Ben de korkunç duyarsız biri gibi olmak istemezdim, ama sanırım öyleyim.
Daha üniversitede olduğunuza göre en fazla 19-23 aralığındasınız. Bu yıllarda her şey çok yoğun yaşanıyor tabii ama, neredeyse 99.9% kesinlikle söyleyebiliriz ki birkaç sene içinde bu, hayatınızda yaşadığınız en acılı ilk 800 olay listesinde falan bile olmayabilir. "Bu sorun önümüzdeki beş yıl içinde hala önemli olacak mı?" diye sorduğumuzda, biraz gerçekçi bakarsak, çok yüksek ihtimalle olmayacağını görebiliyoruz.
Ben öyle bin tane sevgilisi falan da olmamış, ama kendini tek kişiye de adamamış biri olarak, üniversitede aşkından ve ardından acısından öldüğüm sevgilime dair öyle pek bir şey de hatırlamıyorum açıkçası. Hatta geçen ay "eski mektuplarını buldum, sana göndereyim mi?" falan gibi bir şey söyledi de, "ya at gitsin bye" diye cevap yazdım sadece tekrar hortlamasın diye. Zira insanız, değişiyoruz, bugün sevdiğimiz şeylere dair kriterlerimiz değişiyor, acı eşiğimiz değişiyor, bazen canımızı yakan bazı kişilere hak veriyoruz bile... falan filan.
Yazım dilinizden olayı biraz fazla dramatikleştirdiğiniz sonucuna da varıyorum. Bana sarılan kollar vs... Yani size sarılmış olabilir de, her şeyden önce kadının kendi kolları onlar, canı ne isterse onu yapar. İlişkiyi bu kadar sahiplik olarak görmeyin. Sizi sevmeyen ve istemeyen insanları ikna etmeye çalışmayın. Sevgi içinde zorluklara dayanmak, birlikte bir şeylere göğüs germek tabii ki vardır ama bu zorluklar ilişkinin kendisi olmamalıdır.
0