Giriş
(7)

Sevdiğiniz birisinin ölümünü beklemek

icimdekipollyannatinerebasladi
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber büyüdüğüm insani bu halde gormek ve kaybedecek olmak beni bitiriyor. Bu acıyı yıllar öncede yaşadım ve en sevdiğim arkadaşlarımdan bir tanesini daha kaybettim. Onu hala atlatamamışken şimdi yeni bir acıyla nasıl baş edeceğim? Gözlerimizin önünde eriyip gidiyor ve hicbir şey yapamıyoruz.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(03.09.26)
insan oğlu çoğu şeye alışıyor dense de arada istisnalar var. hayatı kendine zehir eden veya ilaçlarla ayakta durabilen. anahtar kelime kabullenmek olsa gerek. 54 yaşına doğru gidiyorum sevdiğim veya sevmediğim birçok insanla vedalaştım bu yaşıma dek. sıra yavaştan bana da geliyor. onu da kabullendim açıkçası. neticede süreci tersine çevirme imkanımız yok. hatta saçma da bulabilirsiniz. kendimi o kadar da önemli görmüyorum. insan soyunun devamını sağlayan taşlardan biriyim sadece. en iyi ihtimalle 3-4 nesil sonra beni kimse tanımayacak bile. tanısa ne olur zaten. ben artık yokum.
+1
lazpalle
(03.09.26)
Doktorlar ne derse desin inanmak istemiyorsunuz çünkü. İçten içe farkındasınız gidiyor ama umudunuz oluyor iyileşir belki diye. Kendinizi kandırmak sizi rahatlatıyor çünkü
0
meraklitursucu
(03.09.26)
üzücü elbette. dayanması da çok zor ama en azından o çok yakın arkadaşınız için sizin daha dayanıklı olmanız lazım. ben babamı 13 yaşımda kaybetmiştim. insan bir şekilde alışıyor. 6 yaşımda çok sevdiğim dedemi kaybetmiştim. 19 yaşımda da canım anneannemi kaybettim. anneannemin kaybı en ağırı oldu o anki duygu yükü olarak. ancak insan alışıyor zamanla.
0
art cat chocolate
(03.09.26)
şöyle (yalnızca sözleri de yardımcı olur).

youtu.be
0
klassno
(03.09.26)
Kader ve ahiret inancı kabullenmeye bir nebze etkili oluyor. Herkes ne olacağını bilse de kimse dillendiremiyor. Hastane-ev arası mekik dokunuyor. Her şey "Normalmiş" gibi yaşanmaya, espriler yapılıp moraller yüksek tutulmaya çalışılıyor. Görece şanslıysanız palyatif servisinde yanında olup ilgilenebiliyorsunuz. Ağlamak yasak. Kan ağlayıp içinize, dıştan gülümsüyorsunuz. Hatta şebeklikler yapıyorsunuz. Daha şanssızsanız, hastanız yoğun bakım ünitelerinde sürünüp gün be gün sönerken, siz kapılarda nöbet tutup, bazen yalvar yakar, bazen kavga dövüş, bazen hatır gönül, özel kıyafet, bone, maske giyip bir 5 dk onun o perişan halini görebiliyorsunuz. (Her iki durumu da yaşadık)

O malum haber gelince içinizde derinlerde bir yerde bir rahatlama da oluyor hatta. Ölüm de nimet. Yerine göre kurtuluş...

Ölümler de tıpkı diğer her şey gibi bu hayatın parçası. Hatta yaşınız ilerledikçe, pek hazzetmediğiniz ama benimsediğiniz eski bir komşunuz gibi oluyor ölüm. Bakıyorsunuz, hayatınız cenazelerde, taziyelerde geçer olmuş...

Hayat her zaman mutlu, neşeli, zevkli olacak diye bir kaide yok. Acılarımız ve kayıplarımız, çilelerimiz de hayatımızın bir parçası. Alışmak ve kabullenmek zorundayız. Kimi bünyeler çabuk adapte olur, survival yetileri daha gelişkindir. Ben zor adapte olan, tutunamayan taraftayım. Bu tarz durumlarda hastanın durumu neticelenene kadar dişimi sıkıp full kapasite koşturuyorum. Sonrasında şalterler iniyor. Bazen bir yıl kadar uzun süreler bile işlevsiz hale gelebiliyorum.

Böyle zamanlarda insan en çok sevgi ve koşulsuz desteğe ihtiyaç duyuyor. Kim ne derse desin, zaman ne olursa olsun, insan sosyal bir varlık. Gelip sana candan sarılıp öpen, omzunu omzuna yaslayan, kendinle kalmana izin vermeyip zorla sosyal etkinliklere dahil eden, anzısın elinde bir tencereyle yahut hediyeyle gelen, siz hastane bahçesinde kaldırımda oturup sabahı beklerken elinde dürüm, yüzünde tebessümle gelip karnını ve gönlünü doyuran, yarım ağız geçmiş olsun/başın sağolsun demeyip, acını/sıkıntını paylaşan kişiler, eş, dost, arkadaş en büyük destekçin oluyor. Bir de zaman tabii. O da büyük nimet.

Şahsi olarak, kuvvetli bir Allah inancı da bana çok faydalı oluyor ama inançlar kişisel ve mahrem mevzular. İnsana "acını hafifletmek için kuvvetli bir tanrı inancın olsun" diyemezsin. Ama rabbi ile hemhal olan bünye, dünyanın sıkıntılarını daha kolay göğüsleyebiliyor. İster afyon deyin, ister pansuman, ister cehaletin mutluluğu, ister hakikatin huzuru... Benim için böyle bir gerçek de var.

Bir de en zoru evlat acısı. Rabbim yaşatmasın.
+1
yadigar
(03.09.26)
sorunuz acikcasi son zamanlarda üstüne düsündügüm bir iki seyden sonra cok manidar geldi.
bir tanidigimin babasina haziran ayinda kanser teshisi kondu. karacigere ve kemiklere yayilmis dendi. agustos'un 14'ünde bu tanidigimizin halasi cok cok ani bicimde, bir kaza sonucu vefat etti. babasi o esnada hastanede yatiyordu. tanidigimiz avusturya'dan kalkip cenazeye gitti, babami da görürüm hem, dedi. o dönemde doktorlar babasinin da birkac haftasi kaldigini söylemisler. ben, türkiye'de kisitli zamani olan (en cok iki hafta) ve üstelik babasinin da bu dünyada kisitli vakti kalan birinin tüm o vaktini babasinin yaninda gecirmesini beklerdim acikcasi ama halasinin cenazesinin üstünden sadece bir hafta gecer gecmez, babasi onkoloji servisinde son günlerini yasarken kalkip antalya'ya tatile gittiler. ayin 31'inde de babasi vefat etti. antalya'dan kalkip cenazeye geldiler. bugün de avusturya'ya döndü. annesinin yaninda biraz kalmak, annesine yardimci olmak falan gibi kaygilari da olmadi.
agzim saskinliktan acik izledim her seyi. baba-kiz arasinda da hicbir problem yoktu.
tatili önceden almissan bile, sokayim afedersin 5-6 bin euro paraya, halasinin topragi cökmemis, babasi hastanede can cekisiyor, son günlerini yasiyor, kendisi tatile gidiyor. inanilmaz. sahiden inanilmaz. dedim yani, demek milletin böyle kaygilari yok yani, ay son günlerinde sevdigim insanin yaninda olayim gibi.
hala cok saskinim acikcasi.
hayat sizin gibi hassas kalpler icin cok zor.
baksaniza millet babasini umursamiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.26)
dayanamadık, hasta olduk.

bir de cünort vefat etmiş. yeni öğrendim. sinirim bozuldu. hastalık sürecini instadan paylaşıyordu. herkes sizin durumunuzdaydı. cidden sizi rahatlatacak bir şey bulmalısınız. bunda utanılacak bir şey yok.

özellikle kanser hastası yakınlarının psikolojik destek alması şart. bağınız kuvvetliyse siz de o grupta sayılırsınız. size bu durumla baş etmek için ne lazımsa yapın. lütfen.
0
janderzel zartanyan
(04.09.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.