[]

Açık profillerde yukarı sabitlenmiş story’leri izlediğimizde

Profil sahibi görebiliyor mu bizim izlediğimizi?
Normal story postunda görebiliyor tıklayıp kim izlemiş diye. O tamam
Benim dediğim sabitlenmiş hikayeler oluyor onları izlediğimizde çıkıyor mu adımız
İnstagram bu arada

 
Çıkmıyor.


  • nickini vermek istemeyen uye  (07.07.20 15:23:44) 
belki şu durumda çıkıyor olabilir, hikayeyi atıp hemen sabitlemiştir. 24 saat geçmediği için siz sabit hikayeleri izlerken o anda normal olan hikayesinide izlersiniz farketmeden. doğal olarak adınız çıkabilir.


  • kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili  (07.07.20 15:32:01) 
[]

Cs Go oynarken ekleyen karşı cins arkadaş

Merhaba arkadaşlar,

Son 1 haftadır nereden estiyse CS Go'ya dadandım. Aslında multi oynamak pek tarzım değildir. Bayağı eğlenceli gelmeye başladı, bir de şu hileciler olmasa.

Her neyse dün gece Deathmatch atıyordum. Elin birinde karşı takımdaki biriyle bayağı tatlı tatlı rekabet ederken buldum kendimi. Bir o vuruyor, bir ben. Oyunun deyimiyle birbirimizin azılı düşmanı olmuştuk. Böyle giderken bu arkadaş benim dikkatimi çekti, Steam profilini falan inceledim, profil resmine ve bilgilerine bakılırsa hoş bir Alman hanımefendi olduğunu gördüm, yalan değilse tabi ama yalan gibi de durmuyordu.

Her neyse maça devam ediyorduk ve 1 el daha attım, rekabetimiz hala devam ediyordu. Saat bayağı geç olduğu için el bitince çıktım ama hanımefendi de aklıma takıldı. Steam'den aradım ama bulamadım. Tekrardan aynı haritaya girdim ama onun olduğu maça atmamış sistem.

Tam yapacak bir şey yok artık kafasına girmişken bir de ne göreyim! Hanımefendi beni eklemiş. İkimizin kalbi de temizmiş. Gözlerime inanamadım. Biliyorum pek bir şey beklememek lazım ama onun beni eklemesiyle şok oldum. Çok tatlı bir anıydı.

Bu arada multici olmadığım için sadece 1 arkadaşım vardı Steam'de, okuldan samimi bir arkadaşımdı zaten o da ama onunla da iletişimi kesmiştim. İlk yabancı arkadaş olduğu için de yeri ayrı. Bir şey beklemiyorum ama yine de yükseldim. Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim.

 
Abi üstün açık kalmış demeye geldim ama sıcak zaten, normaldir açık kalması. Iyi oyunlar dilerim.


  • lionel andres  (07.07.20 15:12:17) 
Sanırım boşlukta olduğunuz bir dönemdesiniz. Dışarı çıkmak, gezip dolaşmak iyi gelecektir.


  • çıkın evimden  (07.07.20 15:14:29) 
online görünce davet at. birlikte oynayın sonra sohbet bir şekilde başlar ama illa sevgili olacaksınız diye bir durum yok. belki çok iyi anlaşacak iki gamer olursunuz.


  • kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili  (07.07.20 15:37:16) 
silkelen ve kendine gel.


  • AlsterWasser  (07.07.20 16:00:57) 
(bkz: güldü verecek sendromu)

Oyun hoşuna gitmiş, onun için eklemiş. Arada oynarsaniz belki diye.
  • j r r tolkien hayrani  (07.07.20 16:09:33) 
[]

bomboş

yaklaşık 3 haftadı calışmıyorum. yani işten cıkmadım ama proje bitti ve dinleniyoruz. açıkçası cok sıkılıyorum. sadece bir şeyler izleyip nette takılarak geçiyor zamanım. bazen de akşam köpeği yürüyüşe cıkarıyorum. sevgilimle yaşıyoruz ama o ofise gidiyor yani evde tekim. kitaba başlıyorum devam edemiyorum. arada resim çiziyorum hemen sıkılıyorum. normalde boş vaktimiz olsa keşke deriz ama olunca da böyle mal gibi geçiriyorum. kendime deger katacak bir şey yapmıyorum.

bu kadar sıkılınca da sıkıcı biri oldugumu düşünmeye başladım. sizin günleriniz nasıl geçiyor? ne yapsam?


 
Karantinada yeni yemekler ve kokteyller yapmayı öğrendim. Sporumu sıklaştırdım. Tavsiye ederim.


  • ruhen hastayim ben  (07.07.20 12:56:49) 
Çıkıp dolaşşana yahu, evde kalman gerekmez.


  • antihero  (07.07.20 14:46:28) 
ilgi alanınıza yönelin diyecektim ama neredeyse her yolu kapatmışsınız sıkılıyorum diyerek. kendinizi bir şey yapmak için zorlamamanız daha iyi olabilir en azından bu dönemlik. kendinize verdiğiniz değer ve yapılan iş/aktivite/görev vb. arasında bağ kurmanız benliğe değer konusunda biraz sağlıksız bir düşünce yapınız olduğunu gösteriyor. bunun üzerine yoğunlaşabilirsiniz.


  • çıkın evimden  (07.07.20 14:51:58) 
[]

Fuckbuddy ile mesafeyi korumak

Böyle bir şey mümkün mü? “Sana bayılıyorum sen de bana bayıl istiyorum” denmesi mesela? Ki bu tarz duygusal yaklaşımlar doğuracak hiçbir harekette bulunulmadı.

Edit: Daha önce de benzer bir şey olmuştu. Bu tarz durumlarda kendimi mahçup hissedip karşımdakini teselli etmek mecburiyetinde hissediyorum kendimi. Bu nasıl aşılır?


 
boyle bir muhabbet dönmeye başladıysa hayırlı olsun. Fuckbuddy müessesi böyle bişey değil.


  • foolrules  (07.07.20 12:47:29) 
türkiyede bu olay zor, taraflardan birinin gönlü kayıyor ya da karşısındaki insanı sahipleniyor

duyduğum gözlemlediğim kadarıyla bir kadının sadece seks yapmak isteyebileceği fikrini erkekler bilinç altında kabul edemiyor buna karşılık olarak bir takım jestler yapmaya hediye alarak kafadaki bu boşluğu doldurmaya çalışıyorlar ya da duygusal sözler vaatlerle çünkü sadece seks fikri kafada böyle normalleştiriliyor

bunu konuşmanın açık olmanın bir zararı yok, bu görüşmelerin sadece seks üzerine olduğu başka bir yöne gitmesini düşünmediğini söyleyebilirsin
  • freebird5406_2  (07.07.20 12:52:03 ~ 12:55:08) 
Bu cümle mesafeyi korumaz ki? Ben mi soruyu yanlış anladım. Fuckbuddy ile de romantik cümleler kurulabilir. Bence normal. Ama soruyu anlayamadım galiba


  • ikikerekac  (07.07.20 13:07:06) 
Sen bir şey hissetmiyorsan net ve azıcık sert olmak zorundasın. Hatta direkt ol. Duygusallastigi zaman yanında olma, arama sorma. Fuckbuddyligi surdurmen için gaddar ve merhametsiz olman lazım. Şeytan işi çünkü.


  • epistemic_regress  (07.07.20 13:42:36) 
Olayın gaddar ve merhametsiz olmakla da alakası yok. Düşman olmuyorsun karşı tarafla, mutualist bir ilişki içindesin.

Bu tür laflardan haz etmiyorsan ve tehlikeli sular gibi geliyorsa iki seçeneğin var. Diger arkadaşların dediği gibi açık açık olayın sadece seks ile sınırlı kalması gerektiğini, diğer durumda rahatsız hissettiğini ve bir daha bu tür konulara girmemesini istediğini söylersin. İkinci durumda da, yani bu tür şeylerin söylenmesiyle geri dönüşü olmayan yola girdiğini düşünüyorsan da uyarıdan ziyade direkt sonlandırdığını söyleyebilirsin.
  • j r r tolkien hayrani  (07.07.20 14:18:37) 
benzer durumla karşı karşıya kaldığımda yavaş yavaş iletişimi kesiyorum. işin sonu kötü bir yere çıkıyor.


  • scudman1  (07.07.20 14:40:18) 
tek çözüm açık bir şekilde konuşmak. oluru yoksa yol vermek.


  • çıkın evimden  (07.07.20 14:41:32) 
bu tarz sorunları okumak beni çok geriyor. ben eminim ki karşınızdaki fuckbuddy'e bunun bir fuckbuddy'lik olduğunu baştan söylemediniz ve ümit verdiniz.

fuckbuddylik suistimal ve istismar içeren bir ilişki şekli. cinsel ilişki sonrası salgılanan oksitosin ve bağlanma hormonlarını bastırma esasına dayanıyor ve aslında insan doğasına müdahale, cinsiyetten bağımsız olarak bir tür ücretsiz fuhuş.

bir tarafın istismar edildiği bu tarz ilişkilerde hikayeyi sonuna kadar bile okuyamıyorum.

karşı tarafaın gönlünü alan bir jest yapın ve onunla ilişkinizi sonlandırın.
  • semitika  (07.07.20 15:11:31) 
normal bence fuckbuddy ile duygusallasmaya gidilmesi. gidilmemesi insan dogasina aykiri olurdu. paylasilabilecek en ozel seyi, ruhunu ve bedenini paylasip, salt seks hissi bekleyemezsin bir insana. bu baglamda damacana ile sevismekten de pek farki olmuyor. damacananin da sana karsi bir sey hissetmesine gerek duymuyorsun sonucta.


  • baldur2  (07.07.20 15:16:08) 
[]

kişisel alan

sizin için kişisel alan nedir? telefonunuz mudur? ben telefonu sadece iletişim aracı olarak görüyorum bu yüzden telefon karıştırılınca 'kişisel alanıma saldırdın !' gibi bir şey hissetmiyorum. kaldıki sözlüktede başlıgına bakarsanız telefon karıştıran cogu insan aldatıldıgını ögrenmiş.

bu konuda ne düşünüyorsunuz. telefon karıştırdınız mı, karıştırır mısınız? size yapıldı mı.


 
kitaplığım, telefonum, çekmecelerim. Kitaplık diyince garip gelecektir, kitaplığımda defterlerim var. Bir kısmı günlük bir kısmı deneme tarzında bir sürü yazım var ve bunlarla beraber resimlerim. Bunların okunmasını istemem. Zaten anlatabiliyor olsam yazdıklarımı, yazmama gerek kalmazdı.
Ben kimsenin telefonunu karıştırmadım, karıştırmam. Telefonda bir şeye bakarken bildirim gelirse kafamı çevirmeye özen gösteririm, çalan telefonu birine götüreceksem ekrana bakmam, yüzü aşağıda kalacak bir şekilde götürürüm telefonu.
Birlikte olduğum insanlara karşı da asla böyle bir hissim olmadı. Güvendim. Aksini hissetsem yine bakmazdım ama görüşmezdim de o kişiyle. Karşılıklı güven önemli.

Bana yapıldı mı? Evet. Ben uyurken hem de. Etkisini çok zor atlattım.
  • irene  (07.07.20 11:09:23) 
Akıllı telefonlar artık iletişim aracı olmaktan da öteye geçtiler.

Ayrıca başkaları ile iletişimimi birisinin kurcalaması da kişisel alana müdahaledir.

Telefon karıştırmadım, karıştırmalarına da izin vermedim. Eğer bana güvenmiyorsa ayrılabilir. Hayat böyle komplekslerle uğraşmak için çok kısa. Kimsenin özgüven sorununu çekemem bu yaşta.
  • denizgonen  (07.07.20 11:10:00) 
Bana gore kisisel alandir.

Cunku herkesle ayni frekansta konusmuyorum. Bazi arkadas gruplarimda kufur etmekten kendimi alikoymazken, diger iliskilerimde kufur etmekten kacinmaya calisiyorum. Iki grupta da ayni insanim ama biri okusa aa Acream kufurbazmis iyy diyebilir. Ama bu dahil oldugum her alanda yaptıgim bir sey degil.

Cunku arkadaslarima bazen iliski konularinda danisabiliyorum veya dert yanabiliyorum. Bu sevgilimi sevmedigim anlamina gelmiyor ama o an baska biriyle konusmak, icimi dokmek iyi gelebiliyor.

Aklima telefon konusunda ilk gelenler bunlar. Ancak yalnız telefonla da sinirli degil. Ornegin defterler ve, eger sahibi üzerine not aliyorsa, kitaplar bile kisisel alandir. (bunu da ben yapmistim :))

Kisisel alan kavramini kisiden kisiye degisebildigi gibi, eger bakan kisi kotu bir sey bulmak icin bakiyorsa kesinlikle ihlaldir.
  • Acream  (07.07.20 11:20:29) 
akıllı telefonlar iletişim aracından fazlası + 1.

karıştırmadım, karıştırmam. bir kere yapıldı ve bu beni çok sinirlendirdi.
  • muslugubozukhayrat  (07.07.20 11:52:23) 
Karistirsin ne olacakn diyenlerin arkadaslarina saygilari olmadigini dusunuyorum. O konusmalar, yazismalar sadexe sizin hakkinizda fikir vermiyor ki neden ailemin arkadsslarimin ozelini okusun ki birlikte oldugum kisi. Zaten bilmesi gereken bir seyse ben anlatirim. Yanii tabii ki ozel alanim. Bilgisayarim, telefonum, cekmecelerim vs. Annemin babamin da birlikte oldugum kisinin de bunlari kurcalamasini istemem. Zaten sorun bu kurcalamayi yapmak isteyen bir insan neden benim hayatimda olsun ki. Bu tarz bir insan mudahaleci, nufuz etmeye calisan, her seyi bilmek ve icinde olmak isteyen bir insan olur ve bana iyi gelmez.


  • red g  (07.07.20 12:00:04) 
Telefon karıştırmam da karıştırtmam da. İlla içinde bir şey olduğundan değil. Bunun kadar basit çok az hareket olduğu için.


  • ruhen hastayim ben  (07.07.20 12:31:51) 
kişisel alan aslında sosyal mesafe gibi bence. yani atm önünde ben para çekerken arkamdaki dallama dibime girip ekranımı görüyorsa bu kişisel alandır. ya da bir cafe de ben yiyeceğimi alırken yanımdaki ya da arkamdaki adamın bana sürtünmesi, çok yakın durması veya karşımdakinin ağzımın içine girerek konuşması gibi..
telefon da içindeki taşıdığı bilgiler dolayısı ile kişisel alan olarak nitelenebilir. (ne taşıdığına bağlı) ama taşınan şeye göre insan daha çok çekinebilir ya da rahat olabilir.

Üç beş gün önce eşim telefonumu aldı ve gülerek yıllardır telefonuna bakmıyorum bakalım neler var dedi ve zerre kaygı yaşamadım. he normalde o benim telefonumu, ben de onun telefonunu karıştırmayız ama geyiğine şöyle bi alıp almışken de whatsapp'ı açıp on beş yirmi saniye sonra geri verdi.

bence açık olan insanlar için böyle şeyler sorun teşkil etmez.
  • foolrules  (07.07.20 12:57:46) 
Benim için telefonum, bilgisayarım, not defterlerim, hatta bir süre kafa dinleme ve düşünme zamanları.
Evet, telefonum ve bilgisayarım karıştırıldı. İş bağlantılarım için gereken kişi listelerim, WhatsApp grup katılımlarım ve mail adreslerim yok edildi.
Korkacak bir şeyim yoktu; bu yüzden bakmak isteyen ilgili kişiye verdim. Ama net olarak kişisel alana saldırıdır. Daha önce ben de kişisel alanım diye düşünmüyordum. Bundan sonra asla.
Güvenmeyen çekip gidebilir.
  • pro9it9is9  (07.07.20 15:02:05) 
[]

Hayattan artik zevk aliyor musunuz?

İnsanlar genel olarak mutsuz,isteksiz.
Arkadaslik iliskileri bitik.Samimiyet yok.Kimsenin birbirine tahammulu yok.
Onumde cok engel olmasina ragmen mutlu olmaya calisiyorum ancak kimsede bunu goremiyorum.
Sosyal medyadan dolayi insanlar birbirini begenmiyor,herkes birbirine kusur buluyor.Bir mukemmeliyetcilik yarisi var.
Sizlerde durum nedir?,benim mi cevrem boyle?,
(Dalga gececekler konuyu trolleyecekler lutfen yazmasin,zaten burda ki bazilarindan dolayi hicbir sey yazasimda gelmiyor).

 
Bazen alıyorum bazen almıyorum. İlla almak gerekmiyor. Her zaman kârda olamazsın. Zaman zaman düşmeden yükselmenin değerini anlamazsın.


  • pass  (06.07.20 23:42:20) 
almıyorum. ülke çok durgun. bişey kalmadı artık. eğlence yok, para yok. 90 larda teknoloji yoktu ama mutluluk vardı.


  • horowitz  (06.07.20 23:48:27) 
Valla ben alıyorum da duyurundaki tezatlığı belirtmesem rahat edemem.

"Kimsenin birbirine tahammulu yok."
Deyip şikayet etmişsin ancak duyurunun en altina da dalga geçecekler, trolleyecekler yazmasın diye not düşürek sen de onlara karşı tahammülsüz olduğunu göstermişsin bişekil. Yani şikayetçi olduğun şeyi başkalarına sen de yapmış oldun.
  • j r r tolkien hayrani  (06.07.20 23:48:27 ~ 23:50:14) 
@ j r r tolkien hayrani haklisiniz hocam da,bazilari sirf soruyu acani kucuk dusurmek icin buradalar.


  • E.R.W.  (06.07.20 23:53:38) 
hayattan zevk almayı niye insan ilişkilerine indirgedik ki şimdi? benim hayattan zevk almamı sağlayan şeylerin çoğu kendi başıma yapabildiğim şeyler. (ÇOĞU DİYORUM ÇOĞU)
ben hayattan nasıl zevk alacağımı biliyorum, o yüzden alıyorum. bunun insan ilişkilerinden bağımsız, insanların neyden zevk alacaklarını bilmiyor olmalarından kaynaklandığını düşünüyorum.

  • Bruce  (07.07.20 00:10:07) 
@Bruce hocam simdi dunya yansa siz yine zevk alacak misiniz hayattan?,
Yani genel olarak bir bozukluk yok mu?,
Simdi etrafinda ki insanlar mutsuz olunca nereye kadar mutlu olabilir ki insan?
  • E.R.W.  (07.07.20 00:17:05) 
Almıyorum. İnsanlar ne kadar zombiye benzediklerinin farkında bile olamayacak kadar zombiler.


  • kedili bisiler  (07.07.20 00:33:10) 
onu diyorum işte, etrafımdaki insanlar kendilerini nasıl mutlu edeceklerini bilmiyorlar. onlar bilmiyor diye ben niye mutsuz olayım ki, onlar da öğrensin hayattan nasıl zevk alacaklarını. sevgilisi yok diye mutsuz mu olmak zorundalar? çok yakın arkadaşları yok diye mutsuz mu olmak zorundalar?

ben sana asıl sebebi söyleyeyim, nasıl mutlu olacaklarını bilmedikleri için sevgilileriyle, arkadaşlarıyla mutlu olamıyorlar. yani bu insanın kendi içine dönüp kendini tanımasıyla ilgili bir durum, onlarsa mutluluğu dışarıda, başkasında aradıkları için zevk almıyorlar.

hayattan kendi kendine zevk alamayan insan başkalarıyla da alamaz. aldığını sanıyordur ama o bir anlık geçiştirmedir. x arkadaşıyla sohbetten zevk aldığını sanır ama o his sanrıdır, geçer; x'le iletişimi koparır z'ye koşar. o da bir kaçış olacağı için onunla da mutlu olamaz. bahsettiğin samimiyetsizliğin temelinde bu kaçış ve arama dürtüleri var.
  • Bruce  (07.07.20 00:48:07 ~ 00:53:18) 
artık derken?? 5 yaşından beri ölmek istiyorum. 28 yaşındayım.

not: müslümanspor
  • beyaz power ranger  (07.07.20 00:58:52) 
Alıyorum. Bence bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor, mutlu olabileceğiniz şeyler mutlaka vardır.

Hayattan zevk almanın yolunu bulduğumu söyleyemem ama ne kadar kötü durumda olursanız olun, yine de çekilebilir kılabileceğinizi düşünüyorum.
  • hayirsiz  (07.07.20 01:09:30 ~ 01:11:29) 
tam olarak bruce+1

alıyorum tabii ki.
bunlara ek olarak bir de hayatın aslında sosyal medyada olmayışı var.
ben instagram falan kullanmıyorum, genelde bana denk gelen insanlar da ya kullanmıyor ya da çok az kullanıyor.
yani hayatı sosyal medya haline getiren insanın kendi algısı.
bu nerede ne aradığınıza ve kendinizi tanımanıza bağlı bir şey.
  • blatta hiberna  (07.07.20 01:16:44) 
sorunu anlamadim. hayattan ve zevk derken ne kastediyorsun? bu kelimelerin sendeki karsiligi ne?


  • Leonardo~Da~Vinci  (07.07.20 01:56:21) 
burda bu tür duyurulara genel olarak hep benzer şeyler yazıyorum ama yine yazacağım.

kendi kontrol alanınızda olan alanlara enerji harcayın. örneğin insanların genel olarak mutsuz ve bitik olması sizin kontrol alanınızda değil. ama mutsuz ve isteksiz insanlarla ne ölçüde iletişim kuracağınız, etkileşimde bulunacağınız sizin kontrol alanınızda. aynı şey arkadaşlık, samimiyet ve tahammül konuları içinde geçerli. kendi yaşıtınız kaç milyon nüfusu vardır ülkenin. %100'nün böyle olduğunu düşünmek sizin bakış açınızla ilgili, baktığınız açıyı genişletmeye çalışın.

bu bakış açısıyla ilgili şöyle bir egzersiz önerebilirim. sakin bir gün oturun ve sinemada en ön sırada olduğunuzu düşünüp hayatınızı hayal edin. birkaç saat sonra tekrar aynı hayali kurun ama bu sefer 4-5 sıra arkada oturduğunuzu farzedin. birkaç saat sonra bunu yine 10-15 sıra arkadan izliyormuş gibi tekrarlayın. böyle böyle en sonunda filmin gösterildiği noktadan sahneye baktığınızı hayal edin ve düşünün, her mesafe arttığında başka neler görebildiniz? aslında burnunuzun dibinde olan neleri es geçiyorsunuz? ya da burnunuzun dibinde size kocccamannnn ve önemli görünen şeyler aslında resmin bütünü içinde ne kadar küçücük?

sosyal medyaya gelince, kendi adıma instagram falan kullanmıyorum, bunun övünülecek bir şey olduğunu da düşünmüyorum ama iç huzuruma, neşeme, yaşam enerjime katkısını çok rahat gözlemleyebiliyorum. sosyal medyanın nasıl olması gerektiği / ideal hali sizin kontrolünüzde değil ama kullanmamak bir tercih ve hangi tercihte bulunacağınız en başında da ifade ettiğim gibi "sizin kontrolünüzde".

bir de hep başkalarının tavır ve tutumları, negatif ve olumsuz noktalar üzerinden tariflemişsiniz hissiyatınızı. siz önce kendiniz bir tarifleyin bakalım ERW neler sever, neler ister, neleri deneyimlemeyi planlıyor, nasıl arkadaşlıklardan hoşlanıyor, hangi alanlarda olmak/olmamak istiyor? kendinizi tarif etmeden, ne istediğinizi kendi değerleriniz/beklentileriniz/istekleriniz üzerinden belirlemeden benzer düşünen insanlarla yolunuz zaten kesişmez ki.

ne istemediğinize değil, ne istediğinize odaklanın. bunu böyle istemiyorum demek yerine bunu şöyle istiyorum demeyi öğrendiğinizde, kullandığınız dili bile bu yönde değiştirdiğinizde, hayatınıza ne çok katkı sağladığını göreceksiniz.

ayrıca bunaltmayın kendinizi bu kadar, kimse pürüzsüz olmak zorunda değil, insan arazlarıyla bir bütün ve kendi bütününü kabullenmesi gerekiyor. bütünü kabullenmeden değiştirmek/dönüştürmek istediğiniz yönlerle ilgili de ilerleme sağlayamazsınız. eldeki malzemeyi bilmeden, yol almak imkansız. önce kendi içinize dönün.
  • Phoebe  (07.07.20 11:01:19 ~ 11:23:39) 
[]

Ilk buluşma tavsiyeleri

Karşılıklı hoşlantimiz var, ilk kez bu hisler ile birlikte görüşeceğiz

2-3 saat sonra


Ne önerirsiniz? Biraz heyecanliyim da :D

 
1-2 bira iç :')


  • üğpoıuy  (06.07.20 19:51:39) 
üğpo, içmesin içmesin
olur da hıppss dersen o bira kokusu alttan alttan gelecek. eksi puan alırsın, yapma
doğal ol, zaten olayın güzelliği de burada, heyecanlanman normal.
hee illaki içeceğim dersen de sadece 1 shot tekila veya vodka shot at.
bol şans :)
  • MtKrt  (06.07.20 19:58:44) 
melisa çayı iç. iyi içerim demiyosan alköle bulaşma


  • cern de cayci olmak vardi  (06.07.20 19:59:29 ~ 19:59:37) 
bira iç demeye gelmiştim.


  • sanat guresi  (06.07.20 20:04:49) 
yarım tablet dideral. doktor değilim.


  • birfincankahvedahaisteyenadam  (06.07.20 20:10:09) 
Çok plan yapma. Akışına göre konuş. Konu konuyu açsın biraz, sessiz kalma. Kafanda çok kurgularsan heyecanın artar . Başarılar bu arada umarım güzel geçer (:


  • bugun hava gunluk gureslik  (06.07.20 20:21:34) 
Bence heyecanli olman bile süper birşey. Hala böyle hisler olabilmesi harika.


  • mobydick  (06.07.20 20:49:35) 
agiz plak suyu. bakimli bir agiz, hos bir koku iyidir.


  • ateistanbul  (06.07.20 20:59:31) 
[]

Flörtünüzün eski sevgilisi ölmüşse

Kısa bir süredir flörtleştiğiniz kişinin son sevgilisinin hala beraberlerken 1-2 sene önce hastalık sonucu vefat ettiğini, o zamandan sonra ilk kez flört ettiği kişinin siz olduğunu öğrenseydiniz bu size ne düşündürür ya da hissetirirdi? Ya da arkadaşınız böyle biriyle flörtleşmeye başladığını söylese ona herhangi bir şey söylemek ister miydiniz?




 
2 sene çok vakit. esktra bir şey düşünmezdim.

ama bu durumun onun ruhunda açtığı yaralar varsa, destek olabileceksem olurdum.
  • üğpoıuy  (06.07.20 17:04:00) 
Iki senede kim öle kim kala.

Eski sevgilisini unutmus olmayabilir de. Yeni flörte direnc gösterip, vefat eden sevgiliye tutunmaya calistigini fark edersem ayrilirim.
  • chitosan  (06.07.20 17:15:35) 
Unut(a)mamis olursa bu da insani bir durum ve ilişkinize göre halledilmeyecek bir şey değil bence. Ama eski sevgilisi ölmemiş olsa, bundan haberdar olunmasa... ve eski sevgilisini yine unutamamis olsa hiç bilinemeyecekti.

Eğer sorunun sebebi acaba onu benden daha fazla seviyordur, özlüyor mudur hala; ise zaten her yeni başlanacak ilişkide bu ihtimal var.
  • encokbenisevinnolur  (06.07.20 18:14:45) 
@encokbenisevinnolur cevabının üzerine cevap yok


  • mobydick  (06.07.20 20:56:58) 
[]

Hastalıklı bir hal aldı bu durum

Bunu anlatmaktan çok utanç duyuyorum ama gerçekten hastalıklı bir durum olmaya başladığını farkettim. Ne yapabilirim bilemedim.
Geçen yıl erkek arkadaşımla ayrıldık. Ve 1 yıldır hala unutamadım. Kendimi anormal gibi hissediyorum. Utanıyorum da aynı zamanda.
Kimseyle tanışıp konuşamıyorum. Ne zaman birileri tanışmak istese hemen aklıma eski sevgilim geliyor onu aldatmisim gibi hissediyorum. Başka birisiyle görüşemiyorum kesinlikle, ne zaman yeni birisi olsa hep aklıma o geliyor.

Barışmak çok istedim ama kabul etmedi bu arada. Ayrılma sebebimiz uzak mesafeydi, evlenmek istemiyordu, ilgisizlesmisti. Ama özlüyorum :'(

Benim gibi olan var mı?

 
önceden başka sevgilin olmuş muydu benzer bir şey yaşamış mıydın bilemiyorum ama, uzak mesafe olunca hayal kurmaya ve karşındakini yüceltmeye daha müsait bir ilişki oluyor, belki onunla ilgili bir tarafı vardır bir dusun istersen.


  • encokbenisevinnolur  (06.07.20 11:33:55) 
Bence elinden geleni yap eğer sevginden eminsen, erkekler bazen gururlu olabiliyor, eğer yeterince ısrar edersen belki kabul eder


  • olaylar olaylar  (06.07.20 12:12:26) 
Amir Levine‘ in Bağlanma adlı kitabınıokumanızı öneririm.


  • elma  (06.07.20 12:19:23) 
@olaylar daha fazla ısrar edersem iğrenecek iyice benden :/

Birbirimizi çok seviyorduk neden böyle oldu anlamıyorum.
  • biryosunatomu  (06.07.20 12:27:18) 
Valla senin günahını bilmiyorum sonuçta ayrılma şeklinize göre değişir bu, benden igrencek kısmı yaptığınız hataya göre değişir


  • olaylar olaylar  (06.07.20 12:36:49) 
Ben ısrar konusunda birkaç şey yazmak istiyorum. Lütfen ısrar etme. Bu ''yeterince ısrar edersen belki kabul eder'' anlayışı, ataerkil kültürel mitlerin sonucu olarak ortaya çıkmış ve ucu taciz anlayışına kolayca varabilecek bir düşünce yapısının ürünü. Bunu yaparsan ileride pişman olacağına da eminim. Geçen sene ayrıldığım sevgilimin ben de bir salaklık sonucu iki ay barışmak için peşinde gezmiştim ama işe yaramamıştı. Şimdi düşünüyorum da gururumu, kendime duyduğum saygıyı bu denli yitirmeme ailemin üyeleri de dahil kimse sebep olmamalı. Umarım yakında zamanda kendin için doğru olan adımı bulur ve bu kişiyi unutursun. :)


  • whyamy  (06.07.20 13:02:09 ~ 13:02:36) 
Israr etme +1

Ayrılık bu işin doğasında var, taraflardan biri "hayır" diyorsa onu yaka silkecek raddeye getirmemek gerek. Aynısının kendimize yapılmasını da istemeyiz.

Onun dışında, eski sevgiliniz sizinle sevgililik akdini bozmuş ama siz hala ilişkideymiş gibi hissediyorsunuz. Bu ruh halinden çıkmanın en etkili yolu, başka karşı cinslerle denemekten önce kendi hayatımızı iyileştirmektir. Enerjinizi ve düşüncelerinizi romantik ilişkiler dışındaki alanlara kanalize etmeyi deneyin. Zamanı gelince, siz hazır hissedince ve(ya) uygun kişiyle tanışınca yeniden romantik ilişkiniz olacaktır.
  • Olive  (06.07.20 13:16:57) 
dünyada 10milyar insan varsa 10 milyar ı senin gibi.


  • duyurukullanıcısı  (06.07.20 13:18:39) 
İçinden ne geliyorsa onu yap hocam. herkesin hayatına kimse karışamaz.

Mevzu ilişkiyse bu işin doğrusu yanlışı yok. Sonuçta mutlu da olsan mutsuz da olsan o seni etkiliyor.

Peki mantıklı olan nedir?
bence 1 sene birini unutamamak mantıklı değil, ama ben de aynı yollardan geçtim. başa gelince geliyor. sadece kendini kapatmamaya çalışman daha iyidir ama o bile dikte ile olmaz, bi bakarsın kapılarını açmışsın.
uzak mesafe ilişkisi mantıklı değil, 6 sene yaşadım, boka sarıyor. mutlaka biri diğerinin yanına gitmeli.
  • lcha  (06.07.20 13:47:53) 
çok sevdiysen özlemek unutamamak normal bence. bir de idealize ediyor olabilir misin? iyi yönlerini abartarak hatırlayıp kötü yönlerini unutmuş olabilir misin? bu yüzden yeni tanıştığın kişiler o ideale ulaşamıyor ve beğenmediğin her aday onu daha da fazla idealize etmene neden oluyor. kimse onun gibi değil diye düşünüyorsun. ama muhtemelen o da senin hatırladığın gibi değil :) utanacak bir şey yok, aşk acısı çekmek ayıp değil. onunla ilgili olumsuz şeyleri ve neden ayrıldığınızı hatırla.
ben de senin gibi olmuştum bi dönem.

  • mezzosprite  (06.07.20 13:55:43) 
içinden ne geliyorsa yap ile ısrar etme arasında kaldım. ama şunu diyeyim, bence takmışsın, o iş ilerlememiş ya, yarım kalmış ya, ondan aslında bu takıklığın. bende de vardı oradan biliyorum. hatta bunu eşimle de evlenmeden önce konuşmuştuk, onun da öyle aklına takılmış bir kız vardı. çünkü bunlar tamamlanmayan şeyler, hep yarım kalacak, hep yara kalacak. ha, bunları zaman içerisinde karşındaki bir insanla, ister arkadaş ister sevgili olsun, yeni şeyler yaşayarak gidermeye çalışıyorsun -herkeste işlemeyebilir, onu diyeyim- ki senin yaşadığını yaşayan çok insan tanıyorum. ama geçmişi geride bırakman gerek, bu sadece ilişkiler için değil, herşey için geçerli, pişmanlıkların, "şimdiki aklım olsaydı yapmazdım" dediğin şeylerin, ne bileyim "keşke daha iyi çalışsaydım" dediğin sınavların için geçerli. şimdiki aklına erişebilmen için, o hataları yapman gerekiyordu, böyle böyle öğreniyor ve biliyor insan.

bak, çok aşırı takıntı haline getirdiğini düşünüyorsan -ki daha hiç kimseyle bu duygularını paylaşıp dertleşemediğin için de büyümüş gibi hissediyor olabilirsin, bence önce birileriyle paylaş- ama üstesinden hala gelemediğini düşünüyorsan, gayet gidip bir terapistle konuşabilirsin, sana geçmişi geri bırakabilmen, olayı "kapatabilmen" için gerekli tavsiyeleri verecektir. gerçi benim bizim insanımızla ilgili sevdiğim şeylerden biri "bedava" dertleşebilme özelliği XD çok bilirim arkadaşlarımla böyle dertleşip saçma takıntılarımızı geride bıraktığımızı ya da bırakmaya çalıştığımızı.

şunu da diyeyim: sen cidden bunun hayalini kurmuştun ya, ve olmadı ya, işte o yüzden o yarım kalmışlık duygusu var. gözünde de büyütüyorsun tabi bir de bu tip şeyleri hayal kurup heves edince, olduğundan büyük gibi görünüyor. ama emin ol öyle değil. evlenseydiniz bu ilgisizliğini evlilik sırasında yaşayıp belki de sen bıkıp ayrılacaktın ondan? bir de bu açıdan bak. hayatta hiçbir şey tek yönlü değil çünkü, onbinyüzmilyon farklı yönü var herşeyin.

bir örnek vereyim: 6 senelik ilişkisinin üzerine çok çok çok kötü biçimde terk edilen bir arkadaşım vardı, evleneceklerdi ve çocuk için bir sürü kredi çekmiş, çocuğun lisans bitirme tezini bitirmiş -üstelik kendi tezinden daha yüksek not almasını sağlamış-, çocuğa iş bulmuş, sırf çocuk için ailesine ev taşıtan ve "şişmansın ve hiç değişmeyeceksin" denilerek ve üstelik uzun zamandır aldatıldığını ayrıldıktan sonra öğrenerek terk edilen bir arkadaşım vardı. kız baya bildiğin alkolik oldu bir süre, tek gecelik aşklar yaşadı falan. bu arada terk eden taraf kısa sürede evlendi, üstelik aldattığı kızla da değil, arada başka bir kız buldu ve bu üç kişi aynı iş yerinde çalışıyorlar, düşün. bütün bunlara rağmen arkadaşım hala onu özlüyorum diyordu ki aradan belki 8 sene geçmişti. neyse, iki sene kadar önce öylesine bir çocukla çıkmaya başladı. ilişkilerinin bir adı yok, ama arkadaşım geçende "bazen çok aşık oluyorum ona" demesi bile beni mutlu etti, çünkü bu artık birşeyleri atlatmaya başladığını gösterir.

uzun lafın kısası, bir başka arkadaş da demiş: senin gibi on milyar insan var. o yüzden yalnız hissetme sakın. ^_^
  • pasp  (06.07.20 14:50:19) 
Yenisini bulduğun an geçer :(


  • margarita  (07.07.20 01:17:45) 
aynı durum bende de vardı. erkek arkadaşla ayrılalı aylar geçmesine rağmen hala onla çıkıyor gibi hissedip kimseyle görüşememek.

sonra bu durumun sebebinin, aslında karşımıza çıkanların ondan daha iyi olmaması olduğunu anladım.

eski erkek arkadaşınızdan daha yakışıklıi daha zengin, kafanıza ondan daha yatan biri ile karşılaşırsanız emin olun o eskisine bağlı hissetme olayı kalmıyor, yenisiyle romantizm yaşıyorsunuz.

güvenin bana.
  • semitika  (07.07.20 15:08:07) 
semitika'nın dediği gibi daha zengin birini bulun unutursunuz.


  • duyurukullanıcısı  (07.07.20 15:53:41) 
@semtika @duyuru

Erkek arkadaşım çok yakışıklı veya zengin değildi. Daha iyileri de çıktı ama yine de hep o aklımda :(
  • biryosunatomu  (07.07.20 16:03:20 ~ 16:04:14) 
@biryosunatomu

ya işte unutmak için daha zenginini bulucan. amaç unutmak.

sonra onu unutmak için daha zenginini. sonra onu unutmak için daha zenginini.

böyle böyle unutucan işte. napcan?
  • duyurukullanıcısı  (07.07.20 16:06:42) 
sen de haklisin verilen cevaplar da hakli. herkes hakli bu duyuruda.
benim de 7 ay oldu, simdi biriyle cikinca otomatikman onunla kiyasliyorum. cozum bence de daha iyisini bulmak, sorun ise daha iyisini bulmak kolay olmayabilir.

  • baldur2  (07.07.20 16:12:44) 
[]

Bu saatlerde duyuruda yurtdışında yaşayanlar mı var hep?

Tr de yaşayanlar nerede?




 
Duyuruyu kaçta açtığıni göremiyorum ama tavuklar da var..


  • üğpoıuy  (06.07.20 06:25:38) 
var ama dogal olarak avrupa'da degillerdir. amerika kanada veya avustralya'dadirlar.


  • baldur2  (06.07.20 06:34:32) 
Avustralya iyiymiş. Var mı oradan insan?


  • Premium Hesap  (06.07.20 06:41:33) 
benim gibi tavuklar da mesela gelip açıyor bazen. bugün geç kaldım girmekte, ama duyuru saatinden beri uyanığım. ankara'nın böğründeyim.


  • kibritsuyu  (06.07.20 07:41:38) 
Rutinlerimden biri bu benim. Kahvemi sigaramı alır cevaplayabileceğim afili bi soru var mı bakarım.


  • IncredibleMau  (06.07.20 07:54:45) 
[]

Güzel kız-çirkin erkek birlikteliği neden ve nasıl biter?

Çevrenizde gördüklerinizi yada kendi başınızdan geçen varsa nasıl bitti. Kızın gözü açılıp ben bu çirkinle ne yapıyorum mu dedi?




 
Çirkin erkek yoktur xd

Kadınları ilişkilerini genelde görsel sebeplerle bitirmiyor bence. 2 milyor sebeb sayabilirim. Kültür farkı, kıskançlık, evlilik beklentisi vsvsvsvvs
  • üğpoıuy  (05.07.20 20:05:07) 
@üğpoıuy, Peki başta yakışıklı bulduğu(yada öyle söylediği) sevgilisinin aslında çirkin olduğunu fark eden kız var mıdır?


  • eyeinthesky  (05.07.20 20:06:03 ~ 20:06:17) 
Yalan söylemiştir kiz ya da adam sonradan çok salmıştır kendini xjsjjsjsjsjsj


2 sn içinde tüm kadın cinsini ve ilişkileri cozumlememden ötürü plaketimi de bilahare gonderirsin
  • üğpoıuy  (05.07.20 20:08:12 ~ 20:09:01) 
Çirkin olup zengin olsa bitmez
Çirkin olup güzel konuşursa bitmez
Çirkin olup iyi bir mesleği varsa bitmez.
Çirkin bulup kapağı atan kız uyanıklığı vardır, dengi dengine diyelim bazen zekasına aşık olmuştur bazen duruşuna güzellik gecici ve düzeltilebilecek bir durum ama zihniyet ve cahillik bir ömür boyu insandan çıkmaz
  • protrek  (05.07.20 20:08:28) 
Alkol vücuttan atıldığında.


  • j r r tolkien hayrani  (05.07.20 20:12:39 ~ 20:14:01) 
Türkiye'de eğer kadın iyi kazanmıyorsa kariyerli değilse direkt paraya bakıyor. Parasız erkek = tipsiz çirkin erkek onun için. Onunla instagramda hava atacak aktivite yapamayacak.

Kadının işi iyise o zaman ilişkiden beklentisine göre değişiyor. Tek gecelikse sadece beğenmesi yeterli. uzun ilişki için kşilik vb. değişkenler de önemli
  • insomniac  (05.07.20 20:23:36) 
pek detay vermişsin. birçok sebebe bağlı olarak değişir.

bir sebebi de şudur: kızlar arkadaşlarının sevgilileri hakkında yapacağı yorumları çok önemser. arkadaşları psikolojik şiddet uygulamış olabilir :)
  • tabudeviren  (06.07.20 00:09:15) 
Çok az kadını sadece görünüşünle etkileyebilir çok çok daha azının ilgisini sadece görünüşünle canlı tutabilirsin.
esaslı çirkin adamımdır ama hayatımda hep güzel kadınlar oldu. Senin olayda sebep başka muhtemelen.

  • Giovanni Pipitto  (06.07.20 08:49:18) 
oha en sevdiğim konu, açılın ben geldim.

Çirkin erkek (ki bence çirkin demek kötü ama) güzel kızı buluyor tavlıyor. Sonra kız da diyor ki, önemli değil nasıl gözüktüğü ben seviyorum yeter. Sonra çevre sıkıştırıyor, kız savunuyor sürekli. Bi iki sene mutlu mesut yaşıyorlar. Kız çok seviyor. Sonra erkek diyor ki, ooo bu beni böyle seviyorsa ben neyim abiiiii, oooo neler var hayatta diyor, güzel kızı terk ediyor. Sonra kız 3 ay ağlıyor, erkek hayatımı yaşıcam ben diyor. 6. ayda kız hadi leeeen dediğinde, oğlan ben aslında seni seviyormuşum diye geri dönüyor (çünkü baktı ki düşündüğü kadar cool değilmiş). Böylece tamamen bitiyor. The END.
  • margarita  (07.07.20 01:16:29) 
Giovanni Pipitto+1

belki 20'li yaşlarda falan biraz etkileyebilir erkeğin yakışıklılığı.
erkekte karizma, çekicilik ve kadının ruhuna dokunabilmesi daha önemli.
  • blatta hiberna  (07.07.20 01:19:05 ~ 01:20:22) 
[]

Naber? Nasıl bi pazar sabahı günü ?

Bekliyor sizi




 
eksiup.com

Kuş cıvıltıları eşliğinde, hafif meltem..

Üğpo'dan da manzara bekliyoruz, şimdi Artvin'den salamlar yazar şeklini koyar doğadan. :)
  • Cesario  (05.07.20 08:44:34) 
Kahveyi yaptim, elektrikler kesildi. Ince memed okuyorum. Henuz cocuklar uyanip sokaga inip ciglik atmaya baslamadigi icin sessiz, guzel. Rüzgar da esiyor.


  • a perfect lie  (05.07.20 08:57:16) 
Yarın pazartesi be abi, pazar gününün en kralı olsa ne olur, evdeyim ful yatış


  • paramolacak  (05.07.20 09:12:19) 
6 da uyandim, ise geldim, hava cok sicak

aksam 5 gibi eve giderim, yemek yap falan aksam olur...

standart bir pazar iste, ama umut hep var
  • cairo  (05.07.20 09:35:38) 
Önce aileyle kahvaltı daha sonra akşam suyuna arkadaşlarla balık tutmaya gideceğiz.


  • mekaniker  (05.07.20 09:39:17) 
bi hata yaptım 3 gün sonra kargo firmasından mesaj geldi özel kurye ile dosya teslimatı var diye

aha dedim ihtarname yi çektiler boku yedik, 2 gün napcam netcem diye döndüm durdum

kargo geldi. dergiymiş. adamların haberi bile yokmuş.

rahatladım mal gibi yatıyorum.
  • duyurukullanıcısı  (05.07.20 09:41:59) 
Gross markete gittm. Bir pazar sabahı saat 8:30 için aşırı kalabalıktı.


  • 2027  (05.07.20 10:13:20) 
Evdeyim.


  • black holes in the sky  (05.07.20 10:53:12) 
@cesa, hizliresim.com :/


  • üğpoıuy  (05.07.20 11:05:45) 
sabahın köründe elektrik süpürgesi sesiyle uyandım. yıldım artık. keşke insanların medeniyet kodları olsa ve gerekli durumlarda bunlar kullanılabilse. örneğin bu apartmanda a grubu medeniyet koduna sahip olmayanlar oturamaz vs. gibi. hayat bir tık daha kolay olurdu gibi hissediyorum. kiralık ev bakıyorum.


  • sele zeytini  (05.07.20 11:20:06) 
Evdeyim netflix'te saçma ne varsa izliyorum.


  • red morning  (05.07.20 13:50:48) 
hiç bişey beklemiyor anasını satayım. dışarı çıkmıyorum. millet denize gidiyor kafelere gidiyor hastalık yokmuşcasına. ya ben çok abartıyorum ya da insanlar umursamaz.


  • false pretension  (05.07.20 15:11:20) 
hizliresim.com

Kızımla birlikte iğneada'da böyle bi sabah yaşadık.
  • antihero  (05.07.20 15:16:51 ~ 15:20:31) 
Güne harika uyandım. Çok güzel şeyler oluyor.


  • ruhen hastayim ben  (05.07.20 16:22:54) 
[]

Cok sacma degil mi?

Kisilik olarak süper bir insanla tanisiyorsunuz, kafa yapiniz süper uyuyor, zevkleriniz, hayattan beklentileriniz hersey uyumlu ama eften püften fiziksel özelliklerden dolayi (kisa boy, fazla kilo, kalcasinin capi, yüzünün simetrisi, sesinin tonu vs) o kisiden fiziksel olarak etkilenmiyor ve teoride cok güzel olabilecek bir birliktelige bir an bile sans vermiyorsunuz. Ya da iste bunlari arka plana itip bir sans vermeye kalkiyorsunuz ama bir süre sonra bu fiziksel cekim hissetmeme halini asamayip daha da bombok ediyorsunuz. Bu durumun iki tarafini da zaman zaman yasamis biri olarak cok sacma geliyor bana.




 
Değil. Fiziksel çekim ve arzu yoksa birliktelik de olmaz. Fiziksel çekim olmayıp çok iyi anlaşan insanlar için arkadaşlık, kankalık vs. müesseselerimiz bulunmaktadır. Aile salonumuz üst kattadır.


  • temasettin  (04.07.20 11:49:15) 
Hiç saçma değil. Bir sürü kafa yapımız uyuşan zevklerimiz uyuşan arkadaşımız var sonuçta. İlişki için zaten etkilenmek önemli.


  • turkce konusan uzayli  (04.07.20 12:18:51) 
İnsanlar bazen bana kızıyor ama ben bu işi hamburger yemeye benzetiyorum. sonuçta hamburger dediğin ekmek arasında köfte ama hamburger var, hamburger var.

1) images.app.goo.gl
2) images.app.goo.gl

Hamburger yemek olarak sizi etkiliyor olabilir, ağız tadınıza uyuyordur ama görüntüsü kötü bir hamburger sadece karın doyurmaktan ileri gitmeyecektir.
  • kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili  (04.07.20 12:28:50) 
fiziksel olarak az etkilenilecek biri olarak, soylediginin hakli/dogru/mantikli oldugunu soylemek isterdim ama maalesef degil, uzgunum..
hayatin dinamigi/mekanigi/matematigi oyle calismiyor ne yazikki..
zaten bu yuzden insanlar birinden etkilendigi zaman diger kotu huyunu suyunu gormuyor ve evlilikler ya da iliskiler bir sure sonra ve genelde siddet/rezalet olaylariyla patliyor..
aci ama gercek ve degismez..
  • alttaraf  (04.07.20 12:36:59) 
Ben bunun üreme içgüdüsüyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Daha güzel daha çekici daha sağlıklı genler ile üremek herkesin isteğidir, köklerimizden genlerimizden içgüdümüzden gelen bişey bu.
Sohbet-muhabbetten etkilenmez içgüdüler.

  • megalomaniac  (04.07.20 12:47:35) 
Fiziksel yonden cekici bulunmayan biriyle olmaz ama bazi insanlar karsindaki kisi sirf genel guzellik algisina uymadigi icin (sizin yazdiginiz gibi, kisa boy, fazla kilo... bunlar gunumuzdeki guzellik algisi disinda) kendisine layik gormuyor bazen. Bunu tamamen bilincdisi yapiyor bu arada. Etkilenmedigini, cekici bulmadigini saniyor ama aslinda kendine yakistiramadigindan bu etkilenmeme durumu.

Sanki oyle bir sey var gibi geldi bu yazilanda.
  • kuehles blondes  (04.07.20 13:55:28) 
ya kimse fiziksel olarak arzuladığı kişiyle beraber olmuyor ki? yazan herkes sanki elma seçer gibi en çok arzuladığı kişiyle beraber gibi yazmış.
ben de benzer şeyler yaşadım. ama kafa yapısı uymayan birinin fiziksel özellikleri iyi olsa bile anlaşamıyorum olmuyor.bir kadının kafa yapısı fiziksel görüntüsünü de değişiriyor.

  • ipmus90  (04.07.20 14:09:24) 
Valla iliski dedigin seyin esitlerin arasinda olmasi gerekiyor bence. Bu esitlik dedigim sey de direkt kisinin boyu 190sa digerinin boyu da 190 olmali ya da biri x isini yapiyorsa ve sosyalse diger kisi de x veya ona yakin isi yapmali ve sosyal olmali gibi degil. Daha cok kisilerin birbirini o sekil gormeleri ile alakali.

'x ozelliklerini arka plana itip sans verince' demissin. Boyle dusunup karsi tarafin bazi ozellikleri tolere ederek aslinda kendini ondan ustun gordugunu belirtiyorsun ve o sekilde basliyorsun iliskiye. Karsi tarafi kendi esitin olarak gormeden iliskiye basladigin icin de onun ilerleme ihtimali yok gibi bisey.

Yani aslinda birini begenmeme olayi sacma degil. Sacma olan sey 'X ozelliklerini arka plana atip sans verme' olayiyla ilgili. Ya kafanda gercekten o ozellikleri, kriterlerini degistirip karsi tarafi esitin olarak goreceksin ya da hic baslamayacaksin bence.
  • j r r tolkien hayrani  (04.07.20 16:08:29 ~ 16:09:40) 
[]

nerede bu cocuk istemeyen insanlar

bugun acilan bir duyuruyu baz alarak soracagim:

arkadaslar nerede bu evlilik / cocuk istemeyen insanlar (kadinlar diye biraz daha daraltayim)? herkes belli bir yastan sonra evlenecek insan arayisinda gercek hayatta ama internette tam tersi.

yaslari cok genc olan arkadaslari tenzih ediyorum, ben belli bir yasa gelip de evlenecek biri olsun demeyen birini goremiyorum. birlikte yasamak vs. degil; bildiginiz evlenmek istiyorlar. kadinlar ise en gec 30undan sonra firsatini bulurlarsa kesinlikle evlenip cocuk sahibi olmak istiyor.

ben uzun bir iliskimi sirf evlilik ve cocuk meselesi sebebiyle noktaladim. ozellikle cocuk meselesi.

bunun disinda da evlenmeden bir iliski surmek isteyen birini gormeyi birakin, cocuk istemeyeni dahi gormedim. benim cevrem cok kisitli herhalde.

size gercekci geliyor mu bu cocuk istemeyen insanlar (ozellikle bu istek kadinlardan geliyor)?

bu istege sahip olmayan biriyle bir iliski yasamaya hazirim kesinlikle. ben mi cok sanssizim anlamiyorum. internette bu insanlari goruyorum ama gercekte karsilasamadim ve moralim bozuldu resmen.

 
Yaş 32 çocuk da evlilik de düşünmüyorum


  • kleider  (04.07.20 00:54:49) 
o kisi benim, evlilik aklımdan gectigi oldu ama cocuk dusunmedim hic, evliliği de istemiyorum artık.
24 k

  • bez çanta  (04.07.20 00:58:39) 
@bez canta sen kendin cocuksun daha. ben yine en az bi 29-30 olan insanlardan bahsediyorum. sorumda belirtmemek benim hatam olmus.


  • bagirir bu raylar o sahte o kart duzene  (04.07.20 01:00:17) 
31 e çocuk istiyorum
Hatun 32 k istemiyor

  • japon askeri  (04.07.20 01:10:19) 
35 yaşındayım, hamilelik ve anne olma duygusunu yaşamak bazen cazip gelse de, "çocuk" istemiyorum.
ama çocuk yapabilirim yani "yapmayacağım" diyenlerden değilim.
sadece çocuğu "çocuğum olsun" motivasyonuyla yapacak bir isteğim yok.
ancak karşıma çıkan bir erkek beni ondan çocuk yapmaya teşvik edebilir.
hissiyatım bu.
  • blatta hiberna  (04.07.20 01:14:06 ~ 01:21:59) 
Ben de kesinlikls çocuk istemiyorum. İhtimal olarak bile düşünemiyorum hiçbir şekilde bir çocuğu yanımda. 27 yaşındayım. 10 küsür senedir bu konuya bakış açım değişmedi. Hiçbir şekilde o sorumluluğu alıp o yükü taşıyacak bir karakterim yok. Çocuklarl da oldum olaaı sevmem zaten.

Yalnız düşündüm de benim de çevremde kimse yok bu şekilde düşünen. Hatta benim bu düşüncelerimi saçma ve garip buluyor insanlar.
  • ms brownstone  (04.07.20 02:48:39) 
Öncelikle evlilik ve çocuk farklı kavramlar bence. Evlenip de çocuk sahibi olmayan bir sürü insan var.

8 yıllık bir ilişkim var; bunun 6 yılını aynı evde yaşayarak geçirdik/ geçiriyoruz. Evlilik düşünüyoruz hatta corona muhabeti olmasaydı bu sene olacaktı. Evlilik için en temelde hukuki olarak 'aile' kavraminin yeri olması önemli. Erkek arkadaşım hastalandiginda, acil bir durum olduğunda hukuki olarak hiçbir bağımızin olmaması çok üzücü. Avrupa ülkelerinde anlasma vs gibi şeyler yapılıyor ama turkiye'de bu böyle değil. Bir de her ne kadar 'modern' olduğumuzu düşünsek de turkiye'de yaşıyoruz. Günün sonunda aileler evlilige önem veriyor. Bu hayatına karıştırmak, seni kısıtlamaları vs de değil. Bir imza atacağız, iki saat de tören düzenlenecek bitti gitti. Sonrası, bizim şu anki hayatimiz ile aynı. Evliliğe öcü gözüyle de bakmıyoruz bu yüzden.

O duyuruya da yazmıştım, çocuk konusunda kafalar karışık. Muhtemelen hep de öyle olacak.

Velhasıl benim çevremde gözlemlediğim çok ilişki var böyle.
  • fraise  (04.07.20 03:26:39) 
o duyuruyu açan kişi benim. orada da yazdığım gibi çocuk istemiyorum. benim de tanıştığım kişiler hep çocuk istediğini belirtiyor. ölene kadar yalnız kalacağım sanırım.

yaşın küçük ileride istersin demelerine de gıcık oluyorum. hayır istemem. 5 yıl önce de istemiyordum şimdi de istemiyorum. mantıklı sebeplerim var.

---

evlilik konusuna gelirsek. sevgilimle evlenmeden de birlikte yaşayabilirim. bunu isterim. ama hastalık vb zamanlarda sevgilim hakkında yetkili bir kişi olabilmek için, onun yanında olabilmek, onun hakkında bilgi alabilmek için evlenmek gerekiyor ne yazık ki.

kız isteme, nişan, düğün istemiyorum. sadece nikah olsun. balayında eğleniriz bak :D tatil olur.


--
afiş hazırlayıp ilan vereceğim; 24-27 yaş arası çocuk istemeyen erkek aranırrrrr!!!! detaylar: sarı saç, mavi göz :D :D gerçekten hazırlayacağım bu afişi şu an. eğleneyim biraz.
  • batlegolas  (04.07.20 04:45:40) 
Fraise ne güzel yazmış. Evlilik farklı bir olay onu isterim ama çocuk kesinlikle düşünmüyorum. Bir çeşit ötenazi gibi görüyorum çocuk sahibi olmayı. Zaten kendimde o sorumluluğu da görmüyorum çevremdekiler ne kadar şiir gibi baba olur senden dese de.
28e.

  • Giovanni Pipitto  (04.07.20 07:14:54) 
Açıkçası benim etrafımda da böyle biri yok.
Benim gibi düşünen bir arkadaşım olsun isterdim mesela. Hayatımda olan herkes bir şekilde evlilik aşamasında/evlenmeye niyeti olan ve çocuk fikrine de sıcak bakan insanlar.
Bunlar beni tabii ilgilendirmez ama çocuk sevmeyen biri olarak arkadaşlarımın çocuk yapması beni biraz geriyor.

Belli bir yaşa gelince senin hem evliliği hem çocuğu istememeni de anlamıyorlar mesela. Mutlaka istenmesi gereken bir şey olduğuna inandıkları için gözlerinde o şaşkın ifade ve onun altında "böyle konuşuyor ama birini bulsa kesin hem evlenir hem çocuk yapar" düşüncesini görebiliyorsunuz.
Bu da çevrenizdeki insanlara olan bakışınızı da değiştiriyor ben hemen soğuyorum ve mesafe koyuyorum. Bu yüzden de arkadaş sayım bir elin parmaklarını geçmez.

Böyle düşünen bu kadar çok insan olması beni de şaşırttı bir yandan da mutlu etti nedensizce :)

Bir de şu var çocukları sevmiyorum ve doğurmak istemiyorum ama bir çocuk yetiştirmek onun hayatında bir yerde olmak isterdim. İleride maddi olarak iyi bir durumda olursam bütçem el verdiğince okumalarına/biraz daha düzgün yaşamalarına yardımcı olmak isterim mesela.
  • mutekebbir  (04.07.20 08:46:58) 
Bu daha çok çevre ile ilgili. Bakhtin'e göre insanlar çevrelerinden düşünceler duyar sonra onları sahiplenir ve bu düşünceler kendi düşünceleri olur. Çocuk ve evliliğin herkesçe sorgusuzca gerçekleştirildiği bir ortamda doğdunuz ve yetistiyseniz siz de sorgulamayabilirsiniz. Ancak internet sayesinde insanlar binlerce yıldır sorgulamadan doğru kabul ettikleri gerçekleri benimsemeyen insanlar olduğunu görüyor ve şaşırıyor. Schema teorisinde buna accomodation denir. Yeni bir gerçekle karşılaştınız ve birçok kadının doğup büyüdüğünüz çevreden farklı bir anlayışa sahip olduğunu fark ettiniz. Artık yeni bir normaliniz var.


  • howfaristhesky  (04.07.20 09:31:06) 
Ne kadar insan gerçekçi cevap yazıyor emin değilim.

Ben benim çevremde çocuk lazım değil diye düşünen en sıkı insanlardan biriyim bence. Ama duyuruya bile kesin istemiyorum yazamadım. Bilemezsin yani.

Oraya çocuk asla yazıp sonra karşılarına çocuk istemiyorum diyen biri çıkınca işlerin ciddiye binme durumu olunca bunu bir konuşalım diyorlar. Ben asla diyen kimseye güvenmem. Ta ki hadi evlenelim diyip, çocuk meselesini son aşamada dahi sorun etmeyene kadar.
  • mobydick  (04.07.20 09:43:23) 
benim tanidigim 3 kisi var, ikisi birbiriyle evli zaten. sanirim 6 yildir evliler ve istikrarli bir sekilde cocuk dusunmuyorlar ve artik 40'a merdiven dayadilar bu saatten sonra evlat edinmedikleri surece cocuk biraz zor gibi de gorunuyor onlar icin. iki kedileri var ve cok mutlular. iliskinin kiz tarafi hayati boyunca hic cocuk istememis erkek tarafi da onun gibi dusunuyor. aile baskisina ragmen cocuk yapmadilar.

tanidigim diger kisi ise cocuk isteyen bir kadinla evli. zamaninda cok firtina koptu aralarinda bu mevzuda. kadin adami ne yapsa ikna edemedi. adam gercekten cok istiyorsan ayrilalim bile dedi (yaklasik 10 yillik iliski 5 yili evlilik). kadin cesaret edip ayrilamadi, kocasini muhtemel cocugundan daha cok sevdigine karar verdi. cocuk hasretini kalbine gomdu. amsterdam'da harika bir hayatlari var ama cevresinden her cocuk haberi aldiginda ici buruluyordur eminim.

bana gelince ben hep cocuk istedim. cocukken evcilik oynarken bile ben hep anne olurdum. cocuk istegimi hemen hemen ergenken dogan kardesime kucuk annelik yaparak biraz gidermis olsam da kendim sahip olmayi hep istedim ama bu istege ragmen cok sorguladim. cunku rasyonel baktiginda dunyanin en mantiksiz seyi cocuk. duygusal bakmadigin surece sahip olmak isteyemezsin sanirim. hele ki boyle buyuk sorumlulugu benim kadar istemeyen ya da altindan kalkamayacak biriyle asla almak istemezdim. esimle tanismasam yapmayacaktim cocuk bu kadar istedigim halde. ay neyse cok uzattim, malum hamilelik, hormonlar :) biraz duygusalim bu donemde :) eyyorlamam bu sekilde :)
  • in vino veritas  (04.07.20 10:52:29) 
yakın bir arkadaşım 39 yaşında kadın ve kesinlikle çocuk istemiyor. evlendi, evlenirken çocuk istemediğini söyledi eşi başta ben de istemiyorum diyordu, sonra adam çocuk yapalım diye tutturunca boşandılar. Arkadaşım şuan hayatından çok mutlu.
başka bir arkadaşım çocuk yapmak için 8 yıllık erkek arkadaşıyla evlendi, eşinin sağlık problemleri nedeniyle çocuk olmadı çocuk fikrinden vazgeçti şuan iyi ki yapmamışım diyor yaşı 43. yani var böyle insanlar.

  • wendyangelamoiradarling  (04.07.20 10:55:12) 
Misal benim yakim arkadaslarimdan uc tanesi (ikisi kadin biri erkek) uzun yillardir evli (6-12 yil arasi) ve cocuk yapmiyorlar. Yine yakin arkadaslarimdan bir kismi evli degil, keza ben de (38,k). Evli olanlar da bir tanesi haric bir tane yapip durdular, cunku hayatlari kaydi:))


  • red g  (04.07.20 12:52:44) 
toplum koşullarından dolayı evlenmeye açığım sevdiğim insanla lakin çocuk %99 istemiyorum. artık hesaba katamadığım hayatın bi yönü varsa fark edemediğim, o vakit çocuk sahibi olabilirim elbette ama ömrüm boyunca neredeyse hiç istemedim bunu. çocuk sahibi olmaktansa kitap yazmak daha tatmin edici geliyor bana.

34k
  • durme  (04.07.20 13:34:46 ~ 13:35:11) 
Varız biz valla. 35 yaşımda evlendim, fraise'nin açıkladığı gibi, evli değilsen bu ülke seni aile olarak görmüyor. Birimizin başına bir iş gelse ne hastanede, ne emniyette karakolda diğerini adam yerine koyuyorlar.

Yakın çevremizde ikisinden de var. "Çocuk yapmayacaksam niye evleneyim" diyen var, uzun ilişkisi olup çocuk istemeyen var, bir taraf çocuk istiyor diye uzun ilişkisini bitiren var...
  • kobuzchu kiz  (04.07.20 14:59:49) 
Inernetle niye kiyasliyorsun ki cevreni? Internette sayilarin fazla olmasinin sebebi internetin mesafeleri ortadan kaldirmasi. Misal su duyuruya gelen cevaplara bakinca sayi yuksek gibi ancak kisilerin ayni cevrede olma ihtimali cok cok dusuk. Normal hayatta denk gelme ihtimali nerdeyse hic olmayan kisiler bir duyuru catisi altinda direkt biraraya gelebiliyorlar.

Tabii diger yandan farkli dusunen tek bir kisi bile yoksa cevrende bu da internetle kiyaslamadan bagimsiz cevrenin cok kisitli oldugunu gosteren bir olaydir bence.
  • j r r tolkien hayrani  (04.07.20 15:47:22) 
[]

Kayınpederin evi sorunsalı

Nişanlımın ailesi ile yaşadığı şehire taşındım, düğün planlıyorduk ancak pandemi malum. Nişanlanalı da 1 seneyi geçti. Düğün dernek olmuyor, zaman da geçiyor. Nişanlımın ailesi yazlıkta yaşıyor, normalde kışın oturdukları kurulu ev de var. Bizim işler uzatınca, siz düzen kurana kadar kışlık evde oturun, ufak bir nikah ile de konuyu kapatalım demişler. Normalde boş Evlerini teklif etmişlerdi ancak işler uzayınca evi kiraya verdiler. Şimdi direk insanların evine çökme meselesi tuhaf geldi. Siz olsanız basıl bakarsınız bu olaya




 
Kiracı süresi dolmadan ortada kalacaksa etik olarak doğru değil tabi ki.

Bir de siz nasıl olmasını istiyorsunuz, ona karar verin.

Ayrıca ev onların evi. Şimdi yılın belli zamanı gelip üç ay altı ay sizde kalmasınlar? Yok artık vs demeyin. İhtimal dahilinde olan her şeyi netleştirin.
  • elorelia  (04.07.20 08:34:54) 
Bana doğru gelmedi. Kira da olsa kendi evinize çıkın. Hem sizin kafanız rahat olur hem onların.


  • pudra  (04.07.20 12:27:31) 
ben de ayrı ev düşüncesindeyim ama benim aile de şu an hemen ev kurma moduna giremeyecek gibi, benim birikim de biraz ailemin borçlarına gitti. kredi çeksem, kızın tarafı da çekme biz verelim ödersin moduna girecek. kafa allak bullak


  • kondansator  (04.07.20 21:43:13) 
[]

Çocuk sonrası evlilik

Arkadaşlar merhaba,

Aramızda psikolog ya da ilişki terapisti var mı? Ya da damdan düşen de olur. Bekarlar okumasın :)

Özet geçiyorum. 3 yıl süren sorunsuz sevgililik sürecinden sonra evlendik. Sevgiliylen 1 kere bile tartışmadık. Evlilik sonrası farklı bir yere evrilen ilişki çocuk sonrası çook çok farklı bir yere evriliyor. Sevdiğim kişiyle isteyerek evlendim. Aşırı çocuk isteyen sürekli bunun hayalini kuran anaç bir tip hiç olmadım. Uzak gelecek planlarımın içinde e bi çocuğum olur vardı sadece. Bazı özel sağlık sebeplerim dolayısıyla bu planı öne çekmek durumunda kaldık ve bir bebek sahibi olduk. Kızımı çok seviyorum. Çok tatlı kerata. Ama hamilelik süreci, lohusalık süreci, çalışan annenin ev hanımına evriliş süreci derken aşırı yıprandım. Çok mutsuzum. Hayatımın hiç bir döneminde bu kadar işe yaramaz ve mutsuz hissetmedim.

Eşimle severek evlendim ama çok pişmanım evlendiğim için. İyi ki kızım var. Benimle aynı şeyleri yaşayanlar var mı? Nolur bana yalnız olmadığımı ve bu günlerin geçeceğini söyleyin. Teşekkürler.

 
Zaman her şeyin ilacı, geçer, sabretmeni ve manevi yönünü güçlendirmeye çalışmanı öneririm. Kızına ve size sağlıklı mutlu bir ömür dilerim.


  • Kahir ekseriyet  (04.07.20 00:09:19) 
“Aşırı yıprandım” lafı kilit. Bu noktada takılı kalmazsan her şeyin düzelme ihtimali artar. İkinci çocuk ne zaman?


  • pass  (04.07.20 00:11:40) 
Lohusalık depresyonu zorlu bir süreç. Özellikle "çalışan annenin ev hanımına evriliş süreci derken aşırı yıprandım" kısmından çoooğk darbe alıyor kadınlar. Sosyal çevrenin kaybı, bir şey üretmenin kaybı, bireyselliğin bölünüp hatrı sayılır kısmının minik bir canlıya aktarılması vs. Hele ki evde duran yapınız yoksa, bebekten bir saatliğine de olsa uzak kalıp bir kişisel bakıma gidemiyorsanız tuz biber oluyor. Bu şekilde düşünmek bir suç değil, sizi kötü yapmaz.

Annelik kesinlikle kolay değil ve içgüdüsel olduğu kadar öğrenilen kısımların da olduğu bir süreç. Dolayısıyla bir şeylerin yoluna girmesi, minik canlıya alışmak, yeni annelik rolüne alışmak için kendinize azıcık zaman verin. Bu dönemde ani kararlar vermemenizi kessssinlikle öneririm.

Eğer kendinize zarar verme düşünceniz, "ya bebeğime bir şey yaparsam" gibi yoğun ve karşı koyamadığınız düşünceleriniz varsa o zaman bir uzmana danışın derim. Yoksa duyguları salıverin gitsin.
  • mor bembombom  (04.07.20 00:15:09) 
@pass 2. Çocuğu düşünenlere başarılar diliyorum. Çocuk gerçekten zor. Evet güzel ama zor. Bunun sebebi bence kesinlikle bizim neslin ev kızı olarak programlanmamış olması. Bağışıklığım yokmuş. Bu yüzden bu zorluk sanırım.


  • snd88  (04.07.20 00:17:08) 
@mor bembambom o tarz bir zarar verme düşüncesi yok çok şükür. Ben klasik sorunları yaşıyorum bence. Hamileyken birlikte yaparız ederiz sana yardımcı oluruz diyenler doğumla birlikte yok oldular. Bebeğim 11 aylık ve 11 aydır 3 saat yalnız kalmadım. Üstüne korona vs. süreçleri de eklenince çoook uzun zamandır evdeyim. 7 sene bir fiil çalışmış bir kadın olarak bu evde kalış ve yeni misyonlara alışma süreci de beni çok yordu.

Kiloları veremedim. Yedikçe mutsuz oluyorum, mutsuz oldukça yeniden yiyorum. Kimsem yok ve beni kimse anlamıyormuş gibi geliyor. Eşim beni anlardı. Artık bunun için çabası olmadığını görüyorum. Daha önce üstünü örttüğüm ya da kabullendiğimi sandığım eksikliklerini daha çok görüyorum çünkü yapacak bir işim yok. Bilemiyorum geçer mi bu ruh halleri. Umarım geçer.
  • snd88  (04.07.20 00:22:30) 
Çok net haklısın. İçinde bulunduğun duruma zamanla alışacaksın. Bunun ayıbı yok. Ha, alışmasan da dünyanın sonu değil bu arada. İnsan 5 sene sonraki ruh haline kefil olamaz. Ne doğruysa o şekilde davranacağına inanıyorum.


  • pass  (04.07.20 00:23:13) 
İster istemez bu süreçte size çok yüklenilmiş. 9 ay süren hamilelik, üstüne bebeğin 11 aylık olması çok uzun bir süre. Doğrusu siz bu süreci oldukça iyi yönetmişsiniz. Bıkmış, yükenmiş değilsiniz. Haliyle çok yorgunsunuz.

Bebeği yavaş yavaş babayla yalnız bırakmaya başlasanız herkes için iyi olabilir. Sonuçta babası, beraber ne kadar zaman geçirirlerse aralarındaki bağ da o kadar güçlenir. Hem siz de kendinize zaman ayırabilirsiniz. Yerinizde olsam önceleri yarım saat, sonra bu saatleri attırarak bebişi babasıyla yalnız bırakırdım.

Eşiniz için çabası olmadığını yazmışsınız ama onun içinde zor bir süreç. Belki ne yapacağını, ne yapması gerektiğini bilmiyordur.

Kiloları da halledersiniz. Ya spora gidersiniz ya düzenli güzellik merkezlerine giderek zayıflayabilirsiniz.
  • GoodMorningTeacher  (04.07.20 00:33:26) 
hepsi geçecek. işe geri dönmek istediğinde döneceksin. anladığım kadarıyla kızın daha bebek, kendine ve ona biraz zaman tanı. biraz daha büyüdüğünde sana da daha az bağımlı olacak.


  • anais  (04.07.20 00:49:06) 
Konuyla ve annelikle pek ilgim yok. Sadece şunu söylemeye geldim;
Kız saçmalama kalk dobarlan :)
Mutlaka spora başla, yav hehe tabi tabi deme ciddiyim. Bir hedef koyarak falan da değil, sadece düzenli şekilde kendine vakit ayırarak haftada 3-4 gün gitmeye çalış. Ama düzenli. Normal düz yakın bi spor/fitness salonu bul ve hemen kaydol.
Ne güzel en şanslısın ohh mis gibi kızın var, sevdiğin insanla evlenmişsin falan.
Zaman her şeyi daha net daha berrak gösterir. Ama şu an sabit durduğumuz yerden hem bugünü hem yarını hem geçmişi kurcalamanın anlamı yok, zaman geçsin -ama sen de aynı kalma- ondan sonra belki yine aynı düşünürsün belki daha başka belki eşinden nefret edersin belki yeniden aşık olursun falan. Ama kendini bunları düşünüp düşünüp yeme bence.
İşe yaramaz hissettim dediğin de baya insan yapmışsın, içinden biri çıkmış falan daha işe yarar bişey mi var :D

Lütfen spora başla, bir de belki zaman ve para varsa konunun uzmanı bir terapist daha iyi hissettirebilir sana.
Son olarak her şeyi çözücez diye yanlışlıkla pehlivan oluyoruz bazen. Bazen her şeye yetişemezsiniz, yetişmek zorunda da değilsiniz.
Geçecek :)
Sevgiler.
  • jimjim  (04.07.20 01:14:14) 
Ya hepinize çok çok teşekkür ederim. Bu bile kendimi iyi hissettirdi. Umarım en kısa sürede yeni normallere alışabilirim.


  • snd88  (04.07.20 13:36:12) 
eşinizin suçu yok anladğım kadarıyla. bence kendinize vakit ayırın. çocuğu 1 saat bile olsa annenize falan bırakın. yemeğe, yürüyüşe falan çıkın. eve kapatmayın kendinizi.


  • xrated  (04.07.20 14:04:16) 
Allah analı babalı büyütsün, geçicek bu günler merak etmeyin, 2 yaşına kadar biraz daha zorlanacak ve yorulacaksınız. Ama hepsi geride kalacak ve daha güzel günleriniz olacak, sadece biraz sabır. Çocuk konuştukça, yürüdükçe, yeni yeni bir şeyler yaptıkça sizi daha çok mutlu edecek.

Şu an içinde bulunduğunuz bütün promlemler, çözümü kolay olan şeyler. Ama en dikkat etmeniz gereken konu kilonuz, kilonuza dikkat etmezseniz kendinizi daha kötü hissedip mutsuz olursunuz.

İyi bir diyet, azıcık da sporla vucudunuzu forma sokarsanız inanın sizi çok mutlu edecektir.
  • John Bloor  (04.07.20 15:40:37) 
[]

anında fark etmeyip sonradan huzursuz olduğunuz sohbetler oluyor mu?

sohbet esnasında karşıdakini de hoş tutmak adına bazen bana ters olan şeyleri onaylıyor, karşımdakine hak veriyor gibi oluyorum. oysa misal başkaları hakkında konuşmak bana bayağı bayağı kötü hissettiren bi şey. karşıdakine sınır çekemiyorum, o da anlamıyor. sonra içim içimi yiyor başkalarının karmasına girdim diye çünkü normalde ben bunu yapmamaya çalışıyorum.

size de olur mu? kendi sınırlarımı karşıdakini küstürmeden ama kendime de zarar verdirtmeden nasıl çizebilirim?

(bu karşıdakini memnun etme güdüsü öyle baskın ki bende anında fark edemiyorum ve örneğin malum kişi ben şöyle şöyle insanlardan hoşlanmıyorum dese o ilişkide onun istediği gibi biri olmaya çabalıyorum. ama bunlar bilinçaltı davranışları. her zaman fark etmek çok zor.)

 
wow. story of my life. özdüşünselliği artırarak, yani davranışları önceden mutlaka tartıp biçip bilinçli bir şekilde kontrol ederek, bunu öyle çok yapmak gerekiyor ki sonra bu istemsiz, gayri ihtiyari bir hal alan bir alışkanlık olsun. zor tabii, inişli çıkışlı, zor bir yol.

hmm ok deyip konuyu değiştirebilirsin mesela. cümlelerini onay yerine soru cümlesi haline getirebilirsin, hıı öyle mi, böyle mi düşünüyorsun vs.
  • snape i başından beri tanırım  (03.07.20 23:36:01) 
Oluyor tabi ki. Benim problemim bir şeye çok odaklanınca asıl meseleyi sonradan fark etmek. Bir şeyler anlatıyor cevap veriyorum bama alt metni anlamıyorum bazen. Malım galiba?


  • black holes in the sky  (04.07.20 00:22:32) 
@black holes in the sky +1 cidden fark edemiyorum. Çok fazla şeye odaklanıyorum dikkatim kayıyor.


  • sevilen progressive türkücü  (04.07.20 02:01:26) 
[]

Evlenmezsem ileride pişman olur muyum?

32 yaş e

şu anda böyle bir düşüncem yok. aday da yok. en fazla görücü usülü olur. gidip eş arayacak bir tip değilim çünkü beceremem.

var mı mesela yaşı benden büyük olup pişman olan.

ne bileyim yaş geçiyor, sağlık güzellik gidiyor; 40'ta çocuk olsa "keşke daha erken olsaydı" derim eminim.

teşekkürler.

 
Öncelikle 40 yaşında diilim ama ahkam kesmek istedim yine de


Bence olursun. Ben olucam xdxdxd Halam var, geç evlendi. Eşinin ikinci evliliği olduğu ve çocukları büyük oldugu için çocuk sahibi olmadılar. Şu an yaşlandı ve pişman. Üzgün de aynı zamanda.

Ama yaşam tarzı marjinal diildi. Öyle olsa pişman olmazdı belki.

Bir de canlılar olarak öncelikli amaclarimiz hayatta kalmak ve uremek. Çok basit aslında yani cevabı
  • üğpoıuy  (03.07.20 23:10:51) 
bence canlılar olarak esas hedefimiz kendini gerçekleştirmek. evlenmezsen pişman olabilirsin tabii ki ama evlenince pişman olma olasılığın da çok yüksek. iş yerindekiler aklıma geliyor hep; sızlanıp dururlardı çocuktan, evlilikten. iyi taraflarını da yaşıyorlardır elbette.

içine sinmeden evlenmeyeceğine göre bence bunları boşuna düşünme. aday olunca hislerine bakarak karar verirsin.

naçizane fikrim budur.
  • durme  (03.07.20 23:17:29) 
burada yaniti belirleyen kim oldugunuz. ben sizden bes sene sonra evlendim. arka arkaya 3 cocuk oldu. ben yalniz bir adamdim. yani oyle dogmus, oyle buyumus biri. ama cocuklar beni bambaska yapti. o eski halimden eser yok simdi. olumlu anlamda
ne ben sizim ne de siz ben. yolunuz acik bahtiniz gulec olsun.

  • r evolution  (03.07.20 23:25:03) 
Naparsan yap, evlenmek için evlenme.


  • epistemic_regress  (03.07.20 23:28:48) 
evlenmek evli olmak için değil, sevdiğiniz insanla hayat arkadaşı olmak için yapılacak bir şey.
33 yaşında öylesine evleneceğinize, varsın 40'ta evlenin ama mutlu olun, neşeli olun, sevin, sevilin.
yani doğru yaş değil, doğru kişi var.
bazı şeyleri olduğu haliyle kabul etmek lazım.

ki bilemezsiniz, belki bir yıl içinde evlenirsiniz.
bunlar belli olmayan şeyler.

tabii bunlar subjektif konular ama kendi deneyimlerim ve çevremden ya da ailemden gördüklerim sonucunda böyle bir fikir oluştu bende.
  • blatta hiberna  (03.07.20 23:36:05 ~ 23:36:47) 
31e b burada, yurt dışına çik Avrupalı ya da Amerikalı bir eş bul
Evlenmek için evlenme

  • howfaristhesky  (03.07.20 23:44:30) 
[]

Ne sıklıkla katharsis yaşıyorsunuz?

Katharsise nasıl ulaşabileceğinizi biliyor musunuz?




 
Aristoteles'e göre katharsis ulaşılan bir şey değil, başına gelen bir şey. Tragedyaları izlerken, okurken yani estetik deneyimlerde başına geliyor. Kelimenin kökenine gidip, nerede entelektuel hayata sokulmuş ögrenirseniz aslında her şeyi çözüyorsunuz.


  • velvetmorning  (03.07.20 22:48:57 ~ 22:49:43) 
[]

Aynı iş yerinde

Ondan hoşlandığımızı çok büyük ihtimalle bilen kişiyle denk gelince ne yapıyorduk :(
Tam benden hoşlanmadığını düşünüp vazgeçme aşamasındaydım ve görmeyince unuturum sanmıştım. ,ama artık işlerinden dolayı bizim tarafa daha sık gelmesi gerekiyor. (Normalde çok çok nadir geliyordu)
Karşılaştık birkaç kez ama sadece selamlaştık. Her gördüğümde hala üzülüyorum. O an yok olsam keşke diyorum. Acaba artık selam da mı vermesem, kendimi daha fazla küçültmeden, ne yapmalıyım bir sonraki karşılaşmada?
Biraz ergence bir durum gibi ama iş yerinde aşk batağına ben de düştüm ve mantıklı düşünemiyorum.
Önemli olacaksa ben kadın tarafıyım

 
birinden hoşlanıyor olman seni neden küçültsün öyle düşünme. eğer hiç olma ihtimali yoksa, karşı taraf bomboşsa merhaba merhaba. yok olma ihtimali varsa çekip konuşsana (abi seviyorsan git konuş bence*).

ama tüm bu olaylardan bağımsız olarak iş yerinde aşk zor iş. özellikle kötü sonuçlanır, terkedilirsen, ayrılırsan vs. her gün görmeye devam ediyorsun filan. iş hayatın boka sarıyor.
  • aziz dostum jack  (03.07.20 22:31:34 ~ 22:32:18) 
Ay çok kotu, berbat bir şey bu. Ben göz göze gelmeyelim diye ayaklarıma bakarak yürüyordum. Allah kolaylık versin.


  • epistemic_regress  (03.07.20 22:42:26) 
@aziz dostum jack onun bilme ihtimali beni bitiriyor işte küçük bi umutla inşallah bilmiyordum diyorum :/ ve olma ihtimali de yok bence zaten karşı tarafta hiçbir adım da yok. başlamadan bitmesi de en doğrusu galiba
epistemic_regress evet ben de bakamıyorum bile :( ama hep bi karşılaşma tedirginliği var malesef.

  • incelikler yüzünden  (03.07.20 23:08:48) 
Benzer bir durumu ünide yaşadım. Elimde olmadan karşısında utanıp sıkılınca daha çok havalanıyordu sanki ya da ben öyle hissediyordum. Sonra herkese nasıl davranıyorsam öyle davranmaya başladım, merhaba diyordum, kasmıyordum hiç. Öyle öyle tedirginliğim azaldı, karşılaşsak da herhangi birini görmüş gibi davranıyordum. Selam vermemek çözüm değil bence ya. Herkese davrandığınız gibi davranın ona da. Olma ihtimali yok dediğiniz için diyorum bunları bu arada :/


  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (04.07.20 18:36:58 ~ 18:44:58) 
[]

Vücuttaki şöyle tüyler

Erkekler, kadının bütün sırtında, belki belinde vs açık renkli şöyle (ensedekiler değil, alt kısımdakiler) tüyler varsa sizi rahatsız eder mi?

Kadınlar, bunları alıyor musunuz veya alıyorsanız neyle alıyorsunuz? Bunların ağdayla, lazerle vs. alınması çok zor tahmin edebilirsiniz ki.

www.instagram.com

 
Tabii ki almıyorum, ayva tüyünden rahatsız olan biriyle de hiç karşılaşmadım gerçek hayatta.


  • kobuzchu kiz  (03.07.20 15:32:18) 
ensede farkedilmiyor da bütün sırtı bu oranda ise belli olur dikkat çeker, erkeğim.


  • nahtoderfahrung  (03.07.20 15:56:00 ~ 15:56:10) 
rahatsız etmiyor, cinsiyet e


  • freebird5406_2  (03.07.20 16:08:53) 
ahahahaha ciddi ciddi kıl tüy göreceğim sanıp açtım linki. hepiniz rahatlayın diye bir gün sırtımın fotoğrafını koyacağım buraya :D canınızın biraz kıymeti varsa bu kadarını da almaya çalışmayın ya.


  • rusalka  (03.07.20 17:07:20) 
bu kadarcik sey de alinmaz ki ya yazik gunah. gormuyorum bile ensemi zaten, almiyorum da dolayisiyla. buna takacak erkek de yalniz kaliversin ayrica :)


  • in vino veritas  (03.07.20 17:23:31) 
çekici bence. evet, hairy seviyorum


  • blackpen  (03.07.20 21:02:21) 
Bu görseldeki tüyden rahatsız olan gitsin mermer heykelle falan ''öbüşssün''.

Rahatsız etmiyor , cinsiyet erkek.
  • synax  (03.07.20 23:49:16) 
[]

Sürekli kendinden bahseden insanlara nasıl davranıyorsunuz?

Dertleşmek için konuşmak isterken bile konuyu kendine çeviren insanlar mesela...




 
muhabbeti kesiyorum.

bir konuşma esnasında duruma göre kendinden örnek vermek ayrı, yapılan her konuşmada konuyu direkt kendine çevirmek ayrı.
  • foolrules  (03.07.20 13:17:22) 
sevdiğim ve uzun süredir görüşmediğim bir arkadaşımın hatrını sormak için aradım.
tam 62 dakika boyunca hayatının ne kadar güzel olduğundan, yeni sevgilisinden, iş değiştirmesinden bahsetti durdu. arada bir araya girip "benim de hayatım güzel, ben de mutluyum :( " demeye çalıştım ama diyebildim mi hatırlamıyorum.

neyse, o arkadaşımı bir daha arayacağımı sanmıyorum. denk gelirsek görüşürüm.

TLDR;
yavaştan yollarımız ayrılıyor.

velev ki ayrılamayacak durumda, paylaşımlarımı azaltmaya başlarım.
  • biseysorcaktim  (03.07.20 13:32:38) 
Böyle bir arkadaşım vardı. Sadece dertleşirken değil normal sohbetlerde de sürekli onun hayatını dinlerdim. Uzun zaman görüşmemişiz, ben konuşuyorum 5 dk, o 3 saat. Beni üzen aynı zamanda da sinirlendiren bir durumdu. Eskisi kadar görüşmüyorum kendisiyle, araya mesafe koymak doğru bir tavır bence. Ya da sohbet sırasında bozulduğunu belli etmek kısa vadeli çözüm olabilir.


  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (03.07.20 14:42:13) 
Önce şeker bi şekilde uyarıyoruz, “Böyle bir huyun var arkadaşım farkında mısın?” diye soruyoruz. Devam ederse, iletişimi kesiyoruz. Çok ileri derecede maruz kaldıysak; “Biz senle sohbet etmiyoruz arkadaşım, sen gelip bana çöpünü boşaltıp gidiyorsun.” diyoruz iletişimi keserken.

Ama dönemselse bir şey demiyorum ben, sürekliyse yukarıdaki tavır.
  • gayda  (03.07.20 18:34:33) 
[]

Çocuk istiyor musunuz?

Ben istemiyorum. 23 yaşında kadınım.

Siz de yaş ve cinsiyet belirterek cevap verirseniz sevinirim. Merak ediyorum. Çocuk istemeyen insan sayısı az gibi.

Teşekkürler.

 
40 erkek hayır. Evlenmek bile istemiyorum.


  • pass  (03.07.20 03:52:11) 
cocuga bagli, 29 erkek.


  • ateistanbul  (03.07.20 05:01:05) 
Asla, hiçbir şekilde, kesinlikle istemiyorum.
33 kadın.

  • pati  (03.07.20 06:45:55) 
38 kadin, nope - 20lerin sonunda bi donem ister gibi oldum ama :-)


  • euteamo  (03.07.20 06:56:19) 
34,aşırı istiyorum.
Evlenirsem en büyük evlilik nedenim

  • chemnil  (03.07.20 07:01:09) 
Hiç istemiyorum. Hatta hiç hiç hiç.

Ama bir keresinde kısa donemliğine beraber olmak zorunda olsak da, bir iliskimdeki adamı cidden sevmiştim. İlk defa birinden çocuk yapabilme isteği hissetmiştim kendimde. Çok garipti.

Ama son 2 ilişkimde kesinlikle düşünmedim.

30 k

Dünyanın hali fln değil olay. Kesinlikle çocuk zamanından ve senden alan birşey. Daha ben gezecem tozacam, ohoooo. Sabah kalkıyorum 1 saat kendi rutinim var benim. 2 gün ailem için fadakarlik yapıyorum da 3. gün tükenmişlik sendromuna giriyorum kendime vakit ayıramıyorum diye.

Ama şöyle birsey eşimin maddi durumu kaygı taşımayacağım bir düzeyde olursa ve o çok istiyorsa ve en önemlisi sorumluluk sahibi bir adam ve düzgün bir baba olacaksa düşünebilirim. Kendimden yapacağım fedakarlık düzeyi ile alakalı bu. Sadece maddi durumla da direk bağdaştırmamak lazım, ama malesef alakalı işte yine de. Kendimden yapacağım fedakarlık düzeyini en aza indiren bir ilişkide, eşim istiyorsa düşünebiliriz.
  • mobydick  (03.07.20 07:42:41 ~ 07:51:13) 
İstiyom. Hatta keşke şöyle 4-5 tane yapabilsem xd Kalabalik aile seviyorum.

29 k
  • üğpoıuy  (03.07.20 07:56:04) 
ben kesinlikle istemiyorum. Çocuklara özel bir düşmanlığım yok ama çocuk görünce kendinden geçen insanlar bana çok tuhaf geliyor. Çevremde çocuk olması ihtimali bile beni rahatsız ediyor.

ayrıca mantıken maddi durumum olsun manevi durumum olsun anca kendi kendime yetebiliyorum. hayatımda bir çocuğun olması hem benim hem de çocuk için zor bir durum.

28 Erkek.
  • denizgonen  (03.07.20 08:39:45) 
36E - ben istiyorum ama o bebeklik çocukluk çok angarya işler. hemen 18 yaşına gelmesini istiyorum :)

çocuğu olan arkadaş ve tanıdıklarımın çocuklarına ayırdığı zaman, gösterdiği ilgi çok yorucu. çocuğunla bir kez daha çocuk oluyorsun. "aras bu ne? aaaa portakalmıııışş" falan.. hayal ettiğimde bile yoruluyorum.

bir de şu var

(bkz: gençken evlilik istemeyip yaşlanınca pişman olmak)

ve

(bkz: çocuk sahibi olunca hayatın kaydığı gerçeği)
  • tabudeviren  (03.07.20 08:56:17 ~ 11:21:31) 
24 k, şu an değil ama ileri de isterim gibi hiç mutlu büyük bir ailem olmadı çocukken. çok özenirdim o ailelere ileride kendim böyle bir aile kurmak isterim.


  • turkce konusan uzayli  (03.07.20 09:05:47) 
Evlilikte 5 yılı geride bıraktık. Eşimle psikolojik olarak zaman zaman "olsa güzel olurdu" gibisinden konuşuyoruz ancak reel olarak kesinlikle saçma geliyor.

Kişisel düşüncem şu ki; dünyanın nereye gittiği hem doğa olarak hem politik olarak belli değil, gördüğümüz her şey gün geçtikçe daha da saçma bir şekilde maddiyata bağlı yüzümüze vuruyor ki eminim hane olarak ortalamanın çok üstünde kazancımız var ancak hayatın anlamı bu olmamalı.

Eğer 1970 yılında bu yaşımda olsaydım, istemekle kalmaz iki tane hedeflerdim ancak bu zamanda kesinlikle karşıyım.

36 E
  • foolrules  (03.07.20 09:18:25) 
istiyorum ama olursa 2 tane istiyorum ama şu an doğurmaya müsait değilim ne yazık ki vakti geldiğinde inşallah. 21k


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (03.07.20 09:24:06) 
40'ların sonundayım. 2 çocuğum var, başka istemem. Zaten çok "agucuk" çocuk seven bir kafada olmadım. Kendi çocuklarımı seviyorum ama, kendimden bile çok.
30 yaşında çocuk istemeye başladım. Hatta bir ara sadece çocuk yapmak için evlenmek fikri bile vardı aklımda. Şimdiden söyleyeyim, çocuk öyle böyle bir sorumluluk değil. Şimdi "iyi ki yapmışım" diyorum.

  • SiyamkedisiZorro  (03.07.20 09:24:37) 
Asla. Babadan yana şanssız bir adamım o sorumluluğu kendimde görmüyorum.
28e

  • Giovanni Pipitto  (03.07.20 09:26:25) 
31e Ben de 10 yillik sevgilim de istemiyoruz. Paramız ve iş nedeniyle zamanımız yok. Çocuk yapmak bizim için pet shop'tan alışveriş yapmak gibi çünkü o kadar evsiz çocuk varken evlat edinmek yerine yenisini yapmak bana evsiz çocuklara kötülük yapmak gibi geliyor. Insanlar olayı biyolojiye bağlıyor,kanimdan olsun diyorlar da sanki kızılötesi görebilen gözlerimiz sırtımızda kanatlarimiz var. Hepimiz benzersiz işte. O çocukları önce evlat edinirdim.


  • howfaristhesky  (03.07.20 09:49:59) 
26 K, istemiyorum.


  • landho  (03.07.20 10:06:38) 
42E evli, 3 cocuklu ve gobekliyim. para degil de ilgilenecek zamanim olsaydi 10 cocuk bile isterdim. cok gec evlendigim icin fiziken yoruluyorum, cocuk dusunenler genc yasta evlensinler.


  • r evolution  (03.07.20 10:18:30) 
31 yaşında erkeğim. Keşke maddi manevi imkanım olsa da 3 4 tane olsa. Evli değilim ama geçen arkadaşın kızı oldu. Bakarken gözlerim doldu. Ağlayacaktım.


  • allah yazdiysa bozsun  (03.07.20 10:41:14) 
26 yaşında erkeğim. kısa cevap: kararsızım. uzun cevab için galerimizi ziyaret edebilirsiniz. İŞTE O ÜNLÜ DUYURUCUNUN MERAKLA BEKLENEN CEVABI

kafam çok karışık. bir yandan çok bencil olduğumu, pizza paramı bebek bezine harcamak istemediğimi, ayaklarımı uzatıp gebeş gibi yayılmak dururken çocuğu parka götürmekle uğraşmayacağımı vs. biliyorum ve benim gibi birisi için çocuk yapmanın çok ama çok yanlış olacağını düşünüyorum. öte yandan kız arkadaşım (25) iş ciddiye biner de evlenecek olursak kesinlikle çocuk istediğini söylüyor. onunla birlikte AŞKIMIZIN MEYVESİ AYTEK sahibi olma fikri de hoşuma gitmiyor değil... denize gitsek mesela, kollarından tutup böyle suya indirecek gibi olsam ama tipik bebek hareketiyle ayaklarını kaldırıp "yok istemezük" dese, ben de henry sen rahatsız mısın olm diye dellensem... fena olmazdı. yalnız "çocuk olabilir" dememin tek sebebi şu anki kız arkadaşımın istiyor olması ve evlenirsek türkiye'de yaşamayacak olmamız. bu ülkede çocuk yetiştirmek çok ama çok zor iş, yapanın önünde saygıyla eğilirim ama bende o cesaret ve çelikten sinirler yok açıkçası. anksiyeteden, kaygıdan manyak olup ölürdüm türkiye'de çocuk yetiştirmem gerekse.
  • der meister  (03.07.20 10:48:49) 
İstiyorum. Kız olursa iyi olur. Kız çocukları çok sevimli oluyor. Küçücük kafaları, kocaman saçları var falan :D Güzel olursa bi de offf <3

Baba olmak nasıl bir duygu hep merak etmişimdir.
  • eazy  (03.07.20 11:03:41) 
32 kadın
İstemiyorum.
Hiç istemedim.
  • mutekebbir  (03.07.20 11:07:58) 
28/k

doğru insanı bulursam istiyorum 4 5 tane filan :)
  • kaptan maydanoz  (03.07.20 11:09:21) 
Bugune kadar beraber yasadigim kedilerden aliskanlik sanirim ama koltuga uzanip gogsume kizimi koyup uyutmayi cok istiyorum.

Bunun disinda konu ustune pek fazla dusunmedigim icin, simdi olmasa da hayatimin bir doneminde, baba olmak istedigimi soyleyebilirim.
26E
  • Acream  (03.07.20 11:18:55) 
27 erkek. hayır istemiyorum. çocukları sadece uzaktan seviyorum.


  • nothing in my way  (03.07.20 11:22:41) 
Asla istemiyorum. Bugüne kadar zamanında büyük konuşup da sonradan yaptığım şeyler oldu ama çocuk konusundan çok eminim.

27, Kadın.
  • ms brownstone  (03.07.20 11:28:19) 
32 yaşındayım, kadınım, istemiyorum.


  • fotrsapka  (03.07.20 11:44:10) 
24 kadın, istememeye daha yakınım.

Fazlaca sorumluluk ve fedakarlık gerektiren bir iş bence çocuk sahibi olmak. Bu yeterliliklere sahip miyim emin değilim. Zaten daha çok erken olduğunu düşünüyorum kendim için ama ilerki 10 yıl içinde bile net olamam gibi geliyor.

Halbuki çocukları da çoook severim. Kardeşim anne gibisin der bazen bana agdhdj. Ama sevmek başka, bir bireyi dünyaya getirmek ona imkanlar sunmak başka.. sevmek için çocuk yapanlar var buradan kendilerine hayretlerimi iletiyorum O_O

Tabi fikirlerim değişebilir de, büyük konuşmak istemiyorum. Ama çocuk istemeyenlerin sayısı bence o kadar az değil, en azından çevremden gördüğüm kadarıyla.
  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (03.07.20 15:03:02) 
29K
istiyorum. yani acilen değil de ilerleyen zamanlarda olsun isterim.

  • elorelia  (03.07.20 15:11:46) 
45 E ; Hiç istemedim , olmadı da zaten ama hanım çok sever çocukları olsaydı veya hala olursa sırf onun için kabul edip katlanırım.

En uyuz olduğum sohbet konusuda şu ; olunca anlarsın değerini, sevgisini O.o
Yahu zorla çocuk sevmek zorunda mıyım , sebze yemeği sevmem ısrar ederler bir tadına bak bayılırsın diye ( ki bakmam). Çocuk bu çocuk , var say senin gibi sevemedim , tencereye geri mi boşaltacağız. Etrafımda görüyorum bebekken aşıklar çocuklarına 10 lu yaşlarından itibaren boğacaklar.
  • synax  (03.07.20 15:20:46) 
36K
Hiç istemiyorum. Evlenmeden önce, hatta evlenmeye karar vermeden önce, ilişki ciddileşmeye başlarken eşimle konuştuğum ilk konulardan biri buydu çünkü evlilikte "ortası bulunur" diyemediğim tek şey bu.

Diğer cevaplarda bir sürü geçerli ve mantıklı neden sıralanmış, benimki çok basit. Çocuk istemiyorum dediğim yıllar boyunca biyolojik saat dediler, otuzundan sonra alarmlar çalacak dediler falan ama yok. Saatim bozuk galiba. Öyle bir güdüm yok, hiç olmadı. Olsaydı yapardım ve muhtemelen düzgün çocuk yetiştiricem diye hem kendimi parçalar, depresyona girer hem de çocuğu manyak ederdim.
  • kobuzchu kiz  (03.07.20 15:30:10 ~ 15:31:10) 
27 k

3-4 yaşına kadar olan cocukları seviyorum. keske olsa ben de sadece sevsem oynasam ama bakmak zorunda olmasam. öyle bir şey mümkün olmadığı için de su an istemiyorum. insanın hayatını ablukaya alan bir sey. kendime zor bakıyorum
  • kitap arasında kalmış silgi tozu  (03.07.20 15:47:04 ~ 15:59:37) 
31 yaşında erkeğim, mesleğim gereği çocuklar ve ebeveynlerle çok haşır neşirim, uzun zamandır çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum, dünyaya çocuk getirmenin olası varoluşsal krizlere bir nebze çözüm olması dışında bir faydasını göremiyorum.


  • blue rebel motorcycle club  (03.07.20 15:58:05 ~ 15:59:22) 
'olsa guzel olur herhalde' ile 'aman allah korusun' arasinda gidip geliyorum bu konuda. Eskiden hic istemezdim, son iki uc yildir etrafimdaki bebekli aile, arkadas sayisi artti, bakinca o kadar zormus gibi de gelmiyor ama aslinda cok buyuk bir sorumluluk. Normalde aman aman cocuk seven bir insan degilim ama arkadas bebekleri ile arada oynamak hosuma da gitmiyor degil. yine de ben kendi hayat standartina ve ozgurlugune oldukca duskun bir insanim; bile isteye bozabilir miyim, emin degilim. Bu konu ile ilgili kafalar oldukca karisik bende yani. Hicbir zaman tam olarak 'oldu o zaman yapalim bir cocuk' diyecek durumda olmayacagim muhtemelen, kazayla olursa da hayir demem gibi. 8 yillik bir iliskim var, erkek arkadasim da ayni kafada ki onun yasi benden buyuk.

bir de ben kedimi bile gunde 20 kere kontrol eden, saginda solunda ufacik bir sey olsa uzuntuden krize giren bir insanim, cocuk konusunda evhamli bir anne olarak 20 yil erken yaslanirim herhalde. kendime bu kotulugu yapmak da istemiyorum.

27 yas K.
  • fraise  (03.07.20 16:30:09 ~ 16:31:51) 
çocuğun eğitim parasını denkleştirebilirsem eğer
orta okul 150k*4
lise 150k*4
üni 150k*4

toplamda 1.800.000TL olabilir. yedisi içtisi vs 2.500.000TL biriktirmem lazım.

diğer türlü düz okula versek 25 yaşında ağzımıza sıçar diye korkuyorum madem bakamıycaksın niye yapıyorsun beni diye.
  • duyurukullanıcısı  (03.07.20 16:42:14) 
38 E
istiyorum, istedim ve var (16 aylık kız), ikinciyi de istiyorum.

  • Corc  (03.07.20 17:08:17) 
31 K İstemiyorum. Hiç istemedim.


  • red morning  (03.07.20 18:20:42) 
28 K, 1 yaşında kızım var.

Hayatımın hiç bir döneminde anne olmayı hayal etmedim uzak planlar arasındaydı ama o anaçlık anne olma isteği yoktu. Ama gelecek planlarım arasında vardı. Bazı özel sebeplerden dolayı bu planı öne çekmek durumunda kaldık. Çocukları severdim ama annelerine verene kadar. Kızımı çok seviyorum ve doğum sonrası süreçte 1 yıl kadar doğum iznimi uzatarak evde kaldım.

Arkadaşlar çocuk işi ilişkiyi çok çok farklı bir boyuta taşıyor. Eşimi seviyorum ve zorla evlenmedim. Ama hamilelik psikolojisi, lohusalık psikolojisi, çalışan kadının ev hanımına evriliş psikolojisi...

Sonuç olarak; kızımı seviyorum, ama çocuk işi akıllı işi değil yeni evlenmek isteyenlere de tek tavsiyem: evlenmemeleri..

2. Çocuk istemiyom.
  • snd88  (03.07.20 19:04:06 ~ 19:06:18) 
24K

çocuklardan nefret ederim ama istiyorum. türk bebeleri gibi çığırtkan olmaz inşallah. :)
  • sonsuz  (03.07.20 19:06:14) 
31 yaşında bekar Erkek kişisi.

Yani istiyorum gibi özellikle kız çocuğu bilhassa kız çocuğu ama bir taraftan cesaretim yok gibi bir şey. Böyle bir durum söz konusu.

Neden kız çocuğuna gelirsem; 2 tane kız yeğen.

Abimin 1 kızı, kuzenimin de 1 kız var. Aralarında 3 sene var. Büyük olan abimin kızı. Çok tatlılar lan. Çok komikler. Çok iyi anlaşıyorlar. Oynarken, abimin kızıyla oynarken, lan benim de bir tane kızım olsa demişliğim var.

Kuzenim kızı, gidip babasına sarılırken keşke bir kızım olsa da gelip bana böyle sarılsa demişliğim oldu. Kuzenim adına çok mutlu oldum, mutlu bir ailesi var diye.

Bu iki kız yeğenden sonra kız çocuğu kız çocuğu dolanıyorum.
  • put it in your appropriate place  (03.07.20 19:37:09) 
30 K istemiyorum


  • peki madem  (03.07.20 23:02:48) 
34 k. çocuğum olsa bakacak halim yok. enerjimi daha istediğim şeylere ayırmayı tercih ediyorum, kişisel tekamül gibi.


  • durme  (03.07.20 23:11:27) 
kesinlikle istemiyorum. Çocukları hiç sevmem ve o sorumluluğu almak istemiyorum. Evlilik isterim ama onunla ilgili sorunum yok

24/E
  • nundu  (04.07.20 05:33:52) 
[]

bekarlığımız millete dert olmuş

merhabalar duyurunun sevgili insanları!!.son zamanlarda kafama takılan en önemli hususlardan biri çevremdeki insanların neden evlenmiyorsun? yaşın artık 34 oldu,evlenmeyerek çok şey kaybediyorsun şeyler gibi beylik lafları..hayır sana ne kardeşim benim evliliğimden yani sen evli oldun da ne eline geçti???..sanki çok iyi bir şeymiş gibi anlatıyor çevremdeki insanlar..sanki hanlarım,hamamlarım,gemilerim,apartmanlarım,arazilerim,ultra lüks dairelerim oldu da ben evlenmedim!!..hayır çalıştığımız işte zaten para kazancı düşük(bununla ilgili yakın zamanda uzun bir yazı yazacağım zaten)ben kendimi idame edemezken,bir de elin kadınına,kızına nasıl bakarım?..hayır diyeceğim adamların tuzu kuru öyle bir durumları da yok aslında,bana şu kutsal evliliği tavsiye edenlerin..ben de mesela norveçte yada ne bileyim almanya'da yaşasam orada evlenirdim..en azından başına bir iş gelse,çocuğum olsa devlet bir şekilde yardım ediyor..neyse fazla derinlere dalmayalım şimdi...demem o ki bekarlar,sizlere böyle neden evlenmiyorsun,yaşın geçiyor diyen vatandaşları nasıl başınızdan def ediyorsunuz?bir formulü var mı?
son olarak bize evliliği tavsiye edenler nedense sana şöyle güzel bir iş bulalım da demiyor:))



 
asdafas

evlendikten sonra da "ee çocuk yok mu?" soruları başlıyor.

insanlar mutsuz. işlerinden, eşlerinden, çocuklarından.. ve etrafındakilerinde bunu yaşamasını istiyorlar galiba.

benim çıkarımım bu. biz kimseye "dünyayı bok götürürken mal mısınız da evlenip ürüyorsunuz.." demiyoruz ama onlar her fırsatta ıskalamadan "evlensene", "çocuk olmaz mı yaa.."

anlamsız geliyor.

* evli cocuksuz ama mutlu biri *
  • foolrules  (02.07.20 16:41:57 ~ 16:42:38) 
Haha bunu geçenlerde de konuşmuştuk burada. (git: 1418555)
Evlenene kadar "niye evlenmiyorsun" diyenlere duruma/kişiye göre:
crazy cat lady olacağım ben,
yeaaa evlenip napıcam sanki,
iyi böyle,
sen evlendin de noldu,
evlilik hakkımı x'e devrettim (x = 3 kez evlenen kuzen)
gibi cevaplar veriyordum.
  • kobuzchu kiz  (02.07.20 16:42:37) 
En çok aileden baskı geleceğini bildiğim için onları peşinen bu yönde güzel eğittim söz meclisten dışarı. Konusu pek açamıyorlar. Açarlarsa da iş yerinde bissürü kız var bulsana bi tane geyiği açacak gibi oluyorlar ama artık onu da yapamazlar zira aynı iş yerinde sevgili olunmaz kuralımı doğrularcasına bir ayrılık yaşandı geçende. Kız da adam da şu an kötü durumda. Hayatlarının en kötü günlerini yaşıyorlar. Neden olmaz şeklinde sıraladığım maddelerin hepsinin ete kemiğe büründüğünü görüyorum şu an.

Aile dışındaysa bu yönde geyik açmaya çalışan kişi samimiyse yapıyorum geyiğini. Zor be hacı falan diye gönlünü eğliyorum.

Alakasız bir tip bu yönde yaklaşırsa salaksın bakışı atıyorum ve anlayıp bir daha zevzeklik yapmıyor.
  • onemoremile  (02.07.20 16:44:15) 
evlilik bir başarı aşaması olarak kabul ediliyor. tabi günümüz şartlarına uyarlayınca saçma gibi görünse de zamanında erkek adam belli bir yaşa kadar okur, askere gider, evlenir ve ekmeğini eline alır. annemlerin köyde askere bekar gidenlerin dönüşte evlenmesi daha bile zor olurmuş.

o yüzden dibine kadar zorlarlar. evlilikte keramet var. bir başla allah yardım eder, evlat zaten rızkıyla gelir. evlenmezsen boş serseri adam olursun. evlenirsen düzenin olur, ekmeğinin peşinde koşarsın, bir yuvan olur. ileride yaşlnanınca sana kim bakacak? arkadaşın eşin dostun evlenecek sen kabak gibi yalnız kalacaksın.

böyle böyle gider bu.

ha bu arada bazı kısımlar tr kültüründe acı ama doğru. misal yaşlandıkça bir ailen olmadıkça yalnızlaşacaksın.
  • lazpalle  (02.07.20 16:46:43) 
Bu işin net çözümü evlenip ayrılmak. Bu dertten kurtulmak isteyen bir kadın bulacaksın, 2 yıl evlilik + çocuk. Sonra kafa rahat.


  • kickboxer  (02.07.20 17:02:34) 
bu sorunlarin devami gelir; evlenirsin eee cocuk derler, bu sefer 2.ne zaman geliyor derler de derler; takilmayin derim


  • sweetoffice  (02.07.20 17:14:51) 
turkiyede insanlar ustlerine vazife olmayan konularda yorum bildirmeye cok merakli. hadleri bildirilince de kizip kusuyorlar. eger umursamagidim birileriyse bunu diyen, ben direkt canim oyle istiyor diyordum. hatta cok gereksiz biriyse sanane filan diyordum, tersliyorum boyle anlamsiz sorulara cevaben. eger sevdigim biriyse zaten bu sekilde konusmuyor ya ezkaza diyecek olursa da kismet diyip gecistiriyordum.


  • in vino veritas  (02.07.20 18:27:26 ~ 18:29:21) 
Daha da garip olanı evlenmek istiyormuşuz da evlenemiyormuşuz gibi davranmaları. Bu tarz insaları yakın cevreme sokmuyorum ben.


  • ehti  (02.07.20 20:34:52) 
Türkiye'de yaşıyorsan bu sorular bitmez. Evlenirsin "çocuk ne zaman?" derler. Çocuk yaparsın "2. yi ne zaman yapıyorsun?" derler. Hadi yaptın "Üniversite kazanamadı mı senin oğlan/kız ?" derler. Üniversite biter " ne zaman atanacak senin oğlan/kız?" derler....

Kısacası; Türkiye'de mezara girdiğinde tüm sorular biter.
  • komando kani var bende  (02.07.20 21:07:56) 
Beyaz Show da Ata Demirer e kızın biri sevgilin var mı diye sordu o da cevabını vermişti sen de kullanabilirisn


  • seyyar satıcı  (02.07.20 23:01:11) 
seyyar satıcı +1

bu soruyu denyoca bulduğum için cevabım da denyoca oluyor. evlenmiyor musun diyenin gözünün içine bakarak 'birisi var boşanmasını bekliyorum' diyorum ya da zamparalık daha güzel diyorum. konu bir daha açılmıyor.
  • heidi'nin dedesi  (02.07.20 23:36:40) 
[]

sevgilinizin yüzmekten nefret etmesi ayrılık sebebi midir?

birlikte olduğunuz kişi denizden nefret etse, hiç yüzmese bu sizin için ayrılık sebebi midir? (size karışmıyor hiçbir şekilde)




 
Denizde beraber vakit geçirmek en önemli kriterim değilse değildir.


  • j r r tolkien hayrani  (02.07.20 16:18:39) 
tek başına cevap vermek zor yani yüzme sevmiyorsun haydi hayırlı işler denilmez. ama bir negatif etki olur.

flört döneminde bu açığa çıkacağı için benim durumumda o iş ilişkiye dönmeyebilir. ben 6 yaşımda öğrendim yüzmeyi. denizi çok severim. geçen yaz tüplü dalışa başladım. denizi sevmeyebilir, ama deniz kenarında benimle oturursa bir nebze. yok ama hiç mayo bile giymem, tekneye gelmem vs ise, o iş yürümez zaten.

yüzme bilmiyor olabilir, ayağını sadece suya sokuyor olabilir ama nefret derecesinde. zor.

karışsa zaten olmaz :D.
  • fezagezgini  (02.07.20 16:19:51) 
ayrılık sebebi değil hoşgörü sebebidir. senin denizi çok sevmene rağmen sana karışmaması da bu sebeptendir.


  • foolrules  (02.07.20 16:23:49) 
deep turkish web'de denildiği gibi : Sen Kafayı sıyırmışsın

"donunuz denizde çok çabuk renk atıyorsa bu sizin için dondan ayrılık sebebi midir?" diye mi soruyorsun hocam bu nasıl soru? :D

ister sevsin ister sevmesin ne alaka yahu? içinizde nasıl baskıcı bi ruh var? en ufak farklılığınız olan kişiye tahammülüm olmasaydı da bunu umursamazdım
  • avatar is back  (02.07.20 16:27:42) 
denizi sevmemek başka bir şey, nefret etmek başka bir şey.
o yüzden "malmış bu" deyip, arkama bakmadan kaçardım.

  • masseter  (02.07.20 16:31:05) 
Evet (İyi yuzemeyen tarafım xd)


  • üğpoıuy  (02.07.20 16:32:20) 
Phelps'in adı bir süre boyunca Avustralyalı yüzücü Amanda Beard,sonra Avustralyalı yüzücü Stephanie Rice ile anılsa da daha sonra gerçek kız arkadaşının 2007 Miss California güzeli Nichole Johnson olduğu tüm basına yayıldı.

Nichole de büyük ihtimalle birincilik konuşmasında dünya barışı isteyip, gülerek ben yemek yapmayı bilmem ki diyen kız gibi bişeydir.

Yanisi, reis bile sonunda pes ettiyse bize böyle bir şeyi diretmek düşmez hacı. Phelps'e bunu yapan hayat bize neler yapmaz.
  • onemoremile  (02.07.20 16:39:21) 
avatar is back +1

Sevgilinizin mesleği cankurtaranlık, deniz adamlığı falan değilse sorun yok bence.

Siz denize girmek istediğiniz halde sevgiliniz sizinle deniz tatiline gelmiyor, sizin arkadaşlarınızla deniz tatiline gitmemenizi istiyor, denize giderseniz bütün zamanını somurtup günü zehir ederek geçiriyor... gibi durumlar varsa ayrılık sebebidir ama burada da sebep kişinin deniz sevmemesi değil, çok başka şeylerdir.
  • kobuzchu kiz  (02.07.20 16:46:03) 
Sevgililik, ayrılık vs bunlar böyle şeyler değil ya. Çok şaşırdım soruyu okuyunca.


  • elorelia  (02.07.20 16:55:51) 
Denize bi tek yüzmek için girdiğimden ve yüzme aktivitesini de tek başıma yaptığımdan benim için ayrılık sebebi olamaz. Sanırım denize günübirlikçi gibi girip top falan oynayanlar için geçerli bi sebep olabilir :D


  • superfluid  (02.07.20 17:46:57) 
yüzmekten nefret ediyor diye ayrılmam tabii ama bu tür şeyler çok heves kırıcı oluyor.


  • anais  (02.07.20 18:03:45) 
Yani 14-15 yaşında değilsem, değildir.

Eloria çok güzel söylemiş; ilişki, sevgililik böyle şeyler değil gerçekten. Ben de yüzmeyi, denizi çok severim de sırf erkek arkadaşım yüzmeyi sevmiyor diye ayrilmayı düşünseydim oturup kendimi bir sorgulardim.

Ancak kamptan kampa koşan milli yüzücü olurum ya da ne bileyim erkek arkadaşım sürekli denize gidemezsin vs diye beni kısıtlamaya çalışır, o zaman sorun olurdu.
  • fraise  (02.07.20 18:13:36) 
İnsanların birinden ayrılma eşiği ne kadar düşük olabiliyormuş, ilginç geldi. Hayır ayrılık sebebi değildir benim için.


  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (02.07.20 18:34:01) 
Bence sen boşver denizi sevmemesini de niye gözünün üstünde kadın var de ayril. Zaten buna niyetlenmisisn


  • seyyar satıcı  (02.07.20 22:53:26) 
[]

anneme cok sinir oldum

arkadaslar,
simdi ninem var, 1 dönum yeri bir de evi var.
ninemde bunlari teyzemin ustune yapmis. tabi ki annemin izniyle. 2 teyzem var, lanet olsun ki. annemin bahanesi, dayim almasin diye. dayim onceden dedemin yerlerini satmis, tamam da simdi artik oyle bir gucu yok.
ben tabi ki cildirdim.

ninem yillarca ameliyat oldu biz baktik, digerlerinin en zengin, ellerinin en bol oldugu zamandi, hic bir sekilde yardimci olmadilar, hatta soyle soyliyim, annem ninemi istanbula ameliyata goturdugunde 1hafta falan kalirlardi, annem yemek yapin cocuga falan demis, teyzelerim eve gelip yemek bile yapmadilar. 10dk yuruyerek.
annem de ninemin en sevmedigi cocugudur bu arada.

sonra e-Devlet falan cikinca araziyi orada gorduler, haberleri yoktu onceden. ve cok degerli bir yerde. istanbul`da bogazda gibi dusunun.
birden hepsi annelerine duskun oldular.

simdi, ben parasinda degilim, ben bu kadindan-nine- zaten nefret ediyorum, bir seyini istemem.
niye sinir oldum,
teyzemler , asalak, sülük diyim siz anlayin, muge anliya cikan tipler neyse, bunlar da o.
annem babam ayri, bosanmalarinin sebebi teyzemlerin ve ninemin ac gözlülügü. annem babam, doktor. teyzelerim okumamis. bir de babamin ailesi Ciftci oldugu icin adana´da cok yerleri var. ben 17-18 yasina gelene kadar her gun bizim eve geldiler, babami aramislar, yerleri kizinin uzerine yap vs. diye.
hukuk kismini bilmiyorum ama akillarinin nasil calistiklarini anlatabilmisimdir umarim. benim yasim kucuk oldugu icin annemin kontrolunde olacak, onlarda anneme sattirip yiyecekler. plan, zeka bu.

ben cok sinirleniyorum, mesela ben annemden birsey isterim, baban alsin der. ama kredi karti ekstrelerinde gorurum, teyzeme kizlarina bir suru sey alinmis. ben bunun cok tartismasini yaptim. annem akillanmaz. onlari cok fakir, duskun gibi goruyor. "onlar yazik kocalari birsey almaz, onlarin birsey gordugumu var". Hepsinin durumu iyi, cocuklari da özelde okudu.
yazdikca yazasim geliyo. hatta anneme gelip bana karsi kiskirtirlardi, harcligi cok diye. (2010da, bin lirayla okuyordum eskisehirde yurt ucreti dahil, kuzenimin sadece okul taksidi 1.500 falandi)

annem doktor diyince, arkadaslarim falan maddi olarak birsey saniyor, annemin hic parasi olmadi. surekli bu kardeslerine ve onlarin cocuklarina harcadi.

ben de birikmis bir ofke var, annemin benim hakkimi savunmamasina sinir oluyorum. bu hak cocukken bir dondurmaydi, buyudum arsa oldu. annem bunlara durun, haddinizi bilin demesini bilmiyor.
dese ki ben orayi bir vakfa bagisladim, umrumda olmaz. ama bu mikroplara 1 lira bile gitmesini istemem.

simdi yurtdisindayim, o da kendi basarimla yani doktorami yapiyorum. ve yine aklima gelen bisey var ben annemden iki bin lira para istemistim o da kartim cekmedi diye, bilet almak icin vermedi. ama ogrendim ki amerikaya work and travela giden kuzenimin, vize ucretimi bilmiyorum annemin kartindan cekilmis.

eve geldigimde esyalarimi alip evi terkedecegim, bir de dayimin cocuklarina da haber verecegim.

 
Geçmişi kafaya takmasan kendi hayatınızı kurun.
Vicdanınızın yettiği kadar da anneniz arayıp sorarsanız. İnsan ailesini seçemiyor yapacak bişi yok.

  • mutlu yillar sana  (02.07.20 13:41:32) 
üzücü ve malesef yaşanabilen şeyler.

çok benzemese de yaşananlar sonucu, babamın ölümünden sonra ailemle tüm bağlarımı koparttım. Şimdi benim kafam rahat onlar da umrumda değil.
  • foolrules  (02.07.20 13:43:11 ~ 13:43:20) 
Klasik türk aile miras muhabbetleri. O paraya muhtaç değilsen kendini sıyır geç. Herkes ne hali varsa görsün.


  • roket adam  (02.07.20 14:09:17) 
sen tek cocuksan, babasi zengin, kiz cocugu evlenir vs. vs diye doldurmuslardir zaten, orasi gitti geri de gelmez.


  • Ley  (02.07.20 14:17:24) 
Ben de bizimkilere kızardım ama anneniz iyice abartmış. Hakkaten klasiktir, annenin babanın hakkını yiyen amca dayı ama sizinkini pek görmemiştim, çocuğunun hakkını yegenlerine yediren anne. Bence de mesafe koyup kendi hayatinizi kurun ama hakkinizi aramanız gerektiği zaman da hiç geri durmayın, ben ihtiyacım olmasa da onlara gitmesin diye hakkimi arardım.


  • ratso rizzo  (02.07.20 14:23:54) 
Sizin bugününüz bir daha geri gelmeyecek. Bugün. Şimdi. Hemen. Ne istiyorsanız onu elde edin. Hiç kimseye muhtaç değilseniz de bu çok kolay olacaktır. Hayata bir kere geliyorsunuz. GErekli serzenişlerde bulunup tepkinizi dile getirip çıkartın herkesi hayatınızdan. Anne konusu ince. Onu bilemiyorum o sizin özelinizde..


  • denizmaniaherif  (02.07.20 14:32:37) 
Bence seni direkt olarak yok sayıyorlar. Annen evlenmemis olsa onlara kalacak herseyi zaten almislar, anladigim kadariyla. Annende belki kimsem yok falan diye ses cikarmiyo.


  • Coma  (02.07.20 15:45:21) 
söyleyin vallahi siz evladısınız sizin eksiklerinii gidermeden böyle yapıyorsa sizi haketmyordur


  • birdposing  (03.07.20 14:23:16) 
[]

Kaçıp kurtulmak mı, kalıp savaşmak mı?

SB.




 
Kaçmak


  • pati  (02.07.20 10:13:11) 
Behlül kaçar :)


  • coca cola  (02.07.20 10:14:36) 
hayat savaşacak kadar uzun değil :)


  • clever  (02.07.20 10:15:16) 
bu soruyu soruyorsan kalip savasmak diyorum. benim aklima bile gelmemisti.


  • hot potato  (02.07.20 10:15:42) 
kendi adima kacmiyorum. 80 yasima gelip ardima baktigimda pisman olmak istemiyorum. ve "geldikleri gibi giderler" diyen bir adam zor zamanlarda guc veriyor. tercih senin tabi.


  • unabomber  (02.07.20 10:17:19) 
Benim için durumuna göre değişir. Benimle alakası bile olmayan ama başkaları dolayısıyla benim de etkilendiğim durumlarda kaçmayı tercih ederim. Direkt benimle alakalıysa savaşırım.


  • black holes in the sky  (02.07.20 10:27:14) 
Kaçmak :')


  • üğpoıuy  (02.07.20 10:33:14) 
kaçmak +1

bonusları: yenilik, heyecan, özgürlük
  • awlmi  (02.07.20 10:37:08) 
kaçmak +1
hayat savaşıp kendini yıpratmak için çok kısa

  • gazozailacatmauzmani  (02.07.20 10:41:06) 
Kacmak


  • sen nasıl bir insansın  (02.07.20 10:53:08) 
unabomber+1
ama duruma gore degisir.
bazen de birakirsin.
herkes ugruna savasilmaz, insan savasacagi cepheleri iyi secmeli.
  • blatta hiberna  (02.07.20 11:02:12) 
nasıl mutlu olacak öyle. uğraşmaya değmez ve ona harcayacağım eforu başka bir işe harcasam aha fazla fayda sağlarım diyorsun s.ktir et.

yok eğer mücadele ederek uzun vadede daha mutlu ve huzurlu olacaksan ağızlarına et..
  • yemrem  (02.07.20 11:16:06) 
savaşılacak bir durum mu var? internetin muhtelif yerlerinde, 2 satır yazı yazmak savaşmak ya da tepki göstermek değil.

kaçıp kurtulmak, düşünmeksizin. ama onu da yapmak kolay değil maalesef.
  • kiyiya vuran dildolar  (02.07.20 11:21:53) 
Kaçanzi


  • x571  (02.07.20 13:21:10) 
Kal bence, karpuz keseriz hem.


  • trixi  (02.07.20 13:23:10) 
Kayıp-kazanç muhasebesi yapmak iyidir.


  • SiyamkedisiZorro  (02.07.20 13:40:07) 
Kaçmak. 6 aya kaçıyorum. Kalıp savaşanlara başarılar.


  • monseur thenardier  (02.07.20 15:24:53) 
neyden kacacagim ya da ne icin savasacagima gore cok degisir ki bu sorunun cevabi. savasarak cozebilecegim ve savastigima degecek bir seyse mutlaka savasirim. ama degistiremeyecegim bir seyse, sonunda elime bir sey gecmeyecek ya da savastigima degmeyecek bir sey gececekse hiiic ugrasmam. parmagimi bile kipirdatmam. hayat gereksiz yere cirpinmak icin cok kisa. keyfime bakarim umrumda olmaz.


  • in vino veritas  (02.07.20 18:46:36) 
eğer kalmak sizi daha iyi bir insan yapacaksa, geliştirecekse savaşmak.


  • austenn  (02.07.20 19:06:10) 
[]

Acaba ailemle ilgili bu durumda elimden gelen bir şey var mıdır?

Anne ve babamla yaşadığım sorunlarla ilgili akıl almak için duyuruyu açtım. Son zamanlarda onlarla olan tartışmalarım yüzünden neredeyse psikolojim bozuldu, zaman zaman kalbim ve başım uzun süre ağrıyor. Hele son zamanlarda ağlamadığım kadar ağladım. Bu duyuruyu yazarken de ağlıyorum zaten.

Babam çok düşüncesiz, bencil, kötü kalpli birisi. Bir baba olarak sorumluluklarını yerine getirmiş birisi değil. Ailesine karşı sürekli psikolojik, sözlü, fiziksel şiddet uygulamış birisi. Bunlar yetmezmiş gibi ekonomik açıdan da destek olmuyor. Üstelik yıllarca resmen annemden ve annemin ailesinin varlıklarıyla geçindi. Teyzelerimden borç almalar, annemin babasının aldığı tüm altınları mücevherleri bozdurup harcamalar. Bu harcamalar güya yaptığı işleri batırıp, onların borcunu ödemek içinmiş.Annemin babasının aldığı evde oturuyoruz, yine dedemin aldığı arabamız var. En son 3 yıl önce iş yerinde müdürünün defalarca izin vermediği alımlar yaptığı için kovuldu, son 3 yıldır da bir arkadaşının firmasında çalışıyor. 10 bin üzerinde maaş alıyor ama çocuklarına bunun aylık bin lirasını bile vermiyor. Hala borçları yüzünden kredi ödediğini söylüyor. Evin hali içler açısı. Sadece evlendikleri zaman yani 24 yıl önce mobilya alınmış bir ev, avize kırık, koltukların hali perişan, tv yok. Üste her ay asgari ücret kadar -bu benim hesaplayabildiğim- ya da daha fazlasını bu şans oyunlarına harcıyor. Babalık yapmadığı gibi anneme karşı da çok kötü. Ne evde bir bardak suyu kendi alır, ne hava kararınca ışıkları yakar. Her şeyi evde başkalarını yapmasını bekliyor.

Ek olarak bu karantina sürecinde marttan beri bana çok kötü davrandı. Evdeki internet bağlantısı benim odamda çekmediği için bilgisayarı salonda kullanmam gerekiyordu, uzakta eğitime geçtiğimiz için canlı sınıflarda eğitim görüyoruz, mikrofon/kamera açık alıyor genelde. Haftada 4 gün günde 1 saat dersim oluyordu. Bende kendisinden dersimin olduğu sırada salonda durmamasını istedim. Defalarca kavga etti benimle. Ya dersim sırasında bana defalarca bağırdı, ya dersim bitmeden içeri dalıp yine konuştu durdu. Sırf 1 saat salonda o oturamadığı için.

Annem tüm bu olanı sindirmiş birisi. Babamın davranışlarını hiç umursamıyor. Kendi evinde kendisine sözlü, psikolojik şiddet uygulanmasına, köle gibi davranılmasına gayet normal bakıyor. Belki alışmıştır. Belki elinden bir şey gelmediğini düşünüyordur. Babam bana fiziksel şiddet uyguladığında bile umursamamış birisi. Hiç umurunda olmadı. "Napalım baban o" deyip geçiyor, sanki babam benden tuzluğu uzatmamı istemiş gibi olağan bir şey gibi davranıyor. Ama kendi ailesinde babam gibi biri yok. Ne dedem, ne teyzelerimin eşleri ne dayılarım hiçbiri babam gibi değil. Annem kardeşime ve bize karşıda çok düşüncesiz. Ben sürekli anneme çiçek, hediye alıyordum mutlu olsun diye, öyle sadece özel günleri beklemezdim. Ama bu karantina da babamın yaptıklarına asla ses çıkarmayınca ona karşı mesafeli davranmaya başladım.

Uzun yazdım özür dilerim ama yazmaya devam etsem uzar gider. Ailemin davranışladı benim açımdan cidden katlanılmaz hale gelmeye başladı. Babam bugün
krizden dolayı maaşının 3 bine düşeğinden bahsetmişti, daha az harcama yapın dedi, ben de ona şans oyunlarına çok para harcadığını bu süreçte oynamaması gerektiğini söyledim. Kendi harçlığı ile harcama yaptığından bahsetti, o benim harçlığıma karışmıyormuş -elinde olsa 5 kuruş bile vermeyecek bana-, ben de bugün ona whatsapptan bir haber link gönderdim. Kadının biri kocasıyla davalık olmuş, kocası sürekli kumar oynuyormuş diye. Yani onunla oturup tartışmadım, bağırmadım, hakaret, ses yükseltme asla yok. Bana geldi elinden geleni yap diye bağırdı çağırdı. Sonra kendini yatak odasına kapattı. Birkaç saat sonra gittim kapıyı çaldım, konuşabilir miyiz diye -amacı sakin sakin konuşmaktı- yine bağırdı etti.

Artık ailemin davranışlarına gerçekten dayanamıyorum. Hergün ölsem de bir rahat etseler diyorum. Evden gitmek gibi bir çözümüm yok şimdilik. Henüz üniversite öğrencisiyim, çok az biriktirdiğim para var. İş başvurusu yaptım birkaç kere ama bu süreçte de iş bulmak çok zor. İş bulsam da İstanbul'da hem okulu hem işi devam ettirmem çok zor. Burs almak gibi bir şansım babamın maaşından dolayı yok. Burs başvurusu yaptığımda ve babamın maaş belgesini gördüklerinde zaten direkt eleniyorum.

Duyuruyu acaba evdekilerle ilgili benim aklıma gelmeyen bir çözüm var mıdır diye akıl almak için açtım. Ben artık çok yoruldum. Evde tek düşündüğüm, sevdiğim kardeşim var. Henüz 18 yaşında. O olmasa sokakta bile kalırım bu evde bir saniye durmamak için.

 
Kyk yurtlarına başvursan çıkmaz mı acaba? Diyelim ki olmadı evde kendini soyutlamaya çalışmak mezun olana kadar idare edebilir belki. Odan varsa geçersin odana, kilitlersin kapını, ne halleri varsa görsünler. Gerçekten üzüldüm senin için. İstanbulda olsam gel ev arkadaşı olalım diyecektim valla. Evde kaldığın süreler çok uzunsa okuluna mani olmayacak bi iş bulabilirsin belki. Ya da halk eğitim merkezlerinin ücretsiz kursları oluyor. Mümkün olduğunca evden uzaklaşmak için bi nebze çare olabilir. Lütfen kendini hırpalama. Bazı şeyleri değiştiremiyoruz maalesef. Geçici bi süreç olduğu düşünerek kendini rahatlatmaya çalış. Allah yardımcın olsun.


  • antihero  (01.07.20 19:49:20) 
Vallahi içim karardı.
Allah kolaylık versin diyebiliyorum sadece. Bazı şeyler çok zor oluyor ve insanın başına gelince de bir çıkış yolu görülemeyebiliyor.
Umarım fikir verecek birisi çıkar.
  • kisa  (01.07.20 19:52:07) 
Valla durum cidden sıkıntılıymış bayağı. Annenin sanırım boşanma gibi bir düşüncesi hiç yok.

Bu noktada anneni boşanma konusunda ikna etmeye çalışabilirsin. Şu dönemde her ne kadar iş bulmak zor olsa da elinden geldiğince yaz için iş bulmaya çabala. Kardeşini de teşvik et o da iş aramaya başlasın. Böyle birine muhtaç olmaktan daha iyidir.

Akrabalar falan yok mu size arka çıkabilecek? Dede, nine falan gibi. Eğer imkan varsa direkt onlardan da yardım alabilirsiniz.
  • j r r tolkien hayrani  (01.07.20 19:57:30 ~ 19:58:35) 
@antihero
Teşekkür ederim. Kyk ya son 4 senedir sürekli başvuruyorum, ama okulum ve evim burada olduğundan yurt çıkmıyor.

Ne yazıkki öyle odamda oturup, evdekilerle iletişimde kalmamak olmuyor. Hatta çok daha kötü oluyor. Ben kimmişim ki onlarla yemek yemiyormuşum, onlarla oturmuyormuşum gibi tepkiler aldım. Hatta böyle olunca özellikle annem öok tartışıyor benimle, öyke kafamı dinlemek için bile odamda otursam kavga ediyor.

@j r r tolkien hayrani

Babam beni öldürse, annem yine de bu adamdan boşanmaz, hatta babamdan şikayetçi olmaz, hapse girmesin diye beni suçlayacak ifade verir. Babam olmasa maddi sorunumuz olmaz zaten. Bu evde bir tek onun masrafı var. Yani annem istese zaten evini satıp 2-3 ev satın alır, kiralarla geçinebilir. Ama yapmaz bunu.

Teyzelerim, dayılarım var hepsinin de maddi durumu iyi ama annem hepsiyle kavgalı, küs, görüşmüyor.
  • GoodMorningTeacher  (01.07.20 20:18:21) 
zor bir durum. çözüm olarak üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulup ayrı eve çıkmak. şans oyunları veya kumar oynayanları hiç güvenilir bulmuyorum, değiştirmeye de çalışmıyorum çünkü ne yapılırsa boşa, kendimi kandırıyor gibi hissediyorum. o yüzden boşuna değiştirmeye çalışma. odanda takılmak iyi fikir ama onda da müdahale edemeyecekleri bir şey olsun. kitap okuma bahanesiyle kaçabilirsin ya da ders çalışmak için vs. beraber yemek yemek istemezsen de henüz acıkmadım, bir şeyler atıştırmıştım,az sonra gelicem siz başlayın vs denilebilir (gerçi sen bunların hepsini denemişsindir, belki boşuna yazdım ama olsun)
sana sadece sabır dileyebiliyorum. en kısa zamanda okulu bitirmeye ve iş bulup ayrı eve çıkmaya bak. şuan virüs nedeniyle bunlar çok zorlaştı ama yine de geçici olarak iş bulursan kaçırma, en azından evden bir kaç saat uzaklaşmış olursun.

  • MtKrt  (01.07.20 20:31:12) 
@MtKrt

Teşekkür ederim. Evet, yazdıklarınızın hepsini denedim, işe yaramıyor. İş başvuruları yaptım kaç hafta önce, bakalım umarım olumlu sonuç alırım.
  • GoodMorningTeacher  (01.07.20 20:36:22) 
Bir iş bulup yarı zamanlı calissan çok iyi olur senin için. Evdeki ortamdan ne kadar uzak kalabilirsen o kadar iyi olacak. Ders calisacagin zaman bir kafeye ya da kütüphaneye git mesela, eve akşamdan akşama uğra. Sorarlarsa "ders çalışıyorum" ya da "isteydim" dersin. Kendi harçlığını çıkardığın için de kimse şimdiki kadar karışmaz sana. İnternet odanda cekmiyormus, blr wifi remoter al mutlaka, soyutlaman lazım kendini. Umarım bir an önce okulunu bitirip kendi hayatını kurarsın. Senin adına gerçekten üzüldüm.


  • epistemic_regress  (01.07.20 20:37:43) 
Bizim zamanımızda evi uzak olanlar,ikametlerini başka yere alıp,yurt başvurusu yaparlardı. Öyle bir şey yapsanız, dayınızın,teyzenizin evinde yaşıyor görünseniz, olur mu ki. Part time iş bulup, birilerinin yanına da çıkabilirsiniz. Bir de insanlar kolay kolay değişmez, konuşarak bu hastalıklı yapıyı düzeltebileceğinizi düşünmüyorum. Siz kendinizi korumaya çalışın, bu insanlarla münakaşaya girilmez.


  • asteriks  (01.07.20 21:31:49) 
Hocam diğer arkadaşların da dediği gibi bir an önce okulu bitirip kendi ayaklarınızın üstünde durmanız kesin çözüm gibi duruyor. Gözümden kaçtıysa kusura bakmayın, bir arkadaşınızın yanında kalma şansınız var mı en azından okul bitene kadar? Kiraya ortak olmalı öğrenci evi tarzı birşey. Ya da kardeşinizle aparta çıkma durumunuz? Eğer part time bir iş bulursanız ve biraz da birikmişinizle idare edebilirsiniz. Teyze dayı anneyle küsmüş ama size sırt çevirmezler bence. Onlardan yardım almayı deneyebilirsiniz maddi/manevi.


  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (01.07.20 21:48:11) 
Sabır diliyorum ben de, ebeveynleriniz gerçekten zor insanlar. Part time iş bulup para biriktirmenizi öneririm. Hem evde geçirdiğiniz süreyi azaltır hem de mezun olur olmaz o parayla kendinize ait bir yasam kurmanız kolaylaşır. Cvniz de dolmuş olur. Bu noktada mesleğinize odaklanmanizin önemi büyük.

Psikolojinizi korumak için kendinizi soyutlamaktan başka bir yol göremedim ben açıkçası çünkü uzlasilacak insanlar gibi değiller. Sizi direkt olarak zora sokacak şeyler yapmadıkları sürece akışına bırakın. Biliyorum çok zor. Bir de anne-babaniz göreceli olarak gençler tahminimce. Onlar yaşlandıkça ve siz de bağımsızlığınızi kazandıkça yumuşamaya ve orta yola gelmeye başlıyorlar. Biraz sabretmeniz gerekecek ama ilerisi için içinizi ferah tutun, genelde yoluna giriyor.
  • Olive  (01.07.20 21:57:56) 
Gercekten zor bir durum. Cezaevi gibi. Sana bir kacis plani lazim. Firar oykulerinde hep sabir ve zeka vardir. En uzun vadedeki planini yap ve sonuna kadar buna sadik kalacagina yemin et. Sonra o plani kucuk parcalara bol. Bunlari esnetebilirsin. Attigin her adimi akillica at. Bu surecte esas olan asla umutsuzluga kapilmamak ve mucadeleden vaz gecmemek. Sureci iyi yonetmek adina yerine gore disini goster, yerine gore alttan al. Kurtulusun senin elinde. Baban iyi bi tokati hak ediyor. Annen de oyle. Birisi bunlara iyi bi ders vermeli. En buyuk aday sensin iste. Ama silip atmak yerine son kertede olsan duzelmelerini, akillarini baslarina almalarini umut et. Kardesini sahiplenmen cok guzel ama bazi adimlari atarken korkudan kardeslik duygusunun arkasina saklanmadigindan emin ol. Allah yardimcin olsun.


  • Kirmizibavul  (01.07.20 23:04:18) 
Hayat bazen serttir. Hem de çok serttir. Değişmeye zorlar insanı. Seni de sertleştirir, bu kadar fırtına içinde sen yumuşacık kalmaya devam edersen yitip gitmeye, kaybolmaya ve kaybetmeye devam edeceksin. Üzgünüm gerçekten senin adına , ama düşün bir, bu sana yapılanlar, yaşadıkların reva mıdır?

Biraz ağır konuşacağım, çünkü içimdeki öfke ile seninle empati kuruyorum. Öfke, çaresizlik duygusundan iyidir her zaman. Korku nasıl bir insanı tehlikeden kurtarmaya yarıyorsa, öfke de tam olarak öyle bir duygudur. Sen sakince, efendi efendi bir hayat sürerken, afedersin ama bir tane bencil, dünya kendi etrafında dönüyor zanneden soytarı ve ona itaat eden, bu şımarık adamın iktidarını kabul etmiş bir kadın ile kendi hayatını yok mu sayacaksın, hep kayıp mı olacaksın bu kötülüğün içerisinde?
Annen baban seni doğururken bir çocuğa bakacaklarını bilmiyorlar mıydı? Bir çocuğun sorumluluk getireceğini bilmiyorlar miydi? Hep söyle düşünmüşümdür, gerçekten anne ve baba çocuklarını sevmez. Gerçekten seven çocuktur, çünkü o baba/anne bir adama vurduğunda düşünür karşı taraf bana zarar verir mi diye, ama çocuğuna vurduğunda düşünmez bile neleri yıktığını onda, gücü yetiyordur ve vurur. Ama çocuk karşılık vermez, terketmez ve bunu anne baba biliyordur. Şimdi neden sen sorumlusun onlardan, onların senden sorumlu olmaları gerekirken? Bu olgunluğu, sorumluluğu alamiyorlarsa, neden hala onlara duyduğun anlamı kalmamış sevginden dolayı devam ediyorsun dertlerini çekmeye? Onlar sana gerçekten bir saygı ve sevgi duyuyorlar mı acaba? Özür dilerim, ama akıllıca bir cesaret ve öfke gerekiyor sana. Başka hiçbir yol olmadığını sen de biliyorsun.
Değişim o adamdan veya kadından başlamayacak. Değişim senden, senin içinden başlayacak. Ya her gün ölürsün ya da bir yol bulursun, mesela o evden çıkar gider onları bırakırsın napiyorlarsa yapsınlar, veya isyan edersin, yeter dersin. Yol çok, hic bakmadığın yollar da var. Ne birinin şımarıklığını ne de diğerinin öğrenilmiş çaresizliğini cekmek zorunda değilsin. Kendini, hislerini değiştirmek zorundasın. Savaşmak zorundasın. Hayat işte tam olarak evin içinde gördüğün şeydir. Iktidar tam olarak o evin içinde babanda gördüğün şeydir. Başkaldırı, boyun eğmeme de tam olarak senin yapman gereken şeydir.
İnsan düzelmez, değişmez belki. Ama korku, ileri giden kişiyi hizaya sokar. Öfke de korkuyu yaratır. Öfke savaşmayı yaratır. Senin öfke duyup had bildirip veya onları def edip yeni bir hayat kurman gerekiyor belki de. Hayatını bu kadar kötülüğe rağmen sürdüren sen, farklı bir yol bulup yeniden ayakta kalamayacak mısın? Savaşmak, savaşmayı bilmek gerekiyor. Korkuyorsun, ama bir kere olsun bir seyleri cidden göze almak, hayat boyu korkuyla yasamaktan, bir adamın vicdansizligina, keyfine, şımarıklığına kalıp korkuyla titremekten iyi değil midir?
Yol mu istiyorsun? Bak yol zaten en başından görünüyor sana. Sadece akıllı ol, öfkeli ol, cesur ol. Annenin kabul ettiği iktidarı kabul etme, o adama güç veren bir diğer etken de sensin, bunu unutma. Yık onun iktidarını, annen seni kaybetmeyi göze alabilir mi acaba? Cesaret bulaşıcıdır, unutma.
  • dnzy 1  (02.07.20 15:53:04) 
Kardeşin olduğunu sonda belirtmişsin. kardeşin 5-6 yaşında değil ki. 18 yaşında reşit bir birey. iki kişisiniz ve bu daha iyi aslında. Hatta onunla birlikte siz o adama kök söktürürsünüz ama işte göze alabilmek gerekiyor. evde bir huzursuzluk mu çıkarıyor beyefendi, siz iki katını çıkarın. Bir adamın evinde huzur yoksa o adam eninde sonunda oturur yerine. Siz de bunu yapın, yeter ki sakin kalıp yarın daha ileri boyutlara ulaşacak olan o şımarıklıklara boyun eğmeyin. Çünkü emin ol yarın daha fazla ağlarsınız, iktidarın, boyun eğmenin sonu yok çünkü.


  • dnzy 1  (02.07.20 16:04:23) 
[]

Psikolojik şiddet nedir? Bu mudur?

Selamlar herkese,

6 aylık ilişki. Ben 28E o 23K.

Biz ayrıldık, 10 gündürlü de konuşmuyorduk. Bugün kedilerle alakalı görüştük. "Bana psikolojik şiddet uyguladın" dedi. Ne güzel atlatıyordum süreci, bu lafı duyunca şok oldum. Açıklamasını istedim. "Bitirdin beni ezerek, yanımda olmayarak, bağırıp hakaretler ederek" dedi.
Olan bütün olaylar ya yazışma ya da telefon konuşmasında gerçekleşti. Yan yana iken olmadı. Hele her kavgadan saatler sonra süper aşıklara dönüşüyorduk, bir sonraki sorunumuza kadar.
Haftada 2-3 gün kavga/tartışma oluyordu.

Sorum psikolojik şiddet nedir? Uygulasmis miyim?

Buradan sonrasını örnek isteyenler için yazıyorum.
----------------------------------

Genelde konu ufak bir yanlış anlama veya ağır bir laf söyleme oluyor. Ben ise alttan alıyorum çoğunlukla. Üzdü bu lafın gibisinden. Geçmişi açıyor konu uzuyor. Beni sevmiyorsun, umursamıyorsun, yerim yok hayatında vs diyor. Teselli ediyorum. Devam edince drama, arabesk, acitasyon kelimelerini kullanıyordum ki çok rahatsız oluyordu bu laflarımdan. "Başım, midem ağrıdı ben konuyu konuşmayacağım" derdi hep. Ben ise "sağlığın çok kırılgan tartışamıyoruz bu yüzden" derdim. Olay basit şu lafı ettin özür dile veya açıklama yap kapansın ise favori lafımdı.

Bir kaç örnek verdi:

-Otelde çalışıyorum. "Kimler geldi?" dedi. "Ukraynalı kızlar geldi" (Grup bekliyorduk.) . Hop sorunlar başlıyor. Gülerek söyledim diye. Çalışan 60 yaşında bir abla var. Onun kızıyla zamanında sevgiliydik. Abla "öpeyim gel evladım" dedi. "Gel öp" dedim diye kıyamet "annemle bile bu kadar samimi değilsin". Veya aşçı "sana kızımı vereyim" dedi. "Yok abla benim sevgilim harika ben onu isterim sadece" dedim. "Nasıl sana kız vereyim der" diye kavga. Ya hepsi yaşlı ve karakterleri, hareketleri farklı ne yapabilirim.

-Ağlayınca veya kırınca yanımda olmadın. (İş yerine gitmeler, sokağa çıkma yasağında evine gece vakti gitmeler oldu, gitmeyince suçlanıyorum tabii. Telefonda aşkım hadi bla bla şeklindeki tatlı konuşmacalar genelde işe yaramıyordu.)

-Beni ezdin bitirdin, destek olmadın. (Çalışıp okuyor ve eve bakıyor. Hep övdüm, hep takdir ettim, yaparsın ve edersin dedim. Asla olumsuz bir laf söylemedim.)

-Kavgalarda çok kırdın dedi. (2 kez telefonda çok çok yüksek sesle bağırdım. Salak, salak mısın dedim bir çok kez. Ama daha kötülerini işittim.)

-Tartışmada "çok kötü hissediyorum, iyi değilim" dediği zaman "ne yapabilirim senin için bak gerçekten bilmiyorum bana söyle, öğret nasıl iyi gelebilirim" diyordum. "Beni anlamadın ne yapayım dedin" diyor. Odunluktu kabul ediyorum.

-Ailene düşmanmışım gibi davrandın diyor. ("Onlar seni kullanıyor, kavga ettik sen git annenle dizi izle, ufak kardeşinle oyun oyna anca. Baban senin işini çözemedi benimkini hiç çözemez." söyledikleri.) Ben karşılık olarak böyle konuşma bak beni ailemden itmeye çalışıyor gibisin, yarın biz iyi oluruz ama dediklerin öylece kalır, ben sana anlatıyorsam içimi dökmek içindir. Yerelim diye değil. Telefonu gece boyu kapattım. Panik atağı nüksetti o işteyken. Sabah suçlu oldum. Belki de haklıdır.

----------------

Psikolojik şiddet bu mudur? Uygulamış miyim? Uyumsuzsunuz demek yerine gerçekten ben bu kıza psikolojik şiddet mi uygulamışım onu söylerseniz çok daha sevinirim.

 
Kız dengesiz yarın bir gün beni zorla ilişkiye zorladın tecavüz ettin vb diyebilir, her şeyi kes, kaç


  • KaraSakall  (01.07.20 18:34:09) 
Merhaba
Öncelikle bu topraklarda kadın erkek hepimizin şiddete maruz kalarak büyüdüğümüz pek çok kez başta hemen görünmeyen (fiziksel olmayan) hatta zaman zaman fiziksel şiddeti bile normalleştirdiğimiz daha da önemlisi “içselleştirdiğimiz” gerçeğini lütfen kabul edelim siz de edin.
Evet, bunlar psikolojik şiddettir, gerçekten de öyledir.
Belki sizin ya da eski kız arkadaşınızın farkedemediği ya da şu an bizle paylaşılmayan başka şeyler de olmuş olabilir.
Bunlar sizin direkt kötü kalpli ve şiddet yanlısı olduğunuz anlamına gelmez. İstemeyerek, bilmeyerek yapmış olabilirsiniz. Belki de bunun gibi durumlara yani psikolojik ve veya fiziksel şiddet yanlısı hareketlere son derece karşı da olabilirsiniz. Ancak ne yazıkki coğrafya, kültür, bunun gibi koşullar bazen davranışlarımızı bu hale getirebiliyor. Özellikle erkekler -böyle söyleyip ayrıştırmak istemem - türkiyede ortalama bir kadının ortalama bir çevrede ortalama bir gününde maruz kaldıklarını yaşasa böyle bir empati modülü yüklenebilse mesela sanal olarak :D herkes için tüm ilişkiler için çok başka, süper şeyler olabilirdi. Olmayacak.

Önce bunu kabul edin. Fark edin. Kendinizde değiştirmeye çalışın, daha duyarlı olun sonraki ilişkilerinizde.
  • jimjim  (01.07.20 18:37:10) 
yukarıdaki iki cevap, muhtemelen biri kadın biri erkek. İfade ediş biçiminden soruyu cevap arama yöntemine (soru sahibi ve soruda geçen başkası üzerinden) kadar durumu özetliyor.

Şiddettir gardaşım.
Ayrılmışsınız, her ilişki bir deneyim. Sonrakinde daha iyi iletişimde olursun.
Sorup kendine ayna tutman da önemli bişeydir.
  • rewlack  (01.07.20 18:40:04) 
i.redd.it
şu basit görselde geçen bir veya birkaç şeyi yaşadıysan, burda psikolojik şiddet gören taraf sen oluyorsun.

  • nahtoderfahrung  (01.07.20 18:52:03) 
siz en son ayrilmistiniz biz de isabet olmus artik onune bak demistik. siz yine mi baristiniz ya?


  • in vino veritas  (01.07.20 19:07:56) 
Barışmadık. Sadece 10 gün sonra konuştuk kedilerle alakali. Psikolojik şiddet gördüm senden dedi. Baya içerledim.


  • Amory Lorch  (01.07.20 19:09:43) 
KaraSakall +1

aga yeter, vallahi yeter.
şu nazgülü bi engele yahu. çekilecek dert değil, neden boşu boşuna kendini kanser edeceksin? daha önceki duyurularını da okudum ama cevap vermemiştim ama burama( evet orama kadar) kadar geldi. her yerden iletişimini kes, kendine biraz zaman tanı. gittikçe zehirleniyorsun. biraz kafanı dinlesen "ben ne salaklıklar yapmışım, niye dayanmışım onca şeye" diyeceksin.
abi hiç işin gücün, derdin yok mu yahu? kendine yazık ediyorsun. bırak kızı ne hali varsa görsün. kurtulmaya bak.
  • MtKrt  (01.07.20 19:10:42) 
Eski duyuruları şimdi okudum. Psikolojik şiddet şöyle var, kızın peşini bırakamayan saplantılı nispeten ezik bir arkadaşsın. Kızı aşırı ilgiyle boğmuşsun, şımartmışsın. Omurganı tekrar inşa et biraz kendini geliştir. Ergen triplerine boğulmuşsun. Aynı mevzu üzerinden 4 tane duyuru açmak psikolojik saplantıdır


  • KaraSakall  (01.07.20 19:31:32) 
Daha çok o sana psikolojik şiddet uygulamış gibi duruyor


  • epistemic_regress  (01.07.20 19:39:34) 
Haftada 2-3 gün tartışma, kavga...
Devam etmeyin. Kedi medi bahane.

  • pro9it9is9  (01.07.20 19:45:50) 
İlişkini bitir eğer son kıvılcımlar kaldıysa kuru kimyasal toz ile tamamen söndür.Seni manipüle etmeye çalışıyor.Duyarlı olma tamamen çıkar hayatından


  • shredd  (01.07.20 19:47:23) 
evet bence psikolojik şiddet var. ama sadece senin yaptıgın değil, karşılıklı bi psikolojik şiddet var baan kalırsa. jimjim'e şu noktada katılıyorum biz böyle yetiştiriliyoruz. senin bazı tavırların psikolojik şiddet, onun manipüle ettiği noktalar da psikolojik şiddet.

belki de başka bi noktadan ele almak lazım ünkü psikolojik şiddet dediğimiz şey fiziksel şiddet gibi kolay kanıtlanabilir bişey değil. belki başka ilişkilerde bambaşka insanlar olacaksınız, birbirinize uygun değilsiniz sadece. geçmişte yaşananlar, yetiştiğimiz aile dinamikleri bazı şeyleri çok etkiliyor ve uyuşulmadığı noktalarda bence olay bu şekilde karşılıklı psikolojik şiddete varıyor.

uyumsuzsunuz demeyin demişsin, asla öyle demek amacıyla yazmıyorum ama senin hassas olduğun noktalar onun hassas oldugu noktalar farklı belki de ve belli ki konusularak çözülemiyor. anlamıyorsunuz birbirinizi ve birbirinizin sınırlarına girmiş, kırmızı çizgilerini geçmiş oluyorsunuz.

bir de böyle konular bence asla objektif anlatılamıyor, senin iyi niyetinden şüphem yok asla ama ona anlat desek şu verdiğin örnekleri çok farklı duyarız muhtemelen. olmuyor yani bir yerde ve böyle böyle tükeniyor. ikiniz de gençsiniz daha hayat çook uzun bu şekilde ögreniyoruz, böyle şeyler yasayarak ögreniyoruz belki de sağlam iletişim kurmayı.
  • patlamis misir  (01.07.20 19:53:50) 
Benim amacım hatalarımı açık bir şekilde anlayıp kendimi düzeltmek. Bugün telefonda duyduklarımı ve hatrımda kalan bir kaç örneği buraya taraf tutmadan yazmaya çalıştım. Kendimi sizlere karşı haklı göstermemin ve kendimi kandırmanın da bana bir şey kazandırmayacağını biliyorum.

Saplantılı ezik kısmı için ise şunu diyebilirim. Her kavgamızda ve önceki ayrılıklarda hep benden bir adım beklendiği için, bir de "ayrılırsak bizim için savaş" dediği için kör olmuş olabilirim ve bir günde onlarca "ayrılmayalım şöyle yapalım" mesajı, onlarca arama da yaptım hemen her gün.

Ve farkındayım 6 ayda bile 10 binlerce mesaj ve yüzlerce olay var. Hepsini anlatmak veya hatırlamak imkansız. Bu mesajdaki ilk mesajımı 1 saatte yazdım mesela. Ama bariz ve büyük olanları olabildiğince yazmaya çalıştım.
  • Amory Lorch  (01.07.20 20:55:19 ~ 20:57:22) 
Tamamını okumadım da neden her şeyi sevgiline anlatıyorsun. Yok 60 yaşındaki abla bunu dedi yok şu şunu dedi diye... İtici bir davranis.


  • elorelia  (01.07.20 21:51:41) 
Telefonda sevgilim ile konuşuyordum. 60lik ablalarda öyle konuşunca duydu.


  • Amory Lorch  (01.07.20 22:08:47) 
Öncelikle sorduğun sorunun cevap kitlesi kadın ve erkek olarak ayrışıyor.
Cevaplardan gördüğüm kadarıyla radikal feministler yine kızın hiç suçu yokmuş gibi ama ne şiş yansın ne kebap misali “toplumun dayatması aslında, yaptın ama niye yaptın”ı açıklıyorlar.

Sadece anlattıklarından yola çıkarak ikiniz de bu konuda suçlu görünüyorsunuz ama kız tarafının senin üzerinde sürekli bir yönlendirme uygulamaya çalıştığını söylemek gerek. günlük olaylarda gülünüp geçilmesi gereken şeyleri sınıflandırmak, altında manalar aramak hayatı zindan eden şeyler. Bu tip sorunlar baş gösterdiğinde ya hep alttan alacaksın ya ayrılacaksın ya da bağırıp çağıracaksın. Bağırıp çağırıyorsan psikolojik şiddet uygulamışsındır. Tabi olay dinime küfreden müslüman olsa gibi duruyor, kız tarafı da bu işin başlatıcısı olmuş. Yani kendisi de bir güzel psikolojik şiddet uygulamış.
  • filipis  (01.07.20 22:17:16) 
Bir haftalık bir kedi. 3 gündür kendisi bakıyormuş iş yerinde.(Gece vardiyasında) 3 gün önceki telefon görüşmemizde istersen yardımcı olabilirim demiştim. Kendi başımın çaresine bakarım demişti.
Bugün sabaha karşı aramış beni. 04.00 gibi geri dönüş yaptım. "Yardımcı olur musun? Gönüllü olduğun barınakta bakarlar, iş yerinde denetim var burada bakamam" dedi. "Düşündüğün gibi olmuyor barınak işleri çünkü bir kafeste 30 kedi var ve her şey olabilir, evinde bakmalısın." dedim. "Hastaneye gitmeliymiş sabah." Bir kez daha rica edince kalktım taksiye atladım. Son gördüğümden beri çok çökmüş duruyordu. Pek konuşmadan aldım yavruyu gittim.

Şimdi başka birisi bunu rica etse yapmazdım. Ama onun için yaptım. 2 ay evde bakacağım artık diğer verdiği 4 kediyle beraber. Aldığıma pişman değilim.

Sizce bunca şeyden sonra gidip kediyi almakla enayi veya başka bir konuma düşmüş mü oldum? Onun gözünde bu hareket nasıl görülmüştür?
  • Amory Lorch  (02.07.20 11:00:38) 
Yahu ayrılmışsınız zaten, onun gözünde nasıl göründüğünün ne önemi var? Saplantılı bir şekilde bu düşüncelere kapılmanın manası yok. O seni her türlü suçlamaya başlamış zaten.

Enayilik konusunu da salla, tanımadığın birine yardım gibi düşün
  • filipis  (02.07.20 11:49:58) 
Kadınım, feministim ama bu anlattığınız olayda sizin daha fazla psikolojik şiddete maruz kaldığınızı düşünüyorum. Önceden size verdiği (onları da geri alacaktı yanılmıyorsam) 4 kedi üzerine verdiği kediler aslında hep sizinle olan bağını güçlendirmek için. Çocuk yapmak gibi düşünün. Evlenince bile aileniz hakkında bu şekilde konuşulması (her iki taraf için de doğru değilken ne cesaretle bu cümleler kurulabiliyor, anlayabilmiş değilim. Telefonda ya da yüzyüze yapılan hakaretler ilişkide kırmızı çizgi olmalı. Hakaret edilebiliyorsa saygı yoktur, saygının olmadığı ilişki illa ki biter. "Yanımda olmadın, beni anlamadın, destek olmadın..." bunları geçiniz. Eğer bize verdiğiniz örneklerden ötesi yoksa sizin kızın sorunlarını çöz (e) memeniz sizi kızın gözünde güçsüz / işe yaramaz yapıyor, sorunlarından dolayı sizi suçluyor. Bunu içselleştirmeyin. Psikolojik şiddet bu değil.
Bu verdiğiniz örneklerde sadece bağırmanızı "psikolojik şiddet" olarak nitelendirebilirim.
Bize aktardığınız kadarı ile bu ilişki mundar olmuş. Bir sonraki ilişkinizde sevgilinize hiçbir şekilde hakaret etmeyin, çevrenizdeki her konuşmayı sevgilinize yetiştirmeyin.
  • SiyamkedisiZorro  (02.07.20 14:34:17) 
KaraSakall +1
Buradaki bir arkadaşın sana "kötü bir şey değil ya psikolojik şiddet uyguladığını kabul et bence" diyerek uyguladığı tavır psikolojik şiddettir bence. kendini geliştirmesi gerekir. sana karşı daha duyarlı davranması gerekir.

  • twelfth  (02.07.20 16:07:05) 
[]

tinder da kapanacak mı ?

arkadaşlar tinderın kapanması veya düzenleme gelmesi söz konusu olur mu? sola atmak yasaklanabilir belki.




 
Görücü usulü dururken tinder da neymiş. Kapanacak tabii.


  • j r r tolkien hayrani  (01.07.20 19:10:14) 
tinder kapanıp yerine gonuldensevenler mobil uygulamasına geçilecekmiş.

www.gonuldensevenler.com
  • nahtoderfahrung  (01.07.20 19:13:55) 
[]

Erkekler daha cabuk mu unutur?

Tv'de herkesin uzuldugu bir olay vardi. Anne ve bebegi hayatini kaybetmisti. Babanin adini google yazdim. Daha bir yil olmadan adam evlenmis, cocugu olmus. Ben boyle bir olayin travmasini kolay kolay atlamazdim. Tv de izlerken bile uzuluyorum. Siz ne dusunuyorsunuz?

Edit: Eşi öldükten birkaç ay sonra evlenmiş, 1 yıl bile olmamış. Kimseyi yargıladığım yok. Eşinin ve çocuğunun ölümünü ben bile unutamadım.


 
hangi erkekler?


  • Bruce  (30.06.20 22:35:11) 
Türkiye'de baba denilen (!) kişilerin %60-70'inin eşiyle çocuğuyla alakası yok ki. mahalleden biri ölmüş gibi üzülüp geçmiştir. dediğin kişi de muhtemelen görücüyle evlenmiştir.


  • avatar is back  (30.06.20 22:40:03) 
travmayı atlattığına dair bir bilgi göremedim yazdıklarınızda ben.


  • levpontryagin  (30.06.20 22:42:21) 
O çok bireysel bir şey ama illa cinsiyete bağlayacaksak maalesef ülkemizde erkeklerin üzüntüsünü yaşaması kültürel olarak hoş karşılanmıyor. Dolayısıyla haberdeki kişinin gamsız olmasından çok "neyse tamam oldu bitti, yola devam et. bak yalnız kalma, ileride çocuğun olsun ki sana baksın" kafasıyla evlendirilmiş olması daha muhtemel geldi. Yoksa o travmatik yaşantıyı löp diye atlatacak insan olduğunu sanmıyorum. Varsa da psikopatisi vardır.


  • mor bembombom  (30.06.20 22:42:37) 
Hangi erkekler? Siz erkekler. @lev...,travmayi evlenerek atlatmis iste. 2018 de olmus ikisi de. 2019 da yeniden baba oldugu haberi var. Ya ne bileyim, ben tanimadigim insanlarin olumune bile cok uzuluyorum. Aklimdan cikmiyor.


  • banacevaplazım  (30.06.20 22:47:23) 
Bu acıyla başa çıkma yöntemi olarak yeni bir hayat kurmaya çalışmış gibi geldi bana. Tabii bunda ne kadar başarılı olduğunu ve içindeki fırtınaları bilemeyeceğiz.


  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (30.06.20 22:51:10) 
Ben ölsem ve yılım dolmadan adam evlense Ruhsar gibi başına bela olurdum


  • elorelia  (30.06.20 22:55:23) 
evet gerek toplumsal baski gerek ailelerine baglanma bakislari onlari hizli unutturur. bi soz vardi adam karisinin cenazesine takkeyi duzeltip gider mii o manada bir sey.biri gorurse begensin diye.eminim ki cenaze evindeyken bile yanina gelenler yeni es icin tavsiyelerde bulunmuslardir. erkek adam dul kalmaz;))

duygusuz ve cirkin bi durum
  • ala09  (30.06.20 22:57:21) 
ne yani kadınlar yıllarca yas tutup kimseyle evlenmiyor mu?


  • nothing in my way  (30.06.20 23:05:05) 
Aslinda cenaze videosunda adami o kadar da uzgun gormemistim. Sakinlestirici almistir belki dedim. Ben hoslandigim birini bile uzuuun vadede unutuyorum. Adama hayret ettim.


  • banacevaplazım  (30.06.20 23:06:10) 
Konu evlilikse bence öyle. Ama bu sonuç mu sebep mi emin diilim.


  • üğpoıuy  (30.06.20 23:06:49) 
erkekler hakkında şimdi atıp tutmak doğru olmaz, karşılığında kadınlar için de söylenecek onca şey bulunur.
ama genel olarak kadın ya da erkek fark etmez, insanların travmalarla başa çıkma şekilleri farklı oluyor.

bazı insan içine kapanır, evden çıkmaz.
bazı insan kendini ortalığa atar, evlenip başka çocuk yapar, öncekini yok sayar, hatırlamak istemez.
sağlıklı ya da sağlıksız şekilde atlatabilme konusu ayrı ama içini ve yaşadıklarını bilemezsiniz, bu yargılanacak bir şey değil.
  • blatta hiberna  (30.06.20 23:10:49 ~ 23:12:31) 
Evlendi çocuğu oldu travmayı atlattı evlenmedi hala travma yaşıyor falan gibi geliyor galiba sana.

Travma öyle bir şey değil. Her insanın stres yaratan durumlarla başa çıkma şekilleri farklıdır.
  • turkce konusan uzayli  (01.07.20 09:17:55) 
Anekdotal örnekleri bırakırsak, erkekler çok sevdiklerini unutamıyorlar. Kadınlar en hayran kaldıklarını.

Çünkü erkekler sevgi ile yaklaşırken kadınlar en iyiyi seçmeye calışıyor. Daha önce daha zengin daha yakışıklı daha yatakta daha iyi sosyal statüsü daha yüksek biri ile beraber olmuş bir kadını bundan daha düşük bir adamın tatmin etmesi ve unutturması çok zor.
  • twelfth  (01.07.20 09:27:21 ~ 09:28:05) 
erkeğine bağlı olarak değişir.

skorcu biriyse hiç umrunda olmaz.
biraz duygusal biriyse ve sevdiyse unutmaz.
  • tabudeviren  (01.07.20 10:49:06) 
böyle konularda işin içinde olmadan yorum yapmak çok ayıp. ağır konuşasım geldi ama silineceğini bildiğim için yazmıyorum. benzer bir şey yaşamış kimse bir yargıda bulunmak için bu kadar acele etmezdi.


  • bohr atom modeli  (01.07.20 12:13:41 ~ 12:14:22) 
bohr atom modeli+1
adamın neler yaşadığını bilmeden yorum yapmak doğru değil.

olaydan bağımsız olarak.. kendi adıma bir kadını beklediği için ömrünü heba eden bir sürü erkek biliyorum. aynı durumda bir kadın bile bilmiyorum.
  • unabomber  (02.07.20 20:43:24) 
[]

Anneyle anlaşamama vol1

Annemle aynı frekansta değiliz. İletişim problemlerimiz var resmen. Örneğin az önce tartıştık, haksız olduğum yönler vardı bu yüzden özür dilemek istiyorum ama dilemicem büyük ihtimal. Çünkü özür dileyince asla kabul etmiyor ve daha da büyütüyor meseleyi. Öyle bir pişman ediyor ki insanı alttan aldığına. Sorunu çözüp kırgınlığı gidermek istiyorum ama bu mümkün değil. 1 hafta surat yapacak.

Annem gerçekten anlaşması zor biri (kendisi kabul etmese de). Kardeşleri de böyle olduğunu söyler yani tek benim düşüncem değil bu. İyi anlaşan anne kız görünce o kadar imreniyorum ki. Tamam kuşak çatışması illaki yaşanır ama bu kadar inişli çıkışlı bir ilişki de insanı yoruyor. 1 hafta barışıksak bir hafta küsüs.

Annenizle anlaşmazlık yaşadığınızda nasıl bir yol izliyorsunuz? Benzer sorunları yaşayanlar varsa çözüm önerilerinize talibim. Şimdiden teşekkür ediyorum.

 
Uzak duruyorum. Aynı evde yaşamamak kesin çözüm. 18 yaşını geçen hiç kimsenin ailesiyle yaşamaması gerektiğini düşünüyorum ne kadar sevse de.


  • sta  (30.06.20 20:44:29) 
1. Uzakta yaşıyorum

2. Annesi vefat eden insanların paylasimlarini aklıma getiriyorum

3. İleride kesin ben de öyle olurum deyip, tolere etme citami düşürmeye çalışıyorum
  • üğpoıuy  (30.06.20 20:47:07) 
tam olarak üğpoıuy gibi yapiyorum ama tahammulde cogu zaman yine de yetersiz kaliyorum. bir hafta birlikte kalmak zorunda kaldik gecenlerde sinir krizi gecirdim yillar sonra ilk defa. sonuncuyu da kendisi sayesinde gecirmistim zaten. neyse ki 17 yasimdan beri ayri yasiyorum yoksa nasil dayanirdim bilmiyorum. uzaktan uzaga iyiyiz arada bir telefonda hosbes edip kapatiyoruz. bir arada mumkun degil kalamiyoruz ama.


  • in vino veritas  (30.06.20 20:49:47 ~ 20:51:00) 
14 senedir farklı şehirlerde yaşıyoruz. Eskiden karşılık verirdim, olay büyürdü, ki kendisi olayları bayağı büyütür zaten. Yaşım ilerledikçe tolere edebilmeye başladım. Yan yanayken benim bir şeyime takıp olay çıkarırsa bırakıyorum konuşsun. Ne kadar komuşmak istiyorsa konuşup sussun. Önce karşılık alamayınca daha da sinirlense ve karşılık vermem için sınırlarımı zorlasa da bir süre sonra susuyor. Konuştuklarını da dinlememeye çalışıyorum, o yokmuş gibi davranıyorum, başka şeylerleuğraşıyorum. Telefondaysak ve konunun benle ilgisi yoksa genelde he diyorum geçiyorum, bazen dayanamayıp mantıklı bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Bazen trollüyorum. Ama bütün bu anlattıklarımı yaparken tamamen sakin kalıyorum, en azından sakinmiş gibi davranıyorum. Yoksa iş çığrından çıkıyor.

Annemden başka kimsem yok, annem benim her şeyim. Ama uzakta olmak en iyisi.
  • pati  (30.06.20 21:45:50) 
Anlaşamıyorum hatta ben de böyle bir duyuru açacaktım toparlayamadım. Ben kiralık ev bakmaya başladım imkan varsa ne kadar uzak o kadar iyi.


  • jazzabel  (01.07.20 00:50:48) 
[]

Kendim için bir şeyler yapmak

Arkadaşlar hayatı yaşamayı bilmiyorum. Dümdüz bir insanım. Aslında içimde fırtınalar kopuyor ama bunu hayatımdaki insan bile bilmiyor. Dışarıdan ruhsuz bir insan gibi duruyorum. Yaptıklarımdan veya yapacaklarımdan dolayı dışlanmaktan, tercih edilmemekten korkuyorum ve kendimi kapatıyorum. Aslında eğer izlediyseniz Bay Evet filmindeki Carl gibiyim tam olarak. Ayrıldık ve oturup onun dönmesini bekliyorum. Kendimi geliştirmeyi bile o dönsün diye yapıyorum. Bu durum canımı çok sıkmaya başladı. O kim ya da başkası kim ki ben onun için bir şeyler yapıyorum? Kimseyi küçük görmek için söylemiyorum bunu sadece başkası için değil kendim için yaşamak istiyorum. Aslında bir nevi yaptığımız her şeyi başkası için de yapıyoruz ama önceliğim kendim olmak istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim? Buna dair önerebileceğiniz film, dizi varsa çok iyi olur. Çok teşekkür ederim yardımcı olan herkese.




 
Woody Allen filmleri izle madem sordun


  • olaylar olaylar  (30.06.20 18:55:01) 
Valla bunun yanlış olduğunun bilincindeysen ne yapabileceğini, ne yapman gerektiğini bulacak olan da yine sensin. Yani bir filmin, bir dizinin ya da bir yazının hemen fark edebileceğini ve sana yaşamın gizli formülünü verebilecek olmasını beklemek yanlış bence. O yüzden tavsiyem düşünüp, yol haritanı senin belirlemen şeklinde olur.


  • j r r tolkien hayrani  (30.06.20 18:55:17 ~ 19:03:52) 
Bu birikim işi.
Filmle, diziyle bir anda olmaz.

  • pro9it9is9  (30.06.20 19:01:59) 
kendini tanımak? fırtınalar mesela ne fırtınası? dışlanma korkusu neden? bunların üstüne gitmek lazım belki. filmler, diziler iyi güzel ama kısa süreli ve sınırlı etkileri.


  • not dark yet  (30.06.20 19:02:30 ~ 19:02:44) 
Belki şaka yaptığım ya da dalga geçtiğim düşünülebilir ama değil. Cidden işe yarayacağını düşünüyorum. Pazarcılık yapın, bir pazarcının yanında yevmiyeci olarak biraz takılın. İnsanları izleyin. Her sınıf mertebe ve meşrepteki insanların birbirini nasıl sevmeye çalıştığını görün. Akşamları da gökyüzünü izleyin. Yolunuz açık olsun


  • r evolution  (30.06.20 21:27:47) 
[]

Arkadasliginizi keser miydiniz?

3 arkadasiz, farkli sehirlerdeyiz.
Ucuncuye diyosunuz ki, mutlaka 1. ile konus o daha deneyimli, yardimci olur falan. size hic konusmadiklarini soyluyor.

ama siz 1. ile konusurken onun dediklerinden anliyorsunuz ki aslinda konusmuslar.

bana niye yalan atti ki simdi? cok sacma. 1. erkek ama hoslanma durumlari yok. fakat seneye benim oldugum sehre gelecek.

 
Herkes aynı ortamdayken sorup yanıt beklerdim


  • r evolution  (30.06.20 11:55:19) 
1.ye 3.nün davranislarini sorar, bir cevap arardim. Sonra 2'sinin de birbirinden haberdar olacagi bir sekilde ya da yüzyüze bunu konusur mantikli bir cevap göremediysem arkadasligimi bitirirdim.


  • chitosan  (30.06.20 12:09:52) 
3 ncu arkadaş, birincinin söylediklerinden hoşlanmamış olabilir, kendisine göre değildir verilen tavsiye, karakterine terstir bu nedenle olayı konuşulmamış olarak düşünmektedir misalen.

belki ondan aldığı fikirleri kafasının kenarına atmış sizinkileri de merak etmekte ve birbirinizi etkileyeceğini düşündüğünden konuşmadım demiştir misalen.

aklıma gelen bir kaç senaryodan biri bunlar. dahada fazla olabilir, en iyi cevabı kendisine sorarak alırsın. e 1 bana böyle dedi, yalan mı söyledi diye sorarsın bakalım ne diyecek.
  • selam  (30.06.20 13:51:57) 
[]

Aile ve siyasi görüşler

Günaydın.

Annem ve babam bir siyasetçinin (acaba kim :/) büyük hayranı, özellikle annem tapıyor neredeyse. Evde tek olumsuz söz söylesem, annem tarafından kafir ilan ediliyorum. Artık annem konuşurken saçımı yolmak istiyorum. Evde muhabbetini ben açmasam sürekli övgü duymaktan midem bulanıyor, tepki göstermeden kendimi tutamıyorum ve yine kavga çıkıyor. Üstelik geçmişte doğrudan kendileri yüzünden mağdur olduğumuz bir konu da olmasına rağmen böyle davranıyorlar. O zaman en çok annem üzülmüştü ama yine de toz kondurmuyordu.

Siz bunlara nasıl dayanıyorsunuz böyle durumlarda? Nasıl davranıyorsunuz?

 
dinden yürüyorum ben, dinsel konularla örnekler veriyorum, dinden yürü.


  • selam  (30.06.20 10:51:18) 
Ben de oradan yürüyorum ama işe yaramıyor. :(


  • aramızda kalsın  (30.06.20 10:57:26) 
Ben billur geçiyorum. Ciddiye almıyorum. Gülerek aşağılayarak cevap veriyorum ya da hiç ciddiye almıyorum. Ya da en saçma konulara onların tezleri ile cevap veriyorum. Hala aynılar ama benim yanımda muhabbetini açmıyorlar. Benim için kafi. Değiştirmek gibi bir niyetim yok.


  • allah yazdiysa bozsun  (30.06.20 11:02:19) 
oncelikle eksi sozluk hesabin varsa ve gundem, politika takip ediyorsan, sozluk ortaminin seni kutuplastirdigini ve radikallestirdigini aklinda bulundur.

siyasi goruslerin oldugu yerde ayrimlar olur. ayrimlarin oldugu yerde, catisma kacinilmaz olur. catismayi tetikleyen ve besleyen ortamlar, mesela sozluk, seni daha da siyasi gorusune baglar ve farkliliklarla catisma durtunu besler.

yani once kendinize bakin ve neden tepki verdiginizi anlayin. politikacilarin hepsi benim icin ayni yapidir. gucu elde etmeye bakar hepsi. insan haklari adalet falan onlarin umurunda degil, olsa idi cocuk ile anne babayi birbirine dusurmezlerdi. oy toplamak ve gucu elde etmek icin rol yapiyorlar sadece.

ailemin/arkadaslarimin da siyasi gorusleri birbirinden oldukca farkli. onlarla catismiyorum. konsurlar, ben dinler he der gecerim. kucumsedigimden degil; politik seyleri umursamadigimdan. politikanin bizim hayatimizda yeri yok.
  • Leonardo~Da~Vinci  (30.06.20 11:06:32) 
ağzını bantla, işine devam et. anan babanla saçma sapan bir mevzu üzerinden kavga çıkartarak tatmin olamazsın. he de geç. başka çözüm yolu yok.


  • KaraSakall  (30.06.20 11:28:56) 
ki açıkçası diğer taraftaki mallar da tonla. okumadan bilmeden ota boka eleştiren adamlar yığınla. o yüzden iki tarafta da o tarz insanlar çokça var.


  • KaraSakall  (30.06.20 11:29:43) 
gülüp geçiyorum


  • twelfth  (30.06.20 11:31:18) 
@Leonardo~Da~Vinci +1


  • pass  (30.06.20 12:06:38) 
Leonardo~Da~Vinci kitap gibi konuyu çok güzel özetlemiş, neden kendi düşüncenizin mutlak doğru olduğundan bu kadar eminsiniz ve annenize bu kadar tepki gösteriyorsunuz?

Annenize göre de o haklı siz haksızsınız, neden tepki vermek yerine saygı göstermiyorsunuz?

Size baskı uygulayıp siyasi düşüncenizi değiştirmeye ve oy tercihinize müdahele etmeye çalışıyorsa başka, ama böyle bir durum yoksa tartışıp konuyu büyütmeyin.

Milyonlarca insan seviyor cumhurbaşkanını, anneniz de sevsin ne var bunda?

Abdullah Öcalan'ı bile seven binlerce, belki milyon insan var. Onlara bile saygı duyuyoruz, annenize neden Hitler hayranı gibi davranıyorsunuz?
  • John Bloor  (30.06.20 12:56:02) 
Öncelikle kutuplaştıran biri varsa o da şahsın kendisi?! Hani hayatımızı mahveden birinden bahsediyoruz. Saygı da duymuyorum, ciddiye de almıyorum kendisini ben.

Benim anne babam olsa eve çıkar bir daha da konuşmazdım. Size kafir demişler daha ne diyebilirler ki kendi çarpık zihinlerinde?

İki tarafta da böyle insanlar var, normal demenin kötü yanı; siz orta noktaya yaklaştıkça, orta noktanız daima onlara doğru kayacak. bir bakmışsınız orta nokta, size saygı duymaları olmuş bu konuda anlaşmaya çalışıyorsunuz.
  • aguen  (30.06.20 13:14:01) 
bu ülkede politik kutuplaşmanın ötesinde organize kötülük var. ben oturup şeriat isteyen bir insanla, bir yehova şahidiyle, bir liberalle vs. konuşabilirim, arkadaş olabilirim. görüşlerimize saygı duydukça sıkıntı olmaz. ama tekrar söylüyorum bu ülkede yaşananlar görüş farklılığı ile ilgili değil. ergenekon, balyoz davalarında iftira atılıp hayatları kararan onlarca insan, 15 temmuz kıyımı iki taraf için de söylüyorum, sınavların çalınması değil sızdırılmasına göz yumulması ile hayatları kayanlar, tren kazalarında göz göre göre ölenler, madenciler, rabia naz'lar... her kim ki bu kadar kötülüğe gözünü kapatmış, eskiden olsa defalarca hükümet devireck olaylara ses çıkarmayacak kadar midesi geniş, sorumlularının hala hiçbir şey olmamaışçasına ülkeyi sömürmelerine izin veriyor benim için en az onlar kadar kötüdür. bu saydıklarım doğrudan benim başıma gelmemiş olabilir. ama onlar da birinin evladı, kardeşi, annesi, babasıydı. sınavlarda hakkı yenen, torpil mağduru insanlar bu ülkenin geleceğiydi. o yüzden akp propagandasına da bu "görüş farklılığına indirgeme" çabasına da karnım tok. buz gibi olurum.


  • not dark yet  (30.06.20 13:27:58) 
Sol görüşlüyüm/ ailem de öyle ancak yine de anlaşamıyoruz. Sebebi at gözlüğü takmaları. Aktroller neyse benim için 7/24 saat Halk tv izleyen, Kılıçdar sevdalı tipler de benim için aynı. İktidar değişse de bu kafa yapısı değişmeyeceği için bir fark olacağını düşünmüyorum.

Ben artık tartışmamayı düşünüyorum ailemle, kafa yapıları değişmiyor.
  • banacevaplazım  (30.06.20 14:00:56) 
Not dark yet+ 1 demeye geldim. bu siyasi kutuplaşma vs değil, çok farklı bi durum artık.

Ayrıca sizin gibi ailelere sahipken zaman içinde tatlı dille ve kanıtlarla konuşarak (zaman içinde dediğim de belki 10 yil) ailelerinin fikrini tamamen degistiren yakınlarım var. Böyle bir ihtimal varken neden geri durasiniz ki? Dediğim gibi kalp kirmadan gerçekleri gösterebilirsiniz bence.

Başka bir siyasi görüş olsa tamam; ama her çıktığında bana, benim gibi düşünen ülkenin yarısına hakaret eden birini savunmayi 'herkesin kendi görüşü' olarak düşünemiyorum ben artık. Nefret duygusunun kanlı canlı hali karşımızda giderek güçleniyor çünkü.
  • fraise  (30.06.20 14:09:03) 
[]

Adil olmayan baba, kazık atan kardeşler, çok yalnızım be duyuru

İki abimle ailecek beraber yaşıyoruz. İflas etmiş eskiden varlıklı bi aileydik. Abilerim işyerimizi sattılar ve işyeri aslında babaya aitti. Onun parasıyla yaşıyolar. Arada babanın ufak tefek arsalarını satıyolar.
Baba büyük oğula 3milyon değerinde işyeri verdi. Küçük oğula ne verei bilmiyorum ama o da 1milyonluk mal vs satmıştır. Sorarsanız küç0k oğul ben fakirim evim bile yok diyor. Büyük de ben paramı sizin için harcadım aç kalacam diyor.
Çalışma gibi bi durumları yok hep ağaydılar.

Ben okul bittiğinden beri çalışıyorum ama çok düzensi ve az kazanıyordum. Koronadan beri işsizim. Baba bana hiçbişi vermeyeceğini açık açık yüzüme söyledi. Hukuki kısmını sormayın, çok sağlam biliyorum
Bişi yapılamaz şu an.

Babanın 500 ila 800 bin arası borç ödemesi doğuracak davaları var. 3 - 4 yıl sonra bittiğinde ödemesi gerekecek.

Abilerimse ceplerini doldurma çabasında. Aynı evde yaşıyoruz ben şu an tamamen işsizim, ve kuruş destekleri yok. En son annemin 20bin ameliyat parasını krefi çekip ödedim.

Bi çözüm de göremiyorum. Sadece içim acıyor. Biri bilsin istedim. Herseyin sorumlusu o aptal ataerkil toplum. Lütfen bunu kızınıza kardeşinize yapmayın.

 
Allah yardımcın olsun. Fakat hesap karmaşık. Baban ölmeden önce miras muhabbetine girmez isek, baban kimseye para vermek zorunda değil. Hepinizin 18 üstü olduğunu varsayıyorum. Abilerin ailenin ve senin geçimi için ortaya bir şeyler koymuşlar diye anlıyorum. Sen de ortaya bir şey koydun mu? Siz işyerlerinizi sattınız babamın borç durumunda yükü sırtlandınız ben de az kazansam da mutfak masrafını karşılayacağım gibi bir adımın oldu mu? Annen için neden sen kredi çektin? Baban sallamıyor mu annenin durumunu?


  • twelfth  (30.06.20 11:29:02) 
Git babana postayı koy.okurken ben sinir oldum karısının ameliyat parasını bile sana ödetmiş. Git konuş baba maba dinlemem alırım ayağım altına.


  • komando kani var bende  (30.06.20 11:36:39) 
malesef cok bilindik bir hikaye. aile buyugu var mi senin hakkini soracak? en azindan bu kiza ne yapacaksiniz diye bir sorsun?
kardeslerinden ameliyat parasini iste. ilerde basina kakacaklardir, ameliyat parasini bile aldi diye ama zaten bisey verdikleri yok belli ki.
babanin e devletinden bir bak kiyida kosede bi seyler var mi diye?
duygusal olma, cikarina bak
  • Coma  (30.06.20 11:42:11) 
Hikayede eksik bölümler olduğunu düşünüyorum. Orantısız bir adaletsizlik var. Mantıklı bir sonuç çıkmıyor.


  • pass  (30.06.20 12:08:30) 
aynı durumu yengem ve kız kardeşleri yaşadığı için bana duyulmamış, çok enteresan bir olay gibi gelmedi. babaları tüm malını mülkü oğullara bıraktı, kızlara hiçbir şey bırakmadı, üstelik annelerinin bakımı da kızlarına kaldı. annelerine tabi ki bakarlar, o noktada sorun yok da, erkek çocukları hiç ilgilenmedi bile, sanki aynı anneden doğmadılar?! ha, bu arada, kız çocuklar eşşşşek gibi çalışıp para biriktirip ev alırken, erkek çocuklar ise babalarından kendilerine kalan tüm malı aileleri ile birlikte har vurup harman savurdular, bir de kız kardeşlerinden borç istediler. kız kardeşler de kıyamadı belli bir miktar verdi tabi. şimdilik aile içinde barış hakim de şu kadar olaya ne gerek vardı acaba??

not: her aile böyle değil tabi ki, mesela kızına mal bırakıp oğluna bırakmayan da var. bence kimse kendini çocuklarına mal bırakmak için kasmasın, o da ayrı mevzu. herkes kendi ayakları üzerinde durmayı öğrensin bir zahmet. ki siz öğrenmişsiniz gördüğüm kadarıyla.

bu noktada bir çözüm önerisinde bulunamıyorum ne yazık ki, ama sizin gibi insanlar var, bilin istedim. belki daha az yalnız hissedersiniz.
  • pasp  (30.06.20 12:35:06) 
bana da çok ilginç gelmedi, anlatılmamış ne olabilir? kız çocuk işte, her zaman ikinci sınıf. kocaya gidecek, kocası da bakmazsa ortada kalacak. ailesi de destek olmaz.


  • spaghetti  (30.06.20 13:49:37) 
aynısı başıma geliyor. babamlar çok varlıklı, kuzenlerim bolluk havuzunda yüzüyor ve annem ben sefalet içindeyiz. babam tüm aileye para saçıyor ama kendi ailesine sıra gelince küfür şiddet hakaret.

ablamdan yakın zamanda sadece bana kredi çekebilmem için destek olmasını istedim ve ben böyle bir şey yapamam dedi. kendisinden para istemedim ve zamanında çok büyük paralar vermiştim kendisine.

1 sene sokakta yaşadım. babamın umrunda olmadı. cebinden para çıkmadıktan sonra ne yaşarsam yaşayim umrunda olmicak gibi görünüyor.

bazen çok yalnız boşlukta kimsesiz hissediyorum. birini aramak istiyorum. ne annem ne babam ne ablam kimse konuşulacak gibi değil. bu gün içimden bişey yapmak gelmedi. mutsuzum yalnızım. işimden atılma ihtimalim var çünkü çalışamıyorum içimden gelmiyor. yeni kalktım yataktan zar zor. ataerkillik değil insanın kafası sorun bence. ataerkillik daha genel.

benim küçük kız kardeşim olsa param olsa kardeşimi el üstünde tutardım ki ablam için bir kere bile düşünmedim para mevzularında. babam beni arayıp işimle hayatımla dalga geçip kapatır. annem sürekli hayatımı çaldılar diye yakınır. ne desem bilemedim ki.
  • ipmus90  (02.07.20 00:46:58) 
[]

Türk kadınları çok mu makyaj sever?

Avrupa’da Amerika’da makyaj sıradan bi şey değilmiş gibi ama burada çok sıradan sanki




 
Gördüğüm yabancı kadınların çok azı günlük hayatta makyaj yapan insanlardı. Ama Türkiye'de makyajsız dışarı çıkan kadın görmek imkansız neredeyse. Hangisi normaldir bilmem bilmek de istemem


  • olaylar olaylar  (30.06.20 01:20:40) 
Avrupa’da kalıcı makyaj daha yaygın şu sıralar. Kalıcı tırnaklar, kaş-kirpik-eyeliner, kalıcı ruj vs.

Sorunun cevabı: hayır, ama Türk erkekleri çok sever.
  • megalomaniac  (30.06.20 02:03:34) 
avrupa'daki ülkeye göre değişir. almansa makyaj yapmaz doğal gezer. polonyalı kızlar makyajsız çıkmaz.


  • elektr10  (30.06.20 02:15:20) 
Biz yine iyiyiz. Gürcüler sürekli ojeli&farlı geziyor yaşlılar bile


  • üğpoıuy  (30.06.20 08:18:14) 
oje açısından öyle bence ama hafif makyajı herkes yapıyor. çok fazla ojeli görmüyorum ben avrupa'da ya da bulunduğum diğer kıtalarda. türkiye'de çok yaygın ve aslında güzel de duruyor.


  • bohr atom modeli  (30.06.20 10:56:57) 
Avrupa ve amerika´da ki makyaj turkiye´ye gore cok abarti. ben bazi kadinlarin tirnaklarindan korkuyorum almanya´da.


  • Coma  (30.06.20 11:44:57) 
Almanya'da yeni nesil cok makyaj yapiyor.
Yasi büyük olanlar da dogal makyaj yapiyor. Kadin degilsen veya bu konulara ilgin yoksa farkedemiyorsun o makyaji.

  • chitosan  (30.06.20 12:15:19) 
evet,çevremdekiler aşırı makyaj yapıyor. bembeyaz surat, dövme kaşlar. bir de güzel olduklarını sanıyorlar.


  • banacevaplazım  (30.06.20 13:29:34) 
Kendi gozlemlerim uzerinden ben de Polonya orneginden devam edebilirim. Kadinlarin buyuk cogunlugu makyajli ve protez tirnakli.
Miktar olarak az/cok kismini bilemeyecegim ama her ne kadar istisnalar da olsa Turk kadinlari kendine yakisan makyaji yapma konusunda daha basarililar bence.

  • pike  (30.06.20 16:21:51) 
Duyuru başlığı ile yazdığınız ters şeyler. Pek anlamadım.

Bence bunun herhangi bir ülkeye ait olduğu yok şu ülke seviyor, diğer ülke sevmiyor diye.
  • bitchesaintshit  (30.06.20 16:33:05) 
[]

Onay ihtiyacı

Merhaba nereden başlasam bilemiyorum, sorunum şu ki sürekli annemden onay alma ihtiyacı hissediyorum, Mesela kendi evime çıktım, şu yemeği yap yapılışı çok basit dediğinde sanki ben salağım ve basit olanı yapabilirmişim sadece gibi hissediyorum. Taşınmadan önce bana güveniyor musun diye sormuştum ve annem de güvendiğini söylemişti, aslında her koşulda yanımdadır, küçük şeylerden büyük anlamlar çıkarır oldum. Geçenlerde 12 gibi beni aradı ve uyandın mı diye sordu, kendimi sanki okadar tembelimki bu saatte hala uyuyorsun demiş gibi hissettim. Bu belkide çocukken çok önemsenmediğim içindir bilmiyorum, onun bana inanması acaba kendime olan inancımı mı pekiştiriyor yoksa ben mi çok abartıyorum?




 
ikiniz de cok abartiyorsunuz.


  • Leonardo~Da~Vinci  (30.06.20 01:04:46) 
birbirini besleyen bir durum olmakla beraber abartıyorsunuz da. ben kendimi yetersiz hissettiğim zaman bu kadar alıngan oluyorum. sizde de yetersiz hissetme durumu varsa sizin için zor olan bir şeyi yapın, o sorumluluğu alın. sonunda başarılı da olsanız başarısız da olsanız bunu yapın. ilk denemede kimse mükemmel değildir. yemek mevzusu olduğu için ondan devam edeceğim atıyorum hamur açın. baklava yapın. hatta bir link bırakıyorum çok basit imkanınız varsa deneyin. herkesin abarttığı zor bir şeyi yapınca basit şeyleri kolaylıkla yapacağınıza dair inancınız oluyor. insan kendine inanmadığı zaman saçma da olsa böyle hissedebiliyor.
www.youtube.com

  • parkerlarin jennifer  (30.06.20 01:24:51) 
Aslinda kendiniz soylemissiniz burda: “ Geçenlerde 12 gibi beni aradı ve uyandın mı diye sordu, kendimi sanki okadar tembelimki bu saatte hala uyuyorsun demiş gibi hissettim.”
Annenizin ne dediginden bagimsiz, bunu sizin nasil algiladiginiz onemli; annenize karsi tutumunuzu degistirmeniz lazim. Bu kolay bir sey degil; size boyle hissettirecek her yeni durumda durup, dusunup ondan sonra nasil hissedeceginize karar vermeniz gerekiyor.

Annem bana ‘sana basit yemek tarifi buldum’ dese, ‘kadin benim ne kadar kosturdugumu biliyor, sagolsun beni dusunmus’ derim mesela. Annenizin soyledigi bir seyi baskasindan duydugunuzu dusunun, ayni tepkiyi verir misiniz? Yuksek ihtimalle hayir. Belki annenizden bir sey duydugunuzda bunu bir arkadasiniz soyluyormus diye dusunup hissinizi/tutumunuzu degistirebilirsiniz.
  • mocha  (30.06.20 07:23:25) 
[]

Can sıkıntısı

Arkadaşlar kendi sıkıntımdan bahsedeyim size ve ne yapmam gerektigini kestiremiyorum. Canim sıkılıyo açıkçası

Işe başladım, iş arkadaşlarım benden daha yaşlı ve üstlerim.
Ben samimi olmaya çalıştım ama artık öğle yemeklerine bile birlikte gitmiyorum. Bugunde video konferans vardi. Katilmadim.
Bi kiz var o mesaj atinca katılmak zorunda kaldım. Sordu işte niye katılmıyorsun sen de bu gruptasin, varlığını göster falan. Samimi olmaya çalış onlar soğuk ama sen yakin olursan onlarda olacaktir falan dedi ama ben denedim zaten, ne zaman bıraktım? Grup başkanı beni aşağiliyormus gibi hissedince ben herkese uzak davranmaya basladim. Beni ilk basta alırlarken bu kisi istememiş zaten. Ama daha iyisini bulamayinca beni almislar, kisaca.

Ben artik hic bir sekilde samimi olmaya calismak istemiyorum. Davet ettikleri yerlere de gitmiyorum. Bi yanim aram iyi olsun istiyo bi yanim hic istemiyo.

 
çok içte kalma, dışta da kalma. yapılması gerekenleri yap, biraz da gözlemle. yenisin, öyle hemen 40yıllık iş arkadaşı ortamı olmayacak ama insanları tanıdıkça ne yapacağını daha iyi bilirsin. işleri,görevleri aksatma, gerisi çok da büyültecek bir mesele değil.


  • MtKrt  (30.06.20 00:45:25) 
Kendini çok soyutlarsan mobbinge ortam hazırlamış olursun, hiç birley yokmuş gibi davran. Kız arkadaşının uyarısına kulak vet, orası bir ıs ortamı. İlla sevmek zorunda değilsin, politik davran.


  • apurucikipi  (30.06.20 01:21:43) 
Grup başkanın seni aşağılıyor gibi hissediyorsan kendini aşağılatmayacaksın. Cevabini hemen vereceksin, olmadı gidip şikayet edeceksin.

Sırf grup başkanı yüzünden diğerlerinden de uzak durmaya çalışmak pek doğru değil. Çok yakın olmak istemeyebilirsin normaldir ancak direkt herkese düşman muamelesi yapıp uzak da durma.
  • j r r tolkien hayrani  (30.06.20 03:46:02) 
[]

Eski sevgili dengesizliği

Eski sevgiliniz her sevgili yapışında sizi takipten çıkarıp ayrılınca yine ekliyorsa bu harekette nasıl bir anlam aranır? Bir değil iki değil, az önce fark ettim yine takipten çıkmış. Bakalım kaç ay sonra takip edecek diye tahminlere başladım.




 
böyle toxic ilişkilerde ben engellemeyi tercih ediyorum. bir daha da takip edemez. sizin de kafanız rahat eder.


  • elektr10  (29.06.20 23:06:41) 
bir anlam aramaya gerek yok. engeli basın gitsin.


  • hadsafhada  (29.06.20 23:06:57) 
Anlam aranmaz. Engellenir gider.


  • Arthur Dayne  (29.06.20 23:12:13) 
tekrar takip etmek istediğinde kabul etmeyin. profiliniz herkese açıksa engellemekte bir çözüm.


  • belkider  (29.06.20 23:20:26) 
Hadi onun bu yaptığı normal değil ama siz niye her seferinde kabul ediyorsunuz o zaman? Tek sorgulanması gereken kişi o değil bence.


  • bitchesaintshit  (29.06.20 23:21:08) 
size yeteri kadar deger vermiyor demektir. bi de yedekte tutuyor işte.
basin engeli gecin.

  • hakyememyemekyerim  (29.06.20 23:21:22) 
Sevgilisi olduğunda sevgilisiyle arası bozulmasın diye tüm karşı cinsleri siliyordur ya da sevgilisi sildiriyordur. Sevgiliden ayrılınca da bir umut eskileri tekrar ekliyordur. Yedek tutma olayı yani.


  • j r r tolkien hayrani  (30.06.20 00:00:07) 
Mal


  • stavro  (30.06.20 00:30:12) 
kendi haline bırakmak en iyi ceza. ghosting yapa yapa kendilerini yiyorlar :)


  • false pretension  (30.06.20 01:23:15) 
[]

instagramdan yürüme sanatı

Sonunda instagramdan yürüyebileceğim bir kişi buldum sanırım.

8-9 fotoğrafını beğenip sonra takip ettim. Baktım gece o da fotoğraflarımı beğenip takip etmiş.

Sabah görünce bir mutlu etti. Tabii şöyle bir sorun var, hatun yabancı :( italyan olduğunu düşünüyorum ama çok emin değilim.

Belki kader benim yüzüme güler, şansımı denemek istiyorum. Ben bu ablaya instagram mesaj üzerinden yürürken öyle klasik naber nasılsın diye mi olaya atlamalıyım yoksa daha afili mi olmak lazım?

tecrübeliler, fenerleriniz ile yolumu aydınlatın!

 
Selam, naber yazma. Çünkü %99 selam, naber ile yürüyor. Ama cevap da vermesi gereken bir şey yaz. Yoksa okur, kalır öyle.

Eğer reelde görmediyseniz bu işler pek sağlıklı yürümüyor sanaldan. Ama siz bilirsiniz tabi, umut bağlamayın.
  • Cesario  (29.06.20 09:50:02) 
Paylaştığı hikayelere ifade bırakabilirsiniz. İlla bir şey yazmanıza gerek yok, hemen mesaj atmak hoş olmaz.


  • GoodMorningTeacher  (29.06.20 09:55:22) 
Nereli olduğun konusunda bir çok ülke düşündüm ama sanırım en yakın olduğum seçenek italyan, doğru mu bildim? Tarzı giriş yapabilirsin.


  • garavel  (29.06.20 11:06:25) 
@goodmoeningteacher

Sana katılmıyorum. İfade bıraksa karşı taraf niye cevap yazsın. Beni beğenen bir kadın iş yerinde ekledi beni kabul ettim. Hikayeme ifade attı, gülücük. Cevap bile vermedim ne yazayım ki? Yani sohbet etme istediğim biri değildi. Ama bir soru sorsa cevap verirdim, oradan muhabbet yürüyebilirdi.

Kurbağa sakın ifade atma, %99 cevap alamazsın. Baştan sıfır.. Otur evladım...
  • Cesario  (29.06.20 11:34:25 ~ 14:24:42) 
Öncelikle cool ol :D Hemen kabul etti diye yürünmez, diğer insanlardan farkın olsun. Önce 1-2 hikayelerine ifade bırak. İfade bırakmak seninle konuşmak istiyorum sinyalidir :D Sen hikaye attığında o da sana ifade bırakacak. Bu hep böyle olur. Sonra yeni hikaye attığında hikayesiyle ilgili bir şey yazacaksın ve muhabbet açılacak. İnstagram yürüyüşü genelde böyle olur. Sonra zaten istediğin gibi, kafana göre yaz gitsin.

İlk kabuğu kırmak zor, o kabuk hikayelere ince ince yürümekle kırılıyor. Kırıldıktan sonra yardır gitsin :D

gerçi akıl verene bak :D 2 hafta önce mi ne instagramda kapalı profil, az takipçisi, az takip ettiği bi kızı ekledim. Profil fotoğrafı bile arkası dönüktü. Kabul etti, geri takip etti(benim profil açık) ulan kız bir güzel çıktı, telefon karşısında elim ayağım titredi. Kıza yazamıyorum niyeyse, taktiklerim, coolluğum, serseriliğim falan gitti, yerine kartal imam hatip öğrencisi geldi :d

Benim yaptığımı sen yapma, yardır gitsin ama herkes gibi olma. Cool ol, beğendiğin kişiyi elde etmek için en güzel taktik sabırdır :P
  • eazy  (29.06.20 12:03:25) 
[]

aynı işyerinden ilişkiler hakkında görüşleriniz neler?

Merhabalar

Her ne kadar başıma gelmesini istediğim bir durum olmasa da çalıştığım iş yerinde en az 5-6 çiftin bu işyerinde tanışıp evlendiğini öğrendim. 1 çift ben çalışıyorken evlendi, 1 çiftte nişanlıymış. Muhtemelen daha bilmediklerim de vardır. Bu arada bu evliliklerin geneli idari departmanlardaki çalışanlar arasında, ayrıca saha operasyonu da olduğu için belirtmek istedim.

Ayrıca bu zamana kadar 1 çiftten bir tarafın işten ayrıldığını ve bir çiftinde ayrı ayrı zamanlarda işten ayrıldığını biliyorum.

Çiftlerin kendi içinde ayrıldıklarını ise duymadım.

Açık konuşmak gerekirse, kendimi aynı işyerinden bir ilişkiye her zaman uzak tutmaya çalışırım ancak bu ilişkilere de şahit olduktan sonra demek ki olabiliyormuş diye de düşünmeye başladım.

Diğer duyurulara baktığımda da burada bu tür ilişkilere pek sıcak bakılmıyor. Hatta niyeti olana da vazgeç deniliyor :)

Kendi adıma idari binaya uzak olmamdan ve gördüğüm iş arkadaşı sayısı pek fazla olmadığından böyle bir ihtimal benim için pek mümkün değil :)

Ben sizin bu konudaki düşüncelerinizi ve iyi/kötü şahit olduğunuz veya başınızdan geçmiş olan tecrübelerinizi merak ediyorum daha çok. Avantajları ve dezavantajları neler olabilir?

 
ben yaşadım sorun oldu baya, yaşayan arkadaşlarım da oldu onlar için de baya sorun oldu. başarıya ulaşma ihtimali var lakin onlara değil başarılı olamayanların neler yaşadığına bakarsanız bu işten neden uzak durmanız gerektiğini görebilirsiniz. yaklaşık 1 sene geçti üzerinden ama hala denk geldiğimde rahatsız oluyorum. yakın zamanda iş değiştirmeyi planlıyorum, tabi ki ana etken bu değil ama etkisi olmadığını da söyleyemem.


  • nahtoderfahrung  (28.06.20 21:09:30 ~ 21:10:42) 
@nahtoderfahrung aslında bu konu hakkında benim de kafamdaki en büyük düşünce bu. oldu ki aranızda iilişki istediğiniz gibi yürümedi ama bir yandan da iş gereği hala yüz yüze bakmak zorundasınız. Çok zor bir durum olsa gerek.

Diğer yandan ilişkiniz iyi ama iş gereği de birbirinize karşı istemediğiniz tutumlar sergilemeniz gerekecek. Karşınızdaki yabancı olsa çok üzerinde durmayacağınız bir mevzu, eve gelince sadece iş yerinde olup bitmiş bir şey olarak kalmayabilir. Evet gerçekten çok riskli.
  • braveheart xakah  (28.06.20 21:19:47) 
İşyerine göre değişebilir. Her gün göreceğim bir bölümde ise olmadığı an sorunlar başlayabilir ve orda olmadığı an ben o bölümde çalışmak istemezdim örneğin. Farklı bölümde ise sürekli görme ihtimali azsa deneyebilirdim.


  • Topalordek  (28.06.20 21:30:30) 
@braveheart xakah bir de şöyle durumlar oluyor, zaten bütün gün iş yerinde görüyorsun daha sonra dışarda görüşme isteğin azalıyor. iş yerinde dikkatin azalıyor vs sayamacağım aklıma gelmeyen bir sürü şey var, yani olmazı olurundan daha fazla. ilk başta ben de aynı iş yerinden olmaz diyordum ama olunca da engel olamıyorsun.


  • nahtoderfahrung  (28.06.20 21:44:06) 
Kıskançlık da olabilir. Karşı cinsle sık iletişim kurulabiliyor.


  • dissendium  (28.06.20 21:45:07) 
çok kötüydü bir daha yapmam. (bkz. çok güzel olmuş bir daha olmasın)


  • harekatamiri  (28.06.20 23:27:37) 
Bizim şirkette de evli çok çift var. Özellikle evlenene kadar büyük sorun. Biri diğerine raporluyorsa ne olacak vs. bir sürü sorun. Evlenenler arasında boşananlar da oluyor. Kişilerin olgunluk derecelerine bağlı olarak bazen bu sürece iş arkadaşlarını dahil ediyorlar, ya da düpedüz küsüp işi savsaklıyorlar. Hatırladığım bir çiftte de kadın şirketten başka birini bulmuştu, büyük rezalet çıkmıştı.
Sonuç olarak görüşlerim gayet negatif.

  • SiyamkedisiZorro  (30.06.20 14:27:15 ~ 14:28:20) 
[]

Cikmazlarinizdan nasil ciktiniz

Su an feci bi cikmazdayim.

Cikmazda oldugumdan yanlis, yanlis kararlar veriyorum.
Ust uste.

Sanki kumar masasindayim, kaybetmenin hirsiyla bi el daha, bi el daha kurtaricam derken sifira dusuyorum. Konu para degil bu arada.

Gecen bi duyuru acmistim. Konuyu anlatamicam yine :((
Iyice sarpa sardi ama durum. Artik aklimi yitiriyorum.

Her sey mahvoldu derken dogru karari nasil aldiniz, nasil dogrulugunu idrak ettiniz ve harekete gectiniz, saglikli dusunme moduna nasil gecebildiniz yipranmislik evresi sonrasi?

Yanlis sorular soruyorum gerci bana faydasi olmuyor tam manasiyla ama olaylari yazamiyorum.

Bir de: ayni hatalari tekrar tekrar yaptiginiz bi surec oldu mu. Bunun hissettirdigiyle nasi basa ciktiniz

 
iyice dibi görene kadar batınca sonra kendi düzeliyor.


ya da sonrasında yaşadıklarını öyle yorumlamak zorunda kalıyorsun.
  • AlsterWasser  (28.06.20 18:58:54) 
Kendi tarafını tut. Sen kendini düşünmezsen kimse seni düşünmüyor.


  • Sonsuzluk ve Bir Gün  (28.06.20 19:08:58) 
Hiçbir fikrinin olmadığı bir test çözerken komple sallasan bile illa 1 doğru tutturusun mantığıyla sallamaya devam ederek başa çıkmaya çalışıyorum. Bir hile yoksa elbet tutturcan. Devamke. Ya da yanlış karar dediğin şeyler o kadar da kötü değildir belki de, bakış açını değiştir.


  • kedili bisiler  (28.06.20 19:15:16) 
bazen insan düşüncelerinin arasına çok fazla gömülüyor ve ne kadar derinde, çıkış nerede, hangi yöne hareket etmesi lazım göremiyor. aşırı düşünme bunun en büyük sorunlarından biri. her şeyi hesaplayıp en doğrusunu yapmaya çalışmak fayda etmiyor bazen. doğru soruları sorabilmek de önemli.

durumuna olabildiğince dışarıdan bakman lazım. bir kağıt al, durumunu şemaya dök. seçeneklerini yaz, sonra o seçeneklerin getirilerini ve götürülerini ayrı ayrı yaz. sonra o getirilere ve götürülere objektif olarak puan ver. atıyorum, bir tanesinin getirisi ekonomik özgürlük olsun, bir tanesinin götürüsü aile bağlarının zayıflaması. mevcut durumunu düşünmeden, ideal dünyada hangisi senin için daha önemliyse ona göre 1-10 arası puan ver. sonra seçeneklerin sonuçlarının puanlarını topla. artılardan eksileri çıkar, nete bak. hangisinin puanı daha yüksekse onun üzerine bir daha düşün. hala çözüm olmuyorsa direkt olarak net puanı yüksek olanı seç. en kötü karar kararsızlıktan iyidir.
  • Bruce  (28.06.20 19:27:59) 
Valla her şeyin mahvolduğunu düşündüğüm bir durumda dediğin gibi sağlıklı bir karar almak pek mümkün değil. Her şeyden önce "mahvoldum, bittim" düşüncesini kafamdan atmaya çalışırdım.

Eğer karar vermemi gerektiren şey çok acil değilse bir süre o konudan uzaklaşırım. Geri döndüğümde daha iyi yorumlayabilirim bazı şeyleri. Eğer hemen karar vermem gerekiyorsa da @bruce un dediği gibi kararların olası sonuçlarına ve hangisini yapmayı ne kadar isteyip istemediğime göre kararımı vermeye çalışırım.

Klasik olacak ancak aldığım kararın doğru olup olmadığını da zaman gösterir. Sonuçlardan memnun kalirsam doğru karardır. Sonuçtan memnun değilimdir ancak sonucun farklı şekilde olmasının sebebi de benim direkt kontrol edemediğim bir olaydır bu durumda yine o şartlarda olabilecek en doğru kararı verdiğimi düşünürüm. Yanlışsa da nerde yanlış yaptığımı bulmaya çalışıp bir dahaki süreçte aynısını yapmamaya çalışırım.

Hata olduğunu bile bile aynı şeyi yaptığım da pek olmadı. Dediğim gibi yaptıklarımdan olabildiğince ders çıkarıp aynı hatayi yapmamak isterim. Haa yaptıklarımi yanlış yorumlayıp, yanlış ders çıkarıp farkında olmadan aynı hatayı yaptığım olmuş mudur? Olmuştur kesin ancak bilinçli olarak bile isteye yapmamışımdır.
  • j r r tolkien hayrani  (28.06.20 19:59:08) 
Çıkmıyorum.


  • pass  (28.06.20 20:34:39) 
Ilk olarak yaptığım şey diğer herkesin düşüncesini bir kenara koyup kendi isteklerimin üzerine düşünmek oluyor çünkü bazen kritik anlarda güvenli seçeneğe, yani etrafımızdaki kişilerin yönlendirdiği yola, meylediyoruz. Eğer karakter yapımla uyuşmayan bir karar vermişsem bu ileride beni inanılmaz derecede rahatsız ediyor. Insanın kendini tanımasi lazım, geçmişe dönüp baktığınızda size pişmanlık yaşatan kararların ne olduğunu ve karar aşamasında neyi yanlış hesapladığınızi ya da gözardı ettiğinizi bulabilirsiniz. Gelecekteki kararlarınızda o noktalara dikkat ederseniz de pişman olma ihtimalinizi önemli oranda azaltmış olursunuz. Bu kişisel değerlerimizi ön plana aldığımızda ortaya çıkan bir tablo. Bir durumdan "karlı" çıkmak için mevcut durumu iyi analiz etmek vs gerekiyor, o konuya girmedim.


  • Olive  (28.06.20 21:41:24) 
[]

Kendimi ezik hissediyorum?

Her şeyi yapmak isteyip bir türlü başlayamayan, ve bundan dolayı elle tutulur bir şey ortaya koyamayan bir insanım.

Hep düşünüyorum.Bir karar veriyorum sonra kafama yatmayan şeyler bulursam direk vazgeçiyorum.Sonra da neden yapmadım diye pişmanlık duyuyorum.Sürekli bir şeyleri yapacağım diyip kendimi tatmin ettiğimi ve bundan dolayı hiçbir şeye başlayamadığımı farkettim.
Psikoloğum demişti ki
"Filozof olacak kızmışsın ama tasarımcı olmuşsun"diyordu da baya gülmüştük.

4 yıllık fakülte mezunu, orta seviye ingilizce ve birazcık resim yeteneği dışında pek bir şeyim yok.Pek konuşkan ve canlı biri değilim.Bazen insanlarla konuşurken sesim çok kısık çıkıyor.İşte tam o anlarda ezik gibiyim diyorum.

Zaten yanlış bir meslek seçimi yapıp hayatımı biraz kararttım.Başka şeyler yapmak için cesaret bulamıyorum.Etrafımda da hep başarılı insanlar var bu yüzden daha da ezik hissediyorum.

Şu ölü toprağı üzerimden nasıl atarım?

 
hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuç bekleme. biraz utansan da zor da gelse yapman gerekeni aslında biliyorsun onu yap.


  • kelepir  (28.06.20 17:13:17) 
Insanlarin %80’i senin gibi düşünüyor. O başarılı gördüğün insanlar da senin hislerinde. O yüzden bu psikolojiden kurtul, en kötü deneyim deneyimsizlikten iyidir.

“Hayatta duygularını ve sevdiğini söylemeyi erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.“
  • Mcfly  (28.06.20 17:13:28) 
Karşılaştırmayı bırakarak ve bişeyler yapmaya başlayarak.


  • j r r tolkien hayrani  (28.06.20 17:16:16) 
Ne mezunusun hacı abi


  • eyeinthesky  (28.06.20 17:29:25) 
Kıyaslama insanı mahveder. Başarılı diye tanımladığın insanların ne eksikleri vardır kim bilir.


  • kckmlqm  (28.06.20 17:30:05) 
Daha tok ve özgüvenli bir sesle konusmaya basslayabilirsin.Hem önyargılar kırılmış olur.Keske tasarımcı olsam sadece bunu düşünüp bile her sabah şükredebilirsin (öğretmenim,stabil bir iş,her sene birbirinin aynısı)


  • chemnil  (28.06.20 17:47:10) 
tasarımcıymışsın işte ordan ilerlesene. creative bir
şeyler yapmaktan daha güzel bir şey mi var şu hayatta?

  • yeteramadenedimherseyi  (28.06.20 19:06:52) 
[]

sonradan başlayıp öne geçilen durumlar

var mı böyle serüvenleriniz. herhangi bir konuda.




 
Liseye başladığımda ingilizce bilmiyordum, ilk sene hazırlık vardı, ilk bir ay bayağı eziklendim, en kötü notlari ben alıyordum. Sonra birden düzelmeye başladı, sonra iyi, çok iyi, en iyi oldum. Şimdi hala o zamanlarda öğrendiğim İngilizcenin ekmeğini yiyorum.


  • epistemic_regress  (28.06.20 16:31:56) 
Lise sona kadar da geometriyi hic anlamamıştım, universiteye hazırlanırken bir arkadasimin yardımıyla çözdüm. Sınavda full yaptım, hala çok severim geometriyi.


  • epistemic_regress  (28.06.20 16:36:35) 
hayatım boyunca iyi bir öğrenciydim. olduğum yere gelmek için ekstra emek harcamadım. okula gidip gelmek yeterliydi. okul birinciliği, güzel liseler, tek seferde üniversite + atanma vs.

ilkokulu liseyi zoraki bitirip, saçma bir üniversitede basit bir bölümü okuyarak müdürüm olan insanlar var :')
  • üğpoıuy  (28.06.20 16:40:03) 
Birinci sınıfta okumayı geç sökenlerden biriydim, dolayısıyla kırmızı kurdeleyi geç aldım ancak yılmadım. Birkaç zaman sonra son dersten önceki teneffüste kurdelemin kaybolduğu yalanıyla ağlaya ağlaya hocadan kurdele istedim. Hoca da dayanamayıp vermişti.

Okul çıkışı herkese iki tane kurdeleyi gösterip hava atmıştım. Diğerleri de sonraki gün hep birden biz de iki tane istiyoruz diye zırlayınca hoca onlara da ikinciyi vermek zorunda kalmıştı. Ikinci kurdeleyi ilk alan ben olduğum için herkesin gözünde birinci olmuştum.
  • j r r tolkien hayrani  (28.06.20 17:10:32 ~ 17:11:15) 
Pilavı tutturmak. Lapadan, kuru pilava varan serüvenim oldu. Artık hiçbir ölçü kullanmadan göz kararı şehriye pirinç ve su ile tane tane pilav yapabiliyorum.

Bir de lise 1' de matematiğin ilk konusu mantıkti. Sene sonuna kadar mantığı anlamamıştım. Kendimi mantıksız bir gerizekalı gibi hissediyordum :) Tabi sonra aslında çok basit olduğunu görünce testleri fullemeye başladım.
  • Amaranta ursula  (28.06.20 17:25:40) 
Uzun bir süre kimyagerlik yapıp bir sabaah vazgecip istifa edip ,istanbulu terkedip öğretmen oldum,kısa bir sürede şehrimde başarılı diye bahsedilen(söylemesi ayıp söylicem ,:)
Öğretmenlerden biri oldum.

  • chemnil  (28.06.20 17:49:33) 
Satranci 27den sonra ogrendim, simdi usta oldum. Beni satranc bilmiyor diye ezikleyenleri 3 dakikada tokatliyorum artik. Tavlayi da ogrenecem insallah baslasam sonrasi gelir ama hayirlisi:)


  • neverletyougodown  (28.06.20 18:36:00) 
Ortaokul zamanlarımda matematik denilince karnıma ağrılar girerdi. Lisede kırdım bunu şimdi iyi anlaşıyoruz kendisiyle:) Bir de ingilizce seviyem eksilerdeydi, üni hazırlıkta epey geliştirdim, halen yolum var ama iyi ilerlemişim diyorum baktığımda.


  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (28.06.20 20:48:35) 
[]

uzakta yaşayan ailenin çat kapı geliyoruz demesi

daha dün telefonda konuşmuştuk, geliceklerine dahil hiçbir şey söylememişlerdi.

az önce aradılar akşam geliyoruz diye (kastamonudan ist.), önceden karar vermiş olmalarına rağmen bana söyleme gereği bile duymamışlar.

yanlız yaşıyorum (26e) ama benim de kendi bir hayatım var ne hakla böyle baskın yapar gibi geliyorsunuz lan diyemedim tabi.

1. ailemin bu davranışı normal midir?

2.yeni taşınacağım evimin adresini onlara vermemeyi düşünüyorum, anne-baba olsanız tepkiniz ne olurdu.

 
Yaptıkları çok ayıp. Kibar bir dille "başka planlarım vardı, iptal etmek zoruda kaldım. Önceden söyleseydiniz hiç yapmazdım, size hazırlık yapardım" gibi cümlelerle rahatsızlığınızı belirtin. Anlarlarsa ne ala, anlamazlıktan gelirlerse adres vermemek mantıklı.


  • fotrsapka  (28.06.20 15:43:33) 
1. Normal (haber vermisler sayilir, zil caldi da kapida karsilastiniz degil sonucta)

2.yok artik :)
Cok uzulurum cocugum boyle bi sey yapsa

Tamam bagimsiz olun ailenizden, ben de yillardir yalniz yasiyorum ama sizinki biraz abarti ve cocukca geldi.

Arti buraya yaziyorsun anliyorum ama aileden bahsederken "lan" demek... sen aileni aile olarak istemiyorsun bence zaten. Adresini vermemen lazimdir belki de bilemedim.
  • Kittie  (28.06.20 15:48:02) 
1. değil


2. abartma bence. aile önemli. sadece "kendime ait bir hayatım var ve buna saygı duymanızı bekliyorum" düşünceni kafalarına sok :')

bi gün babam annemi arıcana yanlışlıkla beni aramış. telefonu açtım, gelirken kaç ekmek alim diyo xd birkaç saniyelik şok halinden sonra durumu anladım. dedim baba kalbime indiriyordun, açmazdım kapıyı xd (açardım tabii) bu da böyle bir anımdır, tşkler.. ara ara yeri geldikçe ver zehri
  • üğpoıuy  (28.06.20 15:52:14) 
1) Apar topar gelmelerini gerektirecek bir durum oluşmadıysa normal değil.

2) Evlatlıktan reddederdim.
  • j r r tolkien hayrani  (28.06.20 15:59:04 ~ 16:01:01) 
müsaitlik durumunu sormaları iyi olurdu ancak nesil farkı var ve sen kent yaşamına daha aşina olduğun için ailenden bu nezaketi bekliyorsun. ama onlar öyle yetişmemişler. bu yüzden anlayışla karşılmalısın ve aile candır. çocuğun olunca anlarsın. sakın kalplerini kırma.


  • xrated  (28.06.20 16:09:56) 
Bence anormal olan sizin aile ilişkileriniz. İnsan hiç ailesi için böyle cümleler kurar mı ya! E demek ki var aranızda bir sevgisizlik. Bir şey diyemeyiz tabi.


  • bitchesaintshit  (28.06.20 16:15:09) 
1 - tamam normal değil ama abartma.

2 - yok artık. niye bu kadar tahammülsüzsünüz? sadece sen değil destek verenler için de söylüyorum böyle hayat geçmez.
  • kaptan maydanoz  (28.06.20 16:20:48) 
Bence siz bir aile değilsiniz. Anne babanız adına üzüldüm.


  • r evolution  (28.06.20 16:48:21) 
kusura bakmayın ama aile ilişkileriniz sağlıklı değil.

annem, babam önceden haber vermeden çatkapı gelebilirler. çocuğunun evine çatkapı gidemeyen ebeveyn mi olur? bundan rahatsız olan çocuk mu olur?

1. normal. sonuçta haber vermişler. siz bence ailenizi istemiyorsunuz. haftaya gelelim deseler ondan da rahatsız olacaksınız. sonuçta çatkapı da gelmemişler. haber vermişler önceden.

2. bu eylemi yapacak bir çocuk yetiştirebileceğimi düşünmek istemiyorum. adres gizlemek falan çok tuhaf.

edit: çatkapı olayını detaylandırıyorum. evde misin değil misin diye ararlar. orada müsait değilseniz söylersiniz. normal ailelerde böyle işler en azından. kişisel alanını da orada korursun. evde kız varsa bugün müsait değilim yarın gelin dersin. gibi gibi.
  • antikadimag  (28.06.20 16:57:40 ~ 17:45:07) 
oyle bir yazmisiniz ki! Gelen sanki kaygisizlar ailesi:)


  • neverletyougodown  (28.06.20 16:59:42) 
1 - normal değil
2 - verme bence de.

benzeri benim başıma geldi. yalnız değilsin. istersen oku gerisini, "ay sen mi, ben mi?"ye dönmesin :))

sabah 07:05te sokakta dayımın bana seslendiğini duydum. meditasyondaydım ve kalkmadım. ailede yatalak hasta var. o öldü sandığım için de korktum.

içeri geçtiğimde hepsi simsiyah giyinmiş evi istila etmişlerdi.

kızdım. neden haber vermediklerini sordum. cevap veremediler.

şimdi beni aramıyorlar bile, ki zaten önceden de aradıkları yoktu.
  • janderzel zartanyan  (28.06.20 17:37:17) 
Ailenin yaptığının patavatsızlık olup olmadığına karar verebilmek için ne konuştuğunuzu bilmek gerekir. Örneğin yalnızlıktan sıkıldım bunaldım minvalli bir konuşma yapmışsanız ya da ses tonun kötüyse sürpriz yapmaları çok normal ya da ilişkilerinizin durumuna göre hoşlanmayacakları bir iş yaptığını düşünüyorlarsa bunun adı sürpriz değil baskındır. Onlardan da dinlemek lazım neye istinaden geldiklerini.


  • pass  (28.06.20 17:42:03) 
30undan sonra çok ararsın çok...


  • chemnil  (28.06.20 17:53:43) 
Yav ne saçma griplere girmişsiniz. Sanki kendi başına doğdun yaşadın. Hak mak derken evine mi el koyuyorlar? Anan babanın gelmesine baskın yapmakla eşleştirmek ne saçma.

Net haksızsın. 2- mirası da reddedip aile bağlarını keseceksen devam et tabii. 30 sonrası sap gibi kalınca surum daha net anlaşılır
  • KaraSakall  (28.06.20 22:21:08) 
1- normal değildir. hele önceki gün konuşup bahsi geçmediyse daha vahim.

annem geleceği zaman hangi hafta müsaitsin ona göre bilet alalım diye sorar bana.

ha sizin senaryoda ailen gelip, haftasonu sen takıl biz varız diye programını bozma diyorsa, siz de okeyliyorsanız o ayrı, . ( gerçi annem de diyor benim için programını bozma diye de içim elvermiyor o evdeyken dışarda olmaya, hele kısa süreli geldiyse. hafta içi gündüz mesai de geçiyor zaten).

2- bu hareketiniz fazla fazla abartılı olur. ayrıca hiç mi öğrenmeyecekler. kargosu olur başka bişeyi olur, gelmeleri gerekir vs vs.

@antikadimag zaten çat kapı oluyor. belki hafta sonu arkadaşları gelip kalacak evinde, usülen de olsa sormak gerekmez mi ?, akşam müsaitsen geleceğiz başka, bilet aldık geliyoruz başka.

@KaraSakall ve @duptıs arkadaşlara katılmıyorum ancak sizin evimin adresini vermemeyi düşünüyorum demenizden bir miktar abarttığınızı ya da aileniz ile mesafeli ilişkiniz olduğunu düşünüyorum. yani genel olarak gelmelerine negatifsiniz gibi hissettim.
  • fezagezgini  (29.06.20 01:40:28 ~ 01:46:22) 
[]

kızdan mesaj, ing

arkadaşlar belli bir yakınlığım olan kız, polonyada yaşıyorum, snapchatten konuşuyorduk bu akşam içmeye davet ettim şöyle bi soru sordu ''okay but what time and i am not possessing now nothing stinky, cause i am asking i cant be late'' dedi. özellikle i am not possessing kısmını anlamadım. 3 yıldır ingilizce konuşuyorum.




 
Önceden ot kullanımı falan mı vardı kızın? Sanki artık öyle taraklarda bezim yok demiş ya da ben öyle yorumlayabildim.


  • kobuzchu kiz  (28.06.20 14:59:17) 
"i am not possessing now nothing stinky" kısmını nedense "ot yok" gibi anladım ben? Belki ayarlamaya çalışırsam geç kalırım demek istemiş olabilir? Çok varsayımsal oldu ama


  • peki madem  (28.06.20 15:00:42 ~ 15:01:59) 
@peki madem de haklı olabilir... Ortada bir ot var, o kesin :)
Bu soru niye gönül işinde ya? Baya yabancı dil sorusu oysaki.

  • kobuzchu kiz  (28.06.20 15:14:57) 
dışarı çıkmak için tam saat ver; because hazırlanıp evden çıkmak için vakte ihtiyacım var kokuyom demiş


  • merhaba  (28.06.20 16:12:14) 
ot var arkdaşlar doğrudur, içmeye çağırdım derken bundan bahsediyodum.


  • douglas  (28.06.20 20:15:21 ~ 20:18:24) 
[]

tavırları stabil olmayan arkadaş türü

3 ay önce çalışmaya başladığım iş yerinde benimle aynı unvanda görev yapan bir kadın kişisi var. (kamu sektörü)
yaklaşık 3 aydır wp üzerinden baya uzun ve ciddi konularda konuşmalarımız oldu. telefon görüşmelerimizin çoğu bir saati aşıyordu. yani belirli bir samimiyetimiz olduğunu düşünüyor - idim.

sırt çantasına ihtiyacı olduğunu biliyorum. geçenlerde güzel bir çanta gördüm, beğenebileceğini düşünerek ekran görüntülerini alıp wp’den gönderdim. beğenmedi ve “neden link atmadın, ekran görüntüsü attın” vb. dedi, söylemek istemedim ancak ısrar edince “beğenseydin hediye alacaktım” dedim. daha sonra beni telefonla arayıp hediye almayı sevdiğini ancak istemediğini söyledi, biraz ısrar edince “sadece samimi olduğum kişilerden hediye almayı seviyorum” dedi.

geçen hafta iş çıkışında, “bir kafe var orayı biliyor musun? orada kiralık ev varmış” dedi. ben de bilmiyorum deyip oradan ayrıldım. 5 dakika sonra telefonla arayıp “eve varmadıysan birlikte baksak olur mu?” dedi, ben de arkadaşlarımla geziye gideceğimizi ancak daha sonra birlikte bakabileceğimizi söyledim, şaka yollu olarak “x şehrinden büyükşehire gelmişsin tabii birlikte gidelim dolandırılma falan” dedim, galiba alındı ancak öylece kapattık görüşmeyi.
2 saat sonra wp’den mesaj atmış “bugün seni hiç aramadım say olur mu?” diye. ben de cevap vermedim.
o günden beri de konuşmadık.
ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum. benim ilgim var ancak onun bana karşı ilgisi olup olmadığı hususunda emin değilim.
sizce ne yapmaya çalışıyor, uzak durmalı mıyım?

 
yabancıların bir sözü vardır
"Don't get your honey where you get your money"

bu işten fena başı yanmış biri olarak, benden tavsiye, aynı yerde çalıştığın birisiyle bu işlere girme.
  • nahtoderfahrung  (28.06.20 14:43:50 ~ 14:44:05) 
“x şehrinden büyükşehire gelmişsin tabii birlikte gidelim dolandırılma falan”

her şeyden önce bu hiç hoş değil. şakası da hoş değil.

kamu sektöründe (üniversitede akademisyen değilseniz) iş yerinde çalışan kişi ile ilişki bence riskli bir hareket. ilişki başlar iyi gider eyvallah. ama sonra sıkıntı olup ayrılık vs olursa hoş durumlar olmaya bilir. dedikodu çıkabilir. uzak durun. değmez.
  • fezagezgini  (28.06.20 14:44:18) 
3 aydır tanıştığınız birine ne kadar yakın hissederseniz hissedin, çanta gibi bi hediye almamalısınız. Doğumgünü olsa olabilir belki, ama durduk yere böyle bir hediye gelse beni rahatsız ederdi.
Çanta almak yerine ev bakmasına yardım etmek daha arkadaşça bir hareket olurdu. Eğer bahane bulmak için arkadaşlarımla gezmeye gidiyorum dediyseniz, hoş olmamış. Üstüne bir de küçümseyici bir espri yapmışsınız kendinizce...
bence siz arkadaşlığınızın ilerleme adımlarını ayarlamakta sorun yaşıyorsunuz.
Çok çok yakın bir arkadaşınız olsa bu espriyi kaldırabilir ama 3 aylık olan elbette kaldırmaz.

Edit: ben iki taraf da kadın diye anladım.
  • megalomaniac  (28.06.20 14:49:50 ~ 15:05:19) 
Bu kadın milleti bir erkekten hediye alınca sapıtıyor, bi tuhaf oluyor bundan emin ol. Şu ana kadar öğrendiğim bişey varsa bir kadına arkadaş iken hediye alırsan (boyutu vs. ne olursa olsun) o arkadaşlık bozulur.
Sanırım bir karşı cins onlara hediye aldığında kendilerini aciz hissediyorlar.

  • top_secret  (28.06.20 14:56:11) 
Bir ihtimal yakınlaşma olasılığınız varsa da kabalık ettiğin için artık yok ve artık seni böyle tanıyacak. Ayrıca pişman.


  • pass  (28.06.20 15:15:06) 
Ayrıca tavırları stabil olmayan demeyelim de karşısındakini tanıyıp anlamaya çalışan ve bu yüzden temkinli davranan diyelim. İkisi arasında hem anlam hem üslup farkı var.


  • pass  (28.06.20 15:19:42 ~ 15:20:28) 
megalomaniac +1

Üç aydır tanıdığınız ve üstelik beraber çalıştığınız birine durup dururken hediye almamalısınız bence de. "Şaka yollu" sözünüz de biraz patavatsız olmuş, kusura bakmayın. Aynı yerde (özellikle kamu kurumunda) çalışırken ilişkiye yürümeye hiç gerek yok zaten, bence önce patavatsız şakanız için özür dilemelisiniz, sonra da ilişkinizi iş arkadaşı samimiyetinde tutmak gerekir.
  • kobuzchu kiz  (28.06.20 15:21:40) 
Valla ilk hediye olayında söylediği ilişkinizi baz alınca ters köşeye yatırmış gibi. Tabii diğer yandan bakınca da sen zorlamışsın böyle konuşmasına. Durup dururken hediye işlerine girmek karşı tarafta bir baskı yaratır cidden. Hediye sevdiğini söylemiş daha öncesinde, o yüzden kabul etmeme bahanesi olarak hediye sevmiyorum diyemez. Çantayı da beğenmiş, o yüzden bahanesi o da olamaz. Geriye seninle ilişkisi kalıyor zaten sebep olarak. Bir de istemiyorum diyorsa ısrar etmenin, zorlamanın manası yok. Tamam de orda birak.

Ev olayında da dediğin anca samimiyetinin olduğu kişiye söylenir. Daha öncesinde zaten samimi olmadığını duymuşsun karşıdan bu noktada "samimi değilsek beni niye çağırıyo" diye düşünüp gitmek istemiyorsan güzellikle gelemeyeceğini söyleyebilirdin ya da eğer gitmek istiyorsan laf sokma amaçlı "ben sadece samimi arkadaşlarımla gidiyorum, o yüzden ne zaman gidelim" tarzı bişey diyebilirdin. Sen ise direkt "sen safsin, ben uyanığım" demişsin bir bakıma.

Sonuç olarak sıkıntılı taraf sensin gibi gözüküyor.
  • j r r tolkien hayrani  (28.06.20 15:29:04) 
[]

Duygusal yoksunluk veya terk edilme şeması

Selamlar, bu şemalardan birine sahip olup, bunu kontrol altına almayı başarmış olanlar var mı aramızda? Terapi dışında bireysel olarak nasıl çözdünüz? Gösterebileceğiniz bir yol yordam var mıdır? Teşekkürler.




 
www.amazon.com.tr
www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

Bireysel olarak bu kitapları okuyup, önerilenleri denemekten başka çare (sanırım) yok. :)
  • faith no more  (28.06.20 15:26:14 ~ 15:27:06) 
@faith no more hayatı yeniden keşfedin adlı kitabı okuyorum ama beklentimi pek karşılamadı. Ben orada söylenenleri zaten fark etmiştim, sebepleri de biliyordum öneriler de çarpıcı gelmedi açıkçası. Diğerlerine de mutlaka bakacağım çok teşekkür ederim :)


  • parkerlarin jennifer  (28.06.20 15:48:40) 
Bende var sanırım. Bahsettiğiniz kitabı da okudum farkına varmak açısından faydası oldu sadece bana. Bu durumun dışına kısa bı sürede tamamen çıkabilmek diye bişey yok bence, bunun farkında olmak gerekiyor öncelikle.

Farklı olaylarla karsilastikca durum karşısında tavirlarimiz için düzenli değerlendirme yapıp davranışlarımızı ufak ufak değiştirmeye çalışmak gerekiyor diye düşünüyorum. Degistiremedigimiz durumlarda da kendimizle çok kavga etmemeliyiz. Yillarin sorunu bı anda çözülmüyor ciddi emek gerektiriyor. İlk farkına vardigim güne göre daha doğru davrandığımi gördükçe motivasyonumda artıyor.

Bunların dışında en önemlisi sevgili ve arkadaş seçimi. Durumu kullanmaya meyyal de çok insan var. Bunları hayatımıza sokmamak çok çok önemli.
  • hexa  (03.07.20 10:01:20) 
Kendinizi sevin,sevin,sevin dönüp bir daha sevin.


  • chemnil  (03.07.20 10:06:29) 
[]

yaşadığımı hissetmiyorum

Ben yaşadığımı hissetmiyorum.

Diyen kişi ne yapmalı ?


 
Hayatı her yönden zevkine göre aklınca yaşayan ve sonucunda tükenmişlik hissi yaşayan biri ise bunu söyleyen, derin bir acı çekmeli. Acılar da insanı kendine getirir.
Her zaman anti deprasanlarla olmuyor çözüm.
Yaşadığı trafik kazası sonrası bile eskiye oranla hayatı olumlu yönde değişen insanlar var.
  • Erva  (28.06.20 11:05:54) 
Dısarı cıksın,dısarı cıksın yürüsün,bisiklet sürsün,kendi başına bir şeyler yapsın,belki bir sahilde sabahlasın,herşeyi düşünüp içselleştirip hayata yavastan karıssın derim.


  • chemnil  (28.06.20 12:16:32) 
bir uzmana görünebilir. depersonalizasyon sıkıntılı bir durum. eğer üstünden gelemiyorsa belki de biraz yardıma ihtiyacı vardır.


  • gadasiz  (28.06.20 12:53:37) 
Seni o kadar iyi anlıyorum ki! Ben 10 senedir bu durumdayım. Kendimi sözde hayata bağlıycak şeyler yapsam da, sosyalleşsem, kendimi işime versem, sahip olduklarıma şükretsem de içimde çok büyük bi boşluk var ve dolmuyor bi türlü. Ben çözümü beklemekten başka bi şeyde bulamadım. Umudunu kaybetmeden bekle.


  • superfluid  (28.06.20 13:17:34) 
yasamaktan kastin nedir?


  • Leonardo~Da~Vinci  (28.06.20 14:03:47) 
123456789• ... 127  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.