[]

app store - iade mümkün mü

premium bir uygulamayı appstore üzerinden aldım tl olarak.
ancak bu uygulamayı, kendi sitesi üzerinden dolar ile almam gerekiyormuş.

uygulamanın yönetim paneli üzerinden ödemeye dair fatura vs veriyor, app store bunu henüz sağlamadı, sağlasa bile tl ile olacak ki benim için uygun değil.

elimdeki uygulamayı iptal/iade edebiliyor muyum appstore'da? 2 hafta deneme sürümü sonrasında premium'a geçtim. iptal edip web sitesi üzerinden alacağım.

 
  • dr doofenshmirtz  (31.01.23 18:15:52) 
[]

pegasus - thy farkı

bazı insanlardan duyuyorum "asla pegasusla uçmam, thy'den başkasına binmem" gibi şeyler. neden? farkı ne? envarterlerinde benzer uçaklar var.

haftasonu istanbul-muğla arası uçtum. pegasus ile gittim thy ile geldim. thy sıcak kaşarlı sandviç ve otobüslerdeki gibi içecek ikram etti. insanları bu mu tav ediyor?

pegasus rötar yapıyormuş, thy yapmıyormuş. var mı öyle bir istatistik, bunun sebebi ne?

uçak modellerine baktığımda genelde benzer model uçaklar. biri diğerinden farklı ya da ekstra konforlu değil.

uzun uçuşlar için konforlu bir seyahat isteğini anlarım ama diğerlerinde, özellikle iç hatlarda bu "thy'den başkası olmaz" muhabbeti nedir? fark ne?
iki saatten az uçuşlarda kalite-konfor farkı anlaşılamaz bile. aradaki (çoğu zaman oluşan) fiyat farkı düşünüldüğünde thy'i seçmek bana mantıksız geliyor.

 
Bence tamamen marka tutkusu.


  • lcha  (24.01.23 16:15:49) 
marka algısı tamamen. ben ucuz olanı tercih ederim.
pegasus low-cost bi firma zaten. aynı konforu beklemek saçma.

  • jelly bear  (24.01.23 16:16:24) 
aynı model uçaklar olsa da pegasusun uçakları daha bakımsız (teknik olarak değil, koltukların, pencere güneşliklerinin vs yıpranmasından ve temizliğinden bahsediyorum). Benim denk geldiğim uçaklar hep öyleydi pegasus'ta.
hele ki uzun uçuşlarda fark çok fazla. pegasusla 3-4 saat arası bir uçuş yaptım, belediye otobüsü kadar konforluydu ancak. thy yurtdışı uçuşlarda birkaç gömlek üstün.

  • mustafakesekci  (24.01.23 16:17:53) 
1 saatlik uçuşta business uçmazsan hiçbir fark yok diyebilirsin. pegasus'la 3 saat üzeri uçarsan üzerine oturduğun organın dümdüz tepsiye döner. pegasus'ta diz mesafesi yok, ortalama boyda birisi bile rahatsız oluyor, eğer görece uzun birisi yanınıza oturursa bacakları sığmıyor ve zincirleme rahatsızlık oluşuyor.

Anadolu jet ve pegasus aynı kefede, thy ise farklı bir boyutta.

Thy'de kabin bagaj hakkı konusunda esnekler, 2 parça kabin bagajın varsa nadiren sıkıntı çıkar, 1-2kg fazlayı genellikle tolere ediyorlar. Pegasus acımaz, kabin bagajına 70euro, her ekstra kilogram için ayrıca geçirir.

Yurtdışı uçuşlarda thy yemek verir, uçuş uzunsa aralarda atıştırmalık verir. Pegasus'ta parasını verip bile alamazsin, sıra sana gelene kadar yemek biter :)
  • kimlanbu  (24.01.23 16:57:24) 
1-2 saatlik uçuşta hiç bir şey fark etmez.
sadece bazen thy geniş gövdeli uçaklar veriyor iç hatlara, bi tık daha konforlu ama genelde iga'dan kalkıyor onlar ve altı üstü 1-2 saat yine.
uzun uçuşlar için evet bir fark var.
  • roket adam  (24.01.23 17:31:59) 
şimdiye kadar 2 defa şirketin ödediği thy hariç hep pegasus ile uçtum. uçuşlar hep yurtdışı 2-3 saat arası. toplamda en az 30 defa uçmuşumdur pegasusla, bir kere bile bir olumsuzluk yaşamadım ne rötar ne başka bir şey, 176 boy 110 kg oldukça şişman/iri birisiyim, koltuk mesafesi ile hiç problem yaşamadım. bagaj ve ikramlar konusu ayrı hikaye ama onun dışında ekonomi uçuyorsan hiç bir fark yok. Aradaki fiyat farkının 1/3 üne havaalanında lounge giriyorum uçuş öncesi, hem yiyip içiyorum hem rahatça dinleniyorum, sonra da uçuşa giderken loungedan ne istiyorsam atıyorum çantaya sandviç meyve su ıvır zıvır.


  • zikardo  (24.01.23 18:32:28) 
Pegasusun uçakları resmen dökülüyor, inişte ve kalkışta thy ile arasında dağlar kadar fark oluyor.


  • sta  (24.01.23 19:35:39) 
Koltukları biraz daha rahat, yukarıda birinin dediği gibi daha bakımlı, bagaj hakkı fazla ve bir sandviç veriyorlar. Bagaj avantajı fiyat olarak bir avantaja sahip değilse ucuz olanı alır geçerim. Abartılacak bir farkı yok, bu kalite arayışı abartı geliyor. Şöminesi olmayan evde yaşamam ben mantığı gibi bir şey.


  • Unde bach canim  (24.01.23 19:40:02) 
Valla ben Pegasus’u seviyorum çünkü çok uyguna Avrupa’ya uçabiliyorum sayesinde. Uçağın içi konforlu değil tabii ki ama maksimum 4-5 saatlik yerlere uçuyor zaten.

Thy’nin uzun uçuşlardaki büyük uçakları tabii ki konforlu ama o uzun mesafelere de Pegasus uçmuyor zaten.

2-3 saatlik uçuşlarda çok da bir fark göremiyorum ben bu yüzden. Hatta Kadıköy’de olduğum için Pegasus’un Sabiha kalkışlı ya da varışlı uçuşları çok daha makul benim için.
  • ms brownstone  (24.01.23 20:30:29) 
senelerdir thy ile atlantik uzeri turkiyeye ucup donen biri olarak ekonomi kisminin bende yarattigi hissiyat koy dolmusundan farksiz. defalarca da rotar yapti elbette.
thy uzerinden statu kasmak cok sonradan gorme eylemi yani. zamaninda turkcell'le falan da yapilirdi, farazi "ama daha iyi cekiyor" falan tarzinda.

  • hot potato  (24.01.23 21:44:39) 
artık ülke içinde THY = Pegasus.

Eskiden THY'de istediğin koltuğu seçerdin + sandviç içecek vs. bu tip artılar vardı. Ağırlıkta bir tık hoşgörülü davranıyorlardı (şimdi nasıl bilmiyorum) ve mesela artık online checkin'de rasgele koltuk atamaya başlamış seçince para alıyormuş. Bunlar Pegasus'un olaylarıydı.

Bu arada filo olarak Pegasus daha güven veriyor bana. Genelde daha yeni Airbus'lar vardı onda. Uzak mesafe şeylerde THY gayet iyi tabii.
  • nhk ni youkosu  (24.01.23 23:08:32) 
[]

Fethiye tatili ve oto kiralamacı neden böyle yaptı

havaalanından araç kiralıyacağım. iki kişiyiz. Aradım firmayı, fazla seçenek yoktu, egea kiraladım.

Sonra telefon etti. Dilersen egea'yı da alabilirsin ama aynı fiyata ford courier vereyim dedi. daha yüksek, daha geniş ve konforlu dedi. yakıt tasarrufu iyi dedi. tek seferde yapacağım maks km 150 - 200. daha yüksek dediği için kabul ettim. dağa taşa gitmeyeceğiz ama belki likya yolu ve antik kentleri gezeriz.

istersen egea'yı da alabilirsin ikisi de hazır dedi. akşama kadar kalır mı bilmiyorum tabi.

1- neden bu teklifi yaptı arabacı?
2- fethiye'de konaklayacağız ilk gün. antik kent görmek, biraz doğada vakit geçirmek ve kemer istikametinde gelidonya fenerini görmek istiyoruz. (gelidonya'dan daha ileri gitmeyi düşünmüyoruz, öneri gelirse değerlendirebilriz"
bu rota dahilinde şuraya git öneriniz vs var mı?

 
egeaya başka talip çıkmıştır ford istememiştir o. yaparlar öyle şeyler sorun çıkmaz.

kaş istikametinde dediğin gelidonya feneri, mevikent korsan koyunun orda yani kumlucada kaştan sora 2 saat daha antalya tarafına doğru geliyosun bilginiz olsun.

madem o taraflara geleceksiniz patara ve kaşa uğrayın derim.
  • entropik  (20.01.23 12:48:02) 
biri ticari biri binek. sebebi budur diye düşünüyorum. herkes courieri kullanamaz, kullanmak istemez. ama diğerini her gelene verirsin.


  • artci sarsinti  (20.01.23 12:55:12) 
daha yüksek derken iç hacimden, tavan yüksekliğinden bahsetmiş bu arada. dağa taşa gitmeyeceğiz dediğiniz için yazayım dedim zira yerden yükseklik olarak egea courier aynı.


  • onemoremile  (20.01.23 12:55:32 ~ 12:56:55) 
ek soru: ücretli yola girince vs nasıl oluyor durumlar? yakıt alma işleri nasıl?


  • biseysorcaktim  (20.01.23 12:57:50) 
hız sınırları farklı ticari ve binek için


  • paintov  (20.01.23 13:02:41) 
kredi kartını alırlar kiralarken, ücretli yol, ceva vs kartından kesilit. yakıtı da aldığın kadar teslim edersin. atıyorum 4 diş yakıt vardı teslim ederken de o kadar doldurur teslim edersin.


  • entropik  (20.01.23 13:48:55) 
aynı teklifi güle oynaya kabul ettim, büyük araba lazımdı ve kullanımı rahat, yakıt tüketimi efsane, uzun yolda dikkatli kullanırsan 6lt altına rahat iniyor.

herkes binek istediği için boşta duracağına onu kiralayıp binek aracı daha rahat başkasına verebilir.
  • kimlanbu  (20.01.23 20:04:56) 
[]

insanlar neden ikametini taşımıyorlar

ben üniversite öğrencisi olarak gittiğim şehre ikametimi taşımıştım. seçimlerde orada oy kullanmıştım. bir çok arkadaşım ikamet taşımamıştı. seçim telaşında kimisi yapamamıştı bile.

koca koca insanlar görüyorum, 7-8 yıl önce taşınmış başka bir şehre ama ikametini hala aldırmamış. bir sürü iş-ev değiştirmiş. elektrik-suyu üzerinde, ama ikameti değil.

yeni seçimler bir çok okulun final haftasına denk gelecekmiş. milyonlarca öğrencinin oy kullanımı risk altındaymış ikametgahlarını aldırmadıkları için.

iki bayram arasında olduğu için kimi insanlar da "memleketlerimizden uzakta yaşıyor ve çalışıyoruz, iki bayram arası bi de oy kullanmak için gidemeyiz" demişler.

anlamıyorum, nerede yaşıyorsan ikametini oraya aldır. zor bir iş mi? hayır değil.

insanlardaki bu kendi kendine oluşan "ikamet anne-baba evinde olur" motivasyonunu anlamıyorum. neden almıyorsunuz ikametinizi?

en başat şeylerden biri de, belediyeler planlamalarını orada ikameti olan insanlara göre yapıyorlar ve bu şekilde merkezden para alıyorlar, yaşayan sayısına göre değil.

 
Benimki psikolojikti mesela


  • balpolen  (19.01.23 14:39:11) 
Ben de ünlü bir politikacının oğlu ile aynı evde ikamet ediyor görünüyorum. Bizden önceki kiracı veya ev sahibiymiş, taşındıktan sonra ikameti aldırmamış. Bizim eve trafik cezaları falan da geliyor. Aklıma gelen birinci sebep çocuğunun "özel" bir okula gidiyor olması ve ikameti değiştirince o okula kayıt yaptıramayacak olması ihtimali. İkinci sebep ise safi tembellik...


  • malheiros  (19.01.23 14:41:35 ~ 14:42:01) 
Ben o yaşlardayken askerlikle ilgili bir aksilik olur, belgeler karışır. Bir gece ansızın gelip alırlar diye korktuğum için ve zahmetli olduğu için ikametgahı değiştirmemiştim.


  • michael_knight  (19.01.23 15:23:33) 
umursamadiklari/usendikleri icin.


  • aydonno  (19.01.23 19:33:12) 
böyle olmasını seviyorum. polis abuk subuk bir şikayette eski adresime gitmiş mesela. bulamayınca öyle csi gibi telefondan takip değil telefonla arayıp nerdesin yaw falan diye sordular.


  • sert siyah krom  (19.01.23 20:06:06) 
[]

kripto para furyası geçti mi

geçen yıllarda herkesin dilindeydi kripto paralar. çok takip ediliyordu. bir sürü shitcoin çıkmıştı. rezil olanlar da parasını yükseltenler de çok oldu.

şimdi ne çevremden, ne kimseden kripto para duymuyorum. sosyal medya'da coin esprileri görmüyorum.

bir de bir ara nft çok hızlı yükselmişti. dating app'lerde gezerken bile bir sürü "nft designer" insanla karşılaşıyordum.

bugünlerde durum ne? tüm dünya ekonomik olarak zor süreçten geçiyor ve buraya kaynak aktarmıyorlar mı, insanların çoğu zarar edince ağızlarının payını aldıar mı, thodex vs yerlerin kapanması sebebiyle olumsuz bir algı mu oluştu insanlarda?

ya da aynı furya olduğu gibi devam ediyor da sadece ben mi görmüyorum

 
Pek takip etmiyorum ama çoğu zararda olduğu için sus pus oldular. Ya satıp kaçıyorlar, ya da kara geçecek günleri bekliyorlar sakince.


  • vizivozo  (19.01.23 12:42:19) 
ben parasını yükselten kimseyi tanımuyorum, paramı yükselttim diyenler 300 batıp 100 daha koyup 100'ü 200 yapanlar

400 koyup 200 elinde kalıyor, sana tabiki sadece kazandığını söylüyor

bu işte kazananlar sadece platform sahibi olanlardır. çünkü platformdan işlemleri delayli yani geçikmeli gerçekleştirebilirler. sana sanal bir ekran gösterir tüm işlemleri biriktirip yapar onun 5sn öncesinde de kendi ve arkadaşları satın alım yapar

twitter'da ünlü biri var benim arkadaşım. adam sadece traş.
  • duyurukullanıcısı  (19.01.23 12:54:28) 
Ben kazandım ama 2017’den beri tuttuğum coinler vardı, 2018-21 arasını tekrar yaşıyoruz şu an. 2018’de fena düşüp beklemiştim sonra 21’de piyasa canlanınca tekrar al sata başlamıştım. (Zamanında ICO’lardan iyi kazanmıştım sonra çok zorlaştı o işler)

Şu an duraklama dönemi evet. Yeni btc halving eğer dünyanın da biraz düzeldiği döneme denk gelirse (2024 ortası sanırım) tekrar yükseliş görebileceğimizi düşünüyorum. Tekrar herkes öyle konuşmaya başlarsa çıkmanın vakti gelmiştir. Mesela herkes nft tasarımcıyım derken ben daha öncesinde opensea’den bir sürü şey satmıştım, herkes geldikçe benim projem kaybolmaya başladı satışlar çok azaldı. Erken giren her zaman avantajlı.

Not: ben totalde baya kardayım ama 2022 mayısta 3x param varsa x’ini stablecoine çevirdim elimde o kadarı kaldı mesela. Kimi onu çok kafaya takar. Ama o x bile kaç yıllık maaşım ve 2018’i yaşamış biri olarak şaşırmıyorum.
  • nhk ni youkosu  (19.01.23 13:08:49) 
çok düştüğü için furyası geçti ama aslında daha yeni başlıyor. tabi ciddi bir kısmı zamanla elenir.


  • tiny penny  (19.01.23 14:42:38) 
kripto furyasi bitti hisse senedi furyasi basladi cunku :)


  • sweetoffice  (19.01.23 16:20:02) 
Şimdilik geçti, 2024'te kaldığı yerden devam.


  • halitkin  (19.01.23 18:45:40) 
Alıştırma evresi geçti. Silkelenenler,dibi görenler kazananlar oldu. Furyanın ikinci ayağı için hazırlık yapılıyordu.
Alt yapısı gizemli şekilde hazırlanan bir sisteme katılmak, kazanç beklemek ne kadar doğru ayrı mesele.

Bu arada Elon'dan hatırlatma :
www.sozcu.com.tr
  • diyecevaplandı  (19.01.23 22:45:14) 
[]

ffmpeg ile video'dan ekran görüntüsü almak

bir mobil uygulamada, video görüntüleme bölümünde, video içinden bir kare göstermem gerekiyor. video'nun X'inci saniyesindeki görüntüyü alıyorum, ancak o sırada görüntü boşsa, mesela karanlık bir ortam ya da bembeyaz bir şeyse, yani video'nun tam da manasız bir karesine denk geldiysem o görüntüyü kabul etmek istemiyorum. başka kareyi seçsin.

bununla ilgili bir parametre var mı ffmpeg'de?

aklıma gelen şey, thumb'ı al, boyutuna bak, size'ı Xkb'tan küçükse tekrar al diye kontrol etme.

 
buna yakın bir sorunun çözümünü ben de araştırmıştım bir süre önce. aşağıdaki linklerden faydalanmıştım:

özellikle burada tam aradığın cevap var diye düşünüyorum: superuser.com

burada da fayda edebilecek cevaplar vardı: superuser.com
  • kim bilir  (17.01.23 21:51:24) 
[]

kısmetse olur adlı tv programı üzerine

ben hiç izlemedim bunu.
sözlükte, twitter'da gündem olunca ne olduğunu anladım az-çok. sonra gördüm ki bu program yıllardır varmış zaten. yeni değil yani.

ne oldu da birden, sanki yeni çıkmış gibi her yerde gündem oldu, arkadaşlarım falan da "arkada ses olsun" diye izliyorlarmış. bu zamana dek hiç duymamıştım bu programı, bir aydır yoğun duyuyorum

 
Yeni değil ama eskisinin üstünden de baya geçmiş, o anlamda yeni sayılır.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (16.01.23 12:24:58) 
Program bitmişti yeniden başladılar olay bu


  • olaylar olaylar  (16.01.23 12:38:04) 
En son 7 yıl önce Kanal D'de yayınlanmış.
RTÜK evlilik programlarını yasaklayınca onun da yenisini yapılamamış galiba.

Bu sefer televizyonda değil sadede Youtube'da yayınlıyorlar. Sadece Youtube'da yayınlandığı için özellikle sosyal medyada tanıtımına daha bir özen göstermiş olmalılar. Sonuçta kanallar arasında gezerken rastlayıp izlenebilecek bir program değil. Youtube'a girip, özellikle ismini yazıp, bulup izlemek gerekiyor.
  • michael_knight  (16.01.23 12:56:17) 
[]

Ötv kaldırılabilir mi?

Teknik olarak soruyorum bu soruyu. Özellikle araçlarda inanılmaz bir ötv var. Devlet bundan vazgeçse sosyal problemler çıkmayacak öı? Ben 500 verdim, borç ödüyorım aynı arabayı sen 200e aldın gibi şeyler olmaz mı? Hiç bir siyasi ötv gelirinden feragat etmek isteme de, belev ki etsin, nasıl bir adalet sağlanır




 
araç yok hocam, araç bolluğu olur da firmalar koyacak yer bulamazsa bir miktar azalır belki.


  • adivar  (12.01.23 09:09:41) 
enflasyon da bir vergi çeşidi. devalüasyon da. parası tl'de kalan adam isyan ediyor mu, hayır. devlet eliyle devalüasyon yapıldı, bir şey oldu mu hayır. adaletli mi? adaletle konunun alakası yok. sistem adalet üzerine kurulu değil.

ötv istenirse kaldırılır teknik olarak. insanımız çoğunlukla dolandırıcı oldu son 20 yılda, evrim geçirdik ya da içimizdeki bu yapı açığa çıktı. başka bir yolunu bulur insanlar.
  • gabe h coud  (12.01.23 09:26:44) 
kaldırılabilir. hiç de bir şey olmaz.

"bana mı sordunuz kredi çekerken" der geçerler. tek cümlelik bir düzenleme ile kaldırılır, tarih olur gider.

hatta ötv'yi koyup sürekli yükseltenler vatan haini bile ilan edilebilir. o derece...
  • babilfish  (12.01.23 09:58:41) 
Hiç bir hükümet bu tatlı paradan vazgeçmez. ÖTV sadece araçtan, yakıttan alınmıyor. Telefondan tutun tırnak makasına kadar, hemen her şeyden alınıyor.

Araçlar zaten bu haliyle yok satıyor. Hükümet neden ötv'yi kaldırsın? İlerde satışlar durur, o zaman geçici olarak, 3-5 aylığına düşürürler. Tamamen kaldırmazlar.


.
  • kartallar yuksek ucar  (12.01.23 10:24:25 ~ 11:45:10) 
Bir gün bu geyik sona ersin diye her şeyin ÖTVsini sıfırlayıp KDVsini o oranda artırsalar ne güzel olacak.

Teknik olarak da cevap vereyim. Bir gün ÖTVyi kaldırırlarsa o gün araç fiyatları tam da o kadar artacak ve değişen bir şey olmayacaktır.
  • Mirket  (12.01.23 10:34:28) 
Türkiye'de hiçbir siyasi iktidar ötv'yi kaldıramaz. ekonominin tabutuna son çiviyi çakmış olur.

ötv'yi sadece devletin kasasına giren para olarak görmek yanlış. ötv kalkarsa aklına gelebilecek herkes araba alır. telefonu/arabayı prestij meselesi olarak gören bir halktan bahsediyoruz. kredi çekip iphone alıyor millet. herkes araba alırsa da cari açık hayvan gibi artar. böyle bir cari açığı, turizmle, hizmet sektörüyle eritemezsin. ülke iflas eder.

ben de isterim kalksın, dandik arabalara bir dünya para vermeyelim. ama türkiye koşullarında mümkün görünmüyor.
  • sailor  (12.01.23 10:37:20 ~ 10:46:39) 
butce dengesini korursa vazgecebilir ya da dusurebilir. otv dediginiz merkezi butcenin belki de en onemli kalemlerinden biri.

ha bu durumda sosyal problem cikar mi? hayir. araba alirken essek gibi kendine 1 devlete 1.5-2 araba alan vatandas yav ben otv odedim de sen otvsiz aldin diye mi problem cikaracak? geciniz.
  • bay b  (12.01.23 11:37:43) 
ÖTV tek bir şartla sadece kısa bir süre kalkar (daha önce yapıldı), o da şu;

fabrikalar ve bayiler ağzına kadar sıfır araç dolar, araçları koyacak yer bulamayıp boş arazi kiralar firmalar, o derece yani (geçmişte yaşandı)

Araç satışı olmadığı ve arz fazlası olduğu için sektör devlete baskı yapar, ki zaten araç satılmadığı için ÖTV geliri olmayan devlet bir süreliğine ÖTV indirimi yapabilir.

Bu ÖTV indirimi ile devlet aslında vergiden zarar etmez, aksine piyasa durgun olduğu için vergi geliri düşen devlet bu sayede satışları arttırır ve vergi geliri de artar.

Millet sıfır araba almak için bayi çalışanlarına rüşvet veriyor, araya adam sokuyor, bayide sıfır araç yok diye galericiye gidip sıfır ama plakalı ruhsatlı araç alıyor (kara borsa)

Siz devlet olsanız bu durumda ÖTV kaldırır mısınız? Hiç bir matematiğe ve ekonomik veriye uymaz bu hareket.

Özetle, çip ve hammadde krizi bitip de fabrikalar deli gibi araç üretmediği sürece indirim filan beklemeyin, en basit kural = arz ve talep dengesi
  • John Bloor  (12.01.23 11:54:17) 
Nebati açıkça "araç piyasası yeterince canlı, sıfır araç bulunmuyor ÖTV'yi neden indirelim?" dedi. Soruna cevap olmuştur sanıyorum.

Teknik olarak kısmına gelelim, diyelim ki ÖTV sıfırlanacak olsun, pat diye sıfıra indirilmez. Birkaç yıla yayılarak kademeli indirim olur. Örneğin 2022 model Audi A3 şu an 1.050.000 TL ve 395.000 TL ÖTV'si var. 2023 modeller nasılsa minimum 1,3M olacak. Burada ÖTV'de 100.000 TL düşüş sağlanırsa aracın hem 2022 bedelinden yüksek olması sağlanır hem de 2023 fiyat artışı baskılanmış olur. 2022'de alan mağdur edilmiş olmaz. 2024'te yine benzer ayarlama yapılır, birkaç yıla ÖTV 0'a iner. (Bu paragraf tamamen hayal ürünüdür soruna cevap olsun diye yazdım)
  • Lethe  (12.01.23 12:35:35) 
ötv, merkezi yönetim gelirlerinin (en genel bütçenin) yüzde 12,65'ini oluşturuyor
vergi gelirlerinin ise yüzde 14,83'ünü oluşturuyor. 210 milyar tl. 2021 rakamları.

öyle yüzde 1-2 değil yani, kalkar mı, kaldıran yerine bir şey getirir mi getirmeye mecbur kalır mı yoksa masal mı anlatıyor hesap et
  • comp  (12.01.23 14:30:16 ~ 15:29:08) 
Bayilerde araba mı var ötv indirimi istiyorsunuz.

Bunu söyleyen bakan.
Yani özetle paranın aktığı musluğu neden kessin adamlar.
  • neymis  (12.01.23 20:08:52) 
[]

istirham etmek ne demek

rica etmek, bağışlamak anlamına geliyor sözlükte.

ben rica anlamını biliyordum.

mesela çok samimi olmadığım biri, daha önce uyardığım halde aynı rahatsızlığı veriyorsa "böyle yapmayın, istirham ederim" dediğimizde "lütfen yapma" anlamını mı taşıyor yoksa dilekçelerdeki üstün-alta ricası gibi daha sert bir rica mı?

 
evet, uyarı anlamında sert bir rica.


  • deartheodosia  (09.01.23 13:31:17) 
arapça اِسْتِرْحَام sözcüğünü google "dilekçe" olarak çeviriyor. farklı bir arapça sözlükte de "rahmet isteme", "acındırma" gibi anlamları var.


  • mustafakesekci  (09.01.23 13:55:02) 
Alt üste istirham eder.
Üst alttan rica eder.

  • flo  (09.01.23 16:46:24) 
Flo arkadaşımız çok güzel açıklamış o kısmını bilmiyordum ama aklıma gelen örnekler:
Askerde komutan rica eder daha doğrusu bu dökümanlarda olur ve aslında emretmesi anlamına gelir.
Bir de bazı eski Türk filmlerinde kibarlıktan kırılan tipler oluyor sürekli istirham ederim istirham ederim diyorlar ki bu da düşününce flonun dediğine tam uyuyor.
  • ckisc  (09.01.23 21:20:37) 
bazen de üst altına resmen "rica" edemediği durumlarda istirham edebilir. "beni üzme keserim götünü" gibisinden...


  • alperz  (09.01.23 21:24:17) 
"ziyaaa" anlami da cikar.
bence istirham da bir ast/ust iliskisi yok.

  • cooperr  (09.01.23 21:58:34) 
Beyan eder istirham ( burda eski türkce ) imi sunarim , saygi ve beklentimle gibi.


  • hengame35  (10.01.23 01:32:26) 
( Bknz : Bülent Ersoy )


  • hengame35  (10.01.23 01:33:36) 
[]

neden bunu başaramıyorum (taşınmak)

başka bir ülkeye taşınmak konusunda korkmak ya da çekinmek sözcüklerini kabul etmesem de, sanırım bana engel olan bu duygular. sebebini bilmiyorum. belki ailesel duygular...

---
farklı bir ülkede bir kaç ay yaşamak istiyorum. daha önce avrupa ülkelerinde bir süre yaşamıştım 10 yıl kadar önce. o yüzden amacım asya/latin/amerika. ingilizcem kafi.

online çalışıyorum. makul bir maaşım var. birine bağlılığım yok. açıkçası işimi/ilişkilerimi hayattaki her şeyimi bir süre sonra gitmek üzerine inşa ettim. işler ters giderse diye biraz birikmişim de var.

hayatımın öyle bir aşamasındayım ki, en azından merakımı alana dek, en azından bir kaç aylık süre boyunca, asya ya da amerika'da yaşamak için hiç bir engelim yok. hayalim hep buydu. 30 yaşındayım ve hayalini kurduğum bir aşamadıyım ama adım atmak istemiyorum.

sebebini bilmiyorum. korkuyorum demek istemiyorum çünkü daha önce korktuğum bir çok şey yaptım. peki şuan bana engel olan şey ne? korku mu? yaşlanıyor muyum(30 yaşındayım yahu:/)

bu soruyu biraz gaza gelmek için açtım. hayalim buydu, imkan elde edince neden caydım? beni gaza getirin ve X'e bilet alayım, sonra da gideyim. hepi topu bi kaç ay... ne kaybım olur ki.

edit: gitmek istediğim yerler sorgusuz en azından 30 gün vize veriyorlar. vize sorunu da yok bu süre için. daha uzun süre için başvuru yapabilirim, muhtemelen daha uzun süre alırım gitmek istediğim yerlere. çalıştığım yer yardımcı olduğu için abd'de vize alma imkanım var -ki pahalı olduğu için orayı istemiyorum-

ps: yarın sabah sabah sileceğim, teşekkürler.

 
abd için istesen de zor. avrupa'da neresi olduğuna göre değişir imkanı.

yani sen istesen de olmayabilir. vize işleri çok sorunlu.
  • romario  (05.01.23 00:46:43) 
10-15 sene sonrasını düşün. gitmediğinde pişman olma ihtimalin, şu an, hemen, bir an önce gitmek için sarfedeceğin çabadır... not: yaş 43. 30 yaşında olsaydım şu an bu mesajı abd'den yazıyordum...


  • jeanluc  (05.01.23 00:50:40) 
istanbul - phuket, 9 saat 25dk. cumartesi gunu THY ile 30k TL.

online calisiyorsaniz, saat farki ile bir probleminiz yoksa atlayin gidin. olmadi 2-3 hafta tatil yapip donersiniz. bunun icin de harcadiginiz paraya uzulmeyin (belki alttan alta erken donersem para bosa gitmis olur dusuncesi yatiyordur, o yuzden cekiniyorsunuzdur), gidip gezip hevesinizi alacaksiniz en en en kotu ihtimalle. en iyi ihtimalle ise hayatinizin en guzel gunleri olacak.

para bi sekilde yeniden kazanilir hem. 30 yasinda kariyerinizin nispeten erken yillarindasiniz daha.
  • taurina  (05.01.23 01:24:34) 
Korkudan ziyade atalet olabilir. Bazı şeyleri yapmak enerji sarfiyatı gerektiriyor, özellikle konfor alanından çıkmak. Rutinini terk etmek her insana zor gelir. Memelilerin doğasında var. Beyin nöronları sürekli izledikleri patternlerdeki bağlantıları daha güçlü hale getirir ve sinyaller oradan akmaya meyillidir. Şimdi sen ülke değiştirince beyninin rutini bambaşka bir aşamaya geçecek, yeni yeni bir sürü bağlantı kurmak zorunda kalacak. Haliyle bunu yapmaya direnç gösteriyorsun. Bunu kırabilmek senin elinde. Daha iyi olur daha kötü olur bilemem. Ama buraya bu duyuruyu açtığına göre yapmazsan pişman olacaksın. Yapmana rağmen ah keşke gelmeseydim pişmanlığı da yaşayabilirsin ama hiç yapmamanın pişmanlığından daha kötü bir pişmanlık yaşamazsın. Hiçbir şey olmazsa bile mutlaka kıymetli bir deneyim olur.
Biraz da kendini maddi manevi korumaya alarak yani uçak bileti konaklama vb giderlerinde akılcı davranıp birikimini ihtiyatlı kullanırsan, gideceğin yerin seçimini de kendi kişilik özelliklerine daha çok uyacak unsurları araştırıp ona göre yaparsan en sağlam şekilde bu işin adımını atarsın :)

  • eskiden sizofrendim simdi iyiyiz  (05.01.23 03:32:14) 
icinden gelmiyorsa yapmak zorunda degilsin. keyfin yerinde. olmasaydi coktan gitmistin bile.

favorin olan bir yere tatile gidebilirsin baslangic olarak, bakalim ne hissedeceksin.
  • hot potato  (05.01.23 03:39:37) 
1 aydir phuketteyim
tiger muay thai diye bir okulda muay thai kampindayim
patong bolgesinde oteller pahali ama bu fitness street dedikleri yerde ucuz
1 ay, 1200 dolara kaliyorum villada.
ingiltereden sonra hava da cok guzel geldi.

kop gel
  • Corc  (05.01.23 05:29:13) 
güvenlikten kaçış diye bi kitap vardı o aklıma geldi. çocukken okumuştum gerçi.. güvenli alandan konfor alanından çıkmak zor geliyor yaşın genç ama 30 yine yani 20 değil :) biranda kendini itirerek gidersen iyi ki yapmışım dersin.


  • entropik  (05.01.23 11:51:40) 
önce farklı ülkelere tatile giderek dene bence kendini, gittiğin ülkeye alıcı gözle bak yaşanır mı diye. uzun yıllar yurt dışında yaşayıp akıl sağlığımı stresten kaybedince döndüm. şimdi ben de benzer durumu yaşıyorum, tekrar gidip gitmemek arasındayım. gerçi gidersem kaybedecek şeyim çok, gitmeyi seçsem gideceğim ülke de ekonomik krize girmiş durumda burası gibi. burada kendi tapulu evimde yaşıyorken gidip oralarda maaşın yarısını kiraya verip üstüne güvende hissetmeden yaşamak zorunda kalacağım vs. bu yüzden temelli gitmemeyi seçip - en azından şimdilik - tatillerde gidip denemeyi planlıyorum. bunu yapacak paranız varsa harcayın gitsin


  • kurbanlik koyun  (05.01.23 17:50:06) 
[]

Düzgün kola var mı?

Kolaların şekerli siyah sudan başka bir şey olmadığını biliyorum, ama hangi marka/model en kolaya benzer kola? içtiğim her kola o kadar şekerli ki, yılda bir bardak yetiyor resmen.




 
Yani yerini tutar mı bilmem ama ben meyan kökü kaynatıyorum. Şekersiz kola bile ağır geliyorsa meyan kökü öneririm.


  • prole  (04.01.23 15:38:34) 
artık kalite iyice bozuldu. ama ben alırken üretim tarihi yakın olanları alıyorum özellikle bir ayı geçmiş olanları almıyorum. bundan dolayı bile bariz bi tat farkı oluyor. yine de eski kaliteleri yok artık


  • clones  (04.01.23 15:51:06) 
"içtiğim her kola o kadar kola ki, yılda bir bardak yetiyor resmen"

Burada ne demek istediğinizi anlamadım. Cam şişedeki coca cola daha güzel oluyor.
  • pispinti  (04.01.23 16:08:10) 
pepsi max güzel bence. 330 ml kutudaki ya DA 1 litre. cam şişe kola da güzel. yine zero.


  • jelly bear  (04.01.23 16:13:21) 
her ülkede farklı oranda o ülke insanlarının şekeri ne kadar sevdiklerine göre şeker koyuyor bu büyük firmalar. yani avrupaya giderseniz daha az şekerli kola içersiniz. amerikaya giderseniz de Türkiye'deki kolanın iki katı kadar daha şekerli kola içersiniz. ama küçüklüğümüzden beri bu corn syrup olayının suyunu çıkardıkları için bence asla eski tatları yakalayamayız.


  • kurbanlik koyun  (04.01.23 17:15:34) 
küçüklükteki tat hala pepsi klasikte mevcut. coca cola reklamla en iyi algısını yerleştirdi ama kötü.


  • xrated  (04.01.23 17:22:40) 
zero sekerli geliyor bana.
alirsam pepsi mini sise aliyorum.
ama zero bile iceceksem ilk kriterim sise olmasi. cam sise tadi daha iyi
  • Kittie  (04.01.23 20:18:54) 
Kola yok.
Dedigin ozeligi taşıyan bir cocacola vardi o da bozdu zaten. Dolasiyla piyasada kola yok.

  • stavro  (04.01.23 20:39:35) 
Coca-Cola kusura bakmasın ama rezalet bir hal aldı. En iyi versiyonu, açtığınız anda tüketmeniz gereken ufak şişe versiyonu olabilir. Eğer bitiremediyseniz de dolaba koymayın, dökün gitsin. Kendine saygısı olan insan içmez çünkü.

İkisi arasından Pepsi çok daha iyi artık. "Artık" diyorum çünkü 2 sene önceye kadar Pepsi değil Coca-Cola içen insandım. Artık "Pepsi'nin olmadığı yerlerde" oldu. Hani onun tersi bir cola reklamı vardı normalde.

Bu arada benim komple kola bilgim ve tecrübem bu kadar. Kolayı sadece kokteyl içerisinde ya da patates kızartması ve fast food falan yerken içiyorum. O yüzden gerçek gurmeler daha iyi cevap verir.
  • nawar  (04.01.23 20:40:22) 
kutu coca-cola light hala güzel.


  • chaos moleculaire  (05.01.23 14:45:26) 
[]

Gain.tv kullanıyor musunuz?

Güzel içerikler var mı?

ben sadece 10bin adım'ı biliyorum. çok kısa olduğu için arada bir izliyorum ama çok da favorim değil.

izlemeye / takip etmeye değer neler var?

 
hayir


  • tantavizisyon  (30.12.22 21:59:01) 
ayak işleri güzel, keyifli


  • roket adam  (30.12.22 22:07:15) 
ayak işleri ve 10 bin adım dışında bilmiyorum.


  • sanal uyku  (30.12.22 22:19:48) 
Ayak işleri sadece birinci sezon güzel. İkinci sezonu recep ivedikvari. On bin adım güzeldi +1


  • ruhen hastayim ben  (30.12.22 22:21:39) 
Ayak İşleri için alacağım yine, bu gece yeni sezon çıkıyor. Onun dışında pek bir şey bulamadım benlik.


  • gallienus  (31.12.22 08:32:32) 
cezailer dizisi çok çok kaliteli bir yapım olmuş mutlaka izleyin


  • yirmibesonbes  (31.12.22 11:14:41) 
[]

bana playlist yapalım - enerjik/yüksek mod

herkese iyi akşamlar,

başlıkta da belirttiğim üzere enerjik ve mod yükselten şarkılar dinlemek istiyorum. hali hazırda muhtelif playlistlerim var ancak yeni önerileri değerlendirmek adına bu soruyu soruyorum.

playlistlerinizi paylaşır mısınız ya da öneride bulunur musunuz?

ps: power metal, 80ler rock genelde sevdiklerim. stratovarius, bon jovi sevdiğim gruplar. benzer frekansta yeni müzikleri playlistime eklemek isterim. teşekkürler.

ben başlayım:
www.youtube.com
www.youtube.com

 
Açılışı Knopfler ile yapayım: ve kenara cekileyim.
Sultans of swing: youtu.be
What it is: youtu.be
Money for nothing: youtu.be
Lady writer:youtu.be
Walk of life: youtu.be

Off bunlardan sonra uykum kaçtı:/
  • Amaranta ursula  (27.12.22 23:54:38 ~ 23:54:54) 
counrty sever mısın bılmem ben bu sarkıyı pek severim
www.youtube.com

  • kurcalamabozarsin  (27.12.22 23:58:24) 
SOA - This life
Rage - Not forever
A Perfect Circle - Passive

Bildiğinizi tahmin ettiklerim: Spoonman, blackdog, keep the faith, lost(haggard)

open.spotify.com
  • zihua  (28.12.22 09:05:54 ~ 09:44:48) 
[]

Kulaklıklar nasıl çalışıyor

Kulaklıklar nasıl çalışıyor? Her biri aslında küçük birer hoparlör, mıknatıs etrafında kablo sarılı, gelen sinyali sese çeviriyor. buraya kadar sorun yok. hatta küçük çocukken kendim de böyle şeyler denemiştim.

asıl sorum bundan sonrası için,

* mesela active noise cancellation özelliği var. sesi dinliyor ve ters frekansta bir yayın yaparak titreşimleri uzaklaştırıyor sanırım. sesi dinlerken mikrofon kullanıyor. peki frenkansı nasıl analiz ediyor? ya da bu işlemi nasıl milisaniye cinsinden yapıyor?

* 3d-5d falan gibi özellikleri var kulaklıkların. ses arkadan, aşağıdan, şuradan buradan geliyor. ama kulaklıkta 5 tane falan hoparlör yok, değil mi, bi tane var. bu durumda sese nasıl 3d efekti verilebiliyor?

* kablosuz bluetooth kulaklarda bir de mikrofon var, arkaplan seslerini filtreliyor, gelen açıya göre sesi iletiyor falan. sesin uzaktan mı yakından mı nereden geldiğini nasıl anlıyor? içinde bir kaç mikrofon varsa bile bu işlem için bir işlem yapması gerekir (yakın mikrofona şu açıdan geldi, bunu arttırayım, diğerini azaltayım gibi) işlem yapacaksa da bir işlemciye ihtiyaç duyar ve kısaca bir bilgisayar haline gelir. ama kulaklıklar işlemcisi olan bir cihaz değil, dimi?

* bazı kulaklıklarda 3d spatian audio gibi bir özellik var. kafanı sağa sola çevirince, aşağı yukarı yapınca ses başka yerden geliyormuş gibi oluyor. bu nasıl sağlanıyor. kulaklarda bir jiroskop olsa, bununla sağlanabilir ama bu durumda kulaklığın kocaman olması gerekmez mi? kuru fasulye tanesi kadar bir şey halbuki.

 
-> anc'nin çalışma mantığı dediğiniz gibi (gerçi bir sürü farklı versiyonu var). işlemin hızlı olma sebebi, kulaklığın üzerinde sırf bu iş için tasarlanmış bir işlemci olması. dsp deniyor (digital signal processor)

-> kulaklıkta 3-5 tane hoparlör olabilir. airpods pro'da 4 tane var mesela.

-> dps var, teknik olarak tam "bilgisayar" değil ama ona epey yakın bişey.

-> airpods pro'da jiroskop yok ama ivmeölçer var. mercimek kadar bi çip :) airpods max'lerde jiroskop da var diye biliyorum. jiroskoplar çok küçük değil, ama ivmeölçerle de hangi yöne hangi hızla hareket ettiğini ölçebiliyorsun.
  • plutongezegendegilmi  (22.12.22 11:44:21) 
Noise cancellation için dediğiniz gibi faz terslemesi yeterli kendiniz bilgisayarda da deneyebilirsiniz bir mp3'ün 2 kanala atıp birinin üzerine konuşup diğerinin fazını terslediğinizde yalnızca kendini sesiniz kalacaktır öyle aşırı bi *analize falan gerek yok.

Evde 5.1 dinlerken de 2 tane kulağınızla dinlediğiniz için teknik olarak 2 verici ile bu datayı iki kaynak arasında dengeleyerek verebiliyor. Tabi sola az verdim sağa daha çok verdim öyle bi yönelgenlik oldu gibi kadar basit bişey değil sağlam filtrelemeler hesap kitap söz konusu. Beynimiz de psikoakustik ile gerisini hallediyor (bkz: virtual barbershop)

Kablosuzlarda, telefon tabletlerde birden fazla mikrofon var. İnsan konuşma sesinin frekans aralığı aşağı yukarı belli olduğu için oradan hareketle çalışıyor ve genellikle statik gürültülerde başarılı oluyor değişken seslerde değil. Fön makinası çalışırken konuşan bir insanı çok net bi şekilde duyurabiliyor elmalı cihazlar mesela. Evet basbayağı bilgisayar var kulaklıkların içinde teknik olarak.

Gyroscope ve acceleronmeter de var dediğiniz gibi. (Bunu kamera ile yapan yazılımlar da var headtracking ile)
  • hedep  (22.12.22 13:05:12) 
[]

ahşap hobisi ile uğraşan var mı?

bir hobim olsun istiyorum.
hatta yıllar sonra, eğer para için çalışmak zorunda kalmazsam zamanımın büyük çoğunluğunu harcayacağım bir şey istiyorum.
zaman içinde lazım olan manual-elektrikli aletleri temin edeyim ihtiyaç duydukça istiyorum. büyük bir evim ya da boş odası olan bir evim olursa hobi odası/atölye yapmayı istiyorum.

bir yerden başlamak istiyorum yani. ahşap oymak, kesmek, vidalamak, şekil vermek ve ortaya bir şey çıkarmak hoşuma gidiyor. mesela demonte mobilyayı takmak / sökmek bile güzel.

velhasıl, nereden nasıl başlayayım?
alet işler el övünür diye düşünüyorum. kaliteli araç kullanmayınca insanın şevki kalmıyor. o yüzden yavaş yavaş değerli bir atölye inşa etmek istiyorum.

 
ben de bu tarz ahşap işlerinden alet edevat kullandığım şeylerden çok hoşlanıyorum. evin yakınında bir marangoz buldum. Onun yanında stajımsı bir şeye başlayayım, işi öğrendikten sonra da neye ihtiyacım olduğu konusunu netleştirip doğru yatırımlar yaparım diyordum. araya yüksek lisans girince bırakmak zorunda kaldım, fırsat bulup başlayamadım tekrar. Belki siz de bu tarz bir yol izleyebilirsiniz. Marangozlar da beleş ve ekstra bir işçi gibi bakıyor olaya sonuçta win win :D


  • serbest gezen koala  (19.12.22 10:54:18) 
her şeyin başı bench yani sallanmayan bir masa. çünkü heves hep ahşapta kalmıyor. dremel'i aldığınla kalıyorsun, kıl testere fırlıyor gidiyor. bi de 3M maske takanları görünce "benim ciğerime neden toz kaçsın" ile "maske takarak bu hobiyle uğraşacak derdim ne" düşünceleri arasında kalıyorsun. tabi bunun blacksmith'liği, bonsai yetiştiriciliği, kapalı kavanozda ekosfer oluşturması, hamster'ların genetik çaprazlanması yok mu? var. hepsinde lazım olan şey: sallanmayan bir masa. tercihen kendin ikinci el tahtalardan yap ki, özelleştirmeye kıyabil. masanın bi köşesine mengene takınca bench oluyo işte. e mengene takıyorsan sallanmaması lazım masanın. çok büyük kuvvet uyguluyorsun. masayı çekince gelmemesi titretince salanmaması lazım. devasa olması lazım. ama mengeneyi çok büyük alma. orta boyu yeter. matkabı alabileceğin en yüksek watt'da ve darbeli fonksiyonu olanından al. illa ki tavanı, fayansı delmen gerekecek bi gün. bosch markasının virali yapmak bana mı kaldı ama matkap'ta bosch'tan şaşma. en sağlam tornavidalar: stilson marka. sapı şeffal sarı gibi olanlar. bunlardan boy biriktir. cendere de hep ihtiyacını hissettiğimiz bir arkadaşımız ama 10 15 sene önce bile çok pahalıydı. alet kutusuna da para verme. çünkü duvara kendin alet asma panosu yapacaksın :)

edit:cendereye işkence diyormuş herkes.
  • baba553  (19.12.22 13:34:53 ~ 13:38:26) 
bence müstakil bir eviniz yoksa, apartman dairesinde yapacaksanız hiç bulaşmayın. bunun sesi, talaşı, tozu vs. var. apartman dairesinde hiç çekilmez, siz çekseniz komşu çekmez. youtubedan video izleyerek kendinizi tatmin etmeye çalışın.

bir de bu koruyucu ekipmanları (maske, gözlük, kulaklık) atlamayın.
  • inheritance  (19.12.22 13:59:38) 
[]

Elektriksiz yer için laptop şarj etme olayı

Köye, tarla evine gidip kafa dinlemek istiyorum. Su ve ısınma problem değilse de elektrik yok orada. Telefon şarjını powerbank ile yaparım ama laptop kullanmaya ihtiyacım var. yani elektrik.

otomobil aküsünden laptop şarj etmeye yarayacak invertor(?)* denilen aletler var. şuan aklımdaki tek yanıt bu. ancak bunun için de araba gerekiyor. benim arabam yok, babamın arabasına el koymak istemiyorum.

yürütebileceğim alternatif yol mu?


* www.hepsiburada.com aklımda şöyle bir ürün var. laptop şarj eder gibi duruyor.

 
camide şarj edebilirsin diye düşünüyorum, laptop şarjı type-c girişli ise iyi bir powerbank iş görebilir


  • hoot  (17.12.22 14:45:35) 
jeneratör kiralama düşünülebilir


  • carisch  (18.12.22 02:27:19) 
Oldukça tuzlu ama ecoflow gibi güç istasyonları var, karavancılar ve off the grid yaşayanlar kullanıyor genelde. Bir de güneş enerjisi ile şarj etmek için aparatını alırsanız kimseye muhtaç olmadan kullanırsınız.


  • inheritance  (18.12.22 11:13:22) 
[]

Sakin cafe/pub - şişli

bangır bangır müzik olmayan, çok kalabalık olmayan, yan masada konuşanların muhabbetine ortak olmadığımız bir kafe/pub bir yer arıyorum.

gideyim kitap okuyım sakinliğinde bir kafeden artık umudumu kestim istanbul'da. bari başım ağrımasın şeklinde bir yer istiyorum.

var mı böyle yerler?

 
Bomontide moc, belgizar, but first coffee olabilir.


  • ruhen hastayim ben  (16.12.22 20:30:29) 
Cevre hastanesinin arka sokaginda chops var. Karsisindaki yol kenari ama sokaktaki daha iyi.


  • ahmet oturum cerezi  (16.12.22 21:45:40) 
Hileli yeri söylüyorum, normalde de kimseye öğretmem… Bomonti The House Residence altında Cargo Coffee, kimsecikler yok, mekan son derece keyifli ve huzurlu, ayrıca zenginlerin takıldığı bir alan olduğu için +3 coolluk bonusu da verir. Kahve fiyatlarıda 2-3 lira fazla işte, o kadar da olsun artık.

Yukarıda bomonti için önerilen diğer mekanlar nargile kafeden hallicedir, boşuna gidip huzur aramayın.
  • kent sakini  (17.12.22 00:56:41) 
[]

Kapıda ürün iadesi nasıl çalışıyor?

internetten bir ürün almıştım. kutuyu açmadan iade etmem gerekti bir sebeple. hepsiburada, kuryeyi gönderelim evinizden alsınlar dedi. kurye geldi ve teslim ettim.

ancak şöyle bir şey var. kurye benden o ürünü aldığında ürünün kutusu açık mı kapalı mı diye bir kontrolde bulunmadı. hatta iade ederken aldığım ürün yerine hıyar koyup koymadığıma bile bakmadı.

bu sistem nasıl işliyor tam olarak? kargocu benden aldıktan sonra ürünü açıp dener, kullanır ya da başka bir ürünle değiştirirse ne olur mesela? ya da ben aldığım ürün yerine başka bir şey iade etseydim sonra iadem reddolunca da "ben iade ettim kargocu değiştirmiş" desem ne olur?

anlamadım, tamamen güven üzerinden mi işliyor sistem yoksa kargocu ürünü benden alırken kontrol etmeli miydi, kutuya koyup ambalajlamama bile izin vermedi, araç yolun ortasında kaldı hemen gitmem lazım dedi.

 
kargo şubesinden iade yapsanız da içinde ne var diye sormuyorlar ve bakmıyorlar ki. daha önce böyle iade yaptım sorun çıkmadı. hatta, hepsiburada premium iseniz, kargonuz daha teslim edilmeden iadeniz onaylanıyor (hepsiburadanın kendisi satıcı ise).


  • inheritance  (16.12.22 11:01:04) 
kargocu ona bakmaz. ürünü gönderdiğiniz yer bakar.


  • jelly bear  (16.12.22 11:03:27) 
yurtdisinda yasiyorum, gecen amazon prime ile geri gönderdim bi ürün, postaneye verdim, eve gelmeden para hesaba geldi diye mail aldim. hic dikkat etmemistim cünkü hep amazona geliyodu para bu sefer bankaya geri istemistim. hic bakan eden yok bu icinde mi degil mi diye. amazon depoya gidince de kimsenin kontrol edecegini düsünmüyorum acikcasi. cok ilginc.


  • c1b2k3  (16.12.22 13:03:39) 
[]

EYT olayı

EYT olayını bir kaç sene daha bir şekilde sürüncemede bırakırlarsa doğası gereği EYT süreci son bulacak mı?

yani şuan yaşı genç insanların bir kısmı zaten emekliliği haketmiş olacak.

EYT kümesinde 2.5milyon insan var ve sayıları sürekli azalıyor, ama artmıyor değil mi?

 
sayılarının azalması için emekli olabilmeleri lazım. yakın ve orta vadede kolay kolay azalmaz


  • paintov  (12.12.22 11:50:28) 
Bu insanlar Eylül 1999 öncesi sigortalılık girişi olanlar. Yani şu anda Hepsinin 1999da 18 yaşında olduğunu bile kabul etsek -ki çok buyuk kısmı daha büyük- 2022 yılında 20 yıllık sigortalilik süreleri var. 99 öncesinde yıllara göre emekli olma yaşı azalıyor, örneğin 99da girişi olan erkekler 58 yaşında, kadınlar 56 yaşında emekli olabiliyor mevcut durumda. Ve gayet makul bu. Ben eyt diye bir sorunun olmasını anlayamıyorum. Erken yaşta emeklilik yanlış bir karardı. Devletin her yanlis kararında, kazanılmış hak iddiası ileri surulurse bu kötü niyetli olur. Doğal akışına bırakılırsa evet her geçen yıl bu sayı azalacak. Zira 99oncesinde emeklilik yaşı daha da geriye gidiyor. Atıyorum 98 için 56, sonra 55, 54 gibi. Bu grup nasıl böyle orgutlenebildi Türkiye'de aklımin almadığı bir şey. Devletin yerinde olsam her şeye rağmen geçit vermem böyle bir şeye. O yüzden yapılacak düzenlemede mutlaka bir yaş şartı olmalı


  • sanguine  (12.12.22 11:58:22) 
52 yaşında yani iki sene sonra emekliyim.
90 girişliyim.
yavaş yavaş azalacağız.
ama çoğunluk hangi tarafta o konuda bilgim yok.

@sanguine +1
bir eyt bir de taksiciler. haklı haksız tarafından bağımsız böyle örgütlü şekilde hareketli edebilmeleri tr şartlarında takdire şayan. hatta ben de eyt'li olmama rağmen şaşkınlıkla izliyorum. acaba benim kaçırdığım sağlam bir fayda mı var nedir kendime sormadan edemiyorum.
  • lazpalle  (12.12.22 12:12:17 ~ 15:18:16) 
EYTli insanların sayıları artmıyor aksine her geçen gün azalıyor.
SGK sitesinde en son 2009 yılına ait veriler var o zaman 9Milyon kişi SGK'lı gözüküyor. Tahmini rakamlarla 1999 senesinde 4-5Milyon kişinin SGK'lı olduğu varsayılıyor. Zaten bu kişilerin büyük çoğunluğu emekli oldu gitti. (En son 2022 yılında 1991 girişliler emekli oldular.)
Türkiye'de yıllık emeklilik sayısı yaklaşık 300bin kişi , 1999 tarihi baz alınırsa da yaklaşık 2-3M kişinin EYT'li olduğu ortada.

Ben de bir EYT'li olarak normal şartlarda 4 sene önce emekli olmam lazımken yasa çıkmazsa 4 sene sonra emekli olacağım. Aslında EYT'lilerin çoğunun durumu bu şekilde yani yasa bu seçim döneminde çıkmadı diyelim diğer seçim döneminde ortada EYT'li filan kalmaz kalsa da max 500bin civarı olur :)

Aslında bu noktada çoğu insanın gözden kaçırdığı ABO durumu var ayrıca hala şimdiki gençlerin 60-63 yaşında emekliliğe ses çıkarmamasını ve bununla ilgili en ufak bir mücadelenin olmaması da beni şaşırtıyor.
  • catamenia  (12.12.22 12:28:41) 
Soruya cevap olmayacak ama bu denli örgütlenip taleplerini yerine getirtebilmeleri uzun bir süredir görmeye alışık olmadığımız bir örnek oldu.


  • 2027  (12.12.22 13:29:54) 
[]

airpods pro - 2 mantıklı mı?

hiç anc'li kulaklığım olmadı. öyle bir şeye ihtiyacım var. bahsi geçen cihazda bir de sessiz mod varmış. inanılmaz ihtiyaç duyuyorum böyle bir şeye.

şuan 5.3bin tl'ye satılıyor. önceden neydi, ileride ne olacak bilmiyorum. mantıklı bir tercih mi? daha önce hep fiyat performans olarak makul ürünler tercih ettim. bu sefer "pahalı ama hakkını veriyor, imkanın varsa al dene" tarzı bir ürün kullanmak istiyorum.

başka airpod modelleri kullanan arkadaşlarım hep memnunlar. hatta benim görüşüm "o kadar para verdikten kimse memnun değilim diyemez" şeklindeydi.

 
İlk nesi pro vardı bende. Kaybettim ve tekrar pro alacak bütçem olmadığı için pro olmayan 2. nesil airpods aldım ve şu an gürültü engellemeyi çok özlüyorum :) tam imkanın varsa al dene ürünü. Pişman olacağınızı sanmıyorum.


  • voyager 1  (12.12.22 10:34:14) 
gurultu engelleme guzel. cogu durumda yeterli ama overear kulakliklar daha basarili bu konuda. bir de uzun sure (mesela 1 saatten uzun) kullaninca kulaklarimi acitiyor benim. ama cok pratikler.

edit: bende airpods pro 1 var. 2'nin anc'si biraz daha iyi sanirim.
  • lemmiwinks  (12.12.22 11:13:27 ~ 11:14:00) 
AirPods Pro var bende, 1.nesil.
Gürültü engelleme özelliği güzel ama uzun süre kullanamazsınız. Rahatsız ediyor.

Eğer uzun süre kullanacaksanız ve iyi olması gerekiyorsa kafaüstü kulaklıklara bakın derim.

Onun dışında hele de iPhone'unuz varsa kesinlikle aldığınıza pişman olmazsınız.

Bu arada tek ihtiyacınız sessizlikse bu konuda kulak tıkaçları ve "kulak koruyucu/ gürültü engelleyici" kulaklık denen kulaklıklar da çok başarılı. İş makinesi kullanırken, poligonda ateş ederken kullanılan kulaklıklardan bahsediyorum.


Yakınlarınızda ve hatta belki de sokakta AirPods Pro kullanan birini görürseniz rica edip birkaç dakika deneyin derim. Apple Store'larda da herhalde deneniyordur.
  • michael_knight  (12.12.22 13:03:27) 
5bin eder mi bilmiyorum ama ben çok memnunum, kulağımda pek durmuyordu siyah köpük uçlardan aldım süper oldu. belki yurtdışı fiyatı uygunsa öyle de birine getirtebilirsin.


  • ravenudon  (12.12.22 13:34:57) 
Geçen yıl temmuzda 2.200 tlye almıştım. Sık kullanan biri değilim ama gayet memnunum. 5.000 tl olsa almazdım ama.

Yüksek beklentiler içinde değilsen, bir süre sonra bozulabilecek ucuz seçenekleri değerlendirmek mantıklı olabilir.
  • lazor  (12.12.22 15:31:25) 
@lazor, pro 2 modelleri geçtiğimiz sonbaharda, yani bi kaç ay önce çıktı. bahsettiğiniz pro - 1 olsa gerek. ses kalitesi ve anc arasında fark var diyorlar. bir de geçen seneki dolar kuru vs düşününce benzeri bir fiyata denk geliyor sanırım.


  • biseysorcaktim  (12.12.22 16:07:01) 
ben airpods pro müptelası olarak tavsiye ediyorum herkese tabi bütçenizi zorlamayacaksa. 2500₺ iken almıştım ben. gürültü engelleyici özelliği çok iyi. metrodaki marmaraydaki gürültüyü bile hissettirmiyor.

ancak başka iyi markaların da gürültü engelleyici özelliği olan iyi kulaklıkları vardır mutlaka. fiyat olarak ciddi fark varsa diğer bilindik markalarda alınabilir bence.

mümkünse denemeden almayın. kulaklıkta deneyerek görmek çok önemli.
  • debian  (12.12.22 17:50:56) 
Letgo’dan ikinci el alın, 2300-2500 dolaylarına nakit bulabilirsiniz. Yani değiyor ikinci el almaya. İki uç kez aldım airpods gayet memnunum. Önemli olan nokta çok eski olmasın ve garantisi davam etsin. Nakit avans ya da kredi çekin alın, nakitiniz yok ise. Yok ben ikinci el sevmem derseniz 5.000 devamke:)


  • picassoishere  (12.12.22 21:06:36) 
Hatta ben satıyorum, yenisini alasim var. Yesillendirebilirsiniz.


  • picassoishere  (12.12.22 21:07:06) 
[]

Özel sağlık sigortası teklifi

yakın zamanda yaptıranınız var mı?

şuan sigortalı değilim. GSS'den faydalanıyorum. Tamamlayıcı özel sağlık sigortası düşünüyorum. ağustos ayında yıllık 4100 gibi bir teklif vermişlerdi (alianz). daha önce kullandığıma benzer makul bir paket.
yatarak tedavi limitsiz, ayakta tedavi yılda on adetle sınırlı özetle.

yakın zamanda teklif alanınız oldu mu? ağustostan beri ne kadar değişmiştir merak ediyorum.

 
tamamlayıcı için sigortalı olmak gerekiyor diye biliyorum, bir kontrol edersiniz.


  • benaslinda  (12.12.22 10:22:16) 
GSS yeterli demişlerdi tamamlayıcı için.


  • biseysorcaktim  (12.12.22 10:25:00) 
gss yeterli olmalı zaten gss sigortalı olmak demek. sadece emeklilik için prim yatırmadığınızdan emekliliğe faydası yok. adı da "genel sağlık sigortası" zaten.


  • enteg  (12.12.22 11:08:05) 
ben de 4 bin civarına yaptırdım geçenlerde eşim için.


  • gurur  (12.12.22 11:53:32) 
ayda 10 değil yılda 10 ayakta. sorunuza gelcek olursak, net bir cevap verilemez. prim tutarı, yaş,cinsiyet ve hastalık geçmişi gibi birçok farklı faktöre göre belirleniyor.


  • makarnavodka  (12.12.22 12:01:30) 
[]

kapalı mekanda sigara olayı

her yerde sigara içiliyor artık.
ne oldu bu iş? evim dışında oturacak yer bulamıyorum. dışarıda yürünmüyor zaten. haftada bir iki sigara içerim üstelik, buna rağmen inanılmaz rahatsız oluyorum dumandan. tahammül edilemez bir hal aldı artık.


aşağısını okumasanız da olur. dertlendim yazdım.
---
o kadar saçma bi durum ki, kafenin her tarafı kapalı. sadece kapının olduğu duvardaki camlar yarım açık, balkon gibi. kafenin en köşe bucak dibinde bile sigara içilebiliyor.

her yerde bangır bangır müzik, konuştuğunu duyamıyorsun. menüde X fiyat yazıyor ödemeye gidince x+10 lira diyorlar. fiyat değişmiş ama elektronik menüyü deiştirememişler.

bu bahsettiğim yer kalburüstü denilebilecek bir mekan. suadiye'de. gerçi yeri farketmiyor. mecidiyeköy de kadıköy de caddebostan da her yer aynı artık.

kimi yer de üstüne servis parası falan alıyor menü tartışmasına girmemek için. hizmet verdiği de kahve getirmek.

masalar zaten kıç kıça. yandakiyle kanka oluyorsun iki dk oturunca.

evden çıkamıyorum artık ya. ya yeter artık. valla bunaldım.

 
yalan oldu ya sigara denetimi falan kimsenin umrunda değil. biz gitmiyoruz kafeye restorana. hem para verip üstüne bir de dert sahibi oluyoruz.


  • yazar yazmaz yazan yazar  (08.12.22 13:48:53) 
Dün iş çıkışı epeydir milletle takılmıyoruz diye gidelim içelim dedik ofistekilerle.

Mekan kapalı, tamamen kapalı, havalandırma falan yok ve 15 kişiydik millet fosur fosur sigara içti bütün akşam içmeyen bir-iki kişi vardı benim haricimde inanılmaz rahatsız oldum. Bir daha gider miyim, gitmek ister miyim bilmiyorum. Bizim gittiğimiz de Kadıköy'de bilindik bir yer bu arada.

Dışarıda yemek de içmek de sağlam bünye ve bütçe gerektiriyor maalesef artık. Ben iyice azalttım, ya açık havada buluşuyoruz yakın arkadaşlarla ya evlerde.
  • chicha_v2  (08.12.22 14:42:21) 
www.muziksizmekanlar.com

İçerisinde arka plan müziği bulunmayan mekanlar>>>
cargocollective.com
  • comp  (08.12.22 14:58:34 ~ 14:59:55) 
artık saçmaladı iyice. ülkede normalde yeme içme diğer ülkelere göre ucuz olmalı ama kuru herkes kafasına göre 25-30 alıyor, fiyatlara her ay %10 ekliyor. usd eur olarak bile pahalıyız artık. geçen hafta grill prime'a gittik. ortalama bir restoran burası. 2 çorba, 1 iyi pişmiş burger, 1 iyi pişmiş et istedik. etler hiç pişmemişti, geri gönderdik. üstü sert sert yanmış simsiyah, içi hala pişmemiş halde getirdiler. geri gönderdim. yine de parasını istediler. 688 lira. bir daha gideni şey yapsınlar. ahlaksızlığın dibi. mafyaya, kara paraya boğuldu ülke. nasıl olsa parayı veren var diye uçtu herkes. parayı versen bile hizmet, kalite alamıyorsun. gitmeyin gençler. göçmen ve kara para konularında bir iyileşme olur umarım, yerli adama muhtaç olsunlar, meteliğe kurşun atsınlar. lanet insanlar. taksicisi, esnafı, bilmem nesi. neye elini atsan spiderman'deki venom gibi simsiyah bir evil yapışıyor.


  • gabe h coud  (08.12.22 15:12:12) 
[]

scam alışveriş - vodafone pay - refund

bir hafta kadar önce instagram'da gördüm reklam neticisinde yurtdışında bi siteden alışveriş yaptım. shipping'le beraber yaklaşık 300 tl idi.

dolandırıcı olabilme ihtimallerine karşın önödemeli sanal kart ile alışveriş yaptım. vodafone pay kullandım.

velhasıl dolandırıldım.

refund/chargeback edebilir miyim? nereye danışmalıyım. sonuçta benim hatam bu.

vodafone pay çok başarısız bir kurum. refund/chargeback edebilir miyim emin bile değilim.

 
şimdi baktım, kartları visaymış. visaya göre chargeback yapabilirsiniz gözüküyor : www.visa.co.uk (tr sitesinde aynı konuyu bulamadım)


  • inheritance  (05.12.22 15:47:32) 
[]

rte'nin nesi var?

haftasonu gençlerle bi buluşması vardı sanırım. twitter'da bir kaç videosunu gördüm.

çok zayıf duruyor, kuruyup kalmış gibi. sesi gür çıkmıyor. aşırı yorgun ve yaşlı duruyor.

65+ yaşında olduğunu biliyorum, sağlık sorunları var deniyor uzun yıllardır.

ancak son görüntüsü çok korkunç. son zamanlarda bir şey mi oldu, gidici mi?

 
Biz de daha dün aynı şeyi konuştuk ailecek. Sağlıklı görünmüyor.


  • physcos physcos  (28.11.22 19:58:39) 
kötü adam tez gider. evet zayıflamış ama sanmam. ecel gerçi bilinmez.


  • jelly bear  (28.11.22 20:06:45) 
aylardır görmemiştim sen deyince baktım da gayet normal duruyor yaşlı durması normal ya artık, yıllardır yanında çalışan herkes söylüyor gecelere kadar evrak mevrak çalıştığını uğraştığını.

bir de geçen sene falan da öyle dedikodu çıkmıştı yayında uyumuştu bilmem ne diye 1 hafta gözden kayboldu sonra baya dinç dönmüştü. heralde bu aralar baya uzak yerlere gidip geldi ondandır. 1 hafta iyi uyku beslenme ve dinlenme ile seçim startı verse çoğumuzdan canlı oluyor :d
  • avatar is back  (28.11.22 20:39:17) 
barsaklarindan operasyon gecirmisti. ulseratif kolit veya chron gibi hastaligi olabilir, gecmis olsa bile. barsak emilimi az diye dusunuyorum. zayiflama yapar. vatkalı takim elbise giyince belli olmuyor pek.


  • evimin paspasi  (28.11.22 21:50:37) 
Orada baya kötü duruyor, kafasını dik tutmakta zorlanıyor gibi. İşin ilginç yanı bazen böyle oluyor, sonra düzeliyor enerjik şekilde bağırmaya devam ediyor.


  • vizivozo  (29.11.22 00:09:42) 
Hayır. Uzun bir süredir böyle. Makyajının düzenli olarak yenilenmediği ve rötuşlanmamış videosunu ilk defa görüyor olabilirsin.


  • nawar  (29.11.22 00:17:48) 
bu kadar derde uyuyabildiğini dahi sanmıyorum. 20 sene bu memleketin derdi mi çekilir.


  • mikahakkinen  (29.11.22 10:09:21) 
[]

Depremi hissetmemek

Sabaha karşı olan depremi hissetmedim. sanırım bulunduğum mahallede hissedilmedi pek (şişli-merkez). 17 ağustosu yaşayan bir sakaryalı olarak sismik bir ekşici olduğum söylenebilir.

bu depremi hissetmiyorum oluşum hakkında "demek ki zemin ve evim sağlam, o yüzden bulunduğum yerde fazla hissedilmedi" şeklinde yorumlanabilir mi? (nolur yorumlansın)

zemin kayalık, yeni yapılan binaların temellerini falan görüyorum, arka bahçeye bakınca da koca koca kayalar görüyorum zeminde.

uykum hafif, hemen uyanırım. ev çok sallansa hissederdim. evdeki diğerleri de hissetmemiş.

 
ben sancaktepedeyim, eşim uyandı ama ben kuşun kafeste uçmaya çalışmasına uyandım. Zemin sağlam olabilir bu arada.

Küçük bir not: asıl sağlam olan bina deprem salınımına eşlik eden bina diye biliyorum. Sabit duran bina değil.
  • hlt1985  (23.11.22 14:59:39) 
Hiç alakası yok. Ben İzmit'te 17 Ağustos'u hissetmedim. Uykum derin. Sadece bir kere yatak sallanınca hissetmiştim bir depremde. Son depremi de hissetmedim. Sonuna yetiştim. Uykun derindir.


  • dissendium  (23.11.22 15:03:02) 
yorumlanamaz. kesin bilgi.
koca koca kayalar evin sağlam değilse anlamsız.
her eski evde oturan kişilerin ortak repliği: "17 Ağustos depreminde vitrin bile oynamadı." "Bizim ev çok sağlam sallanmıyor" "Duvara Matkap girmiyor." "Müteahhit bu evi kendine yapmış."
  • kenarortay  (23.11.22 16:39:34 ~ 16:40:59) 
- Sert zeminde dalga daha hızlı yayılır ve daha az titrer, yumuşak/gevşek zeminde daha yavaş yayılır ve daha fazla titrer.
- "Sert Zemin" = "İyi Zemin" demek değildir.
- Sert zemin bazen dalgayı sönümleyemediği için kırılabilir, yumuşak zemin ise titreşim ile rezonansa girip "sıvılaşabilir."
- Kaya/kayalık; çeşitli taşların ve minerallerin birleşmiş ya da sıkılaşmış halde büyük boydaki hallerine verilen isim. Kaya bir taş türü değil. Kumtaşı da olabilir kireçtaşı da. Bunlardan biri "yumuşak" diğeri ise "sert."
- Önemli olan evin sallanmaması değil, sallantıyı aktarıp zarar görmemesi. Sallanmak çok kötü bir şey değil.

Ben Kadıköy'de oturuyorum. Deprem olunca uyandım ama başka ilçelerdeki arkadaşlarım (merkeze daha uzak olanlar da daha yakın olanlar da) daha şiddetli hissetmiş anladığım kadarıyla. Uyku, uyunan zemin, yatak vs. bir sürü faktör var. Hissedilmemiş olabilir. Kendi vücudunuzu deprem güvenlik verisi olarak kullanmayın arkadaşlar :)
  • nawar  (23.11.22 18:05:44) 
ben mühendis değilim ama inşaat işiyle uğraşan tanıdıklarımın ve bütün mühendislerin söylediği şey şu:
Bitişik nizam binalar tehlikelidir yeni eski fark etmez.

Maalesef şişli merkezin tamamı böyle. Hatta istanbul'un büyük bölümü böyle.

Zemin de çok değişken bir konu. Aynı sokakta bile 2 binanın zemini değişkenlik gösterebilir.
  • anten  (23.11.22 19:48:05) 
[]

kullanılmış çam peleti

kedi kumu olarak çam peleti kullanıyorum. sonra bunu klozete atarak evden uzaklaştırıyorum.

pelet, çam talaşından yapılan organik bi malzeme. aynı zamanda pelet sobalarında yakıt olarak kullanılabiliyor.

bu peletleri atmak bana ziyan etmek gibi geliyor. bunları değerlendirmem mümkün mü?

mesela kedi atığı olduğu için bunu gübre olarak düşünebilir miyim? çürütüp kompost yapabilir ya da köy evinde yakmak için tezek hale getirebilir miyim? buna benzer bir şey.

 
Soruna cevabı bilmiyorum ama klozete atınca tıkamıyor mu bunu sormaya geldim. Ben çöpe atıyorum peleti.


  • Gradient_tabanlı_mor  (20.11.22 23:16:55) 
Zaten çam talaşı gibi yan ürün bir şeyi kedi kumu olarak değerlendiriyorsunuz yeterli gibi. Yanabilmesi için kedi çişinin kurutulması lazım o kadar miktarda peleti kurutmak da mantıksız olur gibi ya çok az olur yakacağa değmez ya da aşırı fazla olur kurutma işlemi mantıksız olur.


  • hedep  (21.11.22 01:43:38) 
Kedi dışkısı gübre için uygun değil ama klozete dökmek yerine çöpe atabilirsiniz.


  • beemaker  (21.11.22 21:09:40) 
[]

Adreste bulunmayan yabancının sınırdışı edilmesi üzerine

Türk asıllı rus vatandaşı eski kız arkadaşım evindeki iskan sorunu sebebiyle yine legal olarak gelen abisini kendi adresine kaydedemedi. notere gittik ve noterde bu kişi bende kalıyor şekilde taahhütname verdik. Bu belgeyi de göç idaresine teslim etti.

bi kaç hafta önce göç idaresinden polis geldi ve evde yaşayan biri var mı dedi. o sırada aklıma yaptığımız bu taahhütname gelmedi ve yok dedim.

arkadaşımın abisinin sınırdışı edilme ihtimali varmış şimdi. polislerin geldiğini de arkadaşıma söylememiştim. kazara bana sordu polisler geldi mi diye.

konu hakkında bilgisi olan var mı, durumu düzeltebilir miyim? artık görüşmüyoruz diye bilerek onlara kötülük yaptığımı düşünmelerini de istemem.

 
[]

İnsanların bir fikri canhıraş savunması üzerine

bazen aklıma geliyor, çok şaşıyorum insanların haline.

mesela biri siyasi partiyi savunur, biri bir takım tutar onu savunur. insanların kavramları bulunduğu düzlemden çıkarıp o topluluğa ait olup onu savunur hale gelmesini anlamıyorum.

futbol ve siyaset fazlasıyla kirli alanlar ve haklarında konuşmak istemiyorum. bu konuda asıl merak ettiğim şey insanların covid19 aşılarını canhıraş bir şekilde savunması oldu.

geçen yılın konusuydu, artık kapandı ama hala aklımda. aşıyla ilgili şüphesi olanları yerden yere vuruyordu insanlar (hala öyle), "aşı karşıtı değilim ama" şeklinde cümleye başlayan herkesi komplo teorisyeni, düz dünyacı ve aptal olarak görüyorlardı.

komplo teorileri es geçiyorum, çoğu insan, "henüz çok yeni, testleri bile bitmedi, yan etkileri uzun vadede çıkabilir, bu yüzden temkinliyim ve şüphelerim var" diyordu. böylesi (bence makul) bir düşünceye karşı, aşıları sanki kendileri üretmiş gibi savunmalarının anlamı ne? sen aşı olmadığın için diğerlerine de bulaştıracaksın, senin yüzünden covid hayatımızdan çıkmayacak düşüncesi kadük kalıyor.

 
Bunun tam karşıtı olarak aşı olanlara garip gözle bakıp laf söyleyenleri de söylerseniz ideal olur. Çünkü dediklerinizden sırf aşı savunanlar boyleymis gibi olmus.

Misal cevremde aşı olanlara sosyal medyadan laf atan vs bir sürü insan var. Kendi kayinvalidem de böyle. Bir ara ciplendik, sonra kısır kaldık, sonra hasta olacaktık falan filan. Koyun falan diyordu.

Kısacası bunun cevabı insanlarin uçlarda olması belkide. Aşı karsiti da asi savunucusu da uclarda. Sagci da solcu da.
  • logisticsmanager  (15.11.22 16:55:49) 
aynen, aslında evet onu da ekleyebiliriz. aynı şey olacak.

zaten bunun sebebini sorguluyorum. konu aşı gereklidir, gereksizdir kısmında kalmasın. aşı sadece somut bir örnek. sözlükte, twitter'da vs her gün hala bu tartışmalara tanık olduğum için o örnek üzerinden gittim.
  • biseysorcaktim  (15.11.22 17:00:17) 
Sosyal medya etkisi var bence. Artık karşılıklı konusmak çok kolay değil, insanlar çoğu konuda uçlarda. Bunu maga icin de diyorum geçen "aidsli olsam da söylemek zorunda degilim" diyen tayfa için de diyorum.

Ama bence ciddi bir sosyolojik olay yani, çok kolay aciklanacagini sanmam.
  • logisticsmanager  (15.11.22 17:11:14) 
İnsan doğası gereği tribal bi varlık.

Avcı toplayıcı zamanlarda bir topluluğun içinde olmak, topluluk tarafından kabul görmek hayatta kalmak için, yalnız kalmaya kıyasla çok daha avantajlıydı. O yüzden günümüz insanlarının çoğu, "güçlü olan" taraf ne diyorsa ona biat etmeye müsait.

Bu yüzden "aşı olanlara da garip gözle bakıyorlar" falan safsata yani. Milleti aşı olmadı diye işten attılar, hapse attılar, Avustralya'da falan toplama kampları kuruldu. Aşı oldu diye işten atılan mı var? Zaten medya coverage'ına da bakarsan, parası olan ve bundan kâr edecek olanların çok güçlü ve tek yönlü bir propogandası vardı, bi diyalog ortamı yoktu yani. Bi kısım aklı başında insan "dur lan bi bakalım" derken, güce tapan çoğunluk millete "vay aşı karşıtı düz dünyacılar" diye saydırdı.

Bunların arasından azcık akıllı olanları şimdi af dileniyor: www.theatlantic.com

Ama çoğunluk hatasında ısrar etmeye devam edecek tabi ki. Doğası böyle insanın :)

Ek olarak: zaten girip ekşi'de 3-5 başlığa bakarsan bi sürü adam açık açık yazmış. "Aşı karşıtları genelde AKP'li, o yüzden aşının doğru bişey olduğuna ikna oldum" gibi zibille entry var. Bi çeşit erdem sinyalleme, toplumsal statüsünü deklare ediyor bu şekilde.
  • plutongezegendegilmi  (15.11.22 19:53:57 ~ 20:12:49) 
bu durumu ben de dusunuyorum arada :) bi cevabim yok ama asi, siyaset cok masum seyler bana gore. asil hayretle izledigim unlulerin, youtuberlarin olumune savunuculari. insta'da bi post altina hakaret icermeyen basit bi begenmeme ifadesi yaziliyor ve bir suru insan iste canhiras savunmaya geciyor. uzulerek okuyorum bu yorumlari (bazen bakiyorum hepsinin yasi kucuk de degil) yani o insanin ne hukmu var ki hayatinda neyini savunuyorsun... asiyi kendileri gelistirmis gibi davrananlarla paralel ama daha beter bi kitle bu bence.

karakterleri boyle ilginc herhalde diyorum...
  • Kittie  (15.11.22 20:02:16) 
ben de sinir oluyorum bunlara. geçen yıllarda robot süpürge furyası vardı mesela. kimse laf söyletmiyordu sanki kendi üretmiş gibi:) siyasi olarak da sözlükte erlik tartışılıyor mesela. yüzünü bile görmedikleri adamın yalakalığını yapıyorlar, sevmeyeni terörist ilan ediyorlar falan. valla bana çok garip geliyor böyle şeyler ya.


  • nothing in my way  (15.11.22 21:10:04) 
[]

Haber sitelerinin scroll'da geçmişi bozması

Bilhassa haber sitelerinin çok çirkin bir alışkanlığı var, haber okurken ekranı ufacık kaydırınca her pikselde tarayıcının geçmişine yeni bir kayıt atıyor.

geri gitmek istediğinde onlarca defa aynı kaydı görüyorsun ve geri tuşuna bastıkça sadece öncek scroll pozisyonuna dönüyor piksel piksel.

bu hileyi önleyecek eklenti vs var mı?

 
[]

twitter'a girebiliyor musunuz?

dünden beri giremiyorum.
kısıtlama kaldırılmadı mı? hala giremiyorum.

vodafone evde net

 
vodafone ile girilmiyor bende de.


  • ensar  (14.11.22 21:09:42) 
superonline fiber evet.


  • false pretension  (14.11.22 21:25:07 ~ 21:25:19) 
[]

Abd borsalarına ne oldu

Portfoyüm her gün değer kaybediyordu bi kaç aydır. Dip dedikçe daha dibe indim.

Az önce baktım kı düne göre yüzde 15değer kazanmış portföyüm.

Ne oldu bugün, neden hisseler yükseldi bugün

 
Ekim ayı enflasyon verileri beklentilerin altında açıklanınca FED'in agresif faiz artırma ihtimali düştü.

ek: enflasyon çılgınlar gibi yükseliyor + faizler artıyor + işsizlik artacak + resesyona mı giriyoruz algısı, -yok be olum bakma sen, iyiyiz yine'ye dönüyor.
  • archmage mahmut  (11.11.22 00:36:52 ~ 00:52:22) 
yatırımları nereden yapıyorsunuz? midas mı?


  • marlonbranda  (11.11.22 00:46:56) 
@marlonbranda evet midas ile.


  • biseysorcaktim  (11.11.22 08:28:15) 
seçim vardı geçen onun da baya etkisi oldu abd borsalarında.


  • evimin paspasi  (11.11.22 11:14:18) 
[]

Akp'nin yeni anayasa telaşı

selamlar,

bu adamlar yeni anayasayı oluşturmak adına vekile ihtiyaç duyuyorlar ve en son hdp'yle görüştüler. akp'nin dediği şey başörtüsü konusunu halledelim ve lgbt'yi engelleyip aile kavramının korunması üzerine aile kavramında değişiklik yapalım şeklindeydi.

HDP ise “her türlü ayrımcılığa karşı” anayasa değişikliği önerdi.

gazetelerde yazanlara göre akp tarafından bir teklif metni sunulmadı ancak anayasa’nın “din ve vicdan özgürlüğünü” düzenleyen 24’üncü maddesi ile “aileye” ilişkin 41. Maddesinde değişiklik düşündükleri ilettildi.

şimdi, akp'yi tanıyan-bilen herkes bilir ki, bu anayasa teklifinde çok daha ciddi şeyler olacaktır. bu ifade edilen maddeler sadece toplumdan destek görmek içindir.

anayasa teklifinde ne olacak?
seçimlerle ilgili değişiklik, rte'nin yeniden seçilmesi, baraj vs? bahsedildi mi hiç? neler gündeme gelecek önümüzdeki günlerde.

ayrıca, lgbt konusunda hdp ile akp nasıl bir uzlaşıda olabilir ki? türkiye siyaseti için bile çok uç bir örnek değil mi bu?

edit: bahsi geçen konular önemsizdir demiyorum, ancak onların derdinin bu olmadığına adım kadar eminim.

 
Aslında bahsettiğiniz konular bir fay hattı yaratmak için yeterli. Kabul edilmezse biz aileyi korumak için lgbt zihniyetine karşı blablabla oysa chp zihniyeti vs vs vb diyecek bitti.

HDP içinde biz niye aleni şekilde Erdoğan karşıtlığı yapıyoruz kim olursa alabildiğimiz kazanımı alalım diye bir düşünce de var. Beklentileri karşılanırsa neden destek vermesinler ki. Bak Bahçeli ye.. Dünya dönüyor sen ne dersen de (:
  • anon1m  (08.11.22 19:47:02) 
Abi HDP oylarının %80'ini falan doğudan alıyor. Orada lgbt cart curt deme lüksleri yok. O kısmı sadece batıda Türk solcularını eylemek (ve Avrupalı destekçilerine göz kırpmak) için dile getiriyorlar, o kadar.

Geçen sene mi ne Said Nursi için müze yaptırmak istiyorlardı yoksa :)
  • plutongezegendegilmi  (08.11.22 20:14:10) 
asil amac anayasa maddelerini degistirmek degil, 360 milletvekilini bulup işi referanduma götürmek, referandumu da secimle birlestirip tüm secimi lgbti referandumuna dönüştürmek. referanduma gitmeden tüm meclisin oyu ile kabul edilse akp hic memnun olmayacak.

iyi parti icinden lgbti olmaz olamaz diyenler var, chp de az homofobik sayilmaz, saadet ve haydar baş in partisi kimseye anlatamaz lgbti isini. kürt oylarinin önemli bir kismi icin din önemli, akp son yillarda hdp ye kaptirdigi kürt oylarini geri alabilir.

hdp ye oy verdim her secimde ama cok iyi biliyorum ki akp her an agizlarina bir parmak calip kendi taraflarına cekebilir, hdp akp'ye chp'ye oldugundan daha yakin.
  • tadellesever  (08.11.22 21:11:28) 
amaç seçimle referandumu birleştirmek.

sandıkta iki soru sorulacak; başörtüsü ve başkanlık. e başörtüsüne anayasal hakları(!) da akparti veriyor görünecek.

başörtüsüne evet'i çakan, reyize de bi evet çakacak.

şimdilik görünen tüm hesap kitabı buna göre yaptıkları ki akpartinin en iyi yaptığı şey hesap kitap yapmak :)
  • brkylmz  (08.11.22 22:55:08) 
[]

longosphere - yakın zamanda gittiniz mi

selamlar,

kız arkadaşım ile longosphere'e gitmek istiyoruz. bir gece kalmayı planlıyoruz. tatil günlerinde bir gecelik kalınmıyor ya da tüm rezervasyonlar tükenmiş sanırım. sitesinden, instagram'dan gördüğüm kadarı ile instagram'a fotoğraf atmak isteyen ve onlara hayır diyemeyenler için yapılmış bir yer hissine kapıldım. gittiyseniz bir tavsiyeniz var mı orası hakkında?

içeride her aktivite ücretliymiş. yemekler nasıl, restorantlar nasıl, aktivite ve yemek ücretleri nasıl bu konuda bilginiz var mı? ne ödeyeceğimi bilmek istiyorum peşinen.

benim aracım yok, araba kiralayıp özel araçla gitmek dışında ulaşım var mı oraya?

iğneada'ya gelmişken şunu da dediğiniz bir şey var mı? gezimizi longosphere odağından çıkarıp long-iğneada-edirne gezisi yapmayı da düşünebiliriz

 
iki hafta önce iğneadaya gittim. longosphere'in de içine dolaşmak için girdik. kalma yerlerini görmedik. pahalıydı da baya. içi de kafa dinlemelik sakin bir yer. yeme içme cafe tarzı yeterli baya.
araç kiralarsanız daha rahat edersiniz. kano ve atv turu yaptık çok eğlenceliydi.
bir de ormanda gezerseniz tam olur.
  • asilyis  (07.11.22 12:41:06) 
ben iğneada'ya gittim birkaç ay önce, bence hiç bir numarası yok o bölgenin genel olarak. iğneada'da yapacak hiç bir şey olmadığı için, gelen adamı düdükleme tadında longosfer'deki ücretler de epey yüksek. ben olsam sapancaya bir spa hoteline gider gitmişken orman yürüyüşü + spa falan yaptırırım daha konforlu ve keyifli olur.


  • roket adam  (07.11.22 14:22:22) 
Yakın zamanda arkadaşım geçtiğimiz baharda da ben gittim. Bence İstanbuldan bir iki günlük uzaklaşmak isteyenler için güzel bir yer. Ben kaplumbağa çadırda kaldım, arkadaşım sincap çadırda kalmış. İçeride her yer pırıl pırıl. Kanolarla longoz gezisi harika bir deneyim, şimdi de sonbaharı düşününce mükemmeldir diyorum. Her şey ayrıca ücretlendiriliyor haklısınız. Sadece kahvaltı ücrete dahildi. Akşam yemeği için restoranı güzel ve lezzetli ama seçenekler çok değildi.


  • dediysem dedim  (07.11.22 21:58:02) 
[]

IPhone için renk değiştirici aksesuar

Iphone 13 beyaz almıştım bir süre önce. rengini beğenmediğim için siyah kılıfla kullanıyordum hep. sıkıldım kılıfsız kullanmak istiyorum.

ekrana koyduğumuz ekran filmi gibi, arkaya da film yok mu? başka iphone'lar için gördüm ama saydamdı.

ben telefonun beyaz rengini siyah yapmak istiyorum. var mı böyle bir şey?

 
papscover.com

skin/kaplama diyorlar bunlara
  • freebird5406_2  (03.11.22 10:19:03) 
www.slickwraps.com

kaliteli bir markadır, müşteri hizmetleri de çok iyi. kargoda kaybolan ürünün yenisini göndermişlerdi.
  • orient blue  (03.11.22 10:32:12) 
(bkz: dbrand) kaliteli diyorlar ama dolar kuru ve kargo ile beraber çok pahalıya geldiği için hiç denemedim. yerlisi vardır belki.


  • inheritance  (03.11.22 11:19:47) 
[]

iphone - voice control mevzusu

bir aydır neredeyse, sanırım son güncelleme ile, bluetooth kulaklığıma basılı tutunca sesle kontrol zımbırtısı açılıyor. elimi yüzüme/kulağıma götürüyorum, yanlışlıkla kulaklığa dokunuyorum vs hemen müzik duruyor ve sesli komut bekliyor. çok çok rahatsız edici.

önce de android kullanıyordum, orada google assistant açılıyordu, kapatsam bile açılıyordu.

iphone'a geçtim, bu lanetten bi kaç ay uzak kalabildim.

google'da aradım, voice control kapalı. açtım/kapattım hatta. ama side buttonla ilgili şeyler onlar, kulaklığın multimedya tuşu ile ilgili değil.

sorum:
kulaklığın multimedya özelliğini devredışı bırakmak istiyorum YA DA iphone'da voice control'ü kapatmak istiyorum.

yapamadım :/ nasıl yaparım?
bu lanet son güncelleme ile gelmiş olabilir, çünkü önceden yoktu.

 
Accessibility seçenekleri altında voicecontrol’ü kapatacağınız bir yer olması lazım. AirPods’un orijinalliğinden emin misiniz bir de?


  • orient blue  (25.10.22 18:56:20) 
airpods değil kullandığım kulaklık. başka bir marka.

bahsettiğiniz yerden kapattım ama bu yan buton için, kulaklığa basılı tutmak için değil.

sanırım son güncellemelerde kulaklığımın böyle çalışması konusunda zorladılar. çünkü başkaları da muzdaripmiş ve bunu düzeltemeyiz demişler.
discussions.apple.com

çünkü airpods ayarlarından bunu kapatabiliyormuşuz. yani airpods satmak için mi bize böyle nanik yapıyorlar :/
support.apple.com
  • biseysorcaktim  (26.10.22 10:55:20) 
[]

Mekanlardaki servis ücreti bedeli

Son zamanlarda gittiğim bir çok yerde hep yediğimin içtiğimin üstünde bir şeyler ödüyorum. servis bedeli olduğunu söylüyorlar. kimi yerde menüde minicik de olsa servis bedeli ifadesini görüyorum kimi yerde görmüyorum (belki yok belki farketmiyorum)

eskiden servis ücreti ödemezdim. açıkçası servis ücreti alınabilecek gibi yerlere gitmezdim.

merak ettiğim şey servis ücreti istenmesinde bir artış mı var, yoksa ben farkına varmadan hep böyle yerlere mi gider oldum.

 
2021 yılının yazında nevizade'de ben de karşılaştım. zorunlu tip olan yurtdışındakinin yumuşatılmış veya adının değismiş hali. üç biraya bizden o zamanla yanılmıyorsam, 20 tl'li bir şey almıştı. bu saatten sonra ne desek boş. herkes bir şekilde masrafını çıkartmaya çalışıyor.


  • evimin paspasi  (24.10.22 18:18:25) 
Servis bedeli varsa bahsis birakmayin.

Bazi yerlerde var, bazi yerlerde yok, o analiziniz dogru. Bence artis var. (Istanbul ve Ankara´da bir ton yerde yedim ictim bu ay. Son iki senedir ilk gelisim.)

Basit barlar, ogle yemegi yedigimiz ve lüks sayilmayacak yerler almiyordu mesela. Bu sene fislerde rastladim neredeyse her yerde bu ucrete.
  • buf-e kür  (24.10.22 18:27:06 ~ 18:27:38) 
Hayatımda gördüğüm en büyük saçmalıklardan biri.

Lan güzel kardeşim, ben zaten markette 9,5 TL toptancıda 7 TL olan kolaya senin mekanında oturduğum için en iyi ihtimal ile 25 TL ödüyorum. 2 tl olan suya 8 tl yazıyorsun, hadi yemeklerin fiyatlarına girmiyorum, kendi imalatındır istediğin fiyata satarsın.

Ama içecekten ve ek ürünlerden zaten aşırı fahiş bir kazanç sağlıyorsun, daha servis ücreti ne ya hu?

Hani bak "rakını al gel" gibi mekanlar var, içkini şişeni alıp gidip oturup meze yemek vs oradan yiyorsun. Bu tür yerler yazsa bu servis ücretini haklarıdır denebilir bir nevi, ama zaten yediğim içtiğimle %300 lere varan kar marjlarıyla mal satıyorsun bana.

Gerçi bile bile gelip de oturuyorsam hak ediyorumdur.
  • John Bloor  (25.10.22 10:20:06) 
[]

Lise öğrencilerine mesleki sunum - Frontend Development / Mobile App

Bir arkadaşım bir okulda bilgisayar öğretmeni. Okula konuşmacı olarak farklı meslek dallarından insanlar çağırıyorlarmış. Beni (front-end developer (backend bilgim de var)) ve başka ortak arkadaşımız olan UX designer'cı bir arkadaşı davet etti. biz de kabul ettik. iki ders saati süremiz var.

Ufak bi workshop yapmak istiyorum aslında. Sadece konuşmak istemiyorum. ilk ders tanıtım, ikinci ders workshop gibi düşündüm. iki kişi olduğumuza göre payıma düşen ders başına 20 dk gibi düşünülebilir. arkadaşla ortak bir şey yapmak istiyoruz ama hazırlık için zamanlarımız uymayacak gibi. o tasarım yapacak, ben koda dökeceğim gibi bir şey düşündük. süre çok çok kısıtlı. o yüzden baştan hazırlık yapacağım, hatta çocuklar için de önden bir şeyler oluşturacağım.

Yalnız bi nokta var, afiş hazırlanıp tanıtım yapılırken "Mobil uygulama tasarım ve geliştirme" yazmışlar. esas alanım web development olmasına karşın bir kaç aydır react native ile mobile app geliştiriyorum (daha doğrusu çalıştığım şirketteki mobile app projesindeyim bir sebeple). velhasıl, yanlış başlık atılması aklımdaki js+html+css ile temel bir web app yapma fikrini tekrar düşündürttü.

verdiğim bilgiler ışığında, hem çocuklara fayda sağlayacak, hem onları ve kendimi mutlu edecek nasıl bir sunum/workshop yapabilirim diye düşünüyorum.
fikriniz/öneriniz varsa paylaşın lütfen. ilk kez böyle bir etkinliğe davetliyim, kendim de heyecanlıyım. etkileyici olsun, uğraştığıma değsin istiyorum açıkçası.

 
[]

Her şişenin ambalajını soyan arkadaşa hediye

bir arkadaşım var, ne zaman bir yerde otursak şişenin etrafındaki etiketleri söker, yırtar, parça pinçik eder. şişeleri elden geçirir böyle. başta yadırgadım sonra alıştım.

neyse, espri olsun diye bu konuyla ilgili bir şey almak istiyorum ona. ne olabileceği hakkında fikri olan var mı?


 
kendiniz etiket tasarlayıp, etiketini söktüğü şişeye yapıştırabilirsiniz. hadi bunu da sök diyerekten. bira yapma forumlarında etiket tasarlama sitelerine link olması lazım.

Bir de şöyle bir etiket sökücü varmış ama stokta yok, buralarda bulabilirseniz o da olabilir. www.labelnator.com
  • inheritance  (29.09.22 17:13:09) 
Kardeşim de böyle. Her bulduğu şişenin ambalajını söken birisi daha varmış ama kendisi zihinsel engelliymiş de.


  • el conquerador  (29.09.22 17:26:23 ~ 17:26:47) 
bu benim :D o hafif nemli şişenin üstündeki sümükleşmiş kağıdı yolup ufalamanın verdiği hazzı çok az şey verebilir..


  • theseachange  (29.09.22 17:44:20) 
Var mıdır bilmiyorum, eğer bulabilirseniz etiket gibi gözüken ama aslında baskı olan bir şişe alın.


  • encokbenisevinnolur  (29.09.22 18:10:34) 
[]

Güç Yüzükleri dizisi maliyeti üzerine

Bu dizinin en çok "şu kadar para harcadık" şeklinde reklamı yapıldı. 5 bölüm yayınlandıktan sonra anlaşıldı ki bu parayla çok daha şahane işler yapılabilirdi. "dizi buysa para nerede, o kadar para harcandıysa dizi neden bu halde". bir kısma telife gitse bile, yine de böyle olmamalıydı.

dizide muhasebesel oyunların olabileceği maliyette 1'i 10 göstererek vergi kaçırma eylemlerinin olduğu düşünülebilir bu durumda.

amazon'un kendi harcamalarını dizi bütçesine dahil ettiği, o yüzden "şu kadar para harcadık" reklamlarına zemin hazırladığı da düşünülebilir

sorum şu, bu söylediklerim makul tahmin ve iddialardan öte, bir gerçekliğe sahip mi? buna dair ciddi söylentiler, elle tutulur şeyler var mı? çünkü diziyle ilgili baştan aşağı bir çok tutarsızlık var (hikayeyi kastetmiyorum).

 
mekan/kostüm harcamaları inanılmaz fazla
mekanla bağlantılı olarak ciddi bir CGİ kullanılmış bunun maliyeti tanınmayan kadrosuyla oyuncu maliyetinden fazladır
telif ücretleri var


ve son olarak çok ciddi bir reklam çalışması yapıldı, dünyanın her tarafında afişler, bilboardlar, toplu taşıma kaplamaları vs. bütçenin en büyük kısmını bu oluşturuyor.
  • a darkness coming  (26.09.22 09:59:17) 
sanmıyorum. dizinin en az para ayırdığı yer senaryo ve oyuncular. yani bir dizi için en önemli kısımlar :) ancak cgi konusunda gerçekten iyi bir iş var, ayrıca mekanlar ve kostümler de bir o kadar özenli. ama tabii senaryo ve kötü oyunculuklar olunca değil 1 milyar 100 milyar dolar bile harcasan o işin seyredeni olmaz.

para o kadar ki adamlar yeni zelanda'da kocaman bir set inşaa etmişler ilk sezon için, daha sonra da o seti komple ingiltere'ye taşımışlar. bunun da devasa bir lojistik maliyeti vardı mesela tam hatırlamıyorum ücreti. bir de amazon bu proje ile prime'a üye kazandırmak için sürekli reklam bastı. diğer rakiplerine göre çok gerideydi.

ancak dizi tırt olunca insan ister istemez "nerede bu kadar para" diyor. para harcanmış ama rezalet bir şekilde harcanmış. o kesin.
  • ilgeru  (26.09.22 10:05:04) 
[]

hediye vermek faşizmdir

yıllar önce, üniversite sınavına hazırlanırken miydi bilmiyorum, türkçe soruları arasında bir paragraf sorusu vardı ve özetle hediye vermek faşizmdir diyordu. faşizm kelimesi paragrafta yer aldığı için zihnime kazınmış.

metni tam olarak hatırlamıyorum ama anafikir aklımda kalmış.

birine bir hediye verirsin, beğenmez ama beğenmedim diyemez. belki kullanmak istemez, atmak ister ama manevi değeri olduğu için atamaz. her gördüğünde seni hatırlar. kendini borçlu hisseder falan.

açıkçası aşağı yukarı böyle düşünüyorum. biri tarafından verildiği için atmaya kıyamadığım, ama hiç de lüzumlu görmediğim bir sürü şey var evimde.

sizin konu hakkındaki fikirleriniz nedir?

 
hediye vermek birine üstünlük belirtmektir. o hediyeyi atamaz, başkasına veremez. bu üstünlüğünüzü reddetmek anlamına gelir; sizinle ilişki kurmak istemediğini, üstünlüğünüzü reddettiği ifade eder.

bu üstünlük taslamaktan kurtulmasının tek yolu size en azından aynı değerde bir hediye vermesidir.

bu yönüyle hediye bir tahakküm aracıdır evet.

edit: faşizm bambaşka bir siyasal sistem, hediye bir tahakküm aracıdır.
  • babilfish  (23.09.22 10:22:24 ~ 10:58:52) 
beğenmediğim bir hediyeyi hemen gider değiştiririm.
benim aldığım hediyeyi beğenmeyen de gidip hemen değiştirsin zerre umursamam. yeri geliyor, hayatınızı paylaştığınız eşinize bile beğenmediği bir hediye alabiliyorsunuz.

ama bahsettiğiniz durumda olan çok kişi de mutlaka vardır. yine de ben faşizm olduğunu düşünmüyorum. fazlaca zorlama bir düşünce şekli.
  • teritori  (23.09.22 10:22:53) 
Hediye veren kişi beni yeterince tanıyorsa ihtiyacım olan, hoşuma gidecek olan, kullanabileceğim şeyi alır getirir zaten. Tabi burda kastettiğim büyük meblağlı şeyler değil. Atıyorum geçen doğumgünümde 2 ayrı kişiden gömlek geldi, birisi tam benim beğeneceğim tarzdaydı ama diğeri cırtlak bir sarı renkteydi. Şimdi bu sarı gömleği alan kişi, benim onu giymeyeceğimi, tarzım olmadığını bilmiyorsa çok da umrumda değil açıkçası.
Sırf hediye olsun diye alınan hediyelere kıymetli gözüyle bakamıyorum ben. O yüzden işime yaramayacağını düşünüyorsam atarım, faşistlik yapılmış gibi de hissetmem.

  • gallienus  (23.09.22 10:24:34) 
Faşizm ağırlığı olan bir kavram ve ota boka kullanılmasına karşıyım çünkü anlamı sulanıyor bu şekilde.


  • peki madem  (23.09.22 10:49:44) 
Ben bu konuda net olmak gerektigini dusunuyorum. Benim ailemde mesela obje olarak hediye vermeme anlayisimiz var ortak olarak. Yani al gordum bu bibloyu aldim falan demiyoruz kesinlikle. Kullanilacak seyler aliyoruz giysi, yiyecek, kozmetik veya ihtiyaci olan bir urun gibi, ya da etkinlik hediye ediyoruz, bir yere gitmek, yemege cikarmak falan gibi seyler.
Eger tanimadigim sevmedigim veya onemsemedigim bir yerden formalite olarak bir hediye geldiyse, isteyen birine veriyorum veya elden cikariyorum. Bu konuda kendimi kotu hissetmemeye calisiyorum.

  • sopiro  (23.09.22 10:51:40) 
insanoğlu hayatı kendine zehir etmek için her şeyi düşünüyor heralde... hediye hediyedir, beğenirsen kullanırsın ne ala. beğenmezsen atarsın satarsın tutarsın yutarsın kime ne, dert edecek bir tarafı yok. faşizm benzetmesine girmiyorum bile direkt saçmalık.


  • summer timetable  (23.09.22 10:54:32) 
İhtiyacım olmayan hediyeler bana da çok yük oluyor. Zaten eşyanın kölesi olmuşuz çok eşya içinde boğulmuşuz. Mümkünse kimse ihtiyacım olmayan bi hediye almasın bu nedenle bana . Bi süre tutup sonra etrafa dağıtıyorum


  • photo85  (23.09.22 11:03:50) 
@sumer timetable +1

Eğer olayları tarttığımız kantarın hassasiyetini bu noktaya çekecek olursak yaptığımız her şey faşizm olur.

Bıçakla ekmek de kesebilirsiniz, insan da. Hediyeyi bir üstünlük göstergesi olarak ya da bir baskı altına alma, ses kesme aracı olarak da kullanabilirsiniz sadece ince düşündüğünüz için de.

Kötü niyetli olan insan, hediye kavramının bunda bir etkisi yok. Bu bakış açısıyla hediyenin faşizm olduğunu söyleyip iyi niyetli insanları zan altında bırakmak daha büyük bir faşizm.

Siyasi yobazlık hiç masum olmayan tehlikeli bir şey.
  • akhenaten  (23.09.22 11:20:29) 
faşizm ağır bir kelime bu konu için.

ama hediye almanın ve hediye vermenin de bir adabı vardır. örneğin bir arkadaşınıza çok çok pahalı hediye almak onun ihtiyacını görse, hoşuna gitse bile kendini biraz suçlu hissetmesine yol açabilir. çünkü o size hediye almak istediği zaman ona denk bir şey alamayabilir, alamadığı için de kendini suçlu hissedecektir. bu hediye işine karşılık işi mi diye bakmak kulağa çok doğru gelmese bile mahcup olmamak adına bunu hissediyoruz ister istemez.
  • black holes in the sky  (23.09.22 11:54:38) 
Aynı seviyeden gelen hediye hediyedir. Beğenip beğenmemek ayrı konu.

Senden alt sınıf/pozisyondan gelen hediyenin genelde bir sebebi vardır, aynı şekilde üstten gelenin de. Rüşvet, teşvik, teşekkür, sugardaddylik vb birçok açıklaması olabilir.
  • nhk ni youkosu  (23.09.22 12:23:17) 
[]

Dolar havalesi - gelir vergisi

her ay düzenli olarak dolar geliyor hesabıma. maaş değil, havale olarak yatıyor.

bunun gelir vergisi verilmeli mi?
devlet bunu ne olarak görüyor. sen bu varlığın vergisini vermedin deyip geri dönük işlem başlatır mı (daha önce youtuber'lara yaptığı gibi).

şahış şirketi kurmayı düşünüyorum ama masrafları epey fazla. öteliyorum biraz.

dövizle kazananlar, sizler nasıl yapıyorsunuz?

 
Evet bu bir gelir dolayisiyla vergilendirmeniz lazim. Paranin her ay duzenli olarak gelmesi ve miktari sizin arastirilmaya takilma riskinizi arttirir.
Yapmaniz gereken sirket kurup gelir vergisi odemek. Ben oduyorum gelir vergisi sahsen.

  • nuevo  (21.09.22 09:09:54) 
Şahıs şirketinin ne masrafı var ki?

Varlık barışını bir araştır derim, gönderen kurumsal bir kimlik değilse, tutar da çok bir şey değilse ki şahıs şirketi masraflı göründüğüne göre çok bir şey değil, kolay kolay sıkıntı olmaz.
  • atom karincanin torunu  (21.09.22 09:38:12) 
Evet verilmeli. Devlet ara ara denetim yapıp, düzenli para akışlarının açıklamasını soruyor. Eğer açıklayamıyorsan, geçmişe dönük olarak işlem başına usulsüzlük cezası kesip vergisini faiziyle istiyor. Youtuber'lara olan vs birebir aynı.

Yapman gereken acilen şirketini kurmak. Kurmadığın her gün kendini riske atıyorsun. Şirketini kur, vergini öde, kafan rahat olsun, işlem başına usulsüzlük kesilmesi demek gelen her havale için ceza ödemen demek.
  • roket adam  (21.09.22 10:45:30) 
[]

Sorun sadece Google Türkiye'de mi - ne olacak

Bir süredir google'da arama yapınca nl, jp, it, nl, in, ru ... vs bir çok sahte, otomatik oluşturulmuş, tıklayınca elli farklı yere yönlendiren saçma sahte siteler ilk sayfada, ilk sıralarda çıkıyor.

şuan google bazı keyword'ler için tam anlamıyla kendini feshetmiş vaziyette, virüslü bir bilgisayar gibi davranıyor.

---
obilet.com'um romanyada hizmet vermeye başladığını (ya da başlayacağını duydum) google'a "obilet romanya" yazdım ve neredeyse hiç ilişkili bir bilgi bulmadım. duckduckgo'da en azından sahte sonuçlar çıkmadı ve tatminedici sonuçlar buldum.

--
sonuç olarak google hızla kendini feshediyor. bu sadece tr için mi geçerli yoksa benzeri durum başka ülkelerde de var mı?

--
geçen sözlükte de başlığını görmüştüm bu konunun. bana ait bir durum değil yani.

 
Küçük internetlerde (misal Fince, Danca vs.) uzun bi süredir böyle. Türkçeye de yeni gelmiş. Rus hacker'lar dağıtıyor ortalığı.

Google bunu çözemiyor değil de çözmeye niyeti yok. 1 yılı aşkın süredir aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum zaten. Ki yani kod aratıyorum ben, baya spesifik bişey, yine olmuyor.

Google niye çözmüyor? Çünkü rekabet yok, kullanıcı kaybetmiyor, kârını maksimize etme peşinde. Yakında Google premium çıkar, ekşi'de başlığı açılır "aylık 50 lira verin yeaa bişey değil cimriler" falan diye.
  • plutongezegendegilmi  (20.09.22 21:58:25) 
[]

Güç yüzükleri dizisi ticari açıdan başarılı mı

Bir çok lotrsever diziyi beğenmedi. Tolkien dünyasına aşina olmadığı halde bile sevmeyenler var.
Benim gözümde ve çevremde harcanan kaynağa göre iyi bir iş yapılamadığı yönünde

Amazon prime açısından durum nasıl? Bekledikleri gibi mi? İmdb puanı aştı buçuk.
Dizi tarihinin en yüksek harcamaları yapılmıştı. Sadece telif için bile deli paralar ödenmişti. Amazon ne kadar sürede amorti edip kara geçecek acaba

Suan amazon ve amazon prime’a tek faydası prestij oldu sanırım

 
bu dünyanın kuralları belli,

amazon belli ki senaryo ekibini tırt seçmiş ucuzlatmış
castta kimse yok tanıdık burası da beleşe gelmiş
biraz görsel efek kasmış o da olsun yani hollywood sonuçta

dolayısı ile zaten hazır bir kitleye sunulabilecek en düşük maliyetli işi sundu muhtemelen karlar havada uçusuyordur

amazon açısından iyi

hee izlenme kötü giderse ne yapacaklar?

galadriel'i seviştirecekler tabi

5 hafta'da öyle izlense mis gibi proje

5 hafta sonra da bir savaş sahnesi

4 hafta da öyle gitse

10-12 haftayı bitirdi işte.

bence ticari olarak 10 numero proje, star wars gibi.
  • duyurukullanıcısı  (16.09.22 22:13:09) 
@duyuru: kardeş sen dizileri karıştırdın galiba. tarihin en pahalı dizi projesi. 40 tane top senarist çalışıyor (sayısını tam bilmiyorum)


  • ya ben lan neyse  (16.09.22 22:16:05) 
Mobilde editleyeledim. İlk sezon için sadece 500 milyona yakın para hatcanmış. 4 sezon olması planlanıyor ve milyar dolar üzerinde bütçesi var.


  • biseysorcaktim  (16.09.22 22:19:09) 
Bence değil. Bu tip yapımların Breaking Bad gibi efsane olacağını düşünmüyorum hiç.


  • dissendium  (16.09.22 22:19:39) 
@ya ben lan
Ya da o da ilginç hiç bir maliyetten çekinmiyorlar ve kalabalık bir yazım ekibi var ama diyaloglar çok boş, senaryo gerçekten tırt.

  • biseysorcaktim  (16.09.22 22:21:11) 
ölüyü fazla yıkarsan gaz çıkarır diye bir söz var ya... bu diziye tam olmuş. tarihin en pahalı dizi projesinde parayı dökmüşler de dökmüşler, her şeye müthiş titizlenmişler ama olmayınca olmuyor.

elbette beklendiği gibi değil. işin kara geçme kısmını falan bilmiyorum. ama dizi beklentileri hiç karşılayamadı. herkes lotr kitaplarının fanı değil ki. (dizinin, kitap fanlarının beklentilerini daha da karşılamamasına rağmen) insanların yüzde 90'ı kitapları değil, filmi bilir. onu baz alır. 20 sene önceki filmlerin tadını vermiyor. o epic sahneler, müzikler, olmayan politik kaygılar...

devletler en şaaşalı dönemlerini gerilerken yaşarmış ya. hollywood da sanırım bunu yaşıyor. bu politik kaygı hollywood u bitirecek. (dizi ilk sezonda yeni zelanda'da çekilmiş ama sonuçta amerikan yapımı.)
  • ya ben lan neyse  (16.09.22 22:27:11 ~ 22:30:20) 
bu tür platformlar izlenme verisini falan yayınlamıyor. Bir Blutv'nin "şu dizi bu kadar üye getirdi" dediğini duydum, diğerleri örneğin Netflix Türk dizisi yaptırıp dizinin yapımcılarına bile kim ne kadar izledi vb. (youtube'un verdiği datalar gibi) bilgileri vermiyormuş.

Burada 7,90 tl ve dünyada da bedava kargo için bile Prime alan birçok kişi izlemiştir. Prestijini etkilemiştir fakat bence Prime zaten iyiydi. Marvelous Mrs. Maisel, Bosch vb. çok iyi dizileri var zaten. İnsanları alıştırabilirse prestijden yürür. Esas işi film-dizi değil zira.

gelecek projeksiyonu: Ben öğrenciyken konuşulan bir olay vardı, kısmen web3.0 kafası, tv'de izlenen dizide oyuncunun kıyafetini eşyasını beğenip alabilecektik. Bu tür şeyler hep söylendi hiç gerçekleşmedi. Bunu yapmaya en yakın şirket Amazon olur diye düşünüyorum. Bir dizi izlerken merchandise ürününü tek tıkla alıp diziye devam edersin kazanan yine Amazon olur.
  • nhk ni youkosu  (16.09.22 22:29:06 ~ 22:30:56) 
cok para harcandi ama birazi muhasebe hilesi. mesela bütün amazon kargo kutularinda dizi reklami var. bunlar dizi masrafi.

paranin cogu lisans haklarina odendi.-270 milyon dolar lisans parasi- gerisi de görsellere ve müziklere harcanmis.
senaryo ekibi, yapimcilar ve oyuncularin cogu en ucuzun en ucuzu.
yapimcilara bak sadece. cv yarim sayfa. bunlara reklam cektirmezsin normalde.
www.imdb.com
www.imdb.com
  • safak efendisi  (16.09.22 22:30:20 ~ 17.09.22 22:07:58) 
@safak +1, en büyük gider kalemi olan reklam bütçesi kim bilir nasıl hesaplanıyordur. washington post'a reklam veriyorsa mesela, parayı sağ cebinden çıkarıp sola koymuş oluyor. biraz goygoy o en pahalı dizi muhabbeti.

sırf diziyi izlemek için amazon'a üye olan varsa, aylık prime ücreti bir yana, yaptığı alışverişlerden de para kazandıracak bezos'a. yani sadece diziden para kazanmıyor. amazon'un normal reklam bütçesi içinden, promosyon materyali gibi düşünmek lazım diziyi.

zarar etmesi zor bence.
  • plutongezegendegilmi  (16.09.22 23:37:39) 
Kara para mı akliyorlar acaba?


  • prole  (16.09.22 23:46:36) 
Sırf eşim istiyor diye amazona üye oldum.

Bugünkü koskoca bölümde hiçbir şey olmadı. Hatta o kadar ilgimi çekmedi ki aynı anda bilgisayarla ve telefonla uğraştım. LOTR ile alakası yok zaten, öyle düşünsem bile çok da sarmadı. Ekşide zenci elf diye gömmüşlerdi ama yine en iyi o oynuyor. KIsacası parayı verdim ama prestij oldu mu soru işareti.
  • marla is in my head  (17.09.22 00:09:55) 
5 sezon bütçesi için 1 milyar $ diyorlar ama inanmıyorum daha azdır bence. bu sezon 500 milyona hiç inanmıyorum, isim hakkına falan gitmiştir o para da.

ticari açıdan ise fazlasıyla karlı. hatırlamıyorum ama zaten amazonun yıllık marketing gideri 2 sene önce falan 24 milyar $ civarıydı, amazon'a 5 yıl için 1milyar harcanması hiç dert değil. oradan gelecek prime üyeliklerinin, amazon alışveriş gelirlerinin haddi hesabı olmaz.
  • avatar is back  (17.09.22 00:45:45) 
  • duyurukullanıcısı  (17.09.22 13:25:09) 
niyeyse bu dizi özelinde karlılığın çok önemsenmediğini düşünüyorum. umulan başarıyı yakalamasa bile amazon'a komaz. lotr evreni ellerinde olduktan sonra 5 çeşit dizi daha çekerler bunun üzerine. prime video'ya en azından belli bir süreliğine çekilen müşteri kitlesi de cabası.


  • zgrydn  (17.09.22 14:42:47 ~ 14:43:15) 
[]

Toki mevzusu - kayıt dışı çalışmak

ben bi kaç ay önce işimden ayrıldım. şuan freelance iş yapıyorum. devlet nezdinde henüz bir kaydım yok. önümüzdeki aylarda şahıs şirketi kuracağım ama daha zamanı var.

resmi olarak çalışmadığım için gelirim yok, bu durumda toki'ye başvurabilirim mi? ama önümüzdeki aylarda resmi prosedürleri tamamladığımda kazancım bahsedilen hane gelirinin üzerinde olacak.

1- öylesi bi durumda ne olur?
2- kız kardeşim çalışmıyor, okumuyor da. başvuruyu onun adına yapsak ve taksitleri ben onun adına ödesem ne olur? (teknik olarak evin sahibinin o olması dışında)

 
[]

Bira - sigara - akşamdan kalma gibi

bir bira akşamdan kalma etkisi yapar mı? sorum bu.


----
detaylar;

geçen cumartesi iki bira aldım, bi kaç sigara eşliğinde içtim. bir iki saat sonra, saat de geç olmuştu, koltukta sızar gibi oldum. sabah uyandığımda hafiften bir baş ağrısı, keyifsizlik vardı.

dün akşam bir bira içtim saat dokuz gibi, bir iki de sigara, sabah zor uyandım. çok hafif baş ağrısı, kötü bir ağız ve keyifsizlik var yine. iki haftadır yoğun çalıştım. geç yatıp erken kalkıyordum. (bugün erken uyanmak zorunda değildim belki bu yüzden zor uyandım.)

ayda bir falan arkadaşlarla çıkınca içki içerim. içmişken limitlemem kendimi yani alkole bağışıklığım yüksek normal şartlar altında.

sigara da aynısı. 30 yaşındayım ve yılda bir iki paket alırım. genelde bir kaç haftalık bir süre olur, sonra tekrar içmem.

benim bu anlattığım iki hikayedeki akşamdan kalma keyifsizliği neden? uyumaya yakın içtiğim için mi? yorgunluğumla birleşince mi? yoksa sigaranın etkisinden mi?

 
anlattığınız senaryoda normal görünüyor. sık içmiyorsanız, yorgunlukla birlikte 1 bira bile akşamdan kalma yapabilir.


  • orient blue  (14.09.22 11:08:44) 
yapar. çok sık alkol ve sigara tüketiyorum hala yapıyor.
az su içtiyseniz, vücut susuz kaldıysa daha çok yapıyor.

  • veritaslibertas  (14.09.22 11:42:53 ~ 11:43:30) 
Yeteri kadar Su içmemişsinizdir


  • aman üstüme geliyorlar  (14.09.22 12:52:58) 
Yeteri kadar Su içmemişsinizdir +3


  • put it in your appropriate place  (14.09.22 13:53:45) 
[]

LOTR - lore kelimesi üzerine

yüzüklerin efendisi dizisinden sonra "lore" kelimesini çok duymaya başladım. ingilizce'de anlatı, mitoloji, efsane gibi anlamlara gelmekteymiş. tolkien lore'u, ortadünya lore'u şeklinde kullanılıyor.

iyi kötü ingilizce biliyorum ama bu sözcüğü son günlerde duydum ben. bu benim cahilliğim mi?

yüzüklerin efendisi başlığında arattım, onlarca entry çıktı bu şekilde. o kadar yaygın mı kullanılıyor gerçekten.
eksisozluk.com

neden insanlar bu sözcüğü kullanmakta bu kadar ısrarcı çözemedim, yeri dolmayacak bir sözcük değil. lore başlığında bu konuyla ilgili entry yok, demek ki insanlar son zamanlarda bu kadar yoğun kullanmaya başladı.

 
fantastik edebiyat/sinema/tv/oyun vs. işlerine azcık bulaşmış çoğu kişi bilir bence lore kelimesini.

son zamanlarda popüler olan bir şey değil. zaten ekşideki başlığında da 2001'den bile 4 entry var.

Türkiye'den olan aratmalarda google trends'e baktığımızda da son 5 yılda benzer bir ilgi görüyoruz.

trends.google.com

hatta peak'ini 17-23 ekim 2021 tarihlerinde yapmış. o sırada ne oldu bilmiyorum, bilen biri aydınlatabilir merak ettim :)
  • king lizard  (09.09.22 22:49:35) 
duymamak sizi cahil yapmaz da kullaniliyor olmasina neden bozuldugunuzu anlamadim. folklor diye bildigimiz sey de folk ve lore kelimelerinden geliyor, 100 yildan fazla tarihi var. yeni bir kelime degil, bence gayet aciklayici ve guzel ayrica.


  • der meister  (09.09.22 22:55:15) 
@king lizard, ayni isimli Taylor Swift albumu varmis. cikis tarihine bakmadim ama ondandir muhtemelen.


  • der meister  (09.09.22 22:55:59) 
Lore terim anlamlı bir sözcük, yerleşik bir Türkçe karşılığı yok "hikaye, evren, kalıp rol, bir karaktere biçilmiş kişilik, gelenek, adet, mitoloji" gibi sözcük ve ifadelerin alaşımı gibi bir şey.

Türkçede bunu doğrudan her durumda karşılayacak bir kalıp oluşmuş değil henüz. Yerine göre birine; "hikayenin dışına çıkma" derkenki gibi kullanımları olabilir ama biz atıyorum hikaye sözcüğünü daha çok olay akışı ve senaryo ile eş anlamlı kullanıyoruz. Bu da doğal bir şey çünkü konseptin kendisini biz üretmedik, dışardan aldık ve bu konsept somut değil, soyut bir şey; bir fikir ürünü. Haliyle başka birçok dil de dahil Türkçede tam bir karşılığı yok. Diller arasında sözcük alışverişi tarihin başından beri var, bunun önüne geçmek mümkün değil.

Bazı karşılıklar da hem tam anlamı içermiyor hem de demode. Örneğin oyun oynarken "efsanede (ya da anlatıda) bu geçmiyor" dediğiniz zaman biraz tuhaf bir tınısı olur. Fazla akademik duruyor.

Diğer taraftan, mitoloji, efsane gibi sözcükler daha çok gerçek hayat ve gerçek tarihi materyallerle bağdaşıkken lore kurgusal mitolojiyle bağlantılı. Örneğin Yunan mitolojisi derken tarihi bir mefhumdan söz ediyoruz, lore kelimesi söz konusu olduğunda bir edebi ürünün içerisinde geçen kurgusal bir şeyden bahsediyoruz.
  • akhenaten  (10.09.22 11:00:48 ~ 11:20:13) 
[]

eksisozluk - takip edilesi yazarlar

takip listenizde kimler var?

konu bağımsız takip edilmeye değer dediğiniz yazarlar var mı? takip listem biraz genişlesin istiyorum.

gündem ve bugün başlıklardan uzak durmaya, sadece takip edilenler listesinin fav ve entry'lerinin olduğu şekilde kullanmaya çalışıyorum sözlüğü. yoksa gündemde kayboluyorum.

 
  • himmet dayi  (09.09.22 18:45:15) 
Zinciri yakala ! iyi bir yazar bul sonra o yazarında favori yazarlarına bak , sonra favorilerinde favorilerine, öylece takip edilecek doğru yazarları daha kolay bulursun


  • mrctrk  (09.09.22 19:06:12) 
[]

Multimedya tuşlu su geçirmez kulakiçi kulaklık

herkese merhaba,

taotranics s53pro marka kulaklığım var. buhar odasında, duşta ve havuzda kullanabiliyorum. kulaklığın üzerine dokunarak şarkı değiştirmek, durdurmak, ses değiştirmek gibi fonksiyonları mevcut. ancak su temas ettikçe multimedya tuşları çalışıyor ve pek keyifle kullanılmıyor.

multimedya tuşlarını iptal etmem mümkün mü? ios cihaza bağlıyorum kulaklığımı. kulaklığın üzerine bant yapıştırayım falan diye düşündüm ama suya girince etkisi olmaz.

ne şekilde geçici olarak iptal edebilirim bu özellikleri?

 
[]

internetimi iptal ettirdim

vodafone ev interneti kullanıyordum. aldığım günden beri problemliydi ama iyi-kötü kullaıyorduk. bugün on mb'in de altında hız verince bir sinirle e-devlet'ten fesih başvurusunda bulundum.

çat diye internetim kesildi. ben sandım ki ceza meza hesaplayıp bana dönecekler, onay verirsem kapatacaklar. öyle değilmiş. fesih başvurusu değil, fesih işlemi tam olarak.

neyse, 3-4 aydır indirimli kullanıyordum. 12 aylık taahhüt vardı. ilk günler dışında vadettikleri hızı hiç veremediler. ilk günler de zaten günde elli defa kopuyordu.

şimdi bana ceza çıkacak mı? bir ara "iss'ler vaddetikleri hızı veremezlere cezasız iptal mükkün" diye haberler çıkmıştı ama clickbait mi acaba onlar? para isterlerse ne yapmak lazım? 5-6 defa aradım, kameralı bile görüştüm. sürekli hız testi yaptılar. onlar da vadedilen altında aldığımı biliyorlar.

çağrı merkezini aradım da ulaşamıyorum "internetinizi kapatma başvurusu yapmışsınız, biz size döneceğiz" diye otomatik cevap çıkıyor ve telefon suratıma kapanıyor.

 
Hemen türkneti ara, netimi iptal edip size geçmek istiyorum de onlar cezayı ödüyor. Turknetin taahhütü yok zaten. Yapıştır gitsin


  • respect  (06.09.22 21:22:17 ~ 21:23:07) 
[]

Ortadünya'yı nereden okumak lazım?

Ben peter jackson'un LOTR'u ve hobbit üçlemesi dışında orta dünyayı bilmiyorum. kitaplarını okumadım.

diziyi izlemeye de başladım. açıkçası çok beğenmedim.

neyse, yüzüklerin efendisini mi okumaya başlayım? yoksa zaten az çok bildiğim için tolkien'in diğer kitaplarından başlasam daha mı iyi?

ne tavsiye edersiniz? gerçi orta dünya hakkında merak ettiğim bir çok soruyu google'layarak kitapları okumuş kadar oldum, ama bi de tolkien'den dinlemek lazım.

 
yayınlanma sırasına göre okumak en iyisi bence.

hobbit > yüzüklerin efendisi > silmarillion > diğerleri
  • plutongezegendegilmi  (06.09.22 21:04:21) 
Pluton +1

Bu arada diziyi şimdi beğenmediysen okuyunca izleyemezsin bile herhalde. Dizi şu an tam olarak kitapları okumamışlara hitap ediyor.
  • nawar  (06.09.22 21:26:48) 
12345  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.