çocuğum olsa şşt, yapma, dur, cıs, bak polisler götürür, bak doktor iğne yapar, bak teyze kızar sonra (ki en gıcık olduğum da budur. kendin niye laf geçiremiyosun çocuğa da teyzeyle korkutuyon bre kadın) gibi saçma şeylerle korkutmak yerine bişeyi neden yapmaması gerektiğini neden-sonuç bağlamında anlatırdım. ama tabi ölürsün, beynin patlar, her yer vıcık vıcık kan olur, bağırsaklarını yerden toplar torbaya koyarız gibi uçlara varmadan.
diğer taraftan halalık ve diğer gözlemlerim de şunu öğretti ki sen istediğin kadar çocuğu korkut, neden-sonuç ilişkisini açıkla, çocuğun analitik zekasını kuvvetlendir, o çocuk oraya tırmanıp düşmeden oraya tırmanırsa düşebileceğini anlamıyor. bir musibet bin nasihattan iyidir yani. o yuzden gene çocuğum olsaydı büyük tehlikeler dışında çocuğun düşmesine, canının acımasına, üşümesine engel olmazdım.
0