Giriş
(7)

taş kalpli miyim?

dündaroğlu
beyaz showda seren serengil anlatıyor her şey üst üste geldi eşimden ayrıldım falan filan gram üzülme hissi uyandırmadı bende izleyen varmı kadınmı antipatik sizde durum nedir bilemedim!
beyaz showda seren serengil anlatıyor her şey üst üste geldi eşimden ayrıldım falan filan gram üzülme hissi uyandırmadı bende izleyen varmı kadınmı antipatik sizde durum nedir bilemedim!
0
dündaroğlu
(22.01.11)
zerre üzüntü hissi uyandırmadı.
0
seyduna6687
(22.01.11)
kadıncağızın çocukluktan gelen sorunları ve bunun karakterine yansımış sonuçları var. bunları düzeltemediği için durmadan erkekler konusunda hata yapıyor. bir psikoloğa vs gidip kendini bir düzeltmesi lazım.

senelerdir hep aynı hikayeler başına geldiği için duyunca aynı geliyor.hissiz olduk biz de o yüzden.

yine misal sibel can da durmadan kilo alıp veriyor, her kilo verişinde gazetelere haber oluyor. gına geldi artık.
0
mea maxima culpa
(22.01.11)
birinin başına kötü şeyler geldi diye üzülmek saçma aslında. insan doğası tamamen saçma sapanlık üzerine kurulu. saçmasapanlık mı yoksa?

şairin de dediği gibi; her şey geçer, hayat kalır.
0
ley ley
(22.01.11)
aynı şey arkadaşımızın başına üzülürüz.ama bu kadına üzülemem, üzülmem. zira bu kadın çok rol yapıyor. sorunlarını basın yoluyla duyurup, basın yoluyla çözmeye çalışıyor. bir nevi cazgırlık. bu da milletin ona inanmamasına sebep oluyor.
0
inanmazsan inanma
(22.01.11)
Samimiyetle alakalı birşey...
Haberlerde normal bir vatandaşın başına bu tarz şeyler gelse üzülürüm belki ama bahsi geçen hanım herşeyini basın önünde yaşadığı için samimiyetine inanmak zor...
0
livaneli kadir
(22.01.11)
o zaman ben normalim aynen samimiyetle alakalı bi durum
0
🌸dündaroğlu
(22.01.11)
ölse üzülmem.
0
kırkmerak
(22.01.11)
(5)

Askeri araç devrilmesi ?

yirttin gotumu sahin agam
soru başlıkta fakat açıklamak gerek. ne oluyorda 2 haftada bir devrilen askeri araçlarda boku bokuna şehit veriyoruz? askerliğini yapmış olanlar anlatsın hele. nedir bu tutarsızlık?
soru başlıkta fakat açıklamak gerek. ne oluyorda 2 haftada bir devrilen askeri araçlarda boku bokuna şehit veriyoruz? askerliğini yapmış olanlar anlatsın hele. nedir bu tutarsızlık?
0
yirttin gotumu sahin agam
(19.01.11)
askerliğimi yapmadım da. askeri araç denilen şeyler kamyon. asker kasada üstünde branda oturuyor. kullanan şöför ise 20 yaşında eğitimsiz asker kimbilir daha önce kamyon kullandı mı kullanmadı mı. bunlar birleşince sonuç kaçınılmaz.
0
mr fusion
(20.01.11)
efenim (bkz: askeri araç) ve ayrica (bkz: arac komutanı)

ama sanirim bu son devrilen aracin oldugu yerde yol calismasi falan var. buyuk sari tabelalar gorunuyor. yol calismasindaki tuhafliklar nedeni ile de olmus olabilir.
0
helenart
(20.01.11)
1950'li yıllardan kalma, direksiyonunda yarım metre boşluk bulunan araçlar için normaldir. devrilen kamyonlar oluyor genelde. bu araçların hiç bir özelliği emniyetli sürüş için uygun değildir.
bir büyüğümüz bu araçları tanımlarken dönmüyor .....na ko...mun kamyonu diye tanımlardı. zor tabii direksiyonu çevirmesi.
0
inanmazsan inanma
(20.01.11)
Sivil hayatta ehliyeti olanlara 1 haftalık oryantasyon eğitimi sonunda askeri araç kullanma belgesi (askeri ehliyet) verilir. Yani iki ay önce clio'dan başka araç kullanmamış asker bir anda kendisini kocaman MAN veya Unimog'un direksiyonunda bulabilir. Görevlere genelde deneyimli olanlar gönderilir ancak öyle zamanlar olur ki, oryantasyon eğitimini yeni tamamlamış askerler bile göreve gönderilebilir. Buradan başlayan hatalar zinciri ve sonuçları da sizin yazdıklarınız...
0
pusuruk
(20.01.11)
yukarıdaki açıklamalara ek olarak;asker adam neden orda bulunduğuna bir anlam veremediğinden,herşeye küfür eder ve dolayısıyla bir boşvermişlik duygusu içerisindedir.bunu 'kaza olacaksa olsun umurumda değil'diyerek yapmaz,biliçaltında yatar ve bu durum sivil hayatta olduğundan daha az dikkatli olmasina yol açar.
0
kanaray
(20.01.11)
(22)

çok mutsuzum napsam?

archangelic
Ne yapsam içim daralıyor:(
Ne yapsam içim daralıyor:(
0
archangelic
(16.01.11)
bana takılabilirsin istanbuldaysan.
0
lord henry
(16.01.11)
Joe Henderson'dan Blue Bossa'yı dinleyin, iyi gelebilir.
0
ornette
(16.01.11)
piiz
0
martinakustik
(16.01.11)
mutsuzluğunun nedeni ne
0
edgenabby
(16.01.11)
ikincilerin hiç bir zaman şansı olmaz ama genede +1 lord henry extended edition diyorum.
0
crue
(16.01.11)
386 dx
(16.01.11)
:(hiç birini de bulamadım şarkıların yolladıgınız videolarını bulsamda acılmıyor üüüü
0
🌸archangelic
(16.01.11)
böyle günlerde, sığınılacak liman vazifesi gören 2 şarkıyı gururla takdim ederim.

www.dailymotion.com
www.dailymotion.com
0
crue
(16.01.11)
@ edgenabby
1 işten cıktım:(
2 parasız kaldım:(
3 hep hayal kırıklıgı yasıyorum artık:(
4 hiç bişeyi basaramamıs gibi hissediyorum:(
5 sadece aglamak istiyorum
6 umudumu yitirdim
0
🌸archangelic
(16.01.11)
@ ornette ,@ crue(videolar çalışmadı hata verdi bana) dinliyemedim bulamadım nette ondan yorum yapamıyorum
0
🌸archangelic
(16.01.11)
gül gibi depresyonun olmuş senin güle güle kullan. alışırsın..
0
genzo madafakabayasi
(16.01.11)
eğer mutsuzluğunun sebebi gerçekten yoksa, düşündüğünde "bunları takıyor olamam heralde" diyorsan, bir psikiyatra git, anksiyete bozukluğun olabilir. (googledan bakın uyuyor mu size)

:)
0
sharon and hope
(16.01.11)
@akalmor belki hayatımda eksiklik halı saha macıydı ama malesef ne ankaradayım ne top oynamayı biliyorum ne de otuz yas ustuyum:/
0
🌸archangelic
(16.01.11)
Kumdan bir kale düşünün. Çevresine güzel su kanalları yapmış, hendekler kazmışsınız.

Yalnız öyle bir yere inşa etmişsiniz ki kalenizi, dalgalar güçlendikçe önce su kanalları doluyor, sonra heybetli surlarınız tuzlu suyun ellerinde giderek erimeye başlıyor.

Sizse elinizde küçük plastik kovanız, sahilden topladığınız kuru kumlarla surları onarmaya çalışıyorsunuz. Yaptığınız yamalar, bir sonraki dalganın darbesiyle çirkin şekiller almaya başlıyor.

Küçük plastik kovanızla habire koşturup duruyorsunuz. Kan, ter ve panik içinde!..

O kadar odaklanmışsınız ki “onarmaya”, bu yıkımın artık sizin kontrolünüzde olmadığını göremiyorsunuz.

Oysa bir dursanız, durup da yukarıdan baksanız kaleye, çamur haline gelmiş surlara ve dalgalara; onarmaya harcadığınız sürede yepyeni bir kale inşa edilebileceğini göreceksiniz. Denizin biraz ötesinde, yeni bir başlangıç yapabileceksiniz.

Yaşam da birçoğumuz için böyle geçip gidiyor.

Katlanamadığımız bir işimiz, sevmediğimiz bir çalışma ortamımız ya da gururumuzu inciten bir yöneticimiz oluyor bazen.

“Alışmaya” çalışıyoruz. İncinen yerlerimize her gün küçük yamalar dikiyoruz.

Ertesi gün sökülüyor yamalarımız, yara bere içinde, delik deşik, yorgun argın dönüyoruz evlerimize. “İşimi sevmiyorum ama dayanmak zorundayım!” diyoruz. Her şeyi bırakıp düşlerimizin peşinden gitmek, bir lüksmüş, şımarıklıkmış gibi görünüyor gözümüze. Öyle ki utanıyoruz da bazen, gitme düşlerimizden!

Parasal anlamda risk alalım ya da almayalım; “Çevrem ne der? Yıllardır çalışıp aldığım terfilerim ne olur?” kaygılarımız, hırslarımızdan ve profesyonel (!) değerlerimizden vazgeçemeyişimiz ve daha birçok neden bile bizi yeni başlangıçlardan alıkoyabiliyor.

Aynı durum ilişkiler için de, bitmiş ama süregelen evlilikler için de, hani o hep gidip yerleşmek istediğimiz huzur dolu sahil kasabası için de geçerli; değil mi?

Bazen bir şeyi onarmak için, önce tamamen yıkmak gerekmez mi?

Hayatınızdaki bazı kumdan kaleler, denize karışmayı çoktan hak etmedi mi?

(alıntı yaptım. bana ait değil bu yazı. kime ait olduğu altta yazıyore)
Yazar : Deniz Yalım Kadıoğlu
0
daglien
(16.01.11)
Ben genelde C.tesi akşamı Beyoğlu senin Nişantaşı benim takılırım. Bu hafta da -bazıları beni ekse de- arkadaşlarımla öyle yaptım. Oh çok iyi geldi. Eve de yeni geldim.
0
theodor
(16.01.11)
@ daglien güzelmis yazı
0
🌸archangelic
(16.01.11)
bir zamanlar içinde bulunduğum ama şimdi kıçımla güldüğüm durumdaymışsın. insan olgunlaştıkça ben bunlara mı üzülüyormuşum bunlara mı daralıyormuşum diyeceksin. o yüzden önemseme bunları. sevdiğin şeyleri yap. ev güvercini al besle en azından.
0
inanmazsan inanma
(16.01.11)
sanırım sana yardım edebilirim
0
386 dx
(16.01.11)
@ 386 dx nasıl?
0
🌸archangelic
(16.01.11)
cnn türk de mfö var. kafanız dağılır.
0
pinking of you
(16.01.11)
ya spor ya alkol.

evet her ne kadar birbirinin tam tersi iki şey gibi gözükse de bana böyle dibe vurduğum durumlarda - çok sık dibe vuruyorum ben, ya da nadiren dipten çıkıyorum diyeyim - bu ikiliden birin deniyorum ya da ikisini birden - basket oynayıp sora içiyorum, ehe -
hayet de iyi geliyor.
0
charlesbukowskiineksi
(16.01.11)
tüm cevapları değerlendirdim ve kendimi yemeğe verdim saolun=)
0
🌸archangelic
(17.01.11)
(6)

kombiyi düşük ayarda hiç kapatmadan yakınca ne kadar fatura geliyor?

gijilti
her gün belli zamanlarda yakıp sonra söndürmektense sürekli bir ayarda yakmanın daha kârlı olduğu söyleniyor. bu doğru mudur?böyle yapanlara aylık ne kadar fatura geliyor İGDAŞ'tan İstanbul'da... kaç oda ısıtıldığı da etkiler sanırım.
her gün belli zamanlarda yakıp sonra söndürmektense sürekli bir ayarda yakmanın daha kârlı olduğu söyleniyor. bu doğru mudur?

böyle yapanlara aylık ne kadar fatura geliyor İGDAŞ'tan İstanbul'da... kaç oda ısıtıldığı da etkiler sanırım.
0
gijilti
(15.01.11)
babam denemişti o dediğini:
gece kısıp sabah açıyordu,
bu ay hiç ayarı ile oynamayacağım dedi hep yansın bakalım ne olacak?
sadece 10 tl fark etti.
normanlde 250 tl ödüyorsak 260 tl ödedik.

istanbulda 140 metrekare ev.
genelde hiç kapatmamaktan hiç kısmamaktan yana fikirler.
0
seyduna6687
(16.01.11)
sadece 2 odada açık(55m2), yalıtım şöyle böyle, +bir gün akşamdan sabaha kadar ocakta açık kalmış :)
89 tl geldi
0
svarte dauen
(16.01.11)
eğer alt üst dairelerde düzenli yanıyorsa kapatın ısı kaybınınz minimumda olur. eğer dairenin etrafı boş ise düzenli yakmak gerekir. öbür türlü ısıtana kadar çok enerji harcanıyor.
0
trocero
(16.01.11)
kombi kullananların söylediği söz. hiç kapatmamak daha mantıklıymış zira kapatınca suyu ısınana kadar daha çok gaz harcıyormuş. minimumda tutmak en mantıklısıymış.
0
inanmazsan inanma
(16.01.11)
bursa'da 180 geldi bize bu ay 100metre kare diyelim eve düz hesap 3+1. en düşükte yandı hep bazen biraz daha arttırdıgımız olmuştur.
0
rurouni
(16.01.11)
minimumda (altıda bir) iken [iklim yumuşak olduğu için kasım ayına kadar minimumda idi]50 lira, maksimumun yarısında [son iki ayda] 100-110 lira. her iki durumda, iki odanın peteği tam açık, bir odanın yarımdan az açık, banyonunki az açık, mutfağınki kapalı.)

İGDAŞ

ek: alt ve üst katlar da bizim kadar veya biraz daha az da olsa dairelerini ısıtıyor.
ek: 90 metrekare, 2+1
0
tedirginlik hucresi
(16.01.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.