Giriş
(5)

bu kadinin nasil 12 bin kusur takipcisi oluyor?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Arada boyle instagram profilleriyle karsilasiyorum, bu da onlardan birisi. 20 tane post falan paylasmis alt tarafi, siradan taninmamis birisi, celebrity olayi yok. tamam genc guzel bi kiz ama 12 bin kusur sayilara nasil ulasiyor bunlar? Parayla takipci mi satin aliyorlar, nasil oluyor bu isler?https
Arada boyle instagram profilleriyle karsilasiyorum, bu da onlardan birisi. 20 tane post falan paylasmis alt tarafi, siradan taninmamis birisi, celebrity olayi yok. tamam genc guzel bi kiz ama 12 bin kusur sayilara nasil ulasiyor bunlar? Parayla takipci mi satin aliyorlar, nasil oluyor bu isler?

www.instagram.com
-2
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(11.05.26)
dating app ve sosyal medya platformlarında instagram profil url'si paylaşıyorlar. abazaların hepsi takip ediyor.
+1
HellKeePer
(12.05.26)
bot satan hesaplardan takipçi satın alıyorlar.
+1
mikahakkinen
(12.05.26)
bazıları da daha önceden belli bir takipçi sayısına ulaşmış sayfaları satın alıyor. mesela komedi sayfası olarak 30-40 binlere gelmiş sayfayı satın alıp tüm paylaşımları silip kendi fotoğraflarını yüklemeye başlıyor. kimisi "ben böyle birini takip etmedim ki bu kim ya" diyip takipten çıkıyor kimisi de ya fark etmiyor ya da umursamıyor, paylaşımları hoşuna gidiyor vs.
0
matilda
(12.05.26)
mesela bu hesap 3 kere kullanıcı adını değişmiş.

matilda +1
+1
jülsezar
(12.05.26)
ben bu profilin arkasında kadın olduğundan bile şüphelenirim. bot geliyor bunlar bana. yani kim neden takip etsin mesela bu kadını? teşhirciler için bir ordu var dili dışarıda sarkmış şekilde bekleyen ama yok, takipçi satın almıştır belki o da like/izleme sayısı ile kolayca anlaşılıyor.
0
deartheodosia
(12.05.26)
(2)

Bu videodaki nasil bir alet?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
https://m.youtube.com/shorts/8oVm9PHiGe0Neyin gucunu olcuyor bu? Videonun aciklamasinda da yok. Elle sIkma biseyi mi bu nedir ?
m.youtube.com

Neyin gucunu olcuyor bu? Videonun aciklamasinda da yok. Elle sIkma biseyi mi bu nedir ?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.05.26)
Grip Strength test cihazı, dijital el dinamometresi. Kavrama gücünü ölçüyor.
+1
anon1m
(02.05.26)
Bildiğimiz elektronik dinamometre. “grip strength tester” diye aratabilirsiniz. Avucunuzun uygulayacağı maksimum kuvveti kilogram cinsinden veriyor.
+1
yadigar
(02.05.26)
(15)

Camasirlarinizi, giysilerinizi diger yikanacak seyleri vs... nasil yikiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Butun beyaz camasirlarimi ve evde giydigim beyaz kiyafetlerimi carsaflari falan 60 derecede yikiyorum tamam guzel aciliyor yikaniyor ama ayni seyi renkli kiyafetlerime ve disarda giydigim adamlik kaliteli giysilere yapamiyorum. Renkleri gider ceker solar vb diye 40 derecede yikiyorum ama busefer de
Butun beyaz camasirlarimi ve evde giydigim beyaz kiyafetlerimi carsaflari falan 60 derecede yikiyorum tamam guzel aciliyor yikaniyor ama ayni seyi renkli kiyafetlerime ve disarda giydigim adamlik kaliteli giysilere yapamiyorum. Renkleri gider ceker solar vb diye 40 derecede yikiyorum ama busefer de temizlenmemis gibi oluyor. Deterjani da ariel kullaniyorum. Bunun baska bir cozumu yok mu? Siz hangi yontemleri yapiyorsunuz?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Beyazları da renklileri de ortalama bir makinede 40 derecede normal programda yıkıyoruz. Deterjan da yerli menşeli bir marka normal bir deterjan. Gayet temiz oluyor.
+1
yadigar
(28.04.26)
Kıyafetleri 30 derecede yıkıyorum.
+2
peki madem
(28.04.26)
Günlük kıyafetleri falan 30 derecede kısa programda yıkıyorum. Muhakkak toz deterjan kullanıyorum. Yetiyor.

Çok kirliyse ya da lekeliyse gene 30 derecede ama uzun programda yıkıyorum.
+1
anaphylacticshock
(28.04.26)
beyaz giysiler hepsi beraber, ariel ile. 40 derecede genelde. yer yer 50 yaptığım da oluyor. giyside 60'a çıkmıyorum.

renkliler 30 derecede, makinenin koyu renkliler programında, perwoll ile.

hassas kot pantolon ve bir tane çok sevdiğim kazağı teker teker yıkıyorum. koyu renkliler modunda, mini load modunu açıyorum, 40dk da yıkıyor. ayrıca kot pantolonları çok yıkmamaya çalışıyorum, 2 haftada bir dönüşümlü giderek idare etmeye çalışıyorum. çünkü mahvoluyorlar.

ayrıca kot pantolonlara çok deterjan eklemeyin. iyi durulamayınca matlaşıyor. bu durumda ise suda bekletin. rengi dönüyor. chatgpt sirke de ekleyebilirsin deterjanı çözmek için demişti. ama evde üzüm sirkesi olmadığından daha deneyemedim.

nevresimler ise 60 derece çoğu zaman

havlular: 90 derece + ön yıkama
+1
substituent
(28.04.26)
Spor kıyafetlerini 40 derecede, antibakteriyel deterjan ile ve ekstra su ile 1400 devirde sıkarak yıkıyorum sonra kurutma makinesinde kurutuyorum. Renklileri ve siyahları narin ayarında soğuk suyla ya da 20 derecede yıkıyorum ve askıya asıyorum. Beyazları 30 derecede, nevresimleri ve havluları da 40 derecede, ekstra su ile, antibakteriyel deterjan ekleyerek yıkıyor ve kurutma makinesi ile kurutuyorum.
+1
gabe h coud
(28.04.26)
Ben yıllardır 30 dereceden şaşmıyorum, her kıyafetin dayanıklılığı farklı oluyor. 30 hepsine uyuyor, başlarda temizlenir mi ki falan demiştim ama hiç sorun yaşamadım. Lekeyse leke çıkıyor, kirse gidiyor, temiz kokuysa temiz kokuyor. Bilemeyeceğim.

Bu kafaya ulaşmamda kıyafetlerin durmadan eskimesinden yılmamın payı büyük. Artık bariz şekilde daha az eskiyorlar.
+7
akhenaten
(28.04.26)
Siyahlar için mutlaka ayrı deterjan alıyorum.
Çarşaflarla kıyafetleri aynı anda yıkamam.
Havlular da öyle ayrı 60 da yıkarım.
Dışarıda giydiğim özel kıyafetleri de hassas programda çok yüksek olmayan devirde yıkıyorum.
Aslında en güzeli çorabı iç çamaşırı aynı anda yıkamamak ama çok israf olacak diye günlük kullanılan giysileri renklerine göre ayırıp mix de 40 da 1000 devirde yıkıyorum.
-1
duhan
(28.04.26)
İç çamaşırı (ister beyaz olsun ister renkli ) en yüksek derecede yıkıyorum . 60 veya varsa 90 derece . Renkli beyaz olanları ayri yıkıyorum .
Nevresimleri , yatak örtüleri ve birlikte atarım ama 40 derece.
Havluları ayrı wtarim 60 derece versa 90 derece.
Günlük kıyafetleri siyahlar, beyazlar, renkliler, kırmızı tonlular, krem tonlarinda olanlar diye ayririp 30 derecede yıkarım.
Haşhaş olanları 20 derece de yıkarım genelde tek atarım.
Az çamaşır atınca kısa program seçerim. Geri kalan herşeyi 1 saatlik programa atıyorum. Daha fazlasını elektrik israfı olarak görüyorum. Bilmem ki doğru mu yapıyorum ama havluları bir dez de ilaçsız yıkamak isterim ama zamanım olmuyor. En azından durulama yaptırırım.
Spor ayakkabilari attiktak sonra önce temizlik bezlerini ve paspas gibi elamlari yıkarım.
İç çamaşırı yikadiktan sonra mutfak bezlerini atmam.
Temizlikle ilegili sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Bu arada zaten kimyasal temizleme yapıyoruz. Dolayısı ile hijyen sağlam yüksek ısı değil, çamaşır deterjanı .
0
hacirotti
(28.04.26)
Beyaz ve renklileri 30, havlular 60, iç çamaşırları 60da yıkarım. Ayak havlularını ayrı, lifleri ayrı yıkarım kısa programda 60da. Haftada en az 5-6 defa makine çalıştırıyorum :(
+1
Hallegadola
(28.04.26)
Bir de eşimle her şeyi günlük giyeriz sürekli çamaşır oluyor bizde o yüzden pantolonlar dahil her şeyi günlük değiştiririz
+1
Hallegadola
(28.04.26)
Renkliler icin ayri deterjan var ve spor icin, renklileri ve beyazlari ayiriyorum ama havlulari filan ayrica ayirmiyorum, onlar beyazlarla. Ortalama 30/40 derecede yikiyorum, hicbir kiyafetimi 60 derecede yikamam. Ofiste calisiyorum, dolayisiyla 60 derecelik bir kirlenme olmasi mumkun degil. Surekli disarda ya da kokan filan bir yerde calissaydim belki.
+1
kassiopeia
(28.04.26)
kıyafetleri renk ayırmadan 30 derecede. havlu ve çarşaf nevresim 40 derece eko programda. renk koruyucu mendil (kıyafetler için) ve renkli deterjanı kullanıyorum ama yumuşatıcı kullanmıyorum. sadece havlularda yumuşatıcı yerine beyaz sirke koyuyorum.

normal kıyafetleri önce kurutucuda ütü kuruluğunda kurutup ütülenecekleri astıktan sonra kalanları normal pamuklu programında kurutuyorum. havlu ve nevresimleri pamuklu ekstra kuru programında.
0
inheritance
(29.04.26)
siyahlar
beyazlar
kırmızılar
diğer renkler

şeklinde ayırıp 30 derecede yıkıyorum.

havlular
çamaşırlar
çarşaflar

bunları da bu şekilde ayırıp 60 derecede yıkıyorum.

1 saatlik programda 800 devir ile yıkıyorum hepsini. 1 saati geçiyor tabii. pamuklu vs. şeklinde ayırmıyorum.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
dere kenarına gidip çitiliyorum.

şaka şaka renkliler ayrı beyazlar ayrı yıkıyorum. hepsini 80 derecede yıkıyorum. makinenin bölmesini ağzına kadar sabunla dolduruyorum.
0
yurtsuz john
(29.04.26)
60a 90a hiç gerek yok. renklere dikkat ediyorum. onun dışında dikkat edecek bir şey de yok. çok da takmayın kafaya
0
jülsezar
(29.04.26)
(14)

Koleksiyon yapiyormusunuz? Ne tur seylerin koleksiyonunu yapiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de ne
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de neler var ? Ne tur seyler koleksiyonunuzda?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Evet. Yurtdışında gittiğim yabancı maçlardan ev sahibinin anahtarlığı. 54-55 tane oldu. Güzel gözüküyorlar bakınca, bir de o güne dair bir anı olduğu için anlamlı.
+2
tsubasa
(28.04.26)
Fiş :)
-5
arbre
(28.04.26)
@kullaniciadinizkullaniciadimdir, bozulmuyor mu çikolatalar?

belli bir markanın dolmakalemlerini biriktiriyorum. zaman ilerledikçe çok fazla yeni model çıktığı için ve yurtdışı alışveriş kısıtı da gelince limited edition'lara yöneldim artık.

bir de gittiğim konserlerin biletini biriktiriyorum. hatta yıllar yıllar önce buradan biri dr tez çalışması için röportaj yapmıştı benimle:)
0
lil siztah
(28.04.26)
Mütevazı bir kaset arşivim var. Bir de tiyatro sinema biletlerimi biriktiriyorum ama ne bilet gibi bilet kaldı (hepsi fiş) ne de gitmeye heves.
0
anon1m
(28.04.26)
gittiğim müzelerin broşürlerini topluyorum. bir daha dönüp bakmadığım için artık yapmam herhalde. diğer klasik cevabım da buzdolabı magneti.
0
eileengray
(28.04.26)
3 tane farklı dergi koleksiyonum var.
0
kumandanim
(28.04.26)
Retro bilgisayarlar.
Commodore, Amiga, Amstrad, Macintosh vs
0
nop
(28.04.26)
Kurşun kalem koleksiyonum var. 700 filan olmuştur. Çoğu Türkiye'den ama dünyadan da baya topladım.
Eşimin de çok geniş bir bira etiketi koleksiyonu var. Gittiği her yerden her çeşit biralarin almış. Ben de sonradan dahil oldum. İçtiğimiz denedigimiz biralardan topluyoruz. Baya global bu da.
0
a perfect lie
(28.04.26)
20 senedir eski i$lemci ve antika kurek madalyalari topluyorum.
koleksiyon isi ciddi para yiyen bir hobi..
0
cooperr
(28.04.26)
Minik bir fotoğraf makinesi koleksiyonum var, Kodak Brownie kadar eski makineler, polaroidler, mekanik slr ve point&shoot makineler, 3 megapixellik eski dijital makineler. Mekanik makinelerin çoğu hâlâ çalışır durumda.

Türkçe bilimkurgu kitapları koleksiyonum var, özellikle 70'ler-2000'ler arası Metis, Baskan, İthaki, epey sağlam bir arşiv oldu. Ek olarak gittiğim/eşimin gittiği/nazım geçen arkadaşlarımın gittiği ülkelerden o ülkenin diline çevrilmiş Asimov romanları alıyorum.

Kitap ayracı koleksiyonum var, kontrolden çıkmış durumda, ne kadar ayracım var bilmiyorum.

Eşimin bardak altlığı koleksiyonu vardı, aynı koleksiyondan yapan bir arkadaşa devretti. Bira bardağı biriktiriyor, özellikle gittiği craft biracıların bardaklarından topluyor.

Yaşlanınca çöp ev diye haber olacağız...
+1
kobuzchu kiz
(28.04.26)
Magnet, kurşun kalem ve anahtarlık toplarım ben de gittiğim yerlerden sayılıyorsa bunlar.
0
Hallegadola
(28.04.26)
Renk renk Eski versatil kalemler ve kırtasiye gereçleri (Atlas Rondi ve Due-Matic, Rotring Tikky I ve II, Bolero İnfiniti, Tombow kalemler ve uçlar, Arı Maya silgiler, Yeşil Pelikan Silgi, Yumurtlayan Kalem vb.)

Memleketim ile alakalı kitaplar.

Simli Yılbaşı/Kış temalı kartpostallar. (Eski-Yeni)
+1
dilemma of subscribtionability
(28.04.26)
3 motor 1 arabam var en genci 25 yaşında, en yaşlısı 70. Kendim topladığım için sanayi ve masrafıyla uğraşmıyorum. Hanım benden boşanmadığı sürece motorları arttırmaya niyetliyim.
0
mirty
(29.04.26)
Gemiler ile ilgili sanat eserleri, tablolar, fotoğraflar, maketler, kitaplar ve kartpostallar topluyorum. Ayrıca uygun fiyata bulabilirsem pusula, sexant vs navigasyon ekipmanları almaya çalışıyorum.
0
kaptan memo
(29.04.26)
(1)

Yakinlarinizin basina kotu bir sey geldiginde sizin de akliniza surekli o kotu sey ya benim de basima gelirse diye endiseleniyor musunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Ailenizden, akrabalarinizdan yada arkadaslarinizdan birisinin basina kotu bir olay geldiginde acaba bu benim de basima gelir mi, gelse ne olur diye kafanizda kurup dusunuyor musunuz? Ornek veriyorum kisa bir zaman once arkadasimin cuzdani, banka kartlari, telefonu calindi, avrupada yasiyor ben de av
Ailenizden, akrabalarinizdan yada arkadaslarinizdan birisinin basina kotu bir olay geldiginde acaba bu benim de basima gelir mi, gelse ne olur diye kafanizda kurup dusunuyor musunuz?

Ornek veriyorum kisa bir zaman once arkadasimin cuzdani, banka kartlari, telefonu calindi, avrupada yasiyor ben de avrupada yasiyorum ama farkli ulkelerdeyiz. Kendisi minyon bir kiz. Belki de o yuzden hedef secildi bilmiyorum... Sehrin en islek metro istasyonlarindan birinde trendeyken hem de elinden alip kapmislar cantasini iki okuzun teki. Polise gitmis polis daha arastiriyormus olayi falan..
Ben uzun boylu ama oyle skinny tipli olmamama ragmen, konuyu anlattigindan beri yine de acaba benim basima gelse ne olur nasil tepki veririm ne yaparim diye dusunuyorum.
Bu dusuncelerin surekli aklimda olmasi normalmidir yoksa abartiyormuyum?

Sizin yakininizin basina gelse buna benzer herhangi can sIkIcI bir olay siz de belli bir sure bu olayi surekli dusunurmusunuz, endiselenirmisiniz? Yada daha once geldi mi?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(21.04.26)
çoğu zaman aklıma gelir. hep bi ya benim başıma gelse ne yaparım diye minik bi kurarım kafada :) he o kadar takılmam ama bi düşüncesi oluyo.

en çok kurduğum ve kaygı yaratan şeyler deprem zamanları olmuştu. evde oturuyorum yiğenlerim falan var mesela. şu an deprem olsa ne yaparım hangisini nereye saklarım vs diye kafayı yemişliğim de var.
+1
chanandler bong
(21.04.26)
(4)

Ozellikle avrupada yada diger ulkelerde tek basina deniz tatiline cikan arkadaslar

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Denize girerken degerli esyalarinizi ne yapiyorsunuz? Atiyorum, ispanyaya yada italyaya gittiniz guzel bir halk plaji olan yere. Ama teksiniz, pasaport, telefon, en az bir banka karti olmazsa olmaz. Otelden cikarken sirt cantanizin icine attiniz ama sahilde bunlari direk birakip, boyle guzelce acili
Denize girerken degerli esyalarinizi ne yapiyorsunuz? Atiyorum, ispanyaya yada italyaya gittiniz guzel bir halk plaji olan yere. Ama teksiniz, pasaport, telefon, en az bir banka karti olmazsa olmaz. Otelden cikarken sirt cantanizin icine attiniz ama sahilde bunlari direk birakip, boyle guzelce acilip rahat kafa nasil yuzuyorsunuz?
Hadi Turkiye'de calinsa bile, ne olursa olsun kendi memleketimiz polise gidip hic olmazsa bir telefon ederiz tanidiklara para gondersinler ne bileyim gelip alsinlar vs.. diye ama yurtdisinda durum daha vahim gibi olur...
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(21.04.26)
yunan adasına gittim. şezlongun dibine çanta içine bıraktım. yaklaşık 15 farklı plaja gittim sorun olmadı. pasaportu asla yanıma almadım ama otelde bıraktım hep. telefon araba anahtarı kredi kartı vs vardı değerli olarak. nakit de almıyodum max 20 euro falan.

ispanya'ya arkadaşımla gittim. çantamı plajda uyuyan arkadaşın yanına bıraktım ve çalındı :) içinde iphone araba anahtarı biraz nakit ve kredi kartı vardı. iphone sayesinde çantanın konumunu bulduk. adamlar hiçbir şey almamıştı yolun kenarına fırlatmışlar 2 km ilerde.

polisi aramıştık yardımcı olmadı. sadece gelin rapor tutalım dedi o kadar. yani çantayı biz bulamazsak polis bulamazdı muhtemelen.

ek olarak ispanya'da çoğu plajda her şezlong başında kilitli dolaplar var. her plajda yok ama olan baya var. onlar da kullanışlı. ispanya'ya giderseniz sakın çantayı benim gibi bırakmayın. kilitli dolabı olan bi yere gidin ya da yanınıza değerli bi şey almayın.
+2
jelly bear
(21.04.26)
Miami için konuşayım, net çalıyorlar. Ya yanına değerli bir şey almayacaksın ya da yüzmeyeceksin. Sahil civarında locker yoksa seçenekler bunlar maalesef.
0
yap desem yapmazsin he
(21.04.26)
bu tip sorularin hepsine verdigim yanit ayni: DRY BAG.
ihtiyac kapasitene göre bir dry bag aliyorsun, her seyi icine koyup koluna bagliyorsun ve beraber denize giriyorsunuz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.04.26)
yanıma hiç bir şey almıyorum. bir tek kolumda apple watch oluyor, o sayede ödeme yapabiliyorum.
0
biergarten
(21.04.26)
(3)

90 li yillarda yayinlanmis bir cizgi filmi ariyorum

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Tom ve Jerry cizgi filmine benzeyen, boyle 2 tane fare veya sincap yada onlar gibi sevimli iki elemanin oldugu ve onlari kovalayan da bir kedinin oldugu bir cizgi film vardi. O iki farenin kafasinda meksika sapkasi vardi bir bolumunde ariba ariba diye bagiriyorlardi kedi onlari kovalarken. Bir bolum
Tom ve Jerry cizgi filmine benzeyen, boyle 2 tane fare veya sincap yada onlar gibi sevimli iki elemanin oldugu ve onlari kovalayan da bir kedinin oldugu bir cizgi film vardi. O iki farenin kafasinda meksika sapkasi vardi bir bolumunde ariba ariba diye bagiriyorlardi kedi onlari kovalarken.

Bir bolumu de italyada geciyordu cok guzel arkada deniz kasaba manzarasi falan vardi kedi kovaliyor bunlae kaciyordu. Aklima takildi bir turlu bulamiyorum ismini, varmidir adini bilen bu cizgi filmin?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(07.04.26)
Speedy Gonzales olabilir mi. arriba diye koşardı ama neyden kaçıyordu hatırlamıyorum. tilki ve roadrunner ile bağlantılı olabilir belki.
+1
bigcaptain
(07.04.26)
"Arriba, arriba! Ándale, ándale!" Tabii ki Speedy Gonzales, @bigcaptain doğru demiş.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.04.26)
Zibidi gonzales olarak da bilinir: www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(07.04.26)
(16)

A 101 ve Bim deki calisanlara aile buyukleriniz yemek goturuyor mu, yardim ediyor mu?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Bu basligi okuyunca aklima geldi. https://eksisozluk.com/a101-calisaninin-skandal-harac-parasi-iddiasi--8089103?a=popularUmarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur. Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O
Bu basligi okuyunca aklima geldi. eksisozluk.com

Umarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur.
Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O zamanda regaip kandili mi kadir gecesi mi oyle biseyler vardi. Annem evin yakinindaki Bim de calisan kasiyer ve tezgahtar calisanlarina peksimet ve irmik tatlisi yapti gonderdi pederle hemen.

Dedim onlarin vardir yemegi yok be oglum tum gun calisiyorlar bir iki bisküviyle duruyorlar dedi. Daha once oturdugumuz yerde de yapiyorlarmis. Yaslilar diye hemen kanka oluyorlar orda calisanlarla zaten hepsi genc elemanlar.
Her nekadar bim a 101 sok falan hepsi iktidar yandasi asla sevmeyiz iki uc sey harici iste maden suyu falan alma onun disinda alisveris yapmayiz bu marketlerden ama iste evin yaslilari ordaki calisanlara boyle birseyler yapip goturuyor arada sirada.
Sizin de var mi evde nene dede anne baba yada kendiniz boyle yemek tatli evden biseyler goturdugunuz oluyor mu yada evdekilerin goturdukleri?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.04.26)
Yemek, tatlı vs. götürmüyoruz.

Sadece ara sıra hal hatır soruyorum, bazen kısa sohbet ediyoruz. İşleri çok ağır ve bu sebeple çoğu zaman kasaya gittiğimde o sırada başka bir işle uğraşıyorlarsa " acele etmeyin lütfen, bekleyebilirim" diyorum. Mutlaka" kolay gelsin" derim.

Kibar ve nazik olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
+4
rock n roll
(02.04.26)
yok daha neler:) bu market çalışanları duyarı da her zaman revaçta he. şartlarında hiçbir iyileşme olmuyor ama hep gündem.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(02.04.26)
ay daha neler. herhangi bir yerde calisan elemani doyurmak neden bizim görevimiz olsun? bunlar evinize gelmis yevmiyeli isci degil ki, maasli eleman. isveren sorumlu yemeginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
Hayır ve hayatımda ilk defa duydum.
Ne bileyim askeri doyur, sağlık çalışanını doyur, itfaiyeci doyur da kasiyerler heralde bir sürü meslekten sonra aklıma gelirdi.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
Köy yerinde yapanlar görmüştüm çünkü orda çalışanlar komşularının çocukları oluyordu ama şehir merkezinde hiç böyle bir şeye tanıklık etmedim :)
0
truf
(02.04.26)
Çevremde görmedim ama ramazanda bu temayla reklam çekti bunlardan biri.

Banka, doktor ve market değerli büyüklerimizin sosyalleşme için gittiği yerler oldu.
0
anon1m
(02.04.26)
bazı yorumların vahşiliği şaka mı ya, bu nasıl bir proleter düşmanlığı kardeşim.

arkadaşlar özellikle küçük yerlerde bu mağazaların çalışanları hemen her gün gördüğünüz, mağaza dışında da belki kapı komşunuz veya aynı sokakta/mahallede yaşadığınız insanlar olur. stresli, her yönüyle yoğun ama ne manevi ne de maddi tatmin sağlayan bir iş yapıyorlar. evet onlara gerekli koşulları sağlamak işverenin sorumluluğu ama hangi dünyada yaşıyorsunuz yani olması gerekenle olan arasındaki farkı görmüyor musunuz?

kimse kasiyerlere 150 bin maaş verilsin, kasiyerlere alevli meyve tabağı gönderilsin demiyor zaten. bunlar uzaylı değil. arkadaşınız, komşunuz, hiçbir şeyiniz değilse aynı ortamda bulunduğunuz insanlar. hayatlarını kolaylaştırma, güzellik yapma vs. fikrinden neden bu kadar rahatsız oldunuz ki? doktora, askere de yemek verin yani bunun sınırı mı var aklınızda "bim kasiyeri hak etmiyor" gibi bir algı mı var?

biliyorum ekşicilerin en fakiri 500 bin lira kazanıyor da maaşlı çalışan neredeyse her insan bim kasiyeri olmaktan hatta bim kasiyeri dahi olamamaktan belki birkaç ay maaş uzakta sadece. sorsak hepiniz akıllı kültürlü şöyle böyle adamlarsınız ama öyle cevaplar verilmiş ki bıraksak bim kasiyeri dövecek adamlar.

gerçekten aynı gemide olduğumuz insanlara bileniyorsunuz, bizim de onların da hayatlarını sken adamlara karşı evet efendim sepet efendim. yav olmaz, yazık günah.

ben şu ana kadar kimseye yemek götürmedim ama ne şartlarda çalıştıklarını biliyorum. güleryüzlü ve kibar davranırım elimden geldiğince, acelem yoksa kasa için diretmem çünkü biliyorum adam keyfinden değil yük filan indirdiği için bakamıyor oraya. ben böyle yapıyorum çünkü biliyorum ki benzer bilince sahip birisi benim çalıştığım yerde bana karşı kendisi de öyle davranır. karınca kararınca misali, ben düzgün ve iyi olmaya çalışıyorum, gerisi zaten benim kontrolümde değil.

bence bir insan ağa da paşa da olsa bunu yapmalı zaten ama bizim insanımız belki bim kasiyeri kadar maaş aldığı halde kasiyeri küçümseyebiliyor, değişik bir zihniyet.
+2
der meister
(02.04.26)
Ben bazan mutsuz olduklarını gözlemlersem kendime aldığım şeylerden onlara da alıyorum

Çikolata bisküvü ne olursa işte. Hal hatır sorarım mutlaka. Hatta 9 a yakın gittiysem 10 dk kaldı hadi sabret diye motive etmeye çalışıyorum.

Bazan da yanlış anlaşılıyor tabi, kızın bir tanesi ondan hoşlandığımı sanıp geldiğimde sürekli muhabbete çıkışta buluşmaya falan götürmek istemişti işi. Belli ettim tabi ama rahatsız etmedi, tüm hayatları o reyonlar, bende çok üzülüyorum.

Bazan kuruş sebebiyle tamam diyolar ama o gün olan yevmiyelerinden düşüyor onların kasa açığı olarak, öğrenince çok üzülmüştüm. 5-10 tl bazan o an için ihtiyacım yoksa kalsın kasa açığını kapatırsınız diyorum.

Ne bileyim hepimiz orada çalışmak durumunda kalabiliriz. Bugünün yarını da var ve o insanlar da aramızda. Kimseden çalıp çırpmadan hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bence masum.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
@der meister abi bize komünist tebliğci olarak gelmesen daha iyi olur. Tebliğcilere genelde tepki olur hangi fikirden olurlarsa olsun.

Bahsettiğin şeyleri hepimiz yapıyoruz merak etme böyle özel bir şeyi yok insana insan gibi davranmanin, sadece bazı yazarların da söylediği Türkiye'de gereksiz bir kasiyer üzüntüsü var. Evet çalışma şartları iğrenç ama Türkiye'nin çoğunun çalışma şartları iğrenç. Ama hep kasiyer duyuyoruz. Bu noktada da insanların artık kasiyer duymaktan bikmasi normal, belki de bu cevapları verenler de iğrenç işlerde çalışıyor ama şu ana kadar kimse kendileri için kasiyerlere üzüldüğü gibi üzülmedi (belki restoranda bulaşıkçı, belki oto yıkamaci ki durumlari acayip kötü çalışanların millet orada uyuyor bazen). Misal sen bir dönem McDonald'sta mı ne çalıştın bıraktın, senin işin de kötüydü. Ben daha senin için duyar kasildigini görmedim.

Açıkçası ben de sürekli bim/sok/a101 kasiyeri duymaktan biraz sıkıldım artık. Türkiye'nin yüzde 50sinin işi iğrenç çalışma şartları altında gidiyor ve bunun çözümü de halkın hepsini doyurması değil. Absürtlüğü de burada fikrin.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Yok ya ne münasebet.
-4
arbre
(03.04.26)
bizim oraya yeni bim açılmıştı. haliyle alışverişi çoğunlukla orada yapıyoruz. daha doğrusu annemin uğrak alışveriş yerlerinden. ilk açıldığından bu yana aşure zamanı, ramazan dönemi veya önemli günlerde annem en az iki-üç çalışan için ayrı ayrı tabaklardan oluşan tepsi(ler) hazırlayıp oraya götürür(üz). bunun sebebi kimi zaman annemin "onlar da sıcak sıcak yemek yesinler" mantığı, kimi zaman aşure/mevlit gibi durumlarda konu komşuya ek olarak daha çok kişiye ulaşma mantığı. herhangi bir yanlışlık, abes durum göremiyorum bunda. mesela alakasız ama yine bizim sokakta inşaat var, bekçisi de türkmen mi ne. annem çoğu zaman benden o adama da evde pişirdiğimiz yemeklerden tepsi yapıp da gönderttiği çok oluyor.

böyle değerleri ve incelikleri seviyorum.
+2
m e b
(03.04.26)
Bu nahifliği takdir ediyorum.
Benim kaba davranmamak dışında yaptığım bir güzellik yok.
Niye sadece kasiyerler konuşuluyor diye sorgulanmış. Günlük hayatta birebir gözlemleme şansı olduğu için yaptıkları iş sempati duygusu uyandırıyor. Geri dönüşüm işçileri de bu minvalde benim için. Hem hayati tehlikenin olduğu hem de çok ağır fiziksel koşullarda çalışılan işler var. Görmüyor, duymuyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor diye kasiyere elini uzatan insana işgüzar muamelesi yapmak bana nahoş geliyor.
0
auroraaurora
(03.04.26)
yav evet, biz igrenc insanlar oldugumuz icin bizimle ayni parayi kazanan kasiyere bileniyoruz.
kasiyere insan gibi davranmak ve yemek götürmeyi normallestirmek arasinda dünya kadar fark var. sokaktan cevirdiginiz herhangi bir is yapan adama yemek götürmüyorsaniz kasiyere götürmeniz de gerekmez. onun bir isvereni var. ferdi kaza sigortasi da yaptirin kasiyerlere o halde, mazallah isteyken ayaklari burkulur.
kasiyerler adina somut anlamda bir seyleri düzeltmek istiyorsaniz yazilin sendikalara eyleme gidin, böyle sapla samani karistirarak, millete virtue signalling teblig ederek olmaz. soru yemek özelinde sorulmus; kasada sorun cikarmamakla ya da iyi günler / iyi aksamlar demekle alakasi yok sorunun. bundan da drama yaratamazsiniz artik ajdkfs.
he isteyen götürsün, isteyen de bilmedigi insandan gelen yemegi afiyetle yesin, beni ilgilendirmez ama yemek götürmenin normal olmadigini ve sizden beklenen bir sey olmadigini ve hatta bence götürülmemesi gerektigini söyledik diye ne hayvanligimiz kalmis ne proleter düsmanligimiz. alakaya maydanoz.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Başlığı okuyunca farklı algılayıp delirdim sinirden çalışanlara yemek vermiyorlar insanlar yemek götürüyor sandım, ama tatlı yapmış göndermiş ya içinden gelmiş jest yapmış ne olacak ki.

Arada yolumuz düşüyor buralara maalesef kimsenin sabit bir işi yok, temizlik yapan biri gelince kasaya koşuyor, kasadaki işini bitiren ürün yerleştirmeye koşuyor bunca yoğunluğun üstüne bir de gelen terbiyesiz müşterilerle uğraşıyorlar millet sesini çıkarabildiğine kükrüyor.

Bugün de bu haberi okudum, korkunç.
Bunların müdürlerlerine ayrı patronlarına ayrı lanet olsun ya.
+1
mutekebbir
(03.04.26)
@der Meister, @meb +1

Neden sürekli kasiyerler konuşuluyor diye soran arkadaşları sorunun başlığını ve içeriğini okumaya davet ediyorum. Çünkü soru onlarla ilgili...

Küçük bir ilçede yaşıyorum. Bizzat her iki markette de çalışan arkadaşlarım oldu, öncelikle yemeklerini kendilerini pişiriyorlar. Yemek ile ilgili her türlü malzemenin parasını ödüyor, tencere, Tabak, tava gibi ekipmanları kendileri buluyorlar. Burada Ticket gibi bir uygulama yok.
Haliyle bütün gün dükkanın içinde koştururken bir de yemek yapmaya zaman ayırmak zorundalar.
Ancak hemen her şubede (müşteriyi tanımadıkları halde) bir ürün sorduğumuzda yoksa mutlaka başka mağazalara iletişim kurup, hatta komşu ilçedeki mağazaları bile aradıkları olur. İadeleri istisnasız alırlar. Müşteri ile ilişkileri iyidir. Ve evet ben de imkanım oldukça birşeyler yapar götürürüm.
Ankara'da kaldığım sürede asla bu şekilde davrandıklarını görmedim. Küçük yerde olmanın avantajı sanırım.
0
strawberry first
(04.04.26)
minimum asgari ücret alacaklar sonuçta, genel olarak az yetersiz evet ama küçük yerde yetebilir hala, enazından büyük şehirdekiler kadar zorlanmazlar...

büyük şehirde asgari ücretle veya az üstüne çalışıyorsa da kendi tercihidir kimseyi zorla istanbulda vs. tutmuyorlar, başka şehirde iş bulamayacakları bi sektörde çalışmıyorlar ki?

öğrenci vs. ise hem okuyup hem çalışıyorsa da ailesinin sorumluluğu, bakamayacağı çocuğu yapmaları da benim suçum değil. bu yanlışı destekleyip kontrolsüz üremeyi teşvik etmek yanlış. yine en çok anlayış gösterilebilecek kesim bunlar diyelim, ailelerinin hatası yüzünden kendilerini suçlamayalım diyelim... burada da o öğrencinin niye büyük şehirde okumayı tercih ettiği sorgulanmalı? çoğu keyfi büyük şehirde yaşamak için buraları yazıyor tercihlerine. kaliteli eğitim veren üniversiteler ve bölümleri sayılı, o büyük şehirdeki öğrencilerin çoğunun da oralarda okuması gerekmiyor kendi yanlış tercihleri.
çok çok istisnaidir ailesi fakir olup kendi başarılı olan bu sayılı bölümlerden birinde gerçekten iyi eğitim alıp eğitimini desteklemek için çalışan. ha bu istisnalara denk gelirseniz desteklenebilir ancak.

prensip gereği ailemden yardım almadan okuyacağım diyorsa da ailesinden yardım almayan prensipli bireye benim yardımcı olmam onun tercihine saygısızlık olur. nereden tutarsan tut yardım etmeyi mantıklı kılan bi option yok aşırı istisnai durumlar hariç.

o paraya orada çalışmayı ille de büyük şehirde yaşayacağım diye anlamsız ısrarcı olanlar kendi kabul ediyor. bu şekilde düşünenlerin çokluğu yüzünden ucuz işgücü rahat bulunuyor ve bu şirketler buralarda insanca yaşamaya yetmeyecek paralara kolayca eleman buluyor, yani problemin sebebi kendileri oluyor. cirosu da iş yükü de çok daha düşük olan küçük şehirdeki mağazada aynı işi yapandan kat kat fazla çalışıp benzer maaş alıyorlar, adaletsizlik evet... ama bunu kendileri kabulleniyor...

yardım etmeseniz orada geçinemeseler küçük şehirlere yayılsa nüfus hem büyük şehirde ucuz iş gücü azalır maaşlar mecbur yükselir hem trafik vs. rahatlar talep azalacağından kiralar azalır hem diğer illerde büyüme yaşanır. ülkenin yarısı bi şehire sıkışmış durumda... bu yanlışı desteklemek oluyor o kişileri desteklemek dolaylı olarak.

özetle kendi hakkını arayamayan, o şartları kendi kabullenen ve şartların o hale gelmesinde pay sahibi olan kişileri niye desteklemem gerekli diye sorayım?

gidip özellikle saygısızlık yapmam, küçük görmem, insan gibi davranır selamlaşırım ama ekstra bi iyilik yapmamın gerektiğini de asla düşünmem. ve nerede olursa olsun o kasiyerlerden daha zor durumda olan yardıma daha çok ihtiyacı olan bi ton insan bulunur. yoksullluk büyük oranda çözüldü, en dipte şuan kasiyerler var gibi davranmak bi bakınca aşırı anlamsız kaldı şuan.

desteklenmemeliler ki çözüm için kendileri gerekeni yapsınlar. artık yürütemedikleri noktada dediğim gibi ya küçük şehirlere yönelsinler ya işverene karşı haklarını arasınlar ya problemin en temeline odaklanıp siyasi konuları düşünsünler ve seçimlerini ona göre yapsınlar.

kasiyerden girdik konuya tabiki milyonlarca kasiyer yok büyük şehirlerde sadece kasiyerler değil bahsettiğim. benzer şekilde düşük maaşa zor çalışma şartlarını sadece orada yaşamak için kabul eden benzer tüm meslekler için geçerli dediklerim.
kasiyer yakın temasta bulunulan yüzüne baktığınız az çok konuşup iletişim kurduğunuz bi örnek olduğundan dikkat çekip hep gündeme geliyor ama benzer zorlukları yaşayan görmediğiniz tonla insan var. kasiyerleri özel yapan bi durum da yok benim için.

böyle ufak ufak desteklemek uzun vadede hem onlar için, hem genel olarak ülke için aslında zarar. "zorlansak da idare ediyoruz napalım buna da şükür" kafasından çıkmaları lazım. ucu ucuna yettirmeyi desteklerle başaranlar desteklenmeyip yettiremediğinde bi adım atmak zorunda kalacak, herkesin iyiliği için kalmalılar da.

benim babam da dedem de istanbul doğumlu, kütüğüm istanbul kayıtlı, eğitimim yazılım üzerine ama ben bu şartlarda istanbulda yaşamayı mantıklı görmüyorum, bi yere gelebilene kadar köle gibi saçma ücretlerle berbat şartlarda sürünmeyi kabul etmiyorum. edenlere de anlam veremiyorum... hele ki yükselme şansı olmayan, kalifiye olmayan kişiler için saçmalık. kendi yanlış seçimlerinin sonucunu yaşıyorlar bırakın.
bu arada bunları da kendi geliri çok yüksek olmayan biri olarak söylüyorum. mevcut gelir seviyemle istanbulda rahat yaşayamazdım mesela. ama ben birileri beni desteklesin demiyorum gelir dağılımındaki bu anlamsız adaletsizlik düzelsin diyorum. problemin temel sebeplerini sorguluyorum, eleştiriyorum. bi şekilde kendi sorumluluğu olmayan kişilerin yardımıyla daha rahat etsem asıl sorumlu tutmam gereken kişileri bu kadar düşünmeyecektim belki, bu yüzden kimse kendi sorumluluğu olmayan kişileri desteklemesin.
+2
konetsu
(05.04.26)
(10)

Dubai gercekten cok kotu durumda mi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Internetten de okuyup bakicam ama sizlere de sormak istedim. Dun aksam aile arasinda konusurken, bizim uzak akrabalardan bazilarinin daha onceden Dubai'den ev aldiklarini, is kurduklarini ogrendim. Babam dedi, yikilmis tamamen aldiklari evlerin oldugu yerler, gidemiyorlarmis, tamamen bitmis isleri d
Internetten de okuyup bakicam ama sizlere de sormak istedim. Dun aksam aile arasinda konusurken, bizim uzak akrabalardan bazilarinin daha onceden Dubai'den ev aldiklarini, is kurduklarini ogrendim. Babam dedi, yikilmis tamamen aldiklari evlerin oldugu yerler, gidemiyorlarmis, tamamen bitmis isleri durmus, bankada paralari varmis vs.. hic birisini alamiyorlarmis falan dedi.
Sizin de var mi hic cevrenizde Dubai'ye gidip gelen yada orda oturan & is yapan savas olaylari yuzunden tamamen kotu mu oralar simdi, duyduklariniz gordukleriniz...
Bir de Katar da etkilendi mi ayni Dubai gibi?
-1
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(01.04.26)
ev fiyatlarının %30 civarı düştüğünü biliyor, daha da düşeceğini öngörüyorum. panik var muhtemelen. bir yakınım ev almayı düşünüyor, hatta ortak alalım dedi ama ben o toplara girmeyi düşünmüyorum.
+1
Improbable
(01.04.26)
x.com

ne derece doğru, bilmiyorum. Komple kapatıyorlarmış...

.
-4
kartallar yuksek ucar
(01.04.26)
emlak piyasası ciddi etkilendi ama yıkılan ev yok öyle bildiğim kadarıyla. bazı sembolik turistik binaları, bazı ofis binalarını ve bir de limanlara filan drone saldırısı oldu. insanlar normal ofisten çalışıyorlar suanda. bankadan para konusunda da hiçbir problem yok. daha bugün transfer gerçekleştirdik. ama mümkün mertebe kaçabilen kaçıyor tabi orası kesin.
+1
awlmi
(01.04.26)
Savaşla ilgili bazı yorumlarda bölge hakkında saldırı / yıkım görüntüsü yayınlara yönetimin hapis cezası verileceği söyleniyordu . (siyonist devlette de aynı durum söz konusu)
Yıllardır dünyanın en güvenilir rahat sorunsuz yatırım veya tatil yapılacak yerlerinden biri olarak öne çıktıktan sonra başta ABD üsleri sebebiyle sürekli bombalamalara maruz kalmak ve ABD nin bırakın bölgeyi kendi üslerini dahi koruyamaması olayın körfez yönetimleri için ne vahim olduğunu ortaya koyuyor.

Şimdilerde ise körfez yönetimleri ABD ye : aman iyice bombalamadan gitme.. diye yalvarıyormuş . Yoksa istemeden başbaşa kaldıkları İran onları istemedikleri kadar yeni füzelerle öpecek.
0
diyecevaplandı
(01.04.26)
dubai'deki asıl sıkıntı façasının bozulması bence. bu itibar ve güveni geri kazanmak kolay değil. kuveyt'te havalimanı inşaatında çalışan amcam orada mahsur kaldı mesela... biz adamın canı için endişe ediyoruz o her gün arabayla dolaşıp hikâye atıyor. bizim kadar kaygılandığını görmedim.

iran'ın sivilleri veya rastgele binaları hedef aldığını hiç sanmıyorum, bunu yapmak isteseler dahi stratejik açıdan mantıklı bir hamle değil. dubai'de sivil olmak ister miyim? elbette hayır ama olsam da kelle koltukta gezdiğimi pek düşünmezdim.

yıkılan binayı da geri dikersin zaten çok dert değil. sorun bence dubai için yaratılan yeryüzünde cennet, güvenli liman vb. algıların tümüyle yıkılmış olması; bölge dinamiklerinden bağımsız, zannedildiği kadar izole yahut güçlü bir yer olmadığının açıkça görülmesi.

aynı şey israil'in kendisi için de geçerli. bak bundan 10 sene önce ben de şu kafadaydım: yauuu adamlar orta doğu bataklığında resmen cennet kurmuş, modern ve medeni ülke, hava savunma sistemi var kim ne atarsa atsın düşürüyor... işin ahlaki boyutunu, nasıl canavarlar olduklarını özellikle tekrar hatırlatmalarını geçiyorum; israil'in de dokunulmaz olmadığı görüldü. ilk fırsatta oradan da kaçmak isteyecek çok insan olur diye düşünüyorum.

kısacası dubai şu an çok kötü durumda değil ama bence onulmaz hasarlar aldı ve kötüleşecek. bombaların yağdığı, yüzlerce insanın öldüğü bir yer değildi ve olmayacak ama insanların yatırım yapmak istemediği, yaşamak istemediği bir yere dönüşecek. çölün ortasında tamamen dış desteğe/aşırı yatırıma bağımlı bir yer de bu senaryoda kısa sürede darmadağın olur zaten.
+2
der meister
(01.04.26)
yaw iki tane fuze attilar diye kimse trilyon dolarlik yatirimlari birakip kacmaz.
komple kapatma falan, komik. bakkal mi kapatiyorsun?
trump donemi bitene kadar boyle tedirgin devam eder sonra normale doner.
olan kisa sureli yatirimciya oldu, biraz da iyi oldu..
+1
cooperr
(01.04.26)
size anlatıldığı gibi harabe bir durumda değil, günlük hayat devam ediyor. okullar ve işler uzaktan. bu durum en çok servis sektöründeki emekçileri vurdu tabii; taksiciler zor durumda. dubai’yi hiç sevmem bu arada ancak vergi konusunda acayip inisiyatifleri olan bir yeri terk eder mi yatırımcılar? kimse oraya estetik(!) binalarının hatrına yerleşmiyor zaten.
+1
eileengray
(01.04.26)
Kimse oranın hatrina orada değil+1
Bizim şirket hayvan gibi fabrika kuruyor ve benim öğrendiğim ilk 5-10 yıl mı ne vergi vs yok, maaşlara destek var falan. Yani kimse o yatırımları bırakmaz ki buna ek olarak hayvan gibi paraları var ve çok ciddi projeleri var.

Ama facasi bozuldu o kesin. Çok güvenli, çok süper yer büyüsü bozuldu, orta doğu gerçeği ortaya çıktı.
0
logisticsmanager
(01.04.26)
Kısa vadede evet. İran konusu çözülürse eski günlerine döner. Dubai cazip kalmak istiyorsa artık ABD tarafından savunma yatırımlarına ihtiyacı var. ABD şu ekonomik sıkışıklada da kısa vadede yapamaz.
Dubai hala vergi cenneti, kara paranın en güzel yerlerinden biri. O yüzden devam eder.
0
croswell
(02.04.26)
hiç kötü durumda değil, burada sanılanın aksine israil'in üç katından fazla füze ve drone atağına maruz kaldı. ona rağmen hava savunma sistemleri gayet iyi çalışıyor. günlük yaşam sadece gelen uyarılar ve duyulan seslerin tedirginliğinden dolayı biraz etkilendi.

ancak öyle yandı bitti gitti durumu yok, piyasalar durgun, ancak emlak endeksi alım satım olmadığından düşme eğiliminde, zaten aşırı şişme artış normale dönüyor da denebilir.

bir diğer konu fotoğraf ve video paylaşımına getirilen cezalar yeni değil, bu ülkede zaten genel olarak resmi makamların yaptığı duyurular dışında yangın, kaza, afet gibi olayları paylaşmak yasaktı.

bunun büyük nedeni mavi yaka hintli, pakiler gevşek gevşek milyonlarca gereksiz video ve fotoğrafları çekip spamlayabilmek için oralara gidiyorlar, acil durumda görevlilerin ulaşmasını engelleyebiliyorlar. kendi ülkelerinde ölümlü trafik kazasında arkada can çekişen insanlar varkende yapıyorlar aynı gevşekliği çünkü.

bir diğeri de tabiki şehirin marka değerini korumak ama sanılanın aksine yanan yıkılan yada mahvolmuş halde bir bina olmadı, bizde istanbul'da doğalgaz kaynaklı patlama olduğunda daha fazla zarar ve hasar oluşmuştu.
0
Northern Mariner
(05.04.26)
(12)

Turkiye disindaki diger ulkelerde Turk oldugunuzu soyledikten sonra hic irkcilikla karsilastiniz mi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Asagilanma, alay edilme vs de olabilir? Ben 13 yildir avrupada yasiyorum sadece bir kere geri zekali hindistanli bir kizin teki uc bes yil once ben barmenlik yaparken o da garsonluk yapiyordu, sanirim nijerya ingiliz bi kizla havadan sudan konusurken bu da araya girdi uc bes derken nereli oldugumu
Asagilanma, alay edilme vs de olabilir? Ben 13 yildir avrupada yasiyorum sadece bir kere geri zekali hindistanli bir kizin teki uc bes yil once ben barmenlik yaparken o da garsonluk yapiyordu, sanirim nijerya ingiliz bi kizla havadan sudan konusurken bu da araya girdi uc bes derken nereli oldugumu sordu, Turk'um Istanbullu'yum dedim.
Mal kevase, hafiften siritarak alay edercesine arapca biseyler soyledi ben bir an duraksadim ne diyo bu gerzek diye diger kiz araya girdi o Turk'mus arab degil ne diyosun falan dedi, anladi alay ettigini benle. Ben de ne sacmaliyon bi bok anlamadim dediklerinden dedim uzaklastirdim onu o da anladi bozuldugumu ortamin gerildigini... ben de uzadim ordan sonra isime dondum.

Sanirim bir tek bu olayi hatirliyorum aklimda. Onun disinda bir suru avrupa ulkesine girdim ciktim beyaz Avrupalilar Ingilizler falan hic oyle direk o mal hindistanli kizin yaptigi gibi bir irkcilik olayi tavriyla karsilastigim olmadi onlardan.

Sizin var mi hatirladiklariniz ? Deneyimleriniz falan?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(30.03.26)
İngilizce bilmediğimizi düşünüyorlar, bir de durup durup RTE geyiği yapıyorlar. Sosyal ortamlarda kadınlar ayrı erkekler ayrı mekanlarda takıldığımızı, kadın&erkek arkadaşlığı gibi kavramlara tamamen yabancı olduğumuzu, sosyal zekamizin ve şehirli bilincimizin sıfırın altında olduğunu sanıyorlar. Çok okuyan ya da gerçekten Türklerle çalışmış, yaşamış azınlık haricinde bizi dağ ayısı gibi görüyorlar. Sad but true. Bu etiketleri yapıştıranlarin tamamı dünyadan habersiz asalaklar tabii. İnsanlar dünya genelinde genellikle aptal, cahil ve şuursuz olduğu için böyle tepkiler almak bir noktadan sonra şaşırtmiyor. Almanim desen hala Hitler diyecek bir çoğunluk. Çok da şey yapmamak lazım.
+2
sekizdokuzon
(30.03.26)
Yasamadim.

Dogrudan bir sey hissetmedim yani. Ise alinmadigim ya da ne biliyim baska seyler olmustur ama bir diyalogta hissetmedim.
0
Purple life
(30.03.26)
2 kez yaşadım fakat birinde adam sarhoştu, türk de desem, avusturalyalı da desem o ırkçılık gelecekti. Çünkü başta yanlış anlayıp diğer ırka da hakaret etti.

Diğeri bankamatikte yaptığım hata sonucu kendimi açıklamak istedim, ülkemde imzalı çek kısmı yoktu vs dedim. Adam “burası senin ülken değil” dedi. Sayılır mı bilemem ama…
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Avrupa geneli için Hayır. Özellikle İstanbul’dan geldiğimi söylediğimde akılları çıkıyor. Çok seviyorlar İstanbul’u.

Sırplara karşı önyargım vardı. Onlar bile pozitif ve güler yüzlüydü.
+2
put it in your appropriate place
(30.03.26)
irkcilik artik baya ayiplanan birsey oldugu icin karsilasmak zor. bana denk gelmedi, bence anlattigin da pek irkcilik degil zaten.

arapca konusmuyoruz evet ama araplar ya da iranlilar konusurken aradan kelime ayiklayabiliyoruz. ortadoguluyuz abicim ve ve gocmeniz. bunun bilincinde oldugun surece sikinti yok.

bir ani paylasayim:
okurken senelerce ilac dagittim, ermeni eczacilarla calistim cogunlukla, bana kesinlikle musterilere nereli oldugunu soyleme sikinti cikmasin derlerdi, bende saklardim. kisin ortasinda yine arabayla yardiriyorum, kar firtinasi, goz gozu gormuyor. sehrin ucunda bir eve gittim.
kapiyi teyze acti, cogu zaten oldukca yasliydi. kokteyl elbisesi gibi bisey giymis, makyaj yapmis ama becerememis, aglamis, makyaj akmis agzi yuzu birbirine girmis.
simdi ilaci verdim ama kadin agliyor, dedim ne oldu.
nerelisin dedi, ulkeleri saymaya basladi. butun ortadoguyu ve balkanlari bitirdik.
hepsine hayir dedim, en son turkiye dedi kafayi evet seklinde salladim.
kirik bir turkce ile:
"sana soru, benim herif öldü, cocuklar gitti, ben burda tek basima ne yapacam artik" dedi, sarildi ve aglamaya devam.
neyse yatistirdim, ben yine ziyaret ederim dedim kactim.
sikintili isler..
+5
cooperr
(31.03.26)
aslında tam tersine hep olumlu tepkilerle karşılaşıyorum. insanlar çoğunlukla ziyaret etmiş çıkıyor ya da kapadokya falan wishlistlerinde oluyor. uberciler bazen hükümeti övüyor, onlara da karşı bakış açısını anlatmaya çalışıyorum.

sadece 2 kez söylerken gerildiğimi hatırlıyorum:

birincisi, isveç’te bir zincir kahvecide çalışan isveç kürdü rojin ismimi söyleyince trip atmıştı. fırlatır gibi vermişti ürünleri. bir şeyler demişti fısır fısır.

ikincisi, burada bir sırp restoranına cevapi yemek için gitmiştik. o gün de djokovic’in yarı final maçı varmış, sırbistan’daki sırplar atlayıp gelmişler. ortam milliyetçi sırplarla doluydu. yan masadaki hafif sarhoş amca bize sırpça bir şeyler dedi, anlamadığımızı söyleyince nereli olduğumuzu sordu. ben de söyledim ve yutkundum. adam durdu durdu “sen benim kızıma ikizi kadar benziyorsun, çok şaşırdım” dedi ve sarıldı. ben de kızınız bize benziyor demek dedim hehe. tatlı bitti sonu, bize içki yollamıştı.

yalnız redditte askbalkan sub’ı çok fena, takip ediyorsanız.
+4
eileengray
(31.03.26)
Bir kere spor salonunda başka biriyle konuştuğumu duyan biri dedesinin ermeni soykırımında öldüğünü falan, Talat paşa diye girdi. E tamam yani? Dedim. Bunun üstünden 7-8 sene geçti, başka da yaşamadım. Genelde Fransızlar seviyor ya Türkiye'yi, bana sürekli yazın suraya gidiyoruz nereye gidelim, nerede yiyelim vs diye geliyorlar.
+3
logisticsmanager
(31.03.26)
karşılaşmadım, ya merak edip soru soruyorlar ya da söyleyecek olumlu bi şeyleri varsa türkiyeyle ilgili onu söylüyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Rodos'ta oldu. Turk oldugumu soylemedim ama adam anladi buyuk ihtimalle. otobus soforuydu ve durduk yere olay cikardi. otobusten atti beni bi de ustelik. ingilizce de bilmiyordu. yunanca biseyler bagirdi bana. yakinda polisler vardi ve adam beni onlara da sikayet etti. ben polislere duzgunce durumu anlattim ve otobuse binmemi sagladilar.

adam sinirli bi tipti zaten. otobuse binen baska kisilere de satasti. o kadar yer gezdim ve ilk defa boyle birsey geldi basima.

bir de atina'da hafif sozlu biseyler olmustu heralde. sadece yunanlilar yapacagini yapti anlayacagin :) ama yine de atina'yi seviyorum ve giderim. cok iyi insanlarla da tanistim.
0
ermanen
(31.03.26)
yurtdışında genelde bir kaç haftadan fazla kalmadığım ve oralarda ekstra saygılı olmaya çabalayan bir tip olduğumdan, direkt yüzüme yüzüme ırkçılık yapan olmadı sanırım. ancak iş için bir miktar uzun kaldığım japonya ve kore'de ufaktan bi aşağı görme, -olasılıkla önyargıları sebebiyle- lafları biraz bilal'e anlatır gibi anlatma hissetmedim değil. ufak bir de amerika'da oldu; onu yapan da iranlı idi bu arada.. bunlarda da adamlara fazla haksızlık edemiyorum. sen kendine göre ilişkiler kuruyorsun, sonra bi üst düzeyin geliyor; milli parkın ortasında, "ben burada 15 dakikada bir nerede sigara içebilirim, bunu çözün" vs diyor, tam türkiş stayla.. neyse, çok açamadım da, anlayan anladı. mesela yunan'a turistik olarak sık gidiyorum; face'te falan inanılmaz sığ ırkçılık yapan tipler görüyorum ama gerçek hayatta hiç karşılaşmıyorum çok şükür. doğrudan yüzüne diss yemek, biraz da girip çıktığın ortam ve muhatap olduğun tiplerle alakalı olsa gerek. turistik ortamda pek ırkçı bulunmuyor ya da seninle muhatap olduğu bi kaç saat için dişini sıkıyor.
0
lil siztah
(31.03.26)
20 yili askin suredir Kuzey Amerika'da yasiyorum. 50'den fazla ulkeye seyahat ettim. Buna regmen hicbir yerde dogrudan irkcilikla karsilasmadim.

Bunun sadece sans olmadigini, buyuk olcude benim yasam tarzimla ilgili oldugunu dusunuyorum. Cok genis, karmasik sosyal cevrelere karismam. Gorusmem gereken insanlarla gorusur, gitmem gereken yerlere giderim. Buyuk ihtimalle surekli planli ve kontrollu hareket ettigim icin boyle bir tecrubem olmadi.

Bu irkciligin olmadigi anlamina gelmiyor. Sadece ben Insanlarin onyargilarini gosterebilecegi spontane ortamlarda bulunmamis olabilirim.
0
thetruenorthstrongandfree2
(31.03.26)
bir defa. viyana'ya 18 sene önce ilk tasindigimda yanimda bir arkadasimla metroya bindim. 4 kisilik koltuklarda koridor tarafinda yasli bir kadin oturuyordu, rahat 80+ vardi yasi. yol istedik, gayet gülümseyerek tatli tatli yol verdi, biz de kadinin yanina, pencere kenarindaki karsilikli koltuklara gectik böylece. kadin bize gülümseyerek bakiyordu. biz de ona gülümsedik falan ve sonra biz aramizda kimseyi rahatsiz etmeyen bir ses tonunda türkce konusmaya basladik, kadinin yüzü aninda düstü. resmen bulldog surati gibi oldu. her saniye yanaklari ve alni yercekimine kapilarak nefretin derin dalgalarina gark oldu. viyana metrosunda gayet rahat bir ortam vardir, yani sessizligi falan bozmadik konusarak, kimseye rahatsizlik vermedik. viyana'daki ikinci haftamdi. simdi ölmüstür moruk. atesi bol olsun.

bir de iki üc defa basima geldi, tam olarak irkcilik sayilmaz, microaggression diyebiliriz. bazi yetersiz tiplerin bir tartisma esnasinda demeyi en sevdikleri sey, "senin ülkende sanki cok iyi"dir. mesela avusturya'da anaokullarinda günlük yemek fiyati 6 euro olmus ve yemek kalitesi rezil, bunu elestiriyorsun diye kadin hemen "sanki senin geldigin ülkede cok iyi" diyor asjdfkl. eskiden bu basit ve aptal argümana, ben vergi ödedigim, hizmet verip hizmet aldigim yeri elestiriyorum, derdim; simdi, benim ülkem zaten avusturya, diyorum. bir de adimi-soyadimi bildikleri bir ortamsa, soyadimin almanca oldugunu görünce anlayamiyorlar tam neyim, neciyim, hic girmiyorlar o toplara.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.03.26)
(6)

Makarna, ekmek, pilav, noodle, borek poaca yemeden kilo vermek

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.

Artik basliktaki yazdiklarimi asla yememeye karar verdim fakat spor yapmak da istemiyorum gym e gitmek vs.. vaktim yok cunku. Sadece bu sekilde belli kilo yapan seyleri yemeden kilo verilir mi?
-1
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(30.03.26)
Hepsi glisemik indeksi yüksek gıdalar olduğu için kan şekerini hızlı yükselterek yağ depolamaya sebep olur. Bunları bırakmak en başta yağlanmayı durdurur.

Alternatif olarak sağlıklı karbonhidrat (bulgur, yulaf, karabuğday, esmer pirinç) yersen mutlaka kilo verirsin.
+1
yurtsuz john
(30.03.26)
Bunları yiyerek de kilo verirsin yemeden de kilo verirsin spor yaparak ya da yapmayarak da kilo verirsin, kilo vermenin bunların hiçbiriyle bir ilgisi yok.
-2
kizil karga
(30.03.26)
ben bunları yemeden 12 kg verdim. ekmek ve pilavı zaten hayatıma dahil etmemiştim. makarnayı diyet döneminde tüketmedim. poğaça direk kg zaten. 6 ay diyet günde 30 dk yürüyüşle kg verebilirsin. ama diyette önemli olan kendine belli bir beslenme tarzı oluşturup verdiğin kgyu geri almadan tutabilmek.
0
mikahakkinen
(30.03.26)
Ağa ister ye ister yeme hiç farketmez.
Günlük kalori ihtiyacın 2000 mi, 1500 kalori al yavas da olsa bunları yiyerek de kilo verirsin. Önemli olan ne kadar yediğin. Süreci hızlandırmak ya da uzatmak yediklerine bakar
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.03.26)
Makarnayla ekmeğe hayır deyip bulgura evet diyen arkadaş konuyu biraz açabilir mi? İkisi arasındaki farkı bilemedim ben.

Artık üye olmak isteyen arkadaşa +1 deyip makro besinlerin de dengelenmesi gerektiğini ilave ediyorum.
0
Mirket
(30.03.26)
@mirket

beyaz undan imal edilen tüm ürünler, beyaz pirinç, haşlanmış patates vs bunların hepsi kan şekerini bir anda yükselttiği için vücut insülin salgılar ve dolaysıyla vücut yağ depolar. kısa sürede yeniden acıkırsın.
fakat saydığım düşük glisemik indeksi olan karbonhidratlar kana şekeri yavaş yavaş verir. çabuk acıkmazsın. tokluk hissi uzun sürer. tabi bu demek değil ki otur bir tencere bulgur pilavı ye :) ölçülü olsun bir porsiyon yeter. yağsız vücudun sırrı çok protein az karbonhidrat. üstüne egzersiz de ekleyebilirsen şahane.

2009 yılından beri aktif olarak fitness yapıyorum. on defa foto attım buraya görmüşsünüzdür illa ki beni.
0
yurtsuz john
(30.03.26)
(4)

Ebay den surekli birseyler satarak iyi paralar kazanmak?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Youtube ta en sevdigim, takip ettigim kanallardan birisi bu adaminkihttps://m.youtube.com/@FlippityFliphttps://m.youtube.com/watch?v=Az9w4j31h0U&pp=ygUNZmxpcHBpdHkgZmxpcA%3D%3DSurekli bit pazarlarina gidiyor 3 - 5 dolara aldigi seyleri eBay den 20 -30 dolara satiyor. Baska videolari da var eBay den
Youtube ta en sevdigim, takip ettigim kanallardan birisi bu adaminki

m.youtube.com

m.youtube.com

Surekli bit pazarlarina gidiyor 3 - 5 dolara aldigi seyleri eBay den 20 -30 dolara satiyor. Baska videolari da var eBay den nasil daha fazla para kazanilir birseyler satarak vs

Turkiye icin bilmiyorum ama olabilirmi boyle tam zamanli eBay satisi yaparak para kazanmak? Ne bileyim ayda en fazla 1000 dolar kazanmak falan?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(29.03.26)
türkiyede hem paypal hem de gümrükler kapalı ebayden nasıl satış yapacaksın ?
o iş ancak amerika gibi 300 milyonluk dev pazar ve ikinci elde değerli şeyleri üçe beşe bakmadan çöpe atan bir toplumda olur. türkiyede 20 yaşında araba 20k usd ediyor. biz eskisini ucuza satan bir toplum değiliz yani alırken kazanma ihtimalin yoka yakın.
0
orpheus
(30.03.26)
ya her şey mümkün ama nasıl? hiç bilmeyen adam için o kadar kolay değil. yakılması gereken onca zaman ve nakit olmalı. belki şansı ve akıllısındır, her şey bir anda oluverir onu da bilemeyiz. ama 10 sene önce ebayi bırakan, 5 sene önce acaba neler olmuş diye baktığımda şimdiki satıcılara allah kolaylık versin dediğim zamanlar oldu.

eskiden düşük sermaye ile başlangıç yapabiliyordun ama şimdi adetli ve abd ara depolu satıcılar hem maliyet hem tercih edilirlik açısından yurt dışı çıkışlı ürünleri tercih ediyor.

ben satıyorum 100 dolara 3-5 gün içinde teslimat. abd depolu rakip 90 dolara aynı veya ertesi gün teslimat falan diyor. hem bu ürünleri tedarik edenlerle rekabet etmezsin, kâr marjını falan belirlersin diyebilirim. el yapımı ürün ve etsy dersen orada dinamikler tamamen farklı.
0
birdirbir
(30.03.26)
duzenli kitap alip satip ebay uzerinden ayda $500 civari para yaptigini soyleyen arkadasim var, herifin online dukkaninda binlerce kitap var ama, ciddi sermaye ve zaman ayirmis. kullandigi appler varmis hangi kitabin ne kadar edebilecegini gosteriyormus falan.

turkiye'den nasil olur bilmem. ha vaktim var pesine veririm diyorsan, haber ver birkac fikir var..
0
cooperr
(30.03.26)
yakın bi akrabam etsy üzerinden girdi benzer bir işe 1.5 sene olacak toplam kârı -15$ hala bir yerde kâra geçeceğini düşünüyor. onunki biraz hobi gibi ama yine de ciddi bir emek ve para harcadığını söyleyebilirim.
0
dirildimde geldim
(30.03.26)
(5)

Askerlik yaparken karsilastiginiz en acayip, en komik, en absurt, en dumura ugratici olaylar nelerdi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum. Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim. Ankara'da GAT
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum.
Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim.

Ankara'da GATA misafirhanesinde yapmistim, Etlik'te. Ust devrelerden birisi Gata da hemsirelik staji yapan ve misafirhanede kalan kizlardan birisiyle sevgili mi olmus yada flort mu ediyormus ne..
Tam terhis gunu eleman sivil olarak kapidan cikip artik misafirhanenin asagisindaki yola yuruyup taksiye binip otagara gidecekken bunu ihbar etmisler o gun. Misafirhane komutani hemen pesinden asker gondermisti. Adami taksiye binmeden tekrar geri getirdiler askeri kamuflajlari giydirip yarim saat sonra ayni kapidan 2 hafta icin direk askeri hapishaneye gonderdiler. Disiplinsizlik yapmis...
Ben kapida nobet tutan askerlerden biriydim sahit oldum olaya. Eleman giderken gule oynaya gidiyordu. Hapisten ciktiktan sonra nizamiyeden ayrilirken resmen bitik haldeydi, kafayi sifira vurmuslar zayiflamis belki 10 kilo vermis orda boyle deli gibi bisey olmus oyle hareketler yapiyordu cikarken.
Ben yine kapida nobetteydim o zaman. Bu olay cok etkilemisti beni. Dusunsenize 18 ay sonra ozgurluk ama birden direk 2 hafta tekrar askerlik hem de hapishanede buyuk depresyon..

Diger olay, alt devre elemanlarindan tekini tuvalette baya baya yemek sandavic falan yerken yakalamistik. Adam koymus ekmegini salamini peynirini cayini falan klozet kapaginin ustune. Yere de oturmus yemek yiyordu oyle. Tuvaletin kapisini da kilitlememis bi actik kapiyi, bu, ulan nabiyosun falan diye cikistik direk topladi yiyeceklerini kacti tuvaletten. Ust devrelerden yemekhanede baski taciz falan goruyormus cok yemek yerken. Hem uzucuydu hem baya gulmustuk o zaman o manzara karsisinda

Mesela, sivil kadin memurlar da calisiyordu misafirhanede yemin ediyorum yazici siviller saat tam aksam 6 yi vurdugu anda aninda alip cantalarini pir ucup gidiyorlardi. 1 saniye bile durmuyorlardi mesai bittikten sonra. Sonra butun isi askerlere yikiyorlardi. Komutan falan bile is veremiyordu onlara saat 6 yi bir saniye bile gecse..

baska bir suru olay var da son hatirladigim. Bazi cumartesi geceleri ust devre askerlerden birkaciyla misafirhanenin arka kapisindan sivil olarak kacip, sehir disindan gelen sivil arkadaslarin arabalarina atlayip tum ankarayi geziyorduk, Eskisehir'e gidiyorduk birkac arkadasin Eskisehir de universiteye giden kiz arkadaslari vardi. O kizlar da baska kiz arkadaslarini getiriyordu beraber takiliyoduk sabah kadar pazar oglen gibi arka kapidan gizlice misafirhaneye daliyoduk yine.

Simdi dusunuyom da cok buyuk cesaret ve aptallikmis bu yaptigimiz. Yakalansak, basimiza bir isler gelse disarda ayvayi yemistik kac hafta askeri hapishanede surunmece...

Evet askerligini yapmis duyurucu arkadaslar sizlerin var mi basindan gecen en ilginc sahit oldugunuz olaylar?
+3
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(29.03.26)
tamamı yedek subay 120 kişilik bölükle birlikte marşlar eşliğinde 1-1,5 saat yürüyerek silah atış alanına gittik. g3 piyade tüfeğiyle önce 25 metreden sıfırlamasını yapacaktık, ardından da 150 metreye yatacaktık. yedişerli sırayla istasyonlara yerleşiliyorduk, atış bittikten sonra da sırası gelen hedef kağıdını almaya gidiyordu. benden önceki kişinin kağıdı boş çıktı. şaşırdık çünkü silah tecrübemiz olmasa da tüfekle 25 metreden üç merminin üçünü de tutturamamak daha zordur. sonra benim sıram geldi, benimkinden altı mermi çıktı, yanımdaki benim hedef kağıdına sıkmış.

devamı da ilginç:

sıfırlamalar yapıldıktan sonra 150 metreye gittik. atış hazırlığındayız. yanımdaki eleman hedefi nişanlama gayretinde, nefesi tutmalı falan bi ton şey anlatılmış uyguluyor. tüfeği kendine çekti biraz, ölçtü biçti. 150 metre ötedeki hedef için atış emri verildi, bizim eleman bu sefer de önündeki kum torbasını vurmayı başardı. bi anda torba yarıldı, yarım metre kadar öne gitti, dedik noluyor, adam torbayı vurmuş.
+1
yap desem yapmazsin he
(29.03.26)
Bir bedelli askeri nizamiyeye yürürken yakalamıştım. Napıyorsun dedim. Canım çok tavuk ızgara çekti, konuşsam yardımcı olurlar mı demişti. Nizamiyede de teğmen var nöbetçi. Yoldan çevirmeseydim ne olurdu merak ediyorum.
-2
arbre
(29.03.26)
-rapor alıp askerliği bir ay kısalsın diye parmağını kıranlar vardı.

-bizim bölükten uzun dönem bi çocuk uyuşturucu komasına girdi iki üç kişi dili boğazına kaçmasın diye uğraşıyordu gecenin bir yarısı

-kantinci bi çocuk vardı beni görünce devamlı bir şeyler anlatıyordu ama tek kelime bile anlamıyordum. kelimeler kulağa türkçe gibi gelmesine rağmen hala hangi dilde konuştuğunu anlamış değilim.
0
yurtsuz john
(29.03.26)
Askerleri toplayıp atış sahasına götürüyorlar bende acemiyim herkes atışı yaptı çok az bir avuç asker kaldı toplayıp akşam içtimasına götürdüler bizim atış kaldı ertesi güne.

Ertesi gün aynı senaryo: askerler 3 atış yapıyor sonra silah kontrol edilip her asker atış yaptığı kağıdın yanına gidiyor kötü atış yapanın Çarşı gidiyor, tabi ben hazırlıklıyım, herkesten önce koşup 100 metre ötedeki kağıdı inceliyor bahanesiyle önünü kapattım cebimdeki kurşun kalemi çıkardım ve kağıdın merkezini 3 yerden birbirine yakın şekilde 12 den deldim. Evet atıcı nişanı mı ne vermişlerdi epey de çarşıya çıktım :)
+2
Teran
(29.03.26)
burada yazılanlardan da anlaşılacağı üzere bunların %95'i yalan. kalan %5'i de abartıdan ibarettir.
-4
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
(7)

120000 euro ya ev almak

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Annem ve babam için 120000 euroya 6 milyon lirayı biraz geçiyor bir ev almak istiyorum. Ben yurt dısında yasıyorum dört yıldır falan biriktiriyordum bu parayı. Tabi ki daire olucak. 70 yaslarında emekli ikiside. Herkes gibi hayaller işte Çanakkale, Köyceğiz yada Datça taraflarında müstakil evdi, öyl
Annem ve babam için 120000 euroya 6 milyon lirayı biraz geçiyor bir ev almak istiyorum. Ben yurt dısında yasıyorum dört yıldır falan biriktiriyordum bu parayı. Tabi ki daire olucak. 70 yaslarında emekli ikiside. Herkes gibi hayaller işte Çanakkale, Köyceğiz yada Datça taraflarında müstakil evdi, öyle Avrupa'daki gibi olan tek katlı yada iki katlı içerden merdivenli falan ama Türkiyede o tür evler 20 ,30 milyondan aşaga değil hem de daha çirkin, esnetiksiz ve kalitesiz duruyor. O yüzden daire almaya yöneldik. Kriterler, ege taraflarında daha çok emeklilerin yasadıgı temiz sessiz sakin saglik ocagı yada devlet hastanesi olan mugla aydın İzmir ilçeleri? Nerelerden bakabiliriz?
Selçuk ilçesi nasıldır? Bir kere görmüştüm orayı çok hoşuma gitti ama denize uzak gibi.. siz nereleri tavsiye edersiniz?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(17.03.26)
Anne babaya ev bakıyorsan bence hiç öyle içerden merdiven olayına girme. Ayrıca alacağın daire illa ki asansörlü olsun.
İnsanlar çok hızlı yaşlanıyor.
+2
Mirket
(17.03.26)
Balikesir, Burhaniye.
Benim annem izmir'de yaşıyor ama yazlık Burhaniye'de. Yaş 70 olmasa da tam bahsedilen hayatı yaşıyor yazın. Sessiz, sakin, denizi güzel, insanı iyi. Tek sıkıntısı denizi soğuk.
+3
logisticsmanager
(17.03.26)
Hastaneye toplu taşımayla gidebilmek çok önemli. Bir gün araba kullanamayacak yaşa gelecekler ve çok uzak bir gün değil o.
Merdiven de kesinlikle olmamalı, düz ayak veya asansör. Tercihen düz ayak.

Burhaniye, Çanakkale, Ayvalık civarlarına bakın.
İzmir’in aşağısı yazın 2 ay sokağa çıkamayacak kadar sıcak bir hayat. Yaşlıya o kadar sıcak iyi bir şey değil.

Mesela Ayvalık’ta nefroloji uzmanı yok, arabayla 90 dakika mesafede Balıkesir merkeze gitmek gerekiyor. 90 dakika da dönüş.
Hastanede hiç sıra beklemese, ayakta durmasa bile 3 saat yolculuk 70 yaşından sonra kolay olmuyor. Bu gibi özel ihtiyaçlar varsa onlara da dikkat etmeyi unutmayın konum seçerken.
+1
michael_knight
(18.03.26)
Hastane konusunda çok bilgim yok ama Edremit' i araştırın derim.
0
kumandanim
(18.03.26)
Fethiye'yi öneririm.
Büyük bir devlet hastanesi var.
Villa tipi evler biraz pahalı.
Fakat 8-10 km uzaktaki köylerinden (ki merkezle bitişik artık) Karaçulha, Esenköy gibi. uygun bir yer bulunabilir. Halkı da çok iyi. Hırsızlık filan da yok. Merkeze minibüs otobüs var. Tam bir emekli cenneti.
0
ankarakecisi
(18.03.26)
annenizle babaniz su anda nerde yasiyorlar? kardesleriyle yakinlar mi? arkadaslari, komsulari ile araları nasil?

kurulu duzenleri ve sosyal iliskileri olan bir yerden onlari ev sahibi yapmak ugruna koparmak cok saglikli bir hamle olmayabilir, yanlizlik gercekten cok zor ve belli bir yastan sonra sifirdan iliski kurabilmek icin caba harcamak zorunda kalmak yorucu ve uzucu olabilir.

bir de evin icinde merdiven olmasin +1.
+1
taurina
(18.03.26)
Balıkesir - Burhaniye Akçay yolunda bulunan Orjan, İmko, Denetko gibi sitelere bakabilirsiniz. Çok büyük siteler, yanlış değilsem Orjan sitesi içerisinde sağlık ocağı, market, sosyal alan gibi imkanlar mevcut. Deniz kenarında, emeklilerin bolca yaşadığı bir yer. Biz de anne - baba için buradan bir ev bakıyorduk. Kısmetse seneye alacağız. 2 katlı içeriden merdivenli küçük bahçeli evler 5-7 milyon aralığında bulunabiliyordu.
+1
yercekimini kendine ceken adam
(19.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.