Makalelerin yazılması için gereken kaynaklar çoğu zaman araştırmacının kendi cebinden ya da proje vb. ile belirli kurumlardan sağlanıyor. Araştırma süreci sonunda, araştırmacı makalesini yayınlatmak için bir dergiye gönderiyor.
Burada dergilerden bazıları araştırmacıdan para isteyebiliyor. Bazıları da para almazsam, makaleni başkasına parayla satarım (atıf sayını düşürür), makalen açık erişim olsun istiyorsan şu kadar para vereceksin diyor.
Derginin bu süreçteki tek rolü yazdığın makalenin bilimsel uygunluğunu garanti altına almak oluyor. Sırf bunu yaptığı için okuyucudan makale başına 10-20-30 dolar almaya hakkı var mı? Bence yok.
Peki ya editör ve hakemlerin emeği ne olacak derseniz, onlar da bu işi gönüllü yapabilirler. Sonuçta iyi bir derginin editörü olmak, editöre de prestij kazandırıyor. Belki temel giderler için araştırmacıdan cüzi bir miktar istenebilir, ama onun dışındaki abartı ücretler (200 dolar, 1000 dolar gibi) çok gereksiz.
Yani Elsevier, JSTOR gibi şirketlerin yaptığı aslında şu:
Kaynak sağlamadığı bir araştırmanın raporunu, sadece ama sadece hakemlik sürecini yürüttüğü için, mülkiyeti altına alıyor ve satıyor. Burada asıl bu şirketlerin sorgulaması gerektiğini düşünüyorum.
Ayrıca bu konu ile ilgili olarak Aaron Swartz'ı intihara götüren süreci incelemenizi tavsiye ederim. Aaron Swartz da bir üniversitenin bağlantısını kullanarak JSTOR'dan birçok makale indirip genel kullanıma açmıştı ve bunun için ciddi davalarla karşılaştı.
Son olarak, Mendeley sevenler derneği üyelerine Sci-hub'dan indirdikleri makaleleri Mendeley'e atarken dikkatli olmalarını tavsiye ederim. Mendeley, Elsevier tarafından satın alınmış. Günün birinde gel bakalım sen şöyle sci-hub sevici demeyeceğinin garantisi yok.
Sci-hub kullanmayayım derseniz, yukarıda belirtildiği gibi yazara ulaşabilirsiniz. Academia.edu ve Researchgate bu açıdan çok aktif platformlar.
0