[]

İstanbul'da Yaşamak, İş Değişikliği v.s.

Selamlar,

Şu anda bir dershanede İngilizce öğretmeni olarak çalışan İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu 27 yaşında birisiyim.

Okula başladığım andan itibaren hedefim hep özelde öğretmenlik oldu ve bu hedefime sorunsuzca ulaştım. Şu an çalıştığım kurumda her şey dört dörtlük gidiyor. Maddi manevi her şey planladığımdan daha iyi durumda.

Ancak beni düşüncelere sevkeden bir sıkıntı var o da mutsuzluk. Adını tam koyamıyorum ama işimden mutlu değilim. Mutsuzluğumun sebebi ise öğretmenliğin kendisi. Meslek olarak öğretmenlik beni tatmin etmiyor. Bu kadar planlı ve programlı bir işi yapmak, aynı şeylere defalarca tekrarlamak çok sıkıyor beni.

Şu anki performansımı korursam maddi yönden işimin beni fazlasıyla tatmin edeceğinden şüphem yok ama manevi yönden bir tatminsizlik söz konusu.

Bu aralar bir çılgınlık yapasım var. Ağustos ayında askere gidip, gelir gelmez de özellikle dış ticaret alanında iş bakmak ve öğretmenliği bırakmak istiyorum. Şu anda güneyde bir büyük şehirdeyim ama gönlümde yatan aslan da İstanbul.

İstanbul'a birkaç kere yaptığım kısa süreli ziyaretler dışında hiç gitmedim. Uzun vadeli olarak orada kalmadım ama şehir beni çok cezbediyor. Oraya gidersem çok daha iyi, çok daha sosyal bir hayatım olacakmış gibi geliyor. Ama aynı zamanda korkuyorum da.

Şöyle kendime bir baktığımda insanların ulaşmak için can attığı bir mevkideyim ama burun kıvırıyor gibi görüyorum kendimi. Ama mutlu olmadığım bir işte de bir ömür çalışmak işkence gibi geliyor.

Siz olsanız ne yapardınız?

 
nick-soru uyumu 1500. biz simdi sana gitme! birakma! desek de, sen gidecen.


  • compadrito  (20.11.12 22:09:28 ~ 22:09:50) 
çalışan alete çomak okulmaz. parası iyi, huzurlusun işte, rahatsın. ve hiç bilmediğin bir şehre hiç bilmedğin bir hayata atılıp geleceğini sikme ihtimalinden bahsediyorsun.

bence askere gitme. senelik izninde istanbul'a gel. bir oda kirala. birkaç kez metrobüse falan bin. sokakta çarpıştığın adamdan önüne bakmadın diye küfür ye falan. herkesin yüzündeki o stresi mutsuzluğu gör. sonra düşün.

istanbul dışunda bir şehirde yaşayamam ben artık ama keşke istanbul'u hiç görmeseydim diyorum çoğu zaman. insan bilmediğini aramazmış...

ha bir de her şeyin süper gidip ticarette deli paralar kazanıp hayatının şansını da yakalayabilirsin. onu bilemem. kimse bilemez.
  • sen git ben geliyorum  (20.11.12 22:09:43) 
ben olsam istanbul'da, aynen dediğin gibi bi dış ticaret işi bakar ve bir yandan yüksek yapardım, işletme ya da foreign trade olabilir..

ama, şöyle bişey var hocam; şu an alıştığın hayatı, rahatı, rehaveti riske atabilecek g.t sende var mı? asıl soru bence bu. varsa sorun yok. çünkü atıyorum şuan 4 yıllık bi ing öğretmenisin desek, 100 birim kazandığını düşünelim ayda.. istanbulda dış ticaret/ithalat falan gibi bi konuda yeni işe başlamış bi adam o parayı kazanabilir mi? bence zor. ayrıca x dili edebiyatı mezunu birçok yakınım dış ticaretle uğraşıyor, belirteyim.

ikinci bir alternatif olarak, önce istanbulda öğretmenlik yapıp, bi yandan yüksek yapmak daha soft bi geçiş olabilir.. fikirlerim bu kadar..
  • hope ender  (20.11.12 22:11:19) 
Aslında olay sadece İstanbul gibi algılandı ama ticaret işinde dünyanın dört bir yanında çalışabilecek cesareti de özgürlüğü de olan bir insanım. Sadece gönlümden geçen yer İstanbul ama dünyanın her yeri olabilir.

Esas konu iş değişikliği ne derece mantıklı görünüyor sizce?
  • hayattan sikilan adam  (20.11.12 22:12:22) 
hope ender +1 ve ekliyorum:

burası tutmazsa,eski düzeninizi yakalama olasılığınız yüksekse denenebilir bence.öyle çok ahım şahım bir yer değil istanbul,ama evet türkiye'deki diğer şehirlerden daha iyi bir sosyal yaşamınız olur büyük ihtimalle.bunun yanında eğer ben büyük şehirin dalaveresiyle uğraşamam derseniz hiç gerek yok denemenize.misalen sabah yarım saatte gittiğim yolu az önce 2 saatte geldim.
istanbul'a geldiniz yaş oldu 28,1 sene denediniz 29 oldunuz.29 olduğunuzda 27'deki gibi olacaksanız ne ala,öbür türlü sıkıntı.
ama sıkıntı çekilmeden de güzel günler gelmiyor be örtmenim!
  • nodrap  (20.11.12 22:28:46) 
belkide hedefine ulastigin icin sikildin. suanki isinle ilgili baska bir hedef koysan kendine?


  • cogito ergo sum  (20.11.12 22:41:00) 
Hedefleri hiç bitmeyen biriyim. Şu anki işimle ilgili hedeflerim de zaten var. Ama dediğim gibi meslek beni düşündüğüm gibi tatmin etmiyor. Beni sıkan da bu.

Düşündüğüm adımı atarsam ve umduğum gibi olmazsa ne olur diye soruyorum kendime..Şu anki konumumdan daha kötü bir konuma geleceğimi düşünmüyorum. O nedenle de biraz rahat davranabiliyorum.
  • hayattan sikilan adam  (20.11.12 22:42:36) 
İstanbul bir hedef olamaz bence, tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor senin planda.

Eğer gerçekten iyi kazanmıyorsan, ki bu 4000 civarından fazlasına denk geliyor -bence-, İstanbul'da yaşamak dediğin olayın keyiflerinden çok seyrek faydalanabileceksin, arda kalan %96'lık zaman diliminde de hayatın koşturmaca, hava kirliliği, kalabalık, trafik ve güvenlik endişesi içerisinde geçecek.

Sosyal hayatı şöyle söyleyeyim: işine yakın evler hep pahalı ve depreme dayanıksız. Depreme dayanıklı evler hayvan gibi pahalı ve işine uzak. Hem depreme dayanıklı hem işine yakın evler astronomik pahalı. Sabah işe gitmek işkence. Araban varsa trafik, yoksa otobüs metrobüs. Akşam eve gitmek öyle bi işkence ki, eve gider gitmez zınk diye uyuyorsun. Haftasonu bişi yapayım desem, mesela arkadaşım Kadıköy'de, ben Eyüp'teyim, orta noktada buluşana kadar 1 saat falan geçiyor, zaten buluştuğumuz anda da herkesin canı çıkmış oluyor, bi bok yapasın gelmiyor.

22 yıllık istanbullu olarak (bu arada başka şehirlerde ve yurtdışında da yaşadım), kesinlikle tavsiye etmiyorum. Ha yurtdışına git, işte o bir hedef, emin ol zorluklarına da değer.
  • roket adam  (20.11.12 23:19:38) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.