lisedeyken bir ara çıktığım, benden 5-6 yaş büyük olan eski erkek arkadaşlarımdan biri, bira karşılığında barlarda fedailik yapan (eski basketçiydi), sağda solda uyuyan, uyuşturucu fazla olmasa da çok fazla alkol tüketen, herkesin işsiz güçsüz, "bir gün bir kenarda ölüsünü bulacağız" diye endişe ettiği, tipi düzgün olduğu için bazen günde 2-3 kızla takılan, çalışmayan, ondan bundan otlanan falan biriydi.
30 yaşında annesi bir tanıdık vasıtasıyla bir havayolu şirketinde işe soktu.
apron görevlisi falan gibi bir şey olarak çalışmaya başladı.
şu anda 41 yaşında, çelebi'de ceo olma yolunda ilerliyor.
almanya'ya transfer edildi.
10 bin küsur euro falandı maaşı iki yıl önce.
şirketin tuttuğu gayet güzel bir dairede yaşıyor isveçli kız arkadaşıyla.
anlattığı kadarıyla kendi karakterine çok uygun bir iş yapıyor gerçekten.
ve işini de iyi yapıyor.
ama söylediği şey, "eskiden bar köşelerinde sulu bira içerdim, şimdi pahalı gece kulüplerinde pahalı içkiler içiyorum.
eskiden taksim'de onunla bununla takılırdım, şimdi geceliği bilmem kaç euro olan escortlarla takılıyorum."
kendine göre aynı serseri hayatı yaşamaya devam ediyor yani.
ama son derece de mutlu.
kız arkadaşı istiyor diye çocuk denediler, olmadı.
"ben baba olacak adam değilim zaten, böyle yaşamayı seviyorum" diyor.
türkiye'ye geldikçe hâlâ görüşürüz, çok da severim.
arada bir face'ten falan haberleşiyoruz.
0