[]

Başaramayan çalışkan gördünüz mü?

Çok çalışkan, pes etmeyen, diğer insanlara karşı kötü davranmayan bir insanın başarısız olduğunu hiç gördünüz mü?




 
Ben kendim. Şanssızım ve çoğunlukla insanın ayağını kaydırmak isteyenler oluyor.


  • prole  (13.07.24 01:24:00) 
beni de yazın:) bu hayatta hiçbir şeye şans ile erişmedim. defalarca düştüm, kalktım, yine denedim. hayat sorunları alt etmekti. ben daha 20li yaşlarımın başındayken anneme alzheimer teşhisi kondu, annemi bu yıl kaybettim. annemin hastalığı tüm planlarımı değiştirdi. eve mümkün olduğunca yakın bir yerde işe başladım. şu an üniversitemdeki tek mobbingsever kürsüde çalışıyorum ve kürsüye en son dahil olan kişi benim. angaryadan bıktım, hayattan tat alamıyorum artık. bu ay herkes tatile çıkınca ben de tatile çıkmış sayıldım. kendimi sudan çıkmış balık gibi hissediyorum. istifa edeceğim sanırım. mobbingi kanıtlama imkanım olsa mahkemeye giderim ama bizim kürsü temiz çalışıyor, yazılı delil yok ve tanık bulmam mümkün değil, ne kadar çalışkan olsanız da hastalık piyangosunu, insan faktörünü kontrol edemiyorsunuz. yaşadıklarınız önce günlük yaşamınızı sonra kişiliğinizi etkiliyor. istediğiniz kadar güçlü olun sizi öldürmeyen şey yıpratır. ben daha 30 olmadan bunu öğrendim.


  • gnosis  (13.07.24 01:51:34) 
Basari denilen seyin iki önemli unsuru vardir:

Dogru zamanda dogru yerde olmak.

Yani bir insan 30undan sonra çok çabalasa dahi bu 20 yasinda çok çabalayan biriyle ayni sonucu vermez.
  • Yourcousinmarvinberry  (13.07.24 05:04:42) 
Görmedim. Yeterince calismamistir. Yanlış işi yapmistir. Basarmak biseyler ya da birileri sayesinde olmaz zaten. Biseylere ve birilerine ragmen olur.


  • halk  (13.07.24 08:29:06) 
Çalışkan bir insan her zaman potansiyelinin sınırlarına ulaşır.

Çalışkan olmayan, sadece akıllı biri potansiyelinin ortalarına anca ulaşıyor.

Çalışkanlık dediğim ama kendini vererek, gereken her şeyi yaparak çalışmak. Ben böyle olup da potansiyelinin altında kalan insan görmedim.

Eğer çalışkan olduğu halde kendini başarısız gören varsa bence çalışkan olmasaydı oralarada gelemeyecekti emin olabilir.
Herkesin potansiyeli de farklı.

Kariyer de 20 adımlık bir yolculuksa şans sana 3 4 adımda anca yarım eder. Şans da zaten, doğru zamanda doğru zamanda bulunmak demektir ve strateji ile alakalıdır. Sadece şans diye bir şey yoktur. Akıllı ve kafa yoran insan kendini “şanslı” diye tanımlayacakları noktaya kendi getirir zaten doğru stratejilerle.
  • zimbirik  (13.07.24 10:12:03) 
Çok gördüm. Yanlış çalışan ya da zekası yetmeyen.


  • gabe h coud  (13.07.24 10:31:08) 
Tıp fakültesini kazanmak için 10 sene boyunca üniversite sınavına hazırlanan ama 10 senenin sonunda yine kazanamayınca pes edip başka bir bölüm okuyan birini biliyorum.


  • ms brownstone  (13.07.24 11:19:12 ~ 11:19:58) 
Yanlış savaştadır. Pes etmek hayat kurtarır bazen de.


  • sekizdokuzon  (13.07.24 11:23:14) 
Ben de varım.


  • Amaranta ursula  (13.07.24 14:47:46) 
Çalışıp başaramayan milyonlarca insan var, peki neden durum böyleyken başaran bir iki kişiyi başardı diye gösteriyoruz, survivorship bias / hayatta kalma yanılgısı diye aratabilirsin


  • grimavi  (13.07.24 15:03:32 ~ 15:04:37) 
[]

Küfür suç mu?

Türkiye'de küfür/hakaretin suç olduğunu biliyorum. (Doğru biliyorum di mi?)
Peki ABD, Avrupa ve dünyanın farklı ülkelerinde durum nasıl?

Sokakta birisinin annesinden sülalesine kadar küfür etsem yasak mı? Cezası var mı? Uygulanıyor mu?

 
Çok ucu açık hakimin takdirine bağlı bir konu gibi geliyor.

Edilen kişinin konumuna göre tehdit kapsamına kadar sokup her türlü cezayı da alabilirsin takipsizlik de çıkabilir.
  • advest  (13.07.24 01:00:32) 
Öyle bir saçmalik sadece TR'de var.

USA'de Amerikan baskanina bile sövsen bu "freedom of speech"tir.
  • Yourcousinmarvinberry  (13.07.24 05:07:07) 
Yurtdışı (Batı ülkeleri) için konuşacak olursak bizdeki hakaret direkt olarak "Defamation" diye çevriliyor ama onlarda konu söz konusu ifadenin kişinin (ya da kurumun) itibarını zedeleyip zedelemediği ile alakalı. Burada da genelde işin içine iftira konusu giriyor. Dolayısıyla birine direkt olarak küfretmek çok bir sorun teşkil etmiyor çünkü "Ahmet bana küfrettiği için itibarım zedelendi" pek kanıtlanacak bir şey değil. Ancak "Ahmet muhesebeciyim diyor ama ofisine giren çıkan belli değil, uyşturucu da satıyor olabilir, fuhuşa aracılık da ediyor olabilir" gibi bir ifade sorun yaratabilir.

Doğu'da ise durum çok daha katı sanırım. Mesela Ortadoğu ülkelerinde online bir alışveriş sonrasında yaptığın "Bir ürünü 2 haftada teslim edemediler, üstüne bir de bozuk çıktı, almayın aldırmayın" gibi görece basit bir yorum bile "Şirket itibarını zedelediği" gerekçesiyle başına dert açabilir.
  • salihdt  (13.07.24 06:48:25) 
Wikipedia'da insult (legal) maddesine bakın. Burada link çalışmıyor içinde parantez olduğu için.


  • pispinti  (13.07.24 15:10:32) 
ABD n-word yolla bakalım, veya Fransa'da Cumhurbaşkanı'da küfür et, veya Rusya'da, veya Thailand, Finlandiya'da filan.

Eğlenceli olacağına eminim.
  • alfired  (13.07.24 15:23:51) 
[]

Kaçak elektrik için neden trafo gerekiyor?

Trafo olmadan olmaz mı?




 
hangi şebekeden çekildiğine bağlı.
34,5kV'luk orta gerilim şebekesinden çekilmişse, trafo ile 230V'luk alçak gerilime düşürülmesi gerekir.

  • lament  (13.07.24 00:50:53) 
Çünkü yakında trafo yoktur ya da var olan trafonun kapasitesi yetmiyordur.


  • parka  (13.07.24 09:48:31) 
@parka trafonun ne işe yaradığıyla ilgili hiçbir fikrim yok. Elektrikle ilgili olduğunu biliyorum sadece. Daha doğrusu lament sayesinde bir bilgi edindim, voltajı düşürüyor herhalde.


  • michael_knight  (13.07.24 09:55:42 ~ 09:56:21) 
Elektrik şehirler arasında taşınırken yüksek gerilimde oluyor. trafoyla evde kullanılacak seviyeye getiriliyor.
Elektrik dağıtıcı şirket kaçak kullanıldığını bildiği için fazla trafo kurmak istemiyor.
Onlar da kendi trafolarını kuruyor.
  • parka  (13.07.24 10:14:25) 
Yani aslında elektrik çalmak için trafoya ihtiyaç olmaz normal şartlarda.


  • parka  (13.07.24 10:15:41) 
ülkenin doğusunda tarlalarda kaçak trafo bulundu haberlerinde bahsediyorsan, bunlar 34.5KV dağıtım şebekesinden saplama yapıyorlar, 34.5 KV'u-380V gerilim seviyesine düşürmek için kullanılıyor.

Adamlar tarlalarından geçen dağıtım şebekesi hattından kaçak elektrik kullanabilmek için bunu yapıyorlar.

Normal ev şebekesinde gerek yok, trafo çıkışı 3faz 380-400V geliyor zaten.
  • sealth  (13.07.24 13:36:51 ~ 13:37:27) 
Trafo olmazsa, çevredeki evlere hat çekemezsiniz vs. Bkz, sülalenin bir arada yaşaması.


  • alfired  (13.07.24 15:25:53) 
[]

Üniversitelerde ikinci öğretim neden kaldırıldı?

Sebebi finansal mı, politik mi, keyfi mi ya da aklıma gelmeyen başka bir sebebi mi var?
Bu karar öğrencileri nasıl etkileyecek? Başka etkileyeceği kesim var mı?



 
Tamamen akıl yürütüyorum, yanlış bir şey söyleme riskim de var. Baştan söyleyeyim. Benzer yüzdelik dilimdeki öğrencileri devlet üniversitesilerinin fiziksel şartlarını zorlayarak okutmak yerine vakıf üniversitelerinin insafına bırakıyorlar bence. Girdiğin sınavdan çok iyi olmayan bir puan aldıysan ben seni yetiştirmek için ekstra para harcamak zorunda değilim, durumum da yok, paran varsa git vakıf üniversitesinde oku ki onlar da kazansın gibi bir şey diyor olabilirler.


  • sekizdokuzon  (10.07.24 15:21:22) 
Devlet üniversiteleri de ikinci öğrenimlerden para alıyordu ve ciddi bir bütçe de yaratıyordu ama bence durum şu: ikinci öğretim derslerinden para almak için akademisyenler örgün öğretimdeki derslerini aksatıyordu ve zaten personel sayısı az olduğu için sorun yaşanıyordu. Tabi yök'ün aldığı hiçbir karar tam anlamıyla kamu faydası gözetmediği için şu da düşünüldü diye düşünüyorum: gitsinler parayı özel üniversitelere versinler, onların çarkı dönsün. Devlet üniversitelerindeki iyi hocalar da gidip özel üniversitelerde parasıyla ders versinler ki özel üniversitelerin düşen prestiji yükselsin. İkinci öğretim ders yükü de hocaların kendi üniversitelerindeki ders yüküne sayılmasın. Tabi bu sadece tahmin.


  • prole  (10.07.24 15:38:48 ~ 15:40:56) 
öğrenciler artık birinci öğretimi bile tercih etmiyor ki. kontenjanların çoğu boş. zaten bölümlerin çoğu, hatta ünvlerin çoğu işsizliği ertelemekten başka bir işe yaramıyor. ünv oku hedefin ne sonrası için? kpss, polis yada uzman çavuşluk. bu mudur olay üniversite okumanın?
ülkede herşeyin enflasyonu olduğu gibi üniversitelerin de enflasyonu vardı. bu daha ilk adım. yakında bazı üniler kapatılır yada başka ünilerle birleşirler.

  • dengesiz bir insan  (10.07.24 15:43:11) 
[]

Doktorlar doktorlara neden eziyet ediyor?

Doktorların intörnlükleri, asistanlıkları sırasında, yan dal, uzmanlık yaparken vs. neden deneyimli doktorlar onlara kötü davranıyor?

Bu bir gelenek mi, sistem mi buna yönlendiriyor ya da sadece kötüleri mi duyuyoruz veya başka bir şey mi?
İşin aslı ve sebebi nedir?

 
köle, özgür kalınca ilk iş kendine bir köle tutar derler ya, biraz o hesap. biz de zamanında çok ezildik, çok zorlandık, sıra onlarda gibi bir bakış açısı oluyor. bi de doktorların bir kısmında (genelleme yapmayayım) tanrı sendromu oluyor. sonuçta sağlıkla uğraşıyorlar. bi noktada anlayabiliyorum. yapacakları bir hata bir organ veya bir hayat kaybına neden olabilir.
Doktorlar arasında büyümüş biri olarak yorum yapıyorum.

  • mor oje  (10.07.24 14:29:49 ~ 15:42:04) 
mor oje +1

bir de ister istemez kötü davranıldıkça yıpranıp farkında olmadan öyle davranıyorlar bence sadece doktor değil benzer dallarda da öyle olur.
  • jülsezar  (10.07.24 14:41:17) 
ben bunu çok da yanlış bulmuyorum. mobbinge varmayacak şekilde disipli davranmaları normal. çünkü insan canı emanet ediliyor en ufak bir hataya bile yer yok o meslekte. tüm insanlığın bir özelliği olarak biraz gevşek bırakılınca işimizi düzgün yapma motivasyonu da azalıyor.


  • kaptan maydanoz  (10.07.24 15:55:00) 
Kendini besleyen kapalı bir döngü var. Dizi ve filmlerdeki hastane ortamının yansıttığı stereotiplerden tutun, sohbet ortamlarında anlatılan anılara kadar her şey en başta bu döngüyü yaratmamış olsalar bile devam ediyor olmasında büyük pay sahibiler. Bu övünülecek, kendini içinde tanımlayacak bir şey haline gelmiş artık. Devrecilikten çok bir farkı yok aslında.

İnsan hayatının önemi vs. gibi konulara çok katılmıyorum. Bir çevredeki davranışların nasıl şekillendiği görevin kendisinden çok o ortamın kültürüyle alakalı, kültür derken "bunlar kültürsüz" demiyorum. Demek istediğim daha çok sosyolojik manada bir kültür. Eğitim kadrosundan tutun, asistanlarına ve deneyimli personele kadar herkes eğitim hayatı boyunca "biz böyleyiz, burada işler böyle yürür" mesajını içselleştiriyor. Başka nasıl davranacağını bilmediği için böyle davranılıyor çoğunlukla.

Öğrenciliğimde tıp okuyan birçok arkadaşım vardı, çoğunun uzmanlık sürecini de takip edebildim. Benim gördüğüm kadarıyla durum bu.

Aşçılarda da benzer bir kültür var örneğin. Sert olmak hoş görülen, iyi bir karakter özelliği olarak lanse ediliyor.
  • akhenaten  (10.07.24 16:22:16 ~ 16:24:53) 
Özellikle cerrahi branşlarda kıdem mevzusu çok önemli. Askeriyede bu kadar önemsenmiyor olabilir. Bizim iki hoca vardı benzer yaşlarda, biri diğerinden 2 hafta önce asistanlığa başlamış ve yıllar boyunca aynı üniversitede kalmaya devam etmişler. Hâlâ 2 hafta sonra başlayan hocamız diğerine abi diyordu ki ikisi de camiada önemli profesörler yani.

Kıdemin yanı sıra mobbing seviyesine varan zorlamalar da çok görünüyor. Çömez asistanların cerrahi branşlarda yaşadıklarını arkadaşlarımdan biliyorum. Onlar kıdemli olunca da kendi çömezlerine aynısını yapıyorlar. Mesela İzmir'in en büyük kadın doğum servislerinden birinde çömez asistanlar sabahları erken gelip kıdemlilerine kahvaltı hazırlıyordu. Hayır yapmıycam deme şansın yok o zaman ameliyatlara almıyorlar ya da angarya iş veriyorlar. Hocalar da çok ses çıkarmıyor bu konuda.

Her branşta böyle değil tabii ama dediğim gibi ağır cerrahi branşlarda asistanın asistana yaptığını kimse yapmıyor.
  • nundu  (10.07.24 16:30:25) 
Tck ve 657 numaralı kanundan dolayı. Bir grubu kanunla özel statüye alıp, ayrıcalıklı bie hukuk yaratırsanız doğal olarak kaba etleri yükselir, normalde yapmamaları gereken şeyler yaparlar.


  • Mehmettheslim  (10.07.24 17:40:25) 
Devrecilik.


  • nawar  (10.07.24 17:54:54) 
"çömez asistanlar sabahları erken gelip kıdemlilerine kahvaltı hazırlıyordu."
hacettepede herkesin bildiği bi koltuk kapmış bi hoca yüzünden öğrenciler intihar ediyor. 2 dönemde 1, 1 adet intihar çıkarıyor okul.
bazı yerlerde üstü örtülen t*cizler de var ama burada konuşursam banlarlar

yani -bazı- kıdemli doktorlar, asistanlığın-öğrenciliğin cazibesini sıfırlayarak, ülkede doktor yetişmesini baltalıyor ve bu insanlar lafta sağlığa hizmet ediyor, fakat aslında ihanet ediyor.
orada olmasalar, cezalandırılsalar sistem daha iyi işleyecek.
ama 1930lardaki gibi kapalı bi sistem olduğu için kimse itiraz da edemiyor
  • lambırcek  (10.07.24 19:20:05) 
Oto sanayi, kuaför, askerlik, iş ortamı,üniversite gibi yerlerde tipik örneğini görebileceğin devrecilik, tahakküm etme ,zayıf gördüğünün üzerinde yükselmeye çalışma gibi dürtülerin doktorlar arasındaki ilişkilerde tezahür etmesi durumu.


  • hebanon  (10.07.24 23:39:30) 
[]

Uçak bileti almak aslında çok zormuş

2 yetişkin ve 8 aylık bir bebekle seyahat etmek için uçak bileti almak istiyorum. Bir de büyük köpeğimiz var bagaj bölümünde seyahat edecek. Mümkün olduğu kadar fazla bagaj hakkı satın almak istiyorum. Diz mesafesi fazla olan pahalı koltuklardan almak istiyorum (bebek kucağımızda olacağı için daha iyi olur)
İstanbul - Lüksemburg 15-16-17 Ağustos tarihlerinden birinde. Tek yön.

Bebek için koltuk almasak da olur ama o iş galiba öyle değil. Önce bebek için tam bilet parası verip sonra iade mi alıyoruz? Kafam çok karıştı.
Ucuzabilet.com'da 18 bin lira olan bilet THY'nin kendi sitesinde 38 bin lira.

Ucuzabilet dedi ki "önce bilet alın, ekstra bagaj hakkı almak için sonra başvuracaksınız." Bana doğru anlamadım gibi geldi.
Aynı uçağın biletini Lux Air sitesinde kendisi satmıyor. Ucuzabilet Lux Air ismiyle satınca 9 bin liraya, THY ismiyle satınca 17 bin liraya satıyor.

Kafam aşırı karıştı. Bu işin bu kadar zor olacağını düşünmemiştim.
Uçak bileti almayı bilen biri bana yardım eder mi?

 
8 aylık bebek kucakta seyahat edecek. yine de bilet alırken bebek seçeneğini seçeceksiniz. tam bilet parası ödemeyeceksiniz sadece. bebeği seçtiğiniz zaman zaten fiyatlandırma ona göre yapılıyor. check in yaparken de yolculardan birinin kucağına veriyorsunuz.

şimdi baktım ucuza bilet ve thyden.
ucuza olan 17300, thy aynı bileyi 16700e satıyor. sizin thyde 38 dediğiniz business bilet. yazıyor zaten aslında kabak gibi.

iki site için de diğer bagaj seçenekleri mevcut zaten şu an. ekonomi sınıfı en yüksek bagaj hakkı primefly seçeneği altında çıkıyor. thy yine daha uygun veriyor. aracı kurumdan almanın bi manası yok. ayrıca bileti aldıktan sonra da bagaj hakkını yükseltebilirsiniz farkını ödeyerek.

thy de öyle midir bilmiyorum ama pegasus bebekli yolculara geniş koltuk mesafesi olan acil çıkış veya en ön koltuklar için check in yapmaya izin vermiyordu.

luxairin kendi sitesinde istanbul kalkışlı herhangi bir uçuşu yok. oradaki olayı ben de çözemedim.
  • elorelia  (04.07.24 16:15:17 ~ 16:23:18) 
Bagaj hakkiyla ilgili benim takildigim bir nokta var. Su 20-23-30 kg'lik olabilen ucak alti bagaj bilet alindiktan sonra alinamiyor olarak gordum THY'de en azindan. Direk kilo isi satiyorlar o da ates pahasi oluyor genelde.
Bebek icin normal sistemden bebek olarak girisini yapacaksiniz, onun bilet bedeli sifira yakin bir deger oluyor. Bebek icin kurallarda belirtilen kadar bebek arabasi vs hakki oluyor sadece.
Ucuzabilet ile kendi sitesi arasinda bu kadar fark olmasi garipmis. Ben genelde kendi sitelerinden almayi tercih ediyorum ama bu kadar fark varsa alirdim ucuzabiletten sanirim.
Luxair web sitesinden hic bulamadim istanbul ucusunu, THY sitesinden en yuksek bagaj hakki olan prime fly, kisi basi 30 kg ucak alti bagaj, bebek dahil 33.000 TL cikti.

Cevre sehirleri veya birkac gun daha once gitmeyi dusunmez misiniz? Cok daha uygun oluyor.
  • mbond  (04.07.24 16:31:37 ~ 16:33:12) 
@mbon 15 Ağustos - 18 Ağustos arasında bir tarih olması gerek.
Hem bebek hem büyük bavullar hem köpek olacağı için başka bir şehirden gitmek çok zor olur diye düşünüyorum.

  • michael_knight  (04.07.24 16:39:14) 
O zaman en iyi fiyat 15 Agustos, hersey dahil, PrimeFly 29 bin TL, araci firmadan almaya deger fark var ama bir degisim vs gerekince, ya da bir sorun olunca bunlara ulasmasi dert olabiliyor. Ucuzabilet satisi yapiyorsa belki farklidir, daha duzgundur bunlar vs bilemiyorum.

Baska sehirden gitmek falan evet zor olur tabii.
  • mbond  (04.07.24 16:57:30) 
Uçak bileti aslında kolay ama sizin hikaye zormuş maalesef. Bebek köpek vs vs.
En son kızım 15 günlükken uçağa binmiştik, vergiler hariç ücret almamışlardı. Püf noktası şu en ön koltuğu satın alıp uçağa binince puset taktıracaksınız hostes arkadaşlara. Daha da zorlaştı dimi :) iyi yolculuklar şimdiden.

  • artci sarsinti  (05.07.24 00:08:38) 
oğlumla çok uçak seyahati yaptım. bilet satın alırken normal çocuğun da bilgilerini giriyorsunuz, 2 yaş altından ücret almıyorlar zaten. kucakta gidiyor, ekstra bebek kemeri veriyorlar.


  • deartheodosia  (05.07.24 00:12:43) 
[]

Bronzlaşan ile koyu renk teni olan anlaşılıyor mu?

Bir insana baktığımızda o kişinin güneşten mi bronzlaştığı yoksa ten renginin normalinin mi öyle olduğunu anlayabiliyor muyuz?
Anlayabiliyorsak bu renginden mi yoksa başka ipuçlarına bakıp bir tahmin mi yapıyoruz?



 
kıvrım bölgeleri, kollardan anlarım diye düşünüyorum. güneşlenirken kol alt kısmı altta kalıyor yanmıyor, veya göbekli büyük memeleri var (erkek) meme altı güneş görmüyor. (piliç çevirme gibi sürekli dönmüyorsa)

hepsi aynı ise kendi rengi, geçişler var ise güneşlenme derdim.
  • tolgan  (03.07.24 14:13:20) 
Adana'da anlaşılması imkansız. Anca tatil öncesi ve sonrası şeklinde karşılaştırma yapılarak anlaşılır.


  • prole  (03.07.24 16:42:02) 
[]

Ben asla dolandırılmam

diye düşünüyor musunuz?
Dolandırıldınız mı? (Siz veya bir arkadaşınız)



 
Dolandırılmadım. Ben asla dolandırılmam diye düşünmem.


  • rock n roll  (03.07.24 11:08:25) 
Ben adamı suya götürür susuz getiririm.


  • hops  (03.07.24 11:08:50) 
ben cok net dolandirilirim. hayir deme özürlüyüm zaten.
kücük dolandirilmisimdir büyük bir sey cok sükür basima gelmedi.

  • robert bosch  (03.07.24 11:10:36) 
Valla demiyorum. Az önce Instagram'dan 0 takipçi, 0 takipli, profil fotosu olmayan bir hesap takip isteği attı. Biosunda "Beni hemen takip etmezsen elimdekileri herkesle paylaşırım." yazıyor. Gerçekten birilerinin elinde bir şeylerim olsa giricem oltaya. Her yerdeler.


  • sekizdokuzon  (03.07.24 11:11:15) 
Ben asla dolandirilmam diyen kisi dolandirildigin farkinda olmayan kisidir

Hayat ona guzeldir.
  • duyurukullanıcısı  (03.07.24 11:20:51) 
Bal gibi dolandirildim. Hem de cok gerzekce. Sahibinden sahte ilanlardan tutun, tanidigim bir gerizekaliya 3 sene oncenin 1400 tlsiyle borc verip aciklamaya “borc” yazmamak gibi vukuatlarim var. Insan kendini bir cuval bok gibi hissediyor gercekten.


  • nefertarii  (03.07.24 11:25:42) 
kolay kolay dolandırılamam. çünkü bütün yolları kapattım.

ha bi ara "aslında havalimanında çalışıyorum parfümcüsüne" denk geldim. duty free ürünü olduğunu iddia ettiği bi ton parfüm saçtı ortaya. parfümlerin sahte olduğunu ne kadar verebilirsin peki dedikten sonra anlamıştım zaten. (ilk kez başıma gelmişti:) söylediği fiyatın çok çok altına hatta zaten piyasada olan çakma parfüm fiyatına 3-4 şişe parfüm almıştım. sanırım sıfır maliyetli bir şeydi onun için, gümrükte el konulan sahte parfümler falandı muhtemelen. bir nevi bağış sayılır bu ya dolandırılmış olamam çünkü giden para çok saçma bir paraydı ve olayın farkındaydım. yani dilenciye versem burun kıvıracağı bir paraydı. eleman da kafa bir çocuktu kıyamadım. parfümleri bizim berbere verdim :)
  • Improbable  (03.07.24 11:37:49) 
Ben adamı halıya oturtur, halıyı satıp adamı borçlu çıkarırım. Zamanında dolandırıcı dolandırmışlıgım var. İşin özü babana bile güvenmemekten ve uyanık olmaktan geçiyor


  • limonlu eksi  (03.07.24 11:38:53) 
pırıl pırıl dolandırılıyor herkes. bazen de en yakınınız dolandırıyor sizi. kimse başıma gelmez demesin, görürüm sizi.


  • co2s2  (03.07.24 12:20:09) 
dolandırılmayan olur mu ya. en fazla farketmemiştir.

bile isteye bir kez dolandırıldım. instagram reklamlarında güzel ve ucuz bi ürün gördüm. ucuz ve yurtdışı olduğu için şüphelendim, sitelerini falan inceledim ama ikna etti yine de. hediye almak istiyordum, benzerini bulamamıştım. neyse, aldım ve gelmedi. tahmin ettiğimiz gibi oldu. bunun dışında bilerek ya da bilmeyerek ve farkında olduğum bi dolandırıcılık yaşamadım. dikkat ediyorum bu tarz şeylere.

"yüzde 90 indirim"le ürün satan dükkanların kendisi tümden dolandırıcı zaten. avm'de dükkan açtıkları için önemsemiyoruz. o yüzden dolandırılmadım diyen yoktur, en fazla farkına varmamıştır.
  • biseysorcaktim  (03.07.24 12:28:33) 
Dolandırılanların da tek tesellisi "herkes dolandırılır" herhalde. Dolandurılmadım, dolandırılmam. Herkesin enayiliği kendine, avutmayın kendinizi ajdksklals.


  • hops  (03.07.24 12:42:02) 
ben safımdır dolandırılırım. geçmişte dolandırılmadım ama bu dolandırılmayacağım anlamına gelmez.


  • komando kani var bende  (03.07.24 12:45:15) 
Ben artık dolandırılınca " vay be, adam beni bu yaştan bu tecrübeden sonra çırak çıkarttı." deyip dersimi alıp devam ediyorum.


  • kumandanim  (03.07.24 13:07:51) 
Dolandirilmadim. Ama safimdir potansiyel tasiyorum. Tetikte olmaya calisiyorum


  • Kittie  (03.07.24 13:18:14) 
Aaa beni abim dolandirdi yahu. Butun duyuru sahit djfnf atlamisim onu.


  • Kittie  (03.07.24 13:19:19) 
bi kere dolandırıldım o günden beri tüm paralar sizin olsun dedim. yeterki dostluğumuz baki kalsın. fakir fakir gezerim.


yar fakır ben fakır
  • geveze yazar  (03.07.24 13:32:44 ~ 17:57:32) 
Dolandırılmadım. Ama dolandırılmam derdim eskiden. Sonra bir telefon görüşmesi yaptım dolandırıcılarla. Reddettim ama çok pimpiriklilik yaptığımı düşünerek reddettim. Onlar da ben reddedince direk tamam dediler kapattık. Sonra öğrendim ki dolandırıcılık numarasıymış. Ben fazla evham yaptığımı düşünmüştüm.
Demekki bu insanlara inanmak o kadar da zor değil dedim. Artık daha dikkatliyim. Hala dolandırılmadım.

  • zimbirik  (03.07.24 13:43:12) 
Dolandirilmam çok zor ama sonunda zarar gorecegimi bile bile bir konudaki teklifine on defa hayır dediğim bir arkadasa en sonunda evet diyerek büyük maadi manevi zarar gördüm. Ha o da gördü ama yine de çok bile bile ladeslik bir durumdu.


  • deer hunter  (03.07.24 17:08:44) 
Dolandırılmadım, dolandırılmam.
Bazı kazıklar yedim, yine yiyebilirim bazen belli olmuyor.

  • pispinti  (03.07.24 17:20:07) 
neden dolandırılmayayım ya, dolandırılabilirim :) bugüne dek hiç dolandırılmadım ama yaşarsam eğer kesin 60larda benim de anlamadığım şeyler çıkacak ve panik halinde olacağım.


  • deartheodosia  (03.07.24 17:20:09) 
Internet, telefon vs. sekilde dolandirilmadim ama 15 yil kadar once kardesim gibi sevdigim, uzun sure tanidigim bir arkadasimin esi dogum yapacakti, acil paraya ihtiyaci oldugu icin para vermistim. Bir hafta sonra geri odeyecegini soyledi ama odemedi. $5000 iyi paraydi o zaman. Beni dolandirdi. Hatta uzerine de $100.000 istemisligi var :) vermedim tabi. O gunden beri ailem haric kimseyle para islerine girmiyorum. Urun alacaksam, surekli yeni aliyorum.

Dolandirilacagimi dusunmuyorum. En fazla bir yerlerde, kredi lartimi falan kopyalayabilirler belki bu sekilde doladirilabilirim.
  • thetruenorthstrongandfree  (03.07.24 18:15:55) 
Kucukken sahte pokemon kartlari itelemisti bir abi. Ben de ayni gun benden kucuk birilerine itelemistim. Bir daha dolandirilmayacagimi soyleyemem.


  • chickentown  (03.07.24 21:01:39) 
[]

Başka bir ülkeye göç etmek nasıldır?

Başka bir ülkeye göç etmenin duygusal yanıyla ilgili pek bilgi bulamıyorum internette.
Bunun hissettirdikleri, olumlu-olumsuz yönleri vs.
Siz böyle bir blog yazısına, videoya rastladınız mı?

Bir de derli toplu bir "yurtdışına taşınmadan önce yapılması gerekenler; vekaletname vermek, kontörlü hatta geçmek, banka hesaplarını bilmem ne yapmak" gibi pratik önerileri de bulamadım.

Rastlayan olursa iletebilir mi?
Yazmak isterseniz o da güzel olur.

 
Duygusal yanı kişiye göre değişir. Göç etmek diye bir genelleme yok aslında. Kimi iş bulur gider kimi eğitim için gider kiminin parası vardır takılır vb. Bunların duygusal sonuçları da farklılık gösterir.

Türk insanı canı sıkılınca Türkiye'den sktr olup gitmek başlığına yazıp sonra da şuraya nasıl gidilir buraya nasıl gidilir diye soru soruyor. Eğer bir genelleme yapacaksak; akraban yoksa yalnızsın. Girişken biri değilsen, kırılgan yapıdaysan muhakkak sorun yaşarsın.

Nereye gidersen git herkes benimle arkadaş olacak, sevgili olacak, burada seks bolmuş, burada para bolmuş kafasındaysan hayal kırıklığı yaşarsın. Bunlar da işin biraz psikolojik yönleri. Türkiye'de olduğu gibi kahveyle çayla veya arabayla kadın tavlama yok
  • ferenc  (01.07.24 22:48:54 ~ 22:53:58) 
  • soppy cunt  (01.07.24 22:51:08) 
Size iki tane çok güzel kitap öneriyorum:
Göç Psikolojisi- Meral Gezici Yalçın
www.kitapyurdu.com

Göç, Kültür, Kimlik- Iain Chambers
www.kitapyurdu.com
  • Amaranta ursula  (01.07.24 22:51:57) 
aradigin duzenlilikte midir bilmiyorum ama eksi sozluk bu konuyla ilgili baslik ve entry dolu. ayni sekilde youtube da oyle. bence turkler kulturel olarak cok ice donuk olduklari icin bu baska bir ulkede yasama/tasinma/yabancilik/gurbet kavramlari asiri fazla irdeleniyor. dolayisiyla da sonsuz bir literatur mevcut.


  • hot potato  (02.07.24 01:55:42) 
Youtube da onlarca video var


  • oscar  (02.07.24 02:29:41) 
Duygusal olarak sadece sunu soyleyebilirim

Burada biraktigin sevdiklerin varsa cok ozluyorsun ve eger geri donup ziyaret etmezsen cok buyuk bosluk olusuyor ve dolduramiyorsun

Tabi ben normal insanlardan bahsediyorum. Bazi insanlar vardir aileden arkadaslardan ve ulkeden illallah etmistir o adam icin cokta fifi bi durum olabilir.

Ama insanin anilari aklinanfalan cok geliyor bir sure sonra hatta turkce muhabbet etmeyi ozleyebiliyorsun surekli yabanci dil konustugundan.

Aklima bunlar geldi. Eger hasreti asabilirsen hereey cok kolay olur.
  • Zetnikov  (02.07.24 07:37:21) 
Turkiye'den goceli 3 yil olacak yakinda, kronik Turkiye/istanbul problemleri (duzensizlik, problemli insanlar, cakallik/uyaniklik, rusvet/iltimas) hala rahatsiz edici ancak bulundugum yerde olmaktan cidden biktim. Surekli bir bahane bulup turkiyeye kacasim geliyor kisa sureli de olsa, mecburen kisa sureli oluyor.


  • mbond  (04.07.24 17:03:48) 
[]

Esnaf yok olacak di mi?

Domestos gerekti.
Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)
Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.

Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. Para kazandırmak isterim. Ama aynı fiyata kapıma getirirlerken, kayıtlı kredi kartımdan otomatik para çekerken nasıl alışveriş yapayım esnaftan?

Bu işin sonunda tüm esnaflar yok mu olacak? Dünyanın başka ülkelerinde bu süreci yaşayıp tamamlamış toplum var mı?

 
Herkes online alışveriş yapmıyor/yapmayı tercih etmiyor bu nedenle tüm esnaf yok olmaz öyle ayrıca sürekli müşterileri oluyor. Belki o esnaf Trendyol satıcısı olur yada olmuştur bile


  • pembediken  (27.06.24 13:48:57) 
elbette ben esnaf olsam böyle olmasını tercih etmem ama geçmişte olup şimdi olmayan bir çok meslek var.


  • jülsezar  (27.06.24 13:51:09) 
Yok olmasa bile sayıları ciddi oranda azalacaktır.

Sancılı ama her daim olan bir şey. Kalaycılar, bakırcılar, kunduracılar, seramikçiler, terzilerin günlük giyime yönelik ezici bir çoğunluğu yok oldu.

İnsanlık tarihinin çok ezici bir bölümü, neredeyse tamamında seramik kaplar hayatın vazgeçilmez parçasıydı örneğin. Bugün kırsalda bile seramik kap kullanımı kalmadı. Özellikle bu konu beni çok şaşırtıyor düşününce. Pişmiş toprak kaplar gerçekten 10 bin yıl boyunca insan hayatında çok büyük öneme sahipken bugün bizim için sanki hiç yok, hiç olmamış gibiler ve bu tarihin geneline kıyasla neredeyse aniden gerçekleşti.

Esnaflığın bitmesi daha çok zaman alır büyük ihtimalle ama küçük perakendecilerin sayısında azalma olacaktır evet. Bu düşüş trendinin geriye dönmesi de çok güç görünüyor.
  • akhenaten  (27.06.24 13:59:27 ~ 14:03:16) 
esnaf full dolandırıcı olmus zaten online alısverıs daha iyi

tek sıkıntı var alacagın urunu kendın tam olarak ınceleyıp secemıyorsun

mesela karpuz soyledın getırcek cocuk dırek bı tanesını alıp ozellıkle iyi mi diye secmıyorsa kelegı yeme ihtimalın yuzde olarak artabılıyor.
  • Zetnikov  (27.06.24 14:36:35) 
Herkes gibi esnaf da farklilasmaz ise yok olur. Burada esnafin sucu herkesin ulasabilecegi bir urunu satmaya calismak, yok kardesim o zmn sen organik deterjan satacaksin, bitkisel satacaksin. Yogurdu sutaş degilde kendi ilcendeki mandiradan getirteceksin


  • duyurukullanıcısı  (27.06.24 15:06:01) 
Bir çok ülkede Türkiye'de ki gibi esnaf yok daha çok zincir mağazalar var ticaret Türkiye'de ki kadar gelişmiş değil. Burada e-ticaretin getirmiş olduğu konfor ve avantajdan bahsetmişsiniz. Aslında pazarlama taktiği 300 TL'de limit var. Küçük esnaf tabii ki unicorn trendyol ile rekabet edemez. Gelecekte esnaf yok olmayacak fakat pazar oluşmuş bir bölgede sayıları azalacak. Bir bölgede 10 bakkal varsa bu sayı 3'e düşecek.


  • doharkoman  (27.06.24 15:06:07) 
şimdi piyasada yer edinebilmek için düşük fiyat çekiyorlar.
yoksa bir elemanın sadece bir kişiye en az yarım saat hizmet etmesinin maliyeti ve yol hiç de ucuz değil.
küçük esnaf yok olabilir ama üç harfli indirim marketler hep yaşayacaktır.
  • parka  (27.06.24 15:37:33) 
abi bahsettiğin şey "ticaret", asla yok olmayacaklar. sayılarının azalacağını da düşünmüyorum.


  • tchuck  (27.06.24 15:48:08) 
@tchuck ticaretin yok olacağını düşünmüyorum. Küçük esnafın bu ticarette yer bulamayacağını düşünüyorum.
Ticaretten (dayanıklı tüketim malları satışı mesela) 50 bin şirket ekmek yerken bu sayı 500'e düşecek mesela. Sizce öyle olmayacak mı?

  • michael_knight  (27.06.24 16:22:20) 
Bence önlem alınmazsa olacak. Zaten zincir marketler üreticileri de önce kendine bağımlı yapıyor sonra batırana kadar sömürüyor.

Büyük sermaye dediğin toplarken yemesin diye kölelerin kafasına demir maske takan tipler. Buldukları her zaafiyeti değerlendirirler.

Ulus devletler kendilerini korumazlarsa tedricen ücretler de ortadan kalkabilir.
  • hebanon  (27.06.24 18:44:32) 
sevsek de sevmesek de en kötü esnaf tekel olmuş büyük şirketlerden iyidir. ucuzsa bugün ucuz. rakibi kalmayınca böyle olmayacak. tekel olursa rakibi olmayacak.

ben esnaflığın tamamen biteceğini düşünmüyorum ancak evet sayıları epey azalacak. belki ekonomik avantajı da olmayacak. az şubeli orta ölçekteki zincir marketler bile yenilik yapmadığı sürece zora girecekler bence.

---
bakkal ya da mahalle marketlerini her zaman sevmesem de; ekmek,yoğurt gibi basit şeyleri buralardan almayı seviyorum. büyük marketlere girdiğimde sadece yoğurt alıp çıkmıyorum yanına daha bir sürü şey alıyorum, üstüne bir de dükkan içinde bir sürü dolaşıyorum kasada uzun süre bekliyorum. açıkçası günlük alışverişlerimde büyük marketler hiç yer etmiyor. benim yaşadığım yerde bakkal ve büyük marketler hepsi bana eşit mesafede. işte bu durumda çok fazla fiyat farkı olmadığı ve olumsuz bir tavrı olmadığı sürece küçük esnafı tercih ederim.

ama trendyol market konusunda haklısınız. günlük ihtiyaç için bile minimum tutara ulaşılıor, kısa sürede eve geliyor ve gidip almamla aynı, hatta bakkalda bulabileceğimden daha iyi. neden trendyol market'i kullanmayayım. ister istemez ben de kullanıyorum kolayıma geldiği için ama küçük esnafın yok olmasını da istemiyorum.
  • biseysorcaktim  (27.06.24 21:59:18) 
kucuk esnafa kolay kolay bisey olmaz, olsaydi kuzey amerika'da bakkal kalmazdi.
dukkan senin oldugu surece korkacak bisey yok.

  • cooperr  (27.06.24 22:46:33) 
mahalle esnafı özellikle ahlaklı ise bence desteklemek lazım. adamı paket servise yönlendirebilirsin, zaten çoğu esnaf elinden geldiğince yapıyor paket servisi. abi/abla evden çıkamıyoruz eve servis yapar mısınız, kapıda posdan öderiz vb. gibi cümlelerle ikna edebilirsiniz o esnafı. 300 lira harcayacaksanız her alışverişte ben esnaf olsam getirirdim :)


  • duyulmasi gerektigi kadar  (27.06.24 23:08:12) 
Online alışverişin en çok eleştirilen yönü bu. Tekelleşme riski.
Türkiye henüz ayırdına varmadı ama dünyada ciddi tartışılıyor.

Aslında bu dediğiniz amerika'daki walmart istilasının online versiyonu gibi.
Amerika'da walmart küçük yerleşim yerlerine gidiyor.
Ama gittiği yerde kasap var, bakkal var, manav var, mobilyacı var...
Walmart müşteri çekmek için ne yapıyor?
Orada zarar etmeyi göze alarak fiyat kırıyor.
Kasaptan daha ucuza et satıyor.
Walmart'ın gücü var, zarar ediyor. Başka dükkanlardan gelen parayla orayı döndürüyor.
Ama kasap tek dükkan fiyat kıramıyor.
İflas ediyor. Başka iş de bilmediği için gidiyor walmart'ta kasap oluyor.
Tüm esnaf yaşıyor bunu.
Bir noktadan sonra dükkanların çoğu kapanıyor.
Dükkan sahipleri o zincir marketin çalışanı oluyor.
Marketin de rakibi kalmıyor istediği ürünü, istediği fiyatı dayatıyor.

Ben bu işin de buraya evrileceğini düşünüyorum ama kişisel fikrim tabii.


Burada şunu tartışmak lazım Türkiye'de bakkallar batarken, her yeri zincir markalar sararken, Almanya'da mesela türk bakkallar nasıl ayakta kalabiliyor?
Mesela hollanda'da bir zincir marketin hemen karşısında dimdik duran bir "bakkal" görebilirsiniz. Çünkü devlet ikisinin de ticari çıkarını koruyor.

Cevap basit, regülasyon ve vergi politikaları.

Şimdi gelelim ilk soruya.

Şöyle bir veri var. Hatırladığım kadarıyla Türkiye'de günlük perakende'nin şu anda sadece %25'i online dönüyor. Buraya kadar sorun yok.

sorun şurada başlıyor. Online perakendenin, yani o %25'in %70 %80'i birkaç büyük markanın elinde.

Gerçek hayatta bu çok mümkün değil fantastik bir oran. Yani düşünün bir avm'de ya da bir çarşıda, bir ilçede dönen ticaretin %80'i sadece 3 mağazada dönüyor ne olur?

Şu anda e-ticaret markalarını seviyoruz. Ucuzlar, eve servis yapıyorlar. Ama bu bir yerde duracaktır. Çünkü şu anda pazarlarını büyütmeye ihtiyaçları var. Rakipleri kalmayınca da ya da güçsüzleşince de bu avantajlar sürecek mi?

Rekabet tüketici lehinedir. Ama biri pazarı domine ettiği zaman tüketici zararlı çıkar.

Burada esnafı "dijitalleşsin o da" diye suçlamak da manasız.

Esnaf tüm bunların farkında. Esnaf da biliyor app yapmayı, e-ticareti vs.
Ama esnafın sermayesi trendyol'la amazon'la rekabet etmeye yetmiyor.

O yüzden o pazaryerlerinde dükkan açıyor.
Orada dükkan açınca da onların kölesi oluyor.

Bu arada mahalle esnafı ahlaklı ve dürüstse desteklensin kısmı da şaibeli.
Yani o büyük zincirler öyle şeyler yapıyor ki bazen en "esnaf" bile yanında masum kalır.

Ama zincir markalar, onlara bayılıyoruz. Esnaf hep kötü gözümüzde.
Bu da algı.
  • anten  (28.06.24 11:43:13 ~ 11:44:29) 
Getir kuryesi filan hiç kullanmıyorum ben, evime sürekli sipariş için birilerin gelip gitmesi hoşuma gitmiyor. Esnaftan da almıyorum hep büyük marketlere ya da orta boyuttaki marketlere gider kendim alırım her şeyi. Eve sadece su siparişi veriyorum :D


  • titanic kemancısı  (28.06.24 11:45:19 ~ 11:46:38) 
[]

Tarla/arsa almak

Bu iş hiç bilmiyorum. Arsa/tarla almak istiyorum.

Sadece şunu biliyorum: "Kadastral yola cephesi varsa, 5000 m2'den büyükse o zaman tarımsal faaliyeti sürdürme amacıyla içine küçük bir yapı inşa edilebilir" Bunu da yanlış ve eksik biliyor olabilirim.

İşte bu özelliklere sahip bir yer alsam, bir süre sonra oraya bir klübe, bir tinyhouse koysam yasal olarak başım da çok derde girmez diye düşünüyorum. Hayalim bir villa değil de şehirden uzak, kendimize ait bir yer, domates-biber ekebilmek, hafta sonu kaçıp nefes almak, emekli olunca yaşarım diye hayal kurmak vs.

Çok mu yanılıyorum? Böyle bir yer alırken nelere dikkat etmem gerekir?
Bilmediğim çok fazla şey olduğu için bana bu işleri anlatan bir kaynak önerebilir misiniz?

Ek olarak şunu da düşünüyorum. Bu şekilde bir tarla alırsam çok büyük bir para kaybetmem. Olsa olsa %20-30 fazla para ödemiş olurum, en kötü durumda bir gün toplamda %30-35 kayıpla satarım. Bu düşünce doğru mu?

 
Ev yapacağın kısım 5000 metrekarenin dışında olmalı.
Evin alanında, yüksekliğinde ve yola mesafesinde belirli kısıtlar var.
Tarım bakanlığınca belirlenmiş bazı tarım alanlarına hiç yapılamıyor. Sit alanları da öyle.
Konteyner de koysan, villa da yapsan öncelikle belediyeden yapı izni almak zorundasın ve işlemleri arasında fark yok. Küçücük bişey demen işlemi basitleştirmiyor.
Su için tarım maksatlı sondaj ruhsatı alman lazım ki bunda çok büyük kısıtlar var.Kadastral yoldan belediye su borusu geçiyorsa sorun yok.
Elektrik için sondaj elektriği ruhsatı alman ve en yakın direkten senin oraya gereken direk ve hat parasını da ödemen gerekiyor. Alacağın elektrik konut elektriği olmadığı için biraz pahalı oluyor.
Sürekli kalmayacaksan yurdum insanı soyar orayı.
Gerek inşaat ve gerekse daha sonraki onarım ihtiyaçlarında usta bulma olayı daima sorun olacaktır.
İnterneti sorun olmayan bir yer olsun. Sana burada alıştık. Görmezsek üzülürüz.
Uzun vadede her durumda değer kazanır.
Geçimini tarımdan sağlayamazsın. Yeni Türkiyede o pek mümkün değil.

Not: Tapuda tarla değil de, zeytinlik veya zeytinlik vasıflı tarla yazıyorsa çivi bile çakamazsın. Ona dikkat et.
Yeri almadan önce sondaj konusunu araştır. Su çıkıyor mu, kaç metreden çıkıyor, mevsimsel kurumalar gösteriyor mu gibi konuları çok iyi etüd etmen lazım. Susuz yaşanmaz.
  • Mirket  (26.06.24 12:00:20 ~ 12:05:03) 
buyuk bahceli mustakil ev olmadan buyuk bahceli mustakil ev gibi olan bir sey ariyorsunuz anladigim kadariyla. o isler oyle olmuyor genelde. her getirinin bir goturusu var. bi defa dogal hayatla ugrasmak zor, toprak emek ister. bakmazsan yabani olur. ara sira gideyim kafa dinleyeyim diye arsa alinmaz. altyapi yok, ustyapi yok. topragi eseleyip tuvaletini yapmaktan cekinmiyorsan ara sira kampa git cadir kur, bedavaya gelir. yatirim amacli aliyorsan ileride imar falan gelirse o zaman durum degisir. o da hizlica olmaz, muhtemelen cocugun torunun yapar anca. bildigin gibi imar tapu isleri genelde yandaslarin elinde, herkese dusmez kolay kolay kisa vadede.

bi tanidik ayni dedigin amacla tarla aldi, hatta icinde tugladan kulubesi de var. kocaman tarlanin ortasinda 4 duvar. su yok, lagim yok, elektrik yok, isitma yok. alet edevat yok. ilk baslarda 3-5 haftasonu gidip domates falan ektiler ufak bi koseye, hasat zamani gelince hepsi cop oldu cogunu konu komsuya dagittilar. tarlanin bir kismini rica minnet yan tarladaki traktorlere surdurduler, o ayri bi dert. sulamayla ugrasamadilar, su belli saatlerde geliyor orada hazir olman lazim. agac ektiler tutmadi. icinde onceden 1 tane elma agaci var, o bile dert. toplasan belki 100 kilo elmayi kim napsin, toplamasan dokulup yerde curuyor hepsi, agac bakim istiyor budama asilama falan. artik gitmiyorlar da oyle duruyor eken bicen yok. yilda 1 defa bol bol elma yiyoruz, ama tarlaya verdikleri parayla 1000 yillik elma ihtiyaclarini giderirlerdi herhalde.
  • icim urperiyor  (26.06.24 14:28:50) 
[]

Araba kapı kolu kırmaktan hapse girilir mi?

Bir arkadaşım akrabasının arabasını akrabasının apartmanın otoparkına sokacakmış, bir araba otopark kapısına parketmiş, girememiş.
Korna çalmış gelmemiş, arabada telefon numarası aramış yokmuş.
Arabanın kapısı açık mı diye denemiş ve arabanın kapı kolu kırılıp elinde kalmış.

Araba sahibini de bulamamış, mahalledeki trafik de kilitlenmiş. Arkadaşım da arabayı paralı otoparka parketmiş, geri dönüp bakmış araba sahibi yine yok. E onun da kalemi vs. yokmuş. yanında. Zaten çok gönlü de yokmuş.

Bırakmış gitmiş.
1- Dava vs. açılırsa sabıka kaydında görünür mü?
2- Siz ne yapardınız ve konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

 
dava açılırsa değil, dava sonunda hüküm giyerse sabıka kaydında görünür. ben olsam plakasını not eder, bir karakola gidip durumu izah ederdim. onlar araç sahibine ulaşır ve olay tatlıya bağlanırdı. plakasını aldıysa dediğim gibi yapsın bence olay tatsız bir hal almadan.
bu arada hapis falan olmaz, zararını tazmin eder, hagb verilir en kötü ihtimalle. bu durumda da dava giderleri ve karşı tarafın avukat masrafı da arkadaşınıza yüklenir. semeriyle seksene patlar. en iyisi yukarıda dediğim yöntem.(hukukçu değilim, kişisel görüş ve tahminim bu)

Mala zarar verme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
  • mustafakesekci  (26.06.24 10:51:46 ~ 10:56:04) 
Verilen bazı bilgiler şaibeli.

Bir insan başkasının arabasının kapısını niye zorlar?
.nasıl bir zorlama, eğer kasıt yoksa kapı kolunu kırar?
Kapı açık olsaydı ne yapılacaktı?

Bence de acilen arabanın sahibi aranıp zarar tazmin edilip iş tatlıya bağlanmaya çalışılsın. Çünkü olay tam olarak hırsızlık teşebbüsü görüntüsü veriyor.
  • Mirket  (26.06.24 10:59:06) 
Arkadaşım gidip bakmış, arabayı bulamamış. Plakasını da almamış. Olay bitmiş.

@Mirket kapıyı denemesinin sebebi hem telefon numarası bırakmayan hem de bütün gürültüye rağmen arabasına bakmayan kişi kapıyı açık bırakmış olabilir. Böylece arabayı boş viteste geri geri ittiririp otoparka girilebilir hale getirmek veya arabanın içinde telefon numarası aramak.
Kapı kolu gerçekten de çok zorlanmadan kırılıvermiş. Şunun gibi olmuş arabam-blog.mncdn.com
  • michael_knight  (26.06.24 11:31:00) 
Tamam ben iknayım da,
araba sahibi olsam ben arabamı çalmaya çalışmışlar diye polisi ararım öyle bir durumda.
Polis de 'normal şartlarda hırsızlıktan işlem başlatır, parmak izi aramasıyla da 5 dakikada bulur.
O durumda da, mala zarar verme suçuyla değil de hırsızlık teşebbüsü suçuyla muhatap kalır arkadaşın. Onu diyorum ben.
  • Mirket  (26.06.24 11:44:16) 
Kapının kolu o vakte kadar araç sahibinin elinde kalmadıysa , arkadaşınızın kolu çok hızlı şekilde, tekrarlı olarak ve hırsla çektiği ortada.


  • diyecevaplandı  (26.06.24 12:46:19) 
Arkadisiniz araca kasıtlı zarar vermiş, bu ifadeyi karakol savcilıkta vs verirse bi tarafları ile gulerler ona.

Adamın kaskosu vs varsa sigorta rucu edebilir.

Bir sinirle iş yapmış, adamla uzlaşması mantıklı.
  • Fritz-X  (26.06.24 12:48:10) 
hape gireceğini sanmıyorum ama büyük ihtimalle suçlu bulunur. çünkü arabanın kapısı açık mı diye kontrol edeyim derken arabanın kapı kolunun kırılması pek inandırıcı gelmiyor.


  • abelardo  (26.06.24 12:59:29) 
dava açılmadan önce uzlaşmacı var, tazminat ile hayata devam edilir. neyin hapsi? + dava olmadığı için sabıka oluşmaz.

hiç bişi yapmam, adam çekip gitmiş zaten razı gelmiş, ona da ders olmuş bir daha elalemin otoparkına park etmez.
  • selam  (26.06.24 13:27:25) 
Araba sahibi şikayet ederse mala zarar vermeden dava açılır. 4 ay ile 3 yıl arasında bir hapis cezası var. hagb kararıda verilebilir ama hagb kararı verilirse tekrar suç işlediği zaman katlamalı ceza alır.


  • komando kani var bende  (26.06.24 13:36:45) 
arkadaşın belli ki öfkeyle asılmış kapı koluna.

o değilde hayal ettiği ya da hafifletici unsur gördüğü şeyleri yapamaz. ne münasebet açacak kapıyı yok arabayı itecek, yok içinde numara arayacak. siz insanları evde bulamayınca kapıyı açıp içerde bir şeyler arıyor musunuz? hırsızlığa teşebbüsten yargılansa yeridir. dua etsin araç sahibinin arabadan kaybolan bir şeyi yoktur. net bir şekilde haklıyken haklılığını kaybetmiş arkadaşınız.
  • air  (26.06.24 14:29:39) 
Arkadaşlar biraz abartıyorsunuz gibi geldi bana.
Arabayı çalıp birkaç gün gezip bıraksa bile ceza alacağından şüpheliyim ben. Aynı Türkiye'de yaşamıyor muyuz?

  • michael_knight  (26.06.24 14:32:05) 
mala zarar vermenin yanısıra hırsızlık teşebbüsü bu resmen. arkadaşın ayvayı yedi yani eğer adamın uğraşası varsa:D


  • kaptan maydanoz  (26.06.24 14:35:53) 
abartmıyor musunuz demişsin ama soru başlığı hapse girilir mi direkt :D


  • jülsezar  (26.06.24 14:43:11) 
valla işte sabıkalı vs değilse arkadaşın sıkıntı büyük. genelde çünkü sokak ortasında adam vuruyorlar bir şey olmuyor sen ben bir arbede yaşıyoruz bir dünya başımız ağrıyor. o hesap sade vatandaşsa epey bir ağrıtabilirler başını.


  • air  (26.06.24 15:19:05) 
Bir şey olmaz. Mala zarar verme suçundan HAGB alır en fazla. Onda da adamla uzlaşırsınız hallolur mesele. Hapse mapse girmez eğer sabıkası yoksa. HAGB sabıka kaydında görünmez ayrıca.

İkincisi savcılığın bunu hırsızlığa teşebbüs olarak düşüneceğinden de oldukça şüpheliyim. Hırsız kapıyı açmak isterse camı kırar, kapı kolunu niye kırıp bıraksın. En kötü yandaki otoparka arabayı park ettiğine dair fişi vs. sunarsa hırsızlık geyiği falan olmaz.

Yorumlarda çok fazla yanlış şey gördüm. Hepsini düzeltemeyeceğim. Hukukçuyum.
  • jangbogo  (26.06.24 15:46:46) 
[]

Cold brew vs. filtre kahve anlaşılır mı?

"Kahve içmeyi severim ve az-çok anlarım" diyen 100 kişiden kaç tanesi içtiği soğuk kahvenin cold brew mü yoksa filtre kahve mi olduğunu anlayabilir?




 
Sıcak filtre kahve soğutulursa geçen sürede acılaşır kahvenin aroması kaybolur, damakta metalimsi bozuk para yalamış gibi bir tat bırakır, köşeli bir tadı olur

Cold brewda ise bu acı tat olmaz, daha yuvarlak dengeli kahvenin cinsine göre karamel fındık badem karakterli bir tat kalır

Bunu kaç kişi ayırt eder bilemem
  • grimavi  (25.06.24 12:18:03) 
Ben sadece americano'yu ayırabiliyorum. Onu da genelde hep americano içtiğim için yapabiliyorum. Ayırmayı da bilinçli olarak yapamıyorum "bu bi değişik" diyorum sadece.

Filtre kahve cold brew için deney yapmıştık bir kere. Arkadaşla birimiz filtre birimiz cold brew almıştık. Yan yana içince anlaşılıyor, cold brew daha yoğun ve derin. Filtre 2K ekransa coldbrew 4k UHD. Ama ayrı ayrı içsem anlamam.
  • akhenaten  (25.06.24 12:25:34) 
Sıcak demlenip yavaş soğuyan kahvedeki acı ve sevimsiz tadı ayırt edebiliyorum ben, ki çok iyi bir damağım/burnum yok. Ama mesela cold brew ve iced espresso'yu (sıcak demlenip çok hızlı soğuyor) ayıramam büyük ihtimalle.


  • kobuzchu kiz  (25.06.24 12:27:55) 
Soğuk filtre dediğimiz tam nasıl soğuk? Bekleyip soğuyan kahveyi anlıyorum ben de ama normalde americano ile filtre kahveyi bile ayırt edemem bence :D


  • nundu  (25.06.24 12:34:10) 
@nundu makinede yapılan filtre kahvenin bekleyip bir süre sonra buzdolabına koyup soğutulmuş hali demek istedim.


  • michael_knight  (25.06.24 12:50:54) 
Ne yaptın Mike? Makinede yapılıp içine buz atılarak hemen servis edilen kahve ile karşılaştırıyorsun sandım. Bu hali ile fark etmeyen 3ü1 arada içince de French press herhalde falan diyordur. Bak o kahvenin acı tadı geldi bir an dilime sanki :)


  • nawar  (25.06.24 13:23:01) 
@Nawar'ın dediği gibi uzun cold brew yerine hemen servis edilen bir teknik de var, youtube'dan japanese cold brew diye aratırsan çıkar, hem hızı hem tadı belki uyar sana


  • grimavi  (25.06.24 14:08:49) 
[]

ChatGPT'yi ucuza almanın yolu var mı?

20 USD olarak görünüyor bende fiyat.
Başka bir yerden daha uygun fiyatlı almanın yolu var mı?



 
Direk ChatGPT yi ucuza almanın yolu yok. Ancak app store daki bazı uygulamalar var mesela POE gibi onlar de ChatGPT Api ını kullanıyorlar aynı zamanda başka AI modelleri de kullanıyorlar. Onlar daha uygun olabiliyor. Mesela POE aylık 500 tl. Daha uygun başka uygulamalar da vardır muhakkak.


  • nuevo  (25.06.24 10:54:09) 
apple appstorede fiyatı daha uygun.
aylık 500tl

  • nuisance2  (25.06.24 11:18:22) 
google play üzerinden daha ucuza almıştım.


  • false pretension  (25.06.24 12:24:46) 
[]

Lens alırken kazıklanıyor muyum? Ne yapsam?

Keratokonus için çifti yaklaşık 500 euro'luk bir lens kullanıyorum, Türkiye'den alıyorum.
Almanya'da 250 Euro'ya satıldığını görüyorum internette. Aynı marka, aynı çeşit. Özel üretim lensler.

Türkiye'de iki katına satıyor olabilirler mi?
Almanya veya başka bir ülkeden bu lensleri almanın bir yolu var mıdır?

 
Şu an döviz bazında ÇOK pahalı bir ülkeyiz. Çok pahalı diye bilinen ülkeler bize ucuz geliyor. Bizzat aldığım teknolojik ürünlerde bunu tekrar tekrar yaşadım. Sorularına cevap:

- Evet olabilir.
- Satılıyorsa amazon vb. üzerinden sipariş verebilirsin. O ülkelere giden tanıdığın olursa onlardan da isteyebilirsin. Özel üretimse ilgili kuruluş ile iletişime geçip Türkiye'ye kargo yapmalarını talep edebilirsin. Gümrük vb. prosedürleri iyice öğrenmen lazım vergisi oluyor.
  • Lethe  (24.06.24 14:15:08) 
[]

Temu'dan alışveriş yapılır mı?

Temu'dan alışveriş yapmaktan bahsediyor herkes.

Bu site neden popüler oldu?
Alışveriş yapılır mı ve nelere dikkat etmek gerek?

 
aliexpress gibi ama yeni çıktığı için indirim var bol bol
dikkat etmen gereken şey alışveriş limitin: ayda 1 kez gümrükten mal geçirebilirsin ve 5 adet ile sınırlı. bu sınırın da max bedeli 150 euro.

  • neira  (14.06.24 10:54:39 ~ 13:14:44) 
kaynak yapıp bir soru da ben sorayım.

bir alışverişte en fazla kaç adet ürün olmalı? veya ürün sınırı var mı? ufak tefek 10 adet ürün olabilir mi? tutar olarak 150euroyu geçmiyor ama adet sayısı fazla.
  • scudman1  (14.06.24 13:00:15) 
Benim boş bulunup ufak tefek 24 ürün aldığım alışverişi tek pakette gönderdiler, gümrükten çıkmış, kargo dağıtımda şu an.

Aliexpress gibi ama çok indirimli +1 fazla kalite beklememek lazım, gerçi üç tane çanta aldım, beklediğimden iyi çıktı hepsi.
  • kobuzchu kiz  (14.06.24 14:33:12) 
Popülerliği pazarlama faaliyetleri ile alakalı yoksa; Çin'den ürün gönderen diğer firmalardan pek bir farkı yok. Ancak dikkat edilmesi gereken bir iki şey var;

1 - Ürünlerin boyutları neredeyse her zaman fotoğraflarda gözükenden küçük. O yüzden ilan detaylarında boyutlarına bakıp emin olmak lazım.
2 - Hızlıca bir şeyler aldırmak için "Uçtu kaçtı süper indirim" falan diye geyik yapıp duruyor, gazına gelmemek lazım
3 - Aynı ürün farklı satıcılarda daha ucuza satılıyor olabilir, iyice bir bakmak lazım
4 - Ürünler fotoğraflarda süper, kaliteli gözükse de genelde çok büyük beklentiye sahip olmamak lazım.
5 - Bazı ürünler metal gibi vb. gözüküyor ama plastik olabiliyor, materyal konusuna da dikkat etmek lazım.
  • salihdt  (14.06.24 14:39:17) 
[]

Sıcak hava hasta eder mi?

Yetişkin ve bebek için ayrı ayrı soruyorum.
Mesela 32 derecede uyumak, yaşamak hasta eder mi yoksa sadece insanın konforunu mu bozar?
Bunun üst limiti var mı?


 
Müthiş rahatsız ve hasta eder, edebilir.

Nem yüksekse sürekli terlersin.
Sıcağa maruz kaldığın için(sokakta da klima yok), bir sıcak bir soğuk olunca dengen kayboluyor.
Yüksek nem de bir süre sonra bu sıcak soğuk etkisini çok kolay yaşatabiliyor.

Açıkçası sıcak hava, diş ağrısı gibidir. O an ki çaresizliğini geçince yeniden aynı şiddette anımsayamazsın. Hissedemezsin. Fakat sıcak ve nem altındaki hisler anlatılmaz yaşanır.

Bu arada evet, memleketim Akdeniz bölgesinde.
  • pavlis  (12.06.24 22:32:01) 
yetersiz sıvı alımı olursa eder. sıcak havada vücut kendi iç ısısını dengelemek için sıvıya -suya ve içindeki elektrolit + minerallere- ihtiyaç duyar. alınmazsa vücut ısısı yükselir. başta tansiyon, kalp ve beyin fonksiyonlarıyla ilgili sorunlar oluşur...


  • anlatamıyorum  (12.06.24 23:10:31 ~ 13.06.24 01:41:43) 
45 derece ve üstünde insanlar ölür. Hayvanların da bir kısmı aynen. 39-45 derece arası özellikle kalp veya tansiyonu olanlar için risklidir.


  • alfired  (13.06.24 02:01:22) 
geçen sene yaşadığım eve gece bile 30 derece oluyordu. gündüz de 32 gibi hatırlıyorum. sıcaktı evet. o evde doğum yaptım temmuz ayında. yazı orada atlattım yani minik bebekle. konfor bozuyor evet ama hastalık vs olmadı. odaya nemlendirici alacaktım, onu da yapmadım. ıslak havlu vs koyuyordum ama neme yardımcı olsun diye. her gün yıkıyordum ve burun temizliyordum. zıbından başka bir şey giydirmiyordum. su vermedim ilk altı ay ama gece gündüz sık sık emzirdim.

yani konfor bozuyor mu evet ama hasta olur diyemeyiz. sonuçta millet adananın köyünde filan da çocuk yetiştiriyor.
  • elorelia  (13.06.24 08:40:05) 
[]

Magnum neden zorla Badem satıyor?

Magnum'un en güzeli Beyaz. Classic seven de vardır mutlaka. Ama diğerleri eh işte.

Magnum Mini paketlerinde 2 tane Beyaz yiyebilmek için 2 Badem ve 2 Classic yemek zorunda kalıyorum.
En sevmediğim Badem çeşidi 6 paketin 4'ünde de var.

Algida neden zorla bu Badem'i yedirmeye çalışıyor bize. Onun için bir farkı yoktur, istese hepsini Beyaz da üretebilir.
Siz mi Badem'i çok seviyorsunuz yoksa pazarlamada bunun bir ismi mi var?
(Bir ürün satarken yanında başka bir ürün daha satmanın mantığını anlıyorum ama bunlar zaten aynı ürünün aromaları)

 
Fazla yemiyorum ama bence en iyisi bademli. Vucudumuza vitamin giriyor gibi hissediyorum. :)


  • mbond  (12.06.24 14:50:41) 
bana bademli çok satıyor gibi geliyor açıkçası.
(bkz: kendinde olunca herkeste olduğunu sanmak)
magnum alacağım zaman bademliye gidiyor elim. halbuki beyaz güzel evet ben de severim. pazarlama stratejisi de olabilir, algı olarak magnum bademli ka geliyor bana.
  • veritaslibertas  (12.06.24 14:51:20) 
çocukluğumdan beri en sevdiğim bademli. galiba en çok satan o.


  • sanguine mcqaer  (12.06.24 14:53:46) 
bi kaç senedir yemiyorum ama eskiden ben de hep bademli yerdim.


  • spirit crusher  (12.06.24 14:55:10) 
Ben de double dışında almıyorum. Badem neyse de double dışındakiler çok kötü. Hem double ile iki çikolata yemiş oluyorsun ne güzel:)


  • nothing in my way  (12.06.24 14:57:59) 
bademli güzel.
ben classic sevmiyorum.

  • OgutucuRecep  (12.06.24 14:58:19) 
badem globalde en sevilen ve muhtemelen en çok satılan çeşit. o sebeple karma kutularda en fazla olması normal gibi.


  • a darkness coming  (12.06.24 14:58:59) 
Bademli>beyaz>>>classic gibi sıralarım üçünü

Çocukluktan beri favori magnumum bademli. Beyaz çikolatayı seven biri olarak beyazı da güzel ama piyasada bademli çok ürün olmadığı için (eskiden milka m-joy bademli vardı onu da çok severdim) magnumda genelde bademliyi tercih ediyorum.

Sokakta 100 kişiye favori magnumunu sorduk gibi bir anket yapmadım hiç ama algida yapmıştır yani mutlaka. Bademli hiç sevilmese bu kadar satılmazdı. Siz sevmiyorsunuz diye kimse sevmiyor diye düşünmemek gerekir. Yani bunu ben de yapıyorum bazen kendi sevmediğim ürünler niye popüler diye sorguluyorum ama seven seviyodur diyip geçmek lazım :)
  • nundu  (12.06.24 14:59:55) 
neden zorla beyaz satıyor diye de düşünmek gerekir. beyaz çikolata tamamen yapay bir şey değil mi?


  • mikahakkinen  (12.06.24 15:05:28) 
Sizin yüzünüzden Bademli yemek zorunda kalıyormuşum yıllardır. Ben de zannediyorum ki tadı kötü olanı zorla kakalıyorlar.
Alacağınız olsun.

  • michael_knight  (12.06.24 15:06:15) 
Bademliyi ben de sevmem


  • jülsezar  (12.06.24 15:19:29) 
bademli benim de favorim küçüklüğümden beri. classic de severim.

beyaz çikolata çok kötü geliyor bana. sırf magnumda değil, genel. çok şekerli ve margarin gibi.
  • art cat chocolate  (13.06.24 00:50:28) 
[]

ChatGPT4 daha mı zeki?

ChatGPT'ye iş için bir şey yaptırmak istiyorum. Birkaç gün önce yaptı ama şimdi anlamıyor.
Tam anlayacağı anda çok aptalca ve konuyla alakasız bir cevap veriyor.

Para versem ChatGPT 4 daha mı zeki olacaktır? Yoksa çalışma şekli aynı mı olur?

Ek: Prompt'u doğru yazamadığımı düşünüyor olabilirsiniz ama valla mükemmel yazıyorum prompt'u.

 
chatgpt4 ve chatgpt4o teorik olarak chatgpt3.5 a gore daha zeki ama pratikte her zaman daha iyi sonuc almak mumkun olmuyor. Cunku bu modeller her zaman determinist calismiyor.

bu durumla ilgili ilk kaynak olan openai dan bir aciklama yok ama benim tahminime gore openai cok agresif bir pazarlama stratejisi uyguluyor. bu da ellerinde hazir olmayan kaynaklarla pazarlama yapmalarina neden oluyor. tahminime gore ellerinde talep edilen yuku kaldiracak sunucu sistemleri veya mimari cozumleri yok. o nedenle sistemleri uzerinde yuk cok arttiginda sistemlerini daha dusuk kaynak tuketen modellere/sunuculara yonlendiriyorlar. bu da "cok iyi cevap veriyordu, neden simdi aptallasti" durumunu olusturuyor. ozellikle yogunlugun arttigi zamanlarda bu aptallasma cok belirgin oluyor.

isin kotusu bu durum sadece chatgpt3.5 icin degil diger tum modeller icin de oluyor. ozetle model yuksetmeniz probleminizi belli oranda cozer ama 100% garanti etmez.
  • emrahday  (11.06.24 14:28:29 ~ 14:30:17) 
promptlarınız farklı ise iki zamanda, anlamayabilir, bir kelimenin yeri bile bazen doğru cevap verip vermemesini etkiliyor


  • gezegen olan pluton  (11.06.24 14:48:35) 
Promtta gpt'ye rol çizmenin de faydası oluyor. Atıyorum üniversitenin x bölümünde görevli bir akademisyenin bakış açısıyla yaklaşmasını söyleyebiliyorsunuz.

Ücretli ya da ücretsiz hatalı sonuç üretebiliyor bunun çok bir çaresi yok henüz
  • akhenaten  (11.06.24 17:15:56) 
[]

Günlük süt bu mudur?

Bebeğe yoğurt yapmak için günlük süt almamı söylediler.
Şunu aldım:
www.icim.com.tr

Bu değil dediler. Bence doğru aldım.
Ama şu da aklıma takıldı ismi "günlük süt" ama son kullanma tarihi 9 gün sonra. Benim hatırladığım günlük sütlerin raf ömrü 2-3 gündü.

Bebeğe yoğurt yapmak için doğru süt hangisi?
(Doktor özellikle pastörize olması gerektiğini söylemişti)

 
Kimi çiğ süt ile yapıyor ama pastörize süt ile yapmak isterseniz aldığınızı kullanabilirsiniz. Ben şunu alıyorum genelde: www.migros.com.tr Yağ oranı ne kadar yüksekse o kadar iyi tutuyor, aklınızda olsun.


  • fotrsapka  (11.06.24 11:39:39) 
Bir arkadaşım kendine yoğurt yapmak için bimdeki günlük sütün iyi olduğunu söylüyordu


  • grimavi  (11.06.24 11:39:53) 
Pastorize sutleri günlük sut olarak satıyorlar. Uht sutler de uzun omurlu sut.


  • instant crush  (11.06.24 11:43:09) 
mandıradan jersey ineğinin sütünü alın pişirin ve yapın. en iyi süt o.


  • al basmadan donu var  (11.06.24 12:02:12) 
@al basmadan o dediğiniz ürün pastörize değil galiba.


  • michael_knight  (11.06.24 12:04:14) 
Evet, yoğurt yapılabilir süt odur. Ancak yağ oranı ile oynanmamış sütleri tercih edin. Besleyicilik için bu gerekli.

Doktor sağlık kaygısıyla pastörize demiş olmalı. Bu konuda maya çok daha önemli. Mayayı nereden ne şekilde temin edeceksiniz. Bakteri varsa mayada vardır. Zaten çiğ sütü kaynatıyorsunuz da maya öyle değil.

Mayalama ısısını tespit için süte parmak sokulup sayı sayılır ki bence o parmak da bir bulaş riskidir başlıbaşına.

Yoğurdu yoğurt makinesiyle değil de atadak kalma usulle yapacaksanız o parmakla kontrol yerine gıda ısısı ölçme aleti almanızı işlem bitiminde de alkol, sirke vs ile silmenizi öneririm.
Şunu yani
www.trendyol.com
  • Mirket  (11.06.24 12:07:58) 
onur market varsa yakınınızda a2 sertifikalı çiğ jersey sütü var fiyatı 3kg yaklaşık 300 tl gibi bişey bayadır aldığım en iyi süt kendisi


  • eja  (11.06.24 12:41:47) 
@eja @mirket doktor pastörize almamızı söyledi. Pastörize süt arıyorum.


  • michael_knight  (11.06.24 12:49:45) 
Bizim hanım sadece TİRE ORGANİK SÜT ile yapıyor. Başka kullanmıyor.


  • etna  (11.06.24 18:36:04) 
[]

Emekliye neden ucuz olsun ki?

Kanun çıkmış. Şehirlerarası otobüs biletleri emeklilere %20 indirimli olacakmış.

Bu yük neden otobüs firmalarına yükleniyor ki? Ya devlet ödesin bu farkı ya da böyle kanun çıkarmasın.
Sonunda 100 lira olan tüm biletleri 120 lira yapacak firma, olan hepimize olacak.

Mesela tesisatçılar için de çıkacak mı böyle kanun. O zaman emekli arayıp çağırdığı zaman "işim çok, bu hafta gelemem" diyecek tesisatçı. Mecburen genç birine telefon ettirtecek.

Bu durum bir yorum farkı mı yoksa dümdüz saçmalık mı sizce?

 
Yani anlayamadigimiz bir mantığı yoksa saçmalık.
Işsiz olanı anlarim, ogrenciyi anlarim. Ama emekliyi anlamıyorum.

  • logisticsmanager  (07.06.24 11:45:45) 
evet firmalara yüklenmeyecek dediğiniz gibi , o indirim farkını diğer biletlere yansıtacaklar.

mantığı yok. fakirleştiğimiz için gittikçe, emekliye de zam yapamadıkları için bu tarz şeylerle sus payı vermeye çalışıyorlar
  • jülsezar  (07.06.24 11:47:30 ~ 11:47:50) 
@tnz ben kararın verilme sebebini anlamıyor değil bu yükün özel firmalara yüklenmesini saçma buluyorum.
Saçma bulmamın dışında bu yükün sonradan daha katmerli olarak hepimize taşıtılacağını düşünüyorum.

Mesela "patronun emekli olduğu şirketlerde çalışanlara %20 az maaş verilsin" mi? Çok saçma di mi? Neden çalışanın cebinden çıksın ki? Aynı şekilde özel şirketin cebinden çıkması da mantıksız.
  • michael_knight  (07.06.24 12:37:18) 
devlet dayatıyorsa öğrenci indirimini o da olmasın

edit: özel şirket yapıyorsa yapsın yapmalı da hatta ama devlet eliyle zorla olmuyor, olmasın
  • jülsezar  (07.06.24 13:13:12 ~ 13:27:14) 
@tnz evet bence özel şirketlerde öğrenci indirimi de olmasın. Yani isterlerse kendileri yapsınlar öğrenci müşterileri kazanmak için.
Devletin verdiği hizmetlerde öğrenci-emekli gibi indirimlerin olmasını çok garipsemiyorum ama özel şirketlerde olmasını aklım almıyor.
Mesela ekmekte neden yok bu indirim? Ekmek otobüsten daha önemli bir ihtiyaç.

Fırının ekmeği farklı insanlara farklı fiyata satması ne kadar saçmaysa otobüs bileti de bu şekilde benim gözümde.
  • michael_knight  (07.06.24 13:21:40) 
Emekli dediğimiz adam birçoğu 70 e gelmiştir. Genç ve orta yaşlıya kıyasla
daha hareketsiz. Evinden çıkmayı bile istemiyordur birçoğunun. Arada hava almak için mekan değişikli yapsın diye vermişlerdir. Bu tamamen benim yorumuk. Kahvaneden bildiriyorum. Şaka yaptım. Emekli annemin yanından bildiriyom. En uzun mesafe diğer kanepeye ve klozetine gidebiliyor.

  • geveze yazar  (07.06.24 13:47:13) 
En uygun.com'a ya da benzeri sitelere örneğin İstanbul-İzmir yazar bir günü seçerseniz, otobüs fiyatları arasında, ya da aynı firmanın seferleri arasında ya da 3 gün önceden alınan biletle beş gün önceden alınan bilet arasında bile bu %20 yi komik duruma düşürecek farklar olduğunu görürsünüz.

Yani bu hareket, maddi bir değeri olmayan ama insanlarda sanki bir değer ifade ediyormuş da Devlet emeklisini düşünüyormuş algısı yaratacak bir hareket.

Yani olay da saçmalık, olay hakkında kafa yormak da saçmalık. Yine birileri algıya oynuyor. Hepsi bu.
  • Mirket  (07.06.24 14:10:04) 
Ekonomiyi batıran hükümet, emekli maaşlarını kuş kadar yapan hükümet, indirimin masrafının yedirildiği zamlı otobüs biletlerini almak zorunda kalarak özel şirketleri hayatta tutacak olan çalışan kesim olarak biz, sonuç: devletimiz emekliye indirim sağladı. Türkiye klasiği.


  • peki madem  (07.06.24 14:11:48) 
İşin şu kısmı da var. Bu otobüslerde uçak gibi kimlik kontrolü yapılmıyor, biletteki isim ile seyahat eden kişinin aynı olduğu nasıl garanti edilecek. Muavinler veya şoför bu işlerle ilgilenmez ki. Bilet başkasının adınaysa kişi otobüsten mi indirilecek.

Kamu bunu özel sektöre dayattığı zaman özel sektör bunu tüm biletlere zam olarak yansıtır telafi eder.

Kısacası bilet fiyat artışına neden olacak mantıksız bir hareket. Kamu bunu bir şekilde telafi edecekse yine herkesin cebinden çıkmış olacak.
  • Lethe  (07.06.24 15:30:26 ~ 15:32:54) 
mantık 4-5 sene önce aramızdan ayrıldığı için böyle çözümler sunuluyor. iki ucu borçlu değnek oldu. asgari ücrete zam yapılır, bu sefer her şey pahalanır, her şey pahalanınca asgari ücret yetmez olur. tanıdığım iyi bir "ekonomist" vardı. benim alanım ekonomi demişti en son sonra batırdı her yeri. aklınıza yanlış birileri gelmesin. moğolistan'dan bahsediyorum...


  • exlibris  (07.06.24 16:58:15) 
Ya devlet yapsin ya boyle kanun cikarmasin mi? Kac yasindasin, nerede yasiyorsun.. kucuksen veya isvicrede falan yasayip bizi merak ediyorsan bi sey diyemem ama bunlar degilse gercekten bu soruyu mu soruyosun :) Devlet neyi ustlenmis ki bunu ustlensin?! Bizde devlet boyle isliyor ve yillardir boyle uyuttular milleti de zaten. Devlet, gecinemeyen emekliye zam yapmaya deger gormuyor ama onlara deger veriyormus gibi gozukmek icin boyle bi sey yaptim diyor. Sorumlulugu baskasina yukluyor. Her zamanki hikaye. Bizim milletimiz de malum sahsa tapmaya devam ediyor boylece. O yapti oluyor cunku.


  • Kittie  (07.06.24 20:11:30) 
Saçmalık değil kimseye yüklenildiği yok. Otobüs firmaları özel teşebbüs olmalarına rağmen kamu hizmeti vermektedir. Hatta bazı durumlarda tamamen ücretsiz hizmet vermeleri zorunludur.


  • doharkoman  (07.06.24 23:08:32) 
Tamamen saçmalık. Emeklinin dışarı çok çıkması isteniyorsa maaşlarına zam yapılsın. dışarda çay içmeyecek durumdalar.


  • parka  (07.06.24 23:52:14) 
[]

Araba ön yolcu koltuğu sökülür mü?

Arabanın ön yolcu koltuğunu söktürmek kolay bir işlem mi?
Arabanın değer kaybetmesine sebep olur mu?

Bayram tatilinde arabaya sığamıyoruz, ön yolcu koltuğunu söktürsem sığarız.

 
koltuklar sökülüp takılabilen parçalar. gerekli aletleriniz varsa youtube'dan izleyerek kendiniz bile sökebilirsiniz yoksa da aksesuarcı, döşemeci vb. varsa mahallenizde onlar da sökerler. tatilden dönüşte de takarsınız tekrardan.


  • duyulmasi gerektigi kadar  (05.06.24 18:34:10) 
sökülür diğer arkadaşın da söylediği gibi fakat tekrar takarken vidalarını tork anahtarıyla üreticinin belirlediği değerde sıkmak lazım. mazallah kaza anında gevşek kaldığı için koltuk yerinden çıkarsa facia olur. tam tersi aşırı sıkılırsa da fazla stres altında kırılabilir vidalar (bu düşük ihtimal ama olmaz dememek lazım).

söktürmeden önce ben olsam tork değerlerini bulmaya çalışırdım.
  • orient blue  (05.06.24 18:38:57) 
@orient, tork anahtarı ile onun torkuna dikkat edip takacak usta bulamam herhalde. Dikkat ettim dese de ben inanmam.
Koltuğu söktürmeyeyim o zaman :(

  • michael_knight  (05.06.24 18:42:41) 
Port bagaj baktın mı? 1 araba bagajı kadar eşya alıyor


  • numlock  (05.06.24 18:46:45) 
yaw detailciler surekli sokuyor, takarken tork degerlerine baktiklarini hic sanmiyorum.

koltuklar elektrikli ise benim korkum daha cok ayar bozulmasi falan olur. bir de sokup takarken koltukta airbag varsa patlamasindan korkarim, kutup basini sokmek gerekebilir.

ama basit bir arac ise, koltuklar manuel ise, airbag falan da yoksa sok gitsin bisey olmaz.
  • cooperr  (05.06.24 18:52:42) 
@numlock port bagaj almak için 5-10 bin lira gibi bir para vereceğim belli ki. Takmak-söktürmek de 500'er lira galiba. (Port bagaj+çıtası fiyatını da net olarak anlayamadım. 5-25 bin lira arası fiyatlar var)
Kısa süre sonra arabayı satmayı planlıyoruz. Port bagaj elimde kalacak. Onu nereye koyacağımı bile bulamayacağım.

O yüzden koltuk söktürmek geldi aklıma. Ama onda da güvenlik sıkıntısı oluyormuş.
  • michael_knight  (05.06.24 18:54:28) 
Şirkete yeni tourier kiraladım. Daha gelmedi ama göya pazartesi teslim olacak (hiç sanmıyorum). Tek seferlik bir ihtiyaçsa vereyim bayramda onla git. Kazadır elbet bilinmez ama ekstra dikkatli kullanmana rica ederim sadece, bordrolu olmadığın için filo karşılamıyor :) tabi bu teklif araç zamanında gelirse olur, yoksa işine yaramaz.


  • numlock  (05.06.24 19:13:06) 
ben söktüm. torx denilen uçtan gerekiyor sökmek için. Böyle 48 tane uçlu tornaviada setlerinin içinde var. yoksa tek başına bulmak imkansız bauhaus a bile gitmiştim ama bulamamıştım. İkinci en önemli konu airbag kablosu. O airbag kablosu tırnaklı kolay çıkmasın diye sabitlenmiş resmen o tırnakları kırmadan ve zorlamadan çıkarman gerekir.


  • administ  (05.06.24 22:37:17) 
[]

Port bagaj nasıldır?

Port bagaj kullandınız mı?
İkinci el alıp taktırmayı düşünüyorum. Yakın zamanda arabayı satma planımız var. Port bagajı da aldığım fiyatın yarısına filan satabileceğimi umuyorum.

- Port bagaj (400 litre) çok fazla eşya alıyor mu?
- Aklıma gelmeyen sorunları var mı port bagajın?
- Gece arabayı sokağa parkedince bunu çalmıyorlar mı?

 
Kendim deneyimlemedim ama belli bir hizdan sonra ugultu geliyor vs diyorlardi. Gurbetcilerin sikca kullandigi bir yontem oldugundan oralarda yapilan bir paylasimdan alinti asagida paylasiyorum.

Port bagaj kullanmak daha fazla dikkat gerektirir.
- Port bagaja eşyaların yüklenme şekli, önerilen ağırlık, ağırlığın eşit dağıtılması gibi konulara özen gösterilmelidir.
- Dikkat edilmediği durumlarda yol tutuşu düşer; savrulma ve devrilme riski artar.
- Güvenlik açısından tavsiye edilen hız limiti saatte 130 km'dir.
- 100 km'de yaklaşık 1 litre ek yakıt tüketimini hesap etmeniz gerekir.
  • mbond  (05.06.24 16:07:15) 
anladığım kadarıyla sürekli aracın üzerinde tutacaksınız. çıkartılması çok zor bir şey değil. ama çalınır mı? bilemedim.

araç üzerinde tutmayacaksanız da, çıkartıp nereye koyacaksınız? düşündüğünüz kadar pratik bir şey değil aslında.

çok hızlı gitmediğiniz sürece araçta herhangi bir problem yaratmaz. biraz yakıt tüketimi artabilir.

şekli tam dörtgen gibi olmadığı için, içinde boş hacim kalıyor. . bazı eşyaları poşetlerle falan koyarsanız, ne kadar fazla yük aldığına inanamazsınız.
  • co2s2  (05.06.24 17:35:34) 
[]

Fiyat Karşılaştırma Sitesi - Dünya

Her şeyin fiyatına akakce.com'dan bakma alışkanlığım var.
Ama bazı ürünlerin dünyada nerede en ucuza satıldığını da bilmek istiyorum.

Mesela bir hoparlör arayayım, en ucuz fiyatın hangi web sitesinde(ve ülkede) olduğunu göstersin.

Dünya çapında olmasa bile bari ABD için şu site, Almanya, İngiltere için şu siteleri kullan deseniz o da güzel olur.
Dünya akakçesi'ni arıyorum.

 
öyle bir site varsa ben de merak ediyorum


  • devilone  (05.06.24 10:41:18) 
dünyada bizdeki gibi anormal fiyat aralıkları olmadığı için böyle bir ihtiyaç da yok sanırım.

ben şöyle yapıyorum, google aramasında shopping kısmına bakıyorum, aynı ürünü farklı sitelerde bulup gösteriyor ama çok verimli değil.

bir de tek tek abd ve avrupa amazon web sitelerine bakıyorum. amazon referans gibi yani. ürüne göre (uyduruk bir şeyse) aliexpress’e de bakıyorum.

örneğin instagram’da karşınıza çıkmıştır, şarjlı lambalar falan. 3000 liradan %50 indirimle 1500 diye kakalamaya çalışıyorlar, aynı ürün aliexpress’te 500 lira gibi.
  • orient blue  (05.06.24 11:09:12) 
Butun dunyayi kapsamiyor ama Avrupa'nin geneli icin www.hagglezon.com


  • sertac akin  (05.06.24 11:24:55) 
@sertac akin, teşekkürler. Galiba Türkiye'de olduğum için siteye girmeme izin vermiyor "Sorry, you have been blocked" diyor.


  • michael_knight  (05.06.24 11:40:43) 
almanya için idealo.de


  • sir gawain  (05.06.24 16:11:22) 
[]

Acun Ilıcalı neden Fenerbahçe yönetimine giriyor?

Neden başka bir zaman değil de şimdi yönetime girmeye karar verdiğine dair bir bilgimiz veya bir iddia var mı?




 
Bir bilgim yok ama tahminim; Ali koç ısrar etmiştir, onunla ilişkilerini güçlendirmek istiyordur, sivrilip gelecekte fb başkanı olmayı planlıyordur vs. vs.


  • fobfilm  (04.06.24 16:47:38 ~ 16:48:07) 
Adam zaten futbolla uğraşıyor ve fenerli.

Aziz Yıldırımın aday olması da onun için süreci hızlandırmış olabilir. Anti Azizci adam.
  • nuevo  (04.06.24 17:12:32) 
10 senedir yaşanmayan şampiyonluklar sonrasında -özellikle geçtiğimiz sezonu da göz önüne alınca- canına tak etmiş. Tüm Fenerbahçelilerde aynı his oldu ama büyük bir çoğunluğumuzda etki alanı yok. Buna bağlı olarak 2 temel konu var.

Birincisi adamın zaten futbolla ilgili ve koyu Fenerbahçeli olması. Fener Ol başta olmak üzere birçok projede doğrudan müdahil olmaya çalıştı. Aziz Yıldırım da diğer adayken sadece Fenerbahçeli oyuncuları alarak değil, doğrudan müdahil olarak bir şeyler yapmak istemiş.

Diğeri de son 5 senede Türkiye'de özellikle futbol alanında elde edilecek başarı için hükümet ile ilişkilerin çok önemli olması. Acun da tam ortama ayak uyduran ve halihazırda hükümetle ilişkileri iyi olan birisi.
  • nawar  (04.06.24 20:13:19) 
zamanım var dersen aşağıdaki videolara bakabilirsin, bu konuda anlatılıyordu.
www.youtube.com

  • sealth  (04.06.24 20:18:23 ~ 20:18:39) 
asıl amaç erdoğana doğrudan ulaşmak. bunu da acun sağlayacak. ahmet ketenci vardı ama belli ki o yeterli bağlantı sağlayamadı


  • my fault  (04.06.24 21:24:18) 
@nuevo anti-aziz tavrını bilmiyordum Acun Ilıcalı'nın.
Arasının kötü olduğu güçlü bir insan hiç duymamıştım. Başka da var mıdır?

@sealth arkada o videoyu açtım bir yandan dinliyordum, o yüzden merak ettim. Acun'un anlattıkları değil de anlatmadıklarını sizden öğreneyim de konuyu daha iyi anlayayım diye.

Acun'un Fenerbahçe yöneticisi olması futbol takip eden insanların %66'sının ondan nefret etmesi demek. Şu anda değil ama bir yıla kalmadan gerçekleşir bu. Pek akıllıca bir adım değil o yüzden bilmediğim başka bir sebep olabilir diye düşünmüştüm.
  • michael_knight  (04.06.24 22:11:24) 
[]

Zabıta kimlik soramaz, nasıl ceza kesecek?

Bildiğim kadarıyla zabıtanın kimlik sorma hakkı yok. Peki yere çöp attığımı görse bana nasıl ceza kesecek?

Polis ve jandarma dışında kimliğimi göstermek zorunda olduğum kimse var mı?


 
Son paragraf:

rogroup.com.tr
  • diyecevaplandı  (03.06.24 11:54:14 ~ 11:59:01) 
@diyecevapladı teşekkürler.

Acaba polisin zabıtaya ismimi söylemesi KVKK'ya takılır mı?
  • michael_knight  (03.06.24 12:16:46) 
Tecrübem olmadı ama zaten kişiye bir ceza yazılacaksa, yasaya uygun olarak polisin çağrılma sebebi de ilgili şahsın kimlik bilgilerinin öğrenilmesi zorunluluğu olmalı. İhlal gibi de görünmüyor.

Duyuruda varsa hukuk işlerine yakın üyeler daha iyi yanıtlarlat sanırım.
  • diyecevaplandı  (03.06.24 12:23:34 ~ 12:33:07) 
[]

Kötü insanı hayatınızda neden tutuyorsunuz?

Kötü bir insan olduğuna emin olmanıza rağmen hayatınızda tuttuğunuz birileri var mı?
Neden tutuyorsunuz?
(Akraba hariç)


 
babam dahil yok


  • robert bosch  (31.05.24 20:05:34) 
kardeşim dahil yok.


  • kimlanbu  (31.05.24 20:24:02) 
Kötü insanları hayatımda tutmuyorum çünkü güçlüyüm ama buna imkanı ve güce sahip olmayan insanlar var, sihirli değneğim olsa yardım etmek isterdim hayat onlar için çok zor. Bunun aksi ihtimali zaten diğer kötü insanlar oluyor, onlar rahatsız olmuyorlar çünkü aynı değerleri benimsiyorlar.


  • titanic kemancısı  (31.05.24 20:59:15) 
yok tutmam.


  • jelly bear  (01.06.24 00:38:28) 
benim yok, tutmuyorum.

yalnız bu "hoşuma gitmeyenin anasını belleyeyim" tavrıyla inanılmaz yalnız bir insan olduğumu ifade etmem lazım. bugün 30 yaşına bastım. annem, kız kardeşim, erkek kardeşim, belki iki tane arkadaşım dışında doğum günümü bilen bile yok mesela. yani komşu komşunun külüne muhtaçtır hesabı, insan ilişkilerinde biraz gevşek olmayı bilmek ve alttan almak faydalı olabilir sanki.

böyle böyle önümüze gelene bir tekme deyince çok yalnız kalıyoruz. en azından ben öyle oldum. hayatımda canımı sıkabilecek tek bir insan dahi yok hakikaten. ama sonuç olarak kimse yok yani. bu da ne kadar iyi veya sağlıklı, emin değilim.
  • mark greg sputnik  (01.06.24 01:34:40) 
iyi etmeye çalışıyorum.


  • numlock  (01.06.24 01:52:47) 
Hasretimden eşşek gibi anırsam da hayatımda tutmuyorum. Kötülüğü de kötüyü de hayatımda tutmam.


  • muhayyer divan  (01.06.24 02:48:44) 
eski eş. çocuk olduğu için tutmasam olmuyor, tutmak zorundayım.


  • deartheodosia  (01.06.24 04:15:37) 
kötü olmadığı için


  • geveze yazar  (01.06.24 09:44:04) 
[]

Memurlar farklı mı?

Bebek bakıcımız çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı. Ben de iş görüşmesine gitme ihtimali olduğunu düşündüm. Öğretmen arkadaşıma sordum o dediği işlem bu aylarda yapılıyor mu diye.

Öğretmen arkadaşım da dedi ki "başka bir iş için görüşmeye gitse size söylerdi. Neden söylemesin ki?"
Benim arkadaşım mı böyle saf yoksa genel olarak memurların iş hayatıyla ilgili düşünceleri geri kalan insanlardan çok mu farklı?

 
"çocuğunun okuluyla ilgili bir iş için izin aldı" konuda burada kapanmış. siz hem kuruntu yapıp güvenmeyip bir açık arıyorsunuz, hem arkadaşınıza sorup onu yargılıyorsunuz, hem de alakasız şekilde mesleği sorguluyorsunuz :)

şimdi ben şirket çalışanı olarak "kesin iş görüşmesine gitmiştir arabayla takip edin" desem, "özel sektör çalışanları farklı mı" diye mi soracaksınız? :)
  • avatar is back  (29.05.24 14:42:56) 
abi bir kişiden nasıl genelleme olabilir. arkadaşın iyi niyetli diyelim.


  • jülsezar  (29.05.24 14:43:05) 
bir memur olarak düşüncemi yazayım: çocuğunun okulu da sebep olabilir, gezmeye de gider, iş görüşmesi de olabilir. çalışan izin aldıktan sonra işverenin arkasını araması falan çok kötü geliyor bana. şüpheleniyorsanız açık açık sorun, işi bırakacaksa size zaman versin yerine başkasını arayın. böyle çok fazla izin alıyorsa da yine başka bakıcı ile anlaşabilirsiniz.


  • gnosis  (29.05.24 14:56:29) 
benim memurlarla ilgili gözlemim şu. beyaz yakadan farklı bakıyorlar olaylara.

öncelikle, izin konusu memurlar için pek problem değil. özel sektörde çalışan birisi için izin almak büyük bir olay iken memurlar için öyle değil. özel sektördeki kişilerin zor izin almaları onlara garip geliyor ve hatta bu durumun farkında bile değiller.

ikinci olarak memurlar için mobbing denen olay neredeyse tümüyle siyaset ile ilgili. siyasi görüş veya bir stk, sendika üyeliği onlar için mobbing, torpil veya yalakalık ile daha ilişkili iken, özel sektörde bütün bunlar siyasetten bağımsız oluyor.

iş hayatı ile ilgili biraz daha iyi niyetli olduklarını düşünüyorum ben de. sizin verdiğiniz örnekte anlamaması bu yüzden kaynaklanıyor olabilir. saf diyemem ama özel sektördeki olayları anlamıyorlar. mesela memurlar belki kendi aralarında konusuyorlardır kurum değiştiricem diye ama özel sektörde iş değiştireceğim diye konuşulmaz genellikle.
  • abelardo  (29.05.24 15:24:24) 
Arkadaşlar ben memurların iş hayatına ne şekilde farklı baktıklarını öğrenmek için sormuştum ama siz bakıcının haklarını savunur bir konum almışsınız nedense.

@avatar konu orada kapanmadı benim için. Patronu veya yöneticisi olduğunuz bir şirket gibi düşünmeyin bakıcı konusunu. Bir çalışan var. Onun yokluğunda diğer iş arkadaşları idareten de olsa işleri yürütür gibi bir durum yok. Özel sektörde de bu şekilde izin aldığınızda yöneticiniz kendi içinden "acaba mı" diye düşünür ama bir kişinin gitmesi şirketi yok etmez.

@gnosis açık açık sormak ilişkimizi zedeler. Bu sektörde genelde işi bırakacak kişiler zaman vermiyor, bir anda gidiyor. Bu gidiş de maaş alınan gün oluyor. Bu ay bizi bıracaksa buna 2 gün kaldı. Yanlış anlamayın bakıcıları suçlamıyorum, durumu tarif ediyorum.
  • michael_knight  (29.05.24 15:54:27) 
Öğretmen arkadaşınız saf olabilir ama genel olarak memurların bakış açısı bu şekilde değil bence. Hatta arkadaşınızı ileri derecede saf buldum. "Neden söylemesin ki" sorusu çok saçma. Dediğiniz gibi işi bırakacaksa hemen bırakır bunlar. O yüzden pek yapacak bir şey yok gibi. En fazla gideceğini önceden tespit edebilirseniz maaş konusunda terslik yapabilirsiniz. Ben de genel olarak bakıcı ve temizlikçilerin bu tok satıcı tavırlarına gıcık olurum o yüzden "öyle bir anda yüzüstü bırakıp gidemezsin" tavrı yapardım sanırım.


  • bhhs  (29.05.24 16:52:37) 
[]

Esnaf herkese hizmet etmek zorunda mı?

Esnaf kanunen herkese hizmet etmek, satış yapmak zorunda mı?

“Sana satış yapmak istemiyorum” diyebilir mi?
“Başkasına 1 lira, sana 10 lira” diyebilir mi?

Ahlaki olarak veya pratikte değil, kanuni olarak merak ediyorum.

 
Suştur. Müşteri ayıramaz. Ama şu an kanunu maddeyi hatırlayamadım. Ama sen yine de Tüketici Kanunu ile Tüketicinin korunması hakkında yönetmeliğe bir bak. Orada olabilir.


  • Mirket  (29.05.24 11:13:36) 
Hukukçu değilim.

Kanuni olarak vatandaş da hakim de anayasayı uygulamak zorunda. Uygulamazsa cezası nedir bilemiyorum. Anayasa der ki:

1982 Anayasasında, eşitlik ilkesi 10. maddede düzenlenmiştir. 10. madde şöyle demektedir: "Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Esnaf bu maddeye karşı gelemez. Ama bu madde dışındaki bir nedenle müşteriyi red edebilir, mesela müşterinin ödeme yapmaması veya başka müşterileri rahatsız etmesi gibi.
  • alfired  (29.05.24 11:16:45) 
Hizmette sınır yok :)
Buldum.
6. Madde Satıştan Kaçınma

www.mevzuat.gov.tr
  • Mirket  (29.05.24 11:37:28) 
  • namandigurai  (29.05.24 16:53:02) 
[]

Türkiye'de bu ürün neden bu kadar pahalı?

Benzer durum bazı başka ürünlerde de var galiba. Mesela bazı gitar markaları geliyor aklıma. Sebebini anlamak için soruyorum, bu durumun sebebi nedir?

Cybex markanın bir bebek arabası;
- Türkiye'de 26 bin TL (805 USD)
- Avrupa'da 16 bin TL (520 USD)
- ABD'de 8bin 600 TL (269 USD)

Gözümden kaçan bir detay vardır belki, linkler:

- Avrupa www.cybex-online.com
- ABD www.cybex-online.com
- Türkiye www.operaistanbul.com

 
Vergiler.


  • marsli gocmen  (27.05.24 23:59:30) 
2015'ten beri ek yüzde 50 gümrük vergisi varmış.

Bu arada Türkiye'de çoğu ürün zaten Avrupa'dan da pahaliya satılıyor. Kendi üretmiyorsa kesin daha pahalı.
  • logisticsmanager  (28.05.24 00:06:45) 
Türkiye'de ithal ürünlerin hepsi pahalı. Hatta İhraç ürünler bile pahalı.

Avrupada satılan Türk markası küçük ev aletlerinin karşılaştırmalı fiyatı düşüyor ara sıra Twitter'a. Türkiy'de pahalılar.
  • Mirket  (28.05.24 00:10:30) 
1. Spesifik bir ürün bu yüzden piyasası oluşmamış. 2. Bazı ithal ürünlere uygulanan koruyucu gümrük vergileri


  • doharkoman  (28.05.24 00:26:24) 
Türkiye'de her ürün yurt dışından daha pahalı. İhraç ettiğimiz ürünlerden bile daha pahalı. Aralarında paylaşmışlar. Bir kısmında vergiler ile diğer kısmında esnaf eli ile tokatlanıyoruz.


  • nawar  (28.05.24 00:31:19) 
Türkiye'de her ürün yurtdışından (hangi ülke olduğu belli değil ama) pahalı değil hatta ithal ürünler bile bir çok ülkeden ucuz bu yüzden Türkiye reexport yaparak ithal ettiği bir çok ürünü yurtdışına ihraç ediyor.


  • doharkoman  (28.05.24 01:43:15 ~ 01:43:47) 
evet kol saati mesela. ya da her türlü elektronik
koruyucu gümrük vergisi anlamsız çünkü kimi koruyacak türkiyede tüketici elektroniği üretimi yok.
adını "distribütör koruyucu vergi" "yüzyıllık büyük holdingleri korucu vergi" ... olarak değiştirmeliler
  • lambırcek  (28.05.24 02:34:36) 
vergiler +1. hepsini geçtim, sırf kkdf diye bir vergi var, mal gümrüğe geldiği anda fatura toplamının %6sı kadar vergi verirsin (önden peşin ödemdiysen). devlet satmadığın malın kdv'sini senden peşin alır, sanki hepsini satmışın gibi. sırf bunlar bile yeter.

@doharkoman da haklı bazı sektörler için. ülkeler fiyat politikalarını, o ülkedeki rakiplere göre, ülkenin ekonomik durumuna göre, ticari şartlarına göre belirler. o yüzden atıyorum bir araba lastiği (tamamen salladım) türkiye'de daha ucuz olabilir almanya'ya nazaran. zincirin 3 veya 4. satıcıları reexport yapabilir ama deli para kazanamazlar.
1-2. satıcılar yapamaz çünkü ana firma buna müsaade etmez.
  • numlock  (28.05.24 04:34:05) 
E alınıyor çünkü hocam? 1000 liraya sattığında alınacak bi aleti niye 500 liraya satasın ki?

TR'de büyük şirketlerin para kazanmakla ilgili bi derdi yok.
  • plutongezegendegilmi  (28.05.24 10:17:38) 
Ithal urunlerde gorece nis olan urunler daha pahali oluyor genelde. Import eden acisindan urunun satis hizi vs de etkili olabilir. Bunun yaninda algilar da var, mesela airfryer fiyatlarinda absurd bir fark vardi. Sonra artik piyasaya baska oyuncular da mi girdi nolduysa yurtdisindan getirmeye degmeyecek farklara indi.

Bunlarin disinda gunluk alisverislerde Bati Avrupa bariz daha pahali oluyor.
  • mbond  (28.05.24 10:49:42) 
"Her ürün" mübalağa olduğu belli bir tabir ama teknoloji, giyim, gıda, içecek alanlarında aynı markaların AB ve ABD pazarındaki fiyatlarından pahalı, kalitelerinden düşük seyir ediyoruz. Bağcılarda kot atölyesinde güneş görmeyen işçilere diktirdiğin kotu, Almanya'daki ucuza satıyor olman senin ucuz olduğun anlamına gelmez.

Kaldı ki reexport nasıl ucuz olduğuna kanıt olabilir? Aksine tersi için sunulabilir. Ürettiğinizi ya da yurt içi pazarda satın aldığınızı ihraç etmiyorsunuz. Daha ucuz bir yerden aldığınızı, üzerine işlem bedeli ve kar bedeli ekleyerek başka yere satıyorsunuz. Gerçekten sattığınız ülkeden ve satın aldığınız ülkeden ucuza olsa zaten Asya-Pasifik'ten dropshippinge, orta doğu ve Türkmen devletlerden reexporta bu kadar yönelinmezdi.
  • nawar  (28.05.24 15:03:57) 
fluke marka cihazlar amerikadaki fiyatın 2 katı türkiyede. hem de resmi distribütörden
not. türkiyede fluke un ürettiği cihazları üreten kimse yok, olmaz da yakın zamanda

devlet, bazı sektörlere x alanında mühendisi çalıştır (kontrat imzala, ayda 1 imza at) vb gibi şart koştuğu gibi, çoğu alsatçıyı da böyle ayakta tutuyor. her türlü sırtımıza biniyor. sıkıntı devletin kendisi.
  • lambırcek  (29.05.24 07:10:37) 
[]

Bebek arabasıyla uçağa binmek

Yurtdışına giderken bebek arabasını bagaja verirsem 2 saat bebeği kucağımda taşımam gerekiyor.

- Bebek arabasını uçağın kapısında alıyorlar gibi bir şey okudum ama bu şirketten şirkete değişiyor mu?
- Eğer her bebek arabasını kapıda alıyorlarsa "kabin boy" bebek arabası almaya ne gerek var?

Aslında sorma sebebim şu; bebeğimiz 7 aylık. Birkaç ay sonra hayatımız değişecek ve Avrupa - Türkiye arası sık sık uçuş yapmamız gerekecek. Büyük, ağır ve katlanınca pek küçülmeyen bir bebek arabamız var. O yüzden kabin boy almam gerekiyor zannettim. Ama durum sandığımdan daha karışık galiba bebek arabası konusunda.

 
Kabin boy bebek arabasi diye bir konsept mi varmis? Istisnalari var mi bilmem ama benim gordugum her zaman ucagin kapisinda gorevliler teslim aliyor. Siz check in'de belirtirseniz uygun bir poset verip icine koymanizi isteyebilirler.
Ucaga alinan herhangi bir bebek arabasi var mi bilmiyorum ama varsa da sonucta ucak icinde gezdiremezsiniz, her halukarda kucakta olmasi gerekecek. Bebek icin verilen kemer uyduruk birsey oluyor zaten, biz yanimiza da oturtuyoruz bazen. Yurudugu icin surekli tutmak da mumkun olmuyor bazen koridorda yuruyoruz.

  • mbond  (27.05.24 14:14:40) 
pegasus ve thy uçak kapısında teslim alıyor, inince direkt kapıda teslim ediyor. diğer firmaları bilmiyorum, bir sürü y.dışı firması var, hepsini tek tek araştırmanız gerek. böyle teslim edebilmek için de katlanınca yine tak parça olmasını istiyolar diye biliyorum.

ama kabin boyun olayı farklı. katlanınca tamamen kabin boy ölçülerinde olacağı için yanınıza alıp kabin bagaj yerine koyabilirsiniz. normalde şartlarda kapıda teslim etme sebebi zaten kabine sığmıyor oluşu (ya da yolcu kabin bagaj hakkından feragat etmek ismiyor olabilir)

sonuç olarak kullanacağınız firmalar belli ise onları araştırıp durumu netleştirebilirsiniz. yok bu mümkün değil diyorsanız kabin boy işinizi görür.
  • elorelia  (27.05.24 14:56:43) 
Biz de şu aralar bebek arabası arayışındayız neredeyse tüm major havayolları bebek arabalarını uçağın dibine dek alıyorlar. Eşikten bebeğinizle geçiyorsunuz araba bagaja iniyor. Kabin boyları elinizde katlayıp üst kompartmana alabiliyorsunuz da çok saçma, kendi çantamı mı tutacağım, bebeği mi tutacağım, bebek arabasını bi daracık koridordan geçireceğim??
Bana manasız geldi.

  • wild honey suckle  (27.05.24 15:10:59) 
kabin boy bebek arabasına falan gerek yok. uçağın kapısına kadar bebek arabasıyla geliyorsunuz, orda katlayıp teslim alıyorlar. uçaktan indiğinizde ya da bagaj alanında da teslim alıyorsunuz.


  • brkylmz  (27.05.24 16:51:29) 
[]

Azerbaycan'da yaşayan insanlar kendilerine ne denmesini istiyor?

Azerbeycanlı, Azeri, Azeri Türkü veya aklıma gelmeyen hangi kelimeyi tercih ediyorlar?
Bu konuda fikir birliği var mı?
Israrla başka kelime kullananlar varsa onların bir sebebi var mı?


 
benim komşularım var tr de yaşıyor. Azerbeycan türkü diye tanımlıyorlar kendilerini. azeri kelimesini sevmiyorlar diye biliyorum ama üzerine oturup da detaylı konuşmadık


  • delidiyorum  (27.05.24 10:55:46) 
azeri denilmesini istemiyor benim tanıdıklarım, azeri denilince türk değil de farklı bir millet gibi anlaşıyor diyorlar. (gürcü, ermeni, kürt v.b) azerbaycan türkü denilmesini tercih ediyorlar.


  • sealth  (27.05.24 11:09:57) 
İnternette gördüklerim Azeri kelimesine tepkili ama üniversitede konuştuklarım boş ver Azeri diyebilirsin diyodu. Azerbaycan Türkü çok uzun yani şimdi kusura bakmasınlar ama günlük hayatta en fazla Azerbaycanlı derim ki Azeri de güzel bi sözcük bence, tarihsel sebeplerle karşı olmalarını anlamakla beraber Azeri denmesini tercih ederdim yani Azerbaycanlı olsam :D


  • nundu  (27.05.24 11:18:39) 
Azerbaycanlı veya Türk.


  • doharkoman  (27.05.24 12:21:05) 
Azerbaycan'ın anayasasında "Azerbaycan halkı" (Azerbaycanlı) olarak bahsediliyorlar. Dillerinden de "Azerbaycan dili" olarak bahsediliyor.


  • arame  (27.05.24 14:20:55) 
www.youtube.com

azerbaycan türkü
  • ofelia  (27.05.24 15:00:59) 
[]

Teknosa Hediye Çeki Nasıl Satılır?

Eşimin çalıştığı şirket 20 bin liralık Teknosa hediye çeki vermiş. Teknosadan almak isteyeceğimiz hiçbir şey yok.

Bu hediye çekini satmak mümkün mü? Nerede nasıl ve kaç liraya satılabilir?
Parça parça da kullanılabilen bir çek, 20 bin liralık tek ürün almak mecburi değil.

 
buradan sözlükten donanımhaberde forumlarda vs satabilirsiniz

ben olsam önce eş dost arkadaşa sorardım, daha kolay olur ve arıza çıkmaz
  • jülsezar  (27.05.24 11:31:42) 
kaça satıyorsunuz? fiyat uygun gelirse değerlendiririm


  • lafacukur  (27.05.24 11:56:08) 
ben alayım 15'e? bir araya geliriz, ben çek tutarını girerim eğer fiyat düşerse hesabınıza atarım tutarı.

gerçi teknosa'da da herşey çok pahalu

eş dost daha garanti
  • duyurukullanıcısı  (27.05.24 12:00:21) 
@lafacukur kaça satılabileceğini de bilmiyorum. Bana kalsa ben satmam, evde unuturum çürür gider :)

Eşime birisi "bunu satıyorlar" demiş. O da bana "sat" dedi. Siz bir teklif yaparsanız patrona sorayım :)
Bu transferin nasıl gerçekleşebileceğini de bilmiyorum.

Ne para ne de çek veren taraf önce göndermek istemez. Birlikte Teknosa'ya gitmek dışında bir yöntem de bilmiyorum.
İstanbul, Şişli'deyim. En yakın Teknosa Cevahir AVM'deki. Almasanız bile yöntem hakkında bilgi verseniz o da çok makbule geçer.

Teknosa'da kasanın oraya gidip alışveriş yapanlara satmaya çalışsam tutuklanır mıyım? :) Belki de en doğru yöntem o.
  • michael_knight  (27.05.24 12:02:56) 
donanımhaberde çek takas/satış bölümü var ama bu çek biraz büyük miktarda bence de önce yakınlara satmaya çalışın

örnek bir ilan buldum : 10.500 liralık çeki 9.500 e satıyorlar. bence sizde 18 in altına satmayın
  • pislick0  (27.05.24 20:34:12) 
[]

Neden yorumlar İspanyolca?

Bu video Türkçe. Sunan kişi sanırım yarı ünlü bir Türk. Konuştuğu kişi eski ünlü bir Türk.
Hem izlenme aşırı düşük hem de yorumların biri dışında hepsi İspanyolca, o diğer yorum da Rusça.

Neden böyle olmuş sizce?

www.youtube.com

 
İspanyollar ispanyolca altyazi koyun diyor


  • Zetnikov  (24.05.24 21:21:51) 
bunlar bot. 600 takipcili kanalin 500 izlenmeli vidosuna normal insanlarin ususmedigi belli. zaten cevirilerini okursan hicbiri spesifik degil yorumlarin, koray hatasiyiz kargo dinleyicisiyiz falan demiyorlar. hepsi ayni hemen hemen.


  • hot potato  (24.05.24 21:25:52) 
[]

Köpeği varmış demek ki

Bir insanın köpek sahibi olduğunu öğrendiğinizde onunla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bekar, evli, genç, yaşlı, zengin, fakir olması gibi bir bilgi daha eklenince düşüncelerinizde değişiklik oluyor mu?



 
Sorumluluk sahibi derim. Ayrıca köpek birçok sosyal aktiviteyi direkt veya dolaylı yoldan engeldir, yani kendi kadar hayatındakileri de düşünüyor derim.


  • numlock  (24.05.24 19:14:08) 
Bahçedeki bir köpek sorun değil.

Genellemek istemem ama köpek sahibi orta yaşlarda, bekar, maddi durumu iyi olan birinden arkadaşım da olsa biraz uzak dururdum.

Dış dünyaya ve diğer insanlara bakış açılarında olumsuzluk hissediyorum.
  • diyecevaplandı  (24.05.24 19:14:54) 
bahçeli bir evde köpek besliyorsa olumlu.

apartman dairesinde besliyorsa olumsuz.
  • benarrivo  (24.05.24 19:20:21) 
Sorumluluk sahibi +1


  • grimavi  (24.05.24 19:20:35) 
zenginse eli boş her şeyi tatmış birde bunu deniyor derim, fakirse üzülürüm kimi kimsesi yok ondan medet umdu derim. yaşlıysa çok üzülürüm ne yaptığını biliyr mu diye sorgularım, bekar ve gençse ilgi çekmeye çalışıyor derim, evliyse karısına ya da kocasına üzülürüm. ben köpeklerden korkarım. birde konuyla alakasız beni niye engelledin yahu. normal yazışmışız. neyse.


  • geveze yazar  (24.05.24 19:22:03 ~ 19:22:42) 
Ya öncekinden daha olumlu düşünmeme sebep olur ya daha olumsuz. Evde nasıl yaşadıklarını görmem lazım.

Hayvan bulunan evin temizliğine dikkat edilmezse kokuyor. Eğer o ev kokmuyorsa harika, demek ki baya disiplinli, temiz biri. Cidden zor çünkü bunu başarmak.
  • akhenaten  (24.05.24 19:26:36) 
Petshop ya da köpek üretenlerden para verip almışsa olumsuz düşünürüm. Barınaktan ya da sokaktan sahiplendiyse olumlu düşünürüm. Bir de güzel ilgileniyor mu, bakıyor mu o da düşüncemi etkiler.


  • rock n roll  (24.05.24 19:51:01) 
rock n roll+1 kedi kopek cok severim ama oyuncak niyetine alanlardan fenalik geldi


  • ala09  (24.05.24 20:10:25) 
Köpekler çok yakın bir geçmişte kurtlardan evrilmisler, ataları kurt. Kurtlar çok benzer özelliklere sahipler aslında.

Bir Kurt günde en az 10 km yürüyen bir canlı. Km'lerce alanı kendisine bölge olarak edinir. Geniş alanlarda sık haraket hayvanın en temel doğası.

Büyük bahçelerde, Bağda tarlada vs doğasına uygun besleyenlere lafım yok ama sırf kendi yalnızlık duygusunu tatmin etmek için hayvanı çok afedersin sik kadar bir apartman dairesine hapsedenlere ben uyuz oluyorum.

Müthiş canlılar, mucizevi bir karsiliksiz sevgileri var ve bu ozellikleri bunu bilen insanlar tarafından somuruluyor.
  • makbur  (24.05.24 21:13:04) 
Nötr. Herhangi bir aksesuarı varmış gibi düşünürüm.


  • doharkoman  (24.05.24 21:14:25) 
Köpeğin cinsi, diğer bilgilerden daha önemli.


  • nawar  (24.05.24 21:16:54) 
Valla ben bir şey düşünmezdim taa ki tüm binanın 1+1 dairelerden oluştuğu apartmanda 2 köpek besleyen komşu mu görene kadar. Hayvanlar için çok üzülmüştüm. Bir çeşit bencillik geliyor. Köpekler kapıdan çıkar çıkmaz farklı bir hayvana dönüşüyor.


  • Amaranta ursula  (24.05.24 22:17:03) 
Sahiplenmiş mi yoksa para verip mi almış bu konudaki tek kriterim budur. Köpek sahiplenmis biri olarak para verip cins köpek peşinde koşan insanlarla arama mesafe koyarım.


  • mirty  (25.05.24 00:01:52) 
apartman dairesinde besleyen ex gf geldi aklına.

ben ona göre çok daha alt seviyedeyim ama cringe geliyor bana. davul değilseniz, denginiz düğünde figür olmak değil. eksi yi veriyorum orada ben. mantığım böyle çalışıyoe
  • baldan kaymak  (25.05.24 00:03:32) 
çelik gibi bir iradesi olduğunu düşünüyorum. köpek bakmak güçlü irade ve disiplin gerektiriyor, saygı duyuyorum.


  • zararsızamip  (25.05.24 12:26:37) 
@diyecevaplandı +1

bir de köpeğine oğlum/kızım diyorsa kaçarım.
  • WithWorth  (25.05.24 12:47:44) 
[]

Sokak köpekleri konusunda kimin ne çıkarı var?

Sokak köpekleriyle ilgili son günlerde iyice artan bir tartışma var.
Konu hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, onu yazınca tartışma çıkıyor. Twitter'da yapalım bu tartışmaları :)

Bu konudan kimin çıkarı var? Hangi karar verilirse veya verilmezse kim nasıl para kazanıyor?
Tartışma öyle bir hal aldı ki arkasında başka bir konu olduğu belli ama ne olduğunu anlayamıyorum. Siz biliyor musunuz?

 
Mama lobisi var diyorlardı.

Yani sokakta köpek kalamzsa onları beslemek için mama alınmayacak bundan kazananlar artık kazanmayacak.
  • jülsezar  (24.05.24 10:57:46) 
1.Rant
mama ve bağış lobisi ve oy potansiyeli.


2.Rant
ayrıca köpek dışkısı çok zararlı bir madde ve özellikle ilerleyen süreçte başıboş köpek sorunu yüzünden almanya regülasyonlar ile türkiye gıda ithalatına sınırlar koyacak. zaten bu amaçla bnd ve alman kaynaklı kuruluşlar bu konuyu destekliyor .

3.Rant
yıllık bazlı satılan kuduz aşısı miktarı ve ilerleyen süreçte covid benzeri solunum yolu ile bulaşan kuduz pandemisi uydurup tekrardan küresel ekonomik daralma ve büyüme yaratma
  • alp9900  (24.05.24 11:02:13) 
Ekonomik kısmını bilmiyorum ama mama lobisi vs toplayıp imha etme ihalesini alacak akp yandaşı gibi bir durumdur muhtemelen.

Siyasi açıdan ise bu konu özellikle Erbakan'ın ve YRP'nin üstünde durduğu bir konuydu. Mesela seçim öncesinde YRP'nin İstanbul belediye başkan adayı Mehmet Altınöz'ün bir röportajını izlemiştim, orada da belirtmişti sokak köpeklerinin toplanması ve imha edilmesi gerektiğini. Yani seçim sonrasında Erdoğan'ın bir anda bu konuya eğilmesinin sebebini YRP'ye mesaj olarak görüyorum ben. YRP sadece bu konuda değil bildiğiniz gibi aşı karşıtlığı, lgbt düşmanlığı gibi konularda da ekstrem fikirlere sahip. Önü alınmazsa bu konularda da daha büyük etkileri olabilir diye korkuyorum.
  • nundu  (24.05.24 11:03:40) 
1. Ben avukat olsam, sokak hayvanları aktivisti olur, böylelikle hayvanseverler arasında adımı duyururdum. Apartmanda hayvan yetiştirme konularında komşular çok davalık oluyorlar.

2. Ben veteriner olsam sokak hayvanları aktivisti olurdum. Ne kadar çok hayvan, o kadar çok iş.

3. Ben yem imalatçısı ve satıcısı olsam sokak hayvanı aktivisti olurdum. Sokaklarda besleme yapanları çok severdim.

4. Mama ve veteriner masrafı bağışçılığıyla geçinen fenomenleri unutmuşum :)

Konuya mizahi yaklaştım. Gerçekten gönül vermiş herkese saygım sonsuz.

En çok çıkarı olanı söylemeyi unutmuşum. Bunu aslında en başa büyük harflerle yazmak lazım. Şu an sokak hayvanlarını gündem yapmak asıl iki gündemi arka plana itmek içindir. Ekonominin çıkmazda olduğunu ve kaçak göçmenleri konuşmaktansa bu konunun konuşulması iyidir diye düşünenlerin çıkarı en baştadır elbette.

Yoksa sokak hayvanlarıyla ilgili hiçbir şey değişmeyecektir. Konu konuşulduğuyla tartışıldığıyla ve diğer iki konu unutulduğuyla kalacaktır.
  • Mirket  (24.05.24 11:09:19 ~ 11:27:37) 
mama lobisi zannedildiğinden çok daha korkunç güçlü. benim keşfete bi adam düşüyordu eli yüzü düzgün saçı sakalı nizami kesilmiş ama 30 yıllık leş bi arabaya binip "bakın arkadaşlar bu son param ama onu da simit alıp bu yavrucaklara veriyorum" diye duygu yapıyordu. ben de başta inanmıştım da sömürücü çıktılar. bir benzeri geçenlerde sokak köpeklerine mama toplicam diye 27 milyon mu ne toplamış. dışarda deli gibi kedi köpek mama toplayacam para atıncılar var onların sesi çıkıyor o kadar.

çok da bi şey olacağı yok da boş teneke misali 200 kişi birleşip twitter'da gündem yapıyor her boku
  • avatar is back  (24.05.24 11:11:34) 
aslında olayın sosyal medyada geçirilen süreyi arttırmakla çok ilişkisi olduğunu düşünüyorum. facebook belgeselini izlemişsinizdir, köpekler konusu da da benzer bir şekilde ateşlendi. evet tabii ki sorun yeterince ele alınmadığı için bazı ilçelerde ve bazı şehirlerde daha büyük ancak bu kutuplaşma, oluşturulan görseller vs sorunu olduğundan çok daha büyük ve korkunç algılatıyor insanlara. taraf oluyorlar, daha çok paylaşım yapıyorlar, her seferinde daha korkunç görseller paylaşıyorlar. ben en büyük kazananın twitter gibi sosyal medya hesapları ve yrp gibi gücünü göstermek isteyen küçük partiler olduğunu düşünüyorum.


  • red g  (24.05.24 11:39:42) 
büyük bir çıkar falan yok, sadece medya üzerinden belli dönemlerde belli konular abartılarak gündem değişikliği sağlanıyor. yaklaşan büyük olaylar için güzel bir altlık. bakın nasıl çözdük zaferi olur bu konu.


  • orpheus  (24.05.24 14:25:44) 
mama lobisi, bağış lobisi, etkileşim lobisi, hayvansever kadınları tavlama lobisi.

mama lobisini çokça yazmışlar zaten yukarıda.
bir de bağış toplayanlar var. sosyal medyada veya başka yollarla hayvanseverlerin duygularını kullanarak sokak hayvanlarına yardım ediyoruz diye para toplayanlar var.
etkileşim lobisi dediğim yine hayvanseverlerin beğenisini kazanmak ve bu sayede ünlü olmak isteyenler var. bu şekilde binlerce takipçi ve beğeni kazanıyorlar. bunu sadece kişi olarak düşünmemek lazım. bazı şirketler de bu şekilde sempati topluyorlar.
sonuncusu da malum. hayvanseverim ayağına hayvansever kadınlara yanaşan tipler var :)
  • benarrivo  (24.05.24 14:51:11 ~ 14:51:54) 
Hem belediyeler hem stklar mama üzerinden dünya kadar para kaldırıyor.

Stk ile alakası olmayan, instagram'da tiktok'ta falan saf insanların saf duygularıyla oynayan, yorumlarda bahsedilen dolandırıcılar da mevcut. Sonra gidip kendilerine ev araba alıyorlar enayi paralarıyla.

Ankara BŞB mama fabrikası açmıştı saçmalığa bakar mısınız. Şimdi de bu kadar köpeğe nasıl kıyacaksınız diye ağlıyorlar. E mama fabrikası açacak parayı kısırlaştırmaya, düzgün barınaklara harcasaydınız ya.

Toplatılması da birilerine rant olur kesin.

Üzgünüm keşke işler buraya gelmeseydi ama şu an bu kadar köpeğin mutlu mesut bakılması mümkün değil belediyeler işlerini savsakladığı için bu noktaya geldik.
  • chicha_v2  (24.05.24 15:06:53) 
alp9900 güzel açıklamış buna ek olarak sokak hayvanları sömürüsü kalitesiz şirketlerin sözde sosyal sorumluluk adı altında en ucuz pr yöntemlerinden biri.


  • doharkoman  (24.05.24 20:45:31) 
chp izmir bb 40 milyon tlye barınak yaptı hem de 2 sene öncenin parasıyla. 1500 köpeklik kapasiteli. deü'deki köpekler belki sığar. ortada bir rant var evet.

bence en çok sesi ve etkiyi kedici köpekçi malum kitle yapıyor
popülist siyasetin çekincesi de onlar.
üstelik en kalabalık 3 partide o kitleden mebzul miktarda insan var.

türkiyede 80 darbesinden sonra başlayan, 90larda fırına giren, 2000lerde iyice pişen şehirli ve yeni malum kitle tam da kedi köpek için kurşun atacak bir ruh halinde.
  • lambırcek  (24.05.24 21:41:45 ~ 21:42:30) 
Rant o kadar büyük ki yaz yaz bitmiyor. Bir diğer çıkar grubuda vurguncu dernekler. Bu hayvanlar üzerinden gerek toplumdan gerekse AB hibelerinden vurgunu vuruyorlar. Yetmedi bir de şimdi bu suistimali destekleyen Halktv, sözcü gibi yandaş provokatif medyalar var. Nasıl olsa kitlesi müsait ne versen yiyorlar.

Konu köpekler üzerinden tartışılıyor fakat sokaklarda sahipsiz hayvan olması bir sorun. Sokaklarda kedilerde olmamalı. Kuduz, bit pire riski bir tarafa kedi dışkısı toksoplazma içeriyor hani medyada ''kediye kafa tutan fare'' içerikli yayınlar var ya işte o fareler toksoplazmalı ve o farelerle temas eden kedilerde taşıyıcı daha sonra insana bulatırıyorlar halk sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun.
  • doharkoman  (24.05.24 22:12:00) 
en ufak yapılanı söylüyorum;
bir tane instagram, tiktok v.b. hesabı açıyorsun.
adını patili bilmem ne, can dostlarXX şeklinde sevimli bir hesap açıyorsun.
sonra besleme ve yaralı hayvanlar acındırma postları kasıp takipçi topluyorsun.
daha sonra canlı yayın açıp sözde veterinerlere ve mama firmalarına olan borçların için para topluyorsun.
gelen paranın bir kısmını gerçekten kopeklere harcıyorsun ama önemli kısmı sana kalıyor.
bingo artık tam zamanlı bir köpekçısın, bu iş üzerinden geçimini sağlıyor, işleri büyüttükçe araba hatta ev bile alıyorsun. en iş bilmeyeni estetik masraflarını buradan sağlıyor.

binlerce köpekçi dernek var, neden sizce bir kaç büyük derken altında toplanmak yerine her önüne gelen dernek açıyor düşündünüz mü?
  • nuisance2  (24.05.24 22:18:51 ~ 22:19:41) 
"Mama lobisi" iddiası komik. "Faiz grupları" gibi bir şey. Yani bu alanda ciddi dolandırıcılar var ama ulaşabildikleri kitle sandığınızdan çok daha küçük. Genelde varlıklı tiplere ulaştıkları için sosyal medyada biraz algı yönetimi ile vurgun yapıp gidiyorlar ama cidden öyle etkileri yok. Hisselerinden takip de edebilirsiniz.

Sokak köpeklerini kısırlaştırmak, yakalamak, uyutmak, barınakta toplamak gibi şeyler devletin ve belediyelerin işine gelmiyor. Çünkü şu kardeşinize yetkiyi verdikten sonra gördüğümüz etkiden dolayı ekonomik bir kriz içerisindeyiz. Harcama kalemlerini kısmaya çalışıyorlar. Bunlardan bir tanesi de sokak hayvanları konusu oldu.

Sokak hayvanları ülkede her zaman vardı ama konunun algı olarak değil, gerçek anlamda kontrolden çıkması başkanlık sistemi sonrasındaki son 7 yılın konusu. Yukarıda saydığım masrafların ve onlarda sırasında oluşacak sorunlar sebepli oy kaybının altına girmek istemiyorlar. O yüzden hayali hedefler yaratıp algıyı oraya kaydırıyorlar. 10 kişi barınak ya da belediye önünde protesto yaptı diye hükümet düşmez ama birilerinin istediği gibi on binlerce köpeği katledersen etkisi içeride ve dışarıda büyük olur.
  • nawar  (24.05.24 23:03:45) 
@nawar etkisi içeride ve dışarıda büyük olur demiş de,

İçeride büyük bir etki olmayacaktır. Çünkü sokaklarda hayvan istemeyen bir %80 var. Yapılan kamuoyu yoklaması ortada.

Dışarıda niye etkisi olsun. Birkaç Afrika ya da Güney Amerika ülkesini saymazsak diğer bütün ülkelerde farklı bir şey mi yapılıyor sanıyorsun. Hepsinde var sahiplenilmeyen hayvanın uyutulması ya da itlafı.
  • Mirket  (24.05.24 23:20:23) 
@mirket içeride "on binlerce köpeği toplayıp katledelim" diyen oran %80 değil. Emin olabilirsin. Belirli bir zeka seviyesinin üstündeki herkes farkındalık sahibi. Benim yaşadığım mahallede sokak köpekleri sorun olacak miktarda değil ama benim mahallem böyle diye ülkeyi de böyle sanacak değilim. İşte böyle sananlar var maalesef. Orası doğru. Yine de "nugget sevmek ile nuggetın nasıl yapıldığını izlemek" aynı şey değil. İnsanlar sorunun çözümü istiyor. Alternatifler sunuyor ya da sunamıyor o başka bir şey.

Evet farklı şey yapıyorlar. Avrupa ve ABD'de köpek ve kedi sorunu tabii ki kontrol ve itlaf ile çözüldü ama şu an başıboş köpek sayısı yurt genelinde yaklaşık 3 milyon olarak gözüküyor birkaç araştırmada. Sence sahipliyken bir şekilde sokakta kalan ve yakalandıktan sonra sahip bulunamayınca uyutulan köpek sayısı ne kadar o ülkelerde? Yani 1 ayda birkaç milyon köpeği katletmenin "Avrupa da yapıyor aynısını" seviyesinde olduğuna emin misin gerçekten? Tabii Avrupa ve ABD'nin yaptığı gibi hepsini yok edip fare ve haşere cennetine çevirmemeliyiz ülkeyi ama ekosisteme göre hesaplanacak şekilde (atıyorum) 500 bin köpeği bırakıp, onların da 3/4'ünü kısırlaştırırsan yine de çok kısa sürede 2,5 milyon gibi ciddi bir sayı yapıyor. Bir tek Çin'de o sayılar görülüyordu. Onlar da sadece Dünya ekonimisi oraya kaydığından beri sessiz kalınan konu.
  • nawar  (24.05.24 23:52:24) 
Katledelim diyen oran %80 demedim zaten de.
Başlık altında ilk cevabımda mevcur statikonun korunacağını yeni bir şey olmayacağını söyledim.
Ama varsaysak ki itlaf kararı alındı. Hani eli silahlı adamlar yollara indi, gördüğü hayvanı anında infaz ediyor şeklinde bir durum olmayacaksa (ki olsa saçma olur) bu durumda zaten bu işin yapılması öyle bir ya da birkaç ayda olabilecek bir şey değil.
Kısırlaştırma dediğimiz olay bir ameliyat. Birkaç gün önce Bir kanserli insan ameliyatı için bile beklenildiğine dair bir duyuru vardı. Bu ülkede bu kadar hayvanın kısırlaştırılması için gerekli paranın bulunabileceğine inanıyor musunuz gerçekten?
Varsayalım ki bulundu o para. Bu kısırlaştırma işi kaç yıl sürer. Bu arada mevcut üreme tüm hızıyla devam etmez mi? 20 yıl öncesini bilenler son 20 yılda popülasyonun artışını bir gözünün önüne getirsin. Bu sayı artışına hangi kısırlaştırma hızı yetişebilir?
Hani el kangren olur kola doğru yürür de kolu kesmemiz lazım dediklerinde yaa kol kesilir mi, vahşettir romantizmini anlayamıyorum. Sevgi kısmı tamam da matematiğini görmezden gelme lüksünü anlamlandıramıyorum.
  • Mirket  (25.05.24 00:20:31) 
Geçen twitter'da görmüştüm, 3 tane taşra belediyesi 40 milyon liralık mama ihalesi yapmış. TR'de binlerce belediye var, milyar liralık rant dönüyor. Ki yani bu sadece mama, barınak inşası, aşısı, veterineri derken kim bilir nasıl rakamlar çıkıyordur. Daha bunun bağış / dernek kısmı var falan filan.

Ama asıl sıkıntıyı kimse söylememiş. Yani 40 yaş üstü, çocuksuz bekar kadın pandemisi bu. Burada da çok dönüyor "çocuk yapılır mı yapılmaz mı" konusu falan filan da yapmayınca kafa gidiyor, böyle sorunlar ortaya çıkıyor işte. Çocuk yapmak kendi akıl sağlığına yapabileceğin en büyük yatırım. Kamu spotunu da sıkıştırayım araya.

Neyse, ben şahsen itlaf kararı çıkacağını da düşünüyorum (ihalesi/rantı olur, o da sorun çözmek için motivasyon), hatta bu konuda "single issue voter" kıvamına bile geldim, sorunu kim çözerse oyum ona.

"%80'in" ne düşündüğü de çok önemli değil. Yani ortada basit bi matematik var, kısırlaştırma / barınak feasible'ı geçtim viable bi seçenek bile değil. Sorunu çözeceksen elinde tek seçenek var, ya da sorunu çözmeyip böyle devam edersin, Hindistan olursun. Başka bi opsiyon yok.
  • plutongezegendegilmi  (25.05.24 00:24:49 ~ 11:51:24) 
istanbul belediyesi kendi b.kunu yiyen iti metrolarda vapurlarda maskot diye dolaştırdı.
evet boji!
millet ürkerek koltuğundan fırlayınca, "yer verdi" diye haber yaptılar. bu sitede bile buna aşkla bakanlar var. milletin dini hassasiyeti varmış(oy veren hdpliler nerede?), çocukların alerjisi varmış, parazit varmış filan hak getire.

chp üsküdar, sahipli köpeklere özel park yaptı sahilde. başıboş köpek giremiyor. sınıfsal...

ankara belediyesi "mama fabrikası" kurdu, mansur aynı esnada köpek krizine dikkat çekiyordu ekranlarda

akp belediyeleri zaten mama çuvalı dağıtıyor evlere :d

iyiplilerin köpek koruma timi var. alarm gelince arabayla intikal ediyorlar :d
topunun...

mama lafı zaten bi mesele. yem niye diyemiyoruz? insan mı bunlar

millet sokakta sahipli kedi köpek dolaştıramamalı. onlar da dışkılıyor yollara parklara. bahçesi olan baksın orada

vahşi türler sahibinin elinden alıp itlaf edilmeli

plutongezegendeğilminin bahsettiği pandemiyi isim vermeden yazdım, linççiler gelmedi mi
bahsettiği şeyin erkek versiyonları da var. hem de evli barklı çocuklu. bekarlık mutlak kriz sebebi değil.
tam bir psikolojik hastalık

nunduya göre bütün belediyeler chpde ama rantı akp paylaşacak. siyasi deha

uyutma ilacının ihalesi açılacaktır sadece. fakat o da açılmamalı. devlet fabrika kurmalı. sonsuza dek sürecek itlaf. belediyelerde personel de var para da var.

"1 ayda birkaç milyon köpeği katletmenin "Avrupa da yapıyor aynısını" seviyesinde olduğuna emin misin gerçekten?"
evet.

avrupa her işte örnek olmaktan çıkmalı. biz de akıl sahibiyiz.

"ama ekosisteme göre hesaplanacak şekilde..."
görüyorsunuz. kedi köpeği ekosistemin parçası zannedenler var. sıkıntı çok büyük. halka trt'den açık dersler verilmeli.

3 değil 10 milyon köpek var tahminlere göre. hindistandaki kişibaşına düşen oran'dan fazla.

itlaf kararı çıkmayacak!
belediyenin itlaf hakkı zaten var.
madde 13: tıbbî gerekçeler ve insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler dışında hayvanlar öldürülemez.

millet bunun farkında değil mesela. partiler niye işe koyulmuyor?'un tek bir sebebi var. geliyoruz ona da

niye "önlenemez" şart mesela? tehdit olması yetmiyor mu? kanun bile korkarak yazılmış. hayvanı tepemize çıkarıyor.

belediyenin veteriner kurulu diyecek ki bu bi tehdittir. bitti gitti.
hatta onu demesine de gerek yok

kocaeli valiliği, belediyeyi köpeklere müdahale etmesi konusunda uyardı. ama öyle yorarak konuştuğu bir metin paylaştı ki, sanki birinin kutsalı incinir diye çekiniyor

itlafı da bu gidişle maalesef yapamayacaklar. çünkü oy. millet bi uyansa

akıllandırıcı bir bela olarak bakıyorum meseleye
popülizmden, demokrasi şarlatanlığından tövbe eder belki millet

eksisozluk.com
  • lambırcek  (25.05.24 06:07:35 ~ 07:06:52) 
[]

Avrupa'da bankanın müşteriyi kovması neden?

Avrupa'da yaşayan insan bir sabah uyanıyor ve banka hesabı kapatılmış. Banka diyor ki "artık seninle çalışmak istemiyoruz". Banka bunu neden yapıyor?

Türkiye'deyse hesap açalım diye bankalar birbirini eziyor.

Avrupa'da neden böyle, Türkiye'de neden öyle?

 
avrupa'da kullanıcı ve hesap konularında bankacılıkta ciddi regülasyonlar var. arada bir de regülasyonları uyguladıklarını göstermek için belirli sayıda banka hesap açma talebini reddediyorlar, hesap kapatıyorlar, transferleri incelemeye alıp bloke atıyorlar.


  • avatar is back  (23.05.24 16:28:09) 
Türkiyede de eger hesabın bahis kumar işlerine bulaştıysa bizdeki bankalarda aynı şeyi yapıyor


  • limonlu eksi  (23.05.24 16:38:39) 
Yasadışı işlem şüphesi gibi değil de mesela şuradaki gibi durumlardan bahsediyorum.
Banka müşterisinin bankaya hiç masrafı yokmuş gibi geliyor bana. Ama yanıldığım veya anlayamadığım bir kısım var belli ki.

www.reddit.com
www.reddit.com
  • michael_knight  (23.05.24 16:40:47) 
türkiye gri listede. bu hafta listeden cikmamiz bekleniyordu, durum nedir su an bilmiyorum ama türkiye'de dogmak yetiyor yani riskli olarak degerlendirilmaye. dogmak ve/veya yasamak. diyelim türkiye'de dogdun ama hic yasamadin türkiye'de, vatandasligin da abd vatandasligi olsun, gene fark etmez, gene riskli degerlendiriliyorsun. yani türkiye'den hesabina para girmemis olsa dahi sadece dogdugun yer sebebiyle seni bir tehdit görüyorlar. gri listede kimler var? türkiye, irak, afganistan...

sebebine gelince fatih altayli'nin timur soykan ve murat agriel ile yaptigi söylesiyi izlemenizi öneririm.
  • alice in potatoland  (23.05.24 16:59:04 ~ 17:00:02) 
Abi yolladiklarinin ikisi de ing ikisi de Lüksemburg. Buradan anladigim ing ve Lüksemburg iliskisi olanlarda sıkıntı var.

Ben misal Fransa'da su ana kadar şu şekilde duydum;
Kisi cryptolar vs gibi şeylerde kullaniyor. Ondan sıkıntı olmus.
Kişi yurtdışı hesaplarla özellikle sıkıntılı ülkelerle çok girdi çıktı parasal işlemler yapiyorsa.

Onun dışında cost vs diyerek kapatilan bir şeye hiç denk gelmedim sosyal medyada.
Orada kesin dediğim gibi ing'nin belki Lüksemburg'tan çıkma vs bir şeyi varsadir ya da küçülme vs.
  • logisticsmanager  (23.05.24 17:02:33) 
@alice
listede afganistan ve 20 sene işgal görmüş yakasından bi türlü düşmedikleri düzeni kalmamış zavallı ırak yok. yalan söylemişler sana.
kaynak gösterdiklerin parayı trollükten örnekteki gibi yalandan ve kışkırtmadan kazanan tipler
üstelik bu derecede yabancı yaptırımların içten içe gönüllü destekçisi olmamak lazım.

zaten liste çıtırdan ideolojik. kara listede myanmar, iran, k.kore var. darbe hükümeti, ezeli nato düşmanı, nato düşmanı + komünist.
  • lambırcek  (23.05.24 17:37:39 ~ 17:43:38) 
Ya tamam Irak ve Afganistan yok ama Mozambik var, Niijerya var, Suriye var, Kenya var, Namibia var, Kameron, Burkina Faso, Yemen gibi şahane başka ülkeler var.
Şahanelikten bayılacağım.

  • alice in potatoland  (23.05.24 19:22:15) 
@alice felakat masalların bitmedi mi hala? bence de parantez açıp seni istisna saymalı. ne o öyle kara kara heriflerle bi arada saymak. onlar kokuyodur bi de eminim. avrupa ayıp ediyor.


  • lambırcek  (23.05.24 22:18:52 ~ 22:19:53) 
www.bloomberg.com
bitmedi felaket masallarım çünkü masal değil gerçekler. kaynak österdiklerimle bir husumetin varsa sorun sendedir.

  • alice in potatoland  (23.05.24 23:29:44) 
kriptopara işlerine baya karşılar. O yüzden olabilir. Devletler zorluyor.

Şöyle düşün, birkaç yıl önce Türkiye'de bankalarda döviz tutmak zordu şahsen beni sürekli taciz edip illa vadeliye geçirelim, KKM yapalım falan diyorlardı. Onun son noktası "madem dolar tutacaksın al paranı başka bankaya git" olabilirdi.
  • nhk ni youkosu  (24.05.24 00:15:21) 
Belirsiz ucuz açık bir soru daha. Avrupa'da yaşayan biri? Hangi avrupa ülkesi olduğu belli değil. Öncesi ve sonrası hakkında bir detay yok. Pek inandırıcı gelmedi. Ayrıca konunun Türkiye'nin gri listede olup olmaması ile alakası yok Türk vatandaşı gri listeden bağımsız olarak bir çok ülkede banka hesabı açabilir. Gri liste çok ciddiye alınacak bir durum değil bu iddia (saçma sapan ideolojik kanalların algı oyunu ne de olsa alıcısı var) Velev ki müşteri uygu bir profilde değildi baştan hesap açmazlardı zaten.

Gri listeye gelirsek bu liste dönem dönem değişir buradaki kriter ülke isimleri değil kategorizasyondur.
  • doharkoman  (24.05.24 00:24:09) 
alice aktardığın yalanı düzelten zaten benim. linke gerek yok biliyorum
bugün nasıl kandırılsam diye haber dinleyip karikatür kötüye dönüştürülen 2 ülkeyle (2si de 20 sene amerikan işgali görmüş tesadüfe bak) türkiyeyi yanyana getiren sensin. bu çarpık zihni üreten ve ekmeğine bakanlar da saydığın isimler. yazdığın ilk şey yalan ama hala vurgulu vurgulu gerçekleri konuştuğunu düşünüyorsun. hala ayıkmadın

  • lambırcek  (24.05.24 07:02:54 ~ 07:06:51) 
[]

Maçka Parkı - Küçük Çiftlik Parkı Konserleri Sesi

Küçük Çiftlik Parkı'ndaki konserlerin sesi Maçka Parkı'na ne kadar geliyor.
Ona yakın bir tarafa geçince mükemmel olmasa bile parktan da iyi kötü dinlenebiliyor mu konserler?



 
bok gibi geliyor kimin çaldığını bile anlayamıyorsun çoğu zaman


  • rentts  (17.05.24 21:02:02) 
parkın konser alanına yakın yanına oturup yayılınca güzel oluyor.

dinlemek için uygun değil de, arkaplanda çalınca, rastgelince güzel oluyor. mesela bahsettiğim noktada oturup demleniyordunuz, grup çıktı, güzel eşlikçi oluyor.
  • biseysorcaktim  (17.05.24 22:01:16) 
[]

Devlet ikinci telefona el koyacakmış

Sabah gazetesinde çıkmış bu haber. Gerçek olamaz. O kadarını yapmazlar.
Türkiye'ye girerken cebinde iki telefon varsa birini devlet alıyor. Depoya koyuyor. "Çıkarken alırsın" diyor.

www.sabah.com.tr

Sizce bunu yaparlar mı?

 
dusunelim.. vatandasin zararina mi? evet.. cevap basit o zaman, yaparlar.


  • gule gule  (16.05.24 17:47:26) 
"o kadarını yapmazlar"
bu sözün boşa çıktığını kim bilir kaç kere yaşadık son 22 yılda.
cevap: istedikten sonra her türlü yaparlar.
  • lazpalle  (16.05.24 17:49:26) 
Bavul ticareti ve yurt dışına çıkanlara verilen siparişlerin önüne geçiyor. Vergi yetmez, iç pazardaki satış oranını ve biraz da ona bağlı gelecek sözleşmeleri ile dolaylı vergileri düşürmeyelim diyor. Yani yurt dışına çıktın. Üstünde kendi telefonun, şirket telefonun ve bir de gizli kapaklı işleri için olan 3. telefon var. Yurda dönerken de kendine yeni bir telefon aldın. Vergisini ödüyorsun. Gümrükte de sorun yaşamıyorsun. Kendine aldığın telefonun yanında bir de birinin siparişini getirdin, o 5. telefon gümrükte kalıyor.

Komünist ülke gibi ona buna yasak getireceklerine ekonomiyi düzgün yönetseler bu tip ambargolara gerek kalmaz. Gerçi bizim ülke kobisi rekabete girip kaliteli ürünü uyguna satmak yerine rakiplerinin önünü kesmek istiyor hep. İyi ekonomi yönetimi yetmez, esnafın da ağzına biber sürmek lazım. Oradan kaçacak oy kaygısından dolayı da ses etmiyorlar. Hop, yine döndü her şey siyasete.

@gule gule halkın zararına değil. Halkın zararına olan iç piyasada yaptıkları zaten. Bu, halkın çıkarının engellenmesi.
  • nawar  (16.05.24 17:56:28 ~ 17:56:44) 
1. Bunu nasıl kontrol edecekler?
2. İkinci vatandaşlığı olan Türklere de yapabilecekler mi?
3. Zaten imei kaydı olayı var, yapmazsan kullanım kısıtlı. Hadi kayıtsız kullanım süresini azalt bari.
4. El koyup geri verme olayı çalışmaz. Bir de devlet sınıf öğretmeni mi oldu bizi telefonla yakalayınca ders bitimine kadar telefona el koyuyor. Bu ne yahu. Ne yapacaklarını şaşırdılar.

Bu arada yurtdışı kripto para borsalarını da Türklere yasaklatmaya çalışıyorlar galiba. Burayı avantajlı hale getirip akışına bırakmak yerine hep başkasını yasaklama mantığı çok ilginç ya.
  • nhk ni youkosu  (16.05.24 18:34:27) 
Öncelikle şurayı düzeltelim el koyma (müsadere) değil o, yurda girişine izin vermeme! Güzel bir gelişme hem yerli üretici korunacak hem vergi kaçağı azaltılacak bu kadar cari açığı olan bir ülkede kapsamı daha da genişletilmelidir. Vatandaşın ve ülkenin lehine bir uygulama. Özellikle vatandaşı yerli ürünlere daha fazla yönlendirmeliyiz.


  • doharkoman  (16.05.24 22:32:40 ~ 23:26:44) 
yaparlar niye yapmasınlar. 2 binlik kayıt ücretini 30 bin yaptılar bir günde. ekonomiyi biz bozduk ceremesini siz çekeceksiniz diyorlar.


  • paintov  (16.05.24 22:42:36) 
Yaparlar. Gördüğümüz üzere savunucusu her yerde var da buraya az bütçe vermişler ondan bir iki tane var. Bir de yeni yasayi getirirler eleştireni de operler öyle mis.

Benim de fikirlerim var; misal makam arabaları Türkiye'de üretilen egea olsun. Herkesin arabası olmasin, misal sarayin bütçesi ve diyanetin bütçesi sürekli artmasin ve bütçeyle yapamiyorlarsa yapmasinlar falan filan. Ama bunu yapamazlar çünkü halkın yarari var, ust yönetimi etkiliyor.
  • logisticsmanager  (17.05.24 09:36:23) 
[]

En komik ikili kim?

Yıllar önce Cenk-Erdem'di en komik ikili. Son 3-5 yıldır Kalt(Ozan Akyol - Erman Çağlar)
Bu durum değişti ve yeni bir ikili çıktı mı? Tahta oturmadıysa da tahtı zorlayanlar var mı?



 
iki tane kadın görüyorum instagramda falan shortslarını görüyorum. ünlülerle yayın yapıp gömüyorlar. bence gayet komikler.


  • buenosdias  (16.05.24 11:11:58 ~ 11:12:55) 
cem işçiler komikte fazlı polat değil ya


  • eja  (16.05.24 11:14:39) 
cem-fazlı
jiklet kızları (ben sevmem ama seviliyor nedense)

  • summerjam0306  (16.05.24 11:23:19) 
Pınar Fidan ve Seda Yüz.


  • ms brownstone  (16.05.24 13:15:50) 
cen kerdem ve kalt tadında ilk akla gelen pes(Pınar Fidan ve Seda Yüz)

çimen show güzel ama farklı bir tür bence.

kurcala vardı ama devam etmiyorlar galiba. nevzat can ünsal mezat şov çekiyor; sahneye çıkanlar dışında gelen konuklar bölümün kalitesini çok etkiliyor zamanla oturacak gibi.

bunlar dışında futbol sevmesem de underdog kanalının futbol bakanlığı ve diyojen programları çok zevkli.
  • late viper  (16.05.24 18:12:49) 
Cenk ve Erdem Bey'lere yetisemezler ama Fazla Merak Podcast ekibi de fena degil, YouTube'da varlar.


  • sertac akin  (16.05.24 18:59:16) 
[]

Rocky 4 filmindeki robotun Capitol'de olması

İnternette hiçbir kanıt bulamadım.

Hafızam bana diyor ki;
18 Eylül 1993 günü Capitol Alışveriş Merkezi'nin açılışında Rocky 4 filmindeki robot vardı. AVM yönetimi bu robotu satın almıştı ve birkaç yıl bu robot AVM'de kalmıştı.
Açılış günü Süleyman Demirel ile robot karşılıklı sohbet etmişlerdi.

Ama internette buna dair bir iz bulamadım.
Hayrına google'layan olur mu bu konuyu? Hatırlayan zaten yoktur di mi?

 
Rocky 4 filminde robot yoktu ki?


  • summerof69  (15.05.24 11:46:19) 
nasıl da kendinizden eminsiniz @summerof69

www.youtube.com

Edit: onu geç google'a rocky 4 robot scene yazsan bile bin tane foto var.
  • summerjam0306  (15.05.24 13:41:31 ~ 13:41:53) 
Sözlükteki başlıkta capitol diye aratınca 2006 tarihli bir entry var sizi doğrulayan.

eksisozluk.com
  • pispinti  (15.05.24 14:10:52) 
@pispinti çok teşekkürler. Hafızamdan şüphe etmeye başlamıştım.
Bu kadar büyük bir olayla ilgili internette hiç iz bulamayışım da şaşırtıcı. Kuzenime sorduğumda robotu hatırlıyor ama Rocky 4'teki robot olduğunu hatırlamıyordu.

  • michael_knight  (15.05.24 14:18:18) 
kara şimşek abi, 17sn lik sahneyi hatırlayamamışım, kusura bakma.

twitter'da da birisi bahsetmiş :

twitter.com
  • summerof69  (15.05.24 16:37:28) 
[]

Avrupa'ya döküman göndermek için hangi şirket?

Lüksemburg'a 15-20 dosya kağıdı döküman göndermem gerekiyor.
İnternetten baktığım fiyatlar sizce doğru mudur? Saçma göründü bana ama belki de böyledir bu iş.
- Ptt 175 TL
- UPS 3400 TL
- DHL 2000 TL

Siz nasıl gönderiyorsunuz? PTT'nin ne kadar süreceğine dair bir deneyiminiz var mı?
(Toplam ağırlığı 25 gram olan A4 boyutunda dosya kağıtları)

 
PTT ile "Turpex" servisini kullanarak gönderebilirsin. Biraz daha pahalı ama çok daha hızlı diyorlar. eksisozluk.com

Bir yakınım bana paket gönderirken o şube Turpex ile göndermiyormuş, düz takipli airmail ile gönderdi(15x10cm gibi kutu 250 lira tutmuştu, turpex olursa 750 falan tutacaktı galiba), İngiltere'ye girip bana ulaşması 1 ay sürdü. Tabii Türkiye'den çıkış mı uzun sürdü İngiltere'de gümrük işleri mi emin değilim ama normalde Aliexpress veya Almanya'dan DHL ile gelen şey 4-5 günde geliyor.

Ups ve DHL doğru olabilir, ben de bi baktığımda 50-60 dolar çıktığını hatırlıyorum.
  • nhk ni youkosu  (15.05.24 00:41:02 ~ 00:41:53) 
Fransa'dan Türkiye'ye düz posta ile yolladigim evraklar yaklaşık 3 haftada geliyor. Tahminen aynı mantıkla düz şekilde yollarsaniz 3 hafta 1 aya gelir anca.


  • logisticsmanager  (15.05.24 01:02:42) 
PTT 175 ama gideceginin garantisi yok bir de yavas.
UPS/DHL garantili, hizli ve pahali. 48 saatde teslim icin $80 verdigimi net hatirliyorum.

Onemli bir dokumansa asla PTT'yi kullanmam.
  • cooperr  (15.05.24 01:38:59) 
PTT


  • doharkoman  (15.05.24 02:12:03) 
@copper %100 doğru yazmış.

PTT ve turpex I de denedim biri 1 Ayda gitti , turpex daha pahalı olan 1.5 ay oldu kargo nerede olduğu belli değil , bıraktım aramayı.

Dhl 2 kez İtalya ücra köşesine yolladım max. 48 saat de ulaştı. Ama gerçekten pahalı.

Önemliyse DHL
  • coner  (15.05.24 13:05:02) 
Çok teşekkürler arkadaşlar.
DHL çağırdım eve.
Printer'dan bir çıktı almamı istedi. Çıktı aldım, bekliyorum kuryeyi.
  • michael_knight  (15.05.24 13:16:51) 
[]

Kiracıyı 55 günde evden çıkaran mahkeme

Normalde bu mahkemeler 2 yıla yakın sürüyor.
Bu nasıl 55 gün sürmüş?

www.medyatava.com

 
Linkte aldatan kocasını bombalayan bir ablamız var.


  • orangesandsea  (10.05.24 17:31:09) 
Ev sahibi yüksek ihtimal: ya bir siyasi, ya bir hakim/savcı veya bunların kıramayacağı bir tanıdığıdır. Başka türlü mümkün değil.

Selam verseniz, ilk davanın günü 1 yıldan başlıyor.

.
  • kartallar yuksek ucar  (10.05.24 17:53:05) 
Mahkeme süreçlerinin çok uzun olmasının en önemli sebebi ilk mahkeme bir karar verdikten sonra, kiracının istinaf mahkemesine başvurarak karara itiraz etmesi. dosya istinaf mahkemesine düşünce de sonucun açıklanması aylar, yıllar sürüyor ne yazık ki. Ama istinaf mahkemesine dosyayı taşıyabilmek için dava bedelinin 28.250 tl ve üstü olması lazım. Burada kiracı 1800 tl'ye oturuyormuş. Bu durumlarda yıllık kira bedeli baz alınıyormuş. Yıllık bedel de 28.250 tl altı olduğu için kiracı dosyayı istinafa taşıyamamış. İlk mahkemede ilk duruşmayı 55 gün sonrasına verdiği için, karar kesinleşmiş ve mesele kısa sürede hallolmuş.
Zaten artık bu tür mahkemeler eğer geçerli sebep varsa mümkün olduğunca erken sonuçlandırmaya çalışıyor. Ama iş istinafa gidiyorsa ayrı bir hikaye.

  • fobfilm  (10.05.24 18:14:32) 
Ev sahibi evinde oturmak istiyor, 9 Yıllık kiracı, rayiç değerinin çok altında kira ödüyor İtiraz istinaf yok normal bir süre.

Biriside mahkeme kararının siyasi bağlantılı olduğunu iddia etmiş (iddia mı iftira mı belli değil. İspat istesen ispatlayamaz kurumları karalamak bu kadar ucuz olmamalı keşke bazıları bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmasa!)
  • doharkoman  (10.05.24 19:55:31) 
Ben mahkeme siyasi bağlantıyla karar vermiştir demedim ama 55 günde ilk duruşmaya çıkmak hiç mümkün değil. Ankara'da, İstanbul'da bir tahliye davası açsanız min. 7-8 ay, ortalama 1 sene sonraya gün veriyorlar. 55 gün çok çok zor.

Bir tanıdığın İstanbul'da 2-3 sene önce açtığı davayı biliyorum, 6 ay sonraya gün vermişlerdi. Hakim gelmedi, ilk duruşmasına 13 ay sonra çıktı. Şu an daha da kilit mahkemeler.

55 gün sonra ilk duruşma için : ya bir torpil var, ya avukatı çok dişli ya da ev sahibi süper ballı bir insan...


.
  • kartallar yuksek ucar  (10.05.24 22:01:57) 
E o zaman bu su manaya gelmiyor mu? Kirayı düşük göster, ben oturcam de, pat diye adamı çıkar?


  • parka  (10.05.24 22:24:44) 
[]

Z kuşağıyla ilginç anılarınız var mı?

Z kuşağıyla yaşadığınız ilginç anılar var mı? Özellikle iş hayatında.

"Sevgilimle ayrıldığımız için çok kötü hissediyorum. Bu hafta işe gelemeyeceğim, anlayışın için şimdiden teşekkürler, pazartesi görüşmek üzere" diye email gelmiş işyeri sahibi bir arkadaşıma.
Bana çok garip geldi. Normal mi? Siz böyle yazabilir misiniz?

 
2 sene önce depoya bi çocuk almıştım, 3 gün işe geldi, 4.gün whataspptan yazdı "abi hayat boş, sikmişim işini de gücünü de, hakkını helal et, kral adamsın" diye :D kızamadım bile kahkaha attım. inşallah güzel bi yere gelmiştir, zehir gibiydi zaten.


  • numlock  (08.05.24 13:21:10) 
Aşırı yoğun bi tempoda çalışıyoruz, ortalık yangın yeri, hiçbir şey tamamlanmamış ve ertesi güne, projedeki en önemli toplantıya sunum hazırlıyoruz ve belli ki sabahlayacağız ancak yetişecek. Aşırı sakinlikle 'bu akşam benlik bir şey var mı sevgilimle program yaptım' dedi.


  • amelie poulain  (08.05.24 13:30:15) 
@amelie poulain aslında öyle olmak lazım ya, aşırı yoğun tempoda çalışmak normal değil aslında, keşke ben de öyle söyleyebilsem özeniyorum o tarz insanlara

not: y kuşağı spor
  • jülsezar  (08.05.24 13:36:36) 
@jülsezar evet ama bu her gün olan bir şey değil, her projede olan bir şey de değil. arada denk geliyor ve hepimiz orda çalışıyoruz yani :))


  • amelie poulain  (08.05.24 13:44:46) 
Intern olarak bir çocuğu almıştık işe, ben veriyordum işlerini, bir şey olduğunda da bana söylüyordu. Daha o zaman 1-2 aylıktı, yine bir gün bir iş verdim; o datayı hazırlayacak, yönlendirmesini ekiplere ben yapıcam analizlerle birlikte. Neyse datayı 1-2 kez yaptı, sonrasında "bunu sen yapabilirsin, bak göstereyim sana, bundan sonra datayı da sen hazırla." diye bana iş buyurmaya kalktı. xD iş yapmak istemiyorlar yani, direkt ceo olarak başlamak istiyorlar..

Başka bir şirkette de yine bir başkası (ki o apayrı bir case'di) bizim VP'ye sunumlar yapıyorduk düzenli. O sunumlarda da her hafta datalarının hazırlanması, sunuma eklenmesi ve ekiplere önden gönderilmesi lazım. Bizim VP de eli maşalı, aşırı sert bir kadın, title olarak da aşırı güçlü. Herkes korkuyor kadından filan. Bu çocuk sunumdan 5 dk önce VP'nin odasına dalıp (ki müdür altının o odaya girmesini istemiyordu kadın) "sunumu iptal edelim ben hazırlayamadım" derdi... Çocuğun tek işi de buydu. :)
  • mor oje  (08.05.24 13:47:34 ~ 13:59:07) 
hastayım vs diyip yalan sıkmasından daha samimi geldi bana :D

ben 96lıyım, kimi kaynaklara göre y; kimi kaynaklara göre z kuşağı kabul ediliyor. O yüzden çok abartı sorumsuzluk içermediği sürece twitter'da, sözlük'te vs "Bakın Z kuşağı ne dedi!!!" tarzı yazılar çok da tuhaf gelmiyor bana ahaha

Ha ama aşırı sorumsuz içeren tutumlar bence zaten kuşaktan bağımsız herkeste var da, yaşı büyük olup bu derece sorumsuz olanlar zaten iş hayatından ayrıştığı için onlarla muhatap olmuyorsunuz.

Z kuşağı mail atmayı beceremiyor diye bir isyan var mesela ki bazı örnekleri cidden feci. Ama mail atma dersi diye bir ders yok, bu nesil de doğduklarından beri teknolojinin içinde chatleşerek büyüyorlar. Ben ilkokuldayken mektup nasıl yazılır öğrendim ki hayatımda mektup yazmışlığım yok ama sanmıyorum ki 2000 sonrası doğan nesil bunları öğrensin yani. Insta dm'den nasıl chatleşiyorsa onun için internetten biriyle iletişime geçme yöntemi o. Doğrusunu oturup anlatsan anlamayacaklarını, direneceklerini de sanmıyorum çoğunun.

Şu ana kadar profesyonel hayatta benden küçük biriyle aynı ortamda bulunmadım maalesef, çalıştığım tüm kurumlarda en küçük bendim, o yüzden Z kuşağı anım yok ama arada fakülteden öğrenciler geliyor merak ettiklerini soruyorlar, çalışmaları izlemek istiyorlar. 2004'lü falandır yani ortalama, hepsi çok aklı başında konuşup kendilerini düzgün ifade eden çalışkan çocuklar. Bir tersliklerini görmedim
  • nundu  (08.05.24 13:55:33) 
Fabrikada bir stajyer vardı. Mühendislik öğrencisi. Günlerce not aldı. Ben de çok sade öğretme taraftarıyım. Çocuğa her gün aynı temel bilgiyi söylüyorum. Stajın son günü söylediğim şeyi sordum. Bilmiyorum dedi. :D

Bir de iki üniversite hazırlık öğrencisi gelmişti. Sevgili olup işi bırakmışlar.
  • dissendium  (08.05.24 14:26:33) 
Öğrencilerim has öz hakiki z kuşağı. Bir kız öğrencim yanıma geldi dersten sonra hocam dedi geçen hafta dersinize gelemedim çünkü regl olmuştum ve çok ağrım vardı ondan, yok yazmasanız olur mu? Çok açık sözlü geliyorlar bana bu kadar info gereksiz geliyor.


  • buzbebek  (08.05.24 14:28:33) 
Bizim departmanda her birimiz donusumlu olarak ayda bir, bir kisi cumartesi de calisilirdi. Is yuku cok hafif olurdu, 2-3 telefon mail cevaplardin, koca ofiste tek basinasin, yonetici yok kimse yok, al cayini, kahveni excelde, sirket programinda hafif tempoda calis, kafani dinle iste kebap. Neyse bu Z kusagi arkadas kaldi ilk cumartesinde, sonraki hafta internet log raporlarina bakilmis, bir suru sitede surf yapmis, gunduz maclarini izlemis saatlerce falan:) O sirada selcuksports'un benzeri videostream diye bir yer vardi eksisozluk.com Paso ordan mac izlemis adam:) Patron cildirdi tabi, sen nasil pervasizca ofiste saatlerce mac izlersin falan direk kovuldu.

Bir seferinde de patron sirketinde calisiyordum. Patron otoriter ve zor bir adam. Gun icinde patron bu Z kusagina bir is vermis yap diye, olanlardan habersiz yonetici de baska bir is vermis bizim elemana. Bu gitmis patronun verdigi isi ikinci plana atip, yapmaya baslamamis bile, yoneticinin verdigi ise oncelik vermis:) Patron da "lan sen beni kaale almiyon mu, biz burda bilmemne basi miyiz" diye epey bagirip, cagirmisti:) Patron sirketinde patronun bir dedigi 2 yapilmaz, yonetici falan senin gibi maasli calisandir.
  • freedonia  (08.05.24 15:53:40 ~ 15:57:43) 
bir önceki iş yerimde yetiştirilmek üzere üniversite mezunu bir kız alınmıştı , benim yanıma oturttular iş öğrenmesi için . her fırsatta instagramı açıp ekran kaydırıp duruyordu ben bir şey söylersem telefonu bırakıyor ilk boşlukta tekrar eline alıyordu . uzun tırnaklarından klavye tuşlarına zor basıyor günde en az 10 tane selfie çekiyordu.
bir de mail göndermesi gerektiğinde yanlış yazdığı kelimeleri hatırlamak bile istemiyorum . bunların dışında kız çok cici ve güzeldi . iş aralarında güzel sohbetlerimiz oldu

  • devilone  (08.05.24 17:04:42) 
ben bi grafikerle calisiyordum. uzaktan calistigimiz bir donem. sabah gunluk toplantimizi yaptik. her zaman oldugu gibi gec kaldi :)

sevecegi bir is verdim. super dedi ben bunu hallederim hemen. 2 saat sonra gonderiyorum dosyayi.

4-5 saat gecti, bunaltmakta istemiyorum. dayanamadim sordum, durum ne diye.

abi kusura bakma diziye dalmisim dedi :D

o gun 2 saatlik isi gece 12 de anca bitirebildik
  • foster  (08.05.24 17:24:08) 
[]

Faydalı bir eğitim aldınız mı?

Birkaç saat veya birkaç günde verilen eğitimlerden bahsediyorum.
Böyle bir eğitim aldınız mı? Çok faydalı veya çok faydasız mıydı?



 
Kısa eğitim olarak çeşitli seminerlere katılmıştım ama bir faydasını göremedim. CV'ye yazmıyorum. Etkisini gördüğüm eğitimler uzun süreliydi. En az iki ay.

Ekleme: Bir de Boğaziçi görünce aklıma geldi. Eğitim alacaksanız parayı basıp iyi üniversitelerden almaya çalışın. Boğaziçi, İTÜ gibi. İleride bütçe ayırabilirsem Boğaziçi'den almak istediğim bir eğitim var.
  • dissendium  (07.05.24 14:58:07 ~ 15:05:00) 
datacamp.bogazici.edu.tr

iki gun cok iyi yukleme olmustu.
  • gule gule  (07.05.24 14:59:23) 
ileri düzey excel eğitimine katılmıştım, çok faydasını gördüm. o eğitim olmadan kendim araştırarak, video izleyerek de öğrenir miyim? belki evet ama uzun zaman alabilirdi.
onun dışında 1-2 günlük çok eğitime katıldım, birçoğunun kalıcı bir faydasını görmedim. bir tek segem sertifikası almak için katıldığım eğitim dolu doluydu. diğerleri çer çöp

  • mustafakesekci  (07.05.24 16:59:51) 
Yöneticilik programında bir eğitim aldim (uygulamalı bir egitimdi, ekip yönetimi icin) kendim hakkında çok şey öğrendim. Üzerinden bir sene geçti hala aklımda.

Onun dışında etkili sunum eğitimi de çok iyiydi Amerika'dan bir danışman tarafından verildi.

Bir de insights egitimi almistim. Onda garip olan insights sonuçları yesil/sari/kirmizi giderken 20 kisilik ekipte beni yüzde 70 kırmızı yüzde 40 sarı koydular kimse yeşil, mavi demedi :)

Design thinking eğitimi de aldım. Acayip güzeldi, iki gün boyunca sıfırdan bir ürün dizayn edip bütün design thinking metodlarini kullandık. Su an bile beyin firtinasi yaparken kullanıyorum hatta Amerika'daki ekipten randevu Alip "şöyle bir şey var, hangi metodlari kullanayim" diyorum.

Vallaha soru sayesinde son bir senede çok güzel egitimler aldığımı gördüm.

En kötüsüyse COVID dönemi olan genç lider programiydi. Normalde Avrupa'da hep beraber bulusup vs oluyor ama olmadi patladi. Hep onlinedi sunumlar falan kesinlikle aynı etki değildi. Oradan hiçbir şey hatırlamıyorum eğitim olarak misal.

Bir de filipinlilerle nasıl calisilir eğitimi almistim, kadının "bunlar her şeye pozitif yaklasir her şeyi yapariz der yapamayacak olsa bile" demesi hala aklımda. Harbiden oyleler :)
  • logisticsmanager  (07.05.24 17:53:49) 
ben 3 aylık dikiş eğitimi aldım. kendi pijamımı, 2 parçalı eteğimi, yatak yüzümü, perdemi daha birçok şeyimi dikebiliyorum. ayrıca kumaş alırken, elbise seçerken dokusundan kalitesini anlayabiliyorum.

2 senelik enstrüman eğitimi aldım maalesef solfej okuyamıyorum ama belli başlı parçaları çalabiliyorum. üzerine gitsem daha iyi olurum ama buna sıra gelmiyor çünkü dikiş tüm vaktimi alıyor.
  • geveze yazar  (07.05.24 18:54:36 ~ 18:55:59) 
Almanya’da liderlik eğitimine katıldım. Aldığım en iyi eğitimlerden. Beni gerçek anlamda değiştirdi.


  • gabe h coud  (07.05.24 20:21:44) 
Merhaba, mesleki eğitimler yıllar içinde çok faydalandıklarım oldu.
Şahsım adına aldığım en iyi eğitim, Şiddetsiz İletişim eğitimleriydi. Herkese öneririm. Kendime, hayata bakış açım inanılmaz değişti ve gelişti.

  • from where i ride  (08.05.24 11:12:03) 
Cevaplar hep mesleki eğitimlerden geldi ama sorarken benim aklımda daha çok nefes eğitim, özşefkat, yoga, hızlı okuma vs. gibi konular vardı.


  • michael_knight  (08.05.24 11:17:17) 
[]

Discord nedir?

Discord nedir?
Neden tercih ediliyor? Sahibi kim?



 
Eski forumların uygulamalı(App) hali gibi düşün.

Sesli, görüntülü görüşmeye de izin veriyor. Genelde oyun oynayanlar onun üzerinden yayın veya paylaşım yapardı ama bizim arkadaş grubumuzun discord serverı da var mesela. WhatsApp veya telegram göre daha düzenli, tablı(başlıklı) sekmeler açabiliyorsun. Bence cidden yeni nesil forum bu işte :D
  • nhk ni youkosu  (03.05.24 13:24:21) 
Twitch'in yan ürünü olarak ortaya çikti. Twitch'deki chat'in farkli bir versiyonuna da sahip. Ayrica Telegram gibi yazip konusabiliyorsun private olarak.


  • Yourcousinmarvinberry  (03.05.24 13:25:20) 
Arkadaş grubuyla iletişimde kalabilmenin en kolay ve iyi yolu.

Sunduğu özellikleri (bütün server üyelerine görünür, sürekli açık voice channel, ekran paylaşımı vs.) Discord kadar iyi sunan başka bir uygulama benim bildiğim pek yok.

Birisini aramaya üşenen ve çok da sosyal olmayan bir insan olarak, arkadaşlarımın server'da hali hazırda zaten konuşuyor olduğunu görünce direk bağlanıp 15-20 dk. sohbet edip daha sonra istediğin zaman çıkmak kadar sosyal olarak tatmin edici bir şey yok.

Sahibini tanımıyorum.
  • king lizard  (03.05.24 13:35:48 ~ 13:39:21) 
Arkadaşlar gerçekten aptala anlatır gibi anlatabilir misiniz?
Sadece özel server'lara bağlanarak mı çalışıyor yoksa Whatsapp gibi merkezi bir yere de bağlanıyor mu yoksa ikisi birden mi?
Gizlilik sağlamak için Whatsapp ve Telegram'a göre bir avantajı var mı?

Yapay zeka tool'larından bazılarını kullanabilmek için girmek zorunda kalıyorum ama hiçbir şey anlamıyorum.
  • michael_knight  (03.05.24 13:35:51) 
Kurulan server'ları adı server ama aslında kendi altyapını kurmuyorsun tabii ki hepsi Discord'un kendi altyapısında, Discord'a bağlı.

O yüzden Whatsapp ve Telegram'a göre gizlilik sağlamak için bir avantajı olduğunu sanmıyorum.
  • king lizard  (03.05.24 13:49:03) 
elinizde 3 kişilik, 500 kişilik ve 100 bin kişilik 3 grup/topluluk var diyelim. bu 3 gruba da aynı anda hizmet verebilen(yönetim veya katılımcı iki taraflı da) bir uygulama olduğu için kullanılıyor.

istediğiniz gibi özelleştirebiliyorsunuz, yönetebiliyorsunuz ve arayüzü de çok kolay. serverlar @king lizard'in dedigi gibi.
  • gule gule  (03.05.24 14:01:54) 
bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri teknik olarak başarılı olması. tüm platformlarda ve web'de iyi şekilde kullanılıyor.

gizlilik konusunda bir iddiası olduğunu sanmıyorum, varsa bile mesnetsizdir ve o amaçla kullanılamaz.

kendisi aynı zamanda kahvehane gibi. server'ları kahvehane, içindeki odaları da masa gibi düşünün. istediğin kahveye gidip istediğin masaya oturabiliyorsun.

özelleştirme oranı yüksek. hem ücretli hem ücretsiz seçeneklerle kullanılıyor.

biz evden çalışıyoruz ve iletişim, dosya paylaşımı, başka araçlarla entegrasyon, geçmiş konuşmalarda arama, video görüşme, ekran paylaşımı gibi amaçlar ile hem slack hem zoom kullanıyoruz.

discord bu işleri iyi yapıyor. o yüzden aramızda "slack ve zoom'a para ödemekten vazgeçip, bedava discord'a mı geçsek" tartışması oldu. bedavasında bazı özellikler kapalı, paralısına geçersek bile daha az ödemiş oluruz şeklinde konuşuldu.

kendine ait bir sunucuya kuramıyorsun. yani data'n onlarda.
hatta oluşan datayı satmak ve özel amaçlar için kullanmak konusunda cömertler bildiğim kadarıyla.
  • biseysorcaktim  (03.05.24 14:12:52) 
Biz çok bir özelliğini kullanmıyoruz, en basit olarak server oluşturmayı whatsapp grubu kurmak gibi düşünün bu serverların içerisinde sürekli aktif olan ses kanalları var buraya bağlandığınızda (bağlanmak derken tek tıkla oluyor bu) o an orada olan diğer kişilerle doğrudan konuşmaya başlayabiliyorsunuz, arama kapama çaldırma vesaire yok. Bununla birlikte aynı ekranda yazışma paneli de bulunuyor. Ortak kanaldan müzik vs dinletme, ekran görüntüsü üzerinden yayın açma gibi özellikleri de var.

Ses çözünürlüğü skype gibi muadillere göre daha tatmin edici. Oyun oynarken kullanıyoruz. Başka topluluklarla bir ilişkimiz yok, sadece grup içi iletişim.

Güvenlik konusunu da düşünmedik hiç bu sebeple. Ekstra bir güvenlik sunduğunu sanmıyorum +1
  • akhenaten  (03.05.24 14:22:20 ~ 14:24:58) 
belirli bir amaç için öğrenci grubu vs kullanılabilir ama burası güvenli bir platform değil, bilmediğiniz her sunucuya dahil olmanızı ya da kişisel bilgilerinizi bu platformda çok fazla sunmanızı tavsiye etmem.


  • titanic kemancısı  (03.05.24 14:24:52) 
Eskiden teamspeak vardı, oyunun içerisinde teamspeak ile oyuncular birbiri ile konuşabilirdi. Teamspeak bazı yönlerden yetmediği (arkadaşının oyununu izlemeyediğin, karşılıklı oynayamadığın vs.) için discord geliştirildi diyebiliriz. Discordun çıkış mantığı budur. Gerçek amacı ise; oyun içerisinde sesli sohbet ortamı yaratmasıdır. Misal bu özellikler bugün PS5' e bile entegredir.

Mesajlaşma sistemi merkezidir. Yazdığın yaptığın herşey discord sunucularında saklanır.
  • krtkartal  (03.05.24 19:18:26) 
[]

Sosyal medya paylaşma linkinde kullanıcı adı yazıyor mu?

Tiktok'ta bir videoyu "paylaş" diyerek linki kopyalarsam gönderdiğim kişide benim kullanıcı adım yazıyor.
"michael_knight paylaştı" gibi bir şey yazıyor.

Benzer durum sık kullandığımız diğer sosyal medyalarda da var mı? Twitter, YouTube, instagram, Facebook, Spotify vs.
Tiktok'ta kullanıcı adımı belli etmeden paylaşmam mümkün mü?

 
[]

Pasaport yenilemek ne kadar sürüyor?

Pasaportumu yenilemem gerekiyor. Ama bir yandan da pasaportla yapmam gereken işlemler var yakın zamanda o yüzden ne kadar süreceğini merak ediyorum.

- İstanbul'da son zamanlarda pasaport yenileyen oldu mu, kaç gün sürdü?
- Yeni doğan oğluma 15-20 gün önce ilk pasaportunu çıkarttırmıştım ve 5-6 gün sürmüştü, benim pasaportumun yenilenmesi de aynı süre midir?

 
maks 10 gün


  • numlock  (28.04.24 20:10:31) 
yenileme diye bir olay yok sıfırdan pasaport başvurusu yapıyorsunuz her halükarda. sonra da ankaradan postayla geliyor. bu ara randevu sıkıntısı yok hemen tamamlarsını başvuruyu. bir ay önce benimki 3 günde geldi. geçen hafta arkadaşınki ertesi gün ulaştı. ikisi de istanbul. yolda kaybolma gibi ekstrem bir olay yaşanmadığı sürece 1 haftayı geçmez.


  • kanatlı kontun müşfik öpücüğü  (28.04.24 20:51:36) 
- İstanbul'da son zamanlarda pasaport yenileyen oldu mu, kaç gün sürdü?
+ İkinci pasaport başvurusunu 22 Mart Cuma yaptım, 25 Mart günü gelmişti.

@kanatlı kontun müşfik öpücüğü -- +1
  • put it in your appropriate place  (28.04.24 22:21:23) 
eskisini iptal ettirmenize gerek yok bu arada. ikinci pasaport olarak yasvuru yapacagim deyip nedeninizi sundugunuzda ikinci pasaportu alabiliyorsunuz, ilki de sizde kaliyor.


  • sanal uyku  (29.04.24 01:13:54) 
Merak eden olursa bilgi olsun;
29 Nisan'da başvurdum.
30 Nisan'da postaya verdiler ve Posta Takip Kodu verilmişti.
3 Mayıs sabahı ilçenin PTT'sine geldi.
6 Mayıs'ta getirdi görevli.

Yani pasaport çok hızlı hazırlandı, PTT biraz uzun sürdü ama toplamda yine de 7 gün.
  • michael_knight  (13.05.24 12:08:01) 
[]

Aşırı zenginler hangi ürünleri kullanıyor?

Jeff Bezos, Ali Koç kadar varlıklı zenginlerden bahsediyorum, hangi günlük ürünleri kullanıyorlar?
Diş macunu Colgate, el sabunu Dove değil herhalde Ali Koç'un.

Bizim asla adını duymadığımız çok özel markalar var mı bu insanlar için yoksa Macro Center'da satılan en iyi ürün neyse onu mu kullanıyorlar?

Diş macunu, tuvalet kağıdı, sabun, gazoz, parfüm, şampuan, deodorant ve bunun gibi aklıma gelmeyen ürünler.

 
gizemli urunler kullandıklarını sanmıyorum. ya marketteki ürünlerden yada channel, gucci gibi pahalı ama bilinen şeyleri kullanıyorlardır. zira bu ürünleri aramak, keşfetmek ciddi emek ve zaman gerektirir. dünya kadar işlerinin arasında bunları araştıracaklarını sanmıyorum.


  • buenosdias  (24.04.24 17:39:09) 
www.vice.com

bunu ornek olarak verdim, bu tarz bir suru baska butik, luks urun/marka var. adini bile duymadigimiz daha da luks urunler elbette ki vardir. colgate de kullanan zengin vardir illa ki ama cogunlugu luks marka kullaniyordur diye dusunuyorum. bu urunleri aramak, kesfetmek icin ciddi zaman harcamalik bir durum yok cunku sadece zenginleri hedef alan pazarlamacilar var onlara ulasan.
  • hot potato  (24.04.24 18:06:52 ~ 18:07:58) 
Ozel kozmetikciler var kisiye gore urun uretiyor


  • duyurukullanıcısı  (24.04.24 19:50:24) 
  • foucauldian  (25.04.24 01:30:39) 
Bill gates casio saat kullanıp mcdonals'tan yiyor.


  • ferenc  (25.04.24 01:45:24) 
yani bezos kadar olmasa da çok çok zengin genç ve yaşlı sanayici tanıdıklarım var. normal senin benim kullandığımız ürünleri kullanıyorlar. sadece şimdi sen sorunca fark ettiğim parfüm konusunda daha farklı şeyler kullanıyorlar. ama öyle binlerce dolarlık parfümler değil, bulmuş kendine yakışan kokuyu sadece onu kullanıyor. hepsinin yadigarlık lüks saatleri var ama günlük yaşamda takmazlar pek.


  • numlock  (25.04.24 01:48:52) 
Birbirlerinden görerek markalar yayılıyor zaman harcamaya gerek yokx
Ali Koç’u bilemem de Rebul’un sıvı sabunu 700 lira mesela. Vakti zamanında bir çevrede iken sabun kolonya oda için koku çubukları vs hep aynı kokudan kullanırdım. Benim evdeki sabun Rebul ise onların bizim hiç bilmediğimiz markalardan seçimleri olabilir veya Dove alıp geçebilirler tabii hepsi aynı halt diye :)

  • cilekli pasta  (25.04.24 03:10:39) 
Aşırı zenginleri, dünya ile bağlarını koparmış, günde 20 saat çalışan uhrevi kişiler gibi görenler var. Ben de birkaç yıl önce aynı şeyi cep telefonu olarak merak edip sormuştum yani dünyadaki milyarderler, bizim beyaz yakalının borç harçla aldığı son model akıllı telefonlarla aynı şeyi mi kullanıyor diye; o zaman da yok zenginler çok takmıyor, tuşlu telefon kullanıyorlar vs diyen vardı. Yani böyle takılan zenginler de vardır da gösteriş hastası petrol zenginleri falan da var bu dünyada. Bence kesin altın kaplama klozet tadında gereksiz lüks tüketim günlük eşyaları vardır.

Bi ara ekşide Beymen'deki metal bir kürdanla ilgili başlık açılmıştı, tek kürdan bilmem kaç liraydı. Yani onun gibi şov amaçlı eşyalar vardır zenginlerde, hepsi tibet keşişi gibi maddi yüklerden arınmış sadece çalışarak yaşamıyor sonuçta :)
  • nundu  (25.04.24 09:31:02) 
Ben Ali Koç ile aynı tuvalet kağıdını kullandığıma inanmıyorum. (Selpak)


  • michael_knight  (25.04.24 09:53:34) 
[]

Maaş mı şirket sahibi olmak mı daha kazançlı?

Ayda 100 bin lira brüt maaş alan bir çalışanla ayda 100 bin lira kar eden bir şirket sahibini karşılaştırsak hangisinin cebine bir yılda daha fazla para girer?
Şirket sahibinin sadece yeteneği ve zamanını sattığını, herhangi bir malzeme masrafı olmadığını ve 10 bin lira iş yeri kirası ödediğini varsaysak.

Maaşı çalışanın aylık ortalama kazancı 65 bin lira oluyor. Şirket sahibi için nasıl bir tahmin yapabiliriz?
(Pek çok harcamasını masraf yazabilecek ama mesela muhasebeci parası, defter masrafı vs. ödeyecek)

 
Şirket sahibi olursanız, hukuki olarak işçi değilsiniz ve işveren olursunuz. Dolayısıyla bazı avantajlarınız olur, ancak örneğin SSK primi yerine BAĞKUR primi ödersiniz ve daha yüksektir. Ayrıca muhasebeci tutmanız ve her ay devlete vergisel konuları iletmeniz gerekir. Bu süreçte hata yaparsanız ceza ödersiniz vs. Yani işveren olmanız çok daha fazla efor ve risk içerir.

Tek müşteriniz olacaksa maaşlı devam edin. Birden fazla müşteriniz olursa zaten fatura düzenlemeniz gerekecek, ve işveren olmanız gerekecektir.
  • alfired  (22.04.24 12:51:31) 
Vergilerle ilgili kabaca bir fikir edinmek için sormuştum.
Maaşlı çalışanın eline 65 bin lira geçerken şirket sahibinin eline 80 bin lira mı geçecek mesela?

  • michael_knight  (22.04.24 12:53:51) 
Şirket şahıs şirketiyse gelir vergisi oranları ve dilimleri aynı şekilde. Avantaj olarak olarak yemek, benzin vb giderlerinizi vergiden düşebileceksiniz. Dezavantaj olarak muhasebeci ücreti, bağkur primi vb ücretler olacak. KDV konusundan bahsetmemişsiniz, eğer %20 KDV ile fatura kesip brüt 100 bin lira alacaksanız vergi matrahınız düşük olacağından ekstra avantaj olur. 100 bin net üzerine kdv kesecekseniz de o kdv'nin bir kısmını giderlerden dolayı ödemeyeceğiniz için yine ufak bir avantaj olur.

limited şirketse şu an %25 kurumlar vergisine tabi. giderlerinizi de yine düşeceksiniz vergiden. Dolayısıyla 80 bin gibi bir şeye gelecek. sanal ofis ücreti ödemeniz veya ofis olarak kullanabileceğiniz bir adresiniz olması gerekecek. Muhasebe ücreti biraz daha fazla olacak. Bir de ticaret odası aidati var. Ayrıca şirketten kendi hesabınıza para çekerken kar payı ödemesi olarak çekerseniz %15 stopaj var sanırım. Avans olarak çekerseniz yok vergi.

Her iki alternatif için ayrıntılı hesaplama yapmak gerekir ama gider gösterebileceğiniz giderlerinizin büyüklüğüne göre şirket daha avanajlı olur muhtemelen.

tabi diğer arkadaşların da ilettiği gibi kıdem tazminatı, işsizlik ödemesi vb gibi özlük haklarınız olmayacak, yıllık izin, resmi tatil izinleri gibi konular da müşterinizle sözleşmenizin konusu olacaktır.
  • perferil  (22.04.24 13:36:17) 
şirket sahibi olmak daha iyi. bankalarla anlasırsın calısanların promosyonuna cokersın :)


  • sizofren06  (22.04.24 13:45:45) 
100k maaşı brüt değil net olarak varsayarsak aynı karı elde etmek için en az 2 kat kazanç lazım. İşverenlerin sabit giderleri var, kira, stopaj, muhasebe vs vs. kar oranına göre cironuzun da en az 3-5 kat olması lazım. Özetle ayda 400-500k döndürebilecekseniz şirket açmak mantıklı.


  • kimlanbu  (22.04.24 14:28:06) 
123456  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.