[]

Erkek kedi kısırlaştırma koku bırakma sorunu

2yaşında erkek bir kedim var. geçen hafta kısırlaştırıldı. heryere kokusunu bırakıyordu kızgınlık dönemi olduğundan. lakin 2gündür yine heryere kuyruğunu titrete titrete fıskiye gibi fışkırtıyor şerefsiz. acaba derdi nedir bir fikri olan varmıdır




 
Kısırlaştırdınız ama beynini aldırmadınız ki. Beynini de aldırırsanız belki o zaman duygularını tamamen öldürebilirsiniz. Evet.


  • greenish  (12.04.12 01:49:39) 
heryerde bas bas kısırlaştırılması gerektiği, çiftleşememesinin ona daha çok zarar verdiği yazıyor siz neyin derdindesiniz niye duygularını öldürelim. hayır yani verecek bir cevabınız yoksa niye laf sokma telaşındasınız


  • sabor  (12.04.12 14:27:15) 
Laf sokmuyorum. Doğruları söylüyorum. Sen onun topişlerini de kestirsen o yine koku bırakacak. Tamamen ve hakikaten duygusal çünkü bu yaptığı.Bunu anlayamıyorsan... Anlayıp da kabullenemiyorsan...


  • greenish  (15.04.12 00:56:37) 
grenish haklı. siz sonuçta içgüdüsel davranışlarını aldırmadınız sadece üreme yeteneğini elinden aldınız. o hala normal bir kediymiş gibi davranıyor, davranacaktır.


  • bilalbaryakrat  (15.04.12 01:06:30) 
yazılanları gülerenk okuyorum. duyguları varmış. seks filan istermiş kediler. :)) insan mı bu?

duygu filan yok arkadaşlar. 2 yaşına kadar kısırlaştırılmamış olan bu kedi oraya buraya çiş yapma "davranışını öğrendi". bir kedi öğrendiği davranıştan zor vazgeçer.

bu davranışından vazgeçirmek için bişiler yapın. yalnız şanslısınız ki artık çişi kokmayacak. kokar da eskisi gibi kötü kokmayacak.
  • mea maxima culpa  (15.04.12 01:45:14) 
hayvanların duyguları yok evet. biblo çünkü onlar. çiftleşemezler çünkü evimize kapatıyoruz ve kendimize bağlamak için de kısırlaştırıyoruz. evimize neden alıyoruz? çünkü sokak tehlikeli, perişan oluyorlar, onlara iyilik yapıyoruz. sokağı onlar için yaşanmaz hale getiren de uzaylılar bu arada, biz onları bu durumdan kurtarıyoruz. bir de çoğalma sorunu var tabii, onlar çoğalmasınlar ama biz tavşan gibi çoğalalım, bizi kimse kısırlaştırmıyor nasıl olsa. dünyanın hakimi biziz evet. yaşasın insanoğlu.


  • Demet  (15.04.12 02:52:43 ~ 02:53:37) 
evet işte kedi besleyenler ile uzaktan ahkam kesen diğerleri arasındaki fark da böyle birşey işte :)

herkesin aklı fikri kedileri seviştirmekte. ben sevişemiyorum bari kediler sevişsin. ben sevişmek istiyorum o zaman kedi de ister :)

bu konu duyuruda ve çeşitli ortamlarda belki 100lerce defa tartışıldı. ne yazayım ben şimdi buraya?

evet haklısınız kediler de sevişsin, şeker de yiyebilsinler. benim yazdıklarımı okumadınız bile. ne gerek var. sevişmek daha önemli :) sevişelim. herkes sevişsin.
  • mea maxima culpa  (15.04.12 10:01:14) 
evet işte kedileri kendi malı haline getirenlerle onları özgür bırakanlar arasındaki fark da böyle bir şey işte.

7 yaşından beri kedi besliyorum. hiç bir zaman da beslediğim kedileri kısırlaştırmadım. büyüdüklerinde onları bahçeye-sokağa salıp orada ilgilenmeye devam ettim. şimdiye kadar hiç birinin başına kötü bir şey gelmedi. yaşadığımız yerin de bunda etkisi var tabii, bir trafik akışı vs. yok. şu andaki kedim de sokakta yaşıyor gayet mutlu, özgür. istediği zaman geliyor gidiyor. benim anlatmaya çalıştığım buydu. sokağı onlar için yaşanmaz hale getirdikten sonra onları da kendi yaşamımıza uygun bir hale sokuyoruz ve doğalarını bozuyoruz.

@mea maxima culpa burada defalarca tartışıldığı için sonunda patladım zaten. hiç bir şey anlamamışsınız demek istediklerimden, neyse. siz onlar insan mı diye dalga geçin. buraya bir şey yazamadığınız zaman kişiliğe saldırarak işin içinden çıkıyorsunuz. cevabınızda 8 kere sevişmek sözü geçiyor, kimin sevişmekle kafayı bozduğu ortada :)
ben sevişemiyorum o zaman kediler de sevişmesin diye düşünüyor olabilirsiniz tabii, sizin mantığınızla yola çıkarsak...
  • Demet  (15.04.12 15:24:24 ~ 16:21:01) 
sayın @demet ve diğer arkadaşlar yazdıklarımı üzerinize alınmanıza gerek yok. kaç senedir duyuruya giriyorum ve durmadan kedili duyuruları okuyor-elimden gelirse yardımcı olmaya çalışıyorum. hep aynı konular, defalarca konuşuldu. herkesin derdi aman kediler sevişsin. sanki kediler insanlar gibi bilinçli ve seksten zevk alıyor falan filan. defalarca yazıldı.

istanbulun göbeğinde, en kalabalık semtlerden birinde cadde üzerinde oturuyorum. etrafın yeşillik, çiftlik cennet gibi olduğu bir ortamda kedilerimin, köpeklerimi özgürce koşup oynayacakları, istedikleri zaman eve girecekleri ütopik bir ortamda ben de yaşamak isterdim. ama olmuyor, olamıyor.

ama bu şartlarda kedilerimi sokağa bırakmam cinayet olur. idealleriniz uğruna kedilerimi mi öldüreyim, sakatlayayım ve de her sene onlarca yavru yapıp sokağa salayım anlamıyorum ki derdiniz nedir? bunları söylüyoruz sonra nedense bir de biz kötü oluyoruz. siz mükemmel insanlar, humanist hayvanseverlersiniz, biz naziler gibiyiz kedileri kısırlaştırıp kötü emellerimize alet ediyoruz.

ayrıca evdeki kedilerimi doğurtup çoğaltıp sonra da bir de onları yuvalandırma derdine düşmektense yine sokakta aç bilaç evsiz olan başka kedilere yuva bulmayı tercih ederim.

bunları da yaz yaz bıktım artık. zihniyetler hep aynı. kedilerin bilmem nesine engel oluyorsunuz. buyrun sokakta bilmem nelerine engel olmadığım binlerce perişan yavru var. onlar için sevinin yeter.

bu ucuz laflar gerçekten beni artık kötü yapıyor.
  • mea maxima culpa  (15.04.12 17:08:16) 
@mea maxima culpa haklısınız, siz elinizden geleni yapıyorsunuz ama bu çözüm değil. ve onlara yardım edelim derken doğalarını bozduğumuz da bir gerçek, ne kadar kabul etmesek de. çiftleşmek içgüdüsel bir şey olabilir ki insanlarda da durum aynı öyleyse, bizim anladığımız anlamda bir duygu değil belki ama bunun dışında o hayvanlar için doğal ortamda yaşayamamak büyük bir eksiklik. hayatı boyunca başka bir kedi görmeyen, eve kapatılmış, evden dışarı çıkarıldığında travma geçiren hayvanlar bunlar.

meselenin temelinde şehirleşme sorunu var. özellikle metropollerde biz bile zor hayatta kalırken, hayvanların yaşaması mümkün değil. sokağı yaşanmaz hale getiriyoruz derken de bunu kastediyordum. eve kedi alıp kısırlaştırmak bunun çözümü değil, sonuçta en fazla kaç kedi alabilirsiniz ki evinize? bu kapitalist sistemde yoksullara yardım dağıtmaya benzer, bu meseleyi çözmez, yoksullar yoksul olmaya devam ederler ama siz vicdanınızı rahatlatırsınız. (bir bakıma bu kısırlaştırma mevzusu malthus'un yoksul nüfusu azaltmak için önerdiği faşist yöntemlere de benzer, oysa ki o iyilik yaptığını düşünüyordu) belki bir-iki kediye bakmaya, beslemeye harcadığınız emeği ve zamanı bu saçma şehirleşme politikalarına karşı mücadele etmeye harcasanız daha çok insanın ve hayvanın yaşamını mümkün kılarsınız.

evet naçizane ucuz çözüm önerilerim bunlar.
  • Demet  (15.04.12 17:43:26) 
Sonralardan gelen edit: Birincisi kedim british shorthair cins bir kedi yaşam ortamının ev olduğu sokağa salınmaması gerektiği yaşayamadığı biliniyor. ikincisi kediyi durduk yere keyfimden kısırlaştırmak gibi bir niyetim de yok onun için üzülüyoruz çiftleşmesi için bir ortamı yok böyle daha mutlu olacağı inancındayız
ve son olarakta kedinin kızgınlık döneminde koku bırakma sebebi çiftleşme içgüdüleri ve etraftaki dişi kedileri çekmek, kendi bölgelerini işaretlemektir. Testosteron salgılamayan bir hayvanda neden bu tür birşeyin devam ettiğini sormuştum lakin konuyu öyle yerlere çektiniz ki bravo diyorum. Bu gün görüştüğüm bir veteriner buna sebep olan şeyin kedinin vücudundan henüz tüm testosteronun atılmadığını bunun zamanla azalacağını söylüyor. Gayet açık ve net sanırım

  • sabor  (16.04.12 20:29:32) 
konu başka yerlere çekildi ama ben cevap vermiştim.

kediniz oraya buraya çiş yapma alışkanlığını kazandı ben o sebepten olduğunu düşünüyorum. kediler kazandıkları alışkanlıklardan zor vaz geçerler.

elbette ondan önce veterinerinize danışın, bir muayene etsin. bir terslik olmasın operasyondan sonra.
  • mea maxima culpa  (16.04.12 22:02:46) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.