vallahi ben yönetmen yönetmen izlemeyi tercih ediyorum. Beğendiysem bir filmini, diğer filmlerini araştırıyorum. Hayatı hakkında da bir şeyler okuyorum ediyorum böylece mesela bir hafta tarantino haftası, bir hafta nuri bilge haftası gibi oluyor hem izlediklerim bir düzene oturuyor, aklımda kalıyor hem de ya şu kimdi sorusundan kurtuluyorum çokça.
beğendiğiniz filmler için de bu şekilde devam edebilirsiniz bence;
inglorious basterds'ı beğendiyseniz, tarantino'nun diğer filmlerine bakın: izlemediyeseniz rezervuar köpekleri ve pulp fiction'u kesinlikle beğenirsiniz.
semih kaplan: bal'ı beğendiyseniz yumurta ve süt'ü mutlaka izlemelisiniz sonuçta filmler yusuf üçlemesi diye geçiyor.
godfather I i ve Apocalypse Now'ı beğendiyseniz aynı yoldan gidelim, ikisi de coppola filmi sonuçta: The Outsiders.
böyle böyle gidiyor işte. bu yönetmenler bitince, başka birine geçiyoruz. bunu yaparken de onların etkilendikleri, tavsiye ettikleri, izlediklerini söyledikleri yönetmenleri denemeye değer.
bu kitap okurken de aynı aslında, sanki biz bir kaledeyiz ve kitapları filmleri üzerimize fırlatıyorlar biz de yakaladıklarımızı izliyor beğendik/beğenmedik diye yorum yapıyoruz. Oysa film izlemek/kitap okumak / müzik dinlemek ormanda ağaçtan ağaca gezinmek gibi olmalı, dalları iç içe geçmiş yerlerden başka ağaçlara geçip, yeni şeyler keşfetmek oralarda dolaşmak, sıkılnca inmek, başka bir ağaca tırmanmak gibi. (yuh acaip örnek oldu)
gibi.
0