Giriş
(3)

yüksek lisans askere gidiş çakışması

samborasi
efenm, soracağım soru biraz teknik kaçıyor; askerlik uygulamalarının muğlaklığı yüzünden havada kalabilir diye düşünmelerdeyim. şimdi biraz açayım.yakın zamanda askerlik şubesinden askerlik durum belgesi aldım. önemli tarihler şöyle:... 30/11/2008 tarihine kadr askerlik işlemleri yönünden bir sakınc
efenm, soracağım soru biraz teknik kaçıyor; askerlik uygulamalarının muğlaklığı yüzünden havada kalabilir diye düşünmelerdeyim. şimdi biraz açayım.

yakın zamanda askerlik şubesinden askerlik durum belgesi aldım. önemli tarihler şöyle:

... 30/11/2008 tarihine kadr askerlik işlemleri yönünden bir sakıncası yoktur.
mezuniyet tarihi: 07/09/2006
sevk edileceği tarih: 30/11/2008
erteleme bitim tarihi: 07/09/2008

şimdi yüksek lisans başvuru ve sonuç ilanı tarihlerine geçelim:

başvuru Dönemi: 18/08/2008 - 29/08/2008
sonuçların ilanı: 18/09/2008

yani, erteleme tarihimin sonu geldikten 11 gün sonra yüksek lisans sınav sonuçları ilan ediliyor, ilandan yaklaşık bir buçuk ay sonra da askere sevkim söz konusu.

bunlar verilenler. istenene geçelim:

1) ben diyelim yüksek lisansı kazandım, 19/09/2008 tarihinde askeri şubeye yüksek lisansı kazandığımı kanıtlayan belgeyi götürsem, yüksek lisans gerekçesiyle yeniden tecil hakkı kazanabiliyor muyum? anlayacağınız üzere sorunun kaynağı bu, 19/09/2008 tarihi, erteleme bitim tarihi olan 07/09/2008 i geçmekte. sorun yaşar mıyım? bana tutup da "erteleme tarihin geçmiş genç senin, bu belgeyi 06/09/2008 tarihinde getirseydin olurdu. ama artık maalesef yaylalar yaylalar nihaha" derler mi?

2) ben diyelim yüksek lisansı kazanamadım. beni nerede olsam blulrlar da zart diye askere alırlar mı? yani ben erteleme bitim tarihim olan 07/09/2008 den sonra da, sevk tarihim 31/09/2008 den sonra da askere gitme ya da durumumu/ne zaman gideceğimi vs. öğrenme ile ilgili hiç bir girişimde bulunmasam, pratikte uygulama kolumdan tutup askere götürme şeklinde mi vuku buluyor?

3) şu tarih koşullarında yüksek lisans dışında başka bir tecil gerekçesi mevcut mudur?

ciddi ciddi hayatımın en önemli dönemeçlerinden birinin sorunudur.hele hele çok benzer şekilde deneyim etmiş arkadaşlar varsa beni cevapsız bırakmasınlar.

süper teşekkürkler.
0
samborasi
(04.08.08)
1- yüksek lisansa başvuru belgeleri arasında askerlik durum belgesi (akerlik kararı) var diye biliyorum. en azından 2007'de vardı. sen zaten bu belgeyi çıkartmışsın. sen yüksek lisansa kayıt olduğunda bu belgeyi de okula götürüyorsun ve onlar da yeniden tecil işlemlerini başlatıyorlar. senin birşey yapmana gerek yok. bilmiyorum kaç yaşındasın, 29 yaşına kadar tecil hakkın var. eğer daha yaşlı veya sınırdaysan tecil etmeyebilirler.

2- askerlik kararı çıkarttığına göre, eğer aralık döneminde askere gitmezsen bakaya kalacaksın diye biliyorum. bunun para cezası var. fakat bakaya kalıp da askere gidenleri süründürmek gibi bir tutumları yok.

eğer askerlik kararı çıkartmasaydın, yoklama kaçağı olacaktın. yoklama kaçağı olup da 35 yaşında askere gidenler var (yani üniversite mezunu). onlara birşey olmuyor. işte bakaya kalmanın kötü yanı "ben geliyorum ona göre" diyosun, onlar pasta börek hazırlıyorlar sen gitmeyince üzülüyorlar. yle bir durum.

3- sınav zamanı yani 1-2-3 aralık tarihini içine alan raporun olduğunda, bir sonraki döneme ertelenebiliyorDU. artık öyle mi bilmiyorum. başka kolay yolu olduğunu zannetmiyorum.
0
sheba and the albino girls
(04.08.08)
1. bu durumla ilgili şöyle bir şey var. tecilin bittikten sonra sevk tarihine kadar yüksek lisansı kazanırsan tecil işlemlerini sen değil okulun yapıyor. mesela öğrencisin okulun ilgilenmedi göndermedi polis seni evden almaya gelir bir de bakarlar ki sen öğrencisin okulda ana unutmuşuz der ve tecil eder bu olay sevk tarihininden sonraki işlemlerdir. sevk tarihine kadar bir okuldan kabul alıp kaydolursan bu işi çözersin. disiplin subayı devre arkadaşıma sordum aynen bunları dedi.

2.bu da benim uzmanlık alanım. kolundan tutup götürme olayı bakaya kalma ile ilgili bakaya kalırsan emniyete ve jandarmaya bilgi verilir. böyle olursa mesela hafta sonu yazlık mekana gittin. otele yerleştin. otel her akşam orda kalan kişileri kolluk kuvvetlerine bildirir onlarda kontrol ederler. bakarlar ki otelde bakaya kalmış biri var gelir alırlar mahkeme süreci başlar.

3.yüksek lisansı kazanamazsan aralık celbince gideceksin. ondan yırtman içinde 1-25 aralık tarihlerini kapsayan tam teşekküllü bir hastaneden alınmış heyet raporu isteyecekler. o zaman yapacağın şey gegen die wand filmindeki gibi duvara karşı toslamak o kadar raporu anca öyle verirler.

rica ederim. bu arada askerliğin çok:P
0
yazar kasa
(04.08.08)
çok çok teşekkür ederim arkadaşlar.
0
🌸samborasi
(11.08.08)
(3)

senkron çeviri

samborasi
arkadaşlar,şu senkron çevirinin piyasası nedir, ücretlendirmesi neye göre yapılır, bileniniz var mıdır acaba?
arkadaşlar,

şu senkron çevirinin piyasası nedir, ücretlendirmesi neye göre yapılır, bileniniz var mıdır acaba?
0
samborasi
(07.04.08)
simultane mi, ardıl mı?
0
cedilla
(07.04.08)
ikisi de diyelim, bi de aralarındaki farkı -hani terminoloji bağlamında belki başka farklar da devreye giriyrdur- da bir iki cümleyle izah edebilirsen pek güzel olur..
0
🌸samborasi
(08.04.08)
ikisini de yapıyorum.

ardılda, konuşmacı konuşur, susar, ardından tercüman konuşur, teçhizat gerektirmez, genellikle fiziksel olarak yakındırlar, tercümanla konuşmacı birbirini görebilir duyabilir, ki bu da şarttır aslında, çok daha ucuzdur, saati 30 ila 40 dolar arası gider (teknik direktörlerin yanındaki tercümanlar vardır, tv'de mutlaka görmüşsünüzdür, ardıl o)

simültanede teknik gereksinim gerekir, tercüman kabindedir, kulaklığı ile, elinde mikrofon bulunan tüm konuşmacıları duyar, konuştuğu zaman da, salondaki herkes, kulaklıklarından dinler, konuşmacı konuşurken, gerçek zamanlı olarak tercüme gerçekleşir. bunun saati 400 ytl civarındadır. normalde tercümanlar 2 saatten fazla sürecekse, çifter çifter gider, sesi yorulmasın, değişe değişe yapsınlar diye (ben ayrı, ameleyim, tüm günlük toplantıyı tek başına yürüttüğüm de oluyor).

bir de, simültaneyi yazılı yapmak şeklinde, benim birkaç yerde kullandığım bir uygulama var, ama toplantı düzeninde işe yarar, amfi düzeninde zordur. konuşmacı konuşurken, tercüman o anda bilgisayarda çevirir, alt yazı gibi ve ekranı da projektör ile duvara yansıtır. Böylece lafı bittiğinde, diğer lisandan anlayanlar da, okumuş bitirmiş olurlar ve cevap verebilecek halde olurlar. Yanlış mı doğru mu çevrildi sıkıntısı olmaz, adam daha konuşurken, söylediklerini, diğer lisanda yazılı olarak ekranda akıyor görür. Ayrıca da, toplantı sonunda, ellerinde tutanak olur (gerçi film negatifi gibidir, Türkçeler İngilizce; İngilizceler ise Türkçe--ama sonuçta yazılı kayıt mıdır, evet).

Bunun ücretlendirmesi, firmanın takdirine ve tercümanın insafına bağlıdır, sonuçta, pek yaygınlığını görmedim, ben 97'den beri uyguluyorum ama.
0
cedilla
(20.04.08)
(5)

how to

call of ktulu
"how to" nun Türkçe karşılığı nedir? (Yardım? İpuçları?)
"how to" nun Türkçe karşılığı nedir? (Yardım? İpuçları?)
0
call of ktulu
(24.07.07)
kılavuz olabilir?
0
vampyria
(24.07.07)
bilgisayar dunyasinda nasil yapilira kar$ilik geliyor.
0
notorious
(24.07.07)
"how to" bir kalıp olarak kullanılmakta. peşine gelen iş olmadan çok net bir anlamı haşz olamıyor gibi. zira, bu sorunun konusunu oluşturan spesifik işle birlikte kullanıldığında gerçek anlamına kavuşuyor. ve fakat, yine de kendisini "nasıl yapalım" olarak çevirebiliriz.

misal, "how to drive a car" "araba kullanmanın yolları" anlamını da kapsıyor ise de, "araba nasıl sürülür" demek olsa gerek daha çok. bu durumun da, "how" kelimesi ortaklığından ötürü, "know how" ("teknik bilgi" anlamına gelir) kalıbı ile kurulabilecek akrabalıktan ileri geldiğini düşünmekteyim.
0
samborasi
(24.07.07)
İçeriğe göre değişebilir de, misal kitapsa söz konusu olan 'Bahçıvanın el kitabı' denebilir. Ya da işte 10 derste kız tavlama sanatı şeklinde de olabilir. Çeviri işte, konsepte göre ayar değiştirebilir ama temel olarak, direk kelime çevirisi bence de 'nasıl yapılır'.
0
pyro clustic flow
(24.07.07)
bizdeki ismi aslında hepimizin bildiği: balgam.. yani "haaakk tuuuuuu!"


(bkz: siktirip gidim)
0
green green curly fries
(24.07.07)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.