her şeyi ardımda bırakıp ceketimler türkiyeden ayrılmış biriyim.
gitmeden önce; öncelikli olarak CVmi güncelledim, yaptığım işlerin yer aldığım projelerin detaylarını yazdım, LinkedIn profilimi de güncelledim. sonra benim uzmanlık olanım olan konuya odaklanmış head hunter firması buldum ve oradaki head hunterların her birine CVmi gönderdim.
sonrasında LinkedIn job seeker'ı aktif hale getirdim, ilk ay ücretsizdi. artık her şey tamamdı ve iş başvurularına başvurdum. hedeflediğim ülkelerde iş aramaya başladım, bana uyan iş ilanı bulduğumda önce şirketi araştırdım, sonra cover letterımı o şirkete göre düzenledim. otomotiv firmasıyla cover letterda bu konuya muhakkak değindim ki, o şirketi araştırdığımı bilsinler istedim. inanılmaz sayıda iş başvurusu yaptım, birçok şirketle görüşmeler yaptım.
şöyle bir gerçeği göz ardı edemediyiz, pasaportumuzun bir değeri yok, dolayısıyla şi görüşmelerinde çalışma izni konusunda tıkandığımız çok oldu. türkiyeden gitmek isteyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar az, ama bunun için çalışan sayısı çok az. birçok kişi bekliyoru ki amerikadan avrupadan bir şirket bunlara ulaşsın ve iş teklif etsin. başvuran olarak çok uğranman gerekecek, çok kez reddedileceksin.
taşındıktan sonra tatile çıkmış gibi hissettim. çalışma günlerimde tatil yapıyor gibiydim (ki hala öyle)
0