[]

i see dead people

Bazen geceleri uykusuzluk yaşadığımda, (mesela yarım saat önce) bir korku hissediyorum. Sanki hiç 36 yaşında değil de, 5 yaşındaki bir çocuğum ve görünmeyen bir varlık birden karşıma çıkacakmış gibi o yaşta bir çocuğun korkusu oluveriyor içimde.

Bu his ani bir hızla artıyor, birkaç saniye sonra maksimum korku seviyesine ulaştığında ışığı yakmamla beraber bu seviyesi aynı hızla düşüyor.

Hepimiz yaşamışızdır diye tahmin ediyorum zaten bu tür tecrübeleri. Sanki arkamda biri var, sanki diğer oda da bir şey var. Vb. garip hisler. Geçenlerde özgüvenimin tavan yaptığı bir güne rastladı böyle bir an. Sanırım mutlu olduğum için o gece pek uyuyamadım. Yine bu garip hisler geldi. Durdum ve şöyle kabadayı gibi arkama baktım. Bunları yazarken şimdi komik geliyor bir yandan ya neyse. Hani arkamda o dünya dışı varlığı görsem “kardeş ne vardı” diyebilecek özgüven var yani. E baktık arkaya kimse yok tabi. Sonra yine bir korku belirdi, ilerideki oda da bir şeyler olabilir mi acaba içgüdüsü, oraya da yürüdüm. Hatta ışığı bile yakmadan oda içine girip yine kabadayı kabadayı bakındım. Kimseyi göremeyince döndüm. Dönerken diğer oda da aynı kontrolümü yapıp mutfağa kahve suyu ısıtmaya girdiğimde, içimde bir başarı duygusu, bir ferahlık ve galibiyete benzer güzel hisler oluştu.

Özlü sözler de okuduklarımız doğruymuş dedim: korktuğun şeyin üzerine gidersen, etkisini kaybeder deyu.

Durum bu hacı ağabeylerim. Yani şu anda zaten özgüven en alt seviyelerde hiç öyle arka odaya gidip karanlıkta in mi var cin mi var gücünde değilim. Ama bu korku neden var. Kök problem nedir bu işi bu gece çözmeye çabalayacağım.

Çoğumuz Türkiye’de doğmuş isek Müslüman olarak başlıyoruz hayata. Dindeki cin, peri, öcü, şeytan gibi varlıklar ile korku senaryosu geniş bireyler oluveriyoruz. Daha sonradan kişi detayları merak ediyorsa, dinini araştırıyor. Müslüman olarak kalmaya devam da edebiliyor, ateist de olabiliyor ya da diğer seçenekler işte. Bende 20’li yaşlarda detaylara ve işin özünü anlamaya merak saldım. 2 yıl kadar bir süre sonunda yüce bir yaratıcının, belli kurallar belirleyip bunu kitap ya da farklı şekillerde sunum yapmayacağını mantığıma oturttum.

Dinler ile ilgili durumu kendi kendime bu şekilde netleştirince, yine korktuğum bu anlarda kendi kendimi teselli etme gibi durumlar denedim. 20 yaşına kadar, dindeki korku masallarınla büyüdün, bilinçaltına işledi, zaman zaman korku duyman normal dedim. Işığı açıp uyudum falan. Baktım bu korku durumları devam ediyor. Dünya dışı varlıkları araştırdım. O da bir 6 ay falan sürdü diye hatırlarım. Bu konu din konusu kadar keskin uçlu değildi. Yani din var ya da din yok diye 2 sonuçlu bir karar aşaması olmuştu benim için. Ama dünya dışı varlıklar durumunda durumu mantık seviyeme göre 4 aşamalı olarak oturtabildim.

1- Evet, dünya dışı zeki varlıklar var, bizden daha zekiler, ahlaki olarak gelişmiş değiller ve bize zarar verebilirler.

2- Evet, dünya dışı zeki varlıklar var, bizden daha zekiler, ahlaki olarak da gelişmişler, ve bize bir zararları olmayacaktır.

3- Evet, dünya dışı zeki varlıklar var, bizim kadar zeki değiller, ahlaki değerleri gelişmiş ya da geri kalmış. Her iki koşulda da bize bir zararları dokunmayacaktır.


4- Evet, dünya dışı yaşam formları var. Bizim algıladığımız tarzda zeki yaşam formları olmayıp, bizim için bir korku oluşturmuyorlar.

Evet yukarıdaki gibi, dünya dışı varlıkları da 4 aşamada mantığıma oturtunca, ilk maddede geçen evrendeki bizden daha zeki olan yaşam formları, bizlere görünebilme potansiyeli taşıyorlar. Tipleri nasıl olur onu bile kestiremiyorum. Ve sanırım bundan korkuyorum.

Hasılı, işler böyle olunca ha 5 yaşında o inandığın cin’den korkmuşsun ha şimdi 36 yaşında dünya dışı üstün zekalı yaşam formundan korkmuşsun. Korku aynı.

Yazının bu kadar uzun olacağını da hiç kestiremedim bu arada ya. Aldı yürüdü işte. Benim gibi boş olanlar varsa takılalım bari buradan. Nedir hacı bu korkunun temeli, kök problem nedir? Ufakken çok mu korku filmi izledik lan n’oldu bize. Düşüncelerinizi bekliyorum.

 
Bunun cocuklugunla ya da cinle ya da dunya disi vs. ile ilgisi olmasa gerek. Bu korkunun temeli yakin zamanda yasadigin bazi seyler ve icinde bulundugun durumdur. Hayatinda memnun olmadigin bazi seyler olabilir, gelecege dair bazi endiselerin olabilir. Senin ya da ailenin karsi karsiya kaldigi bazi riskler olabilir.

Bunlara ek olarak: fizikotesi bir deneyim yasama arzun da olabilir. Bu tarz seyleri yasamak icin insan buyuk heves edebilir, cunku boylece bu olayi baskalarina anlatip, sosyal kabul/ilgi almak mumkundur. Bu durum bilince yansimaz, ama asil neden budur. Gencler bunu daha cok yapar, ama insan 34 yasinda da bazi hayalkirikligi ya da basarisizliklar sonrasinda bu psikolojiye girebilir. Bunlari katiyen kucumseme, asagilama amaciyla soylemiyorum. Bu tarz durumlari farkli nedenlerle ve farkli seviyelerde hemen her yetiskinin yasadigini dusunuyorum.
  • ebabil curnatasi  (07.08.19 05:16:33 ~ 05:18:39) 
Yalnız kaldığımda bana da olur zaman zaman,tevellüt 30 benim de.

Sebebi belki de duygusal insanlar olmamızdır
  • Fusha  (07.08.19 06:50:50) 
Bence olayın yaş ile irdelenmemesi gerek. İnsan yalnız kaldığında bu tür korkularını eyleme dökebiliyor. Yine aynı şekilde gaipten sesler de duyulabilir kapı açılma sesi, yerde misket yuvarlanması vs. Gidip kontrol etmeniz de sizin hayatta kalma içgüdünüzden kaynaklı. Şahsi önerim eğer bu durum sıklaşırsa, ve hayatınızı yada uykunuzu olumsuz etkileyecek noktaya gelirse bir terapiste gitmeniz.

Uzaylı yada cin vs. araştırmak kafanızı bu şeylerle meşgul ederek saplantı haline getirmek muhtemelen yardım etmenin aksine daha olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Kendinizi biraz daha meşgul tutmaya da bakın derim.
  • unsuz bir turk dusunuru  (07.08.19 07:08:32) 
bu tarz korkuların her yaşta çok normal olduklarını düşünüyorum. insan bilmediğinden korkuyor. ebabil curnatası’nın da dediği gibi, böyle bir deneyim yaşayarak “bilmek” istiyor bence. bilmek insanı özgürleştirir derler ki çok doğru.

örneğin ben bir kadın olarak istanbul'da 18 yaşımda yalnız yaşamaya başladım. bir gün bile “acaba evime hırsız ya da sapığın biri girer de bana zarar verirse” korkusu duymadım. ya da evimde yangın çıkarsa, deprem olursa vs. yani tabiki aklıma geldi ama içimde o bahsettiğin çocuksu korku oluşmadı. oysa bunlar gerçekten oluyor. ama bahsettiğin varlıkların korkusunu, bir gün bile bana ya da çevremdeki birine böyle sıradışı bir varlık tarafından zarar verilmediği halde ara sıra yaşarım. in cin gibi değil de, işte “orada bir şey mi var” hissi. ki bence bir şey var gerçekten. bizim algılayamadığımız boyutta bir şeyler var, ancak bunlar bizim bilebileceğimiz ya da görebileceğimiz tarzda yaşam formları değiller.

bak şöyle bir video var boyutlar arası iletişimi anlatan
youtu.be

videoda iki boyutlu “yuvarlak” ile üç boyutlu insan’ın bir diyaloğu var. yuvarlak iki boyutlu olduğu için insan’ı göremiyor çünkü o boyut onda yok. insan yuvarlağa “ben senin üstündeyim” dediğinde ise “”üstünde” kelimesi yasak, sakın onu söyleme” diyor. bizde de mesela “cin” demek yasakmış. üç harfli falan denilmiş. büyülerle uğraşmak yasakmış. bütün dinler dünya dışı şeylere bulaşılmaması gerektiğini söylemişler. çünkü bunlar bizim için bilinmeyen boyutlarda yer alıyorlar. oysa insan o boyutları da bilmek için can atıyor. dinler ise “bu tarz varlıklara sakın bulaşma” diyerek yüzyıllar boyunca yaptıkları gibi insan aklını sınırlandırmaya çalışıyorlar.

konuyu dağıttım toparlayayım. bence farklı boyutta bir şeyler var ve gönderdiğim videoda da olduğu gibi ara sıra onları hissedebiliyoruz. videoda sadece 2 ve 3. boyutların etkileşimi gösterilmiş ama şu anda varolduğu tahmin edilen 11 boyut var. ve bu boyutların 5 ve daha sonrası bizim bildiğimizden, şu halimizle anlayabileceğimizden çok uzakta. o boyutlarda canlılık, ahlak, zeka, zarar verme gibi kavramlar bile yok bence. hani nasıl ki allah’ın bir şekli yok diyoruz, sesi ya da canı vs yok diyoruz. onun gibi. ve her nasılsa herkes allah’ın bu konumuna okey ve kimse ondan o anlamda korkmuyor çünkü bize fiziksel zarar vermeyeceğini “biliyoruz”. ama cin deyince, dünya dışı varlık deyince korkular başlıyor. acaba zarar verir mi bilemiyoruz.

ben şahsen diğer boyuttaki varlıkların bizim üç boyutlu dünyamıza bizim gözle görebileceğimiz şekilde bir etkileri olabileceğini düşünmüyorum. daha doğrusu bu varlıklar için bizim dünyamız muhtemelen onların denizindeki bir kum tanesi :)) bizimle alakaları bile yok. onların bulunduğu boyutları anlamaya başladığımızda onları da “bileceğimizi” düşünüyorum ama bunun için işte aklımızın sınırlarını çok büyütmüş olmamız gerekiyor. birçok farklı disiplinlerde araştırmalar yapmak, bir elon musk, bir leonardo da vinci falan olmak gerekiyor kanısındayım.
  • istanbul kanatlarimin altinda  (07.08.19 08:16:31) 
Tam karşılar mı bilemem ama aydınlatır: hipnopompik imgelem kavramını araştırın derim.


  • mor bembombom  (07.08.19 08:22:23) 
Bu tarz korkuların normal olduğunu hiç düşünmüyorum. Aksine böyle düşünmek ciddi bir problemi ötelemenize ve ilerletmenize sebep olabilir. Evimde dünya dışı bir varlık mı var korkusuyla uyuyamayan pek fazla yetişkin olduğunu sanmıyorum açıkçası. En azından benim (27, kadın, ateist) aklımın ucundan bile geçmedi hiç böyle şeyler.

Ayrıca yaptığınız araştırmalar ve bunu böylesine ciddi biçimde irdelemeniz de pek sağlıklı gelmedi bana; takıntıya dönüşebilir gibi. Üstelik 20'li yaşlarda da bunu yaşıyormuşsunuz. Yani bu dönemsel değil, uzun geçmişi olan bir korku. Bir psikoloğa görünmelisiniz.
  • jacque  (07.08.19 09:05:36) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.