kediler sokakta kalmasın diye, sahiplendirmek için cesaretlendirmeyi anlıyorum.
kediler çok harikalar. bu hayatta en sevdiğim şey kediler. kedilere aşığım ve tapıyorum. kedi sevgisi bambaşka bir şey. evlat gibi. gibi değil evlat benim için. canım yavrularım. her şeyim onlar. o bağ mükemmel. verdikleri his mükemmel. yaşama amacım haline geldiler.
ancak büyük bir sorumluluk.
ben gerçekçi olmaya geldim. çocuklar yavru kedi istiyor diye sahiplenilen kediler en geç 2 yaşında falan sokağa geri bırakılıyor. eve alışmış kedi de sokakta yapamayıp korku ve stres içinde ölüyor. yaşı büyük kedileri kimse sahiplenmek istemiyor.
benim 2 kedim var, 6 yaşındalar. ikisi de 6 aylıklardı eve getirdiğimde. ikisi de tekir. birisini sokaktan aldım, birisini arkadaşım bıraktı gitti. ikisini de deli gibi seviyorum, canımı veririm.
kedi bakmak köpek kadar zor olmasa da sanıldığı kadar kolay değil. kediyi hiç büyümeyen bir çocuk gibi düşünün.
durdan, yapmadan anlamayacak. eşyaları tırmalayabilir, kırabilir, düşürebilir. elbiselerinizi delebilir, kollarınızı ve hatta yüzünüzü bile çizebilir. sadece saldırgan kediler değil, oyuncu kediler de bunları yapabiliyor. hatta sakin minnoş bir kedi bile sırf sizin peşinizden ayrılmamak için, size sırnaşmak için birden sırtınıza atlayabilir. tutunamayıp sırtınızı çizebilir.
her yer tüy olacak ama her şey yani. koltuklar, halılar, sandalyeler... belki gelip yemeğinize salça olacak. geceleri kudurması gelecek çünkü gece avlanan hayvanlar. ansızın evin içinde koşturmaya başlayacak ve uyutmayacak. kapıyı kapatırsanız bağıra bağıra miyavlayacak. tuvalete bile girseniz kapıyı kapatamaz hale geleceksiniz :d
5,5 yılda yaşadığım şeyler bunlar :d kızım çok sakin ve usludur. neredeyse hiçbir şeyi devirmez veya tırmalamaz. ben ayakta çamaşır asarken veya mutfakta bir şeyler hazırlarken sırtıma atlayıverir. bazen omzuma denk getiremeyince tutunamaz ve tırnağını geçirmiş bir şekilde aşağı kayar sırtımdan. pijamalarım delik deşik. :d kızım sadece buzdolabındaki magnetleri yere atar. bir keresinde zıplamak isterken yanlışlıkla tezgahtaki 17 yıllık kupamı düşürüp kırmıştı. :d benim suçum, neden tezgahta bıraktım? malım ben.
oğlum evde değişikliği sevmeyince (yeni kum kabını) kirli çamaşırlarıma ayakkabıma falan her yere işemişti.
"sokakta uysalsa evde de uysaldır" diye bir şey yok. zaman içinde huyları değişiyor. benim oğlum sokakta çok korkaktı. evdeki ilk zamanları da evde çok uysaldı. sonra içinden deccal çıktı. masada tezgahta ne görse yere atıyor. mama isterken çıldırıyor. son zamanlarda dişi kedim kızıma saldırmaya başladı delirdi iyice. her sene başka huyları çıkıyor.
hastalık konusu... kızımda hipotiroid çıktı, tüylerinin yarısı döküldü ve uzamadı. tedavisi 1.5 yıl sürdü. tiroid değerleri normale dönse de tüyleri çıkmadı. mezoterapi, buhar ve lazer tedavileri denedik ve bunlar çok pahalı tedaviler, yine de çıkmadı tüyleri. tahlilleri, muayeneleri, tedavileri çok pahalı. kuzenimin kedisi 3-4 yıl önce 80 bin liradan fazla para verdi tedavisi için. fip'te de kesin kurtulma şansı yok, kız yine de canı ciğeri çocuğu için kredi çekti elinden geleni yaptı ödedi ve kurtuldu kedisi yavrum kıyamam çok çekti. oğlum da eve ilk geldiğinde çok hastaydı, 1 haftada veterinere 1700 tl vermiştim ki o zamanki asgari ücret 2.800 tl falandı.
düzenli iç dış parazit yaptırmaya ve aşıya götürmek gerekiyor.
mama olarak da hill's n&d acana orijen gibi mamalar dışında mama almayın. royal canin bile düşük seviye kalıyor. market mamalarını asla almayın. whiskas falan rezalet mamalar. onu da bir can olarak görüp değer verirseniz zaten kendinizden bile kaliteli bir hayatı olsun diye uğraşırsınız. benimkiler bu 4 mama arasından sadece hill's i yedikleri için mecbur onu veriyorum ama diğerleri daha kaliteli. hepsini denettirdim yemediler. bir de bu huyları var, mama seçiyorlar.
kumu da önemli. tozutmayan ve kokuyu emen, hızlı topaklaşan kum olması lazım. tozutursa hem sizin ciğerlerinize hem kedinin ciğerlerine zararlı. 10 lt ever clean kum 1200 lira falan o da 15 gün gider 1 kedi için anca. daha uyguna kumlar a var tabii ama hiçbiri bir ever clean değil.
her şeyin en ucuzunu alıp kedi bakanlar da var tabii ama kediye eziyet yani. o 2 çocuğunuza her şeyin en iyisini alıyorken, kediyi sadece bir hayvan ve çocuklara eğlence olarak görüp en uyduruk mamayla falan besleyip hastalıklara davetiye çıkarmak hiç hoş olmaz.
bardak, bıçak, vazo, makas vs kırılabilir, kesici ve delici objeleri etrafta bulunduramazsınız. manevi veya maddi değeri yüksek ve hassas eşyalarınızı ortadan kaldırmanız gerekecek.
ben 4 yıl önce kar küresi almıştım çok severek. orta sehpanın üstüne koymuştum yerden çok yüksek değil. bir koştular kırdılar. akıllanmadım bir daha aldım, onu da kırdılar.
ortada poşet bırakmamanız lazım. en iyi ihtimalle parçalayıp tükürür. en kötü ihtimalle güzel bir veteriner faturası çıkabilir.
ortalıkla ip de bırakmamanız lazım. ipi yutarsa bağırsakları düğümlenebilir, ameliyat olması gerekebilir.
çamaşır askılığında askılı kıyafetleriniz, kurdeleli ipli kıyafetleriniz eskisi gibi duramaz. ipleri ısırarak ve adeta kemirerek koparabilir. dolabın içine girip de yapabilir bunları tabii.
cidden yaşadım ben bunların neredeyse hepsini. (ip ve poşet yutmaları hariç)
ayrıca dişiyse kısırlaştırması baya masraflı ve tam anlamıyla ameliyat olduğu için iyi bir bakım sürecü gerektiriyor. 2.5 yıl önce dişi kısırlaştırma 9 bin liraydı.
alerji konusu... alerjiler ve astımlar sonradan gelişebilen şeyler. benim kedilere alerjim yok ama başka her şeye alerjim var, sonradan çıktı bu da. iş yerinde uzun süre maruz kaldığım sigara dumanı sebebiyle alerjik astımım çıktı. kedilerle veya tüyleriyle ilgili bir sorun yok ama kumlarını temizlerken artık tıkanabiliyorum. tabii ölsem de kedilerimi asla bırakmam.
bir de tatil konusu var. kediyi 1 geceden fazla yalnız bırakmamalısınız. 1 hafta yalnız bırakan vicdansız insanlar var tabii. ancak kediler bu süreçte çok stres olup korkuyorlar. eve geldiğinizde her yeri çiş ve kaka içinde bulabilirsiniz en iyi ihtimalle. siz tatile gittiğinizde evinize gelip ona bakabilecek birileri lazım. mamasını suyunu verecek ve kumu temizleyecek. arkadaşımın kedisine ben baktım 3-4 gün ama yine de çok yalnız kaldıkları için yerlere işemişlerdi. ben çocuklarımı asla yalnız bırakmıyorum, annem veya teyzem gelip bende kalıp bakıyorlar. kediyi başka eve bırakmak da hem kedi için hem de o evin sahibi için sıkıntı.
içimde bitmeyen bir panik anksiyete de var sayelerinde. çamaşır makinesine girdiler mi diye kontrol etmeden, dışarıda olduklarından emin olmadan makineyi çalıştıramıyorum. evde güvende olduklarından ve bir yere sıkışmamış veya dolabın içinde mahsur kalmamış olduklarından emin olana kadar evden çıkamıyorum. bazen çok iyi saklanıp sessiz kalıyorlar, evin içinde yarım saat onları arıyorum.
ayrıca tüm ama tüm pencere ve balkon kapınıza ve balkonunuza her yere kedi telinden kilitli sineklik yaptırmanız şart. veya ağ da yaptıranlar var. düşüp ölmesin.
kumunu her gün temizlemeniz şart. su kabını her gün yıkamanız şart. evi her gün süpürmeniz şart. tüy toplayıcı rulolara para dökmeniz şart. koltuklardan tüy toplayan gırgır benzeri şeylerden almanız şart. ya da bas parayı dyson'a :d
ben halıları kaldırdım, tüyleri toplanmıyor. zaten öyle çok halı insanı da değilim.
ayakkabıları ayakkabılığa koymanız şart. yoksa bağcıkları kemirebilir.
neye takacağı belli olmuyor bu kedilerin. benim oğlan ekmek ve patates kızartması delisi. yemiyor da he, oynuyor. yerlerde sürüklüyor. rahatça yedirtmiyor. kızımda yok böyle bir huy.
sırt çantalarımı tırnak bileyicisi olarak kullanıyorlar mesela. ben de biraz fazla rahatım ya. eşyanın değeri bende hiç yok, kedilerimin canı sağ olsun kafasındayım. tırmalama tahtaları var, tırmanma evleri var ama onlar çantamı tercih ediyorlar :d kaderime razı geldim. yatağım da parçalandı, çalışma sandalyem de mahvoldu. ama üzülmüyorum, içim de gitmiyor hiç. cidden umrumda değil.
laptop kullanırken dikkatli olmanız lazım. ansızın zıplayıp laptop ekranını 180 derece açılmaya zorlayabilir :d laptopı öyle açık bırakıp tuvalete falan gidemezsiniz. kapı açmaya bile gidemezsiniz. saniyelik bu olaylar. pc etrafında sıvı bulundurma lüksünüz artık yok.
daha çok şey var. yaşandıkça öğreniliyor. tüm bunlar benim için dert değil. hastalıkları hariç, ona çok üzülüyorum.
tüm bunları detaylıca düşünün ve ona göre karar verin. maddi manevi hazır olduğunuzdan emin olun.
0