Meslek ve mutsuzluk deyince icimi dökmek istedim.
Isimde mutsuzum bu aralar, perakende sektörü. Mesleki tatminsizlik değil fakat, yillarca sahanin tozunu yuttuktan sonra perakende işinin artik yapilabilir bir iş olmadığına kanaat getirip yine aynı sektörde kendimi genel merkeze attım. Memur kafası takılayım biraz dedim. Her şey gayet iyi güzel giderken bizimkilerin eski tanıdığı, kaynak holding'te idare müdürlüğü yapmış feto tutuklusu tip tahliye olmuş. Aldılar işe haliyle. Gorunurde idare amirimiz fakat siyasi nedenlerden ötürü fetonun bir tas çorbasını içen bir tipin bir yudum suya muhtaç olup kivrana kivrana gebermesini zevkle izleyebileceğim için, kendisine bağlı olmayacağımı ve dahi bana pek de yaklaşmamasinin sağlığı açısından faydasina olacağı mesajını en üst kanallardan ilettim.(birim arkadaşı, üretim müdürü, yarım ağızla da patronun ta kendisi vasıtasıyla)
Rahatım bu konuda çok şükür, bir vatan haininden emir almayacağım.
Ama işte icimde zaman zaman yükselen bu tipin ağzını yüzünü dümdüz edip istifayı basma arzusu ile ciddi mücadele içindeyim.
Patronlarim ise dunya iyileri. Gerçekten cok has adamlar, yokluktan gelmiş, dost gibi yaklaşıp sadece ve sadece dostluk bekleyen insanlar.
Misal dün lojistikteki gece amiri izinliydi yerine baktım, akşam patron uğradı bugün de gündüzden devam edeceğimi işimin olduğunu söyledim nasıl dayanican dedi kacamak yaparim bi iki saat sıkıntı olmaz dedim. Ya olur mu öyle şey sabah evin anahtarını bırakırım takılırsın öğlene kadar dinlenirsin en azindan dedi. Öyle samimi bi ortam var.
Şimdi bi yandan böyle adamlar diğer yandan fetocu tipin ağzını burnunu kırma isteği.
Mutsuz ediyor bu açmaz beni.
0