avukatın görevi
hakime olayın oluş biçimini ya da üstlerine atılı suçun yalan beyan olma sebeplerini toplayıp, en dogru şekilde sunmak,
davanın idari prosedürünü takip etmek,
müvekkilinin haklarını korumaktır.
burada davaya konu boşanmadan, icraya, cezadan, is davalarına kadar geniş bir yelpazede her şey olabilir.
özellikle ceza davalarında sucu sabit olanın neden savunulduğunu merak eden arkadaşlar var. her şeyden önce üzerine atılı suçun gerçekten o kişi tarafından yapıldığının belirlenmesi gerek. iftira olabilir, sanik itiraf ertiyse baskı, şiddet ya da sanaj yoluyla bu itirafı vermek zorunda kalmış olabilir... üstelik sucu işlerken kişinin yalnız olup olmaması, olaya karışan kişi sayısı ve suçun ne kadarına iştirak ettiği... vb unsurlar da alacağı cezayı etkiler. ruh sağlığının yerinde olup olmaması, sucu bir zorlama altında işleyip işlememesi, veen önemlisi yaşı çok önemli faktörlerdir. işte bütün bunlara ait detayların ve kanıtların toplanması ve hakime sunulmasi avukatın işidir.
dolayısıyla bu adam suçlu, cezası o suça göre 10 sene verelim gitsin demek insan hakkı ihlalidir.
ya da işçi işten cikarilmis; yazıklar olsun o patrona kapatın şirketini demek hak ihlalidir.
unutmayın, sucu işleyen kişi sizin yakınlarınızdan biri olabilir. o sebeple "suçlu" zaten ne gerek var savunmaya diyen arkadaşları "olumlu trafik kazasi" konusunda uyarmak istiyorum.
olayın gerçekleşme sebebi nasıl olursa olsun olumlu trafik kazasında sürücü direkt hapse girer. o zaman onlar da suçlu ve savunulmasına gerek yok kategorisinde mi değerlendirilmeli?? ?
bu vesileyle kamu spotunu da şuraya birakayim;
trafikte şoför olan siz ya da bir yakınınız olabilir.
dikkatli kullanin. kazalara karşı önleminizi almadan trafiğe çıkmayın.
sevgiler.
0