Kafein tüketmem tıbben yasak. Kafeinsiz kahve seçenekleri yine var da, memleketin hiçbir yerinde kafeinsiz çay yok. Roybos falan öneriyorlar, decaf siyah çay hiçbir yerde yok. Ne kafelerde, ne mağazalarda, ne de internette…
Buna rağmen, bu süreçte, çayı değil, kahveyi bıraktım. 2000’li yılların başından beri her gün filtre kahve içerdim. Bazen 3-4 kupa günde. Çocuk diyeceğimiz yaşlardan beri kahvaltı sonrası bir fincan türk kahvesi içerdim. Haftada 3-4 de espresso ve türevleri (latte vs.) içerdim. Ara ara da mırra, arap kahvesi yapıp zevkle içiyordum. Evde 3 çeşit kahve makinesi, french pressler, v60’lar, moka potlar, cezveler, değirmenler, çeşit çeşit harmanlar hep aktif olarak kullanılıyordu. Eşim de sıkı bir kahve tüketicisi. Hatta bağımlısı… Kafein yasaklanınca, dışarıda kafeinsiz kahve az olduğundan (arada espresso lab, juan valdes gibi birkaç zincir yerde bulabiliyordum) çoğu gittiğim yerde kahve içemez oldum. Eve çeşit çeşit decaf çekirdekler aldım. Hazır çekilmiş paket satılan türk kahvesinin kafeinsizi in tadı berbat geldi. Önce türk kahvesini bıraktım. Zamanla, otomatik espresso makinesine kafeinsiz kahve koymak zor geldi falan. Birkaç ay sonra baktım, hepten kahve içmez olmuşum… Şu anda, ayda 1-2 Türk kahvesi istisna yapıyorum. Kırk yılın başı decaf latte içiyorum. Günlük hayatımdan kahve tamamen çıktı.
Alışınca hiç eksikliğini hissetmez oldum. Bir de, ilginç bir şekilde, kahve tüketimini bırakınca, müzmin boğaz iltihabı/üsye şikayetlerim belirgin bir şekilde azaldı…
Çaysız yapamadım. Yapmak da istemem. Çay içmeyeceksem niye yaşayayım diyorum… Uzun müddet yurt dışından kafeinsiz çaylar getirtiyorum. Sık sık da bildiğimiz normal çaydan içiyorum yasak olmasına rağmen. Çaysız bir dünya düşünemiyorum…
0