[]

istenmeyen/kazara hamilelik

korunursun ama o %5 %10 ihtimaller gerceklesir buna tamam. ama esinin korunmasini istememek ustune de kazara kadinin hamile kalmasi olayina inanalim mi? butun arkadaslarim bu yalana inaniyor. eskiden vardi ya biri bir yere bosalmis da uc gun sonra bi kadin oraya oturmus hop hamile kalmis xd hikayeleri gibi. boyle istemeyerek hamile kalanlarin iddiasi disari bosalarak korunmak oluyor. benim dinledigim hikayelerde de erkeklerin cocuk istemesi veya olmasina sevinmesi seklinde sonuclaniyor. bana biraz destek cikar misiniz bu cahil kadin arkadaslarima tek basima aptal muamelesi yapmak istemiyorum




 
Ya neyine destek çıkalım karşında hem korunmayan hem de hamile kalıp kazara hamile kaldım diyen bi gerizekalı var, geri çekilme yöntemi bi doğum kontrol yöntemi değil ki kazara olsun geri çekilme yöntemi rus ruleti gibi denk gelebilir de gelmeyebilir de. Rus ruletinde mermi denk gelirse "ya kazara oldu" diyebiliyor musun? Diyemiyorsun. Bu da öyle.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 14:40:01 ~ 14:44:38) 
Benzer bir hikayeyi en son 25 yıl önce filan okudum, Tonguç mastürbasyon yaptıktan sonra damlayan spermlerinin üstüne yanlışlıkla dişi kedisi oturmuş ve de Kötü Kedi Şerafettin böyle dünyaya gelmişti :)

Eşimin korunmasını istemiyorsam (kadın erkek far ketmez) çocuk sahibi olmak istiyorumdur.

Edit: Geri çekilmeyi bir korunma yöntemi sanıp, kazara hamile kalmak salaklık da olsa gerçek bir durumdur.

Ama eş korunuyorken "sen artık korunma" demek ve sonra hamilelik olması yok daha neler!
  • John Bloor  (03.02.23 14:41:19 ~ 14:42:59) 
(tahtaya vurarak başlıyorum) millet "hamileymişim çok şaşırdım" diyince biz de şaşırıyorduk ama birçok çiftin korunmadan seviştiğini anladım ben. Sonra da şaşırıyorlar :D yani en basitinden prezervatif kullanıp hamile kalan kaç kişi vardır ki? O an patlasa bişey olsa yine anlayıp ona göre önlem alırsın yani.

edit: bu çocuk isteyen ama "hadi yapalım" diyemeyenlerin psikolojisi olabilir gibi geldi şimdi. İçten içe istiyorlar, bu şekilde akışına bırakıyorlar belki de.
  • nhk ni youkosu  (03.02.23 14:41:58 ~ 14:45:49) 
Korunmasını istemeyip kazara nasıl oluyo ki? Korunmazsan, dışarı da boşalsa çocuk ihtimali hiç de az değil zaten. Kazara falan da olmuyo bu, gözünü kapatıp kalabalık yolda ksrsıdan karşıya geçmeye çalıştığında araba çarparsa kaza olmaz onun gibi geliyor bu durum bana.


  • nundu  (03.02.23 14:42:58) 
:) geçenlerde eşimle konuşmuştuk bu konuyu. nasıl istenmeden hamile kalınıyor diye. bir türlü çıkar yol bulamadık. yani kondom patlasa anlarsın önlemini alırsın zaten. dışarı boşalmayı beceremeyince (zamanlamasını tutturamayınca) bu "kazayla" hamilelik gerçekleşiyor işte. başka mantıklı açıklaması yok.

dışarı boşalmak bir doğum kontrol yöntemi değil tabii ki ama biz 3 yıldır bu şekilde "korunuyoruz" tanesi 10 lira olan ve hazzı %90 azaltan bir muşambayı takacak halim yok. doğum kontrol hapı/iğnesi kadının anasını ağlatıyor, hormonları mahvediyor eşime bu kötülüğü yapamamam. bunu da eledik. spiral varmış o da çocuksuzlara tavsiye edilmiyor.

"dışarı boşalmaktan" başka çare kalmıyor. bunu da saniyelik çok iyi ayarlamak gerekiyor. 3 yıldır kaza çıkmadı çok şükür:)
  • yazar yazmaz yazan yazar  (03.02.23 14:55:42) 
cahillik ama bana da @nhk nin dediği gibi hissettirdi, sorumluluktan kaçıp olayı kazaya bağlamak

karşındakileri ikna edemezsin, düşüncelerini söyler yürürsün
  • freebird5406_2  (03.02.23 14:55:59) 
bu işin kazası korunmazsan olur. korunan birinin kaza ihtimali çok zor. tüp bebek aşılama vb tedavi yapan doktorlardan sıra dahi alınamıyor. hamile kalmak o kadar zor bir denk gelme olayı ki kazayla olma ihtimali çok zor.


  • mikahakkinen  (03.02.23 15:08:33) 
Yani yalan mı değil mi bilmem ama kim kondom kullanmak ister ki zaten, kimse keyfinden takmıyor sonuçta. Eşi istemiyorsa başka şekilde korunsunlar, kadın spiral taksın veya ne bileyim bir sürü yöntem var. Ayrıca dışarı boşalma bir yöntem değil, içeri boşalma olmadan korunmasız seks yaptı diye 2 kez hamile kalan arkadaşım var yanlışlıkla. Aşırı doğurgan bir kadın. Şimdi korunmadan penetrasyonu bırak değse yine mi hamile kalıcam diye triplere giriyor. Herkes de istiyor ki hem ayranları dökülmesin hem de bazı tatsız olaylar yaşanmasın. Göze alamayan korunsun bir sürü yöntemi var bunun artık.


  • vedatchilipeppers  (03.02.23 15:09:36) 
Cehaletinden mutlu olan insanları kurcalamayın, eğitmeye kalkmayın.

Elbette bir çok çeşidi vardır ama benim tahminim bu çiftlerin çoğu geri çekilme yöntemini uyguluyor. Tabi bu yöntemde hamile kalınabiliyor, kalınca da şaşırıyorlar.
Hassas konular bunlar, birisi söyleyince öyle detayı çok sorgulanmaz. Çok yakın arkadaşınızsa zaten sorup konuşursunuz ne demek kaza diye.

Bu konuyla tam alakalı değil ama Boris Becker'in başına gelmişti. Kadın oral seks yapıyor Boris'e. Sonra kadın Boris'ten aldıklarıyla bir şekilde hamile kalıyor. DNA testi de yapılmıştı, çocuk Boris'ten. Boris de diyor ki "e biz şey yapmadık ki!". Bu olayda Boris'in babalık sorumluluğu nedir, ne olmalı diye tartışılmıştı bir süre.
  • michael_knight  (03.02.23 15:18:07) 
michael_knight'ın dediği gibi örnekler de olabiliyor evet, sanırım Drake prezervatifin içine ketçap falan sıkıyordu spremlerimi çalıp çocuk yapıyorlar diye asdas.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 15:21:46) 
@yazar yazmaz yazan yazar aynı sekilde dikkat ediyoruz sanırım bu da bana çok ürkütücü geldiği için "gerçekten geri çekilme" veya "kaza olsa da bi şey olmaz" rahatlığı arasında fark olduguna inanıyorum :)


  • ala09  (03.02.23 15:30:36) 
ya bu devamlı hamile kalan kadınları/hamile bırakan erkekleri anlamıyorum ben asıl. bu nasıl bir doğurganlıktır, dölleme yeteneğidir ya? geri çekilmeyle hamilelik de zor bir şey yani bu şekilde hamile kalan varsa doğursun.


  • deartheodosia  (03.02.23 15:48:37) 
benim çevremde kimse hamile kalamıyor. takvim takibi, yumurta çatlatma iğneleri, tüp bebek tedavileri. görünürde bir sıkıntıları da yok. bu kadınlar da 91 doğumlu. kazara hamile nasıl kalınıyor ben de onu anlamıyorum, korunmasan bile hamilelik öyle kolay bir şey değil.


  • deartheodosia  (03.02.23 15:50:54) 
Direkt çevremde penetrasyon olmadan hamile kalabilmiş biri var. Bu kadar doğurgan olsaydım el ele tutuşmazdım bile çok korkunç. Öte yandan da düzenli olarak çocuk için çaba gösterip hamile kalamayanlar da var. İnsanın “bu işler kısmet” diyesi geliyor.


  • ruhen hastayim ben  (03.02.23 15:58:09) 
Eşinin korunmasını (doğum kontrol hapı ya da iud) sağlık sebeplerinden istemiyorsa ve kendisi de prezervatif kullanmak istemiyorsa buna rağmen hamile kalıyorsa tabii ki istenmeyen/kazara hamilelik olabilir. Vücut ısısı, regl döngüsü, dışarı boşalma (bu yöntem komik ama neyse) vs. olaylarına da bakmıyorlarsa o artık kazadan çıkmış oluyor tabii. Eşinin korunmasını dini sebeplerden istemiyorsa ayrı bir seviyede o, söyle de dalga geçelim.


  • nawar  (03.02.23 16:17:29) 
Yorumlari okurken aklima suradaki yenge geldi m.youtube.com


  • Kahvedesu  (03.02.23 18:43:42) 
Ben de hep adetten önceki beş gün, sonraki yedi gün mu neydi güvenlidir diye hareket ettim hiç de hayal kırıklığı olmadı ama şimdi bakıyorum da Allah korumuş. Ovulasyon tarihini saptıran şeyler var, ev taşımak, yola gitmek vs. muhtemelen bottle bir şey sonucu hamile kalınmıştır.


  • bir varmis bir yokmus  (03.02.23 23:27:02) 
[]

uyurken diş sıkmaya botoks çözümü

bunu deneyen oldu mu? hemen fayda ediyor mu? botoks veya dis plagi kullanmadan sadece ruh halini duzelterek bu dertten kurtulmak mumkun mu? bir de botoksun bir yan etkisi oluyor mu? fiyati ortalama ne duzeylerde ve ne sıklıkta tekrarlanmasi gerekiyor? tekrarlanmadigi zaman diş sıkma durumu kaldigi yerden devam mi ediyor?




 
cok soru var birine cevap vereyim ben yaptirdim 1 tur ama bana uc kere falan yapman lazim dendi devamini getirmedim. 3 sene falan once 1500₺ civariydi. denen o ki ilk yaptiginda biraz etki ediyor 6 ay sonra yine yaptirirsin iyice etki eder. bir sene sonra son defa yaptirirsin dis sikma aliskanligini unutursun. bu fiziksel olarak yani tahayyul icin soyluyorum dis sikmamaniz icin agzi iki elle acik tutmak gibi bi cozum. ama ruh halinin gerginliginden bu davranisi yaptigin icin gercek cozum bu olurdu. hic de kisa ve kolay bi yol degil


  • ala09  (03.02.23 14:40:42) 
ben 2 kere yaptırdım. ilkinde yardımcı oldu. 2.side çok işe yaramadı. yani belli bir miktar çözdü sonrasında etki etmedi. geçen kontrole gittiğimde doktor tekrar botoks yapalım dedi 2 ay sonraya.

ilk yaptırdığımda 1800₺ 2.side 2200₺ vermiştim.

yan etkisi olmadı hiç. sadece botoks yapılınca bi 10 gün yanağının üzerine yatmayacaksın, ılık suyla duş alacaksın vs. bunlar kasıyor.

diş sıkma ve diğer hastalıklarım için psikiyatriye de gidiyorum. şu an doktor buspon diye bir ilaca başlattı. diş sıkmaya yardımcı oluyormuş. daha yeni kullanmaya başladım 10 gün falan oldu. 3. botoksu yaptırmadan bu ilacı biraz kullanacağım bakalım etki edecek mi.

hemen fayda ediyor zaten. ama siz sıktıkça eski haline dönüyor problem o.

diş plağı tavsiye ederim botoks'dan daha bile etkili, düzenli kullanımda tabii.
  • substituent  (03.02.23 15:23:35) 
@substituent, dis plagi degil de invisalign tedavisine baslayacagim yakin zamanda. diş sıkma problemine istinaden degil tabii, baska problemler sebebiyle. ortodontist bu tedaviye ek olarak diş sıkmaya karsin cene kası botoksunu onerdi. tedavimin daha etkili olmasi acisindan faydasi olacagini soyledi. o nedenle bir arastirmak istedim botoksu. agzimda zaten duzenli bir plak olacagindan sıkmaya yonelik bir diş plağı takma imkanim olmayacak 1.5 2 yil kadar. o yuzden su an icin diş plağı konu dışı o nedenle.


  • in vino veritas  (03.02.23 15:33:27) 
ben düzenli olarak yaptırıyorum, açıkçası her seferinde de oldukça faydasını görüyorum. 5 kez olmuştur. Genelde 6 ayda 1 yaptırıyorum. Her botoks 3-4 ay etkili oluyor, sonra etkisi azalarak bitiyor. diş plağı bende işe yaramadı, çenem her seferinde daha da çok yoruldu. ayrıca 3 seanstan sonra tamamen çözülecek diye kesin bir şey yok, en azından ben o grupta değilim. alttaki asıl neden çözülmedikçe bu illet de tam olarak bitmiyor. asıl neden de genel olarak psikolojik; onu (ilaçsız) çözmek uzun bir süreç. Genel olarak bir kere denemenizi tavsiye ederim.


  • eileengray  (03.02.23 15:36:19 ~ 15:49:24) 
alakasız olacak ama bende invisialign tedavisi görüyorum suan. son 3 plağımı kırdım bu diş sıkmaları yüzünden. Dikkat etmek lazım


  • allanpoe  (03.02.23 18:51:43) 
1 kere yaptırdım en az 3 defa öneriyorlar +1

Ben etkisini göremediğim için 2. kez yaptırmadım üstelik ünlü bir yerde paraya kıyıp yaptırmıştım. 2 sene önce 3000di sanırım.
  • ruhen hastayim ben  (03.02.23 18:57:53 ~ 18:58:17) 
allanpoe, bu durum icin doktorunuz bir tavsiyede bulunmadi mi peki? cozum olarak ne yaptiniz? bana daha baslamadan botoksun tedavime katkida bulunacagini soylemisti.


  • in vino veritas  (03.02.23 19:05:35) 
botoks fiziki bi rahatlama sağlıyor. terapi ile, kaynağı buysa tabi, tamamen de kurtulabiliyorsun.


  • ahmet oturum cerezi  (04.02.23 12:40:25) 
[]

başkent doğalgaz pil zayif

merhabalar,

başkentgaz'ın ön ödemeli(kartlı) sayacını kullanmaktayız, sayaç geçtiğimiz günlerde pil zayıf uyarısı verdi, sitesinden okuduğum kadarıyla bu durum 3 ay kadar sürüyor sonrasında pil bitme uyarısı vererek doğalgaz kendiliğinden kapanıyor.

müşteri hizmetlerini arıyorum ancak sayaç numarasıyla birlikte tc kimlik numarası istiyorlar ve abone ben olmadığımdan(önceki kiracı) tc giremiyorum. malum başta depozito vs. derken çok para istedikleri için o zamanlar taşınma sürecinde abonelik başvurusu yapamadık.

benim merakım, yeni abonelik başvurusu yaparsam sayacı faturalı sayaçla değiştirmek isterler mi ve bu yeni sayaç için para isteyecekler mi? bir diğeri de bu sorun başına gelmiş olan var ise nasıl aşarız bu problemi? teşekkürler.

 
eski kiracının tc kimlik numarasını bulup oymul gibi pili değiştirtebilirsiniz normalde. ama üzerime alayım dediğinizde her halükarda sayacı değiştiriyorlar. depozito verip faturalıya çeviriyorlar. başıma geldi zira birkaç sene önce.


  • shadowfollower  (03.02.23 14:29:55) 
benim başıma geldi.
Sayacı benzer bir şekilde, eski ev sahibinin üzerine olması ve kartla sorun yaşamam nedeniyle faturalı olacak şekilde değiştirmek istedim.
Başkentgaz mobil uygulama üzerinden başvuru yaptım ve depozito bedelini yatırdım (benim evimde sadece şofben ve ocak olduğu için bu bedel çok değildi)
Başkentgaz yetkililer geldi evi kontrol etti. mutfak camında menfez yok ve ocakta vana yok dediler. bunları tamamlayın sonra gelelim dediler. bu resmi bir işle bu arada belli bir süre içinde yapılması gerekiyor yoksa gazı kesiyorlar.
Ve bu işleri yapan firmanın yetkilendirilmiş olması gerekiyor.
Yetkili firmayı aradım geldiler. Depozite bedelinin 100 tl olduğu günlerde iki işlem için 250 tl dediler, makul bir fiyattı kabul ettim. asış sorun buradan sonra başladı. heryeri ölçmeye başladılar hemen hemen her dirsekte bağlantıda kaçak var dediler. o zaman için 900 tl ücret çıkardılar. (Aynı kaçakları başkentgaz tespit edememişti. onları cihazları hassas değil diye kafadan salladılar)
sonra başkentgaz geldi ölçtü biçti tamam dedi ve gazım faturalı oldu.
Önerim: yasal zorunlulular açısından yakınınızdaki bir doğalgazcıya kontrol ettirin. yetkili firma denen kazıkçıların eline düşmeyin.
  • delicevat  (03.02.23 15:13:23) 
[]

çalışma koltuğu

evde çalışırken kullanmak üzere bir koltuk arıyorum. ofiste şunun biraz değişiği var: shop.tcc.com.tr aynı marka ama birebir aynısını bulamadım. ofisteki koltuklar gayet rahat ama buna da 16000TL vermek istemedim.

bel, boyun desteği olan, oturma derinliği de ayarlanabilen ama bütçede delik açmayacak bir koltuk tavsiyeniz var mı?


 
İstanbul'daysan, Kağıthane Caddesi'nde 100-200 metrelik mesafede onlarca çalışma koltuğu satan mağaza var. Her bütçeye uygun bir şeyler bulabilirsin.


  • mavio  (03.02.23 17:41:22) 
[]

duolingo'da 6 günde 9k exp yapan psikopatlar

bunu nasıl beceriyorlar?

biz arkadaşla iddialaştığımız için bu ara hem öğrenmeye çalıştığım hem de bildiğim bir dile duolingo üzerinden bakıyorum. fitu fitu bütün alıştırmaları geçiyorum. hatta ücretsiz deneme süper zımbırtı verdiler, ünite sonlarında bu efsanevi kupa var, her biri 40 xp veriyor. bakıyorum dinleme kısmı var, o da neredeyse hiçbir şey yapmadan 20 xp mi ne veriyordu.

ben iki gün filan sıkı çalışınca 4 bine yaklaştım ki arkadaşım şok oldu, ne yapıyosun sen manyak diye. şu an leaderboard'da birinci sıradaki sayko ise 9 bin puanda. her baktığımda 2 bin artmış oluyor kız. üstelik çalıştığı tek dil ingilizce.

bunun kolay bi yolu mu var, nasıl xp farmlıyo bunlar böyle? sinir oldum.

farkındayım çok boş bi mesele yani ama haftayı birinci tamamlarım diye heves etmiştim lan örselendim, bu nasıl bir aşkmış, bi haftada 9 bin puan ne ya

 
hile falan bulmuştur onunla yapıyordur. ruh hastası mı yok...


  • yazar yazmaz yazan yazar  (03.02.23 14:22:22) 
On yıl önce falan web’ten girince soru sorup cevaplama imkanı sunan bir forum sayfası açılıyordu. Orada hediye puan/elmas gibi şeyler veriliyordu hatırladığım kadarıyla. Bu olabilir.


  • ruhen hastayim ben  (03.02.23 14:25:32 ~ 14:25:54) 
2 Kat xp hakkı kazanıp, tamamladığın dersleri legendary yaparsan çok xp kazanıyorsun. 80 90 oluyordu galiba tek derste. 9bin yine de çok tabii


  • zero times infinity  (03.02.23 14:50:24) 
benim arkadaş var öyle sayko, 10 kere baştan sona bitirmiş. beni engelleyecekler diyor :)


  • gabe h coud  (03.02.23 16:07:00) 
bazi insanlar bu tarz seylerde gercekten sayko oluyor.
ben duolingo yunanca grubuna girdim facebookta. 2000 streak yapan var. 5 yildir her gun giriyor ve en az bir alistirma yapiyor dusunun. sadece bir kisi degil, digerleri de 1400, 1200... inanilmaz. benim maksimum 45 olmustu.

  • supergirl  (03.02.23 21:50:31) 
Ben 53 day streak yaptım diye kendimi psikopat sanıyordum.


  • stavro  (03.02.23 22:10:31) 
Psikopat değiller. Muhtemelen senden benden çok zaman da harcamıyorlar. Her versiyonda bir xp exploiti oluyor mutlaka.

Benim liglerde de 15-20k xp kasanlar olunca geçenlerde bir açıp baktım, saatte 1000 xp kazanma yolu falan anlatmışlardı. İlgimi çekmediğinden doğru dürüst okumadım, aklımda da kalmadı ama sonuçta hadise belli. Legendary pratiği ile yapıldığı aklımda kaldı sadece.
  • yere dusup kirilan sarap kadehi  (04.02.23 13:02:10) 
legendary pratiği sekiz seviye ve toplamda 320xp veriyor ama. bir saat sürmez belki ama müthiş kararlılığa sahip olmayan birini yorar diye düşünüyorum, hep aynı sorular zaten, sıkıyor. bi' de oraya gelmek için önce üniteyi bitirmek lazım. hani 20 ünite yapıp legendary'lere dokunmamış biri evet 5-6 günde deli gibi puan kasabilir sadece onlara odaklanarak ama sakin sakin öğrenen, sırayla giden birinin böyle coşması imkansız gibime geldi. dediğiniz gibi muhtemelen kolay exp veren bir şeyler bulmuşlardır herhalde.


  • mark greg sputnik  (04.02.23 20:29:19) 
[]

Şef bıçağı tavsiyesi

Bütçe 2 bin tl. Evde kullanım için 1 adet şef bıçağı arıyoruz. Eller büyük ona göre öneri gelirse seviniriz.

Teşekkürler


 
  • but that was just a dream  (03.02.23 14:09:53) 
Benim de eller büyük sayılır.
Favori bıçağım: shorturl.at
En çok kullandığım ise şu setin ortanca bıçağı, dayanıklılıkta rakipsiz: shorturl.at
  • mavio  (03.02.23 15:11:18 ~ 15:14:47) 
mufitbicak.com Şu markayı seviyorum.


  • halboyle  (03.02.23 20:04:27) 
[]

Oldubil fatura ödeme yardımcı olucak varmı acaba?

merhabalar uygulamanın hazır limit kısmı var ordan birinin fatursaını ödeyim oda bana nakit versin uygunsa.öğrenciyim malum türkiye şartları zor durumdayım.ufakta olsa düşük te alırım fatura tutarından iki tarafında işi görülmüş olur




 
[]

2.el araba alırken

Sarı site dışında nerelere bakıyorsunuz? Vavacars, dod, otokoç, arabam.com, otoplus falan baktım. Onun dışında fiziki olarak galeriler dışında gezebileceğimiz pazar vs. yok dimi artık? İstanbul anadolu yakası.




 
facebook gruplardan da bazen bir şeyler çıkıyor. örn: çanakkale araba alım satım, balıkesir oto pazarı vs. genelde isimler bu şekilde oluyor aratırsanız çıkar.


  • biravekahve  (03.02.23 13:51:34) 
kırmızı siteden bakıyorum ben.


  • yazar yazmaz yazan yazar  (03.02.23 14:06:43) 
Benim size tavsiyem de düşündüğünüz markanın kendi ikinci el sitesine bakmanız olsun. Mesela Fiat'ın Otokoç, Hyundai'n H-Promise, Toyota'nın Xchange isimli kendi markalarının ikinci el araçlarını sattıkları web siteleri var. Belli yaş grubundaki araçlara belli kilometre kadar garanti de veriyorlar.


  • zaman ilac degil insanlar unutkan  (03.02.23 14:43:16) 
Kartal'da açık oto pazarı var


  • hizirbey  (04.02.23 00:12:03) 
[]

bir ilacı doktora yazdırıp reçeteyle almak vs eczaneden düz almak? fiyat

85 liralık bir ilaç var (internette gözüken fiyatı bu)

bu ilacı gidip eczaneden alırsak 85 lira veriyoruz. peki doktora reçete yazdırıp da alınca cebimizden ne çıkıyor?


 
muayene ücreti + katılım payı + reçete ücreti. 85TL lik tek bir ilaç içeren reçete için 3TL + 17TL (85TL nin %20si) + muayene ücreti ödersiniz.

www.sgk.gov.tr
  • inheritance  (03.02.23 13:42:05) 
sgk karsilamiyorsa yine 85 odersiniz bu arada.


  • in vino veritas  (03.02.23 14:22:25) 
[]

Isitici onerisi

Evim cok soguk maalesef. Kalorifer merkezi sistem ve cok az yakıyorlar. Faili isiticilardan mi yoksa kızılötesi olanları mi önerirsiniz? Bir de gece uyurken kapamali miyim ikisini de? Gece cok soguk oluyor maalesef.




 
fan al fena ısıtıyor.


  • mikahakkinen  (03.02.23 13:56:44) 
Kızılötesi olanlar sadece açıkken ışığının vurduğu yeri ısıtır, odayı ısıtamazsınız.

Fan'lı ve Yağ'lı radyatör tavsiye ederim. Fan, ısının odaya yayılmasını sağlar. Yağ ise, ısındıktan sonra az elektrik kullanmanıza yardımcı olur. Elektrik kullanımı bir oda için 24 saat açarsanız, aylık 3bin civarına gelebilir. Önceden hesaplamanızda yarar olur.
  • alfired  (03.02.23 14:06:12) 
@2 fanli ve yağlı olanlara baktim ama o kadar pahalı bir şey düşünmüyorum acikcasi. Kendisi ve kullanımı ile oldukça pahali duruyor.


  • saclarimdaki papatyalar  (03.02.23 14:59:04) 
www.vigo.gen.tr

Yorumlarını okuyun. Yıllardır kullanıyorum. Enerji tüketimi makul, baş ağrısı yapmaz, havayı kurutmaz, o ufolardaki saçma parlak kırmızı ışık vb yok.
  • Phoebe  (03.02.23 16:12:03) 
Yakın zamanda evinde yangın tehlikesi atlatmış biri olarak bu ısıtıcılar yüzünden aman diyeyim:)

Ev soğuksa yalıtım için çözümler bakın mutlaka dün de birileri yazdı onlara da aynı cevabı verdim.

Zemini kalın halılarla kaplayın,
termostatlı kalorifer vanaları,
evde kapı altlarına yalıtım süngerleri,
Pencerelere kalın ısı yalıtımlı perdeler takmak
kaloriferlerin önünü etrafını açmak falan gibi önlemler en azından ısı kaybını azaltır.

o soruya paylaştığım linkleri de koyayım:

onedio.com
www.mapfre.com.tr
akillibutce.com
energysavingtrust.org.uk
www.youtube.com

Gece soğuk oluyorsa yatağın içine sıcak su torbası bırakmak iyi bir çözüm oluyor.

Isıtıcı alma niyetiniz var diye anladım. Fan, infrared fark etmez tesisatı kontrol ettirin. Gözünüzün önünde çalıştırın. Odada değilken, uyurken kapatın ve fişten çekin. Eşyalara yaklaştırmayın, nemli ortamlarda çalıştırmayın vs vs.
  • anten  (03.02.23 16:15:17) 
fan alırsan öyle bir fatura gelir ki ocağına incir ağacı dikerler.
yağlı radyatör alacaksın (git: www.hepsiburada.com
yatmadan 1 saat önce odada çalıştır yatınca da kapat. yağ sayesinde 1 saat civarı sıcaklığı korur.
  • jamswety  (03.02.23 17:32:16) 
[]

18 jant suv icin kar zinciri

kirilmayacak ancak fiyati da cok yuksek olmayan oneriniz var mi?




 
25-30 yıldır bildiğim bir marka var, Atlı Zincir. Ama muhtemelen yüksek fiyatlıdır, fakat sağlam markadır.

Peki daha önce hiç araba tekerine zincir taktınız mı? Hele ki 18 cant ölçüsüne, ciddi zor iştir. Karda kullanmadan önce temiz ve kuru havada mutlaka takıp alıştırma yapın.
  • John Bloor  (03.02.23 15:04:45) 
[]

Ted koleji ücretleri

İlerde çocuğumuzu kaydetmek istiyorum.. Çok önceden kayıt olmak, sıraya girmek gibi avantajlar duydum. Bu konular nasıl halloluyor.
Son olarak ücret hakkında bilgisi olan varsa çok memnun olurum.



 
duyduğunuz şey şudur bence: bazı bilinen okullarda kontenjan sınırlı oluyor ve belli sayıda öğrenci aldıkları için veliler yıllar öncesinden ön kayıt yaptırıp sıraya giriyorlar. yine de kayıt yaptırıp yaptıramayacakları kesin olmuyor. ön kayıt yaptırmak ücret konusunda bir fayda sağlamıyor yalnızca o okula kayıt yapabilmek için daha öncelikli oluyorlar.


  • deartheodosia  (03.02.23 14:00:17) 
Ben geçen hafta 4 yaş anaokulu için görüştüm. Kontenjan dolmuş, yedekler için kayıt alıyorlar. Eski öğrenci de değil bu çocuklar en küçük grup ama doldurmuşlar kontenjanı. Fiyat henüz belli olmamış 25k yatırmak gerekiyor kayıt için.
250k dolaylarında bekliyorum ben senelik ücreti.

  • cilekli pasta  (03.02.23 14:24:53) 
15 Şubat'a kadar okul içindeki alt sınıflara öncelik veriyorlar. 15 Şubata kadar kayıt olmazsa dışarıya kayıt açılıyor ve herkes kayıt olabiliyor. ocak veya şubatta kayıt olmanın normale göre %5'e varan indirimleri oluyor. 200-250 arası yıllık.

siz hangi ted'e yazdırmayı düşünüyorsunuz?

okul fiyatının %10'unu tek çekim veya nakit alıyorlar, geri kalanı 2023 yılında bitecek şekilde kmh yapıyorlar.
  • liberal  (03.02.23 16:23:20) 
çocugu sanayiye versen daha makul :-)


  • ankarakecisi  (03.02.23 22:24:11) 
Büyük şehir değil bu bahsettiğim şehir. Yılda 150 gibi kabul olabilir ama orantısız zam, daimi öğrencinin hakkını savunuyorlar mı, aslında bunları merak ediyorum. Bugün yazdırdım diyelim 1birim diyelim, bir sonraki sene tüke tüfe mi yoksa astronomik mi oluyor. Biri demiş yemek ücretine zam yapıyorlar tüfe tüke yi geçme yolunu öyle buluyorlar diye. Çocuğu yazdırınca seneye kaldıramayıp devlete alırsam çocuk için iyi olmayabilir. Kariyer planı yapmak istiyorum çocuk için aslında. Esas gaye üniversite ve veya doktoradı Amerika da olması. Oraya fonlamak ilerki yıllara yatırım gibi


  • hunharca ben  (04.02.23 01:57:57) 
Düzenlemeyi pc ye geçince yapayım. Kötü yazmışım.


  • hunharca ben  (04.02.23 01:59:17) 
@hunharca ben

Okul ucreti ile bitmiyor. Ben de ozel okuldan mezun oldum. Iskocya'ya futbol macina, Ispanya'ya basketbol macina, Romanya'ya kutuphane insaa etmeye... gittik. Bunlarin hepsini ailelerimiz okul ucretine ek olarak karsiladilar.
  • thetruenorthstrongandfree  (04.02.23 02:29:01) 
10 yıl TED'de çalıştım. Ankara merkez kampüs değilse vermeyin çocuğu TED'e yazık olur. Sizin duyduğunuz "iyi TED" merkezdeki. Diğer kampüsler merkez kampüsün ekmeğini yiyor. Öğretmen maaşları bile çok farklı. Merkezdeki ortalama maaş 15-16bin tl, diğer şubeler silme asgari ücret.


  • lancelot du lac  (04.02.23 11:10:26) 
[]

Şu an ev alınır mı? Alınmazsa parayı nasıl saklayayım?

Elime mülk satışından 1 milyon lira geçti. İyi kötü bir daire almayı planlıyorum(kendim oturmak için. Kredi işine falan bulaşmadan bu meblağa şu an ev almak mantıklı mı?
Sorma sebebim şu; seçim sonrası iktidar değişirse yabancılara konut satışı vs nedenlerle evlerin değeri düşebilir belki dövizde bir miktar düşüşle aynı paraya daha mantıklı ev alınabilir mi düşüncesi.

Eğer şu an ev falan alınmaz diyorsanız seçimde iki ihtimali de(iki ittifakın da kazanma durumu) göz önüne alınırsa parayı seçim durumlarından ve sonrasından korumak için neye yatırmalı?

 
AKP kaybederse ve gelen iktidar yabancılara konut satışını yasaklarsa fiyatlar gerçek rakamlarına iner. Çünkü şuan ev fiyatlarında kime ne saplarsam o kardır kafası var. İzmir özelinde söyleyeyim ev fiyatlarında 3 milyonlar 10 milyonlar havalarda uçuşuyor. Bir çogunun da o fiyattan satışa koyduğu evleri elinde patladı. 7 ay önce 6 milyondan ilana koyulan ve benim favorilere ekledigim ev şuan 2.800 milyona kadar düştü. Bana kalırsa gerçek fiyatı o bile değil. Ama işte bir yabancı bulurum saplarım derdinde adam.

Nereden bakıyorsun bilmiyorum ama 1 milyona 3 büyük şehirde varoş mahallesi dışında ev yok.
  • limonlu eksi  (03.02.23 12:55:53) 
Ev fiyatlarının kısa zaman içinde düşeceğini sanmıyorum. O dediğiniz olsa bile uygulanması yıllar alır


  • anais  (03.02.23 13:02:03) 
Çok bilinmeyenli bir problem:)

Öncelikle ev fiyatlarının bu seviyelerde olmasının yabancılarla çok alakası olmadığını düşünüyorum çünkü verilere göre yabancı konut satış oranı %4 civarındaymış. hadi %10 olsun yine bu kadar etkileyemez gibi. Yılda 1,6 milyon civarında konut satışı olmuş 2022'de yaklaşık. Yani tahminen 60-70bini yabancılara satılmış. Yani bunları denklemden çıkartınca bile sayıyı çok etkilemiyorlar. TAbii ben bunu aşağıdaki istatistiklere göre yorumluyorum.
www.bloomberght.com:~:text=Yabancılara%20yapılan%20konut%20satışları%202022,konut%20satışı%20ile%20İstanbul%20aldı.

Piyasa hiç bunlara göre fiyatlanmayabilir. Ama yine benim şahsi görüşüm, ev fiyatlarındaki artışın hiçbir rasyonele dayanmadığı yönünde. Yani yurtdışında gördüğüm her şehirde belli bölgelerde metrekare fiyatları aşağı yukarı bellidir. Sen aynı semtte aynı nitelikte evleri aynı fiyata alabilirsin.

Şimdi bizde mesela aynı site içinde benzer niteliklte, aynı metrekarede 2 ev açıyorum. Linkini de bırakayım:
www.sahibinden.com

Oturup metrekare fiyatlarına bakarsanız, arada çok komik farklar var.
Birinin m2 fiyatı 120bin, diğerinin m2 fiyatı 66 bin.

Başka bir bölgede, aynı metrekarede, aynı nitelikte ve iç dizaynda 2 daire var.
Biri 1milyon 750, diğeri 2 milyon 750... Daha farklı bir bölgede yine site içi 2 villa, biri 6 milyon istiyor, diğeri 18... Evlerin içleri metrekareleri falan aynı.

Bu şunu gösteriyor, bu piyasada fiyatlamalar hiçbir rasyonelle yapılmıyor. Adam evine bakıyor diyor ki burası en az 2 milyon eder... Ertesi gün yan komşsunu bakıyor "bu 2'ye satıyorsa bizim evin boyası daha kaliteli, bizimki 3 eder"....

Yabancı etkisi ancak şöyle olabilir, adam bu fiyatı düşünürken "ya belki piyasayı bilmeyen bi yabancıya denk gelir ona ittiririm bu fiyattan" diyebilir.

Böyle bir piyasada hiçbir mantıklı iniş ya da çıkış beklemem ben:)

Özellikle bizde insanların tek bildiği yatırım aracı gayrimenkul olduğu için, herkesin de malı kendine kıymetli olduğu için kimse evinin fiyatının aşağı düşebileceğine inanmak istemiyor. O yüzden fiyatlar sürekli yukarı çıkma eğiliminde.

Ha burada esas konu şu: herkes evine istediği fiyatı çeker ama satabiliyor mu ya da kaçtan satıyor? Onlara bakmak lazım.

Bunu uzun uzun anlattım çünkü piyasada mantıklı bir fiyatlama beklememek lazım. Vaktiniz varsa oturur bir semtin ortalama metrekare fiyatını hesaplar, ona göre değerlendirirsiniz evler ucuz mu değil mi?

Nakit konusu ise ayrı bir konu. Bu enflasyon ortamında ucuz kredi alabiliyorsanız, nakitin tamamına dokunmadan ucuz krediyle ev alıp, eldeki nakiti de yıllık getirisi enflasyonunda çok üstünde olan birkaç fona ve benzeri yatırım araçlarına dağıtmak bir taşla 2 kuş vurmayı sağlayabilir.

Hem ucuz kredi alarak evi çok uyguna almış olursunuz, hem de elinizde kalan nakiti de bir yandan işleterek oradan da kazanmış olursunuz.

Ha ben fonmuş, eurobondmuş bunlarla uğraşamam derseniz, eldeki nakiti peşinat yapıp biraz borçlanarak ev almayı da düşünebilirsiniz.

1 milyona trink ev bulmak kolay olmayabilir piyasada en azından büyük şehirlerde.
Ama küçük şehirlerde hiç borçlanmadan da nakit ev almak mümkün olabilir bu fiyata. Ama dediğim gibi burada kredi faizi belirleyici. Yani ucuz kredi çıkıyorsa, krediyi çekip eldeki nakiti ayrı değerlendirmek de bir seçenek.

İşin sonunda biraz hesap kitap bakacaksınız. Size en uygun gelen neyse kararı siz vereceksiniz. Kimse size yatırım tavsiyesi veremez şunu yapın diye yasak zaten. Burada yazılanlar da bir yatırım tavsiyesi değil, bilgilendirme diyelim.

Umarım yardımcı olmuştur. Kolay gelsin, kazançlı bir yatırım olur inşallah sizin için.
  • anten  (03.02.23 13:04:31 ~ 13:11:48) 
Gözüne kestirdiğin bir ev varsa,
Deprem sonrası yapılmış ise,
Kirasıyla 15-20 senede kendini amorti edebiliyorsa (Bu satırı büyük harfle yazacaktım)

Hiç düşünmeden al.

Yalnız, ben senin yerine olsam, ev alacaksam ve yıllık %20'ye (hatta %25) kadar faizli kredi bulabiliyorsam. Mümkün olduğunca fazla kredi kullanarak alırdım evi. Paranın kalanı olursa da yıllık getirisi %8 üstü bir eurobond alırdım.
  • Mirket  (03.02.23 13:30:03) 
@anten, ev fiyatlarını sadece yabancıya satış etkilemiyor ki. Yabancıya yapılan kiralamalar da fiyatı arttırıyor. mevcut hükümetin sürekli kredilerle desteklemesiyle de artıyor. dövizi baskılaması nedeniyle de artıyor.


  • vizivozo  (03.02.23 13:39:11 ~ 13:50:51) 
öncelikle, 1 milyon "tl" olarak bakıyorsan fiyat düşmez bence.

Çünkü potansiyel senaryo bence şu: doların artması muhtemel ama ev 1.5m ise 3m olmayacak 2m olacak. Bu sebeple şimdi 100 bin dolar olan ev 80 bin dolara düşecek. Ama elinde 1m TL olan kişi yine ev alamayacak.

Seçim sonrası döviz düşer fikri mantıksız değil ama ortak düşünce şu an doların 18,8'de zorla tutulduğu. Kaçtan kaça düşecek bu belirsiz.
  • nhk ni youkosu  (03.02.23 13:51:14) 
Anadan babadan ev kalacaksa ev almak şu şartlarda gereksiz. Bir de 1 milyona cidden ev yok. Araba parası oldu artık o.


  • ruhen hastayim ben  (03.02.23 13:56:25) 
oturmak için gerekiyorsa tabi ki alınır. yatırım için iyi zamanlama değil.


  • tiny penny  (03.02.23 14:21:29) 
Valla açıkçası ben bu ülkede bir şeyin fiyatının gerçekten düştüğünü görmedim. Bu dediğim ev-araba-altın-dolar her şey için geçerli.

Şu gerçeği bilmek lazım biz her zaman çift hane enflasyonla yaşayan bir ülkeydik. Ama şimdi >%50 enflasyonla yaşıyoruz. Yani demem o ki ekonomi toparlamaya başlasa bile en fazla bu fiyatlar yerinde sayacak veya daha az zamlanacaktır. Çünkü yeni fiyatların piyasası oluştu bile. Ve bu şeyler modası geçen insanların vazgeçebileceği şeyler değil (ev-araba vs) insanlar bunları her zaman alacaklar. Çünkü ihtiyaç her zaman olacak.

Son olarak ytd
  • nuevo  (03.02.23 14:59:07) 
Ev fiyatlarının düşeceğini sanmam. Bu ortamda sıfır ev için 1,2den ikinci el için 1,29dan kredi cekmek bedava. Krediden korkmayın aldığınız yanınıza kar kalır.


  • karacigerim vur kadehlere  (03.02.23 15:11:01) 
1 milyona ev falan yok. 1 milyonu peşinat yapıp 3 milyon da kredi çek 0.69 ile, oturacağın güzel bir ev al. Yatırım diyorsan, ev almak ilk üç seçenekte bile olmamalı. 1 milyonu 1 eve bağlayıp oradan nasıl bir gelir elde etmeyi bekliyorsun ki?


  • vedatchilipeppers  (03.02.23 15:15:41) 
yatırım için neden alınmaz onu anlamadım açıkcası ben, temmuz 2020’de projeden yatırımlık daire aldık inşaattan 900 bin tl’ye, hala daha taksidini ödüyoruz evin bitmesine 1 sene civarı kaldı ve aynı projeden evler 4 milyona gidiyor şu an. isteyen dolar kuru şu bu diyerek de bakabilir ne getirmiş götürmüş.

yatırım için de dünyanın her yerinde olduğu gibi gayet de alınır, ama şu an mı? işte onu bilemiyorum. 900 bin tl’yi 1+1’e verirken o paraya 1+1 mi olur delirdiniz mi diyen çoktu 2.5 sene önce bize, şimdi durum malum. keşke imkan olsaymış da 1 tane daha alsaymışız.
  • hayati cozemeyen adam  (03.02.23 17:19:30) 
siyaset rüzgarına kapılıp hareket edersen çok üzülürsün.
iktidar değişse enkaz devraldık diye yine her şey zamlanacak çünkü ekonomide güven kazanmak zaman alır. Piyasanın gözlemlemesi gerekecek o yüzden hiç bir şey düşmez ve artış yönünde seyreder.
ha iktidar aynen kalırsa da doları dizginlemeyecekleri ve salacakları artık sağır sultan bile biliyor.
sözün kısası bugün almaya gücün yetip te almadığımız her şey için ileride pişmanlık duyacağız. tek gerçek.
  • jamswety  (03.02.23 17:38:39) 
@hayati cozemeyen adam,

Biz de (ailem daha doğrusu) o şekilde bir hayli kâra geçtik, aktiflerimiz de çoğalıyor doğrudur. Bu da bir yatırım türü elbette, daha garantici bir bakışla. Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek gibi olmasın ama bir milyonla daire almaktansa üç tane ev kiralayıp mal sahibine de bir güzellik yaparak (burası şahsi yeteneğe kalır biraz) alt kiracılık hakkı eklerim sözleşmeme, akabinde o üç daireye 150’şer bin harcayıp daireleri premium bir hale getirip günlük 1500 liradan kiralarım; hadi operasyon yükü az olsun diye aylık 30 bin liradan kiralayalım. Biraz bu kafada yaklaşıyorum ben ama elbette direkt alıp parayı bağlamak da bir opsiyon.
  • vedatchilipeppers  (03.02.23 17:42:15) 
@hayati cözemeyen adam

Onun sebebi şu, iktisadi olarak bir gayrimenkulun değer kazanması için, birçok farklı konuda rasyonel sebepler lazım.

bölgenin sosyoekonomik seviyesinin yükselmesi (istanbul fikirtepe gibi)
bölgeye yatırım gelmesi (bir üniversite, hastane, avm, sanayi bölgesi vb)
bölgenin altyapısının güçlenmesi,
bölgenin kuvvetli bir ulaşım ağına kavuşması (metro, metrobüs, tren vb.)
Ya da çok talep gören bir bölgede arzın oluşmaması lazım...

bu kriterler önemli. Ya da...

Sizin durumunuzdaki gibi, henüz daha proje aşamasından alınması gerekir. Daha ortada proje yokken inşaat firması evi daha ucuza satar ki önden sermaye oluştursun. Bina tamamlandıkça fiyatları artırır. Zaten toplam fiyatlamayı bunu planlayarak yapar.

Yani ancak bu kriterler sağlanırsa, evin fiyatının yükselmesi beklenir.

Türkiye'de ise hiçbir gayrimenkul fiyatı böyle belirlenmiyor şu anda. Tamamen "kafamıza göre" bir piyasa söz konusu. Yukarda 3 örnekte de verdiğim gibi, aynı site içinde aynı tipte aynı metrekarede evler arasında bile metrekare fiyatı 2 katına kadar değişebiliyor. Bunun hiçbir mantıklı açıklaması yok.

İşte o yüzden yatırımın değerinin tam ölçülemediği bir piyasada yatırım yapmayı birçok rasyonel yatırımcı mantıklı bulmuyor.

Sizin örneğiniz farklı. Siz projeden almışsınız. Projeden 900'e alınan evin fiyatı şu an 4 milyona çıkabilir. Enflasyon etkisi olmadan hesaplanınca neredeyse %400 artmış fiyat. Ama asıl soru, bitmiş projeden 4 milyona alınan evin 3 sene içinde %400 artıp artmayacağı. Ha bu arada sizin örneğinizde 4 milyon satış rakamı olabilir ama, 4 milyona satın alan var mı bunun da araştırılması gerekebilir.

Çünkü şu an bizim gayrimenkul piyasamız düşündüğümüz kadar kârlı olsaydı, amerikalı, avrupalı yatırım firmalarının istanbul'da bir tane bile ev bırakmaması gerekirdi. Yabancı inşaat firmalarının şantiyelerinden geçilmemesi gerekirdi. Ama öyle bir durumda yok. Ben senden alıyorum 4 milyona. 1 sene sonra ilan koyuyorum 8 milyona, o ilandan alan adam ilan çıkıyor 20 milyona. Kendi kendimize birbirimizin parasını çarpıyoruz şu anda:) İstanbul'daki ev de %400 artıyor. Bi bakıyorsun yozgat'ta önümüzdeki 50 yıl aynı kalacak mahalledede adam %400 artırıyor fiyatı.

Bu arada sektörel raporlara bakınca da ortalama fiyatlarda aslında bizim konuştuğumuz kadar artışlar yok. Yani bölgesel belli bölgelerde ivmeler var ama genel ortalama reel satışlara yansıyan ortalamalar aslında bu kadar yüksek de değil. En azından enflasyon seviyesiyle ilerliyor.

Demin de dediğim gibi sizin örneğiniz, kazancınız projeden aldığınız için. Şimdi 4 milyona alanlar 3 sene sonra bu kadar kazanabilecek mi? Bir de son 3 sene çok enflasyonist ve piyasaların delirdiği bir dönem. Enflasyon sakinlerse seçim sonrası, 4 milyona alan adamların evleri belki bu kadar hızlı değerlenmeyecek.

Gayrimenkulu tercih etmeyen yatırımcıların bir diğer sebebi de şu, tüm yumurtaları aynı sepete koymak istememsinden. Yani enflasyon ve fiyatlar sakinlerse, tüm sermayesini bağladığı yatırım elinde patlayabilir diye korkuyor. bunun yerine yatırımı ve riski bölüyor. Fon, hisse, eurobond vb gibi dağıtıyor.

Son 3 yılda gayrimenkul fiyatlarından çok daha hızlı ve büyük yükselen fonlar var mesela. Ya da hisseler, üstelik temettü de veriyor aynı kira gibi. Adam diyor ki ben tüm parayı tek mala bağlayacağıma dağıtayım.

Gayrimenkul elbette iyi bir yatırım aracı olabilir, ama satın alma şartları, piyasa koşulları, bölge potansiyeli vs çok iyi değerlendirilmeli.

Mesela, elinde nakiti yoktur. Ucuz kredi denk getirir. Onunla bir anda mal sahibi olur. 2 sene sonra kredinin geri ödemesi atıyorum 3 milyonsa, evi 5 milyona satar. krediyi kapatır 2 milyon nakiti olur bir anda. Bu adam elinde parası yokken para kazanmış olur. Mesela önceki kredi indirimlerinde bunu yapan çok oldu.

Ama şimdiki kredi fırsatlarında belli bir süre satış engeli var galiba emşin değilim ama bakmak lazım.

MEsela aynı dönemlerde nakitini eve bağlayanlar, mesela 2010-2015 civarı ev alanların bir bölümü evlerin fiyatları arttığı halde, döviz ve altın fiyatlarının gerisinde kaldığını gördü.

duyuru sahibinin sorusunun cevabı bu yüzden biraz muğlak.

Ama ev almayacaksa da parasını tl olarak değil yine bir yatırım olarak saklaması enflasyona karşı korumak adına iyi olabilir.

Yani aslında piyasayı iyi koklayan her zaman kazanıyor. Ama maalesef türk insanında ev her zaman kazandırır gibi bir algı var. O yüzden evinin değerinin düştüğünü kabullenemiyor kimse düşüşlerde.
  • anten  (03.02.23 18:02:00 ~ 18:09:10) 
@anten bilgiler için teşekkür ederim, demek istediğim genel olarak “ ev yatırım aracı değildir “ çok doğru gelmiyor bana. bugün çoğu metropolde insanlar yatırım için ev alıyor. canlı kanlı örneği olarak arkadaşımın kayınbabası londra’dan 2015’de £350.000 e aldığı evin şuan piyasa değeri £550-600 civarı. londra, paris, amsterdam gibi metropoller çok ayrı tabii ki ama, türkiye’de de uygun fiyata güzel ev alınırsa gayet yatırım olabilir onu demek istedim. borsa gibi yani, doğru kağıda doğru zamanda girersen değerlenir, ya da batıradabilir. ev tabii ki getiri / risk olarak daha azdır ama mantık aynı gibi sanki. 1 milyona olur mu tabi orası ayrı, bence bugünün şartıyla olmaz..


  • hayati cozemeyen adam  (03.02.23 18:23:05) 
[]

Rüyada üst üste , insanların gençlik hallerini görmenin nedeni ne olabilir?

Üç gündür insanların gençlik hallerini rüyamda görüyorum. Gençliklerini de bilmediğim yaşlı kişiler var aralarında. Ve aynı anda bir kişi değil, birkaç kişi.




 
Akşam son yediğiniz öğün ile uyku saati arasına yeterli süreyi bırakmıyor olabilirsiniz.
Ya da stresli olduğunuz bir dönemden geçiyorsanız uykunuz daha hafif olabilir.
Rüyanıza özellikle bir anlam yüklemeyin.
  • zimbirik  (03.02.23 12:41:45) 
[]

Etiketin Üçte Bir Fiyatından Ucuza Satılık Orijinal 53 Adet Kitap

Yazar-Kitap Adı-Yayınevi-Kondisyon

Louis Ferdinand Celine - Taksitle Ölüm (Yky) 5/5
John Berger - Görme Biçimleri (Metis) 5/5
Zafer Algöz - Haşırt Dı Bılekbord (İnkılap) 5/5
Zafer Algöz - Keş On Dı Teybıl (İnkılap) 5/5
Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna (İş Bankası) 5/5
Pessoa - Anarşist Banker (Can) 5/5
Sait Faik - Medarı Maişet (İş Bankası) 5/5
Annie Ernaux - Seneler (Can) 5/5
Mahir Ünal Eriş - Bangır Bangır (Can) 5/5
Mahir Ünal Eriş - Olduğu Kadar Güzeldik (Can) 5/5
Mahir Ünal Eriş - Dünya Bu Kadar (Can) 5/5
Mahir Ünal Eriş - Kara Yarısı (Can) 5/5
Mahir Ünal Eriş - Sarıyaz (Can) 5/5
Hermann Hesse - Klein ve Wagner (Yky) 5/5
Kemal Tahir - Esir Şehrin İnsanları (İthaki) 5/5
Schopenhauer - Hayatın Anlamı (Say) 5/5
Schopenhauer - Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine (Say) 5/5
Amin Maalouf - Empedokles'in Dostları (Yky) 5/5
Doğan Cüceloğlu - Geliştiren Anne-Baba (Kronik) 5/5
Doğan Cüceloğlu - Gerçek Özgürlük (Kronik) 5/5
G. Orwell - Boğulmamak İçin (Can) 5/5
G. Orwell - Paris ve Londra'da Beş Parasız (Can) 5/5
Herakleitos - Fragmanlar (İş Bankası) 5/5
W. Burroughs - Arabölge (Ayrıntı) 5/5
İrfan Orga - Bir Türk Ailesinin Öyküsü (Everest) 5/5
Jean Louis Fournier - Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık (Yky) 5/5
Jean Louis Fournier - Dul (Yky) 5/5
Jean Louis Fournier - Otopsim (Yky) 5/5
Vedat Türkali - Mavi Karanlık (Ayrıntı) 5/5
Cioran - Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne (Metis) 5/5
Schopenhauer - Parerga ve Paralipomena (Ötüken) 5/5
Seneca - Yaşamın Kısalığı Üzerine (Biblos) 5/5
Alex Ferguson - Hayat Hikayem (Pegasus) 5/5
Barış Bıçakçı - Baharda Yine Geliriz (İletişim) 5/5
Barış Bıçakçı - Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (İletişim) 5/5
Barış Bıçakçı - Veciz Sözler (İletişim) 5/5
Heinrich Böll - Palyaço (Can) 5/5
Teoman - Fasa Fiso (Hep) 5/5
Nejat İşler - Ben Hep Senin Yanındaydım (Mundi) 5/5
Jonathan Wilson - Futbol Taktikleri Tarihi (İthaki) 5/5
Alper Canıgüz - Kıyamet Park (Alfa) 5/5
Irvin D. Yalom - Bir Psikiyatristin Anıları (Pegasus) 5/5
Yiğit Özgür - Karikatürler 4 (Nemesis) 5/5
Emrah Safa Gürkan - Ezbere Yaşayanlar (Kronik) 5/5
Şeref Düzyatanlar - Histerik (Kırmızı Kedi) 5/5
Şeref Düzyatanlar - Ecnebi Şeref’in Doğuşu (Kırmızı Kedi) 5/5
Murat Uyurkulak - Tol (April) 5/5
Dino Buzzati - Tanrıyı Gören Köpek (Can) 5/5
Ayfer Tunç - Suzan Defter (Can) 5/5
Tove Ditlevsen - Bağımlılık (Monokl) 5/5
Claire Keegan - Böyle Küçük Şeyler (Jaguar) 5/5
Thomas Bernhard - Amras Watten (Yky) 5/5
Thomas Bernhard - Ses Taklitçisi (Yky) 5/5

Kitaplar:
i.hizliresim.com

Kitapların yarı fiyat toplamı 1.853₺ yapıyor. 1.000₺'ye bırakacağım.

İst. içi elden ya da kargo ile gönderim yapacağım.

 
[]

'ara sıra gel ya yemek yiyelim çay kahve içelim'

bunu söyleyenler söylediklerinde ne kadar ciddi? laf olsun diye mi söylüyorlar?

ben çünkü ciddiye alıyorum mesela bir hafta sonra falan gidiyorum böyle sanki sıkıntı veriyormuşum gibi birşey oluyor.

nasıl işler?
iyidir ya...

gibi bir şey mi bu?

çünkü ben nasıl işler sorusuna da durgun, kötü falan diyorum.

 
Bu "bi ara görüşelim" deyip hiç görüşmemek gibi bir "small talk" konuşması, sen de "aynen bro takılalım bi ara" deyip geçersin o kadar, başka bi numarası yok.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 12:28:51) 
Ciddiye almamak lazım, kültürel bir boş yapma biçimi.


  • olaylar olaylar  (03.02.23 12:35:07) 
Yani tamamen boş muhabbet olmasa bile 1 hafta biraz erken olur. Yani görüşelim dedikten sonra bi ara vermek, 2 hafta sonra görüşmek falan daha makbul olabilir böyle kültürel boş yapma muhabbeti sonrasj.

Ve evet “işler nasıl?” “İyidir” ayarında bi muhabbet bu.
  • zimbirik  (03.02.23 12:51:25) 
karşımdaki kişiyle ilişki düzeyime bağlı olarak cevabı değişir.
ama ben en yakınım dediğim kişilerden bile gerçek anlamda belirli bir gün/saat üzerine davet beklerim. bana "meb, arada gel ya" yerine "meb, cumartesi günü boş musun? bir planın yoksa 14:00 gibi x'te buluşalım." diyen biri lazım. öbür türlü @Kaleci Saçlı Forvet +1

  • m e b  (03.02.23 13:06:09) 
Karşınızdaki insanın ciddi olduğunu anlayabilirsiniz, bunun belli bir yöntemi yok. Sadece söylenen söze bakmayın.

Böyle bir söz güzel geçen bir sohbetin üstüne söylendiyse, siz de o karşılaşmadan mutlu ayrıldıysanız muhtemelen doğrudur.

Ayaküstü karşılaşıp "acelem var ama mutlaka görüşelim" havasında söylendiyse siz de o karşılaşmadan sadece karşılaşmanın verdiği şaşkınlık ve ilginç bir şey görme hissiyle ayrıldıysanız muhtemelen kibarlıktan söylenmiştir.
  • akhenaten  (03.02.23 13:34:23) 
Bence siz de benzer şekilde davet edin birkaç kere. İcabet ediyorlarsa ciddi söylüyorlardır. Sallamıyorlarsa laf olsun diye söylüyorlardır.


  • zero times infinity  (03.02.23 14:04:49) 
Spesifik bir gün (bu cuma akşamı gibi) veya aralık (önümüzdeki hafta sonu gibi) belirtilmediği sürece öylesine söylenmiş bir şey, evet.


  • invictae  (03.02.23 15:13:40) 
Ben yalnızca kastettiğimde "boşun olduğunda görüşelim başka zaman da" diyorum. Bunu deyince de öyle bi beklentim oluyor.

Whatsapp'tan story'sine ses çıkardığım fakülteden arkadaşın "olm çok oldu lan görüşelim bi ara" demesi fakat görüşülmemesi gibi bi gerçek de var ama.

Aradaki fark hissediliyor, ya da direkt sorabilirsiniz bak gelirim diye :D Düz açık iletişim en temizi.
  • hedep  (03.02.23 15:30:22) 
laf olsun diye söylüyorsa söyleyenin sorunu bu. Bunu onun düşünmesi gerekir sizin değil ara sıra gel diyorsa davettir.


  • hizirbey  (04.02.23 00:31:23) 
[]

Günlük hayatı kolaylaştıran faydalı ıvır zıvırlar

Örnekle geleceğim, mesela popsocket. 5 yıldır falan kullanıyorum herhalde ve telefon kullanma rahatlığımı çok yükselten bir alet. Yani baksan çok basit bir fikir ve dandik görünen bir zımbırtı ama bi erkeğe göre küçük elleri olan ama büyük ekranlı telefon kullanmayı seven biri olarak aşırı işime yarıyor. Onun dışında bi şeyler izlerken yan durmayı sağlaması da işin ekstrası. Dikey durması için de dandik plastik bir telefon sehpası mı ne deniyor onlardan aldım birkaç liraya, görüntülü konuşma vs yaparken elimde tutmam gerekmiyor çok hoş dsjsdj

Bunun gibi hayatın herhangi bir alanında işinizi kolaylaştıran, çok da pahalı olmayan ne gibi eşyalar/ürünler/hizmetler var? Yani ipad çok güzelden ziyade, ipad'de şu uygulama işimi çok kolaylaştırıyor gibi şeyler de olur. Maksat topluluk olarak yeni bi şey öğrenelim ve kârlı çıkalım :d


 
2 ayda bir şarj kablosu koparan bir insandım ama şu ısınınca daralan makaron kablolar sayesinde bu beladan kurtuldum şarj kablosu koparan herkese öneririm.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 12:32:05) 
Win 10 veya 11 de bu özellik genel olarak var mı bilmiyorum ama pc kullanıcıları için iki uygulama penceresinin aynı anda görünmesi zaruri ise bu uygulama istenilen uygulamayı üstte tutuyor. Bir tür sanal mandal.

efotinis.neocities.org
  • diyecevaplandı  (03.02.23 14:02:16 ~ 14:05:55) 
[]

android auto hakkında

muhteremler, 2 sorum var. birincisi, google hesabımda bir sürü kitap var satın aldığım. bunları araçta okutmayı becerebilen var mı? nasıl olduğunu açıklarsa sevinirim. senkron edemedim herhalde, kitaplığa bastığımda boş gösteriyor araç ekranında???

ikincisi, malumunuz haberler diye de bir simge var basınca "iyilik sağlık, senden n'aber?" diyor. yolda giderken google'ın haberleri, özetleri vb okumasını sağlayan sesli komut var mı?


 
[]

Reçete olmadan gözlük camı yenilemek

Soru başlıkta aslında. Reçete olmadan gözlük camı yenilemek mümkün müdür? Camım çok çizildi de yenilemek istiyorum.




 
mümkün, sgk dan ödeme alma gibi derdin yoksa.


  • redlabel  (03.02.23 11:56:50) 
son zamanlarda bir şey değişmediyse evet mümkün. hatta ben gözlüğü kaybedince gözlükçü kayıtlardan bakıp aynı numaralarla yeni gözlük vermişti.


  • lazpalle  (03.02.23 11:57:52) 
Mümkün ama saçma olur.

Göz camı çizilecek kadar uzun zaman geçtiyse büyük ihtimalle göz numaraların değişmiştir.

Not: Birkaç gün önce sordum SGK 50 liralık kısmını karşılıyor.
  • Mirket  (03.02.23 11:59:23 ~ 13:33:34) 
@Mirket belki ben çok hoyrat kullanıyorum ama bir yılda çiziliyor benim gözlük camlarım. Son birkaç kez doktora gittiğimde numaramda değişiklik olmamıştı zaten.


  • peki madem  (03.02.23 12:03:56 ~ 12:04:41) 
[]

bursa'da ünlü hamam

ünlü tarihi bir yerdi, kaynak suyu falan vardı, havuzu falan vardı. bayram zamanı kalabalık vs oluyordu.

neresiydi burası büyükçe bir yerdi. 2 kere gittim ama başkası götürdüğü için ismini hatırlayamadım.

kara mustafa olabilir ama emin olamadım.

 
kara mustafa hamamı.


  • duster  (03.02.23 11:56:22) 
[]

ağrı

kalbimde değil sanırım ama kalbimin olduğu bölgenin üzerinde çizgi çeklinde bir ağrı var. 4-5 yıldır oluyor ara ara. kalp doktoruna gittim. bir şey yok dedi. son 3-4 aydır arttı. çizgi şeklinde sol koluma doğru da bir uyuşma oluyor. kalp krizi değildir değil mi? hangi doktora gitmem gerek bu sorun için?

kalbimin üzerinde değil sanırım ağrı. resimdeki kırmızı çizgide ağrı ve mavi çizginin olduğu yerlerde uyuşma oluyor.

imgur.com

 
[]

Bir iki kere çaldırıp kapatan 0216 numaraları

Bazısını açıyorum yarım dakika kadar durup kapatıyorlar ya da cevapsız çağrı bırakıyorlar ve bu bir değil iki değil çok fazla olan birsey. Sizi de arıyorlar mı? Kim bunlar? Ne yapmaya çalışıyorlar?




 
Türk Telekom altyapılı sınırsız internet ve digitürk dolandırıcıları.


  • plastik turambar  (03.02.23 11:26:17) 
hepsini engelle geç. ben öyle yapıyorum
bitmiyorlar orası ayrı

  • jelly bear  (03.02.23 11:27:13) 
Ya bişey satmaya çalışıyorlar, ya da kargonuz teslim edilemedi dümeniyle kart bilgisi vs çalmaya çalışıyorlar.

Genelde 0212 9xx ile başlar numaralar, ama nadir de olsa 0216 ile başlayanlar da var.
  • John Bloor  (03.02.23 11:40:07) 
Terra Pizza siparişi verdikten sonra her gün 15 20 tane spam call alıyorum. Dediğiniz gibi açınca ses soluk da yok bişey de satmaya çalışmıyorlar çok acayip.

Android auto blocker yaptım spam'leri engelliyor ötmüyor. Arada bakıyorum kıpkırmızı çağrı listem. Ağır rezalet.
  • hedep  (03.02.23 15:32:30) 
@plastik turambar +1

"internetsiz ev kalmasın" kafasıyla arıyorlar.
hepsini engelle geç.
  • thedepressed  (03.02.23 16:07:18) 
google'da numarayı aratırsan nosorgulama gibi sitelerde insanların telefon numarası hakkında yorumları oluyor. eğer böyle bir numaraysa bas engeli geç..

iş başvurusu falan yaptığın bir dönemse dikkat et ama.. :)
  • tabudeviren  (04.02.23 11:26:27) 
[]

Enparadan ekparaya başvurup kullanmayınca faiz işliyor mu ?

öyle bi deneme amaçlı başvurdum , kullanmayacağım faiz işler mi ?




 
işlemez


  • jelly bear  (03.02.23 11:16:35) 
hemen yancı olarak bir şey sorayım o zaman, enpara'da ekhesabı kullandım, sonra hesap kesim gelmeden kapattım ama benden faiz kesmiş. prosedür böyle mi? ekstre kesimi sonrası eksideysen faiz kesmesi gerekmiyor mu? bilemedim...


  • duster  (03.02.23 11:57:25) 
@duster
Kaç gün ekside kaldıysan o kadar günün faizini keser.
Şimdi eksiye düşsen, 10 dakika sonra para gönderirsen de 1 günlük faiz keser. Bu faizi de ayın 1'inde hesabından alır.


(Bu son kısımdan emin değilim ama bir kere başıma geldi diye hatırlıyorum hem de 5-10 lira için)Ayın 1'inde ekside olmaman gerek diye biliyorum. Bir şekilde ayın 1'inde o hesabı artıya çıkarman ve faizini ödeyecek kadar artıya çıkarman gerekiyor diye biliyorum. Yoksa kredi borcunu ödememiş gibi bir kayıt düşüyor siciline.
  • michael_knight  (03.02.23 12:43:46) 
gece bakıyor. - bakiyeyse ay sonu faiz alıyor


  • ShadowOfMoon  (03.02.23 12:50:55) 
Ayın birinde ekside kaldığın günlerin faizlerinin toplamını faiz olarak tahakkuk ettiriyor.
Ayın birinde ekside olup olmaman paranın tamamının kullanılmış olması ya da olmaması bir şeyi değiştirmiyor.

Ancak temerrüte düşmemen için tahakkuk eden faizi belirttiği güne kadar hesaba yatırman gerekiyor.

(Son cümleyi İş Bankasındaki müşteri temsilcisi söylemişti.)
  • Mirket  (03.02.23 13:11:35) 
[]

continental ecocontact 5 ayarında lastik

aracımın fabrikadan gelen lastikleri continental ecocontact 5. başka lastik tecrübe etmedim. lastiğin iyisininden kötüsünden anlamam ama bu lastikler beni üzmedi. yine bu ayarda hangi lastikleri alabilirim?

lastik ölçüsü 185/55/15. genellikle şehiriçi kullanım ama ayda bir / iki ayda bir uzun yol yaparım (git gel 800 km civarı)


 
Hankook kullaniyorum gayet iyi. Oncekiler bridestone du, memnundum. Uzun lafin kisasi cok paraya degmez lastikler. Orta kaliteler de oldukca tatmin ediyor. Sonucta formula 1 pistine cikmiyoruz.


  • halk  (03.02.23 14:51:11) 
Sizin lastiğe eşdeğer olarak Michelin Energy Saver var.


  • nhtzmc  (03.02.23 22:13:57) 
Continental uzun ömürlü lastiktir ben de kullanıyorum, seal özelliği var. Memnun kaldıysanız güncel seri ecocontact 6 alabilirsiniz.


  • Yalcin  (04.02.23 15:35:19) 
[]

Kan bağışı talebini reddetme ?

Merhabalar, başlık net olmadı.

Yılda 1-2 benim kan grubuna ait kana ihtiyaç olduğuna dair işten ya da arkadaş çevresinden mail geliyor.

ve bu taleplere dönmediğimde kendimi kötü hissediyorum. Kötü bir insanmışım gibi.

Ha niye vermiyorsun diye soracak olursanız, bazen üşengeçlikten uzaklıktan dolayı oluyor ya da o gün planımı değiştirmek zorunda kalmak oluyor. Bir de düzenli bağış yapmıştım 3 sene. O zamanlar kan verirken gözlerim karardı hep, yine kötü olacağım psikolojisi de etkili.

Biliyorum bunlar insan hayatından önemli değil. Direkt bizzat tanıdığım biri ya da tanıdığım birinin yakını olsa o ayrı tabi.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda ? Şartları sağlayıp bağış yapmayan insan kötü insan mı ?
Direkt talep gelince reddettiniz mi şartları sağlamanıza rağmen ? En basit bahane dün gece içki içtim.

 
bazı ilaçları kullanmak kan bağışı yapmanıza engel, antidepresan gibi.


  • deartheodosia  (03.02.23 14:01:52) 
Iyi biri olmayi reddetmek te kotu biri olduğumuza isaret. Benim kizilay dan madalyam var:)


  • halk  (03.02.23 14:52:59) 
Bro şartları karşılıyorsak eğer böbreğimizi de verelim mesela bu düşünce altyapısında, böyle bir şey olabilir mi? Olmaz. Kan da benim için aynı şey veririm ya da vermem vermek beni iyi biri yapmaz iyi biri olmak için tüm yaşamında sergilediğin davranışların kümülatifine bakmak lazım, kötü biri olmak için de aynı şekilde.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 14:55:34) 
> Iyi biri olmayi reddetmek te kotu biri olduğumuza isaret. Benim kizilay dan madalyam var:)


Oncelikle *de, sonrasinda da kisinin kendi karari. Vermek istemiyordur vermez.
  • aguen  (03.02.23 15:43:59) 
Daha önce düzenli bağış yapmanız biraz mantığa bürüme gibi geldi. Bizim için önemsiz eylemler başkalarının ölüm kalım meselesi oluyor. Ben bunu aklımdan çıkarmadan yaşamaya çalışıyorum. Bence gidip vermelisiniz. Daha önce vermiş olmanız öncede kaldı çünkü.


  • ruhen hastayim ben  (03.02.23 17:25:37) 
[]

Dyson supurge hangi model?

Alerji icin ve fps acisindan hangi modeli onerirsiniz?




 
Bende Dyson Cinetic Big Ball Animal Pro 2 modeli var, aşırı memnunum ama fiyatları acayip uçmuş.
m.n11.com

  • uvcray  (03.02.23 11:31:06) 
Dyson v8 veya sonrası alın. Absolute modeli olmasına bence gerek yok. Lazerli filan yeni modellerine hiç gerek yok, gereksiz para harcamayın. Kablolu olarak ise Big Ball da olabilir.

Kesinlikle parasının karşılığını veriyor. Yaklaşık 5 yıldır v8 kullanıyorum. Yoğun olarak günaşırı kullanmama rağmen süper, köpek ve kedim olmasına rağmen çok büyük kolaylık. Pil sorunu filan da yok. Çok kolaylaştırıyor.
  • alfired  (03.02.23 11:42:45) 
[]

Satılık Karışık Ürünler

HP Laptop-HP 840 G3-6000 TL
eksiup.com

Verbatim-24 adet Boş DVD+R-120 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

Deri kemerler-220 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

Uçlar-120 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

Kartvizitlik-120 TL
eksiup.com

Zenit 122 Model Fotoğraf Makinesi-1500 TL
eksiup.com

Verka cüzdan-200 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

English home battaniye-120 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

WD-40-80 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

Mousepad-50 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

Kayak eldiveni-300 TL(hiç kullanılmadı-intersport tan alındı)
eksiup.com

Pattex-Japon Yapıştırıcı-10 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

Ayak Deodorantı-50 TL(hiç kullanılmadı)
eksiup.com

Sebamed-50 faktör Güneş Kremi(hiç kullanılmadı)

Gillette Blue 3-7 kafalı-300 TL(2 paket ve hiç kullanılmadı)
eksiup.com


İçerenköy'de oturuyorum,Tuzla'da çalışıyorum
Almak isteyenler için bu iki noktadan verebilirim,diğer yerler için kargo yapabilirim.

 
[]

clio 4 ekran

2020 model clio 4 aracım var. araçta ekran yok. park sensörü de yok. ben geri görüş kamerası ve büyük android ekranlardan taktırmak istiyorum. serviste malum fiyatlar çok yüksek. internette ekranlar satılıyor onlardan alıp bi yerde taktırmak mı yoksa bu işi yapan bi yere gidip taktırmak mı? siz nasıl yaptınız, ne tavsiye edersiniz. marka model tavsiyelerine de açığım.




 
Eğer kendiniz alıp takma becerisine sahipseniz internetten tavsiye ile alıp, takabilirsiniz.

Ama zaten bir yere götürüp taktıracaksanız kesinlikle hem satıp hem taktıran bir yerden alın cihazı.

Çünkü montaj hatası bile olsa "abi bu internetten satılanalr böyle, dandik, keşke bizden alsaydın cihazı, maalesef garanti veremiyoruz" vs diyecekleridr.
  • John Bloor  (03.02.23 11:42:05) 
[]

Karla İlgili Çok Saçma Bir Soru

Biz şehirdeki karı biraz öteye itelesek, mesela Batıkent'teki karı Eryaman'a ve hatta Sincan'a itelesek Batıkent'te hava sıcaklığı yarım ya da bir derece fark eder mi sizce? Sadece yoldaki kardan bahsetmiyorum; bütün ağaçlar, binaların üstü vs hesaba katın.




 
belki 0.5-1 derece oynar

kar erirken dışardan ısı aldığı için sıcaklığı düşürür normalde
  • jelly bear  (03.02.23 09:42:34) 
Şöyle değil mi?

Hava soğuk olduğu için kar oluşuyor, kar geldi diye hava soğumuyor.
  • John Bloor  (03.02.23 11:45:31) 
Mantıken düşününce orada hava daha sabit bir dengede. Yani havanın o anda bulunduğu değerde kalmasını sağlayan çok daha büyük ölçekli etkenler var (rüzgar, basınç, nem, topografya vs.) Haliyle kar ortam ısısını düşürmeye çalışırken ortam da bir yandan kendi doğal sürecini yaşıyor olacak.

Biraz şey gibi oluyor bu sanırım, bütün faylara beton döksek kıta hareketini engelleyebilir miyiz? Engelleyemeyiz, çünkü oradaki kuvvetler çok daha devasa ölçekli.

100km hızla giden araca ters yönden bir kova su atsak yavaşlar mı mesela?
  • akhenaten  (03.02.23 13:46:00) 
[]

Takip ettiğim yazar kaybolmuş

Sözlükte başına @ koyarak nickini arattığımda da hiçbir şey çıkmıyor kayıp ya da leyla gibi. Ne olmuş bu yazara, uçurulmuş mu? Kendi kendine hesabını mı silmiş




 
olmaz öyle şey. nick'i neydi?


  • fatihkkk  (03.02.23 05:27:27) 
hesap komple silinmez. en kötü leyla gözüküyor. nickini tam hatırlamıyosundur.
leyla da çaylak ise nickini tam yazman lazım bulman için.

  • jelly bear  (03.02.23 09:27:50) 
Engel yemiş olabilirsin


  • baal  (03.02.23 09:31:24) 
Hesabını kendi kapatmıştır.


  • Kahvedesu  (03.02.23 09:41:44) 
X isimli bir yazar kaydı mevcut değil diyor


  • anais  (03.02.23 10:55:56) 
nicki yanlış hatırlıyosun o zaman.
sözlük yönetimi adamı databaseden silmediyse.

  • jelly bear  (03.02.23 10:59:48) 
Hayır nick başlığı var, hakkında yorum yapılmış. Yazarı aradığımda ise yazar kaydı yok diyor. Kendi isteğiyle silinmesini istemiş olabilir mi?
Giriş yapmadan arıyorum, engelleme devre dışı.

  • anais  (03.02.23 11:08:22) 
Aynı kişiye mi bakıyoruz acaba? Benim de aynı şekilde.


  • Kahvedesu  (03.02.23 11:10:31) 
hesabını kapatsa kayıp yazar.
silinse leyla yazar.
engellese engellendiniz yazar.

ama yine de o sayfa gözükür.

normalde böyle bir uygulama yok sözlük yetkilileri direkt yazarı komple silmiş olabilir. ama dediğim gibi böyle bir uygulama yok. bi ihtimal de nicki değişmiş olabilir. ama böyle bir uygulama da yok.
  • jelly bear  (03.02.23 11:35:04 ~ 11:35:18) 
Bilmeyenler için yazalim,

Kasimdaki sözlük güncellemesinde "hesabimi sil" diye bir özellik eklendi ve evet artik hesap komple silinebiliyor.

Öyle ki, aramalarda nik asla çikmiyor, hatta daha da fantastigi, bu kisi eger sizinle mesajlasmissa, mesaj kutusu da onunla beraber hiçlige karisiyor. Fark ettigimde çok sasirmistim.

Thanos gibi toz olup gidiyorsun yani yeni uygulamada.
  • Avoiding The Puddle  (03.02.23 11:42:39) 
yıllar önce kullandığım ve banlanan bir hesabımı kontrol ettim, hiçbir şey yok hakikaten. nick altı duruyor doğal olarak ama @xxxxxx olarak kullanıcı/yazar bilgisi yok.


  • John Bloor  (03.02.23 11:47:52) 
Bu arada "hesabımı sil" olayına sadece app üzerinden erişilebiliyor site üzerinden gittiğinizde yine sadece dondurma işlemi var.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 11:48:36) 
Hesabını silmiş yani değil mi?
Bir daha kurtarılamıyor mu silindiğinde?

  • anais  (03.02.23 12:08:02) 
Hesabı siliyorsun işte hocam sildikten sonra nasıl geri dönceksin, geri dönme beklentisi olanlar için hesabı dondurma seçeneği de mevcut. Hesabı silince hiç var olmamış oluyorsun geri de dönemiyorsun.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 12:13:04) 
[]

samsung s23ler ciktiktan sonra oncekilerin fiyati

dusmus mudur?




 
türkiyede hayır


  • freebird5406_2  (03.02.23 05:56:26) 
geçtiğimiz günlerde s8 ultra aldım.
2gün sonra s23 lerin lansmanı oldu.
o günün sabahı 3bin daha zamlanıp 23bin tl oldu benim aldığım tablet.

bu belki fikir verebilir.
  • hunharca ben  (03.02.23 08:49:45) 
[]

Ucuz motosiklet arayışı

Bütçe mega bebek, ikinci el 30 40 bin lira bandında bir şeyler bakıyorum.
Muhtemelen scooter.

Uygun fiyatlı güvenilir motosiklet deyince aklıma taiwan kymco ve sym geliyor. Atladığım "x marka da iyidir, görece ucuzdur" gibi başka bir şey var mıdır acaba?

 
hem koreli düşündüğün için hem de kendime alsam hiç düşünmeden yapıştıracağım için daelim s3 advance diyorum. 250 cc maksi scooter'lar içinde beygir gücü en yükseği, selesi en alçağı, dengesi en iyisi, genel hacmi en büyüğü ama buna rağmen en kıvrağı. bonus olarak da far grubu bmw'nin k1600gt baykuş gözlerine benziyor. daah önce 125 cc daelim scooter'ı 30k km kullanmış biri olarak yedek parça olayında birkaç hafta ekstra bekletmesi olabilir bunu peşinen düşünmek lazım. zaten bu kriterlerde motor alıyorsan forumlarına sitelerine whatsapp gruplarına girip hemen yedek parça stoğu yapmaya başlayacaksın. özellikle sarf malzemelerini kesinlikle stoklamak lazım, hem fiyatı uçup gittiği için hem de ha deyince bulunamadıkları için.


  • onemoremile  (03.02.23 08:26:12) 
nazillide oturuyorum. burası motor cenneti tvs markası çok tutuyor. tvs wego özellikle.


  • mikahakkinen  (03.02.23 11:57:40) 
Sayılan markalara ilave olarak rks’ye de bakabilirsiniz eğer bütçeye uyuyorsa. Ya da ikinci el Honda Dio olabilir, çok da verimli bir motordur.


  • orient blue  (03.02.23 13:46:12) 
[]

Sokak köpeği sorununa artık katlanamıyorum

Hava karardığında ciddi sorun oluyor. Neden bu ısrar anlamıyorum. Neden köpeğe karşı böyle bir ayrıcalık var da aslana kaplana timsaha karşı yok? Bu sorun nereye gidecek?




 
aslan kaplan timsahın alanlarını da işgal ediyoruz aslında. bazı şehirlerde içiçe yaşıyorlar ve bir kabilede kaplanın haftada bir insan öldürdüğü istaistiği vardı.

onların alanlarını işgal edince karşı tepkileri normal. birlikte yaşamayı öğrenmek gerekecek. hayvan insan türk kürt arap suriyeli rus

köpeklerin alanlarını işgal ettik, bunun nesini anlamak zor? gecekondular, köyler, kırsallar her geçen gün azalıyor. köpeklerle insanlar bir arada yaşıyordu şimdi ise 50 katlı apartmanlar koyuluyor.
  • ShadowOfMoon  (03.02.23 01:35:45 ~ 16:27:30) 
onlar alanını işgal ettikleriyle yaşamayı öğreniyorlar mı peki? yoksa öldürüp geçiyorlar mı? ben umursadıklarını sanmıyorum.


  • romario  (03.02.23 01:38:00) 
Evine giren böceği öldürmek ile eldivenle yakalayıp pencerenin dışına koyan bir insanım ben bile pes etmek üzereyim bu köpek sorununa. Yaşadığım bölgede veya çevremdeki insanlardan sokak köpeği ile ilgili hiçbir olaya şahit olmadım ama internette okuduklarım beni üzüyor. Çocuklar ve masum insanlar göz göre göre yaralanıyor/ölüyor. Acilen bir çaresine bakılmalı.


  • ruhen hastayim ben  (03.02.23 01:39:21 ~ 01:40:41) 
bazı hayvanseverler bildiğin manyak.
mesela ısrarla yasaklı köpekleri besleyen ve yasaklarının kalkması için propaganda yapan tipler var.

  • vizivozo  (03.02.23 02:33:06) 
Kontrolsüzce çoğalıyorlar, sorun bu. Kedi ve köpekler kısırlaştırılsa sorun azalacak.


  • anais  (03.02.23 03:04:54) 
@shadow, kimsenin alanını işgal ettiğimiz yok allah aşkına doğada "sokak köpeği" diye bir canlı mı var? köpek insan bağımlı bir canlı.


  • tchuck  (03.02.23 08:03:04) 
köpeklerin bu hale gelmesinin sebebi de insan.
sebebe değil sonuc odaklı baktığınız sürece anlayamamanız normal.
bataklık çevresine ev yapıp sivrisinek sorunu da artık başa çıkılamaz halde demek gibi bir şey bu.
olması gereken bunların öncelikle kısırlaştırılıp aşılarının yapılması, sonra da doğal yaşam alanları benzeri geniş arazilerin olduğu hayvanlara özel ayrılmış bakımlarının beslemelerinin yapıldığı merkezlerde hayatlarının sonuna kadar özgürce yaşamaları.
ama bunu yapmaya çalışınca da hemen şu ses yükselecek ona da eminim “onca aç insan var”
o yüzden bu sorun bu vizyonla çözülemez.
  • rentts  (03.02.23 09:18:14) 
Abi konuyu eğip bükmenin anlamı yok, bunun 2 çözümü var ve yöneticiler vicdanına göre dünya görüşüne karakterine ya da bilmem nesine göre birini seçecek: Ya bütün sokak hayvanları bugünden itibaren kısırlaştırılmaya başlanıp atıyorum önümüzdeki 5-10 senede sokakları tamamen hayvandan arındırmış olacağız ya da aynı şekilde bügünden başlayıp hepsini öldüreceğiz, bunun başka bir yolu yok birini seçip uygulayacaklar işte, ya da hiçbir şey yapılmayacak böyle gelip böyle gidecek.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 11:10:46) 
Sorunun kaynağı maalesef insanların bilgisizliği. Ama bu bilgisizlik toplumun bilinçli geçinen kesiminde olduğu için ikna etmek daha da zor.

Diyorlar ki "biz onların yaşam alanlarını işgal ettik, ne yapsınlar?".

Bilimsel olarak böyle bir durum yok.

Ben hayvan dernekleriyle çalıştım, kafalarının bilimsel gerçekleri almadığını düşünüyorum.

Köpek 23.000 yıl önce evcilleştirildi. Yani doğada başıboş vahşi bir şekilde yaşamıyor. Bir besin zincirinin ve döngünün içinde yer almıyor kedi ve köpekler doğada. Köpek ve kedi zaten 23000 yıldır insan yaşam alanlarının, genelde de evlerin bir kenarında köşesinde yaşıyor. İnsan tarafından besleniyor.

Yani kedi ve köpeğin yaşam alanı evdir (ya da insanların yerleşim yerleridir, çiftlik, ev, iş yeri vb.). Öncelikle bunu bir anlayalım.

Modern şehirleşmede köpek gibi bir hayvanın şehirde ya da doğada başıboş kalmasının 2 tehlikesi var:
-Şehirlerde başıboş hayvanlar çok hızlı ürüyor. Popülasyon kontrol edilemeyecek bir noktaya geliyor. Hayvan beslenemediği için ve yaşadığı koşullardan ötürü agresifleşiyor. Üstelik hijyen ve sağlıkla ilgili riskler doğuyor.

-Doğada başıboş dolaşan hayvanlar ise besin zincirini ve habitatı mahvediyor. Köpek kırsal alanlarda çok kolay en üstteki yırtıcı olabiliyor. Yani doğal bir avcısı yok. Civarda kurt vb. hayvanlar yaşamıyorsa köpekler orada üstünlük kuruyor ve tilki, kuş, sincap vb bütün doğal döngüde yer alan hayvanlar için bir tehdit oluşturuyor. Habitat diye bir şey kalmıyor.

Yani o fatih ormanlarında belgrad ormanlarında bu hızla devam ederse birkaç seneye o bölgenin doğal yaşam alanı ciddi bir tahribat görebilir.

Yani şunun net anlaşılması lazım, kedi, inek, bazı kuş türleri, köpek ve koyun gibi hayvanlar doğal döngüden ayrılmış, insanla birlikte yaşamak üzere evrilmiş hayvanlardır.

İnsanla birlikte derken, kontrol altında yaşamaya alışmış hayvanlar. Bunları başıboş bırakmak hem insan sağlığı için hem de hayvanların yaşam kalitesi için önemli.

Bu durumun anlaşılması çok önemli. Ama mümkün görünmüyor. Sokaklar köpeklerindir gibi tuhaf bir algı var hayvanseverlerin kafasında.

Bu konu anlaşılabilirse, rasyonel adımlar atılabilir.

Nedir bu:

1-Sahiplendirme. Köpek satın almanın zorlaştırılması, hayvan sahibi olmak isteyenlerin sahiplendirilmeye yönlendirilmesi.

2-Kamu kurumları ve okullara zorunlu bakım ve sahiplendirme uygulaması. Her mahallede başıboş gezen 2-3 köpek bulunur. Bunların okul, muhtarlık, cami gibi kurumlar tarafından korunmaya, bakıma ve kontrol altına alınması şartı getirilebilir. Özellikle okullar hayvan sevgisinin aşılanması için köpeklerin bakımını üstlenebilir. Bir okul bahçesinde çocuklarla yaşayan bir köpek hem sağlıklı, hem kontrol altında hem de mutlu büyüyecektir.

3-Zorunlu ve acil kısırlaştırma. Bu ilk yapılması gereken konu. Bütün belediyelere 1 yıl içinde sokaktaki tüm köpekleri toplayıp kısırlaştırma hedefi ve zorunluluğu verilmesi gerekiyor. İBB bu konuda epey başarılı. Ama maalesef hayvanseverler yine burada süreçleri baltalıyor. Bugün bir belediye kısırlaştırma niyetiyle bir bölgedeki köpekleri almaya çalıştığında veterinerlere falan saldırıyorlar.

4-Barınakların iyileştirilmesi, yaygınlaştırılması, personelin eğitilmesi. Köpekler başıboş yaşayamayaz. Sahiplenilmeyen tüm köpeklerin sokaklardan toplanması gerekiyor. Ama bu barınak modeliyle mümkün değil. Barınaklar şehir dışında ve iyi planlanmıyor. 1000 hayvanı tek devasa bir barınakta toplamak verimsiz. Bunun yerine şehirde 100 mahalleye 10-20 köpeklik küçük barınaklar inşa edebilirsiniz. (bkz: ağ teorisi) Böylece hayvanseverler kapı önüne yemek artıkları dökmek yerine, mahallelerindeki barınaktaki hayvanlarla rahatça ilgilenebilir.

5-Maalesef bu sorunun bu noktaya gelmesi yine hayvanseverlerin kabahati. Uzun bir süre başıboş hayvanların barınaklara taşınmaması için çok çalıştılar. Hatta barınak yönetmeliklerini hatta barınakları kapattırmaya çalıştılar. Türkiye'deki hayvan derneklerinin bu konudaki bakış açısı şu: Bırakın hayvanlar sokakta yaşasın. Hiçbir vakıf "barınakları nasıl daha ideal şartlara getirebiliriz" diye bir proje üretmiyor. Üreteceğini de sanmıyorum.

Özetle, bu ülkede bu bağnazlık olduğu sürece, hele eğitimli cehalet bu kadar baskınken bu sorun çözülemez.

Size şöyle söyleyeyim, bugün türkiye'nin en popüler 2-3 hayvan derneğinden birine gidin, hayvanların yaşam kalitesini ykseltecek bir barınak projesi modeli anlatın tasarlayın... Size "barınak mı? Asla olmaz katiller çıkın dışarı" diyeceklerdir. Bu kadar kapalılar.

Birçok araştırmacı eğer kontrol edilmezse şehirlerde köpek popülasyonunun çok artacağını mahalleye 50-100 köpek düşeceğini söylüyor. Belki o zaman birileri bir çözüm aramaya niyetlenir.

Tüm bunların yanında, bazı hayvan derneklerinin "sokaktaki canları besliyoruz" adı altında mama "bağışı" toplayarak işi nasıl ticarete döktüğünü bir görseniz, bu sorunun çözümüne dair umudunuz kalmaz.

Yani bir pet shop açıyorsun. Toptancıdan 10 liraya mama alıyorsun. Vitrine 20 TL diye mamayı koyuyorsun.

Sonra gidiyorsun bir vakıf/dernek kuruyorsun. Sokaktaki canları besliyoruz arkadaşlar, XX petshop bize sponsor oldu, sokak hayvanları için 15 TL'den mama desteği veriyor bize. Hadi her 15 TL bir mama diyorsun. TAbii ki bağış yağıyor.

Mama bağışı yaptın mı? Yaptın.
Sokak hayvanlarına dağıttın mı? Dağıttın.
Ama arada ticaretini de yaptın:)

Tertemiz iş yani.

Hepsi değil, ama bunu yapan dernekler var. Ha bu arada ortada görünüşte yasal olmayan bir durum da yok bildiğim kadarıyla. Yani dernek yasasını iyi bilen arkadaşlar aydınlatır ama Adam bağış topluyor mamayı dağıtıyor. Ama sadece o mamayı gidip kendi dükkanından alıyor. Aslında sana mama satmış oluyor sonra gidip sokağa döküyor:D

Sorun şurda başlıyor, devlet bu konularla ilgili bilgi almak için tabii ki önce bu derneklerin kapsını çalıyor. Bu sorunu nasıl çözelim diye. Ee o zaman böyle bir ticari kazancı olan bir dernek "ya bu hayvanları sokaklardan toplayalım" der mi? Diyorsa helal olsun.

Ben daha diyeni görmedim. En son bütün belediyeler köpekler sokakta daha da bir rahat yaşasın, bol bol çoğalsın diye bütün sokaklara kulübeler yapıyordu derneklerin baskısıyla.
  • anten  (03.02.23 11:48:26 ~ 12:08:51) 
Aslan, kaplan ve timsah evcil değil. Onları doğadan alıp evcilleştirip şehre salmıyorsun çünkü. Türkiye olarak onlarla iç içe yaşayan şehirlerde değiliz. Onlarla aramızdaki alan mücadelesi. Orada suçlu taraf yok, direkt işgalci konumundayız tabii.

Sokak köpekleri ile ilgili konu ise %100 insan sorumluluğunda. İnsanlar sorumluluk almak yerine onu katledelim, bunu katledelim aşkı ile tutuşuyor. Barınaktan ya da başka bir köpek sahibinden alınıp insanlar sıkıldığı için sokağa atılan köpekler ve onlardan üreyenlerin sayısı çok yüksek. Burada sokak köpeklerinin belirli bir fenotipi olduğu için bırakılanlar ile oluşan kırma cinsler bir süreden sonra birbirine yakın oluyor ama tatil yörelerine bakarsanız sokak köpekleri hep cins köpekler.

Sokak köpekleri ile ilgili hiçbir sorunum yok. Bu konuyla ilgili çok net bir algı yönetimi var. Onlarca başka sorun varken herkesi buraya odaklandırmaya çalışıyorlar. Sokak köpekleri ile ilgili sorunlar -atıyorum- %15-20 arttı belki 10 sene önceye oranla ama sanki %1500-2000 artmış gibi davranıyorlar, insanlar da bunlara odaklanıyor. Dediğim gibi bu konular başladığından beri hiçbir sorun yaşamadım köpeklerle. Hatta hayatımda sokak köpeği ile ilgili 1 ya da 2 defa sorun yaşamışımdır. Çevremde de sokak köpeği ile sorun yaşayanlar yok.

Tabii böyle dediğim için yanlış anlaşılmasın. Ortada bir sorun olduğunu ve buna müdahale edilmesi gerektiğini kabul ediyorum ama böyle örnekler gelince ya da mama lobisi falan görünce bir gülme alıyor beni. Neyse, evet önlem alınması gerekiyor ama bununla ilgili yapılması gereken birçok şey var. Onu katledelim, bunları yok edelim demekle olmaz. Hani her şeyi geçtim böyle bir aptallık yaparsak 3 sene sonra başta fare olmak üzere başka hayvanların istilası yüzünden ağlarız. Ekosistemin ırzına geçmek çözüm değil.
  • nawar  (03.02.23 12:21:32) 
Köpeklerin doğal yaşam alanı diye bir şey yok. Onlar insanlarla beraber olacak şekilde evrimleştiler. Doğal yaşamı insandan bağımsız olan köpeğin atası kurttur. Köpek değil.

Yani köpekleri böyle şehirden uzakta bakım evine, beraberce yaşamaları için gönderince asıl doğal yaşamından kopartmış oluyoruz. Köpekler insanın yanında yaşaması gereken canlılar. Ve durum kontrolden çıkmış durumda. Öyle köpekleri toplayıp kısırlaştırmakla falan çözüleceğini hiç sanmıyorum. Çünkü çoklu doğum yapıyorlar. Bir tane yavru üretmiyorlar. Kısırlaştırmadan kaçan 5 tane köpek bile bir mahalledeki köpek popülasyonunun artmasına neden oluyor.

Bu sorun mantıken tüm köpeklerin uyutulmasına gidecek gibi görünüyor. Umarım o yöne doğru gider. Benim de içim sızlıyor bunu söylerken ama başka çözüm yok gibi.

Ben türkiyede yaşamıyorum ve sokakta yürürken çok sık kendime söylediğim cümlelerden biri şu “türkiyede olsa ben burada asla tek başıma yürüyemezdim” ve bunun nedeni de sapığı tacizcisi değil, sokak köpeği.

Anten +1000
  • zimbirik  (03.02.23 12:22:48) 
kita avrupasi 1960larda uyuttu. tum bu ulkelerin elcilik ve konsolosluklarinin onunde vize kuyruklari olusuyor. giden hic bir turk kadininin burada neden köpek yok sokaklara köpek atin dedigini duymadim.


  • tantavizisyon  (03.02.23 12:33:02) 
Bu sorun nereye varacak, Hindistan'dan beter olacagiz gidecegimiz yer bu.

Bu is medeniyetsizligin daniskasi! Bildigin medeniyetsizligin dibi. Sokak kopegi medeniyetsizliktir net. Dunyanin hicbir gelismis ulkesindde "sokak kopegi" diye bir sey yok. Bakin, "sokak kopegi oralarda bir sorun seviyesine gelmis degil" demiyorum "sokak kopegi" diye bir sey yok direkt.

Zaten sokak kopegi tam bir sacmalik, sokak kopegi diye bir sey olmaz arkadas. Hicbir gelismis ulkede boyle bir sey yoktur sokagin kopegi falan olmaz, insanlarin ailelerin kopegi olur, polisin kopegi olur. Sahipsiz sokak kopegi diye bir sey olmaz! Vahsi hayvani sokaga salamazasin, aptallik bu.

Turkiye'de bu isin bir cozumu yok. Herhangi bir cozum uygulamasi herhangi bir cozum arayisi falan da yok resmi olarak. Hicbir sekilde yok.
Yerel yonetimler ve devlet bunu bir sorun olarak gormuyor ulkede, asil sorun bu. Yani belediyelere gore bakanliklara gore sokakta basibos kopek suruleri olmasi normal bir sey, belediyeler duyar kasiyor.
Belediyeler sokaklara afis asiyor "sokaklar sahipsiz hayvanlarin yasam alanidir" diye bu ulke capinda genis capli bir kamera sakasi gibi. Resmi otorite onlarin yasam alani sokaklardir diyor, bu devletten nasil bir cozum bekliyorsun? Butun bakanliklar belediyeler valilikler tum otoriteler hayvansever kesime sirin gozukmek icin bu sacma sapan argumanlari kullaniyor.

Ilkolullarda sokak kopeklerini sevelim, onlardan korkmayalim, kafasini oksayalim ama verelim diye sokak hayvani duyarliligi egitimleri veriliyor bildigin devletin okulunda. Ulkede vahsi kopek surusu kopek parcaliyorken, yilda 30 kisi sokak kopegi tarafindan olduruluyorken devletin okulunda sokak kopegine yaklasmaktan cekinmeyin egitimi veriliyor. Ulan milletin coccuguna o ogutu veriyorsun, yarin bir gun bir yanina yaklasmaktan cekinmedigi o kopek suratini parcalasa o cocugu sen mi kurtaracaksin? Bu sorumlulugu nasil alabiliyorsun?
Nitekim bu egitimlerin verildigi bir okulda okuyan bir kucuk cocuk bu sekilde parcalandi zamaninda.

***
BU SORUN NEDEN COZULMUYOR?
Bu sorun asla ama asla cozulmez, cozulemez, cozulmeyecek.
Bunun iki boyutu yani temel iki nedeni var;
1- Hayvansever aktvist cilgin kesim
2- Hayvan dernekleri (bu asil mesele)

1- Hayvansever kesim mantikli dusunemeyen isi gucu olmayan aktivizme sarmis, ben iyilik yapacam ben canlilari savunacam diye toplumda kendine yer edinme cabasi bulan ve isi gucu birakip bu isleri kovalayan bir kesim. Yani sen ben isinde gucunde insalr kalkip bu sorunla fiilen mucadele edemiyoruz ve etmiyoruz. Ama bu kesim isi gucu birakip sokaga dokuluyor, sosyal medyada yagrara kopariyor, hayvani asilama kisirlastirma vs icin almaya gelen belediye ekiplerine fiziksel saldirida bulnuyor araclarini tekmeliyor, onu da gectim belediye alip kisirlastirmasin diye TUTUP INTERNETTEN PLASTIK KUPE SATIN ALIP SOKAKLARDAKI KISIRLASTIRILMAMIS KOPEKLERE KENDI ELIYLE TAKIYOR belediye ekipleri kupeli gorunce kisirlasitirilmis sanip almiyor.
Simdi bu kesim sokak kopeklerinin toplanmasi falan gundeme gelince ortaligi ayaga kaldiriyor ve devlet geri adim atiyor, asla izin vermiyor ortaligi karisriytorlar. Ama sokak kopegi sacmaligindan rahatsiz siradan normal vatandas sadece kendi halinde kendi kendine sikayette bulunuyor. Bir hayvanseverin belediye kapisina dayanip bagirip cagirip ortalagii birbirine kattigi gibi ses getiren hareketlerde bulunmuyor, devlet senin sikntini gormuyor.

2- Sokak hayvani dernekleri cok muthis bir tezgah kurmus durmda (ki tr capinda 2600 kadr var bunlardan) Bunlar bu istem muthis paralar kaldiriyor, sokak hayvanlarini mamalayacaz doyurucaz diye surekli bagis topluyorlar ve bu paralar bu dernek sahiplerinin kasasina giriyor surekli. Bu paralari gercekten sokak hayvanlarina harcadiklarini dusunmek zaten ahmaklik olur, cok deli paralar donuyor. Porschelerle geziyor bu dernek sahipleri. Ve bu dernkelerin cok ciddi sosyal medya gucu var ayrica bir cogunun kritik yerlerde baglantilari var. Baglanti derken ne baglantisi diyeceksin, ornek vereyim bir telefonla barinak kapattirabiliyorlar bazilari. Bak telefon diyorum, bir ziyaret falan degil sadece telefon. Yerel yonetimden biri kendi inisiyatifiyle yerel yonetime ait atil bir alani barinak olarak kullanmak istiyor ki sokaklarda surunecegine bu hayvanlari buraya toplayip duzenli besleyelim, bir telefonla o barinak daha insa asamasindayken kapaniyor.
Bu dernekler parayi sokak kopeklerinden kazaniyor tamamen. Dolayiislya sokak kopeklerinin ortadan kalmasi bu derneklerin tezgahini bozar, isteyecekleri en son sey. Yani bu basibos kopeklerin barinaklara toplanmasi da asla derneklerin isine gelmez nitekim feci sekilde karsi cikiyor barinaklar olum kampi vs diye. Bakin "barinaklar duzeltilsin iyi sartlarda tutulsun bu hayvanlar" diye bir serzenisleri asla yok, barinaklar olum kampi barinaga konmasin diyorlar sokak kopegi.

Bu dernekler asla ve asla sokak hayvani iyiligini falan dusunmuyorlar, tek istedikleri sokakta milyonlarca sokak hayvani olsun ve biz bunlar uzerinden millete damardan girerek duygu somurusu yaparak mama parasi toplayalim. Belediyelerin sinirli sayida barianklari kotu durumda diyelim, bu dernekler neden barinak insa etmek icin bagis toplamiyor da sokakta onlar icin mama toplama amacli bagis topluyor degil mi? Bunlari sokaktan kurtaralim diye bir dusunceleri var mi yok. Barinak olum kampi, sokak cok mu harika? Sokaklar onlarin yasam alanidiyor diyorlar, sokakta onlari soguktan koruyabiliyorlar mi, araba altinda ezilerek telef olamktan, hastaliktan uyuzdan vs kim koruyoracak? Bunlar dernekler icin hic sorun degil cunku mesele hayvan degil mesele para. Sokakta olduklari surece bagis toplanabilecek. Sokaklrda soguktan donan ac kalan hayvan falan olmazsa kimse kolay kolay bagis da yapmaz.

Bu dernekler sokak kopegi sorunu gundeme getirilip toplanmasi barinaklar yerlestirilmesi gibi mevzular gundeme geldigi anda sosyal medya guclerini ve networklerini kullanarak muthis bir kamuoyu baskisi olusturup derhal mevzuyu bastiriyorlar.
Ne zaman bir cocuk sokak kopekleri tarafindan parcalanarak oldurulup ulkede gundem olsa ne hikmtse bu dernekler sosyal medya hesaplarindan derhal "tesadufen" denk geldikleri dagin basinda zehirlenmis kopek goruntlerini paylasip dikkatleri insandan kopege cekmeye calisip hayvansever tayfayi gaza getiriyiorlar. Hatta oyle ki hep bu donemlerde "tesafuden" oyle spesifik zamanda o zehirlenmis can cekisen kopeklere denk gelip cep telefonlariyla kaydediyorlar ki kopekleri zehirleyen kisileri goremeyecek kadar gec kalinmis, ama daha kopekler olmemis ve can cekismelerini goruntuleyebilip sosyal medyada servis edebilecek kadar da erken denk geliyorlar. Cok guzel hedef sasirtiyorlar. Hayvansever tayfa ayaga kalkiyor bir anda parcalanarak olen insan unutulup mevzu kopek katliami oluyor.

Ve bu dernekler hem sosyal medya gucune sahip, hem network gucune sahip ve devlet tarafindan dogrudan muhatap aliniyorlar, kanun koymada aktif rol oynuyorlar. Cocugunu vahsi sokak kopek suruleri arasindan gecerek okula gondermek zorunda olan anne babanin hukumetle gorusme, mecliste millet vekillerine karsi konusma fikir belirtme derdini anlatma gibi bir sansi yok.
Bu dernekler sokak kopegi sorunun cozumu onunde en buyuk engel ve daima engel olacaklar.

***
ALANLARINI ISGAL ETTIK

Boyle bir sey yok bir sefer. Kimse kalkip kopegin alanini isgal etmedi. Bu issiz hayvansever tayfanin uydurdugu sacma sapan bir arguman. Sehirler insanlarin yasama alanidir, vahsi hayvanlarin degil. Sehrin ortasinda leopara musade eder misin, etmezsin. Bu mantikla avustralyada piton yilanina falan sehirde ozgurce dolasma hakki taninirdi.
Sehirler insanlarin alanidir, insanlarin ozgurce dolasacagi alanlardir. Alan isgal eden kontrolsuzce ureyen kopeklerdir insanlr degil. Bu onlarin sucu mu argumani geliytor bunu diyince, ona da cevap vereyim, onlarin sucu falan diyen yok hayvan bu dusunerek hareket edemez. Suclu meselesi degil bu, sehirde basibos dolasmalri sorun olay bu. BU kopegin sucu degil, o zaman birakalim ozgurce takilsin sehrin ortasida suru halinde dolassinlar mi diyecez, boyle bir mantik yok!

Kaldi ki kopek dogal alani olan bir hayvan degil, alanini isgal etmis olma sansimiz yok! Insan iretimi bir hayvan ve insan yaninda insan kontrolunde yasamasi gereken bir hayvan. KOntrolsuz cogaldiginda etrafindaki habitati mahveden bir hayvan, dogal ortami olan hayvan degil!

Baiz hayvanlar vardir mesela balon baligi gibi, bu balik istilacidir ve yayildigi yerdeki habitati dolayisiyla ekosistemi mahveder. Dolasiyla insan eliyle kontorllu bir sekilde populasyonu azaltilir, yani oldurulur direkt. Hatta belediye falan sirf sayialrini azaltmak icin balon baligi avlama yarismasi duzenliyor odullu yarisma ve etkinlik. Yani odullu balon baligi yarismasi.
E balon baliginin cani yok mu? Balon baliginda isleyen mantik kopege gelince neden katilam oluyor? Kopegi barinaga yerlestirmek bile feci tepki toplarken baska hayvani toplu halde oldurmek neden bu kadar normal? Bu mantikla hepsinin yasama hakkina saygi gosterip hicbirine dokunmamamiz lazim?
Balon baliginin diger baliklari yok etmesi sorun da kopeklerin yilda 25-30 insani parcalamasi onemsiz mi? Hastalik bulastirma, yaralama, korku travmalari vs bunlari saymiyorum sadece oldurme vakalari, insan oldurme vakalari.
Mesele nedir, 25-30 kucuk bir rakam olmasi mi? Kac taneden sonra ciddi bir sorun sayiliyor?


***
Her konuda bati ulkeleri ornek gosterilirken nedense bu konuda bati ulkeleri ornek gosterilmuiyor. Hayvansever tayfa genel olarak her konuda gelismis ulkelri ornek gosteren ve tr yi bnlarla kiyaslayip siakyet eden bir tafya (ki ben de ayni seyi yapiyorum bunda sorun gormuyorum) ama bu konuda bati birak barinagi direkt igne ile uyutuyor, asla sokakta basibos gezmelerine musade edilmiyor.
Ki bu ulkeler insan haklari ve demokrasi konusunda bize fark atan ulkeler. Eee?



***
COZUM KISIRLASTIRMA

Kisirlastirma diye bir sey yok! BOyle bir sey yok abicim. Kisirlastirma falan asla boyle bir cozumn yok, bu tam bir efsane. Ulke capinda 10 milyon kadar basibos kopek var tahimini. BUnlar 6 ayda bir uruyor. Yani senin 6 ay dolamadan bunlarin tamamini kisirlasitrman lazim ki IMKANSIZ! Sen kisirlastirirken diger taraftan senin kisirlastiridignin cok dahaa falzsi uremeye devam ediyor. Tasima suyla degirmen dondurmeye calismaktan farksiz. Ayrica bir mucize olsa ve 6 ay iicnde tamamini kisirlasitabilecek bir imkan olsa bunun maliyeti 16 milyar civari ve personel giderleri haric!

Kisacasi kisilartirma diye bir sey yok, bu tam bir efsane. Asla ve alsa kisirlastirarak bu sorun cozuelemez ve dunya kisirlastirma ile bu sorunu cozmus bir ulke ornegi yok! Boyle bir tane ornek yok! Bu sorunun cozuldugu ulkelerde bunlar toplanip gecici barinaklara konuluyor, sahiplenilenler sahiplenilip kalanlari acisiz uyutuluyor.

Eminim sokaklarda surunen, ac kalan, araba altinda ezilip pestil olan, sogukta donarak olen, hastalanip aci icinde olen, uyuz olan kuduz olan hayati kararmis milyonlarca kopek dile gelse ve kendilerine sorabilesek abi bizi uyutun kurtulalim derdi.


***

KANUN ENGELI

Hayvansever tayfanin ve lobilesmis derneklerin vasitasiyla zamaninda 5199 nolu bir kanun cikarildi ve bu kanun kopekleri sokaktan toplamayi direkt engelliyor. DOlasiyla belediyelerin eli koli bagli. Bu sacma sapan kanun yerel yonetimlere diyor ki sokaktaki hayvana dokunamazsin, alip kisirlastiracaksin, asisini falan yapacaksin, hastaligi varsa tedavi edeceksin ve nihayetinde "aldiin yere geri birakacaksin".
Yani uyutma falan onu gecitim, sokaktan alip barianga yerlestiremezsin diyor. Boyle bir kanun var ulkede. DUnyanin en sacma olayi.


***
YASAMA HAKKI

Yasama hakki argumani var bir de. Bir sefer yasama hakki olmasi sokakalrda bizle yasamasi gerektigi anlamina gelmiyor. Ayrica yasama hakki olmasi "canli" turu oldugundan yola cikalarak soyleniyor, dolayisiyla o zaman su soru cikiyor ortaya, kardesim kopegin ozelligi ne?
Yani her yil yazin tum ulke capinda belediyler patir patir sivrisinek ilaclarken hicbir hayvanseverin sesi cikmiyor, kimse yasama hakkindan bahsetmiyor da kopege gelince neden kutsal yasama hakki argumani ortaya cikiyor?
Sivrisinegin hayatinin bir baska canlidan daha degersiz olmasinin sebebi nedir, ebat olarak daha kucuk olmasi mi? Zehirleneerek oldurulurken kopek gibi ciyak ciyak can cekisme sesinin duyulmuyor olmasi mi? Kopek gibi goze hos gozkuen kafasini oksanabilen bir hayvan olmamasi mi? Sivrisinegin yasami neden degersiz? Kopegin yasami neden degerli?
Yasama hakki argumanini savunanlar bunun icin sokaga dokulen hayvanseverler ve onlari sokaga dokulmeye davet eden dernekler ve populer aktivistler kopegin yasam hakkini ciddiye alma nedenleri kopegin bir canli olmasi mi? bence degil cunku sivrisinek de canli fare de canli ama bunlarin oldurulmemesi icin hic soakga dokulmediler. O zaman kopegin tipi guzel oldugu cani onemli oluyor, gayet samimi... He bir de sivrisinek icin mama toplanamiyor o da var.

Bu derneklerin sozum ona davasi hayvan haklari ama tek dertleri kopek. Kopekten basak hayvan icin cigirtkanlik yaptikalrini goremezsiniz. Bir hastalik olur yuzlerce koyun, tavuk, ordek vs itlaf edilir mesela ses yok. Ama bir kuduz vakasi cikti, kimse o koydeki kopeklerin itlaf edilemsini teklif bile edemedi. Zaten itlaf konusulmaya kalkilsa koyun keci tavukta sesi cikamyan hayvanseverler kiyameti koparir.

***

Bu uzadikca uzar. Ozetlersek bu ulkede sorun hicbir sekilde cozulmeyecek oyle bir sey beklemesin kimse. Bu aptallik, bu anlamsiz ve mantiksiz duyar, bu mama lobiciligi ve kurulmus mukemmel tezgah devam ettikce bu sorun cozulmez.
  • stavro  (03.02.23 14:06:21) 
Sokak hayvanlarını beslemek yasaklanmalı. Bu hayvanlar beslendikçe çoğalıyorlar insanlar bu hayvanları besleyerek onlara iyilik yaptıklarını sanıyorlar ama aslında en büyük kötülüğü yapıyorlar bu hayvanlar beslendiği sürece bu sorun kısır döngü olarak devam edecek bu işin sonu avrupa ülkelerinde olduğu gibi itlafa gidecek gibi görünüyor. Dünyanın hiçbir ülkesi bu kadar sokak hayvanını besleyemezde kısırlaştıramazda. Bu kadar hayvana bakabilecek ne veteriner hekim var ne barınak var ne de bu kadar hayvanı kısırlaştımak mümkün üstelik insanlar sosyal medya propogandaları sokak hayvanlarını beslediği için u hayvanların nüfusu günden güne artıyor.


  • hizirbey  (04.02.23 00:19:57) 
[]

Oyun bağımlılığı çözüm

Yeni 18lerinde genç kız çocuğu için oyun bağımlılığina karşi nasil bir yaklaşım ve çözüm olmalı. Son 2 yıldır günde en az 6 saat pubg, geri kalan saatler de sosyal medya internet vs vs. Okudugum belirtilerin hepsi olduğu için bağimlilik dedim. Ofke, dusuk akademik basari, sosyal yasamdan izole vs vs zaten dedigim gibi en az 5 6 saati vardir gunde




 
spora başlatmak belki. bende uzaklaştırmıştı


  • ShadowOfMoon  (03.02.23 01:36:11) 
Bunu ancak bir doktorla çözebilirsiniz.

Oyun bağımlılığı psikolojik gibi görünüyor ama fiziksel bir tarafı olduğunu düşünen araştırmalar da var.

Oyunlar beynin ödül mekanizmasını aktive ediyor. Hatta canına okuyor, çünkü oyunda bir şey başarmak kolay. Başarı geldikçe dopamin salgılatıyor beyne.
Beyin bu kadar kolay dopamin salgılamaya alışınca bırakamıyor.

Çünkü bu tarz hormonlar aslında bizi hayatta tutmak için beynin kullandığı ödül mekanizmaları. Yani ilkel olarak düşününce, yemek bulduğunda beyin hormon salgılatıyor ki sen mutlu hisset, sürekli yemek kovala. O yüzden yemek arıyorsun. Modern dünyada bunların içinde bir iş başarmak, akademik başarı vs de dahil edilebilir. Ama işte beyin bakıyor, bir yanda pubg oynayarak dopamin salgılatmak var, bir yanda sınava çalışıp dopamin salgılatmak var. Haliyle daha kolay yolu seçmeye başlıyor. Bu da bağımlılığa dönüşüyor.

Aynısı sosyal medya için de geçerli. Paylaşımlarına gelen likelar vs... Zaten sosyal medya uygulamaları da özellikle bu şekilde tasarlanıyor.

O yüzden telkinle, "tableti bilgisayarı elinden almakla" o kadar kolay adım atamayabilirsiniz. Mutlaka bir uzmanla ilerleyin.

Kısa vadede yapılabilecek en iyi hamle, spor gibi bir sosyal aktiviteye yönlendirmek. Ama o kadar kolay olmayacaktır muhtemelen direnecektir gitmemek için. Çünkü spor da endorfin, dopamin vb mutluluk veren hormonların salgılanmasını kolaylaştırıyor diyorlar.


Zorlamak ters teper. Çünkü bağımlılık öyle bir şey ki, bir konudan kurtulurken beyin yerine başka bir şey koyuyor. Atıyorum oyunu bıraktığında bu sefer fast food bağımlılığı başlıyor çünkü beyin sürekli kolay dopamin, endorfin vb salgılayacağı bir çözüm arıyor.

Dediğim gibi en iyi bir uzmanla çözersiniz. Ben kendi bildiklerimi ve okuduklarımı derledim ama elbette tıbbi bir bilgi değil bunlar. En iyisini doktor bilir.
  • anten  (03.02.23 10:11:57) 
Anten + 1.

YouTube'da Simon Sinek videosu vardır, mutlaka seyredin. Cep telefonu veya oyun bağımlılığı, çağ hastalığı. Belirtileri alkol veya uyuşturucu bağımlığı ile aynı, dopamin vs.

Bırakmak için ne yapmalı bilemiyorum. Bağımlılık ile ilgili tıbbi destek almak en doğrusu.
  • alfired  (03.02.23 11:46:33) 
[]

.mbox uzantısı sorunsalı

Arkadaşlar, yok mu bu gmail den indirdiğim maillerimin yedeğini açabileceğim bir nane? ve ya json formatında veriyormuş sanırım. Neyle nasıl yazsam en pratik şekilde okuturum? Bir ittirseniz devamı gelir..

Yazmadan geçmeyin. Teşekkürler, hadi görüşürüz.


 
mailini thunderbird uzerinde ac bence. oradan da export ettiginde yani save as dediginde istersen .eml olarak output alabilirsin ama direkt okunmuyor. html'i ayiklaman lazim. veya print dersin microsoft print to pdf secersin pdf ciktisi alirsin


  • nibba  (03.02.23 08:49:42) 
@nibba

Söylediğin mantıklı geldi. .mail şeklinde kaydetsem veya xml olarak atasam bir html sayfasında bir arama satırı bırakıp aratsam önüme düşecek şekilde ayarlamaya çalışacağım. Sanırım en kolay şekli bu olacak? Açıkçası ben o yedekteki maillere bir ara yüzden aratıp karşıma çıkartmak istiyorum. Tam olarak istediğim bu.
  • TATLIEKŞİ  (09.02.23 01:54:49) 
[]

Ölülerin çenesi açılır mı?

Dün rüyamda gördümde çok etkilendim ve merak ettim, ölülerin çenesi açılıp düşer mi?




 
Evet. Bu nedenle ülkemizde çeneyi kafaya bağlayıp o şekilde gömerler. Yurt dışında ise çeneyi buruna iple dikişle bağlıyorlar açık tabut tören varsa özellikle.


  • kurbanlik koyun  (03.02.23 01:25:23) 
Hangi aşama için sordunuz bilmiyorum ama bu bağlama işlemi genel olarak ölümün erken evresi için yapılıyor. Çene kasları gevşek durumdayken özellikle de yatış pozisyonunda çenenin doğal duruşu açık halde. Haliyle kişi ilk öldüğü zaman da çenesi açılmaya eğilimli oluyor ve bu hoş bir görüntü değil. Bunun için bağlanıyor. Ama bu çene kopup yere düşer gibi bir durum değil.

Bu durum dışında teknik olarak aralarında ligament ve kas bağı kalmayınca tüm kemikler "düşer" yani bazen filmlerde falan uzun zaman önce ölmüş insanların omurgalarını falan kaldırıp sallayabiliyorlar, böyle bir şey yok. Her kemik tekil, birbirleriyle bağlantısız. Sadece kafa eklemleri ölümden sonra bir arada kalmaya müsait, ancak çene kemiği ve başın diğer kemikleri arasında böyle bir eklemlenme yok haliyle kafatasının geneli ve çene kemikleri doğalında ayrı parçalar.
  • akhenaten  (03.02.23 13:54:45 ~ 14:00:57) 
Düşmekten kastınız kopup yere düşmesi değil diye tahmin ediyorum. Cevap evet, çene açılabiliyor. Gördüm.


  • invictae  (03.02.23 15:17:53) 
Açılır ve düşer. Yani çenenin kopup düşmesi için çok uzun yıllar geçmesi gerekiyor ama çenenin açılması evet, görülüyor. Bunu engellemek için ölüm henüz tazeyken başı bağlıyorlar. Bağlamazsan ağız açık kalıyor. Yurt dışında ölüp buraya getirilen bir tanıdığımızdan biliyorum.

Sonra da rigor mortis denen ölüm sertliği başlıyor zaten. Oradan sonra kapatmaya çalışırsan zarar verme ihtimalin yüksek. Gerçi "zarar vermek" burada doğru tabir mi bilemedim.
  • nawar  (03.02.23 16:21:12) 
[]

burada kadın ne diyor? (ingilizce)

youtu.be




 
She must have just found around a spot to lie in

edit: videonun genelini izlemedim. kedinin saklanmasına vurgu yapıyor gibi geldi, istifleyip istiflemediğini bilmiyorum. aksandan dolayı iki kelime de olabilir. ben izlediğim 5 saniyelik kısımda depoladığı bir şey göremedim.

onun dışında lay ve lie farklı verbler. "You lie down, but you lay something down. Lie does not require a direct object. Lay requires a direct object." Kedi kendisini lay ettiği için lie yukarıdaki cümlede doğru kullanım.
  • eileengray  (03.02.23 01:08:25 ~ 15:53:26) 
lie in değil lay in diyor. soteye saklanmak anlamında


  • slymene  (03.02.23 15:25:41) 
[]

Bu sistem 3d tasarım için nasıl?

- Amd Ryzen 9 7900 3.7 gHz işlemci
- MSI pro b650m - A AM5 anakart
- 2 x 16 DDR 5 RAM
- 1 TB NVMe SSD
- Geforce RTX 3080 Ti ekran kartı
- MSI MPG A1000G 1000w PSU

Sıvı soğutucu almalı mıyım? Başka önerileriniz varsa bilmek isterim.

 
3D tasarimla ugrasan arkadaslar daha net yanit verebilirler, ama bence uygun.
Yalniz Ryzen 7000 serisi DDR5 bellek kullaniyor, DDR4 degil.

Ote yandan, sahsen 3D render ile ugrasmadigim icin kesin konusamayacagim, ama bence CPU da 7900X yerine 7950X olursa iyi olur. Keza ozellikle 3D render gibi multithread uygulamalarda aradaki performans farki belirgin.
7900X yetecektir diye dusunuyorum, ama aradaki fiyat farkini karsilayabilecekseniz, 7950X'in performans farki verilen paraya degecektir.
  • malmoth  (03.02.23 00:47:36) 
Sistem güzel gözüküyor. Belki bu kadar üst düzey güncel bir işlemciyi ddr5 ile toplamak daha iyi olabilirdi ama DDR4 ve DDR5 arasındaki fiyat farkı performans farkına değer mi emin değilim, hatta bilmiyorum.

Bu işlemciyle baş edebilecek hava soğutma illaki vardır ama sıvı soğutucu nispeten sessiz olur, kasayı da daha derli toplu tutar. Ekran kartı markası yanlış olmuş ama muhtemelen farklı bir markanın 3080 ti kartıdır. Kasayı biraz büyük tutup güzel fanlarla iyi bir hava akışı yakalamakta fayda var. SSD nin nvme olacağını tahmin ediyorum. Okuma yazma hızlarını bilmeden yorum yapmak zor.
PSU fazla fazla yetecektir hatta belki oradan kısıp ddr5 e ya da daha büyük veya daha hızlı ssd ye yönelenebilir.

not: malmoth haklı, ben intel 12. nesil gibi ikisine de destek veriyor sanmıştım.
  • borumu  (03.02.23 00:55:20 ~ 00:57:40) 
borumu: Düzelttim.
DDR 5 olacak yanlış yazmışım. Evet NVMe olacak ssd.

  • Simrug  (03.02.23 00:56:30 ~ 00:58:22) 
[]

Yagmurda arabada olup,

Yagmuru izlemek, dinlemek benim cok hosuma gidiyor. Bunun icin sahile gitmisligim var.
Bi tek benim mi hosuma gidiyor? Siz de seviyor musunuz?



 
severim.


  • scholar  (03.02.23 00:26:49) 
ben de severim. yağmurda arabada oturmak hoş. trafikte olmayı da seviyorum gerçi. bi kere fırtınaya yakalanmıştım arabada


  • jelly bear  (03.02.23 00:37:50) 
Sevgili kişisi yanındaysa daha hoş olur.

Ama deniz manzaralı bi çadırda olmanın yerini tutmaz tabi
  • Mirket  (03.02.23 00:44:27 ~ 00:46:33) 
ben daha çok camı açıp uyuyakalmayı seviyorum yagmur yagarken :)


  • e mice  (03.02.23 01:06:20) 
severim


  • 2027  (03.02.23 09:18:49) 
[]

Sinirlenmek mi soğumak mı?

Biri daha birkaç saat önce size tatli davranıp guzel konusurken bir lafinizla tamamen uzaklaşıyorsa bu sinir midir yoksa soğumak mıdır?

Az bilgi verdiğimin farkindayim buradaki "bir lafın" ne olduğu olayı tamamen değiştirir. Ama aşırı büyük bi mevzu değil. Siz bir şeye kırılıyorsunuz karsi taraf farkinda degilken. kendinizce bi trip yapıp mesafe koymaya yönelik soğuk bi cevap veriyorsunuz ve anında karşınızdaki buzdolabına dönüşüyor ki normalde size karşı kibar ve samimi biriyken. Bu kadar sert donus olmasi uzdu biraz beni. Çok da tanıdığım biri değil davranışlarını kestiremiyorum. Ben de kırıldığım için akışa bıraktım konusmaya niyetim yok adım gelmedikce. Ama merak ediyorum sinirdir geçebilir mi yoksa incelip koptu mu?


 
Sogumak olur o.

Zaten mesele her seyin iyi gitmesinde. Çünkü taraflar kendilerini buna o kadar kaptirirlar ki siradan olabilecek bir durum bile soguk rüzgar estirtebilir.
  • Avoiding The Puddle  (03.02.23 00:16:46) 
Soğumak +1

Çünkü bi şeye kırılınca düzgünce söylemek yerine trip atıp mesafe koyuyorsa "liseli bu herhalde" diyip soğurum dümdüz.

Hayat iletişim kuramayan biriyle uğraşmak için çok kısa maalesef.
  • plutongezegendegilmi  (03.02.23 00:29:32) 
kırılmıştır. gidip şu şu yüzden sana öyle yaptım demen gerekir. soğumak olsaydı uzaklaşmaz aksine o an tepki verirdi.

insan sevdiğine kırılır, kırıldığı için uzaklaşır. sevmediğine tepki gösterir, canını yakmaya çalışır.
  • sassot  (03.02.23 01:05:14) 
Valla bence ikisi de olmustur. Misal ben karsi tarafin biseyi dile getirmeden kendince trip atttigini ya da klasik iliski taktiklerini falan denedigini farkedersem karsi tarafa uyuz olup ayni anda da buz gibi sogurum. Yani mesele ne soylediginden ziyade karsinin ne anladiginda.


  • j r r tolkien hayrani  (03.02.23 21:31:34) 
[]

Bilgisayarı siteden toplamak mı yoksa farklı sitelerden istemek mi?

Şimdi gördüğüm kadarıyla ikisinin de avantajı ve dezavantajı var.
Siteden topladığında onlar toplayıp deneyip gönderiyorlar. Ancak fiyatlar aşırı yüksek ve istediğin her parça yok.
Ben farklı sitelerden toplayıp istediğimde bu defa daha ucua geliyor, ama uyum sorunu çıkarsa tespit etmek gerekiyor. Yanılıyor muyum?


 
uyum sorunu neden çıksın ki? birbirine uyumlu parçalar belli zaten. burada önemli olan anakart. topladığın diğer bileşenlerin anakarta uyumlu olması lazım ama bu aynı siteden de alsan farklı siteden de alsan aynı şekilde geçerli... ben de farklı farklı sitelerden alıp kendim montajladım. google'da bir sürü pc toplama videosu da var, yaparsın, kolay.

sinerji.gen.tr'ye de bir bak derim bu arada.
  • motosiklet burclu adam  (03.02.23 00:37:09 ~ 00:37:46) 
[]

Vize için aşı kartı isteyen ülke kaldı mı?

Şengen ve ingiltere vizeleri için aşı kartı isteniyor mu?




 
şengende istenmiyor.


  • mysql34  (02.02.23 23:59:37) 
2 tane aşı kalktı mı yani


  • ShadowOfMoon  (03.02.23 01:20:08) 
[]

Şöyle lezzetli köfte tarifi olan var mı

Hı?




 
1 adet kabak ve soğanı rendeleyip suyunu süzün
Posasını bir kaba alıp bir diş sarımsak rendeleyin ya da bir küçük çay kaşığı kadar sarımsak tozu ekleyin
Oda sıcaklığında 1 adet yumurtayı kırın
3 yemek k zeytin yağı
4 yemek k galeta unu
350-400 g kıyma
1 tatlı k tuz
1 çay k toz biber, karabiber, kimyon, kekik

Elde yoğurup 20 dakika dolapta dinlendirin ve fırında pişirin.

——-


350-400 g kıymayı alıp minik minik doğradığınız kırmızı kapya biberler ile tuz ekleyip 15 dakika yoğurun.
Yine buzdolabında dinlendirin.
Çöp şişlere takıp şekil verin.
Yine fırında 200 derecede kontrollü pişirin.



——-

1. Tarifteki harcı yapıp çöp şişlere mini domatesleri ve küp kaşarları 2’şerli olarak dizip çevresine köfte harcını sarın.
Dışına ise ince şerit milföyü dolayıp yumurta sürün.
Bu da güzel oluyor ama uğraştırıyor.


Hepsini yapıyorum tarif soruyorlar, rica ederim.

Edit: Kıymalar oda sıcaklığında olsun.
Edit2: Düz köfte yapmak istediğimde ilk tarifteki kabağı çıkartıp aynen uyguluyorum.
  • ruhen hastayim ben  (02.02.23 23:39:43 ~ 03.02.23 00:01:57) 
Klasik anne koftesi yapiyorum ben.

Kiyma
Sogan (el rondosunda cekilmis ya da minicik dogranmis/rende tercihim degil)
Ekmek ici (Galeta unu tercihim degil)
1 yumurta
3 kasik siviyag (Kiyma cok yagliysa gerek yok)
Tuz, karabiber, kimyon)

Karistir, karistir, sekil ver, kizart bittii.

(Not: Karisimi hazirlayip, biraz dinlendirirseniz kofteniz daha lezetli olur.)
  • balpolen  (03.02.23 00:25:12) 
@balpolen'in paylaştığı klasik tarife 1 tatlı kaşığı kadar hardal, 1-2 tatlı kaşığı barbekü sosu ekliyorum ben.

Kıyma ve ekmek/galeta dışında her şeyi bir seferde rondoya atıp parçalıyor/karıştırıyorum, sonra kıyma ve ekmeğin üzerine ekleyip elde yoğuruyorum. Sonra fırında pişirmece.
  • kobuzchu kiz  (03.02.23 03:13:25) 
%40 dana döş, %60 dana ön koldan kıyma çektir. kilogram başına yumruk kadar bir soğan denk gelecek şekilde soğan rendele. suyuyla birlikte kıymaya ekle. kilogram başına silme bir tatlı kaşığı da tuz ile bir kez daha yoğur. daha sonra dolaba at bir gün beklesin.

ertesi gün at tavaya köfteleri. en harlı ateşte 1'er dakika iki yüzü de pişir. yanına da yeşil biber, sumaklı soğan yap. mis.
  • alperz  (03.02.23 11:00:20) 
kıymayı alırken dana kuzu karıştırıp az yağlı alın.


  • mikahakkinen  (03.02.23 11:58:21) 
Ananemin hilesidir, her şeyden önce 1 kilo kıymayı 1 bardak ılık suyla yoğurun. Tarif ne olursa olsun köfteler daha sulu, yumuşak ve lezzetli oluyor.


  • mavio  (03.02.23 17:49:14) 
%50 + %50 kuzu + dana kıymayı al. yağ oranı % 20 civarı olsun.
500 gr kıyma için 2 soğanı rendele, suyunu süz.
sonraki tüm aşamalar senin zevkinde.
  • ankarakecisi  (03.02.23 22:36:00) 
[]

Laptop wifi'ı görmüyor

Merhaba. Bugün eve internet bağlattım, telefonlar ve şirket bilgisayarım wifi'ı sorunsuzca görürken kendi bilgisayarım (eski, windows 8) bütün komşuların wifilarını görürken bizim evdekini görmüyor. (bu arada nerdeyse bütün apartman aynı internet sağlayıcısını kullanıyoruz, hepsini görüyor) internette önerilen her şeyi denedim ama fayda etmedi, ağ bağdaştırıcısını güncelledim vs vs. başka neler yapabilirim?




 
Belki modeminizin kablosuzu 5ghz ayarlıdır sizin eski laptop desteklemiyodur . 2.4 GHz seçip bir denersen çözülebilir


  • aligunal  (02.02.23 23:15:29) 
[]

bi şarkının hangi filmlerde kullanıldığını gösteren site

parçanın adını yazalım. hangi film,dizilerde kullanıldığını,hangi dakika ve sahnede kullanıldığını göstersin. var mıdır böyle bi site?




 
Tunefind var. Asıl amacı aslında spesifik bi film dizide şarkı bulmak ama şarkı üzerinden dizi film bulma özelliği de var


  • nundu  (03.02.23 00:05:21) 
imdb advanced search ile filtrelemeyi soundtrack olarak ayarlayıp şarkı adı yazıp aratırsanız o şarkının hangi yapımlarda kullanıldığını bulabilirsiniz. dakika ve sahne bilgisini göstermiyor ama.


  • south park in kapusonlu uyesi  (03.02.23 12:10:10) 
[]

TOEFL writing

Task 1 için notefull, paraphrase e gerek olmadığını, direkt pasajdan kopyalama yapılabileceğini söylüyor, diğer kaynaklarda ise tersi söylenmiş. Metinden alıntı yaparken paraphrase e gerek var mı?




 
[]

Udemy kursu

Merhaba arkadaşlar. Udemy'de kurs vermek herkes için mümkün mü? AutoCAD, Solidworks gibi çizim programları için kurs oluşturmak istedim. Öğrencilere, çalışanlara faydalı olabileceğini düşünüyorum. Mühendisim ama akademisyen, öğretmen değilim. Para için yapmayı düşünmüyorum. Sembolik olarak ücret düşük olabilir. Bu mümkün mü? Bu şekilde kurs oluşturan var mı? Teşekkür ederim cevaplar için.




 
mümkün. Belli teknik şartları sağlarsan (ses & video kalitesi) kursunu upload edersin. Bir onay sonrası yayınlanıyor, onay da içerik değil teknik kalite ve kurallara uygunluk oluyor işte. (başka yerin reklamını yapmama vb. kurallar)

support.udemy.com

Free de yapabilirsin paralı da, paralıda alt sınır var çeşitli kategoriler var istediğini seçiyorsun. Free olanda öğrenciler sana soru soramıyor, bi de galiba 2 saat limiti getirmişlerdi daha uzun şeyi bedava veremiyorsun.
  • nhk ni youkosu  (02.02.23 23:10:01 ~ 23:11:20) 
Youtube'a koyup soru/cevap gibi şeyler için discord açabilirsin belki bedava olsun istiyorsan. Hem daha çok kişi faydalanır hem de en kötü reklam gelirlerinden falan üç beş bi şey kazanabilirsin izleyenlerin cebinden para çıkmadan.


  • nundu  (03.02.23 00:00:32) 
Udemy ticari bir platform genelde ücret ister. Ama bazı eğitmenler ücretsiz kurs da koyuyor bu mümkün.

Yine de youtube ücretsiz içerik için daha doğru bir platform çünkü birçok insan youtube'u arama motoru gibi kullanıyor.
  • anten  (03.02.23 10:13:24) 
[]

Motivasyonsuzluk vol. 100

İlerisi için bir hayaliniz-hedefiniz var mı sizi motive eden ?
Öyle kesin hedeflerim hiç olmadı şimdi ise hevesimde yok.

Nasıl bir hayalim-hedefim olabilir ?
İş harici kalan zamanlar çok boş geçiyor.

Kitap mı okusam dizi mi izlesem ingilizce mi çalışsam dolaşsam mı derken gün bitiyor.

 
Ben bir gün kendi işimi kurmak istiyorum. Genelde bunu düşünüyorum. Maaşlı çalışmak ile iyi bir iş kurmak çok başka. Birileri her ay milyonlar kazanıyor. Yaş gençken bir şeyler yapıp parayı bulmak gerekiyor. Bunun heyecanını, hevesini yaşıyorum genelde.

Ben hepsinden biraz yapıyorum kafama göre. Almanca haber okuduğum da oluyor. Dizi açıp izlediğim de.
  • dissendium  (02.02.23 22:30:18) 
motivasyonsuzluk insan hayatında belli süreçte olur ancak dünyanın genel durumu, ekonomi, yaşadığımız dönemin sürekli tüketime yönelmesi vb. hepsi üst üste gelince daha da artan bir durum. yani insanın kendini motive etmesi gerçekten zor. sürekli bir şey yapma düşüncesi de insanın motivasyonun düşürüyor.


  • mikahakkinen  (03.02.23 12:01:59) 
Seni tenzih ederim ama ben motivasyon olaylarını biraz kerizlik görüyorum çünkü motivasyon diye bir şey yoktur bana göre çalışma disiplini vardır, çalışma disiplini için de motivasyona ihtiyaç yoktur. Misal amacım dünyanın sayılı rüzgar sörfcülerden biri olmaksa bunun için belli bir program çerçevesinde çalışırım, bu amaç için çalışmaya başlama motivasyonu beklemem. Yani "ya bugün ülkenin ekonomik şartları beni çalışmamaya yönlendiriyor ya da manita beni şutladı en iyisi bikaç ay bunalım yaşayayım da sonra motivasyon gelir illa ki çalışırım" demem, her şartta çalışırım, çalışmak için motivasyon beklemek benim için gerçekten kerizliktir, bu motivasyonun oluşmasını bekleyen insanlar da her zaman başarısız olur.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.02.23 12:11:11) 
[]

Babaya Almalık Akıllı Saat

İyi geceler,

Babaya hep akıllı telefon soruluyordu farklılık olarak akıllı saat sormaya geldim.

Adım sayısını vs merak etmiş fiyat/performans ürünü hangisi şu sıralar? Bileklik değil saat önceliği varmış bana BİM'e gelen saatleri sordu nasıl acaba diye. 1000 liraya kadar bileklik ya da saat önerirsiniz çok sevinirim.

 
Daha dün vardı o soru.

www.eksiduyuru.com
  • Mirket  (02.02.23 22:30:18 ~ 22:31:05) 
Huawei band 6 var bende adım sayımı başarılı saati andırıyor şekli önerebilirim. Tüm sensörler açık 10 gün falan gidiyor sarjı


  • aligunal  (02.02.23 23:13:21) 
[]

Ceket Tercihi?

Merhaba, yine ben ve yine bir kıyafet sorusu.

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz?

1) www.massimodutti.com

2) www.massimodutti.com

3) www.massimodutti.com (siyah olan)

Not: Fiyatı bir kriter değil.

 
Ben bunları giysem fakirim zannedip para toplarlar. İnsan içine çıkılacak gibi değil. Kötünün iyisi 3.


  • dissendium  (02.02.23 22:06:52) 
dissendium +1. beyaz ceket birseyle kolay kolay gitmez. ikincisi ise ceket degil, oversize pijama ustu gibi.


  • hot potato  (02.02.23 22:34:44) 
1 > 2
3'u gormemis sayiyorum

  • nibba  (02.02.23 23:20:36) 
1 ... •5678910111213• ... 11178   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.