18 yaşındayken terk edildiğimde (üniversiteye başladığım ara, zaten hayatım çeşitli sebeplerle altüst olmuş durumdaydı ve çok kötüydüm) intihar girişiminde bulunmuştum. toparlamam, kafamı kaldırıp "yaşıyom le" demem iki seneye yakın sürmüştü. bunun üzerinden iki sene daha geçmiş olmasına rağmen bir gün gece rüyamda gördüm diye sabah oturup ağlamıştım. daha sonra başka birini çok sevdim, onun üzerinden de iki yıl geçti ve hâlâ ara ara çok özlediğimi hissediyorum.
bunun sonu yok yani, evet 10 sene sonra muhtemelen çok daha az hissedilecek etkisi ama sonuç itibariyle unutulmuyor ya da o acının yerini başkası alıyor zaten. o açıdan üzerinde durmuyorum ben. bu yazdığımı da olumsuz bir şey olarak düşünme, yani "ohooo sonu yok demek ki" diye düşünme. sonu yoksa bile bir noktadan sonra umursamıyorsun açıkçası, normalleşiyor. yoğun bir gün devam ederken kendini plajda hayal etmek gibi biraz. olamayacağını biliyor ve özlüyorsun ama sana acı vermiyor, senden bir şey alıp götürmüyor.
"ne zaman geçecek?" diye bekleyerek beyninin bir bölümünü bu işe ayırmak ve hayatı kaçırmak üzücü. boşver. sen kendi hayatına bak, geçerse geçsin geçmezse geçmesin.
0