bütün çocukluğum bisiklet üstünde geçti. bir iki ay yada yıl demiyorum bakın bütün çocukluğum iki teker üstünde geçti. Evdeki koltuktan fazla bisiklet selesine oturdum. Bisikletin üstünde yemek bile yedim. Bisiklet benim kendi organım kendi elim ayağım gibi bişey oldu yani. Hiç şu sele olayına ekşi sözlükteki kadar takılmadım. Bisikletin stock selesi işimi görüyordu. Açıkçası ya bu sele de çok rerero diye aklımdan bir düşünce dahi geçmedi hiç. Bisikletin lastiği, freni, vitesi, rulmanı, kablosu mevzu bunlardı benim için. Jellisi, kanallısı, kanalsızı, kalını, incesi ne bu ya. Binin gidin işte :D
Özet; öyle bir üçgen yok efendim. Sıkıntı yaratmaz bininiz, faydalıdır bisiklet.
0