2 yıldır birlikteyiz. 22K, 30E. Ev işlerine genellikle ben bakıyorum. Tadilat ve tamirat işleriyle alışveriş genel olarak bende. Birbirimizi severek evlendik. Düğün masraflarını ve beyaz eşyayı ben karşıladım. İlişkinin başında ev eşyası konusunda sıkıntı yaşıyorduk ama sonunda lanet olsun diyerek k
2 yıldır birlikteyiz. 22K, 30E. Ev işlerine genellikle ben bakıyorum. Tadilat ve tamirat işleriyle alışveriş genel olarak bende. Birbirimizi severek evlendik. Düğün masraflarını ve beyaz eşyayı ben karşıladım. İlişkinin başında ev eşyası konusunda sıkıntı yaşıyorduk ama sonunda lanet olsun diyerek karşı tarafın istediği eşyayı almış bulundum. Bugün bile hala benzer meselelerde problem yaşıyoruz.
Örnek vermek gerekirse bulaşık makinesi sabununu, çamaşır makinesi deterjanını ve yumuşatıcı tercihlerimi beğenmiyor. Geçtiğimiz yıllarda carrefour'dan tursil almıştım, beğenmedi, bim'den aldığım ve 10 yıldır kullanmakta olduğum deterjanı beğenmiyor, leke yaptığına inanıyor, ciddi ciddi sıvı sabun kullanıyor. Yemeklik pirinç alıyorum, onun bile kalitesiz olduğunu iddia ederek kötü olduğunu söylüyor. Kalite yargısı fiyat etiketinden ibaret. Evlenirken arçelik mi alalım, siemens mi uzun süre tartışmıştık. Ona nazikçe beko'nun da, altus'un da, arçelik'in de aynı şirketin farklı markaları olduğunu, hatta siemens ile profilo'nun da aynı şirket olduğunu içlerindeki yedek parçaların bile birbirleriyle uyumlu olduğunu anlattım. İlle de siemens isterim diye tutturdu. Ana akım bulaşık sabunlarının 5 litrelik sabunlardan daha iyi leke çıkardığına inanıyor. Gratis'i bile yabancı marka sandığı için tercih ettiğini iddia edebilirim ama kanıtlayamam. %90'ı su olan kremlere dünya para ödeyip sihirli iksir mucizesi bekliyor. Banyoda argan yağlı duş bakım jelinden fransızca kozmetik ürünlerine, korece seruplardan chicken translate ile yazılmış her şey var.
i.ibb.co Yeni bir şeyler almak için eski her şeyi çöpe atmaya çalıştığını, bir şeyleri çöpe atarak yenisini almak için bahane yarattığını düşünüyorum. Geçtiğimiz günlerde bir tanıdığımızdan 4'lü tencere takımı getirdim, hemen eskisini çöpe atmaya kalkıştı. Eski tencerenin tabanının kalın olduğunu, ısı kütlesinin daha fazla olduğunu, et mühürlemek istediğinde daha iyi performans vereceğini, yeni tencereninse buna uygun olmadığını anlattım, ancak (şimdilik) atmaktan vazgeçebildi. İleride nasıl bir bahaneyle geleceğini kim bilir. Evdeki düdüklü tencere bir dönem, pazardan rastgele seçilmiş conta ile değiştirildiği için düdüklü tencerelik vasfını yerine getiremiyordu. Yenisini alıp eski haline getirdim, geçtiğimiz günlerde düdüklünün de "zaten bozuk olduğunu" yenisini almak gerektiğini vs söyledi. Hülasa bıktım. Her gün saç baş yoluyorum. Nerede pahalı ve kalitesiz bir şey varsa gidip onu buluyor. Bazen kasıtlı yaptığını düşünüyorum.
Siz olsaydınız böyle bir durumda ne yapardınız? Kendini bile bile keriz yerine koydurmaktan hoşlanan, tüketim çılgını biriyle aynı çatı altında daha ne kadar kalmak isterim şüphelerim var. Yapamıyoruz diyip ayrılmalı mıyım?