eninde sonunda israil türkiye'nin toprak bütünlüğüne müdahale edecek ama ırak-suriye-iran gibi bir fiziki saldırı olacağına ihtimal görmüyorum ben.
abd ve israil'le aramız iyi çünkü abd ne isterse onu yapıyoruz yıllardır. öncesini bilmem ama 20 yıldır abd'ye karşı gelecek güce sahip değiliz zaten karşı gelmek de istenmedi. keza israille de aramız iyiydi ve hala iyi.
israil, kendisinin varlık amacı olarak türkiye'nin doğudaki topraklarını almak isteyecek. bunun için doğrudan bir savaş başlatacağını ve dinamiklerin ortadoğuda olduğu gibi olacağını hiç sanmıyorum.
daha ziyade; devlet dahilinde yönetimde olanların gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde olanlarının o topraklarda önce özerk bölge ilan etmesi sonra onların yönetimine vermesi planlanıyor gibi.
"ırak-suriye-iran sonra da sıra türkiye'de" lafını ben daha çocuk yaşlardayken duyardım. nitekim de söylendiği gibi oldu/olacak ama durum askeri bir saldırı şeklinde oluşmayacak bence.
yukarıda yazılanları şimdi gördüm; türkiye abd'nin hayalini kurduğu bir devletken kim neden bize saldırsın? 2018'de çelikte vergi değişikliği ile türkiye'nin içinden geçtiler de aradan geçen onca yılda hala tam anlamıyla onun etkilerini üzerimizden atamadık. ülkede çıkan madenlerden türkiye'ye kalan cumhurbaşkanın yetkisi ile, çıkan madenin yüzde 5-10'u seviyelerinde iken geri kalan kısmı madeni işleten firmaya gidiyor. o şirketler kanadalı değil, abdli çoğunlukla. bize bıraktığı siyanür, kesilen ağaçlar, maden kazasında ölen işçiler, artan kanser vakaları ve milyarlarca dolarlık sgk maliyeti, katledilen doğa, bozulan ekosistem, tarımda ithalat bağımlılığı vs.
abd neden saldırsın türkiyeye istediğini öyle ya da böyle alabilirken? bu bağımlılıkların sonu doğuda özerk bölge kurulmasına kadar gider, askeri bir saldırı ile uğraşmazlar.
0