Bu İstanbul ya da 4000 TL meselesi değil ya da geçinmeli sorularla da sınırlı değil bence.
- Kedim şöyle şöyle yapıyor, ne yapayım? (Uç bir hareketten bahsetmiyorum)
- Kedi besleme.
- Yarın şuraya gitsem nereleri gezeyim?
- Gezme.
Tamam, haklı da olabilirler, haklıdırlar da. Zamanında birisi 'Kediyi nasıl yııkayım' diye sordu, 350 kişi 'Yıkama' dedi ve haklılar da; haksız değiller ama belli ki duyuruyu açan kişi konu hakkında bilgisiz ve yardım ya da bilgi istiyor. Aldığı cevapla 'Ne oluyor? Niye' demez mi? Gerçekçilik payı olabilir, haklılık payı olabilir ama yani 'Niye'sini açıklamadan, bilgi isteyen birinin kafasını niye daha fazla karıştırmak ister ki insan?
Geçinmeli duyurularda da aynı şey geçerli bence. Evet, İstanbul'da 4000 TL'ye herkes rahat yaşamayabilir. 'İyi yaşamak' tanımı herkeste farklı farklı. İki fakir birbiriyle konuşuyormuş, biri diğerine 'Piyango çıksa ne yersin' diye sormuş, diğeri de 'Soğanın cücüğünü yerdim' demiş ağzının suyu aka aka. Bir insanın 'iyi yaşamak' tanımı her gün bir yerlerde gezmek, her akşam Boğaz kıyısında eğlenmek olabilir; biri sadece televizyonda dizi izleyerek iyi yaşadığını hissedebilir. 4000 TL İstanbul için çok para değil, özellikle önümüzde gelecek kriz düşünüldüğünde ama borç harç yoksa iyi de yaşanabilir, başka borç harç varsa nefes alamayabilir. Soruyu soran kişi belli ki İstanbul'u bilmiyor, kafasında belirli belirsiz bir pahalı imajı var ama kestiremiyor da tam nasıl olduğunu. Belki cevap haklı, belki haksız da; niye haklı, niye haksız. Hani, nedenini söylese soruyu soran 'Aaa, hiç bana göre değil, gelmeyeyim' de diyebilir, 'Ben şunlarla idare edebilirim, söylediklerin benim için lüks zaten. Onları aramıyorum' da diyebilir.
Bence nedeni söylenmeden yargının ortaya bomba gibi bırakıp gidildiği her cevap biraz eksik, biraz kötü niyetli.
0