Ben de kıl karşıtıyım, tüylere dayanamıyorum. Kıl faşistiyim, erkeklerde bile dayanamıyorum. Uykularında ağda ile yaklaşasım geliyor. İyi ki Philips Bodygroom var. Öperken, vb. ağzıma kıl girmesi anında soğutuyor hayattan.
Onu geçtim, dökülmüş saç tellerim, yere dökülmüş insan kılı bile midemi bulandırıyor. Elimde olsa tüm dünyayı damdazlak yaparım.
Genelde ağdacıya gidiyorum 10 günde bir, hiç sıkıntı çekmiyorum. Çok rahatım. Aynı saç kestirirkenki gibi laflıyoruz. Açıkçası bunun bir rahatsızlık olabileceği aklıma bile gelmedi. Bazen "Ben azıcık dinleniyorum, size bıraktım" dediğim de oluyor. Canım hiç acımıyor, hissetmiyorum bile; ortam da temiz. Toplasan kırk dakika sürüyor. Kendi ağdanı açtırıyorsun, yatak örtüsü zaten her seferden sonra değişiyor, toplu toplu satıyorlar. İki ağdacı arasında sıkıntı olursa zaten kendim de yolunuveriyorum. Biliyorsun ki, ülke dışındaydım 6 ay. Kendi ağda makinelerim var, onlardan birini götürüp kendim yaptım ama bu sefer bikini ağdası zorlaşıyor. Akrobatik hareketler istiyor. Bir de gereğinden az ağda götürmüşüm, bu yüzden de son ay hazır ağda bantlarından kullandım. Ve kendi tahammül sınırlarıma göre çok kıllı dolaştım, iki buçuk haftalıktım. (Benim için oha demek) Havaalanından doğrudan ağdacıya gittim zaten "Abla, temizle beni" diyerek. Bavulun zaten büyük bir kısmı ağda malzemesine ayrılı.
Ailemde cilt kanseri var, başka kanserler de var. O nedenle lazere gidemiyorum. Başlamıştım, o sırada cilt kanseri olan akrabam nedeni ile doktor bıraktırdı.Şu anda etkisi kanıtlanmış değil ama kendimi riske atmak istemiyorum. Gerçi birçok bölge için iğneli epilasyona gidiyorum ama o lazer gibi değil. Apayrı bir mevzu.
0