler olursa sevinirim.
İstanbul içinde veya yakınında yürümekten haz ettiğiniz trekking rotalarından bahsetmek ister misiniz? Sakin ve mümkünse az bilinen yerler olursa sevinirim.
selamlar, ufak bir mide operasyonu için yarın lokal anestezi yapılacak.. 10-15dk lık basit bir operasyon. geçen sene de benzer bir operasyon geçirdiğimde sorun yaşamadım. hatta beraber geçirdiğimiz arkadaş araç kullanmıştı. şimdi tek gideceğim, operasyondan sonra çıkıp bir yerde otursam 1-1,5 saat,
selamlar, ufak bir mide operasyonu için yarın lokal anestezi yapılacak.. 10-15dk lık basit bir operasyon. geçen sene de benzer bir operasyon geçirdiğimde sorun yaşamadım. hatta beraber geçirdiğimiz arkadaş araç kullanmıştı. şimdi tek gideceğim, operasyondan sonra çıkıp bir yerde otursam 1-1,5 saat, sonra araç kullanımda sorun yaşar mıyım sizce?
0
kondansator (14.11.25)
Trafikte her şey anlık gelişiyor biliyorsun ilacın yarım saniyelik etkisi üzücü sonuçlara neden olabilir, aracı başka biri kullanırsa daha iyi olabilir bu konuda da genelde uyarırlar zaten.
+2
kizil karga
(14.11.25)
alt üst yirmilik diş çekimi (alt gömülü, üst normal) sonrası eve arabayla gitmiştim sorun olmamıştı.
0
inheritance
(14.11.25)
İnsan insana, insanın da bir anı diğer anına benzemez. Trafik de şakaya gelmez. Anlık bir göz kararması can almana sebep olabilir. Yanlış karar vermemeni öneririm.
+1
Mirket
(14.11.25)
lokal anestezi sıkıntı değil de, süreci rahat geçirmeniz için dormicum, propofol gibi bir sedatif verilecekse o sıkıntı yaratabilir. siz uyursunuz, daha doğrusu uyuduğunuzu zannedersiniz ama aslında uyanıksınızdır, komutlara cevap verirsiniz. çıkışta onun etkisi geçmemişse bilinciniz bulanık olabilir. bu ilaçlar verilmişse 24 saat araç kullanmayın.
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben. Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle a
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben.
Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle arkadaşlığım.
Sizde durumlar ne?
0
Dağcı (14.11.25)
herhangi bir sanal platformdan kimseyle gerçek hayatta görüşmedim.
+2
hold the door
(14.11.25)
Duyurudan 8-10 kullanıcıyla zamanının pasaport kayıt hakkı, yurt dışından ürün getirme, alım-satım vs. sebeplerle yüz yüze iletişimimiz oldu. Benzer sayıda sözlük yazarıyla da benzer sebeplerden görüştük.
Bir duyuru kullanıcısıyla birkaç sefer yeni yıl kartı gönderdik birbirimize.
Birkaç yıl evvel halısaha maçları yaptık duyurucularla. Güzel de gidiyordu ama bir kişinin (o zamanki nickle aramızda yok artık) hırsızlık ve dolandırıcılık yapması sonucu bitti maçlar. (Güzel oluyordu)
2004-2006 gibi seçmece ekşi sözlük yazarlarından iki adet mail gurubumuz vardı. 40+ sayıda yazarla birçok zirve, etkinlik, gezi, mangal, konser, sanatçı buluşmaları vs. yaptık yıllarca. Güzel dostluklar oluştu. (Şu an 30'a yakını bıraktı sözlüğü. Kalanların ben dahil birçoğu yazmıyor artık)
Ezelden beri evli olduğum için romantik anlamda tanışma/kaynaşma yahut partner arayışı gibi şeyler olmadı. Alkole ve eğlenceye pek yatkın olmadığım için de o tarz toplaşmalara katılmadım.
Her iki platformda da güzel insanlar tanıdım. Artık devam etmeyen başka bir iki sözlükte de başka güzel insanlarla tanıştık, gezdik, tozduk, yedik, içtik.
Şimdi yarı münzevi bir hayatım var.
0
yadigar
(14.11.25)
Duyurudan bir kişi galiba ama net de hatırlamıyorum yani. Sözlükten çok kişi, sayısını hatırlamıyorum.
0
sadakatsiz
(14.11.25)
avusturya camiasinin %99'unu tanirim. tanimadigim varsa ses etsin tanisalim :) avusturya camiasi haric birkac kisi var tanidigim. genelde ortak bir yön olmali. biri meslektasim mesela, iki kisiyle cerkes oldugumuz icin tanisim, bir digeriyle ayni üni mezunu ciktik (benim üni mezunu burada neredeyse hic olmaz) vs gibi. bir iki kere yasadigim yere gelen sözlükcüleri gezdirdim. evli barkli insanim, duyuru üstünden tanisirken romantik bir tnaisma cabam, partner arayisim hic olmadi. görüstügüm herkes sözlükcü/sözlükcüydü ama duyuru üstünden konustuk bircoguyla.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Kardeşimle ilk kedimizi duyurudan sahiplenmistik sene 2017 filandi sanırım. Eşimle de duyurudan tanışmıştım yıllar yıllar önce. Bunlar dışında da o zaman aynı üniversitede okuduğumuz bı kullanıcı ile tanışmıştım. Galiba toplam 5.
0
a perfect lie
(14.11.25)
12 senedir Duyuru'dayım. İlk 2 senede 2 sevgilim oldu. Sonraki 10 senede sıfır. Dersimi aldım :)
Sevgililer dışında yine ilk 2 senede 3-5 kişiyle arkadaş olarak görüşmüştüm. Birinin kalçasını ellemiştim ama arkadaş olarak.
0
gabe h coud
(14.11.25)
Zirveleri saymazsak eğer sözlük ve duyuru totalde 4-5 kişi. Ancak zirveleri sayarsak çok fazla.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
bir kere zirveye gitmiştim ama şimdi görsem tanımam. bir iki kişi dışında kimsenin nickini de hatırlamıyorum.
sözlükte gerçekte tanıdığım iki kişi var.
0
inheritance
(14.11.25)
20 den fazladır benim. ama ana sebebi meslekten dolayı bir şekilde işini yapmışımdır veya çok fazla telefonla görüşmüşümdür.
0
ground
(14.11.25)
Buradan tanışıp evlendik mutluyuz. 50 den fazla kişiyle iş arkadaşlık için bulusmusumdur
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
3
0
komando kani var bende
(14.11.25)
duyurudan 2-3, sözlükten 20'den fazladır.
+1
orpheus
(14.11.25)
fiziki görüştüğüm sanıyorum 3 kişi :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
Duyuru 0, sozluk en az 6 hatirlayabildigim. Ama yakin zamanda degil boyle 2005-2017 arasi falan.
0
hot potato
(14.11.25)
Birkaç zirveye katıldım. Birkaç kişiyle yüz yüze alışverişim oldu.
Dağcı nickini görünce aklıma geldi biri bana North Face kaz tüyü uyku tulumu ödünç vermişti sağ olsun buralardaysa hayatımda o kadar ısınmamıştım.
Eşimle de burası aracılığıyla tanıştık, birkaç haftaya bebeğimizi kucağımıza alacağız kısmetse :)
başka bir şehre iphone göndereceğim. ama çalınma durumlarına karşı tedirginim açıkçası. tam içeriğini belirterek göndermek istiyorum ama sanki başka bir şeylerin arasında göndermek daha güvenilir. bilemedim. nasıl yapsam?
başka bir şehre iphone göndereceğim. ama çalınma durumlarına karşı tedirginim açıkçası. tam içeriğini belirterek göndermek istiyorum ama sanki başka bir şeylerin arasında göndermek daha güvenilir. bilemedim. nasıl yapsam?
0
panamera (13.11.25)
ben samsung aldım gönderdim sorun olmadı.
0
inheritance
(13.11.25)
Telefon kargolarinda artık fatura istiyorlar fatura yoksa göndermiyorlar. En azından yaşadığım şehirde bana söylenen bu. Güvenlik için kimse garanti veremez, ekstra para vererek sigortalı gönderim yapabilirsiniz. Ek olarak tüm bu şartları gözeterek 75 kagatlik telefonu 250 TL'ye geçen ay kargoladim bir sorun olmadı. Yurtiçi kargo
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
sorun olmaz sadece telefon değil macbook notebook tablet aklınıza ne gelirse kargo ile alıyor ve gönderiyoruz biz .kargo firmaları alışık
0
devilone
(13.11.25)
%100 güvenmemek lazım bence. seneler önce ekşide bi başlık vardı. kargonun teki kayınbiraderine mi ne birkaç kargo veriyor al bunları da sen dağıt diye, kayınbirader de laptoptu galiba cepliyor ve gitmişti laptop. sonra ne oldu bilmiyorum ama aylar geçmiş bi sonuca ulaşamamıştı. tabii güvenmeyip ne yapacağız orası ayrı. mecbur kullanıyoruz yine de risk var.
Bildiğiniz ithal, kafeinsiz, içince bir daha vazgeçemeyeceğim aromalar barındıran bitki çayı linki var mıdır?Süslü internet sitelerinde satılan, Trabzonda yol kenarından toplanmış, üzerine Çince etiket basılmış, yerli ve milli yayla çayı olmasın ama.
Bildiğiniz ithal, kafeinsiz, içince bir daha vazgeçemeyeceğim aromalar barındıran bitki çayı linki var mıdır?
Süslü internet sitelerinde satılan, Trabzonda yol kenarından toplanmış, üzerine Çince etiket basılmış, yerli ve milli yayla çayı olmasın ama.
0
Mirket (13.11.25)
www.macrocenter.com.tr budur :D sıcağı da güzel soğudu da güzel. hatta tatlı yaparken aroma olsun diye şerbete, muhallebiye falan koyabilirsin (arada irmik tatlısı yaparken atıyorum bir tane poşet içine şahane oluyor.
+1
kisa
(13.11.25)
Ben kafeini bırakmak için Rooibos çayı aldım ve baya da memnun kaldım. Tavsiye ederim. Aromatik tadından ötürü şeker kullanma ihtiyacı da olmuyor.
+1
runaway
(13.11.25)
ben de yeni rooibos aldim, guzel. siyah cayin yerini tutabilir gibi biraz.
yeni bir eve taşınacağım, kapı kilidini değiştirmem gerekiyor. kilidi değiştirmek o kadar zor da değil kendim de belki yapabilirim ama biri gelsin yapsın istiyorum.çilingir kilidi takınca elinde evin anahtarı oluyor. çilingire güveniyor muyuz bu durumda?
yeni bir eve taşınacağım, kapı kilidini değiştirmem gerekiyor. kilidi değiştirmek o kadar zor da değil kendim de belki yapabilirim ama biri gelsin yapsın istiyorum.
çilingir kilidi takınca elinde evin anahtarı oluyor. çilingire güveniyor muyuz bu durumda?
-1
asap raki (13.11.25)
Oncelikle adamin elinde bi anahtar yok, size icinde kilit ve ona ait anahtarlar olan acilmamis bi paket getiriyor. Bunu adamdan almak istemezseniz, internetten alirsiniz ve adama taktirirsiniz ama sonucta kapali paket.
Buna ek olarak da bilmiyorum siz hic duydunuz mu ama ben hayatimda herhangi bir cilingirin, yaptigi anahtardan kendine de yapip -nasil olacaksa bilmiyorum ama konu bu degil- hirsizlik icin vs. eve girdigini duymadim gormedim.
+2
bosver nicki
(13.11.25)
sıfır paketi senin önünde açıyor aradığında açılmamış paket iste
+2
eja
(13.11.25)
çilingire gerek yok ama içiniz rahat edecekse kilidi siz alın çilingir gelip taksın.
0
inheritance
(13.11.25)
Çilingire güvenme konusunda; adam zaten anahtarı olmayan kilitli kapıları da açabilen biri değil mi? Düşününce, herhangi bir eve girmek isterse size yaptığı anahtardan bir tane de kendine yapmasına gerek yok.
https yerine http kullanıyor muhtemelen. girdiğiniz veri şifreli değil açık olarak gidiyor. şifre, kart bilgisi, vb. hassas veri girdiyseniz trafiği izleyen birisi varsa bilgileri ele geçirebilir.
0
inheritance
(06.11.25)
ssl'i ücretli kullanıyorlardır ve ödeme yapmamışlardır. veya 3 ay yenilemeli ve free olanı kullanıyorlardır sitede ve yenileme yapmamışlardır. veya tamamiyle kolpa sitedir.
0
scudman1
(06.11.25)
ağaçlar.net site. Kolpa bir site değil aslında. Herhangi bir bilgim yok zamanında özel mesajla adresimi verip çiçek almisligim var sadece.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.11.25)
ssl süresi bitmiştir ya da https olmayan (sadece http) olan bir link vardır oradan giriş yapmışsınızdır.
bu şey demek; sizin klavyeden yazdığınız şey, bilgisayarınızda şifrelenmeden sunucuya gidiyor. eğer bağlantıyı izleyen gören biri / bir şey varsa görür. http'de bilgileriniz böyle okunur. {email: [email protected], sifre: 12345}
https'te ise bu data şifrelenir. sallıyorum ama böyle bir şey görür ortadaki kişi xadasdRsacASd3dASs3434. login olduğunuz site bu datayı alır açar ve sizin yazdığınız hale getirir kendi ortamında.
çok önemli bir yer değilse, hassas ya da özel bilginiz yoksa VE şifreniz/email'iniz yalnızca o siteye özelse http üzerinden girmenin çok bir zararı yok. ama çoğunlukla çoğu kişi benzer email/şifre kullanır. o yüzden bu durum riskli bir hal alıyor, o yüzden alışkanlık olarak http olan şeylere girmemeye özen gösterin.
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum. siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum.
siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
+1
Gradient_tabanlı_mor (05.11.25)
Kullanıyorum ve her seferinde korkuyorum.
+1
sadakatsiz
(05.11.25)
Kullanıyorum ama korku oluyor bende de. Basıncı boşaltma sırasında mümkün olduğunca tencereden uzak duruyorum ve düğmeyi çevirir çevirmez mutfaktan son hız koşarak çıkıyorum ve kapıyı kapatıyorum :) Eskinin düdüklü tencereleri biraz daha riskliymiş simdikiler daha güvenli yapılıyor herhalde.
0
rock n roll
(05.11.25)
korkmuyorum. korkuya bir şey denmez tabi de gayet güvenli araçlardır. o düdük denilen şey aslında bir güvenlik valfi, içindeki basınç aşırı artınca havayı boşaltır. o ses korkutuyr olabilir ama güvenlikle ilgili bir derdi yok. hep annelerin korkutması bunlar. aynı valf kombide de var. kombiye fazla su basarsanız bir den foşşşşaarttşsşşss diye aşağıdan sfazla suyu fışkırtarak atar, etraf batar ama hiç bir yer patlamaz. mantığını fiziğini anlayarak korkuyu yenebilirsin belki edit: eskiler daha ügvensizdi, yenilerde bu ihtimal gerçekten çok çok çok küçük.
+1
kisa
(05.11.25)
kullanıyorum, korkmuyorum. basıncının göstergesi var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
öğrencilik zamanımdan beri kullanırım. kullanırım dediysem, senede bir iki ihtiyaç duyarım. açarken bir yandan kapağa sıkıca basıyorum ve yavaşça kaldırıyorum kolunu. gereksiz ama gayri ihtiyari yapıyorum bunu.
içindeki havasını iyice aldıktan sonra bir de çeşme altında yıkayın tencereyi, her yerine su değsin, o zaman güvenle açabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(05.11.25)
Korkuyorum. Düdüklü tencere şart olan bir tarifim de yok. En fazla bakliyat yemekleri için kullanabilirim. Onun yerine fasulyeyi nohutu akşamdan suya koymayı tercih ediyorum
0
grimavi
(05.11.25)
Korkuyorum ve kullanmıyorum.
+1
mutekebbir
(05.11.25)
kullandım defalarca korku olmadı. ama şu an evimde yok. ihtiyaç olmuyor. kemik suyu vs yapmadığım için. diğer bütün yemekler düdüklü olmadan da yapılıyor nasılsa
0
jelly bear
(05.11.25)
fissler tarzı güvenli modellere bak. daha güvenli duruyor. kendi kendine ve zorlama ile açılacak bir alet değil.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Kullanıyoruz ama tehlikeli mi evet
0
basond
(05.11.25)
fissler kullanıyorum patlamama garantisinden dolayı herhangi bir korkum yok. ama başka model de kullansam çok korkmazdım sanırım. patlama çok düşük bir ihtimal gibi geliyor
0
dfn4
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Korkutmak gibi olmasın iki defa patladı benimki. Kapağı iyi kapatmamışım. Mutfakta değilken patlayıp içindekiler tavana yapışmıştı. :( Kullanmaya devam ettim sonrasında; travmatik bir tecrübe değildi. Yeni nesilller daha güvenlidir, benimki eski epeyce.
0
auroraaurora
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum. eski tipte duduklu.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Çalışıyorum zamanım kısıtlı ağır ağır pişirme imkanım yok. Kullanmak ne kelime :) Wmf set aldım büyük ve küçük her gün illa kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(05.11.25)
10 senedir kullanıyorum bir kez bile sorun yaşamadım. Fissler
0
kullanicadi
(05.11.25)
yıllardır kullanıyorum, hiç de korkmuyorum, eskiden de korkmazdım.
eski tip düdüklü tencereler, içinde basınç varken açılabiliyordu. belki orada yanlışlıkla açma riski vardı. yeni düdüklü tencerelerin açma mandalı, içinde basınç varken kilitleniyor, isteseniz de açamıyorsunuz.
doğru kullandıktan sonra bir tehlikesi yok. ama mesela @kisa demiş ki düdük dediğin şey emniyet valfi, fazla basıncı oradan çıkarıyor. şimdi içini fazla doldurursun, içerideki bir mercimek parçası gelir içeriden o valfi tıkar, içerideki fazla basınç çıkamayınca ne olur? iyice sıkışır, sonra güm.
ama tepesine kadar doldurmak yerine yarısını doldurup içinde fokurdamaya yer bırakırsan hiçbir şey olmaz. ya da ne bileyim olmaz ya, fıslaması gerekirken fıslamıyor, fıslaması kesildi, ya da tuhaf sesler çıkarıyor, her zamankinden değişik bir şeyler oluyor. sakince ocağı kapat ve tencerenin durulmasını bekle. alttan ateşi kapattıktan sonra patlayacaksa bile patlamaz artık.
0
kibritsuyu
(05.11.25)
evimde düdüklü tencerem var ancak nasıl kullanılacağını bilmiyorum. içine ne koyup da pişireceğimi bilmiyorum.
0
co2s2
(05.11.25)
korkuyorum, kullanmıyorum annem kullanıncada girmiyorum mutfağa, korkan bir arkadaşım elektriklisini aldı %100 güvenilirmiş o şekilde kullanıyor.
0
eja
(05.11.25)
Düdüklüde pişecek bir şey varsa eşim pişiriyor. Öğrenci evimde bir düdüklü tencere kazası sonrası saatlerce tavandan/duvarlardan salça ve fasulye silmem gerekmişti, gerçi o zaman da yemeği annem yapıyordu. Ben her türlü uzak duruyorum, gerek yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.11.25)
Şimdi auroraaurora nin dediği şeyi ben patlama olarak almam, kapağı doğru kapatmamis, emniyet valfi ise yaramamış. Bu emniyet kemeri takmadan kaza yapınca emniyet kemeri ise yaramıyor gibi bir durum. düdüklüyu savunayım (rakamlar uydurmadır) Kapak kapalıyken 50 Bar iç basınca dayanır, düdük ise 6 barda açılır ve havayı boşaltir. Kapak tam. Kapanmazsa 4 barda kendini bırakır diyelim. kapak kapalı olsa fazla. Basınç dudukten çıkacaktı, ama yarım kapalı olduğu içi. 6 bara gelmeden 4 5 varda kapak açıldı ve etrafı dağıttı. Mubtemelen bomba gibi. İr sarapnel parçası yoktur sadece ortalık batmıştır (kapak da bir tarafa gitmiştir)
auroraaurora
0
kisa
(05.11.25)
korkuyorum kullanmıyorum onun yerine arçelik gurme şef kullanıyorum, instant pot olarak geçen ürünler kullanılabilir kısaca
0
barisa
(05.11.25)
@kisa Evet, kullanıcı hatasıydı benimki. Hala kullanıyorum aynı tencereyi, bir sıkıntısı yok. Yine de dikkatli olmakta fayda var.
Aynaya bakınca ulan iyiyiz he diyor musunuz yoksa saldınız mı?
Aynaya bakınca ulan iyiyiz he diyor musunuz yoksa saldınız mı?
-2
kizil karga (05.11.25)
Fena değilim bence. :) Bel çevremde biraz yağlanma var. Onu da eritsem iyi olur, ama kafama pek takmıyorum. 20'lerimin sonuna kadar çok zayıftım. Birkaç kilo veya bölgesel yağlanma için üzmüyorum kendimi.
0
auroraaurora
(05.11.25)
hayır. biraz daha uzun ve kalıplı olmak isterdim. 173 boy, 64-65 kg.
0
m e b
(05.11.25)
six packleri görmeye ramak kala bir saldım kendimi iki ayda 9 kilo aldım. aynaya hiç bakasım gelmiyor.
0
lazpalle
(05.11.25)
Hiç memnun değilim 18 kilo aldım...aynalara küstüm özensiz giyiniyorum. Nihayetinde 15 gün önce diyetisyene gitmeye ve yürüyüş yapmaya başladım. Hedef 35 kilo vermek.
0
cccbehzatccc
(05.11.25)
Ben de antep e gelince 15 kilo aldım ama boydan kurtarıyorum. ama uzun boy boyun düzleşmesi yaptı, bir de kaşlarımı beğenmiyorum. onun dışında iyi ya adam olana çok bile
0
ananiyimioguz
(05.11.25)
spor yapan biriyim ama iş güç kaynaklı son 7-8 aydır spor sıklığım ancak mevcudu korumaya yetiyor. fitness ancak haftada 2 belki 3. tatiller, seyahatler sebepli sporsuz geçen haftalarım da oluyor. yine de fena değilim, 3-4 kiloluk bir diyetle çok daha iyi olurum. bir de alkolu tamamen çıkarabilsem ama ne iş ne arkadaşlar müsaade ediyor. 39E 1.80m, 89-90kg.
0
awlmi
(05.11.25)
Geçen marketten dönüyordum hem sırt çantam doluydu hem de 10 kiloluk su taşıyordum kucağımda. Elimden fiş düştü hop diye çöküp onu alıp kalktım elimdekileri yere bırakma ihtiyacı hissetmeden. Çok büyük bir ağırlık değil ama beni gururlandırdı dedim aferin lan bacaklar iyi iş gördünüz.
0
peki madem
(05.11.25)
değilim. skinny fat im. skolyoz ve kifozum var. yüzme dışında spor yapmaya korkuyorum daha kötü olur diye. ona rağmen fıtık çıktı bir de onunla uğraşıyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Hamileyken 25 kilo aldım, vermeye çalışıyorum :(
0
sadakatsiz
(05.11.25)
Selulit ve yüzdeki sivilce izlerinden memnun değilim..onun dışında vücudumu seviyorum.
0
egerbiryolcu
(05.11.25)
degilim. hayatim boyunca da olmadim. sisman oldugum da oldu, simdi skinny fat'im. ama salmadim da. salinca daha kotu oluyor. kifoz da var zaten :(
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Atletik ve kasliyim, yag oranim cok dusuk. Uzun kolluyken, kisin falan siradan, random biriyim aslinda ama yazin plajda kizlar hasta oluyor bana:) Ustsuz ve sortla dolasmam lazim benim. Spora giden arkadaslar tutturmus, hepsi kilo alip semirip, buyume pesinde onemli olan vucudun estetik ve atletik olmasi bence.
Ama iste sacim dokuluyor, tepe acildi.
0
speedy
(05.11.25)
göbek bölgesi hariç iyi. ama yaş 40'a geldi bu saatten sonra meydanı gençlere bırakalım artık.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
senelerdir six packlerim var. saçlarım da çok gür. dişlerimde sıfır çürük, dolgu vs. bembeyazlar genetik olarak. 5 km'yi 18 dk'da koşabiliyorum. yaş 41.
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yi
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yine de vermiş gibi göstererek kar mı ediyor? yoksa gerçekten israf olur mu diye düşünüyor.
+1
merkep gibi adam (04.11.25)
geçen hafta bizim eczacı ilaçlara zam geleceğinden bahsediyordu, bununla ilgisi olabilir.
+1
Improbable
(04.11.25)
İlacı aldıktan sonra e devletinize girip ilaç kullanım süreleri yazın. Çıkan sayfada yazılan reçete değil, eczacının size verdiği ilaçlar görünür. Oradan kontrol edebilirsiniz.
Yani sahtekarlık yapamaz. Boş konuşmuş bence.
0
Mirket
(04.11.25)
bazen doktorlar bol bol yazıyor. eğer devamlı kullandığın ilaç değilse elinde kalıp çöp oluyor. Onun için sormuş gibi geldi. ama dediğin ihtimal de mantıksız değil kimseye güven olmuyor. edevlet'ten bakarsan kaç kutu verdiğini anlayabiliyorsun.
0
high hopes of the sozluk
(04.11.25)
yanlış bilmiyorsam her kutu ilacın karekodu farklı. yani aynı ilacın farklı kutularının da karekodları birbirinden farklı.
size vermeyip de vermiş gibi yapabilmesi için karekodu okutması gerekiyor. karekodu okuttuktan sonra da tekrar rafa koyup başkasına satamaz. o yüzden vermiş gibi yapıp vermeyerek aynı ilacı iki kere satmak şekline bir sahtekarlık yapılabileceğini düşünmüyorum.
bazı doktorlar fazla fazla yazıyor. eğer kullanımınızdan fazlasını yazdıysa ziyan olmasın diye soruyordur.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
ilk kez kullanacağınız bir ilaç ise sgk bir kutudan fazla ödemiyormuş. o şekilde doktorun 3-4 kutu yazdığı ama eczaneden 1 kutu alabildiğim olmuştu daha önce.
yarın aynı ilacı REÇETESİZ isteyen birine karekodu okutmadan satacaktır.
0
co2s2
(04.11.25)
size kaç kutu verdiğini e-devletten kolayca görebilirsiniz+1
hiçbir eczacı basit, ucuz ilaçlar için size düşüp başkasına verme gibi bir işe bulaşmaz. bunun yapıldığı belli bazı ilaçlar var onlar da sıkı kontrol altında ve suistimali durumunda cezaları ağır.
ülkemizde inanılmaz derecede ilaç israfı var. hastalar yazdırıp yazdırıp evde biriktiriyor sonra tarihi geçmeye yakın birilerine vermeye çalışıyor. her gün içilmesi gereken ilaçlar bile düzenli kullanılmadığı için evde birikiyor ama sistemde bitmiş göründüğünden yeniden reçete ediliyor. raporlu ilaçlar hariç reçete edilen kutu başına ekstra fark ücreti falan da çıkıyor. sizin eczacının niyetini buradan bilmek mümkün değil tabi ama genellikle gereksiz ilaç vermemek ve ödenecek ücreti arttırmamak için sorarlar.
eczacı değilim bilmediğim dalavereler dönüyor da olabilir ama halihazırda güzel para kazanıyorlar. öyle 3-5 kutu basit ağrı kesici, tansiyon ilacı vs başkasına el altından satarak kendi bacaklarına sıkmazlar.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(04.11.25)
ilaç firmaları ve mümessilleri doktorları fazla veya gereksiz de olsa ilaçları yazmaları için zorluyor, ödüllendiriyor falan filan.
0
ground
(04.11.25)
hayır öyle olmuyor. reçeteli de olsa, reçetesiz de olsa ilaç raftan alınıp direkt verilmiyor. o barkod illa okutulacak.
bağkur borcumdan dolayı hiçbir ilacımı yazdıramıyorum, hepsini ücretli alıyorum. hepsini de tek tek okutup veriyor. marketten dört kutu süt alınca birini atlatıp ötekini iki kere okutuyor ya da 4x yapıp bir kere okutuyor mesela. ama aynı kutu ilaçtan iki tane almışsam ikisini ayrı ayrı okutup veriyor. muhtemelen o ilaç artık sistemden düşüyor, reçeteli veya reçetesiz tekrar satılamaz oluyor.
co2s2
0
kibritsuyu
(04.11.25)
@kibritsuyu : dediğiniz işini düzgün yapan eczaneler için geçerli ve doğru. ancak bu sorudaki eczacı çakallık yapacak bence. önce 4 kutu ilacın reçetesini sisteme girecek, hepsinin parasını SGK'dan alacak ama reçete sahibine tüm ilaçları vermeyecek. sonra bu ilacı reçetesiz almak isteyen birisi gelecek. eczacı raftan bu ilacı alacak ama karekodunu okutmayacak, nasıl olsa reçetesiz. parayı tahsil edecek gönderecek. bir kuzudan iki post çıkartmış olacak.
+1
co2s2
(04.11.25)
şimdi doktorların mümessillerle yaptığı işler ortada. tamam aynı kremden 4 paket ihtiyacım yok bunu biliyorum. bir tanesi bile yeterli. ama doktor size 4 kutu yazdığını demiyor. ben seboreik dermatit için gittim. doktor 4 kutu krem 2 şampuan 3 kutuda nemlendirici başka krem yazdı. yaşlı birisi olsa eczane o niyette ise hiç sözünü bile etmeden vermeyebilir. al bir paket git der. benim demek istediğim asıl şey biz sgklıyız ve ilaç katılım payı ödüyoruz. eczane bir kutu vereyim deyip de kalan kutuları da okutup fazladan katılım payı alır mı ya da ben tamam kalsın dediğim de yine aynı şey olur mu?
0
🌸merkep gibi adam
(04.11.25)
bu ülkede kimsenin dürüst olacağı varsayımıyla iş yapmayın.
o şekilde daha rahat yaşarsınız =)
0
kveldulv
(04.11.25)
valla yapılmaz diyemem, dediğin gibi de olabilir. ama ben hala bir eczacının şuna tamah edeceğine ihtimal vermiyorum, daha doğrusu vermek istemiyorum.
mesela rahmetli babama kalbi için lasix veriyordu doktor. ama tansiyonunu fazla düşürdüğü için diyordu ki haftada 2 kere kullan, pazartesi perşembe. eczaneye bir gidiyorsun adam sana 1 aylık 6 kutu ilaç veriyor. bu ne? günde 3 tane yazmış reçeteye. adam öldüğünde torba torba ilaç attık çöpe, ziyan oldu. deseydik ki yahu 1 kutu bile fazla, gerek yok almayalım, bu kadar ilaç boşa gitmeyecekti.
belki biraz saflık ama ben bu ihtimale inanmak istiyorum.
co2s2
128 gb Yaklaşık altı yıllık telefon Artık asla yetmiyor, sürekli uygulama kaldır sil yükle yapmak zorundayım
0
egerbiryolcu
(03.11.25)
256 gb, yetiyor.
telefon kullanmadığım uygulamaların hepsini silmiş bir ara kendi kendine.
0
co2s2
(03.11.25)
256 gb ve yetmiyor. şu an 255,5 gb dolu durumda.
1 tb almak istiyorum. oyun oynamayı ve uygulama kullanmayı seven biriyim. 759837593 tane fotoğraf ve video çekmeyi de severim. silmek istemem hiçbir şeyi.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
128 yetmediği için 512ye geçtim. icloud kullanmıyorum. 241 gb dolu. 256 gb alsaydım o da yetmeyecekti demek.
0
jelly bear
(03.11.25)
256 gb yarisi dolu. + 200gb icloud var
0
cooperr
(03.11.25)
128, yetiyor. istifçiliği bıraktım whatsapp geçmişlerimi düzenli temizliyorum, eski video, fotoğraf vs. pek tutmuyorum.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Makineden çok telefonu kullanmaya başladığımdan beri 256'yı dolduruyordum, hem yedek hem de ek alan yüzünden 100gb bulutum var, oraya yedekliyorum çektiğim fotoları. Sonraki telefonumda 512ye geçtim, şu an 203 gb dolu diyor.
0
Bruce
(03.11.25)
16. yetiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
256 GB ilginc bir sekilde yarisi dolu, daha bos olmasini beklerdim. Yetiyor.
0
mbond
(03.11.25)
16 gb ile yaşam savaşı veriyorum:)
0
nothing in my way
(03.11.25)
256 ve 200 cloud.
0
gabe h coud
(03.11.25)
256 gb kendi hafızası. Daha bir sene doldu ya da dolmadı hafıza uyarısı vermeye başlayınca el mahkum 200 GB iCloud üyeliği almak zorunda kaldım :(
Sene olmuş 2026, hala 128-256 GB telefon üretiyor aç köpekler. Zaten 8-10 GB işletim sistemine, 10-20 GB da varsayılan uygulamalara gidiyor.
-1
m e b
(03.11.25)
128gb, yetiyor. seneye yenilerim ama telefonu.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
512 gb olsa da icloud 2 tb aldım çünkü hem bilgisayar hem tablet ile senkronize olmasını istiyorum tüm içeriklerimin :)
Selamlar, benim bir aydir süren ara ara artan boyun agrim vardi. Masa basi calisma filan iyice sertlesmisti boynum. Sariyordum, kas acici, arada egzersiz filan devam ederken dün sabah bir anda sag el bas parmagim tamamen uyusmus sekilde uyandim, hala da öyle. Bilegime kadar uyusma var. Agri ya da gü
Selamlar, benim bir aydir süren ara ara artan boyun agrim vardi. Masa basi calisma filan iyice sertlesmisti boynum. Sariyordum, kas acici, arada egzersiz filan devam ederken dün sabah bir anda sag el bas parmagim tamamen uyusmus sekilde uyandim, hala da öyle. Bilegime kadar uyusma var. Agri ya da güc kaybi yok. Karincalanip kalmis gibi parmak. Chatgpt boyunda sinir sikismasi dedi. Su an doktora gitme sansim yok, daha kötüsü bir hafta sonraya planlanmis alakasiz bir ameliyatim var. Dün hemen egzersiz yapmaya basladim, boynu dik tutmaya calisiyorum filan ama bu gecer mi? Kendi kendine mi gecer, ameliyat yüzünden gecikirsem ilerleme olur mu? Fitik midir, ben ne yapayim? Simdiden tesekkürler
0
kaputt (03.11.25)
Ne olduğunu bilmeden egzersiz yapma. Sorunu daha da büyütebilirsin. Sinire hasar verirsen tedavisi, çaresi olmaz. Bir uzmana görünmenin bir yolunu bul. Öbür ameliyata engel bir durum olacağını sanmıyorum.
+2
Mirket
(03.11.25)
boyun fıtığı muhtelemen. bende de oldu iki hafta önce ama sizinki kadar şiddetli değildi. kendi kendine geçmez, doktora gitmeye çalışın. mr çekip, ağrı kesici, fizik tedavi, egzersiz verecektir muhtelemen. bu şekilde benim şikayetlerim iki haftada oldukça azaldı.
+2
inheritance
(03.11.25)
geçmiş olsun. ameliyatınızın içeriğini bilmemekle birlikte, böyle bir gelişme ameliyatın ertelenmesine bile sebep olabilir. bence ihmal etmeyin ve ne olduğunu bilmeden kafanıza göre egzersiz yapmayın. doktora gitmeniz bence şart.
+2
co2s2
(03.11.25)
Doktor olarak nörolog mu ortopedi mi olmali? Nörologlara baktim bir aydan önce randevu yok, Türkiye‘de degilim. Ameliyatim da ayagimdan ve 6 hafta gibi yürüyemeyecegim. Yani en azindan ikinci haftamda belki koltuk degnegi ile ayaga kalkarim. Haftaya ayagim icin ortopedi kontrolüm olacakti, o doktora sorsam olur mu? Yoksa nörolog mu sart?
0
🌸kaputt
(03.11.25)
Beyin cerrahi daha iyi bence ama randevu durumuna göre fizik tedavi de olabilir
+1
Mirket
(03.11.25)
benimde ellerim uyusuyurdo mouse tutmaktan spor hocam o yumusak sıkılan toplardan onermişti gercekten cok faydası var.
+1
koela
(03.11.25)
beyin cerrahiye gitmiştim ben. beyin cerrahiye bulamazsanız, nörolog, fizik tedavi, ortopedi de olur. onlar da muhtemelen fizik tedaviye yönlendirir zaten.
+2
inheritance
(03.11.25)
devlette randevu bulamazsanız özelde bile olsa ameliyattan önce mutlaka doktora görünün ve ameliyatınızı yapacak cerrahınıza da bu durumu bildirin.
boyun fıtığı da sinir sıkışması da olabilir. ters bir hareket sakat kalmanıza bile sebep olabilir. kafanıza göre bir şey yapmayın.
hemen bugüne bile randevu bulabilirsiniz, acilen gidin bence.
şöyle söyleyeyim; benim sağ dirseğimde sinir sıkışması var ve hiç öyle parmağım tamamen uyuşmuş hale gelmedi yıllardır. ağrı ve çok hafif uyuşmalar yaşıyorum ara ara.
+1
art cat chocolate
(03.11.25)
ayrıca aklıma kalp krizini de getirdi bu belirtiler ama ben doktor değilim tabii.
+1
art cat chocolate
(03.11.25)
yüzme + pilates (aletli olursa daha iyi, ama diğer türlü de olur)
bir de evde yapabileceğiniz egzersizler.
boyundaki ödemi de bir şekilde aşmak gerekiyor.
doktor olarak beyin sinir cerrahi ya da fizik tedavi rehabilitasyon.
tek başına fizik tedavi yeterli olmayabilir, mutlaka sporla destekleyin. sonuç alamazsanız farklı metodlar var, cerrahisi zor olduğu için çok tercih edilmiyor.
+1
kveldulv
(03.11.25)
Tamam kendi bildigime yapmak istemedim. Sansima ameliyat görüsmem icin gittigim klinigin yaninda omurga klinigi varmis, gittim biraz yalvardim, ameliyatim var parmagim uyustu diye yarina randevu alabildim. muhtemelen röntgen mr isteyecek ama en azindan ameliyatta sorun olup olmayacagini söyler de icim rahat eder. Biraz toparlayinca da muhtemelen ztn fizik tedaviye baslarim, umarim daha ciddi bir durum degildir tabii.
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle yarım saat oturup kalkmiyolsr en az bir iki saat vakit geçiriyorlar.
0
egerbiryolcu (30.10.25)
ortalama 6 diyelim.
0
biravekahve
(30.10.25)
17-19 arası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
eşim ve ben ikimiz de çalışıyoruz, saat 19.30da evde oluyoruz. 20.00'de yemek yiyoruz. ama annemle babam emekli ve genelde evdeler, onlar 17.00-18.00de yiyolar
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
dördüncü ve son öğünüm akşam saat 9'da.
idman yaptığımdan dolayı böyle. yoksa ne bileyim tatildeyimdir, en geç 8'de yerim.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
20-21.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
19.30-20.00
0
mikahakkinen
(30.10.25)
18.30-19.00. Bu arada komşu mevzusunu ben kabul etmezdim
0
pembediken
(30.10.25)
saat kaç ki yemek vaktiniz?
ben günde tek öğün yiyorum, onu da akşam 20:00-21:00 arasına sabitledim.
okul 4 gün tatil, cuma önemli bir sınav var, ona çalışacağım maalesef ;(
0
hold the door
(27.10.25)
hava açık olursa çarşamba biraz yürüyüş yaparım belki.
0
inheritance
(27.10.25)
dogum günüm. daga trekking'e cikicam.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.10.25)
2 metrelik Atatürklü Türk bayrağı satın aldım. Mahalledeki malum tipleri gıcık etsin diye balkonuma asıcam.
+3
yurtsuz john
(27.10.25)
Kitaplığımı uzun zamandır temizlemiyorum onunla ve vakit kalırsa balkonumla ilgilenmeyi düşünüyorum, hazır boş vaktim varken belki çam ağacımı da çıkarırım yavaştan. Böyle şeylerle uğraşacağım işte.
0
mutekebbir
(27.10.25)
Yarın ayrı 29 Ekim için ayrı görevim var, ebem laylaylom diyerek gezecek bir süre.
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindseti
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindsetin vahiy olarak inmesi lazım. Satacak vaktim yok, atınca çok acıyorum o eşyaya. Satacak vaktim yok demişken mesela asla atmaya kıyamadığım the office ve dunder mifflin tabelaları var büyük baya. Onları satayım bugün yarın kadıköyden teslim alabilecek varsa. Çözelim benim şu hoarding problemimi.
+1
turk kizi (27.10.25)
Eşya fazlalığı hayat kaliteni düşüren bir olay o eşyaya yılda 1 kez bile ihtiyacın olmuyor ama hergğn kaliteni düşürüyor bu şekilde düşün at biz attık çok rahat ettik.
+1
basond
(27.10.25)
konmari metodu diye aratıp güzel anlatılan birkaç videosunu izlerseniz bu konuda gerçekten çok fayda görürsünüz. pandemi zamanı uygulamıştım şimdi yeniden yapacağım ev taşacak noktaya geldi çünkü
0
ofelia
(27.10.25)
foto falan olsa buradan çıkar belki? Örneğin hiç aklımda yok ama arkadaşım piknik sepeti demişti bir ara şimdi görünce aklıma geldi.
+1
kisa
(27.10.25)
Ben piyasasi olan urunleri kullanmiyorsam satmayi deniyorum. Piyasasi olmayanlari vermek bitik fiyata satmaktansa daha iyi geliyor. Simdi bir cocuk bisikleti var neredeyse hic kullanilmamis, ve zamaninda cok sacma bir fiyata alinmis. Satsam 1/10 fiyatina zor gider. Vermek daha iyi.
0
mbond
(27.10.25)
Bizim arkadaş grubumuz gelmişti eve 6-7 kişi. Evdeki gereksiz her şeyi attılar. Çöpe gidecek diye ayırdıklarına en son bir bakıp onay verdim. Ev hafifledi ama yine de çok eşya ile yaşamaya devam ettik.
0
michael_knight
(27.10.25)
Özellille kiyafette şoyle yapiyorum, "son 6 ay icinde bunu hic giydim mi" diye soruyorum. Sezona göre 1 yil olarak da guncelleyebiliriz. Cevabim hayirsa atiyorum o esyayi.
"En son ne zaman kullandim" sorusu islevsel oluyo. Yakin zamanda kullanmamissam demek ki ihtiyacim olan bir sey degil. Hatira olarak saklamak istediklerimi tutup digerlerini atiyorum
+2
abuzer
(27.10.25)
farkli teknikler var ancak oncelikle hayat kalitenizi azalttigini fark etmeniz lazim. surekli ivir zivirla ugrasmak, surekli bir seyleri yerlestirmek, yer bulmaya calismak, ne neredeydi vs. bunlar siz fark etmeseniz de beyninizi bosa yoruyor. vaktiniz yok sanirim ama ilerisi icin her gun 1+1 sey atma teknigini deneyebilirsiniz, ilk gun 1, ikinci gun 2, ucuncu gun 3 otuzuncu gun 30 vs. diye gidiyor. Ay sonunda epey bir seyden kurtulmus oluyorsunuz. bir anda atmaktan daha iyi gelebilir. eger kadinsaniz ve kardesiniz/arkadaslariniz varsa, bir gun rica edip tum gardrobu birlikte bosaltmak hem keyifli hem kolay. biz duzenli olarak bunu yapiyoruz mesela. bir de su var, sizin hic kullanmadiginiz evde bosu bosuna tuttugunuz bir sey ya da giysi aslinda birinin ihtiyacini karsilayacak, bence bu cok guzel bir duygu, o nedenle durustlukle ise yaramayan her seyi bir araya getirip kadin siginma evlerine ya da ogrencilere bagislamak acayip bir duygusal tatmin de sagliyor. son olarak sivri sinek onemli bir noktaya parmak basmis, ya almayi birakacaksiniz ya da aldiginiz her esyanin yerine bir sey atacaksiniz yoksa surdurulebilir olmaz.
+1
kassiopeia
(27.10.25)
biz kendi aramızda takas yapmaya gayret ediyoruz, wp grubuna foto atıyoruz şuna ihtiyacı olan var mı diye. olan varsa doğrudan o geliyor alıyor. ordan kimse çıkmazsa ofiste birbirimize soruyoruz. ordan da çıkmazsa eve temizliğe gelen ablaya veya apartman görevlisine soruyoruz. illa çıkıyor ihtiyacı olan biri.
eşya ile neden bu kadar bağ kurduğumun üstüne çok düşündüm ben, ordan çıkan sonuçlarla anladım ki mevzu orda eşya değil, o eşyanın bende neyi, hangi duyguyu, anıyı vb. ifade ettiği. bu yöntemle o kadar çok eşya çıkardım ki evden, inanamadım. bu fikri de bir deneyebilirsiniz.
+1
Phoebe
(27.10.25)
ev taşırken acelem vardı fazla eşyaları spotçuya yok pahasına vermiştim.
0
inheritance
(27.10.25)
benim için de sıkıntılı bir durum olduğundan yanıtları tek tek okudum . 4+2 dublex 250 m2 evden 100m2 eve geçtik ve ister istemez ilk taşınma telaşıyla sevdiğimiz kullandığımız eşyaları atmak vermek zorunda kaldık ama hala sıkış tepiş ev . facebook atmaver grubundan çok eşya verdim . keşke ekşi duyuru da fotoğraf ekleyerek birşeyleri gerçekten ihtiyacı olan birileri ile paylaşabilsek . @kassiopeia her gun 1+1 sey atma teknigini deneyeceğim çok mantıklı güzel bir fikir .
0
devilone
(27.10.25)
ben de eşya tutmayı seven biriyim. ama bazen fenalık basıyor ve ıvır zıvır ne varsa toplayıp çöpe atıyorum.
Üniversite hazırlık sınıfında hocalar 'sadece' İngilizce mi konuşuyordu?
hadi ya la
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
0
hadi ya la (26.10.25)
Yuzde yuz İngilizce. Bogazici Uni.
+1
ırene adler
(26.10.25)
Türkçe yasaktı. Biri hariç tüm derslerin hocaları hep her zaman ingilizce konuşurdu. İronik bir şekilde sadece Speaking hocası Türkçe konuşurdu. Adam hazırlık program koordinatörüydü üstelik. Japonya anılarını falan anlatırdı.
0
yadigar
(26.10.25)
Sadece İngilizce hiçbir işe yaramaz Türkiye'de. Bunu savunan ülkeyi tanımıyordur. Amaç İngilizce öğretmekse hem Türkçe hem İngilizce anlatılır. Öğrenciler anlamadıktan sonra sadece İngilizce bir işe yaramaz. Speaking dersinde sadece İngilizce konuşulabilir. Grammar falan İngilizce anlatılmaz. Böyle bir kural da yok zaten.
-6
arbre
(26.10.25)
Grammar translation yöntemi eskide kaldı artık modası geçti. O bizim zamanımızda öyleydi, grammar Türkçe anlatılırdı. Artık communicative method, lexical approach ve task based learning kullanılıyor ağırlıklı olarak. Kurallar örnekler içinde fark ettirilerek öğretiliyor. Üniversitede hazırlık okumadım çünkü zaten dil bölümü mezunuyum mütercim tercümanlık okudum hazırlık yoktu bile bizim bölümde ama lise hazırlığı hatırlıyorum da bizim dersler %100 İngilizce işlenirdi. Türkçe belki ilk ay falan biraz kullanılmıştır. Özel okulda okumadım bu arada, yabancı dil ağırlıklı devlet okuluydu, o zamanlar süper lise deniliyordu.
0
kullanicadi
(26.10.25)
ingilizceydi diye hatırlıyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
Okula bağlı. Hacettepe de kural buydu. Zart zurt ünilerde mecburen türkçe ingilizce. Arbre.. iyi okullarda gramer dersi dahi olmaz. Öğrenci grameri aradan süzerek alır. Gramer dersi 3. Dünya ülkelerinde olur.
0
luluki
(26.10.25)
ingilizce değil ama başka bir dilde hazırlık okudum. 3 hoca vardı derslerimize giren. bir tanesi çoğunlukla türkçe konuşuyordu. diğer ikisi çoğunlukla yabancı dilde konuşuyordu. türkçe'yi daha az konuşmaları iyi olurdu.
0
biseysorcaktim
(26.10.25)
Bu arada 1 sene okutmanlık yapmıştım çok kötü bir vakıf üniversitesinin hazırlık bölümünde. İngilizceyi geçtim bir ders sırf Türkçe dil bilgisi anlatmam gerekmişti. Zamir ne demek bilmeyen vardı, Türkçe bir cümleyi öğelerine ayıramayan vardı, tamam dil Türkçe düşünerek öğretilmez ama insanda bir ana dil temeli olur ki insan başka bir dil öğrenirken kafasında o mantığı oturtur. Hayatımın en zor yılıydı çalışma anlamında. Bak işte o sene clt falan sallamıştım işte:d grammar translation da kullanıyordum yani ara ara, eclectic method uyguluyorum diyordum:p
0
kullanicadi
(26.10.25)
Ege de her şeyi ingilizce anlatıyorlardı hazırlıkta
%100 ingilizce mühendislik okudum, orada da her şey ingilizceydi sadece 1 e 1 de sorduğun sorulara türkçe cevap veriyordu hocalar
0
pislick0
(26.10.25)
luluki, alakası yok. Eğitim kimsenin malı değil. Eğitimi kimse şöyle anlatacaksın, böyle anlatacaksın diyerek sınırlayamaz. MEB bu kadar teori, yaklaşım uyguluyorsa millet neden bir tane cümle kuramıyor? Bir insana bir şeyi öğretmek için her yolu deneyebilirsin, her dili kullanabilirsin. Fransa'dan Türkiye'ye ailesinin işi sebebiyle gelmiş biri bir konuyu anlamıyorsa Fransızca biliyorsan Fransızca da anlatabilirsin. Maalesef bu tip üstten bakan, içi ve altı boş bakış açıları nedeniyle binlerce genç hiçbir şey öğrenemeden yıllarını harcayıp mezun oluyor.
-4
arbre
(26.10.25)
merhaba. beykent ingilizce sinema tv mezunuyum. 4 yıl boyunca tek bir hoca bir cümle bile ingilizce konuşmadı, tek bir cümle bile. hatta sovyet rusya döneminden değerli eski toprak hoca vardı, Azerbaycan Türkçesi/ rusça karışık konustuğu için iletişimde zorlandık (hiç bi sey anlamadık) yalvardık okula da türkçe ye çevirmen tuttu. sınıfta da kimse ingilizce bilmiyordu zaten "dublajlı izleyelim hocam", "bu devirde siyah beyaz film mi izlenir" falan diyen besyo tutmayınca uzun dönem askere gitmemek için sinema tv mezunu olan bir yığın insanla okudum.
0
libertine
(26.10.25)
Ilkokulun 5 yillik oldugu donemler, ilkokul bitince Anadolu Lisesi hazirlik okurken (yas 13) hocalar %100 Ingilizce konusurdu. Sonra bir daha hazirlik okumadim, hep muaf oldum (lisans, yuksek lisans vb).
Ortaokul, lise, lisans ve yuksek lisansta hocalarim Turk ya da yabanci farketmeksizin icerigi Ingilizce olmayan Turkce, Almanca, tarih, cografya, din kulturu gibi dersler haric dersleri tamamen Ingilizce islerlerdi, Turkce soru sorarsan cevap vermezlerdi.
0
sertac akin
(26.10.25)
%100 ingilizce. hiçbir şekilde Türkçe konuşmuyorlar, lisans derslerinde de böyle, adama ders arasında (sayısal bir bölüm dersi) Türkçe soru soruyorum ısrarla ingilizce cevap veriyor. Bence çok doğru bir sistem değil grammar konularını sağdan soldan video izleyerek öğrendim.
bilkent uni.
0
hold the door
(27.10.25)
ingilizce 90'larda özel ortaokul hazırlık sınıfında öğrendim ilk. %100 ingilizce konuşulurdu, ders içinde ve dışında. Kimi hocalar yabancıydı, istese de Türkçe konuşamazdı. Bence gayet etkili bir yöntemdi, daha sonra devlet okullarına geçmiş olsam da lisede dil öğrencileri dahil benden iyi ingilizcesi olan tanıdığım olmadı.
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı? Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
0
michael_knight (26.10.25)
“Gelir gelmez huzurumuzu kaçırdın” demişti bir kez.
0
mutekebbir
(26.10.25)
"Şimdi taksi tutalım, 250 milyon verelim." Acil veya maddi bir şey istediğinde verdiği sarkastik cevap. "Dünya üzerinde benden daha çok kitap okuyan kimse yoktur. Dünya'da benden daha bilgili kimse yoktur. Her şeyin en iyisini ben bilirim." Herhangi bir tartışmada sığındığı laflar. nursuz pç
0
gabe h coud
(26.10.25)
rahmetlinin ısrarla yanlış telaffuz ettiği kelimeler. çok fazla vardı hepsini yazamam da "barbüke"nin yeri ayrıdır.
+3
late viper
(26.10.25)
Babam: Kırk kere ölç, bir kere biç. Sırrınızı hanımınız dahil kimseye söylemeyin. Bu da geçer, her şey geçiyor. Parasızlığınızı kimseye belli etmeyin, millet durumunuzu hep iyi bilsin. Yoksa yardımcı olmazlar.
Babaannem: Elalemi eşek yapıp üstüne bineceğine it yapıp kendine saldırtıyorsun.
Annem: Evladım hiçbir arkadaşınla yarışma, güreşe tutuşma, gururunu kırma. Kaybeder, gurur yapar. Yüzüne güler, arkandan kin tutar, zarar verir.
Dedem: Kalın ki göresiniz... Sizin aranıza düşeceğime moskofun (bazen 'urusun' ) eline esir düşeydim... (İstiklâl gazisiydi)
Halam: Her yanlış birer nakış. (Bir yanlış bir nakış)
Ben (Evlatlarıma): En çirkin hakikat en güzel yalandan iyidir. Güveni hiçbir parayla elde edemezsiniz. Yitireceğiniz en değerli varlığınız imanınız, gırtlağınıza kadar günaha batsanız bile rabbinizden yüz çevirmeyin. Merak etmeyenden bir halt olmaz.
+3
yadigar
(26.10.25)
Ne guzel duyuru olmus. Bissuru var denk geldikce not aliyorum farkli olanlari xd
Ama en boyle yasam mottosu tarzinda ve benim yasamima da etkisi olan "kimseye gebe kalamam" sık duyulur ;)
0
abuzer
(26.10.25)
En aklımda kalanı küfürlü buraya yazamam
0
basond
(26.10.25)
En sevdiğim anneanne sözüm: her zaman en önde koşan atın peşinde olacaksın. Siyaset tartışması sırasında söylemişti anlarsınız kimi kastettiğini ahahahahha.
Avkurma bilmeyen köpek kurdu kapıya getirir. Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur. İmam osurursa cemaat sıçar. Acıma acınacak hale düşersin. Kimseye çok yüz verme. Dayak bulunca kaç, yemek bulunca ye. Babamın sözleri bunlar daha var da hatırlayamadım şimdi.
Babamdan Tavsiyeler de var, Her zaman dönüş paranı ayır, geri kalanı harca. Kakanı yaptıktan sonra bile kontrol et, evden çıkarken her şeyimi kontrol etmem gerektiği için söylenen bir söz. Bir şeyi sakatlıktan kırdım mesela yanlışlıkla oldu bilerek yapmadım dedim, Bilerek yapmadım deme zaten hiçbir şey bilerek yapılmaz dikkatli ol.
Vs vs aklıma bunlar geldi şimdi
Benim sözlerimse şu: Maç 90 dakika artı uzatmalar var daha hiçbir şey bitmedi. Her zaman bir çıkış kapısı vardır. Onu bul. Her şerde bir hayır vardır. İnsan doğası kötüdür, herkes kişisel çıkarları peşindedir kimseye güvenme. Ben iyi bir insan olduğumu söylemem ama kendine ben iyi bir insanım diyen herkesten iyiyimdir.
+1
Hallegadola
(26.10.25)
Babamın küfürü var. Ciğerini .... çocuğu. Anamında her yerde reklamı var büyük oğlum bahisçi küçük oğlum pavyoncu diye. Şu an babayım ama nasihat vericek insanın bir yeterliliği ve zorluğu aşması gerektiğini düşünüyorum. Bizim y kuşağı genelde zorlandığında ana baba yardım etti, apartman dairelerine doğduk. Analarımız babalarımız 0 dan geldi onlarınki nasihat bizimki boş laf olur. Şu an bir babayım çocuğuma nasihatım mutlu olacağı ve seveceği işi yapması.
+2
mikahakkinen
(26.10.25)
dedemden: "sıçan sidiğinin bile değirmene faydası vardır." bizi ufak tefek işleri yapmaya motive ederken kullanırdı.
+2
hrskrs
(26.10.25)
“Kuzular koyunları emer” Kendisine çocukları tarafından hediye alındığında ya da para maddi bir şey verilmek istendiğinde söyler. Biz vermeliyiz siz değil anlamında.
“Düven öküzünün ağzı bağlanmaz” İş yaptırdığın insana karşı cimrilik yapma manasında.
Çok eli açık bir insandır kendisi de canım babam.
+1
yenibirgüzelnick
(26.10.25)
''Akıllı hesabını yapana kadar deli suyu geçer.''
Babaannemin lafıdır. Ne zaman tereddütte kalsam uygularım. Pişman etmedi.
+1
yurtsuz john
(26.10.25)
"Gün geçer kin geçer"
Çoğu yerde işime yarıyor.
Benim kendi lafım var, "temizlik olmadan temizlik olmaz" hani kirli malzemeyle kirli yer temizlenmez anlamında. Bunu hem somut hem soyut anlamlarda kullanırım. Ama anne değilim ve olmayacağım 🙂
+1
muhayyer divan
(26.10.25)
kışın araba dinlenmez.
arabadan gelen takır tukur seslerin sebebini düşünüp araştırırken böyle bir şey demişti ve mevzuyu kapatmıştım.
+1
eisberg
(26.10.25)
dik dur dik otur. zamanında dinlemedim şimdi acısını çekiyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
hahaha şahane duyuru.
rahmetliyle aramız pek iyi değildi, öyle hayat dersi vermişliği yoktur en azından bilinçli olarak ama bir keresinde "lord musun pezevenk, sen ara" demişti asla unutmuyorum.
lisedeyim, yaz tatili. bilgisayar başında pinekliyordum. hiç huyu değildir ama yanıma gelip niye bilgisayarda oturduğumu, dışarı çıkmadığımı sormuştu. ben de sitem edip "bütün arkadaşlar yazlıkta baba ya, buralarda olan varsa da kimse arayıp gel bir şeyler yapalım demiyor ki" demiştim.
inisiyatif almaktan çekinen bir çocuktum, şimdi bile insanlara rahatsızlık vereceğimi düşünürüm ve kimseye yazıp çizmeyi sevmem ama babamın bu lafı çok hoşuma gitmişti. o yüzden artık bir şey istersem, birileriyle görüşmek istersem vs. karşıdan beklemeyip ben iletişim kurmaya çalışıyorum. olmazsa yine olmaz ama kendim çaba göstermiş oluyorum en azından.
babam bu lafı söyleyene kadar yaptığımda hiçbir yanlışlık görmemiştim bile. bir şeyler olacaksa ben otururken onun gelmesi, beni bulması lazımdı. tek cümleyle hayata bakış açımı değiştirmişti filozof.
bir de favori lafıdır sadece bana değil herkese "analitik düşünemiyosun" diye kızardı. analitik ne demek diye sorsan bilmez.
+1
der meister
(26.10.25)
göt öpmekle ağız kirlenmez :')
+1
since1907
(26.10.25)
$api kaynatsan olur mu seker cinsine yandigim (sictigim) cinsine ceker
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
-1
arbre (24.10.25)
38. nispeten iyi. evim, arabam var. bu zamana kadar tabiri caizse ot gibi yaşadım, bundan sonra hayatın tadının çıkarayım dedim ama sağlık sorunları (doğuştan) yaşla beraber etkisini göstermeye başladı.
+1
inheritance
(24.10.25)
Yaşım 35 hayatım okumakla, mücadeleyle deyim yerindeyse bir baltaya sap olmaya çalışmakla geçti. Hala da çabam bitmiş değil. Kötü bi hayat yaşamadım ama maddi ve manevi tatmin de olmadım tam olarak.
Evli ve çocuklu değilim. Maddi birikimim yok İşim yok. Mal varlığım yok. Ama hayallerim çok fazla. O yüzden daha yeni basliyorum hayattan bir şeyler almaya.
+1
egerbiryolcu
(24.10.25)
32. egerbiryolcu'ya +1 mücadele etmekle geçti şu ana kadar hayatım. hayat yeni başlıyor.
0
nolmus yani
(24.10.25)
46 Mücadeleyi, hayatla uğraşmayı seviyorum, aşırı belaltı vurmadığı sürece ki vurduğu zamanlar vaki tabi :)
Tamahkar bi' insanım, son 10-15 sene iyi yaşadım çok şükür, alacağım şeyler var hala, bazı konularda yeni balşıyorum bile diyebilirim.
0
kumandanim
(24.10.25)
34 yaşındayım. 2023'ten beri çalıştığım şirketten nefret ediyorum. Onun dışında hayatımdan memnunum. Rabbim yaşadığım şehirde bana şu an yeni bir iş versin diye dua ediyorum. Eylül 2026'ya kadar yaşadığım şehirde kalırım. Sonra çok başka planlarım var.
0
rain when i die
(24.10.25)
tamamen boşa gitmiş gibi hissediyorum. özellikle 25-35 yaş aramı tamamen çöpe attığımı biliyorum, görüyorum. uzun bir süredir de bunun pişmanlığından kurtulmaya çalışıyorum.
0
tchuck
(24.10.25)
bu hayatın bana halen daha borcu var ve çoğunu ödemedi..
0
Hallegadola
(24.10.25)
Edit: Yaşı unuttum: 36 erkek kişisi.
Son 6 senedir evet güzel yaşıyorum. Tabii 6 senenin öncesininde bir altyapısı var. He diye bir günde olmadı. Geldiğim bu noktada bazı eksiklikler kaldı. Henüz tamamlanmayan sorunlar kaldı. Onları da üstesinden gelsem daha da güzel olacak inşallah.
Edit: 1 Ocak 2019 gününden bugüne kadar istediğim deneyimleri yaşadım çok şükür.
0
put it in your appropriate place
(24.10.25)
referans noktasina gore degisir. hayata basladigim noktadaki insanlara gore cok iyi durumdayim. oradan bakinca cok iyi yasiyorum gibi duruyor. gecmise bakinca inanilmaz verimli bir hayat oldugunu goruyorum. sifirdan derecelerle cok prestijli yerlerde okudum, calistim, amerika'da burslu okudum, simdi de tum dunyanin adini bildigi, urunlerini kullandigi bir sirkette calisiyorum. iyi kazaniyorum, hobilerim var, arkadas cevrem var. istemedigim kadar hem de, cogu zaman davetlerini reddetmek zorunda kaliyorum.
ancak buradaki insanlara kiyasla durumum pek iyi degil. hala gocmenlik konusunu halledemedim. bu sebeple kariyerimde cok daha yukarilarda olabilecekken ortalama yerlerdeyim. stresli bir hayat.
kisisel olarak ise ilgi duydugum isi yapip tatmin oldugum bir hayatim yok. idare ettigim bir hayatim var. kolelikten kurtulmaya calismak icin guc toplamaya calistigim bir hayat. biraz beyhude cabalar. 40 yasinda hala calisiyor olursam fail etmis sayacagim kendimi.
mumkun oldugunca cok sey tecrube edip, ogrenmeye bakiyorum. hayattan gecerken en azindan ne varmis, ne yokmus ogrenmek istiyorum. bir de yaratabilecegim seviyeye gelirsem degmeyin keyfime.
0
antikadimag
(25.10.25)
Ben de antikadimag gibi gocmenlik konusunu hallemedim, hatta kariyer vs de yapamadim ama hobi var, arkadas cevresi var, neredeyse emekli oldum 36 yasinda. Bundan sonrasi gezip eglenip sonra evlenmek olmali. Bakalim.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.