Giriş
(9)

bir daha gelmeyecek kiymetli yillarinizi nasil yasiyorsunuz "maksimum yasam" icin?

a7dk1ohci7
.
.
0
a7dk1ohci7
(3 saat)
planlı yaşıyorum. yapmak istediklerimi içerecek şekilde 1-2 yıllık bütçe yapıyorum ve ona göre yaşıyorum.
0
gabe h coud
(3 saat)
bu düşünce beni mahvetti, o yüzden artık öyle bir motivasyonum yok ya. geri gelmeyecek yıllar, kıymetli yıllar, şunlar bunlar... hepimiz geldik ve gideceğiz. en güzel yıllarımızı da birkaç kişiyi zengin etmekle geçireceğiz zaten. biraz modern yaşam ve sosyal medya gazı olduğunu düşünüyorum bu "kaliteli yaşama" olayının. insan önce iç huzuru bulmalı, o da mevcut yaşam koşullarında zor, bunu yapamadığım için artık kendime yüklenmiyorum ben. insan tabii ki kendine yatırım yapmalı, kendini geliştirmeli, daha iyi yaşamaya çalışmalı ama bu bir yarış veya misyon haline geldiğinde yarardan çok zararı oluyor.

"güzel yaşamanın" sonu yok. insan güzel bir akşam geçirip eve döndüğünde, başını yastığa koyduğunda bile yalnız ve kötü hissediyor. ben bugün sıradan vatandaş değil de bir rockstar olsaydım muhtemelen başka şeyler isterdim, yine eksik filan hissederdim, bu insan fıtratının ve bilişsel işleyişinin bir parçası diye düşünüyorum.

o yüzden süper yaşayayım diye bir gayem yok artık. öyle bi imkanım zaten yok. yaşayan yaşasın, tebrik eder ve mutluluklar dilerim. bana dokanmayın. güzel şeyler olursa, güzel şeyler başarırsak seviniriz. olmazsa da olduğu kadar. bana ne.
+2
der meister
(2 saat)
Şu herkesin kendini çok özel, çok değerli zannetmesi ve her şeyin önce 'ben' olması düşüncesi baymadi mi artık. Olm ülkede askeri ücret 28 kagat ve %50 bu maaşı alıyor. Bu şartlarda cüzi bir azınlık o hayal ettiği hayatı yaşar, azıcık gerçekçi olun artık. Buradan da yola cikarak zerre kadar cabalamiyorum, önüme geleni yaşıyorum. Bir şeye hevesim de yok. Salın gitsin
+2
artıküyeolmakistiyorum
(2 saat)
der meister arti 1.

onu yap bunu yap sunu gez bunu oku su kursu al seklindeki propaganda'dan nefret eder hale geldim. hayatimin sonuna kadar evde oturup kitap okuyup, muzik dinleyip, film izlemek istiyorum.
0
baldur2
(2 saat)
"Maksimum yaşamak" illa büyük başarılar ya da süper deneyimler değil, küçük şeylerden keyif almak da olabilir. Mesela bir kahve içmek, sevdiğin bir şarkıyı dinlemek, kısa bir yürüyüş, küçük alışverişler vs. bunlar da "yaşamı değerli kılmak" sayılır. Hayatımız tümüyle kontrolümüzde değil ama kendi seçimlerimiz ve adımlarımız üzerinde söz hakkımız var. Bazen küçük mutluluklar, dolu dolu yaşama çabası olmadan da anlam yaratr. Bunu büyük bir misyon gibi değil de "bugün biraz daha iyi hissetmek için bir şeyler yapmak" olarak görmeniz bence yeterli...
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(2 saat)
Şükürcü, pollyanna tayfa rezillik içinde ışıl ışıl gözükme çabasında yine...

Gençken yurtdışı tatili yapamıyorsan, istediğin arabaya binemiyorsan, istediğin semtte istediğin evde oturamıyorsan ot gibi geldin ve ot gibi gideceksin demek oluyor.
-3
HellKeePer
(1 saat)
İnsan nasibinde kaderinde ne varsa onu yaşıyor. Ben de gencim, neden gençken sevgilimle, eşimle gezmiyorum, 50 yaşında mı gezeceğjm diyorum arada. Ama olmuyor. O zaman kaderini kabul edip umursamaman gerekiyor. Özel olarak bir şey yapmıyorum.
-1
arbre
(1 saat)
@hellkeeper,

dayı bana mı söyledin bilmiyorum ama ben komünistim. tam olarak saydığın şeylerin insanın doğal hakkı olduğuna inanıyorum, kimse ot gibi yaşamasın, herkes istediğiyle uğraşıp kendini gerçekleştirebilecek maddi güce ve enerjiye sahip olsun, koca bir ülkenin ürettiği bir avuç insanın cebine gitmesin diyorum.

yalnız şurada bence ince bir ayrım var: günümüzdeki "iyi yaşama" propagandası büyük oranda insanları daha kaliteli iş gücüne çevirmeye odaklı. fark ettin mi bilmiyorum. hobisi olana bunu paraya çevirmesi öneriliyor mesela. bir ülkeye gezmeye gidene oranın dilini akıcı konuşması söyleniyor vs... insanlar daima kendilerini iş hayatında daha olumlu konumlayabilecekleri şekilde "gelişmeye" yönlendiriliyor. bu ne demek? daha ucuz iş gücü demek. sen sabah akşam eşek gibi, deli gibi çalış. aynı şeyi milyonlar da yapsın. sonra eğer şanslıysan, onların üzerine basabiliyorsan, diğerlerinin emeği 10 üzerinden 9 sömürülüyorsa seninki 8 sömürülsün. bunun anlamı budur.

biz mevcut gerçekliği tartışmıyoruz. evet senin tabirinle çoğumuz ot gibi geldik ve ot gibi gideceğiz. bununla problemin varsa mevcut sistemi değiştirmeye, aynı zamanda akıl sağlığını korumaya çalışırsın. daha iyi bir önerin varsa konuş biz de bilelim.

ben sanayi şehrinde yaşıyorum. her gün onlarca otobüs dolusu insan bizim duraktan fabrikalara dağılıyor. günde en az sekiz saat çalışıyorlar. ben hiçbirinin yurtdışı tatili yapabildiğini, iyi arabalara bindiğini, istediği yerde yaşayabildiğini görmedim.

bunların hepsi mi tembel? senin demek istediğin nedir? bu insanlar ot mu şimdi, senin ot anlayışın ne?

ben kendi adıma yaşamayı zenginlere tanınmış bir ayrıcalık olarak gören zihniyeti de sıradan vatandaşın yaşadığı hayatı "ot" olarak değerlendiren zihniyeti de reddediyorum. sadece mevcut gerçeklikten, yaratılmış algıdan bahsediyorum. bunun amacı zaten genelde insanlara daha kötü hissettirmek, dikkati sistemden alıp insanlara yüklemek oluyor. milyonlar kendilerinin aptal/yetersiz/beceriksiz olduğu inancıyla yaşayıp ölüyor.

ne yapalım yani sen ne diyorsun? fabrika işçisine, doktoralı olduğu için bim'de "çıkar" diye kasiyerliğe dahi layık görülmeyen okumuş adama, ataması yapılmamış öğretmene, galericinin oğlu en lüks arabalara binerken dirsek çürütüp 40 bin liraya çalışırken 25 bin lira kira ödemek zorunda kalan adama tavsiyen nedir? bunlar nasıl "ot" olmasın mesela, ne yapsınlar?
0
der meister
(57 dk)
geçen yılları çok kafaya takmadan ama ders alarak, geleceği de aşırı planlamadan kendimi endişeye sokmayacek şekilde yaşıyorum. "yaşlanmak geçen yılları değil kalan yılları saymakla başlar" demiş engin geçtan.
0
orpheus
(48 dk)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.