1- Türkiye'de yaşayanlar tembel falan değil, aksine insanlar o kadar çok çalışmak zorunda kalıyorlar ki, kendilerini geliştirecek, sosyalleşecek zaman/enerji kalmıyor. Çalışan insanların çoğu 2-3 işi birden idare etme derdinde çünkü insani koşullarda insani paralar kazanmak neredeyse imkansız. Şöyle söyleyeyim Türkiye'de haftanın 6 günü ve hatta evde çalışarak bir yayınevinde editörlük/düzelti vs. yaparak kazandığım paranın fazlasını Fransa'da bir kültür merkezinde haftanın 3 günü "gönüllü" olarak çalıştığım için alıyorum. Geri kalan vaktimde de ne istersem onu yapıyorum...
2- Avrupa ile karşılaştıracaksak eğer meselenin toplumsal refah ile ilgili olduğunu söyleyebilirim. Bir aile ferdi çocuklarına bakamadığını, onlara yetemediğini düşündüğü zaman farklı biçimlerde onlara karşı "üstünlük kurma" çabasına girişiyor. Tabii ki kültürel dinamikler ve Müslümanlığın getirdiği deneyimler de göz ardı edilmemeli.
3- Muktedirlerin siyaseti. Türkiye'de bir şeyler üretmeye, söylemeye çalışan insanlar bir şekilde hep yok edildi, susturuldu. Sokakta polis görünce yolunu değiştiren bir toplumdan bahsediyoruz. Toplumsal bir paranoya halindeyiz.
4- 3. ile bağlantılı aslında. Bir şeyler ürettiğimiz zaman toplumsal dönüşümler oluyor ve bunu istemeyen muktedirlerimiz var. 25 yıldır bilmemne kurumunda genel müdürlük yapan adamı eleştiren köşe yazarı da 25 yıldır orada mesela... gibi gibi.
5- Sosyolojiye ilgin var, bir ucundan bulaşsan, güzel şeyler yazıp çizebilirsin. düşünmeye, sormaya berdevam.
0