[]

AKP ülkeyi neden dışarıya muhtaç etti ?

Bu geceki 2. ve son sorumu da sorayım madem.

AKP'nin bunu yapma gerekçesi tamamen ülkeyi bitirme politikasının bir sonucu mu yoksa başlangıçta bir şeyler planladılar ama işler istedikleri gibi gitmediği için mi bu hâle düştük ?

Üretimsizliğin bir gün kendi iktidarlarının da sonunu getireceğini hiç ön görmediler mi ?

Soru uzun yıllardır aklımda olan bir soru ve kendimce bunun cevabını elbette biliyorum, farklı şeyler duymak için de yazayım istedim.

 
Tropico oyununda da tütün üretip, satıp ihracat yapabilmemiz için bağzı ülkelerle iyi anlaşmamız gerekiyor, iyi anlaşmak içinse sigara üretmeyip ithal etmek gerekiyor.



Kısaca güçsüz, muz cumhuriyetleri, kabile devletleri böyle oluyor
  • masseter  (14.08.19 01:41:23) 
Ben ortada bir "Ülkeyi bitirme planı" olduğunu düşünmüyorum. Bugünden geriye batığımızda olayların seyrini görebiliyoruz ama o günden ileriye bakıp olacakları aynı kesinlikte tahmin etmek mümkün değil.

Ülkenin nesi var, nesi yok, ne yapabiliriz: Araba yapmak, kendi işlemcimizi geliştirmek ya da uzaya roket yollamak zorunda değiliz. Bunları ancak bir anlam ifade edecekse, iç ve dış pazarda başarılı olunup ülkeye katma değer sağlayacaksa yapmamız lazım. Bu anlamda bakınca da bunlar üzerinden para kazanmak Türkiye gibi bir ülke için zor. Kendimize sanayi alanında bir boşluk bulamıyoruz. Belki belli bir şey üretiriz ama herhangi bir iktidardan ülkeyi kalkındıracak bir ağır sanayi hamlesi beklemek mantıklı değil. Kaldı ki 80 milyonluk nüfusun demografik dağılımı, nitelikleri, eğitim seviyesi vb. de belli... Bu aşamada inşaat en kolay çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Emek yoğun; yani elinizin altındaki niteliksiz işgücünü emebilir, bir sürü farklı sektörü tetikliyor, sürekli artan ve şehirlerde toplanan nüfus dolayısıyla doğal bir talebi var, gerektiğinde devletin altyapı, yol, baraj vb. projelerle işin içine girmesi ve piyasaya müdahale etmesi kolay, yatırımın geri dönüşü hızlı, riski düşük, rantı yüksek...

Bu bir hata mıdır? Tabi ki hatadır, kolaya kaçmaktır, 10 yıllık görece ferah bir dönem için ülkenin geleceğini mahvetmektir. Denizin biteceğini, global genişlemenin sona ereceğini falan tahmin edenler olmuştur ama ülkenin ekonomik yapısını değiştirmek bugünden yarına olacak bir şey değil, Türkiye AKP'den önce de sanayileşmiş bir ülke değildi, inşaat yine ön plandaydı, AKP riske girip belki kısa vadeli memnuniyetsizliği göze alarak bu üretim yapısını değiştirmek ve belki biraz daha üretime, basit teknolojilere, yazılıma vb. kaynakları yönledirmek yerine kolay yolu seçti. Bakıldığında da kendileri açısından hiçbir siyasi partinin başarılı olamadığı kadar başarılı oldular.
  • salihdt  (14.08.19 10:01:12) 
akp ülkeyi dışa muhtaç etmedi. ülke zaten dışa muhtaçtı. şimdi şöyle bir algı var, akp den önce ülke müthişti. değildi. türkiye her zaman gelişmemiş/gelişmeye çalışan, dışa muhtaç bir ülkeydi ki, tabi atatürk ve ismet inönü dönemlerindeki bazı istisnaları göz ardı ederek söylüyorum. akp bu ülkenin ahlakını bozmuştur, bağnazlığı ve cehalati övmüş, bunu zaten gizli gizli yapan insanlara cesaret vermiştir, zaten çok da sağlam olmayan türk adaletini hepten yıkmıştır, onlar ayrı konular, dışa bağlı olma, ekonomik durumlar vs. apayrı konular.

önce erdoğan'dan konuşmak lazım. başka olsa ülkeyi bitirmek isteyebilirdi, ama tayyip in bu kafada bi adam olduğunu katiyetle düşünmüyorum. ha öyle memlekete düşkün olduğu için değil, kendisine düşkün olduğu için. baskıcı rejimlerin başındaki adamlar için durum hep aynıdır, ülke ne kadar güçlüyse o kadar güçlüsün. bugün bu putin için de aynı şekilde böyle, geçmişte mussolini için de böyleydi. ha erdoğan iktidara gelmeden önce birilerine birtakım sözler vermiş, pazarlıklar yapmış olabilir. bunu zaten çoğu lider kendi ülkesinin sistemi, yargısı müsaade ettiğince yapıyor. bizimki bu kadar müsaade ettiyse de bunun suçu akp'den çok öncelere kadar gider, en çok da 80e gider. neticede siyasetin doğası bu. şimdi şu salaklık da çok meşhur sol cenah'ta, ekrem'i ya da muharrem'i çok parlattılar. sağcılar nasıl erdoğan'ı ya da davutoğlu'nu (vaktinde) parlattılar, aynısı. sanki hiç kirli iş yapmıyorlarmış, hiç pazarlıklara imza atmıyorl armış gibi. ama sonra ilk çıkan hatalarında aa olur mu öyle şey oluyor. zaten bizim sağ, sol, akp, chp problememiz yok. bizim milletçe karakterimiz aynı, sorun burda. her neyse, anlatmaya çalıştığım şey bile isteye en azından erdoğan'ın ülkeyi yok etmeye çalışmadığı. geçmiş pazarlıkları bitmiştir, şimdi iş adamlarına yediriyordur, çünkü o da öyle bir sistem kurmuştur, hata etmiştir, belki pişmandır vs. ama yedirmek zorunda. tayyip in de babasının oğlu değil ki o iş adamları bu kadar rezilliği seve seve yapsın. neticede hepsi bok sistemler.

bunların başa geldiği zamanki hikayeleri de herkes duydu herhalde artık, işte kemal derviş in politikaları, dünyada dolaşımda olan döviz miktarı, sonra amerika nın türlü sebeplerle bunları tekrar kendinde toplamaya başlaması vs. erdoğan salak bi adam değil bence. şimdi nasıl hitler i salak, şeytan gibi göstermeye çalışıyorlar, ama aslında inanılmaz entellektüel ve nazik bir adam özel hayatında, aynı şey rte için de geçerli. ülkenin anasını ağlattığı için salak ve kaba gösterilmeye çalışılıyor. adam zehir gibi, kafası çalışıyor ve bence bu ülkede aydın diye geçinen adamlara bin basar bana kalırsa. millet için değil kendi iktidarı için kullanıyor orası ayrı konu. ama işe yarıyor mu, yarıyor. yoksa salak bi adamın 40 sene ülkenin her boşluğunda palazlanmış, yabancı destekli bir örgütü bitirebileceğini düşünmüyoruz herhalde dimi? o zaman diyeceğiz ki neden bütün para inşaata gömüldü? rte nin planı demek ki şuymuş diyorum yaptıklarına bakınca, köprüye geçene kadar ayıya dayı deme politikası gütmüş. 2007'de bu adamı övmeyen avrupa/abd gazetesi yoktu yahu. ama dayı derken de güçlenip halkı arkasına alıyordu, koltuğunu sağlamlaştırıyordu, onlar da ayrı pazarlıklar vs. işte. ama halkı öyle sırf dinle arkana alamazsın, bkz. erbakan. kısa vadede kendini ışıltılı gösterecek, adam çalıştı dedirtecek şekilde işsizliği azalttı, ekonomiyi daha önce var olan politikalarla düzeltti.. bakın 2007 t.c. tarihindeki alım gücü, para birimi değeri vs. olarak hepsine bakınca en en parlak tarih. ha bu adamlar çok şanslı oldukları için oldu bu olaylar bence, o çok ayrı.

geçmişe bakıp konuşmak kolay. şimdiki durum da çok karışık açıkçası. kendi iktidarları nın sonu geldi mi, bence gelmedi. son belediye seçiminde ülke genelinde yine %51 oy almadı bu adamlar. aldılar. iki büyükşehiri kaybetti diye adamalra dramatik bir son yazmak tamamen milletini gazını alıp mastürbasyon yaptırmak için, başka hiçbir şey değil. halk halen arkasında. sonları bu yüzden gelir mi? daha da bok olursa millet aç karnının derdine düşer, dine değil, gelir. ama sanmıyorum ki türkiye bir venezuela, bir arjantin olsun. türkiye üretmeyen bir ülke değil, gayet de üreten bir ülke. dışa da hatrı sayılır ihracatı var, tabi bu krizden batan ülkelere kıyasla konuşuyorum. ayrıca türkiye nin üzerine kurulduğu değerler, bir kısmı yıkılmış bile olsa türkiye nin onlar gibi olmasının önündeki en büyük engel.

son olarak.. erdoğan zeki bir adam, kabul. ama güç zehirlenmesi yaşadığına inanıyorum. tarihte ne zeki ne vizyoner adamlar güç zehirlenmesi yüzünden yıkılıp gitti. kendi koltuğunun derdine düştü, uğraşması gereken başka adamlar oldu, darbe oldu, fethullah ın adamlarını temizleme derdi oldu.. ondan önceki dönemde de belki hep bunlara kanalize oldu veya öngöremedi amerikan polikasının dövizi çekeceğini. neticede bu adam ekonomist değil. doğru insanları da oturtmadı çevresine. istedi ki hep benden olsun yanımdaki danışmanlar, hep bana itaat etsinler.. bu mantığı da bizi buralara sürükledi..
  • mehmed resad  (14.08.19 13:20:12) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.