Giriş
(9)

sigara içenler bir baksın hele

bobinhoo
gençler sigarayla ilgili bir sorum olacak. dikkat ediyorum da uzun süre içenlerde şöyle bir olay görüyorum. sigaradan bir fırt çektikten sonra dumanı vermeden konuşmaya başlıyorlar ama konuşken duman çıkmıyor ağızdan veya burundan, konuşmaları bittikten sonra dumanı veriyorlar.ama yeni başlayanlarda
gençler sigarayla ilgili bir sorum olacak. dikkat ediyorum da uzun süre içenlerde şöyle bir olay görüyorum. sigaradan bir fırt çektikten sonra dumanı vermeden konuşmaya başlıyorlar ama konuşken duman çıkmıyor ağızdan veya burundan, konuşmaları bittikten sonra dumanı veriyorlar.

ama yeni başlayanlarda veya çok içmeyenlerin bunu yapamadığını gözlemledim. nedir bu olayın sırrı? nasıl yapıyorlar?
0
bobinhoo
(03.10.12)
Kendimden yola çıktım bir an, ben de yapıyorum bunu. Ciğerlere dumanı gönderdikten sonra yutkunup konuşmaya başlıyorum, cümlem bitince de üflüyorum. Kalan varsa çıkıyor yoksa hepsi ciğerde kalıyor, temiz. (Yasal uyarı: Sigara sağlığa zararlıdır.)
0
635453
(03.10.12)
iki kere rafine.
ciddiyim. adamların ciğeri artık full katran olduğundan, duman çıkmıyor daha. az geliyor.
0
mahsunkul
(03.10.12)
yeni de başlamadım, çok içiyorum da denilebilir ama hiç öyle şeyler yapmıyorum, görüntü olarak da çok sempatik gelmedi gözümde canlandırdığımda.
0
hypathia
(03.10.12)
@635453 işte hacı sorun konuşurken de hava üflediğimiz için o arada nasıl çıkmıyor duman onu çözemedim. diyaframdan konuşmak falan diye bir şey var ya öyle bir şeyler mi yapıyorlar acaba diye düşündüm ama bilemedim:(
0
🌸bobinhoo
(03.10.12)
Yeni başlayan/az içen dumanı uzun süre içinde tutamıyor. Uzun süre/sık içen adamı duman çok etkilemiyor, içinde tutabiliyor gayet, boğmuyor o duman onu.
0
innatedesire
(03.10.12)
@innatedesire nasıl tutuyor hacı işte? mesela anneme de yapıyor bu hareketi, yap dedim yapamadı. yani bilinçli olmuyor herhalde, yapmaya çalışınca beceremedi
0
🌸bobinhoo
(03.10.12)
denemek için hemen bir tane yakıyorum. günahım boynuna :)
0
mahsunkul
(03.10.12)
konuşurken çıkacak olan duman muhtemelen boğazı yakacağı için konuşma bittikten sonra duman salınıyor. ama çok boktan bir durum umarım alışmazsın.
0
fiyuuuu
(03.10.12)
şöyle düşün. bir çekişte 10 birim duman çektin içine diyelim. anlık bir "püf" ile 8 birim üfledin içeride kaldı 2 birim. tabii bu esnada dışarı üflediğin için reflesik olarak biraz içine temiz hava çektin. şimdi o 2 biriminde tamamını çıkarıp ciğeri 0 birime çekebilmek için önden biraz nefes verirsin duman çıkmaz bir saniye sonra falan 2 birim duman çıkar 0'a inersin.

yıllanmış içicilerde dendiği gibi katrandan dolayı ilk çekişten sonra biraz içerde çöküyor olabilir. o yüzdendir belki. mesela bende babamda gözlemlerdim hep ilk bi çeker dumanı verir falan. sonraki nefes alıp verişlerinde nefesini vermeyi bitirip tam tekrar temiz hava çekmeye ramak kala burnundan belli belirsiz sigara dumanı çıkardı.
0
cassol
(03.10.12)
(5)

Sinemacılar; İki İş Arasında Kaldım. Kurgucu mu Olayım Sesçi mi?

halitkin
sinema tv üzerine master yapıyorum ve sinema sektöründe çalışmak istiyorum.şu anda setlerde ses asistanlığı yapıyorum. boom tutmak, mikrofonları bağlamak, kabloları toplamak gibi. yeni başladım tabi zamanla daha önemli işler yaparım. ancak başka bir iş teklifi geldi o da kurgu ve özel efekt işi. ado
sinema tv üzerine master yapıyorum ve sinema sektöründe çalışmak istiyorum.

şu anda setlerde ses asistanlığı yapıyorum. boom tutmak, mikrofonları bağlamak, kabloları toplamak gibi. yeni başladım tabi zamanla daha önemli işler yaparım.

ancak başka bir iş teklifi geldi o da kurgu ve özel efekt işi. adobe premiere pro ve after effecs ile ofiste çalışacağım. çeşitli reklam ve sinema filmleri işi.

bu iki işten birisini seçip o alanda ilerlemek durumundayım. sesçiliği bırakırsam bir daha dönüş yapmam zor, çünkü aylarca iş arama sonucunda torpille zor zar buldum zaten ve yanında çalıştığım adam piyasada çok sağlam.

kurgu işi teklifini kabul etmeyip sesçiliğe devam edersem eski kurgucu askere gideceği için bir başkasını işe alacaklar dolayısıyla o şansım da gidecek ve söz konusu kurum da sağlam bir yer.

iki gün içinde karar vermem lazım ve belki de hayatımın kararı olacak. pişman olmak istemiyorum.

özellikle sinema işi içinde olanlara soruyorum, ne yapmamı önerirsiniz?

hangisinde daha iyi para kazanırım, hangisinin çalışma şartları daha zordur hangisi gelecekte bana daha çok kapı açar, hangisinde kısa zamanda iyi mevkilere gelebilirim?

kafam çok karışık.
0
halitkin
(02.10.12)
olayla komple alakasız bir adam olarak bir soru sormak istiyorum. ses asistanlığı yaparak, boom tutup kablo toplayarak çalışarak terfi edildiğinde ne kadar ilerlenebiliyor? yani geleceğin maksimum nokta yine setlerde sürünmekten öte geçmeyecekse bence özel efekt işi daha iyiymiş. sonuçta özel efektin sınırı ucu bucağı yok. çok süper işler yaptığında hollywood'a bile gidersin. boom tutarak geleceğin maksimum nokta dizilerde değil de uzun metraj filmlerde boom tutmak olacaksa, ya da hollywood'a gidip orada da boom tutacaksan bence pek mantıklı değil. yani hangisinde ilerleme şansın yüksekse onu seçmelisin.
0
kibritsuyu
(02.10.12)
hocam ayıptır sorması bu işte ne kadar para veriyorlar? parası iyi mi?
0
geberix
(02.10.12)
Sibema Tv mezunuyum ve sektorde de calistim. Ayrica muzikle ugrastigimdan dolayi ses kayit, seslendirme, film dizi tayfasiyla da icli disliyim.

Sana sunu soyleyebilirim,
Seste gidersen hep seste kalirsin. Sesciler setin uvey evlatlaridir bilirsin zaten.
Ama kurgu, hele hele produksiyon sirketi icindeyse sana yeni kontaklar saglar, yeni kapilar acar.

Yonetmeni, oyuncusu bilmemnesi goruntulerini izlemeye gelir, seslerini dinlemeye degil. Orda muhabbet olur en azindan tanisiklik olur. Bunca zamandir anladigim, sesciler biraz daha ice kapanik adamlardir, sette hor gorulur ve kimseyle de oyle samimi olmazlar.

Kurgu isini secersen pisman olmazsin sonucta baglantilari, animasyon, cekim isleridir. Sesin en yakin sektoru, seslendirme sonra da muziktir. Sinema okuduguna degmez...
0
zlatan1937
(02.10.12)
Kurguya geç. Sette hayat geçmez. Sesçi asistanlığından da bir yere gelmek zor, kuru fiziksel iş yapıyorsun herhangi birinin yapabileceği.

Sesçilik yaptım uzun metrajda bir kere. Çok komik paralar veriyordum asistana. İki kolu olan herhangi birinin yapabileceği bir iş olduğundan öyle icab etti. Yılın her günü çalışmayacağını da düşünürsen iyice komikleşiyor para.

Kurguda ne kadar para alırsın bilmiyorum ama sesçi asistanlığından daha iyi olacağı muhtemel.
0
skatheist
(02.10.12)
Kesinlikle kurgu işine geçip, orada devam etmelisiniz. Madem orası da sağlam bir yer diyorsunuz. Şimdiden başarılar dilerim.
0
635453
(02.10.12)
(3)

My Little Angels?

635453
Çook uzun zaman önce bir gece TRT'de bir film izlemiştim. Yarısından yakalamıştım, uykuluydum ve sonunda bu kadar merak edeceğimi tahmin etmediğim için sahnelerini çok net hatırlayamıyorum fakat hatırladıklarım arasında şunlar var;siyah beyazdı, insanların istediği gibi her şeyin mükemmel olduğu bir
Çook uzun zaman önce bir gece TRT'de bir film izlemiştim. Yarısından yakalamıştım, uykuluydum ve sonunda bu kadar merak edeceğimi tahmin etmediğim için sahnelerini çok net hatırlayamıyorum fakat hatırladıklarım arasında şunlar var;

siyah beyazdı, insanların istediği gibi her şeyin mükemmel olduğu bir düzende aslında çok fazla problem yaşanacağı ve insanlar için bu durumun çok sıkıcı olduğu ile alakalıydı. Filmin adı aklımda "Benim Küçük Meleklerim" diye kalmış. Küçük bir kız çocuğu, bir de yaşlı bir adam vardı, bu yaşlı adam radyo alıcı-vericileri ile bir şeyler yapıp mevcut düzeni değiştiriyordu sanırım.

Ahanda hatırladıklarım bu kadar, google'dan aklıma geldikçe bakıyorum ama sanırım aynı isimde bir çizgi film varmış eskiden, onu çıkarıp duruyor karşıma. Neydi bu film yahu?
0
635453
(01.10.12)
0
yapacakbirseyyok
(02.10.12)
Trailerdan bile çıkaramadım ama bu filmin tamamını izleyeceğim. Belki ben sonlarına denk geldim diye hatırlayamadım şu an (belki de ben bir malım). Şayet film buysa "my little angels" gibi bir şeyi neremden uydurmuşum çok merak edeceğim.

Teşekkür ederim, iygünner.
0
🌸635453
(02.10.12)
anlatımınızdan bu olduğu fikrine vardım. değilse bile harika bir film izlemiş olacaksınız ;)
0
yapacakbirseyyok
(02.10.12)
(4)

yara izi

therevo
selamlar kolumda bir yara izi var da bunu bir gunlugune saklamam lazım , fondoten bu olayı cozer mi ki? ya da baska bi yontem?
selamlar kolumda bir yara izi var da bunu bir gunlugune saklamam lazım , fondoten bu olayı cozer mi ki? ya da baska bi yontem?
0
therevo
(01.10.12)
bandaj?
0
all girls dream
(01.10.12)
iyi ve örtücü özelliği fazla olan bir fondoten, concealer (kapatıcı) iş görür ama öyle dandik bir şeyse ya da ince bir fondoten ise kapatmaz. bir de ten rengi uyumu da mühim. ayrıca bir gün boyunca tazelemeniz gereken zamanlar da olabilir.
0
635453
(01.10.12)
kolum acık olacak bandaj olur da normal bir gorunum icerisinde kaybaolması lazım, fondoten pudra olayını deniycez anlasılan :)
0
🌸therevo
(01.10.12)
fondotenle fln uğraşma, direk yara bandı kapat.
0
goldentitan
(01.10.12)
(1)

doktora danısılmadan sakınleştirici kullansak bir sıkıntı olur mu?

all girls dream
mesela en düsük dozda LAROXYL. gerci bu ilaci fii tarihinde vermişti doktorum bana.edit: kimse cevap vermeden editliyetim dedim. sakinleştirici almak icin hangi doktora gitmeliyim. aile hekimi vermez sanırım
mesela en düsük dozda LAROXYL. gerci bu ilaci fii tarihinde vermişti doktorum bana.

edit: kimse cevap vermeden editliyetim dedim. sakinleştirici almak icin hangi doktora gitmeliyim. aile hekimi vermez sanırım
0
all girls dream
(01.10.12)
elbette ki doktora danışmadan almamanızda fayda var. bir psikiyatra giderseniz, en azından gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. geçmiş olsun.
0
635453
(01.10.12)
(2)

meme kanseri

all girls dream
tanı konulduktan sonra sürec nasil işliyor biraz bilgi verebilir misiniz? kemoterapi ve diger olacaklar hakkında.edit: ya arkadaslar 100 kısı okumus bir kısı mi bir kelam yazmaz.
tanı konulduktan sonra sürec nasil işliyor biraz bilgi verebilir misiniz? kemoterapi ve diger olacaklar hakkında.

edit: ya arkadaslar 100 kısı okumus bir kısı mi bir kelam yazmaz.
0
all girls dream
(01.10.12)
halamin gogsunden kisti alindi..gogsu tamami ile almadilar. 3.parti kemoterapisine gecen hafta gitti. tamami ile olay moralde bitiyor, ve yasam sevgisinde. simdiye kadar halsizlik haricinde bir sorun yasamadi. kisilerle sarilip opmeyi birakti (enfeksiyon riski). onun haricinde normal yasantisini surduruyor. kemoterapide ilaclarin oranlarinin cok guzel ayarlanmasi, bulanti ve diger yan etkileri etkiliyor diye okumustum. sanirim surec buna bagli olarak gelisiyor. Allah sifa versin.
0
oligomer
(01.10.12)
tanı konuldu ama hangi evresinde? önce buna bakılır. ya da meme kanseri teşhisi konmuş bir yakınımdan yola çıkarak anlatayım. teşhis kondu, ilk evrede olduğu anlaşıldı, erken teşhisin avantajı ile ameliyata alındı. hoş, ameliyata girene kadar memenin tamamı mı alınacak yoksa ufak bir kitle ile kurtulabilecek mi o pek belli değildi. ameliyatı 3 saat sürdü, memeyi almadan sadece tümörlü bölge temizlendi. daha sonrasında 4 kür kemoterapi aldı (her ne kadar cerrahi operasyonla temizlenmiş olsa da bir tür garantiye almak için, cerrahi müdahalede gözle görülmeyecek kadar küçük bir şey varsa şayet, onları da tamamen temizleme adına) kemoterapinin ilk iki seansı hasta için yorucu, ağrılı, bulantılı ve zor geçti. iştah kesilmeleri yaşadı. hepsi normal. 3. ve 4. kürde bu tür fiziksel şikayetler yaşamadı. bu dönemde saç, kaş, kirpik tamamen döküldü. hasta moralini sürekli yüksek tuttu. belli bir dönem ara verildi, şimdi de radyoterapi görüyor (her gün 10-15 dk) saçları, kaşları ve kirpikleri de çıktı tekrardan, ek olarak ağızdan alınan ilaçlarına, ağrı kesicilerine vs devam ediyor.
hastanın en kısa zamanda iyileşmesi umuduyla, geçmiş olsun.
0
635453
(01.10.12)
(17)

Evlilik hakkında... Gerçekten gerekli mi ?

pozzecco
Merhabalar gönül dostlarım... Esasında soruyu başlıkta sordum ama biraz daha açmam gerekli. Son zamanlarda yakın çevremdeki herkes evleniyor ve tahmin edebileceğiniz gibi Facebook' ta boy boy "Evlendik / Mutluyuz / Balayımız için Paris' teyiz / Ay ne kadar heyecanlıyız" temalı fotoğraf albümlerinden
Merhabalar gönül dostlarım... Esasında soruyu başlıkta sordum ama biraz daha açmam gerekli. Son zamanlarda yakın çevremdeki herkes evleniyor ve tahmin edebileceğiniz gibi Facebook' ta boy boy "Evlendik / Mutluyuz / Balayımız için Paris' teyiz / Ay ne kadar heyecanlıyız" temalı fotoğraf albümlerinden geçilmiyor. Bir zamanlar lisede "acaba aramızdan ilk kim evlenecek" gibi soruları tartışırken şimdi "en son kim evlenecek" gibi şeyler konuşuluyor. Ben hayatım boyunca bunun yakınında bile değildim ve şimdi "acaba bende mi bir tuhaflık var" gibi bir düşünce içindeyim. 30 yaşındayım, tek çocuğum ve son 10 yıldır yalnız yaşıyorum. Evdeki her şeyi tamir edebiliyorum, ev işlerini halledebiliyorum, bir tek çamaşır makinesine uzaylı gibi bakıyorum ama pamuklu programı / 40 derece / 1000 devir sıkma ile hemen hemen her şeyin yıkanabildiğini keşfettim. Kazandığım parayı tek başıma harcamayı seviyorum; iyi bir müzik sistemim var, geceleri online oyun oynuyorum ve maç seyrediyorum. Bunlar beni mutlu ediyor ve ciddi anlamda hiçbir şeyin eksikliğini hissetmiyorum. Bugüne kadar çok zor günler yaşadığım da oldu ve belki tek çocuk olmanın getirdiği bir anlayış ile her sorunu kendi içimde çözümlemeyi başardım. Sağlıklı bir arkadaş çevrem ve aile yapım oldu; sevgisizlik ya da fazla ilgi/sevgi görmedim. Normal olmayan bir şey yoktu. Bir çok kız arkadaşım oldu ama geri dönüp baktığım zaman bunun etkisi kıskançlık / huzursuzluk / mutsuzluk üçgeni içindeki herhangi bir nokta idi. Gerçekten çok sevdiğim ve iki yıl süren uzun bir ilişkinin tek getirisi ise hüzünden başka bir şey değildi.

Ben kendime kendi iç huzurumu önplanda tutan, basit ve küçük şeylerden mutlu olabileceğim bir hayat kurma yolunu seçtim ve insanlar bunu pek fazla anlamıyor. Onlara gerçi üstteki paragrafta yazdığım kadar detaylı açıklama imkanım olmadı, dolayısı ile düşüncelerimin anlaşılabilirliği konusunda o yüzden onların açısından çok emin değilim. Ama -okumaktan sıkılmadıysanız- sizin bu konuda bir fikriniz var ve bu fikrinizi merak ediyorum.

En iyi ihtimalle, evlensem bile çocuğumun 4-5 yıl sonra olacağı varsayımı ile 10-45 / 20-55 / 30-65 gibi bir kuşak farkımız olacak; öte yandan 40 yaşımda iken, bir alışveriş merkezine gidince bağırıp çağıran bir çocuğu zaptetmeye çalışacağım. Hayatımın belki en verimli döneminde bir kadının dırdırı ile, kıskançlık krizleri ile uğraşacağım. Mutlu ve huzurlu yaşadığım, dingin bir evde sürekli bir koşuşturma olacak.

Bazı futbolcular için "evlenince disipline girdi" gibi söylemler kullanılır; benim hayatım gayet disiplinli mesela.

Aranızda, evlenmeden önce benim gibi hissedip şu an "ya öyle şeyler düşünülür ama hiç merak etme, işler düşündüğün gibi değil" diyebilecek olan birileri var mı ? Ya da evliliğin; yalnızken mutlu olan birini daha mutlu edebileceğini düşünen birileri...

Merak ediyorum; sosyal kaygılar ve aile kurma içgüdüsü dışında, evlilik gerçekten gerekli mi ? Sizler ne düşünüyorsunuz ?
0
pozzecco
(25.09.12)
gerekli.
0
basond
(25.09.12)
5-6 yıl daha bekle..sonra evlen.
0
soljenitsin
(25.09.12)
Bana hep yaşlandığında içinde bir ukte kalacakmış gibi geliyor.
0
roket adam
(25.09.12)
10 yildir yalniz yasadiktan sonra evlilik seni cok buyuk ihtimalle daha mutlu etmeyecektir ve hatta daha huzursuz, rahatsiz etme ihtimalinin yuksek oldugunu soylemeliyim.
0
ritsos
(25.09.12)
ben evliliği ve çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum.kağıda atılan bi imza benim için önemli değil.yani çok gereksiz bişey.ama rica ediyorum illaki evlenecekseniz bile lütfen çocuk yapmayın :)
0
rock n roll
(25.09.12)
ben de dun gece dusundum bunu icerken.

su anda cocugum olmasini cok isterdim mesela. boyle havada hop hop yapayim, burnumu tutsun, gulsun, hayatta en fazla babasina guvensin; bunlar cok guzel de, acayip buyuk bir sorumluluk. kaldi ki, hayatimin sonuna kadar beraber yasayacagimi dusundugum bir kadin olacagina da inanmiyorum su an icin.

26/m/ankara :D

edit: son cumleyi "kaldi ki, hayatimin sonuna kadar beraber yasamak isteyecegimi dusundugum bir kadin olacagina da inanmiyorum su an icin." seklinde degistirirsem daha iyi ifade etmis olurum kendimi.
0
osuruklu
(25.09.12)
şunu okumanı tavsiye ederim
www.eksisozluk.com
0
izaleisuyuu
(25.09.12)
kuşak farkı
bağırıp çağıran bir çocuk
kadın dırdırı
kıskançlık krizleri
sürekli bir koşuşturma...

evlilige ve cocuga su anda bu gozle bakiyosun. kendi kendine yetiyosan, soyunu devam ettirmek gibi bi derdin yoksa, yeterli bencillik seviyesine ulasmissin demektir. su siralarda evlensen ve yukarida saydiklarinin biri bile gerceklesse, "hay akilsiz basim!" deme ihtimalin yuksek. ayrica, henuz dogmamis bir cocuk olarak, daha beni tanimadan, beni, "alışveriş merkezine gidince bağırıp çağıran ve zaptedilmesi gereken bir çocuk" diye tanimlayan bir babam olsun istemezdim dogrusu.

kendini de "yalnızken mutlu olan biri" olarak tanimliyorsun.

kendini "yalnızken mutsuz olan biri" olarak tanimlayacagin gun gelene kadar evlenme. oyle bir gun hic gelmeyebilir. ama gelebilir de...

ama bencil oldugunu goz onunde bulundurarak bir hatirlatma: istatistikler, evlilerin daha uzun yasadigini gosteriyor. bu senin icin bir anlam ifade ediyorsa tabii...
0
compadrito
(25.09.12)
@ basond / sağolun.

@ soljenitsin / 5-6 sonra durum daha da kronik hale gelebilir bence, yani bu karar 32-33 ten sonrasına sarkarsa gerçekten problem büyüyecektir.

@ roket adam / beni düşündüren tek nokta bu. 60 yaşında iken bir gün "ya bir çocuğum olsaydı keşke" demek ürkütüyor bazen, ne yalan söyleyeyim...

@ ritsos / aynı düşüncedeyim. işte bir anti-tez çıkar mı / yanlış mı yapıyorum acaba diye sorma gereği hissettim.

@ gece kelebeği / sağolun ama cevabım hayır. Ama kesinlikle evlilik teklifi alan erkekler bunu olumlu yönde cevaplamaya meyilli olacaktır, şanslısınız.

@ rock n roll / Esasında gen havuzuna pozitif katkı yapacağımı düşünüyorum genel olarak. Kağıda atılan imza konusunda ise, yine bir çeşit bürokratik işlemin olması gerektiği kanaatindeyim.

@ osuruklu / çocuk sahibi olmak güzel bir şey aslında ama büyüyene kadar epey bir enerji götürüyor gibime geliyor. Doğrusu kendimi "baba" olarak göremiyorum. Daha komiği var, ortaokulda "at" yaptığımız; yani ağzına mendil geçirip üstüne oturduğumuz bir arkadaşımız vardı. Şimdi genel cerrah olmuş ve bir çocuğu var, facebook daki resimlerini görünce ciddi bir beyin sarsıntısı geçirdim.

@ izaleyisuyuu / harika bir yazıymış, teşekkür ederim.

@ compadrito / bildiğim kadarıyla bebekler şu şekilde dünyaya gelmiyor; www.youtube.com . Dolayısıyla olayı duygusallıktan uzak ele aldığımı düşünmeniz doğal, lakin ben daha gerçekçi ve somut yanlarını ortaya koymaya ve özellikle belli bir yaştan sonra oluşacak negatif etkilere odaklanarak yazdım. Algıda seçicilik gibi düşünebilirsiniz, zaten bir anlamda evlilik hakkındaki düşüncemin yansıması bu. Olumsuz tarafların belli bir noktadan sonra daha çok göze batması. Bencil olduğumu, ya da herkeste biraz olması gerektiğini düşündüğüm otonom bir bencillikten daha fazlasına sahip olduğumu pek kabul etmiyorum.
0
🌸pozzecco
(25.09.12)
cinsiyeti yaymak kötülüklerin en affedilmezidir. içinde bulunduğun buhranı bir başka yaratığa bulaştırmaktan daha sadistik bir şey olabilir mi? evlenme, çocuk yapma ve sadece yaşa. tabii bence.
0
ziggypop
(25.09.12)
herkes zaten genlerine çok güveniyo da sorun o değil.şu dünyaya çocuk getirmeyin.yazık şu çocuklara ya valla çok acıyorum ya
0
rock n roll
(25.09.12)
@ ziggypop / Bir buhran içinde değilim bence; yalnızca toplumda dayatılan belli bir "evlenmek gerek artık" düşüncesinin, "yalnızlık konusunda herhangi bir sıkıntısı olmayan" birisi için de açıklanması gerektiğini düşündüm. Her fikre açığım ve zaten belli bir ikilemde olduğum için bu soruyu sordum. "Cinsiyeti yayma" konusunu pek anlayamadım ve kimseye bir kötülük yaptığımı sanmıyorum. En azından ekşi duyuru' yu okuyup evlenmekten soğuyacak birisi varsa bence bu onların kendi irade sorunudur.

@ rock n roll / Evlilik hakkındaki düşüncelerimden sonra "çocuk düşmanı" imişim gibi bir hava oluşması biraz tatsız oldu bence. Çocuğum olduğu zaman kırbaçlayacağımı falan düşünmüyorsunuz değil mi ? Bilakis çocukların, kendilerine ilgi ve şefkat gösterilen sağlıklı bir aile ortamında büyümesi gerektiğini ve çocuk eğitiminin çok ciddi sorumluluklar içeren bir görev olduğunu düşünüyorum. Tavşan gibi yavrulayıp çocuklarını umursamayan bir ebeveyn adayı olmaya en uzak kişiyim bu bağlamda.

// rock n roll' un mesajı üzerine edit: kendisini yanlış anlamışım. Kusura bakmasın. Cevapları ve cevaplarınız için teşekkür ederim.
0
🌸pozzecco
(25.09.12)
bence gerekli değil. evli çiftlerin bikaç seneden sonra birbirini sevmediklerini düşünüyorum. birey olamamış, kendi iç huzurunu bulamamış insanlar zaten hayatlarında bir dönemeç olarak gördükleri evlilikte de bir süre sonra mutsuz oluyor. ama bir ilişkinin illa hüzün getireceğini de düşünmüyorum.
0
meriadoc
(25.09.12)
merhaba.
bence de gerekli değil.
21 yaşındayım büyüyünce sizin gibi olmak istiyorum.
0
cileklikusmuk
(25.09.12)
Lakin şöyle bir anket var, belki alakalıdır.

sites.eksiduyuru.com
0
clark sehir
(26.09.12)
Gerekli değil. Mevcut düzeninizi muhafaza edin ve gidebildiği yere kadar gidin. Belki 10 yıl sonra çok daha farklı düşüneceksiniz, belki 10 yıl sonra gerçekten bir kadını/gerçek bir kadını seveceksiniz, huzuru onda bulacaksınız ve ömrünüzün sonunu onunla getirmek isteyeceksiniz. Yani belki kendiliğinizden o kadınla aynı evin içinde yaşam sürmeyi dileyeceksiniz. Olmayan şeyler değil bunlar. Çocuk/yaş farkı konusuna gelince; -Türkiye'de yaşadığınızı varsayarak- böyle bir hayata, bu şartlara gelmese daha iyi gibi sanki, bilemedim.
0
635453
(01.10.12)
evlilik millet çenesini kapatsın, diye lazım olabilir de... sizin kadın ve erkek ilişkilerine dair pek menfi önyargılarınız olduğunu düşünüyorum. zannettiğim gibiyse, kendinizi haklı çıkaracak ilşkiler kurup, "kendini doğrulayan kehanet"lere mahkum olabilirsiniz...
0
firuz
(01.10.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.