Giriş

Ekşi Duyuru Bilim

/g/duyuru-bilim
Kitap, spor, sinema varken bilim olmasın mı? Bilimin her alanında yeni haberler, sorular ve sorunları tartışmak üzere kuruldu. Akademik sorular da dahil olsun, grup enflasyonu yaşanmasın.
29 üye üyeler
(4)

Bilimsel gerçek dediğimiz şey, gerçekten 'gerçek' mi yoksa sadece en iyi model mi?

ermanen
Bugün doğru kabul ettiğimiz bilimsel bilgiler yarın yanlışlanabiliyorsa, bunlara neden gerçek diyoruz?Bilim gerçeği mi bulur, yoksa sadece işe yarayan bilgiler ve açıklamalar mı üretir?O halde bilimsel gerçek ile 'gerçeklik' arasında fark var mı?Bilim, evrenin temel işleyişine dair bazı sabit prensi
Bugün doğru kabul ettiğimiz bilimsel bilgiler yarın yanlışlanabiliyorsa, bunlara neden gerçek diyoruz?
Bilim gerçeği mi bulur, yoksa sadece işe yarayan bilgiler ve açıklamalar mı üretir?
O halde bilimsel gerçek ile 'gerçeklik' arasında fark var mı?

Bilim, evrenin temel işleyişine dair bazı sabit prensipleri ortaya koyabilir, örneğin fizik yasaları gibi. Aslında temel fizik ve kimya yasalarını bilim olarak görmek tartışmalı olabilir, çünkü bu yasalar evrenin işleyişine dair gözlemlediğimiz kalıplar. Bilim, bu kalıpları test edip modeller üretir, ama yasalar tek başına bilim sayılmaz bence. Bilim ve matematik modelleme ayrı alanlar olarak düşünülebilir. Bilim matematiği araç olarak kullanır, ama amaçları ve yöntemleri farklı olabilir.

Benim anladığım, birçok teori ve model, mevcut verilerle en iyi açıklamayı sunuyorlar ve belki yarın yeni verilerle değişebiliyorlar bile. İlla büyük bir değişim olacak diye bir şey yok tabii, daha çok öğrenme ve üzerine ekleme de olabilir. Yine de bilimsel 'gerçek' ile mutlak 'gerçeklik' arasında fark olabilir diye düşünüyorum. Mesela çürütülen teoriler var, ama yeni verilerle eski teorilerin çürütülme olasılığı daha yüksek tabii.

Siz de konu hakkında yazabilirsiniz.
Soru biraz filozofiye de giriyor olabilir.
+2
ermanen
(07.04.26)
mutlak gerçek ve o an/güncel olarak bilimin gerçek olarak kabul ettiği şeyler arasında farklılık olduğuna inanıyorum. zaten aklıma direkt kuhn ve popper'ın yazıları geldi. kuhn'un paradigma kitabında bilim mutlak bir gerçekliğe doğru düz bir çizgide ilerlemez. aksine bilim insanlarının o dönemde üzerinde uzlaştığı bir "bakış açısı" (paradigma) çerçevesinde şekillenir. bu yüzden dediğin gibi, bilimsel gerçeklik mutlak gerçeklikle aynı olmak zorunda değildir. popper'a göre bilimin asıl amacı da yanlış olanı eleyerek mutlak gerçekliğe yaklaşmaktır. Bir teori "yanlışlanabildiği" sürece bilimseldir ve her yanlış, bizi gerçeğe bir adım daha yaklaştırır. aslında ikisi de o anki gerçekliğin mutlak gerçeklik olmadığında hemfikir aslında.

biraz da "ölçek" meselesi gibi geliyor. bizim şu an gözlemleyebildiğimiz şeylerin bir sınırı ve limiti var (teknik ve teknolojik altyapıdan ötürü). bu yüzden elimizde olan "çözünürlük" içinde en mantıklı olanı seçmeye çalışıyoruz. ancak toollarımız geliştikçe ve çözünürlüğümüz arttıkça daha yeni gerçekliklere ulaşıyoruz. bakışımızı "kalibre" ediyoruz. mesela 19yyda fotoğraf oldukça objektif bir veri olarak kabul ediliyordu ancak günümüzde fotoğrafın verdiği donmuş anın quantum gibi modelleri açıklayamadığı ortada.

pratikte bilim insanları hala ağırlıklı olarak poppercı gibi davranıyor olabilir. hipotez kurup onu test etmek ve yanlışsa çöpe atmak gibi. ancak geriye dönük baktığımızda da bir tarihçi olarak bilimin ilerleyişinde kuhn’un paradigmaları yaşanıyor gibi. bilim insanları bir gerçeklikte uzlaştıklarında bir süre onu kabul ederek çalışıyor ve ancak büyük krizler çıkınca (paradigma değişimi) köklü bir değişikliğe gidiyorlar.

kuhn, the structure of scientific revolutions, 1962.
+2
eileengray
(07.04.26)
Oysaki bilim insanının amacı bilmek değil, yapabilmek için öngörmektir. Öeneğin fizikçi için ışık hakkındaki dalga kuramının ispatlanamaz bir varsayım olmasıçok önemli değildir, yeterki bu varsayım başarılı olsun... Jules Payot, 1893.

mutlak bir gerçek olduğunu düşünmüyorum, belli şartlar sağlandığında tekrar eden olaylara mutlak gerçeklik dediğimiz bir halimiz var daha çok.
+1
klassno
(09.04.26)
Öncelikle bilimsel gerçek dediğin olgu, gerçeklik açısından bir model değil tekil bir sonuç. Bilimsel gerçeklik bir model olabilir ki ona da pozitivism denmekte. Doğrusu, bilim bir yöntem: bu yöntemin iyi uygulanan sonuçlarını gerçek kabul etmekle tek gerçeğin bu yöntemlerle ulaşılanlar olduğunu kabul etmek arasında çok ciddi bir fark var. Pozitivizmi metafiziğe bir tepki olarak görüyorum.
+1
osssy
(13.04.26)
en iyi model de degil. kapitalizmin (birilerinin) sectigi model
-2
a7dk1ohci7
(13.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.