Giriş
(5)

Askerlik yaparken karsilastiginiz en acayip, en komik, en absurt, en dumura ugratici olaylar nelerdi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum. Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim. Ankara'da GAT
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum.
Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim.

Ankara'da GATA misafirhanesinde yapmistim, Etlik'te. Ust devrelerden birisi Gata da hemsirelik staji yapan ve misafirhanede kalan kizlardan birisiyle sevgili mi olmus yada flort mu ediyormus ne..
Tam terhis gunu eleman sivil olarak kapidan cikip artik misafirhanenin asagisindaki yola yuruyup taksiye binip otagara gidecekken bunu ihbar etmisler o gun. Misafirhane komutani hemen pesinden asker gondermisti. Adami taksiye binmeden tekrar geri getirdiler askeri kamuflajlari giydirip yarim saat sonra ayni kapidan 2 hafta icin direk askeri hapishaneye gonderdiler. Disiplinsizlik yapmis...
Ben kapida nobet tutan askerlerden biriydim sahit oldum olaya. Eleman giderken gule oynaya gidiyordu. Hapisten ciktiktan sonra nizamiyeden ayrilirken resmen bitik haldeydi, kafayi sifira vurmuslar zayiflamis belki 10 kilo vermis orda boyle deli gibi bisey olmus oyle hareketler yapiyordu cikarken.
Ben yine kapida nobetteydim o zaman. Bu olay cok etkilemisti beni. Dusunsenize 18 ay sonra ozgurluk ama birden direk 2 hafta tekrar askerlik hem de hapishanede buyuk depresyon..

Diger olay, alt devre elemanlarindan tekini tuvalette baya baya yemek sandavic falan yerken yakalamistik. Adam koymus ekmegini salamini peynirini cayini falan klozet kapaginin ustune. Yere de oturmus yemek yiyordu oyle. Tuvaletin kapisini da kilitlememis bi actik kapiyi, bu, ulan nabiyosun falan diye cikistik direk topladi yiyeceklerini kacti tuvaletten. Ust devrelerden yemekhanede baski taciz falan goruyormus cok yemek yerken. Hem uzucuydu hem baya gulmustuk o zaman o manzara karsisinda

Mesela, sivil kadin memurlar da calisiyordu misafirhanede yemin ediyorum yazici siviller saat tam aksam 6 yi vurdugu anda aninda alip cantalarini pir ucup gidiyorlardi. 1 saniye bile durmuyorlardi mesai bittikten sonra. Sonra butun isi askerlere yikiyorlardi. Komutan falan bile is veremiyordu onlara saat 6 yi bir saniye bile gecse..

baska bir suru olay var da son hatirladigim. Bazi cumartesi geceleri ust devre askerlerden birkaciyla misafirhanenin arka kapisindan sivil olarak kacip, sehir disindan gelen sivil arkadaslarin arabalarina atlayip tum ankarayi geziyorduk, Eskisehir'e gidiyorduk birkac arkadasin Eskisehir de universiteye giden kiz arkadaslari vardi. O kizlar da baska kiz arkadaslarini getiriyordu beraber takiliyoduk sabah kadar pazar oglen gibi arka kapidan gizlice misafirhaneye daliyoduk yine.

Simdi dusunuyom da cok buyuk cesaret ve aptallikmis bu yaptigimiz. Yakalansak, basimiza bir isler gelse disarda ayvayi yemistik kac hafta askeri hapishanede surunmece...

Evet askerligini yapmis duyurucu arkadaslar sizlerin var mi basindan gecen en ilginc sahit oldugunuz olaylar?
+3
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(29.03.26)
tamamı yedek subay 120 kişilik bölükle birlikte marşlar eşliğinde 1-1,5 saat yürüyerek silah atış alanına gittik. g3 piyade tüfeğiyle önce 25 metreden sıfırlamasını yapacaktık, ardından da 150 metreye yatacaktık. yedişerli sırayla istasyonlara yerleşiliyorduk, atış bittikten sonra da sırası gelen hedef kağıdını almaya gidiyordu. benden önceki kişinin kağıdı boş çıktı. şaşırdık çünkü silah tecrübemiz olmasa da tüfekle 25 metreden üç merminin üçünü de tutturamamak daha zordur. sonra benim sıram geldi, benimkinden altı mermi çıktı, yanımdaki benim hedef kağıdına sıkmış.

devamı da ilginç:

sıfırlamalar yapıldıktan sonra 150 metreye gittik. atış hazırlığındayız. yanımdaki eleman hedefi nişanlama gayretinde, nefesi tutmalı falan bi ton şey anlatılmış uyguluyor. tüfeği kendine çekti biraz, ölçtü biçti. 150 metre ötedeki hedef için atış emri verildi, bizim eleman bu sefer de önündeki kum torbasını vurmayı başardı. bi anda torba yarıldı, yarım metre kadar öne gitti, dedik noluyor, adam torbayı vurmuş.
+1
yap desem yapmazsin he
(29.03.26)
Bir bedelli askeri nizamiyeye yürürken yakalamıştım. Napıyorsun dedim. Canım çok tavuk ızgara çekti, konuşsam yardımcı olurlar mı demişti. Nizamiyede de teğmen var nöbetçi. Yoldan çevirmeseydim ne olurdu merak ediyorum.
-2
arbre
(29.03.26)
-rapor alıp askerliği bir ay kısalsın diye parmağını kıranlar vardı.

-bizim bölükten uzun dönem bi çocuk uyuşturucu komasına girdi iki üç kişi dili boğazına kaçmasın diye uğraşıyordu gecenin bir yarısı

-kantinci bi çocuk vardı beni görünce devamlı bir şeyler anlatıyordu ama tek kelime bile anlamıyordum. kelimeler kulağa türkçe gibi gelmesine rağmen hala hangi dilde konuştuğunu anlamış değilim.
0
yurtsuz john
(29.03.26)
Askerleri toplayıp atış sahasına götürüyorlar bende acemiyim herkes atışı yaptı çok az bir avuç asker kaldı toplayıp akşam içtimasına götürdüler bizim atış kaldı ertesi güne.

Ertesi gün aynı senaryo: askerler 3 atış yapıyor sonra silah kontrol edilip her asker atış yaptığı kağıdın yanına gidiyor kötü atış yapanın Çarşı gidiyor, tabi ben hazırlıklıyım, herkesten önce koşup 100 metre ötedeki kağıdı inceliyor bahanesiyle önünü kapattım cebimdeki kurşun kalemi çıkardım ve kağıdın merkezini 3 yerden birbirine yakın şekilde 12 den deldim. Evet atıcı nişanı mı ne vermişlerdi epey de çarşıya çıktım :)
+2
Teran
(29.03.26)
burada yazılanlardan da anlaşılacağı üzere bunların %95'i yalan. kalan %5'i de abartıdan ibarettir.
-3
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.