yalan olmasa da ziyan bence iş arkadaşlıkları, bana hep zararı dokundu en azından. bunla beraber iş hayatında edindiğin arkadaşlıklar zorunluluktan edindiğin arkadaşlıklar oluyor, o yüzden iş ortamından bir şekilde koptuktan sonra da kimsenin aramasına sormasına normal gözle bakmam, bakamam mümkün değil.
şöyle bir örnekle argümanımı güçlendireyim. yöneticimle abla kardeş gibiyiz görünürde, gerçekte de hani iş arkadaşlığından öte saçma bi' samimiyet söz konusu. işte herhangi biri yapsa kıyamet kopacak olayları ben sürekli yapıyorum, hiç ciddiye bile alınmıyor gibi gerizekalı durumlardan bahsediyorum. neden böyle oldu ben de bilmiyorum. ben bu kadına belki dört kere istifamı verdim, dördünde de yırttı attı allah belasını versin. istifa vermem gerekecek büyük durumlar haricinde de hep böyle yazık yalnız kalacak filan diye üzülüp gidemiyorum salak gibi. ölüyorum anlasana diyen bihteri çok iyi anlıyorum artık öyle bir ruh halindeyim. gitsem razı değiller, kalsam akıl sağlığım yitti gidiyor. velhasılı ben bugün bir şekilde işten ayrılsam asla aramam, o beni arasa telefonlarına çıkmam. belki ben vefasız bir camış, duygusuz bir moronum. belki de işten nefret ediyorum, iyi ki kurtuldum diye düşünüyorum. bunların hiçbiri ya da hepsi olabilir. aranmadım diye kızmam, aramadım diye kızılmasına da müsaade etmem. iş hayatı adı üstünde her şeyden önce iş hayatıdır, içerdiği her konu da samimiyetten fersah fersah uzaktır. biraz dağıldık ama doluymuştum demek ki. eyyorlamam bu kadar.
0