sorgulama acı verici bir eylemdir, o güne kadar bildiğini sandığın şeyleri bilmediğini, hakikat diye inandığın şeylerin saçmalıktan ibaret olduğunu kabullenmek insan psikolojisinin kolay kolay kaldırabileceği bir şey değildir. Ayrıca doğduğun andan itibaren devlet seni güdülüyor, ailen seni güdülüyor, çevren-arkadaşların seni güdülüyor. Dolayısıyla sorgulamak, daha doğruyu daha mantıklıyı aramak, hayatını birlikte ya da kontrolü altında geçirdiğin tüm bu çevreye kafa tutmak anlamına da geliyor.
dünya inandığı şeyin ne kadar zırvalık olduğunun farkında olan dindarlar, düşüncelerinin ne kadar aşağılık ve vicdan yaralayıcı olduğunu bilen ırkçılarla dolu. ama inandığı/düşündüğü şey kendisini tam olarak tatmin etmese bile sorgulamaya yanaşmıyor, çünkü yukarıda söylediğim sebeplerden bu inancı/düşünceyi terk etmekten korkuyor. o yüzden ne zaman mantıklı bir şeyler düşünse şeytan vesvesesi, vatan hainlerinin kafa karıştırması, küresel güçlerin telekinezisi gibi avuntulara sarılıp bilişsel çelişkisini bastırıyor.
cehalet mutluluktur doğru. sonsuza kadar 14 yaşında huri yiyecem diye kendini patlatan adamlar emin ol çok mutlu ölüyor. ama cehaletin kimseye zarar vermediğini söylemek mümkün değil. arkadaşların masumca iç huzuru ve mutluluğu koruma yolu olduğunu iddia ettikleri cehalet aslında hem kişinin kendisine, hem yaşadığı topluma hem de tarihsel birikime ihanettir.
0