Giriş
(3)

böyle bir ev yatırımlık alınır mı

xportant
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
0
xportant
(3 saat)
Yeni bir göç dalgası ihtimali yükselmediği sürece ben almam. Ama alana da 'Yanlış yapıyorsun.' demem.
0
Mirket
(3 saat)
Alınmış alınmıştır. Orayı aldıktan sonra ihtiyarlığına kadar başka bir yer alamayacak bir maddi durumda değilsen neden olmasın? İyi semtte eski bina da olsa kiracı bulmak zor olmaz.

Ama özellikle İstanbul’da bir dönüşüm furyası hakim malum. 30 yıllık binanın sahipleri de birden dönüşüme girme kararı alabilirler. Bütçen karşılarsa ne ala. Yoksa bir de başına iş alırsın, kiradan da olabilirsin.
0
lazor
(3 saat)
Bu iyi semt denilen yerler zaman icinde degisiyor. Bugun herkesin gozdesi olan mahalle, yarin acaba baska yere mi tasinsak dedirten bir yere donusebiliyor. Bu surec zaman aliyor, ben bir kez Turkiye'de bir kez de Kuzey Amerika'da bunun olduguna sahit oldum.

Eskiden evin 100 aylik kirasi evin satis fiyatina esitse iyi olarak kabul ediliyordu. Simdi Turkiye'de bu durum nasil bilemiyorum.

Ben boyle bodoslama bir bina aldim. Bir suru masraf cikti. Problemli kiracilar oldu. Cok sey ogrendim. Su an kiracilar odemelerini eksiksiz yapiyor. Her sey yolunda...
-1
thetruenorthstrongandfree1
(34 dk)
(14)

Y.dısında yasayan arkadaslar emeklilik konusu kafanızı kurcalıyor mu?

bluewhale
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok av
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok avrupada yası beklerim derseniz oradada sisteme conradan dahil oldugunuz için yine cok dusuk bir maas soz konusu. Bu konuda bir planınız var mı ? ABD yi özllikle eledim çünkü oradaki emeklilik imkanları dünyanın geri kalanına göre oldukça iyi diye duydum.
+1
bluewhale
(19.01.26)
Sorunuza cevap değil ama şunu yazacağım; face’te epic retirement club diye çok kalabalık bir sayfa var, onu takip ediyorum. Orada ağırlıkla amerikalılar var, ve aksine, pek çoğu vergiler yüzünden, ya downsize olayını, ya da Avrupa’da emekli olacak ülke danışıp duruyorlar birbirlerine. Bakış açısı kazanmak üzere o sayfaya da bir bakmanızı öneririm. Anlık, dünyanın pek çok yerinde emekli olmaya dair bilgi paylaşımı mevcut.
+1
lil siztah
(19.01.26)
türkiyede de 60 ki emeklilik yaşı. çok farkı yok
0
jelly bear
(19.01.26)
Türkiye İngiltere'de çalıştığım yılları sayabiliyormuş "parasını verirsem", bi baktım eşimle kişi başı 20şer bin euro gibi bi şeye TR'de de emeklilik hakkı elde edebiliyoruz galiba. Buna şöyle bakarsak, geçmişte çalıştıklarımız + 20 bin euro ile 65'den sonra maaş elde ediyoruz, mantıklı bile olabilir.

UK'de emekli olmama 30 küsur yıl var galiba ve şu anki parayla ayda 950 pound gibi bişey veriyorlarmış.

Her türlü dünyada genç nüfusun azalmasıyla "emeklilik ponzisi" çökecek bence. Yani her şeyi düzgün yapsak bile aç kalabiliriz. Ayrıca özel emeklilik gibi para biriktirmemiz ve borsa vb. yerlerde bunu katlamamız lazım. Ama ona da baktım mesela Amerikadan ETF alsak(ilk 50 şirket veya QQQ vs. vardı) 1980-2000 arası her ay düzenli para yatırmış olsan dolar bazlı yerinde sayıyorsun, 2000-2020 arasında 20 yıl yatırsan birkaç katına çıkıyor. Bu da tamamen içinde bulunduğun dönemle ilgili şans.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
ABD'de emeklilik imkanlari iyi degil. Sirketin katki (company match...) sagliyorsa sagliyor ama bu herkese otomatik saglanan bir olanak degil. Emeklilikte olene kadar yiyecegin parayi calistigin sure icinde kendin biriktirip buyutmen lazim. Onun disinda social security var ama bu tek basina yasamak icin yetecek bir para degil.

Senin de her ay kazandigindan kenara koyup biriktiriyor ve yatirim yapiyor olman lazim.

Ben Kanada'dayim. Calistigim sirketin dahil oladugu bir emeklilik sistemi var. Her ay prim oduyorum. Kendim de kenarda biriktiriyorum.

Aslinda Turkiye'ye gore cok farkli degil durum. Benim babam ogretmendi mesela ve su an "emekli". Gorece rahat yasiyor olmalarinin sebebi emekli maasi degil, emekli olana kadarki surecte habire tasarruf yapip ev falan almis olmalari. Yoksa tek emekli maasiyla kirada oturmak cok rezillik olurdu. Ozetle birisinin seni "emekli" ilan etmesine ek olarak kendin de bir seyler yapman lazim.
+3
hot potato
(19.01.26)
4 yildir amerika'da calisiyorum ancak sadece 1 senedir social security oduyorum. maasin %8'i buna gidiyor. abd'de emekli olabilmeniz icin 10 sene calismaniz yeterli. 10 sene calistiktan sonra 67 yasinda odemeleri alabiliyorsunuz. 62 yasinda da alabilirsiniz ama o zaman ciddi kesintiler var.

9 sene kadar daha calismam gerek burada devam edersem. 10 seneyi tamamlayinca odedigim primlere gore hesapladim $2k yatiyor aylik ve bunu dunyanin her yerinde alabiliyorsun. ben cok gec social security odemeye basladigim icin bu miktar boyle. 20 sene odeyenler $3k, 30 sene odeyenler $4k civari aliyor. tabi bu orta-ust bir maasa gore hesaplandiginda boyle.

turkiye'de donup saydirip bagkur'dan emekli olmak benim icin mantikli degil cunku cok eksigim var. ama amerika'da yillari tamamladiktan sonra turkiye'de ssk'li bir ise girip calismam gerekir. bu da emekliligi cok ileri atiyor benim icin.

ancak avrupa'da da cogu ulkeye odediginiz social security'leri geri alabiliyorsunuz diye biliyorum. abd'de boyle bir sistem yok ve 9 sene calisip vergi odesen bile 10 yila tamamlamadigin noktada odedigin butun para ile baskalarinin emekliligini finanse etmis oluyorsun.

ama 30 seneye dunya'nin cok daha farkli ve tuhaf bir noktaya evrilecegini dusunuyorum. cunku cok acik sekilde yaslanan nufus, uzayan omur, ve azalan nufus artma hizina hep beraber baktigimizda sistemin birkac seneye tikanacagini gormek zor degil. zaten dunyada isciye ihtiyacin azaldigi bir donemden de geciyoruz. cok daha radikal bir sistem degisikligi olacagini ongoruyorum 30 seneye. o nedenle cok dusunmuyorum simdilik. ayni sosyal guvence ve devlet sisteminin devam etmesi mumkun degil. milyonlarca insan aclikla bogusur ve devlet yardimiyla yasamak zorunda kalir bu gittikce daralan sistemde.
+1
antikadimag
(19.01.26)
antikadimag abd derken kastettiğim buydu 10 seneyi doldurup iyi bir para almak mumkun (abd de kalmamak lazım tabi) avrupada bu yok, tr bağkur maaşı 400 usd falan sanırım.
0
🌸bluewhale
(19.01.26)
6 yıldır romanya'da çalışıyorum.
türkiye'de de 2 yıl çalışmıştım.
klasik anlamda emekli olamayacağıma eminim.
yaşadığım ülkede bireysel emeklilik sigortası ödemiştim bir süre. hala para var.
o yüzden, düşünmeden "oyna devam" diyorum kendime.
+1
rain when i die
(19.01.26)
turkiye'de sigorta girdi/cikti yaptirmistim. buyuk ihtimal toplu oderim zamani gelince.
yurtdisinda yasamak cok zor emekli olarak, amacim sepet yapmak.
cift emekli maasi + birkac kira ile turkiye'de konforlu yasanir.

emekli olarak yurtdisinda yasanmaz, yerlisi bile ucuz sicak ulkelere kacma pesinde zaten.
+1
cooperr
(19.01.26)
Açıkcası soruya denk gelene kadar aklıma dahi gelmiyordu. :) Zaten Avrupa'da çok uzun kalacağımı sanmıyorum. Mekan farketmeksizin 60-70 arası bir dönemde emeklilik olacak gibi görünüyor. Ben daha çok mevcutta verimli olabileceğim yaşlarda nasıl iyi para kazanırım sorusuna cevap arıyorum, birşeyler deniyorum. Hüsranla sonuçlanırsa pişman olabilirim. Türkiye'de 10 yıl aktif çalışmışlığım var ona da güveniyorum biraz. Geri dönsem çalışmaya devam etsem gerekli gün sayısını rahat doldururum.
+1
mbond
(19.01.26)
Emeklilik sistemi Kanada’da gerçekten zayif. Bu yüzden yerimden kipirdamaya cekiniyorum. Federal hukumette calistigim icin kendimi sansli goruyorum; enflasyona endeksli, yuksek ve guvenli bir emekli maasi alacagimi ongoruyorum.

30’lu veya 40’li yaslarda Kanada’ya gelip ozel sektorde ortalama maasla calisanlarin cok disiplinli bir sekilde kendi birikimlerini olusturmalari gerekiyor. Baska bir cikis yolu yok. Biraz iddiali gelebilir ama gelirlerinin yaklasik %20’sini emeklilik icin ayirmalari gerekiyor.

Bu durumdaki biri icin basit bir hesap yaparsak: Burada ozel sektorde yillik ortalama maas yaklasik 70,000 dolar. Bu kisi 30 yil calissa, CPP’den alacagi emekli maasi aylik yaklasik 1,000 dolar seviyesinde kaliyor.

Bu rakam cok komik. Birak emeklilikte finansal olarak ayakta kalmayi, faturalari belki odeyebilirsin...

Devletin sundugu sistem kimseyi guvende hissettirmiyor...Bu sistem acikca insani kendi haline birakiyor,herkes basinin caresine baksin diyor. Taa 20 yasindan baslamak lazim birikim yapmaya baslamak, maas arttikca tasarrufu arttirmak gerekiyor, emeklilik yasini mumkun oldugunca ertelemek, yaslaninca downsize yapmak gerekiyor...

Bu hesaba enflasyon ekle, sagligini kaybettigini dusun...

Turkiye'de odeme yaparak emekli olundugunu bilmiyordum. Nasil oluyor? Ne kadar oduyor? Ne kadar aliyoruz? bilgisi olan yazarsa ogrenmis oluruz.
0
thetruenorthstrongandfree1
(20.01.26)
antikadimag + 1

ben kendi isimi yaptigimdan bu emeklilik primi fln odemiyorum ve acikcasi beni de bu düşündürüyor. olabildiğince yatirim yapıp onlarla gecinme planım var ilerisi icin.

benim gördüğüm Amerika da emeklilik maaşları cok cok dusuk, $1200 - $1400 Maas alanları gordum. hatta amerika da kari koca bu rakamlarla emekli olup evlerini de kiraya verip Tayland fln taşınanlar var. amerika da geçinemiyorlar ya da standartları cok dusuyor.

beyaz yaka gibi calisanlar gördüğüm kadarı ile emeklilik harici de özel yatirim fonlarına da para yatırıp ileri de oralardan da para alıyorlar.
0
oscar
(20.01.26)
balkanlarda yaşıyorum burada kazandığım parayla 2 daire satın aldım. kira geliri 800€ daha 33 yaşındayım, yaşlanmadan 2 tane daha alsam 1600€ eder. bir çok ülkede yaşarım.
edit: bahsetmek istediğim amerika'dan kanada'dan örnekler verilmiş. gurbetçiysen amacın para kazanmak ve rahat bir hayat yaşamaktır. adam demiş ki şuan ki konumumda 1000$ verecekler bana yaşlanınca. bende diyorum ki kafamı kullandım ufak bir yatırımı büyütüp 2 daire satın aldım 2 tane daha kesin alırım bu gidişle.
günün sonunda nasıl açlıktan ağzı kokan balkanlarda ben keyif içinde yaşıyorken siz bu kadar sefil olacaksınız? ben mi yoksa siz mi yalan söylüyorsunuz?
-1
dirildimde geldim
(20.01.26)
endişelenmenize gerek yok çünkü türkiye'de de reel anlamda bir emeklilik yok. sgk şuan bile emeklilik maaşlarını bütçeden destekle ödüyor. bu gidişle 20-30 sene sonra kuvvetle muhtemel ya emekli maaşı olmayacak ya da şu ankinden beter olmasa da olurdu denilecek düzeyde olacak.
0
biravekahve
(18 saat)
avrupa, amerika, ya da turkiye farketmeksizin tum dunyada emeklilik sistemi cokuse gidiyor. su andaki sartlarda dahi emekliligin getirisi odenen prime gore mantiksiz gozukuyor ki gelecekte de bunun daha kotuye gidecegi cok acik.

o nedenle emeklilik denilen sey bize gosterilen bir havuc, ve bu havucun pesinde kostukca bu sistemin kendini idare edip, problemler gelecege birikerek erteleniyor.

iste tum bunlar nedeniyle avrupada yillardir odedigim primleri geri alma imkanim olsa, isverenin adima odediklerini kaybetme pahasina alirim. emeklik primi odeme zorunlulugum olmasaydi ve onun yerine kendim yatirim yapsaydim en azindan cocuklarima birakabilir, veya birikim uzerinde tum kontrol bende olurdu.

ozetle bir yalanin pesine kosmaya niyetim yok ama maalesef kanunlar sistemden cikma ozgurlugu de tanimiyor.
+1
emrahday
(17 saat)
(9)

6.500.000 tl paran olsa ne yapardın? (Yatırım odaklı)

thefirstaction
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.Bu para en mantıklı makul olarak nasıl
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.

Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)

Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.

Bu para en mantıklı makul olarak nasıl değerlendirilebilir? Herkesin görüşüne açığım.
0
thefirstaction
(18.01.26)
Oturacağım ev yoksa, hemen gider alırım. Net.
+7
Mirket
(18.01.26)
Mirket +1
+2
black holes in the sky
(18.01.26)
Bir tane ev alınmalı bence de bu senaryoda. Ama paranın hepsiyle mi?

Yani mesela 2.500.000 e kadar 1+1 daire. 500.000 tl civarına ikinci el bir araba. Geri kalanı Dolar/altın/hisse senedi/arsa tapusu/yatırım fonu vs. Bu tarz bir sepet yaparak, ilk baştaki sermayemin enflasyona karşı ezilmemesini istiyorum. Burda sadece biraz araba lüks oldu yani fiyatı değil ama hem çok değer kazanmıcak, hem de giderleri olacak. Onu da artık bindiğime sayacağım.
0
🌸thefirstaction
(18.01.26)
İstanbulda 2,5 milyona ev mi var?
Nerede o?
+3
Mirket
(18.01.26)
Türkiye'ye yatırım yapmazdım. Mesleğe bağlı olarak oturum veren ülkeden bir ev
+1
michael harddd
(19.01.26)
İstanbul'da artık 6.5 milyon liraya bile düzgün ev yok, 2.5 milyon liraya sadece balkon verirler size.
0
huladancer
(19.01.26)
Temelim saglamsa yani isim gucum yerindeyse, para yokmus gibi davranirdim.

Once saygin ve guvenilir bir yatirim danismanligi sirketi bulurdum. Sonra yillik en az %10 getirecek sekilde doviz bazli uluslararasi piyasalara yatirim yapardim. Paraya uzun bir sure dokunmaz, normal sekilde isime gucume devam ederdim.

Yazdigim gibi yillik %10 getirse 10 yil sonra su anki $150,000 USD. yaklasik $389,000 USD civarina gelir. 20 yil bu sekilde beklesen $1 milyon USD civarini gorebilirsin.

30'um cok gencim diye dusunme, evet gencsin ama zaman goz acip kapayincaya kadar gecip gidiyor.

Acil eve, araca ihtiyacin varsa, isin pek iyi degilse, ulke degistirmek istiyorsan, biraz gezmek istiyorsan vs... plan degisir...
0
thetruenorthstrongandfree1
(19.01.26)
evi olmayan adamın yapacagı ilk yatırım, kafasını sokacagı bir ev almak. tabi bu sizin standartlarınız ölçüsünde olur. örnek veriyorum kötü bir semtten eve girip çıkarken bıçaklanma riskiyle 1+1 bir ev alıp geri kalan parayla yatırım yaparsınız. veya 6.5 milyona gider iyi bir lokasyondan güzel bir ev alır krallar gibi yaşar gidersiniz.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
türkiyede daimi yaşama istediğiniz varsa, başını sokacak, uygun fiyatlı bir ev kredi kullanarak alınılabilir.

Kalan para ile ihtiyaç var ise ikinci el temiz, sağlam, piyasası olan bir araç alınabilir.
Yeni uygun oranlı kredi bulunabiliyorsa, kredi ile alınabilir.

Zaman ve tecrübe var ise paranın bir kısmı ile günlük trade yapabilir.

Kalan kısmı için, borsa fonu, altın, gümüş, vb. gibi sepet.
0
Rao
(19.01.26)
(6)

İçerik üretme ve reels kaydırmanın bir sonu gelecek mi

egerbiryolcu
İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına.YouTube zaten içerik üreticisi doldu. Birbirinin tekrarı bir alanda yüzlerce hesap var. Orijinal olanlar bile bir nokt
İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına.

YouTube zaten içerik üreticisi doldu. Birbirinin tekrarı bir alanda yüzlerce hesap var. Orijinal olanlar bile bir noktada sıkıyor.

Bazen kafa dagitma amaçli kaydirma yapmak bile artık sarmamaya başlıyor. Her yerden bir içerik reklam akım bir şey fışkırıyor.

İçerik üreticilerinin reklam olarak sunduğu ürünlere artık kimse güvenmiyor. Zaten o kadar herkes aynı ürünü paylaşıyor ki eskiden göze batmazdi.

Hem üretenler hem izleyenler artık bir noktada sıkılmayacak mi nelere yonelecekler yoğun teknoloji daha doğrusu sosyal.medya kullanımı daha fazlasına mi itecek yoksa geçmisteki sadeliğe ekrandan uzak yasamaya geri dönüş olur mu? Alternatif nasıl uygulamalar popüler olur kimler batar hangi uygulamalar hangi yenilikleri getirir kafamda deli sorular.

Bence bu hayat artık çok yormaya ve sıkmaya başladı. Çok fazla uyarana maruz kalmak yani.
0
egerbiryolcu
(18.01.26)
Biz 90 nesli nispeten Dışardan dahil olduk, çocukluğumuzda heyecan uyandırıyordu ineternet, sanal alem, forumlar vs. Şimdi içinde doğanlar bence yavaş yavaş sıkıcı buluyor ve daha az paylaşım yapıyor ve dolaysıyla boş buluyor. Yeni nesile bakıyorum profil resmi dışında foto paylaşan yok, sonuçta su akar yolunu bulur diye düşünüyorum. İllaki kullanan olacaktır ama özellikle yeni nesil gerçek hayata daha çok önem verecektir.
0
olaylar olaylar
(18.01.26)
"İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına."

belki senin çevren öyledir de benim çevremde kaydırmayan yok. bi ben varım. ben de twitter ve youtubeda kaydırıyorum. ve dışarda evde herkes öyle.
+1
jelly bear
(18.01.26)
İçeriğe bağlı aslında. Dijital gazetecilik gibi olan hali bitmez. Gezdim-yedim-içtim olayı pek sarmıyor artık milleti. Millet 2 ev 1 araba yedi instagram diyerekten
0
michael harddd
(18.01.26)
Hocam içerik üreticisi ya da sosyal medya ya da influencer olma konusu yeni değil. Yeni olmadığı için de yok olmayacak, kabuk değiştirecek. Medyada sistem şu, reklamveren neye para ödüyorsa o ayakta kalır.

İkinci konu şu siz medya kullanımını sadece kendi çevrenizden düşünmeyin. Benim çevremde 20-25 yaş arası birçok insan aktif tiktok kullanıcısı. Kullanıcı derken hepsi içerik üretiyor.

İçerik üreticiyle başlayalım.

Eskiden dergiler vardı, şimdi instagram hesapları.
Eskiden TV programları vardı, şimdi youtube kanalları.
Eskiden radyo programcıları vardı, şimdi sosyal medyada podcast yayınlanlar var.
Eskiden canlı talk showlar vardı, şimdi streaming var.
Eskiden köşe yazarları vardı, şimdi hala bloggerlar var.

Eskiyle bugün arasındaki fark şu, eskiden mesela tv kanalının yayın slotu sınırlı. 24 saat var. Her programcıya 1 saat ayırsa, en fazla 24 farklı programcıya yer verebiliyor. Ve tv yayını yapmak maliyetli. O yüzden tv kanalı en çok izlenecek olan programcının yayınını satın alıyor.

Sosyal medya platformu diyor ki, herkes istediği yayını hazırlasın yüklesin. İzleyici kendi zevkine göre istediğini açsın izlesin.

Aradaki fark bu. yoksa yayıncılık aynı yayıncılık. Eskiden tv'de seyahat programı yapan , şimdi youtube'da yapıyor. Hem de istediği gibi yapıyor kanalın derdiyle uğraşmıyor. Reklam gelirini kanalla paylaşmıyor, direkt programına alıyor gibi gibi. Yayıncı için büyük rahatlık. Ha yayıncı için zorluğu şu, kanal sana kaç lira vereceğini söylüyor, sm'de senin kendi kazancını oluşturman lazım.

Diğer platformlarda da bu böyle. Yani izleyicilerin istediğini izleyebildiği bir platform ölmez kolay kolay. Bakmayın tv kanallarının çok izleniyor olmasına bu tamamen alışkanlık. Jenerasyon değiştikçe tv izleme yani konvansiyonel tv izleme alışkanlığı kalmayacak. Kalmıyor da.

Daha birkaç sene önce TV en büyük reklam mecrasıydı. En pahalısıydı, bütün büyük reklamverenler bütçelerinin %60%70'ini tv'ye ayırıyordu. Şimdi sm reklam bütçeleri, influencer marketing bütçeleri üst üste koyunca ortalamada TV'yi geçiyor. En çok bütçe ayrılan pay. Hatta tv'ye hiç reklam vermeyip sadece sm ile yürüyen markalar var artık.

Neden? Çünkü getirisi daha fazla. Ve ölçebiliyorsun.

Ve türkiye'de daha markalar alışamadı ama "affiliate marketing" denen sistem abd'de çok iyi çalışıyor. Affiliate şu, içerik üreticiye diyorsun ki bu ürünü tanıt, linki paylaş ben de sana satıştan pay vereyim.

Şu ana kadarki en mantıklı reklam modeli, çünkü içerik üretici para kazanmak için en iyi reklam formatını buluyor. Marka için de aşırı mantıklı çünkü adam diyor ki satış yoksa para yok, satış varsa para var.

Yani aslında içerik üretici sayısı daha da artacak sanılanın aksine.

Bu arada tam tersine içerik üreticilerin özellikle micro-mid seviye yani 1 milyon takipçiden az içerik üreticilerin tanıttığı ürünlere özellikle güven daha yüksek. Özellikle niş pazarlarda, mesela adam kampçı, ve kar montu tanıtıyor. Bu adama olan güven çok daha yüksek. Çünkü tüketici diyor ki ha bu adam kampçı zaten boş ürün tanıtmaz. Ya da adam profesyonel fotoğrafçı, fotoğraf makinesi tanıtıyor gibi gibi... Profesyonel yazılımcı, bilgisayar tanıtıyor...

Yani buna uygun bir mesleğiniz varsa, bir şekilde sm üzerinden ilerleyebilirsiniz.

Gelelim influencer meselesine. Bu yeni değil ki?

1950'lerde her kadın marilyn monroe gibi saç kestiriyordu.

Audrey hepburn ne giyse yok satıyordu.

1990'larda gençler kurt cobain'in ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki oduncu gömleğini kapış kapış aldı.

SM bu işi demokratikleştirdi.

Daha doğrusu her arkadaş grubunun içinde zaten o arkadaş grubuna ilham veren biri olur. SM bunları görünür hale getirdi.

Ve maalesef insanların ekran süresi azalmayacak daha da artacak.
+4
anten
(19.01.26)
Türkiye boş şeyler konusunda zirvede olduğu için azalmaz. Instagram bir ülke olsaydı Türkiye olurdu.
-1
arbre
(19.01.26)
Hic instagram kullanmadim, tik tok kullanmadim, snap chat, what's app, dating app ivir zivir kullanmadim. Hic bir eksikligini hissetmedim.

Burda Facebook oldukca populer. Gruplar aktif. Marketplace harika calisiyor. Bir suru araba, kamyonet alip sattim, ev kiraya verdim...

Icerik uretmenin sonu gelecek mi... cok bilgi kirliligi var, eski, yanlis uyduruk bilgiler zihinsel olarak yoruyor insani. Zaman kaybettiriyor. Bunlari filtreleyecek yeni uygulamalar gelmeli... Insan sadece aradigina ulasabilmeli.

Bence kotu inluencerlar bitecek. Alaninda uzman olanlardan alacagiz bilgileri... Kopya cok var influencerlar arasinda.

Mesela Amerikali bir kadin psikolog var. Harika ve cok faydali videolar yapiyor. Takip ediyorum. Sonra ayni video icerigini calip Turkcesini yapmaya calisan karizma sifir, bie yere bakip okumaya calisan bir Turk influencer gordum...Bunlar bitecek. Orjinal icerikler uretenler, ne hakkinda konustugunu bilenler devam eder.
0
thetruenorthstrongandfree1
(19.01.26)
(4)

abd veya avrupa'da bizdeki serbest fon gibi fonlar var mi?

Sour
her turlu araci degerlendiren fonlar? peki turkiye'de boyle fonlar var mi? yani yabanci piyasalara yatirim yapan. doviz serbest fonlari demiyorum. onlar yatirimlarini hazinenin veya ozel sirketlerin doviz cinsinden borclanma araclarina yatirim yapiyorlar.
her turlu araci degerlendiren fonlar? peki turkiye'de boyle fonlar var mi? yani yabanci piyasalara yatirim yapan. doviz serbest fonlari demiyorum. onlar yatirimlarini hazinenin veya ozel sirketlerin doviz cinsinden borclanma araclarina yatirim yapiyorlar.
+1
Sour
(18.01.26)
ABD ve Avrupa’da Türkiye’deki serbest fonlara karşılık gelen yapılar var. ABD’de bunlar doğrudan hedge fund olarak adlandırılıyor ve hisse senedi, tahvil, emtia, türevler, döviz, hatta private credit ve benzeri alternatif varlıklar dahil olmak üzere neredeyse tüm finansal araçlara, küresel ölçekte yatırım yapılabiliyor. Avrupa’da ise bu fonlar Alternative Investment Fund (AIF) çatısı altında düzenleniyor hedge fonlar, private equity ve diğer alternatif stratejiler bu kapsamda yer alıyor. Ama her 2 bölgede de bu fonlar genellikle yalnızca nitelikli yatırımcılara açık ve yatırım stratejileri açısından geniş serbestliğe sahip.

türkiye'de yapısal karşılığı serbest fonlar. başka bir alternatifi yok sanırım. ben bilmiyorum en azından.
+2
summerjam0306
(18.01.26)
@summerjam0306, tesekkurler. soyle en bilinen hedge fonlarina baktim da yillik performanslari %10-20 civari. s&p'nin yillik ortalama getirisi %20 civari. neden bu kadar kotu performanslari var? veya ben mi yanlis baktim?

www.businessinsider.com
0
🌸Sour
(18.01.26)
Abi zaten dünya tarihinde endeksi yenen özellikle uzun dönemde çok kişi yok. Endeksi misa Buffet bile yenemiyor son yıllarda. Bu sebepten hedge fundlarin s&p'ye kötü olması dünyanın en normal olayı. Buradaki asıl soru elimizde bu kadar veri varken neden endekse yaslayip unutmuyoruz?
Kötü performans sebeplerinden biri her zaman aktif yatırım. Bugün bir insan bana ben yatırımda s&p'yi geçeceğim dese gülerim çünkü 1 sene geç, iki sene geç peki 15 sene 20 sene? Işte böyle 20 senelere gelince geçen pek kalmıyor. Misal bak Türkiye'de mac var, yıllarca çok ünlüydü s&p500 bile geçtim falan diyordu haydar bey, eh işte kaç yıldır bist 30 bile zor geçiyor.
+1
logisticsmanager
(18.01.26)
Bunlar cok aktif sekilde yonetilen fonlar oldugu icin surekli monitor ediliyor, surekli gunluk, saatlik stratejilere gore alim satin yapiliyor. Bu yuzden bu fonlarin kesintileri cok daha yuksek oluyor. Fonun performansi kotu de olsa bu kesintiler degismiyor. Bu getiriyi etkiliyor. ETFlerde ya da mutual fundlarda kesinti daha az oluyor.

Ayrica bu hedge fund'larin yatirimlari cok komplex. Ornek vereyim bir bolgede kasirga olmayacagini dusunerek sigorta sirketlerine yatirim yapiyorlar. Kasirga olursa paralarini kaybediyorlar. Olmazsa kar ediyorlar ya da diyelim batmakta olan bir sirket var. Bunlarin borclarini satin aliyorlar. sirket batiyor. Batan sirketin assetleri funda birakiliyor. Bu sayede gene kar zarar edebiliyorlar. Duydugum extreme bir ornek daha ekleyeyim. Mesela bir pizza zincirine yatirim yapacaklar. Uydudan pizzacilarin onune park eden arabalarin sayisini falan tespit edip veri olarak tahminde kullaniyorlar.

tacirlerportfoy.com.tr
0
thetruenorthstrongandfree1
(18.01.26)
(3)

Bu ingilizce soruların 2sini anlamadım

filipis
Bir avrupa ülkesinde student visa ile ikamet ederken sponsorlu iş buldum ve bu soruları soruyorlar. Öğrenci vizemle kayıtlı bir şekilde part time olarak çalışıyorum. Ayrıca bi çalışma vizem yok yani. Herhangi bir zamanda iltica talebinde bulunmadım, illegal izinsiz kalmadım. 1. Are you currently in
Bir avrupa ülkesinde student visa ile ikamet ederken sponsorlu iş buldum ve bu soruları soruyorlar. Öğrenci vizemle kayıtlı bir şekilde part time olarak çalışıyorum. Ayrıca bi çalışma vizem yok yani. Herhangi bir zamanda iltica talebinde bulunmadım, illegal izinsiz kalmadım.

1. Are you currently in the State?
Yes/No
2. Have you ever sought to claim International Protection / Asylum (i.e. protection from being harmed if sent to another country)?
Yes/No
3. Have you sought permission to land in the State on a previous occasion?
Yes/No
4. Have you been in the State on a previous occasion without permission?
Yes/No
5. Are you currently employed in the State?
Yes/No
6.Have you been employed in the State previously?
Yes/No
7. Are you married to, or in a civil partnership with, an Irish or EEA National?
Yes/No
8. Are you the spouse, civil partner or dependant of a person holding a current Employment Permit or holding any other type of
permission to work in the State
Yes/No

Özellikle 3. Soru çok mualla. diğeri de 5. Soru. Evet kayıtlı (paysliple) bi şekilde çalışıyorum ama bu student visa öyle bir hak tanıyor zaten.
0
filipis
(18.01.26)
Bence 3. soru 2. sorunun kapsamadığı diğer olağan dışı durumları soruyor. Yani standart bir turist ya da çalışma vizeniz olmadan ve uluslararası sığınma da sayılmayacak bir şekilde ülkede kalmak için izin istemek gibi. Tam emin değilim ama "Aile içi şiddetten kaçıyorum" gibi mesela.

5. soru ise standart bir soru gibi geldi bana; çalışma hakkından ya da vize türünden bağımsız çalışıyor musunuz diye sormuş. Ben olsam evet derdim.
0
salihdt
(18.01.26)
3. Yes ulkeye daha once ogrenci vizesi ile girdiginiz icin.
5. Yes ulkede ogrenci vizesinin size verdigi hak dahilinde yasal bir sekilde calistiginiz icin.
0
thetruenorthstrongandfree1
(18.01.26)
her iki soruya da evet demeniz gerekiyor.
bu arada, benden bir tavsiye, bürokratik islemlerde tereddütteyseniz üniversitenizde ögrenci olarak faydalanabileceginiz ücretsiz hukuk danismanlik bürosu vardir, hatta yabancilar icin ayri bir birimi bile oluyor. böyle evraklari onlarla doldurun.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.01.26)
(5)

Yatak neye göre nasıl seçilir?

paintit
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
0
paintit
(15.01.26)
serta perfect sleeper.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Kilonuza göre diye düşünüyorum. 100 kilo bir insana yumuşak gelen bir yatak 50 kilo insana sert gelebilir. Yatak genel olarak yumuşak olmamalı, omurga pozisyonunu korumalı. Yatağa yatınca şöyle bulutlara uzanıyor gibi olayım, pamuk gibi olsun bakış açısıyla alınan yatak pişmanlıktır, bizzat yaşadım. Omurgayı dik tutmadığı için ağrıyla uyanırsınız ama dediğim gibi kilolusunuzdur ve sizin omurganızı dik tutmuyorken zayıf birinde sorun olmayabilir mesela. Bu yüzden yatak nasıl olmalı sorusu için kullanıcı deneyimleri yanıltıcı olabilir. Genel olarak yatak orta sertlikte olmalı. Bayiye gidip test edip alınan yataktan da o kısa sürede edinilen izlenim doğru olmayabiliyor, yatak almak biraz zor bir iş bence ya. Test etme ve değiştirme imkanı sağlanıyorsa belirli bir süre içerisinde belki buna dikkat edebilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.01.26)
yatak kişiye özeldir, yumuşak sevende var, sert sevende. hemen hemen türkiye'de ki bütün yatak firmalarını tanırım. ben kendim bed&more savona ped 2000 kullanıyorum. kime önerdiysem de çok memnun kaldılar, ne çok sert ne de çok yumuşak ve inanılmaz rahat. onun dışında yatakçıları gezerek deneye yanıla seçebilirsiniz ama şunu unutmayın yatak satıcıları çok etkili satıcılardır satıcının etkisine girmeden seçmeye çalışın. ve mutlaka pazarlık yapın rekabet olduğu için inanılmaz fiyat düşüyorlar. bu bed&more türkiye'de bilinmez fakat direk patronlarını tanıyorum ana pazarları ingiltere haliyle belli bir kalitenin altına hiç inmiyorlar ve türkiye de fiyatları aşırı uygun.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
deneme süresi olan yataklardan almanızı öneririm.
eğer kötü olursa değiştirme imkanı veriyorlar.
ben ayrı eve çıktıktan sonra aldığım yataktan memnun kalmadım.
eski yatağımın aynısını aldım sonra. ama içeriği değişmişmiş. çok sert geldi, kullanamadım. 3. bir yeni yatak aldım. mağazada denediğimde innılmaz yumuşaktı. eve gönderilen ise mağazadakine göre 10 kat sertti diyebilirim. Kullandıkça biraz yumuşadı ama geceleri sürekli uyanıyorum ve boynum ağrıyor. bir ay kadar daha deneyip değiştirteceğim.
bir sonraki yatak nasıl olacak bilmiyorum.
bedenim ne istiyor onu anlamaya çalışıyorum.
şimdiye kadar anladığım kadrıyla, yatağın destek derecesinin az olması gerektiğini anladım. şu anki yatağın destek derecesi orta. yayların bedenimin ağırlığına verdiği tepki bedenimi ağrıtıyor. bir de yay üzerinde bir sürü katman olmasını da istemiyorum. Yay ve ince kat bir sürnger olmalı. yok keçe, yok elyaf, yok bilmem silikon, altı yedi çeşit dolgu bedenimin yay üzerinde hissettiği rahatlığı engelliyor.
yayların desteği, tepkisi az olmalı ama içine de gömülmemeliyim.
ikeada yaylı yataklar gördüm, tam istediğim gibi: yay ve süngerden ibaret. 120 gün deneme süresi var. uymazsa verdiğin parayı iade etmiyor ama başka bir şeyler satın alma imkanı veriyor.
0
santimantal
(18.01.26)
Ben burdaki lokal bir markanin otel yatagi koleksiyonundan sectim. Fiyatlari normal yataklardan yuksek oluyor ama bir daha omur boyu yatak almaniza gerek kalmiyor.
0
thetruenorthstrongandfree1
(18.01.26)
(6)

Beyrut güvenli mi?

ansya
Merhaba,İş için şubatta Beyrut ve Amman'a gitmem planlanıyor. Daha önceleri güvenlik nedeniyle buralara seyahatleri askıya almışlardı. Yakın zamanda giden ya da bilgisi olan var mı acaba güvenlik durumu hakkında?
Merhaba,
İş için şubatta Beyrut ve Amman'a gitmem planlanıyor. Daha önceleri güvenlik nedeniyle buralara seyahatleri askıya almışlardı. Yakın zamanda giden ya da bilgisi olan var mı acaba güvenlik durumu hakkında?
0
ansya
(15.01.26)
Beyrut bildigim kadariyla su anda asiri bir guvenlik sorunu yasamiyor ama gittiginizde surekli elektrik ve su kesintisiyle karsi karsiya kalacaksiniz onu soylemek isterim, ona gore bellk kalacaginiz otelin nasil imkanlari sorun. Patlamadan once de zaten duzenli kesinti oluyordu ancak gectigimiz yillarda cok daha kotu olmus.
-1
kassiopeia
(15.01.26)
Birden fazla kez gittim, filistin olaylarının başladığı gün oradaydım, sonrasında güvenlik sebebiyle ayağımı basmadım. Düzgün otellerde kaldım, yanımda acenta adamları oldu mutlaka. Bu şekilde sizi alacak, otele, havaalanına bırakacak birisi olursa iş için gitmek tercih meselesi.

Kredi kartı ile ödeme yapmaya çalışırsanız bir akşam yemeğine 450$ fiyat çıkabilir, nakit ödemede 10$ ile çözülür. Bol bol bozuk dolar olsun yanınızda.

Benim için ağır sıkıntılı bir bölge artık, muhtemelen ömrüm boyunca ayak basmam bir daha.
+1
kimlanbu
(16.01.26)
Beyrut guvenli mi yerine ne kadar tehlikeli diye sormalisiniz. farkli ulkelerin disisleri bakanliklarinin seyahat tavsiyelerini takip edin. Hemen hemen hepsi Beyrut'a seyahat edilmemesini tavsiye eder.
0
thetruenorthstrongandfree1
(16.01.26)
Yanıtlarınız için teşekkürler, ben de benzer düşünüyorum. ancak bölgedeki ofis ısrarla seyahatin güvenli olduğunu bildirip bu yönde planlamalar yapınca belki algım çarpıktır diye teyit istedim. bir şekilde reddetmeye çalışacağım.
0
🌸ansya
(16.01.26)
Hocam Beyrut' ta yaşayan arkadaşlarım güvenli olduğunu söylüyor, bundan önce 2 defa gittm, yine çağırıyorlar hatta, ama sizin durumunuzda Beyrut veya Amman' ın şu anda güvenli olup olmamasının zerre önemi yok bence zira Şubat' ta gideceğinizi söylüyorsunuz.

Beyrut' ta şu anda pespembe bir hayat tablosu olsa bile bu o coğrafyada maalesef 1 günde değişebilecek bi' şey.
+2
kumandanim
(16.01.26)
birkaç yıl önce dünyanın en tehlikeli ülkeleri diye bir haber yazısı okumuştum: o haberde en tehlikeli ülkelerden biri de Lübnan'dı.
0
santimantal
(18.01.26)
(10)

Su faturası kaçak durumunda (İSKİ)

egerbiryolcu
Evde fark edilmeyen bir kaçaktan dolayı fahiş fiyatlı bir fatura gelirse tesisat sonrası faturada düzenleme yapılmıyor mu? (Raporlu tesisat durumunda)İSKİ hiçbir şekilde müdahale etmeyiz diyor ama cevreden duymuştum bazı tesisatçılar rapor mu bir şey veriyorsa o numarayla gidip düzenleme talep edile
Evde fark edilmeyen bir kaçaktan dolayı fahiş fiyatlı bir fatura gelirse tesisat sonrası faturada düzenleme yapılmıyor mu? (Raporlu tesisat durumunda)

İSKİ hiçbir şekilde müdahale etmeyiz diyor ama cevreden duymuştum bazı tesisatçılar rapor mu bir şey veriyorsa o numarayla gidip düzenleme talep edilebilir diye. Asli astarı nedir?
0
egerbiryolcu
(14.01.26)
İlk kez böyle bir şey duydum. Hiç mantıklı gelmedi. Takipteyim.
+1
Mirket
(14.01.26)
Sayaçtan sonrasında problem varsa İski'nin ne suçu var...
+1
kimlanbu
(14.01.26)
@kimlanbu
Kim durduk yere her gün sayacını kontrol eder ? Kaçak olduğunu bilmeden astronomik bir fatura geliyor nasıl odeyeyim ki? Fark etsek zaten bu kadar yükselmesini beklemeden müdahale ederdik. 300 TL nerede 8 bin TL nerede
0
🌸egerbiryolcu
(14.01.26)
ufak bir ihtimal kaçak vardıysa eski aylara bakıp ortalama fiyat çıkartırlar.

iski değil ama sanırım bizim memlekette sayaç patlayınca komşuya böyle muamele yaptılardı.
0
qobel
(14.01.26)
fatura bir "ceza" olsaydı belki dediğiniz mantıklı olurdu da... yani sayaçtan sonraki kaçaklar için siz sorumlusunuz. su zayi olmuş ama "kullanılmış" sonuçta. böyle durumlarda konut sigortası falan varsa yardımcı olabilir belki.

kiracıysanız belki ev sahibinin bir çeşit sorumluluğu olabilir (kaçak iç tesisattaysa), ona bakmak lazım. tamirinden ve verdiği zarardan o sorumlu oluyor.

dediğiniz gibi bir uygulama olsa millet suyu foşur foşur kullanıp ay sonunda bir boruyu delip "ay kaçak varmış" der sistemin anasını ağlatırdı zaten.
0
robokot
(15.01.26)
Kacak tam oalrak nerede?
0
thetruenorthstrongandfree1
(15.01.26)
@thetruenorthstrongandfree1 klozette sifondan ipince bir şu siziyordu. Henüz yaptirmadik ama durdurduk ve sayaçtaki çark durdu. Eskiden de o su bazen sizardi ama bizim faturamiz hep 300 TL civarı gelirdi o yüzden hiç ihtimal vermemistik ondan kaynaklı olduğuna.

@robokot şoyle ilk defa böyle bir şey olmuşsa bir kereliğine böyle bir hak var diye duyduk. Onun için de bazı tesisatçılarda kaşe basma yetkisi oluyormuş yani bunu belgelemek gerekiyormuş bu hakkı talep etmek için.

Yoksa tabii ki her kacakta arızada talep edilmez ama mesela ben bu faturayla birlikte su sayacını arada kontrol etmem gerektiğini, musluklar kapalıyken çarkin dönüp dönmediğine dikkat etmem gerektiğini öğrendim. bu kaçak 15 bin TL ye de sebep olabilirdi. Elimizde olmayan bir şey için neden ödeme yapalım. Genel kullanıma bakıp oranlamalari bence garip olmamalı istisnai durumlarda diye düşünüyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
@egerbiryolcu,
Bu durumda faturayi odemekten baska careniz yok. Su sizdiran klozeti gormezden gelince boyle oluyor.
0
thetruenorthstrongandfree1
(16.01.26)
@egerbiryolcu o zaman dediginiz gibiyse, klozetteki ip gibi su kacagiyla olacak bir sey degil bence bu. son 3-4 ayın faturasını online edinip okunan değerleri bir karşılaştırın. çarkın dönmesi su harcanıyor demek evet, ama ne kadar hızlı döndüğü (ne kadar su kaçağı olduğu) da önemli. "bir kereliğine böyle bir hak" durumunu bilmiyordum ama sizin sorununuz başka olabilir o zaman, kaçak sebebiyle olduğu konusuna değil bir hata olduğu konusuna yoğunlaşabilirsiiz bence.
0
robokot
(16.01.26)
@robokot,

Pro ev sahibiyim. Daha once bazi kiracilarimin ihmalinden dolayi ayni durum birkac kez basima geldi. Inanmasi biraz guc olabilir ama orta seviyede su sizdiran tuvalet tanki "gunde" 500-1000 litre su sizdirabilir.
0
thetruenorthstrongandfree1
(16.01.26)
(6)

Motor Yağı seçimi

somon sosu
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
0
somon sosu
(13.01.26)
bosch servisçilere sor başkan.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Araç modelinin ilgili face gruplarında arama yap. Daha içi dolu bilgiler olabiliyor .
0
diyecevaplandı
(13.01.26)
reddit üyelik varsa soruyu kopyalıyorsun ve şu sub'da yayınlıyorsun. tam motor yağı sormalık mekan. bekleriz :)

www.reddit.com
0
unvergesslich
(13.01.26)
Clio 5 için 5w30 daha iyidir. Tamirci her zaman işine geleni koyar. Castrolun de aynı numaralı yağlarının farklı çeşitleri var. Ben po sevemedim kısa zamanda gürültülü çalışıyor.

Tam sentetik olsun. İkisi arasında castrol.
0
hebanon
(14.01.26)
Valvoline European Vehicle Full Synthetic SAE 5W-40
0
thetruenorthstrongandfree1
(14.01.26)
motul'un sitesindeki yağ seçici kullanılabilir. reno için rn17 onay kodlu ürünler kullanılabilir. 5w30 önerdi motul.

www.motul.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
(12)

Macbook Air pişman eder mi?

lafıolmaz
Windows kullanıcısıyım.Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sür
Windows kullanıcısıyım.

Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.
Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.
Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sürer mi alışmam?
0
lafıolmaz
(11.01.26)
Denemeden bilemezsiniz herhalde, o yüzden ikinci el alıp uymazsa zarar etmeden satabilirsiniz. Kişisel uygunluk dışında harika bir cihaz. Dertsiz, tasasız.
+1
orient blue
(11.01.26)
Selamlar, yaklaşık bir yıldır Macbook Air kullanıyorum. Daha önce iPhone bile kullanmadım ve kullandığım laptop beş senelik, buna rağmen alışması ve günlük işlere entegre etmesi sandığım kadar zor olmadı.
0
sekizdokuzon
(11.01.26)
Pişman etmez. En kötü bir aya alışırsınız. Dediğiniz açılardan rahatlık sağlıyor.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
Ben alışamadım, alet yatıyor. Onun yüzünden 5 kg laptopu taşıyorum oraya buraya.
0
lil siztah
(11.01.26)
Alışana kadar saçınızı başınızı yolup alışınca iyi ki almışım diyeceksiniz.
0
Mirket
(11.01.26)
bir geçtim ve bir daha da windows’a dönmedim. alışma periyodu gerekiyor.
0
eileengray
(11.01.26)
Uzun yıllar direndikten sonra 4-5 sene önce macbook aldım ben. Hayatımda harcadığım en iyi para olabilir.
Bataryası bozuldu, orası aktı burası koktu diye bir dert yok. Hala birebir ilk aldığım günkü gibi çalışıyor. Oldu da yenilemek istedin, satmak istesen hemen satarsın. Windows bir laptopta bu çok daha problemli. Antin kuntin her gün o driver güncellemesi, bu bilmemnesi falan yok. Asla üzeceğini düşünmüyorum. Al gitsin
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
işletim sistemine 1 haftada alıştım ben ama ileri seviye windows kullanıcısı ve bilgisayar müh öğrencisi olarak macos'u pek sevmedim. windows bilgisayarım olmasa her işimi bunla halledemezdim ama siz temel seviye şeyler için kullanacağınız için pek sorun olmaz muhtemelen işinizi görür.
0
hold the door
(11.01.26)
Yaklaşık 8 ay önce ben de burda sormuştum:
www.eksiduyuru.com

5,5 ay önce yani Ağustos ayında m4 air aldım. Windows'ta yapıp burada yapamadığım hiçbir şey yok, iyi ki aldım diyorum. Bir tek dosya kutusunda herhangi bir öğeyii ctrl+x yani kes olayını bulamadım. Belki burda bilen vardır beni de aydınlatır.

@cay koy geliyorum, sağ olsun aydınlattı. Klasörde bir öğeyi kes yapıştır için şöyle yapıyormuşuz: Dosyayı kopyaladıktan sonra, hangi dosyaya yapıştıracaksak oraya sağ tıkladığımızda "öğeyi yapıştır" diye bir seçenek çıkıyor malum. O da haliyle kopyalayıp yapıştırmak. Ama sağ tıkladıktan sonra option tuşuna basarsak "öğeyi buraya taşı" çıkıyor. Kesip yapıştırmış oluyoruz yani.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
macbook'a 10 sene evvel korkarak gectim.
alistiktan sonra ulan bundan once at diye essege biniyormusuz dedim.
ilk macbook 8 sene sikintisiz dayandi, ustune bir de sattim. orjinal pil 2500 devir yapmisti hala 3 saat sarj tutuyordu.
air candir, yapistir gitsin. dusunecek bisey yok.
0
cooperr
(11.01.26)
evet neden daha once almadim diye bir pismanlik yaratir.
0
antikadimag
(11.01.26)
Yeni Macbook Air'lerde Apple Intelligence ve siri var. Yapmak istedigin seyi ya da aklindaki soruyu sordugunda nasil yapildigini gosteriyor hatta cogu zaman senin icin yapiyor. Alismana yardimci olur.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(12.01.26)
(2)

Yatırım Soruları

namandigurai
Birikimimin tamamını şu anda AFT fonunda tutuyorum ve muhtemelen benzer bir şekilde devam edeceğim. Ancak fonun yıllık yönetim ücretinin oldukça yüksek olması beni düşündürüyor ve bu yüzden alternatifleri araştırıyorum. Bu noktada QQQ almak mantıklı bir seçenek olur mu? Bildiğim kadarıyla QQQ için p
Birikimimin tamamını şu anda AFT fonunda tutuyorum ve muhtemelen benzer bir şekilde devam edeceğim. Ancak fonun yıllık yönetim ücretinin oldukça yüksek olması beni düşündürüyor ve bu yüzden alternatifleri araştırıyorum. Bu noktada QQQ almak mantıklı bir seçenek olur mu? Bildiğim kadarıyla QQQ için parayı dolara çevirmek gerekiyor; bu durumda hem TL → USD hem de ileride USD → TL dönüşlerinde kur farkı maliyeti oluşacak. Sizce bu maliyetlere rağmen QQQ daha mantıklı olur mu, yoksa önerebileceğiniz başka benzer fon veya yatırım araçları var mı?
İkinci olarak, Midas sizce ne kadar güvenilir bir platform? Teorik olarak bir gün faaliyetlerini sonlandırma veya lisans iptali gibi bir risk söz konusu olabilir mi? Son dönemde bazı finansal kurumların lisanslarının iptal edildiğini görüyoruz. Bu tür riskleri göz önüne aldığımızda, daha yüksek komisyon ödemeyi göze alıp bankalar üzerinden devam etmek mi daha güvenli olur?
0
namandigurai
(11.01.26)
Ben sadece iki konuya dikkat çekmek isterim.
Birincisi, yatırımda asla tüm yumurtalar aynı sepete konmamalı. Yatırım araçları çeşitlendirilmeli. Sadece Amerikan teknoloji hisse yatırımı düşünüyorsunuz ve bu işi bilen neredeyse herkes orada bir balon olduğunu söylüyor. Vardır ya da yoktur, bilemem de tüm gücünüzle oraya abanmayın bence.
İkincisi direkt amerikan borsasına yatırım yapacaksanız vergi otomatik ödenmiyor kendiniz ödemelisiniz. O konuya vakıf olun.
+1
Mirket
(11.01.26)
Abicim, getirisi yuksek olan fonun riski de yuksek oluyor. QQQ Nasdaq'in en iyi 100 sirketi'nin hisseleri. Bunlarin %60 teknoloji sirketi. Yuksek risk, yuksek getiri...

Ayni indexi takip eden, ayni performansi saglayan daha ucuz fonlar var. Mesela QQQ yerine QQQM. QQQ'nun ucreti 0.20%, QQQM'in 0.15%.

Getirileri arasindaki fark da mikroskobik.
1. yil
QQQ : 19.45%
QQQM : 19.53%
3. yil
QQQ : 33.16%
QQQM : 33.28%
5. yil
QQQ 15.87%
QQQM 15.96%

QQQM'in kesintisi daha az.

QQQ 2000-2002 arasi %80 deger kaybetmis bu arada...

Daha stabil birseyler istiyorsan VTI. Getirisi az, riski daha dusuk. VTI butun US marketi takip ediyor. buyuk/kucuk binlerce sirket var icinde.

En mantikli kombinasyonlardan biri VTI+VXUS. VXUS'un icinde bir suru iyi sirket var. Toyota'dan Nestleye, Sony'den Tayvandaki yari iletken cip ureten sirkete kadar US disinda sirket var. Getirilerine google'dan bakabilirsin.

Sadece uzun sure ve duzenli yatirimla para kazaniliyor. Altin kural bu. Diger turlu kisa surede cabuk zengin olmak falan ortalama yatirimci icin hep husranla sonuclaniyor.
0
thetruenorthstrongandfree1
(11.01.26)
(6)

Yabancı ehliyetim varken Türk ehliyetinin süresi geçtiği için ceza yedim

ferishtah
Merhabalar,Ne zaman başım dara düşse buraya yazıyorum :)AB üyesi bir ülkenin geçerli ehliyetine sahip olmama rağmen Türkiye’de Türk ehliyetimin süresi geçtiği gerekçesiyle trafik cezası aldım. Türkiye’ye tatil için geçen hafta geldim ve bu gece rutin bir trafik kontrolü sırasında Türk ehliyetimi yen
Merhabalar,
Ne zaman başım dara düşse buraya yazıyorum :)

AB üyesi bir ülkenin geçerli ehliyetine sahip olmama rağmen Türkiye’de Türk ehliyetimin süresi geçtiği gerekçesiyle trafik cezası aldım. Türkiye’ye tatil için geçen hafta geldim ve bu gece rutin bir trafik kontrolü sırasında Türk ehliyetimi yenilemediğim için polis direkt ceza yazdı. Yabancı ehliyetime hiç bakmadı bile.

Türk ehliyetimi yıllar önce kaybettiğim için yenilemeyle hiç uğraşmadım. 12 yıldır ara ara git gel yapıyorum ve ilk kez böyle bir durumla karşılaştım.

Bu gerçekten yasal bir uygulama mı?
Bu işin içinden en kolay ve en hızlı şekilde nasıl çıkabilirim (Türk ehliyeti kayıp)?

Sevgiler.
0
ferishtah
(11.01.26)
Twitter’da birinin başına aynısı gelmişti. Bi arama yapın, nasıl ilerlediğini öğrenin.

Ehliyeti yenilemediği içinmiş ceza. Ama zaten o ehliyet artık yok, o yüzden yenilememiş.

Emniyetin ve dış işlerinin web sitelerindeki bilgi birbiriyle çelişiyormuş, birileri biraz uğraşacak. Bir süre sonra düzelir herhalde bu saçmalık.

Ekleme: Twitter değil tiktokmuş. Kullanıcı adı: busbasa
5 gün önce atmış videoyu. Diğer platformlarda da vardır belki aynı kişi.
+1
michael_knight
(11.01.26)
Ben de merak ettigim icin biraz bakindim.
Kaynak: Karayollari Trafik Kanunu Madde 39 ve 118

Turk Ehliyeti Olan Birinin Yabanci Ehliyet Kullanmamasi

* Bir kisinin Turk ehliyeti varsa, Turkiye’de arac kullanirken o ehliyet gecerlidir.
* Turk ehliyeti suresi dolmussa, kisi ehliyetsiz arac kullanmis sayilir.
* Suresi dolmus ehliyet, hukuken gecersiz kabul edilir.

Bu yuzden polis yabanci ehliyete bakmaz, cunku sistemde Turk ehliyeti gorunuyorsa yabanci ehliyet devre disi kalir.

Yalniz sistemde bir problem var. Mesela Kanada'da ehliyet alirken Turk ehliyetini teslim etmen gerekiyor. Cift ehliyet bulunduramiyorsun bildigim kadariyla.

Kaynak: A driver may not apply for, secure or retain in his or her possession more than one driver's licence," Section 35.1e of Ontario's Highway Traffic Act.

Yalniz burda farkli ulkelerden alinan ehliyet mi kastediliyor yoksa farkli province'lerden ayni anda iki ehliyet alamazsina mi getiriyor tam bilmiyorum.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(11.01.26)
gavuristanda polis cevirse, ehliyet olarak oranin ehliyetinin suresi gectigi icin turk ehliyetini versen, ceza yer misin?

diyelim ki bu kafana yatti yasal olarak ceza dogru, cezadan nasil kurtuluyoruz? odeyerek..
-6
cooperr
(11.01.26)
yurt dışındaki sürücü belgenizi türkiyedeki belgenizi dönüştürerek mi yoksa sıfırdan başvurarak mı almıştınız?
eğer sıfırdan almışsanız iki ülkenin sürücü belgeleri eşlenmediği için sorun yaşadınız. cezayı ödeyin. sonra yurt dışında yaşadığınızı gösterir resmi makamdan alınmış ikamet kaydıyla (yaptırmamışsanız da cezasını ödeyerek bulunduğunuz ülkedeki konsolosluktan geriye dönük ikamet kaydı yaptırabilirsiniz) ve yabancı sürücü belgenizle cezaya itirazda bulunun.

eğer mevcut sürücü belgenizi dönüştürmüşseniz sistemsel hatayı işaret ederek cezayı iptal ettirebilirsiniz.
+1
tnz
(11.01.26)
@michael_knigh, cok tesekkurler. cok yardimci oldu.
@thetruenorthstrongandfree1, tesekkurler. haklisiniz. olay tam olarak bu:
"* Bir kisinin Turk ehliyeti varsa, Turkiye’de arac kullanirken o ehliyet gecerlidir.
* Turk ehliyeti suresi dolmussa, kisi ehliyetsiz arac kullanmis sayilir."

@cooperr, asiri alakasiz olmus. sence yardimci olabilecek bir cevap mi yazdin?
yabanci ulkede orada yasigim icin sorun yasardim (turk ehliyetini ilk 2 yil hicbir sey yapmadan zaten kullanabildim).
turkiye'ye senede iki kez tatil icin geliyorum. nufus kaydim da yabanci ulkede.
yabanci ehliyetle turkiye'de zaten arac kullanilabiliyor (dis isleri bakanligi).
benim sorum da zaten "nasil odemem?" degil, en kisa yoldan bunu cozup nasil yeniden arac kullanabilirimdi.

@tnz, tesekkurler. sifirdan yurtdisinda ehliyet aldim. donusturme olmuyordu.
nufus kaydim da yabanci ulkede senelerdir.
0
🌸ferishtah
(11.01.26)
@feristah

yabanci ehliyetle turkiye'de arac kullaniliyor ama sen "yabanci" degilsin.
cift vatandaslik, ya da baska ulkede oturum sahibi olman, ya da baska ulkede ikamet etmen, seni anavatanda bazi kanun kurallardan muaf yapmiyor. verdigim cevap gayet net ve alakali. en kisa yoldan cozmen icin de cezayi odeyeceksin iste :)
-2
cooperr
(11.01.26)
(10)

Arbre'yi neden eksiliyorsunuz?

hold the door
sb
sb
-66
hold the door
(10.01.26)
Hahahaha 18 eksi almış :)
Cevap: Ben eksilemiyorum. Yani arbre yazdığı için eksilemiyorum. Binaenaleyh, hiçbir duyuruyu/cevabı yazan kişinin kim olduğundan dolayı eksilemiyorum.
+1
yadigar
(10.01.26)
Eksilemiyorum ama kadınlar bu herife gıcık kapmakta haklı. Kadınlar konusunda acımasız ve duygusuz.
Aslında ılımlı biri. Oturup konuşur tartışırsın ama kadın....
+3
luluki
(10.01.26)
Ben sadece bana abuk sabuk mesaj atanlari engelliyordum. Bunlara simdi Arbre'yi eklemek zorunda kaldim. Hayat tecrubesi ya da bilgisi olmadigi konularda ahkam kesiyordu. Basta bir seyler ogrenmek isteyen genc biri oldugunu dusundugum icin anlayisli olmaya calistim ama zamanla duyurularini okumak hem gereksiz hem yorucu hale geldi... Simdi onu mallara ekleyip, susturunca duyuru biraz daha sakinlesti. iyi oldu.
+12
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
Asıl soru arbre 5-10 tane eksi alırken senin sorun nasıl oldu da 30+ eksi alabildi?
+6
mikro patlama
(10.01.26)
arbrenin antitezi vardı burada. ne yazsa cevap veriyordu o bile yıldı gitti.
+1
mikahakkinen
(10.01.26)
-38 olmuş :) bir eksi daha alırsa ben de eksi vereceğim, yuvarlak 40 olsun :))
Edit: verdim ve 40!
+1
yadigar
(10.01.26)
eksilemiyorum. engelli bende.
+4
gabe h coud
(10.01.26)
Bence çok kişide engelli o yüzden ona eksi 5 6 gibi ama bu duyuruya maşallah 41 kere ahsha
Bende engelli değil ama Eksilemiyorum fakat genel olarak eksilenen kullanıcıların durumu pek de sürpriz gibi gelmiyor bana.
+6
kisa
(10.01.26)
Şu sürekli kendini öven Kanadalı zengin arkadaşa sahip çıkmıştım. Herkes dışlıyordu. Açık açık mallara ekledim yazmış. Hahahaha. Hiç güleceğim yoktu. Normal insanlar olmadıkları için eksiliyorlar. Cevap bu. :) Beni engellemekle uğraştırmadıkları için de teşekkür ediyorum.
-12
arbre
(10.01.26)
Kompleksli, saldırgan ve yıllardır kendisini olduğundan bambaşka göstermeye çalışan biri olduğu için bende epeydir engelli. Benzer şekilde ekürisi olan teyzenin farklı dönemlerde açtığı hesaplar da engelli. Sürekli anlamsız şeyler yazan ve insanları rahatsız eden birilerinin soru ya da cevaplarını eksilemeyi geçtim okumakla dahi uğraşamam maalesef.
+12
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.26)
(9)

Macbook pro para israfı mı?

hold the door
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.

programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş yolduruyor. diğer işler için de çok verim alamıyorum.

ben bu alete neden 100k para verdim diye sorgulayıp duruyorum. Tek artısı pili iyi gidiyor, ona da çok gerek yok okulda her masada priz var.

macbook air f/p olabilir 30-40 bine macbook air alıyor da bendekş 48 gb ramli m4 pro işlemcili mbp, geçen sene 104k verdim öğrenci indirimi ile şu an 130k falan bence para israfı.

siz ne düşünüyorsunuz?
0
hold the door
(10.01.26)
kodlama yapılacak bir şeye bu meblağ verilmez. İhtiyacın kendisine değil de popülariteye gittti o para .
Kodlama da hata vs olmasa , işlerin yolunda gitse bile o tutarın çok altında normal şekilde bu tür işleri yürütecek başka sistemler de var.

Aldığın Ferrari köy yolunda, köy işlerine bakacaksa burada hız yapmanın pahalılığın hiç bir anlamı yok .
+1
diyecevaplandı
(10.01.26)
sadece kodlama değil AI/ML işleri için güçlü bir pc lazımdı web sitesi yazmıyorum neticede ama yine de bu paraya değmez gibi. pc teknoloji cahili değilim hatta bunlar benim hobimdir ama bu sefer fena tuzağa düştüm. neyse giren şemsiye açılmazmış. en azından min. 5 sene götürür bu beni.
0
🌸hold the door
(10.01.26)
macOS pişmanlıktır. tarz görüncem diye birçok rahatlıktan vazgeçmek zorunda kalacaksın. sakın alma. hele ki yazılımcı için windowstan şaşma. bazı kritik uygulamalar masOS'de desteklenmiyor.
-1
plastic_angel
(10.01.26)
zaten aldım hocam 1 senelik kullanıcı olarak memnun kalmadım
0
🌸hold the door
(10.01.26)
yazilimci icin windows'tan sasma gibi oneriler sacmalik. microsoft ekosistemi icin yazilim gelistirmek disinda kod yazan birinin windows kullanmasi icin hicbir sebep yok. unix-like bir sistemden sasmamak gerek, macos olmasa bile linux distrolarindan birini kullanmak cok faydali.

> bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok.
c ya da c++ programlamada problem toollarin diger diller kadar (ornegin rust) developer friendly olmamasi. visual studio gibi bir sey kullanmak gorunuste cozuyor olabilir ama visual studio'nun gizledigi detaylar gercek hayatta onemli. ama yine de c++ gelistirmede macos yine de ilk tercihim olmazdi tabii. ama ide sebebiyle degil. valgrind, perf aracinin olmamasi vs sebebiyle olurdu, alternatif olarak linux kullanirdim ama ide setupim degismezdi.

sonucta profesyonel olarak yazilim gelistiren birinin macbook kullanmasi gayet makul. ama zaten profesyonel olarak yazilim gelistirirken kendi bilgisayarini kullanmiyorsun. sirket 3-5 bilgisayar secenegi sunuyor en fazla onlardan birini seciyorsun. bazen linux ya da mac secenegi bile olmuyor. muhendislik ogrencisi olarak o kadar pahali bir sey kullanmak sart degil ama kotu bir satin alma karari da degil eger oglen yemeginden kisip almadiysan.
+1
ghilleinthemist
(10.01.26)
ben 4 yıldır macos kullanıyorum. çok memnunum.
iphone kullanmak istemiyorum, ama bilgisayarla olan ortaklığı sebebiyle telefonumu da değiştirmiyorum.

macos işletim sistemi güzel.
windows'tan ilk geçtiğimde bazı şeyleri can sıkıcı gelmişti. hala bile windows'ta bazı şeyleri özlediğimi farkediyorum ama ciddi bir eksiklik de yok açıkçası. bazı şeyler alışkanlık sadece.

batarya ömrü, malzeme kalitesi, ekran canlılığı ve en çok da touchpad'in kullanışlılığı sayesinde macbook bundan sonra da kullanacağım ürün. ben 4 yıldır mouse kullanmıyorum.

apple politikaları, bazı uygulamaların ücretli ve fahiş oluşu eleştirilebilir ama yazılımla az-çok ilgili kişi için bu çok sorun olmasa gerek çünkü ben bir çok ücretli yazılımın açık kaynak alternatifini kullanıyorum. hatta swift bilmediğim halde ai ile ufak bir kaç tool yazdım kendime.

ben mobile/web işleri yapıyorum. o yüzden windows bağımlılığım yok.
ama zaten dotnet core'dan sonra artık microsoft ürünlerinin de windows bağımlılığı pek kalmadı.

kurumsal ihtiyaçlar dışında macos çoğu kişiyi tatmin edecek yelpazeye sahip.

bende iki macbook var. biri işten verilen m3, diğeri kendime ait 2019 i9. günlük kullanım için performans farkı hissetmiyorum şarj ve ısınma dışında.

bir kaç ufak build alırken bile m işlemci farkını hissettiriyor. az-çok güç gerektiren işlerde kendini belli ediyor.

bunca para verdik, boşuna aldık olaylarına girme hiç
istersen ver bana :) ben işten kovuldum, bir kaç gün sonra m3'ü iade edeceğim. i9'u kullanmam gerekecek build gibi güç gerektiren işlerde de.

ha bi de, muhtemelen mezun olana dek bunu kullanırsın ve mezun olduğunda bile hala işini görmeye devam eder. sonra zaten iş yerinden bilgisayar verirler, bunu kişisel kullanımında ve deneysel işlerde tercih edersin.

jetbrains'in xcode alternatifi bir ürünü var.
xcode gerçekten hantal ve swift'te ya da ios/macos uygulamalarında ona muhtacız. benim öğrenci lisansım olmadığı için denemedim. deneyebilirsiniz. vscode hataları pek olmuyor onu anlamadım. dotnet kullanan arkadaşlar da sorunsuz kullanıyorlardı debug ve diğer feature'larını.
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
Abicim, is yukune gore yanlis bir cihaz secmissin.

Macbook'a sallamanin. MacOs soyle kotu boyle islevsiz demenin bir alemi yok.
0
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
Bana kardeşimden air i3 kaldı.lk macOS deneyimimdi.

6-7 aydan sonra şunu söyleyebilirim, her işimi halledebileceğim bir bilgisayar değil.

En basitinden, daha doğru düzgün bir zip yöneticisi yok! Elimde çok yüksek boyutlu zip dosyaları var, unzip yapmadan istediğim dosyayı çıkarmam gerekiyor. Terminalden oluyor ama hiç pratik değil. Ayrıca dosyaların ismi çok uzun ve Korece karakterler var.

Buna en yakın peazip buldum ama Windows’taki gibi değil. İç içe geçmiş zip olunca, içteki zipi unzip yapıyor falan.

Pi pico için kodlama da çok başımı ağrıttı.

Ama bunlara ek; taşınabilirliği harika. Kuş gibi. Buna ek ekranı ve hoparlörü çok iyi.

Ben şahsen macbooku an bilgisayar gibi görmüyorum, sadece böyle ek işleri dışarıdayken yapmalık bilgisayar benim için.
0
substituent
(10.01.26)
yılların windowscusu olarak gaza gelip macbook aldım 4 yıl önce M1 işlemcili.
telefonum iphone, tablet ipad, saat i watch, bunların konfigürasyonunu seviyorum ama hala mac'a alışamadım.
Sorun benlik diye düşünüyordum ama galiba sarj süresi ve ekran kalitesi hariç mac pek iyi bir bilgisayar değil.
+1
kuzey li
(10.01.26)
(6)

Overstayler bir ülkeye girişte kontrol ediliyor mu?

michael harddd
Geçmişte bir overstay durumum var. Bu seyahatimde sorun yaratır mı?
Geçmişte bir overstay durumum var. Bu seyahatimde sorun yaratır mı?
-1
michael harddd
(10.01.26)
ice ice baby :)
-5
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
hangi ulke? abd ise o vizeyle tekrar giremezsin. hatta kisa vadede yeni vize de alamazsin.
0
antikadimag
(10.01.26)
yani yaratmamasi garip olmaz miydi sence. caydirici bir yani olmasi lazim.
+2
hot potato
(10.01.26)
çıkışta ne demişlerdi?
0
co2s2
(11.01.26)
hiçbir şey demediler
0
🌸michael harddd
(11.01.26)
ulkeden ulkeye de degisiyor. hangi ulke?
0
robokot
(11.01.26)
(12)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba bir ihtiyac bir gereklilik. Araba luks degil. Jenerasyonlar boyunca vediginiz vergilerin bir dolusu yol yapiminda kullaniliyor. O yollari kullanin aslanim.

Birak sanayisini, benzinini... ben buna degerim diye dusuneceksin.

Ben Sovyetler Birliginde dogdum. Dedem 7 sene sira bekledi lada alabilmek icin....
Ben su an en buyuk V8 motorlu ne varsa, en yuksek paket ne varsa onu alip, biniyorum. Sanayisi, ustasi, benzini, trafigi umrumda degil.
0
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(15)

ev sahipleri neden böyle?

art cat chocolate
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş.
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.

emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş. dedim o eve aile sığmaz ki???!!! devlet memuru kefil göstereyim, 10 yıldır aynı evdeyim hiç kira aksatmadım ev sahibimle konuşsun dedim vs ama... emlakçı, ben de laf geçiremiyorum işte ikna olmuyor dedi.

alsın evini başına çalsın.

böyle durumlarda yapılabilecek bir şey yok mu? bu ev sahipleri böyle kiracı seçiyorken biz bekarlar ne yapalım? başka bir arkadaşım da aynı sebepten bulduğu evlere çıkamadı.

baktığımız konum da kadıköy yani... ümraniye'den bina alsaymış.
-2
art cat chocolate
(09.01.26)
O zihniyeti aşmak zor. Kirayı kendi başınıza resen arttırmak bir çözüm olabilir yoksa evlenmeniz gerek .
1.09 - 1.24 arası :
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
@diyecevaplandı zaten daha fazla verebilecek olsam o eve çıkmam :((
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
konunun cevabı belki değil ama bir örnek vermek istiyorum.

oturduğum evin alt katı çok büyük bir dükkan. vitrini bekli de bölgenin en iyi görüşe sahip. deposu vs herkesi cezbedebilecek türden. ama önceki kiracısı maalesef hakkını veremiyordu ve iş yapamıyordu. hal böyle olunca dükkan sahibiyle de anlaşamadı ve çıkmak zorunda kaldı.

böyle bir dükkanın bölgedeki en iyi fiyattan yeni kiracısına verileceğini düşünebilirsiniz ama dükkan sahibi bunun yerine ederinden çok uygun bir fiyata bölgenin en güvenilir esnaflarından birisine vermeyi tercih etti. eminim ki kafasındaki düşünce şu yönde, x kişiye 100 binden vereceğim ama kirayı öder mi, şöyle zorluk çıkarır mı, diğer kiracılara laf atar mı, anlaşamaz mı derdiyle uğraşacağına bildiğin kişiye 50 bine ver, her ay veya yıllık neyse paran gelsin, kimseyle uğraşma herkes iyi geçinsin sen de rahat et.

bu arada bizim ev sahibinin de hatrı sayılır miktarda mülkü var. çeyreği bende olsa çok farklı bir hayat yaşardım muhtemelen.
+1
bravoteam
(09.01.26)
Kiraci secmede sarti olabilir. Fiyati uygun da tutmus. Sorun nerede?
+3
osssy
(09.01.26)
hayat işte ben de kendi şansımı anlatayım
ev sahibim tüm binanın sahibi. Evi tutarken konuşurken 2 şartım var dedi; evli olmaması ve hayvan sever olması. :D
apartman da böyle giriş katında ünlü bir lgbt cafesi var tüm apartman bekar ve köpekli kedili.
+2
croswell
(09.01.26)
Bende karşıt görüş sunayım; bizim duvar bitisigimiz bekar adam, gecenin 3 ünde hayvan gibi 4-5 kişi gülüp eğleniyorlar. Lavuk gece yaşıyor, apartmanın çoğu yaşlı veya gündüz işe gidip gece uyuyan insanlar.

Adam apartmanın düzenini bozulma riskini en aza indirmek istiyor olabilir. Siz sakin bir yapıda olabilirsiniz ancak ev sahibi bunu bilemez.
+7
mirty
(09.01.26)
Bekar adam eve karı kız atar partiler yapar gürültü yapıp huzursuzluk çıkarır kafası bu.
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
ya evet bekar evi batırma konusunda daha potansiyelli ev sahiplerini de anlıyorum. Arkadaşım aynı apartmanda bir üst kattaki eve çıktı ki inşaat bittiğinden beri oturuyor. 0 daireydi. Kendi oturduğu eve çok temiz baktı. Bir üst katta ise diyetisyen bir kız yaşıyordu. Evden 1 ayda sigara kokusu çıkmadı duvarlar sapsarı, beyaz kapılar bile sararmıştı. Sürekli partileyen bir tipmiş. Bu kirlenen evin sahipleri de yurt dışında yaşayan yaşlı çok tatlı bir çift. Bir de böyle durumlar var tabii
0
croswell
(09.01.26)
uğraşırım derseniz bu konuda daha önce ceza almış ev sahipleri var.

(bkz: bekara ev vermeyen ev sahibine ve emlakçıya ceza)
www.hurriyet.com.tr
+1
inheritance
(09.01.26)
herkes kendince haklı çıkar.
adamınsa ve komple aile apartmanı ise sosyal bekar düzeni bozabilir diye düşünmüş.
altıntepe taraflarına gel gayet güzel evler var bekar arkadaşlar mis gibi yaşıyor.
0
jamswety
(09.01.26)
ev sahibi o kafadaysa o eve çıksan bile rahat rahat oturamazdın emin ol. başka kurtulmuş oluyorsun böylelerinden.
+3
jelly bear
(09.01.26)
açıkçası ben ev sahibinin kiracı seçmesine karşı değilim :) durun vurmayın dfgdfjghj

yani şöyler herkesin kendine göre bir yaşam tarzı var ve buna uygun insanlara ev kiralamak istemeleri normal bence. diğer türlü evi kiralayıp sonra da o kişinin yaşam tarzından şikayetlenmek bundan rahatsız olmak ve bu rahatsızlığı o kişiye de yansıtmaktansa böyle baştan kabul etmemek daha iyi gibi geliyor.

muhtemeln bu ilanı veren kişi daha önce bekara vermiştir bir takım sıkıntılar yaşamıştır ondan sonra artık vermemeye karar vermiştir. bence herkes kiracısını seçmekte titiz davransın çünkü yasalar 10+ yıldan önce kiracıyı çıkaramayacağını düzenliyor. 10 küsür yıl muhatap olacağın kişiyi de seçmek istemek hak bence.
+2
Sadece soruyorum
(09.01.26)
kiracı seçme hakları tabii ki olamaz. o zaman marketler ve mağazalar da müşteri seçsin. olur mu öyle şey? o zaman ben de bir bina alayım ve vejetaryen veya vegan olmayan ya da kedisi olmayan kimseyi kiracı yapmayayım. hatta sigara içenlere ev vermeyeyim var ya ağlayan, söven ne kadar çok olur bak o zaman. hem siz taksiciler müşteri seçiyor diye kızıyorsunuzdur mesela.

cemaat evi midir nedir, nasıl saçma bir kafaysa...

ben kadınım. bu evde onuncu yılımdayım. içkim sigaram vs. hiçbir şeyim yok. eve zarar vermedim. gürültü yapmadım. evi kerhaneye de çevirmedim. bir gün bile kiramı geciktirmedim. evde yüksek sesle müzik bile dinlemem. diğer ev arayan arkadaşım da kadın ve o da benim gibi. sessiz sakin insanlarız. ayılar yüzünden neden olan bize oluyor?
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
Ev sahibinin kiracı seçme hakkı elbette var. Manav değil ki bu patatesi verdim, yolladım gibi bir alışveriş olmayacak. Her şey yolunda giderse yıllarca bu insana ait bir evin kullanımını verecek size.

Bununla birlikte, aynı rezil durumu bikaç sene önce ben de yaşadım. Kadıköyde tek başıma yaşamak için ev ararken bulduğum, kafama yatan aşağı yukarı 10 tane evi bekar olduğum için vermediler. İnsanı gerçekten çıldırtan bir durum. Sanki bekar adamlar akşam eve gelip duvarları kemiriyormuş gibi bir muamele. Bir tanesi şey demişti hatta "ilgilenen çok tatlı çiftler var" ??? Yani amk?
Sanki çiftler kirayı parayla öderken, bekarlar öpücük veriyormuş gibi salak saçma bir durum. Maalesef bunlar var.
Sonra yanlışlıkla ev buldum 4 sene kadar yaşadım. 2 ay önce kadıköyde başka bir yere taşındım, yine tek başıma ve bu seferki ev sahibi zerre umursamadı mesela. Herhangi bir şey sormadı bile konuyla alakalı. Marji bir tip. Sevdim.


edit: bu arada bu meselenin etrafından dönmek için arkadaşlarımın uygulayıp sonuç aldığı bir taktik var. Eş dost bir arkadaşınızı yanınızda götürün eve bakmaya giderken, nişanlım diye tanıştırın. Olur da 1-2 sene sonra yanlışlıkla "baba sen naptın evlenmedin mi hala ya" diye sorarlarsa da "abi yürümedi be" dersiniz. Bitti gitti. Net çalışıyor bu arada bu taktik şakasız.
0
cay koy geliyorum
(09.01.26)
PRO olarak hem bina hem ev sahibiyim. 100% tecrubeyle sabit bazi kiraci profillerinin sorun cikarmaya daha yatkin oldugunu dusunuyorum. Risk yonetimi bir nevi bunu gerektiriyor.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
(8)

Tasinabilir aku takviye cihazi oneri

kirlipam
Merhaba,60a akusu olan Benzinli bir arac icin su tasinabilir aku takviye cihazlarindan almak istiyorum ama degisik degisim.markalar var ve fiyatlari inanilmaz degisken.Var mi kullanan duyuruda? Ne onerirsiniz?
Merhaba,

60a akusu olan Benzinli bir arac icin su tasinabilir aku takviye cihazlarindan almak istiyorum ama degisik degisim.markalar var ve fiyatlari inanilmaz degisken.

Var mi kullanan duyuruda? Ne onerirsiniz?
0
kirlipam
(04.01.26)
Aha aradığım duyuru eşimin araç 2 defa akü yüzünden kaldı bende alacağım bundan takipteyim
0
basond
(04.01.26)
ben şundan almıştım, aldığım gibi de akü bağlantısını söküp bunla çalışıyor mu denedim. sorunsuz çalıştırdı. sonra aylarca kullanmamama rağmen seviyesini kontrol ettim, kendi kendine azalmamıştı da.

www.trendyol.com
0
shadowfollower
(04.01.26)
takviye derken, o an çalıştırsın diyeyse "jump starter" olarak çıkanların hepsi iş görmeli. (tekere hava basabilenleri var ben ondan almıştım. Yurtdışında aldım o yüzden marka vermiyorum)

Fakat takviyeden kasıt "doldursun" ise, aküyü söküp eve götürüp prize takabileceğiniz cihazlar var baya evde şarj ediyorsunuz. O ayrı bişey. Osram'ın falan vardı.
0
nhk ni youkosu
(04.01.26)
@nhk ni youkosu

jump starter ya. kaldı araba kapı önünde :)

@shadowfollower

sana güveniyorum ve sipariş veriyorum :)
0
🌸kirlipam
(04.01.26)
OSRAM BATTERYJumpstart 1000 aldım. markasını ilk kez duyduğum ürünlere güvenmek istemedim. 1.5 aydır filan da her gün kullanıyorum aküm tamamen bitik durumda, geçen benzinlikte durdum 3-5dk depo doldurduktan sonra bile marş basmadı öyle diyim :D sadece anlık stop edersem hemen denediğimde marş basabiliyor veya havanın biraz iyi olduğu günlerde öyle benzinlikte duraksama sonrası zorlansa da basıyor bi şekilde akü 2-3 saat durduktan sonra denediğimde led tavan lambasını bile yakamıyor :D çok çok kısa süre sonra marş basmıyorsam hep takviyeyle çalıştırmam gerekiyor, cihazdan memnunum rahat çalıştırıyor aracı.

tamamen bitik aküyle de çalışabilen modellerden, anlık peak 1000a verebiliyor 3 saniye süreyle 250a
5l benzinli 2l dizele kadar yeterli diyor.

üzerinde 4 ledli şarj göstergesi var 1.5 benzinli aracı 3 kez çalıştırdığımda 3 ışık kalmış oluyor.
0
konetsu
(05.01.26)
Tr'de fiyatlari bilmiyorum ama burda yeni aku ile jump starter fiyatlari hemen hemen ayni. Orda da akuyu degistirmek daha mantikli degil mi? Bu sayede 3-5 yil sorunsuz kullanabilirsin. Takviye acil durumlar icin...

Ayrica takviye ile arabayi calistirdiginda duracagin yere kadar, bir iki saat kadar sorunsuz gidebiliyorsan akuyu degistirmen gerek. Aku bitmistir. Takviyeyle calistirdiginda kisa bir sure sonra arac duruyorsa, aku saglamdir motor akuyu sarj etmiyor olabilir.
0
thetruenorthstrongandfree1
(05.01.26)
thetruenorthstrongandfree1 akü arızalıysa takviye akü değişiminin yerini tutmaz tabiki sağlam akü olacak önce. ama takviyenin bulunması kafa rahatlatır. bi gün gider tavan lambasını vs. açık unutursun döndüğünde araba çalışmaz mesela, veya havalar iyiyken çalışan akü aslında ömrünün sonundadır havaların soğuduğu bi gün çalışmaz, veya karda vs. sürmemeyi tercih edersin kışın araba yatar sonra çalışmaz gibi gibi... çok pahalı bişey değil sonuçta el altında durması iyidir.

aracı ben aylardır bu sorunlu aküyle kullanıyorum araçta sıkıntı yok, ekimde aracı aldım kasım ortalarına kadar günlük kullanırken çok sorun olmadı çalıştı genelde. 2 gün yattığında daha takviye yokken bir kez vurdurdum bir kez de devir işleri için şehir dışına gittim araçla gitmemiştim döndüğümde çalışmamıştı, havalar soğuyana kadar bunun haricinde idare etti. multimetreyle filan araç çalışırken, yol yapıp park ettikten sonra ve araba 15-16 saat yattıktan sonra vs. ölçüm yaptım 12.7v'da bıraktığım aküyü ertesi gün 11.7 mi ne görmüştüm küçük bi yük altında da voltaj ciddi düşüyordu, mesela sadece dörtlüleri yakmam 11.2-11.3v seviyelerine indiriyordu.

inci akü bayisinde istediğim akü yoktu, siparişler de 5 ocakta açılacak dedi ondan idare ettim bu şekilde. takviye olmasa mecbur ne bulsam alacaktım. elinde aracıma uyumlu sadece 45ah vardı, 55ah sipariş vereceğim bugün arayıp. takviye cihazıyla çalıştırma imkanım olması beni küçük veya eski akü alma mecburiyetinden kurtarmış oldu istediğim ürünü bekleme şansı sağladı.
0
konetsu
(05.01.26)
Bu cihazlar çok faydalı gibi görünse de, 8000 tl para verip, bir kez bile kullanmadan geçen 3-4 sene sonrası bataryası öldüğü için çöpe atmak gayet yüksek bir ihtimal. Yine de alacaksanız cihaz özelliklerini dikkatli kontrol edin. Jumpstarter algısı yaratacak şekilde başlık atılıp aslında şarj cihazı olan bir çok ürün var.
0
mikro patlama
(05.01.26)
(9)

Sevgilinizin Karşı Cinsle Mesajlaşmalarına Tahammülünüz?

lapetitemort
Bu konuda kıskanma eşiğiniz nedir? Ne tür sohbetler veya hangi sıklıkta konuşuyor olmaları sizi rahatsız etmeye başlar?
Bu konuda kıskanma eşiğiniz nedir? Ne tür sohbetler veya hangi sıklıkta konuşuyor olmaları sizi rahatsız etmeye başlar?
0
lapetitemort
(13.12.25)
Tahammülüm 0.
-6
arbre
(13.12.25)
esimi tanidigim icin sorun etmiyorum. tahammül gösteriyorum gibi bir sey yok, tahammül sinirlendigin bir seye gösterirsin, ben sinirlenmiyorum. flörtlesmedikten sonra neden sorunum olmasin ki? bir defa esime karsi saygisizlik etmis olurum. "sen bir gerizekalisin, kimle nasil konusulacagini bilemezsin; ayrica ahlaksizsin, aldatmaya meyilli bir insansin, ben senin yerine karar veriyorum" demek gibi bir sey diger türlüsü.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
sıfır tahammül
-3
koela
(13.12.25)
Benim icin herhangi bir problem yok. Ben de bir suru kadin arkadasimla mesajlasiyorum. Yuruyus yapiyorum. Spor yapiyorum. Yemege, bira icmeye cikiyorum. Eslerini, erkek arkadaslarini tanirim. Onlar da beni tanir... Guvendigim evli, iliskisi olan birkac saglam kadin arkadasim var.

Kuzey Amerika'da normal bunlar ama TR farkli.

Turkiye'de bir seyin nasil gorundugu, aslinda ne oldugundan daha onemli oldugu icin hic girmem boyle islere.
+3
thetruenorthstrongandfree1
(13.12.25)
yavşak insanlara geçit vermediği sürece karışmam.
+3
orpheus
(13.12.25)
Şahıs tamamen yapay zeka kullanarak aslında var olmayan bir kadın yarattırıp onunla buluşup sarıldığı bir video yaptırmış. Bunu da instagram'a vermiş. Bu beni çıldırttı çıldırttı. Yok yapay zekâ yapmış yok öyle bir kadın aslında yoğumuş falan hiç anlamam ben açıkçası. Bırakalım başka kadınlarla mesajlaşmayı. Olay çıkarırım.
0
yaren
(13.12.25)
aynı kişiyle her gün konuşmasına tahammül edemem. benden daha samimi olmasına, hatta samimi olmasına tahammül edemem. ancak 2-3 sohbet, hal hatır sorma, iş için yapılan görüşmeler sorun değil.

en ufak bir iltifatta gıcık olurum.
0
art cat chocolate
(13.12.25)
"niyeti bozarsa aldatabilir zaten, isteyen aldatır ruhun duymaz" olayına pek katılamıyorum. böyle böyle açık ilişki yaşayalım madem. bir işi düşer, iletişim kurmaktır, hal hatır sorup girizgah yapmaktır, hayırlı olsun'dur, başın sağolsun'dur eyvallah. "sohbet-muhabbet" imkansız.
0
loch ness
(13.12.25)
kendimi "geniş" veya "açık görüşlü" diye bile tanımlamam da burda gerçekten sevgilimizin karşı cins biriyle sohbet-muhabbet etmesine karşı olmayı mı konuşuyoruz ya?

nasıl insanlar sizin sevgilileriniz, nasıl sadece tek bir cinsle arkadaşlık kurmuşlar, nasıl ara sıra buluştukları görüştükleri arkadaşları/arkadaş grupları yok. sevgilimin hiç karşı cins arkadaşı olmasa sorun ne acaba diye düşünürdüm. ne yani kime ne mesafede davranması gerektiğini mi bilmiyor, doğru insanlarla mı arkadaşlık kuramıyor, her arkadaşlığı flörtöz bir şeye mi dönüşüyor diye kafamda soru işaretleri olurdu.

insanların kadın/erkek arkadaşları olur. arkadaşlar sohbet ederler. hayat güncellemeleri verirler, sevdikleri bi filmi/diziyi paylaşırlar, dedikodu yaparlar, zor günlerinde yanlarında olurlar, iyi günlerinde yanlarında olurlar.

insan gerçekten hayret ediyor.
+3
gitdaddy
(14.12.25)
(23)

İnsanlar bu kadar km nasıl yapıyor?

chicha_v2
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.

Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?

Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
0
chicha_v2
(16.10.25)
@bir sıcak el Memleket neresi Kazakistan mı? 236 bini kaç yılda yaptın?
+1
🌸chicha_v2
(16.10.25)
yilda 30 bin km yapar, az degil tabii ama abartili da degil. Yilda 25 bin km yaptigim olmustu Turkiye sinirlarinda. Ise gidip geldim yakindi gorece, arada bizimkilerin yanina gidiyordum git gel 100 km falan, koye gitmisimdir 2-3 kez, tek yon 1000 km vs vs derken cok gezen insan yapar. Ise de gidiyorsa kolayca yapilir.
0
mbond
(16.10.25)
ben yılda 10-15 arası yapıyorum 2 araç var eşimde benzer km yapıyor
0
basond
(16.10.25)
Zaruret , iş halini anlarım ama genel olarak düşüncem ayrıca tembellikten veya tatili, gezmeyi, zevki abartmaktan bu kadar km yapılıyor olmalı.
Abartı gelebilir ama yürümekten aciz, az ötedeki tuvalete bile aracıyla gidecek olan insanlar var.
Zevkin abartılması ise genelde öyle hayırlı şeyler sebebiyle de olmuyor.

Yürümeye yabancılaşmış ve anne karnındaki embriyo misali sürekli birileri bu kimseleri bir yere taşımalı.
Sonra da haraketsizlik kaynaklı kilodan vs. rahatsızlıklardan bahsederler .
0
diyecevaplandı
(16.10.25)
Pazarlamacıyım. Geçen seneye kadar ayda 8000 kilometre yol yapıyordum. İş değiştirdim de bu sene 4000 km'ye düştüm.
0
etna
(16.10.25)
bizim 2004 model ilk sahibi olduğumuz bir araba vardı, 2020 yılında 100bin km de idi.
ben de anlamıyorum.

aracı sattım adam 3 yılda 200bin km ye getirmişti aracı :(
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Şahsi araçlarımla ortalama 25 bin

Şirket aracıyla da günde 60 km, ayda 1250 desen, 15 bin
0
gabe h coud
(16.10.25)
Arabamı mayıs ayında 0 km aldım. Şu anda 13xxx km. Senede yaklaşık 30k km yapıyor. Her gün işe git gel için 35-40 km yapıyorum, gerisi seyahat.
0
tss
(16.10.25)
işi uzaktır çok geziyordur vs
0
jelly bear
(16.10.25)
Türkiyede eğer şirketiniz karşılamıyorsa, -ki öyle bile olsa- benzine verilen para yazık günah. abd de olsak anlarım da türkiyede bu kadar arabayla gezmeyi seveni ve yakıtı dert etmeyeni anlamıyorum boşa para atılıyormuş gibi geliyor.

Bir de aracı çok yakınca normal karşılayan var aslan besleyen yemini düşünmez falan... diyorlar. Ağır gerizekalılık başka bişey değil sanki benzin ucuzmuş gibi.

Bazı arkadaşları biliyorum kafaları dağılsın diye çevre yolunda turluyorlar iyi geliyor diyorlar.

Yani şahsen bana iyi gelse bile yaktığı yakıtı düşününce nötrler hiç bişey anlamam.
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Evle okul arası 35 km. Ayda 1120 km yapıyor. Günde 5 km günlük işler olsa +150 km. Haftasonları da 100 km gezi olsa, +400 km. Ayda 1700 km yapar yuvarlak. Yılda 20bin km yapıyor. Yılda 15-20bin İstanbul için normal bir rakam.

Hibrit araç kullanarak bütçeme ve çevreye karşı vicdanımı kısmen rahatlatmış oluyorum. Toplu taşımayla gitsem yolum git-gel toplam 3 saat daha uzayacak.

Araç üreticilerinin periyodik bakım aralıkları genelde 1 yıl/15bin km şeklinde oluyor.

5 yıl için 75bin km normal yani. Ama İstanbul'da 5 yaşında 75binde araç çok düşük km kabul edilir. Genelde 100-110bin civarı oluyor 5 yaşındaki arabalar.
0
yadigar
(16.10.25)
işim git gel 130km. ayda 2500 km. yılda 30 bin. işte böyle yapılıyor.
0
mikahakkinen
(16.10.25)
benim 2020 model, 120 bin km. normal geldi ya, yılda 20-25 bin km işte.

ev-iş arası 20 km ise bile ayda 2x20x20'den 800 eder. bi de yazın istanbul-ege, kışın istanbul-ankara tarzı bi kaç şehir dışı yol yapsan 20 bini rahat bulur.
0
gitdaddy
(16.10.25)
iş ev arası mesafe uzaksa ondan oluyordur, biz de geçen düşündük 7 ayda 10 bin falan yapmışız, işe gidip geliniyor her gün istanbul olunca mesafeler uzak malum. arada uzak ilçelere akraba ziyaretlerine vs de gidiyosun, 1 defa tatil, 3-4 defa izmit edirne gibi mesafelere aile ziyareti derken oluyor yani. arabasız da gitmek istemiyoruz bir yere çünkü arabayı zaten o konfor için aldık.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
kimisinin işi mobil. yılda 60-70 bin yapıyorlar. zaten bi şehir dışı git gel 2 bin km. yılda 30 40 yapan var.

kimi de gezmeyi çok seviyor. bi arkadaşım ben yemek yemeyi çok severim. eşimle tüm türkiyenin köylerine kadar gezdik demişti. o da yılda 80 mi ne yapmış. ilginç yani.
0
gurur
(16.10.25)
eski arabayı 2016da 0 almıştım. 2020de 10000 km anca olmuştu. 2024te 55000 km iken sattım. yeni arabayı 2024te 0 aldım, şimdi 19000 km.
0
inheritance
(16.10.25)
evle isim cok yakin, benden baska araci kullanan yok, is disinda haftada 2-3 gun bir o kadar daha yol yapiyorum, ekstar avm, yemek, etkinlik, senede birkac tatile de arabam ile gidiyorum senelik 15bin'i kolay kolay gecmiyorum
0
sweetoffice
(16.10.25)
Sahaya gittiğimde şehrin öteki ucuna tek yön 100 km yol gidiyorum. Servis pahalı ve az yoğun olan bu yolu kullanmadığı için hergün kendi aracıyla giden nice arkadaşım var. 200x20x12 senede 48.000 km yapar. Bunun marketi haftasonu gezmesi yaz tatili derken bu rakam daha da artıyordur.
0
cilekli pasta
(16.10.25)
Pandeminin zirvede olduğu dönemde bir ara her şeyin fiyatı ve maaşlar bile artarken benzin fiyatları sabit kalmıştı.
İşe başladıktan 1 ay sonra pandemi patlamıştı ve ben iş için şehir değiştirmiştim.
Pandemi patlayınca tüm şirket tamamen evden çalışmaya geçti 2 sene boyunca. Benim gibi bazı kişilere de haftada 1 işe gel dedi ama taksi parası verdi fiks.
Oturdum hesapladım haftada 1 kalkıp izmirden istanbula gidip akşam da dönmek daha mantıklı.
2 sene boyunca ayda 2500-3000 km arası yaptım. Arada bodruma falan da yazlığa kaçamak yaptım.
5 yıllık sadece 40.000 km'deki arabam 2 yılda 80.000 km'ye yakın yol yaptı.
0
denizgonen
(16.10.25)
ortalamam senede 30.000, altina pek dusemedim.
evde iki araba var, toplam 50.000 civari yapiliyor her sene.
0
cooperr
(16.10.25)
5 yilda 1250 is gunu var. 150.000km/1250gun= gunde 120km.

Ev-is arasi 60km olan biri sadece ise gidip gelmek icin 5 yilda 150.000km yapar. Normal bence.

Ayrica, mesela yeni arac satin alirken 2021 model araclari 2020'de aliyoruz. Bunun da km'nin yuksek gorunmesinde etkisi vardir.
0
thetruenorthstrongandfree1
(17.10.25)
bir ara evden işe 35 km mesafem vardı. git gel 70km. günde ortalama 5km ekstra sağa sola illa gidiyordum (annemlere uğramak gibi) x yılda 260 gün = 19500 km.

ayda 3 kere çanakkale'ye gidip geliyordum. 360 km tek yön. 30-40 en az orada yapıyorumdur. 800 x 3 x 12 =28.800

toplam 48300 km yaptı. illa ıvır zıvır olmuştur 50binin üzerine tamamlıyorumdur.
0
co2s2
(17.10.25)
Günde ortalama 30 km senede maksimum 10 bin yapıyorum ben.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
(13)

Kıskançlık psikolojisi

arbre
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.

Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim sevgilim olsaydı olay çıkarırdım. Ama ben sevgilimi kıskanacağım o erkek konumumdayım gerçekte. Anlatabildim mi bilmiyorum. Ya da cinsellik konusunda geçmişini bilmek beni rahatsız eder, ama ben de neler yaptım. Kendi psikolojimi çözemiyorum. :D Psikoloğa mı gitsem?
-8
arbre
(16.10.25)
Psikologla alakası yok kişiliğin gelişmemiş.
Bu yaştan sonra gelişir mi inan bilemiyorum.
+17
Gradient_tabanlı_mor
(16.10.25)
kaç yaşındasınız bu aslında önemli bir kriter.
eskiden ben de böyleydim. mesela erkek arkadaşım (şimdiki eşim) bir kız arkadaşının sadece oturduğu semti biliyor diye yapmadığım kalmamıştı sen nerden biliyosun demek ki evine gittin vs. çok utanıyorum o hallerimden ama çok küçüktüm, 19 yaşındaydım. şu an eşim kız arkadaşlarıyla bensiz buluşur, görüşür, bi kıskançlığım kalmadı ara ara kıskanıyorum ama sorun çıkartacak, kavga çıkartacak düzeyde değil.

bence siz biraz niyet okuyorsunuz. karşı cinsten arkadaşı olması iyidir insanın her zaman. benim de karşı cinsten arkadaşlarım var. bunda yanlış bir şey yok. biraz empati yapmayı öğrenmeniz lazım. eğer aşırı kıskançsanız ve bu durumu çözemiyorsanız psikolog şart bence de. insan onunla konuşurken anaaaa diyip kendini çözüyor tabii doğru psikoloğu bulursa.

edit: kullanıcı adınıza bakmamıştım arbreymişsiniz çok genç olduğunuzu düşünmüyorum orta yaştasınızdır herhalde 35 civarı falan.
+2
matilda
(16.10.25)
matilda, 32'yim :)
0
🌸arbre
(16.10.25)
Böyle yaparak hem kendini hem karşınızdaki kişiyi bunaltirsin. Psikologa gitmek iyi fikir bence zaten farkındalığın olmuş bu konuda.
0
pembediken
(16.10.25)
Toksik maskülenite konusunu araştırmanı öneririm.
0
rock n roll
(16.10.25)
Gradient_tabanlı_mor, kişilik ne anlamda? Kişiliğimin ortalama üstü olduğunu düşünüyorum. Laf sokma mı, yardımcı olmak için mi bu yorum
-8
🌸arbre
(16.10.25)
abicim son derece sağlıklı bir erkeksin. bu devirde herkes alt alta üst üste diye de bu rezil ortamdan midenin bulanmasını garipsemene lüzum yok. herkes böyle olmak yada sosyal medya-hızlı sadakatsiz ilişkiler çağının getirdiklerini kabullenmek zorunda değil. hem kadın hem erkek olarak farklı bakış açısına ve karşı cins ile mesafeli insan ilişkileri kurabilme kapasitesine sahip kişiler de yaşıyor aramızda.

kız arkadaşın bir erkekle konuşursa elbette ki kıskanırsın, anında müdahil olmadığın sürece sorunlu bir durum yok. bu konuşmaların sıklığı artar , tonu değişirse de müdahale etmen son derece sağlıklı bir tepkidir. utandırma söylemlerine takılma bence.
-6
loch ness
(16.10.25)
reyiz gün gelecek eşin otobüse metroya binecek yanına elin adamı oturacak napacaksın.
iş arkadaşlarıyla çay kahve sohbeti yapacak engel mi olacaksın?

kendini eğitmeye çalış bir şekilde.
0
Hallegadola
(16.10.25)
Shepard nerlerde ya?
-1
mikahakkinen
(16.10.25)
mikahakkinen, 1 günde kurtulduk hepsinden. Compumaster sağ olsun. Komik olan Shepard beni engellemiş. HAHAHA. Ulan engelleyecektin neden her soruma cevap yazdın. Kafalar pırıl pırıl.
-1
🌸arbre
(16.10.25)
bence bu klasik erkek ikiyüzlülüğü :)) sevgilin olduğunda bu huyunu şu şekilde değiştirirsin, sen de artık kızlarla yakın olmazsın, senin kız arkadaşın da erkeklerle yakın olmaz, karşılıklı uzlaşma sağlanırsa sorun da kalmaz. pskologa gidecek bi durum olmaz. benim eşimle aramdaki anlaşma bu şekilde, kimsenin karşı cins arkadaşı yok, böyle anlaştık.
+1
Sadece soruyorum
(16.10.25)
Bu kiskanclik olayi bende sifir. Hic kiskanmadim.

Buraya bir anektod birakayim; Gecenlerde is yerime oglende bir arkadas geldi. Esimi restoranda gordugunu soyledi. Ben " umarim yanindaki adam benden yakisiklidir" dedim. Guzel bir kahkaha koptu is yerinde :) Evde falan da sormam o kim bu kim diye. Hic merak etmiyorum.
0
thetruenorthstrongandfree1
(17.10.25)
psikolojik özellikleri tek tek anlatıp hepsi bende bok gibi demenize gerek yok, genel olarak psikolojik/psikiyatrik problemleriniz olduğu ortada. psikolog ve psikiyatrist takibi şart.
+1
co2s2
(17.10.25)
(16)

Eski sevgilinin hediyesini atamamak

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Çok uzun süreli bir ilişkinin bitimine yakın bir tişört göndermişti bana. Paketini açmadan bir köşeye atmıştım. Ayrıldık. Birkaç yıl geçti. Ciddi bir ilişkim var şu an. Açıp giymedim ama atamıyorum da. Veremiyorum da. Orada evin en ücra köşesinde, paketinde, poşetinde duruyor. Evimi taşırken yakın z
Çok uzun süreli bir ilişkinin bitimine yakın bir tişört göndermişti bana. Paketini açmadan bir köşeye atmıştım. Ayrıldık. Birkaç yıl geçti. Ciddi bir ilişkim var şu an. Açıp giymedim ama atamıyorum da. Veremiyorum da. Orada evin en ücra köşesinde, paketinde, poşetinde duruyor. Evimi taşırken yakın zamanda, getirmemek için çok uğraştım ama bir şekilde girdi kolilere.

Medenice bir ayrılık oldu. Sonrası beni çok yıprattı ama alıştım. Sosyal medyada minimal de olsa iletişimimiz var. Beğeni, minik yorum gibi. İkimiz de alıştık zamanla. Şu anki sevgilimle aram da gayet iyi. Belki de evliliğe doğru gidiyor.

Ama atamıyorum da, giyemiyorum da... Neden?
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(13.10.25)
Bir tişörte bu kadar anlam yüklediyseniz onu alan kişiye karşı da içinizde hala bir şeyler var demektir bana göre. Normal halükarda bir kaç yıl geçmiş üzerinden, üstelik bir ihtimal evliliğe doğru giden ilişkiniz varmış. Eskilerin adı üstünde eski kalması ve sizinle olmaması gerekirdi.
0
mermaidd
(13.10.25)
Ölmüş gibi oldu ya, hatirasina saygi :)
+2
abuzer
(13.10.25)
Bana yeni sevgilim eski sevgilimin şeylerini attırmıştı. Helal olsun kıza. Ağzıma sça sça yola getirdi. At gitsin.
0
arbre
(13.10.25)
Yardım dolabına atınız :) birinin mutluluğu olur
+1
baldan kaymak
(13.10.25)
Eğer içinizde bir yerde hâlâ yeniden birleşme umudu olmadığına eminseniz, aklıma tek sebep geliyor:

Yaşanmışlığınız çok. Şu an durduğunuz yerde çok farklı kişiler oldunuz belki ama eski güzel günler sizde derin izler bırakmış. @abuzer’in dediği gibi, ilişkinizin ölümünü kabullenmişsiniz ancak yasını tutuyorsunuz. Atmayın. Kafaya da takmayın. Zamanı gelince ya giyeceksiniz, ya atacaksınız…
+2
yadigar
(13.10.25)
Yeni iliskim var evlilige gidiyor diyorsun...eski sevgilinin hediyesi tshirt diyorsun... Sentimental bir degeri de yok. Abicim ya kullan ya toz bezi falan yap.

Sen simdi o tshirti alip, gidip cope atsan hafiflersin :) Harika hissedersin. Tum problem cozulur. Tekrar bir sey dusunmek ya da hissetmek zorunda kalmazsin.
0
thetruenorthstrongandfree1
(13.10.25)
Hediyesi paketi bile açılmadan kenara atılan sevgilinin emeğine üzülen sadece ben miyim:'(

Bir ihtiyaç sahibine verirdim +1
0
kullanicadi
(13.10.25)
Eski sevgiline karşı hislerin olmasaydı ve hala bir ihtimali düşünmeseydin atardın. Şu hali ile şu anki sevgiline üzüldüm açıkçası. Eğer tişörtü üzerine anlam yüklemeden kullanıyor olsaydın (yıprandığı halde atmamak gibi durum dışında) bence atmana gerek yoktu. Bence üstüne başka bir anlam yükle ve ihtiyacı olan birine ver. Sonra da ya o sayfayı kapat ya da şimdiki sevgilinle vedalaşıp tekrar dene. Bu kopamama sağlıklı değil.
+5
nawar
(13.10.25)
Nereye kadar saklamayı düşünüyorsun? Diyelim ki şu anda hayatında olan kişiyle evlendin, çocuğun oldu ve 10 sene geçti, hâlâ tutacak mısın?

Bir şekilde vedalaşman lazım. İhtiyaç sahibi birini bulamıyorsan bir poşete koy ve çöpün yakınlarındaki yüksek bir yere as. İllaki gelen geçen birisi alır.

Ben de ilk kız arkadaşımdan ayrıldığımda dünyam başıma yıkılmıştı. Bende fotoğrafları vardı (basılı ).. Arada sırada çıkarır bakar ağlardım. Sonra bir gün fotoğrafları aldım evden çıktım, boş bir araziye gidip hepsini yaktım. Çok iyi geldi. Vedalaşmayı ve kafamda bitirmeyi bu şekilde sağlayabildim.
+2
tabudeviren
(13.10.25)
Çok ayrıntıya girmek istemiyorum ama o iş bitti. Ben bitirdim zamanında. Karşı da kabullendi. Ben de kabullendim. Çok özel ve güzel şeyler yaşadık ama dediğiniz gibi hayat bizi bambaşka kişiler yaptı. Bugün tekrar birlikte olsak kavgasız geçinemeyiz. Evlensek ertesi yıla kalmadan boşanırız. Şu an da çoooook farklı hayatlar yaşıyoruz. İnanınki inatla incinmişlikle yazmıyorum. Ortaokulda masum duygularla başlayan ve lise, üniversite, askerlik vesaire bir çok badireyi atlatmış bir ilişkiydi. Çoğu yönden birbirimizin ilkiydik. Fakat çok farklı insanlara evrildik. Gündelik hayatta çok şey var kullandığım onun hediiyesi. Problem olmuyor. Ama orada açılmamış duran o son tişört bende tarifi zor bir huzursuzluk, üzüntü yaratıyor. Belkide ben pes etmişken onun çabalamasının hatırası olmasından doğan vicdan azabı.
0
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(13.10.25)
unutamamışsınız, hala bi umut var içinizde.

olur da dönerse bak senin hediyen diyeceksiniz içinizde.

veya ben ne bileyim. milyon varyasyon olabilir :)
+1
gurur
(13.10.25)
"atamıyorum" çok acizce bir bahane. Koliye girmiş bir şekilde falan, kendini kandırıyorsun biraz.
0
Bruce
(13.10.25)
çöpe at. atamıyorsan kendini sorgula şimdiki sevgiline de haksızlık etme.

minik yorum, beğeni falan da atma, sana mı kaldı bunları yapmak?

aynı şeyi şimdiki sevgilinin yaptığını düşün. empati yapın biraz
0
Hallegadola
(14.10.25)
cevabı basit. unutamamışsın ve hala seviyorsun. hissizleştiğin an atarsın.
0
koela
(14.10.25)
Umarım aynılarını yaşarsınız. Bir de evliliğe gidiyor denmiş. Nefret ediyorum sizin gibilerden. Ne istediğini bilmeyen, bırak hayatındaki kişiye kendine bile dürüst olamayan kim varsa layığını bulur umarım.
-1
iggy pop
(14.10.25)
@iggy pop ne bu şiddet bu celal!

@herkes
Ya unutamayacağım tabi. Ömrümün yarısından çoğu -ama uzakta ama yakında- beraber geçti. Hatıralarımın yarısının içinde o da var. Hayatımın yarısını silememki ama bitti işte. Ne yapayım? Öldü ilişki. Ölüye yıllarca kalp masajı yapılmazki. Napayım? Kalan ömrümde niye yalnız kalayım? Şu anki kız arkadaşımla iki yılı aşkındır çok güzel şeyler yaşıyoruz. Sorun geri dönmek istemem değil. Bazışeylerin dönüşü olmaz hayatta. Şu anki kız arkadaşıma fiziksel, duygusal, direk, dolaylı bir ihanetim de olmadı. Eksi sevgilimleyse ayrılalı beri hiçbir defa bi kere bile içimden "keşke yeniden birlikte olsak" diye geçirmedim. Ayrılık acısı çok yaşadım. Yalnızlık acısı yaşadım. Ama dönüp birleşmek istemedim tekrar. İstemiyorum da. Sadece keşke o tişört bana hiç gelmeseydi. Anlatması zor.

Gereksiz ek bilgiler: Ailelerimiz ilişkimize karşı değildi. Kimse bizi zorla ayırmadı. Önce o hata yaptı. Ben affetmedim. Ben ayrıldım. Zamanla oda kabullendi. Benden sonra iki ilişkisi oldu en az instagramdan gördüğüm kadarıyla.
0
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(16.10.25)
(11)

kira sözleşmesi devredilir mi - nasıl olur

biseysorcaktim
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk. kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili. 5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım k
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk.
kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili.

5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım kirayı. adamın malına çökmedik, değerini verdik yani. şuan piyasanın altında belki, yılbaşı zammı ile yine normale ulaşacak.

ben evde kalmaya devam etsem yine makul ve piyasa ölçüsünde kira verirdik ama orayla bağımı koparmak istiyorum, ev sahibi bunu fırsat bilip diğer kişiden çok kira istemesin, sözleşmeyi haklarıyla devretmek istiyorum.

bu mümkün mü, pratikte nasıl işliyor süreç?
evsahibi seneden seneye kira zamanı konuşuruz sadece, başka hiç muhabbetimiz olmaz. her seferinde de fakiriz her şey pahalandı muhabbeti yapar. başka şehirde, hiç yüz-göz olmak da istemiyorum kendisi ile.
0
biseysorcaktim
(13.10.25)
Sözleşme yeni kişi adına baştan düzenleniyor aksi halde evde sevgiliniz oturduğu için ev sahibi hukuksal bi açıklık bulup başını ağrıtabilir. Ev sahibi ile isterseniz konuşabilirsiniz. Aynı koşullara sahip kalan arkadaşım adına yeni bir sözleşme yapabilir miyiz diye
0
mermaidd
(13.10.25)
eski sevgilimle aramda problemli bir durum yok. kimse kimseye kötülük yapacak değil ama artık ilişkimiz bittiği için bu tarz şeyleri de ayırmak istiyorum. bir kaç ay sonra kontrat yenilecek.

ev sahibi biraz paragöz bir insan, evde zaten yaşayan biri var, taşınmak istemiyoruz, kontrat yeniden yapılacağı için fahiş bir şey istemesinden endişe ediyorum. her şey kurala uygun olsun, sonra kimsenin başı yanmasın. o yüzden evsahibini de durumdan haberdar edeceğiz ama fırsatını bulup da kimse kimseyi kazıklamasın istiyorum.
0
🌸biseysorcaktim
(13.10.25)
@biseysorcaktim ben orada başını ağrıtabilir derken ev sahibiniz eski sevgilinizin başını ağrıtabilir demek istemiştim. cümlemde bi anlatım bozukluğu olmuş kusura bakmayın. kaldı ki kira en fazla o ay olan tüfeye göre zamlanıyor fazlasını asla talep edemez. dolayısıyla fahiş bir fiyat da talep edemez üstelik sözleşme yenileneceği için otomatikman 5 sene daha (kira artış oranı sözleşmede belirlenmişse) ev sahibinin kira tespit davası açma hakkı da yok. haliyle çok bi zam olacağını zannetmiyorum. sözleşmedeki maddelere dikkat etmek gerek
0
mermaidd
(13.10.25)
Standart sözleşmelerde kontratın devredilemeyeceği maddesi oluyor. Benimkinde var. Bir kontrol edin kontratı. Böyle ise devir söz konusu olmuyor yeni sözleşme yapmak kalıyor tek seçenek. Onda da evet teknik olarak yeni kiracı oluyor eski sevgiliniz.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(13.10.25)
5. yıl doldugunda zaten rayiç tutara geliyor, ev sahibi yeni tutara ikna olmazsa kira tespit davası açılıyor.

10 sene de neredeyse ev sahibi kiracıyı çıkaramadıgı için en güzeli ev sahibi ile konuşup eski sevgilinin adına kira kontratosunu yapmak, burda tek handikap ev sahibi sen kefil ol diyebilir.
+2
liberal
(13.10.25)
Ev sahibinin bilgisi ve onayı olmadan sözleşmeyi ve dolayısıyla sözleşmeden doğan haklarını başkasına devredemiyorsun. Yani bu işin kanuna uygun tek yolu ev sahibiyle görüşüp onun sözleşmenin devamıyla ilgili onayını almak. Ancak ev sahibi "Hayır yeni sözleşme olsun" diyebilir ve hakkıdır.

Tabii ev sahibi tarafından bakacak olursak yeni bir 10 yıllık sözleşme yapmış olacak. Haliyle kiracı çıkmak istemediği sürece ev sahibinin kanuni gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği en erken tarih 5 yıldan 10 yıla çıkmış olacak. Bu anlamda ev sahibi "yok devam edelim ama kira da şu olsun" da diyebilir. Çünkü zaten @liberal'in de söylediği gibi kira tespit davası hakkı doğmuş ev sahibi için.
+1
himmet dayi
(13.10.25)
Kira sozlesmesi devredilemez. O kirtasiyeden alinan en basit sozlesmede dahi devredilemedigi yazar.
0
isminivermekistemeyensuser
(13.10.25)
Sozlesmede ikinizin adi varsa, biriniz evden ciktiginda sozlesme iptal olur. Kalan kiracinin yeni sozlesme yapmasi gerekir.

Tek yapman gereken ev sahibini arayip, x tarihinde evden ayrilacagini, ev arkadasinin kalmaya devam edecegini soylemen olur.

Gerisi ev sahibinin insiyatifinde. Isterse sozlesme iptal oldugu icin diger kisinin de cikmasini talep edebilir isterse diger kisinin kalmasi icin onunla yeni bir kontrat yapar.

Ev sahibi acisindan yeni kiraci bulmak riskli, maliyetli. Kalan sorunsuz kiraciyla devam etmesi daha mantikli.
0
thetruenorthstrongandfree1
(13.10.25)
Kira hukukuna göre alt kiracılık hakkı verilmemişse bunu asla yapamazsınız. Diğer kişi işgalci durumuna düşer ve çıkartılır. Genelde matbu bir kira sözleşmesine imza atmışsınızdır orada da alt kiracılık hakkı yoktur. Siz çıkarsanız sözleşme tamamen sona erer. Ama şunu kullanabilirsiniz ev sahipleri için beş yıl kirasını Ödemiş birisi yerine ne olduğu belirsiz yeni bir kişiyi tercih etmezler. Buradan girin sıfırdan yeni bir sözleşme yapın.
0
ground
(13.10.25)
mümkün değil.

kira sözleşmesinde sadece size kiralandığı yazar.
0
gurur
(13.10.25)
bunu en güzel ev sahibi ile konuşarak çözebilirsiniz. kira sözleşmeleri devredilemez. ancak şunu yapabilirsiniz "bir normalde bu evde iki kişi kalıyorduk en başından beri, beraber ödüyorduk, çeşitli sebeplerden dolayı ben çıkıyorum, diğer arkadaş devam edecek, bir problem olmaması adına sözleşmeyi onun üzerine geçirelim" gibi bir şey söyleseniz , ev sahibi yapabilir gibi gibi düşünüyorum.
0
co2s2
(14.10.25)
(18)

nerelerde asla araba süremezsiniz?

i'm gonna start a revolution from my bed
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(13.10.25)
arabanın gidebildiği her yerde sürerim.
0
gercekdunya
(13.10.25)
İstanbul ve genel olarak türkiye. Yollar dar, sokağa atlayan insan çok, belediyecilik ve iklim kötü.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Şarampole yuvarlanma ihtimalimin olduğu tüm yollar.
Virajlı tali yollar.
0
auroraaurora
(13.10.25)
Her yerde sürerim sürdümde ama sevmediğim yerler dar olup karşıdan kamyon falan gelip teğet geçtiğimiz yerler
0
basond
(13.10.25)
Asla araba süremediğim yer yok. Belki Tahran gibi yerlere alışması 1-2 hafta sürer. Yurt dışı sağdan/soldan direksiyonlu ülkelerde de kullandım. NY, LA gibi metropollerde de, ehliyet kasaptan alınan arap ülkelerinde de...

Altımdaki araç, yolun fiziksel ve coğrafi koşullarına uygun bir araçsa, her yerde kullanırım. Düzenli ve korkmadan araba kullanınca, kısa sürede adapte oluyorsunuz.

İlk 2-3 yıl /50bin km acemilik olabilir. Araba kullanmak roket bilimi değil. Sınırları kesin bir pratik.

Trafikte sevmediğim şeyler çok. Kural bilmeyen/takmayanlar, sağdan soldan çıkan motosikletler, kavşağı boş bırakmayı akıl etmeyenler, dar yerlerde geçmekten korkanlar, yaya geçidinde durmayanlar, kış lastiği gereken zamanda takmayanlar, magandalar, yoğun saatler vs...

Edit: Kiralık yahut emanet araç kullanıyorsam huzursuz oluyorum çok.
0
yadigar
(13.10.25)
Dümdüz gideceksem her yerde sürerim, hahah sürdüm de, kağıthanenin arka sokakları gibi hem bayır hem tek yön dar yerlerden hoşlanmıyorum tabii, stress olurum ama sürerim,
Dar ve onü uçurum gibi yerlerde dönmeye çalışmak berbat, orada arabayı bırakırım, sürmem.
0
a perfect lie
(13.10.25)
her yerde kullanırım +1 ama istanbul’da trafikli yerlere gitmektense toplu taşıma ya da yürüyebiliyorsam yürürüm. trafik kilit konumlar beni çok geriyor.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hollanda ve isvicre bana cok karisik geldi trafik kurallari ogrenmek lazim, ceza da ceza ama. suremem demiyorum ama sikintiya sokan yer kagithane gibi yerlerden nefret, hele zemin islaksa. cogu sebep arac kaynakli oluyor kar yagiyor ama kis lastigi yok gibi, ikincisi tek serit ama cift yon yollar. beni son zamanlarda geren bi mevzu var o da gece suruculeri, ucmalari, sahildeki yarislar bir de ustune kazalari gordukce
0
ala09
(13.10.25)
en zorlandığım gece sürmek tabii ki ve genelde gece sürmemeye çalışıyorum. gece karşıdan gelen farlar çok rahatsız ediyor. ışığın az olduğu yollar da cabası. zifiri karanlık yolda da mecburiyetten sürmüşlüğüm oldu. uzun otoban yolculuklarına da sabahın köründen başlıyorum o yüzden, yolculuk en geç günbatımına kadar olsun diye. ıssız yerler de tedirgin edici olabiliyor.

bir de çok bozuk yollara girmemeye çalışırım.

detroit şehrinde de mecburiyetten araba sürmüşüm zamanında, kabus gibiydi. google maps bile ters yola girdirdi beni. kanada kurallarından sonra çok farklı gelmişti. bir de abd'de eyalete göre bazı şeyler değişebiliyor heralde. yani farklı ülke ve şehirlerde zorlanmak mümkün. trafiğin bize göre ters olduğu ülkeler de var, ingiltere, kıbrıs, hindistan gibi.
+1
ermanen
(13.10.25)
türkiye'de. süremem cünkü. ehliyeti yurtdisinda aldim. türkiye'ye geldigimde hatasiz süren adam görmedim. trafik kurallari da bir garip. 82 diye hiz siniri var. tolerans limiti icin hesap makinesi cikarman gerekiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.10.25)
Çok turistik yerlere asla arabayla girmem. Keşmekeş ve kaotik yerlere toplu taşımayla gitme taraftarıyım

Dik yokuşlardan nefret ederim, ehliyeti yeni aldığımda yağmurlu bir İstanbul gününde bebek yokuşunda trafikte kaldım elim el freninde yarım saat ecel terleri döktüm. Travmam var
+1
kullanicadi
(13.10.25)
düz vitesle trafiğe girmek istemem, işlenceye dönüyor. yoksa her türlü her yerde kullanırım.
0
co2s2
(13.10.25)
süremem değil de sürmek istemem dediklerim: dar sokaklar, aşırı yokuşlu yollar, tek gidiş gelişli virajlı şehirlerarası yollar.
0
inheritance
(13.10.25)
avrupa’nın birçok ülkesinde sürdüm, hala sürüyorum. araba sürmek kolay.

amerika’da doğu yakasında sürdüm. üstelik minivan gibi aşırı büyük ve hantal bir araç. aşırı kolay.

türkiye daha zor, özellikle istanbul ama yine de çok zor diyemem.

hiç gitmedim ama muhtemelen pakistan, hindistan, bangladeş gibi kuralın olmadığı ve yolların tuktuk’la dolu olduğu yerlerde alışması zor olur gibi düşünüyorum.

ha bir de gece karanlıkta dağ yolları, uçurum kenarları vs. sıkıntılı olabilir. sürmem zaten.
0
sir gawain
(13.10.25)
her yerde sürerim de yabancı olduğum gelişli gidişli yollarda sürmeyi pek sevmiyorum. özellikle geceleri.
0
lazpalle
(13.10.25)
Bayrampaşa sokakları.
0
baldan kaymak
(13.10.25)
Cin'den Fransa'ya bircok ulkede surdum. En zoru sanirim zamaninda Irak'ta trafik kurallari yokken zirhli land cruiser suruyordum. Belli bir kural olmadigi icin araclar, sag/sol farketmeden bos bulduklari her yerden size dogru gelebiliyorlardi. Kimsenin o zamanlarda ehliyeti oldugunu da sanmiyorum. Yine Irak'ta kum firtinasinda arac surdum. Bildigin gormeden ilerliyorsun. Ondeki aracin dortlulerini cok az gorup, tamamen kaybettigini dusun. Bu da cok zordu.

Hava olaylarini takip etmeden arac surmem bundan sonra.

2 yil once Tr'de tatildeydim. Tatil donusu Istanbul'a donerken. Sakarya nasil bir yermis bir bakalim dedik. Donel kavsaklari cok kotu kullanan, en sabirsiz, cok gereksiz korna calan surucu grubu gormedim.

Bunun disinda Kanada'da Quebec'te bir indian reserve'den bir tanidik yardimiyla vergisiz araba dolusu icki aldim. Taa Prens Edward Adasina arkadasin dugunune goturecegim. Hava durumuna hep bakarim ama yolda oldugum icin bakamadim. Donuste kar firtinasina yakalandim. Aracim o zaman Toyota Tundra. V8 motor. 5.7 litre. Yeni Nokian kar lastikleri var uzerinde. Kasa da icki dolu. Agirlik da var yani. Bundan daha iyi bir arac lastik kombinasyonu dunyada yoktur diye dusundum. 4x4 aldim. Yolda tampona kadar kar birikti. Biraz tedirgin olsam da devam ettim. Hani Star Trek'de uzay gemisi isik hizina ciktiginda geminin sagindan solundan kayan isinlar gorunurdu ya. Aynen tek gorebildigim buydu. encrypted-tbn0.gstatic.com Bu da cok zor bir arac kullanma tecrubesiydi.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(13.10.25)
asla surmem demem hicbir yer icin.
denemedim ama trafigin ve direksiyonun ters tarafta oldugu (i.e. ingiltere) ulkeler beni tedirgin ediyor.
0
cooperr
(16.10.25)
(9)

Muğla’da, Bodrum’da vs 1+1 ev satın alıp, yazın Airbnb yapmak?

damba
Mantıklı mı? İstanbul’da eski dökük bir ev alıp, kiracı ile hır gür yaşayacağıma, yazlık yerlerden 1+1 alıp Airbnb yapmak hayal mi? Sezonluk işçi gibi çalışıyorum, yazın genelde boş oluyorum, dolayısıyla yazın bununla ilgilenilirim ama tabii İstanbul’dan bu işi yürütmek nasıl olur bilemiyorum :) kon
Mantıklı mı? İstanbul’da eski dökük bir ev alıp, kiracı ile hır gür yaşayacağıma, yazlık yerlerden 1+1 alıp Airbnb yapmak hayal mi? Sezonluk işçi gibi çalışıyorum, yazın genelde boş oluyorum, dolayısıyla yazın bununla ilgilenilirim ama tabii İstanbul’dan bu işi yürütmek nasıl olur bilemiyorum :) konu hakkında fikirleriniz neler merak ediyorum
0
damba
(12.10.25)
Bence mantıklı değil. Yaz en iyi ihtimalle 4 ay sürüyor. Kalan 8 ay boş kalacak. Airbnb araştırdığımda havuzlu, ferah evler bulmuştum. 1+1 iyi bir seçenek değil. O fiyata otel bulunabilir. Otel daha uygun olabilir.
+1
arbre
(12.10.25)
ilgilenecek birisini bulmak önemli. her seferinde evi temizletmen gerekecek. onun için biriyle anlaşman lazım. tatil yörelerinde işçi ücretleri fazla.

ayrıca yetki belgesi falan alman lazım. kafana göre günlük kiralık veremiyorsun artık. bunları halledersen iyi para getirir.
+1
jelly bear
(12.10.25)
AirBNB ile 4 ayda alacağın para nomal kiralamadan gelecek 12 aylık paradan çok olur. Maddi olarak mantıksız değil. Ancak jelly bear'ın dediklerine katılıyorum. Biriyle anlaşman lazım ki o temizlik işlerini halletsin, evin anahtarını misafire versin (veya kilit sistemi yaparsan kilitli kutuya bıraksın).

Eğer evin içini düzgün tasarlarsan otelden daha çok tercih edilir. İşim gereği bir çok otelde kalmışımdır. Çoğunda ütü bile bulmak imkansız. Geçen yıl iki ayrı AirBNB evinde kaldım stüdyo şeklinde. Tencere tavadan tut çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, kurutmak için askılık, ütü, dev gibi son teknoloji akıllı TV... Her şey oluyor AirBNB evinde. Benzer fiyatlarda bir otel odasında bunların neredeyse hiç biri yok.
+1
himmet dayi
(12.10.25)
3-4 aydan fazla omru yok ve orada yasamiyorsan zor. istanbul 12 ay aktif bir yer. ist yasadigim halde kac kez airbnb tutmak durumunda kaldim. kiyas kabul etmez yani
0
ala09
(12.10.25)
O iş biraz astarı yüzünden pahalı hale gelmeye başladı, turizm belgesi almak, apartman dairesi ise apartman sakinlerinden izin almak, vergi mükellefi olmak, fatura kesmek vs gibi şartları var, bu başlangıç için gerekenler, sonrasında da misafirlerle ilgilenme, temizlik vs, işletme maliyeti var. Kullanmadığım bir evim var, bu amaçla kullanayım devri bitiyor gibi. Bu işletme tarafı, müşteri gözüyle bakacak olursak, ben uzun süredir otel yerine ev kiralama tercih ediyorum tatillerimde.
0
(12.10.25)
Airbnb'nin uzun donemli ev kiralamaya gore avantajlari var ama daha fazla efor gerektiriyor; turist eve, evde 2 yil oturan kiraci kadar hasar vermiyor, Airbnb ile yilin 4 ayinda, 12 ayda kazanabileceginden daha cok kazanc elde edebiliyorsun. Bunlar guzel yalniz Airbnb'den para kazanmak biraz ince hesap gerektiriyor. Sabun, sampuan, tuvalet kagidi, bulasik, camasir deterjani, sarap, cicek, yastik, yorgan, internet, Netflix, elektrik, su faturalari, site aidati, temizlikcisi, vergiler... ivir zivir bunlar hep harcama. Bunlari yillik olarak hesaplaman gerek sonra 365'e bolup gunluk operasyon giderini hesaplaman gerek. Buna gore fiyat belirleyip, cevredeki airbnb'lerle karsilastirman gerek... Yapilabilitesi tamamen rakamlara bagli.

Ha uzaktan yapilir mi? Yapan vardir eminim ama bence yapilmaz. Her musteriden sonra hasar olup olmadigini kontrol etmek gerek, kimlikleri, kalan sayisini falan kontrol etmek onemli. Turistler gece parti verdiler. Sarhos oldular. Sagi solu rahatsiz ettiler, esyalara zarar verdiler. polislik bir durum oldu... Guvendigin lokal birileriyle isbirligi yapsan bile 1+1 airbnb icin elinde pek bir sey kalmaz gibi geliyor bana.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(12.10.25)
O işte sağlam para var fakat orada olup tskip etmen gerekiyor. Öyle uzaktan yapılscak bir iş değil.
0
neira
(12.10.25)
Türkiye'de kiraya vermek için ev alınmaz artık. Pişman olursunuz.

Hiçbir şey bulamıyorsanız, altın-gümüş yapıp, yastık altına atın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.10.25)
Ben yapıyorum. Harika bir kazanç kapısı.
0
gabe h coud
(12.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.