İstanbulda anksiyete bozukluğu için hekim önerisi (online da olabilir)
kitap arasında kalmış silgi tozu
Merhabalar. Üzgünüm çok uzun oldu ancak bir çözüm bulamadığım için içimi dökmüş gibi oldum.Annem 64 yaşında ve anksiyete bozukluğu ve panik ataktan müzdarip. Bunun dışında kendisinin tansiyon ve tiroid rahatsızlıkları var, ilaçlarını kullanıyor. Çok uzun zamandır antidepresan olarak cipralex de kull
Merhabalar. Üzgünüm çok uzun oldu ancak bir çözüm bulamadığım için içimi dökmüş gibi oldum.
Annem 64 yaşında ve anksiyete bozukluğu ve panik ataktan müzdarip. Bunun dışında kendisinin tansiyon ve tiroid rahatsızlıkları var, ilaçlarını kullanıyor. Çok uzun zamandır antidepresan olarak cipralex de kullanıyor. Ancak hiçbir zaman düzenli bir psikoterapi almadı, kısa süreli bir iki psikiyatr randevusundan sonra kullanmaya başlamıştı, ara ara da gidip doz kontrolü vs yapılıyor. Birkaç kere kafasına göre bırakmaya çalıştı ve tabii çok kötü etkilendi, uzun bir süredir bırakmaya çalışmıyor.
Ben ve abim işinde gücünde çok şükür bir problemi olmayan evlatlarız. Bizimle ilgili dert ettiği bir durum yok. Babamla araları çok iyi, birbirlerini çok sever ve anlaşırlar. Babam çalışmaya devam ediyor bu sebeple evde kalıp annemi darlaması gibi bir durum yok. Çok şükür kronik bir sağlık problemimiz yok.
Annem ev hanımıydı çalışmadı. Biz yuvadan uçunca hobisiz amaçsız kaldı gibi geliyor bana, ancak bunun yerini doldurmak için hiçbir şey yaptıramıyorum. Hobi edinmeye çok kapalı. Anksiyete seviyesiyle ilgili birkaç örnek vermem gerekirse:
- Dönemsel olarak birkaç gün veya hafta süren ataklar geçiriyor. Bu dönemde tansiyonu hep yüksek oluyor. İçinde nitelendiremediği bir korku olduğunu söylüyor. Tansiyon aletiyle tansiyonunu ölçmekten bile korkuyor. Aslında en temel problemimiz bu. Çünkü yaşam kalitesini etkiliyor, devamlı mutsuz ve sıkıntılı, çarpıntı hissi var. Allaha çok şükür hayatı tehdit eden bir rahatsızlık değil ancak böyle olunca da hayatı zorlaşıyor.
- Gün içinde evde yalnız kalabiliyor ancak akşam yalnız uyuyamaz. Başka bir evde gündüz de tek kalamaz. Ben yurtdışında yaşıyorum, isterim ki canı istediği gibi gelsin kalsın, nasılsa çalışma yükümlülüğü izin alma sıkıntısı vs yok. Ancak ben veya eşim işe gittiğimizde evde tek kalamayacağı için gelmiyor.
- Babamdan veya bizden duyduğu herhangi bir ters söz olursa, ki sık bir senaryo değil, iki üç günü direkt çöp olur, cevabını verip kızıp es geçemez. Bunu anlayabiliyorum ancak en ufak şeyde dahi ağlar ve konuyu bambaşka negatif şeylere bağlayıp kendini daha da sıkıntıya sokar.
- Misal veriyorum dışarıda isek, sen burada dur bir tuvalete gidip geleyim desem, yalnız kalamaz.
- Beni ararsa ve duymazsam yarım saat filan haber alamazsa tansiyonu fırlıyor. Eşimi arıyor. O gün haberleşmiş olmamız veya şüpheli bir durum olmaması bunu değiştirmiyor.
- Sık sık tam kan tahlili filan yaptırmaya gidiyor, gitsin, gitmemesinden iyidir tabi. Ancak mesela sınırda düşük veya sınırda yüksek değerleri olunca bunu inanılmaz derece takıyor, iki gün bunu düşünüyor, eski tahlilleri ile karşılaştırıyor, eşim hekim, ayrıntılı şekilde açıklayıp önemli olmadığını söylese de çok ikna olmuyor, o umursamıyor diyor.
Gezmek iyi geliyor, her yıl bir hafta on gün ben bir gezi planlayıp gezdiriyorum. Ancak gezilerde kesinlikle benim olmam gerekiyor. Ben olmadan turlara vs gönderemiyorum.
Daha birçok örnek vardır bunlar aklıma gelenler. Belki kulağa hafif gelir ama hayatını ciddi etkilediğini söyleyebilirim. Çünkü her ay 4-5 gece acili ziyaret etmesi var desem abartmış olmam. Babam da beni arayıp annenin durumunda bir çözüm bulalım diyor, elim kolum bağlı kalıyorum. İlaç kullanmasına rağmen bunları yaşıyorsa ve terapi gibi yöntemleri de istemiyorsa ne yapabileceğimi bulamıyorum. Dışarıdan bakıldığında panik atak veya kaygı yapmasını gerektirecek somut bir problemi yok. Bu sebeple psikoterapi ile çekirdek sebebi bulması gerekir diye düşünüyorum ama bilmiyorum doğru bir düşünce mi.
Bunları aşabilen biri var mı, aşmak mümkün mü onu da bilmiyorum. Terapistler hep aynı soruları soruyorlar, çocukluğumu soruyorlar benim çocukluğumda hiçbir şey yoktu filan diyor, oysa ki illa ki vardır. Terapistten duyacağı herhangi negatif bir şeye de çok mesafeli, yıllar önce birine götürdüm adam davranışların normal olmadığını üzerine çalışılması gerektiğini ifade edince bir daha gitmedi.
Ona böyle mesafeli hissettirmeyecek, biraz genç, enerjisi yüksek, anlaşıldığını hissettirecek biri lazım sanırım.
Bunları aşan oldu mu, ebeveynleriyle benzerlerini yaşayan oldu mu veya herhangi bir terapist veya başka bir önerisi olan varsa duymaktan mutlu olurum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu (
2 saat)