[]

Sorun somutlaştırma

Bir arkadaşımın bol dertli bir dönemi olmuştu, gece uyumakta zorlanıyordu. Bir hafta sonra nasıl olduğunu sorduğumda “Yattığımda kendimi bir tenisçi olarak hayal ediyorum, sorunlar geldiğinde raketimle onları karşı sahaya gönderiyorum ve rahat uyuyorum böyle” dedi.

Gel zaman, git zaman; bu kış bir stres eğitimi verildi bize. Orada da gözlerimizi kapattırdılar ve yeşilliklerin içinden uzaklardan gelen bir minik oyuncak tren hayal etmemizi istediler. Sonra sorunlarımızı o trene yükleyip uzakta tok oluşunu izlememizi söylediler.

Dün de bir bekleme salonunda elime bir dergi geçti. Orada da “Hayalinizdeki bir doğa manzarasında beyaz köpüklğ ama narin akan bir nehir hayal edin. Uzaklardan minik bir gemi gelsin. Sorunlarınızı o gemiye yükleyin ve geminin gidişini seyredin” diyordu. Üçüncü kez görünce biraz kurcaladım, gerçekten meditasyon yöntemlerinden biriymiş bu.

Sorum da şu, dün deneyeyim dedim ama dertleri top yapamıyorum. Daha çok hava gibi geliyor bana, kaba koyacak kadar somutlaştıramıyorum. Hatta havadan da öte, her şeyi her şeyi karışık ve her şeyi birbirinin içinde görüyorum; yani, derdi sevinçten ayıramıyorum. Yani, hayat yemekse, o yemeğin tuzunu ayırmak, sudan oksijeni ayırmak gibi geliyor bana hayatı sorundan arındırıp göndermek.

Sorum şu, siz yapabiliyor musunuz ve nasıl somutlaştırıyorsunuz, ayırıyorsunuz?

 
Ben bunu duymamıştım ama kendim yapıyorum. Ama benimki minnoş minnoş gemili nehirli falan değil :D benim dertlerim genelde insanlarla ilgili, onları uçurumdan this is spartaaa tekmesiyle aşağı attığımı canlandırıyorum hep kafamda :D baya bir rahatlatıyor anlık.


  • pastörizesüt  (22.07.18 14:02:00) 
"sorun çözme" konusunda uzman olmadığımı zaten biliyorsun ama bu tarz yöntemler bana kişisel gelişim zırvalarından farksız geliyor açıkçası, fazlasıyla saçma ve anlamsız buluyorum. şahsi görüş/önerilerim/saçmalamalarım,

dertleri top yapamıyorsan, dertlerin temeline inmeyi dene. arkadaşının uyuyamaması örneğinden gidelim. "gece uyuyamıyorum" derdi somut gelmiyorsa, uyuyamamana neden olan faktörleri somutlaştırmaya çalış örneğin. geriye git. uyuyamıyorsun çünkü streslisin. streslisin çünkü işte yoğun bir dönemden geçiyorsun. bu yoğun dönemin nedeni senin sorumsuz, her şeyi son ana bırakan bir zalımey olman mı yoksa elinde olmayan sebepler mi var? varsa eğer bu sebepler nedir? böyle parçalamak, gerekiyorsa oturup yazmak, stres ya da huzursuzluk kaynağı olan her şeyi ayrıntılarıyla birlikte dökmek lazım.

ikinci olarak, ben niye dertlerimizi gemiye yahut trene yükleyip başka bir yere gönderdiğimizi anlamadım. bunun gümrük vergisi var, lojistik masrafları var, gidilen yerde alıcı bulup bulamaması var... anlamı nedir bu davranışın? sorunları çözmek ya da uyuyabilmek için niye gerçek sorunlarımızı, hayalimizde yarattığımız bir trene yahut dereye yükleyip başka bir yere gönderiyoruz? bunu yaptığımızda temiz akarsuları, denizleri atıklarıyla kirleten fabrikalardan ne farkımız kalır?

sorunlarla yüzleşmek gerekiyor bence. söylemenin çok kolay olduğunun farkındayım ama bak benim durumumu sen biliyorsun. başkalarına akıl danışıyorum. pozitif yönde değişiklikler yapmaya çalışıyorum küçük bile olsa. "beynime ihtiyacım olacak, onu daha fazla kullanmam gerekecek" diye beslenmemi düzeltmeye çalışıyorum mesela, belki %10 daha fazla performans alırım diye. böylelikle sabahleyin iki yumurta yemek, akşam yarım saat yürüyüş yapmak bile benim için stresi azaltan ve bazı şeylerin daha iyiye gitmesine yardımcı olan faktörler oluveriyor.

dediğim gibi bence sorunları parçalamak hem somutlaşmalarına hem de kolay halledilebilir hale gelmelerine yardımcı olur. örneğin 100 bin lira borcun varsa ve bu yüzden uykuların kaçıyorsa "ben 100 bin lirayı nasıl ödeyeceğim" diye düşünmek veya bu sorunu trene bindirip auschwitz'e göndermek yerine günlük harcamalarından, ihtiyaçlarından başlayabilirsin. atıyorum sadece daha az çay içerek ayda 20 lira kâra geçebileceğini, dışarıda yemeyi keserek ayda 200 lira arttırabileceğini hesaplayabilirsin. ayda 20 lirayla 100 bin lira borç ödenmez ama elinde daha somut, daha yönetilebilir, daha küçük problemler olur: artık 100 bin lira ödemeyi değil, aylık borç ödemene +500 lira eklemeyi düşünürsün.

en somut problemler dahi zihne soyut olarak yansıyacaktır zaten; yani gelip biri kafana vurmadığı sürece sorunların ne kadar somut olursa olsun, uyuyamama sebebin "soyut" olacak. haliyle bence trene yüklediğimiz sorunları başka bir yere göndermek yerine onlara yumruk atmamız, "gelin lan buraya" deyip arkalarından koşmamız daha makul.

daha yazasım vardı aslında ama şu an ben de toparlayamadım ahaha o yüzden şimdilik susuyorum. arkadaşın faydasını görüyorsa ne ala ama ben böyle bir şey yapacak olsam gülmekten uyuyamazdım sanırım.
  • der meister  (22.07.18 14:07:01 ~ 14:09:30) 
@pastörizesüt İnsanı tepiklemeyi anlıyorum ve süper bir şey hakkaten. Derdim bir insanla olursa ben de elime alıp rendeliyorum peynir gibi :) Örneğin, işsizlik olur, ülke şartları olur ya da evlilik sorunları olur; bunun gibi kişiselleştirilmeyen dertler nasıl sonutlaşır?

@der meister Bu sorunun köküne gitmeye engel bir yöntem olarak görülmüyor. Bu bir dertten kaçma mekanizması değil de, duygular bastırdığında anlık rahatlama mekanizması. Atıyorum, ağlarken bir anda nefes alıp kendine gelip açık düümebilmek gibi. Bu tarz yöntemlerin genel amacı sakinleşerek derdin altında duyguların tarafından ezilmeyi engelleme. Bu şekilde, rahatlayarak yüzleşmeye destek mekanizması aslında. Böylece duygularının esiri olan fiziksel sorunlarını rahatlatmak için.

Herkeste her yöntem işe yaramıyor tabii. Bazı insanlar kedi gibi kendi kolunu okşuyor mesela, kendini severek daha iyi hissediyorlar. Ben kolunu sevince moron gibi hissediyorum. Benim sorum yöntemden ziyade insanların sorunu nasıl elle tutulur hale getirdiği ile ilgili.
  • aychovsky  (22.07.18 14:07:42 ~ 14:27:19) 
O geminin dumeni kirilmis bizim limana bir turlu gelmiyor.oyle tenis topu gibi salliyorum insanlarinin yaradilislari farkli,sonradan olunabilecek bir sey degil.hayatimda en cok yattigi gibi uyuyabilenlere ozendim.bir turlu koyver gitsin olamadi.

Isin kotusu disaridan herkes hayat sana guzel aq seklinde goruyor.
  • duptıs  (22.07.18 14:18:47) 
O tür sorunlarımla ben de başedemiyorum ne yazık ki. Bazal bir stres düzeyiyle yaşıyorum sürekli onlar yüzünden


  • pastörizesüt  (22.07.18 14:20:30) 
Sorunlar uzun ömürlü mü? Yani "napalim bu da böyle ve idare ediyoruz" minvalinde ele alıp gerek görmezden gelerek gerek normallestirerek bir şekilde onların ömrünü uzatmış olabilir misiniz?

Yani anlattıkları yöntem somutlayin deyiveriyor ama bu o kadar basit bir şey değil. Somut düşünmek de somutlaştırmak da zordur. Tabii bunu aman ugrasmayin zor zaten anlamında söylemiyorum, sadece zorlanmanizin sıradışı bir şey olmadığını belirtmek adına söylüyorum.
  • dafaisss  (22.07.18 22:41:02) 
@dafaiss Olay soyle gerceklesti, uc kere karsima cikinca "Bir sey bir kere oluyorsa sanstir, ikinci kere oluyorsa tesaduftur, ucuncu kere oluyorsa istikrardir" misali ucuncu kere karsima cikinca "Hadi, nasil oluyormus ki" dedim. Derdim var tabii kendime gore irili ufakli da, bu yontemden sorunlarimi cozmek icin medet ummuyorum su an. Bunlardan ikincisi de dogrudan bir klinik psikologdan gelince biraz daha merak ettim.

Buradaki kilit nokta sanirim bu yontemin anksiyeteli zamanlar icin onerilmesi. Duygularin esiri olup da dusunemez hale gelince, kaygi alip basini gidince ya da fiziksel olarak yipranmis hale gelince ve insana yuk ustune yuk bindirince, yorgunluktan anlik kurtulma ve rahatlama icin anladigim kadari ile. Kaygi belirtileri olmadiginda cok anlamli degil sanirim zaten bu yontem; kaygilar elini kolunu bagladigi zaman kisa sureli bir yardimci olarak anladim. Tabii, dogru anladiysam.

Benim de kendi capimda kaygilandigim ve bunun icin profesyonel yardim aldigim bir iki sey var; uyutmayacak ya da paniklettirecek kadar degil ama yine de o bir iki sey icin "Dur bir deneyeyim" dedim. Sorunlari top yapip bir yere koymayi beceremedim. Yani,benim kafamda en beyaz boyanin icine siyahi atinca gri olur ve eger tum siyah boyadan kurtulmam gerekirse beyazi da yok etmem gerekir; benim kafamda en fazla bu canlandi.
  • aychovsky  (22.07.18 23:58:22 ~ 23.07.18 00:02:52) 
Sorun olmayan şeyleri sorun olanla birlestiriyorsunuz ya da onlar zaten birbiriyle bağlantılı şeyler kendilerinde ve ayırmak mümkün olmuyor. Şimdi bu denli soyut bir alanda söylediğim neye karşılık gelir, ya da ciddiye alınır da zarar veren bir şeye de dönüşebilir mi kestiremedigim için bu kısmından devam etmeyeyim :) sorun ne diyeceğim ama ondan bahsetmeniz bir seçenek olsaydı sizin için zaten bahsedersiniz ufaktan diye tahmin ediyorum ve bu alanda susuyorum :)

Bu bahsettiğinizi bilhassa bilmiyorum ama söyleyebileceğim şu ki, bu tip yöntemleri uzun vadeli ya da spesifik durumlara yönelik meditasyon yöntemlerinden, terapi yöntemlerinden, psikolojik danışmanlık yöntemlerinden... birinin ortasından cımbızla çekip almış oluyorlar aşina olduğum kadarıyla. Ama yöntemin içinde istenilen sonuca ulaştırıyor sizi ve bilhassa diyelim terapi için bir aşamada kullanılıyor, çünkü işlevsel olmasını sağlayan zemin 6 aydır hazırlanmış oluyor. Travma sonrası psikolojik danışma yaklaşımlarında yeri olduğunu bu tip antrenmanların bizzat biliyorum, ama dediğim gibi zaten o çalışmanın zeminini zaten hazırlamış oluyor danışman sizin için, ve etkililiği de bununla ilgili.

Ama şu hâliyle etkisi ancak plasebo etkisi olabilir, yani o kadar kolay olsaydı çoğu insan bunlari tercih etmez miydi? Size ay bende çok işe yaradı diyenler ya bu etkinin altındalar, ki bu kendilerini çaresiz gormelerinin bir tezahürü de olabilir ^^ ya da kötü niyetli düşünelim ay ben ne kadar neşeli ve sorunlarını kolay çözen biriyim pozu kesmeye çalışıyorlar. Ya da meraksiz insanlar belki, siz oturup arkaplanini sizle ilgisini, sizde neden etkisi olmadığını dusunmussunuz, onlar dusunmemis.

İllüzyon gösterisini sahnenin arkasından ya da illuzyonun altında ne var, ip mi var ^^ diye düşünürseniz keyif alamazsınız, ama bu sizi potansiyel bir illüzyonist de yapar :)
  • dafaisss  (23.07.18 01:03:44) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.